Etiket: gençlik kampı

  • 7 Alevi çatı örgütü: Irkçılık ve asimilasyon merkezi olan Cemevi Başkanlığı derhal kapatılmalı

    7 Alevi çatı örgütü: Irkçılık ve asimilasyon merkezi olan Cemevi Başkanlığı derhal kapatılmalı

    PİRHA- Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü işbirliğinde yapılan, Türbanlı ve bozkurt işareti yapan gençlerin katıldığı gençlik kampı büyük tepki çekti. Ortak yazılı bir açıklama yapan 7 Alevi örgütü, “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yok hükmünde olduğunu defalarca ifade etmiştik. Irkçılık ve asimilasyon merkezi olan bu kurum derhal kapatılmalıdır” dedi. 

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü işbirliğinde 30 Temmuz-4 Ağustos günleri arasında 9 ilden toplam 51 gencin yer aldığı “Bir Olalım, İri Olalım ve Diri Olalımtemalı “Hacı Bektaş Gençlik Kampı” Nevşehir’de yapıldı.

    Türbanlı gençlerin de yer aldığı kampa katılan öğrencilerden bazılarının bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmesi Alevi örgütlerinin ve Alevi toplumunun büyük tepkisini çekti.

    Ortak yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kastederek, “Irkçılık ve asimilasyon merkezi olan bu kurum derhal kapatılmalıdır” dedi.

    Alevi örgütlerinin ortak açıklaması şöyle:

    “Irkçılık ve asimilasyon merkezi olan bu kurum derhal kapatılmalıdır.
    Gençlerimizin Yola olan inanç ve duyguları üzerinden ırkçılık propagandası yapanlar unutmasın ki Aleviliğin kodları sizi ve sizin gibileri de Yoldan atacaktır. Cumhurbaşkanının bir kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yok hükmünde olduğunu defalarca ifade etmiştik.

    “BOZKURT İŞARETİNİ MEŞRULAŞTIRMAYA ÇALIŞANLAR SUÇLUSUNUZ”

    Geçtiğimiz günlerde sosyal medyadan paylaşılan bir fotoğraf ile amaçlananın ne olduğunu somut olarak gördük. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile ortaklaşa yaptıkları icraattan ırkçılık propagandası çıktı. Aleviler Maraş’ta katliama uğrarken, Çorum’da canlarına kastedilirken ve Madımak otelinde ateşe verilirken hep bu işaret yapıldı. Evet bozkurt işareti yapmak tüm katliamları onaylamaktır. Biz Aleviler ülkemizde ve dünyada herhangi bir kimliğin, inancın diğerinden üstün olduğu iddiasını kesin olarak reddederiz. Zira 72 millete bir nazar ile bakmayan bizden değildir. Zorunlu din derslerinden söz etmeyip, Madımak otelinin utanç müzesi olması ile ilgili ses çıkarmayıp katliamların sembolü olmuş bozkurt işaretini meşrulaştırmaya çalışanlar, suçlusunuz! Kalender Çelebiden Pir Sultan Abdal’a, Koray Kaya’dan, Ali İsmail Korkmaz’ın yüzüne bakamayacak kadar suçlusunuz!

    “GÜN HÜSEYNİ DURUŞU GÖSTERME GÜNÜDÜR”

    Bu vesile ile inkarcılık, ırkçılık ve asimilasyon merkezi olan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın herhangi bir etkinliğine destek olan pir, dede, baba, ana ya da akademisyen, her kim olursa olsun, Kerbela’dan bugüne kadar inancımızı yok sayan inkar eden anlayışa hizmet ettiğini unutmamalıdır. Gün Hüseyni duruşu gösterme günüdür.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • MARDEF, Almanya’da kültür-sanat kampı yaptı-VİDEO

    MARDEF, Almanya’da kültür-sanat kampı yaptı-VİDEO

    PİRHA-MARDEF, Almanya’nın Netphen kentinde kültür-sanat kampı yaptı. Kamptan çok olumlu sonuçlar aldıklarını belirten sanatçılar, “Toplantılar düzenleyip, fikir alışverişinde bulunduk. İlerleyen süreçte daha güzel çalışmalar yapacağız” dedi.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF), Almanya’nın Netphen kentinde kültür-sanat kampı düzenledi.
    Kampta Maraşlı sanatçılar birlikte yapılacak çalışmalar üzerine tartışmalar yürüttü. Kültür ve sanat kampının ardından 19-21 Nisan tarihleri arasında gençlik kampı da yapılacak.

    Kampa katılan sanatçılar, gerçekleştirilen kültür-sanat kampı hakkındaki düşünlerini anlattı.

    “İLERLEYEN SÜREÇTE DAHA GÜZEL ÇALIŞMALAR YAPACAĞIZ”

    Reşo Zelal, “Toplantılar düzenleyip, fikir alışverişinde bulunduk. İlerleyen süreçte daha güzel çalışmalar yapacağız” dedi.

    Tarihsel ve kültürel hafızayı yansıtan bir çalışma yürüttüklerini belirten Ali Haydar Berkpınar, “Dilimizi ve kültürümüzü çok iyi tanıtan arkadaşlarla bir araya geldik. Yaptığımız çalışmadan dolayı çok umutlandım çalışmalarımızın devamı gelecek” diye ifade etti.

    “KAMPTAN ÇOK OLUMLU SONUÇLAR ALDIK”

    Kamptan çok olumlu sonuçlar aldıklarını vurgulayan Salman Kolo ise “Sanatçı arkadaşlarımızla beraber fikir alıverişinde bulunduk. Çok önemli kararlar aldık ve ilerleyen zamanlarda aldığımız kararları paylaşacağız. Gelecekteki kamplara katılması için sanatçı dostlarımıza çağrıda bulunuyoruz. Bütün gençlerimizi de düzenleyeceğimiz gençlik kampına bekliyoruz” diye belirtti.

    Süleyman Tank da “Çok güzel bir atmosfer vardı. Çok güzel kararlar aldık. Katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Hep birlikte kültürümüze yönelik çalışmalar yapalım” dedi.

    Gökhan Taş ise “Birçok konuda tartışmalar yaptık ve ileride güzel şeyler olacağına inanıyorum” ifadesini kullandı.

    PİRHA/ALMANYA

  • AKP’nin kurduğu Cemevi Başkanlığı’ndan, harem selamlık gençlik kampı

    AKP’nin kurduğu Cemevi Başkanlığı’ndan, harem selamlık gençlik kampı

    PİRHA- Asimilasyon politikaları kapsamında AKP tarafından kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı harem selamlık gençlik kampı düzenliyor. Alevi derneklerine gönderilen yazıda, Aydın ve Çanakkale’de iki ayrı tarihlerde yapılacak kampa katılmaları için 10 kız 10 erkek isminin istendiği öğrenildi. 

    Alevi toplumunun tepkisine rağmen AKP hükümeti tarafından kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, asimilasyon çalışmalarına başladı.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Bursa Şubesi’ne gönderdiği yazıyla Alevi gençleri, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün iş birliğiyle düzenlenen Gençlik Kampları’na davet etti.

    Başkanlık’ın gönderdiği yazıda, 18-25 yaş arasındaki gençlerin katılımıyla düzenlenecek kampların kız ve erkekler için ayrı tarihlerde yapılacağı belirtildi. AKD Bursa Şubesi’ne gönderilen yazıda şu ifadeler yer aldı:

    “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü iş birliği ile gençlerimiz için birkaç etkinlik düzenlenecektir.
    3-8 Temmuz 2023 tarihleri arasında Aydın Efeler Kız Gençlik Kampı, 11-16 Temmuz 2023 tarihleri arasında Aydın Efeler Erkek Gençlik Kampı, 4-7 Temmuz 2023 tarihleri arasında Çanakkale Tarih ve Medeniyet Kampı Kız Grubu, 10-13 Temmuz 2023 tarihleri arasında Çanakkale Tarih ve Medeniyet Kampı Erkek Grubu olmak üzere iki farklı şehirde etkinlikler gerçekleştirilecektir. Gruplara her iki kurumdan görevlendirilmiş uzman personel ve Kültür, Sosyal ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Hasan Ali Uzun eşlik edecektir.

    Program kapsamında tüm ulaşım ve konaklama giderleri bakanlıklarımızca karşılanacaktır. Bu programlara 18-25 yaş aralığında olan gençler kabul edilecektir. Bu şarta uygun, programlara katılmak isteyen 10 kız ve 10 erkeğin isminin 12 Haziran 2023 Pazartesi günü saat 10:00’a kadar bize bildirilmesi gerekmektedir. Programlara kesin katılım sağlayacaklar kura ile belirlenecek olup, asil ve yedek listeler oluşturulacaktır. Kurada ismi çıkan asil kişiler ile birimler daha sonra iletişime geçeceklerdir.

    Not: Aydın Efeler Gençlik Kampı için saz çalan, cemlerde zakirlik yapan gençlerin katılımı özellikle beklenmektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Fethiye Cemevi, Kültür Bakanlığı vaadini tutmayınca gençleri göndermedi-VİDEO

    Fethiye Cemevi, Kültür Bakanlığı vaadini tutmayınca gençleri göndermedi-VİDEO

    PİRHA-Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, AKP’nin Alevi gençler için Hacıbektaş’ta düzenlediği kampa, verilen vaadlerin tutulmaması nedeniyle gençleri göndermekten vazgeçtiklerini söyledi. Tunca, söz verildiği gibi masrafların karşılanmayacağı ve gençlerin otel yerine çadırda kalacaklarının bildirilmesi üzerine kampa katılımı iptal ettiklerini kaydetti. 

    AKP hükümeti, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı araçılığıyla Alevi gençler için 19-23 Ağustos tarihlerinde ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ düzenledi. Kampın yapılıp yapılmadığına ilişkin net bir bilgi elde edilemezken, kampa götürülecek gençler için verilen vaadlerin tutulmadığı öğrenildi.

    Kampa hangi Alevi derneklerinin gençleri gönderdiği henüz net olarak bilinmezken, bazı derneklerin de gençleri göndermekten vazgeçtiği ortaya çıktı. Bunlardan biri Fethiye Alevi Kültür Derneği/Cemevi. Derneğin Genel Sekreteri Zeki Tunca‘nın PİRHA‘ya verdiği bilgiye göre Kültür Bakanlığından aldıkları yazıda gençlerin tüm masrafının bakanlık tarafından karşılanacağı, 3-4 yıldızlı otellerde konaklatılacağı belirtilirken, gerçekte farklı olduğu, gençlerin çadırlarda kaldığı kaydedildi.

    Tunca kamp öncesi durumu şöyle anlattı:

    “Kültür Bakanlığı tarafından aldığımız yazıda Hacıbektaş ilçemizde bir gençlik kampı yapılacağı ve bu kampa da kadınlı erkekli gençlerimizin katılması konusunda bize bilgi verildi. Biz de ‘gençlik kampıdır’ diye katılacak gençlerin isimlerini verdik. Bize gönderilen programda gençlerin bütün masraflarının Kültür Bakanlığı tarafından karşılanacağı ve 3-4 yıldızlı otellerde konaklatılacağı söylendi. Bu konuda bir tereddütümüz olmadı ve bu programa 4 isim bildirdik. Fakat sonradan gençlerimizin Hacıbektaş’a kendi olanaklarıyla ulaşmaları istendi. Ayrıca otelde değil çadırlarda kalacakları söylendi ve iaşeleri konusunda da yeterli bilgi verilmedi. Biz de hiçbir gencimizi böyle bir programa göndermedik, tek taraflı olarak iptal ettik. Bakanlığın bize önce verdiği programla bize söylenen, yapılan tamamen ters. Bizim kurallarımıza da, düşüncelerimize de uygun olmayan bir hal ortaya çıkınca hiçbir gencimizi çadırlarda yaşamak üzere Hacıbektaş’a göndermeyi kabul etmedik ve iptal ettik.”

    “YAPILMAK İSTENEN ASİMİLASYON, ALEVİ GENÇLERİ BU OYUNLARA GELMEZ”

    Bazı derneklerin bakanlığa isimler verdiğini ancak akıbetlerinin ne olduğunu bilmediklerini ifade eden Zeki Tunca, “Hangi amaçla bu gençler toplanıyor? Ne yapılmak isteniyor? Bu yapılmak istenen asimilasyon ama Alevi gençliği bu oyunlara asla gelmezler. Çünkü biz büyükleri, önderleri olarak inancımızla ilgili en güzel bilgileri onlara aktarıyoruz, inancımızın gereğinin ne olduğunu onlara anlatıyoruz. Bu tür asimilasyon çalışmalarının turistik geziden başka hiçbir şeye yarayacağını sanmıyorum” diye konuştu.

    “BİZİM GENÇLİĞİMİZ ETKİLENMEZ”

    Alevi gençlerin okuyan, çağdaş, Ali, Hasan, Hüseyin, Hacıbektaş, Pir Sultan Abdal sevgisi ile yetiştiğini belirten Zeki Tunca, “Onlar için yapılan her güzel şey bizleri sevindirir. Ama bu tür şeylerden de bizim gençliğimiz etkilenmez” dedi.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

    İLGİLİ HABERLER
    > Fethiye Alevi Kültür Derneği Cemevi, gençleri hükümetin kampına gönderiyor-VİDEO

  • Abdal Musa Postnişini Eriş: Gençlerin önünü açalım, hükümet kampla yanına çekmek istiyor-VİDEO

    Abdal Musa Postnişini Eriş: Gençlerin önünü açalım, hükümet kampla yanına çekmek istiyor-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, AKP hükümetinin Alevi gençlere yönelik kamp düzenlemesine tepki gösterdi. Eriş, “Gençlerimize hitap edemiyoruz. Düzen bunu çok güzel görüyor. Gördüğü içinde gençlere farklı şekilde olanaklar sunuyor ve kendi yanına çekmek istiyor” dedi.

    AKP hükümeti, 400 Alevi genç için 19-23 Ağustos tarihlerinde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Gençlik Kampı düzenleyecek.

    Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, gençlere yönelik düzenlenecek olan kampa tepki gösterdi. Cemevlerinde ve kurumlarda, gençlere yönelik faaliyetler yapılması gerektiğini belirten Eriş, kurumların boş bıraktığı alanları siyasi iktidarın doldurmaya çalıştığını ve bu yolla gençleri yanına çekmeyi amaçladığını söyledi.

    “GENÇLERİMİZİ YANLARINA ÇEKMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Hükümetin bu kampı neden düzenlediğinin ve gençlere bu kamplarda ne öğreteceğinin bilinmediğini ifade eden Eriş, “Kendi Alevisini mi yaratmak istiyor iktidar yoksa hakikaten bizim hayatımızı, bizim inançlarımızı, bizim ritüellerimizi daha iyi yaşamamız için mi bunu yapıyor bilmiyoruz. Yok sayılan bir topluluğun, Diyanet tarafından toparlanıp erkanını, ibadetini, cemini yapmasını anlamakta zorlanıyorum. Bunlar çocuk yaşta, daha gençler. Dedeleri gri pasaportla Avrupa’ya da göndermişlerdi. Çocukları da belli ki biraz ekonomik olarak rahatlatıp yanlarına çekmeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    “YÖNETİMLERDE GENÇLERE YER VERELİM, ÖNLERİNİ AÇALIM”

    Cemevlerinin, kurumların yozlaşmaya doğru gittiğini söyleyen Eriş, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kurumlarımız bir rant alanına çevrilmiş gibi. Dedeler, başkanlar, yöneticiler… Dergahlarımızın, cemevlerimizin, kurumlarımızın önünü açmak lazım. Esas orada olması gereken kültürel ve inançsal faaliyetler çok yapılamıyor. 10 yıl, 20 yıl bulunduğu kurumun başkanlığını yapıyorlar. Geride durup biraz da fikri yeniliklere açık olan genç arkadaşların orada görev yapmasını istemiyorlar. Bir defa bunu aşmamız lazım. Benim buradan çağrımdır, kurumların başındaki canlar, yöneticiler tabii ki hizmetleri büyüktür onu tartışmıyorum ama yeni insanlara yer açsınlar. Çocuk babasına sormuş, ‘Baba sen mi akıllıydın, baban mı?’ diye. Babası hiç düşünmeden ‘ben akılıydım’ demiş. Çocukta demiş ki, ‘Baba kusura bakma o zaman ben de senden akılıyım.’ Gençlerin önünü açmak lazım. Gençleri oralara çekip cazibe alanları yaratmak lazım.”

    “GENÇLERE YÖNELİK FARKLI ALANLAR YARATMALIYIZ”

    Günümüzde gençlerin her şeyi bildiklerini ve farklı arayışlarda olduklarını söyleyen Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş, son olarak, “Her şeyi bildikleri için sosyal, kültürel, sportif alanlar yaratmamız lazım. Bunları yaratarak çocuklarımızı oralara getirmeliyiz. Kendi kültürümüzü, inancımızı gençlere anlatabilirsek çocuklarımızı kazanmış oluruz. Gençlerimize hitap edemiyoruz. Düzen bunu çok güzel görüyor. Gördüğü içinde gençlere farklı şekilde olanaklar sunuyor ve kendi yanına çekmek istiyor” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Alevi gençlik devşirilmek isteniyor, iktidarın asimilasyon politikasına teslim olmayalım’

    ‘Alevi gençlik devşirilmek isteniyor, iktidarın asimilasyon politikasına teslim olmayalım’

    PİRHA-AKP hükümetinin, 19-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirmeyi planladığı “Hacıbektaş Gençlik Kampı”na ilişkin konuşan DAD Gençlik Meclisi üyesi Asil Benler, gençlik kampının Alevilere yönelik asimilasyon politikasının devamı olduğuna dikkat çekti. Benler, “Bu ‘gösteri’ ile gençlik devşirilmek istenmektedir. Pir Nesimi’nin egemenlerin ‘talim ettiği(öğrettiği) yola minnet eylemeyip’ kendi Yol’unun hakikatini talim ettiğini, tekrar hatırlamak gerekir” dedi.

    AKP hükümeti Aleviler üzerinde planladığı projelerini hayata geçirmeye çabalıyor. İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde gençlik kampı düzenliyor. “Bir olalım, iri olalım, diri olalım. Hacıbektaş Gençlik Kampı” ismiyle duyurulan, 400 gencin katılımıyla, 5 gün süreceği planlanan programın ilk günü İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayacak. 7 dakikalık Hacı Bektaş Veli tanıtım filminin ardından ise protokol konuşmalarıyla ilk gün sonlanacak.

    Program ikinci gününde Hırka Dağı ziyareti, İstiklal Marşı, protokol konuşmaları, şiir dinletisi, “semah gösterisi”, ağaç dikim etkinliği ile sona erecek. Üçüncü gün Hacı Bektaş Veli Dergahı ve Kadıncık Ana Türbesi ziyaret edilecek. Dördüncü gün Göreme ziyareti yapılacak. Beşinci gün ise kamp tamamlanarak, dönüşe geçilecek.

    AKP hükümetinin gençlik kampının düzenlenmesine Alevi gençleri tepki gösterdi.

    Konuya ilişkin Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Gençlik Meclisi üyesi Asil Benler, PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİLİK, PROJELERLE ERİTİLMEK İSTENİYOR”

    PİRHA: İktidarın “Hacıbektaş Gençlik Kampı” çağrısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    ASİL BENLER (DAD): Öncelikle iktidarın daha önce ‘Alevi Açılımı’ adı altında hayata geçirmeye çalıştığı kendi Alevisini yaratma girişimlerinin tutmadığını, Alevi toplumsallığının inançlarına yönelik geliştirilen bu pragmatik istismar etme çabalarını teşhir edip kabul etmeyerek tavır aldığını hepimiz hatırlıyoruz. Bu asimilasyon politikalarının o günden bu yana çeşitli tonlarda devam ettiği de biliniyor.

    Güncelde ise geçmiş ‘Alevi Açılımlarında’ düştüğü çıkmazlardan dersler çıkaran iktidarın daha sistematik, daha planlı ve daha kapsamlı bir asimilasyon konsepti ile toplumsallığımıza yöneldiği görülebiliyor. Başta gençlik ve kadınlar olmak üzere Pirlere, Analara ve çocuklara kadar yediden yetmişe tümden Rêya Haq/Hak Yol Alevi toplumsal gerçekliğini hedefleyen bir yönelim içerisinde olunduğunu vurgulamak gerek.

    Ülkenin içerisine sürüklendiği çoklu kriz durumunu, demokrasiye duyarlı hale gelerek düzeltme kabiliyetini gösteremeyen ve bunu çoktan yitirerek baskı politikalarını gün geçtikçe artırarak otoriterleşen iktidar bloğu ömrünü uzatmak, nefes almak ve içerisine düştüğü politika üretememe durumunu tersine çevirmek adına; halkların demokratik mücadelelerini zayıflatıp ezilenlerin, emekçilerin, kadınların ve ekolojistlerin özgürlük ve eşitlik taleplerini bastırarak kendine kalıcı bir iktidar alanı yaratmak istiyor. Bu temelde başta Kürtler ve Aleviler olmak üzere tüm ötekileştirilenlere, ezilenlere karşı asimilasyon politikalarına da hız vermiştir. Toplumsal muhalefetin hemen hemen her kesimi yasaklamalar ve çeşitli baskılarla susturulmaya çalışılmaktadır. Genel hatlarıyla böylesi bir kaotik düzlemde seyreden siyasi sürecin, açığa çıkardığı Alevi asimilasyonunu hedefleyen müdahale ve politikalarını bu anlamda özet olarak hatırlamakta fayda var.

    Valiler ve kaymakamlar aracılığı ile ibadet statüsünde kabul edilmeyen cemevlerimize maddi vaatlerle göz boyamak adına ziyaretler yapıldı. Yine ibadethane olarak görmedikleri cemevlerimizin çatısının akmasını, boyasının eskimesini dert edinir gözükmeye çalıştılar. Bu ziyaretlerde Alevilerin ‘cemevlerimizi ibadethane olarak tanımalısınız’ talebini işiten tüm devlet yetkilileri ‘bu konu beni aşar’ diyerek, kendi ajandalarında bulunan asimilasyon hedeflerinin dışında kalan, asıl demokrasi kapsamındaki hak talepleri konularını konuşmaktan dahi kaçındılar.

    Daha sonrasında gündemleştiği gibi resmi elektrik faturalarında cemevlerimiz ‘ticarethane’ statüsünde görülmekteymiş. Bu bir inanca yapılabilecek en büyük hakarettir denilebilir. Dini sermaye haline getirip araçsallaştıran muktedirlerin, Alevilik gibi doğal toplumsal özellikler ve özgürlükçü komünal değerler ile karakterize olmuş bir inancı bu şekilde nitelendirmesi, Aleviliği de ‘sermaye’ olarak kullanmak istediklerinin göstergesiydi. Diyanet ve Üniversite işbirliği ile sözümona ‘Gençlik Merkezleri’ açıldığını  gördük. Kullanılmayan camilerden günde beş vakit ezan dinletilmeye başlandı. Yine yangınlar, baraj ve maden projeleri, kadın cinayetleri ve tacizleri, Kürtçe’ye sosyal yaşamın hiçbir alanında tahammül etmeme, kayyum politikaları gibi daha da sıralanabilecek çok kapsamlı yönelimlerin hedefi haline gelmiş Dersim gerçeği söz konusudur.

    Tüm bu olan biteni anlatmakta ki kastımız, 300 Alevi Dedesini Kerbela’ya götürme ve Alevi Gençlerine dair bakanlıklar tarafından yapılması planlanan kamp projelerini genel bir asimilasyon hedefiyle tümden bağlantılı olarak işleyen bir yere oturtabilmek içindir. Asimilasyon hedefli bir konseptin yürürlükte olduğunu bu yüzden vurguladık. Tanınmayan bir inançtan, hakaretlere uğrayan bir toplumsallık olan Alevi gerçekliğinden bahsediyoruz. Dolayısıyla egemenlerin, bizleri yok sayma statüsünde tutarak kurmak istediği her ilişki ve diyalog doğal olarak art niyetlidir ve söz konusu biz ezilenlere kaybettirmeyi hedeflemektedir. Alevilerin varlığı kabul edilmiyor, talepleri duyulmak istenmiyor ve özgün tarihsel gerçekliği inkarcı ve tekçi zihniyet kalıpları ile kasıtlı bir şekilde görmezden gelinerek çarpıtılıyor. Alevi varlığı ve hak mücadelesine karşı bu şekilde ‘kör, sağır, dilsizleri’ oynayanlara tavrımız net ve duruşumuz sağlam ve Pir Sultanca, Seyid Rızaca olmalıdır. Bu projelerle Alevilik, iktidar İslamı içerisine çekilerek eritilmek isteniyor. Bu yönelimi olabildiğince teşhir etmeli ve tutum takınmalıyız. Artık Alevilerin hak talepleri mücadelesinde simgeleşen bir slogan haline gelmiş olan “Devletin Alevisi Olmayacağız!” söylemini belki de en gür sesle söylemenin gerekli olduğu bir dönemden geçmekteyiz.

    “OLDUKÇA DERİN BİR MANİPÜLASYONLA KARŞI KARŞIYAYIZ”

    -Hacıbektaş Gençlik Festivali içeriğinde Alevilik üzerinden eğitimler ve atölyeler düzenlenecek. Üç bakanlığın birleşerek hazırladığı içeriklerin niteliğini nasıl öngörüyorsunuz?

    Osmanlı geleneğinden bu yana çok uzunca bir süredir, başta Yol öncülerimizden olan Hace Bektaşi Veli’nin biyografik yaşamını çarpıtmak olmak üzere, daha sonrasında ise Bektaşi dergahının zapt edilmesiyle devam eden oldukça derin bir tarihsel müdahale ve manipülasyon ile karşı karşıyayız. Günümüzde dahi Bektaşi dergahı üzerinde geliştirilmek ve kalıcı kılınmak istenen devlet tahakkümü bilinmekte. Bu açıdan tarih ve değer görülen şahsiyetler çarpıtılarak ve özünden çok farklı karşıt yönlere çekilerek oradan dönem ihtiyaçlarına göre yer yer dincilikler ve yer yer milliyetçilikler üretilmek isteniyor. Fakat çok iyi bilmekteyiz ki “72 millete bir gözle bakmayı” öğütleyen Hace Bektaş Veli’nin yaşamından milliyetçilik çıkartılamayacağı gibi, “Her ne ararsan kendinde ara. Mekke’de Kudüs’te Hac’da değil!” deyişinden anlaşılacağı gibi dinciliklerde çıkarılamaz. Çünkü bu çabalara en büyük cevap, verdiğimiz örneklerde de görüldüğü gibi bizzat Hace Bektaş Veli’nin oldukça berrak ve hümanistce olan felsefesinin ta kendisi olmaktadır.

    ‘GÖSTERİ’ İLE GENÇLİK DEVŞİRİLMEK İSTENMEKTEDİR’

    Bu gerçeklik ulu orta yerde durmasına rağmen, vurguladığımız gibi Osmanlı’dan bu yana büyük çarpıtma ve tarih uydurmaları ile milliyetçilik ve dincilik argümanları tekrardan, sembolleşen isim ve inanç mekanlarımız kullanılarak üretilmeye çalışılıyor. Güncel ‘gençlik kampının’ bu alanda yapılmak istenmesi, bu açıdan önemli görülüyor iktidarca. Kamp programı olarak basına paylaşılan içeriğe baktığımızda tekrar milliyetçilik ve dincilik üretimleri ile derin bir asimilasyonun hedeflediğini çok net görebiliyoruz.

    Açıklanan programda ibadet ritüellerimizden olan Semah’ın ‘gösteri’ olarak adlandırılması bu anlamda çok şey ifade etmekte ve artık gizli olmayan amaçları birkez daha ortaya sermektedir. Kampla ve içeriğinde ki eğitim programlarıyla dert edindikleri olay Aleviliği öğretmek veya yaşatmak değil, tam tersine ‘gösteri’ yapmaktır. Bu ‘gösteri’ ile gençlik devşirilmek istenmektedir. Yeniçerilik misyonuna çekilmek istenmektedir.

    Bu açıdan, Aleviler için oldukça önemli bir yeri olan bu inanç merkezinin asimilasyon politikaları dahilinde araçsallaştırılmaya çalışılmasına karşı daha güçlü tavır takınılması gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında ise gençlik ve gelecek arasındaki toplumsallığı var kılan diri ve canlı bağların koparılmaya çalışıldığını görerek, bu politikaya karşı söz söylenmesi, tutum belirtilmesi ve örgütlenerek demokratik siyaset araç ve yöntemleri ile mücadele edilmesi gerekmektedir.

    Alevi toplumsal varoluşunun iktidar geleneği tarafından inkar edildiği yerde, bu kamp eğitimlerinin de ancak inkarı ve inkarla göbekten birbirine bağlı olan iktidarı büyütmek amaçlı yapıldığını görmek gerekiyor. Bu açıdan inkar ve eğitimin yan yana getirilişinde, asıl meselenin inkara ve iktidara kazandırmak olduğunu görebiliyoruz. ‘İnkar olandan kaçalım, inkar birgün parelenir’ demiş Yol öncülerimiz. Asıl niyeti ‘bağcıyı dövmek’ olan bu politikalarla, gençliği kontrol altında tutup, toplumsallığımızın kendini yeniden ve özgür koşullarda üretmesi engellemek isteniyor. Kerbela’ya götürülmek istenen ‘Dedeler’ gerçeği de birbirini tamamlamaya çalışan bir denklemin gerçekleşmesine hizmet ediyor. Alevi toplumsallığının enerjisi, gençliği kontrol altına alınarak eritilmek, hafızası ise bu ‘dedeler’ eliyle ele geçirilip manipüle edilmek isteniyor. Enerji ve hafızası yok edilmiş bir toplumun gerek fiziken gerekse de kültürel olarak varoluşsal temelde yaşayabilmesi söz konusu olamaz.

    “ASİMİLASYONUN AĞLARINA DÜŞMEMELİYİZ”

    – Çağrı kurumunuza da geldi mi? Çağrıya nasıl yanıt vereceksiniz? Çağrı gelen gençlere nasıl bir tutum almalıdır?

    Kurumumuza ve Gençlik Meclisimize herhangi bir çağrı yapılmadı. Açıkçası yapılacağını da düşünmüyoruz. Çünkü Demokratik Alevi Dernekleri ve henüz yeni sayılabilecek Gençlik Meclisimiz kendi perspektifini Rêya Haq/Hak Yol Alevi toplumsallığının tarihsel hakikatine dayandırarak oluşturmuştur. Bu perspektif bizlere gerek tarihi gerekse de günceli okumada Hak ve Nehak olanı ayırt etmemizde oldukça kolaylık sağlamaktadır.

    Alevi felsefesinin komünal ruhundan feyz alarak, Rıza toplumsallaşması(ahlaki-politik toplum) inşası temelinde demokrasiyi hedefleyen, ekolojiyle ikrarlı bir yaşam örmeye çalışan ve kadın özgürlüğünü başat ilke olarak kabul edip, tüm bu çıkarsamalardan yola çıkarak kurulmuş ve hali hazırda örgütlenerek mücadele eden bir derneğiz.

    Gençlik Meclisimiz de bu açıdan yörüngesini bu komünaliteyi yaşamsal kılmak adına oluşturmuş olan inşa çabasının somut hallerinden biridir. Gençlik, kapitalist modernitenin sömürü düzeni ve toplum karşıtı olan vahşi çarkları içerisinde eritilmeye çalışılan hedef konumunda tutulmakta. Yine muhalif politik örgütlenmeler ve toplumsal dile gelişlerde içerisinde kendi özgün meclisleri ile örgütlenmediği takdirde iradesini tam olarak açığa çıkaramadığı gibi, oluşan içsel iktidar alanlarında enerjisi bastırılıyor. Tüm bu sebep ve hedeflerden yola çıkarak ‘Meclisleşme’ yöntemi ile örgütlenmenin, biz Alevi Gençlerinin kendi potansiyellerini açığa çıkarmasında en uygun yöntem olacağına inandık. Çünkü meclisleşme, gençliğin kendi kararlarını alabildiği, yaşamın her türlü ayrıntısı ve idamesi hakkında politika üretebildiği özgürlük alanlarıdır. Yine tarihsel, kültürel ve toplumsal değerlerimizi koruma ve yaşatmada kendi öz eğitimimizi sağlayabileceğimiz bir örgütlenme modelidir. Herkesin rızalığı ile katıldığı ve özneleşerek söz sahibi olduğu bir gerçeklik bu. Dolayısıyla inancımızın cem-civat kültürü ile tarihsel uyumada sahip bir model aynı zamanda.

    Rêya Haq/Hak Yol Alevi gençliği inanç, toplumsallık ve kültürel açıdan varlığını devam ettirebilmek ve özgürlüğünü sağlayabilmek adına bahsettiğimiz meclisleşme yöntemini önüne alarak örgütlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu temelde örgütlenen gençlik, muktedirlerin ayartma ve toplumdan koparma gibi yönelimlerine tenezzül etmeyip, karşı koyabilecek inisiyatifi de açığa çıkarabilecektir. Kendi iradesini örgütleyebilen gençlik, asimilasyon politikalarının ağına düşmeyeceği gibi, tüm dış müdahalelere de kapalı olacaktır.

    Tüm bunlar göz önünde ve bilinmekteyken bize davet geleceğini düşünmüyoruz. Davet gelse dahi kabul etmeyeceğimiz çok açık. Tüm Alevi gençlerinin de bu tutuma sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Gençliği asimile edilen bir toplumun özgür geleceğini düşünmek ham hayal olur. Gençlik, yönelimi itibariyle geleceğin özgür kılınması veya tersinden tutsak alınması konusunda toplumsallığın kader tayin eden  konumunda durmaktadır. Bunun bilinciyle talibi olduğumuz Yol’un, ikrar-sevgi-rızalık üçgeniyle kurduğu felsefeye bağlı kalarak, itikatinden şaşmamalı ve inkarın ve asimilasyonun ağlarına düşmemeliyiz.

    Sonuç olarak; Pir Nesimi’nin egemenlerin ‘talim ettiği(öğrettiği) yola minnet eylemeyip’ kendi Yol’unun hakikatini talim ettiğini, Hace Bektaş Veli’nin aynı hakikat ilimi ile gidilmeyen Yol’un karanlığa çıkacağını vurguladığını, Pir Sultan’ın bugünle benzer politikalara karşı ‘Şaha gidelim’ dediğini ve Pir Seyid Rıza’nın ‘yalan ve hilelere karşı diz çökmediğini’ tekrar tekrar hatırlamak gerekir.

    Helin YILMAZ-Diren KESER/PİRHA

     

    İLGİLİ HABERLER:

    Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    >Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!
    >ADFE Başkanı Fırat: Devletin 300 dedeyi Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur
    >AKD Genel Başkanı Kurt: İçişleri Bakanlığı’nın inancımıza yön vermesi doğru değil
    > 7 Alevi çatı örgütünden devlete/hükümete uyarı: Alevilere yönelik iç asimilasyondan vazgeçin!

     

  • Sazcı: Dedeler, takım elbise giyip cemevlerinde oturmamalı, taliplerine gitmeli-VİDEO

    Sazcı: Dedeler, takım elbise giyip cemevlerinde oturmamalı, taliplerine gitmeli-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından 400 Alevi genci için gençlik kampı düzenlenmesine tepki gösteren Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı, “Cemevlerinde cem yürütmek dışında hiçbir faaliyetleri olmayan dedelerin, ben 21. yüzyılda Alevi toplumsallığına önderlik edecek dedeler olduklarını düşünmüyorum. Yol hizmetkarları cemevlerinde oturup sadece cem yürütmemeli, taliplerine gitmeli, hayatın içerisinde yer almalı” dedi.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor. AKP hükümeti tarafından planlanan 18-25 yaş arası gençlere ‘Hacıbektaş Gençlik kampı’ düzenlenmesine ilişkin  Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı PİRHA‘ya konuştu. “TAKIM ELBİSE GİYİP CEMEVLERİNDE OTURMAMALIYIZ, TALİPLERİMİZE GİTMELİYİZ” Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Gençlik Vakfı eliyle Alevi gençlere yönelik izlediği politikaların sonuç vermeyeceğini ifade eden Sazcı, bunun karşısında ocak ve yol hizmetkarlarının yapması gerekenler olduğunu söyledi. Sazcı sözlerine şöyle devam etti: “Geçmişte olduğu gibi taliplerine gitmesi, taliplerini görmesi, taleplerinin çocuklarını yol erkanın bilinciyle eğitmesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak son süreçte bu ocak evlatları, dedeler, pirler, mürşitler bu kısmı çok atladılar. Cemevlerinde kravatımızı takıp, takım elbisemizi giydik ve postta oturduk. Talip gelsin diye bekledik. Bu algıyı yıkmadığımız sürece, yani talip ailelerle bağı dedeler kurmadığı sürece bu tür oyunlardan zarar göreceğiz diye düşünüyorum. Neticede bir canımız da onların cenderesine düşse, bu bizim için büyük bir kayıptır. Asıl bu kaybı vermememiz için ocak evlatlarının, yol evlatlarının yol erkan hizmetlerini yine talipleriyle birlikte evlerde, mahallelerde, köylerde sürdürmesi gerekiyor. Eskiden bize dedelerimiz şunu söylerlerdi, ‘Bugün talibin sorgusu dedesinden sorulur. Bir talip topluluğunu tanımak istiyorsanız pir’ine bakacaksınız. Pir’i nasılsa talibi de öyledir. Çünkü pirdir onu eğiten, pirdir ona hayatı öğreten.’” “DEDELER, CEMEVLERİNDE CEM YÜRÜTMENİN DIŞINDA DA FAALİYETLERE KATILMALIDIR” Talipleri yola, erkana hazırlaması gereken pirlerin, mürşidlerin, rehberlerin hayatın olağan akışı içerisinde kendilerine yer edinemediğini söyleyen Sazcı, “Cemevlerinde cem yürütmek dışında hiçbir faaliyetleri olmayan dedelerin ben 21. yüzyılda Alevi toplumsallığına önderlik edecek dedeler olduklarını düşünmüyorum” dedi. Kendisinin çok küçük yaşlardan itibaren sosyalist hareketlerle tanışan bir Alevi genci olduğunu belirten Mustafa Sazcı, “Gerek Alevi mücadelesi içerisinde bulunduğum süreçte gerekse de sosyalist hareket içerisinde bulunduğum süreçte, çocukluğumdan beri basın açıklamaları ve türlü eylemselliklere dahil oluyorum. Hiçbir Alevi dedesini maalesef hiçbir basın açıklamasında, hiçbir hak ihlaline karşı ses çıkartma da görmedim. Bu kanayan yaramızdır. Benim pirim, benim mürşidim bir haksızlığın karşısında niçin kendini geri çekiyor, gözlerini ve kulaklarını kapatıyor?” ifadelerini kullandı. Dedelerin bu toplumun önünde sorguya, dara çekilmesi gerektiğini de kaydeden Sazcı, ancak o dardan kurtulan, yüzü ak, gönlü pak çıkan dedelerin yol, erkan hizmeti yürütmesi gerektiğini aktardı. Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Gülçin Akça: Alevi gençlerinin kampa götürülmesi bir asimilasyon çalışmasıdır-VİDEO

    Gülçin Akça: Alevi gençlerinin kampa götürülmesi bir asimilasyon çalışmasıdır-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından 400 Alevi genci için gençlik kampı düzenlenmesine tepki gösteren Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi Eşit Başkanı Gülçin Akça “Sünni geleneğinin, tekçi zihniyetin Alevileri yok sayan zihniyetin, Alevi gençlerine ne öğreteceği, ne vereceği şüphelidir. Alevi kurumları da, Alevi gençlere sahip çıkmalıdır” dedi.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    AKP hükümeti tarafından planlanan 18-25 yaş arası gençlere “Hacıbektaş Gençlik kampı” düzenlenmesine ilişkin Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Antalya Şubesi Eşit Başkanı Gülçin Akça PİRHA’ya konuştu.

    “ALEVİLERİ YOK SAYAN BİR ZİHNİYETİN ALEVİ GENÇLERİNE NE ÖĞRETECEĞİ ŞÜPHELİDİR”

    Gençlerin Hacı Bektaş’a devlet tarafından davet edilmesi ve kampa alınması bir asimilasyon çalışması olduğunun altını çizen Gülçin Akça, “Burada gençlere Sünni geleneğinin tekçi zihniyetin Alevileri yok sayan bir zihniyetin Alevi gençlerine ne öğreteceği, ne vereceği şüphelidir. Kendi dinlerini, Alevi gençlerimizi asimile ederek, arı duru düşüncelerini kirletmekten başka bir şey değil” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI OLARAK ALEVİ GENÇLERE YETERİNCE ULAŞABİLİYOR MUYUZ?”

    “Alevi kurumları olarak Alevi gençlere yeterince ulaşabiliyor muyuz?” diye soran Gülçin Akça, “Gençlere yolumuza, erkanımıza dair gerekli çalışmaları yapabiliyor muyuz? Bu konuda biraz kendimizi de sorgulamalıyız. Devlet bakıyor ki Alevi örgütleri bunu yapamıyor ve burada bir açık alan var ve bu alanı kapatma yönüne gidiyor” diye konuştu.

    “KOCA KOCA CEMEVLERİMİZ VAR AMA GENÇLERİMİZ YOK”

    Alevi gençlerine Alevi kurumlarının dokunması gerektiğinin altını çizen Gülçin Akça, “O anlamda bizler gençlere daha fazla el atmalıyız, uzanmalıyız, dokunmalıyız. Gençleri cemevlerimize, örgütlerimize çekebileceğimiz alternatifler bulmamız, bu anlamda çalışmalar yapmamız gerekiyor. Koca koca cemevlerimiz var ama gençlerimiz yok. Bunun mutlaka sorgulanması gerekiyor. Bu konuda bütün Alevi örgütlerini, cemevi başkanlarını, yöneticilerini daha duyarlı olmaya davet ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • PSAKD 4. Gençlik Eğitim Kampı’ndan mücadele kararı çıktı

    PSAKD 4. Gençlik Eğitim Kampı’ndan mücadele kararı çıktı

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 4. Gençlik Eğitim Kampı sonuç bildirgesi açıklandı. Alevilere karşı yapılan baskı ve asimilasyon politikalarına karşı her alanda mücadele vurgusu yapıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 4. Gençlik Kampı, ülkenin birçok noktasından gençlerin katılımıyla geçen hafta gerçekleşti. Üniversiteli, liseli, işçi/işsiz gençlerin katıldığı kampta, geçmişten bugüne oluşan değerlerin, bugünün koşullarında inanç ve demokratik kitle mücadelesinin nasıl büyütüleceği konuşuldu. Yapılan değerlendirmelerde öneri ve eksiklikler doğrultusunda sonuç bildirgesi hazırlandı.

    Gençlik kampında, Hacı Bektaş Veli, Şah Kalender Çelebi, Pir Sultan Abdal başta olmak üzere Alevi önderlerinin, pirlerinin yaşamları, felsefeleri üzerine muhabbetler yapıldı ve mücadele etmenin koşulladı da konuşuldu.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN İNANCINI ÖZGÜR BİR ŞEKİLDE YAPMASI İÇİN MÜCADELE EDER”

    PSAKD 4. Gençlik Kampı’nın sonuç bildirgesi şöyle:

    • Alevi inanç ve ibadet özgürlüğü mücadelesi verir.
    • Alevi toplumunun temel talepleri olan; eşit yurttaşlık hakkı, zorunlu din derslerinin kaldırılması, Diyanetin kapatılması, cemevlerimizin ibadethane olarak tanınması, AHİM kararlarının uygulanması, Madımak Oteli’nin utanç müzesi olması başta olmak üzere Alevi toplumunun inancının özgür bir şekilde yaşaması için mücadele eder.
    • PSAKD gençliği; ’Anadan hakka haksızlığa karşıdır’ şiarıyla Alevi toplumunun geleceğini garanti altına alan bir mücadele hattı örmek için örgütlülüğünü büyütür. ‘Hak Muhammed Ali’ yolunda bütün haksızlıklara karşı mücadeleyi savunur.
    • Geleceksizliğe karşı, gençliğin temel hak ve taleplerini savunmak, eğitim, barınma ve burs gibi ihtiyaçları karşılamaya yönelik dayanışma ağları kurmayı hedefler.
    • Pir Sultanın inancı, direnişi ve bilinci ile tüm mazlumların yanında olup haklarını savunur, demokratik hak mücadelelerini destekler.
    • Nefret söylemi ve suçlarına karşı mücadele eder. Irkçı ve savaş yanlısı yaklaşımlara karşı, halklar ve farklı inançların birlikte yaşamını, barışı savunur.
    • Her türlü homofobik, transfobik, tacizci, yozlaştırıcı, ötekileştirici, türcü, cinsiyetçi, ırkçı, şöven, katliamcı yaklaşımcılara karşı insan haklarının yanında ve toplumsal muhalefetin her türlü demokratik kitle örgütleriyle birlikte mücadeleyi savunur.
    • Alevi gençlerinin bulunduğu her alanda Pir Sultan’ın inancı direnci ve hayat felsefesi ışığında örgütlenmeyi hedefler.
    • Eğitim öğretim sisteminin gerici, 4+4+4, elemeli sınav sistemi, merkezi yerleştirme vb. diğer eğitim türlerine karşı ‘laik, bilimsel, demokratik ve anadilinde eğitim hakkını’ savunur.
    • Demokratik üniversite mücadelesinde YÖK’e karşı ücretsiz, bilimsel bir üniversite mücadelesini savunmak temel hedeflerimizdir.

    PİRHA/İSTANBUL 

  • ‘Alevilik tarihinde aşılama, asimilasyon ve takıyye var’-VİDEO

    ‘Alevilik tarihinde aşılama, asimilasyon ve takıyye var’-VİDEO

    PİRHA- PSAKD’nin 4. Gençlik ve Eğitim kampında, “Geçmişten günümüze Alevilik inancı ve Alevi hareketi” başlıklı sunum gerçekleşti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) düzenlediği gençlik ve eğitim kampı ikinci gününde devam ediyor. Altınoluk’taki kampa farklı illerden çok sayıda genç ve PSAKD yöneticisi katıldı.

    PSAKD yöneticisi Ali Haydar Arıkuşu ikinci günün ikinci oturumunda dünyadaki inanç sistemleri ve Alevilik üzerine sunum gerçekleştirdi.

    Sunumuna dünyadaki yaygın dinleri tanıtarak başlayan Arıkuşu, Yahudilik inancının 14 milyon kişi Alevilik inancının ise 25 milyon civarında kişi tarafından benimsendiğini belirtti; Aleviliğin inanç dünyasının en az semavi dinlerdeki kadar geniş olduğunu vurguladı.

    “ALEVİLİĞİN PEYGAMBERLERDEN ÖTE PİRLERİ VARDIR”

    Arıkuşu, Aleviliğin doğal dinler ailesine mensup olduğunu vurgulayarak, “Bu dinlerin peygamberlerden de öte bilgeleri ve pirleri vardır.” dedi.

    Alevilik inancının diğer inanç sistemleri gibi farklı kültürlerden etkilendiğini ifade eden Arıkuşu şöyle devam etti: “Bizim pirlerimizden Hallac-ı Mansur, Uzakdoğu coğrafyasını dolaşarak konfüçyen* inançların değerlerini taşımıştır.”

    “ALEVİLİK ÇOK ULUSLU, ÇOK KİMLİKLİ BİR İNANÇTIR”

    Aleviliğin ulusları aşan bir inanç olduğunu belirten Arıkuşu, Alevilikte Kürt, Türk, Arap gibi farklı ulusların etkisi olduğunun altını çizdi.

    Arıkuşu, Alevilik tarihinin aşılama, asimilasyon ve takıyye üzerinden şekillendiğini belirtti ve Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğunu ifade etti.

    “ALEVİLİKTE ÖZE DÖNÜŞ ÇABASI ASİMİLASYONA YOL AÇABİLİR”

    Alevilikte bugün öze dönüş çabası olduğunu belirten Arıkuşu bu konuda dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Arıkuşu, öze dönüşün desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Ancak Alevilikte bugün Hz. Ali var, Hüseyin var, 12 imamlar var. Bu bir asimilasyonun da kapısını aralar.” dedi.

    * Konfüçyüs’ün düşüncelerinden etkilenen inanç yapıları

    BALIKESİR-PİRHA

  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 4. Gençlik Kampı 28 Eylül 1 Ekim arasında

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği 4. Gençlik Kampı 28 Eylül 1 Ekim arasında

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, 4. Gençlik Eğitim Kampı’nı 28 Eylül ile 1 Ekim arasında Altınoluk’ta yapıyor. 

    PSAKD Genel Merkezi, 4. Gençlik Kampı’nı 28 Eylül ile 1 Ekim tarihleri arasında Balıkesir Altınoluk’ta yapacak. Üç gün sürecek kampta çeşitli etkinliklerle paneller yapılacak.

     

  • Britanya Alevi Federasyonu yerleşkesinde 1. Gençlik Kampı devam ediyor-VİDEO

    Britanya Alevi Federasyonu yerleşkesinde 1. Gençlik Kampı devam ediyor-VİDEO

    PİRHA- BAF ve PSAKD tarafından organize edilen ve BAF yerleşkesinde gerçekleştirilen 1. Gençlik Kampı devam ediyor. Kampta gençler 3 hafta boyunca İngilizce, felsefe, resim gibi alanların yanı sıra, Alevilik dersleri de alıyor. 

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) tarafından ortaklaşa organize edilen 1. Gençlik KampıBritanya Alevi Federasyonu (BAF) yerleşkesinde devam ediyor.

    3 hafta boyunca İngilizce, felsefe, resim gibi alanların yanı sıra, gençlere Alevilik dersleri de veriliyor. Aynı zamanda gençlere kamp çerçevesinde Londra’da bulunan sanat merkezleri ve tarihi yerler de gezdiriliyor. BAF yöneticileri ve eğitime katılan gençler PİRHA’ya kamp hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Kampın hazırlık projesini organize eden BAF Eğitim Sorumlusu ressam Hasan Bölücek kampta 15 gönüllü eğitimcinin çalıştığını belirtti. Kampta PSAKD bünyesinde çeşitli çalışmalar yürüten 8 gencin eğitim gördüğünü kaydeden Bölücek, “Kampta 2 haftayı geride bıraktık. Gençler yoğun bir İngilizce gramer dersi alırken, diğer taraftan, İngiliz halkı ile tanışarak atölye çalışmaları da yapıyorlar. Yine Alevilik ve Alevi örgütlenmesi boyutunda da derslerimiz var. Londra gezileri de kampımıza dahil. Önümüzdeki yıllarda daha geniş bir kamp hazırlıklarımız da var” dedi.

    BAF yöneticilerinden Nadide Köroğlu ise bu projeden önce, Serçeşme Vakfı ile beraber 10 öğrenciye destek verdiklerini söyledi. Böyle bir çalışmanın yapılmasından dolayı gerek yönetim, gerekse Britanya’da yaşayan Alevi ailelerin büyük bir keyif aldıklarını dile getiren Köroğlu, ileriki zamanlarda daha kapsamlı projeler yapacaklarını aktardı.

    Enfield Alevi Kültür Merkezi yönetici Çiğdem Asar ise gelen gençlerle tek tek ilgilendiklerini dile getirdi.

    BAF Alevilik Araştırmaları Grubu üyesi, aynı zamanda Barış Akademisyenleri üyesi Semih Savaşal BAF bünyesinde çalışmalarına devam ediyor. Savaşal Türkiye’de Alevi örgütlenmesinin içinde olan gençlerin getirilip yapılan gençlik kampının önemli olduğunu kaydederek, “Ben de programa dahil oldum. 21. yüzyılda Aleviliğin Önemi, Aleviliğin akademiye taşınmasının önemi konularını konuştuk, interaktif konferanslar düzenledik. Gördüğüm kadarıyla onlar da memnun” diye konuştu.

    Kampa kartılan gençlerden, Pamukkale Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi Haydar Yıldız kamptan çok memnun olduğunu, insanların ellerinden geleni yaptıklarını  söyledi.

    Lise öğrencisi Berfin Altunbaşar da, Türkiye’de görmedikleri dil eğitimini 3 haftalık bir süre içerisinde gördüklerini kaydetti. Yurtdışına ilk defa çıktıklarını ifade eden Altunbaşar, programın kendileri açısından verimli geçtiğini vurguladı.

    Ders veren hocanın İngiliz olmasından dolayı dil eğitimi açısında çok verimli geçtiğini kaydeden Eren Koçyiğit, Alevilik derslerinin de kendilerine çok şey kattığını ifade etti.

    Elif TABAK/LONDRA

  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gençliği İzmir’de buluşuyor

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gençliği İzmir’de buluşuyor

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği gençliği 13-16 Ekim tarihleri arasında İzmir’de buluşuyor.

    PSAKD Genel Merkezi 13-16 Ekim tarihleri arasında gençlerin katılacağı eğitim kampı düzenliyor. Alevilik üzerine alanında uzman akademisyen, araştırmacı ve yazarların katılacağı 3. Alevi Gençlik Eğitim Kampı, İzmir Gümüldür, Denizatı tatil köyünde gerçekleştirilecek