Etiket: gençlik

  • Sivas Çömlekli köyünün ulaşım ve iletişim sorunu halkı zor durumda bırakıyor-VİDEO

    Sivas Çömlekli köyünün ulaşım ve iletişim sorunu halkı zor durumda bırakıyor-VİDEO

    PİRHA-Sivas’a 55 km, Hafik’e 20 km uzaklıkta olan Çömlekli köyü sakinleri, iletişim ve ulaşım sorunlarının hayatlarını zorlaştırdığını anlattı. Çömlekli köyünün muhtarı Hüseyin Alkan hükümete seslenerek, “Kışın hastalarımız oluyor, en büyük sorunumuz telefon çekmemesi. Millet telefon açmak için tepelere çıkmak zorunda kalıyor. Hükümetin bir an önce bu olaya el atmasını istiyoruz” dedi. 

    Hafik’in Alevi olan Çömlek köyünde 8 km olan toprak yol yapılmadığından köylüler şehre gitmekte zorlanıyor. Köy halkı hastaları olduğu zaman ambulansın köye gelmekte geciktiğini bundan dolayı da hastaların zamanında tedavi edilmediğini belirttiler.

    Köylüler aynı zamanda şebeke istasyonu olmadığı için yüksek yerlere gitmek durumunda kaldıklarını dile getirerek, acil durumlarda hastaneye ulaşamadıklarını, yaz tatillerinde internet olmamasından ötürü gençlerin köye gelmek istemediğini ifade ettiler.

    “VERİLEN SÖZLERİN TUTULMASINI BEKLİYORUZ”

    Köyün iki ana problemini anlatmak ve yardım istemek için basın mensuplarını köye çağıran Çömlekli köyünün muhtarı Hüseyin Alkan, ‘‘Kışın hastalarımız oluyor, en büyük sorunumuz telefon çekmemesi. Millet telefon açmak için tepelere çıkmak zorunda kalıyor. 2024 yılındayız, hükümetin bir an önce bu olaya el atmasını istiyoruz. Söz verdiler, ben geleceğinden eminim ama bir an önce bu işin çabuklaşıp gelmesini diliyorum’’ dedi.

    “ÇOCUKLARIMIZ KÖYÜMÜZE GELMEK İSTEMİYORLAR”

    Köyün sakinleri, kışın köylerinde kalmak isteseler de hayat durma noktasına geldiği için bu isteklerini gerçekleştiremediklerinden yakınarak “Çocuklarımız internet olmadığı için köye gelmek istemiyor ve hastalar acil bir durumda ambulansa ulaşamıyor” şeklinde konuştular.

    “GENÇLER İNTERNET OLMADIĞI İÇİN KÖYE GELMİYORLAR”

    En önemli sorunlarının ulaşım ve iletişim olduğunu söyleyen Sevdal Kaya, “Gençlerimizin en çok istediği şey internet. Çocuklarımız köyde ders çalışmak istedikleri zaman internet olmaması nedeniyle köye gelmek istemiyorlar” diye belirtti.

    “TELEFON EDEMİYORUM ÇOCUKLARIMA”

    Köyün sakinlerinden kalp hastası olan Nazik Alkaya ise şunları kaydetti:

    “Kalbimde 3 tane stent var. Telefon edemiyorum çocuklarıma. Ölebilirim de… Dün kalbim rahatsızlandı, yukarıya çıkamadım. Yükseklere çıkmak lazım telefonla arama yapabilmek için. Yollar bozuk diye kimse gelmek istemiyor.”

    Hüseyin Kelleci-Özgenur ÇİÇEK-Kamber YILDIZ/SİVAS

  • Antalya’da Alevi gençliğinden Abdal Musa Dergâhı’na ziyaret-VİDEO

    Antalya’da Alevi gençliğinden Abdal Musa Dergâhı’na ziyaret-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği gençliğinin girişimi ile Abdal Musa Dergâhı’na ziyaret yapıldı. Abdal Musa Dergâhı ile ilgili bilgilerin de paylaşıldığı ziyarette, dergahlarda yetişen babaların, dedelerin, muhabbet ehli kişilerin Alevi inancını ve kültürünü dünyanın her tarafına yaydıkları belirtildi. 

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği üyeleri ve gençlerin katılımı ile Abdal Musa Dergâhı’na ziyarette bulunuldu. Dergâhta kahvaltı edildikten  sonra Abdal Musa Türbesi ve Abdal Budala Baba Türbesi ziyaret edildi.

    Alevi Bektaşilerin Yunanistan’da, Mısır’da ve Türkiye’de iki tane olmak üzere toplam 4 tane ana dergâhı bulunduğunu belirten Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Derneği Eşit Başkanı Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, “Abdal Musa’nın Seyit Ali Sultan’la birlikte 1400 yılında Yunanistan’ın Dimetoka’ya bağlı Roussa (Russa) bölgesine gidip Seyit Ali Sultan Dergahı’nı kuruyorlar. Oradan Türkiye’ye geldiğinde Pir Abdal Musa bu dergâhı kuruyor” dedi.

    Abdal Musa’nın birlikte faaliyet yürüttüğü Kaygusuz Abdal (Kaybi) ile ilgili bilgilendirmede bulunan Demir, “Kaygusuz Abdal Alanya beyinin oğludur. Malı mülkü, tacı, tahtı, devleti her şeyi bırakıp Abdal Musa’ya gelip burada hizmet eden bir kişidir. Hizmet üretilmek için kurulan Abdal Musa Dergahı üçüncü dergâh. Bu dergâhta Kaygusuz Abdal yetiştikten sonra Mısır’a gider Mısır’da (Kahire) Kasrül-Ayn Dergahı’nı kurar. O dergâh da dördüncü dergahımızdır” diye konuştu.

    “DERGAHLARDA YETİŞEN ALEVİ ALİMLERİ, ALEVİ-BEKTAŞİLİĞİ DÜNYANIN BİRÇOK YERİNE YAYDILAR”

    Bu dergahların her birinin bir üniversite niteliğinde olduğunu belirten Demir, “Bütün Anadolu’da bulunan tekkelerde yetişen kişiler, babalar, dedeler, saz ehli, dil ehli, muhabbet ehli bu kişilerin her biri Aristo bilinç düzeyinde yetiştirilip Anadolu’yu irşat ettiler. Barış’ı, sevgiyi, hoşgörüyü, Alevi Bektaşi düşüncesini Balkanlarda, diğer bölgelerde bütün dünyaya yaydılar.

    O dönemde Abdal Musa Dergahı’nın bulduğu bütün bölgede komün bir yaşamın sürdüğünü vurgulayan Demir, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Alevi Bektaşilerin yaşamı komün yaşam (ortaklaşa üretmek ve tüketmek) olduğundan dolayı bizim asıl baskı zulüm görmemizin nedeni bu yaşam biçimi. Şahlara, padişahlara ters geliyor. Çünkü onlar böyle bir sistem istemiyorlar, böyle bir sistemde iktidarlarını yürütemezler. Şu anda Amerika, Fransa, İngiltere böyle bir komün yaşam kesinlikle istemezler. ‘Yarin yanağından gayrı her şey ortaktır’ diyor Hünkâr. Dergahların bu konuda önemi çok büyük. Çünkü elde edilen tüm ürünlerden herkese pay dağıtılıyor, dergâhın payı da ayrılıyor. Dergâha gelen fukaralar burada yesin içsin diye” dedi.”

    “ABDAL MUSA TÜRBESİNE ZİYARET”

    Abdal Musa Baba Türbesi de ziyaret edildi. Türbe içerisinde Kızıldeli Ocağı Yol Yürütücüsü Mustafa Sazcı, Zakir Süleyman Demir, Zakir Haydi Aslanboğa ve Zakir Barış Karabatak Aşık-ı sadıkların deyişlerini nefeslerini seslendirdiler. Türbe kapısında semah dönüldü.

    “ALEVİ ERENLERİN BULUNDUĞU TÜRBE YATIR VE ZİYARETGAHLARIN OLDUĞU YERLERDE DİLEK AĞACI VAR”

    Daha sonra Budala Baba Türbesinin altında bulunan ve Abdal Musa tarafından dikilen dilek ağacı ziyaret edildi. Dilek ağacı ile ilgili bilgilendirmede bulunan Mustafa Sazcı, “Aslında Alevi-Bektaşilerin bulunduğu bütün ziyaretgahlarına nişangahlarına gittiğinizde gördüğümüz en büyük unsurlardan birisi bir dilek ağacıdır. Hacı Bektaş’a giderseniz Karadut vardır. Biraz ilerisinde bulunan Çilehaneye gidersiniz dilek ağacı bulunmakta. Bali Baba Sultan Türbesi, Kafi Baba Türbesi gibi ziyaret yerlerinde, nişangahlarda özellikle pelit ağacı ve incir ağacı görürsünüz” diye ifade etti.

     

    Pir Abdal Musa’nın pelit ağacını buraya dikmesinin sebebinin nişan bıraktığının söylendiğini belirten Sazcı, “Her yıl buraya gelen insanlar buraya dileklerini niyetlerini bağlıyorlar” dedi.

    Sonrasında Abdal Budala Baba Türbesine geçildi, niyazlar edildikten sonra söylenen nefeslerle türbe etrafında semah dönüldü.

    Abdal Musa’nın gözetleme noktasına geçildi. Gözetleme noktasının tarihi ile ilgili bilgi veren Sazcı, şunları kaydetti:

    “Yüzyıllardır Abdal Musa’nın dergahına gelen talipler tarafından Abdal Musa’nın tahtı olarak biliniyor. Dergâha yönelik gelebilecek askeri saldırılar var. Beylerin saldırılarına karşı Abdal Musa Sultan burada gözcülük yapıp geleni gideni kontrol etmektedir. Buradan bakıldığında Elmalı bölgesi ve dergâhın çevresi çok net bir şekilde görülebiliyor. Bir rivayette, Alanya beyinin ordusu Abdal Musa Dergahı’na gelirken, Abdal Sultan askerlerin geldiğini gördükten sonra atıyla birlikte buradan giderken ayak izinin kaldığı anlatılıyor.”

    Sonrasında ise lokmalar pişirilerek pay edildikten sonra ziyaret tamamlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

  • SGDF’li Gamze Toprak: Örgütlenme özgürlüğümüzü savunmaya devam edeceğiz – VİDEO

    SGDF’li Gamze Toprak: Örgütlenme özgürlüğümüzü savunmaya devam edeceğiz – VİDEO

    PİRHA – SGDF MYK üyesi Gamze Toprak, SGDF ve devrimci gençliğe yönelik süregelen baskılara karşı, “Bizler ilk defa tutuklanmıyoruz, ilk defa bu gündemlerle yargılanmıyoruz” diyerek, davalara katılım çağrısında bulundu.

    Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu(SGDF) ve devrimci gençliğe yönelik süregelen saldırıları PİRHA’ya değerlendiren Gamze Toprak, 14 Eylül’de görülecek duruşmalar için kamuoyunu adliye önlerine SGDF’li tutsaklarla dayanışmaya çağırdı.

    14 Eylül’de Çağlayan’da saat 10.00’da SGDF Eş başkanları Şükran Yaren Tuncer ve Okan Danacı’nın tutuklu yargılandığı davanın ikinci duruşması görülecek. SGDF MYK üyesi ve dönemin Yeşil Sol Parti gençlik adayı Müslüm Koyun’un mahkemesi ise Eskişehir Adliyesi’nde saat 09.00’da görülecek.

    “İKTİDAR BU YIL SOSYALİST GENÇLİĞİ ÖZEL OLARAK HEDEFLEDİ”

    İktidarın Suruç Katliamı ile beraber devrimcilerin, devrimci hareketin kendisine uyguladığı baskı politikalarını bu yıl da sosyalist gençliği hedefleyerek devam ettirdiğini söyleyen Toprak, SGDF ve gençlik hareketlerine yönelen saldırıları şöyle değerlendirdi:
    “Uzun bir zamandır gençlik kitlelerinin söz, eylem, örgütlenme özgürlüğünün önüne ket vurduğu, bunu bir abluka haline getirdiği, her gün polis-idare işbirliğiyle liselileri teslim almaya çalıştığı, üniversitelerde faşist genelgelerle üniversiteli gençliğin mücadelesini hedef aldığı, genç kadınların, LGBTİ+’ların sokakta yaşam tarzına müdahaleyi kendi önüne aldığı bir atmosferde elbette ki bunun fitilleyicisi olabilecek, değiştirici gücü olabilecek, başka bir düzeye çevirecek olan gençlik hareketiydi. Ve gençlik hareketini de teslim alma saldırısı olarak bunun öncülüğünü üstelenecek hareketlere yöneldi.”

    “DEVLET, GENÇLİK KİTLELERİNİ TESLİM ALABİLMEK İÇİN TOPYEKÜN BİR SALDIRI GİRİŞİMİNDE”

    Toprak, iktidarın gençlik üzerindeki baskılarına karşı birleşik gençlik hareketinin kurulmasının önemine de dikkat çekerek şunları konuştu:
    “Bizim daha 5 ay önce açıklama yapabildiğimiz yerlerde ablukaya alındığımız, sürekli gözaltına alındığımız ve devletin gençlik kitlelerini teslim alabilmek için topyekün bir saldırı girişiminde bulunduğu bir yılın içerisindeyiz. Elbette bu ablukayı dağıtabilecek çok özel görev ve sorumluluk da ilk sosyalist gençlikte, ikincisi de birleşik gençlik hareketinin kendisindedir. Biz birleşik gençlik hareketini kurmadan, biz bu ablukayı dağıtabilecek gücü yaratamayız.”

    “DOSYALARIN İÇERİĞİNE BAKILDIĞINDA ABSÜRT GEREKÇELER VAR”

    “Dosyamızın içeriğine, yoldaşlarımızın tutuklanma gerekçelerine de bakıldığında çok absürt içeriklerle karşılaşıyoruz” diyen Toprak, arkadaşlarının tutuklanma gerekçelerini ise şu şekilde sıraladı:
    “YÖK eylemine katıldığı, 8 Mart’a çağrı yaptığı, devrimin güncelliği panellerine katıldığı, sırf liselerle tacize tecavüze karşı kurultaylar yaptığı için yargılanıyorlar. İçeride biz devrimci tutsakları tecrit haline alarak, kitap-yayın hakkını engelleyerek mutlak bir tecritle onları teslim alamaya çalışan iktidar, dışarıda da bizleri aile aramalarıyla, kaçırmayla, tehditle, ajanlaştırma girişimiyle toptan teslim almaya çalışıyor.” Toprak, aynı zamanda ilk defa bu gerekçelerle karşılaşmadıklarını belirterek “Bizler ilk defa faşizmin hedefinde değiliz, bizler ilk defa tutuklanmıyoruz, ilk defa bu gündemlerle yargılanmıyoruz” dedi.

    TOPRAK KAMUOYUNA DAYANIŞMA ÇAĞRISI YAPTI

    Toprak, 14 Eylül’de görülecek duruşmalar için ise şu çağrıyı yaptı:
    “Bizim çağrımız, tüm ilerici, demokrat, sol-sosyalist kurumların, gençlik örgütlerinin bu davayı güçlü bir şekilde sahiplenmesi, bu mahkemelere güçlü bir şekilde katılım sağlaması. Çünkü esasında sosyalist gençliğin özgürlük talebini, sosyalist gençliğin tutsaklarını sahiplenmenin de gençlik hareketinin söz, eylem, örgütlenme özgürlüğünü savunmak ve buna sahip çıkmak anlamına geldiğini düşünüyoruz. O bakımdan herkesi 14 Eylül’de adliyelerde SGDF’li tutsaklara özgürlük talebini büyütmeye çağırıyoruz.”

    Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Gençler kararlı: PSAKD Türkiye Gençlik Meclisi’ni oluşturacağız-VİDEO

    Gençler kararlı: PSAKD Türkiye Gençlik Meclisi’ni oluşturacağız-VİDEO

    PİRHA- İç Anadolu Gençlik Meclisi Sorumlusu Arif Can Koçer ve Marmara Gençlik Meclis üyesi Berk İğdeli, gençlik meclisinin çalışmalarını anlattılar. Üniversitelerde örgütleneceklerini, Alevi inancını yaşamak ve yaşatmak için çeşitli çalışmalar yürüteceklerini söyleyen gençler, Türkiye Gençlik Meclisi’ni oluşturacaklarını kaydettiler. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği PSAKD 16. Olağan Genel Kurulu’nda tüzük değişikliği sonucu Marmara, Ege ve İç Anadolu Bölge Gençlik Meclisleri oluşturuldu. İç Anadolu Gençlik Meclisi Sorumlusu Arif Can Koçer ve Marmara Gençlik Meclis üyesi Berk İğdeli gençlik meclisinin çalışmalarına ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    İç Anadolu Bölge Gençlik Meclis Sorumlusu Ali Can Koçer, bölge temsilcilerini belirlediklerini söyleyerek, “Biz gençlik Meclisi olarak Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) çatısı altında örgütlenebilmek için tartışmalar yürüttük. Önümüzdeki döneme ilişkin plan ve programlar yaptık, bölge temsilcilerimizi belirledik. Bu arkadaşlarla beraber bütün bölgeleri ortaklaşa çalıştırarak Türkiye Gençlik Meclisi’ni oluşturup örgütlenme ve eğitim faaliyetlerini yürüteceğiz. Şubelerimizden katılım eksikti. Adana’dan, Mersin’den arkadaşlar gelemedi. Adana’da depremden sonra oluşan bir problemden kaynaklı bölgede kalmaları gerekiyordu, gelemediler” dedi.

    “MECLİS BÖLGE TEMSİLCİLERİ TEPEDEN MÜDAHALE İLE SEÇİLMİYOR”

    Koçer, bölge temsilciliklerin seçiminin nasıl belirlendiğine dair de şunları kaydetti:

    “Bizim meclisteki temsilci seçimi şöyle oluşuyor: Şubelerdeki genç üyelerimiz bir araya gelerek kendi aralarında bunu kararlaştırıyorlar. Herhangi bir atama veya tepeden bir müdahale değil. Oradaki arkadaşlarımız kendi aralarında tartışıp, uygun buldukları arkadaşı temsilci olarak belirliyorlar.”

    “ÜNİVERSİTELERDE ÖRGÜTLENMEYE ÇALIŞACAĞIZ”

    PSAKD İç Anadolu Gençlik Meclis Sorumlusu Arif Can Koçer, hangi projeler için çalıştıklarını da anlattı.

    “Bölgemizde üniversite gençliğine yönelik faaliyetler başlatacağız. Üniversitelerin açılması ile beraber üniversitelerde örgütlenmeye çalışacağız. Çünkü üniversite gençliği özellikle Ankara bölgesinde çok fazla. Üniversite öğrencisi başka şehirlerden geliyor. Onlara yönelik faaliyetler yürüteceğiz. Yaz boyunca da gençlik meclislerİ ile beraber eğitim kamplarımız olacak. Ankara’da eğitimlerle, panellerle devam ettireceğiz. İnancımızı, yolumuzu doğru bir şekilde, asimilasyona uğratmamak için çalışmalar yürüteceğiz. Örneğin bir arkadaşımız Ankara’ya geliyor, 9 ay okuyor, 3 ay ay İstanbul’a veya İzmir’e dönüyor. Onunla irtibatı kesmemek için bölgelerle koordinatı sağlayacağız.”

    Marmara Gençlik Meclis üyesi Berk İğdeli de, “Uzunca bir dönemdir PSAKD çatısı altında örgütsel bir mücadele veriyorum. Ben de diğer yoldaşlarım gibi inancımız, birliğimiz, beraberliğimiz, toplumsal mücadelemizle ilgili uzunca bir zamandır çaba sarf ettiğimiz Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Gençlik Meclisi’ni oluşturduk ve bunu hayata geçirdik” dedi.

    “TOPLUMUMUZ İÇİN, İNANCIMIZ İÇİN ELİMİZDEN GELENİ YAPACAĞIZ”

    Yaklaşık 7-8 ay önce ilk oluşumu İstanbul’da başlattıklarını belirten İğdeli, şöyle devam etti:

    “Aynı zamanda PSAKD Kadıköy Şubesi’nin bir genciyim. Marmara şubemizin aynı zamanda Marmara bölge temsilcisiyim. Kadıköy şubemizde başlatmış olduğumuz bir kahvaltı etkinliğimizin ardından sırasıyla Sultanbeyli, Kartal, Pendik, Alibeyköy şubesi İstanbul’daki şubelerimizde birlikte her hafta döngü halinde buluşmalar gerçekleştirdik. Buluşmaların ardından da önce İstanbul Gençlik Meclisimizi kurduk, ardından da Marmara Gençlik Meclisimizi hayata geçirdik.

    “Bugün de burada Akdeniz Gençlik Meclisimiz için toplanmış bulunmaktayız. Akdeniz Gençlik Meclisi hayırlı olsun.  Öncelikle Akdeniz Bölgesi’ne önümüzdeki süreçte de Ege Bölgesi için çaba sarf edip daha sonra Türkiye Gençlik Meclisi’ni hayata geçireceğiz.

    PSAKD çatısı altında da örgütsel bir mücadele verip elimizden ne geliyorsa toplumumuz için, milletimiz için, ibadethanelerimiz için, inancımız ve yaşamımız için bu sürekliliğimizi koruyacağız. Faaliyetlerimiz ile beraber kamplarımızda olacak.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Okmeydanı Cemevi’nde çocuklar için 29 Ocak’ta sihirbaz gösterisi yapılacak

    Okmeydanı Cemevi’nde çocuklar için 29 Ocak’ta sihirbaz gösterisi yapılacak

    PİRHA-Okulların yarı yıl tatiline girmesiyle beraber çocuklar için 29 Ocak Pazar günü sihirbaz gösterisi yapılacağını duyuran Okmeydanı Cemevi, “Bu sene sevgili Özgür Kapmaz canımızın Sihirbaz Gösterisi ile çocuklarımızı, yarınlarımızı mutlu etmek, güldürmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Okmeydanı Cemevi, “Sömestr tatilinde, hadi çocuklar eğlenmeye” başlığıyla 29 Ocak Pazar günü sihirbaz gösterisi yapılacağını duyurdu. Özgür Kapmaz tarafından yapılacak olan gösteri saat 15.00’te başlayacak. Okmeydanı Cemevi tarafından yapılan paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:

    “Her sene okulların yarı yıl tatili sonrası Okmeydanı Cemevi Gençlik Komisyonumuzun yaptığı eğlence etkinliklerinde bu sene sevgili Özgür Kapmaz canımızın Sihirbaz Gösterisi ile çocuklarımızı, yarınlarımızı mutlu etmek, güldürmek istiyoruz. 29 Ocak Pazar günü Saat 15.00’da tüm çocuklarımızı Okmeydanı Cemevimizin konferans salonuna bekliyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Emek ve Özgürlük İttifakı’nın, halk buluşması binlerce yurttaşın katılımıyla başladı-VİDEO

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın, halk buluşması binlerce yurttaşın katılımıyla başladı-VİDEO

    PİRHA- Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği halk buluşması binlerce kişinin katılımıyla başladı.

    Emekçi Hareket Partisi (EHP), Emek Partisi (EMEP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile Toplumsal Özgürlük Partisi’nin (TÖP) oluşturduğu Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlediği halk buluşması binlerce kişinin katılımıyla başladı.

    Buluşmaya aralarında Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Hubyar Sultan Alevi Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin de (PSAKD) olduğu çok sayıda kurum ve kişi katılıyor.

    Salonda üzerinde “Demokrasi”, “Özgürlük”, “Eşitlik”, “Kadın”, “Emek”, “Barış”, “Doğa”, “Gençlik” yazan loliloplar koltuklarda yer aldı. Ayrıca salonda, “Birlikte Değiştireceğiz” , “Emek ve Özgürlük İttifakı” pankartları asıldı.

    Kongre merkezinin giriş kısmında Emek ve Özgürlük İttifakı’nın yelken bayrakları dizilirken, salonda sahnede bulunan dev ekranda ise ittifak bileşenlerinin logolarının olduğu jenerik gösterildi.

    Buluşmaya, kadınından gencine, işçisinden siyasetçisine birçok kesim renkleri ve farklılıkları ile katıldı. İşçiler kongre merkezine “Susma sustukça sıra sana gelecek”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek” sloganları ile giriş yaparak taleplerine dikkat çekti. Zılgıtlar eşliğinde halay çeken yüzlerce kişinin coşkusu şölene dönüştü. İşçiler kasklarıyla, kadın işçiler de zılgıt atarak uzun süre halay çekti. Farklı halklar da çekilen halaya katılarak omuz omuza mücadele mesajı verdi.

    Emek ve Özgürlük İtifakı’nın Yol Haritası açıklanıyor.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • HDP Gençlik Meclisi Sözcüsü Dağ: Çizilen karanlık tablo karşısında çözüm bizde!

    HDP Gençlik Meclisi Sözcüsü Dağ: Çizilen karanlık tablo karşısında çözüm bizde!

    PİRHA -HDP Gençlik Meclisi Sözcüsü ve HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, gerçekleştirilen KPSS sınavında çok büyük hukuksuzluğun açığa çıktığını hatırlatarak “Şimdiye kadarki skandallarda ne yetkililerin yargılanıp cezalandırıldığını ne iktidarın hesap verdiğini söyledi. Dağ, “Bir dönemin sınav sorularının çalınmasında sanık olarak yargılanan bir şahıs bugün hala İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam ediyor” diyerek gençlerin çözümsüz olmadığını belirtti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi Sözcüsü ve Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, Diyarbakır’da basın toplantısı düzenleyerek güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) skandalı başta olmak üzere gençlik gündemlerine değinen Dağ, Aysel Tuğluk’un durumu ve işkence ile gözaltına alınan gençler hakkında konuştu.

    Konuşmasına “3 Ağustos Êzidî Katliamı’nı buradan bir kez daha kınıyor, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere hayatını kaybedenleri anıyorum” sözleriyle başlayan Dağ, 74’üncü Êzidî Fermanı’nda 6 binin üzerinde kadın ve çocuk kaçırıldığını ve binlercesinin katledildiğini kaydetti. Dağ, kadın düşmanı zihniyetin Türkiye’de de yaşamın her alanında kendisini gösterdiğini söyleyerek Kobani davasına işaret etti. “Çok yakın bir tarihte Kobanî Kumpas Davasından tutuklu bulunan kadın tutsaklar Ayla Akat Ata, Ayşe Yağcı, Bircan Yorulmaz ve Pervin Oduncu arkadaşlarımız açık görüşte birbirlerinin görüşçülerine selam verdikleri gerekçesiyle disiplin cezasına çarptırıldılar. Bu, AKP’nin katmerleşen faşizmine en bariz ve son örnektir” ifadelerini kullandı.

    “AYSEL TUĞLUK’A YAŞATILANLAR İŞKENCEDİR, İNSANLIK SUÇUDUR”

    Dersim Dağ, Kobanî Davası’nda tutuklu bulunan demans hastası Aysel Tuğluk’un durumu için de yorumda bulundu. Tuğluk’un avukatını bile tanıyamazken, bir işkence yöntemiyle ifade vermeye zorlandığını belirten Dağ, “Bu 80’li yıllarda Esat Oktay’ın Amed zindanında gerçekleştirdiği işkencenin çok çok ötesindedir. Buradan AKP-MHP yargısına sesleniyoruz; Aysel Tuğluk başta olmak üzere hasta tutsakların bir an önce serbest bırakılması gerekiyor. Bu bir işkence yöntemidir, insanlık suçudur” dedi.

    N.Ç. DAVASINDA SANIK OLAN BİRİNİN KANAAT ÖNDERİ OLARAK TANIMLANMASI AKP’NİN İKİYÜZLÜLÜĞÜDÜR

    Mardin’de 13 yaşındayken 28 kişinin tecavüzüne uğrayan N.Ç’ye ilişkin davanın detaylarını anlatan Dağ, AKP’nin tecavüzcüleri koruduğunu ifade etti. Dosyada sanıklardan bir erkeği, AKP’nin kaymakamı ve AKP kayyımı tarafından kanaat önderi olarak tanımlandığını açıklayan Dağ, “Bu iktidarın iki yüzlülüğünü göstermekle birlikte, kayyım açısından cinsel istismar sanığının da kanaat önderi olarak görüldüğünü gösteriyor” yorumunu yaptı.

    “TURNUVAYA KATILAN 11 ARKADAŞIMIZ İŞKENCEYLE GÖZALTINA ALINDI”

    HDP Gençlik Meclisi sözcüsü ve Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ konuşmasına şu şekilde devam etti:

    “AKP-MHP iktidarı, bir yandan özel savaş politikalarını sistematik olarak yürütürken, bir yandan da Gençlik Meclisimizin bu özel savaş politikalarına karşı yürüttüğü çalışmayı da illegalize etmeye çalışıyor. “Bağımlılığı Kıralım, Yeni Yaşamı Kuralım” şiarıyla ile yürüttüğümüz kampanya çerçevesinde 11 kentte futbol turnuvası düzenliyoruz. Bu turnuvayı da Kemal Kurkut anısına düzenliyoruz. Geleneksel olarak her yıl düzenlediğimiz bu futbol turnuvası, her yıl illegalize ediliyor, çeşitli engellemeler ve baskılarla karşı karşıya kalıyor. Bu, 2017’de Amed’de katledilen Kemal Kurkut’un da illegalize edilmesidir. Kemal Kurkut isminin kullanılmasının “örgüt propagandası” olduğu suçlamasıyla karşı karşıya kaldık. 2017’de polis kurşunuyla katledilen Kemal Kurkut’un katili cezasız bırakılırken, AKP-MHP iktidarı Kemal Kurkut’u “terörist” ilan ediyor. İstanbul Gaziosmanpaşa’da Zaxo ve Roboski katliamlarının hesabının sorulacağı şeklinde açılan bir pankartı gerekçe göstererek, turnuvaya katılan 11 arkadaşımız işkenceyle gözaltına alındı. Buradan bir kez daha söylüyoruz; Roboski Katliamı’nı yapanlar da Zaxo Katliamı’nı gerçekleştirenler de hukuk önünde er ya da geç hesap verecektir. Gençlik er ya da geç hesabını soracaktır.”

    “DEMOKRATİK SİYASET ALANINDAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Geçtiğimiz günlerde HDP Parti Meclis üyesi ve Gençlik Yürütme Kurulu Üyesi olan Livan Orman, parti faaliyetleri gerekçesi ile tutuklandı. Orman dışında Gençlik Meclisi üyesi 12 kişinin de gözaltına alındığını hatırlatan Dağ, tutuklamaları AKP-MHP iktidarının gençlerin siyaset hakkına yönelik politikası ve tahammülsüzlüğü olarak gördüğünü ifade etti.

    Cumhurbaşkanı, KPSS sorularının servis edildiği ve şifreleme olduğu iddiaları ortaya çıkınca ÖSYM Başkanı’nı  görevden alınmasını da değerlendiren Dağ, şunları dile getirdi:

    “Gerçekleştirilen KPSS sınavında çok büyük hukuksuzluk açığa çıktı. Bir yayınevindeki 20 sorunun sınavdaki sorularla aynı olduğu öğrenildi. ÖSYM Başkanının ‘şaibe yoktur’ açıklamasından 2 saat sonra gençlerin ve kamu personeli adaylarının büyük tepkisi üzerine ÖSYM Başkanı görevden alındı. Benzer soru çalmaların önceki yıllarda da gerçekleştirildiğini hepimiz biliyoruz. 2003-2005-2011 yıllarında aslında yine benzer şekilde sınav sorularının çalındığı ortaya çıktı. 2011’de 1 milyon 700 adayın girdiği YGS’de sınav sorularının çalınması üzerine ÖSYM Başkanı Ali Demir 18 yıl hapis istemiyle yargılanmış kısa bir süre sonra da serbest bırakılmıştı. 15 yıl boyunca tüm sınav sorularının çalındığını itiraf etti. AKP iktidarı sürecinde 15 yıl boyunca gençlerin gireceği ve aslında liyakatlı bir şekilde yürütülmesi gereken sınavların sorularının çalındığı bir kez daha böylece ortaya çıktı. Ancak ne yetkililerin yargılanıp cezalandırıldığını ne iktidarın hesap verdi. 2011 yılında 18 yıl ile yargılanan Ali Demir İTÜ’de öğretim görevlisi. Yani bir dönemin sınav sorularının çalınmasında sanık olarak yargılanan bir şahıs bugün hala İTÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışmaya devam ediyor.

    “ÇİZİLEN KARANLIK TABLO KARŞISINDA ÇARESİZ DEĞİLİZ, ÇÖZÜM BİZDE”

    AKP-MHP iktidarının gençlere reva gördüğü bu. Ne iktidara gençler inanıyor ne de gençler AKP-MHP’nin iktidarını bu şekilde devam ettirmesine izin verecek. Biz çizilen bu karanlık tablo karşısında çaresiz değiliz. Örgütlenerek ve AKP-MHP iktidarının saltanatını yıkarak gençlere ve halka reva görülen tüm politikalara karşı çözümün bizde olduğunu her fırsatta söylüyoruz.

    “Çözüm Biz’de, Savaşa ve Sömürüye Hayır” sloganıyla yarın yani 6 Ağustos’ta Amed’de, 7 Ağustos’ta İstanbul Kartal Meydanı’nda mitingler düzenleyeceğiz. Gençlere geleceksizliği, kadınlara tacizi, tecavüzü ve katledilmeyi, halka yoksulluğu ve açlığı reva görenlere karşı çözüm bizde diyoruz. Çözüm mücadelede, örgütlenmede, halkta, kadında, gençte diyoruz. Başta gençlik olmak üzere AKP-MHP iktidarının gidişatından rahatsız olan ve “bu böyle gitmez; savaşa, açlığa, geleceksizliğe ve yolsuzluğa razı değiliz” diyen herkesi yarın ve pazar günü gerçekleştireceğimiz mitinglere davet ediyoruz.

    Demokratik siyaset alanından men edilmek istenen gençler ve kadınlar AKP-MHP iktidarının sonunu getirecek ve saltanatını yıkacaktır. Buradan tüm gençlere çağrıda bulunuyoruz: Sizleri geleceksiz ve umutsuz bırakanlara, sizleri yok sayanlara ve tanımayanlara karşı daha fazla örgütlenelim, mücadele edelim, demokratik siyaset alanında mücadelemizi büyütelim.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi genç Mustafa Sazcı’dan çağrı: Alevi kurumları, gençliğe alanlar yaratmalı-VİDEO

    Alevi genç Mustafa Sazcı’dan çağrı: Alevi kurumları, gençliğe alanlar yaratmalı-VİDEO

    PİRHA-Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı, Alevi kurumlarına çağrıda bulunarak, gençlere söz söylemeleri için alan açmalarını istedi. “Gençler, Alevi kurumları içerisinde kendi sözünü söyleyebilecek alan bulamadığı için doğal olarak hareketin dışında hissediyor” diyen Sazcı, Diyanet destekli kurumların asimilasyon faaliyetini Alevi gençleri üzerinden yürüttüğünü hatırlattı. 

    Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı, Alevi gençliği ve yaşadıkları sorunlara ilişkin PİRHA‘ya konuştu. Gençlik sorununun şu anki süreçte çok önem arz ettiğini belirten Sazcı, Alevi kurumları içerisinde gençliğin her zaman dinamizm oluşturduğunu söyledi.

    Son süreçte Alevi kurumlarında genç potansiyelin yok olmaya başladığını da aktaran Sazcı, Alevi kurumların gençliğin kendisini temsil edecek, kendi sözünü söyleyebilecek alanlar yaratması gerektiğini vurguladı.

    “ASİMİLASYON FAALİYETLERİNİ ALEVİ GENÇLER ÜZERİNDEN YÜRÜTMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    “Özellikle Antalya’da büyük bir Alevi gençlik potansiyeli olmasına rağmen kurumsal anlamda gençleri bir araya getirebilecek bir oluşuma ev sahipliği yapılmadığını belirten Sazcı sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Tabii ki bunun Türkiye’ye de yansıması oluyor. Durum vahim. Gençler, Alevi kurumları içerisinde kendi sözünü söyleyebilecek alan bulamadığı için doğal olarak hareketin dışında hissediyor. Ancak Alevi kurumlarına karşı asimilasyoncu dediğimiz, asimilasyon üzerine kurulmuş olan devlet ve Diyanet destekli kurumlar Alevi gençliğine çok önem veriyor. Asimilasyon faaliyetini, toplumu dönüştürecek kesim olan Alevi gençleri üzerinden yürütmek, ilerletmek istiyorlar.

    “Şİİ MİSYONERLER ‘ALEVİ ÖĞRENCİ GENÇLİĞİ’ ADIYLA SAYFA AÇTILAR”

    Özellikle üniversitelilere hitap eden ‘Alevi Öğrenci Gençliği’ adında kurulan bir sayfa var. 22 bin kişilik bir kitleye hitap ediyor. Bu sayfanın, bu oluşumun İran destekli Şii misyonerlerin Alevi gençliğine ulaştığı bir kanal olduğunu biliyoruz. Ancak 22 bin kişiye hitap eden o sayfanın yerini bugün Alevi kurumları dolduramıyor. Alevi gençliğine seslenemiyor. Özellikle bu iş önce Alevi kurum yöneticilerine düşüyor. Gençlerin sözünü söyleyebileceği alanları yaratmaları gerekiyor. Aynı zamanda Alevi kurum yöneticilerinin de rızalık temelli faaliyet yürütmeleri gerekiyor. Kendi egolarını tatmin etmek üzere faaliyetler yürütmemesi gerektiğini düşünüyorum.”

    “ALEVİ GENÇLER ÖNCÜ MİSYONU ÜSTLENMELİ”

    Alevi gençliğinin de bu noktada ısrarcı olması gerektiğini belirten Sazcı, “Bu Yol bizim, bu dernekler bizim, bu kurumlar bizim. Bu kurumları dönüştürecek olan da nihayetinde bizleriz. Alevi gençleri bunun farkına varmalı. Açıkçası ben Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Derneği’nde bu gençliğin ortaya çıkması için mücadele ediyorum. Bu gençliğin kendi öz gücünün farkına varması için mücadele ediyorum. Arkadaşları da bu mücadeleye davet ediyorum.

    ALEVİ GENÇLERE ÇAĞRI

    Alevi gençlerine çağrı yapmak istiyorum. Yüzyıllardır bizim inancımız asimilasyona, baskıya zulme maruz kalıyor. Dedelerimizin anlattığından hatırladığım kadarıyla, biz saz çalmaya giderken sazı küçültüyorlar ki cura ceketinin altına sığabilsin. Dedelerimiz sakalları yolunarak bu yolu yürütüyorlar. Şu an rahat diyemem ancak o zamana göre rahat olan bir ortamda Alevi Yoluna, Yolumuza nihayetinde bugün de tek varlığımız olan kurumlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Kurumlarımıza bütün hatalarına rağmen sahip çıkmalı ve o kurumları içeriden dönüştürmemiz gerekiyor. Ben Alevi gençliğinin de bu öncü misyonu üstleneceğini düşünüyorum.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

  • HDP Dersim İl Örgütü: Baskılara karşı kenetlenelim

    HDP Dersim İl Örgütü: Baskılara karşı kenetlenelim

    PİRHA – Son günlerde HDP gençlik meclis üyelerinin kaçırılmasıyla ilgili HDP Dersim İl Örgütü yazılı açıklama yaparak, kaçırılan HDP’li gençlere tehdit ve işkenceyle tehdit edildiğine dikkat çekip, baskılara karşı kenetlenme çağrısı yaptı. 

    Son günlerde HDP gençlik meclis üyelerinin kaçırılmasıyla ilgili HDP Dersim İl Örgütü yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, baskı ve şiddetin yükseldiği bir dönemden geçildiğini, bu dönemde de iktidarın yürüttüğü hukuk dışı politikaların ilk hedefinin gençler olduğuna dikkat çekti.

    “ÇALIŞMALAR KEYFİ BİR ŞEKİLDE ENGELENMEKTEDİR”

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “HDP Gençlik meclisi kurulduğu günden bu yana her türlü baskı politikalarına karşı amansız bir mücadele yürütmektedir. Gençlik Meclisimizin tüm çalışmaları illegalize edilmeye çalışılmakta, keyfi ve gayri hukuki bahanelerle engellenmektedir. Gençlik meclisi üyelerimiz sürekli gözaltı, tutuklama ve ajanlık dayatmalarına maruz kalmaktadır. Bugüne kadar yüzlerce genç arkadaşımız gözaltına alınmış, tehdit ve işkenceye maruz kalmıştır, onlarca arkadaşımız sırf gençlik meclisi çalışmaları yürüttükleri için hukuksuz bir şekilde tutuklanmıştır. Yine onlarca arkadaşımız kendilerini polis veya istihbaratçı olarak tanıtan kişilerce kaçırılıp tehdit edilmiş ve ajanlık dayatılmıştır. Özellikle son süreçte genç arkadaşlarımız güpegündüz kaçırılmakta ve bu gayri hukuki durum artarak devam etmektedir. 90’lı yılları aratmayan Jitemvari bir çete yapılanması ile gençliğin örgütlü mücadelesi ve gençlik meclisi üyelerimiz hedef alınmaktadır.

    “TEHDİT VE İŞKENCEYLE AJANLIK DAYATILDI”

    HDP Merkez Yürütme Kurulu ve Gençlik Meclisi Yürütme Kurulu Üyesi Serhat Aktumur kendisini Mitçi olarak tanıtan kişilerce gündüz vakti zor ve işkence ile kaçırıldığı anımsatılan açıklamada, Aktumur’ı Diyarbakır’da zorla kaçıranların tehdit ve işkence ile ajanlık dayatıldığının altı çizildi.

    “BASKIYA KARŞI KENETLENELİM”

    Birçok merkezde kaçırma olaylarının arttığına dikkat çekine açıklamada, “Başta Gençlik Meclisi üyelerimiz olmak üzere tüm gençler korkutulmaya çalışılmaktadır. Bu kaçırma olayları çetelerin ve karanlık güçlerin, hukukun ve adaletin yerine geçtiğinin kanıtı niteliğindedir. Mücadelemizi baskı ve tehdit ile yok etmeye çalışanlar şunu iyi bilsinler ki asla ama asla bir adım geri atmayacağız. Her türlü baskıcı politikaları her alanda teşhir etmeye devam edeceğiz. Başta gençler olmak üzere tüm kamuoyunu bu baskı ve sindirme politikalarına karşı durmaya demokrasi  ve özgürlük mücadelesi etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • CHP’li Kaya: Dünyada hiçbir lider kendisini yasaklarla var edememiştir-VİDEO

    CHP’li Kaya: Dünyada hiçbir lider kendisini yasaklarla var edememiştir-VİDEO

    PİRHA – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medya ve Netflix ile ilgili açıklamalarını değerlendirdi. Yıldırım Kaya “Erdoğan’ın memleket sorunları ile ilgilenmesi beklenirken o gençlerin düşünce ve özgürlüklerini kısıtlamak adına yeni fikirler projeler düşünüyor, dillendiriyor” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İl Başkanları toplantısında Netflix, Twitter, Youtube gibi sosyal medya uygulamalarını kastederek dile getirdiği “Bu millete, bu ülkeye bu tür mecralar yakışmıyor. Onun için de bir an önce biz bunları parlamentomuza getirip, parlamentomuzdan bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol etmesini istiyoruz” açıklaması tepkilere neden oldu.

    “MEMLEKETİN DERDİYLE İLGİLEN!”

    CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Erdoğan’ın partisinin il başkanları toplantısında dillendirdiği ve kurmaylarına yeni bir kısıtlama için hazırlık yapmaları talimatı verdiği açıklamasını eleştirdi.

    Kaya şunları kaydetti:

    “YKS sınavı öncesi Recep Tayyip Erdoğan gençlerle yaptığı toplantıda sosyal medya üzerinden yaptığı toplantıda gençlerin özellikle Z kuşağının dislike yapması ve oy moy yok sözü Recep Tayyip Erdoğan’ı çileden çıkartmış anlaşılan. İşte bunun için il başkanları toplantısında işsiz gençlere iş bulma vadi yapacağı yerde sosyal medyayı en çok kullanan Z kuşağına netflix ve YouTube kanallarının kapatılmasını ilan etti. Havuz medya yetmedi mi, televizyonları yetmedi mi, gazeteler yetmedimi, radyolar yetmedi mi? Bunlarla toplumun sesini kestin. Şimdi Z kuşağının da sesini kesmek istiyorsun ama dünyada hiçbir lider yasaklarla kendini var edememiş sen de kendini yasaklarla var edemeyeceksin çünkü Z kuşağı artık dünyayı ve ülkeyi yorumlayabiliyor. Kendi sorunlarını çözmek için ayağa kalkabiliyor” dedi.

    PİRHA/ ANKARA

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Eren Yıldırım serbest bırakıldı

    CHP’li Eren Yıldırım serbest bırakıldı

    PİRHA – CHP Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım tahliye edildi. Yıldırım, Vefa Sosyal Destek grubu personelleriyle tartışma yaşamış ve sonra kendisine silah çekildiği ortaya çıkmıştı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yüreğir İlçe Gençlik Kolları Başkanı Eren Yıldırım, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hedef gösterilmiş ve sonrasında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanmıştı.

    17 Gündür tutuklu olan CHP’li Eren Yıldırım’ın serbest bırakıldığı haberini sosyal medya hesabında paylaşan Barış Yarkadaş “Adana Yüreğir Gençlik Kolları Başkanımız Eren Yıldırım mahkeme tarafından 15.09’da SERBEST bırakıldı. Ve böylece büyük bir yalan daha çöktü. 17 günlük süren esaret, nihayet az önce sona erdi. Aramıza hoş geldin Eren..” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Evde kalsak açız, çalışırsak korona; çaremiz ücretli izin, aracımız genel grev’-VİDEO

    ‘Evde kalsak açız, çalışırsak korona; çaremiz ücretli izin, aracımız genel grev’-VİDEO

    PİRHA- Çalışma, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ortak çalışması sonrasında duyurulan koronavirüs önlem ekonomi paketine emekçiler tepki göstermeyi sürüdürüyor. Kendilerini Devrimci Otonomlar olarak adlandıran gençler, “Evde kal yetmez. Ücretli izin istiyoruz” dedi ve genel grev çağrısı yaptı. 

    Hükümet, ekonomi paketlerinde büyük sermaye ve yandaş toplulukların süreç içerisinde yıpranmaması adına önlem alırken, vatandaş “evde ne yiyeceğim” diye düşünüyor. Öğrenci oldukları şehirlerde geçici işlerde çalışarak geçimlerini sürdürürken şimdi büyük bir soru vatandaşların akıllarında… Şimdi ne yapacağız?

    “HÜKÜMETİN PROGRAMINDA KENDİMİZE YER BULAMADIK”

    Kendilerini Devrimci Otonomlar olarak adlandıran kafe- bar çalışanı 3 genç, bugün İstanbul Bahçelievler’de bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İl Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaptı.

    Devrimci Otonomlar, “19 maddelik bu pakette biz neredeyiz?” diye sordu.

    “Geçici işyerlerinde çalışan gençler şimdi nasıl geçineceklerini bilmiyorlar. Hükümet tarafından duyurulan programda “İşçiler, mavi yakalılar, kağıt toplayıcıları, kamu çalışanları ne de işsizler düşünülmemiştir” denilen açıklamada, “Hükümet tarafından beş gün önce duyurulan programda biz geçici işyerlerinde çalışan öğrenciler, ne fabrikalarda çalışan işçiler toplumun ezilen her bireyi ile ilgili programda bizi gören bir madde yok, hala bir gelişme de yok. Hala sağlıksız çalışma koşullarında çalışan arkadaşlarımız var ve bu durumu gündemleştirip sağlığı için önlem almak isteyenler işten atılıyor” ifadeleri yer aldı.

    “ÜCRETLİ İZİN TALEBİ GÜNDEMLEŞTİRİLMİYOR”

    Ücretli izinlerin gündemleştirilmemesini eleştiren gençler, “Asla ücretli izin talebi gündemleştirilmiyor. Hacı Sabancı bir gönderisinde yüzsüzce ‘sakin ol şampiyon ben evdeyim’ diyebiliyor. Biz işçilerden çalarak kazandığı serveti ile aldığı yalısında kendine güvenli bir alan yaratan bu kişinin tavrı, bütün patronların tavrı olmuş durumda ve devlet yalnızca bu yüzsüz kişileri koruyor. Tuzu kuru, karnı tok olanlar evden çıkmasa da oluyor. Peki bize bu kadar evde kal çağrısı yapan devlet evde kalmamız için ne yapıyor? Hiçbir şey yapmıyor ve hiçbir şey yapmayacak!’ dediler. “Eğer onlar hiçbir şey yapmıyor ise biz yapalım. Genel greve çıkalım. Bugün hissetmekte olduğumuz bu krizimiz daha derinleşecek ve bütün emekçiler olarak bir şey yapmazsak biz öleceğiz patronlar yaşayacak” dediler.

    Genel Grev çağrısı yapan gençler, “Greve çıkalım biz yaşayalım” diyerek açıklamalarını sonlandırdılar.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kısaslı Murtaza Asa: Urfa’da inancımı hiç saklamadım, gurur duyuyorum-VİDEO

    Kısaslı Murtaza Asa: Urfa’da inancımı hiç saklamadım, gurur duyuyorum-VİDEO

    PİRHA – Urfa Kısas’ta yaşamını sürdüren Türkmen Alevi yurttaş Murtaza Asa, inancıyla gurur duyduğunu belirterek “Odak noktamız insandır. “Cemevinin esas kolonları dedeler ve zakirlerdir” diyen Asa, son dönemde bölgelerindeki Alevi gençlerinin inanca ilgilerinin yoğun olduğuna işaret etti. 

    Murtaza Asa, Urfa’nın Kısas köyünde çiftçilikle geçimini sağlayan Türkmen Alevi bir yurttaş. “Aleviliğimiz ile gurur duyuyoruz” diyen Asa, çevre halkı tarafından kimliklerine güven duyulduğunu, saygı gördüklerini anlattı. Asa, gelinen süreçte Alevi inancının maddiyat ile sekteye uğratıldığını da söyleyerek, “İnancımız son zamanlarda maddiyat ile baltalanıyor. Maddi problemler ciddi anlamda önem arz ediyor. Kendi cemevimizi kendimiz yaptık. Dile getirmem hoş olmayacaktır ama örnek teşkil etmesi adına söylüyorum. Yıllar evvel milyarlar ödedim. Kız kardeşim kolundaki bilezikleri bağışladı. Eniştem, yüz torba çimento alayım, dedi. Senelerdir bize hiçbir yardım gelmiyor” diye konuştu.

    “ALEVİLİK ANLATILMAZ, BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”

    Murtaza Asa, geçmiş yıllarda cemlerin evlerde yapıldığını belirterek “O şartlarda büyüklerimiz dürüstlük ve bağlılıktan beslenerek bu ritüeli sürdürmüşler” dedi. Asa, Aleviliğin bir tür yaşam biçimi olduğunu da söyleyerek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Bildiğim kadarıyla köyün ilk cem babası ve muhtarı bizim dedelerimiz olmuş. Şehirden gelmişler. Türkmenlermiş  ve oradayken çulhacılık yaparlarmış. Kendi evlerinde ufak tefek imkanlar ile toplanıp, aralarında iki buçuk lira topladıklarında, bir lirası ile çay, bir buçuk lirası ile şeker alıp o günlük ikramı çıkartırlarmış. Alevilik anlatılmaz, o bir yaşam biçimidir. Yaşamaya niyet ederseniz karşılaştığınız şeydir. Odak noktamız insandır. Yatırımını insanlığa yapan herkes karşılığını alır. Tabi şimdi eskisi gibi değil.”

    “CEMEVİNİN ESAS KOLONLARI DEDELER VE ZÂKİRLERDİR”

    Murtaza Asa, gençlerin ve çocukların son zamanlarda cemevlerine akın etmeye başladığına da dikkat çekti. Gençlerin Aleviliğe ilgi göstermelerinin sebebini anlatan Asa şöyle devam etti:

    “Bir cemevinin esas kolonları dedeler ve Zâkirlerdir. O kolonlar güçlü olmadığı zaman cemevi çöker. Onlar dürüst olup yola bağlı kaldıkları zaman insanları çekerler. Son zamanlarda Veliyeddin efendimin, Ulusoy’un, köydeki babalarımızın genç olmaları gençlerimizi de çekiyor. İnanç, insanları bütün kötülüklerden alıkoyar. Bunu yalnızca Alevilik için söylemiyorum. Her toplumun inancı, eğer yaşarlar ise, o inanç kişiyi doğru yola iter. Aksi durumlarda bizim gençlerimiz boşlukta kalıyor. Yolun emrettiklerini hayatlarına uygulamaları lazım. Daima söylerim; Alevilik medeniyettir. Ehlibeyt Kerbela’da Yezit’e biat etmediği, yanlışlarına boyun eğmediği için can verdi. İsteseler bir padişahlık alıp otururlardı.”

    “ALEVİLİĞİN KİTABI OLMAZ YAŞAMAK LAZIM”

    Aleviliğe yönelik asimilasyon politikaları da Murtaza Asa’nın değerlendirmeleri arasında yer aldı. “Çocukların inançtan uzak kalması en başta anne babaların bilinçsiz olmasından kaynaklanıyor” diyen Asa, kadınların özellikle cemlere katılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    “Çünkü toplumu yetiştiren yön veren bireyler kadınlardır. Bir babanın sözü evladına bazen sert gelebilir ancak anneninki tesir edecek bir yol bulur. Yanlış yollara gidiliyor evet. Aleviliğin kitabı olmaz yaşamak lazım. Bu sebepten cemevlerine gelmek lazım. Serçeşme Hacı Bektaş Veli’ye gitmeleri, pirimizden, şeyhimizden gerçek unsurları alıp takip etmeleri lazım. 1700 yıldır ezildik, itildik, kakıldık, sürüldük; yine Ehlibeytin çırağını diri tuttuk.”

    “DİN DERSLERİNE KATILMAYIP DIŞARIDA BEKLERDİM”

    Zorunlu din dersleri ve okullardaki mescit dayatması da Asa’nın eleştirileri arasında yer aldı. Eğitimin geçmiş yıllarda daha esnek tutulduğunu anlatan Asa, “1978’de Şanlıurfa’daki merkez okuluna kaydoldum. Benim velim aydındı. Okul yönetimine ‘Din dersine çocuğum katılmayacak’ dedi. Dolayısıyla ben din derslerinde dışarıda bekliyordum. O zamanda bile böyle bir seçenek varken günümüzde zorunlu bir hal alması yorumsuz. Ya benim inancım doğruysa? Sana Allah’tan bir mektup mu geldi? Bırak ben kendi inancımı, örfümü yaşayayım” dedi.

    “ÜLKENİN TEMEL TAŞI ALEVİLERDİR”

    Murtaza Asa, AİHM’in din derslerinin zorunlu olması sebebi ile Alevilerin lehinde verdiği karara işaret ederek, “İktidar bunu uygulamazsa başlarına türlü imtihanlar gelir. Yine kimi grup ve aktörler sömürü ve suistimal ile zarar verirler” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu ülkenin temel taşı Alevilerdir. İstiklal Harbi’nde mücadele veren Alevilerdir. Köyümüz o yıllarda 30- 40 haneyken yaklaşık 25 evden Çanakkale’ye savaşa gidilmiş. Bu ülkenin temelini atan da Aleviler, Türkmenlerdir. Bu bir mozaiktir. Her kul bir salahtır. Herkes aynı olacak diye bir kaide mi var? Ben yeşil giyerim, o siyah giyer, diğeri beyaz. Yanlış bir uygulama. Madem adil bir düzendesin bırak kim ne istiyorsa kendi iradesi ile öğrensin. Aleviliği yanlış görüyorlarsa buyursunlar cemevlerimize gelsinler. Bir müşahede etsinler; Hakka biz mi daha yakınız onlar mı? Biz Hakkın insandan tecelli ettiğine inanıyoruz. İnsana saygısı olmayanın Hakka nasıl saygısı olsun. Hak, Adem’de tecelli etti. Hallacı Mansur dedi ki: “Enel Hak, ben Hakkım.” Allah ile birim, manası ile söyledi. Sen bu anlamı hayatına uygulamıyorsan ibadetin de anlamsızdır.”

    “FİKRİNİ SAKLARSAN BİTERSİN”

    Asa, Urfa’da hiçbir şekilde inançlarını saklama gereği duymadıklarını da belirterek “Kim gelirse gelsin açık oldum. Bundan gurur duyuyorum. Alnıma silah dayayan yok ki. İstersem tespihimi alır gider mescitte namazımı da kılarım. Eğer fikrini saklarsan bitersin. Silik bir kişiliğin olur. Ancak şöyle bir nokta var; karakterinde problem olan bir insansan evet, Alevi olduğunu sakla. Onu taşıyabileceksen açık tut” dedi.

    Asa, Urfa’da farklı inanç kültürlerine karşı önemli derecede hoşgörü oluştuğuna da vurgu yaparak sözlerini şu cümlelerle noktaladı:

    “Örneğin Veliyeddin Ulusoy, bölgede en beğenilmeyen kişiye gidip derdini dinler, hatrını sorar, acısını ve sıkıntısını kendi derdi gibi görür. Efendilik böyledir. Belki her çağda böyle olsaydı bugün Alevilik başka yerlere gelmişti. Buradaki Sünniler Veliyettin Ulusoy’a çok saygı duyuyorlar. Mesela benim anne tarafım Sünni’dir. Ancak biz Aleviliği benimsedik. Buna da herkes saygı duyar. Belki köye gelen yabancılar laf edebilir ancak Urfalılar böyle bir şey yapmazlar. Bu tarz şeyleri aştık.”

    PİRHA/URFA  

     

  • Dersimli gençler, dostluk kazansın diyerek yeşil sahalarda biraraya geldi-VİDEO

    Dersimli gençler, dostluk kazansın diyerek yeşil sahalarda biraraya geldi-VİDEO

    PİRHA – Dersimli gençlerin birbirini tanıyıp kaynaşması ve artan intihar olaylarını engellemek için gençleri yeşil sahada bir araya getiren Avşeker Çevre Köyleri Yardımlaşma Grubu’ndan Erdoğan Yılmaz, “Gençlerimiz birbirlerini polis GBT’lerinde, cenazelerde ve düğünlerde değil halı sahalarda, pikniklerde ve derneklerde tanımalılar” diye konuştu.

    İstanbul’da yaşayan Dersimli gençlerin buluşması, kaynaşması, uyuşturucudan uzak durması ve artan intihar olaylarının engellenmesi için gençleri kendi emek ve çabaları ile yeşil sahalarda biraraya getirmeye çalışan Avşeker Çevre Köyleri Yardımlaşma Grubu’ndan Erdoğan Yılmaz, gençlerin daha çok biraraya gelmesi için dernek ve kurumların desteğini bekliyor.

    İki yıldır halı sahada biraraya gelen Dersimli gençler, her hafta Pazar günü farklı takım ve arkadaşlarıyla ile maç yapıyorlar. Genelde Erenler Cemevi, Garip Dede Dergahı ve benzeri kurumların gençlik takımı ile maç yapan Dersimli gençler bu etkinlikten oldukça memnunlar. Her köyden 2-3 gencin yer aldığı maçta genelde 1990 ve 90 sonrası yaş grubu top oynuyor.

    Halı sahada bir araya gelen gençlerin tanışıp kaynaşmalarını sağlamak istediklerini belirten Yılmaz, bu fikrin nasıl oluştuğunu ise şöyle aktarıyor:

    “Tramvayda inen iki genci polis rutin kontrole tabi tutuyor. Kimlik kontrolü yapan polis bu iki gence ‘Sizler birbirinizi tanıyor musunuz?’ diye soruyor. Gençlerde ‘Hayır tanımıyoruz’ diyorlar. ‘Polis aynı köylüsünüz nasıl tanımıyorsunuz?’ diyor. Gençler babalarının isimlerinden de birbirlerini tanımıyorlar. Ancak aralarında konuşan çocuklar, Dersim’deki köylerinde insanlar birbirine lakap takarlar ve o lakaplar sayesinde gençler birbirini tanıyorlar.”

    “GENÇLER DERNEKLERE GELMEDİKLERİ İÇİN BİZ GENÇLERE GİDELİM DEDİK”

    Yılmaz, “Gençlerimiz polis GBT’lerinde, cenazeler ve düğünlerde değil halı sahalarda, pikniklerde ve derneklerde gelip birbirlerini tanımalılar. Ancak gençlerimiz derneklere gelmedikleri için biz gençlere gidelim dedik. Gençleri uyuşturucudan uzak tutmak ve son dönemlerde intihar oranın artmasından dolayı bu tür şeylere daha çok önem vermemiz gerekiyor. Dernek ve kurumların gençlere yönelik bu tür faaliyetlere katkı sunması lazım” ifadelerini kullandı.

    Gönüllü 3-5 kişiyle başladıklarını şimdi ise 20-30 kişiye ulaştıklarını belirten Yılmaz şöyle devam etti:

    “Ancak daha fazla kişinin katılmasını istiyoruz. Bizlerin yanında olmalarını ve gelip top oynamalarını istiyoruz. Forma almakta ve halı sahayı kiralamakta sıkıntılarımız oluyor. Duyarlı vatandaşlarımızın gelip sponsor olmalarını ve gençlerimizin ne gibi ihtiyaçlarının olduğunu sorup yardımcı olmalarını istiyoruz. Çevremizdeki insanların bize yardımcı olmalarına seviniriz. Her köyden 2-3 kişi oynatıyoruz. Daha fazla katılım olursa bunu değişebiliriz. Ayrıca maç dışında biraraya gelip piknik yapabilir, türkü söyleyebiliriz. Yani bir yerlerde birlikte çeşitli etkinlikler yapmamız lazım.”

    “YEŞİL SAHALARDA BİRARAYA GELELİM” 

    İki yıldır gençlerle halı saha maçı yaptıklarını dile getiren Yılmaz şunları ifade etti:

    “Geçen yıl 10 maç bu yıl iki maç yaptık. Erenler Cemevi ve Garip Dede Dergahı Gençliği ile de maç yaptık. Elimizden geldiği kadar da hep birlikte maç yapmaya devam edeceğiz. Ve gençlerimizin istediği alanlarda buluşalım. Kısacası bonzaiye, uyuşturucuya, alkole ve son dönemlerde yaşanan intiharlara dur demek için gençleri yeşil sahalara çağırıyoruz. Gençlik topluma yarayacak ne isterse biz onu yaparız. Yeter ki yanımızda olup bize destek versinler. Biz her türlü etkinliği yapmaya hazırız.”

    “İLKİN DOSTLUK SONRA GENÇLİK KAZANSIN”

    Kadınların da bu etkinliğe katılarak gelip maç yapmalarını ve destek olmalarını istediklerini belirten Yılmaz son olarak şunları kaydetti:

    “Kadınlar bir işe el atarsa en iyisini yapar. Kadınlar bilinçlenirse çocuklar da bilinçlenir, eşi de bilinçlenir. Kadın nereye giderse eşini de, çocuğunu da götürür. Hiç kimseyi bulamazsa bir kadın arkadaşını götürür. Gençler geleceğimizdir, ışığımızdır, bu işi desteklerse hiçbir güç gençlerin önünde duramaz. Biz burada yeri geldi 14-15 yaşındaki gençleri oynattık, yeri geldi 34-35 yaşındaki inşaları oynattık. Ama bizim amacımız 1990 ve 90 sonrası gençleri bir araya getirmek. İlkin dostluk sonra gençler kazansın.”

    “GENÇLERİMİZ KAHVE KÖŞELERİNDE OTURACAĞINA SPOR YAPSINLAR”

    Gençlerle dayanışmaya gelen Sanatçı Vedat Baran ise, “Dersimli gençlerimizin böyle bir aktive içinde olması en güzeli. Böyle bir durumda da gençlerimizi desteklememiz lazım. Gençlerimiz kahve köşelerinde oturacağına bu gibi spor aktivitelerinde bulunmaları en güzeli. Gençlerimizi böyle alanlara çekebilmemiz için kurumların öncülük etmesi gerekiyor. Buraya gelen arkadaşlarımızı bir saatte olsa gelip desteklerlerse performansları artar. Benim alanım olmamasına rağmen çağırdılar ve gelip arkadaşlara destek oldum. Önemli olan bu” diye konuştu.

    “GENÇLERİN SORUMLULUK TAŞIMASI GEREKİYOR”

    “Bir sanatçı olarak ben ve arkadaşlarım bu alanda üzerimize düşen görevi yerine getirmeye çalışıyoruz” diyen Baran şöyle devam etti:

    “Her ne kadar bu ülkede sanat yapmak ve sanatçı olmak zor olsa da biz bu zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Çünkü biz sanatçılar bu ülkenin diliyiz, kulağıyız, yüreğiyiz ve yol göstereniyiz. Onun için bu alanda biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Gençlerimizi de bu alana çekmeye çalışıyoruz. Benim de kendi öğrencilerim var ve bağlama dersi veriyorum. Kahve köşelerinde şuradan buradan gezmektense en azından kültürel, sosyal aktivitelerde bulunmaları en güzeli. Bu nedenle biz bu alanda her türlü çalışmayı yapıyoruz. Ancak gençlerin de biraz sorumluluk taşımaları gerekiyor. Ben gelipte ne yapayım demektense, ben gideyim de belki bir şeyler yaparım. En azından bir enstrüman kullanabilirim ve bu alanda bir şeyler öğrenebilirim diyebilirler. Bunu da gençlerimize önerebiliriz.”

    “ÇEVREMİZİ GENİŞLETMİŞ, DAYANIŞMAYI ARTIRMIŞ OLUYORUZ”

    Maça gelen ve yedeklerde bekleyen genç öğretmen Soner Konak da, “İki yıldır İstanbul’da oturduğum halde çevremdeki gençleri tanımıyorum. Çevre köylerde kim var, kendi köylülerimden kimler burada tam olarak bunu öğrenmek ve gençlerimizi tanımak için buradayız. Öğretmenim, 5-6 gün çalışıyoruz ve izinli günümüzde bu aktiviteleri yapmaya çalışıyoruz. Çevre köylerimizde kimler var onları tanımak için geliyoruz. Belki babalarını biliyoruz ama çocuklarını da tanıma fırsatımız oluyor en azından. Böylelikle çevremizi genişletmiş oluyoruz. Hem de birbirimize yardım edip dayanışmamızı artırmış oluyoruz” şeklinde konuştu.

    “AMAÇ BİRLİKTELİĞİ SAĞLAMAK”

    Bir sıkıntı olduğunda grup üzerinde haberleştiklerini kaydeden Konak şunları ifade etti:

    “Maddi, manevi birçok sıkıntıdan dolayı biraraya gelmemiz için belli aktivitelerin olması gerekiyor. Çünkü metropollerin yaşam şartlarından dolayı biraraya gelmek pekte kolay olmuyor. Kalınan semtler, şehrin büyüklüğü gibi zorlukların yanı sıra değişen yaşam tarzları sonucu gençler farklı noktalara kayabiliyorlar. Böylece bireysellik ve bencillik başını alıp gidiyor. Amaç birlikteliği sağlamak. Çünkü paylaşımı sağlayabilirsek beraberinde çok şeyi getirebilir. Birlikte daha güzel işler, etkinlikler, organizasyonlar yapılabilinir. Gerek Dersim için gerek ise burada yaşayan Dersimliler için bir şeyler yapılabilir. Böyle bir duyarlılık ve birliktelik sağlamaya çalıştık. O yüzden buradayım.”

    “ŞEHİRLEŞME İNSANLARI BİRBİRLERİNDEN UZAKLAŞTIRDI”

    Takımda her hafta maçlara gelip oynayan Serdar isimli genç ise, “Bugün buradaki arkadaşlarla daha sık görüşebilmek sosyal aktiviteleri genişletmek için biraraya geldik. Bu gibi aktiviteleri sık sık yapmaya başladık. Şehirleşme insanları birbirinden çok uzaklaştırdı. İnsanlar cenazeler ve düğünlerden başka birbirini göremiyorlar. Biz de buraya gelip farklı rakipler ve farklı arkadaşlar ile top oynuyoruz” dedi.

    “HERKES BİR YERLERE SAVRULMUŞ”

    Son olarak söz alan Erenler Cemevi Gençlik kollarından Ali Ekber Doğan, “Buradaki amaç gençleri bir arada tutmak, kaynaştırmak ve etkinlikler düzenlemek. Gençlerimiz hep sağda, solda, kahve köşelerinde, meyhanelerde zaman geçirmesin diye bu tür etkinlikler düşündük. Gençlerimiz duyarlı bu tür etkinliklere katılım sağlıyorlar. Dersimliyim ancak burada birçok genci tanımıyorum. Bu da bizim dağılışımıza yol açıyor ve kültürümüzün ortak bir noktasının olmadığını düşünüyorum. Çünkü ortak bir noktamız olduğunda birlik beraberlik olur mutlaka. Ancak gördüğüm kadarı ile herkes bir yerlere savrulmuş. Toplamak biraz zor oluyor ama inşallah bunu başaracağız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL