Etiket: genel başkan

  • Cuma Erçe, yeniden PSAKD Genel Başkanı seçildi-VİDEO

    Cuma Erçe, yeniden PSAKD Genel Başkanı seçildi-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 17. Olağan Genel Kurulu sona erdi. Genel Başkan yeniden Cuma Erçe seçildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin 17. Olağan Genel Kurulu sona erdi. Genel Başkanlığa aday olan Hüseyin Güzelgül, konuşmasının ardından kendisini destekleyen delegelerle birlikte olağan genel kurulun yapıldığı salonu terk etti.

    Kalan delegeler ile yapılan seçimin ardından 469 oy alan Cuma Erçe yeniden PSAKD Genel Başkanı seçildi. 7 oy ise geçersiz sayıldı.

    “AYRIŞTIRMAYACAĞIZ, BÖLMEYECEĞİZ”

    Genel kurulun ardından konuşan Cuma Erçe, katılımcılara teşekkür ederek, “Emin olun ki kırdıklarımızı tamir edeceğiz. Ayrıştırmayacağız, bölmeyeceğiz. Bu örgütün altını oymak isteyenlerin yaptıkları yanına kalmayacak. Bugün bu salondan ayrılanlar bizim yine dostumuz olacak. İlk işim onlarla kucaklaşmak olacak” dedi.

    PSAKD 17. dönem yönetim kurulu şöyle:

    Cuma Erçe
    Muharrem Erkan
    İsmail Sözeyataroğlu
    Nazım Kılıç
    Önder Günaltay
    Sinan Daştan
    Ali Toprak
    Rukiye Kara
    Arif Can Koçer
    Deniz Soluğan
    Hasan Gülüm
    Latife Ulutaş
    Ali Selman
    Adnan Arslan
    Nil Sıla Aslan
    Mevlüt Akbal
    Aytaç Ural
    Kenan Yaşatürk
    Gülsev Kaya
    Hıdır Çam
    Hüseyin Ağçal
    Özkan Tacar
    Erdal Aksoy
    Murat Dündar
    Yoldaş Mustafa Ceylan

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel oldu

    CHP’nin yeni Genel Başkanı Özgür Özel oldu

    CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda ikinci tura kalan seçimi Özgür Özel 812 oyla kazandı. Kemal Kılıçdaroğlu 536 oy aldı. Özel, CHP’nin 8’nci Genel Başkanı oldu.

    CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda ikinci tura kalan seçimi Özgür Özel 812 oyla kazandı. Kemal Kılıçdaroğlu 536 oy aldı. Özel, CHP’nin 8’nci Genel Başkanı oldu. Özgür Özel yaptığı ilk açıklamada “Başlattığı Adalet Yürüyüşü’ne devam edeceğimiz Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum.” dedi. “Buradan 130 milletvekili ile el ele omuz omuza buradan çıkıyoruz” diyen Özel, 81 il başkanını sabah 9’da toplantıya katılmaya çağırdı. Özel, ilk olarak Hatay’a daha sonra Osmaniye gideceğini belirtti.

    ÖZEL GENEL BAŞKAN OLDU

    Sahneye çıkan Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel’in kazandığını 812 oyla kazandığını duyurdu. Kemal Kılıçdaroğlu 536 oy aldı.

    ÖZEL: SEFERBERLİK İLAN EDİYORUZ

    Daha sonra sahneye gelen Özgür Özel yaptığı ilk açıklamada “Başlattığı Adalet Yürüyüşü’ne devam edeceğimiz genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum.” dedi. “Buradan 130 milletvekili ile el ele omuz omuza buradan çıkıyoruz” diyen Özel, seçim çalışmalarına başlayacaklarını ve seferberlik ilan ettiklerini söyledi. 81 il başkanını sabah 9’da toplantıya katılmaya çağıran Özel, “Yarın 81 il başkanımızı süreci değerlendirmek üzere davet ediyorum. Bir sözüm var. İlk ziyareti Hatay’a yapacağım. Hatay’ı ve deprem bölgesini sürekli gündemde tutacağım. İkinci ziyaretim Osmaniye’ye olacak” diye konuştu.

    KILIÇDAROĞLU SOSYAL MEDYADAN TEBRİK ETTİ

    Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından “Büyük Önderimiz Atatürk’ün emanetini, bugüne kadar onurla taşıdım. Ve bugün, kurultay delegelerimizin verdiği kararla, Genel Başkanlık görevine veda ediyorum. Bugüne kadar mücadelemize omuz veren herkese teşekkür ederim. Genel Başkanlık görevine seçilen yeni Genel Başkanımız Özgür Özel’i kutluyor, başarılar diliyorum.” açıklaması yaptı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Erçe: Taleplerimiz karşılanmazsa seçilecek adayın karşısında ilk biz dururuz -VİDEO

    Erçe: Taleplerimiz karşılanmazsa seçilecek adayın karşısında ilk biz dururuz -VİDEO

    PİRHA- Yaklaşan seçimlere ilişkin konuşan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “ Alevilerin yüzyıllardır hakları ve talepleri belli. Eşit yurttaşlık temelinde ülkenin tüm sorunları çözülebilir. Cumhurbaşkanı olacak aday çevreci, temel hak ve özgürlüklerden yana, evrensel hukuk normlarını kabullenmiş biri olmalıdır” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, yaklaşan seçimlere ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    İktidarın değişeceğine dair umutların yeşerdiğini söyleyen Erçe, yeni gelecek olan adayın Alevilerin tüm taleplerini karşılamasını istediklerini belirtti. Aksi yaşandığı halde seçilecek adayın karşında duracaklarını da aktaran Erçe, eşit yurttaşlık temelinde ülkenin tüm sorunlarının çözüleceğini vurguladı.

    “SEÇİMLERDE İKTİDARIN DEĞİŞECEĞİNE DAİR BİR UMUT YEŞERDİ”

    Bu seçimin önceki seçimlerden farklı olduğunu ve ayrıldığını ifade eden Erçe, “Özellikle 20 yıldır Türkiye’de ceberut bir iktidar var. Bir rejim değiştirildi. Tek adamın yönettiği bir sistem getirildi. Bugün geldiğimiz aşamada özellikle Gezi direnişinden sonra halkın kendisine olan güveni gelişti. Bu seçimlerde iktidarın değişeceğine dair bir umut yeşerdi. Tabi her şey sandıktan çıkanla bitmeyecek. Halkaların ortaya koyduğu tüm taleplerin takipçisi olmaları gerekiyor. Egemenler iç çatışmalarını devam ettiriyorlar” dedi.

    “ALEVİLER YÜZYILLARDIR YOK SAYILDILAR”

    Alevilerin bu yaşanan süreçten bağımsız olmadığını kaydeden Erçe, sözlerine şöyle devam etti:

    “Aleviler yüzyıllardır ortaya konulan inkarcı, asimilasyoncu, retçi bir politikanın kurbanı oldular ve her sancılı dönemde katliamlara maruz kaldılar. Seçimlerde adayın kimliği üzerinden tartışmalar yürütüldü. Esas olan adayın kimliği değil zihniyeti ve yapacaklardır. Cumhurbaşkanı olacak aday çevreci, temel hak ve özgürlüklerden yana, evrensel hukuk normlarını kabullenmiş biri olmalıdır. Aday olan birisinin Alevi kimliğini tartışma konusu yaparsanız orada biz sesimizi farklı yükseltiriz.

    “EŞİT YURTTAŞLIK TEMELİNDE ÜLKENİN TÜM SORUNLARI ÇÖZÜLEBİLİR”

    Dersimli bir Alevinin aday olması bir ilk. Kendisi kimliğinden bağımsız olarak demokrat tüm kesimlerin desteklediği birisi. Kendisiyle görüştüğümüzde Aleviler olarak tüm taleplerimiz, kazandığı taktirde yapması gerekenleri söyleyeceğiz. Beklentilerimize karşılık bulamazsak karşısında duracak ilk kesim biziz. Biz Aleviler olarak bir tutum belgesi de yayınladık. Yüzyıllardır haklarımız ve taleplerimiz belli. Taleplerimiz bir çırpıda halledilecek şeyler. Bir kararnameyle çözülür. Eşit yurttaşlık temelinde ülkenin tüm sorunları çözülebilir. Tüm katliamlarla yüzleşilmelidir. Aksi halde adaletli bir düzen kurulamaz.”

    PİRHA/DİYARBAKIR

  • Erçe: Kurultayla büyük moral kazandık, 2023 yol haritamızı açıklayacağız-VİDEO

    Erçe: Kurultayla büyük moral kazandık, 2023 yol haritamızı açıklayacağız-VİDEO

    PİRHA- 25 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirilen Büyük Alevi Kurultayı’na dair değerlendirmelerde bulunan PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Kurultayla birlikte büyük bir moral kazanıldı. Kurultayda öne çıkardığımız tüm başlıklar aslında bu ülkenin temel meselesi” dedi. Erçe, Alevi Bektaşi Federasyonu çatısı içerisinde yer alan tüm bileşenlerle Antalya’da 21-22 Ocak tarihinde bir danışma kurulu toplantısı yapacaklarını söyledi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, 25 Aralık’ta Alevi örgütlerinin İstanbul’da gerçekleştirdiği Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Kurultayla birlikte Alevilerin taleplerini dile getirme noktasında meşruiyetlerinin arttığını söyleyen Erçe, Ocak ayı sonunda danışma kurulu toplantısı yapacaklarını ve bu toplantı sonrasında tüm kesimlerle yapacakları görüşmelerin ardından yeni yol haritalarını belirleyeceklerini kaydetti.

    “KURULTAYLA BİRLİKTE BÜYÜK BİR MORAL KAZANDIK”

    Kurultay sonrası çok önemli ve olumlu yönde dönüşler aldıklarını ifade eden Erçe, “Kurultayın hem Alevi kamuoyunda hem de genel anlamda demokratik kamuoyunda çok güzel yansımaları oldu. Kurultayla birlikte büyük bir moral kazanıldı. Kurultayda ileri sürdüğümüz, öne çıkardığımız tüm başlıklar aslında bu ülkenin temel meselesi. Sadece Alevilerin meselesi olmadığı noktasındaki duruşumuz demokratik kamuoyu açısından çok büyük bir meşruiyet elde etmemize sebep oldu. Kurultay sonrasında aslında devletin ve hükümetin gerçekleştirdiği anti demokratik uygulamaların hız kesmeden devam ediyor olması da bizim ne kadar haklı bir yerde durduğumuzun göstergesi oldu. Şebnem Korur Fincancı’ya verilen ceza, Halk TV’ye bir espri nedeniyle açıklanan ceza, Halkların Demokratik Partisi’ne anayasaya ve hukuka aykırı biçimde verilen ceza ve benzerleri, hala devam eden Çorlu tren kazasında ortaya koyulan tutum… Bir dünya hukuksuzluklarla, haksızlıklarla karşı karşıya olduğumuz dönemdeyiz. Biz de kurultayda bunları ifade etmiştik” diye konuştu.

    “21-22 OCAK’TA ANTALYA’DA ABF DANIŞMA KURULU TOPLANTI YAPACAK”

    Türkiye’de yaşayan tüm halkların anti demokratik uygulamalardan kurtulması için birlikte mücadele vermeleri gerektiğini vurgulayan Erçe, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kadınların, çevrecilerin, öğrencilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin, aydınların, sanatçıların, Alevilerin, Kürtlerin herkesin bir arada ortak vereceği mücadelelerle kurtuluş olacaktır. Kurultay sonrasında Alevi kurumları ile kurultay değerlendirmelerimiz devam ediyor. Sık sık bir araya geliyoruz. Biz kurultay sonrasında Alevi kurumları olarak bundan sonraki süreci nasıl öreceğimizi tartışıyoruz. Bunun en kapsamlısını Alevi Bektaşi Federasyonu çatısı içerisinde yer alan tüm bileşenlerimizle Antalya’da 21-22 Ocak tarihinde bir danışma kurulu toplantısıyla gerçekleştireceğiz. ABF bileşenleri ile beraber hem yol haritamıza dair tartışmalar gerçekleştireceğiz hem de 2023 genel seçimlerine giderken Alevi kurumlarının ve kurumlarımızın takınacağı tutum noktasında bir muhabbet gerçekleştireceğiz. Bu muhabbet sonrasında da ABF olarak almış olduğumuz kararlarla diğer Alevi kurumları ile yine bir araya geleceğiz ve yeni bir yol haritası belirleyeceğiz. Hem kendi içimizde yaptığımız görüşmelerde hem siyasi partilerle, demokratik kitle örgütleri ile diyaloglar noktasında görüşmelerimiz sürüyor. Daha sonrasında aldığımız kararları kamuoyuna açıklayacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • PSAKD Başkanı Erçe: Hükümetin olası çıkışlarına karşı, biz yol haritamızı belirleyeceğiz

    PSAKD Başkanı Erçe: Hükümetin olası çıkışlarına karşı, biz yol haritamızı belirleyeceğiz

    PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Türkiye’deki ve Avrupa’daki Alevi örgütlerinin 17-18 Eylül’de Hacıbektaş’ta yapacağı çalıştaya ilişkin konuşarak, “Biz kimlik ve eşit haklar mücadelesi veriyoruz. Hükümetin uygulamaya çalıştığı politikaların altı boş olsa da hükümetin bu durumu bir manipülasyon aracı haline getirmesine izin vermeyeceğiz” dedi. 

    Türkiye’deki ve Avrupa’daki Alevi örgütleri, 17-18 Eylül’de Hacıbektaş’ta çalıştay yapacak. Alevi örgütleri yapacakları çalıştayda, Alevilerin içeride ve dışarıda yaşadıkları sorunları ve son süreçte AKP iktidarının Alevi toplumuna karşı izlediği politikaları konuşarak, bu politikalara karşı izleyecekleri yol haritasını belirleyecek.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, yapacakları çalıştaya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ÖZELLİKLE CEMEVLERİNE SALDIRILARDAN SONRA HÜKÜMET ALEVİLERE YÖNELİK ADIM ATTI”

    Özellikle cemevlerine yapılan saldırılar sonrası hükümetin Alevilere yönelik bazı adımlar attığını ve bu konuda bir dizi gelişme yaşandığını belirten Erçe, “Cumhurbaşkanı, Hüseyin Gazi Türbesi’ni ziyaret etti. Hemen akabinde ise tüm devlet erkanı bulundukları yerlerde cemevlerine gitmeye başladı. Daha sonra 16’sında Hacıbektaş’ta her yıl yapılan programa alternatifmiş gibi 13’ünde bir program düzenlendi ve tüm ısrarımıza, yaptığımız açıklamalara, bu programdan vazgeçin dememize rağmen Hacıbektaş’ta gençlik için kamp yapıldı. Ve yine vazgeçmedikleri Alevi dedelerini Kerbela’ya götürme projesi var. Bunların hepsine karşı Alevi kurumları olarak gereken cevabı verdik ama inatla bizi muhatap almayan ve her türlü görüşme çağrımızı dahi cevapsız bırakan bir yaklaşımla karşılaştık” dedi.

    “HÜKÜMET BİZİ BÖLMEYE ÇALIŞSA DA ALEVİ KURUMLARI OLARAK GEREKEN CEVABI VERDİK”

    Erçe şöyle devam etti:

    “16 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yaptığımız etkinliğin hemen öncesinde Alevi kurumları olarak bir ortak toplantı gerçekleştirdik. Bu ortak toplantının önemi şu oldu: Siz ne kadar Türkiye’de Alevileri bölmeye çalışsanız da, parçalamaya çalışsanız da, Avrupa’da mücadele yürüten Alevi kurumlarını Türkiye’deki kurumlardan ayırmaya çalışsanız da hem dünyanın çeşitli yerlerinde mücadele eden Alevi kurumları hem Türkiye’deki tüm Alevi çatı örgütleri ‘Bir aradayız ve bütün taleplerimizde ortağız’ mesajını verdik. Alevi kurumları olarak ortak bir metin hazırladık ve bunu kamuoyuyla paylaştık.”

    “HÜKÜMETİN OLASI ÇIKIŞLARINA KARŞI BİRLİKTE YOL YÜRÜME HARİTAMIZI BELİRLEYECEĞİZ”

    İktidara yakınlığıyla bilinen Gazeteci Abdulkadir Selvi’nin AKP hükümetinin Alevilere yönelik bir takım adımlar atacağını köşesinde yazmasını anımsatan Erçe, hükümetin bu tür gazeteciler aracılığıyla nabız yokladığını söyledi.

    Abdulkadir Selvi’nin gündeme getirdiği hükümetin Alevilere yönelik atılacağı söylenen adımlara değinen Cuma Erçe, şunları kaydetti:

    “Biz Alevi kurumları olarak kesinlikle karşıyız ve kabul etmiyoruz. Hükümetin bütün bu olası çıkışlarına karşı, kendi içimizde Hacıbektaş’ta yapacağımız toplantıda bundan sonraki birlikte yol yürüme haritamızı belirleyeceğiz. Sadece Alevi kurumları değil, bağımsız tüm derneklerin, cemevlerinin de katılım sağlayacağı büyük bir Alevi buluşması olacak. Aynı zamanda akademi dünyasından da bizim değer verdiğimiz akademisyenlerimiz bu toplantıya katılacak. Abdulkadir Selvi’nin yazısında belirttiği Alevilere yönelik atılacak adımlar içerisinde, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılmasını bir kenara bırakın başka bir Diyanet İşleri Başkanlığı görevi görecek Alevi Bektaşi Daire Başkanlığı gibi Kültür Bakanlığı kapsamında kurulması öngörülen bir kurumdan bahsediliyor. Bu başkanlığa Alevi kurumlarının ve cemevlerinin bağlanacağı, cemevlerine maaşlı dedelerin atanacağı, maaşlı çalışanlar tahsis edileceği, cemevlerinin boyasının, badanasının ve ihtiyaçlarının karşılanacağı söyleniyor. Alevilerin demokrasi mücadelesini görmezden gelen bir tutum söz konusu. Bu tutumu doğru bulmadığımızı ve asla kabul etmeyeceğimizi kamuoyuna net bir şekilde anlatmak istiyoruz.

    “BİZ HERKES İÇİN EŞİT HAKLAR MÜCADELESİ VERİYORUZ”

    Önce kendi içimizde tüm Alevi kurumlarının derli toplu duracağı ve meselenin doğru anlaşılmasına yarayacak bir toplantı olacak bu. Biz kimlik mücadelesi veriyoruz, eşit haklar mücadelesi veriyoruz ve bu mücadeleyi verirken de sadece bizim taleplerimizi kabul edin gerisi bizi ilgilendirmez diyen bir inanç grubu da değiliz. Evet Aleviler özgür olmalı, Alevilik özgür olmalı ama ülkemiz de özgür olmalı, demokratik, laik, barışın egemen olduğu bir ülke olmalı. Eşit paylaşım esas alınmalı ve kardeşlik olmalı.”

    “HÜKÜMETİN ALEVİLERE YÖNELİK SÖYLEDİĞİ SÖZLERE, ATTIĞI ADIMLARA KARNIMIZ TOK”

    Açlığın, işsizliğin, yoksulluğun, parası olmayanın okuyamadığı, sağlık hizmetlerinden yararlanamadığı, en temel haklarına bile ulaşamadığı bir ortamda yaşadığımızı ifade eden PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bizim dışımızdaki tüm ötekileştirilenlerin de eşit haklara sahip olması gerektiğini savunuyoruz. Bizim mücadelemiz bir kimlik mücadelesi olduğu kadar bir demokrasi, insan hakları, evrensel hukukun tesis edildiği, eşit paylaşımın esas alındığı, gerçek anlamda adaletin sağlandığı, eğitimin gericileşmeden kurtulduğu, bilimsel, ana dilinde, demokratik, zorunlu din derslerinin kaldırıldığı genel bir durumdan bahsediyoruz. Hükümetin Alevilere yönelik söylediği sözlere, attığı adımlara karnımız tok.

    “ALEVİLİĞİN TARİF EDİLDİĞİ HİÇBİR YAKLAŞIMI KABUL ETMİYORUZ”

    Devletten maaş alan devletin memurudur. Dolayısıyla devletin maaş verdiği bir dede bizim dedemiz olamaz. O devletin memuru olur. Maaş aldığı yerin söylediğini söyler, maaş aldığı yerin emrini uygular. Bu bir züldür. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bugün imamlar devletten maaş alıyor. Devlet dese ki 5 vakit ezanı 25 vakite çıkartacaksın, sabahlara kadar selalar okuyacaksın onu yapar. Cenaze başlarına, mezarda şunları okuyacaksın diyor onları okuyor. Cuma hutbelerinde şu metni okuyacaksın diyor onları okuyor. Dolayısıyla Aleviliğin tarif edildiği hiçbir yaklaşımı biz kabul etmiyoruz. Biz Aleviliğin tanınmasını talep ediyoruz. Bunu binlerce kez söyledik. Tüm Alevi kurumlarının ortak sesi, talebi budur. Hacıbektaş’ta yapacağımız toplantıdan da beklentimiz tüm Alevilerin, Alevi kurumlarının bir araya gelmesi, ortak bir irade göstermesi, ortak bir ses çıkarmasıdır” dedi.

    “MESELENİN TÜM ALEVİ TOPLUMUNA DOĞRU ANLATILARAK, KAVRANMASINI SAĞLAYACAĞIZ”

    17-18 Eylül’de yapacakları toplantı öncesinde bazı çalışmalar da yaptıklarını kaydeden Erçe, kendi birimlerini, çalışma alanlarını, bileşenlerini, kadın ve gençlik meclislerini bu anlamda geliştirdiklerini ve bilgilendirdiklerini sözlerine ekledi.

    Erçe, aynı zamanda komisyonlar oluşturdukları bilgisini de vererek şunları aktardı:

    “Şu ana kadar iletişim içerisinde olamadığımız, olmadığımız Alevi kurumları ile diyaloglar geliştirmeye çalışıyoruz. Yapacağımız toplantıya katılmaları için görüşüyoruz. Bunun yanı sıra akademisyenlerimizle ve hukukçularımızla ayrı bir çalışma yürütüyoruz. Oluşturacağımız politikaları ve kullanacağımız dili konuşuyoruz. Buna dair raporlar hazırlıyoruz. Hafta sonu İstanbul’a gideceğiz. Orada şubelerimizin, kurumlarımızın çeşitli etkinlikleri var. Oralara katılacağız ve meselenin tüm Alevi toplumuna doğru anlatılarak, kavranmasını sağlayacağız.

    “HÜKÜMETİN BU DURUMU BİR MANİPÜLASYON ARACI HALİNE GETİRMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    17-18’ine kadar bu çalışmalarımız devam edecek ama yapacağımız toplantıdan sonra bu çalışmalar bitmeyecek, devam edecek. Yine tüm bölgelerimizde toplantılar yapmaya devam edeceğiz. Toplantımıza katılamayan kurumlara gideceğiz. Tabanlarını da içerisine alan bölgesel toplantılar gerçekleştireceğiz. Hükümetin uygulamaya çalıştığı politikaların altı boş olsa da hükümetin bu durumu bir manipülasyon aracı haline getirmesine izin vermeyeceğiz. Hükümet daha önce Alevi çalıştayları yapmıştı ancak hepsi boş çıktı. Meselenin temel amacı inkardı. Biz ne verirsek onunla yetinin, dediler. Şimdi de aynısını yapıyorlar.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Erçe: Gülşen’in tutuklanması çifte standarttır, Alevilere hakaretlerde adalet, hukuk uygulanmıyor

    Erçe: Gülşen’in tutuklanması çifte standarttır, Alevilere hakaretlerde adalet, hukuk uygulanmıyor

    PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, şarkıcı Gülşen’in ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği’ gerekçesiyle tutuklanmasına ‘hukukta çifte standart uygulanıyor’ diyerek tepki gösterdi. Erçe, yıllardır Aleviler başta olmak üzere toplumun bazı kesimlerine yönelik hakaretler, küfürler edildiğini ama Gülşen’i tutuklayan savcıların, hakimlerin bu saldırılar karşısında harekete geçmediğini söyledi.

    İmam hatiplilere ilişkin söylediği sözler nedeniyle gözaltına alınan şarkıcı Gülşen, ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği’ gerekçesiyle dün tutuklandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, şarkıcı Gülşen’in 5 yıl önce kendi arkadaşları arasında imam hatiplilere yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği’ gerekçesiyle tutuklanmasına ‘hukukta çifte standart uygulanıyor’ diyerek tepki gösterdi.

    Yıllardır Aleviler başta olmak üzere toplumun bazı kesimlerine yönelik hakaretler, küfürler edildiğini ama Gülşen’i tutuklayan savcıların, hakimlerin bu saldırılar karşısında harekete geçmediğini belirten Erçe, iktidarın yargıyı bir sopa gibi kullandığını, seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte bu tür baskıların artacağını söyledi.

    ‘İmam hatiplilere hakaret ettiği ve toplumu kin ve nefrete yönelttiği iddiası ile Gülşen’i cezaevine gönderenlere soruyoruz?’ diyen Erçe, adalet mekanizmasının herkese eşit uygulanması gerektiğini vurguladı.

    “NEFRET SÖYLEMLERİNİ ULUORTA SÖYLEYENLERE KARŞI AYNI HUKUKU GÖRMÜYORUZ”

    Toplumu kin ve nefrete yönlendiren, ayrımcılık yapan, kendinden olmayanı yok sayan, tekçi, inkarcı, asimilasyoncu, ırkçı ve gerici her türlü anlayışı reddettiklerini ifade eden Erçe, “Seçimlere doğru gidildikçe bu baskı ortamı daha da arttırılacak diye düşünüyoruz. Biz hangi inanç olursa olsun, hakaret edilmesini asla doğru bulmayız ama Gülşen meselesinde konu bu değil. Halkı kin ve nefrete sevk etmeden dolayı tutuklandı. Siyasi iktidarın meselesi bu değil. Eğer mesele bu olsaydı, hukuken böyle bakılıyor olsaydı bu ülkede bugüne kadar en çok nefret söylemine maruz kalan Alevilerdir, Kürtlerdir, LGBTİ+ bireylerdir… Toplumun farklı kesimlerine karşı nefret söylemlerini uluorta söyleyenler, köşe yazılarında, haber başlıklarında kullananlara karşı aynı adaleti, aynı hukuku görmüyoruz” diye konuştu.

    “HER DÖNEM FARKLI KESİMLER NEFRET SÖYLEMLERİNE MARUZ KALIYOR”

    Erçe sözlerine şöyle devam etti:

    “Namaz kılmayanlar öldürülebilir fetvaları verenlere, kız çocukları ile evlilik için yaş sınırı yoktur diye sapkın düşüncelerini ifade edenlere, Atatürk’ün annesi için cinsiyetçi söylemlerde bulunanlara, Gölbaşı’nda toprağa sırlanmış kadını mezarından çıkartanlara, Kılıçdaroğlu’na yumruklu saldırı sırasında yakma girişiminde bulunanlara karşı aynı adaleti aynı hukuku görmüyoruz. En iyi Kürt ölü Kürt’tür, cemevleri cümbüş evidir, Alevilerle evlenilmez, Alevilerin kestiği yenmez söylemlerini şimdiye kadar hep duyduk. Bu nefret söylemlerine her dönem maruz kaldık. Tüm bu nefret söylemlerini bugüne kadar sarf edenlere karşı aynı hukuk sistemi devreye girmedi. Aynı savcılar harekete geçmedi.”

    “İKTİDAR, HALKI GERÇEK GÜNDEMİNDEN UZAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR”

    Şarkıcı Gülşen üzerinden siyasi iktidarın gündem değiştirmeye çalıştığını vurgulayan Cuma Erçe, “Bu bir gündem saptırmadır. Halkı gerçek gündeminden uzaklaştırma çabalarıdır. Halk derin bir yoksulluk içerisinde. Birkaç haftaya çocuklarımız, gençlerimiz okullarına başlayacaklar. Üniversiteye başlayacak çocuklar ev bulamıyorlar. Bu yüzden okulunu bırakıp evine, ailesinin yanına dönenler var. Çiftçi ürettiği ürünün maliyetini bile karşılayamıyor. Kadın cinayetleri, çocuk tacizleri, tecavüzleri her geçen gün artarak devam ediyor. Bu ülkenin onlarca sorunu var. Tüm bunlar yaşanırken bir fırtına kopartıldı ve bir şarkıcı söylediği sözler üzerine tutuklandı. Tutuklanması, cezaevine atılması tamamen bir manipülasyondur. Seçimlere giderken iktidarın uyguladığı bir strateji bu. Muhaliflere yönelik baskının yanı sıra cemevlerine dönük ziyaretler, Hacıbektaş’a alternatif etkinlik konulması, gençlik kampları düzenlenmesi, dedelerin Kerbela’ya götürülmesi vesaire tüm bunlar 2023 seçimlerine yönelik hamleler diye düşünüyoruz. Biz nefret söylemlerinin anayasal güvence altına alınmasından yanayız. Bu nefret söylemi bir imam hatipliye de olsa, bir Kürt’e de olsa, bir Çingeneye de, Aleviye de olsa nefret söylemleri anayasal olarak güvence altına alınmalıdır. Bu bağlamda Sivas Madımak Oteli bir ‘Utanç Müzesi’ olmalıdır çünkü en büyük nefret, kin oradadır.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgün Kutan Baran oldu-VİDEO

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgün Kutan Baran oldu-VİDEO

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin (AAKB), Düsseldorf Cemevinde Olağan Seçimli Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Yapılan görev dağılımı toplantısında Özgün Kutan Baran’a AAKB Genel Başkanlığı görevi verildi.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği 29 Mayıs tarihinde gerçekleştirdiği olağan kongresinde yeni yönetimini seçmişti. Genel kurul sonrasında gerçekleşen yönetim toplantısında Özgün Kutan Baran AAKB genel başkanlığı görevine seçildi.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgün Kutan Baran, sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklama yaparak, AAKB olağan seçimli genel kurulunun başarılı geçmesine katkıda bulunan ve kendisine destek veren herkese teşekkür ederek, “Kadınlarımızın irade temsiliyetini, ikrarını almış olmam benim için bir gurur ve onurdur” dedi.

    “BİR TUĞLA DA BİZ KADINLAR KOYACAĞIZ”

    AABK geçmiş dönem başkanı Özlem Akgül şahsında hizmet yürüten tüm kadınlara teşekkür eden Baran, “Kadınlarımızın irade temsiliyetini, ikrarını almış olmam benim için bir gurur ve onurdur. Her zaman dediğimiz gibi geldiğimiz makamların, aldığımız sıfatların gözümüzde de, gönlümüzde de yeri yoktur. Hizmetimiz bu yoladır. İkrarımız bu yolun ulularına, mürşitlerinedir. Bu yol uzun, yükümüz ağır ama hep birlikte omuz omuza tüm renklerimizle, kimliklerimizle tarihimize, kimliğimize sahip çıkarak Alevi-Kızılbaş kadınlarımızla bu yolu yaşayacak, yaşatacak ve nesillerimize mirasımızı bırakacağız. Kadınlar birlikte miras yedi değil, bir tuğla da bizler koyacağız. Dediğim gibi derdimiz var, bu dertte dermandır bize” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kılıçdaroğlu: Kışın ortasında elektriğe yüzde 127 zam yapmak akıl alacak şey değil! -VİDEO

    Kılıçdaroğlu: Kışın ortasında elektriğe yüzde 127 zam yapmak akıl alacak şey değil! -VİDEO

    PİRHA- Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “İğneden ipliğe her şeye zam geldi. Bu Türkiye’nin iyi yönetilmediğini, savrulduğunu gösteriyor. 6 partinin genel başkanı bu tabloyu düzeltmekte kararlı. Asla umutsuzluğa kapılmayın” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun gündeminde ekonomik kriz ve elektrik faturalarına gelen zamlar vardı.

    Elektrik faturalarına yapılan zamlar geri çekilene kadar faturasını ödemeyeceğini bir kez daha yineleyen Kılıçdaroğlu, çözülemeyecek hiçbir sorun olmadığını belirterek iktidara geldiklerinde yurttaşların tüm sorunlarına çare bulacaklarını söyledi.

    “2021’DE 54 GAZETE, SON 3 YILDA 119 GAZETE KAPANDI”

    Medyanın ekonomik krizden etkilendiğini ve bundan dolayı birçok gazetenin kapandığını ifade eden Kılıçdaroğlu; “Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu geldi, bizim sesimizi geniş kesimlere ulaştıran medyadır. Bizde maalesef medya, sesini çıkarmasın ama iktidarı savunuyorsa her türlü imkanın sağlandığı bir duruma dönüştürülmüştür. Bize bir rapor sundular, o rapordan bazı bölümleri size aktarmak isterim; enflasyon yükseldi kağıttan tutun mürekkebe kadar kullandığımız tüm aygıtlara zam geldi. Kağıt gibi maliyet gelirlerinde yüzde 400 zam gerçekleştir deniyor. Gerçekten insafsız bir olay. 2021’de 54 gazete kapandı. Son 3 yılda kapanan gazete sayısı ise 119. 119 gazetede çalışan gazetecilerin işlerini kaybetmesi demektir. Halkı aydınlatmak için yola çıkanlar en büyük sorunu yaşar hale geldiler. İktidar gazeteler üzerinde baskı kuruyor. Yeni Asya Gazetesi’ne 750 gündür ilan vermiyorlar. Evrensel Gazetesi’ne 2019’dan bu yana Basın İlan Kurumu tek bir ilan vermedi” şeklinde konuştu.

    “ISPARTALI VATANDAŞLARIMIZ TAZMİNAT DAVASI AÇMALIDIR”

    Isparta’ya günlerce elektrik verilmediğini anımsatan Kılıçdaroğlu, yurttaşların perişan olduğunu vurguladı.

    İlk günden ve ilk saatlerden itibaren iki genel başkan yardımcılarını Isparta’ya gönderdiğini dile getiren Kılıçdaroğlu sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Genç, çalışkan il başkanımız bütün gezilere öncülük etti. Dört gün sonra bakan oraya gitti. ‘Helalleşmek’ için gitti. Sorunu çözmek, ilgilenmek için değil. Senin görevin ne arkadaş? Günlerce bir kente elektrik verilmiyorsa bunun bir sorumlusunun olması lazım. Gerçi Yeliz dediğimiz arkadaş bunun sorumlusunu buldu. ‘CHP’dir’ dedi. Akıllarını oynatmışlar bunlar. Ne olursa olsun CHP’yi kötülüyorlar. Ispartalı vatandaşlarıma seslenmek isterim. Konutlarda 48 saatten fazla, otel, AVM gibi yerlerde ise 24 saatten fazla kesinti olursa onlara tazminat ödenmesi lazım. Arkadaşlarıma söyledim, bütün vatandaşların tazminat alma hakları var. Bu haklarını kullansınlar. Baroya müracaat etsinler, her biriniz tazminatınızı alırsınız.”

    “İĞNEDEN İPLİĞE HER ŞEYE ZAM GELMİŞ DURUMDA”

    Türkiye’nin yönetilemediğini ve faturasını da halkın ödediğini söyleyen Kılıçdaroğlu; “Zamlar yağmur gibi yağıyor. İğneden ipliğe her şeye zam geldi. Bu Türkiye’nin iyi yönetilmediğini, savrulduğunu gösteriyor. Kışın ortasında elektriğe yüzde 127 zam yapar mısınız? Akıl alacak şey değil. Bir video yayınladım. Bizzat Erdoğan’ın imzasıyla 31 Aralık’ta yapılan zamlar geri çekilinceye kadar ben gelecek hiçbir faturamı ödemeyeceğim dedim. Ödeyemeyeceğim demiyorum ödemeyeceğim diyorum. Hemen dediler ‘elektriği derhal kesin, Kılıçdaroğlu donsun’ dediler. Siz beni donmakla mı korkutuyorsunuz? Sizin feriştahınız gelse mücadele ederim” dedi.

    “6 PARTİNİN GENEL BAŞKANI OLUMSUZ TÜRKİYE TABLOSUNU DÜZELTMEKTE KARARLI”

    Ankara’da 6 parti genel başkanı olarak buluşmalarına da değinen Kılıçdaroğlu, ayrı partiler olduklarını, programlarının ayrı olduğunu ancak temel ilkeler çerçevesinde görüşmeler yaptıklarını dile getirdi.

    Kılıçdaroğlu son olarak; “Yaşanamaz bir Türkiye’nin ortaya çıktığını 6 partinin genel başkanı da görüyor. Gençlerin umutlarını yurtdışında aramak gibi bir tabloya sürüklendiğini 6 partinin genel başkanı da görüyor. 6 partinin genel başkanı Türk siyaset tarihinde önemli bir başarıya imza attı ve bir araya geldi. ‘Sorunları çözmemiz lazım’ dediler. Çözemiyorlar, batırıyorlar. Türkiye’yi dilenci konumuna getirdiler. Türkiye’nin onurunu zedelediler. Düne kadar ‘şerefsiz’ dedikleri kişilere gidiyorlar el, ayak öpüyorlar. 6 partinin genel başkanı bu tabloyu düzeltmekte kararlı. Bu kararlılıkla bir araya geldik. Bir araya geldik ve konuştuk. Bir bildirimiz oldu. Sırayla imzalarımızı attık ve kamuoyu ile paylaştık. Bütün vatandaşlarıma söylemek isterim. Asla umutsuzluğa kapılmayın. İyi ki bu ülkede muhalefet var deyin. İyi ki bu ülkede sağlıklı, tutarlı, ülkenin geleceğini düşünen muhalefet var deyin” cümlelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • BES Genel Başkanı: Haksız ihraçların altına imza atan kamu idarecileri suç işlemiştir

    BES Genel Başkanı: Haksız ihraçların altına imza atan kamu idarecileri suç işlemiştir

    PİRHA- Büro Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Serpil Akpınar, OHAL sonrası ihraç edilen Batman İl Temsilcisi Muhammed Zekerriya Özdil’in FETÖ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle savcılık soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen haksız hukuksuz ihracın/ihraçların altına imza atan kamu idarecilerinin suç işlediğini belirtti. 

    Batman’da Kanun Hükümde Kararnameyle (KHK) kamu görevinden ihraç edilen Muhammed Zekeriya Özdil için ‘çocuğunu FETÖ okullarında okutması’ gerekçe olarak kullanıldı. Bekar ve çocuksuz olan Özdil’in işe iadesi ise ‘PKK iltisaklı’ olduğu yönünde gerekçe bildirilerek reddedildi. Özdil’in hakkındaki suçlamalar, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu tarafından işe iade başvurusunun reddedilmesiyle ortaya çıktı.

    “YÜZLERCE ARKADAŞIMIZ HAKSIZ VE HUKUKSUZ BİR ŞEKİLDE İHRAÇ EDİLDİ”

    Konuya ilişkin Büro Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Serpil Akpınar imzasıyla yazılı açıklama yapıldı.

    Açıklamada, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL ile birlikte  yüz binlerce kamu emekçisinin görevine son verildiği, bazı sendika, dernek, vakıf ve medya kuruluşu kanun hükmünde kararnamelerle kapatıldığına dikkat çekildi.

    Büro Emekçileri Sendikası’nın da çok sayıda üyesinin haksız ve hukuksuz bir şekilde ihraç edildiği kaydedilen açıklamada, Batman İl Temsilcisi Muhammed Zekerriya Özdil’in Batman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde çalışırken önce açığa alındığı, bu süreçte FETÖ ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle savcılık soruşturmasının yapıldığı, soruşturmanın takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen Kurum tarafından hukuksuz bir şekilde ihraç edildiği belirtildi.

    “HİÇBİR DELİL OLMAMASINA RAĞMEN OHAL KOMİSYONU ‘PKK MÜZAHİRİ’ GEREKÇESİYLE RET KARARI VERMİŞTİR”

    Özdil’in komisyona, ihracının hukuka aykırı olması ve görevine iade edilmesi gerektiğini belirten dilekçeyle başvurduğu ancak hiçbir somut delil ve belge olmadan bu sefer komisyon Özdil’in “PKK müzahiri” olması gerekçesiyle red kararını bildirdiği belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bunun üzerine Sendikamız dosyayı mahkemeye taşımıştır. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, Anayasanın çalışma hakkına ilişkin maddeleri, Uluslararası Sözleşmelere aykırılık taşıyan, somut delillere dayanmayan, kurum kanaati ve isimsiz ihbar mektuplarını baz alarak bu haksız ve hukuksuz ihraçların altına imza atan kamu idarecileri suç işlemiştir. Bu hukuksuzluk idari tasarruf olarak açıklanamaz. Bu idari tasarrufun ise hukuksal hiçbir tarifi olmayan OHAL Komisyonu’nun insafına bırakılması ise ülkede hukuk sisteminin geldiği yeri göstermektedir.

    Hala Ankara 19. İdare Mahkemesi’nde devam eden davamıza ancak 18.06.2020 tarihinde üyemiz hakkında verilen ara kararda Batman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Mahkeme’ye verdiği cevabı yazı ekindeki dosyada hayal gücünün epey zorlandığını gösterir iddialar yer almıştır.

    – Bekar olan üyemizin eşinin FETÖ’ye bağlı bir eğitim kurumunda çalıştığı,

    – Baba olmamasına rağmen çocuklarının olduğu ve bu kurumda eğitim aldığı,

    – Hiç başvurmadığı halde pasaportunun olduğu,

    – Daha önce aynı savcılık tarafından yapılan soruşturma kapsamında FETÖ ile ilgisi olmadığı ve kovuşturmaya gerek yoktur kararı olmasına rağmen bu sefer Savcılık üyemizin Bank Asya’da hesabının olduğuna ilişkin gerçeğe aykırı bilgi ve ifadeler yer almıştır.

    Görevi adaleti tesis etmek, hukuku uygulamak olan kurumların ve kamu görevlilerinin devletin tüm olanakları ellerindeyken, bu kadar fahiş hata yapmaları, özensiz davranmaları hukuksuzluğun boyutunu göstermektedir. Bu durumda bu iddialarda bulunan kurumların, üyemizin ne zaman evlendiğini, kiminle evlendiğini çocuklarının kim olduğunu, çocuklarının eğitim gördüklerini iddia ettiği Batman İrfan İlköğretim Okuluna ne zaman kayıt olduklarını, adına düzenlendiğini iddia ettikleri, pasaportun ne zaman alındığını ve seri numarasını, Bank Asya’daki hesabına ilişkin tüm somut kanıtları sendikamıza sunmak zorundadır.”

    PİRHA/ANKARA

  • CHP’nin ‘İktidar Kurultayı’nın ayrıntıları belli oluyor

    CHP’nin ‘İktidar Kurultayı’nın ayrıntıları belli oluyor

    PİRHA – Koronavirüs nedeniyle CHP Parti Meclisi tarafından ertelenen CHP’nin “İktidar Kurultayı” olarak isimlendirdiği büyük kurultayı için hazırlıklar resmen başladı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve kurmayları tarafından üzerinde titizlikle çalışılıyor. Kurultayda aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlarının da olacağı Türkiye’nin 11 Büyükşehir Belediye Başkanı ile Kılıçdaroğlu’nun gövde gösterisi yapması bekleniyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “İktidar Kurultayı” olarak isimlendirdiği kurultayı Ankara’da stadyumda gerçekleştirilmesi düşünülüyor.

    Seyircisiz gerçekleştirilmesi planlanan kurultayda Kılıçdaroğlu yeniden genel başkanlığa aday olacak. Şu ana kadar genel başkanlığa ilk aday eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı oldu. Atıcı bir dönem Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun parti içi eğitimden sorumlu danışmanlığı görevini sürdürdü. Parti içi muhalefete karşı Kılıçdaroğlu’nun atacağı adımlar beklenirken, CHP’nin ulusalcı cephesinden Kılıçdaroğlu’na karşı aday çıkarma çalışmaları sürdürülüyor. 

    “ARTIK TAMAM, CHP İKTİDARA”

    CHP yönetimi, büyük kurultay için Ankara’da bir stadyumda bir araya gelmeyi düşünüyor.

    CHP yönetimi Eryaman Stadyumu ya da Osmanlıspor Stadyumu üzerinde duruyor. CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait açık meydanlar da düşünülüyor. Büyük Kurultay’ın ana sloganlarından biri “Artık Tamam, CHP İktidara” olacak. Yine kurultayın ana teması “İktidara Yolculuk” olarak belirlendi. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kurultay komitesine tam yetki verdiği, delegeler ve parti yöneticileri dışında kurultayın halka kapalı gerçekleştirilmesi konusunda her türlü önlemin alınabileceği talimatı verildi. 

    PARTİ MECLİSİ ÇARŞAF LİSTE İLE SEÇİLECEK

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına henüz resmi aday çıkmamışken, Parti meclisi seçiminin ise çarşaf listeyle yapılacağı, her CHP kurultaylarında olduğu gibi bu kurultayın da kıran kırana geçeceği bekleniyor. Mevcut PM üyelerinin en az %50 değişeceği beklenirken Kılıçdaroğlu’nun yeni kurmaylarının kim olacağı da merakla bekleniyor.

    BELEDİYE BAŞKANLARI İLE GÖVDE GÖSTERİSİ YAPILACAK

    31 Mart 2019 seçimlerinde elde ettiği başarıyla Kılıçdaroğlu’na olan destek artarken, Ağustos’da gerçekleştirilecek kurultayda CHP’nin seçilmiş 11 Büyükşehir, 10 il ve 191 ilçe belediye başkanı kurultayda hazır bulunacak.

    CHP’de genel başkan adayı olabilmek için delegelerin %5’inin desteği gerekiyor. Henüz resmi olarak aday çıkmayan CHP’de eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı genel başkanlığa adaylığını duyurdu. Ancak henüz delegeler aracılığıyla resmi adaylık başvurusu yapmadı. 

    (HABER MERKEZİ)

  • Tüm Bel-Sen Başkanı Bozkurt: 31 Mart yerel seçimler dönüm noktası-VİDEO

    Tüm Bel-Sen Başkanı Bozkurt: 31 Mart yerel seçimler dönüm noktası-VİDEO

    PİRHA – 31 Mart yerel seçimlerin dönüm noktası olduğunu kaydeden Tüm Bel-Sen Başkanı Erdal Bozkurt, iktidarın olumsuz ve haksız faaliyetlerine karşı muhaliflerin mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Bozkurt, “31 Mart seçimleri dönüm noktası bizim için. Demokratik parlamenter sisteme dönmek için bir adım olarak değerlendirmek lazım” dedi. 

    Tüm Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) Genel Başkanı Erdal Bozkurt, 2018 yılında ilan edilen OHAL’in Türkiye’de yarattığı sorunları, ekonomi, sağlık ve eğitimde yaşananları PİRHA’ya değerlendirdi.

    2018 yılının OHAL süreci ile birlikte yeni bir siyasi rejimin devamı niteliğinde olduğunu kaydeden Bozkurt, 2018’in Tüm Bel-Sen açısında temel hak özgürlükler ve sendikal haklarının kısıtlandığı bir yıl olduğunu belirterek 24 Haziran süreciyle yeni bir rejimin inşa edildiğini ifade etti.

    “YARGI BAĞIMSIZLIĞINI TAMAMEN KAYBETTİ”

    24 Haziran seçimleriyle birlikte tek adam rejimine ve partili Cumhurbaşkanı sistemine geçildiği bununla birlikte parlamentonun tamamen işlevsiz kaldığını dile getiren Erdal Bozkurt, yargının bağımsızlığını tamamen kaybettiğini, yasamanın da tek adamın atadığı bakanlar eliyle hazırlandığını belirterek, “Anayasanın temel ilkesi olan sosyal hukuk devleti ilkesi tamamen ortadan kaldırılmış oldu” dedi.

    Bozkurt, 2018’de belediyelere kayyum atandığını ve bunların hükümetin isteği ile gerçekleştirİLdiğini belirterek şöyle devam etti:

    “2018’de temel yaşadığımız sorunlardan biri de 20 Temmuzdan sonra başlayan belediyelere yapılan kayyum atamalardır. Örgütlülük alanımızın bir bütününü temsil eden belediyelerde örgütlenmiş bir sendika olarak, 96 belediyeye kayyum atanması ile birlikte ihraçlar gündeme geldi. Yaşanan ihraçların tamamı hukuksuzca ve hükümletin isteği ile gerçekleşmiş, tek taraflı kararlar ile alınmış bir durumdur. Kaldı ki dönemin Adalet Bakanı yapılan işlemin hukuksuz bir işlem olduğunu kendisi de teyit etmişti ama bunu yapmaktan geri çekilmeyeceğiz, demişti. Şu ana kadar 1700 kamu çalışanı özellikle kayyum belediyelerde ağırlıklı olmak üzere işlerinden, ekmeklerinden edildiler.”

    “TOPLUMU KUTUPLAŞTIRAN BİR YAPI OLUŞTU”

    Toplumu bölen, kutuplaştıran bir yapı oluşturulduğunu kaydeden Bozkurt, akademisyenlerin, eğitimcilerin, sağlıkçıların, gazetecilerin,  siyasetçilerin sadece düşüncelerinden dolayı gözaltına alınıp cezaevlerine konulduklarını belirtti.

    Ülkenin açık cezaevine döndüğünü kaydeden Tüm Bel-Sen Başkanı Erdal Bozkurt, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Tutuklama yerine adli kontrol verilen, yeni bir ucube sisteme bıraktı ülkeyi. Ülkenin yarıdan fazlası açık cezaevinde. Bütün bunlar yaşanırken siyasal ve ekonomik krizde üst üste geldi ekonomide giden iyi işler olmayınca siyasal iktidar kendini farklı göstermek ya da ekonomide kötü gidişatı kapatmak amacıyla belli ki bu olanlara yöneldi yani bizim üzerimizden aslında kendi gerçeğini kapatmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Ekonomide dış borçtan aldıkları paraların tamamını beton ekonomisine yandaşa peşkeş çekerek ülkeyi bugün krize getirdiler. Çok derin bir kriz yaşıyoruz. Bunu ne kadar yoksa arsalarda halen kabini atadıkları bakanlar eliyle yapılan açıklamalarda krizi teyit eden ve buna karşı önlemler alacağız söylemleri ile işin ne kadar ciddi bir boyuta geldiğini görmek mümkün. Ülke kaynakları betonu ve yandaşı harcandı dedik birçok kurumumuz 95 yıllık kurumlar, 100 yıllık kurumlar satıldı, özelleştirildi. Ama buradan elde edilen gelirler ne milli gelir bize yansıdı ne de başka bir yere kaynağı betona ve kendi yandaş mı peşkeş çektiğini görmek mümkün.

    “TEMEL TÜKETİM MALLARINA YAPILAN ZAMLARDAN GERİ ADIM ATILMADI”

    Temel tüketim mallarına yapılan zamlardan bir adım geri atılmazken ilginçtir ki mermi tüketimine yönelik yeni bir şey çıkardılar mermilere indirim yaptılar. Silahsızlanmanın dünya ölçeğinde bugün tartışıldığı bir dönemde hele hele ülkemizde kadın cinayetlerine, iş cinayetlerine, eğitim alanındaki cinayetlere bakıldığında silahlanmanın geldiği boyutu görmek ve tehlikenin farkında olmak gerekirken tam da bunu teşvik edercesine mermi fiyatlarına yapılan indirim aslında politik ve ideolojik olarak iktidarın meseleye nasıl baktığını açıkça göstergesi ve gerçekten korkunç bir durumla karşı karşıyayız.

    “EĞİTİM CEMAATİN ELİNDE”

    Sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin yapılan zamlara karşı güçlü ses çıkarmaları gerektiğinin altını çizen Bozkurt, aksi taktirde gelecek dönem açısından ülkeyi sıkıntılı dönemlerin beklediğini kaydetti.

    İktidarın, eğitim, sağlık alanında da politik bakış açısıyla çalışmalar yaptıklarını söyleyen Bozkurt, şunları söyledi:

    “Eğitim ve sağlık alanında yapılan çalışmalar ya da politik bakış açıları biliyoruz. Eğitimde yine dinsel motiflerle cemaate teslim edilen bir eğitim sistemimiz var yani laik, kamusal, parasız, eğitim yerine tam tersine ticarileştirilen ve cemaatler eliyle yönlendirilen bir eğitim sistemine döndük. Sağlık politikaları son yapılan hastanelerle şehir hastanelerinde vatandaşın sağlığından çok ticarileştirilmiş yani yandaşa kaynak aktaran sağlık anlayışıyla hizmet edilmektedir. Kıyılarımız, ormanlarımız, doğal güzelliklerimiz yani ülkenin bütün varlıkları bu süreçte talan edilirken 31 Mart seçimlerine girerken iktidarda olanlar sanki bunları başkaları yapmış gibi ifade ederek yeni bir popülist politikayla kamuoyunun gündemine çıkmaya çalışıyorlar.”

    Bozkurt, son olarak, 31 Mart yerel seçimlerin önemine vurgu yaparak, “31 Mart seçimleri dönüm noktası bizim için. Demokratik parlamenter sisteme dönmenin bir yolu, bir adım olarak değerlendirmek lazım. Mağdur olanlarla, muhalif olanlarla, bir araya gelip bu süreci ortak bir demokratik ortama dönüştürmenin zeminini oluşturabiliriz” dedi.

    Cebrail ARSLAN-Derya DÖNMEZ
    ANKARA