Etiket: genel grev

  • TÜRK-İŞ’ten iktidara ‘genel grev’ uyarısı

    TÜRK-İŞ’ten iktidara ‘genel grev’ uyarısı

    TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, kıdem tazminatı düzenlemesinin Meclis’e geldiği an genel grev kararı alınacağını belirtti. TÜRK-İŞ ilk eylem olarak pazartesi günü 81 ilde işçilerin katılımıyla basın toplantısı düzenleyecek.

    TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu 24. Dönem dördüncü toplantısını Ankara’da, genel merkezde yaptı. Genel Başkan Ergün Atalay başkanlığında yapılan toplantıda temel gündem konusu kıdem tazminatı oldu.

    Toplantının ardından yayımlanan bildiride son 3 genel kurulda oy birliğiyle alınan kıdem tazminatı ile ilgili genel grev kararına dikkat çekildi. Başkanlar Kurulu bildirisinde, “Konfederasyonumuzun 21, 22 ve 23’üncü Olağan Genel Kurullarında ‘kıdem tazminatı’ ile ilgili olarak oybirliğiyle alınan kararın gereği yerine getirilecektir” denildi. TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, kıdem tazminatı düzenlemesinin Meclis’e geldiği an genel grev kararı alınacağını belirtti. Türk-İş önceki genel kurullarında kıdem tazminatını kırmızı çizgi olarak kabul etmişti.

    TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Başkanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, ülkenin birçok sorununun olduğu dönemde kıdem tazminatının gündeme getirilmesinin işçilerin evlerinde huzuru bozduğunu söyledi. Atalay, kıdem tazminatı düzenlemesi bu şekilde Meclis’e geldiğinde genel grev kararı almak zorunda olduklarını belirtti.

    Başkanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan bildiride şöyle denildi:

    1 – Hükümet tarafından gündeme getirilen tamamlayıcı emeklilik sigortası sistemi (TES) ile işçilerin kıdem tazminatı hakkı yeniden düzenlenmek ve zaman içinde ortadan kaldırılmak istenmektedir. Kıdem tazminatı işçinin ailesiyle birlikte geleceğinin güvencesidir. İşçiye, belirli ölçüde feshe karşı koruma sağlamaktadır. İşçiler, kıdem tazminatını her zaman ödenmesi sonraya bırakılmış ücretin bir parçası olarak kabul etmiş, işçi sınıfının kazanımı bir hak olarak görmüştür.

    2 – İş Kanunu ile 84 yıl önce hukuk sistemimize giren kıdem tazminat, zamanla düzenlenerek geliştirilmiş ve günümüze kadar getirilmiştir. Günümüzde, kıdem tazminatı müessesesinin ortadan kaldırılarak bir fonda toplanması ve “tamamlayıcı emeklilik sistemi” olarak düzenlenmesi öngörülmektedir. Aynı kapsamda “İstihdam Kalkanı Paketi” ile kamuoyuna sunulan önlemler arasında yer alan 25 yaş altı – 50 yaş üstü çalışanlar için öngörülen belirli süreli sözleşme düzenlemesi de kıdem tazminatı hakkını ve dolayısıyla iş güvencesini ortadan kaldıracak niteliktedir.

    3 – Tüm dünyayı etkisi altına almış Covid-19 salgınının etkileri ülkemizde de devam etmektedir. Başta işçi sağlığı ve iş güvenliği olmak üzere, ücretli çalışanların temel sorunu gelir ve iş güvencesidir. Yaşanan bu sorunlara karşı çözüm üretilmesi gerekirken, kıdem tazminatı değişikliği konusunun yeniden gündeme getirilmesi, doğru ve kabul edilebilir bir yaklaşım değildir.

    4 – Hem işçilerin hem de işverenlerin gündemi küresel salgın Covid-19’in yol açtığı olumsuz ekonomik koşulların üstesinden gelinmesidir. Toplumun geniş kesimlerinin beklentisi ve talepleri de bu yöndedir. Ne bundan önceki dönemde ne de bu süreçte sosyal tarafların kıdem tazminatının kaldırılarak yerine tamamlayıcı emeklilik sisteminin getirilmesine ilişkin herhangi bir talebi bulunmamaktadır. Böyle bir teklifin gündeme gelmesi ve tartışılması çalışma hayatının huzurunu bozmuştur. İşçileri ve ailelerini endişeye sevk etmiştir.

    5 – Türk-İş Başkanlar Kurulu, her yıl farklı adlar ve değişikliklerle gündeme getirilen ve kıdem tazminatında mevcut düzenlemeye göre hak kaybına neden olacak girişimlerin artık sona ermesi gerektiğini ifade etmektedir.

    6 – Kıdem tazminatı, Türkiye işçi sınıfının ve Türk-İş’in kırmızı çizgisidir. İş ve gelecek güvencesidir. Milyonlarca çalışanı ilgilendiren kıdem tazminatı hakkından hiçbir şekilde vazgeçilemez. Kıdem tazminatının fona devredilmesi, süresinin azaltılması gibi bu hakkın tasfiyesine ya da zayıflatılmasına yönelik her türlü girişim karşısında işçinin haklı tepkisi ve talepleri kararlılıkla savunulacaktır.

    7 – Türk-İş Başkanlar Kurulu, bugün çalışanlar ve gelecekte çalışacak olanlar için kıdem tazminatının mevcut haliyle korunmasından yanadır. Kıdem tazminatının özüne yönelik hiçbir düzenlemeye katılım ve onay verilmeyecektir. Konfederasyonumuzun 21, 22 ve 23’üncü Olağan Genel Kurullarında “kıdem tazminatı” ile ilgili olarak oybirliğiyle alınan kararın gereği yerine getirilecektir.

    8 – Türk-İş Başkanlar Kurulu, önümüzdeki günlerde yaşanacak gelişmeler dikkate alınarak sürekli toplantı halinde olacak ve Konfederasyonumuz tarafından sürdürülen çalışmaların daha sonraki aşamaları belirlenecektir. Bunun ilk adımı olarak 29 Haziran 2020 Pazartesi günü, 81 ilde Türk-İş Bölge ve İl Temsilcileri ile şube başkanları ve yöneticileri, işyeri temsilcileri, işçilerin katılımıyla basın toplantısı düzenlenecektir.

  • ‘Evde kalsak açız, çalışırsak korona; çaremiz ücretli izin, aracımız genel grev’-VİDEO

    ‘Evde kalsak açız, çalışırsak korona; çaremiz ücretli izin, aracımız genel grev’-VİDEO

    PİRHA- Çalışma, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ortak çalışması sonrasında duyurulan koronavirüs önlem ekonomi paketine emekçiler tepki göstermeyi sürüdürüyor. Kendilerini Devrimci Otonomlar olarak adlandıran gençler, “Evde kal yetmez. Ücretli izin istiyoruz” dedi ve genel grev çağrısı yaptı. 

    Hükümet, ekonomi paketlerinde büyük sermaye ve yandaş toplulukların süreç içerisinde yıpranmaması adına önlem alırken, vatandaş “evde ne yiyeceğim” diye düşünüyor. Öğrenci oldukları şehirlerde geçici işlerde çalışarak geçimlerini sürdürürken şimdi büyük bir soru vatandaşların akıllarında… Şimdi ne yapacağız?

    “HÜKÜMETİN PROGRAMINDA KENDİMİZE YER BULAMADIK”

    Kendilerini Devrimci Otonomlar olarak adlandıran kafe- bar çalışanı 3 genç, bugün İstanbul Bahçelievler’de bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İl Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması yaptı.

    Devrimci Otonomlar, “19 maddelik bu pakette biz neredeyiz?” diye sordu.

    “Geçici işyerlerinde çalışan gençler şimdi nasıl geçineceklerini bilmiyorlar. Hükümet tarafından duyurulan programda “İşçiler, mavi yakalılar, kağıt toplayıcıları, kamu çalışanları ne de işsizler düşünülmemiştir” denilen açıklamada, “Hükümet tarafından beş gün önce duyurulan programda biz geçici işyerlerinde çalışan öğrenciler, ne fabrikalarda çalışan işçiler toplumun ezilen her bireyi ile ilgili programda bizi gören bir madde yok, hala bir gelişme de yok. Hala sağlıksız çalışma koşullarında çalışan arkadaşlarımız var ve bu durumu gündemleştirip sağlığı için önlem almak isteyenler işten atılıyor” ifadeleri yer aldı.

    “ÜCRETLİ İZİN TALEBİ GÜNDEMLEŞTİRİLMİYOR”

    Ücretli izinlerin gündemleştirilmemesini eleştiren gençler, “Asla ücretli izin talebi gündemleştirilmiyor. Hacı Sabancı bir gönderisinde yüzsüzce ‘sakin ol şampiyon ben evdeyim’ diyebiliyor. Biz işçilerden çalarak kazandığı serveti ile aldığı yalısında kendine güvenli bir alan yaratan bu kişinin tavrı, bütün patronların tavrı olmuş durumda ve devlet yalnızca bu yüzsüz kişileri koruyor. Tuzu kuru, karnı tok olanlar evden çıkmasa da oluyor. Peki bize bu kadar evde kal çağrısı yapan devlet evde kalmamız için ne yapıyor? Hiçbir şey yapmıyor ve hiçbir şey yapmayacak!’ dediler. “Eğer onlar hiçbir şey yapmıyor ise biz yapalım. Genel greve çıkalım. Bugün hissetmekte olduğumuz bu krizimiz daha derinleşecek ve bütün emekçiler olarak bir şey yapmazsak biz öleceğiz patronlar yaşayacak” dediler.

    Genel Grev çağrısı yapan gençler, “Greve çıkalım biz yaşayalım” diyerek açıklamalarını sonlandırdılar.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Fransa’da genel grev çağrısıyla sokağa çıkanlara polis saldırısı

    Fransa’da genel grev çağrısıyla sokağa çıkanlara polis saldırısı

    Fransa’da işçi sendikasının çağrısıyla sokağa çıkan göstericilere polis sert müdahalede bulundu.

    Fransa’nın en büyük işçi sendikaları konfederasyonu olan CGT (Genel İş Konfederasyonu) sosyal adalet için 5 Şubat Salı gününü genel grev ve genel eylem günü ilan etmişti.

    Diğer sendika konfederasyonları da çağrıyı desteklerken, Sarı Yelekliler hareketinin kimi liderleri de aynı gün için ‘her yerde blokaj’ çağrısı yaptı.

  • Hindistan’da genel grev: 200 milyon işçi çalışma yasasını protesto etti

    Hindistan’da genel grev: 200 milyon işçi çalışma yasasını protesto etti

    Hindistan’da 9 Ocak Çarşamba günü, Narendra Modi hükümetinin, çalışma koşullarını daha da kötüleştiren ve sendikalaşmaya engel olan çalışma yasasına karşı düzenlenen genel grevin ikinci gününde 200 milyon işçi iş bıraktı.

    Hindistan’daki 12 sendika tarafından çağrısı yapılan grev, ikinci gününde taşıma, ticaret ve banka hizmetlerinin bir kısmını durdurarak, başkent Yeni Delhi de dahil olmak üzere, ülkenin her yanındaki pek çok şehri etkiledi.

    Grev çağrısı, Başbakan Narendra Modi’nin çalışma hayatı politikalarını protesto amacıya yapıldı.

    Yetkililerin ve yerel medyanın bildirdiğine göre grevi, Kerala (güney), Bengal (doğu), Odisha (doğu), Marashtra (batı), Karnataka (güneybatı) ve Delhi (kuzey) eyaletlerinde güçlü bir varlığı olan ve ülke çapında 200 milyon işçinin örgütlü olduğu çeşitli sendikalar gerçekleştirdi.

    Ayrıca başkentteki yüzlerce işçi, parlamento önünde bir gösteri yaparak milletvekillerinden merkezi hükümetin çalışma politikalarına karşı çıkmalarını talep etti.

    Grevin örgütleyicilerinden biri olan Hindistan Sendikalar Birliği’nin aktardığına göre işçiler işsizliği, gıda ve diğer temel ürünlerdeki zamları ve çalışanların sağlık sigortası haklarını kısıtlayan hükümet tedbirlerini protesto ediyor.

    İşsizlikteki ve temel ürün fiyatlarındaki artış, Hindistan işçi sınıfının yaşam koşullarına zaten zarar vermişti. Bu hoşnutsuzluk ortamı içinde çıkan yeni çalışma yasası, işçilerin durumunu daha da ağırlaştırıyor.

    Sendikalar, yasanın çalışanlar üzerindeki aşırı sömürüyü daha da artıracağını ve sendikal hakları yok edeceğini söylüyorlar.

    Asia News adlı web sitesinde yer alan habere göre yasa “hükümete işçi sendikalarını tanıyıp tanımama noktasında keyfi bir güç vererek halihazırda işçi, işveren ve hükümet arasındaki pazarlıklarla süren işleyişi fiilen ortadan kaldırıyor.”

    The Telegraph’taki habere göre sendikalar şunu da vurguluyor: “Mevcut mevzuat altında, 100’den fazla işçi çalıştıran işletmeler personel çıkarmak istediklerinde devletten onay almak için uzun bürokratik süreçlerden geçmek zorunda. Modi’nin hükümetiyse ekonomik kriz esnasında patronların elini serbest bırakmak adına, 300’den az işçi çalıştıran işletmelerin devlet onayına ihtiyaç duymaksızın personel çıkarmalarına izin vermeyi öneriyor.”

    İşçiler ayrıca sağlık sigortası ve emeklilik haklarını koruyacak bir sosyal güvenlik kanununun onaylanmasını ve taşımacılık sektöründe asgari ücretin 24,000 rupi (yaklaşık 300 euro) olmasını talep ediyor.

    Genel grev, 10 ila 50 yaş arası kadınlara yasak olan Sabarimala tapınağına bir hafta önce iki kadının girmesiyle patlayan yoğun protestoların yaşandığı bir bağlamda gerçekleşiyor.

    Geçen Eylül ayında, Hindistan Yüksek Mahkemesi kadınların dini tapınaklara girişinin engellenmesini yasakladı; ancak iki kadının Sabarimala’ya girmesine tepki olarak muhafazakar gruplar tapınağa girişleri kesti. Buna karşılık da kadın haklarını savunan eylemler düzenlendi.

    Bu olayların ardından, ülkede cinsiyet eşitliği talep etmek için bir insan duvarı oluşturmaya karar veren 3 ila 5 milyon arası kadın büyük bir gösteri gerçekleştirdi – eylemin görüntüleri tüm dünyada yankı getirdi.

    Bu haber Başlangıç Kolektifi tarafından Left Voice‘da İngilizce orijinalinden tercüme edilmiştir.