Etiket: Genel İŞ

  • Genel-İş’e şafak operasyonu: Remzi Çalışkan ve Kemal Göksoy gözaltına alındı

    Genel-İş’e şafak operasyonu: Remzi Çalışkan ve Kemal Göksoy gözaltına alındı

    PİRHA- Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan ve DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy sabaha karşı evlerine yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı.

    Remzi Çalışkan ve Kemal Göksoy, Ankara merkezli soruşturma kapsamında sabaha karşı 05.00’te evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı.

    Dosyada kısıtlılık kararı olduğu öğrenildi.

    PİRHA/MERSİN

  • Genel-İş Dersim Şubesi: Artık yeter, geçinemiyoruz; adaletli vergi sistemi istiyoruz-VİDEO

    Genel-İş Dersim Şubesi: Artık yeter, geçinemiyoruz; adaletli vergi sistemi istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- DİSK Genel-İş Dersim Şubesi yöneticileri ve üyeleri, ‘Artık yeter, geçinemiyoruz’ şiarıyla Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Az kazananın az, çok kazananın çok vergi verdiği, ücretle ve tüketim üzerindeki vergi yükünün azaltıldığı, sermayenin ve zenginlerin vergisinin arttığı adaletli bir vergi sistemi istiyoruz” denildi.

     

    DİSK Genel-İş Dersim Şubesi, ‘Artık yeter, geçinemiyoruz’ şiarıyla Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı DİSK Genel-İş Dersim Şube Yöneticisi Hüseyin Kılıçoğlu okudu. Açıklamada, ‘Artık yeter geçinemiyoruz’ pankartı açıldı.

    “ALIN TERİMİZ HİÇE SAYILIYOR”

    Zamların ve adaletsiz vergilerin yükü altında ezildiklerini belirten Hüseyin Kılıçoğlu, “İşçiler, emekçiler ve emekliler yaşam savaşı verirken, birileri servetine servet katıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, biz düşük gelirle yaşam mücadelesi verirken, yüksek vergiler ödüyoruz. İşçinin patronundan fazla vergi verdiği bir ülke haline geldik. İktidar, kamu kaynaklarını bir avuç sermayeye aktarırken, vergi afları ve teşviklerle onların servetine servet katarken, bizim emeğimiz, hakkımız, alın terimiz hiçe sayılıyor” dedi.

    “HEPİMİZE DÜŞEN GÖREV MÜCADELEYİ BÜYÜTMEKTİR”

    Adalet mücadelesinin büyütülmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçoğlu, “1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla beraber, vergide adalet yasasının oy birliğiyle meclisten geçmesini istiyoruz. Az kazananın az, çok kazananın çok vergi verdiği; ücretle ve tüketim üzerindeki vergi yükünün azaltıldığı, sermayenin ve zenginlerin vergisinin arttığı adaletli bir vergi sistemi istiyoruz. Hepimize düşen görev bu mücadeleyi büyütmektir” diye konuştu.

    Açıklama ‘Direne direne kazanacağız’ sloganlarıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • DİSK Genel-İş Başkanı Çalışkan: Eriyen ücretlerde iyileştirme yapılması zorunluluk

    DİSK Genel-İş Başkanı Çalışkan: Eriyen ücretlerde iyileştirme yapılması zorunluluk

    PİRHA -DİSK Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan, ekonomik krizin işçiler üzerindeki etkisine ve ücretlerde iyileştirme yapılması talebine dair açıklama yaparak “Gelinen durum itibarı ile eriyen ücretlerde iyileştirme yapılması artık bir zorunluluktur. İnsanca yaşanabilecek bir ücret temel talebimizdir” dedi.

    ​​​​​​​Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı (DİSK) Genel-İş Başkanı Remzi Çalışkan, “Hayat Çok Pahalı, Emek Değeri Çok Ucuz! Bu Böyle Gitmez!” diyerek yaşanan ekonomik krize vurgu yaptı. Çalışkan, yazılı yaptığı açıklamada, belediyelerden mali politikalarını, belediye işçi ve emekçilerini gözeten bir bakışla planlamasını talep etti. Remzi Çalışkan ayrıca, iktidardan da “ekonomiyi istikrarlı bir şekilde felakete sürükleyen politikalarından vazgeçmesini ve belediye şirket işçilerinin kadro hakkının verilmesini” istedi.

    “HAYAT ÇOK PAHALI, BU BÖYLE GİTMEZ!”

    Genel İş Başkanı Remzi Çalışkan, AKP iktidarının “isabetsiz ve bilim dışı politikalar” yürüttüğünü söyleyerek şu açıklamayı yaptı:

    “Hayatın her gün daha pahalı olduğu, emeğin ucuzlatıldığı, fakirden alınıp zenginin daha zengin edildiği bir ekonomi politikası sürdürülüyor. Bu ağır koşullar altında üyelerimizin ekonomik iyileştirme talepleri günden güne artmaktadır. Bu talepler son derece yerinde ve haklıdır. Çünkü bu ekonomik koşullar, işçiler ve ailelerinin yaşamlarını sürdürülemez bir noktaya getirmiştir. Hayat çok pahalıdır ama emek değeri çok ucuzlamıştır. Gıda fiyatları, elektrik-su-doğalgaz gibi kamu mallarının fiyatı ile akaryakıt fiyatları bir emekçi aile bütçesinin altından kalkabileceği düzeyi çoktan geçmiştir.
    Enflasyon, Cumhurbaşkanlığı Yönetiminin yanlışta ısrar eden politik tutumu nedeniyle artık kontrol dışına çıkmıştır. TÜİK yönetiminin enflasyon hesabı ile ENAG’ın (Enflasyon Araştırma Grubu) enflasyon hesapları arasında neredeyse yüzde yüz fark vardır. Bu da enflasyona bağlı ücret taleplerini etkilemektedir. Ayrıca, enflasyon bir aydan diğerine sürekli ve belirgin bir artış göstermektedir. Bu nedenle, örneğin sendikamızın bu ay bağıtladığı toplu iş sözleşmesi, takip eden aylarda güncellenme ihtiyacını doğurmaktadır.
    Bağıtlanacak TİS’lerin ekonomik krizin üyelerimize yansıması dikkate alınarak bağıtlanması kaçınılmazdır. Ayrıca TİS bağıtlanmış işyerlerimizde gelinen durum itibarı ile eriyen ücretlerde iyileştirme yapılması artık bir zorunluluktur. İnsanca yaşanabilecek bir ücret temel talebimizdir.

    “BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİNİN KADRO HAKKI VERİLMELİDİR”

    Son olarak tekrar ediyoruz ki, Cumhurbaşkanı, Yönetimi ekonomiyi istikrarlı bir şekilde felakete sürükleyen politikalarından vazgeçmelidir. Belediye şirket işçilerinin kadro hakkı verilmelidir. CB Yönetiminin, yandaşları ve sermayeyi koruyan ekonomi politikalarındaki ısrarına karşı durmaktan ve işçi ve emekçiler lehine politikaların uygulanmasını sağlamaktan başka çaremiz yoktur.
    Bütün çabamız, emeğimizi, haklarımızı ve geleceğimizi ezdirmemek için sınıf siyasetini esas alıp, sendikal örgütlülüğümüzü artırıp güçlendirerek emek ve demokrasi mücadelesini büyütmektir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Maltepe Belediyesi ile Genel-İş’in ‘Anlaştık’ açıklamasına işçiler karşı çıktı

    Maltepe Belediyesi ile Genel-İş’in ‘Anlaştık’ açıklamasına işçiler karşı çıktı

    PİRHA-Maltepe Belediyesi ile Genel-İş Sendikası’nın “Anlaşma sağlandı, grevimiz sona ermiştir” açıklamasına işçilerden Sandık kuracağız, referandum yapacağız, ya tamam diyeceğiz ya devam diyeceğiz” cevabı geldi.

    Belediye işçilerinin 23 Şubat’ta başlattıkları greve dair Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’tan açıklama geldi. Kılıç, Twitter hesabından “Genel İş Sendikası ile sürdürdüğümüz Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri anlaşma ile sonuçlanmıştır. Bu süreçte sağduyu ve anlayışını esirgemeyen halkımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz” açıklamasını yaptı.

    DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası da uzlaşının sağlandığını belirterek “Maltepe Belediyesi’nde toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlandı. Yapılan anlaşmaya göre ikramiye dahil en düşük ücret net 4700 TL oldu. Uyuşmazlık nedeniyle 23 Şubat’ta başlayan yasal grevimiz bugün itibariyle sona ermiştir” denildi.

    İŞÇİLER ANLAŞMAYA İTİRAZ ETTİ

    Grevde olan işçiler, belediye ile sendika arasındaki anlaşmayı kabul etmediklerini açıkladı. İşçiler, kendilerine danışılmadan sözleşme kararı alındığını belirterek “Sandık kuracağız, referandum yapacağız, ya tamam diyeceğiz ya devam diyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Maltepe Belediyesi’nin her şey dahil 4 bin 700 lira teklifine karşılık işçiler, yevmiyelerinin brüt 180 liraya, yemek parasının 40 liraya, yol parasının aylık tam seyahat kartı parası olan 275 liraya yükseltilmesini; 112 günlük ikramiye ile Kurban ve Ramazan Bayramlarında 400 ve 300 TL verilmesini istiyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • DİSK’li işçiler: İnsanca yaşayacak bir ücret istiyoruz-VİDEO

    DİSK’li işçiler: İnsanca yaşayacak bir ücret istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- DİSK’li işçiler mevcut asgari ücretle geçinemediklerini belirterek, asgari ücretin en az 3 bin 800 TL olması gerektiğini belirttiler. DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy da “İnsanca yaşanır bir ücret belirlenmesi önemlidir. Bu sağlanmadığı sürece ne iş ne de iç barışı sağlayabiliriz” dedi. 

    Asgari ücret görüşmeleri 4 Aralık’ta başladı. İktidar, işveren ve işçiler arasında başlayan görüşmelerle birlikte milyonlarca çalışanın gözü Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun vereceği kararda.

    Milyonlarca işçi ise asgari ücret taleplerini her yerde dillendirmeye devam ediyor.

    “3 BİNİ 800’DEN AŞAĞI İSTEMİYORUZ”

    PİRHA’ya konuşan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı işçiler, geçinemediklerini belirttiler.

    İşçilerden biri “asgari ücret açlık sınırının altında. 1 kilo süt kaç para olmuş? Bir maaş alana kadar 2. maaşı başlatıyoruz. 3 bini 800’den aşağı istemiyoruz. Sağlanmazsa direneceğiz ve direne direne kazanacağız” derken, bir diğeri de 3 çocuğunun olduğunu ve ihtiyaçlarını karşılayamadığını ifade ederek, “çok da büyük bir dünyaları da istemiyoruz. Bizler gibi yoksul insanların bir an önce birlik olup bunları bir çözüm bulmalarını sağlamalıyız” ifadelerini kullandı.

    “İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ, SÜRÜNMEK İSTEMİYORUZ”

    “Asgari ücretle kim geçinebilir?” diye soran işçi, “Yandaşlara, patronlara para var, işçiye geldiği zaman da para yok. Peki 2320 lira alan vatandaş nasıl geçinir? Sonuna kadar direneceğiz. Ya ölürüz ya da kazanırız. Her gün öleceğimize 1 gün ölür, hiç olmazsa gider kurtuluruz. Yaşamak istiyoruz, insanca yaşamak istiyoruz, sürünmek istemiyoruz. Yıllardan beri bu mücadele devam ediyor. İşçi, evine bir ekmek götürmeyecek mi? Çocuğuna bir çikolata almayacak mı? Bakkalın önüne geçtiği zaman o çocuk ‘baba bana bir çikolata al’ diye gözyaşı döktüğü zaman iyi bir şey mi? Asgari ücretin şu an 4000 lira olmasını istiyoruz” diye konuştu.

    DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy da, işçiler ile ilgili verilecek bir kararda işçilerin temsiliyetinin azınlıkta kaldığına işaret ederek, “İktidarına hükümetin işverenin temsil heyetinin daha fazla olduğu bir yerde tabii ki buradan çok ciddi bir asgari ücretin belirlenmesini bekleyemeyiz” ifadelerini kullandı.

    “ASGARİ ÜCRET MİLYONLARI İLGİLENDİREN BİR TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİDİR”

    Göksoy, DİSK olarak araştırma yaptıklarını ve asgari ücretin net 3800 TL olması gerektiği sonucuna ulaştıklarını belirterek, şunları dile getirdi:

    “İktidarın algı yaratması var; 3 bin 800 lira ülkeyi batırır, uçuruma götürür diye. İşçiye verilen hiç bir ücret hiçbir ülkeyi batırmamıştır. Bu sadece işverenle, iktidarın ortak algı yaratmasıdır. İnsanca yaşanır bir ücretin belirlenmesi önemlidir. Bu sadece bir asgari ücret belirlenmesi değil aslında Türkiye’de normalleşmiş, normalleştirilen asgari ücretin toplu sözleşmesidir. Milyonları ilgilendiren bir toplu iş sözleşmesi olduğunu da görmek lazım. İşçilerin, emekçilerin refahı olmadığı bir yerde iktidarların da çok refahı olacağını sanmıyoruz. Biz işçilerin üretimden gelen gücüyle işçilerin üretimi ile kalkınan ülkeler her zaman işçileri ile ortaklaşarak ve işçilerin en azından yaşam koşullarını iyileştirerek yükseleceğini biliyorlar. Türkiye’nin gerçekten kalkınmaya yönelik bir hedefi varsa, birinci derecede işçisini, emeklisini, çiftçisini, kamu emekçilerini bir şekilde memnun etmek durumundadır. Bunların insanca yaşanıp ücreti insanca yaşanır çalışma ortamını sağlamak durumundadır. Bu sağlanmadığı sürece ne iş ne de iç barış sağlanır.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Genel-İş Mersin Şubesi: Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz!

    Genel-İş Mersin Şubesi: Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz!

    PİRHA- Mersin’de DİSK Genel-İş tarafından bir basın açıklaması yapılarak, “Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz, kıdem tazminatına dokunmayı aklınızdan bile geçirmeyin” denildi. 

    Türk-İş ve DİSK’e bağlı işçiler, hükümetin kıdem tazminatını fona dönüştürme girişimi karşısında, 81 ilde eşzamanlı açıklama yapıyor.

    Mersin’de DİSK Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy ve işçiler bir açıklama yaptı.

    “Kıdem tazminatımızı gasp ettirmeyeceğiz, kıdem tazminatına dokunmayı aklınızdan bile geçirmeyin” diyen DİSK Genel-İş Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Türkiye işçi sınıfının doksan yıla yakın bir süredir sahip olduğu kazanılmış en köklü hakkı olan kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına yönelik girişimler hız kazanmıştır. Sermayenin ve iktidarların 45 yıllık düşü olarak, 11. Kalkınma Planı’ndan Yeni Ekonomik Program’a kadar bütün politika belgelerinde yer alan hedefler ve IMF’nin tüm raporlarında geçen “tavsiyelerini” hayata geçirmek doğrultusunda işçi sınıfının “sinir uçları” ile oynanmaktadır “dedi.

    Açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Bir yandan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi adı altında kıdem tazminatımız fona aktarılarak, bir yandan da 25 yaş altı ve 50 yaş üstü çalışanlar başta olmak üzere esnek-güvencesiz çalıştırmayı yaygınlaştırarak kıdem tazminatı hakkı yok edilmek istenmektedir.
    Pandemi koşullarında 82 milyon insan yaşam mücadelesi verirken, işçiler olarak bizler, canımızı, işimizi ve gelirimizi korumak için mücadele verirken, işsizlik rekorlar kırmışken, ülkeyi yönetenler kıdem tazminatımıza el uzatmakta ve daha esnek, daha güvencesiz, kölece çalışma dayatmaktadır.
    DİSK Başkanları Kurulu, salgın koşullarında dahi bir bütün olarak, sendikalı-sendikasız tüm işçilerin hak gaspına kalkışanlara karşı işçi sınıfının biriken öfkesini ve bu saldırıları püskürtme kararlılığını görmekte ve bu kararlılığı örgütlü bir güce dönüştürme iradesini dile getirmektedir.
    Ayrıca bu kadar önemli bir sürecin, Hükümet tarafından gazete köşelerine sızdırılan kimi bilgilerle, dinamik bir süreç olan çalışma hayatının tanımlı mekanizmaları işletilmeden, Anayasal bir kurum olan Ekonomik Sosyal Konsey, yasal bir kurum olan Üçlü Danışma Kurulu gibi mekanizmaları çalıştırmadan kapalı kapılar arkasında yapılan “müzakereler” yoluyla tartıştırılması kabul edilemez.”

    “DİRENİŞLE KARŞILANACAKTIR”

    DİSK’in tüm işçi sınıfını ilgilendiren bu büyük tehlikeye karşı dişe diş bir mücadele için işyerlerinde gerekli çalışmaları başlattığını belirten Göksoy, “Kıdem tazminatını ortadan kaldırmaya, daraltmaya, budamaya, işçi sınıfının belirli kesimlerini bu haktan mahrum etmeye yönelik her girişim, direniş ile karşılanacaktır.
    Kıdem tazminatını bir işveren sorumluluğu olmaktan çıkaracak, iş güvencesi dayanağı işlevine son vererek işten çıkarmaları kolaylaştıracak, işverene iş sürecinde keyfiyet olanağı verecek, son ücret ile bağını kopararak kıdem tazminatının miktarını düşürecek planların müzakere edilecek hiçbir yanı yoktur. Fon, kıdem tazminatımıza, birikmiş emeğimize ve geleceğimize el koymak demektir.

    “KIDEM TAZMİNATI KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”

    “Kıdem tazminatı ile ilgili konuşulacak tek şey, mevcut sistemin güçlendirilmesi, kuvvetlendirilmesi, bir gün bile çalışsa tüm işçilerin istifa hali dahil kıdem tazminatı alacağı bir düzenlemenin yapılması ve işverenler işçilere kıdem tazminatını vermediğinde devletin kanun hakimiyetini sağlamasıdır” diyen Göksoy, şöyle devam etti:

    “DİSK Başkanları Kurulu, bir kez daha kararlılığını ve iradesini ortaya koymakta ve iktidarı uyarmaktadır: Kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir! “Kırmızı çizgi” geçilmesi mümkün olmayan bölge anlamına gelmektedir ve işçi sınıfı kıdem tazminatına o ya da bu biçimde dokunulmasına izin vermeyecektir.
    Kıdem tazminatı bize çocuklarımızın emanetidir! Kıdem tazminatına sahip çıkmak emeğimize, geleceğimize, memleketimize sahip çıkmaktır.
    DİSK Başkanlar Kurulu bu mücadeleyi omuzlama onurunu, diğer işçi konfederasyonları, emek ve meslek örgütleri başta olmak üzere tüm emek ve demokrasi güçleri ile beraber taşımak için girişimlerin başlatılması gerekliliğinin altını çizer.
    İşçi sınıfının kıdem tazminatına dair hassasiyetini, örgütlü ve kararlı bir irade olarak işyeri eylemlerine, yürüyüşlere, meydanlara, direnişlere, grevlere ve dişe diş bir mücadeleye taşıma kararlılığının altını çizen DİSK Başkanlar Kurulu, DİSK örgütünün bir bütün olarak tüm sendikalarımızla birlikte önümüzdeki günlerde açıklanacak eylem takvimini hayata geçirmek için hazır olduğunu ilan eder. Daha güçlü bir mücadele ile sokaklarda sesimizi yükselteceğimize Haklarımız için omuz omuza mücadele edeceğimizi bütün kamuoyuna duyuruyoruz.”

    PİRHA/ MESİN

  • ‘Eşitlik, demokrasi ve sömürüsüz bir yaşam için mücadele edeceğiz’-VİDEO

    ‘Eşitlik, demokrasi ve sömürüsüz bir yaşam için mücadele edeceğiz’-VİDEO

    PİRHA- DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, 15-16 Haziran ‘Büyük İşçi Direnişi’nin 50. yılına dair yaptığı açıklamada, 15-16 Haziran üzerinden 50 yıl geçse de sermaye ve sermaye hükümetlerine korku; emek ve demokrasi mücadelesi yürüten işçilere, emekçilere ise kararlılık ve mücadele aşılamaya devam ettiğini belirtti. Göksoy, “Sendikal hak ve özgürlüklerimize karşı yapılacak her saldırı karşısında eşitlik ve demokrasi için, sömürüsüz bir yaşam için emeğin Türkiye’sini kurmak için mücadele edeceğiz” dedi.

    15-16 Haziran 1970’de gerçekleşen ve “Büyük İşçi Direnişi” olarak tarihe geçen işçi eylemlerinin 50. yıldönümüne dair DİSK-Genel-İş Mersin Şubesi, Tarsus Belediyesi önünde açıklama yaptı.

    “İKTİDAR KIDEM TAZMİNATINA GÖZ DİKİYOR, İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Şube Başkanı Kemal Göksoy tarafından yapılan açıklamada, 50 yıl önce de, bugün de DİSK’in sermaye ve iktidar karşısında ayakta olduğuna dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “1970’in 15-16 Haziran’ı Türkiye işçi sınıfının en şanlı mücadele günlerinden biridir. 15-16 Haziran, Türkiye işçi sınıfının sendikalaşma hakkını korumak için harekete geçtiği gündür. 15-16 Haziran’ı yaratan işçi sınıfının gerçek mücadele örgütü olarak güvendikleri DİSK’in sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışıdır. 15-16 Haziran üzerinden 50 yıl geçse de sermaye ve sermaye hükümetlerine korku; emek ve demokrasi mücadelesi yürüten işçilere, emekçilere ise kararlılık ve mücadele aşılamaya devam ediyor. Bugün de iktidar ve sermaye, Covid-19 salgınına rağmen işçilerin hayatını riske atmıştır.  Salgının öldürücü etkisi yalnızca DİSK üyesi işçiler arasında Türkiye’nin 3.2 katıdır. Bu orana sendikal güvenceden yoksun ve kayıt dışı çalıştırılan milyonlarca işçi eklendiğinde durumun vahameti daha fazla ortaya çıkmaktadır. İktidarın ve sermayenin sendikal hak ve özgürlükleri hiçe saydığı, kazanımlarına göz diktiği uygulamalar devam etmektedir. Bunun en somut örneği ise kıdem tazminatına yönelik saldırıların devam etmesidir. Koronavirüs salgını ile birlikte neo-liberal politikalar ve uygulamaları çökerken hala kıdem tazminatına göz dikiliyor.”

    EMEĞİN TÜRKİYE’SİNİ KURMAK İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ

    “Demokratik hak ve özgürlüklere yönelik baskıların arttığı, halk iradesinin yok sayıldığı, hukukun siyasallaştığı ve adaletin yerini bulmadığı bir dönemin içindeyiz” diyen Göksoy, “Sabrın da bir sınırı, saldırıların da bir karşılığı vardır; işçi sınıfı ve onun örgütü DİSK, 15-16 Haziran’ın mücadeleci ruhuyla tüm bu saldırılara karşı direnecek güce dün olduğu gibi bugün de sahiptir. Sendikal hak ve özgürlüklerimize karşı yapılacak her saldırı karşısında eşitlik ve demokrasi için, sömürüsüz bir yaşam için emeğin Türkiye’sini kurmak için mücadele edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/MERSİN

  • DİSK Genel-İş Mersin’de konvoy oluşturdu-VİDEO

    DİSK Genel-İş Mersin’de konvoy oluşturdu-VİDEO

    PİRHA- Mersin’de koronavirüs salgını nedeniyle yapılamayan miting yerine belediye işçileri konvoy oluşturdu. Polis engeliyle karşılaşan işçiler, her gün aynı sokak ve caddelerde olduklarını belirterek, tepki gösterdi.

    Haberin videosu;

    DİSK Genel-İş’e bağlı işçiler, 1 Mayıs kutlamalarının koronavirüs salgını nedeniyle iptal edilmesine karşın her gün bulundukları caddelerde konvoy oluşturarak kutladı.

    İşyerlerinde bir araya gelen işçiler adına açıklama yapan şube başkanı Kemal Göksoy, koronavirüs salgına karşı “evde kal” çağrılarının kendilerine uğramadığını ve her gün sokaklarda, caddelerde, işyerlerinde çalışmaya devam ettiklerini belirterek, tüm işçi ve emekçilerin mücadele gününü kutladı.

    Göksoy’un ardından araçlarla konvoy oluşturuldu. Bir süre sonra araçların önü polisler tarafından kesildi. Engele tepki gösteren işçiler, her gün bu sokak ve caddelerde olduklarını ifade ederken, polis ceza kesme tehdidinde bulundu.

    Yapılan görüşmelerin ardından işçiler, balkon ve pencerelere çıkan yurttaşların alkışları eşliğinde “1 Mayıs Marşı” söyleyip konvoyu sonlandırdı.

    Diren KESER/MERSİN

  • Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: İnsan haklarına aykırı yasayı kabul etmiyoruz

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu: İnsan haklarına aykırı yasayı kabul etmiyoruz

    PİRHA- İnfaz paketinin Meclis’te kabul edilmesinin ardından tahliyeler başlarken, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu adına açıklama yayınlayan DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, “Muhalif duruşları sebebiyle tutuklu ve hükümlü olanların kapsam dışında tutulmasını, bu insanlık dışı ayrımcılığı asla kabullenmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Mecliste kabul edilen İnfaz Yasası’na ilişkin açıklama yaptı.

    “İKTİDAR KENDİSİNE MUHALİF OLANLARIN YAŞAM HAKKINI HİÇE SAYMAKTADIR”

    Platform adına açıklama yayınlayan DİSK Genel-İş Mersin Şube Başkanı Kemal Göksoy, AKP-MHP iktidarından beklendiği gibi, kabul edilen değişiklikte evrensel hukuk normları, insan hakları ve demokratik kriterlerin esas alınmadığını belirtti.

    Göksoy,  2020 verilerine göre; 355 hapishanede toplam 282 bin 703 mahpus ile cezaevlerindeki doluluk oranı ile Türkiye tarihinde hiç olmadığı bir seviyeye ulaştığına dikkat çekerek, şunları ifade etti:

    “Bunun sonucunda, yetersiz beslenme, ısıtılmayan ve havalandırılmayan koğuşlar, gün ışığından faydalanamama, yeterli hekim ve sağlık personelinin bulunmaması, muayene ve sevk sürelerindeki uzunluk, hijyen ürünlerinin parayla satılması, temiz ve sıcak suya erişememe, düzenli ve etkin bir sağlık hizmetinden faydalanamama, kötü muamele sebepleriyle zaten hastalık üreten bir konumda olan cezaevleri, salgın hastalıklar bakımından ise son derece riskli alanlardır. Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam hakları devletin ve iktidarın güvencesi altındadır. Ancak iktidar tarafından meclisten geçmesi sağlanan bu düzenleme ile ortaya çıkmıştır ki, AKP-MHP bloğu yaşam ve sağlık hakkı bağlamında sadece kendisine yakın olanları düşünmektedir. Kendisine muhalif olanların yaşam ve sağlık hakkı ise açıkça ihlal edilmektedir. Bu iktidar ayrımcıdır. Muhalif duruşları nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunan siyasiler, geçmiş dönem milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler, akademisyenler, sosyal medya paylaşımları ile düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olan yurttaşlar, öğrenciler bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulmaktadır. İktidar kendisine muhalif olanların yaşam hakkını hiçe saymaktadır.”

    “İKTİDARIN İNSANLIK DIŞI TUTUMUNA KARŞI ADALETİN SESİNİ YÜKSELTELİM”

    Göksoy, siyasi tutuklular, hasta, yaşlı ve  çocuklu tutuklu ve hükümlülerin, tahliye edilmelerini veya infazlarının ertelenmesini de kapsamayan yasanın, iktidarın insanlık düşmanı zihniyetinin bir dışavurumu olduğunu ifade ederek, şunları belirtti:

    “Yargı eliyle iktidara muhalif kesimleri tutuklamak ve haklarında hüküm kurdurmak bu iktidarın bir uygulamasıdır. İktidara bağımlı ve taraflı olan yargının cezaevlerine doldurduğu siyasi tutuklu ve hükümlülerin, muhaliflerin bu düzenlemeden faydalandırılmamaları, evrensel hukuk kurallarına, AİHM ve AYM içtihatlarına da uygun değildir. Bu yasa ile toplumda yeni yaralar açılacak ve cezaevindeki mahpuslar, adeta idam cezasının birer öznesi olacaklardır. 12 Eylül cunta başı Kenan Evren’in ‘asmayalım da besleyelim mi’ sözünün bugünkü yansıması bu düzenlemedir. AKP-MHP nezdinde iktidara muhalif olanların yaşam hakkı yoktur. Dün olduğu gibi bugün de “İktidara muhalifsen ölmen gerekir” anlayışı hakimdir. Bir kez daha söyleyelim ki, yapılan düzenlemede siyasi tutuklu ve hükümlülerin kapsam dışı bırakılması asla kabul edilemez. Hırsızların, rüşvetçilerin, mafyanın, uyuşturucu tacirlerinin, kadına yönelik şiddet uygulamış olanların, çocuk istismarcılarının, tecavüzcülerin faydalanacağı bir düzenleme, sadece iktidara muhalif olanları, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olanları kapsam dışı tutmaktadır. Muhalif duruşları sebebiyle tutuklu ve hükümlü olanların kapsam dışında tutulmasını, bu insanlık dışı ayrımcılığı asla kabullenmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyor, hukuk ve insan hakları örgütlerini ve kurumlarını, muhalif siyasi partileri, toplumsal muhalefetin bütün kesimlerini, sendikaları, dernekleri, meslek örgütlerini, vicdan sahibi bütün yurttaşları bu düzenlemeyi ve iktidarın bu ayrımcı ve insanlık dışı tutumuna karşı adaletin sesini yükseltmeye çağırıyoruz.”

    Diren KESER/MERSİN

  • Çankaya Belediye Başkanı Taşdelen işçilerle bir araya geldi -VİDEO

    Çankaya Belediye Başkanı Taşdelen işçilerle bir araya geldi -VİDEO

    PİRHA-Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen  DİSK bağlı Genel-İş Sendikası ile görüşerek  işçilerle belediye avlusunda bir araya geldi. 

    Ankara’nın Çankaya Belediyesi bünyesindeki Çanpaş A.Ş. Belde A.S, ,İmar A.Ş’ de çalışan toplam 3.500 işçi, belediye ile üyesi oldukları DİSK’e bağlı Genel İş Sendikası arasında yürütülen toplu iş sözleşmenin (TİS) hükümlerine uyulmadığı, fazla mesailerin verilmemesini protesto ederek eylem kararı alan Genel  İş 1 nolu şube  Salı günü de yarım gün iş bırakacaklarını açıklamışlardı.

    Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen  DİSK bağlı Genel-İş Sendikası ile görüşerek Belde A.S, İmar A.Ş , Çanpaş ’da çalışan işçilerle belediye avlusunda bir araya geldi.

    Genel İş  1 Nolu Şube Başkanı İsmail Eylem yaptığı konuşmada, “Genel -İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan’ın da katılımıyla sorunlarımızla ilgili uzun bir görüşme sağlandı. Belediye başkanının sorunlarımıza ilişkin çözüm odaklı yaklaşımlarını göstermiştir, kendisi bunları sizlerle paylaşacaktır. Biz sorunlarımızı, sıkıntılarımızı anlattık.” dedi.

    Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ise , “Bizim birliğimizi ne yandaş medya, ne de AKP bozamayacaktır. Devir teslim için geldiğim günde de aynı şeyi söyledim. Çankaya Belediyesi emeğin kalesidir, işçisi ile emekçisiyle vardır ve bir bütündür. ” ifadelerini kullandı.

    Çankaya ayrıca, “Benim sorumluluğum işçilere en iyi çalışma koşullarını sağlamaktır. Bugüne kadar bunu sağladık, bugünden sonra da her konuda iyileştirme çalışmalarını sürdüreceğiz. Hiçbir emekçinin alacağı belediyede kalmadı, kalmayacaktır. Benim önceliğim işçidir, emekçidir. İşçiler, emekçiler bu belediyenin gerçek sahipleridir. Biz emekten, işçiden, alın terinden yana bir belediyeyiz, Türkiye’ye örnek olacak toplu sözleşmeler imzalıyoruz” diye belirtti.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

  • DİSK’in arazisine el konulmasına tepki: Yapılan kamulaştırma hukuksuz

    DİSK’in arazisine el konulmasına tepki: Yapılan kamulaştırma hukuksuz

    PİRHA – DİSK Genel-İş Sendikası işçilere tatil yeri yapılmak üzere 1975 yılında sendikaya kazandırılan İzmir Urla’daki arazinin acele kamulaştırılmasına tepki gösterdi. 12 Eylül döneminde el konularak Anayasa Mahkemesi’nin kullanımına verilen eski DİSK binası önünde eylem yapan işçiler, “İşçi sınıfına, haklarına, değerlerine askeri yönetim dönemindeki bakış açısının bugün de sürüyor olması son derece üzücüdür” dedi.

    Genel-İş Sendikası yönetici ve üyeleri, işçilere tatil yeri yapmak üzere 1975 yılında sendikaya kazandırılan araziye “iktidar tarafından hukuk dışı el koyma” girişiminde bulunulduğu iddiasıyla 12 Eylül döneminde el konularak Anayasa Mahkemesi kullanımına verilen eski DİSK binası önünde basın açıklaması yaptı. Eylemde Genel İş Sendikası Başkanı Remzi Çalışkan, Genel Yönetim Kurulu, şube başkanları ve üyeler katıldı.

    “YAPILAN KAMULAŞTIRMA HUKUKSUZ”

    Acele kamulaştırma kararının hukuksuz olduğunu vurgulayan Çalışkan, “Bu bölge önceden SİT alanı statüsündeydi. 13 Eylül’de yine bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle ‘Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi’ ilan edilmiş SİT alanı statüsünden çıkarılmıştır. Önce taşınmazlar üzerine kamulaştırma şerhi konulmuş, hemen sonra da Cumhurbaşkanlığı kararıyla acele kamulaştırma yapılmıştır. Yapılan işlemlerin sürati son derece dikkat çekicidir. Henüz sendikamıza ve diğer mağdur köylüye resmi olarak kamulaştırma kararı tebliğ edilmemiştir. Yapılan acele kamulaştırma işlemi de başka bir hukuksuz durumdur. Yurt savunması gibi olağanüstü hal durumlarına özgü hallerde yapılması gereken acele kamulaştırma yönteminin işçilere ve köylülere ait taşınmazların lüks turizm tesisleri için tahsis edilmesinde kullanılmaya cüret edilmesi ayrıca manidardır” dedi.

    “İŞÇİNİN ELİNDEN ALINIP ÖZEL KİŞİLERE VERİLECEK”

    Çalışkan, 500’ün üstünde parselin oluşturduğu uzun bir kıyı alanının kamulaştırılıp özel kişi ve kuruluşlara uzun dönemli kiraya verileceğini iddia etti. Çalışkan, şöyle konuştu:

    “Bazı kişi ve kurumlara ayrıcalık tanınıp kamulaştırma kapsamı dışında tutulduğu bilgileri de gelmektedir. Sendika ve bazı vatandaşlara ait taşınmazlara el konulup özel kişi ve kuruluşlara kiraya vermek bu kamu yararı kavram ve ilkesine aykırıdır. Zamanında işçilerin tatil yapması hedeflenerek alınmış bu arazinin, köylülerin, vatandaşların elinden taşınmazların alınarak lüks otel yatırımlarına dönüştürülmesi, onların gelirleri itibariyle asla yararlanamayacakları, işçilere fiilen yasak bir kamulaştırmanın neresi kamu yararı amacı taşıyacaktır. Sonuç olarak geçen 40 yılın hiçbir şeyi değiştirmemesi demokrasi bakımından acı ve utanç vericidir. İşçi sınıfına, haklarına, değerlerine askeri yönetim dönemindeki bakış açısının bugün de sürüyor olması son derece üzücüdür. İşçi sınıfının da bu durumu iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Biz işçi sınıfına ait bütün diğer değerler gibi bu konuda da mücadele etmekten vaz geçmeyeceğiz. Başta acele kamulaştırma işleminin iptali için dava açmak olmak üzere her türlü mücadeleyi yapacağız.”

    PİRHA/ANKARA

  • İzmir’de Genel-İş üyesi belediye işçileri yarım gün iş bıraktı – VİDEO

    İzmir’de Genel-İş üyesi belediye işçileri yarım gün iş bıraktı – VİDEO

    PİRHA – İzmir’de Genel-İş üyesi belediye işçileri, kıdem tazminatının gaspına karşı, ücretlerin artırılması ve vergide adalet için yarım gün iş bıraktı.

    Haberin Videosu

    İzmir’de DİSK’e bağlı Genel-İş üyesi belediye işçileri, kıdem tazminatının gaspına karşı, ücretlerin artırılması ve vergide adalet için yarım gün iş bıraktı.

    İş bırakma eyleminin ardından DİSK Ege Bölge Temsilciliğine bağlı sendikaların da katılımıyla kitlesel bir basın açıklaması yapıldı.

    İtfaiye, İZSU acil birimi ve ESHOT dışında, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinde birçok birimde çalışan işçiler, yarım günlük iş bırakma eylemi yaptı. İş bırakma eyleminin ardından DİSK’e bağlı diğer sendikaların da katılımıyla Konak Eski Sümerbank önünde gerçekleştirilen kitlesel basın açıklamasına DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, Genel Sekreteri Cafer Konca ile Genel-İş Genel Merkez yöneticileri katıldı.

    “Zamlara dur demek için, adaletli bir vergi sistemi için sokağa” diyen DİSK üyesi işçiler, “Ücretlerimiz artsın vergi yükümüz azalsın”, “Vergi adaleti istiyoruz” sloganlarını attı.

    “Bu ücretlerle ve bu vergilerle geçinemiyoruz” diyen işçiler insanca bir ücret ve vergi adaleti talep etti.

    PİRHA/İZMİR