Etiket: gericileşme

  • Hükümet hızını alamıyor, Anadolu Adliyesi’nde Kuran kursu açılıyor

    Hükümet hızını alamıyor, Anadolu Adliyesi’nde Kuran kursu açılıyor

    İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda hakim, savcı ve diğer personelin çocukları ve gençler için Kuran kursu açılıyor. 8 bloklu ve 360 bin metrekare kapalı alanı olan Anadolu Adalet Sarayı’nda 462 hakim, 275 savcı, 3 bin 835 adli personel, 757 diğer personel görev yapıyor.

    Tarikatların ve cemaatlerin cirit attığı Türkiye’de artık adliyelerde de Kuran kursları açılıyor. İstanbul Anadolu Savcılığı, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda hakim, savcı ve personelin çocukları ve gençler için Kuran kursu açılacağını duyurdu.

    BirGün yazarı Timur Soykan, konuyla ilgili “Anadolu Adliyesi’nde Kuran kursu açılıyor” başlıklı yazısında şu bilgileri verdi:

    “Tarikatların örgütlenmesiyle gündeme gelen adliyelerde artık Kuran kursları da açılıyor. İstanbul Anadolu Savcılığı, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda hakim, savcı ve personelin çocukları ve gençler için Kuran kursu açılacağını mesajla duyurdu.

    Kartal Müftülüğü tarafından organize edilen ücretsiz yaz Kuran kursu 7-20 yaş arasında kız-erkekler için açılacak. 3 Temmuz 2023’te başlayacak ve 11 Ağustos 2023’te sona erecek Kuran kursu adliyenin mescidinde yapılacak. Mesajda personelin kayıt için adliye mescidi imam hatibini arayabileceği belirtildi.

    8 ayrı bloktan oluşan ve 360 bin metrekare kapalı alanı olan Anadolu Adalet Sarayı, dünyanın en büyük adliyesi olarak tanımlanıyor. Adliyede 462 hakim, 275 savcı, 3 bin 835 adli personel, 757 diğer personel görev yapıyor.

    ANKARA ADLİYESİ’NDE DE AÇILMIŞTI

    2022 yazında Ankara Adliyesi’ndeki mescitte Kuran kursu açılmıştı. Bu kurs Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakim, savcı ve personele mesajla duyurulmuştu.

    Ankara Barosu’ndan bu uygulamaya ilişkin yapılan açıklamada, “Adliye binaları, tarafsız ve bağımsız yargı organları tarafından adaletin tesis edildiği yerler olup bu binaların din eğitimine açılması demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin gerekleri ile bağdaşmayacağı gibi yargının tarafsızlığına ve bağımsızlığına da gölge düşürecektir” denilmişti.

    Ayrıca bu kurslar, çocuklarını gönderen ve göndermeyen savcı ve hakimler tespit edilebileceği için fişleme iddialarını gündeme getirmişti. Adalet Bakanlığı ise bu tepkilere “28 Şubat zihniyeti” diyerek yanıt vermişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hasan Gülüm: Eğitim müfredatı tekçilik üzerine kurulu-VİDEO

    Hasan Gülüm: Eğitim müfredatı tekçilik üzerine kurulu-VİDEO

    PİRHA-Eğitim müfredatındaki gericileşme ve asimilasyonu değerlendiren PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, mevcut müfredatın son dönemlerin en gerici anlayışı ile oluşturulduğunu söyledi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, eğitim müfredatındaki gericileşmeyi ve asimilasyon politikalarını değerlendirdi. Şu anki müfredatı son dönemlerin en gerici müfredatı olarak değerlendiren Gülüm, bunu müfredatın hazırlanmasında görev alan eğitim emekçilerinin de söylediğini belirtti.

    MÜFREDAT TEKÇİLİK ÜZERİNE KURULU

    Oluşturulan müfredatın vahim olduğu vurgusunu yapan Gülüm, müfredatın tekçilik üzerine kurulduğunu, diğer tüm din ve inançlara yer verilmediğini ve öğrencilerin 7 yaşından itibaren gerici ve tekçi müfredatla yetiştirileceğine işaret etti.

    “ALEVİ KURUMLARI ASİMİLASYONA KAYMAYA BAŞLADI”

    Alevi kurumlarının zorunlu din dersinin kaldırılması, Madımak’ın müze olması,  Alevi katliamlarının açığa çıkartılması ve Alevilerden özür dilenmesi, eşit yurttaşlık hakkı ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi gibi demokratik talepleri olduğunu hatırlatan Gülüm, “Bu taleplerin önemli bir kısmı kazanıldı. Devlete rağmen Aleviler cemevlerini ibadethane olarak gördü ve ibadetlerini yapıyorlar. Bu durum Alevi kurumlarında yeni bir süreci başlattı. Aleviler bunu yaparken bir kesim de Alevilerin müfredat ve benzeri taleplerini geri plana itti ve Alevileri asimile eden yaklaşım oluşturmaya başladı. Alevi kurumları Alevi inancını asimile eden bu yaklaşıma doğru kaymaya başladı. En tehlikeli olan da bu zaten.” diye konuştu.

    ALEVİLERE AİT OLMAYAN DEDELER CEMEVLERİNE YERLEŞTİRİLDİ

    1960 ve 1990 yılları arasında Alevilerin kayıp bir tarihi olduğunu söyleyen Gülüm, o dönemde inanç önderlerinin olmadığını, cemevlerinin kurulmasıyla birlikte dedelerin geldiğini ancak bu dedelerin de Alevilere ait dedeler olmadığını kaydetti. Gülüm, “Bugün Aleviler bunu tartışıyorlar. ‘Biz 10 yıldır kendi inancımıza göre cenaze kalmırmıyoruz, kendi inancımıza göre cem yapmıyoruz aslında başka bir şey yapıyoruz’ tartışmaları yapılıyor. Alevilerin inançlarına dair yürütülen bu tartışma 90’lı yıllarda kazanılan hakların Cem Vakfı tarafından doldurulan ve devletin asimilasyon çalışması olarak yetiştirdiği özel diplomalı dedeler cemevlerine yerleşti. Bunlar Alevilere yeni bir yol çizmeye başladı.” dedi.

    Alevilerin bir kısmının bunun farkında olduğunu ancak bir kısmının da içten asimile etmeye devam ettiğini kaydeden Gülüm, “Bence bu sessizlik önemli bir viraj sessizliği. Aleviler bu virajı aşamazlarsa Aleviliğin kendisinin sıkıntı ve sorunlarının çok olacağı bir dönem başlayacak.” şeklinde ifade etti. Gülüm, yaşananlara karşılık mücadele edilmesi gerektiğinin de altını çizdi.

    PİRHA/İSTANBUL