Etiket: gericilik

  • ‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO

    ‘Okullara imam atanması asimilasyondur, değerleri deforme eder’-VİDEO

    PİRHA- Okullara imam atanması projesinin tüm inanç toplumlarına yönelik niteliksel asimilasyon olduğunu söyleyen Yazar Ali Köylüce, iktidarın siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimlerinin bir parçası olan bu projeye karşı konulmasını gerektiğini vurguladı. Köylüce, “Tek bir inancın tek bir mezhebinin mantığı içinde sunulacak projeyi sadece Aleviler açısından değil, diğer inanç toplumları açısından  da sıkıntılı görüyoruz” dedi.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle, dini eğitimin ağırlığı katlanarak arttı.

    Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında okullara “manevi danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor. Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösteriyor.

    Yazar Ali Köylüce, konuya ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Köylüce, çocukların benzeri projelerle siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerinin parçası haline getirildiğini ifade ederek, bu süreçte demokrasi cephesinin güçlü bir itirazı örgütlenmesi çağrısında bulundu.

    “ÇOCUKLARIN ASİMİLASYONU HEDEFLENİYOR”

    Ali Köylüce, bu projeyle çocukların asimilasyonunun hedeflendiğini belirterek, “ÇEDES projesi kapsamında okullara gönderilecek imamlar çocuklara manevi destek verecek. Bu değerler eğitimini verecek personellerin Diyanet İşleri Başkanlığı içinden seçilmesi ciddi bir sorundur” dedi.

    “Eğitim müfredatı, farklı inanç kültürleri, bilimsel eğitimin ölçü ve kıstasları, çağdaş yaşam değerleri, laik eğitim bir taraf itilip devletin kurumsal yapısı içerisine niteliksel bir asimilasyonla müdahalesi söz konusu” diyen Köylüce, şöyle devam etti:

    “Çocukların temel eğitim döneminde dönüştürülmesi, kendi kültürel dokusuna ve çağdaş dünya değerlerinin kavranılmasına set çekilmesidir. Bu şekilde eğitilecek çocukların gelecekte tek tip inancın mantığı ile düşünen ve kendi değerlerinden koparılarak bugüne kadar başarılamayan bir asimilasyonun her alana yedirilerek tüm toplumun geleceğine sirayet etme olarak düşünmek lazım.”

    “DEĞERLERİ DEFORME EDEN BİR PROJEDİR”

    Okullarda verilecek değerler eğitimini ‘değerleri deforme eden’ proje olarak tanımlayan Köylüce, buna karşı tüm inanç toplulukları ve toplumsal kesimleri karşı çıkmaya çağırdı.

    Yazar Ali Köylüce, “Bu projenin manevi değerleri samimiyetle öğretme değil; bu değerleri deforme eden projedir. Tek bir inancın tek bir mezhebinin mantığı içinde sunulacak projeyi Aleviler açısından diğer inanç toplumları açısından  açısından da sıkıntılı görüyoruz. Demokratik kesimlerin karşı durması gereken önemli bir itiraz konusudur. ÇEDES toplumumuza aydınlık geleceğin sahibi yeni kuşaklara değil, Ortadoğu’nun bağnaz karanlığı içerisinde boğdurmak istedikleri kindar ve dindar dedikleri mantık örgüsüne hizmet edecektir. Buna eğitmenler, farklı inanç gruplarının temsilcileri, tüm toplumsal kesimlerle birlikte herkesin karşı çıkıp reddetmesi gerekir” dedi.

    PİRHA/ALMANYA

    İLGİLİ HABERLER:
    > -Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > -‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > -‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > -‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > -‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > -‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > -‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO
    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO

    > ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO

     

  • ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO

    ‘Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmek amaçlanıyor’- VİDEO

    PİRHA- Baba Mansur Ocağı evlatlarından PSAKD Antalya Altınova Cemevi dedesi Hüseyin Moğultay, okullara imam atanmasının amacının bağnaz, gerici bireyler yetiştirmek olduğunu söyledi. Moğultay Alevilere de çağrı yaparak, “Çocuklarımızın geleceği tehlikede. Çocuklarınıza sahip çıkın, cemevlerine getirin” dedi.

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında okullara “manevi danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor. Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösteriyor.

    Baba Mansur Ocağı evlatlarından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Altınova Cemevi dedesi Hüseyin Moğultay, AKP’nin okullara imam atamasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ALEVİLER KARŞI ÇIKAR; BİZ NİZAM TERAZİSİNDEN TARAFIZ”

     Moğultay, “Dinde zorlama yoktur. İslamiyet’e baktığınız zaman şu anda bunların yapmış olduğu şey din değil, bunlar dini sömürü aracı olarak kullanıyorlar. Hazreti Muhammed Mustafa, Cahilin bin günlük ibadeti neyse alemin bir günlük ilmi ondan daha evladır diyor. Hz. Ali bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum diyor. Dinin sahipleri bunu söylüyor” dedi.

    “Aydın kesim olursa bunlar sömürü düzeni kuramazlar” diyen Moğultay, “Onun için bunlara “ayak yalayan profesör” lazım. Kendi idarecilerini peygamber yerine koyan,  Allah yerine koyan insanlar lazım bunlara. Bunlara Kral Çıplak diyen hapislerde çürüyor” ifadesini kullandı.

    Dede Hüseyin Moğultay şöyle devam etti:

    “Aleviler her dönem Yezid’e, Muaviye’ye karşı çıkmadılar mı ki bugün de buna karşı çıkmasınlar. Her zaman Aleviler mazlumun ve mazlum haklarının yanında Hakk ve hakikatin yanında yer almışlardır. Nizam terazisi Hakk’ın terazisidir, o nizam terazisi eğri olur mu? Biz nizam terazisinden tarafız. Ama bunlarınki dünya nimetlerinden faydalanmak için nefsi emaresine esir olmuş, sanki bütün dünyayı beraber alıp götüreceklermiş gibi olmadık şeyler yapıyorlar, yazıktır günahtır. İncelediğin zaman bunların hiçbir eylemi dinle bağdaşmıyor. Bir İslam bireyi yalan söyler mi? İftira atar mı? Hepsi yapılıyor. Ama diğer taraftan da adına İslam deniyor. Bunların hepsi Kur’an-ı Kerim’de yasak.”

    “ÇOCUKLARINIZ İÇİN CEMEVLERİNE GELİN

    Moğultay, Alevi çocukların cemevlerine gelmesi gerektiğini de belirterek, “Canlarımızı uyardık, etmeyin eylemeyin cemevlerine gelin, bunların karşısında ancak ilimle bilimle durmak olur. Çocuklarımıza İlimi bilimi, Yol erkanını, Hakk ve hakikat şehrine girişi öğretelim ki çocuklarımız onların karşısında hür ve aydın iradeleri ile  durabilsinler” dedi.

    Okullara imam atanmasıyla gerici bireyler yetiştirmenin amaçlandığını ifade eden Moğultay konuşmasını şu cümlelerle sürdürdü:

    “Bizler artık belli yaşa geldik, çocuklarımızın geleceği çok kötü. Yarın bizi çok kötü ve tehlikeli günler bekliyor. Onun için  sadece Aleviler değil, bütün aydın olan canlar artık uyanın kendinize gelin. Nereye gittiğimiz görülüyor. Adamlar kanunları, yasaları tanımıyorlar, kendilerine göre bağımsız hareket ediyorlar. Burada ne bir savcı ne bir hâkim ne bir polis hiç kimse bir şey diyemiyor. Demek ki güç aldıkları bir yer var” diye konuştu.

    “ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİ TEHLİKEDE”

    Gençlerin geleceğinin tehlikede olduğunu dile getiren Dede Hüseyin Moğultay, Alevilere şu çağrıda bulundu:

    “Yobaz düşünceye alet olmamak, esir düşmemek için cemevlerine gelin, cemevlerindeki dedelere, pirlere, mürşitlere çocuklarınızı yetiştirin bahane aramayın. Yok benim işim vardı yok çocuk gelmiyordu gibi sözlerle kendimizi kandırıyoruz. Açık konuşayım. Biz her şeyin farkındayız ama çocuklarınızın geleceği tehlikede.

    Bu işin kabul edilebilir bir yönü yok, burası sözün bittiği yerdir. Genelde Eskişehir halkı aydındır. Tampon bölge oluşturuyorlar ki orayı himaye altına alsınlar. Bugün Tunceli’de tarikat üniversiteleri açıldı. Zaten buralarda ses getirmesi için bilinçli olarak yapıyorlar. Bizler bağırsak da, çağırsak da, dediğim dedik, çaldığım düdük diyorlar. Rant kavgası başlayacak, bunun sonunda ne olacak biliyor musunuz? Akrepler nasıl dönüp kendilerini zehirliyorlar ya bu da aynı öyle olacak. Çünkü bunlar dünyanın nimetlerine tapmış insanlar. Niye bizim lüks jipimiz yok, niye villamız yok, niye fabrikamız yok, niye otelimiz yok. Benim ecdatlarım hep bu yolu sürdü, bizim nazarımızda Hakk yoluna hizmet vardır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:
    > -Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > -‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > -‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > -‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > -‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > -‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > -‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO

    > ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO

  • ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO

    ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymaktır’- VİDEO

    PİRHA- Okullara imam atanmasının laikliğin ortadan kaldırılmasının başlangıcı olduğunu ifade eden Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, “Laikliği sahiplenerek, Türkiye’nin içine çekilmeye çalışıldığı orta doğu bataklığına dur, demek gerekiyor. Bunu yapacak güçteyiz” dedi. 

    AKP iktidarında eğitim politikaları, büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ öncelenerek oluşturuldu. Öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı, hemen her yıl katlanarak arttı.

    Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından imzalanan, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES)” kapsamında okullara “manevi danışmanlık” hizmeti adı altında imam, müezzin, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve kuran kursu öğreticisi atanıyor. İlk olarak Eskişehir ve İzmir’de okullara atamalar yapılırken, proje kapsamında tüm illere buna benzer atamaların yapılması planlanıyor. Projeye eğitimciler, veliler ve demokratik kamuoyu tepki gösteriyor.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, AKP‘nin okullara imam atamasını PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Doğan, “Okullara imam atanması, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefe ve ilkelerinin altına dinamit koymakla aynı şeyi ifade ediyor” dedi.

    “TÜRKİYE KAMUOYU BUNUN ÜZERİNE GİTMEDİ, GÜNDEMDE TUTMADI”

    “Bunlarla ilgili onlarca dava vardı” diyen Doğan,  “Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Yargıtay Başsavcılığı tarafından laiklik karşıtı uygulamaların merkezi olarak suçlanması vardı. Anayasa Mahkemesi’nde altıya beş oyla reddedildi. Kabul edilmiş olsa Akp kapatılacaktı. Milyonlarca atanamayan öğretmen beklerken, çevremi ve değerlerimi koruyorum, diyerek İzmir’de 820 imam, müezzin okullara manevi danışman olarak atanıyor. Bu Türkiye’de Milli Eğitim’in laikliği ortadan kaldırıp medrese eğitimine geçişinin bir başlangıcı, denemesi gibi görülmelidir. Bu çok ciddi bir adım. Türkiye’deki kamuoyu da çok üzerine gitmedi, gündemde tutmadı. Biz Alevi kurumları olarak bunları söylüyoruz ama bunlarla ilgili yapılacak eylemler konusunda çok geride kaldığımızı düşünüyorum” diye konuştu.

    “LAİKLİK YANLISI HERKES PROTESTO EYLEMLERİ YAPMALI”

    Alevilerin okulda zorunlu din derslerinden kaynaklanan sıkıntıları olduğunu hatırlatan Haydar Baki Doğan, “Biz Alevi kurumları kendi açımızdan bakıyoruz ama bu sadece Alevilerin sorunu değil. Türkiye’de yaşayan, laikliğe inanmış, batılı düşünceyi benimseyen, aydınlanmacı ilerici insanlarla ilgili bu düşünceyi hayata geçirmek gerekiyor. Laiklik yanlısı tüm kesimlerin bir araya gelip protestolar yapmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “HEP BİRLİKTE BAŞARACAK GÜCÜMÜZ VAR”

    İzmir’de hayata geçirilen okullara imam atanması uygulamasına karşı öğrenci velilerinin tepki gösterdiğini dile getirerek kamuoyuna çağrı yapan Doğan, şöyle devam etti:

    “Veliler tüm sivil toplum kurumlarından daha fazla üstüne düşeni yaptılar. İzmir pilot bölge seçildikten sonra veliler protesto yaptılar ama fazla destek bulmadı, veliler yalnız bırakıldı. Laikliği yıpratıcı hareketlerin önüne geçmek gerekiyor. Çünkü her gün duvardan bir taş çekerek, Cumhuriyetin temel ilkelerine sinsi bir hareket söz konusu. Bu uygulama karşısında bir kanıksama söz konusu. Toplumdan tepki gelmediği sürece bu hareketler dozu arttırılarak devam ettiriliyor. Bizim buna bir set çekerek, Cumhuriyeti, laikliği sahiplenerek Türkiye’nin içine çekilmeye çalışıldığı orta doğu bataklığına dur demek gerekiyor. Bunu yapacak güçteyiz. Sadece örgütlenme aşamasında sorun yaşayabiliriz. Bu da çok çalışıp aşılacak mesele, bunu hep birlikte başaracak gücümüz var.”  

    PİRHA/İSTANBUL 

     

    İLGİLİ HABERLER:
    > -Veli-Der Şube Başkanı Aydın: Okullara imam atanmasına güçlü şekilde karşı koymalıyız-VİDEO
    > -‘Okullara imam atanması bilimsel, laik eğitimi ortadan kaldırır’-VİDEO
    > -‘Dincilik giderek kurumsallaşıyor, itirazları yükseltmek lazım’-VİDEO
    > -‘İmamlar camilere dönsün, okulların psikolojik danışmana ihtiyacı var’- VİDEO
    > -‘Hükümetin temel hedefi adım adım şeriata gitmek’- VİDEO
    > -‘Okullara imam atanmasına karşı mitingler yapacağız, hukuki süreç başlatacağız’-VİDEO
    > -‘Laiklik adına okullara imam atanmasına karşı ortak bir mücadele verilmeli!’
    > ‘Okullara imam atanması herkesi Türk ve Müslüman yapma projesidir’-VİDEO
    > ‘Eğitimin görevi inanç aşılamak değil, çocuklarınızı imamlara teslim etmeyin’- VİDEO
    > ‘Şeriatı getiriyorlar, Türkiye’de ciddi şekilde laiklik kavgası verilmelidir’ -VİDEO
    >‘Okullara imam atanması; siyasetin ilkokula, anaokuluna kadar inmesidir’
    > ‘Türkiye Afganistan’a dönüşüyor, Alevi olmayanlar da bu projeye karşı çıkmalı’- VİDEO
    > ‘Dindar-kindar gençlik yetiştirme projesi, herkesi mücadeleye çağırıyorum’-VİDEO

  • Öğrenci velilerine ‘Cuma namazı’ yazısı: Aileler fişleniyor

    Öğrenci velilerine ‘Cuma namazı’ yazısı: Aileler fişleniyor

    Bursa’daki bir ortaokul velilerden, öğrencilerin öğretmen kontrolünde cuma namazına gitmeleri için izin verdiğini belirten bir belgeyi imzalamasını istedi.

     Eğitimde gericilik her geçen gün yeni belgelerle daha da belirginleşiyor. CHP Bursa İl Başkanı Şadi Özdemir’in sosyal medya hesabından paylaştığı bir belgeye göre; Bursa’da bulunan Zafer Ortaokulu, velilerden çocukları için “cuma namazı” izni istedi.

    Özdemir sözkonusu belgeyi, “Yuh artık… Resmen aileleri fişliyorsunuz” ifadeleriyle paylaştı.

     

  • Garip Dede Dergahı Başkanı Fırat: Eğitimde yaşanan gericilik tüm halkların sorunudur-VİDEO

    Garip Dede Dergahı Başkanı Fırat: Eğitimde yaşanan gericilik tüm halkların sorunudur-VİDEO

    PİRHA – Gerici eğitim müfredatına tepkiler yükseliyor. Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat, “Bugün eğitim alanında yaşanan gericilik sadece ezilenlerin ve Alevilerin sorunu değil bütün halkların sorunudur” dedi.  

    HABERİN VİDEOSU

    Dinselleştirilen eğitim müfredatına karşı ABF ve Eğitim -Sen öncülüğünde 17 Eylül’de saat 13.00’te  Kartal Meydan’ında laik, bilimsel, anadilde eğitim talepleri için yapılacak olan eyleme ilişkin Garip Dede Dergahı Başkanı, İmam Rıza Ocağı Piri Celal Fırat Pir Haber Ajansına konuştu.

    “TÜRKİYE’DE ÇOK ACI OLAYLAR YAŞANIYOR”  

    Türkiye’de çok acı olayların yaşandığını belirten Fırat, “Sorunlu ve sıkıntılı bir sistem var. Türkiye’de bir rejim sorunu yaşanıyor. Bugün eğitim alanında yaşanan sorun sadece ezilenlerin ve Alevilerin sorunu değil bütün halkların sorunudur” diye konuştu.

    “SESİMİZİ GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YÜKSELTMELİYİZ”

    Pir Celal Fırat, “Şuan yılan kapının arkasında kafasını kaldırmış herkesi izliyor. Ya hepimiz birlik olur bu yılanın başını ezeriz ya da hepimiz bu yılana yem oluruz. Bireysel kaygılarımızı bir kenara bırakarak el ele el hakka demeliyiz. Ve hepimiz bu zorlu süreçte güçlü bir şekilde sesimizi yükseltmeliyiz. Eğer bu süreçte insanlar seslerini çıkartmayacaklarsa ve bu kadar zulme tepkilerini koymayacaklarsa bunlara insan dememiz ve insan olarak görmemiz yanlış olur” şeklinde konuştu.

    “DUYARSIZ KALANLARI SERT BİR ŞEKİLDE KINAYACAĞIZ”

    Laik ve bilimsel eğitim için 17 Eylül’de Kartal Meydan’ında yapılacak mitingten kimi cemevlerinin haberi yokmuş gibi davrandığını vurgulayan Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Eğitimde yaşanan gericiliğe karşı laik, bilimsel ve anadilde eğitim talebi için 17 Eylül’de Kartal Meydan’ında yapılacak olan eyleme duyarsız kalanları çok sert bir şekilde kınayacağız. Ve bu isimlerin ciddi bir şekilde deşifre edilmesi gerektiği kanısındayım” dedi.

    İsmet SEFER/İSTANBUL

  • Alevi Bektaşi Federasyonu gericiliğe ve asimilasyon politikasına karşı 17 Eylül’de alanlarda

    Alevi Bektaşi Federasyonu gericiliğe ve asimilasyon politikasına karşı 17 Eylül’de alanlarda

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu GYK’sı Genel başkan Muhittin yıldız başkanlığında toplandı. PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan, HBVAKV Genel Başkanı Tuncer Baş’ın da katıldığı toplantı sonrası (ABF) yazılı bir açıklama yapan ABF, asimilasyon politikalarına ve gerici zihniyete karşı 17 Eylül’de İstanbul’da miting düzenleyeceklerini, 18 Eylül’de de tüm illerde Milli Eğitim Müdürlükleri önünde basın açıklamaları yapılacağını bildirdi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), 18 Ağustosta Ankara’da yaptığı GYK toplantısının ardından bugün yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada, asimilasyon politikalarına değinilerek, Erenler Cemevi’nin elektriklerinin kesilmek istenmesine tepki gösterildi. Açıklamada, “Cemevleri, Alevilerin yüzyıllardır ibadet yeridir. Alevilik haktır, Aleviler vardır. Kimsenin hukuken Aleviliği belirleme hakkı yoktur; Aleviliği belirlemek, kimsenin haddine de değildir” denildi.

    Hacı Bektaş, Hubyar Sultan Dergâhı ve diğer tüm dergâh ve cemevlerinin Alevilerin kutsal yerleri olduğunu belirten ABF, Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı yeni müfredata da tepki gösterdi.

    Açıklamada, gerici zihniyete ve sisteme karşı 17 Eylül’de İstanbul’da miting yapılacağı, 18 Eylülde tüm illerde Milli Eğitim Müdürlükleri önünde basın açıklamaları yapılacağı belirtildi.

    İşte ABF’nin yaptığı basın açıklaması:

    “HERKESİ EŞİT, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ÇAĞIRIYORUZ”  

    “Alevi Bektaşi Federasyonu, bugüne dek, her alanda ve koşulda daha demokratik ve yaşanır bir sistemde herkesin, bir arada, barış ve kardeşlik içinde yaşaması için yürüttüğü mücadeleyi, bundan sonrada aynı kararlılıkla yürütecektir.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevilerin, tarih boyunca inancı gereği hiç kimseye biat etmemiş; inancını kültürünü yaşatmak için ödediği bedelleri ve yapılan haksızlıkları bilmektedir. Geleneğimiz, bugün de bizim rehberimiz olacaktır.

    İktidarların inkârcı asimilasyoncu politikaları günümüzde de devam etmektedir. Son olarak Erenler Cemevi için verilen karar, bu inkarcı ve asimilasyoncu politikaların her düzeyde devam ettiğini göstermektedir. Ancak bilinmeli ki, Cemevleri, Alevilerin yüzyıllardır ibadet yeridir. Alevilik haktır, Aleviler vardır. Kimsenin hukuken Aleviliği belirleme hakkı yoktur; Aleviliği belirlemek, kimsenin haddine de değildir.

    Tarih boyunca varlığımızı inkâr edenler, şimdi de kendilerinin belirlediği alevi kültürü yaratma yoluna başvurmuşlardır. Ancak biz Aleviler, dün olduğu gibi bugün de, kendi yoluna sahip çıkmakta kararlıyız. Devlet, Alevilerin ser çeşmesi olan Hacıbektaş Veli ve Hubyar Sultan Dergâhına el koymuş olsa da mücadelemizden ve yolumuzdan asla geri adım atmayız.

    “İKTİDAR KUTSAL YERLERİMİZDEN ELİNİ ÇEKMELİ”

    Bu nedenle bizler Alevi Bektaşi Federasyonu olarak Hacı Bektaş, Hubyar Sultan Dergâhı ve diğer tüm dergâh ve cem evleri Alevilerin ait kutsal yerleri olduğunu bir kez daha belirterek diyoruz ki, iktidar kutsal yerlerimizden ellerini çekmeli ve derhal gerçek sahiplerine teslim etmelidir.

    Tüm alanlarda hissedilen ve her kesiminde ortaklaştığı adalet talebi biz Alevilerinde üzerinde özenle durduğu önemli bir taleptir. Bugün her alanda herkese giydirilmek istenen tek tip elbise, bütün yaşam alanlarına yayılmış olduğu için adalet talebi önemli bir taleptir. Öte yandan halen sürdürülen vicdan ve adalet nöbetleri de aynı öneme sahiptir. Şimdi herkes için adalet şiarının ortaklaşarak büyütülmesi için ABF olarak gerekli olan çabanın içinde olacağız.

    2017-2018 eğitim sistemi öncesi Millî Eğitim Bakanlığın yayınladığı yeni yıl müfredatı için Aleviler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerin laik demokratik bilimsel eğitimden uzak eğitimin her yönüyle sunni inancın emrine verildiğini yeni bir düzenleme yapılandırılmaktadır. Bu durum, siyasi iktidarın başta Aleviler olmak üzere tüm farklı inançlar ve kültürlerin bugün de yok sayılmaya devam ettiğinin göstergesidir.

    “EĞİTİM TARİKATLARIN EMRİNE VERİLDİ”

    Eğitim, adeta tarikatların emrine verilmektedir. Bu durumun temelleri, 12 Eylül 1980 Darbesinde atılmış; başta eğitim olmak üzere her alanda gericilik yapılandırılmıştı. AKP ile birlikte bu gerici zihniyet, yeniden canlandırılmış; en küçük demokratik kuralın işletilmediği, bilimsellikten uzak, geleceğin karanlığa gömülmek istendiği bir döneme girilmiştir. Bu gerici zihniyete ve sisteme karşı biz aleviler olarak mücadelemizi sürdüreceğiz. Herkesi de ortak ve birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

    Bizler bunun için 17 Eylül’de İstanbul’da yapacağımız miting 18 Eylülde tüm illerde MİLLİ EĞİTİM BAKANLIKLARI önünde yapılacak açıklamalara tüm demokrasi güçlerini davet ediyoruz.

    Harekete geçme zamanı. Hepimiz için Laik Demokratik Bilimsel Çağdaş eğitim. Söylenecek sözümüz var.

    ALEVİ BEKTAŞI FEDERASYONU

     

    (HABER MERKEZİ)