Etiket: gezi parkı eylemleri

  • Gezi’nin 12.yıl dönümünde açıklama: Gezi şehitlerimizi direnişimizin her anında yaşatacağız-VİDEO

    Gezi’nin 12.yıl dönümünde açıklama: Gezi şehitlerimizi direnişimizin her anında yaşatacağız-VİDEO

    PİRHA-Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi’nin 12’inci yıl dönümüne ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Gezi ruhuyla direnişi büyüteceğiz. Meydanları özgürlük rüzgarı dolaşırken marşlarımızı söyleyeceğiz. Gezi şehitlerimizi direnişimizin her anında yaşatacağız” denildi.

    Mamak Emek ve Demokrasi Güçleri, Gezi Direnişi’nin 12. Yıl dönümü sebebiyle Çiçek İş Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. “Geziyi unutma, unutturma. Gezi şehitleri ölümsüzdür” pankartı açılan açıklamada “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Gezi’de düşene dövüşene bin selam”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz” ve “Devrim şehitleri ölümsüzdür” sloganları atıldı.

    Açıklamayı kurumlar adına Deniz Karabudak okudu.

    “GEZİ’NİN RUHUYLA MEYDANLARDAYIZ, SOKAKLARDAYIZ”

    “Bu topraklarda, Gezi Direnişi özgürlüğün ne olduğunu herkese yaşatan bir direniştir” diyen Deniz Karabudak, “Gezi Direnişi bilinçli bir şekilde adım adım planlanıp, örgütlenen bir direniş değildir. Fakat Gezi Direnişi öncesindeki süreci hatırlamakta fayda vardır. Ankara’da Sakarya Meydanı’na çadır kuran Tekel işçileri, ‘1 Mayıs alanı Taksim’dir’ diyen, 2007-2008-2009 1 Mayıs’ları ve Taksim’in kazanılmasıyla dünyada Küba’dan sonra en kalabalık yapılan 1 Mayıs’lar, Karadeniz’de HES’lere, Gerze’de termik santrallere karşı yürütülen direnişler, ‘Kürtaj haktır Uludere katliamdır’ diyerek sokaklara çıkan kadınlar, ODTÜ’de ‘Başkaldırıyoruz’ diyen üniversiteliler, YGS’de şifreli çıkan sorulara karşı meydanlara çıkan liseliler, Emek Sineması için sokağa çıkıp ‘Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!’ diyenler, Taksim’de eylem yasaklarına karşı düzenli eylem geliştiren devrimciler… Örnekleri artırmak mümkündür, tüm bu eylemlilikler adım adım Gezi Direnişi’ni var etmiştir. Bugün Gezi’den öğrenerek, Gezi’nin ruhuyla meydanlardayız, sokaklardayız” dedi.

    “19 MART İLE BAŞLAYAN DİRENİŞİN HERKESE UMUT OLDU”

    19 Mart ile başlayan direnişin herkese umut olduğunu belirten Karabudak şunları kaydetti:

    “Kayyumlarla, tutuklamalarla, eylem yasakları ile yönetmeye çalışan saray rejimine, biz buradayız, demiştir. Milyonlarca insanın iradesinin kayyum ve tutuklanmayla gasbedilmeye çalışılması bardağı taşıran son damla olmuş; İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin aştığı barikatla, yıllardır sefalete, yoksulluğa, adaletsizliğe, geleceksizliğe karşı biriken öfke sokaklara çıkmıştır. Direniş öğretiyor!
    Eyleme giden gençlere evlerde sandviç hazırlayan mahallelilerden gazdan gözü yananlara Talcid sıkanına, metrolarda hep beraber marşlar okuyanından üniversitelerde boykot için fakülte fakülte hep beraber konuşanına, direnişe kendini katan herkes daha ilk andan bir başınalığı atıp yeniden yaşamaya başladığını hissetmeye başlamıştır. Kira-fatura derdi, işsizlik korkusu, geleceksizlik kaygısı, tutuklanma tehdidi karşısında tek başına hisseden kim varsa, direnişe geçince yalnız olmadığını görmüştür; direniş öğretmektedir.”

    “GEZİ RUHUYLA DİRENİŞİ BÜYÜTECEĞİZ”

    Her alanda direnişin büyütülmesi gerektiğini belirten Deniz Karabudak, şunları ekledi:

    “Direnişlere dışarıdan bakılarak bu ruh anlaşılmaz. Direnişleri bir adım daha ileri taşımak için mücadele edenler ise görmektedir ki aslında tüm bu direnişlerin içinde bir parça da Gezi Direnişi vardır. Ethem, Abdullah, Ahmet, Hasan Ferit, Medeni, Mehmet, Ali İsmail, Berkin bugün gelişen eylemliliklerin, direnişlerin içinde mücadeleye devam etmektedir.
    Gezi ruhuyla direnişi büyüteceğiz. Meydanları özgürlük rüzgarı dolaşırken marşlarımızı söyleyeceğiz. Gezi şehitlerimizi direnişimizin her anında yaşatacağız. Gezi’yi Unutma! Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam!”

    PİRHA/ANKARA

  • ABF: Gezi’de yitirdiğimiz canlarımız için adalet arayışımız sürecek

    ABF: Gezi’de yitirdiğimiz canlarımız için adalet arayışımız sürecek

    PİRHA-ABF, 12. yılında Gezi Parkı eylemlerini anarak, “Farklı inançların, kimliklerin, sınıfların bir araya geldiği, birbirinin sesini duyduğu, birbirine el uzattığı o büyük buluşmadır Gezi. Alevilerle Sünnilerin, Kürtlerle Türklerin, beyaz yakalılarla işçilerin yan yana olduğu, önyargıların sarsıldığı, hakikatin kolektif bir direnişe dönüştüğü o günler, bu topraklarda Hüseyni bir duruşun izlerini bırakmıştır” dedi.

     Taksim Gezi Parkı Direnişinin 12. yılında Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yazılı açıklama yayınlandı.

    “GEZİ UMUTTUR, UMUT SUSTURULAMAZ”

    “Gezi Umuttur, Umut Susturulamaz” diyen ABF şunları kaydetti:

    “Gezi Direnişi’nin 12. yılında, Haziran’ın asi çocuklarını, yaşamı savunan barışçıl bedenleriyle bu topraklara onur bırakan gençleri bir kez daha yüreğimizde taşıyor, unutmuyoruz! Ali İsmail’i, Ethem’i, Medeni’yi, Berkin’i, Abdullah’ı, Ahmet’i, Mehmet’i…

    Her biri evladımız, her biri bu halkın yüreğinde bir isyan çiçeği, her biri özgür yarınlarımızın toprağında filizlenen bir fidandır. Gezi; bu ülkede vicdanı olan herkesin sokakta attığı bir çığlıktır. Talan edilmiş doğaya, kadın bedenine yönelmiş şiddete, Alevilere reva görülen ayrımcılığa, gençliğe biçilen suskunluğa, emeğin sömürülmesine karşı yükselen bir vicdan ayaklanmasıdır. O gün nasıl meydanlardaysak, bugün de meydanlardayız.”

    “GEZİ BİZİM İÇİN YALNIZCA BİR DİRENİŞ DEĞİL, BİR ÖĞRETİDİR”

    Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyon politikalarıyla Aleviliği teslim almaya çalışmakta olduğunu hatırlatan ABF, “ O gün nasıl ‘Bir kişi daha eksilmeyeceğiz’ dediysek, bugün de aynı sözün, aynı kararlılığın arkasındayız. Gezi’de direnenlerin karşısında duran iktidar, bir yandan sözde ‘Açılım’ masallarıyla Alevilerin gözünü boyamaya çalışırken, bir yandan da Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı gibi Alevilerin tanımadığı bir kurum üzerinden yürüttüğü asimilasyon politikalarıyla inancımızı teslim almaya çalışmaktadır. Biz, bu ikiyüzlü politikalara da, inancımıza yönelen her türlü müdahaleye de boyun eğmedik, eğmeyeceğiz! Berkin Elvan’ı sokakta katleden zihniyet ile Alevi mahallelerini potansiyel tehdit gören anlayış aynıdır. Bugün de aynı devlet; kadınların yaşam hakkına, halkların kimliğine, inançların özgürlüğüne düşmanlık etmektedir. Gezi bizim için yalnızca bir direniş değil, bir öğretidir. Zorbalığa karşı dik durmanın, bir lokmayı bölüşmenin, kenetlenmiş bir halk olmanın öğretisidir” dedi.

    “SİZİN ZULMÜNÜZ VARSA, BİZİM DE GEZİ’MİZ VAR!”

    ABF, Gezi Direnişi’ni ‘terör’ ilan eden anlayışın, halkın vicdanında mahkum olduğunu belirterek şunları ekledi:

    “Farklı inançların, kimliklerin, sınıfların bir araya geldiği, birbirinin sesini duyduğu, birbirine el uzattığı o büyük buluşmadır Gezi. Alevilerle Sünnilerin, Kürtlerle Türklerin, beyaz yakalılarla işçilerin yan yana olduğu, önyargıların sarsıldığı, hakikatin kolektif bir direnişe dönüştüğü o günler, bu topraklarda Hüseyni bir duruşun izlerini bırakmıştır. Gezi, bütün halklarla birlikte zalime ses çıkarmanın ne denli güçlü olduğunu ve o sesin yaydığı umudu gösterdi bize. İbrahim Kaypakkaya’nın dediği gibi; ‘Bu çelik aldığı suyu unutmayacak’

    Gezi’de o umudu gören, direnmeyi öğrenen genç fidanlar da aldığı suyu unutmayacak!

    Bu direnişin çocukları, yitirdikleri kardeşlerinin anısıyla büyüyecek, adalet mücadelesini sürdürecek. Gezi Direnişi’ni ‘terör’ ilan eden anlayış, bu halkın vicdanında mahkum olmuştur. Bu halk, sizin saraylarınızdan, yalanlarınızdan, zulmünüzden daha büyüktür!

    Gezi’de yitirdiğimiz canlarımız için adalet arayışımız sürecek. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız! Bir kez daha haykırıyoruz. Sizin zulmünüz varsa, bizim de Gezi’miz var!”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan’a dava açıldı

    Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan’a dava açıldı

    Gezi Parkı eylemlerinde polis müdahalesi sırasında hayatını kaybeden Ahmet Atakan’ın annesi Emsal Atakan, 18 Ekim 2015’te polisin evlerine düzenlediği operasyonda ölen Dilek Doğan’ın ölüm yıldönümünde sosyal medyadan yaptığı paylaşım nedeniyle hakim karşısına çıkacak. Emsal Atakan’ın, “Devletin askeri veya Emniyet teşkilatını alenen aşağıladığı” öne sürülerek cezalandırılması istendi.

    Cumhuriyet’e açıklamalarda bulunan Emsal Atakan, “Yıllardır başka gençler öldürülmesin, katiller yargılansın diye adalet istedim. Adalet herkese lazım olacak. Yüreğim yanıyor, ben bir anneyim. 6 yılı aşkındır oğlum kara toprağın altında ama katiller geziyor. ‘Emri ben verdim’ diyenler oldu. Oğlumun davası bile açılmadı. Ben bir anne olarak katillere katil dediğim için yargılanacağım. İçim yanarken bana dava açılıyor. Bu çok acı. Neden yargılanacağım? Dilek Doğan’ı öldürenlere katil dediğim için. Katile katil denilmez mi?” dedi.

    Atakan’ın ailesi yaklaşık 7 yıldır adalet mücadelesini sürdürüyor. Atakan’ın ölümü ile ilgili soruşturma ise tamamlanamadı.

    (HABER MERKEZİ)

  • AYM’den Gezi için 7 yıl sonra ‘hak ihlali’ kararı

    AYM’den Gezi için 7 yıl sonra ‘hak ihlali’ kararı

    Anayasa Mahkemesi , Gezi Parkı eylemleri sırasında üniversite öğrencisinin polis tarafından göz yaşartıcı gaz tüfeğinden atılan kapsül ile başından yaralanması olayını, “insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele” olarak nitelendirerek, hak ihlali kararı verdi.

    Anayasa Mahkemesi (AYM), Gezi Parkı eylemleri sırasında üniversite öğrencisinin polis tarafından göz yaşartıcı gaz tüfeğinden atılan kapsül ile başından yaralanması olayını, “insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele” olarak nitelendirerek, hak ihlali kararı verdi.

    Kapatılan soruşturma dosyasının yeniden açılmasına hükmeden AYM, “devletin kötü muamele iddiası içeren şikâyetler karşısında derhal verdiği tepki ile bu gibi olaylara müsamahakâr davranmadığını göstermesi” açısından derhal soruşturma açması gerekirken, bunu yapmamasını da eleştirdi.

    ‘GAZ MÜHİMMATI KULLANILAN PERSONEL TESPİT EDİLEMEDİ’

    Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, olay tarihinde Ankara’da üniversite öğrencisi olan Duran Eren Şahin, 2 Haziran 2013’te, Kızılay’da düzenlenen Gezi eyleminde gaz bombası kapsülüyle başından yaralandı. Şahin’in avukatı Doğukan Tonguç Cankurt, polisler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Savcılığa MOBESE görüntülerinin silindiğini ifade eden emniyet, gaz mühimmatı kullanan personelin de tespit edilemediğini öne sürdü. Savcılık, üç yıl sonra şikâyete ilişkin “kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verdi. Kararda, polislerin görevini yaptığı iddia edildi.

    20 BİN LİRA TAZMİNAT

    AYM İkinci Bölüm, “polisin yaptığı müdahale nedeniyle Şahin’in toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine” karar verdi. Başvurucunun başına isabet eden gaz kapsülü nedeniyle de “insan haysiyetiyle bağdaşmayan muamele yasağının ihlal edildiğini” belirten mahkeme, kararın bir örneğinin bu ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden soruşturma yapılmak üzere Ankara Başsavcılığı’na gönderilmesine hükmetti. Şahin’e 20 bin TL manevi tazminat ödenmesi kararlaştırıldı. Kararda “Başvurucunun toplantı hakkını kullanırken barışçıl olmadığının kamu makamlarınca açıkça ortaya konulamadığı görülmektedir. Bu durumda başvurucuya karşı kullanılan gücün gerekli olduğu söylenemez” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gezi’nin 5. yılında hayatını kaybedenler anıldı-VİDEO

    Gezi’nin 5. yılında hayatını kaybedenler anıldı-VİDEO

    PİRHA- Gezi Parkı eylemlerinin 5’inci yılında Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla Taksim’de bir araya gelen yüzlerce kişi  “Karanlık gider! Gezi kalır” dedi.

    Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilip yerine Topçu Kışlası yapılmasına karşı başlayıp kısa süre içinde yüzbinlerce kişinin adalet, demokrasi, özgürlük ve barış talebiyle sokağa çıktığı bir harekete dönüşen Gezi Parkı eylemlerinin 5. yıl dönümü anması gerçekleşti.

    Tam 5 yıl önce 27 Mayıs 2013’te polis ve belediye zabıtaları eşliğinde Gezi Parkı’na giren görevlilerin ağaçları kesmeye kalkışması sırasında başlayan eylemler, polisin sert müdahalesinin ardından 31 Mayıs’ta tüm ülkeye yayılmıştı. Eylemler sırasında 8 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi de yaralanmıştı.

    Gezi eylemlerinde hayatını kaybedenler ve yaralananlar için Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla düzenlenen anma etkinliğinin Taksim Meydanı’nda yapılmasına polisin izin vermemesi nedeniyle  Fransız Kültür Merkezi önünde yapıldı. Anma etkinliğine Taksim Dayanışması bileşenleri, siyasi parti temsilcileri, Gezi’de yaşamanı yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz ile ağabeyi Gürkan Korkmaz, Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük, Medeni Yıldırım’ın annesi Fahriye Yıldırım, Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik, Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, CHP Milletvekilleri Ali Şeker, Sezgin Tanrıkulu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, HDP İl Eş Başkanı Esengül Demir, HDP Milletvekili Adayı Oya Ersoy, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkesoğlu’nun da aralarında olduğu yüzlerce kişi yoğun ablukaya rağmen Taksim Makina Mühendisleri Odası önünde bir araya geldi.

    Taksim Makina Mühendisleri Odası önünde toplanan kitle, “OHAL gider Gezi kalır”, “Saray gider Gezi kalır”, “Her yer Gezi, her yer direniş”, “Gezi’de düşene, dövüşene bin selam”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Faşizme karşı omuz omuza”, “Gezi kalır, Erdoğan gider” sloganlarıyla Fransız Kültür Merkezi’nin önüne kadar yürüdü.

    “ONLARIN EMANETLERİNE SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Fransız Kültür Merkezi önünde yapılan basın açıklamasını Taksim Dayanışması’ndan Mücella Yapıcı okudu. Yapıcı, “Bitiremediniz. Hep birlikte, vekilimizle sendikacımızla, ailelerimizle, çocuklarımızla, annelerimizle, öğrencilerimizle buradayız. Belki görmüyorsunuz ama Gezi’de kaybettiğimiz canlarımız da burada. Onlar bize dayanışmayı, sevgiyi, kardeşliği hediye ettiler. Onlar bize Gezi’yi emanet ettiler. Onların emanetine sahip çıkacağız.” dedi.

    Yapıcı, polisin Gezi Parkı’na yürünmesine engel olunduğu için basın açıklaması yapmayacaklarını belirtti. Yapıcı, 27 Mayıs’ta Karaköy’deki TMMOB’da yapılan açıklamayı okudu. Açıklamanın ardından Gezi’de yaşamını yitirenler için 1 dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. (HABER MERKEZİ)