Etiket: gıda

  • Türk-İş: Açlık sınırı asgari ücreti aştı, yoksulluk sınırı 38 bin TL’ye yaklaştı

    Türk-İş: Açlık sınırı asgari ücreti aştı, yoksulluk sınırı 38 bin TL’ye yaklaştı

    PİRHA- Türk-İş’in açıkladığı verilere göre, temmuz 2023 için dört kişilik bir ailenin açlık sınırını 11.658,05 TL, yoksulluk sınırını ise 37.974,11 TL ‘ye yükseldi. Gıda enflasyonu da aylık olarak yüzde 12.38 oldu.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Temmuz 2023’e ilişkin açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı.

    Türk-İş’in aylık araştırması gıda enflasyonunda yeniden ivmelenmeye işaret ederken, açlık sınırının de asgari ücreti geçtiği görüldü.

    Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 11.658,10 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 37.974,10 TL’ye, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 15.123,60 TL’ye yükseldi.

    GIDADA İLK KEZ ÇİFT HANELİ ARTIŞ 

    Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 12,38 oranında gerçekleşti. Böylece Mayıs 2022’den bu yana ilk kez çift haneli artış kaydedildi.

    Yedi aylık değişim oranı ise yüzde 43,38 olarak tespit edildi. Son on iki ay itibariyle değişim oranı yüzde 70,44 oldu. On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı ise yüzde 107,54 olarak hesaplandı.

    Türk-İş hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Temmuz 2023 itibariyle gözlemlenen değişim harcama gruplarına göre şu şekilde oldu:

    Süt ve yoğurt fiyatı değişmezken, peynir fiyatı ortalama yüzde 4 zamlandı.

    Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, yağlı tohum ürünlerinin bulunduğu grupta;

    Et ve Süt Kurumu (ESK), Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği bünyesinde faaliyet gösteren marketlerin bir kısmına, nisan sonu itibariyle ithal edilmiş olan karkas etleri düşük fiyattan vermesi sayesinde dana kıyma 190 TL, kuşbaşı 210 TL’den satılmaya başlanmıştı. Bu ay tekrar zam gelerek 269 TL ve 289 TL’den satıldı.

    BİR AYDA DANA ETİ YÜZDE 6 TAVUK YÜZDE 13 ARTTI

    Bunun yanında ulusal zincir marketler ve Ankara’nın dernek üyesi olmayan ve olup da yerli et satmaya devam eden yerel marketlerinden pek çoğunda dana kıyma ortalama 315, kuşbaşı ortalama 340 TL’den reyonlardaki yerini aldı. Bir ayda dana eti ortalama yüzde 6, tavuk yüzde 13, balık yüzde 12, yumurta yüzde 9, kuru fasulye yüzde 7, yeşil mercimek yüzde 8 oranında zamlandı. Kuzu ve nohut ortalama fiyatları değişmezken yağlı tohumlar (kuruyemiş) yüzde 2 fiyat düşüşü yaşadı. Yumurtanın tanesine bir ayda 25 kuruş zam gelerek 3,25 TL oldu.

    EKMEK YÜZDE 30 ZAMLANDI

    Bir ay içinde pirinç yüzde 8, irmik yüzde 6, makarna ve un hafif seviyede fiyat artışı yaşadı. Ankara’da 200 gramlık beyaz ekmek yüzde 30 zamlanarak 6,5 TL oldu. Bu zamla 4 kişilik ailenin aylık sadece ekmek masrafı 525 TL’den 682,5 TL’ye yükseldi. Yani diğer bir ifadeyle bundan sonra her ay 157,50 lira sadece ekmek fiyatındaki artıştan dolayı aile bütçesine yansıyacak.

    Taze sebze-meyve grubunda;

    Semt pazarlarında hem yeşil soğan, maydanoz gibi salata yeşilliklerinin hem de ıspanak, pazı gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatları yükseldi. Patates ve kuru soğan 20’şer TL den satılmaya başladı. Kabak ve patlıcan fiyatları sabit kaldı, kıvırcık fiyatları geriledi, bunların dışında tezgâhlardaki tüm sebzelerin fiyatı yükseldi. 15 TL ile tezgâhlarda en uygun fiyatlı meyve olan elma fiyatı değişmezken kalan tüm meyve fiyatları arttı. Bu ayın zam şampiyonu yüzde 135 ile kavun oldu. Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 27,29 TL, ortalama meyve kg fiyatı 35,20 TL oldu. Hesaplamada 24’ü sebze ve 10’u meyve olmak üzere toplam 34 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 24,18 TL olarak tespit edildi (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı”na dâhil edilmektedir).

    Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta;

    Son bir ayda zeytinyağı yüzde 30, margarin yüzde 20, ayçiçek yağı sınırlı düzeyde zamlandı. Tereyağı fiyatı sabit kaldı.

    Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden;

    Çay yüzde 10, siyah zeytin yüzde 12, salça yüzde 8, şeker yüzde 4, bal ile pekmez sınırlı seviyede fiyat artışı yaşadı. Yeşil zeytin, ıhlamur, reçel ve baharat fiyatları değişmezken tuz fiyatı yüzde 22 ile fiyatı en çok düşen ürün oldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kurumlarından Malatyalı depremzedelere çadır ve gıda yardımı

    Alevi kurumlarından Malatyalı depremzedelere çadır ve gıda yardımı

    PİRHA-Maraş merkezli iki depremin ardından Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Garip Dede Dergahı Vakfı, bölgeye çadır ve gıda yardımı malzemesi göndermeye devam ediyor. Malatya’ya gitmek üzere bir tır yola çıktı. 

    Maraş merkezli depreminin ardından Alevi kurumları depremzedelerle dayanışmasını sürdürüyor.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Garip Dede Dergahı Vakfı, depremlerde zarar gören yurttaşlara destek amaçlı başlattığı yardım kampanyasında topladığı gıda ve giyecek malzemelerini bölgeye ulaştırıyor.

    Depremzedelerin, kişisel bakım malzemeleri, giyecek, battaniye, yatak ve çocuk bezi gibi ihtiyaçları karşılanırken, bölgede bulunan cemevleri ise depremzedeleri misafir ederek temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

    Depremzedelerle dayanışma kampanyası sürdüren AAABK ve Garip Dede Dergahı Vakfı’nın çadır ve gıda kolilerini taşıyan tır, Malatya’ya doğru yola çıktı.

    Alevi Dernekleri Federasyonu’nun sosyal medya hesabından paylaşımda, “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonumuzun destekleriyle Malatya’ya ulaştırılmak üzere çadırlarımız ve gıda kolilerimizin yer aldığı yardım tırımız yola çıktı. Acılarımızı dayanışma ile azaltacağız. Canlarımızı dostlarımızın yanına dayanışmaya çağırıyoruz. Hızır cümle canlarımızın yoldaşı olsun” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kızılay, Ahbap’a 1 yıl bozulmayan gıda da satmış

    Kızılay, Ahbap’a 1 yıl bozulmayan gıda da satmış

    PİRHA-Kızılay’ın çadır satma skandalına tepkiler sürerken, Ahbap, Kızılay’ın kendilerine bozulmayan gıda sattığını da açıkladı.

    Maraş merkezli meydana gelen ve on binlerce insanın yaşamını yitirdiği depremde evsiz kalan yurttaşların hala büyük bölümünün barınma ihtiyacı karşılanmamışken, Kızılay’ın 3 gün boyunca deposunda tuttuğu çadırları Ahbap Derneği’ne 46 milyon lira karşılığında sattığı ortaya çıkmıştı.

    “KIZILAY’DAN 1 YIL BOZULMAYAN GIDA SATIN ALDIK”

    Bugün Fox TV’ye katılan Ahbap Başkanı Haluk Levent, “İnsanlar soğuktan donmasın diye çadırları almak zorundaydım” derken, Kızılay’ın kendilerine konserve gıda sattığını da açıkladı. Haluk Levent, “Kızılay kurumunun alt iştiraki olan Kızılay Lojistik A.Ş.’den 30 bin adet 4 kişilik bir ailenin 3 öğünlük yemeğini karşılayan ve 1 yıl bozulmayan gıda satın aldık” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Gıda enflasyonu yüzde 134,77 oranında: Yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL

    Gıda enflasyonu yüzde 134,77 oranında: Yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL

    Türk-İş Araştırması’nın 2022 Ekim ayı sonucuna göre; açlık sınırı 7 bin 425 TL’ye, yoksulluk sınırı 24 bin 185 TL’ye yükseldi. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 2,48, son 12 aylık yüzde 134,77 oranında arttı.

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (Türk-İş), çalışma hayatındakilerin geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı “Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması”nın Ekim 2022 sonuçları açıklandı.

    Türk-İş’in araştırmasına göre; dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı, asgari ücretin bin 925 TL üzerine çıkarak 7 bin 425 liraya ulaştı. Söz konusu tutar eylül ayında 7 bin 245 liraydı.

    Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise 24 bin 185 TL olarak açıklandı. Bu tutar bir önceki ay 23 bin 600 lira olarak hesaplanmıştı.

    Türk-İş, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ni ise aylık 9 bin 705 lira olarak belirledi.

    GIDA ENFLASYONUNDA BÜYÜK ARTIŞ

    Türk-İş’in araştırmasında bir diğer kalem “mutfak enflasyonu”ndaki değişim oldu. Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 2,48 oranında gerçekleşti. Son 10 aylık gıda enflasyonundaki değişim oranı ise yüzde 81,19 olarak hesaplandı. Son bir yıldaki gıda enflasyonu ise yüzde 134,77 olarak kayıtlara geçti.

    Türk-İş’in verilerine göre bir ayda peynir fiyatları yüzde 12, yoğurt fiyatları yüzde 15 arttı ve yoğurdun kilogram fiyatı ilk kez 30 TL’yi geçti. Bir aylık dönemde dana etinin fiyatı artarken kuzu eti fiyatı ise geriledi. Tavuk etindeki zam oranı yüzde 9 oldu. Bir aylık dönemde pirinç yüzde 8, makarna yüzde 9, tereyağı yüzde 11, çay ve bal da yüzde 11 zamlandı.

    Türk-İş tarafından verilere ilişkin yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “Enflasyonun yıllık bazda gerilemesinin fiyatlarda gerileme anlamına gelmediği Aralık ayından sonra daha belirgin olacak. Çünkü çok iyi biliniyor ki; yıllık enflasyon oranındaki düşme fiyatların gerilemesi değil artış hızının düşmesidir. Hayat pahalılığı, fiyatların gelirle ilişkisini gösterir; enflasyonun gelir artışından hızlı olmasıdır. Ücretli çalışanlar için hayat pahalılığı artarak devam edecek gibi gözükmektedir. Özellikle maaş, ücret, yevmiye gibi sabit gelirli hanelerin gelirlerinin enflasyon kadar artmaması veya gecikerek artması nedeniyle alım güçleri düşmektedir. Yaşantılarını sürdürmek için ihtiyaçları olan temel mal ve hizmetlere gelirlerinden daha fazla ayırmak zorunda kalmaktadır. Süregelen enflasyon ve aynı zamanda geniş kesimleri kapsayan gelir yetersizliği, geçim sıkıntısının temel nedeni olmaktadır. Hanenin gelirleri en az enflasyon kadar artmadığı ya da fiyatlar gerilemediği sürece hayat pahalılığı giderilip alım gücü enflasyon öncesi dönemin seviyesine getirilemez. Refah artışının sağlanması için, ücret zamlarında enflasyon farkının üzerine sağlanan ekonomik büyüme paralelinde bir refah payı eklenmelidir. Kapsayıcı büyüme bu şekilde mümkün olacaktır.

    Özellikle son bir yıldır, enflasyon pahasına üretim ve büyüme tercih edilerek piyasa canlı tutuldu, çarklar döndü. Ancak bunun maliyeti de ağır oldu. Mili gelirden emeğin aldığı pay giderek geriledi. Yoksul daha da yoksullaştı. Enflasyon kadar ücret zammı var olan sefaletin sürmesi anlamındadır. Yetersiz ücret geliri karşısında devam eden fiyat artışları, hayatı pahalılığını dayanılmaz noktalara taşıdı.

    TÜRK-İŞ çalışmasının ortaya koyduğu gibi, bilhassa son bir yıl içinde aşırı yükselen gıda fiyatları bireyleri ve aileleri çok olumsuz etkiledi. Gıda fiyatlarının artmasında öncelikle yetersiz üretimin olması, tarımsal üretim girdilerinde maliyet artışları ile üretim, tedarik ve satış zinciri içerisinde orantısız fiyat değişimleri önemli rol oynadı. Neticede savunmasız dar ve sabit gelirli insanlar derinden etkilendi, Ankara’da %135’i bulan gıda enflasyonunun varlığında dengeli beslenebilmek için yeterli ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmek daha da güçleşti.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Türk-İş açıkladı: Açlık sınırı 7 bin TL’yi aştı

    Türk-İş açıkladı: Açlık sınırı 7 bin TL’yi aştı

    PİRHA- Türk-İş, Eylül ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi aylık yaptığı gıda harcaması tutarı olan açlık sınırı, eylülde 7.245 TL’ye yükseldi. Bu tutar geçen yıl 3.049 TL idi. 

    Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) eylül ayı açlık ve yoksulluk sınırı raporunu yayımladı. Sabit gelirlilerin yeterli, dengeli ve sağlıklı beslenmekten bile yoksun olduğu belirtilen rapora göre, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 7 bin 245 TL oldu.

    Gıda harcamasına ek olarak, giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının hesaplandığı yoksulluk sınırı, 23 bin 600 TL olarak açıklandı.

    Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 9 bin 469 TL’ye ulaştı.

    Türk-İş raporuna göre gıda enflasyonu son bir yılda %130 oranında artış gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gıda fiyatlarındaki artış sürüyor; en çok zam süt ürünlerinde

    Gıda fiyatlarındaki artış sürüyor; en çok zam süt ürünlerinde

    Gıda fiyatlarındaki artış şubatta da devam etti. KAMUAR’ın araştırmasına göre gıda fiyatlarındaki artış yılın ilk iki ayında yüzde 6,5’i buldu. En çok zam ise yüzde 16,5 ile süt ve süt ürünlerinde yaşandı.

    Gıda fiyatlarında son aylarda yaşanan hızlı artış şubat ayında da devam etti. Şubatta gıda fiyatları bir önceki aya göre yüzde 2,8 oranında arttı. Son bir yılda ise yüzde 30 oranında artış yaşandı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonun Ar-Ge birimi KAMUAR’ın, fiyatlarını Ankara’daki pazar ve marketlerden her ay düzenli olarak derlediği ve halkın en fazla tükettiği 76 gıda maddesinden oluşan bir sepeti esas alarak yaptığı “halkın enflasyonu” araştırmasının Şubat 2021 ayı sonuçları açıklandı.

    Araştırmayla, gelirinin büyük bölümünü gıdaya ayırmak zorunda olan ve enflasyona karşı herhangi bir koruması bulunmayan, sabit gelirlilerin, ücretlilerin ve yoksulların yaşadığı gerçek enflasyonun boyutunun ortaya konulması amaçlanıyor. Oluşturulan gıda sepetinin toplam tutarında şubatta ocak ayına göre yüzde 2,8 oranında yükseliş yaşandı.

    EN ÇOK SÜT ÜRÜNLERİ ZAMLANDI

    Buna göre şubatta, ekmek, un, bulgur, pirinç, makarna fiyatları bir önceki aya göre değişmezken, et-balık harcamaları yükselişini sürdürdü ve yüzde 2,7 oranında arttı. En çok zamlanan ürünler ise süt ve süt ürünleri oldu. Süt, yoğurt ve tereyağı fiyatları şubatta yüzde 7,5 oranında zamlandı. Meyve fiyatlarının yüzde 4,3 oranında arttığı şubat ayında sebze fiyatları da yüzde 2,7 oranında arttı.

    Gıda fiyatlarında bu yılın ilk iki aylık döneminde ise yüzde 6,5 oranında artış yaşandı. İlk iki ayda, ekmek, bulgur, un makarna fiyatlarında yüzde 5,5, et ve balık fiyatlarında yüzde 5, süt, süt ürünleri ve yumurta fiyatlarında yüzde 16,5 oranında artış gözlenirken, 2020 yılının son aylarında hızla yükselen yağ fiyatlarında ise yüzde 2,2 oranında düşüş yaşandı. Ocak-Şubat döneminde meyve fiyatlarında ortalama yüzde 4,6, sebze fiyatlarında yüzde 5,8 oranında artış, bakliyat fiyatlarında yüzde 2,4 oranında azalış yaşandı.

    SEBZE FİYATLARINDA YÜZDE 55,8 ARTIŞ

    Gıda fiyatlarında geçen yılın şubat ayına göre yüzde 29,7 oranında artış kaydedildi.

    Bu yıl şubatta geçen yılın şubat ayına göre ekmek, un, bulgur, makarna fiyatlarında yüzde 24,3, et-balık fiyatlarında 15,4, süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatlarında yüzde 35,4 oranında artış yaşandı. Bir yıl öncesine göre yağ fiyatları yüzde 31,6 zamlandı. Meyve fiyatları ise yüzde 32,8 oranında, sebze fiyatları ise yüzde 55,8 oranında artış gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • BM Genel Sekreteri’nden Covid-19 nedeniyle gıda sıkıntısı uyarısı

    BM Genel Sekreteri’nden Covid-19 nedeniyle gıda sıkıntısı uyarısı

    BM Genel Sekreteri Guterres, acil tedbirlerin alınmaması durumunda dünyanın Covid-19 salgını nedeniyle küresel gıda sıkıntısıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu. Guterres “49 milyon kişi daha pandemi nedeniyle aşırı yoksulluğa düşebilir. Gıda güvenliği olmayan insanların sayısı hızla artacak” dedi. 

    Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Covid-19 salgınıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Salgının dünyanın en savunmasız topluluklarının gıda ile temin edilmesi için tehdit oluşturduğunu ifade eden Guterres, mevcut gıda sistemlerinin işlevinin, yeni küresel durgunluk ve salgın kısıtlamaları yüzünden bozulabileceğini kaydetti.

    Guterres, “Bu ayrıca ağır sonuçlara yol açabilir. Eğer acil tedbirler alınmazsa mevcut durum küresel gıda felaketine dönüşebilir” uyarısında bulunan Guterres, birçok ülkenin şimdiden ciddi gıda sıkıntısı yaşadığını belirtti: “Salgın başlamadan önce bile yüz milyonlarca insan açlık çekiyor, yetersiz besleniyordu” dedi.

    Bir dizi tavsiyede de bulunan Guterres, ülkelerin gıda sektörü çalışanları için yeterli koruma ve insani yardım kapsamında kritik önem taşıyan gıda malzemelerinin engelsiz bir şekilde hedefe ulaşmasının sağlaması gerektiğini belirtti.

    Ayrıca ticari koridorların açık tutulması ve tarım ürünleri tedarik zincirlerinin sürekliliğinin sağlanması gerektiğini kaydeden Guterres, kimlerin açlıktan ve yetersiz beslenmeden mustarip olduğu, bulundukları yer ve ne tür desteğe ihtiyaçları olduğu konusunda daha hızlı bilgi alabilmek için bilgi değişimi kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade etti.

    “820 MİLYONDAN  FAZLA KİŞİ AÇLIK ÇEKİYOR, HER 5 ÇOCUKTAN 1’İ BÜYÜME GERİLİĞİ YAŞIYOR”

    Guterres, “Ülkeler, özellikle küçük çocuklar, hamile ve emziren kadınlar, yaşlılar ve diğer yüksek riskli gruplar için güvenli gıdalara garantili erişim sağlamalı” dedi.

    Dünya genelinde 820 milyondan fazla kişinin açlık çektiğini ve her beş çocuktan birinin yetersiz beslenme yüzünden büyüme geriliği yaşadığını belirten Guterres, ”Gıda sistemlerimiz çöküyor ve Covid-19 salgını durumu daha da kötüleştiriyor. 49 milyon kişi daha pandemi nedeniyle aşırı yoksulluğa düşebilir. Gıda güvenliği olmayan insanların sayısı hızla artacak” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan ‘Halk bostanları’ çağrısı

    Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan ‘Halk bostanları’ çağrısı

    PİRHA – Alevi Bektaşi Federasyonu, yaptığı yazılı açıklamada, yaşanan pandemi sürecinde halkın organik ve ekonomik gıda temini imkanlarının zorlaştığına dikkat çekerek, cemevlerinin bir bölümünü ‘Halk bostanları’ olarak düzenlemeye karar verdiklerini duyurdu. 

    Alevi Bektaşi Federasyou(ABF) yazılı açıklama yaparak, pandemi sürecinde halkın organik ve ekonomik gıda temini konusunda imkanlarının zorlaştığına dikkat çekerek, cemeclerinin bir bölümünü ‘Halk bostanları’ olarak düzenlemeye karar verdiklerini duyurdu.

    FİDE VE TOHUM DAYANIŞMASI ÇAĞRISI

    Mart ayının başından beri tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınının hayatı olumsuz etkilemeye devam ettiği kaydedilen açıklamada, yaşamın her alanına yansıyan bu sürecin en çok halk sağlığını, organik ve ekonomik gıda temini imkanını zorlaştırdığına dikkat çekildi.

    Alevi kurumlarının Pandemi sürecinin başından beri cemlerini, erkânlarını, halkın sağlığını öncelik sayarak durdurduğuna değinilen açıklamada, ‘Dayanışma ezilenlerin inceliğidir’ şiarıyla imkanı bulunan tüm cemevi, dernekler ve tüm sivil toplum kuruluşlarının bahçelerini düzenleyerek en az bir bölümünü “Halk Bostanları” olarak düzenlemek için çağrıda bulunuldu. 

    “DAYANIŞMA YAŞATIR”

    Bölgelerinde imkanı olan kurumları ise diğer kurumlarla fide ve tohum dayanışmasında bulunmaya da davet edilen açıklamada, “Üreten toplum olarak, kendi gıdamızı yetiştirebilir, dayanışmayla öncelikli ihtiyaç sahibi canlarla paylaşabilir, herkesin sağlıklı gıda üretip, tüketmesini sağlayabiliriz. Kurumlarımızın var oluş amacı sadece ibadet, Hakka yürüme erkânları ve kültürel çalışmalar değil, toplumun ihtiyaç duyduğu her alanda imkanlarını tüm canlara açmak içindir. Yolumuzun gerekliliği de budur. Çünkü biliyoruz ki, dayanışma yaşatır, paylaşma mutluluk üretir” ifadeleri kullanıldı.  (HABER MERKEZİ)

  • Erdoğan’ın market projesine hileli gıdadan 15 kez ceza alan Mehmet Bulut atandı

    Erdoğan’ın market projesine hileli gıdadan 15 kez ceza alan Mehmet Bulut atandı

    Cumhurbaşkanı’nın büyük önem verdiği market projesinin başına, 15 defa hileli gıdadan ceza almış kişi atandı. 3 şirketi, bal ve tereyağı sahtekarlığından ceza alan Yavuz Mehmet Bulut, Tarım Kredi Marketler’in genel müdürü oldu.

    Gıda sahtekârlığında sınır tanımayan, onlarca defa bakanlık tarafından afişe edilen şirketlerin kurucu ortağının Tarım Kredi Marketler’e genel müdür yapıldığı ortaya çıktı.

    Tarım Kredi Marketler’in bağlı olduğu Tarım Kredi Birlik genel müdür ve genel müdür yardımcıları geçtiğimiz ay topluca görevden alınırken, genel müdür yardımcılığına geçici olarak şirketin yönetim kurulu başkanı Mehmet Okan Ateş atanmıştı.

    Milli Gazete’de yer alan habere göre, Mehmet Okan Ateş’in de Nisan ayının başında görevden alınarak yerine şirkette genel müdür yardımcısı olan Yavuz Mehmet Bulut’un genel müdür olarak atandığı ortaya çıktı.

    Tarım Kredi Birlik’e genel müdür olarak atanan Yavuz Mehmet Bulut’un geçmişte kurucu ortağı olduğu gıda şirketlerinin gıda sahtekârlığında zirve yapması dikkat çekti. Yavuz Mehmet Bulut’un kurucu ortağı olduğu ve sırasıyla 2009, 2012 ve 2013 yıllarında kurulan TADABAN GIDA, ANADOLU EKSPER GIDA ve DONELLO GIDATarım ve Orman Bakanlığı’nın ifşa ettiği gıda sahtekârları listesinin hemen hemen hepsinde yer almıştı.

    TADABAN GIDA tam 15 defa, ANADOLU EKSPER GIDA ise 5 defa Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ifşa ettiği listede yer aldı. Diğer yandan DONELLO GIDA da birçok listede ismi ifşa edilirken, en son 2019 Ekim ayında yayınlanan taklit ve tağşiş listesinde, 3 seri ürünüyle birlikte yer almıştı.

    BAL VE TEREYAĞI SAHTEKARLIĞINDAN DEFALARCA İFŞA OLMUŞTU

    Tarım Kredi Marketler’e genel müdür olarak atanan Bulut, kendisini bal uzmanı olarak tanıtırken, kurucu ortağı olduğu üç firmanın da ağırlıklı olarak bal ve tereyağından ifşa edilmesi dikkat çekti. ÖRS STAR, STARMAX, MAXİTAT ve TATZADE markalarıyla bal ve tereyağı satan üç firmanın aynı markaları kullandıkları gözleniyor.

    Tarım Kredi Marketler’e yapılan skandal genel müdür atamasında, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz ve Tarım Kredi Birlik şirketinin yönetim kurulu başkanı olan Mehmet Okan Ateş’in etkili olması manidar bulundu.

    Geçmişi gıda sahtekârlığında zirve yapmış kurucu firma ortaklıkları bulunan bir ismin halkın güven duyduğu marka olan Tarım Kredi Marketler’nin bağlı olduğu Tarım Kredi Birlik A.Ş.’ye genel müdür atanmasının, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye de bilgi verilmeden yapıldığı iddia ediliyor.

     

  • Didim Cemevinden imece çağrısı: Bölüşürsek tok oluruz

    Didim Cemevinden imece çağrısı: Bölüşürsek tok oluruz

    PİRHA – Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi  Derneği geçtiğimiz günlerde maske dağıtımının ardından, bugünden (20 Nisan) itibaren üyelerini lokmalarını paylaşmaya çağırdı.

    Türkiye’yi etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle ihtiyaç sahibi ailelere yardım etmek için bir kampanya da Didim Cemevinden geldi.

    Didim Alevi Bektaşi Kültür Merkezi ve Cemevi  Derneği geçtiğimiz günlerde maske dağıtımının ardından, bugünden (20 Nisan) itibaren yeni bir imece başlatacağını duyurarak üyelerini lokmalarını paylaşmaya çağırdı.

    Dernek Başkanı Hüseyin İlhan yaptığı duyuruda “Gün lokmalarımızı paylaşma günüdür” dedi ve Pazartesi günü cemevine  bırakılacak ya da gönderilecek olan temel gıda maddeleri başta olmak üzere hijyen malzemeleri ve temizlik ürünlerinin ihtiyaç sahiplerine ulaştırmayı planladıklarını belirtti.

    “BÖLÜŞÜRSEK TOK OLURUZ”

    İlhan, yurttaşlara şu çağrıyı yaptı:

    “Değerli canlar merhaba, bölüşürsek tok oluruz. COVID ‐19 nedeniyle işlerini kaybetmiş emekçi kardeşlerimize ve ihtiyaç sahibi ailelerimiz gıda yardım kampanyası başlatıyoruz. Didim Cemevinde Pazartesi gününde itibaren (20 Nisan) her gün saat 10.00 ile 17.00 arası gıda yardımlarını getirenlerin ismi ve getirdikleri yardımlar kayıt altına alınacak. Topladığımız gıda yardımlarını koliler şeklinde hazırlayıp ihtiyaç sahibi ailelerimize teslim edeceğiz.”

    PİRHA/İZMİR

  • Kenanoğlu’ndan hükümete çağrı: Marketlerde kalan ürünler ihtiyaç sahiplerine dağıtılsın

    Kenanoğlu’ndan hükümete çağrı: Marketlerde kalan ürünler ihtiyaç sahiplerine dağıtılsın

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Covid-19 salgını nedeniyle marketlerde acil ihtiyaç malzemesi olarak görülmediği için raflarda bekleyen ürünlerin, son kullanma tarihi geçmeden kamu otoritesi tarafından satın alınarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için Ticaret Bakanlığı  ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nı göreve çağırdı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Covid-19 salgını nedeniyle marketlerde acil ihtiyaç malzemesi olarak görülmediği için raflarda bekleyen ürünlerin, son kullanma tarihi geçmeden kamu otoritesi tarafından satın alınarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılması için Ticaret Bakanlığı  ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nı göreve çağırdı.

    Kenanoğlu, bakanlıklara gönderdiği yazıda şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye’de Covid-19 vakasının açıklanması ile birlikte ilk olarak marketlerde genel gıda kategorisinde satışların hızlı bir yükselişe geçtiği gözlemlenmiştir. Genel gıda kategorisi içerisinde pirinç, bulgur ve makarna gibi önemli bakliyat ürünlerinin bulunduğu bilinmektedir.

    Ancak, genel gıda ürünleri dışında bulunan yüzlerce ürün, bu salgın günlerinde acil ihtiyaç malzemesi olarak görülmediğinden market raflarında beklemektedir. Market raflarında bekleyen ve satışı düşük olan bu acil ihtiyaç dışı ürünlerin son kullanma tarihlerinin yaklaşması, bir önlem alınmaması halinde hem tekrar tüketime sunulması ihtimali nedeniyle riskli hem de bir servet kaybı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, acil ihtiyaç dışı ürünlerin son kullanma tarihleri yaklaşmadan kamu otoritelerince satın alınıp vatandaşa ulaştırılması büyük önem taşımaktadır.

    Kenanoğlu bu önerisinin gerekçelerini şöyle açıkladı:

    • Birincisi, bu ürünlerin ellerinde kalması halinde zarara uğrayacak esnafa destek sağlanmış olacaktır.
    • İkincisi, bu zor süreçte evde kalan vatandaşların kısmi de olsa bazı ihtiyaçları kamu tarafından karşılanmış olacaktır.

    Ayrıca, son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin tüketilmesine yönelik böyle bir önlem alınmaz ve bu ürünler raflarda kalmaya devam ederse, ileriki günlerde çeşitli hilelerle tekrar piyasaya sunulmaya çalışılabilir ve kullanılması halinde çok sıkıntılı durumların yaşanmasına sebep oluşturabilecektir.”

    PİRHA/ANKARA

  • MEB’den ‘Okul Gıdası’ logosu uygulaması

    MEB’den ‘Okul Gıdası’ logosu uygulaması

    Öğrencilerin güvenilir gıdalarla beslenmesi amacıyla hazırlanan ‘Okul Gıdası’ logosu uygulaması 16 Eylül’de başlıyor. Kantinlerde artık gazlı-kolalı içecekler, cips gibi hazır gıdalar satılamayacak.

    Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı resmi ve özel tüm okulların kantin, kafeterya, büfe, çay ocağı gibi işletmelerinde satılacak hazır ambalajlı gıdalarda, “Okul Gıdası” logosu uygulaması 16 Eylül’de başlıyor. MEB illere gönderdiği yazı ile okullara gerekli bilgilendirmenin yapılmasını istedi.

    Hazırlanan bilgilendirme notunda logo uygulamasının amacı, “Çocuklarımızın güvenilir gıdalarla dengeli ve yeterli beslenmesini sağlamak amacıyla okul gıdalarında ortak logo uygulamasına geçilmesi; okul çağı çocuklarının bilinçli gıda tüketme konusunda bilgi sahibi olmalarını sağlayacaktır. Kantin denetimleri daha etkin birşekilde yapılabileceği gibi kantinciler açısından da satışı yapılacak ürünlerin belirlenmesi açısından kolaylıklar sağlayacaktır” diye anlatıldı.

    OKUL DIŞINDA SATILAMAYACAK

    Bilgi notunda, “Okul gıdası” logosunu, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan İşletme Kayıt/Onay Belgesi alan gıda işletmecilerinin, Okul Sağlığı Bilim Kurulu’nun oluşturduğu kriterlere uygun olarak üretilen hazır ambalajlı gıdalarda herhangi bir başvuruya gerek kalmaksızın kullanacağı kaydedildi. Notta ayrıca Bilim Kurulu’nun okullarda yasakladığı gıda ve içecekler için logo kullanılamayacağı vurgulanırken, etiketinde logo bulunan gıdaların okullar dışında satılamayacağı da belirtildi.

    Satılamayacaklar listesindeki ürünler ise şu şekilde:

    – Enerji içecekleri, gazlı içecekler, aromalı içecekler, kolalı içecekler, aromalı doğal mineralli içecek, aromalı şurup, aromalı içecek tozu, aromalı su, meyveli içecek, meyveli içecek tozu, meyveli doğal mineralli içecek, yapay soda, meyveli şurup, sporcu içecekleri, sporcu suları, meyve nektarı, meyve suyu konsantresi.

    – Kızartmalar.

    – Cipsler, gevrek çerezler.

    – Tüm çikolata türleri (ayrı satılan veya ürünlere eklenmiş, damla çikolata, sürülebilir çikolata ve çikolata kaplanmış olanlar dâhil), gofretler.

    – Tüm şeker ve şekerleme türleri.

    – Guarana, guarana özü eklenmiş kafein içeren ürünler.

    – Kremalı, çikolata dolgulu, jöleli, kekler ve pastalar.

    – Hamurlu, şerbetli tatlılar.

    – Tatlandırıcı içeren yiyecek ve içecekler.

    Satılacaklar:

    – Meyveler, çiğ tüketilebilen sebzeler, salatalar.

    – Kuru meyveler.(30 gr., kaplamasız ve şeker katkısız)

    – Kuruyemişler.(30 gr, soslanmamış, tuzsuz, kabuksuz)

    – İçme suyu.

    – Süt, (UHT/Pastörize)

    – Taze sıkılmış meyve ve sebze suyu.(250 ml’den az)

    – Yoğurt  (100-150 gr, paketli)

    – Ayran.

    – Peynir (pastörize)

    – Günlük haşlanmış yumurta.

    – Çeşnili ekmekler.

    – Tam buğday ekmeği, tam buğday unlu ekmek, karışık tahıllı ekmek vb. ürünlerden yapılan yumurta veya peynir, turşu hariç taze domates, havuç, marul, biber vb. sebzelerden yapılan yağ eklenmemiş sandviçler.