Etiket: gönül ana

  • Yalıncak Ocağı evlatları: Gönül Ana, böyle bir yapıya rızalık vermez

    Yalıncak Ocağı evlatları: Gönül Ana, böyle bir yapıya rızalık vermez

    PİRHA-Yalıncak Ocağı evlatları, Gönül Ana’nın mezarlığının tuğla yıkıntıları içerisinde kalmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Gönül Ana’nın torunları olan Yalıncak Ocağı evlatları olarak bu yapıya rızalığımız yoktur” denildi.

    Tokat’ın 2640 rakımlı Tekeli dağının son düzlüğünde yer alan Gönül Ana’nın mezarlığı, yöre halkı tarafından kutsal görülüp ziyaret ediliyor. Hubyar Sultan’ın eşi olarak da bilinen Gönül Ana’nın mezarlığı, bugünlerde tuğla yıkıntıları içerisinde kaldı.

    Yalıncak Ocağı evlatları, Gönül Ana’nın mezarlığının durumuna ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    “BU YAPIYA RIZALIĞIMIZ YOK”

    Yapılan açıklamada, “Gönül Ana, Yalıncak Sultan evladıdır ve Hubyar Sultan ile evlidir. Gönül Ana’nın mekânı Dokuzlar Dağı’nın eteğinde yer alır. Gönül Ana, böyle bir yapıya rızalık vermez. Gönül Ana’nın rızası yokken Hubyar Sultan bile yola gidememiştir. Asimilasyon yalnızca devlet eliyle olmaz. Biz de kendi mirasımızı yok ederek buna neden olabiliriz. Modern teknikler hayatın gerekli noktalarında elbette eklenecektir. Asırlar boyu süregelmiş ve asırlar boyu da sürecek olan bir taş mezarın üzerine tuğla ve beton ile yapılacak her şey asimilasyona girer. Zaten mezarlıklarımızdan  tarih bilincimizi yok ettik en azından kutsal mekânlarımızı bu şekil tahrip etmeyelim. Gönül Ana’nın torunları olan Yalıncak Ocağı evlatları olarak bu yapıya rızalığımız yoktur. Mekânın eski halinde Dokuzlar Dağı’na emanet kalması en doğru olandır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:
    -‘Rüyamda gördüm’ diyerek inşaat başlattılar; Gönül Ana’nın mezarını ziyaret edemiyoruz’-VİDEO

  • ‘Rüyamda gördüm’ diyerek inşaat başlattılar; Gönül Ana’nın mezarını ziyaret edemiyoruz’-VİDEO

    ‘Rüyamda gördüm’ diyerek inşaat başlattılar; Gönül Ana’nın mezarını ziyaret edemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA – Hubyar Köyü’ne bağlı Tekeli Dağı’ndaki Gönül Ana’nın mezarı göz göre göre tahrip edildi. Dede Erdoğan Sezer, bir kişinin, söz konusu mezarlığı rüyasında görüp üzerini kapatmak için inşaat başlattığını, ancak civardaki insanların buna rızalık vermediğini aktardı. Sezer, “Şimdi türbeye varıp niyaz dahi edemiyoruz. Bu durum beni çok üzdü” diye de belirtti.

    Tokat’ın 2640 rakımlı Tekeli dağının son düzlüğünde yer alan Gönül Ana’nın mezarlığı, yöre halkı tarafından kutsal görülüp ziyaret ediliyor. Hubyar Sultan’ın eşi olarak da bilinen Gönül Ana’nın mezarlığı, bugünlerde tuğla yıkıntıları içerisinde kaldı.

    Hubyar Ocağı’na mensup Erdoğan Sezer Dede, mezarlık çevresine yapılmak istenen inşaat nedeniyle yıkıntı oluştuğunu ve mezarlığın tahrip edildiğini aktardı. Konuya ilişkin video paylaşan Dede Erdoğan Sezer, konuya dair PİRHA’ya da görüş verdi.

    “RIZALIK OLMADAN BU İŞLER OLURSA…”

    Paylaştığı videoda ‘Gönül Ana üstünün kapanmasını istemez’ diyen Erdoğan Sezer Dede, rızasız inşaat yapmak isteyenleri eleştirdi. Tuğla ile örülen tüm duvarların fırtına sebebiyle yıkıldığını aktaran Sezer, “Bunu yapmak bir marifet ama bu ayıbı kaldırmak da ikinci bir marifet olması gerekir. Utanç verici bir hal. Destursuz lokma yenmez, destursuz yola gidilmez. Rızalık olmadan bu işler olursa ‘dağ başına kış gele, insan başına iş gelir’ hesabı…” ifadelerini kullandı.

    RÜYA GÖRÜP İNŞAAT YAPTI, MEZARI DA TAHRİP ETTİ!

    Fırtına sebebiyle yıkılan inşaatının malzemeleri metrelerce uzaklara da savruldu.

    “Toplumsal bir ayıp” yaşandığını belirten Erdoğan Sezer Dede, konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Toplumun duyarlı davranması için o videoyu paylaştım. Sonrasında bazı kişiler arayıp videoyu kaldırmamı istedi. Eleştirenler de oldu. Kimi insanlar ‘biz bu inşaatı yapacağız’ diyorlar. Gönül Ana, üstünü rızalık olmadığından dolayı kapatmak istemiyor ama karşı taraf anlamak istemiyor! Gönül Ana, bizim öğretimizdeki anlatılanlara göre Yalıncak Sultan’ın kız kardeşi ve Hubyar’ın eşi oluyor. Gönül Ana’nın 13. yüzyılda Hakk’a yürüdüğü söyleniyor ancak net bir tarih yok. Bu ziyaret de sembol olarak mıdır yoksa gerçek bir mezar mıdır bilemiyoruz ama şimdiye kadar ceddimizden biz öyle gördük.

    “ŞİMDİ TÜRBEYE VARIP NİYAZ DAHİ EDEMİYORUZ”

    Bir talip, bu ziyareti rüyasında görmüş ve ‘burayı yaptıracağım’ demiş. Köy muhtarlığı ile ilişkiye geçiyorlar ama burada daha önce de başkaları değişik amaçla inşa yaptırmak istemişti, onlara da yaptırmamışlar. Şimdi bizim köydeki tekkelerde mahkemelik olayları olduğundan dolayı karşı taraf, köy muhtarlığına, burasının yapılmaması gerektiğini, köylünün rızasının olmadığı için müsaade etmemiş. Ve sonrasında mahkemeye vermişler. Ancak beni ilgilendiren boyutu şu; bir insan, bir türbeyi rüyasında görebilir, oraya bir kurbanlık ya da hizmet için bir aşevi yaptırması da çok doğaldır. Ama bunlar yapılırken de rızalık makamından geçmesi gerekir.

    Ben her sene Hubyar’a geldiğimde o zirvedeki yere kadar çıkar, ziyaretlerimi yaparım. O zirveye çıkarken Gönül Ana’nın mezarı yol üstünde olduğu için oraya da uğrarım. Geçen sene Gönül Ana’nın başına vardığımda üstündeki çatılar yapılmıştı. Ben espri yaptım ve ‘Gönül Ana, üstünün kapanmasını istemiyor’ dedim. Tahminimce 2. senesi dolmuştu ve sıvası falan yapılmamış, perişan haldeydi. Sonrasında dedim ki ‘Gelin bu çatıyı yapın.’ Bu sene ise gittiğimde o çatıyı bırak, duvarlar falan uçmuş ve türbenin üzerine yıkılmıştı. Şimdi türbeye varıp niyaz dahi edemiyoruz. Bu durum beni çok üzdü.”

    “MUHTAR TOPLUMU DUYARLILIĞA ÇAĞIRMALI”

    Türbe inşaatının yıkılmasının ardından köy muhtarıyla görüşme yaptığını da söyleyen Erdoğan Sezer Dede, aktarımını şu sözlerle sürdürdü:

    “Yeni seçilen muhtar, yaşananlara biraz agresif yaklaştı. Ben de ‘buyurun kamuoyunda bu durumu tartışalım’ diye belirttim. Yaptığım paylaşımları kaldırmam gerektiği yönünde birtakım talepte bulunup, yaptıklarımın yanlış olduğunu söyledi. Ben de görünen gözün kılavuz istemeyeceğini söyledim. ‘Yarın oraya bir Alevi can geldiği zaman mahçup olur, utanırım’ dedim. Toplumu duyarlılığa çağırması gerektiğini söyledim. Hatta ‘rüyasında gören can gelsin, burayı temizlesin’ dedim. Yoksa ben bir traktör alır, buraya gelir ve oraları temizletirim, benim için sorun yok ama bu yanlış olur. Muhtar, ‘o yazıları kaldıracaksın’ dedi. Ben de ‘Sayın Muhtar, madem siz bu kadar duyarlısınız, buranın tadilatını yapın. Sonrasında gidin kamuoyunu bilgilendirin’ dedim. Bir kamu görevlisinin görevi halkı bilgilendirmek, ihtiyaçları gidermektir. Oraya imar olmaz. Çünkü orası ormanlık Mera arazisi.”

    Eren GÜVEN/TOKAT