PİRHA – DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, Burmadere Köyü Muhtarı Şahismail Güyük’ün, valilik kararıyla görevinden alınmasına ilişkin X hesabından yaptığı paylaşımla tepki göstererek “Zulümle Alevileri sindirebileceğini zanneden akla yine söylüyoruz: Aleviler size biat etmeyecek. Şahismail Güyük’ün gaspedilen iradesi derhal teslim edilsin” dedi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Burmadere Köyü Muhtarı Şahismail Güyük’ün, valilik kararıyla görevinden alınmasına ilişkin X hesabından yaptığı paylaşımla tepki gösterdi.
“ALEVİLER SİZE BİAT ETMEYECEK”
Fırat, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yaptığı zorbalıkları kabul etmeyeceklerini ve Güyük’ün gaspedilen iradesinin teslim edilmesi gerektiğini belirterek şu paylaşımı yaptı:
“Ardahan Valisi, Ardahan’daki Alevi dedeleri, Cemevi başkanları ve yirmi sekiz Alevi köy muhtarlar ile yaptığı toplantıda, Alevi köy muhtarlarından köylerindeki cemevlerini Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmalarını istemişti. Burmadere Köyü Muhtarı Şahismail Güyük Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmaya karşı çıkarak bu zorbalığı kabul etmediğini belirtmişti. Bugün Sevgili Şahismail Güyük’ün görevden uzaklaştırıldığı haberini aldık. Kurulduğu ilk günden bu yana Alevilik dışında her faaliyetin içinde olan Cemevi Başkanlığını ve yaptığı zorbalıkları kabul etmiyoruz. Zulümle Alevileri sindirebileceğini zanneden akla yine söylüyoruz: Aleviler size biat etmeyecek. Şahismail Güyük’ün gaspedilen iradesi derhal teslim edilsin.”
PİRHA- Damal Dernekler Federasyonu, Burmadere (Sors)Köyü Muhtarı Şahismail Güyük’ün, valilik kararıyla görevinden alınmasına ilişkin sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Güyük’ün yerine kayyum atandığını ve bu kayyumu asla kabul etmeyeceklerini belirten Damal Dernekler Federasyonu, davanın ve ihbarcıların takipçisi olacaklarını kaydetti.
Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek, Ardahan’daki Alevi dedeleri, Cemevi başkanları ve yirmi sekiz Alevi köy muhtarlar ile yaptığı toplantıda, Alevi köy muhtarlarından köylerindeki cemevlerini Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmalarını istedi. İçişleri Bakanlığı Bakan Müşaviri Esma Ersin’in de bulunduğu toplantıda Muhtar Şahismail Güyük Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına bağlanmaya karşı çıktı. Bunun üzerine Muhtar Şahismail Güyük hakkında on yıl önce 68 kuşağının önderlerine ait görselleri sosyal medyasında paylaştığı için “Terör örgütü propagandası yapmak” suçundan gözaltına alındı. Muhtar Güyük hakkında adli ve idari soruşturma başlatılarak Ardahan Cumhuriyet Savcılığı dava açtı. Ardahan Sulh Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada muhtar Şahismail Güyük denetimli serbeslik şartıyla serbest bırakıldı. Şahismail Güyük iki aydır her pazartesi günü jandarma karakolunda imza atarken bu kez görevden uzaklaştırıldığını öğrendi.
“DAVANIN VE İHBARCILARIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Bunun üzerine Damal Dernekler Federasyonu, Şahismail Güyük’ün görevden uzaklaştırılmasına ilişkin tepki göstererek sosyal medya hesabından şu açıklamayı yayınladı:
“Geçtiğimiz haftalarda 68 devrimci önderlerini sosyal medyadan paylaştığı için ihbar sonucunda göz altına alınarak ifadesi alınan Burmadere (Sors) köyü muhtarımız Şahismail Güyük 26/11/2024’te geçici olarak görevinden alınmıştır. Yerine kayyum atanmıştır! Muhtarımıza karşı Burmadere halkına karşı bu yaklaşımı ve kayyumu asla kabul etmiyoruz! Davanın ve ihbarcıların takipçisi olacağımızı belirtmek isteriz!”
PİRHA- Kayyım, Esenyurt Belediye Başkan Yardımcıları Oktay Kılıç, Murat Düzgün ve Osman Yalçın’ı görevden aldı.
31 Mart yerel seçimlerinde Kent Uzlaşısı ile seçilen Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in yerine kayyım atanmasının ardından belediye başkan yardımcıları Oktay Kılıç, Murat Düzgün ve Osman Yalçın da görevden alındı.
“MÜCADELEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”
CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, görevden alınmalara tepki göstererek, “Kayyıma karşı her yerde mücadeleyi sürdüreceğiz. Hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz” dedi.
PİRHA- AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, AKD Antep Şubesi’nde yaşandığı iddia edilen usulsüzlükler sonrası yargı süreci ile ilgili gelişmeleri anlattı. Yılmaz, Antep Şube’ye ait paraların çalınarak zimmete geçirildiğini ve malların yetkisiz bir şekilde devredilerek geri alındığını söyledi. Yılmaz, açılan davaya Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından bizzat müdahale edildiğini de iddia etti.
Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi Başkanı Yılmaz Demirdelen ve yönetim kurulu üyelerinin, 2023 Aralık ayında Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ziyaret etmesi tepkilere neden olmuştu. AKD Genel Merkezi, gelişmeler sonrasında Antep Şube Başkanı Yılmaz Demirdelen’i 8 Ocak’ta görevden almıştı.
Yaşananlar sonrasında AKD Antep Şubesi’ne geçici yönetim atandı. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, Yılmaz Demirdelen’in, görevden almaya dair yaptığı itiraza ilişkin “İhtiyadi tedbir” kararı vermiş, sonrasında görülen mahkemede ise AKD Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz ve Antep Şube Başkanı Hasan çolak hakkında 3 günlük disiplin hapis cezası verilmişti.
AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, mahkemenin “İhtiyadi tedbir” kararından sonrası yaşananlarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.
“ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NI ZİYARET SADECE AKD’NİN MESELESİ DEĞİL”
Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yapılan ziyaretin sadece kendilerinin meselesi olmadığını belirten Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “AKD’nin dışarıdan karnı biraz yumuşak gibi algılanıyordu ama hayır. AKD’nin yönetiminde kesinlikle bu konuda net duruş sergileyen bir kadro var. Bunu başından belirtmek isterim” dedi.
Bu konuda katı tutumu olan örgütlerin bile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile temaslarının olduğunu belirten Yılmaz, “Onu da bilmek lazım. Çünkü bu meseleye biraz örgütsel meselelerden ziyade, tamamen maddiyatla ve örgütlerine bir proje açmakla ilgili bir durum. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı konusunu örgüt içerisinde tartışıyoruz. Bu konu üzerinde 6 kez toplantı yaptık ve örgütümüze dedik ki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı konusunda ne yapmalıyız, geleceği nasıl planlamalıyız? Yapılan tartışmalar sonucunda Cumhurbaşkanlığı ve Kültür Bakanlığı ile bir diplomasi yürütülmesi konusunda örgütümüzde karar çıkmıştı” diye konuştu.
“YILMAZ DEMİRDELEN’İ ALİRIZA ÖZDEMİR ARADI”
AKD Antep Şubesi’nin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yaptığı ziyareti basından öğrendiklerini aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:
“Sorduğumuzda, zaten arkadaşlar artık o yapıya peşkeş çekmeyi kafalarına koydukları için öyle umduğumuz gibi bir tepki almadık. Yaşanan gelimeler sonrasında Antep Şubesine Denetim Kurulu üyelerini gönderdik. Denetleme sonucunda ibraz edilmeyen hesaplar olduğunu, denetimin yapıldığı incelemelerde alınan kararlarda birçok usulsüzlüklerin yapıldığını tespit ettik. Mallar, arabalar, paralar taşınmış. Bunlar usulsüz işlemler. Genel merkezler tüzel kurumlardır. Genel merkezler yetki vermeden böyle bir şey yapamazsınız, ancak noter aracılığı ile yapılır.
Yaşanan birçok usulsüzlükleri mahkemeye intikal ettirdik. Mahkeme sürecinde de kendilerine güvenleri var adamların. Çünkü biz onları görevden almaya gittiğimizde Yılmaz Demirdelen’in (eski AKD Antep Şube Başkanı )telefonu çaldı. Arayan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir. Beyefendi (Yılmaz Demirdelen) yanımızda hiç rahatsız olmadan telefonu açtı ‘Tabii efendim, hallediyoruz efendim, çözüyoruz efendim’ diye. Talimatın nereden geldiğini kulağımızla duyduk.”
Bu ekibin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir’e güvenerek Ankara’da dava açtıklarını vurgulayan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, “Herkes bilsin ki Ankara’da 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin hakimi asla tarafsız bir hakim değil. Bu hakimi HSK’ya şikayet edeceğiz. Bunu da her yerde söyleyeceğim, herkes bilsin” dedi.
ANKARA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NİN TARAFLI TUTUMUNU HSK’YA ŞİKAYET EDECEĞİZ”
Mahkemenin var olan deliller üzerinden inceleme yapmadan önceden karar verdiğini belirten Yılmaz, şöyle devam etti:
“Biz mahkeme salonunda daha koltuğumuza oturmadan karar açıklanıyor. Bir dakika bile sürmeyen adeta tiyatro gibi. Bizim ‘İhtiyati tedbir’ talebimiz reddediliyor. Hatta İstinaf Mahkemesi’ne gitmesi gerekiyordu, 2 ay geçti, hala göndermediler. Doğrudan müdahale edilen bir mahkeme söz konusu. İstedikleri gibi karar çıkartıyorlar. Şimdi Gaziantep Şube Başkanı Hasan Çolak ve benimle ilgili 3 günlük disiplin hapis cezası söz konusu.
Mahkemeye geldiğim halde tutanağa ‘gelmedi’ olarak geçirilmiş. Hakim bize hiçbir şey sormadı, hiçbir şey demedi. Niye yaptınız veya niye yapmadınız demedi. En azılı katile, bir tecavüzcüye bile bir hâkim sorar, niye yaptın? diye. Kendini savunması için bir fırsat vereyim diye. Bize hiçbir şey sorulmadı. Orada yeterli belge oluşmadı demiş. Avukatımız ‘biz bu vatandaşı ihraç ettik’ dediğinde, ‘üst mahkemeye itiraz edersiniz’ dedi ve bu konuyu kapattı.
“ALİRIZA ÖZDEMİRİ’İN MAHKEME ÜZERİNDE DOĞRUDAN MÜDAHALESİ SOZ KONUSU”
“Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın özellikle de Alirıza Özdemir denilen zatın bu mahkemeye doğrudan müdahalesi var” diyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “Param çalınarak zimmete geçirilmiş, mallar yetkisiz bir şekilde devredilmiş, geri alınmış. Hiçbir hakim ortada bu kadar belge varken böyle bir karar vermez, veremez, bu normal değil! Direkt talimat alınan, talimatla verilen birtakım kararlar söz konusu. Bu davanın Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından bizzat yönetildiğini düşünüyoruz? Kendisiyle ilgili de bu anlamda bir dava açacağız ve bunun peşini de bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.
PİRHA- Yolsuzluk yaptıkları iddiasıyla görevden alınan AKD Antep Şubesi yöneticilerinin yerine geçici şube başkanı olarak atanan Hasan Çolak, mahkeme tarafından kendisine verilen 3 günlük disiplin hapis cezasına tepki gösterdi. Görevden alınan Yılmaz Demirdelen ve aile bireylerinin AKP ile ilişkisine işaret eden Çolak, “Şu anda kızı AKP’nin Şehitkamil Belediye meclis üyesi. Demirdelen ve ekibi kurdukları fason bir dernek üzerinden bu cemevini, kurulan Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na bağlamaya çalışmışlar” dedi.
AKD Antep Şubesi Başkanı Yılmaz Demirdelen ve yönetim kurulu üyeleri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile ilişki kurmaları ve yolsuzluk yaptıkları iddiası ile AKD Genel Merkezi tarafından 8 Ocak’ta görevden alınmıştı. Gelişmelerin ardından AKD Antep Şubesi’ne geçici yönetim atandı.
Usulsüzlük yaptıkları gerekçesiyle görevden alınan Yılmaz Demirdelen ve yönetim kurulu üyeleri, 22 Şubat’ta mahkemeye çıkmıştı. Alevi Kültür Dernekleri’nin yaptığı itiraz talebi, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafınca istinafın yolu açık olmak kaydıyla ‘ihtiyati tedbir’ kararına karşı yapılan itirazı reddetmişti.
Gelinen aşamada ise AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ile Antep Şube Başkanı olarak atanan Hasan Çolak hakkında “İhtiyati Tedbire Muhalefet” nedeniyle hapis cezası verilmiş ve 1 Mart 2024’te Ankara’da yapılan duruşmada AKD Genel Başkanı Yılmaz ile Antep Şube Başkanı Çolak hakkında 3 gün disiplin hapsi cezası uygulanması yönünde karar çıkmıştı.
Hasan Çolak, yolsuzluk iddialarının mahkemeye taşınması sonrasında 1 Mart 2024’te görülen duruşmada AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ile kendisine 3 günlük disiplin cezası verildiğini hatırlatarak, “Genel başkanımız ‘hapisten korkmuyorum üç gün değil üç yıl yatarım yeter ki bu toplum bunlardan kurtulsun’ demişti. Görevden alınan yönetim ilk iş olarak cenaze hizmet araçlarını, karar defteri üzerinden başka bir dernek üzerine kaydını gerçekleştirmiştir. Yine cemevinin kasasındaki paraları başka bir dernek üzerine kendi adlarına geçiriyorlar. 2022 yılının üçüncü ayında ise bu cemevini belediyeye verdikleri dilekçe ile fason bir derneğe devretmeye çalışıyorlar. Bu şekilde cemevini, kurdukları dernek üzerinden bakanlığa (Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na) bağlamaya çalışmışlar. Hala mahkemeyi etkilemeye çalışıyorlar” diye konuştu.
“MAHKEME DELİLLERİ DİKKATE ALMADAN 30 SANİYEDE KARAR VERDİ”
Ellerinde usulsüzlük yaptıklarına dair belgelerin olduğunu ve avukatların bu belgeleri mahkemeye sunmasına rağmen mahkemenin dikkate almadığını ifade eden Çolak, “Duruşmalı mahkemede iki avukat ellerindeki belgelerle gitmesine rağmen mahkeme heyeti avukatların savunmalarını dikkate almıyor. Hakim karşıyı göstererek ‘karar yazılıdır, delillerinizi bir üst mahkemeye taşıyabilirsiniz’ diyor. Hakim 30-40 saniye içinde kimseyi dinlemeden kararı veriyor. Mahkeme ‘ihtiyati tedbir’ kararı ile eski yöneticileri göreve getirmeye hüküm veriyor. Bu kararın verilmesinin arkasında kendisini ve aile bireylerini AKP belediye yerel seçimlerine aday olarak koymaya çalışmasıdır. Şu anda kızı Şehitkamil Belediye meclis üyesi. Buraya tekrar gelmesindeki amaç; burada başkan sıfatıyla bulunup belediye başkanlığı adaylığına girmek” diye belirtti.
“KARŞI ADAY ÇIKMASIN DİYE ÜYE KAYITLARINI SİLDİLER”
Cemevine ait olan dükkan gelirlerinin görevden alınan sayman eliyle özel hesaplara aktarıldığını söyleyen Hasan Çolak, “Mahkemeye tekrar ara karar aldırıyorlar. Mahkeme bana ve Genel Başkan Seher Şengünlü Yılmaz’a 3 gün disiplin hapsi verdiklerinde, ‘Ben hiçbir şekilde korkmuyorum. 3 gün de yatarım 3 yıl da yatarım. Yeter ki bu toplum onlardan kurtulsun’ dedi. Birçok Alevi burayı cenaze hizmetleri için kullanıyordu. Yönetim buralara halkın girişini engellemek için girişleri yasaklamışlardı. Seçimde kendilerine karşı aday çıkmasının önüne geçmek amacıyla üye kayıtlarını sile sile 5 bin kişiden 3 bin kişiye indirmişlerdi. Tek dertleri buradan itibar sağlayıp belediye seçimlerine girmekti” ifadelerini kullandı.
PİRHA- AVF Onursal Başkanı İzzettin Doğan’nın, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ı görevden alındığını duyurması tepki çekti. AVF’ye bağlı olan Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, durumu eleştirerek, “Bu tüzük Alevilik inancına, anlayışına uymuyor ancak İzzettin Doğan’ın Alevi islam anlayışına uyuyor. Karar bizi etkilemeyecek” dedi.
Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Onursal Başkanı İzzettin Doğan imzasıyla yayınlanan 21 Eylül 2022 tarihli yazıda, AVF Genel Başkanı Haydar Baki Doğan’ın görevden alındığı belirtildi. İzzettin Doğan, onursal başkanlık yetkilerine dayanarak görevden alma işlemini gerçekleştirdiğini kaydetti.
AVF’nin bileşenlerinden Kayseri Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Abbas Tan, söz konusu duruma ilişkin PİRHA’ya konuştu.
“ANTİDEMOKRATİK VE FAŞİZAN BİR ANLAYIŞLA HAZIRLANAN TÜZÜK VAR”
Kayseri Hacı Bektaş Vakfı olarak kağıt üzerinde Alevi Vakıflar Federasyonu’nun bir bileşeni olarak göründüklerini söyleyen Tan, tüzükteki antidemokratik uygulamaların olması nedeniyle oradan geri çekildiklerini ifade etti.
Ancak genel kurul kararı gerektiği için hala resmi olarak kağıt üzerinde oranın bir bileşeni olduklarını aktaran Tan, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu antidemokratik bir uygulamadır. Faşizan bir anlayışla yönetilen Alevi kurum olmaz. Tüzükte bazı maddeler var. Mesela onursal genel başkan değişmez ve onursal genel başkan İzzettin Doğan istediği vakit tüm organları görevden alabilir. Bu tüzükteki değişmez bir maddedir. Biz bu tüzüğün Alevilik inancına, anlayışına uymadığını düşünüyoruz. Ama tabii bu anlayış İzzettin Doğan’a uyan bir anlayış. O yüzden kendi isteği doğrultusunda hazırladığı bir tüzükle ve o tüzükteki yetkileri ile federasyon başkanını görevden almış oldu. Seçimle, genel kurul kararı ile gelmiş bir yönetimi görevden alması Alevi anlayışına da, demokrasiye de, insan haklarına da uymuyor.”
“ALTINDA BAŞKA NEDENLER VAR”
Görevden alma durumunun altında başka nedenlerin olduğunu belirten Tan, “Vakıflar Federasyonu’nun mevcut genel başkanının 17 – 18 Eylül’de Hacıbektaş’taki Alevi kurumlarının yaptığı toplantıya katılıp, onlarla ortak sonuç bildirgesine imza atması, İzzettin Doğan’ın Alevi İslam anlayışına uymadığı için bu görevden almalar oldu. Çünkü bizler Aleviyiz diyoruz ama onlar Alevi İslam anlayışıyla hareket ediyorlar. O ayrı bir inançtır. Alevilik ile Alevi İslam anlayışı birbirinden farklı iki ayrı inançtır. Bu yüzden biz onlarla bir araya gelemiyoruz” diye konuştu.
“KARAR TÜZÜĞE UYGUNDUR AMA ALEVİCE BİR ANLAYIŞ DEĞİLDİR”
Alevilerin yaşanan antidemokratik bu duruma karşı tavır almaları gerektiğini dile getiren Tan, şunları kaydetti:
“Bu antidemokratik uygulamayı asla kabullenmiyoruz. Tüzük gereği İzzettin Doğan genel başkanı görevden alabilir. Tüzüğe uygundur ama Alevice bir anlayış mıdır? Hayır, kesinlikle değildir. Biz zaten fiilen o grubun içerisinde değildik. Kağıt üstünde federasyonun bir bileşeniydik. Dolayısıyla karar bizi çok etkilemeyecek. Biz yönetim olarak genel kuruldan sonra bir karar almıştık. Tüzükteki birkaç madde değişmediği sürece biz kesinlikle Vakıflar Federasyonu ile birlikte hareket etmeyeceğiz, dedik. Görevden alma hareketi Alevice bir anlayış değildir. Alevi İslam anlayışına uyduğu için de bir şey diyemiyorum. Bu anlayışın bizimle alakası yoktur. Biz Aleviyiz, Alevi kurumlarıyız.”
Hakkında verilen ceza Yargıtay tarafından onanan CHP’li Erdek Belediye Başkanı, İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden uzaklaştırıldı.
Balıkesir’in Erdek ilçesinin CHP’li Belediye Başkanı Hüseyin Sarı, İçişleri Bakanlığı’nca görevinden uzaklaştırıldı.
Balıkesir Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, ilçede mülkiyeti belediyeye ait olan ve üzerinde benzinlik bulunan gayrimenkul için ‘akaryakıt istasyonu yapılması ve intifa hakkı ihalesi’ ile ‘akaryakıt istasyonu kiralama ihalesi’ düzenlendiği belirtildi.
Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nce, her iki ihalede serbest rekabet ortamının kasıtlı olarak engellenerek sonucu süreç başlamadan belli olacak şekilde planlama yapıldığı ve ihalelerin tek katılımcı ile gerçekleştirilerek planlandığı şekilde sonuçlandırıldığının tespit edildiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Erdek Belediye Başkanı Hüseyin Sarı’nın ihaleye fesat karıştırma suçu kapsamında 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 20 Mayıs 2020 tarihli kararıyla onandığı anlaşılmıştır. Belediyenin önemli bir taşınmazı ile ilgili iki ayrı ihale süreci konusunda bizzat mahkeme kararıyla tespit yapılması ve bu kararın onanması üzerine adı geçen Belediye Başkanı, Anayasa’nın 127’nci maddesinin 4’üncü fıkrası ile Belediye Kanunu’nun 47’nci maddesi gereğince geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevinden uzaklaştırılmıştır.”
Öte yandan Başkan Sarı, 21 Mart 2019 tarihinde “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün ceza almıştı. Hak mahrumiyeti cezasının Yargıtay tarafından da onanmasının ardından Sarı, İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alınmıştı. 31 Mart seçimlerinde tekrardan aday olan Sarı, yüzde 52 oy ile belediye başkanı seçilmişti.
TÜİK Başkan Yardımcısı Musa Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevinden alındı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı Musa Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile görevinden alındı.
Refahyol Hükümeti döneminde Devlet İstatistik Enstitüsü Daire Başkanlığı görevini yürüten Yılmaz, 2009 yılında TÜİK’e Başkan Yardımcısı olarak atandı. İş yaşamına 1980 yılında Manisa Vakıflar Müdürlüğü’nde başlayan Yılmaz, Celal Bayar Üniversitesi Kurucu Heyeti’nde yer aldı. 2002 yılında AKP Manisa Milletvekili Aday Adayı olan Yılmaz uluslararası güreş hakemliği yapıyordu.
2018 yılının Ekim ayında TÜİK Başkan Yardımcısı Enver Taştı da görevinden alınmıştı. TÜİK’teki bu ani görev değişikliğinin yüksek çıkan enflasyon rakamından kaynaklandığı iddia edilmişti.
Adana’da Ceyhan Belediye Başkanı CHP’li Kadir Aydar görevinden alındı.
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, geçmişte yargılandığı suçlardan aldığı 24 ay cezanın kesinleşmesi gerekçe gösterilerek İçişleri Bakanlığı tarafından belediye başkanlığından el çektirildi.
Sözcü’de yer alan habere göre, Aydar’ın görevden alınması sonrası Ceyhan Belediye Başkanlığı’na Ceyhan Kaymakamı Dr. Bayram Yılmaz kayyum başkan olarak atandı.
Ceyhan Belediye Başkanlığı için belediye meclisinin yeni bir seçimi ne zaman yapacağı ise önümüzdeki günlerde belli olacak.
İstanbul Üniversitesi’nde öğrencilerin 2 Ocak’taki yemek eylemine polis saldırmıştı. İstanbul Valiliği öğrencilere şiddet uygulayan polislerden birinin görevden uzaklaştırıldığını açıkladı.
İstanbul Valiliği tarafından ‘Gösteri Eylemine Müdahale Basın Açıklaması’ ismiyle yapılan açıklamada, İstanbul Üniversitesi’nde yemeklerin tek öğüne indirilmesini protesto eden öğrencilere saldıran polislerden birinin soruşturma sonrasında görevden uzaklaştırıldığı bildirildi.
Valiliğin açıklamasında olaya ilişkin, “Beyazıt’taki İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü önünde 2 Ocak 2020 tarihinde toplanan yaklaşık 200 kişilik gruba İl Emniyet Müdürlüğümüz ekiplerince eylemin sona erdirilmesi çağrısında bulunulmuştur. Grup üyelerinin ısrarla gösteriye devam etmesi ve güvenlik güçlerine fiili mukavemette bulunmaları üzerine, tarihi ana kapı önüne set çekilmek suretiyle olaya müdahale edilmiştir” ifadeleri kullanıldı.
Yaşanan olay sonrası 3 Ocak’ta derhal soruşturma başlatıldığı belirtilen açıklamada, “1 polis memuru hakkında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanmıştır” denildi.
PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Merkezi tarafından görevden alınan AKD Konyaaltı Şube yöneticileri yapılan görüşmeler sonrasında cemevinden çıkmama kararı aldı. Tutulan tutanak ardından mülkü belediyeye ait olan Konyaaltı Cemevi binasından her iki tarafta çıkarıldı.
Ankara’dan gelen Alevi Kültür Dernekleri Genel Yönetim Kurulu (GYK) üyeleri bugün Konyaaltı Cemevi’ne gelerek cemevini devralmak istedi. Görevden alınan AKD Konyaaltı Şube yöneticilerinin itirazları üzerine devreye giren Konyaaltı Belediyesi yetkilileri tutanak tuttu. Tutulan tutanağın altına AKD Genel Sekreteri Ali Aktaş ve görevden alınan AKD Konyaaltı Şubesi yöneticileri tarafından yeni kurulan Konyaaltı Alevi Bektaşi Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar imza atarken, her iki dernekte cemevi binasından çıkarıldı.
Cemevi binasının hangi derneğe teslim edileceği ise Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen’in yereldeki Alevi kurumları ile görüştükten sonra karara bağlanacağı bildirildi.
MEB, “Öğrenci Andı”na ilişkin Danıştay’a sunulan temyiz dilekçesi metninde kusuru bulunan Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü ve iki avukatı görevden aldı.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Danıştay’ın ‘Andımız’ın tekrar okullarda okutulmasına yönelik kararına karşı verilen itiraz dilekçesinde imzası bulunan üç bürokratı görevden aldı.
Bakanlık, temyiz dilekçesiyle ilgili gerekli düzeltici açıklamaları ‘ek beyan’ şeklinde mahkemeye sunacak.
Dilekçe, bakanlığın hukuk müşavirliğindeki bürokratlar tarafından kaleme alınmıştı.
Dilekçede ‘Andımız’, ‘komünizm ve faşizmde görülen çağdışı uygulama’ diye tarif ediliyordu.
PİRHA- Eskişehir Barosu, baro bünyesinde görev yapan İnsan Hakları Komisyonu’nu, insan hakları savunucularının Büyükada’da gözaltına alınması sürecinde yaşanan hukuka aykırılıklarla ilgili açıklama yapacağı gerekçesiyle görevden aldı.
Eskişehir Barosu İnsan Hakları Komisyonu, Ali İsmail Korkmaz davasını takip eden avukatlardan oluşuyordu. Komisyon, kendi içinde bir komite kurarak Ali İsmail Korkmaz davasını takip etme kararı almıştı. Baro Yönetim Kurulu, Komisyon’un insan hakları savunucularının Büyükada’da gözaltına alınması sürecinde yaşanan hukuka aykırılıklarla ilgili açıklama yapacağı gerekçesiyle görevden aldı.
“İNSAN HAKLARI KOMİSYONU VESAYET ALTINDA”
İnsan Hakları Komisyonu’nun, 11 Temmuz’da yaptığı toplantıda alınan kararda, baro yönetiminin son zamanlarda yargıdaki dönüşüm, Avukatlık Yasa Tasarısı ve diğer tüm hukuk ihlallerine karşı yapılması planlanan basın açıklamalarına izin vermediği belirtildi. İzin vermeme kararlarının baro yönetim kurulu üyelerince gerekçe belirtilmeden ve sözlü bildirildiği anlatılan kararda “Bu durumun yönetim kurulunun İnsan Hakları Komisyonu’nu vesayet altına alarak, Baronun katılımcı demokratik ve çoğulcu yapısına zarar verdiği, komisyonumuzun kuruluş amacına, faaliyetlerine gölge düşürerek çalışamaz hale getirdiği” belirtildi.
Komisyon, Baro yönetimine bu durumu bildirerek yapılacak etkinliklerin vesayet engeline takılmadan, karşılıklı işbirliği çerçevesinde yapılmasına karar verdi. Komisyon ayrıca 5 Temmuz’da İstanbul Büyükada’da insan hakları savunucularının toplantı yaptıkları sırada hukuka aykırı biçimde gözaltına alınmaları ve savunma imkanlarından yoksun bırakılmalarına karşı da basın açıklaması yapılmasına karar verdi.
GEREKÇE: “MESLEK KURALLARI”
Cumhuriyet’ten Kemal Göktaş’ın haberine göre, İnsan Hakları Komisyonu’nun bu kararının ardından toplanan Baro Yönetim Kurulu ise komisyon üyelerinin görevden alınmasına karar verdi. Yönetim Kurulu’nun kararında Barolar Birliği meslek kurallarına ve Eskişehir Barosu Komisyonları Çalışma Yönergesine aykırı faaliyetleri olduğu ileri sürülen İnsan Hakları Komisyonu üyelerinin görevlerinin ‘bir daha aynı komisyonda görev almamak kaydıyla sona erdirilmesine’karar verildi.
Yönetim Kurulu kararında dayanak olarak gösterilen Avukatlık Meslek Kurulları’nın 5. maddesinde “Avukat, yazarken de, konuşurken de düşüncelerini olgun ve objektif bir biçimde açıklamalıdır. Mesleki çalışmasında avukat, hukukla ve yasalarla ilgisiz açıklamalardan kaçınmalıdır” hükmü yer alıyor. (HABER MERKEZİ)