Etiket: göreve iade

  • Fırat, Varto’da Alevilere hakaret eden şahsın göreve iade edilmesini Meclis’e taşıdı

    Fırat, Varto’da Alevilere hakaret eden şahsın göreve iade edilmesini Meclis’e taşıdı

    PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Muş Varto’da Alevilere ve inancın bir parçası olan semaha hakaret ederek nefret suçu işleyen O.Ö isimli kamu çalışanının göreve iade edilmesini Meclise taşıdı. Fırat, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na “Semah dönenlere ve Alevilere açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen O.Ö. isimli şahsın kamuda görev yapmaya devam etmesinde herhangi bir sakınca görülmemekte midir?” diye sordu.

    Muş Varto Devlet Hastanesi’nde sözleşmeli personel olarak çalışan O.Ö. isimli şahıs, sosyal medyada paylaşılan bir semah videosuna karşı nefret, hakaret içerikli yorumda bulunmuş ve 6 ay sonrasında bu şahıs Varto Devlet Hastanesi’nde işbaşı yaptırılmıştı.

    Ajansımız PİRHA’nın gündeme taşıdığı haber sonrasında konuyu meclise taşıyan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, O.Ö isimli şahsın tekrar göreve iade edilmesini Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na sordu.

    Fırat, Alevi toplumuna ve Alevi inancına açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen bir kamu çalışanının hukuken ceza alması ve iş akdinin sona erdirilmesi gerekirken, tekrar aynı iş yerinde göreve başlatılmasının Alevilere karşı sarf edilen hakaret dilini ve nefret suçunu onayladığı anlamına geldiğine vurgu yaptı.

    Başta Aleviler ve diğer inanç kesimlerine karşı işlenen nefret söylemleri ve nefret suçlarının önlenmesi için etkin yaptırımlar uygulanması gerektiğini ifade eden Fırat, bu suçu işleyenlerin adli veya idari yönden yargılanmaları ve hakkettikleri cezaları almaları acilen sağlanması çağrısında bulundu.

    “AÇIĞA ALINMAK YERİNE BAŞKA BİR HASTANEYE GÖNDERİLDİ”

    Fırat‘ın, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesi şöyle:

    “2024 Mart ayında Muş Varto Devlet Hastanesinde sözleşmeli personel olarak çalışan O.Ö. isimli şahıs, sosyal medyada paylaşılan bir semah dönme videosunun altına “Oh ne güzel, dans ederek ibadet ettiklerini zannediyorlar, bir de kadın erkek zevklenmişler. Şimdi nasıl keyifleri geliyor, mum da sönseydi iyiydi” şeklinde hakaret/küfür dili kullanarak, Alevi inancına ve Alevilere karşı açıkça nefret suçu işlemiş, Alevilerin tepkisi üzerine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Varto Şubesi tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve işyerinde soruşturma başlatılmıştı.

    Ancak, edinilen bilgilere göre hakkındaki suç duyurusu sonrasında adli ve idari soruşturma açılan O.Ö adlı şahıs, bu süre zarfında açığa alınmak yerine başka bir ilçedeki hastaneye gönderilmiş, aradan geçen altı ay gibi bir zaman zarfından sonra anılan şahsın tekrar Varto Devlet Hastanesi’nde işe başlatıldığı öğrenilmiştir.

    “GÖREVE BAŞLATILMASI ALEVİLERE KARŞI NEFRET SUÇUNUN ONAYLANMASIDIR”

    Alevi toplumuna ve Alevi inancına açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen bir kamu çalışanının hukuken ceza alması ve iş akdinin sona erdirilmesi gerekirken, hiçbir şey olmamış gibi önce başka bir ilçede çalıştırılması ve sonra tekrar aynı işyerinde göreve başlatılması, kamu otoritesinin Alevilere karşı sarf edilen bu hakaret dilini ve nefret suçunu onayladığı anlamına gelir ki asıl vahim olan da budur.

    Türkiye’de nefret söylemi ve buna bağlı olarak nefret suçları giderek daha fazla artarken özellikle sosyal medya platformlarında kimi zaman farklı etnik ve dini gruplara yönelik önyargılı, aşağılayıcı ve ayrımcı söylemlerin kullanılması zaman zaman bu kesimlerin saldırılara maruz kalmasına neden olduğu bilinmektedir. Elbette bunların sebebi aynen yukarıda yaşanan örnek gibi nefret söylemine ve suçlarına yönelik cezasızlık politikasının devam ettirilmesi, bu saldırıların sistematik bir biçimde sürmesine zemin hazırlamaktadır.

    “BU SUÇU İŞLEYENLER YARGILANMALI VE CEZA ALMALI”

    Türkiye’de inançları nedeniyle en çok saldırı ve nefret suçuna maruz kalan kesimlerin başında Aleviler gelmektedir. Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları raporlarına bakıldığında, 2022 yılında tespit edilebilen 36 nefret suçunun 15’i, 2023 yılında ise 47 nefret suçunun 7’si Alevilere karşı işlenmiş suçlardır. 2020 yılından beri en çok hedef alınan gruplar arasında Hristiyanlardan (52) sonra Aleviler (42) gelmektedir. Bu veriler, Türkiye tarihi boyunca birçok kez nefret suçunun hedefi olan bu gruplara karşı kemikleşmiş önyargıların ve düşmanca tutumların devam ettiğini göstermektedir.

    Özellikle kamu görevi yapan yetkililerin, bu nefret suçlarını görmezden gelmesi, desteklemesi, bunları normal karşılaması ve hatta şahsen kendilerinin de böyle olumsuz yaklaşımlara sahip olduklarını gizlememesi, bir arada yaşamı ve toplumsal barışı zedeleyen yaklaşımlar olup ileride yaşanılması muhtemel olumsuzlukların artmasına yol açmaktadır.

    Dolayısıyla başta Aleviler ve diğer inanç kesimlerine karşı işlenen nefret söylemleri ve nefret suçlarının önlenmesi için etkin yaptırımlar uygulanmalı, bu suçu işleyenlerin adli veya idari yönden yargılanmaları ve hakkettikleri cezaları almaları acilen sağlanmalıdır.

    “O.Ö KAMUDA ÇALIŞTIRILMAYA DEVAM ETTİRLECEK MİDİR?”

    Bu bağlamda;

    1- Muş Varto Devlet Hastanesinde çalışan ve sosyal medya üzerinden Alevilere açıkça hakaret eden O.Ö. isimli şahıs hakkında kurumunuz tarafından hangi idari işlemler yapılmıştır?

    2- Muş Varto Devlet Hastanesinde çalışan ve sosyal medya üzerinden Alevilere açıkça hakaret eden O.Ö. isimli şahıs, neden önce başka bir ilçe hastanesinde ve daha sonra da tekrar aynı işyerinde çalıştırılmaya devam ettirilmiştir?

    3- Semah dönenlere ve Alevilere açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen O.Ö. isimli şahsın kamuda görev yapmaya devam etmesinde herhangi bir sakınca görülmemekte midir?

    4- Sosyal Medya üzerinden Alevilere ve Semah dönenlere karşı hakaret ederek nefret suçu işleyen O.Ö. isimli şahıs Muş Varto Devlet Hastanesinde çalıştırılmaya devam ettirilecek midir?”

    PİRHA/ANKARA

  • KHK ile ihraç edilen Gözde Özdikmenli görevine iade edildi; 6 yıl hiç kolay geçmedi

    KHK ile ihraç edilen Gözde Özdikmenli görevine iade edildi; 6 yıl hiç kolay geçmedi

    PİRHA-2017 yılında KHK ile ihraç edilen akademisyen Gözde Özdikmenli görevine iade edildi. Barış Bildirisi imzacılarının talebinin Türkiye’de barışı sağlamak olduğunu belirten Özdikmenli, “Barış akademisyenleri Türkiye’de barış istediler. Barış Bildirisi’ni imzalayan arkadaşlarımla gurur duyuyorum” dedi.

    15 Temmuz ‘darbe girişimi’ sonrası ilan edilen OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) sonuçları ağır oldu. 15 Temmuz 2016’da yaşanan ‘darbe girişimi’ sonrası birçok kamu kurum ve kuruluşunda yürütülen çalışmalar kapsamında 139 bin 356 kamu çalışanı hakkında idari işlem yapılarak 104 bin 771 kamu çalışanı kesin olarak ihraç edildi.

    Resmi Gazete’de yayımlanmayan veya kurum internet sayfalarında duyurulmayan ihraçlar da olduğundan, toplam ihraç sayısının belirtilen rakamdan daha fazla olduğu kaydediliyor. KHK’lilerin mağduriyet listesi bilinenden çok daha uzun.

    2017 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden ihraç edilen Barış Akademisyeni Gözde Özdikmenli, görevine iade edildi.

    “6 YIL HİÇ KOLAY GEÇMEDİ, HAYATIM DEĞİŞTİ”

    ‘Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Barış Bildirisi’ne imza atmış 11 arkadaştık’ diyerek sözlerine başlayan Barış Akademisyeni Gözde Özdikmenli “Neye göre seçtiklerini bilmediğimiz altı akademisyeni ihraç etme kararı aldılar. Altı yıl hiç kolay geçmedi, hayatım değişti. Daha güvensiz diyebileceğim bir yola girdim. Hiç kolay değildi ve binlerce insan Türkiye’de bunu yaşadı. Haksız yere ihraç edildiler ve dönüş bekliyorlar” diye belirtti.

    “TEK BİR KİŞİ KALMAYANA DEK ADALETSİZLİK SON BULMAZ”

    Yaşadıklarının Türkiye demokrasisi açısından çok olumsuz bir durum olduğunu belirten Özdikmenli, “KHK ile olan bir şeydi, hiçbir suçumuz yokken oldu. Birçok insanı haklarında belge yokken ihraç ettiler. Kimi insanlar maalesef intihar etti. Suçlananlar küçük düşürülenler oldu. Elimizden geldiğince dik durmaya çalıştık. Diğer arkadaşlarımız da dönsün istiyoruz. Herkesin görevlerine iade edilmesini istiyoruz. Tek bir kişi kalmayana kadar adaletsizlik son bulamaz” dedi.

    “ÜLKEMİZE BARIŞ GELECEK” 

    Barış Bildirisi imzacılarının talebinin Türkiye’de barışı sağlamak olduğunu ifade eden Özdikmenli “Barış akademisyenleri Türkiye’de barış istediler. Türkiye’de iç savaş olmasın diye yola çıktılar. Hepimiz belli bir duyarlılık içinde olaya yaklaşma çalıştık. Umarım hedefine ulaşmıştır. Barış Bildirisi’ni imzalayan arkadaşlarımla gurur duyuyorum. Umarım ülkemize barış gelecek. Barış elbette ayrımcılık ve ırkçılık olmazsa gelir. Ülkemizde görüyoruz belli etnik gruplara olan ayrımcılık başka ayrımcılıkları doğurabiliyor. İsteğimiz ülkemizin barış içerinde olması ve herhangi bir alanda ayrımcılığın olmaması” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • KHK’lı öğretmen vefatından sonra göreve iade edildi

    KHK’lı öğretmen vefatından sonra göreve iade edildi

    Görev süresi son olarak 1 yıl daha uzatılan ve elinde halen binlerce dosya bulunan OHAL Komisyonu, KHK ile ihraç edilen bir eğitimci için vefatından sonra göreve iade kararı verdi

    Ömer Faruk Arsoy, Mücahit Karataş, Gökhan Açıkkollu, Bülent Uçar, gibi 15 Temmuz darbe girişimi sonrası KHK ile görevden uzaklaştırılan ve ölümlerinin ardından haklarında iade kararı verilen kamu çalışanlarına son olarak eğitimci Mehmet Nasır Sönmez eklendi.

    Eğitim Sen üyesi olan Sönmez, Tekirdağ Çorlu’da lise okul müdür yardımcılığı ve Türk dili ve edebiyatı öğretmenliği yaparken 7 Şubat 2017’de 686 No’lu KHK ile görevden ihraç edildi. 7 Kasım’da oturduğu apartmanın balkonunda iş yaparken 5. kattan kazayla düşerek ölen Sönmez için, OHAL Komisyonu ölümünden 3 ay, görevden alınmasından 3 yıl sonra karar verebildi.

    Göreve iade kararına ilişkin açıklama yapan Eğitim Sen Tekirdağ Şubesi, “Sevinemiyoruz. Sorguluyoruz. Geç gelen adalet, adalet olmuyor. Eşi atanmayan öğretmen, 10 ve 16 yaşlarında 2 çocukları var. Başından beri söyledik, söylemeye devam ediyoruz. Tüm arkadaşlarımız göreve dönecek. KHK’ler gidecek, biz kazanacağız” denildi

    (HABER MERKEZİ)