Etiket: Görülmüştür Kolektifi

  • Görülmüştür kolektifi 17. yılında: İstenmeyen bir yıldönümü

    Görülmüştür kolektifi 17. yılında: İstenmeyen bir yıldönümü

    PİRHA- Görülmüştür Kolektifi, hapishanelerde artan hak ihlallerine karşı 17 yıldır dayanışmayı büyütüyor. Kolektif, bu yılı bir kutlama değil, “varlığına ihtiyaç duyulmayan bir dünya” özlemiyle karşılıyor.

    Görülmüştür Kolektifi, direnç ve umutla ördüğü mücadelesinde 17. yılına girdi. Ancak kolektif, bu yılı bir başarı ya da kutlama vesilesi olarak değil, hapishanelerde yaşanan ağır hak ihlallerinin bir sonucu olarak değerlendiriyor. Yapılan açıklamada, “Eğer bu denli ağır acılar yaşanmasa; mahpuslar işkenceye, sürgüne ve insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmasa, bizler de büyük bir huzurla çalışmalarımızı noktalarız” denildi.

    Türkiye’de cezaevlerinde hak ihlallerinin her geçen gün derinleştiğine dikkat çeken kolektif, gönüllülerin ve okurların desteğiyle mahpusların sesini kamuoyuna taşımayı sürdürdüklerini belirtti. Herhangi bir fon ya da sponsor desteği olmadan yürütülen çalışmaların, dayanışma ile ayakta tutulduğu vurgulandı.

    “DUVARLARIN ARASINDAN YÜKSELEN SESİ DIŞARIYA TAŞIYORUZ”

    17 yıl boyunca çok sayıda sergi, kitap ve kültürel çalışmaya imza atan Görülmüştür Kolektifi, tutsakların üretimlerini görünür kılmayı temel hedef olarak benimsedi. “Duvarları Delen Çizgiler” kitabı ile tutsak karikatüristlerin eserleri geniş kitlelere ulaştırılırken, ressam Aynur Epli’nin eserleri “İçeride Dışarıda Kadın” sergisiyle sanatseverlerle buluşturuldu.

    Redfotoğraf grubu ile ortak yürütülen “Özgürlüğün Sesi” sergisi ve aynı adla yayımlanan kitap da bu dayanışma çalışmalarının önemli örnekleri arasında yer aldı. Ayrıca “Tutsakların Korona Günlüğü”, “Firari Yazılar” ve “Hapishanelere esinti yollayalım” gibi projelerle mahpusların tanıklıkları kayıt altına alındı.

    Kolektif, her yıl farklı temalarla hazırladığı sergilerle toplumsal hafızayı diri tutmayı amaçlıyor. “İçeriden Dışarı – Dışarıdan İçeri”, “Sansür-Otosansür”, “Göç ve Sürgün” gibi başlıklar altında yürütülen çalışmalar, içeride ve dışarıda yaşanan ortak hak ihlallerine dikkat çekiyor.

    Mahpus mektuplarından yola çıkarak hazırlanan “Uzaklara Bakamamak” adlı tiyatro oyunu ise Türkiye ve Almanya’da sahnelendi ve kitaplaştırıldı.

    Bugün www.gorulmustur.org sitesi, Türkiye’nin en kapsamlı sanal tutsak eserleri arşivlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kolektif, on binlerce mektup ve kitabı cezaevlerine ulaştırırken, her bir mektuba yanıt vermeye devam ediyor.

    Köln’de düzenlenen İnsan Hakları Festivali’ne son beş yıldır düzenli katılım sağladıklarını belirten kolektif, yeni sergi hazırlıklarıyla çalışmalarını sürdürdüklerini duyurdu.

    Açıklamanın sonunda ise şu çağrı yapıldı:
    “Bizler; özgürlük ve eşitlik uğruna bedel ödeyenleri unutmuyoruz. Siz de unutmayın.”

    HABER MERKEZİ

  • 24. Evvel Temmuz Festivali’nde resim sergisi: ‘Karanlıkta Kahkaha’

    24. Evvel Temmuz Festivali’nde resim sergisi: ‘Karanlıkta Kahkaha’

    PİRHA- 24. Geleneksel Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali kapsamında Anadolu Palece Oteli’nde Karşı Sanat, Görülmüştür Kolektifi ve redfotoğraf grubu tarafından “Karanlıkta Kahkaha” temalı resim sergisi düzenlendi.

    Hatay’ın Samandağ, Serinyol ve Defne ilçelerinde Akdeniz Kültür ve Dayanışma Derneği ile Samandağ Kalkındırma Derneği tarafından düzenlenen Geleneksel Evvel Temmuz Kültür Sanat Festivali’nin 24’üncüsü panel, söyleşi, atölye ve konserlerle devam ediyor.

    Samandağ’da festival kapsamında gerçekleştiren etkinliklerinden biri de Karşı Sanat, Görülmüştür Kolektifi ve redfotoğraf grubu’nun düzenlediği “Karanlıkta Kahkaha” temalı resim sergisi oldu.

    Düzenledikleri “Karanlık Kahkaha” temalı resim sergisinin anlamını Görülmüştür Kolektifi adına anlatan Adil Okay, “Bu sergi hapishanedeki politik tutsakların eserleri oluşturuyor. Sergiyi düzenlemekte ki amacımız şu: tutsak tutulan politik insanların onca baskıya ve zulme rağmen üretebildiklerini göstermek ve seslerini duyurabilmek. Bu insanların sayıdan oluşmadığını göstermek” ifadelerini kullandı.

    “SESLERİNİ DUYURMAK İSTİYORUZ”

    Serginin sürecinden bahseden Okay, yeni inşa edilen S ve Y Tipi hapishanelerini eleştirerek şöyle devam etti:

    “Kurucular arasında yer aldığım Görmüştük Kolektifi olarak 13 yıldır faaliyet gösteriyoruz. Amacımız, tecrit içinde tecrit yaşayan, karanlıkta yaşayan, zor koşullarda her gün yeni bir yasak ve keyfi hak ihlaliyle karşılaşan tutukluların seslerini dışarıya duyurmak. Son yıllarda hapishane koşulları giderek daha da zorlaştı. Mevcut siyasi iktidar, AKP diktatörlüğü, kendi yasalarına bile uymuyor. Örneğin, son zamanlarda ‘infaz yakma’ uygulaması başladı. Bu nedir? 30 yıl yatan insanların çıkması gerekirken, hapishane yönetimi ‘iyi halli değilsin’ diyerek çıkmalarına izin vermiyor. Eskiden bu karar savcı ve hakimlerin hissiyatına bağlıydı, şimdi ise hapishane müdürleri ve komisyonları tarafından alınıyor. Bu da birçok tutuklunun infazının yakılmasına neden oluyor. Küçük bir örnek olarak, sergimizde yer alan Resul Koca Türk 31 yıldır hapiste ve 30 yıl sonra çıkması gerekiyordu ancak 6 yıl daha yatması söylendi. Bir diğer örnek, Nurettin Erenler de 30 yılı tamamladı ve ona da 6 yıl daha verildi. Bu tür örnekler çok fazla. Ayrıca, bir zamanlar F tipi hapishaneler icat edildiğinde muhalif tutukluların iradesini kırmak amacıyla büyük bir mücadele verilmişti. Şimdi ise F tiplerinden daha da kötü koşullara sahip yeni tip hapishaneler inşa ediliyor. S ve Y tipi, kuyu tipi hapishaneler, insanları iyice şizofren yapmaya çalışıyor. Bu koşullarda siyasi tutuklular, özgürlük ve eşitlik için direniyorlar ve bize bu değerli eserleri sunuyorlar. Bu sergiyi, onların demokrasi mücadelesine katkıları olarak görüyoruz. Görmüştür Kolektif olarak bu tür çalışmalarda hep şöyle bitiririz sözümüzü: ‘Onlar sizin için hapsediliyor, onları unutmayın. Bir mektup da siz yazın” dedi.

    (Kaynak: Siyasi Haber)

     

  • İçeride Dışarıda sergisi Ankara’da açılıyor

    İçeride Dışarıda sergisi Ankara’da açılıyor

    PİRHA-Tutukluların cezaevlerinde ürettiği ürünlerin sergileneceği İçeride Dışarıda adlı şiddet temalı sergi 1 Aralık’ta Ankara’da sanatseverlerle buluşacak.

    Görülmüştür Kolektifi ve Redfotoğraf Grubu tarafından hazırlanan İçeride Dışarıda adlı şiddet temalı sergi, 1 ile 8 Aralık tarihleri arasında Ankara’da sanatseverlerle buluşturulacak. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mezunları Derneği Vişnelik Tesisleri’nde düzenlenecek serginin açılışı, 1 Aralık Cuma günü saat 19.00’da yapılacak. Sergide, 10, 20 ve 30 yıldır cezaevlerinde olan binlerce tutuklunun eserleri sergilenecek.

    Görülmüştür Kolektifi ile Redfotoğraf Grubu, sergiye ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Sanatçı güzelliğin peşinden koşarken ayağına acı taşları takılır. Eğilip alırsa eli, almazsa vicdanı kanar. Elleri kanayan bu sanatçıların içeride/dışarıda akıl almaz yasaklara rağmen düşünce üretimi durmamakta, özellikle tutsak yazarların, şairlerin, çizerlerin eserleri sansüre, ‘kötülük mühürlerine’ inat demir parmaklıkların arasından süzülüp bize ulaşmaktadır.”

    BİNLERCE İNSANIN KESİNTİSİZ ÜRETİMİ

    Sergiye dair tanıtım yazısında ise şu ifadelere yer verildi: “Türkiye hapishanelerinde binlerce politik mahpus özgürlük ve eşitlik taleplerini tecrit şiddetine ve sansür kılıcına rağmen yazıyla ve mısralarıyla, fırça ve tuvalle, söz ve nota ile kimi zaman da sloganla sürdürmektedir. Bu sergide izleyeceğiniz tutsak eserleri, 10, 20, 30 yıldır zindanda olan binlerce insanın kesintisiz üretiminin sadece küçük bir bölümüdür.”

    Sabri Meral

  • Dersim’de sergi açılışı: İçeride, Dışarıda Şiddet-VİDEO

    Dersim’de sergi açılışı: İçeride, Dışarıda Şiddet-VİDEO

    PİRHA- İHD Dersim Şubesi, Görülmüştür Kolektifi ve Red Fotoğraf Grubu’nun ortaklığıyla, cezaevlerinde üreten yazar, şair ve çizerlerin ürünlerini dışarıyla buluşturmayı hedefleyen “İçeride, Dışarıda Şiddet” adlı bir sergi açıldı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi’nin organizasyonuyla hazırlanan “İçeride / Dışarıda Şiddet” isimli resim, şiir ve fotoğraf sergisi, Görülmüştür Kolektifi ve Red Fotoğraf Grubu’nun ortaklığıyla, Yeraltı Çarşısı Üstü’nde açıldı.  28-29-30 Ağustos tarihlerinde açık olacak sergi, saat 18.00 – 21.00 arası gezilebilir. Sergi kapsamında kapanış günü (30 Ağustos Çarşamba) açık mikrofon, müzik dinletisi gerçekleştirileceği belirtildi.

    “BU SERGİDE ÇIĞLIKLARI DUYACAKSINIZ”

    HDP Dersim Milletvekili Ayten Kordu ile Dersim’deki sivil toplum ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı serginin açılışında konuşan Dersim İHD temsilcisi Hüseyin Yaşar Sezgin, “İçeride / Dışarıda Şiddet” adını verdikleri bu sergi için başvurdukları sanatçılardan kadına, çocuğa, emekçiye, mülteciye, LBGTİ+lar’a, tabiata, hayvana uygulanan şiddetin betimlenmesini istediklerini belirterek, “Özellikle tecrit içinde tecridi yaşayan, zor koşullarda üreten hapishanedeki yazar, şair ve çizerlerden yanıt gelmesi uzun sürdü.  Ama sonuçta başardık. Mahpus yazarların, şairlerin, çizerlerin eserleri sansüre, kötülük mühürlerine inat demir parmaklıkların arasından süzülüp bize ulaştı. Bunların yanı sıra alanlarında önemli projelere imza atan 22 fotoğraf sanatçısından da “şiddet” temalı birer fotoğraf alarak sergimizi tamamladık” dedi.

    Sergide içeride, dışarıda yaşanan şiddetin, acıları yarıştırmadan, açık, kapalı metaforlarla betimlendiğini ifade eden Sezgin, “Bu sergide tabiatın çığlığını duyacaksınız. Katledilen doğanın, kesilen ya da yakılan yüz milyonlarca ağacın, nesli tükenen hayvanların, suları kirlenen ya da kuruyan nehirlerin, göllerin çığlığını hissedeceksiniz. Bu sergide sermayenin ekolojik talanına karşı mücadele eden insanların uğradıkları baskıya rağmen başkaldırışlarını göreceksiniz. Bu sergide kimlik hakkı için mücadele eden, bu uğurda şiddete uğrayan, zindanlara düşen insanların seslerini duyacaksınız” dedi.

    “DEVLET AKLI KÖTÜLÜK ÜRETİYOR”

    Daha sonra söz alan ve hapiste üretmeye, hayatta kalmaya, ruh sağlığını korumaya çalışan insanların sanatla ilgilendiğini söyleyen Görülmüştür Kolektifi’nden yazar Adil Okay ise, “Zor koşullarda, renkli kalemlerin yasaklandığı zindanlarda, hücrelerde üretmeye çalışıyorlar. Tecride rağmen üretmeye çalışıyorlar. Biz Görülmüştür Kolektifi ve Red Fotoğraf Grubu olarak, 12 yıldır tutsakların bu eserlerini dışarıyla buluşturmaya çalışıyoruz. Onların tecride rağmen ürettiklerini, göstermeye çalışıyoruz. Onların feryatlarını duyurmaya çalışıyoruz” dedi.

    Türkiye’nin özellikle son yıllarda karanlık bir dönem yaşadığını ve bu karanlığın içeriye zifiri olarak yansıdığını çünkü içeridekileri görmediğimizi, yeterince duymadığımızı ve dönem dönem bu konuda şikayetlerin geldiğini belirten Okay, konuşmasını söyle sürdürdü.

    “Bilmediğimiz psikolojik işkencelere küçük bir örnek vereyim. Hapishanede 26 yıldır tutuklu olan bir kadın tutsak var, Aynur Repli. 18 yaşında hapishaneye girmiş, el yordamıyla çizmeye başlamış ve usta bir ressam olmuş, hiçbir eğitim görememiş. Aynur Repli’ye çizim kalemi yolladık ama çizim kalemleri yasak diye Şakran Kadın Hapishanesi’nde kendisine verilmedi. Bize geri yollamadılar, emanete kaldırdılar, ‘tahliye olunca alırsın’ diyerek. Neden olarak da kurum güvenliğini tehlikeye sokarmış. Oysa aynı çizim kalemlerini Iğdır Hapishanesi’ne yolladık, orda verildi ve ‘aldık’ diye teşekkür mektubu yolladılar”

    Artık her hapishanenin kendilerine göre uygulamaları olan ayrı bir cumhuriyet olduğunun altını çizen Okay, son olarak, “Devlet aklı kötülük üretiyor. Aynur Repli’nin bir tane kurşun kalemi var ama açamıyor. Bir aramada sakıncalı diye kalemtıraşını almışlar. Hapishane kantininde satılan kalemtıraşı alıyorlar elinden. O da kalemi bitince açabilmek için hapishane idaresine dilekçe veriyor. Yanında gardiyanlarla kalemini açmaya gidiyor, kalemini açıyor, geri dönüyor. Akıllara durgunluk veren bir işkence yöntemi. Tutsaklar böyle bir zulüm içinde üretiyorlar, düşünce üretiyorlar. İşte biz de bugün onların düşünce üretimlerini sizlerle buluşturduğumuz için mutluyuz. Onların seslerine ses olun. Hapishanedeki insanların mektuba ihtiyacı var, gıdaya ihtiyacı var. Bir adres alın, bir mektup da siz yazın” dedi.

    SERGİDE ESERLERİ YER ALAN SANATÇILAR

    İÇERİDEKİLER:
    AHMET BİLGE, AYHAN BOZKAYA, AYNUR EPLİ, BARIŞ İNAN, BERİTAN ANAHTAR. CEMAL BOZKURT, CENAN GENÇ, CENGİZ SİNAN ÇELİK, CİHAN KİRSİZ, EROL ZAVAR, HAYDAR BAYAR, HASAN ŞAHİNGÖZ, HÜSEYİN YILDIRIM, GÜLAZER AKIN, KEMAL AYHAN, FERHAN MORDENİZ, NECİP BAYSAL, MEHMET KARAMAN, MENAF OSMAN, M. ENES TUNÇ, MAHMUT ULUSAN, MEHMET BOĞATEKİN, MELİH GÜRLER, RESUL KOCATÜRK, ÖMER ÖZDURAK, TAYYAR EROĞLU, SAMİ ÖZBİL, SERDAR SÜRÜCÜ, SONA MENGÜTAY, İBRAHİM ŞAHİN, İLHAN SAMİ ÇOMAK, ZEYNEP AVCI, ZUHAL SÜRÜCÜ

    DIŞARIDAKİLER:
    ADİL OKAY, ARİF KILIÇ, ATİLLA ATALA, AYLİN ÖZTÜRK, DERYA NARLI, EDİP YEŞİL, FARUK BİLAL, GÜLSEREN AKDOĞAN, HABİP KOÇAK, HAKAN OTTAŞ, HALİL DOĞAN, KÖKSAL ŞAHİN, MEHMET ÖZER, METİN EKİNCİ, ÖZCAN YAMAN, TAMER ARDA ERŞİN, TAYFUN KESİK, TÜLİN ŞAHİN OKAY, ÜMİT KIVANÇ, YAĞIZ ESEN, YÜKSEL UYGUN

    PİRHA/DERSİM