Etiket: gözaltılar

  • İzmir’de gözaltına alınan 51 kişi serbest bırakıldı

    İzmir’de gözaltına alınan 51 kişi serbest bırakıldı

    İzmir’de Boğaziçi’ne destek eyleminde gözaltına alınan 51 kişi serbest bırakıldı.

    İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine destek olmak için Alsancak’ta yapacağı açıklamaya polisin saldırısında 51 kişi gözaltına alınmıştı.

    Gözaltına alınan 51 kişi emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı

     

  • İHD Genel Merkezi: ESP’ye yönelik operasyonlarda gözaltına alınanlar serbest bırakılsın

    İHD Genel Merkezi: ESP’ye yönelik operasyonlarda gözaltına alınanlar serbest bırakılsın

     

    PİRHA- İHD Genel Merkezi, ESP Kaldıraç, ETHA ve Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı’na (BEKSAV) yapılan operasyonda gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulunarak, gözaltıların kişi özgürlüğü hakkının ihlali olduğunu kaydetti.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi yazılı açıklama yaparak Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Etkin Haber Ajansı, Kaldıraç ve Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı’na yapılan operasyonlarda 47 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

    İHD, ESP’nin Ankara, İstanbul, İzmir’deki parti binaları, ETHA ve Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV)’ın polis tarafından basılmasını siyasi ve toplumsal muhalefete yargı yolu ile baskı politikası olarak değerlendirdi.

    İHD açıklamasında “Yöneticileri çağrı üzerine ifade verebilecek kişilerdir. ESP operasyonunda gözaltına alınan avukatlar, basın mensupları, kültür kurumunda görevli sanatçılar ve parti üyelerinin de çağrı üzerine ifade verebilecek kişiler olduğu muhakkaktır. CMK 145. madde işletilmeyip, baskın tarzında ve uzun süreli gözaltı yapılması kişi özgürlüğü hakkının ihlalidir. Gözaltına alınanların kişi özgürlüğü haklarının daha fazla ihlal edilmeden serbest bırakılmalarını talep ediyoruz” denildi.

    Açıklamanın devamında gözaltına alınanların kişi özgürlüğü haklarının daha fazla ihlal edilmeden serbest bırakılmalarını talep edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • KESK Malatya üyelerine ihraçları protestodan 4 yıl sonra dava açıldı

    KESK Malatya üyelerine ihraçları protestodan 4 yıl sonra dava açıldı

    PİRHA- KHK ile ihraç edilen KESK Malatya Şube üyelerinin 2017 yılında ihraçlar için yaptıkları eylemlerle ilgili 4 yıl sonra dava açıldı. Duruma tepki gösteren KESK Malatya Şubeler Platformu yaptığı açıklamada, “4 yıl sonra üyelerimizin haklarında adli dava açılması süreçle ilgili siyasi bir kararmış algısı oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

    Kamudan ihraçların yapılması ardından 4 ve 11 Şubat 2017 yılında Malatya’da yapılan eylemler sonrasında 39 KESK’li gözaltına alınmıştı. Savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakılan KESK üyeleri hakkında yaklaşık 4 yıl sonra izinsiz yürüyüş ve polise mukavemetten dava açıldı.

    KESK Malatya Şubeler Platformu, 4 yıl sonra açılan davalara tepki göstererek açıklama yaptı. 2016 Yılında Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen KESK’lilerin, FETÖ ile özdeştirilmesini protesto ettiklerini aktaran sendika üyeleri, şu açıklamayı yaptı:

    “Yalnızca 4 ve 11 Şubat 2017 tarihlerinde basın açıklamalarına izinsiz gösteri ve kolluk güçlerine mukavemetten dava açıldı. 2911 sayılı gösteri ve yürüyüşleri düzenleyen kanununa aykırılık olmadığı gibi, kolluk kuvvetlerinin direk müdahalesi sonucu 39 KESK üyesi ve destek veren kişiler gözaltına alınmıştır. Savcılığa ifade vermek koşulu ile serbest bırakılanların haklarında yaklaşık 4 yıl sonra adli dava açılması (2911’e göre her yurttaşın hakkı) bunun süreçle ilgili siyasi bir kararmış algısı oluşturmaktadır.”

    PİRHA/MALATYA

  • DTK protestosuna müdahale: 22 kişi gözaltına alındı-VİDEO

    DTK protestosuna müdahale: 22 kişi gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA-DTK operasyonunu protesto için HDP İstanbul İl Örgütü’nün çağrısıyla Taksim’de yapılan eyleme polis tarafından müdahale edildi. HDP İl Eş Başkanları Elif Bulut ve Erdal Avcı’nın da aralarında olduğu birçok kişi gözaltına alındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Örgütü’nün, Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yönelik gözaltı operasyonlarını protesto etmek amacıyla Taksim Tünel’de yapmak istediği açıklamaya polis müdahale etti. Yaşanan müdahale sırasında HDP İl Eş Başkanları Elif Bulut ve Erdal Avcı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltı alındı.

    22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

    Taksim Tünel Meydanı’nda gözaltına alınanlar şöyle:

    HDP İstanbul İl Örgütü Eşbaşkanları Erdal Avcı ve Elif Bulut, il yönetiminden Pınar Türk,  Atilla Özdoğan, Beser Çelik, Erkan Tepeli, Zekine Türkeri, Eylem Doğan, HDP Ümraniye İlçe Eşbaşkanı Kadriye Doğan, HDP Şişli İlçe Eşbaşkanı Ani Kalk, İsmail Türkmen, Koray Türkay, Vedat Güneşçi, Turgut Uyar, Ramazan Tutku, Cahit Tunan, Bayram Tecer, Oruç Karacık, Oktay Urak, Ürün Karaca.

    PİRHA/İSTANBUL

  • TİHV raporu: 8 ayda 1346 kişiye işkenceli gözaltı

    TİHV raporu: 8 ayda 1346 kişiye işkenceli gözaltı

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın sekiz aya ilişkin ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlükleri ihlal raporu açıklandı. Rapora göre En az 637 barışçıl toplantı ve gösteriye kolluk güçlerinin müdahalesi sonucunda 1346 kişi işkence ve diğer kötü muamele niteliğinde uygulamalara maruz kalarak gözaltına alındı.

    TİHV Dokümantasyon Merkezi tarafından hazırlanan, 1 Ocak -31 Ağustos 2020 Tarihleri Arasında İfade, Toplanma ve Örgütlenme Özgürlükleri İhlal Raporu yayımlandı.

    “Türkiye’nin mevcut koşullarında giderek ağırlaşan insan hakları sorunumuzun aynı zamanda bir demokrasi sorunu olduğunu gösteriyor” denilen raporda 2020 yılının ilk sekiz ayındaki ihlal tespitleri şöyle:

    17 GAZETECİ TUTUKLANDI
    38 gazeteci ve 1 yazar gözaltına alındı. 17 gazeteci tutuklanırken 9 gazeteci adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    53 habere, 75 internet sitesine, 2 internet sayfasına ve 5 sosyal medya hesabına, 59 internet içeriğine ve 143 internet adresine erişim mahkeme kararlarıyla engellendi. Ayrıca henüz basılmamış olan bir kitap ile bir gazete sayısı da mahkeme kararıyla yasaklandı.

    “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla en az 24 kişi gözaltına alındı, 3 kişi tutuklandı, 1 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. 1 kişi ise hakkında bu gerekçeyle açılan davada Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunu düzenleyen 299. madde uyarınca değil, hakaret suçunu düzenleyen 125. madde uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırıldı.

    18 sanatçı hakkında “örgüt propagandasını yapmak”, “Cumhurbaşkanına hakaret” vb. gerekçeler ile açılmış olan davaların görülmesine devam edildi, 2 sanatçı hakkında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.

    En az 637 barışçıl toplantı ve gösteriye kolluk güçlerinin müdahalesi sonucunda 1346 kişi işkence ve diğer kötü muamele niteliğinde uygulamalara maruz kalarak gözaltına alındı, 54 kişi yaralandı ve 1’i çocuk olmak üzere 9 kişi de tutuklandı.

    YEREL YÖNETİMLERE SEÇİLMİŞ 16 KİŞİ TUTUKLANDI

    Valilikler tarafından 33 ilde en kısası 2, en uzunu 30 gün olmak üzere 89 kez tüm eylem ve etkinlikler yasaklandı. Valilik ve kaymakamlıklar tarafından en az 24 etkinlik yasaklandı.

    Belediye eş başkanı, belediye meclisi üyesi ve muhtarlardan oluşan yerel yönetimlere seçilmiş 79 kişi gözaltına alındı. Yerel yönetimlere seçilmiş 16 kişi tutuklandı.

    73 PARTİ ÜYESİ TUTUKLANDI

    284’ü HDP, 7’si DBP, 2’si EMEP, 10’u ESP, 5’i Gelecek Partisi, 1’i CHP, 4’ü EHP, 1’i SYKP üye ve yöneticisi olan en az 314 kişi gözaltına alındı. 69’u HDP’nin, 2’si DBP’nin, 1’i CHP’nin, 1’i SYKP’nin üye ve yöneticisi olan en az 73 kişi tutuklandı.

    Dernek, vakıf, sendika ve meslek örgütlerinin üye ve yöneticisi olan en az 160 kişi gözaltına alındı, 70 kişi tutuklandı, 73 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    “Örgüte yardım ve yataklık etmek”, “örgüt propagandası yapmak” ve “örgüt üyesi olmak” gibi gerekçeler ile en az 675 kişi gözaltına alındı, 72 kişi tutuklandı, 117 kişi adli kontrol şartıyla, 19 kişi ise ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı.

    2’si il, 11’i ilçe ve 2’si belde olmak üzere toplam 14 belediyenin başkanı İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınarak yerine kayyım atandı. 1 il belediye başkanı İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı, 1 ilçe belediye başkanın da mazbatası Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından, hakkında kesinleşmiş hapis cezası hükmü olduğu gerekçesiyle iptal edildi.

    Haklarındaki kesinleşmiş mahkeme kararlarına dayanarak vekillikleri düşürülen 3 milletvekili tutuklandı.

  • 1 Mayıs Mahallesi’nde gözaltına alınanlar bugün Kartal Adliyesi’ne çıkartılacak

    1 Mayıs Mahallesi’nde gözaltına alınanlar bugün Kartal Adliyesi’ne çıkartılacak

    PİRHA- 1 Mayıs Mahallesi’nde 2 Eylül Direniş Festivali kapsamında Deniz Gezmiş Parkı’ndan 30 Ağustos İlköğretim Okulu önüne yürümek isteyen kitleye polis saldırmıştı. Gözaltına alınan 28 kişi bugün Kartal Anadolu Adliyesi’ne çıkartılacak.

    İstanbul’da 1 Mayıs Mahallesi’nde 2 Eylül Direniş Festivali kapsamında, Deniz Gezmiş Parkı’ndan 30 Ağustos İlköğretim Okulu önüne yürümek isteyen kitleye dün polis saldırmıştı.

    Polis saldırısında Pir sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şube Başkanı Gülsev Kaya, Partizan, SODAP, KÖZ, HDK, EMEP, ESP ve SMF üyelerinin olduğu 25 kişi gözaltına alınırken, polis parkta oturan mahalle halkına da saldırarak ismi öğrenilemeyen üç kişiyi daha gözaltına almıştı.

    Ezilenlerin Hukuk Bürosu, gözaltına alınanların Kartal Anadolu Adliyesi’ne çıkartılacağını şu mesaj ile duyurdu:

    “1 Mayıs Mahallesi’nde müvekkillerimiz dahil 23 kişinin emniyet ifade işlemleri tamamlandı. Anadolu Adliyesi’nde savcılığa çıkartılacaklar.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Antep’te gözaltına alınanlardan 9’u tutuklandı

    Antep’te gözaltına alınanlardan 9’u tutuklandı

    Antep’te 14 Temmuz’da gözaltına alınan 29 isimden aralarında HDP İl Eşbaşkanı Musa Aydın’ın da bulunduğu 9 kişi tutuklandı.

    Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 14 Temmuz günü HDP, DBP ve SYKP eski ve yeni yöneticileri ile üyelerine yönelik ev baskınları yapılmıştı. Bu baskınlarda 29 kişi gözaltına alınmıştı.

    29 isimden aralarında HDP İl Eşbaşkanı Musa Aydın’ın da bulunduğu 14 kişinin emniyetteki sorguları dün tamamlandı. Sorgu işlemleri tamamlanan 14 kişi adliyeye sevk edilerek ifade verdi.

    Siyasetçilere “örgüt üyesi olmak” suçlaması yöneltilirken, 31 Mart yerel seçim sürecinde yürüttükleri çalışmalar, katıldıkları toplantılar suçlamaya konu yapıldı; teknik ve fiziki takip ile telefon kayıtlarına ilişkin sorular yöneltildi.

    İfadelerin tamamlanmasının ardından tutuklama talebi ile Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen dokuz kişi tutuklandı. HDP İl Eşbaşkanı Musa Aydın ile beraber tutuklanan partinin ilçe yönetici ve üyelerinin isimleri şöyle: Adnan Erol, Hurşit Besle, Abdullah Acar, Enver Özman, Sevinç Selçuk, Ömer Sungur, İbrahim Dağ ve Hasan Saran tutuklandı.

    Diğer beş kişi ise ev hapsi ve adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Halen gözaltında tutulan 15 ismin de bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniliyor.

    ÇOK SAYIDA KİŞİ GÖZALTINA ALINMIŞTI

    Antep’teki gözaltı furyası Diyarbakır’la eş zamanlı, 14 Temmuz’da başlatılmıştı. Diyarbakır ve Antep’te yapılan ev baskınlarında aralarında kadın hakları savunucuları, gazeteciler ve HDP yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

    Diyarbakır’da evlerde yapılan aramaların ardından aralarında kadın hakları savunucularının da bulunduğu 23 isim, Antep’te ise 30’a yakın HDP il ve ilçe yöneticisi ile üyesi gözaltına alınmıştı.

  • Savcılık itirazını yandaş basın duyurdu; HHB’den tepki: Hakim ve Savcılara talimat mı var?

    Savcılık itirazını yandaş basın duyurdu; HHB’den tepki: Hakim ve Savcılara talimat mı var?

    PİRHA- İbrahim Gökçek’in cenazesinden gözaltına alınan ve 4 günlük gözaltı süresinin ardından dün serbest bırakılan 17 kişiden 15’i için verilen serbestlik kararına savcılık itiraz etti. Avukatlar savcılık itirazını a Haber’den duydu. 

    Grup Yorum üyesi Bas Gitarist İbrahim Gökçek, 323’üncü gününde ölüm orucu eylemini sonlandırmasının ardından tedavi gördüğü hastanede geçen hafta hayatını kaybetti.

    Gökçek’in Kayseri’ye götürülecek olan cenazesine, Gazi Cemevinde bir uğurlama yapılmak istendiği sırada polis saldırarak çok sayıda kişiyi gözaltına almıştı.

    Gözaltına alınan aralarında avukatların da bulunduğu 17 kişi, 4 günlük gözaltı sürecinin ardından dün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 17 kişiden 15’i “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmişti.

    AKP’nin yayın organlarından Yeni Şafak, Star, Habertürk ve A Haber, savcılığın tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 15 kişi hakkındaki serbestlik kararına itiraz ettiğini duyurdu.

    SAVCILIK İTİRAZINI YANDAŞ BASIN DUYURDU

    Halkın Hukuk Bürosu, sosyal medya hesabından yaptı açıklamada, “İbrahim Gökçek’in cenazesinden alınıp dün serbest bırakılanlar hakkında bu sabah Yeni Şafak, Star, Habertürk ve A Haber’den savcının itirazı olduğunu öğrendik! Sulh Hakimliği ise dosya hakkında bilgi verme yetkisi olmadığı gerekçesiyle vekil olarak tarafımıza bilgi vermemiştir.

    “SAVCININ İTİRAZINI BASINA KİM SERVİS ETTİ?”

    İlgililerinin inceleme yapamadığı dosyada şüpheli sıfatıyla bulunanlar ve müdafiileri bilgi alamıyorsa, savcının itirazı olduğunu basına kim servis edebilir? Yoksa sözde basın yayın organları aracılığıyla siyasi iktidar tarafından hakim ve savcılıklara talimat mı veriliyor?

    PİRHA /İSTANBUL

  • Ankara’da kayyum protestosuna polis müdahalesi-VİDEO

    Ankara’da kayyum protestosuna polis müdahalesi-VİDEO

    PİRHAHDP’li belediyelere atanan kayyumları protesto etmek için Ankara’da bir araya gelen yurttaşlara polis müdahale etti. 9 kişi gözaltına alındı.

    Van, Mardin ve Diyarbakır Büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyum atanmasını protesto etmek için Ankara Sakarya Caddesi’nde bir araya gelenlere polis müdahale etti.

    Biber gazı ve kalkanların kullanıldığı müdahale sonucunda 9 yurttaş gözaltına alındı. Müdahale esnasında HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül ise polislerce darp edildi.

    Gözaltında olanların isimleri şöyle: HDP Ankara Eş Başkanı Hüseyin Gevher, HDP İl Yöneticisi Betül Koca, HDP Mamak İlçe Eş Başkanı Mustafa Uğur Akkaya,DAD Mamak Şube Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Hasan Altun, Fatma Kılıçaslan, Yağmur Yurtsever ve Ecem Polat.Mustafa Bayraktar,Zarif Kesiciler

    Gözaltına alınanlar önce Devlet Demir Yolları hastanesine götürülerek sağlık muayenesinden geçirildi. Sonrasında emniyet müdürlüğüne götürülen yurttaşların 2911 Nolu Kabahatler Kanununa muhalefetten dolayı gözaltına alındıkları, haklarında tutanak tutulduğu ve ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldıkları öğrenildi. Gözaltı esnasında darp edilenlerle ilgili hastahanede tutanak tutulduğu da gelen bilgiler arasında.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • DAD’dan kayyum ve gözaltı tepkisi: Yok edilen irademizdir

    DAD’dan kayyum ve gözaltı tepkisi: Yok edilen irademizdir

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, yaptığı yazılı açıklama ile gözaltına alınan yöneticilerinin serbest bırakılmasını istedi. Öte yandan atanan kayyumlara da tepki gösteren DAD, kayyumları kabul etmediklerini belirterek ortak mücadele çağrısında bulundu. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, bu sabah Dersim’de önceki dönem DAD eş başkanı Dursun Demirtaş, İnanç sekreteri Pir Ali Doğan ve birçok yurttaşın gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Yaptığı yazılı açıklamada, zor zamanlardan geçildiği, inancı yaşatmak adına yaptıkları çalışmaların engellendiği ve baskı altına alındığına dikkat çekildi.

    “Hüseyni duruşumuzdan vazgeçmeyeceğiz. Hak ve hakikat mücadelemizden bir adım geri atmayacağız” denilen açıklamada, gözaltına alınan canların serbest bırakılması istendi.

    “ATANAN KAYYUMLARI KABUL ETMİYORUZ”

    Öte yandan HDP’li Diyabakır, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyelerine yönelik kayyum atanmasına da tepki gösteren DAD, kayyumların halk iradesine ve demokratik hukuk devleti gelecek umuduna yapılan bir darbe olduğunu, kaos ve savaş politikaları ile beslenen iktidarın halkın seçim iradesini de ortadan kaldırdığını kaydetti.

    Yazılı olarak yapılan açıklamada atanan kayyumlarla amaçlananın İstanbul, Diyarbakır, Mardin, Van, Kaz Dağlarında ve Cerattepe’de toprağına, vatanına, doğasına, komşusuna, demokrasiye sahip çıkan halkı sindirmek olduğu ifade edilerek bu yaklaşım ile halkın yok sayılarak geleceğinin de karartıldığına dikkat çekildi.

    Gücünü zordan ve hukuksuzluktan alan bu nemrutluğa karşı ortak mücadele çağrısında bulunulan açıklamada, yok edilen halkın iradesi ve belediyelere atanan kayyumların kabul edilmediği kaydedildi. (HABER MERKEZİ)

  • DAD İzmir, Adana ve Eyüp Şube: Devlet sebep olduğu mağduriyetlere son versin

    DAD İzmir, Adana ve Eyüp Şube: Devlet sebep olduğu mağduriyetlere son versin

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği İzmir ve İstanbul Eyüp şubeleri, dün gözaltına alınan üyelerine ilişkin yazılı açıklama yaparak tepki gösterdi. Açıklamada haksız yere gözaltına alınan DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabulut’un serbest bırakılması istendi. Devlete de sebep olduğu mağduriyet ve ihlallere son vermesi çağrısında bulundu.  

    Önceki gün Ankara’da yapılan operasyonda DAD Ankara Şube Başkanı Mustafa Karabudak gözaltına alınırken eski eş başkan Murat Işık’ın ise yurt dışında olması sebebiyle gözaltına alınamadığı öğrenildi.

    “HAK VE ADALET İSTEYEN SUSTURULMAK İSTENİYOR”

    Demokratik Alevi Derneği İzmir ve İstanbul Eyüp şubeleri, yazılı açıklama yaparak gözaltılara tepki gösterdi.

    Baharın gelişini simgeleyen Newroz’u karşılamaya hazırlandıkları vurgulanan açıklamada, hakikat arayanların zulme uğradığı bir dönemden geçildiği belirtilerek, “Nahak zihniyetin yaşamımızı topyekün denetim altına almaya çalıştığı inanç, emek, barış, demokrasi, insan hakları mücadelesi veren musahip kurumların baskıya uğradığı, hak ve adalet isteyenlerin susturulmak istendiği zor ve zulmat dolu vakitlerdeyiz” denildi.

    Son günlerde hak ve adaleti dillendirenlerin gözaltına alınması, tutuklanması ve susturulmak istenmesi gibi uygulamaların son dönemlerde giderek arttığı belirtilen açıklamada, devlete sebep olduğu mağduriyetlere ve ihlallere son vermesi çağrısında bulundu.

    “YEREL SEÇİM ÖNCESİ BU BASKILARIN YAPILMASI KAYBETME KORKUSUNDANDIR”

    31 Mart yerel seçimlerine sayılı günler kala baskıların giderek arttığı ifade edilen açıklamada şunlar belirtildi:

    “Özellikle seçimlerin yaklaşması ile beraber mevcut hükümletin bu baskılarını arttırması, adalet isteyenlerin hedef göstermesi kaybetme korkusudur. Bizler biliyoruz ki korkunun ecele faydası yoktur. Sultan Süleyman’a kalmayan dünyayı kimse son yolculuğunda cebine koyup götüremeyecektir. Asıl olan razılı ve rızalık esaslı bir hayat yaşamak, insan olarak aldığımız ilk nefes ile insan kalmak ve Kul hakkı yemeden son nefes ile Hakk’ka uğurlanmaktan başka gayesi olmayan biz canlara, bir oy daha fazla almak için yapılan tüm zulümler ayıptır günahtır.”

    Açıklamada, gözaltına alınan DAD Ankara Eş Başkanı Mustafa Karabulut’un hukuksuzca gözaltına alındığı belirtilerek, biran önce serbest bırakılması istendi.

    Öte yandan DAD Adana Şubesi de gözaltıları protesto etmek için basın açıklaması gerçekleştirdi. (HABER MERKEZİ)

     

  • KESK Ankara Şubeler Platformu’ndan gözaltı tepkisi-VİDEO

    KESK Ankara Şubeler Platformu’ndan gözaltı tepkisi-VİDEO

    PİRHA- KESK Ankara Şubeler Platformu, Hastanede tedavi gören oğlunun yanında refakatçıyken gözaltına alınan Ankara Büro emekçileri Sendikası 1 No’lu Şube Başkanı İsmet Meydan ile 5 KESK üyesinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Yapılan basın toplantısında, Bugün şiddet ve dehşet saçanlar, yarın emeğe, akla, bilime, kültüre, sanata düşman karanlıkları ile çekip gidecekler” denildi. 

    KESK Ankara şubeler platformu sabah saatlerinde yapılan ev baskınları ile gözaltına alınan 6 KESK üyesi için Büro emekçileri Sendikası (BES) Ankara Şube binasında basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı okuyan Eğitim- Sen 3 No’lu Şube Başkanı Fevzi Yılmaz “Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın” diyerek temel hak ve özgürlüklerin çiğnendiğini söyledi.

    “OHAL KALICI HALE GETİRİLDİ”

    Yılmaz, itiraz edenlerin hedef alındığını söyleyerek, “Yoksulluğun, adaletsizliğin, hukuksuzluğun hüküm sürdüğü, emeğin haklarının yok sayıldığı bu düzene itiraz edenleri hedef alan baskılar bugün sabah saatlerinde Ankara’da yaşanan gözaltılar ile sürmüştür” dedi.

    Temel hak ve özgürlüklerin yok sayıldığını da ifade eden Yılmaz şunları dile getirdi:

    “Sendikal hak ve özgürlüklerin rafa kaldırıldığı, kısacası OHAL’İN kalıcı hale getirildiği ülkemizde her güne yeni baskılarla, yeni gözaltı ve tutuklama haberleri ile uyanır hale geldik. Gözaltına alınanlar arasında Büro Emekçileri Sendikası (BES) Ankara 1 Nolu Şube Başkanı İsmet Meydan, BES 1 No’lu Şube üyesi Belgüzar Sazak, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) MYK eski üyesi Mehmet Sıddık Akın, SES Ankara Şube üyesi Adnan Vural da bulunmaktadır.”

    “İKTİDAR, KAMUOYUNU BASKI ALTINA ALMAK İSTİYOR”

    Açıklamada gözaltı dosyasına gizlilik kararı konulduğuna da dikkat çekilerek şöyle devam edildi:

    “Arkadaşlarımızın hangi gerekçe ile gözaltına alındığını tam olarak bilemiyoruz. Ancak haftalardır süren yönetici ve üyelerimizin gözaltına alındığı operasyonların tamamının gösterdiği tek şey vardır. Mevcut iktidar yerel yönetim seçimlerine yaklaştığımız bugünlerde sendikal hak ve özgürlüklerine, emek, barış ve demokrasi taleplerine sahip çıkan yönetici ve üyelerimiz nezdinde tüm demokratik kamuoyunu baskı altına almak istemektedir. Muhalif kesimleri sindirmeyi, korku dalgası yaratmayı hedefleyenler sistematik hale getirdikleri gözaltı ve tutuklama politikasını devreye sokarken hukuku tamamen ayaklar altına almaktan geri durmamaktadır. Demokratik eylem ve etkinliklere katılmamız yasadışı faaliyetlermiş gibi sunularak iş ve ikamet adresleri belli olan, ifade vermekten kaçmayan yönetici ve üyelerimiz şafak baskınları ile gözaltına alınmaktadır.

    Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Bir sendikanın, konfederasyonun, anayasa ile yasalarla, ülkemizin altında imzası bulunan uluslararası sözleşme ve anlaşmalarla güvence altına alınmış bulunan sendikal hak ve özgürlükleri kullanması ‘suç’ değildir.

    Arkadaşlarımızın gözaltına alınmasını kınıyoruz. Arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalı, hukuk tanımaz saldırılara son verilmelidir. KESK olarak üzerimizde yaratılmak istenen kuşatmaya rağmen, şiddet ve baskının sona erdirildiği,  hiç kimsenin demokratik talepleri, düşünceleri nedeniyle cezalandırılmadığı bir ülke için emek ve demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

    ‘Hak verilmez mücadeleyle alınır’ şiarını ilke edinerek baskılara mücadeleyi daha da yükselterek cevap verecek, haklı ve meşru mücadele çizgisinden taviz vermeyeceğiz. Emek örgütü olmanın gereklerini her zaman yerine getiren bir konfederasyon olarak onurlu ve kararlı duruşumuzdan vazgeçmeyecek, artan baskı düzenine boyun eğmeyeceğiz.

    Bugün şiddet ve dehşet saçanlar, yarın emeğe, akla, bilime, kültüre, sanata düşman karanlıkları ile çekip gidecekler. Ama emeğin hakkını aldığı bir dünyaya inananlar, kardeşçe, eşit, özgür bir arada yaşam mücadelesi verenler, bizler hep var olacağız.”

    Basın açıklamasının ardından söz alan KESK MYK Üyesi Elif Çuhadar ise “Birlikte omuz omuza bu hukuksuz süreci emekçilerin lehine çevireceğimizi biliyorum. Bu hukuksuzca uygulamalara bir an önce son verilmesini ve bunun için hep birlikte mücadele yürüteceğimizi buradan bir kez daha ifade ediyoruz” dedi.

    PİRHA / ANKARA

     

  • Milletvekili Özen: Muhaliflerin gözaltına alınmasına son verilmeli-VİDEO

    Milletvekili Özen: Muhaliflerin gözaltına alınmasına son verilmeli-VİDEO

    PİRHA-Muhaliflere yönelik baskıları değerlendiren HDP’nin Alevi milletvekili Zeynel Özen, mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

    Her seçim öncesi muhaliflere yapılan gözaltı, tutuklama ve baskılar klasikleşti. 2019 yerel seçimlerine doğru HDP’ye yönelik gözaltı ve baskılar da devam ediyor. HDP’nin Alevi milletvekili Zeynel Özen, bu baskı sürecini değerlendirdi. Özen, “Geldiğimiz bu süreçte hak, hukuk, adaletten söz etmek mümkün değil” dedi.

    Her gün farklı illerde muhaliflere yapılan gözaltılara değinen Özen, tutuklanan insanların çoğunun hakkında elle tutulur bir delil olmadığını, iddianamelerinin bile hazırlanmadığını ve insanların cezaevlerinde rehin tutulduklarını kaydetti.

    “HUKUKSUZ GÖZALTILARA SON VERİLMELİ”

    Tutuklu HDP Milletvekili Leyla Güven’in açlık grevine de değinen Özen, “Bu açlık grevi aynı zamanda yayılacak, cezaevlerine sirayet etti. Biz de dönüşümlü açlık grevleri yapacağız. Bunun Türkiye sathına yayılmadan mutlaka bir çözüm bulunmalı, bu tecrite son verilmeli. Hukuksuz tutuklamalara, gözaltına almalara bir son verilmeli” şeklinde konuştu.

    “KENDİMİZİ DE KENTİMİZİ DE BİZ YÖNETMEK İSTİYORUZ”

    “Direnmek yaşamaktır” diyen Özen, seçimlere doğru HDP’ye yönelik artan baskıları da şöyle değerlendirdi:

    “HDP’yi kriminalize etmeye, marjinalleştirmeye çalışıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz bu mücadelede geri adım atmayacağız, diz çökmeyeceğiz ve mücadeleye devam edeceğiz. Biliyorsunuz tüm seçimlerden önce AKP’nin tüm politikaları, taktikleri HDP’yi geriletmek, meclis dışına koymak veya HDP’nin kaybetmesini sağlamak. Fakat bu seçimde biz kazanacağız. Şiarımız da şu: ‘Kendimizi de kentimizi de biz yönetmek istiyoruz.’ Bu gerçekleşene kadar bu direnişimiz sürecek. Mutlaka da başaracağız bunu.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • AABK heyeti Armutlu Cemevi’ni ziyaret etti – VİDEO

    AABK heyeti Armutlu Cemevi’ni ziyaret etti – VİDEO

    PİRHA – İstanbul Armutlu Cemevi’ne yapılan baskınla ilgili Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Başkanı Hüseyin Mat ve beraberindeki heyet cemevine ziyaret  gerçekleştirdi. Kısa bir konuşma yapan Mat, cemevlerine saldırılarla devletin Alevilerin tepkisini ölçmeye çalıştığını söyledi. 

    İstanbul Armutlu Cemevi bahçesinde kızı, PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın serbest bırakılması için oturma eylemi yapan Kezban Bektaş’ın eylemi 17. gününde devam ederken Avrupa’da faaliyet yürüten AABK heyeti tarafından cemevine ziyaret gerçekleştirildi.

    Cemevi kapısına ve bahçesinde, “İnancımız için, Onurumuz için, ibadethanemiz için, Tutuklu canlarımızın özgürlüğü için, Kızım için, Ahlaksızların cezalandırılması için, oturma eylemindeyim!” yazılı dövizler asıldı.

    Oturma eyleminin amacını kısaca özetleyen Anne Kezban Bektaş kısa zaman önce kızı Zeynep Yıldırım ile görüştüğünü söyledi. Kızının moralinin iyi olduğunu söyleyen Bektaş, Zeynep’in herkese selam söylediğini belirtti.

    Bektaş,”Kızım oturma eylemi yaptığım için sevindi. Kızımla gurur duyuyorum. Kötü bir şey yapmadı kızım” dedi.

    Eylemin 17. gününde Armutlu cemevi üzerindeki baskılara dikkat çekmek için cemevini ziyaret eden Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Mat ve beraberindeki heyeti cemevi yönetimi ve üyeleri karşıladı. Ziyarette PSAKD Armutlu Cemevi yöneticisi Ali Birer kısaca yaşananlar hakkında bilgi verdi. Ardından AABK Başkanı Hüseyin Mat kısa bir konuşma yaptı.

    “TOPLUMDA SAHİPLENME OLMADI”

    80 yaşında bir annenin kızına ve toplumuna sahip çıkmak için eylem yaptığını söyleyen Mat, toplumda bir sahiplenmenin ve desteğin olmadığını söyledi.

    Cemevi bahçesinde yapılan basın açıklamasına yüz kişinin katıldığını ve burada da üç beş kişinin oturma eylemi yaptığını belirten Mat, “Sorun sahiplenmeme sorunu, bu sorunu çözemediğimiz sürece cesaretli olurlar. Bugün kapıyı kırarlar yarın gelip binayı üzerimize yıkarlar” dedi.

    “YÖNETİCİ OLARAK KENDİMİZİ SORGULAMAMIZ LAZIM”

    Alevi toplumu olarak bu eksiğin nasıl giderilmesi gerektiğinin üzerinde durmamız lazım diyen Mat, konuşmasına şöyle devam etti;

    “Tabi toplumu eleştirmekten çok biz yöneticiler doğru yapıyor muyuz? Konusunu konuşmamız lazım. Biz ne kadar yaptıklarımız ve konuştuklarımızla, eylemlerimizle, pratiğimizle topluma doğru şeyler veriyoruz, toplum bizim verdiklerimizi doğru alıp değerlendiriyor ve sahiplenebilme duygusuna sahip oluyor. Kendimizi de sorgulamamız gerekiyor. Avrupa, Türkiye hiç fark etmiyor. Biz Aleviler darmadağın duruyoruz, kendi özgün değerlerimizi sahiplenemediğimiz ve bir örgütlülük yaratamadığımız için. Biz herkesin her derdine dermanız ama kendi derdimize derman bulamamışız. Sorun buradan kaynaklanıyor.”

    “ÖRGÜTLENME BİLİNCİ ZAYIF”

    Toplumsallığın ve örgütlülüğün önemine vurgu yapan Mat “Eğer bir mücadele toplumsallaşamıyorsa ona karşı gittikçe marjinalleşiyorsa biz bu toplumu  kurtaramayız. Yani toplumsallaşmak lazım. Genel bir Alevi toplumunda bir örgütlenme bilinci yok. Aynı gün buraya baskın olduğunda bütün Aleviler bulunduğu yerde cemevlerine gitmesi lazımdı. Böyle bir şey olmalı. Bu olmayınca da adam bakıyor vurduğumuzda böyle bir karşılık geliyor, sessiz, cılız… Aslında bunların hepsi devletin Alevi toplumunun refleksini, tepkisini de ölçmek oluyor” dedi.

    Mat, son olarak “Alevi toplumu ortak bir paydada hareket mekanizmalarını ortaklaştırabilirse bir şeyler yapılabilir aksi taktirde Alevi toplumuna zarar verir” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından  “Aleviyiz haklıyız, kazanacağız/Zeynep Yıldırım serbest bırakılsın/Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.

    PİRHA – İSTANBUL

     

     

  • Alevi Gençler’den cemevindeki oturma eylemine ziyaret: Tutuklu yoldaşlarımız serbest bırakılsın

    Alevi Gençler’den cemevindeki oturma eylemine ziyaret: Tutuklu yoldaşlarımız serbest bırakılsın

    PİRHA – Alevi Gençliği, PSAKD Armutlu Cemevi Başkanı Zeynep Yıldırım’ın tutuklanmasının ardından başlayan oturma eylemini ziyaret ederek bir açıklama yayınladı. Açıklamada, tutuklu yoldaşlarının serbest bırakılmasını istedi. 

    İstanbul Küçük Armutlu Cemevi’ne geçtiğimiz haftalar polis baskını sonrası gözaltına alınan ve tutuklanan PSAKD Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım için cemevinde oturma eylemi sürüyor. Oturma eylemi yapanlardan biri de Zeynep Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş. Bektaş’a destek vermek ve yaşananlar hakkında açıklama yapmak için buluşan Alevi gençler bir basın açıklaması yayınladı.

    “ALEVİLERİ BASKIYLA, TUTUKLAMALARLA YILDIRAMAZSINIZ”

    Tarihi, yüzlerce katliam, baskı, asimilasyon ve yok sayma operasyonlarıyla dolu olan Alevilerin baskıya boyun eğmedikleri ve kutsallarından vazgeçmedikleri vurgulanan açıklamada, “OHAL sürecinin kaldırılmasının ertesi günü ibadethanemiz, kutsal saydığımız cemevimize yapılan baskın, ibadethanemiz içinde yapılan saygısız, aşağılayıcı davranışlar, karşımızda ne kadar zavallı bir zihniyetin olduğunu açıkça ortaya koymaktadır” denildi.

    “YILDIRIM, YAŞANAN HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEDİĞİ İÇİN TUTUKLANDI”

    Zeynep Yıldırım’ın yaşanan süreç sonrası yapılan haksızlığa boyun eğmediği için tutuklandığı belirtilen açıklamada,  16 Mart’da da benzer bir durumun PSAKD Erzincan Şubesi’nde yaşandığı ve yapılan operasyonla 16 kişinin haksız ve asılsız iftiralarla tutuklandığı belirtildi.

    Açıklamada, iktidarın kendisine muhalif olan herkesi susturmak ve yok etmek için her türlü hukuksuzluğu, adaletsizliği kullandığı vurgulandı.

    Alevilerin, Kerbela’dan bu yana baskıya, zulme, katliamlara maruz kalan bir halk olduğu kaydedilen açıklamada,  yaratılmak istenen baskılara, yok etme operasyonlarına baş eğmeyecekleri vurgulandı.

    “ALEVİLİK İNANCINI ÖZ HALİYLE GELECEĞE TAŞIYACAĞIZ”

    Alevi inancının temsilcisi oldukları için gözaltına alındıkları belirtilen açıklamada, “Alevi gençleri olarak, hiçbir baskı ya da asimilasyon çabasının çarklarında ezilmeyeceğimizi, devraldığımız bu kutsal mirası, öz haliyle gelecek nesillere taşıyacağımızı, bizi bölmeye çalıştıkça daha güçlü kenetleneceğimizi bilerek, yolumuzu sürmeye devam edeceğiz. Çünkü bizler tarihinde tek kara olmayan, insanlık tarihinin aydınlık yüzleriyiz” ifadeleri kullanıldı.

    Alevi gençler açıklamasında, “Siz haksız olanlarsınız ve er ya da geç bu zulme son vereceksiniz. Ve biz haklı olanlar; o güne kadar aynı kararlılık ve inançla “Tutuklu yoldaşlarımız derhal serbest bırakılsın” demeye devam edeceğiz!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Cumartesi Anneleri Örhanların faillerini ve akıbetini sordu – VİDEO

    Cumartesi Anneleri Örhanların faillerini ve akıbetini sordu – VİDEO

    Cumartesi Anneleri, 24 Mayıs 1994’te Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan ve 2003 yılında kemikleri bulunan Hasan ve Mehmet Selim Örhan kardeşlerin faillerini ve kemikleri bulunamayan yeğenleri Cezayir Örhan’ın akıbetini sordu.

    Cumartesi Anneleri, kayıplarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 686’ncı  kez Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eylemde üzerine barışı simgeleyen beyaz tülbent ile karanfiller bırakılan “Failler Belli, Kayıplar Nerede” yazılı pankart açılarak, kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı. Bu haftaki eylemde 24 Mayıs 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan ve 2003 yılında kemikleri bulunan Hasan Örhan ve Mehmet Selim Örhan kardeşler ile henüz kemikleri bulunamayan yeğenleri Cezayir Örhan’ın akıbeti soruldu.

    “BİR KEMİK İSTİYORUZ”

    Eylemde ilk olarak 2 Şubat 1984’te gözaltında kaybedilen Maksut Tepeli’nin eşi Şehriban Tepeli konuştu. Eşinin gözaltına alındıktan sonra Gayrettepe Polis Merkezi’ne götürüldüğünü ve burada kendisine işkence yapıldığını belirten Tepeli, “Devlet bize eşimin öldürüldüğünü ve Feriköy’de bulunan Helvacı Dede Mezarlığı’na defin edildiğini söyledi. Her mezarın bir numarası var. Ama devlet bu numarayı bize söylemiyor. Devlet kendi eliyle katlettiği için yeri göstermek istemiyor. Biz bir kemik istiyoruz. Bu kemiklerden korkuyorlar. Çünkü her kemik bir delil olacak. Katil devlet, katil olmadığını ispatlamak istiyorsa bize mezarın yerini gösterir” diye konuştu.

    “ISRARIMIZI YAZDIK”

     

    21 Mart 1995’te gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak ise 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası’nın önemine değindi. Ocak, önümüzdeki hafta Galatasaray Meydanı’nda adalet aramalarının 23’üncü yılını geride bırakacaklarını belirterek, “Bu meydanda özlem, hasret büyüttük. Bu meydanın her taşına sevdiklerimize olan özlemimizi ve adalet olan ısrarımız yazdık. 23 yıldır buradayız ama değişen hiçbir şey olmadı” diye konuştu.
    “CEZASIZLIK POLİTİKASINA AİHM DE EKLENDİ”

    Sonrasında ise CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu konuştu. Tanrıkulu, Türkiye’de kaybedilmelerin bir devlet politikası olduğunu vurgulayarak, “Gelen hükümet bir önceki hükümetin politikasını devam ettiriyor” dedi. Roboski Katliamı davası için AİHM’ye yapılan başvurunun ret edilmesine de değinen Tanrıkulu, “Cezasızlık politikasına AİHM de eklendi. Yakın tarihimizdeki en büyük katliama sessiz kaldı” dedi.

    KEMİKLERİ TOPLU MEZARDA BULUNDU

    Sonrasında Cumartesi İnsanlarından ve TİHV İstanbul Şube Başkanı Ümit Efe haftanın açıklamasını yaptı. Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası’nın önemine değinen Efe, adaletsizliği kanıksamanın utanç verici olduğunu belirterek, toplumun her kesimine “susmama, kanıksamama, unutmama!” çağrısında bulundu.

    686’ncı haftada AİHM’de mahkumiyetle sonuçlanan ama iç hukukta hiçbir sonuç alınamayan Örhanlar dosyasını kamuoyu ile paylaşacaklarını belirten Efe, Örhanların kaybedilme hikayesini ve dosyalarına ilişkin şunları söyledi: “6 Mayıs 1994 tarihinde Bolu Komando Tugay komutanı Yavuz Ertürk komutasındaki askeri birlik, Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Çağlayan köyünün Deveboyu mezrasına operasyon yaptı. Köylüleri meydanda toplayıp, onlara evlerini boşaltmaları söylendi. Eşyaların taşınması tamamlanamadan evler ateşe verilmeye başlandı. Askerler, evleri yaktıktan sonra köyü terk etmeleri için köylülere 3 gün süre vererek köyden ayrıldı. Bunun üzerine köylülerin çoğu civarda kurdukları çadırlara geçtiler.

    Ertesi gün Salih Örhan birkaç köylü ile birlikte Kulp Jandarma Komutanlığı’na giderek olay hakkında bilgi verdi ve hasat zamanına kadar köyde kalmaları için süre istedi. Kulp Jandarma Komutanı Ali Ergülmez köylülere hasada kadar köyde kalabileceklerini söyledi.

    Örhan ailesi çadırlarını yakılan evlerinin yanına taşıdılar ve harabeye dönen evlerini onarmaya başladılar. 24 Mayıs 1994 tarihinde Bolu Komando Tugayı’na bağlı askerler köye tekrar operasyon yaptılar ve o sırada köyde bulunan 46 yaşındaki Selim, 40 yaşındaki Hasan ve 17 yaşındaki Cezayir Örhan’ı gözaltına aldılar. Salih Örhan ertesi gün Zeyrek Jandarma Komutanlığına giderek kardeşleri ve yeğenini sordu. Zeyrek Jandarma Komutanı Ahmet Potaş, Kulp’a götürüldüklerini söyledi. Salih Örhan bu sefer Kulp Jandarma Komutanı Ali Ergülmez ile görüştü. Ali Ergülmez konuya ilişkin bilgisi olmadığını söyledi.

    Karakollardan cevap alamayan Salih Örhan, Kulp Başsavcılığına, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Savcılığına, OHAL Valiliğine, Diyarbakır Jandarma Asayiş Komutanlığı’na, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarına resmi başvurular yaptı. Selim Örhan, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde görevli savcı Mustafa Atagün’e ifade verdi. Selim Örhan’ın anlattıklarına çok sinirlenen savcı onu ‘nasıl devletin insanların kaybolmalarına neden olduğunu iddia edebilirsin?’ diyerek azarladı. Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltına alındığına, önce Serik Karakoluna ardından Lice Jandarma Karakoluna son olarak da bir kısmı işkencehaneye çevrilen Lice Yatılı Okulu’na götürüldüğüne tanıklık edenler vardı.

    “AİHM TÜRKİYE’Yİ MAHKUM ETTİ”

    Ancak Kulp Başsavcılığı’nın, 8 Haziran 1994 tarihinde başlattığı soruşturma, gözaltı kayıtlarında Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın adlarının yer almadığı gerekçesiyle soruşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlandı. Tüm başvuruları sonuçsuz kalan Örhan ailesi, 3 Kasım 1994 tarihinde İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’ne başvurdu. 21 gün sonra İHD avukatlarının aracılığıyla dava AİHM’e taşındı. 6 Kasım 2002 tarihinde AİHM, Türkiye’yi Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltında kaybedilmesinden sorumlu tutarak mahkûm etti.

    Ailenin ve İHD’nin ısrarlı arayışı sonunda 2003 yılında, Mehmet Selim ve Hasan Örhan’a ait kemikler Kulp’a bağlı Bağcılar köyü yakınlarında bir toplu mezarda bulundu. Cezayir Örhan’a ise hala ulaşılamadı. Bolu Komando Tugayı ve bu tugayı komuta eden General Yavuz Ertürk’ün adı AİHM’de mahkûmiyetle sonuçlanan çok sayıda ağır hak ihlali davasında geçti. Buna rağmen iç hukukta haklarında herhangi bir mahkûmiyet bulunmamaktadır.”

    “CEZAYİR ÖRHAN’IN AKIBETİ AÇIKLANSIN”

    17 yaşındaki Cezayir Örhan’ın akıbeti açıklanmasını isteyen Efe, Selim, Hasan ve Cezayir Örhan’ın gözaltında kaybedilmesi ile ilgili olarak devlet ve AİHM kayıtlarında isimleri geçen sorumlular hakkında derhal etkin soruşturma ve adil yargılama süreci başlatılmasını talep etti.

  • Yöre dernekleri: HDP’li Vekil Kolçak ve hak savunucuları serbest bırakılsın

    Yöre dernekleri: HDP’li Vekil Kolçak ve hak savunucuları serbest bırakılsın

    PİRHA – Yöre dernekleri, 6 gündür gözaltında olan Eski HDP Bursa Milletvekili Asiye Kolçak ile insan hakları savunucularının serbest bırakılmalarını istedi.

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) öncülüğünde bir araya gelen yöre dernekleri, Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bursa Milletvekili Asiye Kolçak ile insan hakları savunucularının 5 Mayıs’tan beri gözaltında tutulmasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında yaptıkları basın toplantısıyla protesto etti.
    “BASKILAR KARŞISINDA YILMAYACAĞIZ”
    Toplantıda konuşan Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu Başkanı Abdulhakim Daş, tutuklamaların demokrasi ve Kürt mücadelesini geriletmek amacıyla yapıldığını söyledi. Daş, “Fakat şu çok iyi bilinsin; yıllardır bu şekilde yapılan yoğun baskılara, tutuklamalara, gözaltılara, öldürülmelere rağmen bu mücadeleden geri adım atılmadı. Geride kalanlar da bu mücadeleyi sürdüreceklerdir. Çünkü bu Türkiye’nin geleceğinin ve Kürt halkının geleceğinin mücadelesidir. Bu mücadeleden vazgeçmek demek teslim olmaktır” dedi.
    Yaşanan gözaltı ve baskılar karşısında yılmamak gerektiğinin altını çizen Daş, “Aksine daha da güçlenmemiz ve kenetlenmemiz gerekir. Türkiye’de yaşanan ittifaklar da şunu göstermiştir ki; Türkiye’de demokrasi güçlerinin ve Kürt hareketinin özgürlük ve demokrasi mücadelesini savunanların biraraya gelmekten başka şansları yoktur. Bunun için de elimizden ne geliyorsa yapmalıyız” ifadelerini kullandı. Daş, Koçak ve diğer gözaltına alınan kişilerin yanında olduklarını ifade etti.
    “ASİYE KOLÇAK’IN AİLESİ DEMOKRASİ GÜÇLERİDİR”
    Divriği Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Polat da, yaşanan baskılara dikkat çekerek, “Halkların kardeşliğini ön planda tutarak bu seçimin demokratik bir şekilde yapılması için elimizden ne geliyorsa gereken çabayı göstermek zorundayız” dedi.
    Gözaltındaki Asiye Kolçak’ın kızı Ruken Kolçak da, “Asiye Kolçak’ın ailesi tüm demokrasi güçleridir, tüm devrimci halkımızdır. Bu uğurda mücadele eden tüm arkadaşlarımızın yanındayız. Onları onurlu mücadelesinde yalnız bırakmayacağız” dedi.
    “GÖZALTINDAKİLER SERBEST BIRAKILMALI”
    Ortak açıklama yapan KAR-DEF Başkanı Abdulaziz Akyol da, gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istedi. OHAL ile birlikte muhalif kesimlere yönelik baskıların arttığını dile getiren Akyol, “Demokrasinin kırıntısından bile bahsedilmediği bu OHAL sürecinde, mevcut iktidarın erken seçim kararı alması ve seçim sürecinde, muhaliflerin halka yaşatılan hukuksuzluğu dile getirme çabası içerisindeyken, muhaliflerin önüne setler çekmesi, engellemesi, yapılan gözaltılar ve tutuklamalarla gözdağı verilmesi buna en büyük örnektir” diye konuştu.
    Akyol, “Gözaltına alınan Asiye Kolçak ve arkadaşlarının tek suçu, insan haklarını savunmak, daha yaşanılır bir gelecek kurmak, yaşamı ve barışı savunmaktır” diyerek, hukuksuzluklara karşı mücadele mesajı verdi.  (HABER MERKEZİ)
  • Özgür basın çalışanları, yarın tutuklamalara karşı eylem yapacak

    Özgür basın çalışanları, yarın tutuklamalara karşı eylem yapacak

    PİRHA – Özgür Basın Platformu, basına yönelik artan baskılara karşı yarın saat 12.00’de Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması yapacak. 

    OHAL koşullarında muhalif basın kuruluşlarına yönelik artan baskılar devam ediyor. Son olarak Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’ne kayyum atanması ve çalışanlarının tutuklanmasının ardından Etkin Haber Ajansı çalışanları gözaltına alınıp tutuklandı.

    Özgür basın çalışanları, tutuklamalara dikkat çekmek amacıyla yarın saat 12.30’de Galatasaray Meydanı’nda basın açıklaması yapacak. Özgür basın çalışanları hazırladıkları görsellerle sosyal medyada eyleme katılım çağrısı yaptı. Çağrıda şu ifadeler yer aldı:

    “Özgür basın geleneğine ve çalışanlarına yönelik giderek artan gözaltı, tutuklama ve etkisizleştirme furyasına karşı henüz tutuklanmamış gazeteciler olarak ses çıkarıyoruz. Gazetecilik suç değildir! Tutuklu arkadaşlarımız derhal serbest bırakılsın!” (HABER MERKEZİ)

  • ETHA: Gözaltında ve cezaevinde tutulan tüm gazeteciler serbest bırakılsın-VİDEO

    ETHA: Gözaltında ve cezaevinde tutulan tüm gazeteciler serbest bırakılsın-VİDEO

    PİRHA-Etkin Haber Ajansı (ETHA), editör ve muhabirlerinin gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması düzenledi. Açıklamada konuşan ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, gözaltında tutulan arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi. 

    Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Semiha Şahin ve muhabirleri Pınar Gayıp ile Adil Demirci geçtiğimiz gün gece saatlerinde evlerine düzenlenen baskınla gözaltına alındı. Çalışanlarının gözaltına alınmasına ilişkin basın açıklaması düzenleyen ETHA bu baskılara boyun eğmeyeceklerini belirtti.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısına ESP, HDK ve basın çalışanları destek verdi.

    “HİÇBİR YERDE GÜVENDE HİSSETMİYORUZ”

    Basın toplantısında ilk olarak söz alan İHD İstanbul Şubesi yöneticilerinden Begali Kurnaz, her gün bir hak ihlaliyle karşı karşıya kaldıklarını belirterek, hiçbir yerde kendilerini güvende hissetmediklerini ve toplumun baskılara ve hak ihlallerine karşı bir bütün olarak ses çıkarmadığı sürece daha çok acılar yaşanacağını ifade etti.

    “GÖZALTINA ALINDIKLARINI KOMŞULARINDAN ÖĞRENDİK”

    Basın metnini okuyan ETHA Sorumlu Müdürü Derya Okatan, gözaltına alının arkadaşlarının avukatlarına ve yakınlarında dahi haber vermelerine olanak tanınmadığını ve gözaltına alındıklarını komşularından öğrendiklerini kaydetti.

    “ÖZGÜR BASIN SUSMUYOR”

    Dosyaya gizlilik kararı verildiği için ayrıntıları bilmediklerini söyleyen Okatan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ancak çok açık bildiğimiz bir şey var ki, AKP iktidarı her türlü baskı ve sindirme politikalarına rağmen susturamadığı özgür basını gözaltı ve tutuklama saldırıları ile susturmaya çalışıyor. Halkın haber alma hakkını engellemeye dönük bu girişimler her defasında başarısız olsa da AKP pes etmiyor çünkü özgürce yazan kalemlerden korkuyor. Çünkü AKP ve Saray, gerçeklerin halka ulaşmasını iktidarının geleceği bakımından son derece tehlikeli buluyor. 7 Haziran seçimlerinden bu yana gerek Bakanlar Kurulu kararları gerekse de KHK ile birçok gazete, ajans, televizyon ve radyo kapatıldı. Özgürlükçü Demokrasi gazetesi örneğinde olduğu gibi kayyum adı altında basın kuruluşları talan edildi. Hapsedilen, sürgüne gitmek zorunda bırakılan, işsiz kalan gazetecilerin sayısı her geçen gün artıyor. Bu kadar yoğunlaşmış baskının elbette bir sebebi var; çünkü istedikleri gibi olmuyor, özgür ve sosyalist basın susmuyor.”

    “BU BASKILAR İLK DEĞİL”

    Okatan, ESP üyelerinin dün Kadıköy’de 1 Mayıs bildirisi dağıtımını takip eden ETHA muhabiri Ömer Akın’ın darp edilerek gözaltına alındığını ve bir hafta süreyle gözaltında tutulması kararı alındığını belirtti. ETHA’nın bu tür baskılara ilk kez maruz kalmadığına dikkat çeken Okatan, şunları ifade etti:

    “2012 ve 2013 yıllarında ajansımız iki kez basıldı, yazılı ve dijital tüm arşivlerine, fotoğraf makinesi ve kameralarına el konuldu. Her seferinde dayanışma ile sıfırdan başladık. Bugüne kadar onlarca çalışanımız gözaltına alındı, hapsedildi. Şu anda editörümüz İsminaz Temel ile muhabirlerimiz Havva Cuştan ve Ali Sönmez Kayar cezaevinde. Arkadaşlarımız hakkında ağır hapis cezaları isteniyor. İki editörümüz hakkında açılan davalar ve verilen hapis cezaları nedeniyle gazetecilik yapma koşulları ortadan kaldırıldı. Ajansımızın internet adresine erişim engeli iki yıldır sürüyor, sosyal medya hesaplarımız sürekli kapatılıyor, sansürleniyor.”

    “BİAT ETMEYECEĞİZ”

    ETHA’nın asla biat etmeyen sosyalist basının takipçisi olduğunu vurgulayan Okatan, “Hakikati halklara ulaştırmak için iktidarlara biat etmeyen, kalemini ezilenlerin itiraz, talep ve özlemlerinden, gerçeğin yolundan ayırmayan bir geleneğin izindeyiz. AKP öncesindeki iktidarlara biat etmediysek, AKP’ye de etmeyeceğiz” dedi.

    “GELECEĞE KALAN BİZ OLACAĞIZ”

    “İktidarlar gelip geçicidir, kalan ise gerçek ve gerçeğin takipçileridir. Geleceğe kalan da biz olacağız” diyen Okatan, başta gözaltındaki arkadaşları Semiha Şahin, Pınar Gayip, Adil Demirci ve Ömer Akın olmak üzere gözaltında tutulan ve cezaevinde olan tüm gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.

    Okatan’ın arkasından söz alan Avukat Gülhan Kaya dosyaya dair bilgiler verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iki ayrı soruşturma olduğunu kaydeden Kaya, gözaltına alınırken  hiçbir nedenin söylenmediğini ve dosyaya gizlilik kararı verildiğini belirtti. Avukatlara en ufak bilgi verilmezken yandaş medyaya gözaltıların sosyal medya paylaşımları nedeniyle olduğu bilgilerinin servis edildiğine dikkat çeken Kaya, OHAL döneminde olağanlaştırılmaya çalışılan ancak kendilerinin hiçbir zaman olağan olarak görmeyecekleri olaylarla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Kaya, Pazartesi günü gözaltılara itiraz edeceklerini de ekledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ören PSAKD Başkanı Köse: Alevilerin örgütlü yapısı dağıtılmak isteniyor-VİDEO

    Ören PSAKD Başkanı Köse: Alevilerin örgütlü yapısı dağıtılmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri ve üyelerine yönelik gözaltıları ve tutuklamaları değerlendiren PSAKD Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, tutuklamaların Alevilerin örgütlü yapısına yönelik olduğunu belirterek, “Bu baskılara ve bu zulme boyun eğmeyeceğiz” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne yönelik son dönemlerde baskıların arttığını söyleyen PSAKD Malatya Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, bu baskıların Alevileri kaygılandırdığını söyledi.

    Sarıyer Şube Başkanı Zeynep Yıldırım’ın eşi, Mersin’de iki Alevi üyesi ve son olarak Erzincan’da 16 kişinin tutuklandığını belirten Köse, bu baskı, gözaltı ve tutuklanmaların Alevilerin örgütlü mücadelesine yönelik olduğunu vurguladı.

    Alevilerin örgütlü olması, birlikte mücadele etmesi ve haklarını talep etmelerinin iktidarı rahatsız ettiğini kaydeden Mazlum Köse, bu saldırıların Alevilerin örgütlü yapısını dağıtmak ve bireyselleştirmek için bir saldırı olduğunu söyledi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK TERTİPLİ ASİMİLASYON GİRİŞİMLERİ VAR”

    Alevilere yönelik tertipli asimilasyon politikalarının artarak devam ettiğini belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ören Şube Başkanı Mazlum Köse, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bunlar bizleri rahatsız ediyor. Alevi dedesi olduğunu iddia eden bazı kişiler, devlet tarafından verilen gri ve kırmızı pasaportlarla Alevi canlarımızı asimile yoluna gidiyorlar. Bizleri camilere mahkum etmek istiyorlar. Biz Alevilerin bir duruşu, inanç biçimimiz ve ibadet biçimiz vardır. Bizim ibadet yerlerimiz cemevleridir, yüz yıllardır biz bunu bilmişiz, bunu öğrenmişiz.

    “GRİ DEDELERİ DÜŞKÜN İLAN ETMİŞİZ”

    İbadetimizi rahatlıkla yapabilmek için cemevlerimizin yasal statüye kavuşturulması noktasında mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Aleviler üzerinde oynanan devletin Alevisini yaratmaya çalışan bu asimilasyon girişimlerini de boşa çıkaracağız. Alevilerin asimile edilmesi noktasında gayret ve çaba içerisinde olan gri dedeleri de düşkün ilan etmiş durumdayız. Onlar Alevi inancına ihanet etmiş yol düşkünleridir. Bunlara itibar etmiyoruz, bunları dikkate almıyoruz. Bunlar hiçbir şekilde Alevileri temsil edemezler, Aleviler adına hiçbir platformda söz sahibi olamazlar.”

    “BİRLEŞEREK MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Alevilerin örgütlü mücadelesi üzerinde baskı ve zulmün olduğu, Alevilerin asimile edilmesi, hak ve taleplerinin yerine getirilmemesi noktasında karşılarında duran güçlere karşı birliktelik çağrısı yapan Mazlum Köse, “Bu baskılara karşı Alevilerin birleşmekten ve birlikte mücadele etmekten başka çaresi yoktur. Bu baskılara ve bu zulme boyun eğmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Köse, tutuklanan yönetici ve üyelerinin serbest bırakılıncaya kadar eylemlerine devam edeceklerini söyledi.

    Mehmet Yalman /MALATYA