Etiket: gülcan kaçmaz sayyiğit

  • Demokratik Birlik İnisiyatifi Mersin’de tanıtım toplantısı düzenledi-VİDEO

    Demokratik Birlik İnisiyatifi Mersin’de tanıtım toplantısı düzenledi-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Birlik İnisiyatifi Mersin’de tanıtım toplantısı düzenledi. Toplatıda konuşan Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Seyid Rıza ve arkadaşları nasıl ki zalimlere diz çökmediyse, biz de onların mirasını taşıyarak diz çökmedik” derken, Mehmet Kamaç da Ortadoğu’nun yeniden şekillendiği bir dönemde 60 milyonluk Kürt halkının görmezden gelinemeyeceğini söyledi. 

    Demokratik Birlik İnisiyatifi, Mersin’in Akdeniz ilçesindeki bir düğün salonunda tanıtım toplantısı düzenledi. Katılımın yoğun olduğu toplantıya Demokratik Birlik İnisiyatifi Eşsözcüleri Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ve Mehmet Kamaç’ın yanı sıra kentteki birçok siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan Doğu ve Güneydoğu Dernekler Federasyonu Başkanı Yardımcısı Mehmet İhsan Taş, inisiyatifin 6 ay önce kurulduğuna dikkat çekerek, Mersin’deki Kürt varlığına işaret etti.

    Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, “Seyid Riza ve arkadaşları nasıl ki zalimlere diz çökmediyse, biz de onların mirasını taşıyarak diz çökmedik. Kürt ulusal birliği için geçmişte birçok girişim oldu ancak devletlerin çıkarları ve bazı Kürt ailelerinin iç çekişmeleri nedeniyle birlik sağlanamadı. Kürt halkı bugün birliğini sağlamak için bu inisiyatifi kurdu. Kürt sorunu; dil, kültür ve kimlik sorunudur. Özel savaş politikalarına maruz kalıyoruz, özellikle kadınlara yönelik yoğun saldırılar var. Biz bu sorunlara karşı dayanışma ve mücadele inisiyatifi oluşturduk. Biz Kürt halkı olarak bu sürece birliğimizi kurarak destek vereceğiz. Beko’lara geçit vermeyeceğiz. Bu yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olmalıdır. Bu yüzden diyoruz ki Kürtlerin birliği bu sürecin merkezindedir. Ve biz kadınlar, bunun öncüsü olacağız” dedi.

    Demokratik Birlik İnisiyatifi Eş Sözcüsü Mehmet Kamaç da,Kürtlerin tarih boyunca birlik olmamasının ağır sonuçlar doğurduğunu vurgulayarak, Ortadoğu’nun yeniden şekillendiği bir dönemde 60 milyonluk Kürt halkının görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

    Öcalan’ın tarihi bir inisiyatif aldığını vurgulayan Mehmet Kamaç “Öcalan bir kez daha barış için tarihi misyonunu yerine getirdi. Artık herkes atılan adımlara karşı devletin atacağı adımları bekliyor” diye belirtti.

    Toplantı soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

    PİRHA/MERSİN

     

     

  • Sakine Cansız, katledilişinin 12. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    Sakine Cansız, katledilişinin 12. yılında Dersim’de anıldı-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Dersim İl Örgütü, Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde katledilen Kürt kadın siyasetçilerden Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’i parti binasında andı. DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Sakine Cansız, Kürt halkını imha eden, yok eden bu inkârcı anlayışa karşı kavgasını vermişti. Sadece Sakine arkadaşımız değil. Katledilen kadınlardan devraldığımız kadın özgürlük mücadelesini sürdürme kararlılığında olacağız” dedi.

    Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen 3 Kürt kadın siyasetçiden Sakine Cansız, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü’nde anıldı.

    Anmaya Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, DEM Parti Milletvekilleri Ayten Kordu ve Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, siyasi parti temsilcileri, kurum temsilcileri katıldı. Katledilen kadınların fotoğraflarının yer aldığı anmada Sakine Cansız’ın “İnsanlık tarihi kadın ile başlar insanlık kadına yapılanlarla kaybeder” sözünün olduğu pankart asıldı.

    “MÜCADELELERİNİ SÜRDÜRME SORUMLULUĞUMUZ VAR”

    12 yıl önce Paris’te katledilen kadınları anarak sözlerine başlayan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, şunları dile getirdi:

    “Sakine arkadaşın özgürlük mücadelesinin çok önemli yeri ve emeği var. Bu mücadelenin buraya gelmesinde, Sakine arkadaşın çok emeği var. ‘Hep Kavgaydı Yaşamım’ derdi Sakine arkadaş. Bu kavgasını Kürt halkını imha eden, yok eden bu inkârcı anlayışa karşı kavgasını vermişti. Sadece Sakine arkadaşımız değil. 6 arkadaşımızın hepsinin mücadelesi Kürt kadının özgürlük mücadelesinde önemli bir yere sahip. Katledilen kadınlardan devraldığımız kadın özgürlük mücadelesini sürdürme kararlılığında olacağız. Onların mücadelesine layık olmak, kadın mücadelemizi yürütmek konusunda bizim için her anma bir sorumluluk yüklüyor.”

    “SÖZ VERİYORUZ, BU KAVGA HİÇ BİTMEYECEK”

    Paris’in ortasında Kürt kadınların hedef alınmasıyla yeni bir savaş konseptinin devreye sokulduğunu ifade eden DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, de “O günden bugüne Kürt kadınlarına dönük özel savaş gerçekleşti. Önceki suikastlar, katliamlar gibi Paris davasının da karanlıkta kalmasını isteyen devlet aklıyla karşı karşıyayız. Biz bunu karanlıkta bırakmayacağız ve mücadelelerine devam edeceğiz. Sakine heval Dersim gibi asi, direngen, Munzur gibi şeffaf ve akışkan. Diğer arkadaşlarımız da kendi alanlarında güçlü arkadaşlarımızdır. Erkek egemen akıl bunların mücadele azminden korktuğu için onları hedef aldı. Bugün tüm dünyada kadın mücadelesi hedef alınmış durumda. Ama ne mutlu ki biz Kürt kadınları olarak Jin, jiyan, azadî felsefesiyle bir model ortaya çıkardık ve onunla mücadeleyi sürdürüyoruz. Yaşamım hep kavgaydı diyen arkadaşa söz veriyoruz ki bu kavga hiç bitmeyecek” dedi.

    “SAKİNE CANSIZ’IN KAVGASINI HER YERDE SÜRDÜRECEĞİZ”

    Kadın mücadelesinin her alanda sürdüğünü belirten DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Berivan Bahçeci, ise şu ifadeleri kullandı:

    “Devlet aklı her alanda kadınların öncülüğünü yıkmak istiyor. Kadınların örgütlenmesini istemiyor. Avrupa’nın göbeğinde Paris’te kadın arkadaşlarımızın katledilmesi de bu zihniyetin devamıdır. Nagihan Akarsel, Hero Bahaddin, Gülistan Tara gibi arkadaşlarımız da özel olarak hedef seçilerek katledildi. Kadın mücadelesinden bu kadar bahsediyorsak, ‘Jin Jiyan Azadi’ diyebiliyorsak bunların emekleriyle olmuştur. Onların bayraklarını asla yerde bırakmayacağız. Onların mücadelesini yükselteceğiz. Hep kavgaydı yaşamım’ diyen Sakine Cansız’ın kavgasını her yerde sürdüreceğiz.”

    Parti binasında yapılan anmanın ardından Sakine Cansız’ın mezarı ziyaret edilerek karanfiller bırakıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • DEM Parti Milletvekilleri, Alevi öğrenciye yapılan işkenceyi Meclis’e taşıdı

    DEM Parti Milletvekilleri, Alevi öğrenciye yapılan işkenceyi Meclis’e taşıdı

    PİRHA-DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Koç Üniversitesinde F. B. İsimli gencin, Kürt ve Alevi olduğu için aynı odada kaldığı iki öğrenci tarafından saldırıya uğramasına ilişkin Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e soru önergesi sundu. Milletvekilleri, Tekin’e “Alevi ve Kürt öğrenci F.B.’ye saldıran Hasan Ege F. ile Arda D. hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Bu iki şahıs Koç Üniversitesi’nde eğitime devam etmekte midir?” diye sordu. 

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat ve Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Koç Üniversitesi’nde okuyan F.B isimli gencin, Alevi ve Kürt olması nedeniyle oda arkadaşları tarafından saldırıya uğramasını Meclis gündemine taşıdı. Milletvekilleri Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e cevaplaması üzere soru önergesi sundu.

    “SON YILLARDA KÜRT, ALEVİ VE MÜLTECİLER HEDEF GÖSTERİLMEKTE”

    Fırat, soru önergesinin gerekçesini şöyle açıkladı:

    “Ülkemizde siyasi iktidarın oluşturduğu politik atmosferde; toplumsal kutuplaştırma ve ötekileştirme refleksi gelişirken bölgesel ve inançsal farklılıklar ile etnik aidiyet bir saldırı sebebi olmaya devam etmektedir. Özellikle son yıllarda farklı kesimlerce Kürt, Alevi ve mültecilerin hedef gösterildiği görülmektedir. Siyasi söylemlerin etkisiyle farklı olanı yok sayma ve düşman görmenin son örneği, Koç Üniversitesi’nde yaşanmıştır.

    Kamuoyuna da yansıdığı üzere;

    Koç Üniversitesi’nde TÜBİTAK birincisi F. B. İsimli genç, Kürt Alevi olduğu için aynı odada kaldığı 2 öğrenci tarafından saldırıya uğramıştır. F.B. ile aynı odada kalan Hasan Ege K. ve Arda D. aralarında süren tartışma nedeniyle önceleri F.B.’nin odayı terk etmesi için baskı uygulamaya başlamış, daha sonra şiddet uygulamaya başlamıştır. 15 Kasım 2023 gecesi yaşanan olayda Hasan Ege K. tarafından kemerle dövülmüş, yüzüne sıcak ütü bastırılmaya çalışılmış ve şiddetli saldırıya uğramıştır. Arda D. ise F.B.’yi neşter benzeri kesici bir aletle yüzünden ve karnından yaralamış ve yumrukla vurmaya devam etmiştir. Olay sonrası ambulansla hastaneye kaldırılan F.B.’nin tedavi masraflarının Koç Üniversitesi tarafından karşılanarak kamuoyunun duymaması için çaba sarf edildiği iddiaları vardır.

    Yurt odasında yaşanan dehşete ilişkin yapılan suç duyurusu sonrası yürütülen soruşturmada yüzünden ve belinden yaralanan F.B. ifadesinde; ‘Hasan Ege K., ben Alevi olduğum için ve bana karşı ayrımcılık yaptığından dolayı beni odadan atmak istiyordu. Kendisinden şikâyetçi olacaktım. Ancak, öğrenci olduğu için sabıkasına yansımasını istemediğim içim şikâyetçi olmadım. Halen bana ayrımcılık yapmaya devam ediyor’ demiştir.

    Savcılık soruşturmasında F.B. tarafından kaydedilen 5 ayrı ses kaydının çözümünde ise saldırganların ayrımcı, ırkçı dehşet verici ifadeler kullandığı görülmektedir. Kendisini odadan atmaya çalışan Hasan Ege K., ‘Türkiye’nin, belli bir noktadan sonraki doğusu olduğu gibi ateşe verilse…’ diyor. F.B.’nin etnik kimliği için ‘Alt ırksınız. İtlaf edilmeniz lazım. Köle olduğunuzu kabullenmelisiniz. İtaat etmek zorundasınız. Seni bu odadan istemiyoruz. Buradan gitmezsen seni öldürürüz’ ‘Siz kader olarak, Yahudilerle birbirinize çok benzeşiyorsunuz. Zafer Partisi iktidarında benzer şeyler yaşayacaksınız’ ifadelerini kullanıyor.

    “ÜNİVERSİTENİN, ADIM ATMAMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Her ne kadar olayla ilgili Başsavcılıkça soruşturma başlatılmış olsa da üniversitenin olayın üzerinden iki ay geçmesine rağmen herhangi bir adım atmaması kabul edilemez. Çünkü söz konusu olay münferit değildir; son yıllarda sıkça yaşanan Kürt-Alevi öğrenci ve işçilere yönelik saldırıların bir parçasıdır. Bunda esas sorumluluk ise tek tipçi ve baskıcı bir öğrenme ortamı yerine eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik öğrenme ortamının oluşmasını sağlayamayan siyasi iktidardır.

    Koç Üniversitesi’nde yaşanan bu ırkçı saldırının, eğitim sisteminde dahi insanları kutuplaştıran bir noktaya götürdüğü, Kürt ve Alevi kimliğine yönelik nefret suçlarının işlendiği bu tür vakalarda etkin bir yaptırım uygulanmaması ve cezasızlık politikasına devam edilmesi halinde geçmişte yaşanan örneklerde olduğu gibi gelecekte de daha vahim olayların yaşanmasına sebep olabilecek tehlike barındırmaktadır.”

    “KOÇ ÜNİVERSİTESİ, SALDIRIYA UĞRAYAN F.B’Yİ NEDEN OKULDAN UZAKLAŞTIRDI?”

    DEM Parti Milletvekilleri bu bağlamda; Bakan Tekin’e şu soruları yöneltti:

    1. Koç Üniversitesi Alevi ve Kürt kimliği nedeniyle saldırıya uğrayan F.B.’yi neden okuldan uzaklaştırmıştır?

    2. Bu vahşeti tertipleyen diğer oda arkadaşına neden hiçbir yaptırım uygulanmamıştır?

    3. Olayın üzerinden iki ay geçmesine rağmen olayda ihmali bulunan üniversite yönetimi hakkında neden etkin bir soruşturma yürütülmemiştir?

    4. Alevi ve Kürt öğrenci F.B.’ye saldıran Hasan Ege F. ile Arda D. hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır? Bu iki şahıs Koç Üniversitesi’nde eğitime devam etmekte midir?
    5. Koç Üniversitesi öğrencisi F.B.’nin ırkçı söylemlere maruz bırakılıp darp edilmesi ile ilgili Bakanlığınızca bir işlem başlatılmış mıdır?

    PİRHA/ANKARA