Etiket: gülmen

  • Gülmen ve Özakça taburcu oldu: Yaşasın direniş yaşasın zafer!

    Gülmen ve Özakça taburcu oldu: Yaşasın direniş yaşasın zafer!

    Gülmen ve Özakça açlık grevinin ardından tedavi görmeye başladıkları Dışkapı Hastanesi’nden taburcu oldu.

    KHK ile kamu görevinden ihraç edildikleri için “İşimizi geri istiyoruz” talebiyle 324 gün sürdürdükleri açlık grevini 26 Ocak’ta “Yaşayarak direnmeyi seçiyoruz” mesajıyla sonlandıran Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi görmeye başlamışlardı. Gülmen ve Özakça ile beraber açlık grevi yapan Mehmet Güvel ile Esra Özakça da aynı hastanede tedavi altına almıştı.

    Gülmen, tedavi gördükleri Dışkapı Hastanesi’nden taburcu olduklarını, ve sağlık durumlarının iyiye gittiğini Twitter’dan duyurdu.

    Semih Özakça, Esra Özakça ve Güvel’le birlikte fotoğraflarını paylaşan Gülmen “Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer! Yaşasın Yüksel Direnişimiz!” dedi.

  • 315 gündür açlık grevinde olan Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumu kritik

    315 gündür açlık grevinde olan Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumu kritik

    PİRHA- KHK ile atıldıkları işlerine iade edilmeleri için 315 gündür açlık grevi eylemi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın sağlık durumları çok kritik durumda. Biran önce OHAL Komisyonu’nun karar vermesi bekleniyor. 

    15 Temmuz askeri darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL çıkarılan KHK’lerle  görevlerinden ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın açlık grevi 315. gününe girdi.

    OHAL Komisyonu’nun Gülmen ve Özakça’nın işe iadesi için kararı beklenirken, kamuoyu ve KESK tarafından da komisyona çağrı yapılıyor. 315 gündür açlık grevindeki Nuriye ve Semih’in sağlık durumu ise kritik durumda.

    Yüksel direnişi ise 435 gündür sürüyor. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için İstanbul Kadıköy’de her Cuma saat 19.00’da Süreyya Operası önünde eylem yapılıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yüksel direnişinin 399’uncu gününde 5 gözaltı

    Yüksel direnişinin 399’uncu gününde 5 gözaltı

    Ankara’da Yüksel Caddesi’nde 399’uncu gününe giren “İşimizi geri istiyoruz” eylemine müdahalede eden polis, 5 kişiyi darp ederek gözaltına aldı.

    KHK ile ihraç edildikten sonra işlerine geri dönme talebiyle başlattıkları açlık grevi eylemi 279’uncu gününe giren eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek vermek amacıyla Yüksel Caddesi’nde sürdürülen “İşimizi geri istiyoruz” eylemi 399’uncu gününde devam etti.
    5 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI    
    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilmiş kamu emekçileri ve destekçileri, İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapmak üzere Konur Sokak’ta bir araya geldi. Sokağı kalkanları ve gözaltı aracı ile kapatan polis, emekçilerin Yüksel Caddesi’ne geçişine izin vermedi. Polis kalkanları önünde basın açıklaması yapmak isteyen emekçiler, “Açlık grevinin 279. gününde Nuriye ve Semih işe geri alınsın” pankartı açarak “Nuriye Semih onurumuzdur” sloganı attı.
    Pankart açılıp slogan atılmaya başlandığı anda anons yapan polis, emekçilerin pankartını yırttı. Yaşanan arbede sırasında slogan atmaya devam eden emekçilere müdahale eden polis, 5 kişiyi yere yatırarak darp etti. Daha sonra gözaltına alınan 5 kişi, sokakta bekletilen gözaltı aracına konuldu.
  • Ankara Tabip Odası: Gülmen ve Özakça’nın ölüm riski var

    Ankara Tabip Odası: Gülmen ve Özakça’nın ölüm riski var

    Açlık grevindeki eğitimciler Gülmen ve Özakça’yı muayene eden Ankara Tabip Odası’nın hekimleri, “Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumlarında her an ölüm meydana gelmesi riski mevcut” açıklaması yaptılar. 

    OHAL kararnamesiyle ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça işlerine geri dönme talebiyle 260 gündür açlık grevinde. Gülmen’i en son 5 Ekim’de muayene eden Ankara Tabip Odası hekimleri; Gülmen, Semih Özakça ve Esra Özakça’nın sağlık durumları ile ilgili basın toplantısı düzenledi. Dr. Onur Naci Karahan ve Dr. Nihat Bulut’un da katıldığı toplantıda basın açıklamasını Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut yaptı.

    “GÜLMEN SORUNLAR YAŞIYOR, ENFEKSİYON RİSKİ VAR”

    Bulut, hastane mahkûm koğuşunda açlık grevine devam eden akademisyen Gülmen ile ilgili şunları söyledi:

    “Tuvalet ihtiyacını gidermede, banyo yapmada, uyku düzeninde sorunlar yaşıyor. Temiz kıyafet edinme ve sağlık yardımı almada olumsuz kısıtlamalar içerisinde. Mahkûm koğuşunda bulunması nedeniyle enfeksiyon riskiyle karşı karşıya. Açlık grevindeki bir kişinin aldığı su, şeker, bitki çayı, B1 Vitamini, tuz miktarına ve bunların hazırlanmasına başka bir kişinin yardım etmesi gerekmektedir. Bu koşullar içerisinde bu mümkün olmamaktadır.”

    “SEMİH’İN KOŞULLARI DAHA İYİ”

    20 Ekim’de tahliye edilen Semih Özakça’nın, eşi Esra Özakça ile birlikte açlık grevini sürdürdüğünü belirten Bulut, “Ankara Tabip Odası İnsan Hakları Komisyonu hekimlerince günlük olarak sağlık takipleri yapılmakta olan Semih’in koşulları, Gülmen’e kıyasla daha iyi. Aile bireyleri tarafından destek alabiliyor ve daha hijyenik bir ortamda bu eylemlerini sürdürüyor. Sadece tuz, şeker, su ve B1 vitamini alan grevcilerin sağlığı her gün kötüleşiyor” diye konuştu.

    Esra Özakça’nın açlık grevinin başında 56 kilo iken bugün 48 kiloya kadar gerilediğine dikkat çeken Bulut, “Gülmen ve Özakça’nın da ciddi kilo kaybı, kas–iskelet sistemlerinde ve sinir sistemi reflekslerinde zayıflama var” dedi.

    Bulut, sözlerini , “Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumlarında her an çok dramatik bir değişiklikle tedavisi olanaksız doku bozukluğu veya ölüm meydana gelmesi riski mevcut” diyerek sonlandırdı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülmen ve Özakça’nın yargılandığı davanın 4. duruşması bugün

    Gülmen ve Özakça’nın yargılandığı davanın 4. duruşması bugün

    PİRHA- 253 gündür açlık grevinde bulunan akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın yargılandığı davanın 4. duruşmasına bugün devam edilecek.

    Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edildikleri işlerine geri dönebilmek talebiyle açlık grevi eylemi yapan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça, eylemlerinin 25e’nci gününde.

    20 Ekim’de yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında tahliye edilen Özakça, eylemine evinde devam ederken, Gülmen ise zorla tutulduğu Numune Hastanesi’nde açlık grevini sürdürüyor.

    Eğitimcilerin yargılandığı davanın dördüncü duruşması ise bugün görülecek.

    Bu arada, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Gülmen’in tedaviyi kabul etmediği için hiçbir müdahalede bulunmadıklarını belirterek, şuur kapanması durumunda müdahale edeceklerini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’den Gülmen ve Özakça için Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na çağrı

    CHP’den Gülmen ve Özakça için Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na çağrı

    PİRHA- CHP’nin TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi milletvekilleri, açlık grevlerinin 246. gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın Komisyon tarafından ziyaret edilmesi için başvuruda bulundu.

    CHP’nin TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi milletvekilleri Veli Ağbaba, Zeynep Altıok, Şenal Sarıhan, Fikri Sağlar, Mahmut Tanal ve Gamze Akkuş İlgezdi, açlık grevlerinin 246. gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın Komisyon tarafından ziyaret edilmesi için başvuruda bulundu.

    Başvuru metninde, Ankara Numune Hastanesi’nde tutulan Gülmen ve son duruşmada elektronik kelepçe ile tahliye edilen Özakça’nın yaşadıkları hak ihlallerinin tespiti için, içinde bulundukları durum ve sağlık durumları da dikkate alınarak ivedilikle ziyaret edilmeleri istendi.

    “FETÖ İLE ALAKASI OLMAYAN BİNLERCE İNSAN MAĞDUR EDİLDİ”  

    TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanlığı’na yazılan metin şöyle:

    “15 Temmuz darbe girişiminin ardından 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen Olağanüstü Hal ile yüz binin üzerinde insan görevlerinden ihraç edilmiş, on binlerce insan tutuklanmıştır. Ancak FETÖ ile mücadele diye başlayan süreç, tüm muhalif kesimlere uzanmış, FETÖ ile alakası olmayan binlerce insan mağdur edilmiştir. Bu mağduriyetlerin yaşandığını, gerek Başbakan gerekse Bakanlar defalarca dile getirerek kabul etmişlerdir.

    “GÜLMEN VE ÖZAKÇA’NIN SAĞLIKLARI HER GEÇEN GÜN BOZULMAKTADIR”

    OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi ile işlerinden atılan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça da işlerini geri isteyerek önce oturma eylemine, daha sonra da açlık grevine başlamış, ardından da tutuklanmışlardır. 20 Ekim’deki üçüncü duruşmada Semih Özakça elektronik kelepçe ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Nuriye Gülmen ise Ankara Numune Hastanesi tutuklu servisinde tutulmaya devam edilmektedir. Açlık grevlerinin 246. gününde olan Gülmen ve Özakça’nın sağlıkları ve vücut dirençleri her geçen gün daha da bozulmaktadır.

    “101 BİN 243 BAŞVURU HAKKINDA TEK BİR KARAR VERİLMEDİ” 

    23 Ocak günü yayınlanan Resmi Gazete’de kurulduğu ilan edilen OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu da, başvuru almaya ancak 17 Temmuz günü başlamış, başvuru süresinin dolduğu 14 Eylül’den bu yana iki aya yakın zaman geçmesine karşın yapılan 101 bin 243 başvuru hakkında tek bir karar dahi vermemiştir.

    Bu nedenlerle, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın uğradıkları hak ihlallerinin tespiti amacıyla, içinde bulundukları koşullar ve sağlık durumları da gözönüne alındığında ivedilikle İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu tarafından ziyaret edilmeleri hususunda Komisyon Başkanlığı olarak gereğinin yapılmasını arz ederim.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in anneleri beraat etti

    Dilek Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in anneleri beraat etti

    Gülmen ve Özakça ile dayanışmak için açlık grevi eylemi yaptıkları için haklarında dava açılan Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan ve Hasan Ferit’in annesi Nuray Gedik görülen duruşmada beraat etti.

    KHK ile ihraç edildikleri işlerine geri dönebilmek için 238 gündür açlık grevinde olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’yla dayanışmak amacıyla eylem yaparken gözaltına alınan Dilek Doğan’ın annesi Aysel Doğan ve Hasan Ferit Gedik’in annesi Nuray Gedik hakkında açılan davanın duruşması  görüldü.

    İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada “yasadışı örgüt propagandası” yapmakla suçlanan Doğan ve Gedik hakkında beraat kararı verildi.

    Duruşma sonrası açıklama yapan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Barış Yarkadaş, “Evlatlarını kaybeden iki aile, sanki bu acı yetmiyormuş gibi bir de hiçbir hukuki altyapısı olmayan bir davada yargılandılar” diye konuştu.

    Kararı ‘geç kalmış’ olarak nitelendiren Yarkadaş şöyle devam etti:

    “Aysel Doğan kızı Dilek’i polis, Nuray Gedik ise oğlu Hasan Ferit’i mafya kurşunu yüzünden kaybetti. Çok acı çektiler… Üstüne üstlük bir de Nuriye ve Semih’e ses olmak için başlattıkları açlık grevi yüzünden yargılandılar. İktidar ve yargısı, her toplumsal talebi suç olarak görüyor ve cezalandırmak istiyor. Örgüt propagandası gibi ağır bir suçlama, vaka-i adliyeye dönüşmüş durumda. Neyse ki; 29. Ağır Ceza bu haksızlığı geç de olsa bitirdi.

    Dilek Doğan

    Dilek Doğan, İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki Küçük Armutlu mahallesinde 18 Ekim 2015’te Pazar günü sabaha karşı 04:30’da evine yapılan polis baskını sırasında polis kurşunuyla göğsünden vurulmuştu.

    Akciğerinden yaralanan Doğan Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda tedavi altına alındı. 25 Ekim 2015’te hayatını kaybetmişti.

    Hasan Ferit Gedik

    21 yaşındaki Hasan Ferit Gedik 29 Eylül 2013’te Gülsuyu’nda uyuşturucuya karşı yürüyüşte, protestocuların üzerine ateş açılması sonucu vurularak hayatını kaybetmişti.

    Gedik’in öldürülmesinin ardından cenazesi polisin, Gedik’in yaşadığı Armutlu’nun girişini kesmesi sonucu üç gün boyunca defnedilememişti.

  • Doktorları uyarıyor: Gülmen ve Özakça’nın durumu çok kritik

    Doktorları uyarıyor: Gülmen ve Özakça’nın durumu çok kritik

    KHK ile işten atılan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, işlerine geri dönebilmek için başlattıkları açlık grevinin 235’inci günündeler. Özakça, 150 günlük tutukluluğun ardından 20 Ekim’deki duruşmada tahliye edildi. Savunma yapması için üç duruşmaya da getirilmeyen Gülmen, Numune Hastanesi’nin mahkum koğuşunda tutuluyor. Kız kardeşi Beyza Gülmen, yanında refakatçi olarak kalıyor. Baba Şaban Gülmen ise hastanenin dışında bekliyor.  

    Deutsche Welle Türkçe’den Aslı Işık’ın haberine göre, son olarak 38 kiloya düşen Gülmen’i önceki gün 20 dakika görebilen baba Gülmen, “Düşünme kabiliyeti duruyor ama fiziken çökmüş. Birbirimizi görünce, Nuriye de, ben de bir müddet konuşamadık. Görüşmemiz kapıda oluyor. Nuriye’yi sedyeyle getirdiler. Aramızda demir kapı olduğu için ne sarılabildim ne dokunabildim” dedi.

    Kızını bir aydır ilk kez görebildiğini söyleyen baba, 5 dakikalık görüşme süreleri nedeniyle görüş haklarını avukatlara verdiklerini, Nuriye’nin ya avukatlarla ya da aileyle görüştürüldüğünü söyledi.

    Kızının mahkemeye getirilmemesinin tedirginliklerini artırdığını ve iki duruşma arasının çok uzun olduğunu belirten Şaban Gülmen, “Çocuğun mahkemeye getirilmemesi, sıkıntılarının artmasına neden olacak, bu da tehlike arz ediyor. Çocuğa bir şey olursa bizde de büyük sıkıntı olacak. İnsan çileden çıkıyor. İster baba ister anne ol, insan kendini kaybediyor. Bunun bize getirdiği problemler var” diye konuştu.

    Nuriye’nin, Sincan Hapishanesi ve Numune’nin mahkum koğuşlarında 31 gün refakatsiz bırakıldığını belirten baba Gülmen, “Burada eziyet ediyorlar. O çocuk dermansiz, halsiz. Sağından soluna dönemeyecek insanı burada 18 gün tek başına bıraktılar. Refakatçiye izin vermediler. Avrupa’dan baskı olmasaydı, bu süreyi uzatacaklardı” dedi.

    “YATAĞINI IŞIKTAN UZAK TUTUYORUZ” 

    Hastane’nin bodrum katındaki mahkum koğuşunda tutulan Nuriye’nin refakatçisi olarak kalan kız kardeşi Beyza, ablasının uyanır uyanmaz B1 vitamini içtiğini anlattı. Ablasının en çok, gün ışığı olmadığı için 24 saat açık tutulan florasan lambadan rahatsız olduğunu belirten Beyza Gülmen, ışığın gücünü azaltmak için lambayı plastik poşetle kapattığını ve her gece yatakları ışıktan en uzak köşeye çektiklerini söyledi.

    Beyza Gülmen, ablasını her gün bir doktor grubunun ziyaret ederek, ‘İstediğiniz bir şey var mı, tedavi olmak ister misiniz?’ diye sorduklarını belirterek, ablasının onlardan tek isteğinin, “Bu kişi hasta değil, bu kişinin burada tutulmasına gerek yok” şeklinde bir rapor olduğunu vurguladı.

    “SİNİR SİSTEMİNİN HARAP OLACAĞI DÖNEMDELER

    Açlık grevinin ilk gününden beri Nuriye ve Semih’i takip eden üç doktordan biri olan Dr. Onur Karahancı, tahliye sonrasında her gün Semih ve Esra’yı takip için evlerine gidiyor. Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi olan Dr. Karahancı, açlık grevinin bir hastalık olmadığını ve çözümünün de tıbbi olmadığını vurguladı. Hekimler olarak nabız, tansiyon ve ateş ölçümü yapıp, kendilerine ‘Açlık grevlerine devam etmeyi düşünüyor musunuz?’ diye sorduklarını anlatan Dr. Karahancı, Semih Özakça’nın durumuyla ilgili olarak şu bilgiyi verdi:

    “Semih’in enfeksiyona açık bir durumu var. Semih için ani değişiklikler olmadı. Ancak açlık grevlerinde yüz günün üzeri sinir sisteminin harap olacağı dönemdir. Çok tetikte ve dikkatli oluruz. Her an her şeyin olabileceği, bir gün ile diğer günün arasında çok farklılıkların olacağı bir dönem. Geçmiş örnekler gösteriyor ki 100 gün üzerinde ani ölümler de dahil her şey yaşanmış. Birçok deneyimimiz var. Alarm durumunda olduğumuz bir dönemdeler. Biz sadece saygı gösterebiliyoruz.”

    “NURİYE’NİN DURUMUNU YETKİLİLER DAHA DA KÖTÜLEŞTİRDİ

    Nuriye’nin durumunu yetkililerin katbekat zorlaştırdığını ve kötüleştirdiğini ifade eden Dr. Karahancı, İnsan Hakları Komisyonu olarak mahkum koğuşlarını her sene denetlediklerini, özellikle Numune’nin mahkum koğuşlarının kesinlikle uygun koğuşlar olmadığını anlattı.

    Hastane’nin bodrum katında bulunan mahkum koğuşlarının güneş görmediğini, havalandırmasının ve hareket alanının olmadığını belirten Karahancı, “Sağlık sadece medikal bir şey değildir, aynı zamanda sosyal ve psikolojik iyilik halidir. Nuriye için net olarak tecrit hali oluşturdular. Kaş yapayım derken göz çıkardılar. Sağlık açısından daha iyi yaptık diyemiyorlar ve sorumluluğu kimse almıyor” dedi.

    “SADECE B1, SU VE ŞEKERLE MUCİZE YARATMAMIZ BEKLENİYOR”  

    Nuriye ile görüşmek için yaptıkları başvuruların hiçbirine yanıt alamadıklarını söyleyen Dr. Karahancı, “Yaşamsal riskini artırıyorlar. O koşullarda tutulmasının sağlık gerekçesiyle yapıldığını kimse kabul edemez. Hiçbir şey iyiye gitmiyor, daha da kötüleştiriliyor. Yetkililerin bu koşullardan vazgeçmeleri gerekir” ifadesini kullandı.

    Geçmiş deneyimler ve bulgulara göre 235 günlük açlık grevi için, “Böyle örnekler çok nadir. (293 günle) Behiç Aşçı örneği var” diyen Dr. Karahancı, şunları söyledi:

    “Bu durum, hem onları takip eden sağlık heyeti olarak bizim için çok ciddi psikolojik yük hem de onların bakımını üstlenenler ve buna tanık olan toplum için bir travma. Kanıta dayalı tıpla takip ettiğimizde, 100 günün üzerinde her an her şey olabilir. Sadece B1, su ve şekerle bizden mucize yaratmamız bekleniyor. Bilişsel düzey sağlam olabilir ama fizyolojinin bu kadar süre aynı şekilde ona eşlik etmesi mümkün değildir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 214 gündür açlık grevinde bulunan Nuriye Gülmen hareket edemiyor

    214 gündür açlık grevinde bulunan Nuriye Gülmen hareket edemiyor

    KHK ile ihraç edildikleri için açlık grevi yapan ve tutuklu bulunan  eğitimciler Gülmen ve Özakça’nın eylemi 214. gününde. Ankara Tabip Odası (ATO), 214 gündür açlık grevinde olan Gülmen’i ziyaret etti; Gülmen’in hiç hareket edemediği ve yanında hep asker bulunduğu bunun da enfeksiyon riskini artırdığı açıkladı.

    Ankara Tabip Odası (ATO) KHK ile ihraç edildikten sonra “İşimi ve ekmeğimi geri istiyorum” talebiyle 214 gündür açlık grevinde olan Akademisyen Nuriye Gülmen’in hiç hareket edemediğini ve yatağa bağımlı hale geldiğini bildirdi.

    ATO tarafından düzenlenen basın toplantısında, Akademisyen Gülmen’in sağlık durumu hakkında bilgi verildi. Toplantıda ATO Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Benan Koyuncu ile Dr. Onur Naci Karahancı açıklamalarda bulundu.

    Her iki doktor da açıklamalarında AİHM’nin, “Kendi hekimleri tarafından muayene olabilir” kararı doğrultusunda yaptıkları başvurunun ardından 5 Ekim’de Gülmen’in muayene edildiğini belirtti. Muayene esnasında yaşananlar kamuoyu ile paylaşıldı.

    “ODADA 2 JANDARMA 1 GARDİYAN BEKLİYOR”

    Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Yoğun Bakım Servisi’ne girdikleri sırada içeride iki jandarma ve bir cezaevi infaz memurunun bulunduğunu belirten doktorlar, Gülmen’in yoğun bakım odasının diğer hastalardan izole olduğunu ifade etti. Gülmen’in kendilerinin odaya girdiği sırada kitap okuduğunu belirten doktorlar, Gülmen’in ilk olarak koşullarından ve bunun yarattığı sağlık sorunlarından yakındığını dile getirdi. Gülmen’in tuvaletini odada, ortasında delik olan bir sandalye içine yerleştirilen poşete yapmak zorunda bırakıldığını ifade eden doktorlar, Gülmen’in bu ihtiyacını karşılarken yanında askerlerin de bulunduğunu ve kendisini temizleyemediğini aktardı. Bu durumun Gülmen’in onurunu kırdığı, ihtiyacı olsa bile karşılamaktan kaçındığını ifade eden doktorlar, uygulamanın derhal son bulmasını talep etti.

    “GÜLMEN BANYO YAPMAK İSTİYOR”

    Gülmen’in hastaneye getirildiği günden bu yana banyo yapamadığına dikkat çeken doktorlar, “vücudun silinmesi” işleminin Gülmen’e sunulduğunu ancak Gülmen’in kendisini yoğun bakım hastası olarak görmediği için bu işlemi kabul etmediğini, banyo yapmak istediğini söyledi.

    Gülmen’in zorla müdahale tehdidi altında olduğu için kendisini tedirgin hissettiğini belirtirken doktorlar, açlık grevindeki akademisyenin isteği üzerine muayene bulgularını kamuoyu ile paylaşmayacaklarını söyledi. Gülmen’e “Açlık grevini sonlandırmayı düşünüyor musun” diye sorduklarını da dile getiren doktorlar, Gülmen’in buna karşılık kendilerine, “Bu koşullarda cezaevindeyken, hakkımızda bu derece karalama kampanyası yapılmışken, açlık grevini bırakmayı düşünmüyorum” diye cevap verdiği bilgisini paylaştı.

    GÜLMEN HAREKET EDEMİYOR, YARDIM GEREKİYOR”

    Muayenedeki tespitlerini paylaşan doktorlar, şunları aktardı:

    “Nuriye Gülmen, kaldığı koşullar içerisinde hiç hareket edememektedir. Yatağa bağımlı bir hale getirilmiştir. Daha öncesi refakatçisi tarafından yaptırılan eklem hareketleri yaptırılamamaktadır. Bu nedenle eklemlerinde kontraktür denilen hareket kısıtlılığı ve yatak yaraları oluşabilir. Açlık grevindeki bir kişi aldığı su, şeker, bitki çayı, B1 Vitamini, tuz miktarı ve bunların hazırlanmasına başka bir kişinin yardım etmesi gerekmektedir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülmen duruşmaya getirilmezken, Özakça getirildi; Polis müdahale etti

    Gülmen duruşmaya getirilmezken, Özakça getirildi; Polis müdahale etti

    PİRHA- Açlık grevindeki Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, “Örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın ikinci duruşması Sincan Cezaevi Kampüsündeki duruşma salonunda başladı. Duruşma salonuna 2 gün önce Sincan Cezaevi Hastanesi’nden zorla Ankara Numune Hastanesi’nin yoğun bakım servisine götürülen Nuriye Gülmen getirilmezken, Semih Özakça ise getirildi. Jandarmalar izleyicilerin göremeyeceği şekilde Semih Özakça’nın arkasında ayakta durdu.

    İşlerinden ihraç edildikten sonra başlattıkları açlık grevi eylemlerinin 204’üncü gününe giren akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın tutuklu yargılandığı davanın ikinci duruşması, Sincan Cezaevi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda başladı.

    Duruşma salonuna Semih ve Nuriye’nin ailesi milletvekilleri olmak üzere toplam 36 kişi alındı. Ayrıca Semih ve Nuriye için pankart açıp açıklama yapmak isteyen kişilere ve mahkemeye girmek için gelen kitleye gaz polis biber gazıyla müdahale etti. Polis Deniz Aydın isimli bir kadını gözaltına aldı.

    Gülmen, 2 gün önce tutulduğu Sincan Cezaevi Hastanesi’nden zorla Ankara Numune Hastanesi’nin yoğun bakım servisine kaldırılmıştı. Duruşmaya Gülmen katılamadı, Özakça ise getirildi.

    “NE HALE GETİRMİŞSİNİZ ÇOCUĞU”

    Semih Özakça salona yürüyerek geldi. Jandarmalar izleyicilerin göremeyeceği şekilde Semih Özakça’nın arkadasında ayakta durdu. “Arkadaşımı görmek istiyorum,” diyen Acun Karadağ’a jandarmalar engel oldu. Acun Karadağ, “Lanet olsun böyle iktidara. Ne hale getirmişsiniz çocuğu” diyerek tepki gösterdi.

    Açlık grevinin 129’uncu gününde olan Semih Özakça’nın eşi Esra Özakça da duruşmayı izlemek için Sincan Cezaevi’nde. Sabah saatlerinden itibaren duruşmayı takip etmek isteyen çok sayıda yurttaş, Sincan Ceazevi’ne geldi. Polis ve jandarma tarafından adeta ablukaya alınan cezaevinin önünde çevik kuvvet polisleri ve TOMA bekletiliyor.

    3 ARAMA NOKTASI OLUŞTURULDU

    Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre de cezaevi girişinde oluşturulan 3 arama noktasından sonra duruşma salonuna girildi. Ayrıca salona giren herkesin kimlik kaydı alındı. Duruşmayı izlemek isteyenlerden sadece 30 kişinin salona alınacağı öğrenildi. Öte yandan sabah saatlerinde davayı izlemek için Kurtuluş Parkı’ndan araba kaldırmak isteyenlerin de araçları polis tarafından çekildi.

    Gülmen ve Özakça, açlık grevlerinin 75’inci gününde “Örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklanmıştı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • Gülmen ve Özakça’nın bugün 2. duruşmaları görülüyor; Polis katılımcıları engelliyor

    Gülmen ve Özakça’nın bugün 2. duruşmaları görülüyor; Polis katılımcıları engelliyor

    PİRHA- Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın eylemi 204. gününde. Sağlık durumları ciddiyetini koruyan Gülmen ve Özakça’nın ikinci duruşması bugün Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülüyor. Bu arada, Gülmen ve Özakça’nın bugün Sincan’da görülecek davasına gitmek isteyen yurttaşlar polis engeline takıldı.

    Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan ve daha sonra “terör örgütü propagandası ve üyeliği” ile suçlanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 204. gününde.

    Gülmen ve Özakça’nın 14 Eylül’de yargılandıkları davanın ilk duruşmasında tutukluluklarının devamına karar verilmişti.

    İkinci duruşmaları bugün Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülüyor.

    Gülmen ve Özakça, 14 Eylül’de görülen ilk duruşmaya  getirilmemişti.

    Bu arada, Gülmen ve Özakça’nın bugünkü duruşması öncesi polis yine engelleme yapmaya çalışıyor.  Davaya gitmek için hareket eden araçlar Ankara’da polis tarafından bağlanıyor. Sosyolog Veli Saçılık, konuyla ilgili “Nuriye-Semih’in davasına katılım olmasın diye otobüsleri bağladı polis. Direniş kazanacak!” mesajını paylaştı.

     

    Gülmen ve Özakça, gözaltına alındıktan sonra 23 Mayıs’ta “tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri” ve “adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı” gerekçeleriyle tutuklanmıştı.

    KHK ile ihraç edilmeden önce Nuriye Gülmen Selçuk Üniversitesi’nde akademisyen, Semih Özakça ise Mardin’de ilkokul öğretmenliği yapıyordu.

    İki eğitimci 9 Mart’ta işlerine iade edilmeleri talebiyle açlık grevine başlamıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İHD ve Eğitim-Sen’den hükümete çağrı: Gülmen ve Özakça’ya işlerini geri verin

    İHD ve Eğitim-Sen’den hükümete çağrı: Gülmen ve Özakça’ya işlerini geri verin

    İHD İstanbul Şubesi Gülmen’e yönelik zorla müdahale endişesi olduğunu belirtirken zorla müdahalenin ölüme ve hasarlara yol açabileceğine dikkat çekti. Eğitim Sen üyeleri de Gülmen ve Özakça’nın yanında olduklarını duyurdu.

    Akademisyen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın işe iade talebiyle başladıkları açlık grevleri 203. Gününde.

    28 Eylül’de ikinci duruşmaları görülecek. Gülmen, Sincan Cezaevi Kampusu Devlet Hastanesi’nden götürüldüğü Numune Hastanesi yoğun bakım ünitesinde, Özakça ise hapishane hastanesinde tutuluyor. Mahkeme iki eğitimcinin de duruşmada hazır olmasını istemişti.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi ve iki eğitimcinin üyesi olduğu Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası yayınladıkları açıklamalarda Gülmen’in hastaneye götürülmesinin duruşmaya getirilmelerini engellemek ve zorla müdahaleyi amaçladığına dikkat çekti.

    Eğitimcilerin işe iade edilmesi ve duruşmaya katılım çağrılarında bulundular.

    İHD: ZORLA MÜDAHALE DEĞİL, İŞLERİNİ GERİ VERİN 

    İHD, uzun süreli açlık grevlerinde zorla müdahalenin ölüme yol açabileceği gibi kişilerde tıbbi hasarlar da bırakabildiğine dikkat çekti.

    “2000 ölüm oruçları sürecinde zorla müdahale edilen yüzlerce eylemcide ileri derecede Wernice- Korsakof geliştiği biliniyor.

    “Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın amacı; haksız yere atıldıkları işlerine geri dönmek. Ancak bu haklı talebi karşılamak yerine, hükümet eylemi kriminalize ederek Nuriye ve Semih’i tutuklamayı seçti. Bununla da yetinmeyip Nuriye ve Semih’in savunmanlarından 18 avukat hakkında soruşturma açıldı, 16’sı hukuka aykırı işlemlerle gözaltına alındı ve 14’ü tutuklanarak 8 ayrı hapishaneye gönderildi. Savunmanları tutuklanarak ve kendileri duruşmaya götürülmeyerek savunma hakları gasp edilen Nuriye ve Semih’in şimdi de avukatlarıyla görüşmeleri engelleniyor ve zorla müdahale tehdidi altındalar.”

    “Zorla müdahaledeki risklere karşı hükümet sorumlu”

    “28 Eylül’de yapılacak duruşmalarına iki gün kala, Nuriye Gülmen’in yoğun bakım ünitesine yatırılması; hem zorla müdahale için hem de duruşmaya götürmemek ve avukatlarıyla görüştürmemek için gerçekleştirildi.

    “İnsan hakları savunucuları olarak bir kez daha; Zorla müdahale sırasında oluşabilecek ölüm ve kalıcı hastalık riskine karşı sorumlu olduğunun altını çizerek hükümeti uyarıyor, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın işe dönme taleplerinin öncelikle ele alınması ve işe dönüşlerine karar verilmesi için hükümete ve OHAL Komisyonuna acil çağrıda bulunuyoruz.”

    EĞİTİM-SEN: GÜLMEN VE ÖZAKÇA YALNIZ DEĞİLDİR  

    Eğitim Sen de yayınladığı açıklamada “Gülmen’in duruşma öncesinde zorla hücresinden alınarak hastaneye yatırılmasının temel nedeni, mahkemeye çıkmasının ve savunma hakkını kullanmasının engellenmek istenmesidir” dedi.

    “Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın hukuksuzca ihraç edildikleri işlerine iade edilmesi başta olmak üzere, savunma hakkının engellenmek istenmesi ve hukuksuz dayatmalara karşı üyelerimizin taleplerini sahiplenmeye ve haklarını savunmaya devam edeceğiz. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça mücadelelerinde yalnız değildir. 28 Eylül Perşembe günü Sincan Cezaevinde yapılacak olan duruşmada tüm emek tüm emek ve demokrasi güçlerini dayanışmaya bekliyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Ankara’da Gülmen ve Özakça’ya destek veren Aleviler hakkında dava açıldı

    Ankara’da Gülmen ve Özakça’ya destek veren Aleviler hakkında dava açıldı

    PİRHA- 203 gündür ihraç edildikleri görevlerine dönmek için açlık grevi yapan eğitimciler Gülmen ve Özakça’ya destek için 1 günlük açlık grevi yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği yöneticileri ve üyeleri hakkında dava açıldığı öğrenildi. Derneğin Ankara Şube Başkanı Ali Üngörmüş, haklarında dava açılmasına tepki göstererek, “Sizin adaletsizliğinize de, hilelerinize de boyun eğmeyeceğiz! Nuriye ve Semih onurumuzdur. Devletin Alevisi olmayacağız” dedi. 

    OHAL Kararnamesiyle görevlerinden ihraç edilen ve sonrasında tutuklanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 203. günde devam ederken, geçtiğimiz aylarda 1 günlük destek açlık grevi yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği genel merkez yöneticileri, Ankara Şube üyeleri ve şube başkanları hakkında dava açıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ankara Şube Başkanı Ali Üngörmüş, “Dernek olarak Nuriye ve Semih’in açlığına ses olduğumuz için açılan soruşturma kapsamında Ankara’da bulunan bazı üyelerimiz, genel merkezimizden yöneticilerimiz ve şube başkanlarımız ifade vermeye çağrıldı. İfadelerimize gerek duyulmadan, ifadeye çağrıldığımız günden bir gün önce dava açıldığını öğrendik” dedi.

    Üngörmüş, iddianamede pankart açtıkları, ellerinde dövizlerle yürüdükleri gibi asılsız iddialar bulunduğunu da kaydetti.

    Üngörmüş haklarında dava açılmasına tepki göstererek, “Sizin adaletsizliğinize de, hilelerinize de boyun eğmeyeceğiz! Evet Nuriye ve Semih onurumuzdur. Asılsız iddianamenizde yazmadığınız sloganlarımızı tekrarlıyoruz! Devletin Alevisi olmayacağız! Lebbeyke ya Huseyn! Heyhat minnez zillet” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Eğitimciler Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi 200. gününde

    Eğitimciler Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi 200. gününde

    PİRHA- Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın eylemi 200. gününde. Sağlık durumları ciddiyetini koruyan Gülmen ve Özakça’nın ikinci duruşması 28 Eylül’de Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülecek.

    Kanun hükmünde kararname (KHK) ile ihraç edilmelerinin ardından göreve iade talebiyle açlık grevi yapan ve daha sonra “terör örgütü propagandası ve üyeliği” ile suçlanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 200. gününde.

    Gülmen ve Özakça’nın 14 Eylül’de yargılandıkları davanın ilk duruşmasında tutukluluklarının devamına karar verilmişti.

    İkinci duruşmaları 28 Eylül’de Sincan Hapishanesi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülecek.

    Gülmen ve Özakça, 14 Eylül’de görülen ilk duruşmaya  getirilmemişti.

    Ankara Jandarma Komutanlığı, mahkemeye bir yazı yazarak, yeterli personelinin bulunmadığını ve duruşmada bir provokasyon yaşanabileceğini söylemişti.

    Jandarma Komutanlığı, kaçırılma ihtimalleri olduğunu öne sürerek, Gülmen ve Özakça’yı duruşmaya getirmeyeceğini de kaydetmişti.

    Gülmen ve Özakça, gözaltına alındıktan sonra 23 Mayıs’ta “tutuklanmamaları halinde adaletin işleyişine zarar verecekleri” ve “adli kontrol koruma tedbirlerinin yetersiz kalacağı” gerekçeleriyle tutuklanmıştı.

    KHK ile ihraç edilmeden önce Nuriye Gülmen Selçuk Üniversitesi’nde akademisyen, Semih Özakça ise Mardin’de ilkokul öğretmenliği yapıyordu.

    Savcılık, Gülmen ve Özakça’yı DHKP-C üyeliği ve propagandası ile suçlamıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da Gülmen ve Özakça’nın DHKP-C üyesi olduğunu söylemişti.

    İki eğitimci 9 Mart’ta işlerine iade edilmeleri talebiyle açlık grevine başlamıştı.

    Tutuklanmadan önce BBC Türkçe’ye konuşan Nuriye Gülmen, “Bizi açlığa mahkum etmelerine izin vermek zorunda değiliz. Bizim hayatımızla bu şekilde oynamalarına seyirci kalmak zorunda değiliz. İsyan edebiliriz, hakkımızı arayabiliriz, yani onurumuzu koruyabiliriz” demişti.

    Sincan Ceza ve İnfaz Kurumu’nda tutulan Gülmen ve Özakça daha önce sağlık durumlarının kötüleşmeleri nedeniyle hastaneye kaldırılmıştı. Anayasa Mahkemesi ise eğitimcilerin tahliye talebini reddetmişti.

    İki eğitimcinin sağlık durumu ciddiyetini koruyor.

     

     

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülmen ve Özakça mahkemeye getirilmiyor

    Gülmen ve Özakça mahkemeye getirilmiyor

     190 gündür açlık grevinde 114 gündür de tutuklu olan ve bugün ilk kez mahkemeye çıkacak olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın duruşmaya getirilmeyeceği bilgisini paylaşıldı. Bilgiyi paylaşan ise CHP Milletvekili Barış Yarkadaş. CHP’li vekil, Ankara Jandarma Komutanlığı’nın mahkemeye “Yeterli personelim yok”, “Gülmen ve Özakça kaçırılabilir” ve “Provokasyon olabilir” gerekçelerini sıraladığını ve iki eğitimcinin savunma hakkının engellendiğini bildirdi. İki eğitimcinin avukatlarının toplu şekilde gözaltına alındığını hatırlatan Yarkadaş, “Şimdi ise hiçbir inandırıcılığı olmayan gerekçelerin arkasına sığınılıyor ve savunma hakkı gasp ediliyor” dedi.

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile mesleklerinden ihraç edilen ve bugün tam 190 gündür açlık grevinde olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, tutuklu bulundukları dosya kapsamında bugün ilk defa mahkemeye çıkacak.

    Ancak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Barış Yarkadaş, Ankara Jandarma Komutanlığı’nın mahkemeye “Yeterli personelim yok”, “Gülmen ve Özakça kaçırılabilir” ve “Provokasyon olabilir” gerekçelerini sıralayarak iki eğitimcinin savunma hakkının engellendiğini bildirdi.

    Twitter hesabı üzerinden açıklama yapan Yarkadaş’ın, eğitimcilerin avukatlarının duruşmaya iki gün kala gözaltına alındığını da hatırlatarak verdiği bilgiler şu şekilde:

    “Nuriye ile Semih, günlerden sonra hakim önüne çıkacak ve asılsız suçlamaları çürütecekti. Ancak; her iki ismin savunma hakkı engelleniyor.

    Savunma hakkına yönelik engellerden biri; 18 avukatın gözaltına alınmasıydı. Bu aynı zamanda mahkeme heyetine de örtülü gözdağıydı. 18 avukatın duruşmaya iki gün kala gözaltına alınması üzerinden, ilgili tüm kurumlara açık-örtülü mesaj verildi ve çerçeve çizildi. Bu mesaj yerine ulaşmış olacak ki; etkisi kendisini Nuriye ve Semih’i mahkemeye getirecek olan jandarmada görüldü.

    Ankara Jandarma Komutanlığı mahkemeye “Yeterli personelim yok” gerekçesini göstererek, Nuriye ve Semih’i duruşmaya getiremeyeceğini bildirdi. Jandarma Komutanlığı, aynı yazıda, “Nuriye ve Semih’in kaçırılabileceği”ni de öne sürdü. Yazıda provokasyon ihtimalinden vs söz edildi.

    Mahkeme heyeti şimdi ne yapacağını düşünüyor. Çünkü; oturumun açılabilmesi için, tutukluların salonda olması gerekiyor. Nuriye ve Semih, duruşmaya getirilmezse yargılama da başlayamayacak. Böylece iki öğretim üyesinin savunma / aklanma hakkı gasp edilecek! İki emekçinin “lekelenmeme hakkı”nın gaspı yetmedi AKP iktidarına… Avukatları gözaltına alındı! Şimdi ise hiçbir inandırıcılığı olmayan gerekçelerin arkasına sığınılıyor ve savunma hakkı gasp ediliyor.”

    “GAYRİ CİDDİ GEREKÇELERİN ARKASINA SIĞINIYORSUNUZ”  

    Açıklamasına hükümete çağrı ile devam eden CHP’li vekil, “Nuriye ve Semih’in ‘terörist’ olduğunu iddia eden AKP; çağrım size: Madem Nuriye ve Semih’i suçluyorsunuz; o halde yargılanmalarını neden engelletiyorsunuz! Bir deliliniz varsa, gösterin bunu mahkemede! Yoksa elinizde hiçbir delil olmadığı İçin mi ‘Personel yok, kaçıracaklar’ gibi gayri ciddi gerekçelerin arkasına sığınıyorsunuz?” diye sordu.

    “BU DURUŞMA CEZAEVİNDE DEĞİL HALKIN GÖZLERİNİN ÖNÜNDE YAPILMALI” 

    “İradesini teslim alamadığınız bu iki emekçinin savunma hakkını gasp ederek gerçekleri ne zamana kadar saklayabileceğinizi düşünüyorsunuz! Aylardan bu yana suçladığınız iki emekçiyi mahkemeye  çıkarmaktan bile korkuyorsunuz. Çünkü yalanlarınızın çöpe atılacağını görüyorsunuz” diye devam eden CHP’li Yarkadaş, mahkeme heyetine ise şöyle seslendi:

    “Bir sözüm de mahkeme heyetine: Duruşmayı cezaevinde yapmak gibi hukuk dışı yöntem arayışına girmeyin! Bu duruşma cezaevinde değil; halkın gözlerinin önünde gerçekleşmelidir. Jandarmanın Nuriye ile Semih’i salona getirmesini sağlayın ve adil bir karar verin! Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı, gayri ciddi tüm gerekçeleri ortadan kaldırmalı ve adil yargılanmanın koşullarını sağlamalıdır. CHP MV. saat 13.30’da başlaması gereken duruşma salonunun önünde hazır olacak ve “adalet” çağrısını bir kez daha dile getirecek!

    “SON DURUMLARININ HALK TARAFINDAN GÖRÜLMESİNİ İSTEMİYORLAR”  

    OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile atıldıkları işlerine geri dönmek talebiyle eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın başlattığı açlık grevi eylemi 190 gündür devam ediyor.

    114 gündür de tutuklu bulunan eğitimciler hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün Ankara Adliyesi’nde görülecekti.

    Ancak duruşmaya yalnızca iki gün kala eğitimcilerin avukatları gece yarısı baskınıyla toplu olarak gözaltına alınmıştı.

    Gözaltına alınan avukatlardan Didem Baydar Ünsal 14 Eylül’deki duruşmaya ilişkin olarak, iki eğitimcinin savunmaya hazırlandıklarını ve bir an önce sunumlarını yapmak istediklerini aktarmıştı:

    “Nuriye ve Semih haklılıklarını bir kez daha anlatacaklar. Semih, halkın aydını ve halkın öğretmeni olmanın kendisine nasıl görev sorumluluklar yüklediği gibi konularda sunum hazırlıyor. Nuriye ise, aynı şekilde bir bilim insanının görevinin,  söylediğini yapmak ve faşizm koşullarında faşizme karşı mücadele etmek olduğuna inanıyor. Bir bilim insanının namusu, söylediğini yapmaktır diyor. Savunmasında ağırlıklı olarak bunları işleyecekler.”

    Ayrıca avukat Baydar-Ünsal, binden fazla avukatın yetki verdiği 14 Eylül’deki duruşmaya, Gülmen ve Özakça’nın tekerlekli sandalye ve maske ile katılacağını ve uluslararası alandan birçok izleyicinin de duruşmada olacağı bilgisini de paylaşmıştı.

    Gülmen ve Özakça’nın son durumlarının halk tarafından görülmesinin istenmediğini söyleyen avukat, “Ceza Muhakemesi Kanunu m.182/1’e göre, duruşma ve celseler herkese açıktır. Aksi bir uygulama suç teşkil edecektir. Bu engellemelere karşı avukatlar olarak hukuki her türlü yola başvurmayı düşünüyoruz” demişti.

  • Duruşma 14 Eylül’de; Gülmen ve Özakça, tekerlekli sandalyeyle duruşmaya katılacak

    Duruşma 14 Eylül’de; Gülmen ve Özakça, tekerlekli sandalyeyle duruşmaya katılacak

    188 gündür açlık grevinde olan tutuklu eğitimciler Gülmen ve Özakça’nın ilk duruşması 14 Eylül’de. Ankara Adliyesi’nde görülecek duruşmaya Gülmen ve Özakça’nın tekerlekli sandalye ile katılacakları belirtildi.

    OHAL Kanun Hükmünde Kararnameleri ile atıldıkları işlerine geri dönmek talebiyle eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın başlattığı açlık grevi eylemi 188 gündür devam ediyor.

    112 gündür tutuklu bulunan eğitimciler hakkında açılan davanın ilk duruşması ise 14 Eylül’de Ankara Adliyesi’nde görülecek.

    Ancak duruşmaya yalnızca iki gün kala eğitimcilerin avukatları gece yarısı baskınıyla gözaltına alındı.

    Gözaltına alınan avukatlardan biri de Didem Baydar Ünsal.

    Baydar-Ünsal, gözaltına alınmadan bir gün önce Gülmen ve Özakça’yı tutuldukları yerde ziyaret etmiş ve hem eğitimcilerin sağlık durumlarına ilişkin son durumu hem de 14 Eylül’de görülecek duruşmaya ilişkin bilgiler vermişti.

    GÜLMEN VE ÖZAKÇA’NIN SAĞLIK DURUMLARI NASIL?

    Avukat Baydar-Ünsal’ın aktardığına göre Gülmen ve Özakça’nın güncel durumları, kendi doktorları tarafından muayene edilmeleri engellendiği için, tıbbi açıdan belirsiz:

    “6 farklı tıbbi rapor ile ‘hayati risk altında oldukları ve hayatlarını tek başlarına devam ettiremeyecekleri’ tespit edilmiş durumda. Açlığa bağlı kas yıkımı sebebiyle yürümede zorluk çekiyorlar.”

    DURUŞMA 14 EYLÜL’DE

    Gülmen ve Özakça’nın 14 Eylül’deki duruşmaya katılmaları yönünde şu aşamada bir engelin bulunmadığını da belirten avukat Baydar-Ünsal, iki eğitimcinin savunmaya hazırlandıklarını ve bir an önce sunumlarını yapmak istediklerini de aktarmıştı.

    “Nuriye ve Semih haklılıklarını bir kez daha anlatacaklar. Semih, halkın aydını ve halkın öğretmeni olmanın kendisine nasıl görev sorumluluklar yüklediği gibi konularda sunum hazırlıyor. Nuriye ise, aynı şekilde bir bilim insanının görevinin,  söylediğini yapmak ve faşizm koşullarında faşizme karşı mücadele etmek olduğuna inanıyor. Bir bilim insanının namusu, söylediğini yapmaktır diyor. Savunmasında ağırlıklı olarak bunları işleyecekler.”

    Baydar-Ünsal, binden fazla avukatın yetki verdiği 14 Eylül’deki duruşmaya, Gülmen ve Özakça’nın tekerlekli sandalye ve maske ile katılacağını ve uluslararası alandan birçok izleyicinin de duruşmada olacağı bilgisini de paylaşmıştı.

    Gülmen ve Özakça’nın son durumlarının halk tarafından görülmesinin istenmediğini söyleyen gözaltındaki avukat, “Ceza Muhakemesi Kanunu m.182/1’e göre, duruşma ve celseler herkese açıktır. Aksi bir uygulama suç teşkil edecektir. Bu engellemelere karşı avukatlar olarak hukuki her türlü yola başvurmayı düşünüyoruz” bilgisini paylaşmıştı.

    Şu anda gözaltında olan avukat Baydar-Ünsal, Gülmen ve Özakça’nın adına avukatları olarak çağrıda da bulunmuştu:

    “Semih ve Nuriye’nin talebi ve çağrısı halkların kendi haklarına ve kendi geleceklerine sahip çıkmalarıdır. Biz de halkımızdan Semih ve Nuriye’ye destek olmalarını istiyoruz, Semih ve Nuriye’ye sahip çıkmak kendi haklarına sahip çıkmaktır.”

    İddianamede

    188 gündür açlık grevi eyleminde olan tutuklu eğitimciler Gülmen ve Özakça’nın, haklarında açılan dava kapsamında “örgüte üye olmak”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” ve “örgüt propagandası yapmak” suçlarından 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

    Baydar-Ünsal’ın aktardığına göre Gülmen ve Özakça’nın haklarında hazırlanan iddianamede yer alan iddialar ise şöyle:

    “Nuriye ve Semih esas olarak, ‘eylemlerine ısrarla devam ettikleri için’  yargılanıyorlar. Bu ifade hem savcının hem de tutuklama kararı veren Sulh Ceza Hakiminin gerekçelerinde geçmektedir. Eylemin ise ‘Açlık Grevi’ olduğu iddianamelerden açıkça anlaşılmaktadır. Açlık Grevi Anayasa Mahkemesinin bir kararında hak arama biçimi olarak değerlendirilirken yargılandıkları dosyada tutuklu olmalarının en temel gerekçesi olarak önümüze çıkıyor. Bu durum AİHS’nin en temel ilkesi olan kanunilik ilkesinin açıkça ihlali niteliğindedir. Açlık Grevi yapmak mevzuata göre suç değil. İddianamede ayrıca Gülmen ve Özakça’nın hayatlarını kaybettikleri takdirde, Gezi ve Tekel Direnişi gibi eylemlere neden olacakları yönünde iddialar da yer alıyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülmen ve Özakça’nın davasına iki gün kaldı; avukatları baskınla gözaltına alındı

    Gülmen ve Özakça’nın davasına iki gün kaldı; avukatları baskınla gözaltına alındı

    188 gündür açlık grevinde olan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatları yapılan baskınla gözaltına alındı. Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada, 10 avukatın gözaltına alındığı duyuruldu. Gözaltılar, 6 ayı aşkın zamandır açlık grevinde olan iki eğitimcinin ilk duruşmasına sadece iki gün kala gerçekleşti.

    Açlık grevini zorla kaldırıldıkları Sincan Cezaevi Kampüsü Hastanesi’nde devam ettiren Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’nın eylemlerinin 188’inci günde sürerken, 14 Eylül’de görülecek olan duruşmaya sadece iki gün kala eğitimcilerin avukatları gözaltına alındı.

    Avukatlara yönelik gözaltı operasyonu, Halkın Hukuk Bürosu’nun Twitter hesabından duyuruldu.

    Halkın Hukuk Bürosu, baskının hem Ankara hem de İstanbul bürolarına yapıldığını belirterek, “Siz Semih ve Nuriye’de kendi sonunuzu görüyorsunuz. Duruşmaya iki gün kala avukatlarını gözaltına almanız bu yüzden” dedi.

    Ayrıca büro, “Dostlar Semih’i ve Nuriye’yi avukatsız bırakmayın” çağrısı da yaptı.

    Kimler gözaltında?

    14 avukat hakkında gözaltı kararı olduğu öğrenilirken, Halkın Hukuk Bürosu gözaltına alınan avukatların şunlar olduğunu duyurdu: Barkın Timtik, Ebru Timtik, Şükriye Erden, Aytaç Ünsal, Engin Gökoğlu, Ezgi Çakır, Süleyman Gökten, Didem Baydar Ünsal, Ahmet Mandacı, Yağmur Ereren.

    (HABER MERKEZİ)

  • 182 gündür açlık grevinde olan Gülmen ve Özakça’nın duruşması 14 Eylül’de

    182 gündür açlık grevinde olan Gülmen ve Özakça’nın duruşması 14 Eylül’de

    182 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın davası 14 Eylül’de görülecek. Eğitimcilerin avukatı Engin Gökoğlu, mahkemenin müvekkillerinin duruşmada hazır edilmesi yönünde yazısı olduğunu söyledi.

    Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile ihraç edildikleri işlerine geri dönebilmek talebiyle açlık grevi eylemi yapan tutuklu akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça 182 gündür açlık grevinde.

    Tutuklu yargılanan iki eğitimci ilk kez hakim karşısına çıkacakları duruşma ise 14 Eylül Perşembe günü, saat 13.30’da, Ankara Adliyesi’nde görülecek.

    Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre iki eğitimcinin avukatı Engin Gökoğlu, mahkemenin müvekkillerinin duruşmada hazır edilmesi yönünde yazısı olduğunu söyledi.

    Mahkemenin aksi bir karar vererek iki eğitimcinin duruşmaya getirilmemesi olasılığını düşünmediklerini belirten Gökoğlu “SEGBİS yöntemi olursa dahi biz her halükarda onları savunacağız. Tutuklama gerekçelerini, mazeretlerini ortadan kaldırmak için her şeyi yapacağız” dedi.

    Dosya üzerinde herhangi bir sebeple eksik olmaması yönünde çalıştıklarını belirten Gökoğlu, Gülmen ve Özakça’nın “mahkeme heyeti karşısına çıkarak tutukluluk gerekçelerini, tutuklamanın keyfiyetini sorgulayacağını” söyledi.

    Gülmen ve Özakça da avukatları aracılığı ile duruşma öncesi kamuoyuna şu çağrıyı yapmıştı:

     “100 günü aşkındır tutsağız. Direniş tüm baskılara, karalama kampanyalarına rağmen, muktedirlerin riyakarlığı, depdebeli sözleri, büyük operasyonları karşısında açlığın olanca sadeliği, masumiyeti ve haklılığı ile kendi yolunda ilerliyor.

    Biz orada olacağız ve açlığın 190 gündür ısrarla anlattığını kelimelere dökeceğiz. Sözümüzü söyleyeceğiz.

    Sizi de bekliyoruz. Çünkü bizi bu zalim hücrelerden çekip alacak olan, bizim için mahkeme kuranların adaleti değil, sizin sahiplenmeniz olacak. Bunu çok iyi biliyoruz.

    Canımız Türkiye ve dünya halkları, sadece bizim için değil, insan olmaktan kaynaklanan haklarımızı savunmak için, kamu emekçilerinin ekmek ve onur mücadelesinin yargılanamayacağını göstermek için, tüm yoksullar ve ezilenler için orada olmalısınız.

    Tecritte geçen 114 günden sonra fiziken aranızda olmak sizi, dostluğunuzu, yoldaşlığınızı daha yakından hissedeceğimiz için heyecanlıyız. Görüşeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi 181. gününde; hala hükümetten ses yok

    Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi 181. gününde; hala hükümetten ses yok

    PİRHA- KHK ile ihraç edilen eğitim emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevinin 181. gününde.

    AKP’nin OHAL Kararnamesiyle ihraç ettiği eğitim emekçileri Nuriye Gülmen ve Semih Özakça, açlık grevinin 181. gününde. Gülmen ve Özakça, KHK ile ihraç edildikten sonra Ankara’daki Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde “İşimi geri istiyorum” eylemini sürdürdükleri sırada tutuklanmışlardı.

    Sağlık durumları gün geçtikçe kötüleşen eğitim emekçilerinin taleplerine AKP hükümetinden bir yanıt gelmezken, Gülmen ve Özakça’nın davası 14 Eylül’de Ankara’da görülecek.    (HABER MERKEZİ)

  • Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi eylemi 172. gününde

    Gülmen ve Özakça’nın açlık grevi eylemi 172. gününde

    PİRHA- Eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevi 172. gününde. Sağlık durumları kritik olan iki eğitimcinin ilk duruşması 14 Eylül’de. 

    KHK ile ihraç edildikten sonra Ankara’daki Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde “İşimi geri istiyorum” eylemini sürdürdükleri sırada tutuklanan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın açlık grevi eylemi 172. gününde.

    Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumları gün geçtikçe kötüye gidiyor. Ancak hükümet hala iki eğitimcinin işine iade edilmesi için bir adım atmadı.

    Geçtiğimiz günlerde Gülmen’in durumuna ilişkin kardeşi Beyza Gülmen PİRHA’ya bilgi verdi. Doktorların haftada bir kez, kaldıkları hastaneye geldiğini, avukatların ise her gün görüştüğünü belirten Beyza Gülmen, “Ablam tabi dışarıyı merak ediyor. Çok zayıflamış. Biraz ağzında yaralar vardı. Cildi dökülüyor. Onun dışında denge problemi yaşıyor ayağa kalktığında. Ama morali çok iyi” demişti.

    Bu arada, akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça, 14 Eylül’de ilk duruşmaları görülecek.

    (HABER MERKEZİ)