Etiket: gülnaz kurt

  • Uğur Kurt 11. yılında anıldı: Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu?-VİDEO

    Uğur Kurt 11. yılında anıldı: Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu?-VİDEO

    PİRHA – Okmeydanı Cemevi’nde polis Sezgin Korkmaz tarafından vurularak öldürülen Uğur Kurt, katledildiği yerde anıldı. Anne Gülnaz Kurt, yaptığı konuşmada “Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu? Oğlumun katilini bir gün olsun içerde göreyim, ben öleceğim artık, kanser hastasıyım. Bu adalet hep size mi çalışıyor?” diye feryat etti.

    Uğur Kurt, Okmeydanı Cemevi’nde 22 Mayıs 2014’te bir akrabasının Hakk’a uğurlama erkanına katıldığı esnada polis Sezgin Korkmaz tarafından vurularak katledildi.

    29 yaşındayken hayattan koparılan Uğur Kurt, katledilişinin 11. yılında vurulduğu yerde anıldı.

    Anma törenine çok sayıda Alevi kurum yöneticisinin yanı sıra yurttaşlar da yoğun ilgi gösterdi.

    Uğur Kurt için yapılan saygı duruşu ardından anma, Yalıncak Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Sevim Yalıncakoğlu‘nun çerağ uyandırmasıyla başladı.

    Törenin sunuculuğunu yapan Hüseyin Kelleci, “Uğur Kurt’u unutmadık, unutmayacağız, onu yüreğimize gömdük. Uğur Kurt’u Mayıs ayında kaybettik. Mayıs ayı aynı zamanda direnenlerin, diri diri toprağa verilenlerin günüdür” dedi.

    “BU ÜLKEDE ALEVİLERE ADALET YOK”

    Okmeydanı Cemevi Başkanı Eren Yıldırım, yaptığı konuşmada, Uğur’a yönelik saldırının tüm Alevi toplumuna yönelik olduğunu vurguladı. Yıldırım, “Susmayacağız!” diyerek şu konuşmayı gerçekleştirdi:

    “Bundan tam 11 yıl önce bu ibadethanenin bahçesinde bir can katledildi. Uğur Kurt, bir köylüsünü uğurlamak için buraya gelmişti ama ne yazık ki o gün en güvende hissettiği yerlerden birinde, bir polis kurşunuyla toprağa gömüldü. Ve bu kurşunun bedeli 12 bin 100 lira oldu. Bu yalnızca bir cinayet değil, Alevilerin ibadet, yaşam, varoluş hakkına sıkılmış bir kurşundur. 11 yıldır yüksek sesle haykırıyoruz; bu ülkede Alevilere adalet yok. Bugün sadece Uğur’un değil, halkın iradesiyle seçilmiş belediye başkanlarını da üniversite gençlerini de hukuksuz bir şekilde görevden alınıp tutsak edildiği bir adaletsizlik düzeni ile karşı karşıyayız. Bu dava yalnızca Uğur’un davası değil. O kurşun hepimize sıkıldı. Adaletsizliğe alışmayacağız, sessiz kalmayacağız. İnancımızın inkarına karşı susmayacağız. Buradayız ve haktan, hakikatten yana olmaya devam edeceğiz.”

    “ANCAK BU BÖYLE GİTMEYECEK”

    Okmeydanı Cemevi önceki dönem başkanı Zeynel Şahin de “Türkiye’de adalet yok” diyerek başladığı konuşmasında şunlara değindi:

    “Yıllardır verdiğimiz mücadelede hiçbir netice alamadık. Resmen tabancayı çekip bile bile vurdu ancak ispat edemiyoruz. Cezası 12 bin 100 lira oldu. Bugün meclis başkanının, Alevilere yönelik konuşmasına bakın. Halen o kin ve nefret bugün de devam ediyor. Ancak bu böyle gitmeyecektir. Biz, her zaman doğruları söylemeye devam edeceğiz. Mazlumun yanında olmaya devam edeceğiz.”

    “BU CUMHURİYET İSLAM KARDEŞLİĞİ ÜZERİNDEN KURULAMAZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya ise Uğur Kurt’un öldürülmesinin tesadüf olmadığını vurguladı. Karakaya, Gezi Parkı eylemleri döneminde katledilen Alevi yurttaşlara işaret ederek şöyle devam etti:

    “Uğur’un, bir cemevi bahçesi içerisinde polis kurşunuyla katledilmesi tesadüf değil. Alevilere yönelik ırkçı politika coğrafyanın her yerinde devam ediyor. Bugün Suriye’de de bir Alevi soykırımı var. Bu soykırımı meşru gösteren ne yazık ki bu ülkenin cumhurbaşkanından MİT başkanına kadar hepsi Emevi zihniyetinin devamını sürdürüyor. Eşit yurttaşlık mücadelemizi mutlaka sürdürmeliyiz. Bu ülkede toplumlar arası bir bağ kurulacaksa bu İslam kardeşliği üzerinden olmayacaktır. Bu cumhuriyet İslam kardeşliği üzerinden kurulamaz. Devletin bütün bu politikalarına karşı demokratik, laik, eşit yurttaşlık mücadelesinden başka durumumuz yok.”

    “EL ELE VERİRSEK BU TAHAMMÜLSÜZLÜĞE SON VERİLİR”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da törende konuşan isimler arasındaydı. Fırat, “Bu topraklarda çok acılar yaşandı, yaşanıyor. Umut ediyorum ki bu tahammülsüzlük bu bahar ayında sevgiyle bürünür. Bütün ezilen topluluklar el ele verirsek bu tahammülsüzlüğe elbette ki son verilir. AKP Genel Başkanı, iktidara geldiği dönemde ‘biz mağdur edildik’ diyordu. Belki haklı olduğu noktalar vardı ama şu an herkesi mağdur etmekte. Kendi gibi düşünmeyenleri cezaevine tıkıyor. Şimdi de oy devşirme mantığına girdiler. Elbette ki bir gün mutlaka barış gelecek. El ele verip birbirimizin Xızır’ı olmalı, mücadeleyi yükseltmeliyiz” diye konuştu.

    DAVA DOSYASI ANAYASA MAHKEMESİ’NDE!

    Uğur Kurt dosyasını üstlenen Av. Aslı Kazan da dava sürecine dair bilgi paylaştı. Kazan, şunları söyledi:

    “Uğur Kurt burada vurulduktan sonra benim sadece müvekkilim olmadı, Uğur benim tanımadığım bir kardeşim oldu. Aileyle birlikte acıyı birlikte yaşayıp, hukuk mücadelesini birlikte vermeye devam ediyoruz. Soruşturma aşamasında görüntüler karartılmıştı. Savcı, iddianameyi düzeltmek, buraya gelip keşif yapmak istemiyordu ve bunları bize açık açık ifade ediyordu. İnanılmaz bir cinayetti. Dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne götürdük ve ‘Yaşam hakkı ihlal edilmiştir’ denildi. Süreç böyle ilerliyor ve sonuna kadar adalet mücadelemiz devam edecek.”

    “BU ADALET HEP SİZE Mİ ÇALIŞIYOR”

    Uğur’un annesi Gülnaz Kurt ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Hani bizim yanımızdaydın, şimdi neredesin?” diye seslendi. Anne Gülnaz Kurt, “Tayyip Erdoğan bu cezayı bana verdi. 11 senedir dışarı çıkamıyorum. Benim oğlumun katili de elini kolunu sallayarak geziyor. Erdoğan, o adliyeleri sadece kendisi için mi kurdu? Oğlumun katilini bir gün olsun içerde göreyim, ben öleceğim artık, kanser hastasıyım. Bu adalet hep size mi çalışıyor?”

    “HEPİMİZİN VURULDUĞU YERDEYİZ”

    HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise yaptığı konuşmada “Aslında şu anda hepimizin vurulduğu yerdeyiz. Toplumsal çürümenin en yoğun yaşandığı yerdeyiz. Adaletle birlikte basının da çürüdüğü bir yerdeyiz. Ama adaleti bulacağımıza dair hiç umutsuz değilim. Şayet bu durum bir cami avlusunda olsaydı Türkiye nüfusunun söyleyeceği sözü çok merak ediyorum. Ama biz sessiz kalmayacağız, her an burada yaşananları dile getireceğiz. Sevgili Uğur’u ve Uğur gibi toprağa düşen bütün canlarımızı sevgiyle anıyorum” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Anne Gülnaz Kurt: Oğlumu öldüren polis gülüyordu, oğlumun değeri 12 bin lira mıydı?-VİDEO

    Anne Gülnaz Kurt: Oğlumu öldüren polis gülüyordu, oğlumun değeri 12 bin lira mıydı?-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Okmeydanı’nda bir yakınının cenazesine katılmak için gittiği cemevi avlusunda polisin kurşunuyla öldürülen Uğur Kurt’un annesi Gülnaz Kurt, PİRHA’ya konuştu. Anne Kurt, sanık polisin hiçbir ceza almadan yüzlerine gülerek gittiğini söyledi. Kurt, “Fail hiçbir ceza almadı ki, acımız o denli büyük olmasına rağmen fail avukatıyla elini kolunu sallayarak, yüzümüze gülüp gittiler. Benim oğlumun değeri 12 bin lira mıydı?” diye sordu. 

    Uğur Kurt, 22 Mayıs 2014’te cenaze için bulunduğu Okmeydanı Cemevinin bahçesindeyken üzerine açılan ateş sonucu başından vurularak hayatını kaybetti. Kurt, katledilişinin 7. yılında Okmeydanı Cemevinde anılacak.

    PİRHA‘ya konuşan Anne Gülnaz Kurt oğlu Uğur Kurt’un ölümüne yol açan polisin aldığı hapis cezasının 12 bin TL para cezasına çevrilmesine isyan ediyor. Kurt, sanık polis ve avukatının mahkeme çıkışı yüzlerine gülerek gittiklerini  hatırlattı.

    Gülnaz Kurt oğlunun ölümüyle birlikte eşi ve kendisinin de öldüğünü kastederek, yaşamın kendileri için dayanılmaz bir hal aldığına vurguda bulundu.

    Kurt, ayrıca dönemin başbakanı olan Erdoğan’ın, oğulları Uğur Kurt’un öldürülmesine yol açan olayın aydınlatılması için kendilerine verdiği sözün tutulmadığına da dikkat çekti.

    “ÇOCUĞUMU YOK YERE ÖLDÜRDÜLER”

    Acılı hali ile oğlu Uğur Kurt’u anlatan Gülnaz Kurt, “Benim oğlum çok iyi, hiç kimsenin hiçbir şeyine karışmazdı. Benim çocuğum içeri girerken kimseye selam vermeden geçmezdi. Kendi ailesiyle, çocuğuyla ilgilenen, iş dışında evden çıkmayan bir insandı. Benim çocuğumu yok yere öldürdüler. Çocuğumun günahı neydi?” dedi.

    “ONLAR, YASTIĞA BAŞLARINI RAHAT KOYUYORLAR MI?”

    Oğlundan geriye bir buçuk yaşındaki oğlu ve 19 yaşındaki eşinin kaldığını sözlerine ekleyen anne Gülnaz Kurt, “Yazık günah değil miydi? O polisin babası kafasını yastığa koyabiliyor mu? Çok mu rahat uyuyorlar? Nasıl koyuyorlar başını yastığa? Benim gecem gündüzüm belli değil, ben uyuyamıyorum, yatamıyorum, kanser hastasıyım, eşim öldü. Onun acısı hepimizi bitirdi. Hepimizi mahvettiler onlar nasıl yaşıyorlar?” diye sordu.

    “OĞLUNUN KANI YERDE KALMAYACAK DİYENLER NEREDE?”

    Anne Gülnaz Kurt, dönemin başbakanı olan Erdoğan’ın, oğulları Uğur Kurt’un öldürülmesine yol açan olayın aydınlatılması için kendilerine verdiği sözü hatırlatarak sözlerin tutulmadığını söyledi.

    Kurt, “Bize sahip çıkan kimse yok, oğlumun kanını yerde bıraktılar ben buna cevap istiyorum. O zamanın başbakanı, şimdinin ise cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Ben senin arkandayım, kanı yerde kalmayacak’ diyordu. Şimdi niye bir şey söylemiyor? Benim çocuğumu kaybettirdiler. Ben şu an torunuma bir cevap bulup söyleyemiyorum” diyerek isyan etti.

     “BENİM ÇOCUĞUMUN DEĞERİ 12 BİN LİRA MIYDI?

    Fail polisin dava süreci boyunca tutuksuz yargılanmasının kendilerini çok derinden etkilediğini söyleyen anne Gülnaz Kurt, “Fail hiçbir ceza almadı ki, acımızın o denli büyük olmasına rağmen fail avukatıyla elini kolunu sallayarak, yüzümüze gülüp gittiler diyerek bizi öldüren durum da bu oldu” dedi.

    Kurt, oğlunu öldüren sanık polise 12 bin 100 TL adli para cezası verilmesinin kendilerinde derin yaralar açtığına vurguda bulunarak, “Benim oğlumun değeri 12 bin lira mıydı? Bana çocuğumu geri verseler ben dünyaları veririm. Benim polisim vursun, benim polisim öldürsün sonra da ödüllendir ve ortalığa salın. Cumhurbaşkanı duysun. Kendisi  çocuklarıyla geziyor. Bir de televizyonlara çıkıp helallik istiyor, ben sana hakkımı neden helal edeyim?” ifadelerini kullandı.

    “AVUKATIN SAATİ BENİM OĞLUMDAN DEĞERLİYMİŞ”

    Anne Gülnaz Kurt oğlunu vuran polis memurunun avukatı Tolga Yurdakul’un saatinin kordonunu kopardığı iddiasıyla kendisine dava açıldığını dile getirerek, “Demek onun saati benim oğlumdan değerliymiş” diye konuştu.

    “ÇOCUĞUMUN KANI YERDE KALMASIN”

    “Herkese çağrım şu çocuğumun kanı yerde kalmasın” diyen anne Gülnaz Kurt, “Bize söz verenler, bana arkandayım, yanındayım, gereken ne ise yapacağız diyenler nerede? Bir de gelmiş helallik istiyor. Sen bana ne yaptın ki ben sana helallik vereyim? Oğlumun katilini ödüllendirdin ve geziyor. Benim çocuğum nerede? Ben oğlumun kanının yerde kalmasından başka hiçbir şey istemiyorum” diyerek adalet çağrısında bulundu.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul’da Uğur Kurt, 7 yıl önce bugün bir yakınının cenazesine katılmak için gittiği Okmeydanı Cemevi avlusunda polis kurşunuyla katledildi. Uğur’u katleden polis hakkında olası kasıtla öldürme suçundan iddianame düzenlenerek dava açıldı. Yargılama sonrası savcı 20 ila 25 yıl arası hapis dedi ancak bütün bunlara rağmen Uğur’u katleden polis 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı ve bu ceza paraya çevrildi. Yani cemevi avlusunda bir canı katletmenin bedeli 12 bin lira olarak belirlendi. Babası ve annesi tek oğullarının katledilmesine dayanamadı ve ikisi de üzüntüden kansere yakalandı. Babası Kemal Kurt geçen yıl kansere yenik düştü ama anne tüm acılarıyla yaşamaya devam ediyor.

    Pınar AKYÜZ -Ersin ÖZGÜL / PİRHA