Etiket: Gün Matbaa

  • Gün Matbaa davasında 8 kişi için tahliye kararı

    Gün Matbaa davasında 8 kişi için tahliye kararı

    PİRHA- Gün Matbaacılık çalışanı 21 kişinin yargılandığı davanın duruşmasında mahkeme heyeti, 8 kişi için tahliye kararı verirken, 13 kişinin ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

    Gün Matbaacılık çalışanı 21 kişinin yargılandığı davanın duruşmasında mahkeme heyeti, 8 kişi için tahliye kararı verdi. Kasım Zengin’in de aralarında olduğu 12 kişi için tutukluluğun devamına karar vererek, duruşmayı 12 Kasım gününe erteledi.

    Mahkeme kararıyla TMSF’ye devredilen Gün Matbaacılık çalışanları hakkında aralarında sahibi Kasım Zengin ve 20 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması, Silivri Cezaevi karşısında bulunan duruşma salonunda görüldü. Savcının, tüm tutuklular için tutukluluk halinin devamını istemesi ardından duruşmada avukatlar söz aldı.

    Avukatlar, savunmalarında tahliye talebinde bulundu. Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti ara kararını açıkladı.

    Mahkeme heyeti verdiği kararında matbaa çalışanları Necat Hizarcı, Sadettin Demirtaş, Muhammet Özkan, Mehmet Kadir Özkara, Cumali Öz, Süleyman Güneş, Kemal Dağdöğen ve Özgür Bozkurt’un tahliyesine karar verdi. Mahkeme, tahliye kararı verdiği 8 kişi için yurt dışı yasağı koydu.

    8 KİŞİYE TAHLİYE

    Heyet kararında, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzakere yazılarak, Azadiya Welat  ile Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin Ocak-şubat 2018 döneminde gazetenin günlük olarak teslim edilmediğinin ve hakkında her hangi bir soruşturmanın olup olmadığını sorulmasına karar verdi.

    Mahkeme, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Özgürlükçü Demokrasi gazetesi davası ile benzer mahiyette olduğunu belirterek, birleştirilme yönünde muvafakat sorulmasını istedi.

    Mahkeme, Cemal Tunç, Erdoğan Zamur, İhsan Sinmiş, İrfan Karaca, Kasım Zengin, Kazım Göçer, Mahmut Abay, Mehmet Emin Sümeli, Musa Kaya, Mürsel Demir, Polat Arslan ve Uğur Selman Kelekçiler’in üzerlerine atılı suçun niteliğini göz önünde bulundurarak tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan Derviş Avras hakkında çıkarılan yakalama kararının beklenilmesine karar verdi.

    Mahkeme, duruşmayı 12 Kasım gününe erteledi. (HABER MERKEZİ)

  • TV10 çalışanları 79. eylemini yaptı: Aleviler üzerindeki sistematik baskı son bulsun-VİDEO

    TV10 çalışanları 79. eylemini yaptı: Aleviler üzerindeki sistematik baskı son bulsun-VİDEO

    PİRHA – KHK ile hukuksuz bir şekilde kapatılan kanallarını geri almak için TV10 çalışanları başlatıkları eylemin 79. haftasında Taksim Galatasaray Lisesi önünde biraraya  geldi. Burada bir konuşma yapan TV10 Haber Müdürü Turabi Kişin, “Bir ülkede basında ifade özgürlüğü yoksa orada demokrasiden, insan haklarından bahsedilemez” dedi.

    OHAL’in ardın çıkarılan KHK ile kapatılan kanallarını geri almak için TV10 çalışanları başlattıkları eylemin 79. haftasında Taksim Galatasaray Lisesi önünde biraraya geldiler. “Alevilerin Sesi TV10 Susturulamaz” pankartı açılarak “Özgür basın susturulamaz” sloganları atıldı.

    KHK ile kapatılan TV10’nun geri alınması için başlatılan eylemin 79. haftasında olduğunu söyleyen Kişin, “Haftalardır bu meydanda Alevilerin Sesi TV10’nun kapatılmasını protesto ediyoruz. Basın üzerindeki baskıların son bulması, demokratik, çoğulcu her rengin kendisini ifade edebileceği bir ortamın oluşması için eylemlerimizi sürdürdük” dedi.

    “Bir ülkede basında ifade özgürlüğü yoksa orada demokrasiden, insan haklarından bahsedilemez” diyen Kişin, “Geçen haftalarda Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaa’ya yapılan baskıyı dile getirdik. Bu baskınlarda 27 kişi gözaltına alınarak doğrudan mahkemeye sevk edildikten sonra 22’sinin tutuklanarak cezaevine gönderildiğini” söyledi.

    “GAZETECİLERİN EVLERİNE BASKINLAR YAPILIYOR”

    Türkiye’de cezaevindeki gazeteci sayısının 172 kişiye yükseldiğini söyleyen Kişin, geride bıraktığımız haftada gazete çalışanlarının evlerine baskın yapılarak gözaltına alındığını ve bunların da muhtemelen tutuklanacağını söyledi.

    Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi’nin bir geleneği temsil ettiğini vurgulayan Kişin, “Bir geleneği sürdüren bu gazetelerin binaları bombalandı, gazeteciler failli meçhul cinayetlerle katledildi. Bu gazetelerin bombalanmasının tek nedeni ise bölgede Kürt halkına yönelik saldırıları, failli meçhul cinayetleri, köy boşaltmaları ve hukuksuzlukları dile getirmesidir” diye konuştu.

    “GAZETECİLER DEMOKRASİ MÜCADELESİNDE HAK ETTİKLERİ YERİ ALACAK”

    9o’lı yıllardaki baskıların özgür basın geleneğinin sürdürülmesine engel olamadığının altını çizen Kişin, “Bugünün koşulları da geride kalır, bu gazeteciler yine Türkiye basın tarihinde, demokrasi mücadelesinde hak ettikleri yeri alarak gerçeklerin açığa çıkmasında rol oynayacaklardır” ifadelerini kullandı.

    ” TV10 ALEVİLERİN SORUNLARINI DİLE GETİRİYORDU”

    TV10 Yönetim Kurulu Başkanı Veli Büyükşahin, Yayın Kurulu Üyesi Veli Haydar Güleç ve kameraman Kemal Demir’in üç ay önce gözaltına alınıp tutuklandıklarını ve hala bir iddianame olmadığını söyleyen Kişin, tutuklanan arkadaşlarının, Alevilerin sorunlarını dile getiren gazeteciler olduğunu söyledi.

    Kişin, Tv10 Çukurova temsilcisi Diren Keser’in de aynı gerekçelerle 2, 5 yıl ceza aldığını söyleyerek, biran önce arkadaşlarının serbest bırakılmasını istedi.

    “ALEVİLER ÜSTÜNDE SİSTEMATİK BİR BASKI VAR”

    Geçtiğimiz haftada 16 PSAKD Erzincan üyesinin tutuklandığını hatırlatan TV10 Haber Müdürü Turabi Kişin, Aleviler üzerinde sistematik bir baskının her geçen gün kendisini gösterdiğini söyledi.

    TV10 Haber Müdürü Turabi Kişin son olarak Alevileri asimile etmek için yapılan çalışma ve politikalara değinerek şunları ifade etti:

    “Ankara’da Alevilerin devşirme dedelerini bir araya getirip Alevilere karşı asimilasyon çarkını derinleştirmeye çalışan toplantıları biliyoruz. Bugünlerde piyasaya sürülen bu kişilerin Alevilikle hiçbir ilgisi yok. Çünkü Aleviler Sünnileşemiyorlarsa bari Şiileşsinler adı altında çıkarılan kitapçıkları ve erkannameleri biliyoruz. Alevi toplumu bunlara karşı  duyarlılık içindeler ve görüyorlar.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

     

  • Basın örgütleri: Sessiz kalırsak hepimiz yavaş yavaş yanarız – VİDEO

    Basın örgütleri: Sessiz kalırsak hepimiz yavaş yavaş yanarız – VİDEO

    PİRHA – Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaa çalışanlarının tutuklanmasına tepki göstermek için İHD İstanbul Şubesi’nde bir araya gelenler, insanların baskılara karşı “Dokunan yanar” gerekçesiyle tepki göstermediğini ifade ederek, “Ama dokunmazsak aslında hepimiz yavaş yavaş yanarız” dedi. 

    İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaa çalışanlarının tutuklanmasına karşı basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya, Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, DİSK Basın İş Sendikası Üyesi Ali Ergin Demirhan, Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş ve çok sayıda basın çalışanı destek verdi.

    “BASININ ÖZGÜRLÜĞÜ HERKESİN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR”

    Basın açıklamasında ilk olarak Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan konuştu. Boltan, Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaa’nın kapatıldığını ve bununda alışılagelmiş bir durum haline geldiğini söyledi. Devlet basını olmayan ve devletin yanında yer almayan basın kurumların sıraya konulduğunu ifade eden Boltan, “Peyder pey gazeteler basılarak kapatılıyor ve çalışanlar gözaltına alınıp cezalandırılıp cezaevine konuluyor. Bunların amaçları bellidir” dedi.

    “Türkiye’de basın alanında devlet herhangi bir çalışma kabul etmiyor” diyen Boltan, Matbaanın tarihsel ehemmiyetinin önemli olduğunu belirtti.

    Osmanlı döneminde açılan matbaanın Osmanlı imparatorluğu tarafından kapatıldığına dikkat çeken Boltan, “Aslında matbaayı kapatan zihniyet sonraki zamanda matbaanın açılmasına engel olamadı. Fakat matbaayı kapatan zihniyetin sahibi Osmanlı imparatorluğu kapandı” dedi.

    Bu günün iktidarının Osmanlı zihniyetiyle matbaayı kapatarak kendisini iktidar yapacağını hesapladığını belirten Hakkı Boltan, o dönemlerde yapılmayanın bu dönemlerde mümkün olmayacağını söyledi.

    Boltan, “Basın özgürlüğü çerçevesinde faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Bu konuda gelebilecek her türlü saldırının karşısında olacağımızı ifade ediyoruz. Basın her zaman özgür olmalı” dedi.

    Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü Hakkı Boltan, çağrıda bulunarak, “Eğer Türkiye’yi seviyorlarsa  ve bunun için savaş ve mücadele yürüttüklerini söylüyorlarsa öncelikle basını özgürleştirerek bunu yapmalılar. Basının özgürlüğü herkesin özgürlüğüdür” ifadelerini kullandı.

    “66 GAZETECİ ÖLDÜRÜLDÜ”

    Boltan’dan sonra Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş konuştu. Durmuş, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü’nü hatırlatarak, “1909 yılında Hasan Tahsin Bey’in öldürülmesinin üzerinden yüz yıldan fazla zaman geçti. Bu arada 66 gazeteci öldürüldü, failli meçhul cinayetlere kurban gittiler. Öldürülen gazetecilere bakınca bir çoğunu haber peşinde koşarken, bazılarını rahatsız ettikleri için öldürüldüler” dedi.

    100 yıl aradan sonra Türkiye’de iktidarın basına bakışında çok şeyin değişmediğini söyleyen Durmuş, bugün gazetecilerin öldürülmediğini ama gözaltına alınıp, tutuklandığını hatta müebbetle cezalandırılmaya çalışıldığını söyledi.

    HABER YAPMAYA DEVAM…

    Bütün yapılan baskılara rağmen özgür basın çalışanlarının haberi halka ulaştırmak için çabaladıklarını söyleyen Durmuş, Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi Çalışanları’ndan kimsenin olmadığını çünkü hepsinin gözaltında olduğunu söyledi.

    Gökhan Durmuş, son olarak dayanışma içinde olduklarını belirterek, TGS olarak yanlarında olacağız. Bir ülkede basın özgürse demokrasi vardır. O yüzden demokrasi içinde halkın haber alma hakkı içinde özgür basın olarak haber yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    “BASINA YÖNELİK DARBE 2015’DE BAŞLADI”

    Son olarak söz alan DİSK/Basın-İş’ten Ali Ergin Demirhan, 25 Temmuz 2015 itibariyle basına yönelik bir darbe sürecinin başladığını belirterek, “O zamandan bu zamana kapatılan yayınlar, İnternet yasakları, tutuklu gazeteciler sayısında dünya rekortmeni olmamız,  televizyonlarını gazetelerin kapatılması ve bugün geldiğimiz son operasyonda gazete basmanın, kitap basmanın suç ilan edilmesi noktasına geldik” dedi.

    Gün Matbaa’sında 20 kişinin tutuklandığını söyleyen Demirhan, Kendilerine yöneltilen suçlamanın kendilerine iş olarak gelen kitabı basması olarak gösterildi.

    Özgür basın ve Kürt basını üzerinden tüm basına verilen bir tehdit olduğunu kaydeden Demirhan, “Kürt basınını döverek bütün basını terbiye etmeye çalışıyorlar. Kadri Bağdu’nun öldürülmesi üzerinden birkaç yıl geçti. Cinayetten tutuklamaya her şey var. Tutuklanan arkadaşlarımız savcının yüzünü bile görmeden, ifadelerinin bile alınmasına ihtiyaç alınmadan doğrudan tutuklanmaya sevk edildiler. Alınan bir siyasi karar, bir mahkeme yargılama süreci yok. Bu bütün halka basın özgürlüğüne bir saldırıdır” dedi.

    “HAKİKATİ KAPATAMAZSINIZ”

    İnsanların baskılara karşı “Dokunan yanar” gerekçesiyle tepki göstermediğini ifade eden Demirhan, “Ama dokunmazsak aslında hepimiz yavaş yavaş yanarız” dedi. Matbaa ve gazete çalışanlarının yanında olduklarını vurgulayan Demirhan, “Şirketleri matbaaları kapatabilirsiniz markaları yasaklayabilirsiniz ama bu geleneği durduramazsınız. Hakikati bununla kapatamazsınız.”

    (HABER MERKEZİ)