Etiket: güneş gümüş

  • Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş gözaltına alındı-VİDEO

    Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş gözaltına alındı-VİDEO

    PİRHA- Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP)  Genel Başkanı Güneş Gümüş, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Gökçe Şentürk’ün de aralarında olduğu 15 kişi Ankara merkezli bir operasyon kapsamında gözaltına alındı. Sosyalist Emekçiler Partisi, “AKP iktidarının baskı politikalarına, Türkiye’yi karanlığa hapsetme çabalarına karşı mücadelede birleşelim” çağrısı yaptı.

    Ankara, İstanbul ve İzmir’de sabah saatlerinde yapılan ev basınlarında Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP)  Genel Başkanı Güneş Gümüş, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Gökçe Şentürk’ün de aralarında olduğu 15 kişi gözaltına alındı.

    Ankara’da bulunan SEP Genel Başkanı ve ismi öğrenilmeyen SEP üyeleri Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürülürken, diğer kentlerde gözaltına alınanların ise Ankara’ya getirileceği öğrenildi. Dosyada gizlilik kararı olduğu gerekçesiyle avukatlara bilgi verilmedi.

    SEP’TEN ÇAĞRI: MÜCADELEYİ BÜYÜTELİM

    Sosyalist Emekçiler Partisi’nin konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Bugün sabah saatlerinde Genel Başkanımız Güneş Gümüş’ün de dâhil olduğu 15 yoldaşımız çeşitli illerden ev baskınıyla gözaltına alındı. Türkiye’yi karanlığa gömmek isteyenler bütün demokratik hakları engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar. Düzmece dosyalarla, haksız gözaltılarla devrimci mücadeleyi sindirmek için çabalıyorlar. Bizler devrimci mücadelemizden vazgeçmeyecek, tüm baskıları yoldaşlarımız ve dostlarımızla beraber göğüslemeye devam edeceğiz. Zafere gidecek olan mücadelemiz, bu tür aciz operasyonlarla engellenemeyecek, AKP iktidarı da onun beslendiği bu düzen de eninde sonunda tarihin çöplüğüne gönderilecektir. Tüm devrimcilere, demokratlara, siyasi partilere çağrımızdır. AKP iktidarının baskı politikalarına, Türkiye’yi karanlığa hapsetme çabalarına karşı mücadelede birleşelim.”

    PİRHA/ANKARA

  • SEP Başkanı Gümüş: Bu Korona virüsü en çok emekçi halkı ve  yoksulları vuruyor-VİDEO

    SEP Başkanı Gümüş: Bu Korona virüsü en çok emekçi halkı ve yoksulları vuruyor-VİDEO

    PİRHA -Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, “Koronavirüs en çok emekçi halkı, yoksulları vuruyor” dedi. Gümüş, milyonlarca insanın neredeyse hiçbir önlemin alınmadığı ülkelerde koronavirüs tehlikesi altında yaşadığını belirtti.  

    Haberin Videosu

    Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, Toplumsal eşitsizlikler sadece Türkiye‘de değil, dünyada da hiç olmadığı kadar derinleşmiş ve açık hale gelmiş durumda olduğuna dikkat çekti. Barış Akademisyenlerinden olan Güneş Gümüş, işçi sınıfının uluslararası mücadele, birlik ve dayanışma gününe de vurgu yaparak sözlerinin söyle sürdürdü:

    “Korona virüs pandemisi altında olağan üstü bir süreçten geçiyoruz. Sanki bu virüs toplumun her kesimini zenginiyle, yoksuluyla, sermayesiyle, emekçisi ile eşit bir şekilde etkiliyormuş gibi görünüyor ama hiçte öyle değil. Toplumsal eşitsizlikler sadece Türkiye‘de değil, dünyada da hiç olmadığı kadar derinleşmiş ve açık hale gelmiş durumdadır.

    Milyonlarca insan özellikle batı Avrupa ve ABD’yi dışında bırakırsak neredeyse hiçbir önlemin alınmadığı ülkelerde korona virüs tehlikesi altında yaşıyor. Kalabalık şehirlerde, büyük iş yerlerinde yan yana çalışmaya devam ediyor. Oysaki Bill Gates milyon dolarlık evinde kendisini karantinaya alabiliyor. Dolayısıyla eşitsizliğin çok daha görünür olduğu dönemden geçiyoruz.”

    Koronavirüsün en çok emekçi kesimi etkilediğini kaydeden Gümüş, “Özetle Türkiye’de bu çok daha net. Bir kere herkese evde kal deniyor ama emekçiye çalış deniyor. Virüs senin canını alsa da sen çalışmaya devam et deniliyor. Hafta sonları sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor ama organize sanayi bölgeleri Valilikler ve Kaymakamlıklar eliyle izinler alınıyor. İçinden geçtiğimiz şu dört günlük sokağa çıkma yasağında lokantalar çalışmaya devam edecek, marketler kısmi olarak çalışacaklar dolayısıyla aslında en çok emekçilerin bu virüsten etkilendiğini söylemek gerekiyor” dedi.

    “KORONA VİRÜSTEN EN ÇOK ETKİLENEN KESİM EMEKÇİLER

    Güneş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sadece bu da değil, bir kere işsizlik çok yakıcı bir gündem emekçiler açısından. Birçok iş yeri genelgeyle kapatılmış durumda. Onun dışında talep eksikliği, insanların tüketim alışkanlıklarının değişiklikler nedeniyle de birçok iş yeri kapanmanın eşiğinde ya da işçi çıkarma eşiğine gelmiş durumda. İşsizlik çok yakıcı bir sorun aslında. Türkiye‘de yüz binlerce iş yeri kapalı, milyonlarca insan kısa çalışma ödenekleri ya da işsizlik sigortasında verilecek 1.170 TL’lik ücretlere ücretsiz izin adı altında gelecek gelire başvuru yapmış durumda. Bunun dışında çalışanlar açısından bir yandan korona virüs tehlikesi var. Hem kendisini, hem de ailesini etkileyebilecek böylesi bir tehlike var. Hem de uzun çalışma saatleri var, az personelle çalışma derdi var, maske kullanımında sınırlı olmasalar bile, diğer hiç bir güvenlik önlemi alınmamış durumu var. Aslında en çok etkilenen kesimin emekçi halk olduğunu Korana virüsten çok net bir şekilde söyleyebiliriz.

    “ZORUNLU OLMAYAN İŞ YERLERİNDE, ÜRETİM DURDURULSUN”

    Bunun karşısında en çok emekçi halkın sesinin çıkması, emekçilerin taleplerini yükseltmesi gerekiyor. Bir kere zorunlu olmayan iş yerlerinde, üretimin durması lazım. Bu pandemin sonlanana kadar tam maaş ödenmesi lazım.  Kısa çalışma ödenekleri ya da ücretsiz izin süresince verilecek 1.170 TL gibi ücretlerle emekçilerin yaşamlarını devam ettirmesi mümkün değil, tam ücret istemek lazım.

    “HALKTAN PARA İSTEMEYİ BIRAKIN, ZENGİNLERE GELİR VERGİSİ ÇIKARIN”

    Kaynak arıyorsanız bizden 10 TL istemeyi bırakın, halka başvurmayı bırakın, süper zenginlere gelir vergisi çıkarın, müşteri garantili ihaleleri ortadan kaldırın, biz bize yeteriz kampanyasından toplanan para Osmangazi köprüsünün iki gün kapalı kalmasını bedeli bile değil neredeyse. Ya da şatafatlı israfı durdurun çağrısı yapılması gerekir. Bunun içinde gündem olması lazım.

    “1 MAYIS’TA EMEKÇİLERİN GÜNDEMİNİ, ETKİN HALE GETİRELİM”

    Önümüzde hafta 1 Mayıs. 1 Mayıs tarihsel önemde bir gün. İşçi sınıfının uluslararası mücadele, birlik ve dayanışma günü. Aslında bu günü korona virüsün en çok etkilediği emekçilerin ve halkın taleplerinin yükselmesi gününe çevirmek lazım. Bu bir hafta boyunca taleplerimizi, emekçilerin taleplerinin yükseltilmesi, 1 Mayısta da Türkiye’nin gündemini emekçilerin gündemi ile de sarsılması için ses yükseltilmesi gerekiyor.

    Bir hafta boyunca pankartlar asmak, afişlerle mahalleler donatmak, sosyal medya çalışmaları yapmak, ulusal kanallarda muhalif seslerin iyi kötü bağlanabildiği kanallarda emekçi gündemini etkin hale getirmek, emekçi gündemini güçlendirmek gerekiyor. Bunun dışında 1 Mayıs‘ta Türkiye çapında 100 binlerle artık miting yapabilecek koşullara sahip değiliz. Böylesi bir Pandemi altında bunun imkanları olmayabilir. Ama milyonlarca insanın katılabileceği bir akşam eylemini örgütlemek çokta zor değil.

    Herkesin evlerinden tavalarıyla, tencereleriyle, ıslıklarıyla, sloganlarıyla, ışıklarını kapatarak, açarak akşam 20.00-20.30 veya 21.00’de yapacakları bir eylem emekçilerin bugün yakıcı hale gelmiş taleplerini Türkiye gündemine oturması için çok etkili olacaktır, çok daha yaygın katılıma uygundur.

    “1 MAYISI TAÇLANDIRACAK KAMPANYALAR YÜRÜTÜLMELİ”

    Sendikaların, siyasi örgütlerin, demokratik kitle örgütlerinin bu yönde kampanyayı örgütlemesi ve bu bir haftayı 1 Mayıs taçlandıracak bir kampanya ve eylem süreci için canlı tutması gerekiyor. Yoksa emekçi halk daha önceki krizlerde olduğu gibi korana krizinin de bedelini ödettirilmeye, mahkum edilecek ve bu toplumsal eşitsizlikler ne kadar derinleşirse, derinleşsin patronların düzeni onların çarkı, onların baskıcı iktidarları AKP rejimi istediği gibi at oynatmaya devam edecek.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • SEP Başkanı Gümüş: Bu rejim toptan ortadan kaldırılmalı-VİDEO

    SEP Başkanı Gümüş: Bu rejim toptan ortadan kaldırılmalı-VİDEO

    PİRHA-Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, yeni bir Anayasanın tabandan bir muhalefet ile yapılabileceğini ifade etti. Gümüş, “Öncelikli hedefimiz mevcut rejimin ortadan kaldırılması” dedi. 

    Haberin Videosu

    Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, yerel seçimler sonrasında iktidarın yeni bir değişim yaratma çabasına girdiğine dikkat çekti.

    “BU REJİM MEŞRU DEĞİL”

    Aynı zamanda barış akademisyenlerinden olan Gümüş, iktidarın oluşturduğu yeni sistemin antidemokratik olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Bir kere bu rejimin meşru olmadığını söyleyerek başlamak gerekiyor. Çünkü son referandum sopalı ve OHAL şartlarında gerçekleştirilmişti. Hileleriyle, çok ciddi bir şekilde kamuoyunun önüne geldi. Fiilen yaşama geçirilen rejim değişikliğinin bir meşrutiyeti yok. Dolayısıyla bu değişikliği bir rejim değişikliği olarak kabul etmemek gerekiyor. İktidarın şu an referandum değişikliği yapabilecek bir çoğunluğu da olmadığını söylemek lazım. 23 Haziran sonrası yeni bir anayasa onlar açısından da tekrar gündeme alındı. Türkiye burjuva rejimi başından beri aslında kırılgandı. Bu tür kırılganlıklara açıktı. Yani rejimlerin ortaya çıkışı açık durumdaydı. Bunun sadece bir anayasayla değişebileceğini düşünüyorum.”

    “HEDEFİMİZ, BU REJİMİN TOPTAN KALDIRILMASI”

    Gümüş, yeni bir Anayasa yapım sürecinin kaçınılmaz olduğunu da vurgulayarak, “Anayasalar ancak sokakta, tabandan bir muhalefetle yaşama geçerse karşılık bulur” diyerek şunları kaydetti:

    “Böyle bir talebi sokak, toplumsal hareketler yaratabilir ve bu hareketlerin talepleri kendini anayasada ifade edebilirse karşılığı olabilir. Fransa devriminden bugüne Fransa’daki anayasanın sınırlarını belirleyen şey toplumsal hareketlerdir. Herhangi bir başka ülkeye baktığınız zaman aynı şeyden bahsetmek gerekir. Dolayısıyla Türkiye’de üstten bir anayasa değişikliğinin ötesinde tabandan demokrasi, özgürlük mücadelesinin yürütülmesi ve bunun üst yapıya yansımasının sağlanmasından geçiyor. Öncelikli hedefimiz bu rejimin toptan ortadan kaldırılması. Kapitalist düzen altında hangi anayasa olursa olsun sağlıklı bir şekilde işleyen insan hakları açısından, emekçiler açısından, işçi hakları açısından, kadın açısından mümkün değildir. Ama sonuçta şu an tek adam rejimi altında ülke neredeyse kabile cumhuriyetine çevrilmiş durumda. Ben yaptım oldu mantığı var. Dolayısıyla bunu geriye çevirecek, özgürlük ve demokrasi anlamında genişletecek ve iktidar üzerinde denetim mekanizmalarını artıracak değişikliklere gidilmesi gerekiyor. Bu taleplerin toplumsal muhalefetle birlikte yükseltilerek, mücadelenin bunun üzerine uygulanması anlamlı olacaktır.”

    Cebrail ARSLAN/Eren GÜVEN
    ANKARA

     

  • SEP Genel Başkanı: AKP, ekonomik krizin yükünü halkın sırtına yüklüyor- VİDEO

    SEP Genel Başkanı: AKP, ekonomik krizin yükünü halkın sırtına yüklüyor- VİDEO

    PİRHA- KHK ile görevinden ihraç edilen barış akademisyeni ve Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, 2019 yılında vergilerin sayısının sürekli artacağını ve dolayısıyla ekonomik krizin yükünün vatandaşın sırtına yükleneceğini kaydetti. Gümüş, “Buna karşı mücadele etmek ve bu mücadelede kitlelerin katılacağı bir adres oluşturmak gerekiyor. Bir emek cephesine çok net ve acil bir şekilde ihtiyaç var.” dedi.

    Barış akademisyeni ve Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, ülkede yaşanan ekonomik krizin halka getirilerine dair PİRHA’ya konuştu. Gümüş, 2019 yılının emekçiler ve işçiler için ağır yükler getireceğini kaydetti.

    “EKONOMİK KRİZ AKP TABANINDA DA KIPIRDAMAYA YOL AÇTI”

    “2018 zorlu bir yıl olarak geçti. AKP rejiminin uzun yıllardır hesapladığı tek adam rejiminin kurumsallaştığı bir yıl oldu.” diyen Gümüş, ekonomik krizin bu yıl da daha çok netleştiğini belirtti. Ekonomik krizin genel olarak AKP tabanında da bir kıpırdamaya ve zayıflamaya yol açtığını söyleyen Gümüş şöyle konuştu:

    “Özellikle dövizin çok hızlı bir ivme ile yükselmesi ve ekonomik göstergelerin, enflasyonun ve buna benzer bir dizi halkın çok net bir şekilde hissedeceği göstergelerin bozulması bu beklentiyi arttırdı.  Bir dönem boyunca AKP müdahalelerle bunu yatıştırmayı başardı. Rahip krizinde geri adım atıldı. Her zaman yaptıkları gibi, hızlı bir dönüş yaptılar. Uluslararası konjonktürdeki gelişmeler onların belli açılardan işlerine yaradı. Enflasyon oranlarını düşürmek için de çeşitli hamleler gerçekleşti. Mart sonuna kadar en azından krizin derin etkisini ötelemeye çalışıyorlardı, bu konuda belli ölçülerde başarı sağlandığını belki söyleyebiliriz. Çünkü ÖTV ve KDV indirimleri ile teşviklerle asgari ücrette normalde yapmayacakları zam oranlarını gündeme getirmeleri ile kendileri için kritik bir seçim mi atlatmaya ondan sonra da krizin etkilerini halka daha net bir şekilde yansıtmaya çalıştıklarını söylemek gerekiyor.”

    “EKONOMİK KRİZ İŞÇİ KIYIMI GETİRECEKTİR”

    Gümüş, uluslararası konjonktürde küresel bir durgunluğun hem 2019 hem 2020 için dünya genelinde konuşulmaya başlandığını ve bu durgunluğun Türkiye’ye çeşitli etkileri olacak olacağının altını çizdi. İnşat sektöründen beyaz eşyaya ve otomotive kadar ekonominin ciddi daralmalar yaşandığını belirten Gümüş, bununda şirketleri iflasa ve işçi kıyımına götüreceğini söyledi. Gümüş şunları ifade etti:

    “Zaten ev kredileri ciddi oranda artmış durumda ve konut alımları belli bir daralma içinde. Bunun dışında otomotiv ve beyaz eşya sektörü de benzer sıkıntılar içinde. Bu durumda ihracatında daralması yani dışarıdaki piyasaların daralması Türkiye’ye de etkili olacaktır ve ihracatın kritik olduğu sektörlerde mesela metal sektörü gibi sektörlerde krizin etkileri daha net hissedilmeye ve şirket iflasları, işsizlik en azından net bir şekilde görülmeye başlayacaktır. Bunun dışında tabi uluslararası düzeyde ABD ekonomisinin zayıflaması doların değersizleşmesi de beraberinde getiriyor bu TL’nin belli ölçülerde biraz daha konumunu korunmasını sağlayacaktır.”

    “EKONOMİK KRİZE KARŞI ORTAK EMEK CEPHESİ OLUŞMALI”

    AKP iktidarının bir dönem anlık ekonomik hamleler ile kendini rahatlatıp süreci kurtarabileceğini söyleyen Gümüş, uzun vadede AKP’nin çözüm sağlayacak bir reçetesinin olmadığını ifade etti. Buna karşı kitlelerin katılacağı ortak bir emek cephesi oluşturulması gerekliliğe değinen Gümüş, sözlerinin devamında şunları vurguladı:

    “Çünkü Türkiye ekonomisi 2001 krizinden sonra yani bütün AKP dönemi boyunca dışarıdan gelen sıcak paradan sağlanan borçla yani dövize bağlı bir borçla iç talebin yükseltilmesi yani yine borca dayalı bir iç taleple ilerledi. İç talepte bir daralma varsa dışarıdaki piyasalardan borç bulma konusunda sıkıntılar ortaya çıkmışsa,  parasal genişleme uluslararası düzeyde geride kalmak üzere bu ekonominin ilerleme şansı yok. Dolayısıyla AKP’nin ekonomik krizi uzun vadede ertelemesi mümkün değil. Önemli olan onlar için yerel seçimlere en az badire ile atlatmak.  Burada “çözüm ne olur?” sorusuna da tabi kapitalizm krizlerle birleşik bir durumda krizsiz bir kapitalizm düşünülemez.  Dolayısıyla kapitalist krizine çözüm önermek sosyalistlerin işi olmaması gerekiyor ilk önce onu söylemek lazım. Asgari ücretten %20’ye çıkaracaklar vergi oranını, yıl içinde poşet vergisi diye yeni bir vergi eklendi. hayatımıza vergilerin sayısının sürekli artacağını, dolayısıyla krizin yükünü hep vatandaşın sırtına yoksa emekçinin sırtına yükleneceğini biliyoruz. Buna karşı mücadele etmek ve bu mücadelede kitlelerin katılacağı bir adres oluşturmak gerekiyor bir emek cephesine çok net ve acil bir şekilde ihtiyaç var.”

    Cebrail ARSLAN-Derya DÖNMEZ/ANKARA

  • SEP Genel Başkanı Gümüş: Eğitimi müşteri ilişkisine çeviren iktidar kitlelere öfke taşıyor- VİDEO

    SEP Genel Başkanı Gümüş: Eğitimi müşteri ilişkisine çeviren iktidar kitlelere öfke taşıyor- VİDEO

    PİRHA- Öğrencisi tarafından öldürülen Çankaya Üniversitesi Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’i katledilmesine dair PİRHA’ya konuşan barış akademisyeni ve Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, “Siyasal iktidar düşünmenin, sorgulamanın, nitelikli olmanın hedef haline getirildiği bir toplumsal doku yaratmaya çalışıyor” dedi.

    KHK ile Ankara Üniversitesi’ndeki 70 akademisyen ile birlikte ihraç edilen barış akademisyeni ve Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, iktidarın toplumsal dokuyu zedelediğini ve eğitimi müşteri ilişkisine çevirdiğini söyledi. İktidarın karşı propagandasıyla kitlelerde öfkenin taşıyıcısı hale geldiğini belirten Gümüş, Ceren Damal Şener’in katledilmesin de bunun bir yansıması olduğunu ifade etti.

    “İKTİDAR KARŞI PROPAGANDA İLE KİTLELERE ÖFKE TAŞIYOR” 

    “Siyasal iktidar düşünmenin, sorgulamanın, nitelikli olmanın hedef haline getirildiği bir toplumsal doku yaratmaya çalışıyor” diyen Gümüş, iktidarın karşısında duran her kesimi cephe olarak gördüğünü vurguladı.

    “Çünkü neredeyse kendisi karşında bir cephe gibi görüyor” diyen Gümüş sözlerine şöyle devam etti:

    “Paylaşmanın, dayanışmanın, güveni güçlendirecek bir toplumsal doku yeniden yaratılmadığı sürece bu toplumsal çürüme daha da net bir şekilde bütün toplumsal kesimleri vuracak. Bu tür kesimleri sürekli onlara karşı bir propagandayla kitlelerde de böyle bir öfkenin neredeyse taşıyıcısı hale gelmiş durumda. Bunun için aslında yeniden o ana toplumun ana değerlerin olması gereken o dayanışmadır, paylaşmadır,  güvendir,  onun yükseltilmesi bunun da yolunun o toplumsal mücadele dalgasını ancak bunu sağlayabileceği,  o toplumsal mücadelenin yükseldiği dönemlerin bambaşka bir toplumsal doku yarattığını unutmamak gerekiyor.”

    “DÜŞÜK ÜCRETLE VE GÜVENCESİZ ÇALIŞAN AKADEMİK KADROLAR VAR”

    Eğitimin paralı hale getirildiği ortamlarda ise bu ayrışmanın çok daha ön plana çıktığını söyleyen Gümüş, düşük ücretle çalıştırılan ve hiç bir güvencesi olmayan akademik kadrolar olduğunu da hatırlattı. Gümüş,“Üniversitesi genelindeki sıkıntıdan daha ayrı olarak özel üniversitelerde, vakıf üniversitelerinde eğitimin paralı hale getirildiği üniversitelerde bu durumun çok daha can yakıcı bir hal aldığını söylemek lazım. Hem çok düşük ücretlerle çalıştırılan ve hiç bir güvencesi olmadan çalıştırılan bir akademik kadro var. Özellikle akademik kadroların daha altlarına gidildikçe daha da güvensizleştirilen bir çalışma biçimi var. Hem de neredeyse  öğrenme,kendini geliştirme, dünyayı kavrama ilişkisinden çıkmış bir müşteri ilişkisini dönüşmüş. Bir ilişkinin de yansımaları eğitimde görüyoruz. Buda tabii ki can yakıcı bir şekilde toplumu tekrar dönüp vuruyor.”

    Derya DÖNMEZ-Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Sosyalist Emekçiler Partisi Başkanı: İktidarın olağan yöntemlerle yönetme şansı yok-VİDEO

    Sosyalist Emekçiler Partisi Başkanı: İktidarın olağan yöntemlerle yönetme şansı yok-VİDEO

    PİRHA- Döviz kurlarında ve altındaki yükseliş, ekonomik anlamda ülkede yaşanan sıkıntılar nedeni ile AKP iktidarına tepkiler büyüyor. “Eğer biz geleceğimiz konusunda söz sahibi olmak istiyorsak mücadele etmekten başka çıkışımız yok” diyenSosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, “Biz eğer yılgınlığa, karamsarlığa, bundan sonra bir çıkış yok öldük, bittik ruh haline kapılırsak kendi kaderimizi tam anlamıyla AKP’ye, Erdoğan’ın ellerine teslim etmiş olacağız” ifadelerini kullandı. 

    KHK ile üniversitedeki görevinden ihraç edilen akademisyen, Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, Türkiye’de döviz kurlarının yükselişini ve ülkede ekonomideki kötü gidişatı PİRHA’ya değerlendirdi.

    “Aslında karşımızda kendisi de olağanüstü değişmiş bir rejim var. Bu aslında adım adım gerçekleşen bir süreç oldu. Bir dizi dönüşüm yaşadı Türkiye” diyen Gümüş, “15 Temmuz da bunun tuz biberi oldu. Dolayısıyla bir olağanüstü rejimin olağan yöntemlerle yönetmesini beklemek çok mantıklı değil. Yani OHAL kalksa da aynı tarz uygulamaların bir şekilde devam edeceği biliniyordu. Bunu bir yasal kılıfa yerleştirdiler. Çeşitli yetkilendirmelerle birlikte” dedi.

    “İKTİDARIN OLAĞAN YÖNTEMLERLE YÖNETME ŞANSI YOK”

    Adım adım yaklaşan bir ekonomik krizin olduğunu belirten Gümüş, “Dolar almış başını gitmiş durumda. Türkiye’de şirketler ciddi oranda döviz cinsinden borçlu durumdalar. Alında şirket iflaslarının, artık hayat pahalığını aşan bir durgunluğun kapıda olduğu biliniyor ve bunun yaratacağı bir toplumsal patlama tehlikesine karşıda bir bir önlem alınmış oluyor. Aslında sokağa çıkanın kafasını kırarım. Dolayısıyla bütün sesleri engelleyen bir bakış açısı var. Yeter ki biz bu kriz ihtimallerini seçim sonuna kadar erteleyelim. En azından vatandaşın tepkilerini seçim sonuna kadar ertelersek, sonrasında aldığımız yetkilerle istediğimiz şekilde yönetmeye devam edebiliriz diye düşünülüyor. Dolayısıyla olağan yöntemlerle yönetme şansı yok iktidarın” diye konuştu.

    “MÜCADELE ETMEKTEN BAŞKA ÇIKIŞIMIZ YOK”

    Seçim sürecine yönelik beklentilerin yüksek olduğunu, en azından 2. tura kalır şeklinde bir beklenti olduğunu hatırlatan Güneş Gümüş, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Hatta daha iyimser beklenti de Tayip Erdoğan’ın belki seçilememesi yönündeydi. 1. turda bu seçim sonuçlanınca bir demoralizasyon oluğunu görüyoruz çevremizde. En azından çevremizde bir karamsarlık hali, siyasetten uzaklaşma hali ve çabasını görüyoruz. Bir kere şöyle söylemek gerekiyor. Hiç bir ülkenin kaderi 5 dakikalık seçimlerle belirlenmedi bugüne kadar. Bundan sonrada da belirlenmeyecek.
    Eğer biz geleceğimiz konusunda söz sahibi olmak istiyorsak mücadele etmekten başka çıkışımız yok. Yani biz eğer yılgınlığa, karamsarlığa, bundan sonra bir çıkış yok, öldük, bittik ruh haline kapılırsak, kendi kaderimizi tam anlamıyla AKP’ye Erdoğan’ın ellerine teslim etmiş olacağız. Bu kendi sonumuz olacak. Mücadele ettiğimiz sürece iktidarın attığı adımları geri püskürtmek, durdurmak, zayıflatmak şansına sahibiz.”

    “MÜCADELE AKP’YE OY VEREN YOKSUL EMEKÇİLERİ KAPSAMALI”

    “Mücadele sadece kendi mahallemizde değil, AKP’ye oy veren yoksul emekçileri de kapsayacak bir şekilde mücadele olması lazım” diyen Gümüş, buna şöyle açıklık getirdi:

    “Mesela hala devam eden Flormar direnişi var. Çoğu kadın emekçi mücadele ediyor. Muhafazakâr emekçiler. Ama ekmek kavgası bambaşka bir kavga. Asıl kavganın orijinini zenginle yoksul, sermaye ile emek arasında bir kavgaya dönüştürebilirsek aslında fay hatlarına Türkiye’de etnik yaşam tarzları üzerinden yaratılmaya çalışılan kutuplaşmanın fay hatlarını kırmak ve AKP’yi zayıflatmak mümkün olacak. Asıl bunu inşa etmek bunun için mücadele etmek, bu kitleleri kazanacak bir söylemle sol bir söylemle siyaset yürütmek gerekiyor. Umudu kesmemek, söz ve mücadeleden geri durmamak gerekiyor.”

    “EMEK, ÖZVERİ OLMADAN HİÇ BİR HALK ÖZGÜRLÜK KAZANMADI”

    AKP iktidarının yılların çabası ile bu noktaya geldiğini ifade eden Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, “Dolayısıyla biz de 5 dakika oy kullanalım, bir günde oyumuzu kullanıp koruyalım, ondan sonra dünya güllük gülistanlık olsun beklentisi bir gerçekçiliğe sahip değil. Emek olmadan, özveri olmadan dünyada hiçbir halk özgürlük kazanmadı biz de kazanamayacağız. O emek ve özveriyi verecek inancında ve azminde olmamız gerekiyor. Bu bizi ileriye taşıyacak bu bizim önümüzü açacak ve aslında Türkiye’yi de toptan değiştirecek gücü sağlayacaktır” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • SEP Başkanı Gümüş: Hiçbir ülkenin kaderi seçim sandıklarında belirlenmemiştir

    SEP Başkanı Gümüş: Hiçbir ülkenin kaderi seçim sandıklarında belirlenmemiştir

    PİRHA – Sosyalist Emekçiler Partisi(SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, 24 Haziran seçimlerinin sonuçlarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Güneş, açıklamasında, “Biz kendi haklarımıza, yaşamımıza, geleceğimize sahip çıktığımız sürece tek adam rejiminin dayatmalarını aşacağız” ifadelerini kullandı.

    SEP Genel Başkanı Güneş Gümüş, 24 Haziran seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Gümüş, “24 Haziran seçimleri öncesinde AKP iktidarından kurtulma umudu yükselmiş, en azından seçimlerin 2. tura kalacağı beklentisi artmıştı. Sonuç beklentilerin dışında olunca bir umutsuzluk halinin geliştiğini gözlemliyoruz.
    Öncelikle belirteyim asıl umutsuzluğa kapılmak bütün gücü, yetkiyi AKP’ye, Erdoğan’a teslim etmek anlamına gelecektir. Milyonlarız, elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyip iktidarın dayatmalarına karşı mücadele ettiğimiz sürece yaşamıza, emeğimize, geleceğimize yönelik saldırıları durdurabiliriz” ifadelerini kullandı.

    “HİÇBİR ÜLKENİN KADERİ SEÇİM SANDIKLARINDA BELİRLENMEMİŞTİR”

    “Hiçbir ülkenin kaderi seçim sandıklarında belirlenmemiştir. Otoriter bir tek adam rejiminden bahsediyoruz; 5 dk. oy kullanayım, bir günde oylarımı koruyayım sonra hayatın zevklerine bakayımla bu iktidar değişmez” diye konuşan Gümüş, şöyle devam etti:

    “Seçim sonuçlarından da umutsuzluğa kapılmanın doğru olmadığını görüyoruz. Şovenist bir abluka altında, OHAL koşullarında gerçekleşen bir seçimde AKP ve MHP oy oranının 1 Kasım 2015 seçimlerine göre %61’den %52’ye gerilediği görülüyor. Dünyanın herhangi bir yerinde bu tür bir ortam aşırı sağı güçlendirir, Türkiye’de ise hiç de öyle olmadı. Üstten bir dille itham edilen yoksul emekçi halkta hoşnutsuzluk olduğu görülüyor.”

    “TEK ADAM REJİMİNİN DAYATMALARINI AŞACAĞIZ”

    Gümüş, “Seçimler, Türkiye’yi hayat pahalılığıyla, iflaslarla, işsizlikle vuracak bir krizin etkileri hissedilmeden gerçekleştirilmek istenmişti. Dolayısıyla enflasyonun şimdiden 15’i aştığı, ekonomik daralmanın sonbaharda şiddetleneceği düşünülürse emekçi halkta hoşnutsuzluk ve tepkilerin artacağına emin olabiliriz. Ancak bu durumun, AKP’yi sarsması için örgütlü bir güce ihtiyaç var. Bu örgütlü gücün AKP’yi güçlendiren kimlik ve yaşam tarzları kutuplaşmasına değil patronları ve patron düzeninin başındaki AKP’yi hedef tahtasına koyan bir emek siyasetine dayanması gerekiyor” dedi.

    Gümüş, “Unutmayalım özgürlük dünyanın hiçbir yerinde emek, özveri ve mücadele olmadan kazanılmadı, Türkiye’de farklı olmayacak. Biz kendi haklarımıza, yaşamımıza, geleceğimize sahip çıktığımız sürece tek adam rejiminin dayatmalarını aşacağız” diyerek sözlerini tamamladı.
    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı: Sesimizi her yerde yükseltmeliyiz- VİDEO

    Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı: Sesimizi her yerde yükseltmeliyiz- VİDEO

    PİRHA- SEP Genel Başkanı Güneş Gümüş erken ve baskın 24 Haziran seçimine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Gümüş, “Birleşmek ve örgütlü bir mücadeleyi büyütmeye istekli ve inançlı olmak zorundayız. Her yerde sesimizi yükseltmek, mücadelenin parçası olmak gerekiyor” dedi. 

    Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, 24 Haziran erken seçimine ilişkin PİRHA’ya konuştu. OHAL’in ardından çıkarılan KHK ile ihraç edilen bir akademisyen olan Gümüş, bu erken seçim kararı ile aslında tek adam rejimini kalıcılaştırmak istediklerini söyledi.

    Bunu da bir ekonomik kriz ortaya çıkmadan, muhalefet kendini toparlayamadan gerçekleştirmeyi planladıkları erken seçim tarihi belirlediklerini ifade eden Gümüş, “Bir kere buna karşı mücadeleyi yükseltmek lazım. Seçimde toplum oldukça politikleşti. Sorun geniş bir kitleye ulaştığı için burada politikayı yükseltmek gerekiyor. Emekçi temelli bir söylem yükseltmek gerekiyor. Biz sosyalistlerin bir ortak adayla seçime katılması gerektiğini düşünüyorduk. Bu konuda çalışmalardan çok istenilen sonuç alınamadı. Ve dolaysıyla tabii koşullar değişmez ise Selahattin Demirtaş en azından emekçi vurgusu ile bir söylem geliştirecek isim olarak öne çıkıyor bizim açımızdan” ifadelerini kullandı.

    Gümüş, yine de sosyalistlerin kendi kimliği ile ayrı bir siyasi hattı ortaya çıkarması gerektiğini düşündüklerini söyledi.

    “ÇOK ADALETSİZ BİR SEÇİME GİDİYORUZ”

    Gümüş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türkiye’nin gerçekliği olarak emekçilere hitap eden, ezilenlerin, Kürtlerin yanında tavır alma konusunda emekçileri kazanan söyleme ihtiyaç var ülkede. Çok adaletsiz, neredeyse sopa altında bir seçime gidiyoruz. OHAL koşullarında seçim yapılıyor. Her türlü manevrayla seçime katılmalar engelleniyor. 5 günde 100 bin imza toplanması isteniyor her türlü engelleme var.

    Dolayısıyla sonuçların değişmemesi üzerine bir baskı da var. Tabii ki bunun içinde mücadele yürütmek gerekiyor. Sonuçlara müdahale etmek, sosyalist söylemlerle kazanmak için mücadele etmek gerekiyor ama şunu unutmamalı:

    • Bu tarz iktidarlar seçimlerle gitmeyeceği, dolayısıyla seçim bitiğinde de mücadele bitmeyecek. Umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor. Bu mücadeleyi an be an örmek ve mücadele ettiğimiz sürece bizim üzerimizdeki baskıları artıramayacaklarını istedikleri gibi bir toplum mülkiyeti kuramayacaklarını bilmek gerekiyor.
    • Onun için birleşmek ve örgütlü bir mücadeleyi büyütmeye istekli ve inançlı olmak zorundayız. Her yerde sesimizi yükseltmek bize giydirilmeye çalışılan deli gömleğini kabul etmiyoruz diye alanlarda olmak, mücadelenin parçası olmak gerekiyor.
    • İşte gördük kadınlar tecavüzden çekiyorlar, metal işçileri mücadeleyi, grevleri yasaklansa bile haklarını vermek zorunda kalıyorlar. Yani mücadele edenlerin önünde hiçbir güç duramaz  ve bu mücadele olmadan da bir geleceğimizin olmayacağını da bilmek gerekiyor.
    • Biz buradayız, milyonlarız, geleceğimizi size terk etmeyeceğiz söylemi ile geleceğe hazırlanmak gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • SEP Başkanı Gümüş: AKP’nin Alevi inancıyla barışması mümkün değil-VİDEO

    SEP Başkanı Gümüş: AKP’nin Alevi inancıyla barışması mümkün değil-VİDEO

    PİRHA- Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, AKP iktidarının Alevilere, Kürtlere ve tüm ötekilere yönelik izlediği politikayı Pir Haber Ajansı’na değerlendirdi. Gümüş, “Alevilerin Kürtlerin, AKP iktidarı ile barışma, onunla dost bir yaşam sürdürme şansı yok. Çünkü onların kimliklerine, inançlarına değerlerine düşman bir iktidarla karşı karşıyayız” dedi.

    Sosyalist Emekçiler Partisi (SEP) Genel Başkanı Güneş Gümüş, AKP’nin iktidara geldiği günden bugüne Alevilere ve Kürtlere yönelik izlediği politikaları Pir Haber Ajansı’na değerlendirdi.

    “AKP iktidara geldiğinde şu anki hegemonya gücüne, şu anki saldırganlık kapasitesine sahip değildi ancak derece derece, adım adım inşa etti” diyen Gümüş şöyle devam etti:

    ” Bu inşa etme sürecinde farklı söylemler kullandı. Kendisini farklı bir şekilde ortaya koydu. Demokrasi yanlısı olduğunu belirterek yeni söylemler kullandı. Kürtlerle, Alevilerle sorunu olmadığını bazı açılardan bağdaşabilir, onlara hoş görünen, tolerans tanıyabilen bir görüntü çizdi. Ve Alevi çalıştaylarından tutun Kürt sorununda savaş politikasının dışında bir çözüm arayışı gibi dönemlerle karşı karşıya kaldık.”

    “AKP İTTİFAKLAR İLE GÜCÜNE GÜÇ KATTI”

    AKP’nin  kurduğu ittifaklar çerçevesinde gücüne güç kattığını belirten Gümüş, “AKP devlet üzerinde tam kontrolü sağlayabilecek bir noktaya ulaştığında ve kullandığı söylemler gereksiz bir hal aldığında gerçek özünün açığa çıktığı bir süreci yaşayacağız” dedi.

    “ALEVİLERİN İNANÇLARINA DÜŞMAN BİR İKTİDAR”

    Alevilerin, Kürtlerin AKP iktidarı ile barışma, onla dost bir yaşam sürdürme şansının olmadığına çünkü onların kimliklerine, inançlarına değerlerine karşı düşmanca bir iktidarla karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Gümüş, “İktidar şöyle bir ayrım yapmaya çalışıyor onu da beceremiyorlar aslında. Bu vatan için öldüğü söylenen askerlerin cenazelerinin cemevlerinden kaldırılmasına dahi tahammül edemeyen bir anlayışla karşı karşıyayız” diye konuştu.

    “YENİ BİR ALEVİLİK YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    AKP’nin Alevi inancı ile ve onun değerleri ile barışmasının mümkün olmadığını vurgulayan Gümüş, iktidar, elinden geldikçe Aleviliğin değerlerini tekrar tanımlayarak yeni bir Alevilik yaratmaya çalışıyor. Cami-cemevi projesi, Fetullah Gülenin projesi diyerek bir kenara kaldırıldı. Ama bugün başka başka usuller üzerinden yapılmaya çalışılıyor. Alevi inancına yönelik, toplumsal yaşamda kullandıkları değerlere dönük saldırgan olduğu bir süreçte  AKP’nin Alevileri kabul edeceğini düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • SEP Başkanı Gümüş: AKP bizi parçalamak istiyor; birleşmeliyiz-VİDEO

    SEP Başkanı Gümüş: AKP bizi parçalamak istiyor; birleşmeliyiz-VİDEO

    PİRHA – Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, son dönemlerde muhaliflere dönük gözaltı ve tutuklamalara ilişkin PİRHA’ya konuştu. Gümüş, “AKP tek parti tek adam iktidarını kurumsallaştırmaya çalışıyor. Bu kurumsallaşmaya karşı mücadele eden ezilenlerin ve emekçilerin sesini yükseltecek olan bütün unsurların sesini kısmak için özel olarak çaba gösteriyor” dedi.

    Son dönemde üniversitelere, gazetelere ve diğer muhalif kesimlere yönelik gözaltı ve tutuklamalara ilişkin PİRHA’ya konuşan Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, “Halkevine operasyonlar düzenleyerek, üniversitedeki sosyalist öğrencilere yönelik operasyonlar yaparak, gazetelere kayyum atanması ve bir dizi başka sivil toplum kuruluşlarına yönelik yöneticilerinin tutuklanması, gözaltına alınması gibi hamlelerle toplumsal muhalefetin sesi olabilecek, o sesin ortaya çıkmasına öncülük edebileceklerin sesini kısarak muhalefeti engelleyebileceklerini düşünüyorlar” dedi.

    “SALDIRILAR KARŞISINDA BİRLEŞMEMİZ GEREKİYOR”

    “2019 onlar için kritik bir tarih. Tayyip Erdoğan bütün iktidarını kurumsallığını artık geriye dönüşsüz bir şekilde yerleştirmek istiyor. Buna karşı aslında sıra, sıra hepimizi parçalayarak adım adım bu saldırganlığı gerçekleştiriyorlar” diye konuşan Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Dolaysıyla bizim bu saldırı karşısında güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor. Bu saldırı bugün bir kuruma, bir başka öğrenci grubuna gibi görünebilir ama aslında hedefi hepimize.
    Biz birleşmezsek bunlar bu saldırılarını en güçlü bir şekilde yapmaya devam edecekler. Oysaki direniş olduğunda, baskılara karşı ses çıktığında geri adım atmak zorunda kalırlar. Saldırganlıklarının düzeyleri değişiyor. Toptan gerilemeleriyle birlikte adımlar atılmış oluyor. Onun içindir ki bizim güçlerimizi birleştirmemiz lazım. Güçlerimizi birleştirmemizin ötesinde sesimizi halka ulaştırabilmemiz gerekiyor. Emekçilere yönelik bir söylem geliştirmemiz gerekiyor. Sosyalistlerin emekçilerin sesi olmasını tekrar sağlamamız gerekiyor. Bu ne demektir? AKP tabanında ona oy veren muhafazakar emekçiyi de kapsayacak bir söylem, yoksul ve ezilenle zengin arasındaki çelişki üzerine güçlenen bir söylem geliştirmek gerekiyor.”

    “AKP BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE BİZİ PARÇALAMAYA ÇALIŞIYOR”

    Gümüş, “2019 da bizimde bir projemiz olması gerekiyor” diyerek düşüncelerini şöyle aktardı:

    “Ortak bir aday çerçevesinde tekrar kitlelerin gündeminde emekten yana, ezilenden yana bir söylemi gündeme getirmemiz gerekiyor. Ancak bunu yaparsak bu konuda başarılı olabilirsek bizi terörize etmelerini, marjinalleştirmelerine imkan vermeden halkla bütünleşme konusunda adım atabiliriz”

    Gümüş, “Genel olarak söylediğimiz şey, bu saldırılar tek tek unsurlara geliyor olabilir, hatta bu unsurlarla çelişkiler varmış gibi görünebilir, hiçte öyle değil. AKP çok bilinçli bir şekilde bizi parçalamaya çalışıyor. Bizim buna karşı birlikte durmamız, bu saldırıyı birlikte püskürtmemiz gerekiyor” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • ‘Gençler geleceksizliğe mahkum ediliyorken sosyalistlerin mücadelesi bitmez’-VİDEO

    ‘Gençler geleceksizliğe mahkum ediliyorken sosyalistlerin mücadelesi bitmez’-VİDEO

    PİRHA – Sosyalist Emekçiler Partisi, tutuklanan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan SEP Genel Başkanı Güneş Gümüş, “AKP iktidarı, Türkiye’de uzun yıllardır devrimci mücadelenin önemli damarlarından olan üniversitelerdeki sol muhalefeti sindirmek istemektedir” dedi.

    Boğaziçi Üniversitesi’nde Afrin için lokum dağıtanları “Katliamın lokumu olmaz” diyerek protesto ettiği için 15 öğrenci gözaltına alınmış sonrasında 9 öğrenci tutuklanmıştı. Sosyalist Emekçiler Partisi basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamayı okuyan genel başkan Güneş Gümüş, “Boğaziçi Üniversitesi’nde gözaltına alınan öğrencilerin 2 haftaya yakın zamandır gözaltında tutulan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden 9’u tutuklandı. Tutuklananlardan partimiz üyesi Sevde Öztürk ve Noyan Öztürk, sahip oldukları imkanlara rağmen kariyer yapmak, zengin olmak, bozuk düzende mevki kapmak yerine emekçi halkın ve ezilenlerin sesi olmak için mücadele eden yiğit devrimcilerdir” ifadelerini kullandı.

    “AKP, ÜNİVERSİTELERDEKİ SOL MUHALEFETİ SİNDİRMEK İSTEMEKTEDİR”

    “Yaklaşık 2 hafta önce gerçekleşen bir provokasyonu fırsat bilen AKP iktidarı, Türkiye’de uzun yıllardır devrimci mücadelenin önemli damarlarından olan üniversitelerdeki sol muhalefeti sindirmek istemektedir” diye konuşan Gümüş, şunları kaydetti:

    “AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, ne bir kavga ne bir şiddet olayı yaşanmasına rağmen arkadaşlarımızı “terörist” ilan ederek neredeyse hükmü vermiştir. Sonrasında “komünistlere okuma hakkı tanımayacağıza kadar uzanan bir saldırganlıkla yoldaşlarımızın tutuklanmasına giden bir süreç yaşanmıştır.

    Yoldaşlarımızı hapsedenler, “kan banyosu yapmak”la muhalifleri tehdit edenlere; üniversitelerde satırla, bıçakla, ateşli silahlarla sosyalist öğrencilere saldıran faşist çetelere bir şey diyecekler mi?”

    “ÜNİVERSİTELER, TOPLUMA UMUT OLABİLMİŞTİR”

    Gümüş, “Kürt sorununun savaş politikalarıyla çözülemeyeceğini söylemek suç değildir. Daha birkaç yıl önce AKP’nin kendisi bu söylemin savunuculuğunu yapmıştır. Suç tanımının kıstası, AKP’nin değişen politikaları olamaz. Üniversiteler her zaman özgür düşüncenin serpildiği; baskılara, sömürüye, savaşa karşı mücadelenin yükseldiği alanlar olmuştur. Bu yönüyle üniversiteler ülkenin devrimci damarlarına kan taşımış ve topluma umut olabilmiştir. AKP rejiminin hazmedemediği gerçek budur” dedi.

    “Bugün AKP”nin hedefinde yoldaşlarımız olabilir ancak bilinmelidir ki bu saldırı hepimizedir. AKP, kendisinden farklı düşünen, farklı yaşayan hiç kimseye söz ve yaşam hakkı tanımak istemiyor” diyen Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sağlık Bakanlığı daha yeni 1000 kadar doktoru solcu, Alevi olduğu için atamasını yapmadı. KESK üyesi binlerce kamu emekçi OHAL döneminde ihraç edildi. Daha birkaç gün önce Meclis Başkanı, Meclis’teki bir tiyatro oyununda kadınların yer almasını engelledi. Geleceğimiz olmasını istiyorsak AKP diktası karşısında sıramızı beklemek yerine aktif mücadeleye katılmak bir zorunluluktur. Umutsuzluk, köşeye çekilip bu dönemin geçmesini beklemek bu iktidarın saldırılarındaki pervasızlığını artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.”

    “SOSYALİSTLERİN MÜCADELESİ BİTMEZ”

    Sosyalistlerin mücadelelerinin tutuklamalar ile bitmeyeceğini ifade eden Gümüş, “Bu tutuklamalar ile sosyalistlerin mücadelesini bitirebileceğini sananlar büyük bir yanılgının içindedir. Bu ülkede devrimciler yönelik baskılar bugün ortaya çıkmadı, bu bozuk düzen son bulana kadar da ortadan kalkmayacak. Peki, sadece üniversitelerdeki özgürlük ortamını değil bu toplumda yaşayan bütün emekçi kitlelerin hakları ve özgürlüğü için mücadele eden bizler ne zaman sustuk, sindirildik, yıldık? Hiçbir zaman. Öyleyse çabalarınız boşuna. Uydurma gerekçelerle tutukladığınız dostlarımızı, yoldaşlarımızı serbest bırakın! Sosyalistleri terörize edip sindiremezsiniz” diye konuştu ve sözlerini şöyle tamamladı:

    “Şeyh Bedreddin’lerden İnce Memed’lere bir direniş tarihi olan bu toprakları susturamazsınız. Soma’da 301 madenci ölüme yollanıyorken, iş cinayetlerinde rekorlar kırılıyorken, bir avuç para babasıyla kendi oligarklarının kesesini dolduruyorken, Kürtler-Aleviler eziliyorken, kadınlar-laikler dışlanıyorken, gençler geleceksizliğe mahkum ediliyorken sosyalistlerin mücadelesi bitmez. Mustafa Suphi’lerden Denizlere bizim geleneğimiz bitmez ve baş eğmez.”

    PİRHA/ANKARA

  • İhraç edilen barış akademisyeni Güneş Gümüş’ten önemli çağrı-VİDEO

    İhraç edilen barış akademisyeni Güneş Gümüş’ten önemli çağrı-VİDEO

    PİRHA – KHK ile görevinden ihraç edilen barış akademisyenlerinden Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş emek ve meslek örgütlerine yönelik operasyonları, gözaltıları ve tutuklamaları PİRHA’ya değerlendirdi. Gümüş, baskılara karşı birlikte mücadele edelim çağrısında bulundu. 

    Haberin videosu

    7 Şubat 2017’de çıkan KHK ile görevinden ihraç edilen barış akademisyenlerinden Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş, ihraç edilmesinin 1. yılında siyasal iktidarın emek ve meslek örgütlerine yönelik operasyonları, gözaltılar ve tutuklamalarına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Gümüş, “Ben 7 Şubat KHK’sı ile ihraç edilmiş bir barış akademisyeniyim. İhracımın üzerinden 1 yıllık süre geçti. Aslında Türkiye çok uzun bir süredir olağanüstü sürecin içerisinden geçiyor. Son 1 yılda bu olağanüstülüğün oldukça artığı bir dönem oldu. Toplum üzerinde tek parti, tek adam iktidarının iyice kurumsallaştığı, kurumsallaşma ile birlikte herhangi bir muhalefete imkan verilmeyen, bu muhalefetin sürdürücülerine karşı baskının dozajının sürekli arttığı bir dönemden geçtik” ifadeleri kullandı.

    “İKTİDAR SES ÇIKARTABİLECEK GÜÇLERİ BERTARAF ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    Türkiye’de güçlü bir toplumsal mücadele deneyimi ve tarihi olduğunu ve bu miras dolayısıyla baskının yoğunlaştığı koşullarda bile bu mücadelenin devam ettiğini dile getiren Gümüş, “AKP bunun rahatsızlığı ile kendine karşı ses çıkartabilecek, sokaklarda olabilecek,  muhalefetin öncülüğünü yapabilecek güçleri bertaraf etmeye çalışıyor” dedi. Gümüş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu çoğunlukla sendikalarımız, STÖ, TTB, HDP, TMMOB, KESK ve her türlü sesi bu arada kısmaya çalışıyor. Giderek de bunun saldırı düzeyini bu saldırının çapını arttırdığını görüyoruz. Zaten bu ihraçlar sürecide tek tek mücadele eden bu işin öncüsü olacak kadrolarında kamudan temizlenmesini beraberinde getiriyor.”

    “EN GÜÇLÜ SESİ BİR ARADA ÇIKARMAK GEREKİYOR”

    Gümüş, birlikte mücadele etmenin gerekliliğini savunarak şunları ifade etti:

    “Karanlık bir dönem gibi görünüyor, ama bir yandan da gerçekten toplumsal muhalefetin sesi olacak sosyalist insanların, devrimcilerin, toplumsal mücadelenin öncüsü olan emekçilerin, aslında toplum nezdinde çok daha büyük sempati ve destekle karşılandığı bir dönem. İşte bunu birçok süreçte görüyoruz. Sokakta görüyoruz, ufak çapta da olsa eylemlerde görüyoruz. Dolayısıyla aslında bu saldırıyı püskürtebiliriz. Bunun için birlikte olmak, birlikte mücadele etmek, buna karşı en güçlü sesi bir arada çıkarmak gerekiyor.”

    “AKP PATRONLARA ÇALIŞIYOR AMA YOKSUL EMEKÇİDEN DE OY ALIYOR”

    AKP iktidarının patronlara çalıştığını ancak muhafazakar yoksul emekçilerden de oy aldığına dikkat çeken Gümüş şunları söyledi:

    “Bu tabanın zayıflatılması gerekiyor. AKP’nin aslında bir patron partisi olduğunun, AKP’nin zenginden yana bir parti olduğunun açığa kavuşturulması gerekiyor. Bu yönden de siyaset yapılması aslında bizim alanımızı genişletecek. Sadece bu AKP’nin ürettiği politikalardan doğrudan etkilenen yaşam tarzıyla, kimliği ile doğrudan etkilenen kitleleri değil, AKP’ye baştan hayır diyen kitleleri değil, aslında AKP’ye belki oy veren kitleleri de yanımıza çekme konusunda bizim önümüzü açacaktır diye düşünüyorum.”

    “KAZANMAMAMIZ İÇİN HİÇBİR ENGEL YOK”

    Gümüş, “Türkiye tarihinde bir dizi karanlık dönem yaşandı. Sadece biz yaşamadık. Dolayısıyla en kötü anda da değiliz. Mücadele için kanallarımız var. Yeter ki bu kanalları düzgün şekilde kullanalım, en güçlü şekilde bir araya gelelim ve bunun siyasetini en güçlü ve en doğru şekilde yapalım” diye konuştu.

    Sosyalist Emekçiler Partisi Genel Başkanı Güneş Gümüş,”Kazanmamamız için hiçbir engel yok” diyerek sözlerini şöyle tamamlıyor:

    “Bu kadar saldırganlığa rağmen hala ses çıkabiliyorsa Twitter engellemelerine gözaltılarına ve tutuklamalarına rağmen insanlar sosyal medyada paylaşım yapabiliyor ise sokaklarda eylemlere katılabiliyorsa, bu geleneğin devamını sağladığımız sürece bu mücadelenin bitmeyeceğini görmek gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA