Etiket: Gurbetelli Ersöz

  • Fatoş Sarıkaya: Bu ödülü Suriye’de katledilen Alevi kadınlara adıyorum-VİDEO

    Fatoş Sarıkaya: Bu ödülü Suriye’de katledilen Alevi kadınlara adıyorum-VİDEO

    PİRHA- İlki düzenlenen Gurbetelli Ersöz Kadın Gazeteciler Ödül Töreni’nde, kazananlara ödülleri verildi. Fotağraf Dalı Ödülüne layık görülen “Aşımsız Bellek” isimli fotoğrafıyla ajansımız muhabiri Fatoş Sarıkaya’ya ödülünü Suriye’de katledilen Alevi kadınlara adadı.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) tarafından ilki düzenlenen Gurbetelli Ersöz Kadın Gazetecilik Ödülleri töreni Çand Amed Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Gurbetelli Ersöz’ün annesi Fatma Ersöz ve 23 Ağustos 2024’te katledilen Gülistan Tara’nın ailesi, siyasetçiler ile sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi anmaya katıldı. Katledilen kadın gazetecilerin fotoğraflarının sergilendiği törende, “Özgür basın kadın şehitlerini unutmayacağız” pankartı asıldı.

    Saygı duruşuyla başlayan törende, ilk olarak söz alan MKG Başkanı Roza Metina, yaşamını yitiren özgür basın çalışanlarını anarak, “Gurbetelli Ersöz en zor süreçte Özgür Basın’da yeni bir sayfa açtı. Özgür Gündem’de ilk kadın Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. Kadın gazetecilere güç verdi. Hakikatin peşini bırakmadı. Bugün çok sayıda kadın gazeteci onun sayesinde alanlarda. Gurbetelli Ersöz, basın alanında hiçbir zaman boyun eğmedi. Çok zaman gözaltına, tutuklamalara maruz kaldı ama yine erkek diline karşı mücadele etti. O yüzden Gurbetelli Ersöz gibi kadınları kendimize örnek alıyoruz. Kadın gazeteciler bu süreçte de yine rollerini oynuyor, oynayacak. Kürt halkına dönük komployu her zaman teşhir edeceğiz. Komplo politikalarını her zaman boşa düşüreceğiz” dedi.

    Gurbetelli Ersöz’ün annesi Fatma Ersöz, Nesrin Teke’nin annesi Barış Annesi Nezahat Teke törende yaptıkları konuşmada, barışın olmasını istediklerini dile getirdi.

    “GURBETELLİ ERSÖZ’ÜN ARAMIZDA OLDUĞUNUN GÖSTERGESİDİR”

    Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ise şunları ifade etti:

    “90’lı yıllar Kürt halkının varlığına, kimliğine, mücadelesine her türlü saldırının açıktan yapıldığı bir zaman dilimiydi. Dünyanın sağır olduğu bir dönemdi. O dönem özellikle Kürt basınında çok önemli bir karşı duruş, hakikat mücadelesi verildi. Özgür Gündem Gazetesi’nin adını duymayan kalmamıştır. Gurbetelli Ersöz Kürt kimliğiyle birlikte koşullar ne olursa olsun üzerine düşenin en iyisini yapabileceklerini bize gösterdi. Kürdistan ve Türkiye’nin ilk Genel Yayın Yönetmeni olarak hem basın tarihine hem de hafızamıza önemli bir imza atmış oldu. Gurbetelli’nin hiçbir zaman bitmeyen bir çağrısı var: Kadınlar mücadele etmeli, sorumluluk almalıdır, aldığı bu sorumluluğu yerine getirmelidir. Türkiye bu günlerde başka politik zemini yaşıyor, daha olumlu tartışmalar yürütülüyor. Bu tartışmanın öncülüğünü yapan yine Gurbetelli Ersöz’ün tanıştığı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan. Gurbetelli kendine verilen ismin tamda zıttı olarak çalıştığı ülkeyi kimliği yaptı. Bütün Kürt halkını gerçeklerin savunucusu yaptı. Bugün yüzlerce kadın gazetecinin bu sorumluluğu alarak koşuyor olması, büyük bir cesaretle sorumluluklarını hayata geçiriyor olması, Gurbetelli Ersöz’ün aramızda olduğunun göstergesidir.”

    “HAKİKATİ ANLATABİLİRSEK, BARIŞI KAZANMAK MÜMKÜN OLACAK”

    Kürt siyasetçi ve Gurbetelli Ersöz’ün arkadaşı Gültan Kışanak da, yaptığı konuşmada 90’lı yıllarda yaşanan işkenceleri, katliamları ve gazetecilerin yaşadığı zorlukları anlatarak, “Barış toplum hakikati öğrendiği zaman gelir. Biz hakikati anlatabilirsek, yüreklere nakşedebilirsek, Kürdün acısını, yarasını, direnişini, kadınların mücadelesini ve umudunu yeterince anlatabilirsek, o zaman barışı kazanmak mümkün olacak. O yüzden Özgür Basının aynı zamanda barışı kazanma mücadelesi olduğuna inanıyorum”diye belirtti.

    “SURİYE’DE KATLEDİLEN ALEVİ KADINLARA VE KADIN GAZETECİLERE ATFEDİYORUM”

    Konuşmaların ardından ödül törenine geçildi. Fotağraf Dalı Ödülüne layık görülen “Aşımsız Bellek” isimli fotoğrafıyla Pir Haber Ajansı’ndan (PİRHA) Fatoş Sarıkaya’ya verildi. Fatoş Sarıkaya, ödülünü Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Kesira Önel’in elinden aldı. Fatoş Sarıkaya, fotoğrafının anlam ve önemini anlatarak, “Bizler sadece tanık değiliz, aynı zamanda dayanışmayı büyüten özneleriz. Bu nedenle kadın gazetecilerin varlığı çok önemli” dedi. Fatoş Sarıkaya ödülünü Suriye’de katledilen Alevi kadınlara ve kadın gazetecilere atfettiğini belirtti.

    Onur Ödülü ise Barış Annelerine verildi. Ödülü Barış Anneleri adına Mürvet Demir’e, gazeteci Münevver Karademir verdi. Barış Annesi Mürvet Demir, kadınların her alanda olduğunu belirterek, kendi yazdığı şiiri okudu.

    Tören, Eylül Nazlıer’in seslendirdiği şarkılar eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

    PİRHA/DİYARBAKIR

     

  • 31. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi – VİDEO

    31. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri sahiplerine verildi – VİDEO

    PİRHA – 31. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri, Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde yapılan törenle sahiplerine verildi.

    Yeni Yaşam Gazetesi’nin ev sahipliğinde 31. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri, Şişli Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi.

    Ödüller, Türkçe Haber, Video Haber, Kürtçe Haber, Fotoğraf (Haber Fotoğrafı), Karikatür ve Gurbetelli Ersöz Anısına Kadın Haberciliği olmak üzere altı ayrı dalda verildi.

    Türkçe Haber dalında T24’ten Cengiz Anıl Bölükbaş’ın “İliç’te göçüğe giden yol: Siyanür sızdırdı, ruhsatı verilmedi, vergi borcu silindi, karları katladı” haberi, Video Haber dalında JINNEWS’ten Dilan Babat’ın çektiği “Konuş Sen Nerelisin?” görüntüsüne, Fotoğraf dalındaysa Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Müjdat Can’ın 20 Haziran 2024’te Diyarbakır’da çıkan ve altı köyü etkileyen yangın sırasında, yangında yaralanan hayvanların durumunu gösteren fotoğrafına, Kadın Haberciliği dalında da Kadın işçi muhabiri Rahime Karvar’ın tarım işçisi kadınların yaşadıklarına odaklanan haber dizisine verilirken, Karikatür dalında da Halil İbrahim Çoban’a mansiyon (teşvik) ödülü verildi. Her yıl verilen Onur Ödülü de bu yıl Federe Kürdistan’da 23 Ağustost’ta Türkiye’ye ait SİHA saldırısı ile katledilen gazeteciler Gülistan Tara ve Hero Bahaddin anısına verildi. İran’da idam cezasına çarptırılan kadın hakları savunucusu ve Kürt gazeteci Pexşan Azizi de Onur Ödülü’ne layık görüldü.

    Ödül törenine, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan, Kürt siyasetçi Gültan Kışanak’ın yanı sıra çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi, kadın kurumu temsilcileri ve basın mensubu katıldı.

    Salona Musa Anter ve Gurbetelli Ersöz ile özgür basın mücadelesinde yaşamını yitiren gazetecilerin fotoğrafları asıldı.

    Tören, Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. 20 Eylül’de yaşamını yitiren Anter Anter anıldı. Babası Musa Anter ile aynı gün hayatını kaybettiği vurgulanarak, “Bu 20 Eylül’de o hasret pik yaptı ve ruhu babasızlığa daha çok dayanamadı. Anter Anter, Ape Musa’ya kavuştu” denildi.

    EVREN: KADINLAR OLDUĞU SÜRECE ÖZGÜR BASIN SUSMAYACAK

    İlk olarak Yeni Yaşam Gazetesi adına Kibriye Evren konuşma yaptı. Sözlerine Anter Anter’i anarak başlayan Evren şunları dile getirdi: “Anter Anter’in yaşamı Kürtlerin yaşamı. Kürtler Anter ailesinin yaşadıklarını yaşamaya devam ediyor. Özgür basın hakikati yazmaya devam ediyor. Gazeteci arkadaşlarımız tutuklanıyor, katlediliyor. Gülistan Tara, Hero Bahaddin gibi arkamda gördüğünüz birçok arkadaşımız katledildi. Bizim gazeteciliğimiz tarafsız değil. Biz halkların ezilenlerin kadınların gençlerin tarafıyız. Aynı zamanda sözünü meydanlarda söyleyenlerin tarafıyız. Ölümler, katliamlar dün olduğu gibi bugün de özgür basını yıldıramayacak. Bizim için kadın gazeteciliği, özgür basın gazeteciliği önemli. Gurbetelli Ersöz’ün kalemi dün olduğu gibi bugün de yazacak. Jin Jiyan Azadi felsefesi olduğu sürece Gurbetelli Ersöz’ün, Nagihan’ın kalemi yere düşmeyecek. Kadınlar olduğu sürece özgür basın susmayacak.”

    BAKIRHAN: SEVGİLİ APE MUSA, BIRAKTIĞIN KALEM YAZMAYA DEVAM EDİYOR

    Ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan söz aldı. Bakırhan, şunları dile getirdi:
    “Ape Musa’nın, Gurbeteli Ersöz’ün kalemini yerde bırakmayacağız. Bütün zulümlere rağmen, siz değerli arkadaşlarla birarada olmaktan ötürü onur duydum. Siz emekçilerin, dili yasaklananların sesi oldunuz. Bundan dolayı teşekkürlerimi iletiyorum. Ape Musa’nın öyküsü Kürtlerin öyküsüdür. Faili meçhuller, katliamlar var o yaşamda. Ama o yaşamda yılmadan mücadele etmek de var. Mehmed Uzun’un da dediği gibi Ape Musa unutulmayacak isimlerden biridir. Yaşa ailesi Amed’te yaşayan bir ailedir. Bulvar büfesinin sahipleridir. O büfe Özgür Gündem Gazetesi’nin sahipleridir. Gazeteyi sattıkları için tehdit edilir ve bir gün o büfe bombalanır. Bir yurttaş yaralanır o patlamada ama aile vazgeçmez. Kardeşler vazgeçmez ve Özgür Gündem’i satmaya devam ederler. Yalçın ve Yahya Yaşa kardeşler o mücadeleye devam eder. Yalçın da katledilir ama aile yılmadan mücadeleye devam eder. Ape Musa’nın özel bir yeri var. Ulu bir çınardı. Çoğunlukla mahkemelere düşerdi. O mahkemelerdeki savunmaları çok meşhurdur. Sevgili Ape Musa, bıraktığın kalem yazmaya devam ediyor. Demokrasi mücadelesini yazmak için mücadele sürüyor. Ape Musa’nın o çocuk generalleri bugün büyüdüler ve onlara serkeftin diyorum. Özgür basın şehitlerini minnetle anıyor, ödüle layık görülen gazetecileri de kutluyorum.”

    Bakırhan’ın konuşmasından sonra Özgür basın serüvenini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    KIŞANAK: GERÇEKLER ASLA KARANLIKTA KALMAYACAK

    Sinevizyon gösterimi ardından Kürt siyasetçi Gültan Kışanak da bir konuşma yaptı. Kışanak, şunları söyledi:
    “İnsanların birçok kimliği vardır benim de öyle. Bir Kürt kadını, bir devrimci olarak böyle kimliklerim var ama ben en çok gazeteci kimliğimi önemsiyorum ve değerli buluyorum. Bana hakikatin ne kadar değerli olduğunu öğretti özgür basın geleneği. İşte gerçek bu gördüğümüz şehitlerimiz kadar değerlidir. Hakikat bu kadar önemli olmasaydı bedeli bu kadar ağır olmazdı. Demek ki bu işin temeli çok sağlam atılmış. Demek ki Ape Musa bize çok önemli şeyler öğretmiş, demek ki Gurbetelli Ersöz, yolumuzu çok iyi aydınlatmış. Özgür basın geleneği bu halkın mücadelesini gün gün yazıyor ve bu gelenek yok olmayacak. Bunu bildikleri için cezaevlerinde hala bedel ödeyen arkadaşlarımız var. Ve maalesef hala özgür basını susturmak için 90’lı yıllarda geride bıraktığımız faili meçhul cinayetler bugün faili açık devam ediyor. Ape Musa, Gurbetelli Ersöz ve birçok yoldaşımıza sözümüz olsun, gerçekler asla karanlıkta kalmayacak. Hakikatin yolunda yürüyen bütün özgür basın çalışanlarını yürekten kutluyorum. Bu yolu aydınlatan bu kalemler, bu fotoğraf makineleri ve bu kameralar.”
    Konuşmaların ardından ödül törenine geçildi.

    “APE MUSA’NIN SESİ GENÇ GAZETECİLERİN KALEMLERİNDE YANKILANMAYA DEVAM EDECEK”

    Türkçe Haber dalında ödül alan T24’ten Cengiz Anıl Bölükbaş’a ödülünü Asrın Hukuk Bürosu’ndan Raziye Öztürk verdi. Öztürk, “Bugün ekolojik sorunların olmasının en büyük sebeplerinden biri de kapitalist sistemdir. Bu anlamda ekolojik haberciliğin çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” dedi. Bölükbaş da “Bu ödülü almak benim için çok onur verici bir şey. Hakikati savunmanın bedeli gözaltılar, cezaevleri, sürgünler oluyor. Ben ödülümü gazeteciliğin kuşatıldığı bu dönemde hayatımdaki en önemli insan olan Gökçer Tahincioğlu’na adıyorum. Ape Musa’nın sesi de genç gazetecilerin kalemlerinde yankılanmaya devam edecek” diye konuştu.

    “ÖDÜLÜMÜ, NAGİHAN AKARSEL, GÜLİSTAN TARA VE HERO BAHADDİN’E ADIYORUM”

    Video Haber dalında ödül alan JINNEWS’ten Dilan Babat’a ödülünü Cumartesi Anneleri adına Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun verdi. Tosun, Cumartesi Anneleri adına herkesi selamlayarak konuşmasına başladı. Tosun, biz inatla gerçeğin peşinden giden tüm gazetecileri buradan saygıyla selamlıyoruz. Gözaltında katledilen başta gazeteci Ferhat Tepe olmak üzere bütün gazetecileri saygıyla selamlıyoruz” dedi. Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe de söz alarak, “Bizim için çok acı, çok zor yıllardı ama biliyorum ki bugün de buradaki gazeteci arkadaşlarımız için de çok zor. Yaptığınız iş çok kıymetli, iyi ki gazetecilik yapıyorsunuz, iyi ki kalemleriniz var” dedi. Dilan Babat da yaptığı konuşmada, “Erkek devlet sistemine rağmen susmadık, devam ediyoruz. Bugün de Colemerg’te erkek devlet şiddetine, uyuşturucuya direnen gazeteci arkadaşımız Rabia Önver’in direndiği gibi direniyoruz. Ben bu ödülümü Nagihan Akarsel’e, Gülistan Tara ve Hero Bahaddin’e adıyorum” ifadelerini kullandı.

    “BU YOLDA SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Kürtçe Haber dalında ödül de ANHA’dan Silava Ebdulrehman Mihemed Emin’e verildi. Ödülü Emin adına Gazeteci Aziz Orucu aldı. Orucu, Silava burada olmadığı için çok üzgündü. Şartlar, koşullar onun buraya gelmesini el vermiyor. Bugün sorunlar çözülmüş olsaydı. Silava buraya gelip ödülünü almış olacaktı. Orucu, ardından Silava’nın gönderdiği mesajı okudu. Orucu, devamında şöyle konuştu:
    “Bu kadar gazeteci içinde, Nagihan da en önemli gazetecilerden biriydi. Bir gazeteci olarak Nagihan’ın ölümünü cezaevinde öğrendim. Bu Kürt halkının mücadelesi, gerçeklerin karanlıkta kalmaması adına ölümüne bir gazetecilik yürüttü arkadaşlarımız. Daha bir ay önce Gülistan Tara katledildi. O kadar çok isim var ki, kendi adımıza eksikliği hissediyoruz. Bu eksikliği gidermek için kalemlerimizi yerde bırakmamak gerekiyor. Bu yolda sonuna kadar mücadele edeceğiz. Geçmişte bu uğurda şehit düşen arkadaşlarımızın kalemini de, sözünü de yerde bırakmayacağız. Türkiye’de gazetecilik yapmak zordur ama Kürdistan’da daha zordur.”

    “YAKILIP YIKILAN BİR COĞRAFYANIN KADERİNİ FOTOĞRAFLA ANLATMAYA ÇALIŞTIK”

    Fotoğraf dalında Ödülü Mezopotamya Ajansı’ndan Müjdat Can adına MA’dan Diren Yurtsever aldı. Ödülü, Yurtsever’e Dicle Anter verdi. Yurtsever, Müjdat Can’ın gönderdiği mesajı okudu. Can, gönderdiği mesajda, “Yakılıp yıkılan bir coğrafyanın kaderini fotoğrafla anlatmaya çalıştık” dedi. Dicle Anter de, aynı gün babası ve kardeşini kaybettiğini belirterek şunları söyledi:
    “Gazeteciliği masa başında değil de sahada yapan, özellikle kadın gazeteci arkadaşlarımız başta olmak üzere bütün arkadaşlarımızı kutluyorum. Kürt gazeteciliğin dil üzerine daha çok gitmesi gerektiğine inanıyorum. Hayatlarımız film gibi.”

    “İYİ Kİ KADINLAR VE ÖZGÜR BASIN VAR”

    Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği ödülünü kazanan Rahime Karvar’a ödülünü Kürt Siyasetçi Gültan Kışanak verdi. Karvar, “Gurbetelli Ersöz adına bu ödülü almak benim için çok onur verici bir şey. Ayrıca Gültan Kışanak gibi çok değerli bir siyasetçiden bu ödülü aldım. Tarım işçisi kadınlar bu ülkede en ağır koşullarda çalışan kadınlar. Ben bugün burada bu ödülü kendi adıma almıyorum, bu ödülü Colemerg’te hedef gösterilen Rabia, Kürdistan’da katledilen Gülistan ve Hero için alıyorum. İyi ki kadınlar ve özgür basın var” dedi. Kışanak da özgür basın geleneğinde mesai kavramı olmadığını dile getirerek “Bunlardan biri de Ümraniye çöplüğünün patladığı gündü. O gün çıkan gazetenin baş yazısı Gurbetelli arkadaşımıza aittir. İmzasızdır ama bu konudaki yazı Gurbetelli arkadaşımıza aittir. Sivas Katliamı’nda Özgür Gündem’den Cemile arkadaşımız da bize en doğruyu ulaştıran arkadaşımızdı. Gurbetelli yüzlerce kadın gazeteciye ön ayak oldu. Kadın gazetecilerin ellerine emeklerine yüreklerine sağlık” dedi.

    Karikatür dalında Halil İbrahim Çoban’a da mansiyon (teşvik) ödülü verildi.

    ONUR ÖDÜLLERİ VERİLDİ

    Onur Ödülü’nü Gülistan Tara’nın ailesi adına alan Dicle Erdem’e ödülü DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan verdi. Bakırhan, “Hero arkadaş ve Gülistan arkadaşı saygıyla anıyor ve onların mücadelelerinin sömürgecileri korkuyla ezeceğini söylüyor ve saygılarımı iletiyorum” derken, Erdem de, “Onları yok etmeye inat, Kürt halkı onların dostluğunu ve devrimciliğini tanımalıyız diyorum. Üzülsek de onların bu uzun ve çetrefilli mücadelesi yüzümüzü güldürüyor. Bu ödülü özellikle tüm basın şehitleri ve tüm onurlu kadın emekçileri adına alıyorum” dedi.
    Pexşan Azizi Onur Ödülü’nü gazeteci Aysel Işık aldı. Ödülü ÖHD Eş Başkanı Serhat Çakmak verdi. Işık, “Bu ödül jin jiyan azadi felsefesiyle direnen tüm arkadaşlarımıza gelsin” dedi. Pexşan Azizi’nin Evin Cezaevi’nden gönderdiği Kürtçe mesaj da okundu.

    Ödül töreninin ardından Koma Hevra ezgilerini seslendirdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kadın gazetecilerin örgütlülüğünde yeni bir güç: MKG -VİDEO

    Kadın gazetecilerin örgütlülüğünde yeni bir güç: MKG -VİDEO

    PİRHA- Gazeteci Gurbetelli Ersöz’ün yaşamını yitirdiği gün kuruluşunu ilan eden Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG), kadın gazetecilerin maruz kaldığı hak ihlalleri, şiddet ve saldırılar karşısında alternatif bir güç örüyor. Dernek Başkanı Roza Metina, “Tüm bu saldırılara alternatif bir örgütlülük kazandırmak ve kadın gazetecilerin önündeki engelleri aşmak adına güç oluşturmak istedik” dedi.

    Kadın gazeteciler, erkek egemen sistemin saldırılarıyla kuşatılan bir ortamda şiddet, sansür, baskı ve yıldırma politikalarıyla boğuşurken, kadın kimlikleri sebebiyle daha çok hedef alınıyorlar. Tüm bu zor koşullarda gazetecilik mesleğini sürdürüp, eşitlik mücadelesi veren kadın gazetecilerin örgütlülüğünün önemi bir kez daha ön plana çıkıyor.

    Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG) bu amaçla, Türkiye’de ilk kadın genel yayın yönetmeni olan Gurbetelli Ersöz’ün yaşamını yitirdiği gün kuruluşunu ilan etti.

    Dernek Başkanı Roza Metina kuruluş amaçlarını, hedeflerini, kadın gazetecilerin karşılaştığı sorunları ve çözüm yollarını PİRHA’ya anlattı.

    KADIN GAZETECİLER İÇİN BİR GÜÇ

    Öncesinde Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu çatısı altında çalışma yürüten kadınlar, bundan sonra platformu feshetmeden, dernek bünyesinde de faaliyetlerini sürdürecek.

    Kadın gazetecilerin yaşadığı sorunlara ilişkin alternatif bir örgütlülük kazandırmak istediklerini söyleyen Roza Metina, derneğin kuruluş amaçlarını şöyle açıkladı:

    “Erkek egemen sistemin güdümünde bulunan medyanın eril bakış açısı ve cinsiyetçi dili, kadın gazetecileri hedef alıyor. Havuz medyanın kullandığı dil, kadın kazanımlarını hedef alan eril bir dil. Bu da kadın gazetecilere yönelik şiddeti körüklüyor. Bunlara alternatif bir örgütlülük kazandırmak ve büyütmek amacıyla derneği kurduk. Burada örgütlülüğümüzü büyütüp aynı zamanda kadın gazeteciler engellenirken o engeli aşmak adına güç oluşturmak istedik”

    “BEDEL ÖDEYEN KADIN GAZETECİLERİN MİRASINA SAHİP ÇIKIYORUZ”

    Metina; Gurbetelli Ersöz, Deniz Fırat, Nujiyan Erhan, Nagihan Akarsel gibi büyük bedeller ödeyen kadın gazetecilerden ilham alarak bu yola çıktıklarını ifade etti.

    Kadın gazetecilerin emeğine ve mirasına sahip çıkmak için Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği çatısı altında mücadele yürüteceklerini kaydeden Metina, “Özellikle Kürt kadın gazeteciler yoğun bir saldırı ve baskı altında. Kadın gazeteciler sahaya çıktıklarında cinsiyetçi davranışlara, sözlere maruz kalıyorlar. Psikolojik, fiziksel şiddete maruz kalıyorlar. Yaptıkları haberler, taşıdıkları kameralar suç unsuru olarak karşılarına çıkabiliyor. Tüm bu ihlaller karşısında birlikte mücadele etmek için bu derneği kurmak istedik” dedi.

    DERNEK NELER YAPACAK?

    Yeni kurulmasına rağmen çalışmalara başlayan dernek ilk olarak mesleki eğitim atölyesi hazırlıklarına başladı. Kadın gazetecilerin uğradığı haksızlıklar raporlanacak, kadın gazetecilerin davaları takip edilecek.

    Medya’daki eril ve cinsiyetçi dile karşı mücadele edeceklerini belirten Metina, yapacakları çalışmalarla kadın gazetecilerin güç bulacağını dile getirdi.

    KADIN GAZETECİLERE ÇAĞRI

    Bir arada olmanın ve örgütlü bir mücadele yürütmenin önemine vurgu yapan Roza Metina, kadın gazetecilere şu çağrıda bulundu:

    “Kadın gazeteciler olarak ne kadar çok bir araya gelirsek hedefimize o denli yaklaşmış olacağız. Bu çatı altında bir araya gelip kadın kazanımlarını hedef alan, kadın gazetecilere alanı daraltan zihniyete karşı, iktidarın gütmüş olduğu kadın düşmanı politikalara karşı dernek çatısı altında toplanalım.”

    Fatoş SARIKAYA/ DİYARBAKIR