Etiket: gürkan altun

  • İstanbul’da Adalet Nöbeti, Aysel Tuğluk ve tüm hasta tutuklular için tutuldu-VİDEO

    İstanbul’da Adalet Nöbeti, Aysel Tuğluk ve tüm hasta tutuklular için tutuldu-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Adalet Sarayı önündeki 102’inci Adalet Nöbeti, Avukat Aysel Tuğluk ile tüm hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla tutuldu. AİHM kararlarının uygulanması talebiyle yapılan açıklamada konuşan Av. Mebuse Tekay, “Bugün görüyoruz ki hekimler ve hakimler ya politik husumetle ya da aldıkları talimatla davranıyorlar. Bunların ikisi de suç oluşturuyor” dedi.

    Avukatlar tarafından İstanbul Adalet Sarayı önünde tutulan ‘Adalet Nöbeti’nin 102’inci buluşması Av. Aysel Tuğluk ile tüm hasta tutuklular için gerçekleştirildi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması talebiyle yapılan açıklamada, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Av. Mebuse Tekay ile Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkan Yardımcısı Av. Gürkan Altun söz aldı.

    “POLİTİK HUSUMET YA DA TALİMATLA DAVRANIYORLAR”

    Sözlerine Rusya ile Ukrayna arasında başlayan çatışmalara değinerek başlayan Av. Mebuse Tekay, “Umuyorum ki barışla son bulur” dedi. AİHM kararlarının uygulanmamasını eleştiren Tekay şunları söyledi:

    “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen Selahattin Demirtaş ile Osman Kavala hala tutuklu bulunuyor. Bu yüzden kaygılı ve kuşkuluyuz. Bugün iki odak noktamız var. Biri hasta tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılmasına karar vermeyen hekimler, diğeri de AİHM kararlarını uygulamayan hakimler. Her iki kesim de aslında tarafsız ve bağımsız karar vermek zorunda olan, muayene ettiği hastayı ya da yargıladığı kişiyi siyasi görüşlerine veya etnik kimliğine göre etkilenmemesi gerekir. Bugün görüyoruz ki hekimler ve hakimler ya politik husumetle ya da aldıkları talimatla davranıyorlar. Bunların ikisi de suç oluşturuyor.”

    “TÜRKİYE’DE BİR ADLİ TIP SORUNU VARDIR”

    TTB Başkanı Şebnem Korur Fincancı ise Türkiye’de bir Adli Tıp sorunu olduğunu belirtti. Fincancı, “Savaşların halk sağlığı sorunu olduğunu bir kez daha hatırlatalım. İnsanlığa karşı suçların ötesinde bir halk sağlığı sorunudur ve bunun ne anlama geldiğini çok yakından bu topraklarda da gözlüyor ve yaşıyoruz. Biz bu topraklarda pek çok acıyı yaşıyoruz. Bunlardan biri de özgürlüğünden alıkonulmuş olanların bunun ötesinde cezalandırılmaya, bir intikam alma sürecine dahil edilmeleridir. Devlet neredeyse yirmi yıldır ölüm cezasını yasalarından çıkartmış olabilir ama fiilen ölüm cezasını uygulamaktadır. Nasıl? Hasta mahpuslar üzerinden onları görmeyerek, tek başında dahi kalamayacak hücrelerde kalmasına göz yumarak uygulamaktadırlar. Tutuklular sağlık hakkına erişmede çok ciddi sıkıntılar yaşıyorlar. Türkiye’nin bir Adli Tıp sorunu vardır” ifadelerini kullandı.

    “HUKUK GÜVENLİĞİ ORTADAN KALKMIŞTIR”

    TBB Başkan Yardımcısı Gürkan Altun da şöyle konuştu:

    “Ülkemizde hukuk güvenliği ortadan kalkmıştır. OHAL’in olağanlaştığı bir süreçte gazetecilere, akademisyenlere, siyasilere ve biz avukatlara toplumun bütün muhalif kesimlerine yönelik haksız ve hukuksuz uygulamalar, hukuka aykırı gözaltı ve tutuklama gibi birçok uygulama bugünkü mevcut yargı pratiği, mahkemelerin ve yargı sisteminin siyasal etki ve baskı altında olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Avukat Aysel Tuğluk ve yaşadıkları ağır sağlık sorunları nedeniyle cezaevlerinde tedavileri mümkün olmayan tüm tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması gerekmektedir. Yurttaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin güvencesi, koruyucusu ve kollayıcısı olan avukatlar olarak adalet talebimizi bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz. Hukuksuzluğa karşı mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade ediyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Baro başkanlarından Cumartesi Anneleri’ne ziyaret: Kazanan vicdan olacaktır-VİDEO

    Baro başkanlarından Cumartesi Anneleri’ne ziyaret: Kazanan vicdan olacaktır-VİDEO

    PİRHA- Cumartesi Anneleri’ni ziyaret eden farklı kentlerin baro başkanları, “Öyle bir karanlıktayız ki annelerin acısını anlamaktan uzak duygularını, vicdanlarını kaybetmiş bir irade ile karşı karşıyayız” dedi.

    Ankara, Adana, Sakarya, Antalya ve Bursa baro başkanları, Cumartesi Anneleri’ni İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nde ziyaret etti. Cumartesi Anneleri ile konuşan baro başkanları, daha önceden kendilerini ziyaret edemedikleri için üzüntü duyduklarını belirtti.

    “TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ GÖRÜNTÜSÜNÜ SİZ VERİYORSUNUZ”

    Cumartesi Anneleri eyleminin yasalara aykırı olmadığını belirten Ankara Baro Başkanı Hakan Canduran, “Baskının ve şiddetin giderek artması hepimizin yüreğini yakıyor. Ankara Barosu olarak sonuna kadar sizlerle birlikte olmaya söz veriyoruz. Bu kadar masum eylem devlet eliyle durdurulmaya çalışılırsa daha da büyüyecektir. Türkiye’deki demokrasinin görüntüsünü siz veriyorsunuz. Sizin eyleminizi durdurmak için harcadıkları çabayı kaybedilen insanlar için harcasalardı bugün failler ortaya çıkmış olurdu. Sizinle her zaman dayanışma içinde olmayı taahhüt ediyoruz” dedi.

    700’ü aşkın süredir devam eden Cumartesi Anneleri eylemini zaman zaman unuttuklarını ifade eden Bursa Baro Başkanı Gürkan Altun da, “Bugüne kadar sessiz süren eylemlerde şiddetin olmadığı dönemlerde yanınızda olamadığımız için özür diliyorum. Şiddete başvurulduğu anlarda buraya gelmek daha kolay emin olun. Barışçıl süren eylemlerde buralarda olmamız gerekiyordu” diye belirtti.

    “DEMOKRASİ KAVRAMI MUTLAK SURETLE ÜLKEMİZDE HAYATA GEÇECEKTİR”

    “Ülkemizin içerisinde geçmiş olduğu karanlık dönemin olumsuz etkilerini hepimiz fazlası ile hissettik” diyen Adana Baro Başkanı AV. Veli Küçük, “Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, hak ve üstünlükler ve demokrasi kavramı mutlak suretle ülkemizde yaşama geçecektir. Buna olan inancımızı hiçbir zaman yitirmeyeceğiz. Bir annenin bir babanın oğlunun akıbetini öğrenmek için hakkını arayıp mücadele etmesi demokrasi ile yönetilen bir ülkede acı verici, üzüntü vericidir. Biz bu mücadeleyi ve direnci hep beraber vermeli ve ortaya koymalıyız” diye konuştu.

    “KAZANAN ADALET VE VİCDAN OLACAK”

    Hukuk devletinin yerle bir olduğu bir süreçten geçildiğini vurgulayan Antalya Baro Başkanı Av. Polat Balkan, “Kayıplarını arayan dünyanın en haklı, en insani, en vicdani eylemini yapan kayıp yakınlarının kayıplarını arayışını devletin keyfi ve hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi bize şunu gösteriyor, devletin yasaları ile siyasi iktidarın yasaları birbirinden farklı. Ancak baskının rengi ne kadar kararırsa kararsın o yoğunluk ne kadar artarsa artsın elbet kazanan adalet ve vicdan olacaktır” dedi.

    “VİCDANLARINI KAYBETMİŞ BİR İRADE İLE KARŞI KARŞIYAYIZ”

    Burada haksızlığa uğramış yasal bir yolla karakola alınan devletin emniyet dediği yerde meçhule giden mezarı dahi olmayan insanların öfkesi var” diyen Sakarya Baro Başkanı Av. Zafer Kazan ise, “Peki ne yapmalı bu insanlar? Evlatlarına bir eşya muamelesi yapıp hiç ağlamamalı mı? Yasını tutmasa mıydılar? Nerede benim evladım diye sormasa mıydılar? Bugün bu yasakları uygulayanlar evlatlarını bir gün kaybetseydiler ne hissederlerdi. Öyle bir karanlıktayız ki annelerin acısına dahi anlamaktan uzak duygularını, vicdanlarını kaybetmiş bir irade ile karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.

    “İSTANBUL BAROSU NEREDE?”

    Daha sonra söz alan kayıp yakını Muzaffer Yedigöl ise, yıllardır sürdürdükleri mücadelede İstanbul Barosu’nun kendilerine sahip çıkmadığına vurgu yaparak, “Nerede İstanbul Barosu? Bir gün bizi ziyaret etmedi, sahip çıkmadı. Sizin gelişiniz bizi duygulandırdı” diyerek baro başkanlarına teşekkür etti. (HABER MERKEZİ)