PİRHA- Ezilenlerin mücadelesinin her alanında yerini alan Güzel Ana ölümünün ikinci yılında fotoğraflarla anılıyor.
Haberin Videosu
Yaşamını devrimci mücadeleye adayan ve tüm ezilenlerin direnişlerinde yerini alan Cumartesi Annelerinden Güzel Şahin’in ikinci ölüm yıl dönümü dolayısıyla İstanbul Taksim’de bulunan Sivas Divriği Kültür Derneği’nde fotoğraf sergisi açıldı.
Sergide fotoğraflarla Güzel Ana’nın, verdiği mücadele anlatılıyor. Güzel Ana’nın mücadelesinin 12 yılını anlatan fotoğraflar gazeteci Yüksel Uygun tarafından çekildi. Sergiyi ziyaret edenler, açılan deftere Güzel Ana ile ilgili duygu ve düşüncelerini yazdı.
Taksim’deki Divriği Kültür Derneği’nde açılan sergi, 29 Eylül’e kadar ziyaretçilerini bekliyor.
PİRHA- Cumartesi Anneleri’nin eylemi başta olmak üzere hak arama eylemlerinin önemli isimlerinden Güzel Şahin ana yaşamını yitireli bir yıl oldu. Şahin, geçen yıl mücadele arkadaşları ve sevenleri tarafından deyişlerle, marşlar ve sloganlar eşliğinde omuzlarda toprağa sırlanmıştı.
Güzel Ana, bir yıl önce bugün Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Serdar Can’ın cenaze töreninde geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. Bir yıl önce sloganlar ve marşlar eşliğinde son yolculuğuna uğurlanan Güzel Şahin’in vasiyeti gereği türküler ve marşlar hep bir ağızdan okunmuş ve mezarına güller bırakılmıştı.
Güzel ana uzun yıllardır Cumartesi eylemlerinin yanı sıra F Oturumlarının ve hükümetin kapattığı ve 50. haftasını geride bırakan Alevilerin sesi TV10 çalışanlarının kanalını geri almak için Galatasaray’da yaptığı eylemin de bilinen simalarındandı.
“BEN HER ŞEYDEN ÖNCE BİR İNSANIM”
Aleviler’in sesi TV10’un KHK ile kapatılmasının ardından çalışanlarının kanallarını geri almak için başlattığı eylemin 37. haftasında söz alan Güzel Ana, “Ben ne bir Alevi Ne bir Sunni vatandaşıyım. Ben her şeyden önce bir İnsanım. Bu nedenle nerede bir ezilen, bir haksızlığa uğrayan ve darda kalan varsa onun yanındayım. Alevi darda ise Alevinin yanındayım, Sünni darda ise Sünninin yanındayım, Çerkes darda ise Çerkesin yanındayım” dedi.
“TÜM ANNELER BİRLEŞİRSE KATLİAMLAR DURUR”
Son olarak tüm annelere seslenen Güzel Şahin Anne, “Biz yaz, kış, sıcak, soğuk demeden buradayız ve çocuklarımıza sahip çıkıyoruz. Asker ve polis anneleri de buraya gelip çocuklarına sahip çıkmalıdır. Eğer tüm anneler birleşirse bu katliamlar durur, kimse ölmez ve analar ağlamaz” diye konuşmuştu.
PİRHA – Hasta tutukluların durumlarına dikkat çekmek amacıyla yapılan F Oturumunda bu hafta 22 yıldır tutuklu ve kanser hastası olan Cengiz Sinan Halis Çelik’in serbest bırakılması talep edildi.
Haberin Videosu
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi hapishane Komisyonu’nun her hafta hasta tutukluların durumlarına dikkat çekmek amacıyla düzenledikleri F Oturumunun bu hafta 287’incisi düzenlendi. Galatasaray Meydanı’nda buluşan insan hakları savunucuları 1996 yılında Ağrı’da yaşanan bir çatışma sonucu tutuklanan ve 22 yıldır tutuklu bulunan Cengiz Sinan Halis Çelik’in serbest bırakılmasını talep ettiler.
Geçtiğimiz günlerde Hakk’a yürüyen Cumartesi İnsanları’ndan Güzel Şahin’in (Güzel Ana) mücadelesi anlatıldı. Daha sonra konuşan Şahin’in mücadele arkadaşı İsmail Karagöz, 1996 yılından bu yana Şahin ile mücadele yürüttüklerini belirtti. Şahin’in onurlu bir insan olduğunu dile getiren Karagöz, “Faşizmin yüzüne tüküren bir insandı. Nerede zulüm ve hakaret varsa Güzel Ana orada onun karşısındaydı. Dik duran bir insandı. Dik duralım ve korkmayalım” dedi.
“BAŞ EĞMEZ DİK DURUŞUN MÜTEVAZİ BİR TEMSİLCİSİYDİ”
Güzel Şahin’in anılarıyla ilgili olarak konuşan Muharrem Kurşun, “Ben Güzel Anamıza öldü demiyorum. Çünkü öyle düşünmüyorum. Sadece fiziki olarak aramızdan ayrıldı. Ölümsüzleşti diyorum. Bunu hissederek söylüyorum. Güzel Anayı hapishanede ölüm orucunda bile yanımızda görüyorduk. Burada da yanımızda. Baş eğmez dik duruşun mütevazi bir temsilcisiydi.” dedi.
“OLUMSUZ BİR DURUMDAN YETKİLİLER SORUMLU”
Karagöz’ün ardından konuşan Cengiz S. H. Çelik’in ablası Sevim Çelik, kardeşinin Silivri T Tipi Cezaevi’nde tutulduğunu belirterek, “Kardeşim, ölüm hücresi denilen bir hücrede tutuluyor. Hastalığından dolayı hiç uyuyamıyor” diye belirtti. Kardeşinin yaklaşık 7 aydır ilaçları verilmediği için hastalığının ilerlediğini dile getiren abla Çelik, “Geçen hafta Perşembe günü Adli Tıp’a götürülmüş. Doktor kardeşime ‘Hastalığın ilerlemiş ve kemiğe yetişmiş. Tam teşekküllü bir hastaneye gitmen lazım’ demiş. Ama bir türlü tedavi edilmiyor ve buna da anlam veremiyoruz. Kardeşim öldürülmek isteniyor. Olumsuz bir durumdan yetkililer sorumludur” diyerek kardeşinin bir an önce serbest bırakılmasını istedi.
“AÇIK GÖRÜŞ HAKKI ENGELLENİYOR”
Basın metnini okuyan insan hakları savunucusu Ümit Efe, “12 Eylül karanlığını aratmayan hapishane koşullarında en temel insan hakkı olan yaşam hakkının keyfi uygulamalarla ortadan kaldırılmaya çalışıldığını vurguladı. Adalet Bakanlığı’nın görmezden gelme tavrı ile hak ihlallerinin sıradanlaştığını söyleyen Efe, tüm muhalif kesimlerin sindirme ve korkutma politikalarıyla yok edilmek istendiğini kaydetti. Sadece tutukluların değil tutuklu yakınlarının da çıplak arama, disiplin cezaları, yakalama kararlarıyla yakınlarının görüşlerine alınmadıklarını belirten Efe, “En temel hak olan açık görüş hakkı idari personel tarafından engelleniyor. Mahpusluk kişi ve yakınları için ciddi psikolojik rahatsızlıkların doğmasına, sürekli endişe haliyle içeride ve dışarıda yaşamanın adeta imkansız hale gelmesine sebep oluyor” dedi.
“TÜRKİYE TÜM HALKA AÇIK HAPİSHANE”
Türkiye sınırlarının tüm halka açık hapishane haline getirildiğini vurgulayan Efe, İHD olarak yaşatılan haksız ve hukuksuz uygulamaları teşhir etmeye devam edeceklerini belirtti. Efe, 1996 yılında Ağrı’da bir çatışmada yaralı olarak yakalanan Cengiz Sinan Halis Çelik’in her geçen gün kötüye giden sağlık durumu hakkında bilgi verdi.
“İLAÇ TEDAVİLERİM YAPILMIYOR”
Cengiz S. H. Çelik’in İHD’ye gönderdiği mektupta hastalığıyla ilgili bilgiler verdiğini söyleyen Efe, Cengiz S. H. Çelik’in mektubunda şunları yazdığını belirtti: “Kanser hastasıyım, defalarca ameliyat oldum. İlaç tedavileri nedeniyle vücut direncim düşük, sindirim sistemimde problemler var, idrarımdan kan geliyor, üç aylık periyotlarla olmam gereken ameliyatlar ve gerekli ilaç tedavilerim yapılmıyor. Eczacılar Birliği’nden temin ettiğim ilaçlarım, herhangi bir onkoloji ve üroloji uzmanı görüşü olmamasına rağmen almama gerek olmadığı söylenerek verilmiyor. Üroloji doktoruyla görüştürülmüyorum, rastgele bir doktora götürülüyorum; Epilepsi hastalığım için de aynı durum söz konusu.”
“2016 ARALIK’TAN BU YANA TECRİTTE TEK BAŞIMA KALIYORUM”
Cengiz S. H. Çelik’in hapishanede adli bir tutuklu tarafından saldırıya uğrayarak 13 yerinden şişlendiğini belirten Efe, Cengiz S. H. Çelik’in arbede sırasında ayak bileğinin kırıldığını ve tekerlekli sandalye ile yaşamak zorunda bırakıldığını kaydetti. Cengiz S. H. Çelik’in ayak kemiğinin yerine kaynamadığı, kas erimesiyle birlikte ayak ve ayak bileğinde incelme başladığı bilgisini veren Efe, Cengiz S. H. Çelik’in ayağının üstüne basıp yürüyemediğini, fizik tedavisinin bir türlü yapılmadığını, bu durumdan kısa bir süre sonra da Metris R Tipi’nden Silivri’ye sevk edildiğini daha sonra da Metris R Tipi’ne götürüyoruz diyerek T Tipi’ne getirdiklerini kaydetti. Efe, Cengiz S. H. Çelik’in 2016’nın Aralık ayından bu yana tecrit bölümünde tek başına kaldığını kaydetti.
“CAN GÜVENLİĞİM YOKTUR”
Efe, Adli Tıp Kurumu’nun tek başına kalamaz raporuna rağmen 9 aydır yalnız kalan Cengiz S. H. Çelik’in özellikle epilepsi nöbetlerinde ağız salgısı nedeniyle boğulma, kalp krizi veya solunum sıkıntısı olacağı endişesiyle uyuyamadığını belirtti. Cengiz S. H. Çelik’in mektubunda “Zaten kanser bünyeme çökmüş buna bir de uyuşukluk ve stres eklenince dayanmak çok zor. Can güvenliğim yoktur” diye yazdığını söyleyen Efe, Cengiz S. H. Çelik’in F Tipi’ne gitmek istediğini, sağlık ve hapishane koşullarını kamuoyuyla paylaşmaya ihtiyaç duyduğunu belirttiğini kaydetti. (HABER MERKEZİ)
PİRHA -Geçtiğimiz günlerde beyin kanaması geçirerek Hakk’a yürüyen Güzel Şahin dün Kartal Cemevi’nde sırlanarak sonsuzluğa uğurlandı. Güzel Şahin Ananın arkadaşları ve sevenleri son yolculuğunda Güzel Ana’yı yalnız bırakmadılar. PİRHA’ya konuşan arkadaşları, yoldaşları ve sevenleri dilleri yettiğince Güzel Şahin’i anlattılar.
HABERİN VİDEOSU
Geçtiğimiz günlerde beyin kanaması geçirerek hakka yürüyen Cumartesi Annesi Güzel Şahin dün İstanbul Kartal Cemevi’nde Hakka uğurlandı. Şahin’i uğurlamaya yüzlerce seveni ve arkadaşı katıldı. Arkadaşları, sevenleri ve yoldaşları PİRHA’ya Güzel Ana’yı anlattılar.
HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Güzel Ana’nın herkese mücadeleyi öğreten, hiç yılmayan direnişçi bir kadın olduğunu söyleyerek, “80’lerden, 90’lardan bu yana biraz nefes alabiliyorsak, alabildiğimiz zamanlar oluyorsa o zamanların hepsinde Güzel Ana’nın da payı vardır. Güzellikler içinde uyusun, onu çok özleyeceğiz, hiç vazgeçmedi. Biz de zulüm var olduğu sürece hiç vazgeçmeyeceğiz” dedi.
BARIŞIN ELÇİSİYDİ…
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Muhittin Yıldız da cümle canlara baş sağlığı dileyerek şunları ifade etti: “Barışın diliydi, barışın elçisiydi. Mücadelesi bizlere gerçekten ışık olmuştu, yol olmuştu. Işıklar içinde uyusun. Devri daim olsun.”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm “Üşüdüğümüzde bize battaniyesini çeken, aç kaldığımızda ekmeğinin büyük parçasını bize veren bir Ana’ydı. Uzun yıllar demokratik kurumlardan yöneticilik yaptım. Demokrasi mücadelesi dendiği zaman akla ilk gelen Güzel Ana’ydı. Güzel Ana’yı işçilerin direnişlerinde görebiliyordum, Alevilerin mitinginde görebiliyordum” dedi.
“SOL YUMRUĞU HEP HAVADA HATIRLAYACAĞIM”
Yılardır cumartesi eylemlerini takip eden gazeteci Erdoğan Zamur, “Güzel Anne için söylenecek tek bir söz var. Bir insan ayakta öldü derler ya. İşte bu söz tam da Güzel Anne için söylenmiş bir söz, Güzel Anne’nin yaşamını özetleyen bir söz. Sadece cumartesi eylemlerinde değil bütün hak ihlali eylemlerinde Alevi eylemlerinde olsun, emekçilerin eylemlerinde olsun Güzel Anne her eylemdeydi, her yerdeydi. Güzel Anne bize mücadele etmenin ve kararlı durmanın mirasıdır. Anneyi hep sol yumruğu havada hatırlayacağım” şeklinde konuştu.
“GÜZEL ANA HEP EN ÖNDE OLURDU”
“Güzel Ana istediği gibi yaşadı, istediği gibi öldü” diyen gazeteci Felah Özakın ise, “Güzel Ana kavga insanıydı. Zaten yatakta ölürsem eğer cenazeme kimse gelmesin diyen biriydi. Ben ona hanım kızım derdim, gülümserdi. Elinin yettiği her yere gidebilen biriydi Güzel Anne. Daima yumruğu havada, mutlaka en önde olurdu” dedi.
Güzel Ana’nın mücadele arkadaşı Cumartesi Annesi “Sol yanım boş kaldı. Sol yanımda otururdu hep. Boş kaldı orası. Bu hafta oraya bir sandalye koyacağım. Üzerine de onun eşarbını koyacağım.” dedi.
Gözaltı kayıplarından Hasan Ocak’ın ağabeyi Hüseyin Ocak’ta kelimelerin yetersiz kaldığını belirterek şöyle konuştu: “Güzel Anne’yi anlatmak zor. Kendi başına bir cepheydi. Güzle Anne 1 Mayıs’ların, 8 Mart’ların yasak olduğu zamanlarda hep alanlardaydı. Emek mücadelesinin hep yanındaydı. Sur yıkılırken, Dersim yakılırken, HES’lere karşı mücadele yürütülürken Güzel Anne hep onların yanındaydı” dedi.
“MAZLUMUN YANINDA, ZALİMİN KARŞISINDAYDI”
Yine gözaltı kayıplarından Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır da “Dünyanın güzel insanı Güzel Ana, dünya insanları için o çelik iradesiyle, inatçı tavrıyla her yerde vardı. Mazlumun yanında zalimin karşısında dikilen alacaklı olarak gitti. Bizim de söyleyecek sözlerimiz bitti” diye konuştu.
İHD aktivisti de Güzel Ana’nın adı gibi güzel olduğunu ifade etti. “Onurluydu, dirençliydi, hepimizin annesiydi. Her türlü haksızlığa zulme karşı direniyordu. Yüreğimiz çok buruk.”
Yine bir cumartesi annesi de Güzel Ana’nın kaybının onlar için çok acı bir kayıp olduğunu vurguladı. “Her sabah özellikle cumartesi günleri derneğe giderken onun orada olması, o boşluğu hiç kimse dolduramaz. Yıllardır alanlarda birlikteyiz. Konuşmak şu an bizim için gerçekten çok zor” dedi.
O BİZİM DE ANNEMİZDİ
Gezi şehitlerinden Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük ve Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan da, “O bizim bir annemizdi. Toprağı bol olsun. O da gitti bizim çocuklarımızın yanına. İnşallah çocuklarımıza iyi bakacak. Bir anamız daha gitti. Onun yolundan gitmeye devam edeceğiz. Eminim ki Güzel Ana orada da mücadelesini sürdürecek” şeklinde konuştular. HABER MERKEZİ
PİRHA- Cumartesi Annelerinden Güzel Şahin ana önceki gün geçirdiği beyin kanaması sonucu kaldırıldığı Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde hayatını kaybetti. 74 yaşındaki Güzel ana uzun yıllardır Cumartesi eylemlerinin yanı sıra F Oturumlarının ve 50. haftasını geride bırakan Alevilerin sesi TV10 çalışanlarının kanalını geri almak için Galatasaray’da yaptığı eylemin de bilinen simalarındandı. Güzel ana, yarın Kartal Cemevi’nden uğurlanarak Gülsuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Cumartesi Annelerinden Güzel Şahin ana geçirdiği beyin kanaması sonucu Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne kaldırılmıştı.
Uzun yıllardır cezaevi kapıları ile Cumartesi Aneleri eylemi arasında mekik dokuyan Güzel ana yaşına rağmen demokrasi ve insan hakları adına yürütülen her eylemin önde yürüyen isimlerindendi.
Güzel ana uzun yıllardır Cumartesi eylemlerinin yanı sıra F Oturumlarının ve hükümetin kapattığı ve 50. haftasını geride bırakan Alevilerin sesi TV10 çalışanlarının kanalını geri almak için Galatasaray’da yaptığı eylemin de bilinen simalarındandı.
Güzel ana 17 Eylül’de Kartal Meydanı’nda ABF ve Eğitim-Sen öncülüğünde yapılan “Laik, bilimsel, parasız ve anadilde eğitim istiyoruz” mitingine de katılmıştı. 18 Eylül akşamı rahatsızlanan Güzel Şahin, Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Güzel Ananın beyin kanaması geçirdiği belirtilmişti.
Güzel ana, bugün ise Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde 74 yaşında Hakka yürüdü. Şahin’in için yarın (21 Eylül) saat 15.00’te İstanbul Kartal Cemevi’nde cenaze erkanı yapılacak, sonrasında Gülsuyu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Güzel Şahin ananın ailesi ise bugün saat 17.00’den itibaren Kartal Cemevi’nde taziyeleri kabul edecek.
Bu arada Güzel ananın sevenleri Taksim İlk Yardım Hastanesi’ne akın etti.
Cumartesi Annesi Güzel Şahin, katıldığı TV10 eylemlerinin birinde eyleme insan olduğu için katıldığını ve herkes için adalet talebinde bulunduğunu belirterek, “Alevi dardaysa Alevinin yanındayım. Sünni dardaysa onun yanındayım, Laz darda ise onun yanındayım. Biz bir sürü katliam gördük. Biz insan hakları savunucularıyız herkesi bir tutuyoruz. Biz Alevilerin hakları için değil bütün insanların hakları için buradayız. Adalet herkese gerek unutmayın” ifadelerini kullanmıştı.