Etiket: haç

  • ‘Hacı Bektaş Veli hac yapmamıştır, çarpıtılıyor; amaç Aleviliği asimile etmek’

    ‘Hacı Bektaş Veli hac yapmamıştır, çarpıtılıyor; amaç Aleviliği asimile etmek’

    PİRHA- Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın web sitesinde yer alan ‘Hacı Bektaş Velî’ başlıklı yazıda Hacı Bektaş Veli’nin hac vazifesini yerine getirdiği için ‘hacı’ olduğu iddiası yer alıyor. Kazım Açıktepe Dede, “Hacı Bektaş Veli’nin hac yaptığı yönünde tarihi kaynaklarda kesin bilgi yoktur. Alevilik inancını asimile etmek adına çarpıtılan bilgilerden biridir” dedi. Abbas Ulusoy Dede ise “Hacca bir ziyaret, gidiş ve Sünnilikteki gibi bir hac ibadeti söz konusu değildir. Hacı Bektaş Veli’nin inancında Kabe gönüldür, kıble insandır” diye belirtti. 

    MHP’nin desteğiyle AKP tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı; Alevilikten uzak bakış açısı, dedelere maaş teklif edilmesi, Alevi ansiklopedisini hazırlamak için Sünni akademisyenlere başvurması gibi sebeplerden dolayı tepkiler alıyorken buna bir yenisini daha ekledi.  Başkanlığın web sitesinde Hacı Bektaş Veli’nin hacca gittiği ve bu nedenle ‘Hacı’ ünvanını aldığı yazılarak, İslami ibadeti yerine getirdiğine işaret ediliyor.

    Sitede yer alan yazıda şu ifadelere yer verildi:

    “… Hacı şeklinde anılması ise Velâyetnâme‘de hac ile ilgili anlatılan kerâmeti dolayısıyladır. Ancak biz Makâlât’ta ve Velâyet-name‘de verilen canlı bilgiler sebebiyle Veli’nin gerçekten Hac vazifesini yerine getirdiği ve Hacı olduğu kanaatindeyiz (Duran 2007: 85)”

    Sultan Hızır Samıt Ocağı dedelerinden Abbas Ulusoy ve Kureyşan Ocağı dedelerinden Kazım Açıktepe, konuya ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundular.

    “AMAÇ ALEVİLİĞİ ASİMİLE ETMEK”

    Kazım Açıktepe, bu tür iddiaların Aleviliği asimile etme politikalarının bir parçası olduğuna dikkat çekti. Tarihi kaynaklarda Hacı Bektaş Veli’nin hac ibadetini yaptığına dair kesin bir bilgiye rastlanmadığını kaydederek şu sözleri kullandı:

    “Hacı Bektaş’ın hacca gidip gitmediği Hacı Bektaş’ın söylediği sözlerden net bir şekilde anlaşılıyor. Hacı Bektaş ‘Hararet nardadır, sacda değil. Keramet baştadır taçta değil. Her ne arar isen kendinde ara. Kudüs’te Mekke’de Hac’da değil” demiştir. Bazı kaynaklarda Ahmet Yesevi’nin öğrencisi olduğu söyleniyor ancak Hacı Bektaş’ın doğumu ile Ahmet Yesevi’nin ölümü arasında 30 yıl vardır. Bu nedenle ikisi birbiriyle kesinlikle görüşmemiştir.

    Ahmet Yesevi’nin hacca gittiğini, canının helva istediğini, Hünkar’a da bunun ayan olduğunu, Hünkar’ın hacca gidip kendisine helva verdiğini ve bu nedenle Hacı ünvanını aldığını söylüyorlar ancak tarihi kaynaklarda bunun karşılığı yoktur. Tarih boyunca Alevileri asimile etmek için mutlaka bir şeyler uydurulmuştur. Bugün de bu asimilasyona dair yoğun bir çaba var. Bu konuda kesinlikle Hacı Bektaş Veli’nin hacca gittiği yönünde doğru bir bilgi yoktur.”

    “HACI BEKTAŞ VELİ GÖNLÜMÜZÜN HACISIDIR”

    Abbas Ulusoy da Velayetname’de yazan Lokman Perende’nin canının pişi çektiğini, Hacı Bektaş Veli’ye ayan olduğunu ve hacca giderek pişileri kendisine verdiğini, Lokman Perende’nin ‘Asıl hacı Bektaş’tır’ sözleri sebebiyle hacı olduğunun ileri sürüldüğünü belirtti.

    Hacı Bektaş Veli’nin hac yaptığı inanışına katılmayan Ulusoy, “Hacca bir ziyaret, gidiş ve Sünnilikteki gibi bir hac ibadeti söz konusu değildir. Hacı Bektaş Veli’nin inancında Kabe gönüldür, kıble insandır. Hacı Bektaşi Veli bizim hacımızdır, yani bizim gönlümüzdedir. Biz onun etrafında, o bizim etrafımızda hacıyızdır. Bu anlamda hacıdır. Dolayısıyla bu düşünceye katılmıyorum” dedi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

     

  • Diyanet, bebekler dahil öğrenci ve öğretmenlere taksitli umre turu düzenliyor

    Diyanet, bebekler dahil öğrenci ve öğretmenlere taksitli umre turu düzenliyor

    PİRHA-İlk ve orta dereceli okulların 14-18 Kasım’da gireceği birinci dönem ara tatili için harekete geçen Diyanet İşleri Başkanlığı bebekler dahil öğretmen ve öğrencilere taksitli umre ziyareti gerçekleştireceklerini duyurdu.

    Diyanet İşleri Başkanlığı, ilk ve orta dereceli okulların 14-18 Kasım’da gireceği birinci dönem ara tatili için harekete geçti. Öğrenci, öğretmen ve velilerin özel umre turuna katılımını artırmak için 81 il valisi, il milli eğitim müdürü, ilçe milli eğitim müdürleri, okul müdürleri Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) resmi yazıyla uyarıldı.

    Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun imzasıyla MEB’e gönderilen resmi yazıda, “Bebek ve çocuk ücretleri” adı altındaki bölümde, 0-2 yaş (0-24 ay) için umre ücreti 8 bin 430 lira, 3-5 yaş (25-60 ay) için 16 bin 368 lira, öğretmenler için 22 bin 617 lira olarak açıklandı. Umre yolcularına Kuran-ı Kerim, seccade, tavaf ve say duaları ile tespih promosyon verileceği de duyuruldu.

    “25 ÖĞRENCİYİ BULANA UMRE ÜCRETSİZ”

    “2022-2023 Yılı Öğrenci, Öğretmen ve Veli Umre Turları” başlıklı 81 ile gönderilen resmi yazıda, umre tüm detaylarıyla anlatıldı. Valilerin, kaymakamlıkların, okul müdürlerinin Diyanet’in umre turunu duyurması istendi. Önümüzdeki hafta başlayacak olan ara tatildeki umre turunu Diyanet’in; 0-2 yaş grubunu ‘bebek’ ve 3-6 yaş grubunu ‘çocuk’ olarak tanımladığı görüldü.

    Mekke’de 8 gün ve Medine’de 3 gün olmak üzere toplam 11 günlük umrede Bosporus ve Darül Hady otellerinde kalınacağı bildirildi. Ara tatil umresini kaçıranlar için ocak ayındaki yarıyıl tatilinde ücretlerin artacağı uyarısı yapılarak, program açıklandı. Öğrenciler için 2023’te ücretler 4 bin 700 Riyal’e (23 bin 312 TL),  öğretmen ve veliler içn 5 bin 175 Riyal’e (25 bin 668 TL) çıkıyor. Diyanet’in umre turunda 25 kişilik grup oluşturan geçici öğretici (Kurs hocaları), kurum dışından öğretmenler oluşturdukları grubun başında sorumlu yapılacak. 25 kişiyi bulanlar, bu yolla ücretsiz umre yapabilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hollanda’da cemevi duvarlarına haç işaretli saldırı

    Hollanda’da cemevi duvarlarına haç işaretli saldırı

    PİRHA- Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı Zwıolle Alevi Kültür Derneği Cemevi’ne kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce haç işaretleri çizilerek saldırıda bulunuldu.

    Hollanda’da bulunan ve inşası devam eden Zwolle Alevi Kültür Derneği Cemevinin duvarlarına haç işareti çizildi.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Hollanda Alevi Kadınlar Birliği yapılan saldırıyı lanetleyerek, şunları kaydetti:

    “Bu gaflet ve insanlığın zavallı acizliği kimden gelirse gelsin tüm bileşenlerimiz toplumumuz adına derinden lanetliyoruz ve kınıyoruz. Bizler evrenimizdeki Alevi toplumumuzla, tüm inançlara ve kültürlere saygılıyız. Bu anlayışımız, değerlerimizle ve kendimize has ve özgün cemevlerimiz ve inancımızla varız, var kalacağız. Bu faşistlik olduğu kadar bir cahilliğin, yobazlığın çırpınmasından gayri nazarımızda başka bir anlam taşımayan muhattaplarına diyeceğimiz zerre bir söz dahi yoktur.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Trabzon’da nefret saldırısı: Hristiyan yurttaşın mezarını tahrip ettiler

    Trabzon’da nefret saldırısı: Hristiyan yurttaşın mezarını tahrip ettiler

    Trabzon’da Santa Maria Katolik Kilisesi’nin mezarlığı nefret saldırısına uğradı. Zehra Çolak adlı yurttaşın mezarına yerleştirilen haçın yakıldığı, mezarın tahrip edildiği belirtildi. 

    Santa Maria Katolik Kilisesi cemaatinden Zehra Çolak, 17 Ocak’ta yaşamını yitirdi. Çolak’ın cenazesi 18 Ocak’ta kilisede düzenlenen dini törenin ardından kilisenin 500 metre kadar yukarısında yer alan Arafilboyu mahallesinde bulunan kilisenin mezarlığına defnedildi. Mezarın başına da geçici olarak tahta haç yerleştirildi. Defin törenine katılanlardan edinilen bilgiye göre defin sırasından küçük bir grup tekbir getirerek provakasyon yaratmaya çalıştı.

    Hristiyanhaber.net’in haberine göre, eşinin mezarını en son 10 gün önce 4 Şubat’ta ziyaret eden Veysel Çolak, 14 Şubat günü tekrar ziyaret ettiğinde mezarın saldırıya uğradığını gördü. Çolak, geçici olarak yerleştirilen haçın yerinde olmadığını gördü. Mezarın etrafını araştıran Veysel Çolak, tahta haçın söküldükten sonra kırılarak mezarın yakınında yakıldığını farketti.

    Durumu Trabzon Emniyet Müdürlüğü’nü arayarak bildiren Çolak’ın ifadesini alan polisler mezarın ve yakılan haçın görüntülerini çekerek soruşturma başlattı.

    Trabzon Santa Maria Kilisesi rahibi Andrea Santoro, 5 Şubat 2006’da uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmişti.