Etiket: hacı bektaş anması

  • Demir’den Alevi toplumuna çağrı: Saraya bağlı dedelere, zakirlere pirim vermeyin-VİDEO

    Demir’den Alevi toplumuna çağrı: Saraya bağlı dedelere, zakirlere pirim vermeyin-VİDEO

    PİRHA- Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Süleyman Demir, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerindeki girişimlerinin Alevi kurumlarının birlikte hareket etmesiyle engellendiğine dikkat çekti. Demir Saray’a, Cemevi Başkanlığı’na bağlı dedelere, analara, babalara, zakirlere pirim verilmemesi için topluma çağrıda bulundu. 

    Devlet/AKP hükümeti protokolü tarafından, 61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne yönelik müdahalenin tartışmaları sürüyor. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif/korsan anma programı geliştirilmesi, Alevi toplumunun büyük tepkisine neden oldu.

    Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde yaşananlara dair  Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Yol Yürütücüsü Süleyman Demir, PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

     Süleyman Demir, son süreçte Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın asimilasyon politikalarının devam ettiğini vurguladı.

    Demir, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinden önce, gerek Abdal Musa gerekse Isparta Senirkent’te, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının emarelerini gördüklerini söyledi.

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİLİĞİ ŞİALAŞTIRMAK İSTİYOR”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacıbektaş ‘ta emrivaki bir etkinlik yaptıklarını belirten Demir, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasındaki amaç Anadolu’da bulunan Alevi Bektaşi Kültür ve inancını biraz daha Şialaştırmak, İslamlaştırmak, Alevi kültüründen uzaklaştırmaktır” dedi.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın dedeleri, anaları, babaları ve zakirleri kendilerine bağlayarak bir imam gibi yönlendirmek istediklerini vurgulayan Demir, şunları söyledi:

    “Çünkü biz bunu Abdal Musa’yı anma etkinliğimizde görmüştük. Biz semah hizmeti için oraya gittiğimizde bizden önce Kültür Bakanlığı’nın korosu çıkmıştı. Kültür Bakanlığı kendi korosunun eline bir konuşma metni yazıp vermiş. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın selamı ile hem türkülerini hem deyişlerini hem de ellerine verilen metni okudular.”

    Abdal Musa Anmasında yapılanların aynısının Cemevi Başkanlığı’na bağlı olan dedelere, analara, babalara zakirlere de yapılacağına dikkat çeken Demir, “Ellerine yazıyı verecekler cemlerde şunları yapın bunları okuyun şunları söyleyin diye. Bu bir asimilasyon politikasıdır. Daha ileride şöyle olmayacağı ne malum. Cemlerde Arapça Kur’an okutun, Arapça şöyle yapın böyle yapın. Dedeler siz Arapça bilmiyorsunuz yanınıza bir de hoca atayalım derlerse ne yapılacak” diyerek tepki  gösterdi.

    “HACI BEKTAŞTAKİ ORTAK VE KARARLI DURUŞ ANLAMLI VE SONUÇ ALICI OLDU”

    Hacıbektaş’ta Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın etkinliğine karşı kurumların duruşlarının çok anlamlı olduğunu dikkat çeken Demir, “Kurumlarımız o dik duruşlarıyla hep beraber oturma eylemi yapmaları ve dergâhın avlusunda cem tutmaları, hep birlikte güçlü bir ses getirdi. Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın etkinliğine bir nevi engel olundu. Bunda başarılı olundu” dedi.

    “SARAYIN MAAŞLI DEDELERİNE, DÜŞKÜNLERE PİRİM VERMEYELİM”

    Cemevi Başkanlığı’nın etkinliğine katılan dedelere Hızır Paşa benzetmesi yapan ve Alevi kurum üyelerine ve halka çağrıda bulunan Demir, şöyle devam etti:

    “Saraydan maaş alan ana, dede, baba, zakir sarayın sözünü dinlemek zorunda. O yüzden bulunduğumuz bölgelerde halka büyük görev düşüyor. Eğer bu kişileri siz düşkün sayıp onları dışlamazsanız yarın gelecekte çocuklarınızın, torunlarınızın hepsi asimile olacak. Çünkü bu devlet eliyle yapılıyor. Sarayın dedelerine prim vermeyelim.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

  • Alevi aydın ve yazarlardan, yurttaşlardan Diyanet’e tepki yağıyor!

    Alevi aydın ve yazarlardan, yurttaşlardan Diyanet’e tepki yağıyor!

    PİRHA-Aleviler, Nevşehir İl Müftülüğü’nün, Hacı Bektaş Veli anma töreni programına tepki gösterdi. Yapılan açıklamalar ve mesajlarda, Diyanet’in Serçeşme’den elini çekmesi, istenmediği yerde olmaması gerektiği kaydedildi. Diyanet’e ciddi şekilde tepki gösterilmesi istendi. 

    Nevşehir İl Müftülüğü’nün, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri haftasında yapacağı programa tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi aydın ve yazarlar, yurttaşlar, kurum temsilcileri Nevşehir İl Müftülüğünün “Muharremiye Programı”na sosyal medyadan tepkilerini dile getirdiler.

    “DİYANET, ALEVİLERDEN, SERÇEŞMEDEN ELİNİ ÇEKMELİDİR”

    Yazar Ali Yıldırım “Diyanet Alevilerden elini çek!” başlığı ile bir yazı kaleme alarak şunları aktardı:

    “Diyanetin İnsan hakları belgelerine, Anayasanın 10. maddesine aykırı olarak faaliyet yürüten ve demokratik bir cumhuriyette asla olmaması gereken anti laik, ötekileştirici, eşitsizlik ve hukuksuzluk yaratıcı, giderek misyoner faaliyetler yürüten Aleviler üzerinde de asimilasyoncu amaçlar güden bir kurum olduğunu Alevi toplumu öteden beri söyleyip dile getiriyor. Diyanetin kamu idaresinin dışına çıkarılmasını ve muhataplarına bırakılmasını talep ediyor. Diyanet ise öteden beri Alevilerin inançlarını tanımayıp red ve inkar yoluna gidiyor. Hatta ‘Biz Alevilerin cemevlerini asla ibadethane saymayız, bu bizim kırmızı çizgimizdir’ demekten geri durmuyor.

    “ALEVİLERİN CEMEVİNİ YOK SAYARAK NASIL BARIŞ GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR?”

    Şimdi ise Alevileri red ve inkar eden Diyanet, Alevilerin Kerbela Katliamı anısına oruç tuttukları yas günlerinde tam da Alevilerce kutsal sayılan Hacı Bektaş Dergahında Alevi yoluyla, kültürüyle inancıyla hiç bir ilgisi olmayan ‘sevgi barış kardeşlik’ başlıklı bir program düzenlemeye kalkışıyor. Bu tutumun sevgi barış ve kardeşliğe hizmet edici hiçbir yanı yoktur. Kardeş olmak için öncelikle eşitlik gerekir. Muhatabını eşit olarak görmeyen bir anlayış nasıl kardeşlikten söz edebilir?

    Karşısındakinin inancına saygı duymayıp yok sayan bir yaklaşım nasıl bir sevgi barındırabilir.

    Alevilerin inanç değerlerini/cemevlerini yok sayarak nasıl barış gerçekleştirilebilir?

    Yapılmak istenen ‘Muharremiye Programı’ bir fetih anlayışının eseri gibidir. Ayasofya’yı elinde kılıçla adeta bir kez daha fetheden Diyanet Serçeşmeye de elinde kılıçla gelerek Alevilere de haddini bildirecek midir?

    Diyanet ve uzantılarının Hacı Bektaş çıkarmasının kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur. Bu program barış ve kardeşliğe hizmet etmeyeceği gibi Alevileri daha da incitecektir.

    “DİYANET İSTENMEDİĞİ YERDE OLMAMALIDIR”

    Diyanet, Alevilerin yaslarına, inançlarına, değerlerine saygı göstermelidir. Diyanet istenmediği yerde olmamalıdır. Diyanet, Alevilerden, Serçeşmeden elini çekmelidir.

    Aleviler ve tüm demokrasi güçleri açısından bir demokrasi ve eşitlik talebi olarak ‘Diyanete hayır’ demek her zamankinden daha günceldir.”

    “Bİ DÜŞMEDİLER YAKAMIZDAN”

    Konuya bir tepki de Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya’dan geldi. Kılıçkaya şu yorumda bulundu:

    “Hace Bektaşı Veli anması yapıp, ‘Hatim’ indirecek, ‘Mevlüt’ okuyacak, üstüne bir de namaz kılıp, camiye sokamadıkları Alevileri, can evlerinden, kutsal mekanlarından asimile etmek isteyecekler. Kapıdan kovuyorsun, pencereden giriyor. Pencereni kapatıyorsun, binayı ateşe veriyorlar.

    Kindar ve dindar nesiller yetiştirip, Aleviye, inancına her türlü hakareti edip, sonra da, ‘Barış’ın, ‘hoşgörü’nün temsilcileri olduğu yalanını pazarlıyorlar.

    Bi düşmediler yakamızdan. Hadi Diyanetin hinliğini biliyoruz da, onlara koltuk değneği olan, Alevilere ne demeli? Onlar da tarihten hiç ders almamış olanlar olarak, Hızır Paşa gibi, her daim kötü anılacaklar. Bizden söylemesi.”

    BELLİ Kİ PROJELERİ VAR”

    Alevi inanç aktivisti Emel Uzman da tepki gösteren bir diğer isim oldu. “Ah Hüseyin can Hüseyin kaçıncı kez katledilişin” diyen Uzman, şu yazı ile tepkisini dile getirdi:

    “Bunlar bize son çağrılar, buralara giremeyenler belli ki projeleri var cirit atar oldular. Bizim de aklımızı başımıza alıp birlikte yürüme zamanımız gecikiyor mu ne? Birlikte yaşayacağız ve yoksa ayrımsız birlikte yok olacağız. ‘Bu zihniyet, o ocak, bu ocak, o kurum, bu kurum’ diye ayırmaz. Toptan çeker aşağı, eğer bu günlerde Hüseyin duruşu diyorsak şimdi meydana gönülleri döküp birlikte yürümenin zamanı. Lüzumsuz insanlar çok hoyratça kullanmasaydı, bir deyişin Pir Sultan Abdal’in deyişinin tam zamanı.”

    “HAK YİYEREK AYAKTA DURAN BİR KURUM…”

    Gazeteci Sezgin Kartal da sosyal medyadan tepki gösteren isimler arasında yer aldı. Kartal, “Diyanet’in ‘Muharremiye’ adı altında yapacağı bu etkinliğe önce Alevi kurumları sonra da Alevi toplumu ciddi tepki göstermelidir” dedi. Gazeteci Kartal, yazısının devamında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu sadece sosyal medyada ‘kınıyorum’ mesajlarıyla geçiştirilecek bir durum değildir.

    Asimilasyon karargahı görevini gören bu yapının Alevilerin beynine giriyor olması üst perdeden karşı çıkılacak bir gelişmedir.

    Sevgi bizim dinimizdir, başka dine inanmayız’ diyen bir toplumun Serçeşmesi asimilasyoncu, hak yiyerek ayakta duran bir kurumun anma düzenlemesi kabul edilemez.

    Diyanetin bu kadar cüretkar oluşunun en büyük nedeni Alevi kurumlarımızın artık politik ve örgütlü bir hareket olmamasından kaynaklı.

    Bunun sorumlusu; herkese mavi boncuk dağıtan, iktidarın bütün organlarıyla ilişkilerini sıkı tutanlardır.

    Bunun sorumlusu; en büyük sözü söyleyen ama rızasız lokmayı yemekten de geri durmayan kurumların başındaki kişilerdir.

    Bunun sorumlusu; binalarını, kasalarını büyütüp toplumun taleplerinden mücadelesinden kopanlardır.”

    “ALEVİ KURUMLARI BİR ŞEYLER YAPMALI”

    Önceki dönem PSAKD Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir ise sosyal medya hesabından müftülüğün programını işaret ederek “Sadece bu değil, öncesi de var. Serçeşme’de neler oluyor? Alevi kurumları bir süreliğine oturup analiz etmeli, düşünmeli, bir şeyler yapmalı” yorumunda bulundu.

    PİRHA/ANKARA