Etiket: hacı bektaş veli anma etkinlikleri

  • Fırat: Kültür Merkezi önünde yapılan Cem’in elektriği keserek sabote edilmesinden Bakanlığınızın bilgisi var mıdır?

    Fırat: Kültür Merkezi önünde yapılan Cem’in elektriği keserek sabote edilmesinden Bakanlığınızın bilgisi var mıdır?

    PİRHA – Alevi kurumlarının öncülüğünde Hacı Bektaş Veli Dergahı önünde düzenlenen cem hizmeti esnasında aydınlatmaların kapatılması Meclis gündemine taşındı. Milletvekili Celal Fırat, “Cem’in böylesi bir tutumla engellenmeye çalışılması, inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa aykırıdır” cümleleriyle yaşananları eleştirdi.

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde 15 Ağustos’ta düzenlenen cem hizmeti esnasında dergah önündeki aydınlatmanın kapatılması sebebiyle halk mağduriyet yaşamıştı.

    Halkın tepki gösterdiği duruma karşın DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat da konuyu Meclis gündemine taşıdı.

    “KASITLI UYGULAMA”

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri sırasında, Alevi kurumlarının öncülüğünde binlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirilen cem gizmetinde elektriklerin kesilmesini “Saygısızlık ve ayrımcılık” olarak yorumlayan Fırat, eleştirisi şu cümlelerle paylaştı:

    “Cem esnasında, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı konferans salonu ve kültür merkezi önünde bulunan meydanın ışıkları açıkken kasıtlı olarak kapatılarak, bölge karanlığa mahkûm edilmiştir. Aynı anda dergâh yönüne bakan kısımdaki küçük lambaların açık olduğu, ancak özellikle Cem’in yapıldığı alana denk gelen, bakanlık yetkisindeki güçlü aydınlatmaların kapalı bırakıldığı görülmüştür.

    Oysa aynı gün ve saatlerde bölgede binlerce insan konserlere, etkinliklere, yeme-içmeye devam etmiş, dergâh bahçesi ve çevresi gece yarılarına kadar yoğun şekilde kullanılmaya devam etmiştir. Yalnızca Cem’in yapıldığı alanın karanlık bırakılması, bu uygulamanın kasıtlı olduğunu düşündürmektedir.

    Alevi toplumunun en önemli inanç önderlerinden Hacı Bektaş Veli’yi anma gününde, binlerce yurttaşın huzurunda yapılan Cem’in böylesi bir tutumla engellenmeye çalışılması, inanç özgürlüğüne ve toplumsal barışa aykırıdır. Bugün Hacıbektaş’ta elektriği kesen zihniyetin Kerbala’da su vermeyen zihniyetten ne farkı vardır. Bu Alevi toplumunun yıllardır maruz bırakıldığı ayrımcılığın güncel bir örneğidir. İşgüzar kamu görevlilerinin yetkilerini kötüye kullandıklarını göstermektedir.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a soru önergesi yönelten Fırat, şu soruların yanıtlanmasını talep etti:

    “15 Ağustos 2025 tarihinde Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri sırasında Cem yapılan meydanda ışıklar neden kapatılmıştır?

    Kültür Merkezi önünde yapılan Cem’in elektriği keserek sabote edilmesinden Bakanlığınızın bilgisi var mıdır? Varsa sorumlu personel hakkında herhangi işlem başlatılmış mıdır?

    Alevi inancına mensup yurttaşların en önemli anma günlerinden birinde Cem yapılan alanın kasıtlı olarak karanlıkta bırakılması bir ayrımcılık değil midir?

    Hacı Bektaş Veli Dergâhı ve çevresindeki kamusal alanlarda düzenlenen inanç temelli etkinliklerde aydınlatma, güvenlik veya lojistik destek konularında Bakanlığınızın uyguladığı standart bir uygulama var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • FEDA ve DAKB’den Hacıbektaş çağrısı: Devletin Alevisi olmayı reddediyoruz!

    FEDA ve DAKB’den Hacıbektaş çağrısı: Devletin Alevisi olmayı reddediyoruz!

    PİRHA- FEDA ve DAKB, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikleri kabul etmediklerine ilişkin ortak basın açıklaması yayınladı. Açıklamada, “Alevi kurumlarının ve Hacı Bektaş Belediyesi’nin çağrısıyla, 16-17-18 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek olan anma etkinlikleri; birliğimizi, hak mücadelemizi ve barış talebimizi büyüteceğimiz bir buluşma olacaktır” denildi.

    62. Ulusal 36. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, bu sene 16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılacak.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) tarafından paylaşılan açıklama ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapacağı alternatif etkinlikler eleştirildi.

    “ALEVİLİK, TARİH BOYUNCA IRKÇI, TEKÇİ VE ŞERİATÇI İDEOLOJİLERE KARŞI DOĞAL BİR DİRENİŞ HATTI OLUŞTURMUŞTUR”

    “Devletin Alevisi değil, Hakk’ın yolunun yolcusuyuz” denilen açıklamada, “Alevilik yalnızca bir inanç sistemi değildir; aynı zamanda doğayla uyumlu, barışçıl, eşitlikçi ve kolektif yaşamı esas alan kadim bir toplumsal duruştur. Bu yönüyle Alevilik, tarih boyunca ırkçı, tekçi ve şeriatçı ideolojilere karşı doğal bir direniş hattı oluşturmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’in yüz yıllık iktidarlarına dek bu yol bastırılmış, dışlanmış ve dönüştürülmeye çalışılmıştır. Bugün ise bu politikalar, şekil değiştirerek devam etmektedir. Bazen Dersim’de, Sivas’ta, Gazi’de ve Maraş’ta olduğu gibi, Alevi inanç alanları sistematik biçimde hedef alınmaktadır. Bazen de inancımızın ritüelleri değiştirilmeye çalışılmaktadır. Devlet, Aleviliği önce asimile etmeye; bunu başaramazsa kontrol altına almaya; onu da başaramazsa yok etmeye çalışmaktadır. Üstelik bu saldırılar, barış, eşit yurttaşlık ve demokratik toplum taleplerimizin yükseldiği bir dönemde yeniden gündeme getirilmiştir” diye eklendi.

    “ALEVİ İNANCINA YÖNELİK BİR KAYYUM REJİMİDİR”

    Yıllardır Alevi halkının toplumsal belleğinde kutsal bir mekan ve Serçeşme olan Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhı’nda düzenlenen etkinliklere müdahale edilmek istendiğinin altını çizilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Alevi- Bektaşi Cemevi Başkanlığı adlı asimilasyoncu kurum 62. Ulusal ve 36. Uluslararası olarak gerçekleşecek olan etkinlikleri, kontrolü altına almak, dönüştürmek ve resmî ideolojiye eklemlemek çabası içindedir. Alevi- Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın bu yaklaşımı, ‘Devletin Alevisi’ yaratma projesinin açık bir parçasıdır. Bu yaklaşım, Alevi inancına yönelik bir kayyum rejimidir.

    ALEVİLİK, DEVLETİN ŞEKİLLENDİRECEĞİ BİR ALAN DEĞİLDİR

    Pir Sultan Abdal’dan Hacı Bektaş’a, Düzgün Baba’dan Goşkar Baba’ya; cemevlerimizden dergâhlarımıza uzanan kutsal yolumuzun devlet müdahalesiyle gölgelenmesine izin vermeyeceğiz. Biz bu politikaları tanıyor, teşhir ediyor ve reddediyoruz. Alevilik, devletin şekillendireceği bir alan değildir! Kendilerini Alevi halkı ile devlet arasında ‘köprü’ olarak tanımlayanların kimler adına konuştuklarını da çok iyi biliyoruz. Onlar, köprü değil; asimilasyon politikalarının taşıyıcılarıdır. Bu kabul edilemez. Gerçek barışa ve demokrasiye giden yol, inancımızın hakikatiyle buluşmaktan geçer, devletin gölgesinde yapılan şovlarda değil.”

    16-17-18 AĞUSTOS’TA HACIBEKTAŞ’A ÇAĞRI

    FEDA ve DAKB yaptıkları ortak açıklamada müdahaleleri ve dayatmaları kabul etmediklerine vurgu yaptılar. Açıklamada, “Alevi kurumlarının ve Hacı Bektaş Belediyesi’nin çağrısıyla, 16-17-18 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek olan anma etkinlikleri; birliğimizi, hak mücadelemizi ve barış talebimizi büyüteceğimiz bir buluşma olacaktır. O nedenle tüm canlarla Hakk’ın yolunda, cem meydanlarında buluşmak istiyoruz. Devletin Alevisi olmayı reddediyor, Hakk’ın yolundan, cem meydanlarından vazgeçmiyoruz” denildi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Hacı Bektaş’ta Aleviler birlik olunca Cemevi Başkanlığı’nın hamlesini boşa çıkardı’-VİDEO

    ‘Hacı Bektaş’ta Aleviler birlik olunca Cemevi Başkanlığı’nın hamlesini boşa çıkardı’-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerine müdahalesine tepki gösteren HBVAKV Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, “Amaçları Alevi kurumlarının etkinliğini küçük düşürmekti. Ancak anmaya katılan bütün halkımızın yürüyüşe katılması ve Alevi kurumlarına destek vermesiyle Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapmak istediği anmayı boşa çıkardık” dedi.

    Devlet/AKP hükümeti protokolü tarafından, 61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri ’ne yönelik müdahalenin tartışmaları sürüyor.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif/korsan anma programı geliştirilmesi, Alevi toplumunun büyük tepkisine neden oldu.

    Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde yaşananlara dair Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Köyceğiz Şube Başkanı Nezahat Doğan, PİRHA ‘ya açıklamalarda bulundu.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacı Bektaş Veli’yi anma yerine ‘ölüm yıldönümü’ şeklinde adlandırmasını eleştiren Doğan, “Bir kere oraya giden Alevi yol düşkünü de olsa Alevi inancında ölüm kavramının olmadığını bilir. Alevilikte ölüm yoktur bunun bilinmesi gerekirdi” dedi.

    “HER SENE PİRİN HUZURUNA ÇIKIYORUZ

    Bütün Alevi canların pirin huzuruna çıkmak için anma etkinliğine katıldığını belirten Doğan, “Her zaman yolunu sürdüğümüz yolundan gittiğimiz pirimizdir ve her zaman yüreğimizde ve gönlümüzde yaşar. Bütün Alevi canlarımızla orada semahlarımızı dönüyoruz deyişlerimizi, dualarımızı, beyitlerimizi okuyor cemlerimizi panellerimizi söyleşilerimizi yapıyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİLER OLARAK 35 YILDIR PİRİMİZİN ANMA ETKİNLİĞİNİ YAPIYORUZ”

    Genel anlamda 61 Alevi kurumları olarak ise 35 yıldır Hacı Bektaş Veli anma etkinliklerini yaptıklarını söyleyen Doğan, “Bu sene Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı Alevi kurumları saf dışı bırakmak istediler Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının organize ettiği ve onlarla birlikte çalışan onlara destek olan yol düşkünü olan onlara dedeler demek istemiyorum. Çünkü yıllardır yapılan anma etkinliğine ölüm yıldönümü diyerek orada bulunan insanlara kurumlara ve topluma dayattılar” diye ifade etti.

    “KİMSE BİZE YOLUMUZU VE İNANCIMIZI TARİF EDEMEZ”

    Hacı Bektaş’ta yapılmak istenenin ‘asimilasyonun bir fotoğrafı’ olarak değerlendiren Doğan, “Başından beri federasyonumuz, kurumlarımız vakıf ve derneklerimiz bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığına karşı olduğumuzu söyledik. Kimsenin bizi tarif etmeye, bize Aleviliği öğretmesine kendi yolumuzu kendi inancımızı tarif etmesi gibi bir durum olamaz” dedi.

    Hacı Bektaş’ta Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi başkanlığının yapmak istediklerine karşı insanların kayıtsız kalmadıklarını belirten Doğan, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Alevi Bektaşi kültür ve Cemevi Başkanlığı bize her ne kadar sıkıntı yaşatmaya çalıştılarsa da başarılı olamadılar. İlk defa bütün kurumlarımızın başkanları Hacı Bektaş’ta anmaya katılan ve duyarlılık gösteren bütün halkımız yürüyüşe katıldılar. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının yapmak istediği anmanın altını boşalttık. Bu güzeldi ve bu bize şunu gösterdi. İnsanlar kenetlenince, birlik olunca, birlikte hareket edince neler yapabileceğini gösterdi.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • Muhittin Efe: Cemevi Başkanlığı’nın kurulması Alevilere yapılan en büyük hakaret-VİDEO

    Muhittin Efe: Cemevi Başkanlığı’nın kurulması Alevilere yapılan en büyük hakaret-VİDEO

    PİRHA-Avusturya’nın Viyana kentinde uzun yıllar Alevi kurumlarında görev yapan emekli öğretmen Muhittin Efe, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevilere müdahalesine tepki gösterdi. Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasının Alevilere yapılan en büyük hakaret olduğunu vurgulayan Efe, Hacıbektaş’ta hükümetin müdahalesine karşı Alevilerin birlikte hareket etmesinin önemini vurguladı. 

    16-17-18 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta yapılan 61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne AKP hükümetinin müdahalesi ve karşı etkinlikler düzenlemesi tepki çekti.

    Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenlerinde yaşananları emekli öğretmen Muhittin Efe, PİRHA‘ya değerlendirdi.

    Aleviliğin bu ülke topraklarında egemenler tarafından tanınmadığını vurgulayan Efe, Aleviliğin bağımsız bir inanç olarak Avrupa’nın birçok ülkesinde tanındığını hatırlattı.

    Devletin Alevileri asimile etmek için her türlü girişimleri yaptığını belirten Efe, “Bizim yolumuzu kesmek için, bizim inancımıza darbe vurmak için, bizi birbirimize düşürmek için her şeyi yapıyorlar” dedi.

    “BİZ SADECE İNANCIMIZI YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    İnançlarını özgür bir şekilde yaşamak istediklerini belirten Efe, şunları kaydetti:

    “Biz inancımızı insan gibi yaşamak istiyoruz. Bir Sünni, Hanif’i, Maliki gibi bir Şafi gibi ya da başka bir inanç gibi biz de kendi inancımızı yaşamak istiyoruz. Kültür Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın  kurulması Alevilere yapılan en büyük hakaret. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Alirıza Özdemir Avusturya ve tüm Avrupa’daki Alevi dernekleri hakkında muhbirlik yapan bir kişi. Alirıza Özdemir Avrupa’da MHP ile adını anmak istemediğimiz gruplarla çalışan bir insan. Bu kişiyi tüm Aleviler tanıyor bu insanı getirip o kurumun başına oturtmak demek Alevilere  hakaret etmek demektir. Aleviler 100 yıl önceki  Aleviler değil. Aleviler kentlere geldiler, okudular, beyinlerini, zihinlerini açtılar artık. Bu tür şeylerle bizi oyalamasınlar.”

    “HACIBEKTAŞ’TA HEPİMİZ YAN YANA DURDUK”

    Muhittin Efe, Alevilerin Hacıbektaş’ta Hünkar’a sahip çıktığını belirterek, “Halkımız oradaydı. Abdalından, Tahtacısına, Çepni’sinden Kızılbaş’ına kadar hepimiz oradaydık. Hepimiz yine yan yana durduk, hepimiz türkülerimizi, deyişlerimizi söyledik. Hünkarımızın mekânında cemimizi de yaptık, semahlarımızı döndük. Ne oldu? elinize ne geçti” diye sordu.

    Efe, Hacıbektaş’ta her yerin polis ve jandarmayla doldurulmasına da tepki göstererek, “Tek çaremiz birlik olmak. Birbirimize saygı, sevgi ve hürmet göstermeliyiz. İnancımızı hiç kimse bizim elimizden alamaz. Benim her şeyimi alabilirler, senin her şeyini alabilirler ama inancımızın yok olması diye bir şey söz konusu olamaz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Kenanoğlu: Hacıbektaş’ta siyasilerin Alevi toplumunun taleplerini benimsemesi bir kazanımdır-VİDEO

    Kenanoğlu: Hacıbektaş’ta siyasilerin Alevi toplumunun taleplerini benimsemesi bir kazanımdır-VİDEO

    PİRHA – Siyasetçi Ali Kenanoğlu, Hacı Bektaş Anma Törenleri’ne dair izlenimlerini paylaştı. Kenanoğlu, bu yılki etkinliklerin Alevi örgütleri ile bakanlık arasında bir mücadeleye dönüştüğünün altını çizdi. Kenanoğlu, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Dergaha kayyım atandı. Maaş alan dedeler korucudur” tespitinin en çok beğeni alan konuşma olduğunu söyledi. Etkinliklerin İBB öncülüğünde yapılması da Kenanoğlu’nun eleştirileri arasında. 

    25. ve 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne ilişkin değerlendirme yaptı. Kenanoğlu, 61 yıldır yapılan etkinliklerin bu yıl Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Alevi örgütleri arasında bir mücadeleye dönüştüğünü vurguladı.

    “ALİ RIZA ÖZDEMİR BAKANI DA TAKMIYOR!”

    Siyasetçi Ali Kenanoğlu, toplamda 4 gün süren etkinliklerin bir çekişme içerisinde yapıldığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “İtiraz şu konudaydı: Geleneksel olarak yapılmak istenen etkinliklere ilk önce Cemevi Başkanlığı, Kültür Bakanlığı üzerinden müdahil olmak, etkinlikleri belediye ile birlikte yapmak istedi ama Alevi kurumları en başından itibaren Cemevi Başkanlığını tanımadıklarını ve ortak iş yapmayacaklarını ifade etti. Bunun üzerine Cemevi Başkanlığı 15-16-17 Ağustos içerisinde kendi programını yaptı. Horasan Erenleri Derneği-Federasyonu gibi bir kurum var, çok yaygın olmasa da bu kurumlar vardı. Diğer taraftan da Alevi Vakıflar Federasyonu da Kültür Bakanlığı’nı destekliyordu.

    “ALEVİ KURUMLARI EYLEMLERİNDE BAŞARILI OLDU”

    Hacıbektaş’ta ilginç olaylar da yaşandı. Bunlardan bir tanesi Alevi kurumlarının, Kültür Bakanlığını dergahta protesto edeceklerini söylemesiydi. Çünkü alternatif bir etkinliğin yapılmasını istemiyorlardı. Ayrıca dergahın, kimi Alevi kurumlarının etkinliklerine kapatılması iddiaları da vardı. Kültür Merkezi’ni belediye ve Alevi kurumlarına vermeme gibi bir tavır da söz konusuydu. Kültür Bakanlığı, kendisiyle birlikte hareket eden kurumlara salonları tahsis etti. Bu nedenle Alevi kurumlarının protestosu oldu. Alevi kurum başkanları oturma eylemi yaptı ve Kültür Bakanı, Alevi kurumlarıyla görüşmeyi kabul etti. Kültür Bakanlığının aylardır talep edilen randevuya cevap vermediği konuşuluyordu ancak bu eylem neticesinde kendisi bizzat Alevi kurumlarıyla görüşmeyi talep ediyor. Böylelikle Alevi kurumları eylemlerinde başarılı oluyor.

    “ALEVİLİK KONUSU MHP’YE BIRAKILMIŞ DURUMDA”

    Bu esnada İlginç olan konu şu: Alevi kurumları ‘Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyoruz ve bu görüşme içerisinde kesinlikle AliRıza Özdemir olmayacak’ diyor. Kültür Bakanlığı da bu talebe karşılık ‘Tamam’ diyor. Ancak görüşmenin yapılacağı yere AliRıza Özdemir de giriyor. Ali Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı değilmiş gibi hareket ediyor. Bundan kastım şu: AKP iktidarı, Alevi meselesinde hiçbir zaman muhataplık kurmadı. Geçmişteki çalıştaylarda bu işi Fethullah cemaatine devretmişti. Hatırlarsak 15 Temmuz girişiminden sonra kapatılan Alevi kurumları da vardı. Bunlar da Fethullahçıların kurdurduğu kurumlardı. Şimdi ise izlenimim şu yönde: Alevilik konusu Milliyetçi Hareket Partisi’ne bırakılmış durumda. Yani Ali Rıza Özdemir, AKP’nin değil MHP’nin bürokratı gibi davranıyor.

    “ALİRIZA ÖZDEMİR BAKANI DA TAKMIYOR”

    Arkadaşlarımızın söylediğine göre, Hacıbektaş’taki o görüşmeye AliRıza Özdemir’in girmesine Kültür Bakanı da şaşırıyor. Çünkü öncesinde söz verilmiş ama buna rağmen Özdemir, odaya gelmiş. Yani Ali Rıza Özdemir, Bakanı da takmıyor.

    Netice itibarıyla Alevi kurumları, Özdemir’i konuşturtmuyor, söz almak istediği anda kalkıp orayı terk ediyor. Sonrasında Bakan, ‘Eylül ayında tekrar bir görüşme yapalım, bize misafir olun’ diyor.”

    “BAKANLIĞA BAĞLI KURUMLAR SİLAHLARIN GÖLGESİNDE CEM YAPTI”

    Ali Kenanoğlu, Alevi örgütlerinin yaptıkları diğer eylem ve etkinlikleri de yorumladı. Halkın, Kültür Bakanlığının programına dahil olmaması için alanda yapılan etkinliklerin başarılı olduğunu söyleyen Kenanoğlu şöyle devam etti:

    “Kültür Bakanlığı’na bağlı olan kurumlar, salonlara hapsolmuştu ama Alevi Bektaşi kurumları bir bütün olarak sokak ve meydanlara hakimdi. Yapılan yürüyüşler, meydandaki etkinlikler ile bunu net bir şekilde görebiliyorduk. Ayrıca Kültür Bakanlığına bağlı olan kurumlar, dergah içerisinde bir de cem yaptılar. Alevi toplumundaki insanların çoğunun bu çekişmeden haberi yok tabii. Hele ki bu durum Hacıbektaş’a gelen Romanların hiç umurunda değil. Dolayısıyla dergah içerisinde yapılan cemde sayısal anlamda bir sorun yoktu ama cemi yürüten Baki Güngör’e yönelik çok itirazlar okudum. Güngör’e yönelik Cem Vakfı’ndan dahi itirazların olduğu söyleniyor. Netice itibarıyla silahların gölgesinde bir cem yapılması şık olmadı. Ayrıca Ceme katılan kimi dedeler de rızalıkları olmadıklarını söyledi.

    “ETKİNLİKLER İBB’YE HAVALE EDİLMEMELİYDİ”

    Belediye ve Alevi kurumlarının yaptığı etkinliklerin tamamına yönelik olumlu bir bakış açımızın olduğunu da söyleyemem. Özellikle HacıBektaş Belediyesi’nin kimi nedenlerden dolayı bu işi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne havale etmiş olduğu görüLdü. Bu nedenlerin başında ekonomik sıkıntılar olduğu söyleniyor. Ancak her ne olursa olsun Alevi toplumunun bunu yapacak gücü vardır. Kültür Bakanlığı’na bu kadar karşı çıkılırken bu etkinliklerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne havale edilmesini de doğru bulmuyorum. Sadece bu sene ile de sınırlı kalınmamış. Ekrem İmamoğlu’nun kürsüden de ifade ettiğine göre önümüzdeki 4 yıl boyunca da birlikte organize edilmesi konusunda protokol imzalanmış.”

    “ALEVİ TOPLUMU ORANIN MİSAFİRİ DEĞİL, MİSAFİR KARTIYLA DOLAŞTIRILMASI UYGUN OLMAZ”

    Ali Kenanoğlu, Hacı Bektaş Veli’yi Anma etkinliklerine damga vuran bir diğer olayın ise katılımcılara takılan misafir kartları olduğunu söyledi. Hacıbektaş’a gelen kişilerin “zapturap altına alındığını” ifade eden Kenanoğlu şunları kaydetti:

    “Birçok insanın boğazında takılı bir kartla dolaştıklarını gördük. Valilikler, Türkiye’nin birçok yerinden otobüs kaldırıp, muhtarları da seferber etmişler. Tabiri yerindeyse oraya getirilen insanlar fişlenmiş ve boyunlarına kart asılmış. Ve bu insanlara ‘Kartları çıkartırsanız yemek yiyemez, etkinliklere katılamaz, konaklayamazsınız’ denilmiş. Bu konu büyük tepkiye neden oldu. Çünkü Alevi toplumu oranın misafiri değil, ev sahibiydi. Orada bir misafir varsa bizzat Kültür Bakanlığının kendisidir. Alevi kurumları bu konudaki itirazlarını dile getirince birçok kişi o kartları boyunlarından çıkartıp cebine koydu. Kimisi, bu kartları ‘Pir Sultan’ın boynuna asılan yağlı urgan’, kimisi ‘Alevilik idam ediliyor’ benzetmesi yaptı. Benim de bireysel olarak çok yanlış gördüğüm bir durum bu. Alevi toplumunun asla bu şekilde damgalanamayacağını, misafir kartıyla Hacıbektaş’ta dolaştırılmasının uygun olmayacağı konusunda itirazlarımızı yaptık.”

    “ERCAN GEÇMEZ ORTAK METNİ OKUDU, İYİ BİR KONUŞMAYDI”

    Kenanoğlu, etkinliklerdeki protokol konuşmalarına da değindi. Önceki yıllarda konuşmaların kapalı salonlara hapsedildiğini belirten Kenanoğlu, bu sene söz konusu konuşmaların meydana taşındığını söyleyerek şöyle devam etti:

    “Eskiden sadece ana muhalefet partisinin lideri ya da bakanlar gelirse onlar konuşuyordu. Bu durum, oranın CHP’li Belediye olmasından kaynaklıydı. Bu sene Hacıbektaş’ta bağımsız bir Belediye Başkanı Ali Kaim var. Dolayısıyla Erkan Baş da DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da bu sene konuştu. Saygı gereği Kılıçdaroğlu’na da konuşma verildi. Ekrem İmamoğlu zaten artık bu etkinliklerin bir ortağı ve o da konuştu.

    Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmalarında birbirlerine gönderme yaptılar. Vatandaş bunun pek farkında değil ama siyasetin içerisinde olan insanlar bu göndermelerin ne anlama geldiğini biliyor. Alevi kurumları adına Ercan Geçmez ortak bir metin okudu ve iyi bir konuşma oldu.

    “AÇIK ARA EN İYİ KONUŞMA TUNCER BAKIRHAN’IN”

    DEM Parti Eş Genel Başkanı (Tuncer Bakırhan), ilk defa bu sene Hacıbektaş’ta konuşma imkanı buldu. Açık ara en iyi konuşma olduğunu söyleyebilirim. Bakırhan’ın özellikle 2 vurgusu Alevi kamuoyunda çok dikkat çekti. Bu konulardan birisi Kayyum meselesi. Kürtlerin yaşadığı kayyum meselesinin ilk önce Aleviler üzerinde uygulandığı ve ilk kayyumun Hacı Bektaş Veli Dergahı’na atıldığı meselesini anlattı. ‘Alevi toplumu, bu kayyumlara nasıl direndiyse biz Kürt halkı olarak da aynı direnişi sergileyeceğiz, bu kayyumlara teslim olmayacağız’ dedi. Aslında Alevi ve Kürtlerin ortak kaderi noktasında önemli bir tespitte bulundu.

    “MAAŞLI DEDELERE ‘KORUCULUK’ TANIMLAMASI ÇARPICI GÖRÜLDÜ”

    Diğer tespit daha da çarpıcıydı. Koruculuk sistemi… Korucular, Kürt halkının demokratik mücadelesini kırmak için devletin yarattığı kolluk güçleri. Tuncer Bakırhan, Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden işe alınan ve maaş bağlanan dedelere yönelik ‘korucu’ tanımlaması yaptı. Bu tanımlama Alevi toplumunun aslında hoşuna giden bir tarif olmuş. Dedelerin memura dönüştürülmesi, Alevi toplumuna yönelik bir koruculuk sistemi olduğu ifadesi toplum tarafından son derece çarpıcı ve önemli görüldü.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN SORUNU SİYASALDIR”

    Nihayetinde Alevi toplumunun sorunu siyasaldır. Bütün bu talepleri gasp edilen hakların tamamı siyasi sebeplerledir. O nedenle siyasilerin, Alevi toplumunun taleplerini benimsemesi, onları kürsülerden dile getirmesi Alevi toplumunun bir kazanımıdır. Onun için Hacı Bektaş etkinliklerinde kürsüye çıkan siyasetçilerin tamamı Alevi toplumunun taleplerini sahiplendiler.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tutuldu -VİDEO

    Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tutuldu -VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma etkinlikleri kapsamında Alevi kurumları Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tutuldu. Cemi yürüten Pir Ali Haydar Kurt, “Biz bu yolun gerçek sahipleri olarak buradayız. Hakkın ve hakikatin olmadığı yerde cem olmaz” dedi.

    Alevi kurumları, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tuttu. Cemi Baba Mansur Ocağı evlatlarından Ali Haydar Kurt yürüttü.

    Kurt, “Bizler burada razılık ile cem olacağız. Bizler burada cem yapmıyoruz cem oluyoruz. Ne mutlu bu yola, bu bilince sahip çıkana. Biz bu yolun gerçek sahipleri olarak buradayız. Hakkın ve hakikatin olmadığı yerde cem olmaz” dedi.

    12 hizmet görüldükten sonra Alevi Kültür Derneği (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “3 gündür dergahımızın işgaline karşı koymaya çalıştık. Kendi dergahımızda cem yapabilmek için dilekçe verip izin istedik. Cemimizi hangi dedemizin yürüteceğini sordular. İnancımıza saygıları yok. Bu inanç kimsenin satın alabileceği bir inanç değildir.”

    Cem lokmaların pay edilmesinin ardından sona erdi.

    PİRHA/ HACIBEKTAŞ

  • Alevi kadınlar Hacıbektaş’ta zorunlu din dersi ve ve Medeni Kanun’u konuştu-VİDEO

    Alevi kadınlar Hacıbektaş’ta zorunlu din dersi ve ve Medeni Kanun’u konuştu-VİDEO

    PİRHA-Alevi kadınlar, Hacıbektaş’ta “Zorunlu Din Dersleri ve Medeni Kanun’un Alevi Kadının Yaşamında Etkileri ve Önemi” başlıklı panel düzenledi.

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliği programları dahilinde Alevi kadınlar, “Zorunlu Din Dersleri ve Medeni Kanun’un Alevi Kadının Yaşamında Etkileri ve Önemi” konulu panelde bir araya geldi.

    Nilgün-Sırrı Bektaş Kültür Merkezi’nde yapılan panelde konuşmacı olarak Prof. Dr. Bedriye Poyraz ve Av. Esin İzel Uysal katıldı.

    Panel, Naime Sayman Ana’nın verdiği gülbeng ve  Elif Keleşo’nun açılış konuşması ile başladı.

    “KADIN ERENLERİMİZİN MÜCADELESİNİ DE ÖNE ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR”

    Söz alan Ana Sevim Yalıncakoğlu konuşmasında, “Aleviler akın akın Hünkarı anmak için bu mekana gelir. Kadın erenler diyarlarındayız bir taraftan da. Kadıncık Anamızın  huzurundayız. Kadıncık Anamız karakazan sistemini getirmiştir. Kadıncık Anamız demek adil olmak demektir. Bu topraklarda erenler evliyalar çok var, erkek erenlerimizin isimlerini çok dile geliyoruz ama kadın erenlerimizin mücadelesinin de öne çıkarmamız gerekiyor” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Kadın Meclisi’nin düzenlediği panelde moderatörlük yapan Şehriban Metin, Nazım Hikmet’in Kadınlarımız şiirini okudu.

    “DİN DERSLERİNİN BÜTÜN MESELESİ KADINLARI TAHAKKÜM ALTINA ALMAKTIR”

    Prof. Dr. Bedriye Poyraz zorunlu din derslerinin kadınlar üzerindeki etkilerine değinerek, “80’lerden sonra zorunlu din dersi, zorunlu olmaya başladı. Ben buna zorunlu Sünnilik dersi diyorum. 80 darbesi ile birlikte zorunlu olması tesadüf değil. Sünni İslamı destekleme projesinin tezahürlerinden biridir. Aleviler her şeye rağmen çok büyük bir çaba içerisinde ama buna rağmen istediğimiz kadar yol alamıyoruz. O zaman bazı şeyleri değiştirmemiz gerekiyor. AKP’nin derdi aslında biz değiliz, kendi Sünni toplumunu kontrol altında tutmak istiyor. Toplumun en muhafazakar kurumu ailedir. Ama Sünniler çocuklarını cemaat karanlığına emanet ettiler. Bu toplumdaki en güçlü bellek Sünni Alevi çatışması üzerinde şekillenen bir bellektir. Alevi örgütlerinin uzmanlaşması lazım. Din derslerinin bütün meselesi kadınları tahakküm altına almaktır. Bütün dinleri oluşturanların, yazanların hepsi erkek. Örneğin peygamberlerin hepsi erkek. AKP iktidarının en büyük amacı kadınları her anlamda kapatmaktır” dedi.

    “AKP YILLARDIR AİLE HUKUKUNU DÜZENLEMEYE ÇALIŞIYOR”

    Av. Esin İzel Uysal konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

    “Medeni Kanun toplumsal hayatı düzenleyen kanunudur. Toplumsal hayatı düzenlediğini konuşuyoruz o yüzden iktidarların ilk hedefleri Medeni Kanun oluyor. AKP yıllardır aile hukukunu, Medeni hukuku düzenlemeye çalışıyor. Nerede en gerici var AKP onun peşinde koşuyor. AKP iktidara geldiğinden beri kadınları hedef aldı. Açıktan kadın düşmanlığını artık bu kadar rahat yapamamalarının kadın mücadelesinin artışından kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Biz bu ülkede önce elimizdekini muhafaza etmek zorundayız. AKP ailelerin içine girerek kadınları evlere kapatmak istiyorlar. Siz kadınları bir eve hapsettiğiniz de kadınların yaşama hakları ihlal ediliyor. 4 duvar kadınlara mezar olmuş durumda. Elimizde önemli bir anahtar olduğunu düşünüyorum, 6284 sayılı kanun bu anahtar. Bu kanun gerçek olarak uygulansa kadınlar korunabilir. Bütün adımlarımız bütünlüklü olmak zorunda.”

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • ‘Laik, Bilimsel Eğitim’ paneli: Eylül’de çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz -VİDEO

    ‘Laik, Bilimsel Eğitim’ paneli: Eylül’de çocuklarımızı okula göndermeyeceğiz -VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş’ta “Laik, Bilimsel Eğitim” konulu panel yapıldı. Panelde, eğitimde yaşanan sorunlara değinilirken gerici kuşatmalara karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı.

    Pir Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri kapsamında “Laik, Bilimsel Eğitim” paneli yapıldı. Nilgün-Sırrı Bektaş Kültür Merkezi’nde yapılan panelde konuşmacı olarak Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve Eğitim Sen Genel Mali Sekreteri Ramazan Gürbüz katıldı.

    Nevşehir Eğitim Sen Başkanı Tarık Kaya, dün mecliste yaşananları kınayarak, panelin açılışını yaptı.

    “TOPLUMU GERİCİ, DİNCİ, TEKÇİ BİR HİZAYA SOKMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, gerici eğitim politikalarına karşı mücadelenin gerekliliğine vurgu yaparak şunları söyledi:

    “Bu ülkede uzun zamandır, 22 yıldır tüm hayatı kendi ideolojisine göre tahakküm etmeye çalışan bir iktidar var. AKP kendine göre Alevilik tanımı yapıyor. Bizler de buna karşı mücadele etmeye çalışan bir yapının parçasıyız. Bulunduğumuz alandan doğru mücadele vermeye çalışıyoruz. İktidara geldiği günden bugüne gerçek yüzünü gizleyerek gerçekten demokratik olabileceklerini inandırdılar. Bu topraklarda cumhuriyetten başlayarak büyük mücadeleler veriliyor. Ulaş Bardakçı’nın topraklarındayız. Toplumu gerici, dinci, tekçi bir hizaya sokmaya çalışıyorlar. Bu topraklarda eğitimi uygulama ve düzenleme yetkisi Milli Eğitim Bakanlığına verilmiştir ancak tarikatlarla protokol yapıyorlar. Anayasaya da aykırı davranıyorlar. Maarif Modeli müfredatı ile eksik kalan yapamadıkları şeyleri yapmayı hedefliyorlar. Bu müfredatın geri çekilmesi için mücadele ediyoruz. Laiklik meselesi sadece Eğitim Sen’in ve Alevi kurumlarının sorunu değildir. Herkesi ilgilendiren bir sorun ve bu yüzden burada velilerin olması gerekiyordu. Bizler sanırım velileri aydınlatma konusunda eksik kalıyoruz. Önümüzdeki Eylül ayında oryantasyon (kılavuzluk etme) süresinde çocuklarımızı okullara göndermeyeceğiz.”

    “DİNDAR VE KİNDAR BİR NESİL YETİŞTİRMEK İSTİYORLAR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ise “Bu Maarif Modeli kamuoyuna duyrulduğu zaman Milli Eğitim Bakanı ile Alevi kurumları olarak görüştük. ‘Siz de bir program hazırlayın, Alevi dersi de koyalım’ dediler. İşte anladıkları bu, bir inanca karşı yaklaşımı işte bu. Yıllardır Aleviler itirazlarını yaparken, eğitim sendikaları itirazlarını yaparken aslında ne kadar ortak olduğunu geç algıladık. Bizim Aleviler olarak müfredata baktığımız yer ‘bu müfredatta biz niye yokuz değil.’ Biz eğitimin bilimden ve akıldan uzaklaştırılmasını kabul etmiyoruz. Aslında bu müfredattan önce de müfredat laik, bilimsel değildi. Muratları, dindar ve kindar bir nesil yetişmektedir. Hiçbir şeye itiraz etmeyen bir topluma ihtiyaçları var. 3 gündür Hacıbektaş’ta Aleviler bir şey yapmaya çalışıyorlar. Aslında bu müfredat ile birlikte bütün ezilenlerin, bütün güçlerin birleşmesi ve mücadele etmesi gerekiyor. Faaliyetlerin hızlandırılması ve mücadelenin büyütülmesi gerekiyor” dedi.

    “LAİKLİK OLMADAN BU ÜLKEDE DEMOKRASİ, BARIŞ OLMAZ”

    Eğitim Sen Genel Mali Sekreteri Ramazan Gürbüz laikliğin öneminin altını çizerek, “Hacı Bektaş Veli, ‘Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ demiştir. Her dönemde eğitim, siyasal iktidar açısından stratejik bir alandır. Laiklik kavramı dünden bugüne oluşmuş bir toplumsal düzen değil. Milyonlarca yıldır insanlar inanç sistemleri üzerinden çatışmıştır. Bazen laiklik kavramını ifade ederken kendini sol, sosyalist olarak kabul eden kurumlar kavramın içini boşaltan bir tutum sergiliyor. Laiklik olmadan bu ülkede demokrasi, barış olmaz. Laiklikte büyük bir tahribat söz konusu. O nedenle tüm kesimlerin bu konuyu içini boşaltmadan sahiplenmesi ve mücadeleyi sürdürmesi gerekir. Cumhuriyet’in en büyük kazanımıdır, laiklik. Biz eğitim kurumlarında laik eğitim meselesini birincil sorun olarak görüyor ve bunun mücadelesini veriyoruz. Bugün iktidar karma eğitim veren okulları hedefe koyuyor. Çocuklarımızı binlerce imam hatip okulu açmak suretiyle oralara yönlendiriyorlar. Öğrenci yok, kapatmıyorlar o okulları. Toplumu dinsel kurallara göre yönetemezsiniz, bu toplumda barış yok olur” diye konuştu.

    Panel, soru cevap şeklinde devam etti.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Hacıbektaş’ta düzenlenen panelde kadınlar eşitsizliği konuştu-VİDEO

    Hacıbektaş’ta düzenlenen panelde kadınlar eşitsizliği konuştu-VİDEO

    PİRHA- Kadınlar, Hacıbektaş’ta “Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde” isimli panelde buluştu. Aleviliği anlatmayı çok sevdiklerini ama Aleviliği yaşamak konusunda pek iyi olmadıklarını söyleyen Gazeteci Çilem Küçükkeleş, “Bugün biz Aleviliğimizi gerçekten yaşıyor muyuz ki kadın eşitliğinden bahsedebilelim. Yaşadığımız komşu inançların kadınlara yaklaşımı ile mukayese ediliyoruz. O kadar eşitsizlikler içerisindeler ki biz Alevi kadınlar eşit gibi gözüküyoruz” dedi.

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri kapsamında “Erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde” isimli panel düzenlenerek Alevilikte kadın konusu konuşuldu. Panele konuşmacı olarak; 25. Dönem Milletvekili, Gazeteci Çilem Küçükkeleş, Prof. Dr. Çiğdem Boz, Araştırmacı Yazar Kıymet Erzincan Kına katıldı.

    Panele çok sayıda Alevi katılırken polis barikatları nedeniyle izleyicilerin panele katılmaları büyük ölçüde engellendi.

    “BU KADAR KADIN NEDEN ÖLÜYOR?”

    Çiğdem Boz, “Kadıncık anayı neden Hacı Bektaş Veli kadar anmıyoruz diye düşünüyorum. Solcular, sosyalistler, ülkücüler, İslamcılar, Atatürkçüler hepsi kadına çok değer verdiklerini söylüyor ama akla tek bir soru geliyor o zaman bu kadar kadın neden ölüyor? Erkek akıl, kadın duygu erkek kamusal alan kadın özel alan gibi ikilikler var. Bizim ihtiyacımız olan etik anlayış, yaptıklarımızın sorumluluğunda olacak bence Alevi duruş budur. Kadının birikimi, kadının deneyimli önemlidir. Kerametler, mistik şeyler ötesinde gözümüzün önünde olan bitenden sorumluyuz” dedi.

    “ÖZDEKİ ANALARI, BACILARI HATIRLARSAK ÇOK ÖNEMLİ KILAVUZLARIMIZ VAR”

    Kıymet Erzincan Kına ise konuşmasında şunları söyledi:

    “Panelin isimi, İnancımızın özündeki can kavramına da çok güzel gönderme yapıyor. Kadınlar; ötekilerin ötekisi olarak daha çok baskıyı hissediyorlar. En okumuş kadınımız bile içinde günahkâr, aciz, değersiz hissediyor. Alevilik açısından baktığımız zaman özdeki anaları, bacılarımızı hatırlarsak çok önemli kılavuzlarımız var. Ama ne yazık ki tarihimizi hatırlamıyoruz. Söylenceler, hikayeleri sembolik anlamda çözmeye çalışırsak kadın vurgusunu göreceğiz. Kadın sözcüğü muhtemelen kadıncık ananın isminde saklı. Bir makam adı kadıncık anayı ululaşmış ama gerçek adını unutarak tarihini yok etmişiz. Kadıncık Ananın bacıların başı olduğu son zamanlarda çok konuşuluyor. Bize öğrenilmiş çaresiz halindeyiz. Sadece erkekleri suçlamamak lazım. Sorumluluk almak istemeyince özgürleşemiyoruz da. Tarihimizi hatırlamak zorundayız. Analarımızı hatırlamak zorundayız, kendimize güçlü olduğumuzu hatırlatmak için.”

    “ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN EN BÜYÜK HEDEFİ KADINLAR”

    Çilem Küçükkeleş, polis ablukasını kınayarak konuşmasına başlayarak şunları belirtti.

    “’Erkek dişi olmaz muhabbetin dilinde’ Çok sevdiğim ama çok yanlış anlaşılan söz. Alevi toplumundaki eşitsizliği anlatırken bir erkek muhakkak karşı çıkar. Hünkârın bu sözü örtü değil. Hünkarın ve Kadıncık ananın yaşadığı bir Alevilik yaşamıyoruz. Şimdi de bir formül arıyoruz. Biz Aleviliği anlatmayı çok seviyoruz ama yaşamak konusunda pek iyi değiliz. İnsanlık hakikati aramaya devam ediyor o yüzden hakikatimize bakmamız gerekiyor. Bugün biz Aleviliğimizi gerçekten yaşıyor muyuz ki kadın eşitliğinden bahsedebilelim. Kapitalist bir dünyada yaşıyoruz ve bu kapitalist düzen tamamen bir eşitsizlik üzerine. Yaşadığımız komşu inançların kadınlara yaklaşımı ile mukayese ediliyoruz. O kadar eşitsizlikler içerisindeler ki biz Alevi kadınlar eşit gibi gözüküyoruz. Eşitlik bu kadar parçalı bir şey değil. Eşitlik demi derya bir kavramdır. Tüm diğer toplumlardan farkımız bu diyoruz ama her şeyin üzerini çok örtüyoruz. Alevilik ile ilgili en büyük eleştiriyi birlikte ibadet ettiğimizden dolayı alıyoruz. Böyle bir saldırı altındayken dönüp kendi içimizde olan şeyleri örtmek istiyoruz. Toplumsallık kurmaya ihtiyacımız var. Bugün kadınlar bir kenarda dursunlar biz Aleviliği en iyi biliyoruz diyebilirler mi erkekler. O zaman toplumsallıktan bahsedilemez. Kadıncık ana için çok uzakta olan biri değil aslında olmamız gereken biri olarak görüyoruz. Kadın mücadelesi son yıllarda başladığını düşünüyoruz ama annelerimizin bile evlerinde ettikleri mücadeleler vardı. Geçmişte de bir mücadele vardı. Tekleşen ve erkekleşen bir toplum olmaya başlıyoruz. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın en büyük hedefinin kadınlar olduğunu düşünüyorum. Bir süre sonra ’kadınlar buraya geliyorlar neden cemde kafalarını örtmüyorlar’ diyecekler. Yarın cemimizi tutacaklar, semahımızı dönecekler. Cemi tutacak pire sesleniyorum, yapmasın.”

    Panel, soru cevabın ardından konuşmacılara verilen hediyeler ile sona erdi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Abdallar, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda semah döndü-VİDEO

    Abdallar, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda semah döndü-VİDEO

    PİRHA- 61.Ulusal 35.Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri başladı. Abdallar, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda semah döndü.

    61.Ulusal 35.Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri bugün başladı. Etkinlikler 16-17-18 Ağustos’ta olmak üzere 3 gün sürecek.

    Alevi Bektaşilerin Yol önderlerinden Pir Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri bugün Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Hünkarın dergahının önünde başladı. Etkinliğe; Alevi dedeleri, analar, Alevi kurum başkanları ve Yola gönül veren Aleviler katıldı.

    Hacı Bektaş veli’yi anmak için Türkiye’nin pek çok kentinden Hacıbektaş’a gelen Abdallar da Pirin huzurunda. Abdal Aleviler, çocuklarıyla birlikte Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda semah döndü.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri başladı: Dergahımızı ırkçı-gerici zihniyete teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri başladı: Dergahımızı ırkçı-gerici zihniyete teslim etmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- 61.Ulusal 35.Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri, Alevi örgütlerinin Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda yaptığı oturma eylemi ile başladı. 

    Alevi Bektaşilerin Yol önderlerinden Pir Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri bugün Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Hünkarın dergahının önünde başladı. Etkinliğe; Alevi dedeleri, analar, Alevi kurum başkanları ve Yola gönül veren Aleviler katıldı.

    61.Ulusal 35.Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri programının ilk günü Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda yapılan oturma eylemi ile başladı. Etkinlikler 16-17-18 Ağustos’ta olmak üzere 3 gün sürecek.

    ERÇE: DERGÂHIMIZI BU GERİCİ, IRKÇI ZİHNİYETE TESLİM ETMEYECEĞİZ

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bugün bir olmazsak yarın bir araya gelemeyeceğiz. Dergahımızı bu gerici, ırkçı zihniyete teslim etmeyeceğiz. Gün birlik olma günüdür. Kendi canlarımız yakasında bulunan kart ile alınıyor, bu bir zulümdür. Pir Sultan’ın boynuna geçirilen urgan şimdi canlarımızın boynuna geçirilmek isteniyor” dedi.

    ASLAN: AKP, HACIBEKTAŞ HALKININ VERGİSİYLE YAPILAN KÜLTÜR MERKEZİNİ BİLE KULLANDIRMIYOR

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ise “AKP iktidarı, Hacıbektaş halkının vergisi ile yaptığı merkezi bile kullandırmıyor. Alevilere o mekanlar kapalı. Onlar bize izin vermeseler de Hacıbektaşın her alanı bizim için kutsaldır. Biz buradayız” diye konuştu.

    “ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Genel Başkanı Vakfı Ercan Geçmez de konuşmasında şunları söyledi:

    “Aleviler yüzyıllardır dergahlarına gelerek niyaz oluyorlar. Dergahlarımız bizimdir. Aleviler üzerinde hegemonya oluşturmaya çalışıyorlar. Aleviler vardır, Alevilik haktır.”

    Anma, semahlar ve deyişler ile devam ederken, Hacı Bektaş Veli Dergahı ziyaret edilecek.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Alevi örgütleri Hacıbektaş’ta toplandı: Cemevi Başkanlığı’nın etkinliği inancımıza saldırıdır-VİDEO

    Alevi örgütleri Hacıbektaş’ta toplandı: Cemevi Başkanlığı’nın etkinliği inancımıza saldırıdır-VİDEO

    PİRHA-Alevi örgütleri Hacıbektaş’ta toplandı. Hükümetin korsan bir anma etkinliği yaptığını değerlendiren Alevi örgütleri, tüm Alevileri ve Alevi dostlarını 16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli’yi Anma Törenlerine çağırdılar. Korsan hamleyi değerlendiren PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Kültür Bakanlığı ve ona bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yapmaya çalıştığı etkinliğin aslında inancımıza bir saldırı olduğu konusunda hem fikiriz” dedi.

    Alevi konfederasyonları ve Federasyonlarının düzenlediği 61. Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Programı 16-17-18 Ağustos’ta yapılacak.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da 15-16-17 Ağustos’ta anma etkinliğini yapacağını açıklamasının ardından Alevi toplumunun tepkisi de sürüyor.

    Alevi örgütleri, Nilgün Sırrı Bektaş Müze ve Sanat Evi’nde hükümetin düzenleyeceği Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerini protesto etmek için Hacıbektaş’ta bir araya gelerek değerlendirme toplantısı yaptı.

    Toplantıda, Alevilerin Serçeşmesi olan Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın işgal altında oluşu ve 60 yıldır sürekli olan Pir Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliğine karşı Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği korsan etkinliğinAlevi inancına yönelik bir saldırı olduğu belirtildi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, toplantı sonrasında PİRHA’ya konuştu.

    “İNANCIMIZA YAPILAN SALDIRILARI PÜSKÜRTECEĞİZ”

    Alevi örgütlerinin yöneticileri, genel başkanları ve genel yönetim kurulu üyeleriyle bir değerlendirme toplantısı yaptıklarını belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Daha önce de konuştuğumuz biçimiyle Serçeşmemiz olan Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın işgal altında oluşu ve 60 yıldır sürekliliği olan bir anma etkinliğine karşı Kültür Bakanlığı ve ona bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın alternatif ve korsan bir etkinliğinin aslında inancımıza bir saldırı olduğu konusunda hem fikiriz. Bu işgali ve bu korsan etkinliği kabullenmediğimizi dergahımıza sonuna kadar sahip çıkacağımızı bugün yaptığımız toplantıda teyit etmiş olduk” dedi.

    Erçe, Hacı Bektaş Veli’yi anmaya tüm canları beklediklerini ifade ederek şunları kaydetti:

    “Hacıbektaş Belediyesi ve Alevi kurumları dışında planlanan hiçbir etkinlik Hacı Bektaşı Veli Anma Etkinliği değildir. Zaten onlar da bunun adına anma etkili dememişler. Hünkar’ın Hakk’a yürüyüşü, yıl dönümü demişler. Bizim açımızdan Hünkarın bir ölüm yıl dönümü yoktur. Onun bizim açımızdan devriyesi devam etmektedir. Bu biçimiyle Kültür Bakanlığı’nın Hacı Bektaş’ta yaptığı bu çıkarmayı bir işgal ve korsan bir etkinlik olarak değerlendiriyoruz, asla kabul etmeyeceğiz. İnancımıza yapılan saldırıları püskürteceğiz ve Hünkarımıza her yıl olduğu gibi gelecek yıllarda da sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Alevi kadınlar Hacıbektaş’ta muhabbette buluşuyor

    Alevi kadınlar Hacıbektaş’ta muhabbette buluşuyor

    PİRHA- ABF Kadın Meclisi, Hacı Bektaş Veli Anma Programı kapsamında muhabbet cemi ve paneller gerçekleştirerek kadın kürsüsü kuracak. Kadın meclisinin çağrısında, “Sesimizin ulaştığı tüm Alevi kadınları, muhabbetimize ortak olmaya, sesimize ses vermeye, açacağımız Kadın Kürsüsü’ne dil vermeye davet ediyoruz” denildi.

    16-18 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek 61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Etkinleri kapsamında Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi, Kadıncık Ana Dergahı’nda bir araya gelerek muhabbet gerçekleştirecek.

    MUHABBET VE KADIN KÜRSÜSÜ

    16 Ağustos’ta bir araya gelecek olan kadınlar saat 19.00’da Kadıncık Ana Parkı’nda zakirlerin katılımıyla muhabbet gerçekleştirecek.

    Saat 20.00’de ise açık kürsü kuracak olan kadınlar, ‘Muhafazakarlaşan Devlet Politikalarına Karşı Alevi Kadınlar Nasıl Direnmeli’ konusunda fikirlerini paylaşacak.

    Yine 17 Ağustos tarihinde ise Hacı Bektaş Kültür Merkezi’nde Prof. Dr. Bedriye Poyraz ve Av. Esin İzel Uysan’ın katılımıyla ‘Zorunlu din dersleri ve medeni kanunun Alevi kadınların yaşamında etkileri ve önemi’ gündemde panel gerçekleşecek.

    “ALEVİ KADINLARI ORTAK MUHABBETE DAVET EDİYORUZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi, tüm Alevi kadınları ortak muhabbete katılmaya davet ederek şu çağrıda bulundu:

    “Kadıncık Ana’nın huzuruna, muhabbetin derinliğine gidiyoruz. Yolumuzu aydınlatan Analarımızın ışığında, Alevi Yol Erkânı’nın izinde Yola revan oluyoruz. Cemal cemale, gönül gönüle muhabbet etmek, birbirimizi gönül gözümüzle dinlemek üzere bir araya geliyoruz.

    Tarihten günümüze, Alevi Yol Erkânı’nı doğru sürenlerin direncini konuşmayı diliyoruz. Sesimizin ulaştığı tüm Alevi kadınlarını, muhabbetimize ortak olmaya, sesimize ses vermeye, açacağımız Kadın Kürsüsü’ne dil vermeye davet ediyoruz.

    Söylenecek türkümüz, dile gelecek sözümüz var. Sesimizi boğmaya çalışanlara karşı bir olalım, can olalım! Gelin canlar, bir olalım!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Fırat’tan, Bakanlığa: Cemevi Başkanlığı Hacıbektaş’ta neden alternatif etkinlik düzenliyor?

    Fırat’tan, Bakanlığa: Cemevi Başkanlığı Hacıbektaş’ta neden alternatif etkinlik düzenliyor?

    PİRHA-Milletvekili Celal Fırat, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine “el koymaya çalıştığını” ifade etti. Fırat, konuyla ilgili Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a “AİHM kararının gereği yapılmadan neden Alevi toplumunun inancına müdahil olmaya çalışıyorsunuz? ” diye sordu.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine müdahil olma isteği Alevi kamuoyunda tepkiye neden oldu.
    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Alevi kurumları ile Hacıbektaş Belediyesi’ni saf dışı bırakarak etkinliklerde rol alma isteğine parlamentodan da itiraz geldi.

    “EL KOYMA ÇALIŞMASI!”

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, konuya ilişkin soru önergesi hazırladı.

    Milletvekili Fırat, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Alevi toplumu ve Alevi kurumlarını hiçe saydığını ifade ederek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy‘a soru yöneltti. Fırat, Cemevi Başkanlığı’nın, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine el koymaya çalıştığını söyleyerek şu ifadelere yer verdi:

    “Bir gece kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının kurulması birçok tartışmanın ve tepkinin odağı olmuştur. Alevi örgütleri ve Alevi toplumu, bu başkanlığa karşı tavır göstermiş, ancak tüm bu itirazlara ve redde rağmen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruluşundan itibaren Alevilik inancını asimile etme çabalarını sürdürmeye devam etmektedir.
    Devlet eliyle kurularak, Alevilere dayatılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Nevşehir Hacı Bektaş ilçesinde her yıl anma gerçekleştiren Alevi toplumunu ve Alevi Kurumlarını hiçe sayarak Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine el koymaya çalışmaktadır.

    61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri yaklaşırken Alevi Kurumları ve belediyenin yıllardır düzenlediği bu önemli buluşmayı, Bakanlığınıza bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı asimilasyon politikalarına alet etmek istemektedir.
    Bu etkinliğin manevi ve kültürel değerini koruma sorumluluğuna ve bilincine sahip Alevi toplumu ve Alevi Kurumları, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının bu girişimini reddetmektedir.

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri, Alevi toplumunun kutsal ve tarihi bir buluşma noktasıdır. Bu etkinlik, sıradan bir festival değil, on binlerce insanın ibadet için bir araya geldiği, Hacı Bektaşi Veli’ye niyaz olunan özel bir mekândır. Devletin gücünü kullanarak bu etkinliğe müdahale etmeyi marifet sayan anlayışlar, Alevi toplumunun değerlerine ve kutsallarına zarar vermektedir.”

    “AMACINIZ TAM OLARAK NEDİR?”

    Milletvekili Celal Fırat, Bakan Mehmet Nuri Ersoy tarafından cevaplandırılması talebiyle şu soruları gündeme getirdi:

    “-Bakanlığınıza bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı neden Hacı Bektaş Veli etkinliklerinde yereldeki kurumlara alternatif etkinlik düzenlemektedir?

    -Amacınız tam olarak nedir?

    -Her yıl Ağustos ayının 16-17-18 günlerinde Alevi Kurumları ve Hacıbektaş Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinliklerine, bu sene Bakanlığınıza bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının bu geleneği yok sayarak aynı tarihte yasakçı anlayışla gerginliğe sebebiyet verecek bu yaklaşımının sorumluğunu kim üstlenecektir?

    -Türkiye’de cemevlerinin de diğer ibadethaneler gibi hukuki olarak tanınması gerektiği yönündeki 2014 yılı AİHM kararının gereği yapılmadan neden Alevi toplumunun inancına müdahil olmaya çalışıyorsunuz?

    -Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümeti, Alevileri ve Alevi inancını tanımıyorken, Bakanlığınıza bağlı başkanlığın Aleviler adına yapılan inançsal çalışmaları ve etkinlikleri neden kendi inisiyatifinde düzenlemek istemektedir?

    -Hacı Bektaş Veli Dergâhı Alevilere teslim edilmesi gerekiyorken neden Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir müze statüsü verilmiştir?
    Bakanlığınızın Hacı Bektaş Veli Dergâhının Alevilere geri verilmesi adına bir çalışması var mıdır?

    -Bakanlığınıza bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bugüne kadar ne tür çalışmalar yapmıştır ve ne hedeflemektedir? Net olarak Alevi toplumuna bir açıklama yapılacak mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurumları: Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’nin içeriğini Alevi toplumu belirlesin

    Alevi kurumları: Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’nin içeriğini Alevi toplumu belirlesin

    PİRHA-6 Alevi çatı örgütü, Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri öncesinde ortak açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri, Alevi toplumunun kutsal ve tarihi bir buluşma noktasıdır. Halkımızı yoğun bir şekilde katılmaya, Serçeşmemize ve dergahımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz” denildi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri öncesinde ortak yazılı açıklama yaptı.

    “HACI BEKTAŞ VELİ ANMA ETKİNLİKLERİ, ALEVİ TOPLUMUNUN KUTSAL VE TARİHİ BULUŞMA NOKTASIDIR”

    Yapılan açıklamada, “61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri yaklaşırken, bu etkinliğin manevi ve kültürel değerini koruma sorumluluğumuzun bilincindeyiz. Hacıbektaş Belediyesi’nin 60 yıldır düzenlediği bu önemli buluşmayı, asimilasyon politikalarına alet etmek isteyenlere karşı birlikte duracağız. Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri, Alevi toplumunun kutsal ve tarihi bir buluşma noktasıdır. Bu etkinlik, sıradan bir festival değil, on binlerce insanın ibadet için bir araya geldiği, hünkarımıza niyaz olduğu özel bir mekândır. Devletin gücünü kullanarak bu etkinliğe müdahale etmeyi marifet sayan anlayışlar, Alevi toplumunun değerlerine ve kutsallarına zarar vermektedir. Alevi kurumları olarak, Hacıbektaş Belediyesi ile uyumlu bir şekilde çalışarak bu etkinliği gerçekleştireceğiz. Etkinliğin düzenlenmesi sürecinde üzerimize düşen her türlü lojistik desteği seve seve sağlayacağız. Kamu kurumlarının bu tür etkinliklere davetli olarak katılması elbette makul ve olumlu karşılanabilir. Ancak, bu katılım, etkinliğin amacına ve doğasına uygun şekilde, davet üzerine ve saygı çerçevesinde olmalıdır.”

    “HALKIMIZI, DERGÂHIMIZA SAHİP ÇIKMAYA DAVET EDİYORUZ”

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’nin içeriği ve düzenlenme şeklinin Alevi toplumunun kendi iradesiyle belirlenmesi gerektiği belirtilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Alevi kurumları olarak, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinin tarihine, kültürüne ve manevi değerine saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Devletin ve kamu kurumlarının bu etkinliklere müdahil olmaktan ziyade, destekleyici ve saygılı bir tutum sergilemesini istiyoruz. Bu tür buluşmaların, Alevi toplumunun kendi iradesiyle ve özgürce gerçekleştirilmesi, toplumun birlik ve beraberliğini güçlendirecektir. Halkımızı yoğun bir şekilde katılmaya, Serçeşmemize ve dergâhımıza sahip çıkmaya davet ediyoruz. Hünkârımıza bağlıyız, onun makamı bize emanettir. Emanete sahip çıkanlara aşk olsun, ihanet edenlere lanet olsun.”

    (HABER MERKEZİ)

  • İktidarın asimilasyon politikalarına kadınlardan tepki: Yol ve erkanımız satılık değildir-VİDEO

    İktidarın asimilasyon politikalarına kadınlardan tepki: Yol ve erkanımız satılık değildir-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şube üye ve yöneticisi olan kadınlar, iktidarın Aleviler üzerinde uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikalarını eleştirdi. Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz, “Ne yaparsanız yapın bizim yol ve erkanımız satılık değildir. Rıza şehrine giden yolda inatla hep beraber eşteş olarak ilerleyeceğiz” dedi.

    İktidarın, Alevi inancını tanımayarak uyguladığı asimilasyon politikalarına tepkiler gelmeye devam ediyor. PSAKD üye ve yöneticisi olan kadınlar, iktidarın politikalarına alet olan Alevileri de eleştirdi.

    “NE YAPARSANIZ YAPIN, ALEVİLİK EVRENSELDİR”
    PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz, cemevinde semah dönen kadınlara etek giydirilmek istenmesinin de bir asimilasyon ve Sünnileştirme politikası olduğuna vurgu yaparak, “Asimile etmek için Osmanlı’dan önce de Osmanlı döneminde de astılar, kestiler, yüzdüler, kuyulara doldurdular, kazıklara bağladılar ve sonuç alamadılar. Baktılar ki bu iş böyle olmuyor 80 sonrası Alevi köylerimize hızla cami yapmaya başladılar. 1818’li yıllarda Hace Bektaş Veli’nin türbesinin tam yanına Osmanlı, bir camii diktirdi. Bunlar, biz Alevileri asimile etmenin projeleriydi. Bunlarla yetindiler mi? Elbette ki hayır. Biz Alevi örgütlerine, dik duranlara, özünü, kendini, kimliğini, kişiliğini satmayanlara rağmen Kültür Bakanlığı’nda Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığını oluşturdular. Ne kadar satılmış düşkün varsa Cemevi Başkanlığına üşüşmeye başladı. Para için kendini satanlardan olmayan biz Pir Sultan’lılar ise bugünlere kadar dişimizle, tırnağımızla gelmeye devam ettik. Etmeye de devam edeceğiz.

    “DEĞERLERİMİZİ ELİMİZDEN ALACAKLARINI SANDILAR”
    Daha yeni, Hacıbektaş’ta Kültür Bakanlığı öncülüğünde ne kadar satılmış, ne kadar kendini, kimliğini, kişiliğini paraya satmış Alevi varsa onlarla birlikte, Alevi örgütlerine rağmen alternatif bir etkinlik düzenlemeye çalıştılar. Pirimiz, yol önderimiz, Serçeşmemiz olan Hace Bektaş Veli’nin kucağındaki dişi olan aslanı, erkek olan ceylanı silip, sadece Hace Bektaş Veli’nin resmini kullandılar. Eğer bir insanın inancını, toplumunu yok etmek istiyorsanız önce tarihini yok edersiniz. Değerlerimizi elimizden alacaklarını sandılar, tarihe kirli bir not düşmeye çalıştılar. Nasıl ki Kültür Bakanlığı, türbelerimizi ‘yenileme’ adı altında türbelerimizin baş tarafını güneye çeviriyor, tarihimizi elimizden alıyorsa bu da onun bir örneğidir.

    “BİZİM ÖZÜMÜZ SATILIK DEĞİLDİR”
    Hace Bektaş Veli’nin içindeki figürlere bir bakınız hepsinin çember sakalı, hepsinin farklı bıyığı var. Oralara figürler yerleştirdiler. Bu figürlerin hiçbirinin Alevi tarihindeki canlarımızın figürlerine benzemediğini de hepimiz biliyoruz. Bizim kara kazanımız vardı, komünal yaşamı ifade eden. Tıpkı Hassan Sabbah gibi komünal bir yaşamın ilk örneği de Hace Bektaş Veli Dergahımızdır. Bu komünal yaşamı dağıtmak üzere başına çember sakallı figürler yerleştirdiler. Bizim gidenlerimiz de niyaz ederken hiç ‘Bu çember sakallılar bizim Alevi erenlerimize benzemiyor’ diyerek itiraz etmediler. Ama buradan bir kez daha Mamak Pir Sultan olarak haykırıyoruz ki ne yaparsanız yapın bizim özümüz satılık değildir. Ne yaparsanız yapın bizim yol ve erkanımız satılık değildir. Ne yaparsanız yapın Alevilik evrenseldir. Biz rıza şehrine giden yolda inatla hep beraber eşteş olarak, kadınlı, erkekli ilerleyeceğiz. Hani kadınlar o cemevlerinde hala bulaşık yıkıyor erkekler postta oturuyor ya onu da değiştirerek yolumuza devam edeceğiz. Bakıyoruz ki bazı cemevlerinde semah dönen kadınlarımıza etek giydiriliyor, başlarına tülbent örtülüyor bu bile Aleviliğin asimilasyon edilmesi ve Sünnileştirilmesi anlamına gelir. Biz ne Şii’yiz ne Sünniyiz.”

    “İKTİDAR, ALEVİLERİ KENDİ ÇİZGİSİNDE HAREKET ETTİRMEK İSTİYOR”
    PSAKD Mamak Şube Sekreteri Adalet Ayten, iktidarın, Alevi inancını kendisine göre yönetmeye çalıştığını belirtti. Ayten, 2024 yılında yapılacak olan Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinliklerinin tarihinde yapılan değişikliği hatırlatarak şunları söyledi:
    “Şu anki mevcut iktidarın, kendilerine göre Alevileri yönlendirme ya da kendi çizgilerinde hareket ettirme gibi bir baskısı var. Bu bağlamda eş değeri olarak bunun bir benzeri Hüseyin Gazi’de yaşanmıştı. Alevi inancını kendilerince yönetmeye çalışıyorlar. Hacı Bektaş Veli etkinliklerini kendilerince yapıp, Alevi kurumlarının ortaklaşarak aldıkları tarihi bile değiştirmeyi planlıyorlar.”

    “KADINLAR ‘YOL’A SAHİP ÇIKIYOR”

    PSAKD Mamak Şube Kadın Sekreteri Bahtiyar Atakay da 12 Ağustos’ta Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) önderliğinde toplanan kadın meclisinin aldığı kararları da hatırlatarak asimilasyon politikalarına teslim olmayacaklarının altını çizdi. Atakay, şöyle devam etti:
    “Kadınlar olarak alınan kararlarla yol haritamızı belirledik. Şiarımız ‘kadınlar yola sahip çıkıyor, kadın kadının yurdudur, yolda erkek dişi sorulmaz’ felsefesiyle yola çıktık. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesini sürdürmek ve bunu büyütmek için kararlar alındı. Alevi Bektaşi Federasyonu’nun Kadın Meclisi’ni kurma kararı alındı. Yolumuzun siyasal İslamcı asimilasyon politikalarına teslim edilmeyeceği kararı alındı. Alevi kadınlarının baskıcı, iktidarın köşeye sıkıştıracağı, belirli konumlara getireceği politikaları asla kabul etmediğimizi ve kendi yolumuzda ilerleyeceğimiz konusunda kararlar aldık. Amacımız cins değil, can olmak. Sonuç olarak da bildirgemizde Alevi Bektaşi Federasyonu Kadın Meclisi’nin oluşturulması kararı alındı. Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri ile birlikte her yıl kadıncık anayı da onunla birlikte anma kararı alındı”

    “BİZ KADINLAR, ASİMİLASYONA İZİN VERMEYECEĞİZ”
    PSAKD Mamak Örgütleme Sekreteri Sultan Cevher ise Cemevi Başkanlığı ile hareket eden Alevileri eleştirerek, “Bize rağmen Kültür Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı oluşturuldu. Oluşturulan başkanlık, Alevi örgütlerine rağmen düşkünlerle beraber Hacı Bektaş etkinliği düzenledi. Biz kadınlar bu asimilasyona izin vermeyeceğiz” dedi.

    “HOCALARIN YERİ CAMİ, ÖĞRETMENLERİN YERİ OKULLARDIR”
    PSAKD üyesi Haney Polat ise Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesi kapsamında “manevi danışman” adı altında okullara yapılan imam atamasını eleştirdi. Polat,” Hocaların yeri cami, öğretmenlerin yeri okullardır. Öğrencilerimizi, çocuklarımızı asimile etmeye çalışıyorlar. Çocuklar, din derslerinde zorlanıyorlar. Asla bunu istemiyoruz. Ayrıca Hacı Bektaş’ın portesinin değiştirilmesini de asla istemiyoruz. Onun içinde mücadelemiz devam edecek. Bizim değerlerimize kimse el süremez” diye konuştu.

    Buse Nehir DEMİR/ANKARA

     

  • ABF Başkanı’ndan hükümete tepki: Birliktelikten rahatsız oluyorlar-VİDEO

    ABF Başkanı’ndan hükümete tepki: Birliktelikten rahatsız oluyorlar-VİDEO

    PİRHA- Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne ayrılan ödeneği tamamen kesmesini değerlendiren ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, bakanlığın etkinliğin gördüğü birliktelikten rahatsız olduğunu vurgulayarak, “Bunların zihniyeti bozuk” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    Kültür ve Turizm Bakanlığı, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri için 55 yıldan bu yana verip, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra dörtte üç oranında azalttığı mali desteği bu yıl tümüyle kesti.

    Her yıl Kültür Bakanlığı’na yapılan başvuru sonucunda düzenli olarak etkinlik organizasyonunda kullanılmak üzere yapılan mali destek, önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek 57. yıl Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’nde yapılmayacak.
    Kültür Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü’nün Nevşehir Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne gönderdiği resmi yazıda, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri için yapılan yardım talebinin uygun görülmediği belirtildi.

    Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne her yıl devlet erkanı da katılıyor. Bu yıl da Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katılmıştı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, Kültür ve Turizm Bakanlığının Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerine mali desteği tamamen kesmesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “ZİHNİYET BOZUK”

    İlk defa bu yılki etkinlikte Hacıbektaş Belediyesi ve bütün Alevi kurumları arasında birlikteliğin sağlandığına dikkat çeken Güzelgül, kimi kesimlerin etkinlikteki birliktelikten rahatsızlık duyduğunu aktardı.

    “Anadolu topraklarında sevgiyi, barışı insanların yüreğine eken Hacı Bektaş Veli’dir, Pir Sultan Abdal’dır” diyen Güzelgül, Diyanet’e ve dinci vakıflara yapılan desteği hatırlatarak şunları söyledi:

    “Zihniyet bozukluğu diyorum ben bunlara. Birlikten, sevgiden, kardeşlikten yana bir inanca sahip olmadıklarının göstergesidir. Bütün dinler, kültürler, inançlar güzel ahlak ve sevgi üzerine inşa edilmiş varlığını da onun üzerinde sürdürmektedirler. Fakat burada gördüğümüz Ebu Sufyan zihniyetine dayalı bir İslamiyeti sürdürmektedirler. Sevginin, barışın, kardeşliğin, gönül birliğinin olmadığı yerde güzellikleri ve güzel bir ülkeyi sergileyemezsiniz, varlığını da sürdüremezsiniz.”

    “BAKANLIĞIN BU BİRLİKTELİKTEN SEVİNÇ DUYMASI GEREKİYORDU”

    Kültür ve Turizm Bakanlığının Hacı Bektaş Veli Anma Etkinliklerinde gördüğü tablodan sevinç duyması gerektiğini belirten Güzelgül, “Kardeşçe yaşamayı, sevgiden yana dem vurmayı bilen bir toplumla karşı karşıya geldiği için bunu bizlere çok gördüler. Bunun vebali çok ağırdır ve onların boynundadır. Bu vebalin altından kalkacak durumda da değiller” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bakanlık, Hacı Bektaş Veli Etkinliklerine yardımı uygun görmedi

    Bakanlık, Hacı Bektaş Veli Etkinliklerine yardımı uygun görmedi

    PİRHA- Bu yıl 56. Ulusal 30. Uluslararası Hacıbektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinliklerine Kültür ve Turizm Bakanlığı maddi yardımı uygun görmemiş. 

    Alevi Bektaşi halkının yol önderlerinden olan Hacı Bektaş Veli her yıl Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde bulunan dergahta anılıyor. Etkinlikler Türkiye’de 56 yıldır uluslararası arenada ise 30 yıldır yapılıyor. Bu yıl da 16-18 Ağustos tarihleri arasında yapılan etkinliklere devlet erkanından da birçok kişi katılmıştı.

    Hacıbektaş Belediye Başkanı Yoldaş Altıok, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından her yıl organizasyonda kullanılmak üzere belli oranda maddi yardım yapıldığını hatırlatarak bu yıl maddi yardımın yapılmadığını kaydetti.

    BAKANLIK YARDIM TALEBİNİ UYGUN BULMAMIŞ

    Durumla ilgili yazılı bir açıklama yapan Altıok, durumu şöyle özetledi:

    “Bu sene Kültür ve Turizm Bakanımızla 2 defa Bakanlıkta görüşmemiz esnasında tarafıma ve Nevşehir Milletvekilimiz Sayın Faruk Sarıarslan’a 2019 yılında da en üst oranda yardım yapılacağı bakanımız tarafından bizzat söylenmiştir. Fakat Hacıbektaş Belediyesine gelen 17.09.2019 tarihli Bakanlık yazısında talebin uygun görülmediği bildirilmiştir.”

    SORU ÖNERGESİ VERİLMİŞTİ

    Nevşehir Milletvekili Faruk Sarıarslan’ın konu ile ilgili 25.09.2019 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi vererek bu yardımın 55 yıldır düzenli olarak yapılırken bu yıl neden verilmediğini ve verilmeme sebebinin siyasi, ideolojik ve mezhepsel nedenlerden dolayı mı olduğunu sormuştu. Altıok, bu önergeyi hatırlatarak “Bizler de Hacıbektaş Belediyesi ve Hacıbektaş Halkı olarak Kültür ve Turizm Bakanımızın da katıldığı etkinliğimize bu yardımın yapılmama sebebini merak ediyor kamuoyunun takdirine bırakıyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hacı Bektaş Veli Etkinlikleri son buldu-VİDEO

    Hacı Bektaş Veli Etkinlikleri son buldu-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anma ve Kültür Sanat Etkinlikleri çerçevesinde Aşık Hüdai anısına Uluslararası Halk Ozanları Buluşması düzenlendi. 

    Haberin Videosu

    Onuncusu yapılan Uluslararası Halk Ozanları Buluşması Hacı Bektaş Veli Kültür Merkezi’nde, yoğun katılım eşliğinde geçti.

    Halk Ozanı Aşık Hüdai için bir araya gelen Aşık Kamber, Hasan Papur, Turabi Bektaş, Özlem Sincer, Murat Sincer, Kamber Nar, Kenan Şahbudak ve daha birçok ozan, kendi bestelerini seslendirdi.

    Etkinlikler saat 19.00’da, 60. Yıl Kapalı Spor Salonu’nda gece konserlerle devam etti. Berivan Canpolat, Abdallar topluluğu ve İlkay Akkaya’nın da sahne aldığı konserlerin ardından Hacı Bektaş Veli Anma törenleri son buldu.

    Geçen yıllara nazaran katılımın yüksek olduğu gözlenirken Romen Alevilerinin ilgisi de bir hayli yoğun oldu.

    56. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma ve Kültür Sanat Etkinlikleri coşkulu geçen programların ardından sonlandı.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

     

     

  • Kadıncık Ana Türbesini ziyaret eden kadınlar cem yürüttü – VİDEO

    Kadıncık Ana Türbesini ziyaret eden kadınlar cem yürüttü – VİDEO

    PİRHA – 56. Ulusal 30. Uluslararası Hacı Bektaş Veli’yi Anma ve Kültür Sanat Etkinlikleri dahilinde kadınlar önce Kadıncık Ana Türbesi’ni ziyaret etti ardından Sevim Yalıncakoğlu öncülüğünde cem yaptı.

    Haberin Videosu

    Kadınlar, Hacıbektaş’ta bulunan ve bakımsız halde tutulan Kadıncık Ana Türbesini ziyaret ederek bir kez daha yetkililere görevlerini yapmaları konusunda uyarıda bulundu.

    Kadınlar, ziyaretin ardından Kadıncık Ana Türbesinde cem erkanı düzenledi. Avrupa Alevi Kadınlar Birliği İkinci Eş Başkanı Sultan Şahin, Alevi Bektaşi Federasyonu İnanaç Kurulu üyesi ve Yalıncak Sultan Alevi Kültür Derneği’nden Sevim Yalıncakoğlu ve çok sayıda kurum temsilcisi de ceme katılanlar arasındaydı.

    Kadıncık Ana Türbesinin bahçesinde düzenlenen cem erkanında Sevim Yalıncakoğlu, kadınlardan rızalık aldı. Zakir Türkan Akbıyık ve Eylem Akbıyık’ın deyişler okuduğu cem erkanı yaklaşık bir saat sürdü.

    Ardından Alevi Kültür Dernekleri’ne bağlı Mersin Cemevi tarafından saat 19:00’da Hacı Bektaş Veli Türbesi’nin olduğu giriş avlusunda cem yapıldı. Düzenlenen cem erkanına tüm Alevi kurumlarının genel başkanları da katılım gösterdi.

    Cem erkanını Mersin Cemevi ve aynı zamanda Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Başkanı olan Pir Hasan Kılavuz ile Hüseyin Abdal Ocağından Hüseyin Gazi Metin dede, Baki Kumaş dede, Mersin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevim dede, Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Üyesi Adına Sevim Yalıncakoğlu ve Zakir Çiğdem Akdoğan yürüttü. Cemde önce çerağ yakıldı ardından katılan canlardan rızalık alınarak 12 hizmet oluşturuldu.
    Semahlar dönüldükten sonra ceme katılan canlara lokmalar dağıtıldı.

    Yapılan ceme çok sayıda kişi katılırken alana sığmayanlar cem erkanını dergahın dışından izleyebildi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ