PİRHA- Aydın’da bulunan Köşk Cemevi üyesi Aleviler, Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri kapsamında Hacıbektaş’a gittiler. Aleviler burada Pir’in huzuruna çıkıp adak adadılar, Serçeşme’ye yüz sürdüler.
Kendilerini ‘Anadolunun baş eğmez aydınlanmacısı’ olarak tanımlanan Şeyh Bedrettin’in müritleri olarak tanımlayan Aleviler, Hacıbektaş’a giderek, Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna çıktılar.
Şeyh Bedrettin’in yaşadığı topraklar olan Aydın, Köşk, Ortaklar ve diğer alanlarda yaşayan ve cemevleri yaparak yol, erkan süren Alevi Bektaşiler, her yıl sayılarını katlayarak pirlerine doğru yola çıkıyorlar.
Bu ziyaretlerden birini gerçekleştiren Köşk Cemevi gösterilen ilgiden oldukça memnun.
Aydın’da bulunan Köşk Cemevi Başkanı Yasin Koçak, “Şeyh Bedrettin, Egeden başlayarak Balkanlara kadar hükümdarların halka uyguladığı baskılara karşı çıktı.
‘Hava ve su herkesin ise toprak ve üzerindeki nimetler niye herkesin değil’ düsturuyla örgütlendi, uzun yürüyüşler gerçekleştirdi.
Biz, onun yoldaşları Torlak Kemal’in ve Börklüce Mustafa’ın müritleri olarak bu soylu ziyareti gerçekleştiriyoruz. ‘Pirimiz Hacı Bektaş-ı Veli 72 millete aynı nazarla bakmamızı, bilimle aydınlanmamızı ve barışın bu topraklarda yeşermesinin sembolü oldu. Biz de canlarımızla birlikte Şeyh Bedreddin’in aydınlık yolundan aldığımız meşaleyi Serçeşmemize götürdük” dedi.
Adaklarını sunan, serçemeye yüz süren, çilehanenin derin anlamına tanık olan, Pir’in barış ve kardeşlik anlamına daha da yakınlaşan Şeyh Bedrettin’in topraklarında yaşayan Alevi-Bektaşiler, günün sonunda daha çok canlarla buluşmaya ve cem olmaya söz vererek döndüler.
PİRHA -Alevi kurumları Hacıbektaş’ta yaptıkları toplantının sonuç bildirgesini açıkladı. Hacıbektaş Veli Anma Törenleri’nde sonuç bildirgesini okuyan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Bütün itirazlarımıza rağmen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdular. Bu başkanlığı kuranlara sesleniyoruz: Hem Cemevi Başkanlığı diyeceksiniz hem de cemevlerimizi ibadethane olarak tanımayacaksınız. Siz kimsiniz?” ifadelerini kullandı.
Hacı Bektaş Veli anma Etkinlikleri kapsamında Hacıbektaş ilçesinde toplantı yapan Alevi federasyonları ve konfederasyonları, vakıfları toplantının sonuç bildirgesini açıkladı.
Bildirge, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan tarafından Hacıbektaş Veli Anma Törenleri’nde okundu.
Aslan, “Örgütlü mücadelemizin üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen tıpkı bundan önceki yıllarda olduğu gibi eşit yurttaşlık haklarımızdan mahrum olarak Hünkâr’ımızın huzuruna gelmiş bulunuyoruz” dedi.
“ALEVİLER VARDIR ALEVİLİK HAKTIR”
Mustafa Aslan tarafından okunan sonuç bildirgesi şöyle:
“Devletin ve hükümetin asimilasyon çabaları her geçen gün daha da artmaktadır. Bütün itirazlarımıza rağmen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdular. Bu başkanlığı kuranlara sesleniyoruz: Hem Cemevi Başkanlığı diyeceksiniz hem de cemevlerimizi ibadethane olarak tanımayacaksınız. Siz kimsiniz? Duymadıysanız bir kez daha burdan söyleyelim: Cem ibadetimiz Cemevleri ibadethanemizdir! Aleviler vardır Alevilik haktır!
‘’Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda
Bülbüller şevke gelir, gül açar bağımızda
Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda
Aslanlar ceylanlar dosttur kucağımızda” diyen Hünkar’ın kucağındaki aslanla ceylanı bize alternatif yaptıkları sözde anma etkinliğinde kaldırdılar.
Daha dün dergahlarımızda Şahı Merdan Ali ve Hünkar‘ın resimlerine tahammül etmeyip kaldıranlar şimdi aynı saygısızlığı bir kez daha yapmışlardır. Hünkar‘ın ve dolayısıyla inancımızın en önemli düsturu olan bir arada yaşam felsefesini ifade eden dünyaya malolmuş resme bile tahammül edemediler. Hünkar‘ımızın ruhunu teslim almaya çalışanlara ve bizi biz yapan değerlerimize saldırıp Alevileri köklerinden koparmak isteyenlere cevabımız nettir. İnancı, rengi, dili, milliyeti, cinsiyeti ne olursa olsun herkesin bir arada, özgürce ve eşit yurttaşlar olarak kardeşçe yaşamasını savunmaya devam edeceğiz. Canlı, cansız bütün varlıkları Hakk‘ın bir parçası olarak görmeye devam edeceğiz.
“İNANCIMIZI VE KİMLİĞİMİZİ TANIYACAKSINIZ!”
Oluşturdukları daire başkanlığı aracılığı ile Dede, Baba ve yol önderlerimize maaş teklifi yaparak devletin memuru hale getirmek istiyorlar. Alevi Bektaşi toplumunun yol önderleri hiç bir devletin memuru olmamıştır bundan sonra da olmayacaktır. Aleviliği tanımak yerine, tanımlaya çalışanlara sesleniyoruz: Aleviliği tanımlamak sizlerin haddi de hakkı da değildir. İnancımız ve kimliğimizi tanıyacaksınız. NOKTA.
“DOĞAMIZA SAHİP ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ”
Sevgili canlar devletin, özellikle Alevilerin ziyaret ve kutsal mekan alanlarını maden şirketlerine ihale etmesi, yangınların çoğunlukla bu bölgelerde yoğunlaşması tesadüf olamaz.
Biz Aleviler cümle canı kutsal sayar, cana kıymayız. Biz Aleviler tarlalarımızda yere düşen başak tanesini kurdun kuşun hakkı olduğu için almayız. Biz, bu toprakların kurdunu, kuşunu, deresini, ırmağını, ağacını, ormanını, börtüsünü böceğini kutsal sayarız. Bugün ülkemizin dört bir yanında doğamız talan edilmektedir. En son Akbelen örneğinde olduğu gibi dağına taşına, ormanına ağacına sahip çıkanlar bütün dünyaya ders vermişlerdir. Bütün halkımızı aynı duyarlılıkla doğamıza sahip çıkmaya çağırıyoruz.
Eğitimde dinselleşme ve yaşamın tüm alanlarına sirayet ettirilen gericilik aracılığıyla bugüne kadar uğruna nice bedeller ödenerek kazanılmış haklarımız ortadan kaldırmaya çalışılmış, okullarda okutulan zorunlu din dersleri yetmiyormuş gibi, sözde seçmeli olarak koyulan din dersleri de aslında zorunlu hale getirilmiştir. Buradan toplumun tüm kesimlerini yürüttüğü dinci, gerici, ırkçı politikalarla teslim almak isteyen siyasal iktidara sesleniyoruz. Yıllardır temel taleplerimizden birisi olan zorunlu din derslerinin kaldırılmasıyla ilgili mahkeme kararlarını uygulamadınız. Aksine başta eğitim olmak üzere kamusal alanların tamamını tarikatlara cemaatlere pay ettiniz.
Okullarda devam eden karma eğitim uygulamasına ortadan kaldırıp eğitim kurumlarını harem selamlık hale getirmeye çalışmaktasınız. Çocuklarımızı aklın ve bilimin ışığından uzaklaştırıp tamamen bilim dışı hurafelerle uyuşturmaya çalışıyorsunuz. Hünkar, “Erkek dişi sorulmaz muhabbettin dilinde/ Hakk’ın yarattığı her şey yerli yerinde / Bizim nazarımızda kadın erkek farkı yok / Eksiklikle noksanlık, senin görüşlerinde” derken, siz, gençlerimizi, kız ve erkek olarak ayırıp gençlik kampları organize ettiniz.
“LAİK EĞİTİME YÖNELİK HER TÜRLÜ SALDIRININ KARŞISINDA BİZİ BULACAKLAR!”
Kamuoyunda ÇEDES projesi olarak bilinen çalışmayla okullara imam atamaktasınız.
Değerli canlar, buradan sizin huzurunuzda bir kez daha bütün dünyaya sesleniyoruz. Bu türlü ayak oyunlarını bozacağız. Bu proje başta olmak üzere laik eğitime yönelik her türlü saldırının karşısında bizi bulacaklar.
16 EYLÜL’DE İZMİR’DE YAPILACAK MİTİNGE KATILIM İÇİN HALKA DAVET
Bu şiarla 16 Eylül 2023 Cumartesi günü İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yapacağımız ’’LAİK EĞİTİM, LAİK YAŞAM VE EŞİT YURTTAŞLIK MİTİNGİ’’ne bütün halkımızı çağırıyoruz. Biz Alevi kurumları olarak bu zor günlerde, her türlü hukuksuzluğun, zorbalığın karşısında duracak; emeğimizi, hakkımızı gasp eden zalimlerin ve onların zulmünün karşısında direnmeye devam edeceğiz.
Emeğimizi hakkımızı gasp eden zalimlerin, zulmün karşısında duracağız. Bizleri yoksulluğa mahkûm eden, insanca yaşama hakkımızı elimizden alan ve bizleri açlıkla terbiye etmeye çalışan bu zihniyete ve saray dalkavuklarına karşı savunmasız olanların hakkını savunmak, sömürüye ve talana dur demek bizim mücadelemizin adıdır. Çünkü biz barış içinde, sevgiyle yaşayacağımız vatanımıza yani geleceğimize sahip çıkıyoruz. Aleviler her daim toplumsal barışa hizmet etmek için, laiklik, demokrasi, hukukun evrensel değerleri, ilkeleri ve sosyal hukuk devletine dayalı bir cumhuriyet için mücadele etmiştir. Cumhuriyeti ileri taşımak ve demokratikleştirmek ve tam anlamıyla laikleştirmekten yana tutum almıştır. Adaletsiz, hürriyetsiz, eşitsiz, hukuksuz, ekmeksiz bir düzen tüm ülkeyi cendereye sokuyor. O cendere de ancak üzerine yürünerek, dokunularak ve kavrayarak kırılabilir. Bu zihniyet iktidara geldiği günden beri ahlaki değerleri, demokrasi, eşitlik, özgürlük kriterlerinin tümünü kirletti; doğayı kirletti. Kısaca insana ait ne varsa kirletti. Müslümanların inançsal değerlerini siyasallaştırarak halkları ayrıştırdı. Başta Suriye olmak üzere bölge halklarına karşı nefret ve savaş suçları da dahil, insanlığa karşı sayısız suça imza attı. Şimdi ise doğaya ve ekolojik dengeye nefretini kusuyor. Ne Akbelen’de ne de başka bir yerde doğa katliamına sessiz kalmayacak ve izin vermeyeceğiz.
“HALKIN GÜNDEMİ AÇLIKLA MÜCADELEYKEN ONLARIN GÜNDEMİ RANT VE TALAN”
AKP zihniyeti, kadınların, yoksulların, emekçilerin, Alevilerin, Sünnilerin, Kürtlerin, Suriyelilerin ve doğadaki tüm canlıların gördüğü 21 yıllık kabustur. AKP demek fatura soygunu demektir, açlık ve yoksulluk demektir. AKP işsizliktir, yalandır, talandır, soygun düzenidir. AKP alttakine din iman, üsttekine han hamam siyasetidir. Milyonlarca insanı açlığa mahkûm edip, bir avuç yandaşı lüks içinde yaşatan yüzsüzlüğün adıdır AKP. Cemaat yurtlarına mahkum edilen çocuklar; baskıdan, şiddetten ve dahi istismardan intihar ederken, insanlar ucuz ekmek kuyruklarında beklerken, esnaf kepenk kapatmışken, gençler akın akın ülkeyi terk ediyorken, Hükümetin derdi ülkeyi bir avuç uluslararası sermayeye peşkeş çekmektir. Halkın gündemi açlıkla mücadeleyken, onların gündemi her zaman olduğu gibi rant ve talandır.
“ÜLKEMİZİN ŞERİATA TESLİM OLMASINA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”
Milyonlarca yurttaş olarak, bir araya gelip bu kabusu bitireceğiz. Ülkemizin şeriata teslim olmasına, doğamızın katledilmesine asla izin vermeyeceğiz.
Biz bu ülkede vergilerimizi siz şeriata yatırım yapın, çocukların geleceğini çalın diye vermiyoruz. Bizim tarihimiz 72 millete bir nazarla bakanların eşitlik, demokrasi ve özgürlük için verdiği mücadelelerle doludur. Tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de yarattığınız karanlığa karşı hayatın her alanında ışık olacağız.
Bugün milyonlarca insanı açlığa mahkum edenler, kadına yönelik şiddeti, çocuklara yönelik istismarı “hoş görenler”, bilime, sanata, laikliğe ve evrensel insan haklarına karşı olanlar, yüzleri dahi kızarmadan eşitlikten demokrasiden bahsediyor.
Alevi Bektaşi kurumları olarak diyoruz ki; Çocuklarımızı şeriata teslim etmeyeceğiz! Doğayı talana teslim etmeyeceğiz!
“ÜLKEMİZE, DOĞAMIZA, ÇOCUKLARIMIZA ve GELECEĞİMİZE HIZIR OLACAĞIZ”
Yaygınlaşan ultra milliyetçiliğe, siyasal İslamcılığa, Kürt, Alevi, mülteci düşmanlığına karşı toplumun direnen kesimleri ile demokrasi kavgasına omuz vermeye devam edeceğiz.”
Sonuç bildirgesinde imzası olan Alevi kurumları şöyle:
HÜNKAR AŞKINA.
ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
ALEVİ DERNEKLER FEDERASYONU
HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI
AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ
AVUSTURALYA ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU
ALEVİ VAKIFLAR FEDERASYONU
ANADOLU ALEVİ CANLAR FEDERASYONU
CEM VAKFI
ABD PİR SULTAN ABDAL DERNEKLERİ
PİRHA- İBB Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali, 30 Temmuz -1 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Yenikapı etkinlik alanında gerçekleştirilecek. Alevi-Bektaşi dernek ve federasyonlarının da katılacağı festivalde 45’in üzerinde sanatçı sahneye çıkacak.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali düzenleyecek. Festival 30 Temmuz – 1 Ağustos tarihleri arasında İstanbul Yenikapı etkinlik alanında gerçekleştirilecek. Festivale 45’in üzerinde sanatçı katılacak.
Festivalin ev sahipliğini İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu yapacak. Festivalin ikinci gününde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da katılarak konuşma yapacak. Alevi-Bektaşi dernek ve federasyonlarının da katılacağı festivalde konserler, söyleşiler, atölyeler, çocuk etkinlikleri, paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak.
Üç günlük etkinlik programında; Arif Sağ, Musa Eroğlu, Moğollar, Cengiz Özkan, Yeni Türkü, Tolga Sağ, Ender Balkır, Kardeş Türküler, Muharrem Temiz, Fuat Saka, Sadık Gürbüz, Dertli Divani, Şevval Sam, Gülcihan Koç, Ahmet Aslan, İlkay Akkaya, Mikail Aslan, Grup Abdal, Cem Adrian, Özlem Taner, Nilüfer Sarıtaş, Metin- Kemal Kahraman, Ali Rıza-Hüseyin Albayrak, Özlem Taner, İhsan Er, Tayyar Erdem, Volkan Kaplan, Cem Erdost İleri, Erkan Tekçi, Gülseven Medar, Hüseyin Korkan korkmaz, Ayfer Vardar, Gani Pekşen, Yılmaz Çelik, Ayhan Aydın, Erkan Akalın, Burak Aykaç, Peyda Yurtsever, Ali Kaya Arı, Özge Çam, Cem Doğan, Mahir Kutlutürk, Hüseyin Beydilli, Özgür Polat ve Serdar Kemal gibi birçok isim İstanbullularla buluşacak.
“DİLİ, DİNİ, RENGİ NE OLURSA OLSUN; İYİLER İYİDİR.”
İBB, Hacı Bektaş Veli’yi anmak için düzenlediği üç günlük festivale tüm İstanbulluları çağırarak şu paylaşımı yaptı:
“Dili, dini, rengi ne olursa olsun; iyiler iyidir.
İnsan sevgisi, toplumsal barış ve birlik öğretisiyle Anadolu’ya güvercin donunda gelen, gönüllerde sevgi, dillerde nefes olan, darda kalanların umudu, çaresizlerin Hızır’ı Hacı Bektaş Veli’nin yüreklerde uyandırdığı çerağ; gönülden gönüle aşk olup gelecek nesillere yol alıyor…
Ölümünün 750. yıl dönümünde, UNESCO’nun anma programında yer alan 2021 Hacı Bektaş Veli yılı çerçevesinde düzenleyeceğimiz festivalde bir olalım, mihman olalım.
Serçeşme Hünkâr Hacı Bektaş Veli Festivali 30 Temmuz/31 Temmuz-1 Ağustos’ta Yenikapı Etkinlik Alanı’nda!”
PROGRAMIN DETAYLARI
– 30 TEMMUZ CUMA –
17.15 – Nilüfer Sarıtaş
17.55 – Dertli Divani
18.40 – Mikail Aslan
18.25 – Grup Abdal
20.15 – Şevval Sam
21.15 – Mapping ve Işık Gösterisi
21.30 – İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Konuşması
22.00 – Musa Eroğlu
– 31 TEMMUZ CUMARTESİ –
13.45 – Ayhan Aydın, Erkan Akalın, Burak Aytaç
14.05 – Peyda Yurtsever
14.25 – Ali Kaya Arı
14.45 – Özge Çam & Cem Doğan
15.05 – Mahir Kutlutürk
15.25 – Hüseyin Beydilli & Özgür Polat
15.45 – Serdar Kemal
16.05 – Özlem Taner
16.25 – İhsan Eş
16.50 – Ali Rıza & Hüseyin Albayrak
18.00 – Metin & Kemal Kahraman
19.00 – Tolga Sağ & Cengiz Özkan, Muharrem Temiz
19.45 – Kardeş Türküler
20.45 – Fuat Saka
21.30 – Mapping ve Işık Gösterisi
21.45 – İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Konuşması
22.00 – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Konuşması