Etiket: Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü

  • Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü Şenal Sarıhan’a

    Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü Şenal Sarıhan’a

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Dostluk Barış Ödülü bu yıl, Avukat Şenal Sarıhan’a layık görüldü. 

    Hacıbektaş Veli Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri düzenleme kurulu, etkinlikler kapsamında bu yıl 30’uncusu verilecek olan Hacı Bektaş Veli Dostluk Barış Ödülü’nün sahibini belirledi.

    Kurul tarafından alınan karar sonrasında 30’ncu Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü, Avukat Şenal Sarıhan’a verilecek.

    ŞENAL SARIHAN KİMDİR?

    Şenal Sarıhan, 17 Şubat 1948 tarihinde Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde doğdu. 1966 yılında İzmir Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü’nden, 1974 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Önce öğretmen olarak daha sonra Ankara Barosu’na bağlı serbest avukat olarak çalışan Sarıhan, avukatlığının ilk yıllarında 12 Eylül Darbesi’nde kendiliğinden kapanmış olan Çağdaş Hukukçular Derneği’nin yeniden açılması çalışmalarını yürüterek üç dönem Genel Başkanlık görevini sürdürdü. 12 Mart Muhtırası’nda ve 12 Eylül Darbesi’nde tutuklu olarak yargılandı.

    Siyasi cinayetlerde yaşamını yitirmiş olan Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı ve diğer aydınların davalarında müdahil avukat olarak görev yaptı. Sivas Katliamı’nda yaşamlarını yitiren aydınların yakınlarının avukatlığını da yapmaya devam ediyor. TCK Kadın Platformu Ankara Başkanlığı’nı yaptı. 2005 ve 2006 yılları arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu’nda Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. İstifa ederek bu görevden ayrıldı. Kadın mücadelesini örgütlemek amacı ile 5 Aralık 1997 tarihinde Cumhuriyet Kadınları Derneği’ni kurdu. 67 İl ve İlçede örgütlü olan derneğin 17 yıl süreyle Genel Başkanlığını yaptı. Öğretmenliği sırasında TÖS ve TÖB-DER yönetimlerinde görev yaptı.

    Şenal hala Ankara Barosu’nda İnsan Hakları Merkezi Başkanlıklarında bulundu. 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanlığı’nı sürdürüyor.  İnsan hakları aktivisti olup, birçok ödüle layık görülen Şenal, evli, iki çocuk annesi ve orta düzeyde Fransızca konuşabiliyor.

    ABD insan Hakları Hukukçular Birliği’nin önerisi ile verilen Robert Kenedy Vakfı İnsan Hakları Ödülü ve 100 Kahraman Kadın (100 Heroines-1998) Ödülü’nü aldı.

    2011 Türkiye Genel Seçimleri’nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekilliği istemi ile aday adayı oldu fakat meclise giremedi. CHP’nin Hukuk ve Kadın Kolları’nın Kadın Cezaevleri birimlerinde görev yaptı. 34. Olağan Kongre’de Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi olarak seçildi. 18. Olağan Kongre’de Parti Meclisi (PM) üyeliğine seçildi.

    Haziran 2015 Türkiye Genel Seçimleri’nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara İkinci Bölge milletvekili olarak meclise girdi. Kasım 2015 Türkiye Genel Seçimleri’nde tekrar CHP Ankara ikinci bölge milletvekili olarak meclise giren Şenal Sarıhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekilliği yaptı. Hukuk ve edebiyat alanında çeşitli makaleleri ve kitapları bulunuyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hacı Bektaş Veli Uluslararası Dostluk ve Barış Ödülü’ne aday olarak Kamil Ateşoğulları önerildi 

    Hacı Bektaş Veli Uluslararası Dostluk ve Barış Ödülü’ne aday olarak Kamil Ateşoğulları önerildi 

    PİRHA – Alevi Aktivist Zafer Şanlı Kökver, Hukukçu Kâmil Ateşoğulları’nın 2022 Hacı Bektaş Veli Uluslararası Dostluk ve Barış ödülüne layık bir isim olduğunu belirterek, “Ateşoğulları, biz dostlarının artık adayıdır. Kısa zamanda bir dilekçeye de atılacak imzalar ile Hacıbektaş Belediyesi Ödül Kurulu’na ulaştırma kararı aldık” dedi.

    Alevi Aktivist Zafer Şanlı Kökver, Alevi toplumunun önemli isimlerinden, 18. Dönem Ankara Milletvekili, Hukukçu Kamil Ateşoğulları’na dair yazı kaleme aldı. “Kâmil insan” başlıklı yazısında Ateşoğulları’nın, Alevi-Bektaşi örgütlemesindeki emeklerine vurgu yapan Zafer Şanlı Kökver, bu yılki Hacı Bektaş Veli Uluslararası Dostluk ve Barış Ödülü için isim önerisinde bulundu.

    “Kamil Ateşoğulları biz dostlarının artık adayıdır” diyen Zafer Şanlı Kökver’in ilgili yazısı şöyle:

    “Düşünür, bilge insan Muhyiddin Şekur der ki:

    “İnsan ancak dostları kadar büyür, dostları kadar gelişir.

    Bu nedenle de İnsanın çapı da, dostlarının çapı kadardır.

    Hayatta yerimizi kimliğimizi bizi tamlayan özelliklerden biride kuşkusuz dostlarımızdır.

    Dost bazen bir sığınma, bazen de bir nefes alanı bazen bir güçlü duvardır. Dost bazen de bir deniz feneridir yolumuzu aydınlatan.

    Dostluk aynı zamanda bir güven meselesidir, bugünlerde az rastlansa da.

    Dostlar!

    Size bir büyüğüm abim, dostum sevgili Kâmil Abiden; Kâmil Ateşoğulları’ndan  bahsetmek ve sizleri onunla tanıştırmak istiyorum.

    Biliyorum ki aslında aramızda onu benden çok önceleri tanıyanların da hep çoğunlukta olduğunu.

    Ama yine de bir de benim gözüm ve kalemimden tanıyın istedim.

    Kâmil Abi 1944 Göksun (Maraş) doğumlu Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Türkiye Orta Asya Amme Enstitüsü’nde yükseköğrenimini sürdürdü. Daha sonrada sendikacılık, dernek yöneticiliği ve serbest avukatlık yaptı.

    Bir dönem de SHP Ankara Milletvekili seçildi. Kâmil abi çeşitli dergi ve gazetelerde çalışma yaşamına ve insan haklarına ilişkin birçok makaleler yazdı, Uluslararası Çalışma Örgütü ve Türkiye adlı bir de kitap ile DİSK ve İHD yayınları arasında 15-16 Haziran ve Çalışma Yaşamı temalı broşürleri yayınlandı.

    Onu ben hep bir dönem beraber çalıştığımız Hünkâr Vakfın günlerinde o titizlikle el yazısı ile hazırlayıp masaya getirdiği, hep dostluk, barış, örgütlenme ve çağdaşlık öğeli önerileri ile hatırlarım.

    Dostluklar hep bir sınav bir sınamadan geçer. Eşyanın tabiatı gereği hep de böyle olmuştur. Kamil abi bu sınavı, sınanmayı özellikle Alevi Bektaşi toplumuna yıllar içinde defalarca verdi, defalarca bu sınamadan geçti.

    Onu hep kah mücadele alanlarında kah cem meydanında diz çökmüş, özünü dara koyan feyzullah misali darda gördüm, izledim.

    Hayatın Kâmil Abi için hiç kolay olmadığına eminim. Daha kısa zaman önce eşini kaybetti. Dünya tatlısı bir oğlu var, Batıkent’te herkes tanır, hiç büyümeyecek çocuksu kişiliği ile herkesin sevgilisi, hatır ve gönül bilir. Umut’dur adı gibi, Kamil abinin Umut’u.

    Şimdilerde Kâmil Abi ile oğlu Umut’la, baba oğul hayata tutunmaya, direnmeye çalışıyor hala.

    “BİLGELİĞİ, YOLA SAYGISI VE ERDEMLİ KİŞİLİĞİYLE HEP BİZDEN 10 ADIM ÖNDE OLMUŞTUR”

    Kâmil Abi, Alevi Bektaşi örgütlemesinde başından beri hep içinde kurucu yol gösterici, bir kanaat önderi vakurluğu ile hep yer almış, bir kişidir. Bilgeliği, yola saygısı ve erdemli kişiliği, toplumsal saygınlığı, tanınırlığı ile hep bizden 10 adım önde olmuştur.

    Öyle ki nerede bir eylem var Umut’u da yanında Kâmil abiyi hep önde, saflarda görürüsünüz. O Alevi örgütlerin ‘Kâmil Abisi’ sıfatı ile koca koca genel kurullarının güvenilir divan başkanıdır hep.

    Hele o inci gibi el yazısı ile kaleme aldığı divan tutanakları hiç mi hiç aklımdan gitmez.

    Kâmil Abi bu günlerde artık biraz yavaşladı, eşini kaybetmek ve oğlu Umut ile ilgilenmek onu yoruyor, gözlerinde görüyorum bu yorgunluğu.

    Dün onunla konuşurken birden aklıma geldi. Hacıbektaş Belediyesi tarafında her sene verilen Dostluk ve Barış Ödülü’ne en yakışacak insanlardan biriydi Kâmil Abi.

    Bunca yıldır toplumsal barışın ve dostluğun gelişim bakımından onlarca çalışmaya imza atmış birisi olarak Kâmil Abi mutlaka bu ödül için adaylığa önerilmeliydi.

    Bu tamda benim için dostları, sevenleri için bir vefa günü, birlikteliği göstermemiz için vesileydi, tam vakti, tam zamanıydı, artık vakti gelmişti.

    Hemen dostlarım ile STK yöneticileri ile görüştüm.

    Evet Kâmil ATEŞOĞULLARI bu sene 2022 yılında açıklanacak olan Hacı Bektaş Veli Uluslararası Dostluk ve Barış Ödülü‘ne biz dostlarının artık adayıdır.

    Kısa zamanda bir dilekçeye de atılacak imzalar ile Hacıbektaş Belediyesi Ödül Kurulu’na ulaştırma kararı aldık.

    Ayrıca bu önerime destek olacak tüm dostlara, STK’larına şimdiden teşekkür ederim.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nü, Hızır Avusturya’ya vermeyin’ çağrısı

    ‘Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’nü, Hızır Avusturya’ya vermeyin’ çağrısı

    PİRHA- Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Özgür Turak, İslam Alevi Teşkilatı’nın yardım kuruluşu olan Hızır Avusturya’ya ’27. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü”nün verilmemesi için Hacıbektaş Belediye Başkanı Altıok’a çağrı yaptı. 

    Hacıbektaş Belediyesi’nin, “27. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü”nü bu yıl İslam Alevi Teşkilatı’nın yardım kuruluşu olan Hızır Avusturya’ya verecek olması tepkilere neden oldu.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Özgür Turak, Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’u 25 Ekim 2019’da bu konuda bir mektup göndererek uyardığını açıkladı.

    Hızır Avusturya’ya ödül verme kararının yanlış olduğunu ve bu yanlıştan bir an önce vazgeçilmesi çağrısı yapan Özgür Turak, Hacıbektaş Belediye Başkanı Altıok’un dediği gibi iki kurum arasında yaşanan çelişkiler olarak nitelendirililemeyeceğini vurguladı.

    “İSLAM ALEVİ TEŞKİLATI KURUMLARIMIZI ‘TERÖR ÖRGÜTÜ’ OLARAK ŞİKAYET EDİYOR”

    Özgür Turak, İslam Alevi Teşkilatı’nın Avusturya’daki Alevi kurumları aleyhinde yaptığı faaliyetleri maddeler halinde şöyle kaydetti:

    “*İslam Alevi Teşkilatı, Avusturya devletinin vermiş olduğu yetkileri kullanarak, kendileri gibi düşünmeyenleri yok etme anlayışı ile kurumlarımızı savcılıklara “terör örgütü” olarak şikayet etmeleri ve tüm yöneticileri hakkında tutukluluk talepleri;

    *AABF ve bağılı derneklerinin kapatılmasını ilgili bakanlıklardan talep dilekçeleri. Alevi ritüellerini kendilerinden başka hiçbir kuruluşun Avusturya’da yapamayacağını ve İslam Kanunu Gereği kapatılmalarını istemeleri;

    *Alevi ismini patentleyerek ticari bir yapı çerçevesine alıp, kendilerinden başka bir kurumun Alevi ismi kullanmaması yönünde şantaj içerikli şikayet dilekçeleri; sayın başkanın (Arif Yoldaş Altıok) söylediği gibi iki kurum arasındaki çelişkiler diye nitelendirilemez!

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Başkanı Özgür Turak, “Alevi Bektaşi inancının yok edilmesi için geçmişte nasıl Hızır Paşalar içimizde türediyse, bizlere bu zulmü reva kılan anlayış da günümüzün Hızır Paşalarıdır. Hızır Paşalar Alevi değerleri ile onore edilemez! Bu yanlışlıktan bir an önce dönülmesini arz ediyorum” dedi.

    HACIBEKTAŞ BELEDİYE BAŞKANI ALTIOK’A MEKTUP

    Turak, 25 Ekim 2019’da Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’a Viyana’dan gönderdiği uyarı mektubunda şunları belirtiyor:

    Sevgili Arif Yoldaş Başkan,

    Hacı Bektaş Belediyesi için yaptığınız çalışmaları büyük bir coşku ile takip edip, sizleri yaptığınız çalışmalardan dolayı kutlamaktayım. Oldukça yoğun ve azimli çalışıyorsunuz.

    Nitekim bu yoğunlukta sanırım her çalıştığınız kurumları yeterince inceleme imkanı bulamıyorsunuz.

    2008 yılında Avusturya Alevi Gençlik Topluluğu başkanlığı yaptığım dönemde, size konuk olmuştuk, bizleri aile sıcaklığı ile ağırlamıştınız.
    Hem kutsalımız olan Hacı Bektaş Belediyesi Başkanlığını yürüdüğünüz için, hem de bizi bir ev mensubu olarak ağırladığınız için Hızır Avusturya kurumu ile yaptığınız çalışmalar konusunda sizi uyarmayı kendime bir borç bilirim.

    Avusturyada Alevilik malesef ikiye bölünme durumuna geldi, birisi Islam Alevi İnanç Topluluğu adı altında Avusturya islam yasası çerçevesinde tanına İslam Alevi Teşkilatı kısa ismi olarak kendilerini ALEVİ olarak tanımlayan kuruluş bir diğeri ise Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu üyesi ve bünyesinde 15 derneği barındıran Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF). Aramızdaki ayrılış süreci oldukça uzun bir konu, bunu sizinle müsait olduğunuz bir zamanda yüz yüze konuşmayı yeğlerim.

    İslam Alevi Kurumu’nun bir alt kurumu olan Hızır Avusturya’ yardım kurumu. İslam Alevileri tanınma süreçleri gerçekleştirmek için Alevilerin birliğini bozacak birçok çirkin yola başvurmuşlardır. Bunlardan en kötüsü ve çirkini AABK Onursal Başkanı Turgut Öker ve o dönemin Avusturya ABF Genel Başkanı M.Ali Çankaya ve İnanç Kurulu Başkanı Kazım Akbaba’nın adlarını vererek kurumlarımızı Avusturya ve Almanya Cumhuriyet Başsavcılığına ve Terörle Mücadele Kurumuna, kurumlarımızı ve başkanlarımızı, “bunlar teröristtir” diye şikayet etmeleridir. Ekte size yapılan bu şikâyetin Türkçe yeminli tercüman çevrimini gönderiyorum.
    Bu konuda başarılı olmayan kurum daha sonrada Avusturya’da bizden başka kimse derneklerde Alevilik yapamaz diye derneklerimizin kapatılması için, ilgili bakanlığa kurumlarımız için kapatma dilekçeleri verip kurumlarımıza maddi ve manevi zararlar vermişlerdir.
    Sizleri Türk İslam sentezi öncülüğünü taşıyan bu tip kurumlar ile çalışıyor görmek içimi burkmuş ve bundan rahatsızlık duyduğumu ifade etmek isterim.

    Sevgili Dertli Divanı Baba ve Veliyettin Ulusoy Efendi bizleri ve kurumumuzu iyi tanımaktadırlar. Gönül isterdi ki bu tip etkinlikleri yaparken kimler ile işbirliği yaptığınızı biraz daha detaylı incelemek ve saygınlığınıza zarar verecek bu tip ortak çalışmalarda daha titiz çalışarak kurumları ona göre seçmenizde fayda olacağını söylemek isterim.”

    PİRHA/ İSTANBUL