Etiket: Hacıbektaş gençlik kampı

  • Karakaya’dan türbanlı, kurt işaretli gençlik kampına tepki: Cemevi Başkanlığı yok hükmündedir- VİDEO

    Karakaya’dan türbanlı, kurt işaretli gençlik kampına tepki: Cemevi Başkanlığı yok hükmündedir- VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın düzenlediği Hacı Bektaş Gençlik Kampı’ndaki gençlerin Bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmelerine tepki gösterdi. Karakaya, “Bu ırkçı faşist bir yapının işareti. Bunun Alevilikte asla ve asla yeri yok. Bizim açımızdan Ali Rıza Özdemir de Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da yok hükmündedir. Aleviliğe zerre kadar faydası yoktur” dedi.

    Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü işbirliğinde 30 Temmuz-4 Ağustos günleri arasında 9 ilden toplam 51 gencin yer aldığı “Bir Olalım, İri Olalım ve Diri Olalımtemalı “Hacı Bektaş Gençlik Kampı” Nevşehir’de yapıldı.

    Türbanlı gençlerin de yer aldığı kampa katılan öğrencilerden bazılarının bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmesi Alevi örgütlerinin ve Alevi toplumunun büyük tepkisini çekti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD)Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, gençlerin Bozkurt işareti yaparak fotoğraf çektirmesini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “DEVLETİN ASIL AMACI ALEVİ ASİMİLASYONU”

    Hacıbektaş Gençlik Kampı’nın geçen sene de yapıldığını ve tepkilerini dile getirdiklerini belirten Karakaya, “Devletin, kurumun (Cemevi Başkanlığı) bizim açımızdan yok hükmünde olan, anlamsız olan, Alevilerin rızalığı ve Alevilerin isteği dışında olan bir kurumun Alevilikle ilgili, özellikle gençler üzerinde bir çalışma yapmasının çok tehlikeli olduğunu söylemiştik. Bu yıl da tepkimizi kamuoyuna duyurduk” dedi.

    Devletin temel amacının Alevi asimilasyonunun farklı bir uygulaması olduğuna işaret eden Karakaya, “Gençleri götürdük, Kapadokya’yı gezdirdik deselerde buradaki asimilasyonu görmek gerekir. Alevi öğretisi, Alevi inancı iki şeye karşıdır. Irkçılık yani milliyetçilik, ikincisi de dinci yani şeriatçı örgütlemeye karşıdır. Şeriatçı örgütleme dediğimiz din adına cihatı resmileştiren, din adına katliamları meşru gören bir anlayışa karşı Alevilik her zaman kendini korumuştur” diye konuştu.

    “IRKÇI FAŞİST BİR YAPININ İŞARETİ”

    Karakaya, devamında şunları söyledi:

    “Burada gördüğümüz şudur: Nasıl ki Sünnilikte bir İŞİD yapısı Taliban örgütlemesi gibi din adına katliam yaratabilecek bir nesil yaratmak istiyorlarsa bunun bir benzeri olarak Alevi gençler üzerinde asimilasyonu uygulamaya çalışıyorlar. Alevilerin özellikle ırkçılık ve milliyetçiliğe karşı olduğunu bilmek gerekir. Bizim hafızamızı diri tutan bir şey daha var. Bozkurt işaretinin özellikle Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta, Gazi’de hangi anlamları taşıdığını biz gayet iyi biliyoruz. Bu ırkçı faşist bir yapının işareti. Dolayısıyla bunun Alevilikte asla ve asla yeri yok. Bütün Alevi anne babalara ve kurumlara büyük sorumluluk düşüyor. Gençlerimizi bu tehlikeli yapıdan uzak tutmak gerekir. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviliğe zerre kadar faydasının olmadığını görmek gerekir.

    “BİZİM AÇIMIZDAN HİÇBİR ŞEY İFADE ETMİYOR”

    Orada türbanlı kızlarımız da vardı. Bu kızlarımız Alevi ise çok kötü. Bu asimilasyonun farklı bir yansıması. Alevi değillerse de o zaman bunu Alevi Gençlik Kampı olarak yansıtmaları doğru değil. Bir kurumun yasal olması onun meşru olduğu anlamına gelmez. Aleviler adına o kurduğunuz kurum Aleviler açısından doğru bulunuyorsa meşrudur. Ama Aleviler bunu yok sayıyorsa, bunu kabul etmiyorsa bu kurumun varlığının bizim açımızdan bir değeri yoktur. Kaldı ki bu kurumun başına getirilen kişi ülkücü-faşist gelenekten geldiği için Aleviliğe kayyum atanması olarak görmek lazım. Dolayısıyla bizim açımızdan Ali Rıza Özdemir de yok hükmündedir, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bizim açımızdan hiçbir şey ifade etmiyor.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Karakaya: Hükümet Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırmanın hesabını yapıyor-VİDEO

    Karakaya: Hükümet Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırmanın hesabını yapıyor-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından organize edilen Alevi gençlik kampı ve dedelerin götürüleceği Kerbela gezisine tepki gösteren PSAKD Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, “Kıyıdan dolanarak Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırabilmenin hesabını yapıyorlar” dedi. Karakaya ekledi: Bu konuda kesinlikle taviz yok. Yolda taviz verilmez. Bizim görevimiz mücadele etmek.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadıköy Şubesi Başkanı İbrahim Karakaya, AKP iktidarı tarafından finanse edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisine dair açıklamalarda bulundu.

    “BU KONUDAKİ TAVRIMIZ ÇOK NET”

    Programlara ilişkin “Bu yeni bir çalışma değil aslında” yorumunda bulunan Karakaya, 1585 cemevinin İçişleri Bakanlığı tarafından ziyaret edilmesini hatırlatarak, “İçişleri Bakanlığı’nın kendi danışmanı üzerinden onların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik cemevlerine ziyaretler de bulunulmuştu. Bu ikinci bir versiyonu da belli kurumlar üzerinden baskı kuraraktan ikna etmeye çalıştılar. Zoraki ikna etmeye çalıştılar. Kurum başkanlarımız gidip direkt İçişleri Bakanlığı’nda görevli olan Ali Fuat Özzeybek’le görüştüler. Böyle bir çalışmaya kesinlikle karşı olduklarını, diretirlerse de bunu engellemek için elimizden gelen bütün çalışmayı sürdüreceğimizi söyledik. Bu konudaki tavrımız çok nettir” dedi.

    “ALEVİLERİ FARKLI BİR ASİMİLASYONUN ÇİZGİSİNE KAYDIRABİLMENİN HESABINI YAPIYORLAR”

    Karakaya, planlanan programların Alevileri asimile etmeye dönük olduğunu savunurken, şöyle devam etti:

    “Bu ülkede Alevilere yönelik büyük bir karalama kampanyası var. Bu kadar ötekileştirme ve nefret suçları işleniyorken eğer yapmak istiyorlarsa eğitimi düzeltsinler. Kendi çocuklarını götürsünler. Sünni çocukları götürsünler. Buraları tanıtsınlar. Yani Alevi Bektaşi öğretisini anlatsınlar ki nefret söylemini biraz da onlardan yok etmeye çalışsınlar. Kerbela’ya da hocaları, imamları götürsünler. Onların da aynı eğitime ihtiyaçları var. Yani Alevi dedesinin böyle bir işe ihtiyacı yok. Aleviler ocak sistemi içerisinde kendi görgüsünü görürler zaten.

    Kıyıdan dolanarak Alevileri farklı bir asimilasyon çizgisine kaydırabilmenin hesabını yapıyorlar. Buna karşı ben bir toplantıda İstanbul Valisi’ne söylemiştim. “Yanınıza birkaç cemevini alabilirsiniz. Size karşı verdiğimiz mücadeleyi onlara karşı da veririz” dedim. Bu konuda kesinlikle taviz yok. Yolda taviz verilmez. Bizim görevimiz mücadele etmek.”

    Barış KOP- Berfin YILDIZ

     

    İLGİLİ HABERLER

    > Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    > Dede Akbaba’dan AKP’nin kamp ve Kerbela planına tepki: Asimilasyon projeleri-VİDEO
    >‘Kerbela’ya götürülecek dedeler kimden rızalık aldı?’-VİDEO

    > Dertli Divani: Hiç kimse evladını hükümetin asimilasyon kokan kampına göndermesin-VİDEO

  • AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri: AKP’nin kamp ve Kerbela projesi asimile etme provası-VİDEO

    AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri: AKP’nin kamp ve Kerbela projesi asimile etme provası-VİDEO

    PİRHA-AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri, AKP’nin finanse ettiği gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki göstererek, “Gençlerin, sorgulayan ve düşünen olmasını istiyoruz. Bu bir asimile etme provasıdır. Alevi felsefesi ne diyorsa ona uygun davranmaya gayret edeceğiz” dediler. 

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa tepkiler sürüyor.

    Alevi Kültür Derneği (AKD) Altınoluk Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinden, gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki geldi. AKD Altınoluk Şubesi yöneticilerinden Hasan Kaya ile Hüseyin Önal, konuya dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “GENÇLERİN SORGULAYAN VE DÜŞÜNEN OLMASINI İSTİYORUZ”

    Kendilerine herhangi bir davet gelmediğini belirten Hasan Kaya, şunları söyledi:

    “Bize böyle bir çağrı gelmedi. Gelseydi kabul etmezdik. Bir basın açıklamasıyla bunu sevgili halkımıza duyururduk. Biz, gençlerin ve çocukların sorgulayan, düşünen olmasını istiyoruz. Bu anlamda da böyle bağnaz, muhafazakar, tutucu düşüncelerle gençlerin yetişmemesini, bilimin, aydınlığın ışığından bir şekilde kendilerine yol bulmalarını ve o yolda yürümelerini istiyoruz. Bir sürü bilim ve aydın insanımız var. Bunların gittiği yolda yeni gençlerimizin yetişmesini, bu kültürü, inancı yaşatmalarını istiyoruz. Diyanet ile iş birliği yapan dedelerin veyahut da gençlerin oralara gitmesi hoş bir şey değil. Bunların da bir şekilde durdurulması için çok çaba sarf etmemiz gerekiyor. Gençlerimizi, insanlarımızı, çocuklarımızı aydınlatmamız gerekiyor.”

    “ALEVİ FELSEFESİNE UYGUN DAVRANMAYA GAYRET EDECEĞİZ”

    Bakanlıklar tarafından finanse edilen programların asimilasyon amaçlı olduğunu savunan Hüseyin Önal ise “Bizim hem federasyonumuz, hem de kurum içindeki arkadaşlarımız bunu doğru görmüyor. Bu bir asimile etme provasıdır. Buna karşı duruyoruz. Bizim geleneğimizde hiç böyle bir şey yok ve olmamıştır şimdiye kadar. Dedelerimiz cemlerimizde yetişir. Görgü cemlerimiz, hukuk ve eğitimin olduğu alanlardır. Bu anlamda biz cemlerimizde yetiştiririz dedelerimizi. Biz Hacı Bektaş’ın dediği gibi yönümüzü diriye döneriz, ölüye değil. Bu anlamda Hacı Bektaş’ın söylemlerinin hepsi geçerli bizim nazarımızda. Alevi felsefesi ne diyorsa ona uygun davranmaya gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • ‘Alevilik, iktidarın vereceği parayla yapılacak bir yol değil’-VİDEO

    ‘Alevilik, iktidarın vereceği parayla yapılacak bir yol değil’-VİDEO

    PİRHA-Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede ile yazar Leyla Akgül, AKP tarafından yapılacağı duyurulan Hacıbektaş Gençlik Kampı ve Kerbela gezisine tepki gösterdi. Hakan Erol Dede, “Sizi tanımayan yapılarla birlikte hareket etmek doğru değil” derken; yazar Leyla Akgül “Alevilik, iktidarın vereceği haram parayla yapılacak bir yol değil” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede ile yazar Leyla Akgül, AKP tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ve Kerbela gezisine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “SİZİ TANIMAYANLARLA BİRLİKTE HAREKET ETMEK DOĞRU DEĞİL”

    Programlara katılacak kişilerin kendilerini düşünmesi gerektiğini belirten Hakan Erol Dede, “Bir kere bu yapının içerisinde bulunup da oralara gidenler demek ki, pirinden mürşidinden bir haberler. Çünkü pirimiz, hünkarımız ne diyor? “Her ne arar isen kendinde ara. Mekke’de Kudüs’te hacda değil”. İnsanın Kabe’si insanın gönlüdür aslında. Ve bu tür etkileşimler içerisinde bulunup da normalde sizi tanımayan yapılarla birlikte hareket etmek de doğru değil tabii ki. Olmaması gereken bir şey. Eğer kişi kendi imkanlarıyla gidiyorsa, eyvallah. Ama farklı bir şekilde gidiyorsa da bunu düşünmek lazım. Gidenlerin kendinin düşünmesi” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK, İKTİDARIN VERECEĞİ HARAM PARAYLA YAPILACAK BİR YOL DEĞİL”

    Yazar Leyla Akgül ise Alevilikteki dayanışma kültürüne değinerek, şunları söyledi:

    “Aslında bu çok komik bir şey. Neden komik? Aleviler yüzyıllardır her şeylerini kendileri yaptılar. Kerbela’ya, dergahlara gidenler oldu. Kendi imkanlarıyla gittiler. Aleviler cemlerini, yollarını kendi imkanlarıyla yürüttüler. Onun için bizim kültürümüzde “Alevinin fakiri olmaz” derler. Çünkü büyük bir dayanışma vardır. Şimdi gözümüze soktukları inanç bizi başka bir şeye çevirmek istiyor ki işte 300 dedeyi oraya götürecek. 400 genci başka bir yere götürecek. Bu çok komik bir şey. Buna itibar eden varsa onlar daha komik. Bizim yolumuz çok güzel bir yol. Bizim yolumuz kadını, çocuğu, doğayı, insanı, ağacı, hayvanı yücelten bir yol. Onun için de iktidarın vereceği haram parayla yapılacak bir yol değil.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • ‘Kerbela’ya götürülecek dedeler kimden rızalık aldı?’-VİDEO

    ‘Kerbela’ya götürülecek dedeler kimden rızalık aldı?’-VİDEO

    PİRHA-Yazar Piri Er, Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisine tepki göstererek, “Günümüzde Alevilerin katledilmesinden çok Aleviliğin katledilmesine çalışılıyor. Devletin dedesi olmaz. Kerbela’ya götürülecek bu dedeler kimden rızalık aldılar?” diye sordu.

    İçişleri, Kültür ve Turizm ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından finanse edilerek yapılacağı duyurulan Hacıbektaş Gençlik Kampı’na bir tepki de yazar Piri Er’den geldi. “Günümüzde Alevilerin katledilmesinden çok Aleviliğin katledilmesine çalışılıyor” diyen Er, ayrıca 300 dede için iki bakanlık tarafından planlanan Kerbela gezisine de karşı çıktı.

    “ALEVİLİK, TARİHSEL SÜREÇTE ASİMİLE EDİLMEYE ÇALIŞILAN KENDİ BAŞINA BİR İNANÇTIR”

    Sözlerine, “Alevilik tarihsel süreçte asimile edilmeye uğraşılan kendi başına bir inançtır” diyerek başlayan Er, şunları söyledi:

    “Alevilik herhangi bir inancın alt kolu, heteroksis, heterodoksisi falan değildir. Bunu çeşitli yöntemlerle yapmaya çalışırlar. 15-16. yüzyıldan itibaren “Katli vaciptir” fetvalarıyla birlikte başladı. Günümüzde de Alevilerin katledilmesinden çok Aleviliğin katline dönüştürülmeye çalışılıyor. Bu amaçla da Alevilik üzerinde çeşitli tezgahlar kuruluyor. Yapılması planlanan bu iki program Kültür Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleşen bir etkinliğin amacı “Alevilerden ne kadar şeyler koparır, farklılaştırır, dönüştürürüzün hesabıdır.”

    “DEVLETİN DEDESİ OLMAZ, KERBELA’YA GİDECEKLER KİMDEN RIZALIK ALDI?”

    Er, Kerbela programına dahil olacak dedelere de seslenerek, şöyle konuştu:

    “Biz yıllardır özellikle Avrupa’ya götürülen gri pasaportlu dedelerle mücadele ediyoruz. Çünkü devletin dedesi olmaz. Dede toplumun dedesidir. Onun ihtiyaçlarını da toplum karşılamalı. Yani rızalık almadan yapılan her iş Aleviliğe uymaz. Kerbela’ya götürülecek bu dedeler kimden rızalık aldılar? Eğer devlet imkanlarıyla gidiyorsa; devletin imkanları bu amaç için neden kullanılıyor? Ya da Hacıbektaş’ta toplanmaya çalışılan, ki toplayamayacaklarını düşünüyorum ben. Bu konuda bir duyum da aldım. Toplayamayacaklarını düşünüyorum. Ama birçok yere yazı gitmiş. Yani Ordu’dan bir ilçeninkini gördüm ben. Davet edilmiş öğrenciler.

    Niye şimdi bu yapılıyor? Bunları iyi niyetli girişimler olarak değerlendirmiyorum. Devletin Alevileri değiştirmesi, dönüştürmesi, farklılaştırması ve bir yere çekebilme çabası olarak görüyorum. Aleviler açısından çok bir şey ifade etmiyor. Oraya giden çocuklar bilmeden zaten giderse gider. Ama dedeler bu işi biliyorlar. Ya kendilerini orada hissediyorlar. Yani bu işi düzenleyenin yanında hissediyorlar. Ya da belli kaygılarla “Biz burada duralım” diye bu işi yapmaya çalışıyorlar. Baştan ayağa sakat bir düşünce diye düşünüyorum.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • Tunçdemir: Mesele, Alevileri asimile etmek, oyuna gelmemek lazım-VİDEO

    Tunçdemir: Mesele, Alevileri asimile etmek, oyuna gelmemek lazım-VİDEO

    PİRHA-Alevi aktivist Songül Tunçdemir, iktidarın organize ettiği Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisiyle ilgili olarak “Mesele Alevilik değil. “Alevileri nasıl asimile ederiz?” telaşındalar. Niyetleri belli. Bu oyuna gelmemek lazım” ifadelerini kullandı.

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için ağustos ayında yapılacağı duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin aralık ayında Kerbela’ya götürülme programına ilişkin Alevi aktivist Songül Tunçdemir, PİRHA’ya konuştu. Alevilerin taleplerini hatırlatan Tunçdemir, “Niyetleri belli. Bu oyuna gelmemek lazım” dedi.

    “YOLUNU GERÇEKTEN DÜŞÜNEN ALEVİLERİN OYUNA GELMEYECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

    Sözlerine “Alevilerin talepleri apaçık ortada zaten” diyerek başlayan Tunçdemir, bakanlıklar tarafından finanse edilen iki programa tepki gösterdi. Tunçdemir şunları söyledi:

    “30-35 yıldır biz temel taleplerimizi söylüyoruz. Siyasi iktidarın da karşımıza her gün yeni bir asimilasyon politikasıyla çıktığını gözlemliyoruz. Bu duruma şaşırmadık. Alevileri düşündükleri bir şey yok. Yani mesele Alevilik değil. Hepimiz bu konuda hemfikiriz. “Alevileri nasıl asimile ederiz?” telaşındalar. Cemevlerinin ziyaret edilmesi, İçişleri Bakanlığı danışmanının bir kilo çimento gibi maddiyata dayalı şeylerle tavlamaya çalışması bunu gösteriyor.

    Yolunu gerçekten düşünen Alevilerin oyuna gelmeyeceğini düşünüyorum. Bu programlara dahil olup da kendisine “Alevi” diyenleri de kınıyorum. Gideceklerse de Alevi kimlikleriyle gitmemeliler. O dedeler de dahil artık onlar yoldan çıkmışlardır. Gençlerin zaten bir suçu yok. Bilinçlendirmek lazım aslında. Son derece samimiyetsiz ve kurnazca asimile etmek için kılı kırk yaran bir tutum içerisindeler. Gerçekten samimi olan dedeler gitmiyor zaten. Benim çocuğumu götürebilirler mi? Hayır. Kimi götürüyorlar? Gerçekten asimile olmuş Alevilerin çocuklarını götürüyorlar. Bunu da Alevilik adına yapıyorlar. Orada Alevi erkanını, felsefesini öğretecek halleri yok. Niyetleri belli. Bu oyuna gelmemek lazım.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • Karakaya ve Poyraz’dan AKP projelerine tepki: Siyasi otorite Alevileri asimile etmek istiyor-VİDEO

    Karakaya ve Poyraz’dan AKP projelerine tepki: Siyasi otorite Alevileri asimile etmek istiyor-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından organize edilen “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dede için Kerbela gezisine tepki gösteren Doç. Dr. Ayfer Karakaya-Stump “Aleviliğin tarihine ve duruşuna aykırı bir durum. Devlet elini çekmelidir bu tip meselelerden” dedi. Prof. Dr. Bedriye Poyraz ise “Devletin varoluş nedenlerinden bir tanesi de Alevileri ve Aleviliği asimile etmek. Bu yüzden bu hiç şaşırtıcı bir şey değil” diye konuştu.

    İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 400 genç için Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde yapmayı planladığı “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Kerbela’ya götürülme programına yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Virginia William & Mary Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayfer Karakaya-Stump ile Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bedriye Poyraz da bakanlıkların programlarına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.  

    “PROGRAMIN DEVLET TARAFINDAN YAPILMASI ALEVİLİĞİN DURUŞUNA AYKIRI”

    Alevi kutsal mekanlarının gençler tarafından ziyaret edilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Ayfer Karakaya-Stump “Ama bu hiçbir şekilde devlet eliyle olmamalı tabii ki. Yani bu hem Aleviliğin tarihine, hem duruşuna aykırı bir durum. Alevilik özerk hareket etmeli diye düşünüyorum. Bu konuda da zaten tabii ki yani aynı şekilde Alevi örgütleri bu tür gezileri kendileri düzenlemeli. Kendi anlatılarıyla, kendi tavırlarını gençlere anlatarak yapmalı” diye konuştu.

    “DEVLET BU TİP MESELELERDEN ELİNİ ÇEKMELİDİR”

    Karakaya, planlanan programı doğru bulmadığını ifade ederken, “Zaten laik bir ülkede bakanlığın işi de değil bu. Olmaması da gerekiyor. Biz sadece “eşit yurttaşlık” derken, bize de  Sünni Müslümanlara yaptığı gibi belli bir Alevilik empoze etsin demiyoruz. Bizim istediğimiz bu değil. Devlet elini çekmelidir bu tip meselelerden. Çünkü devletin müdahale ettiği yerde her zaman tabii ki siyaset vardır. Belli siyasi gündemler vardır. Dolayısıyla yapılmasını çok sağlıklı ve doğru bulmuyorum” dedi.

    “DEVLETİN VAR OLUŞ NEDENLERİNDEN BİRİ ALEVİLERİ VE ALEVİLİĞİ ASİMİLE ETMEK”

    Devletin var oluş nedenlerinden birinin de Alevileri ve Aleviliği asimile etmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bedriye Poyraz ise şöyle konuştu:

    “Devletin yaptığı etkinlikler bunlar. Zaten devletin varoluş nedenlerinden bir tanesi de Alevileri ve Aleviliği asimile etmek. Bu yüzden bu hiç şaşırtıcı bir şey değil. Tabii ki Alevi dedeler giderse onları Kerbela’ya da götürürler. Gençler giderse onları kampa da götürürler. Başka yere de götürürler. Birçok imkanlar da sunarlar. Dolayısıyla burada şunun altını çok çizmek istiyorum. Burada muhatabımız aslında Alevi toplumunun kendisi. Alevi toplumunun da temsilcileri olarak Alevi örgütleri.
    Eğer Alevi toplumu, Alevi örgütleri kendi gençlerine yeterince, etkili ve anlamlı bir şekilde sahip çıkarsa gençler Diyanetin ya da bakanlığın kampına gitmezler. Ya da Aleviler kendi içinde bu kadar sert bölünmeler yaşamazlarsa ya da birbirlerine karşı bu kadar kırıcı olmazlarsa o zaman Alevi toplumu içinde en azından dışarıya karşı daha bütünlüklü bir görüntü sergilenebilir. Ya da en azından ortak paydalarımızda buluşabiliriz.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ ETKİLİ, DOĞRU POLİTİKALAR ÜRETEMİYOR”

    Poyraz, Alevi örgütlerinin etkili ve doğru politikaları üretemediğini kaydederken, “Fakat burada ben daha önce de söylediğim gibi bütün bunların sorumlusunun Alevi toplumu ve Alevi örgütleri olduğunu düşünüyorum. Çünkü burada yeterince etkili, doğru politikalar üretemiyorlar ve yürütemiyorlar. Dolayısıyla toplum çok parçalandı. Böyle bir parçalanmışlık içinde sadece devlet değil, herkes Alevi toplumunu etkilemek istiyor. Herkes Alevi gençlerini manipüle etmek ister. Erdoğan sanki kendisinin hiçbir suçu yokmuş gibi her şey için “dış mihrak” diyor ya. Her şey çok şahane ama dış mihraklar geliyor, ülkeyi bölüyor. Şimdi bu da ona benziyor. Oysa bu bizim bilmediğimiz bir şey değil ki. Bin yıldır devlet, siyasi otorite, sürekli Alevileri asimile ediyor. Ama bizim buna karşı ancak bütünlüklü, sağlam bir duruşumuz olursa “dış mihraklar” hiçbir şey yapmazlar, yapamazlar” ifadelerini kullandı.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ /PİRHA

  • Kültür Bakanlığı’nın desteklediği projede İBDA-C’nin yayın organının yer aldığı ortaya çıktı

    Kültür Bakanlığı’nın desteklediği projede İBDA-C’nin yayın organının yer aldığı ortaya çıktı

    PİRHA-Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen ve İlmi Etüdler Derneği (İLEM) çatısı altında yürütülen İslamcı Dergiler Projesi’nin arşivinde İBDA-C’nin yayın organı olan Taraf dergisinin yer aldığı ortaya çıktı. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Demek ki neymiş Sivas Katliamı, galeyana gelmiş bir kalabalığın cinneti değil, arkasında devletin yer aldığı bizzat organize bir insanlık suçudur. Bakanlığın bu projesi de gerçeğin ilanıdır” dedi. 

    19-23 Ağustos tarihlerinde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde 400 genç için ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ ile Aralık ayında 300 dede için Kerbela gezisi düzenleyeceği duyurulan Kültür Bakanlığı’nın desteklediği proje arşivinde İslami Büyük Doğu Akıncıları Cephesi’nin (İBDA-C) yayın organı olan ‘Taraf’ dergisinin yer aldığı ortaya çıktı. Bakanlığın, derginin içeriğini de sahiplendiğini belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe ise “Demek ki neymiş Sivas Katliamı bir avuç çapulcunun ve galeyana gelmiş bir kalabalığın cinneti değil; arkasında devletin yer aldığı bizzat organize bir insanlık suçudur. Bakanlığın bu projesi de gerçeğin ilanıdır” dedi.

    PROJEYİ KÜLTÜR BAKANLIĞI DESTEKLİYOR

    1908-2010 yılları arasında yayınlanmış İslamcı dergileri gün yüzüne çıkarma ve inceleme hedefiyle İlmi Etüdler Derneği (İLEM) çatısı altında 2013 yılında çalışmalarına başlanan İslamcı Dergiler Projesi‘nin (İDP) 2017 yılında başlayan ve Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen üçüncü aşamasında yaklaşık 400’e yakın derginin 20 binden fazla sayısı dijitalleştirilmiş ve kataloglanmış. Amacını “Özgün ilmi yaklaşımların, düşünce ve pratik üretiminin İslam’ın düşünce ve medeniyet birikimi üzerinde yeşerebileceğini düşünen İLEM, ilmi geleneğimizi sürdüren ilim adamlarının yetişmesine zemin oluşturarak insanlığın sorunlarına çözüm üreten ilmi çalışmalar yapmayı gaye edinmiştir” şeklinde açıklayan İlmi Etüdler Derneği, faaliyetlerini İLKE İlim Kültür Eğitim Vakfı çatısı altında sürdürüyor.

    SİVAS KATLİAMI, MUMCU VE KIŞLALI CİNAYETLERİNDE ROL ALAN ÖRGÜT

    İBDA-C hakkında ise internet ansiklopedisi Wikipedia’da “Necip Fazıl Kısakürek’in ortaya koyduğu ‘Büyük Doğu Hareketi’ ideolojisini ve İslam’ı yaymayı amaç edinmiş silahlı örgüt. Hareket ilk olarak, 1989 yılında Ankara ve İstanbul’da yapmış olduğu gösteriler ile adını duyurmuştur. Grubun liderliğini 2018’deki ölümüne dek Salih Mirzabeyoğlu‘nun yaptığı ileri sürülmüştür. İBDA-C’nin; Sivas Katliamı ile Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı‘nın öldürülmesi olaylarında rol aldığı iddia edilmiştir” bilgileri yer alıyor.

    DERGİDEN SİVAS KATLİAMI ÖVGÜSÜ: BİR GÜL İÇİN BİN KÖTÜYÜ YAKMALI!

    İBDA-C’nin yayın organı olan ‘Taraf’ dergisinin, İslamcı Dergiler Projesi’nin (İDP) internet sitesindeki arşivinde 15 sayısı bulunuyor. Dergi hakkında “1994 yılında çıkmaya başlayan ve İBDA-C’nin sesi olan dergi ilk döneminde Taraf adıyla yayınlanıyordu. Ancak 39 sayının ardından Haftalık Taraf ismiyle yayınlanmaya başlandı. Toplamda 35 sayı çıkan dergi 1994 yılında yayım hayatını sonlandırdı” ifadeleri kullanılıyor.

    Arşivdeki 10-17 Haziran 1994 tarihli ‘Taraf’ dergisinin 1. sayısında “Gelen Biziz! Ne 1. Ne 2. Cumhuriyet, Tam Bağımsız Birleşik İslamî Devlet” başlıklı kapağı görülüyor. 1-7 Temmuz 1994 tarihli 4. sayısında ise Sivas Katliamı’nın övüldüğüne ilişkin “İşte Sivas, İşte Kısas!.. Haydi Anadolu! Bir Gül İçin Bin Kötüyü Yakmalı” başlıklı bir kapak göze çarpıyor. Ayrıca Madımak Oteli’nin yanarken çekilmiş bir fotoğrafı da kapakta yer alıyor. Derginin 27 Ocak-2 Şubat 1995 tarihli 34. sayısının kapağında ise silahlı bir çocuk fotoğrafı bulunurken; dünya genelindeki cihatçı savaşlara dikkat çekiliyor.

    “ÖRGÜT, SİVAS KATLİAMI’NIN ZAFER OLDUĞUNU DERGİDE İTİRAF ETMEKTEDİR”

    Konuya ilişkin ulaştığımız Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bakanlığın desteklediği bu proje gerçeğin ilanıdır” yorumunda bulundu. Taraf dergisinin “Taraf olmayan bertaraf olur” sloganını hatırlatan Erçe, şunları söyledi:

    “Açıkçası bu güzel bir itiraf. Dergiyi, devletin ve bakanlığın sahiplenmesi içeriğini de sahiplendiğini gösterir. Dolayısı ile katliamın arka planı ve devletin katliamdaki rolü ile ilgili iddialarımız yerini bulmuştur. Bu hükümet bu itirafı bilerek ve isteyerek yapmıştır. ‘Taraf olmayan bertaraf olur’ sloganı o derginin sloganı idi. Bu sloganı cumhurbaşkanı defalarca konuşmalarında kullanmıştır. O örgüt Sivas Katliamı’nda da bizzat rol aldığını ve bunun zafer olduğunu o dergide itiraf etmektedir. Demek ki neymiş Sivas Katliamı bir avuç çapulcunun ve galeyana gelmiş bir kalabalığın cinneti değil; arkasında devletin yer aldığı bizzat organize bir insanlık suçudur. Bakanlığın bu projesi de gerçeğin ilanıdır.”

    Barış KOP/ İSTANBUL

  • Tahir Aslandaş Dede: Uyanık bir Alevi, bu yapılanların asimilasyon olduğunu bilir

    Tahir Aslandaş Dede: Uyanık bir Alevi, bu yapılanların asimilasyon olduğunu bilir

    PİRHA-AKP tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile 300 dedenin Kerbela’ya götürülme programlarına dair konuşan Ali Baba Sultan Cemevi Başkanı Tahir Aslandaş Dede, “Bir önceki dönem asimilasyonla bir sonraki dönem yapılan asimilasyon arasında şekil, tarz olarak farklılıklar olsa da amaç aynı. Aleviliğe, köklerimize sahip çıkarsak bunu başaramazlar” dedi.

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dede Kerbela’ya götürülecek. Ayrıca, üç bakanlığın bütçesiyle 400 Alevi genci için ise 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu projeler kapsamında bakanlıklardan Alevi dernekleri aranarak dede ve gençlerin gönderilmesi talep ediliyor.

    Ali Baba Sultan Cemevi Başkanı Tahir Aslandaş Dede, AKP hükümeti tarafından 400 genç için yapılacağı belirtilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile 300 dede için planlanan Kerbela programına ilişkin konuştu.

    Konuyla ilgili olarak Kerbela programına davet edilmediğini, henüz kimsenin kendisini aramadığını belirten Aslandaş, bu tür hamlelerin asimilasyon politikalarının bir parçası olduğunu vurgulayarak inançlı bir Alevinin bu daveti kabul etmeyeceğini söyledi.

    “BU TÜR ŞEYLERLE, ‘BİZ SİZİN YANINIZDAYIZ’ MESAJI VERMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Aslandaş, Alevilerin sorunlarının su, elektrik, doğalgaz faturaları gibi küçük şeylerden ibaret olmadığını ifade ederek, “Bu bağ bizim. Bizi bir üzüm tanesi ile kandırmasınlar. Hacı Bektaş’a veya başka yerlere giderken bir otobüs vermeyle, cemevlerini ziyaret etmeyle bizim sorunlarımız çözülmez. Aleviler de bu tür verilen küçük şeyler karşısında mutlu oluyorlar maalesef ki. İstanbul Valisi geçtiğimiz günlerde Garip Dede’ye gelmişti. Orada ağırlandı. Bu kişi Aleviliği tanımayan bir adam, seni tanımayan bir devlet var karşında. Anayasada 677 sayılı kanunda Alevilik yasak, dedelik, dervişlik, çelebilik yasak. O maddeye ‘yobaz’ diye yazdıkları Alevi kesimi aslında. Adamın diyaneti, müftüsü yasak değil. Onların 600 yıllık camileri satılmadı ama bizim dergahlarımız satıldı. Hacı Bektaş Veli Dergahı’na bakın. Orayı yok ettiler. Bu yapılanlar bir göz boyama. Bu tür küçük şeylerle, ‘biz sizin yanınızdayız’ mesajı vermeye çalışıyorlar” diye konuştu.

    “DEVLET KENDİ YASALARINDA ALEVİLİĞİ TANIMIYOR”

    Alevilerin Kerbela’ya veya Hacı Bektaş’a gidecekse buna kendilerinin karar vermesi gerektiğini söyleyen Aslandaş, devlet eliyle bu tür gezilerin yapılmasını doğru bulmadığını aktardı.

    Alevilerin cemleriyle, 12 hizmetleriyle, duazlarıyla geçmişten bu yana gelen bir ibadet ritüelleri olduğunu söyleyen Aslandaş, sözlerine şöyle devam etti:

    “Devlet Aleviliği tanımıyor. Devlet 1925 yılında tekke ve zaviyeleri kapatarak dergahlarımıza el koydu. Aleviliği yasakladı. Osmanlı’dan daha beteri yapıldı. Aleviler her rejimde, her dönemde ötekileştirildi, mağdur oldu. İnançlar özgür bırakılmalı. Devlet hiçbir şekilde, hiçbir inanca müdahale etmemeli. Herkes neye ne kadar inanıyorsa ona göre yaşamalı. Devlet dinlere, kültürlere, inançlara, yaşam tarzına müdahale etmesin. Anadolu’da Ermeniler, Rumlar yaşıyordu. Bakın bugün yoklar. Bunlar buhar olup uçmadılar, asimile edildiler. Belki Aleviler de 100 yıl sonra, 200 yıl sonra bu durumda olacak. Tabii ancak bu kökümüzden koparsak olur. Aleviliğe sahip çıkarsak, köklerimize sahip çıkarsak bunu başaramazlar. Köklerimizi 1925’te koparttılar. 500-600 yıllık dergahlarımızı, vakıflarımızı sattılar. İsimlerini değiştirdiler, içeriğini değiştirdiler. Bizim ecdadımızla, tarihimizle bağımızı kopardılar ve bizi bugün büyük ölçüde asimile ettiler diyebiliriz.”

    “İNANÇLI BİR ALEVİ, BU YAPILANLARIN ASİMİLASYON OLDUĞUNU BİLİR”

    AKP iktidarının, Alevileri Hacı Bektaş’a, Kerbela’ya götürmelerinin on yıllardır süren asimilasyon politikalarının bir devamı olduğunu belirten Aslandaş, “Ben Aleviliğin otantik haliyle yaşamasından yanayım. Her inanç kendi kendisine kararlarını vermeli, neye inanıyorsa o inancın içerisinde yer alan insanlar bunları dile getirmeliler. Bir ilahiyatçı çıkıp da Aleviliği tanımlayamaz ya da Alevilik hakkında yorum yapamaz. Alevilere gezmeler, programlar düzenleyemez. Biz Aleviliği dedelerden, pirlerden, ocaklarımızdan öğrenmeliyiz. Devletin bu tür politikalarını asla kabul etmemeliyiz. Bu politikalara alet olmamalıyız. Ayık, uyanık, inançlı bir Alevi, bu yapılanların Alevileri asimile etmek için kullanılan politikalar, araçlar olduğunu fark eder, görür. Aleviler bu uygulanmaya çalışılan politikalar karşısında dik durmalı, omurgalı olmalılar” dedi.

    “ALEVİLER, KURUMLARI SİYASETLERİN ARKA BAHÇESİ OLMAMALI”

    Devletin camiye, müzeye çevirdiği, sattığı dergahları Alevilere geri vermesi gerektiğinin altını çizen Aslandaş, 1925’te çıkartılan ‘Tekke ve Zaviyeler Kanunu’nun kaldırılması gerektiğini söyledi. ‘Böyle olduğu takdirde Alevilik de yolunu bulacaktır’ diyen Aslandaş, son olarak şunları aktardı:

    “Bir önceki dönem asimilasyonla bir sonraki dönem yapılan asimilasyon arasında şekil olarak, tarz olarak farklılıklar olsa da amaç aynı. Bir önceki kuşağı bir başka iktidar kandırdı, şimdikini de bu iktidar kandırmaya çalışıyor. Şu ya da bu parti hiç fark etmiyor. Ortada bir devlet zihniyeti var. CHP, HDP, AKP hepsi Aleviler üzerinden prim yapmaya çalışıyor. Aleviler de maalesef ki buna alet olabiliyor. Aleviler, Alevi kurumları siyasetlerin arka bahçesi olmamalı. Bu siyasetler Alevileri kendi aralarında böldüler. Oysa Alevilerin sorunları, talepleri ortak. Alevi toplumunda da güce tapma hastalığı var maalesef. Güçlüyse, zenginse onun yanında yer alıyorlar. Bir kimse haklı da olsa zengin değilse, makam mevki sahibi değilse ona itibar edilmiyor. Oysa bu anlayış Aleviliğin değerleri ile ters bir durumdur. Geçmişini bilmeyen geleceğini kuramaz. Aleviler olarak bir olmak, birlik olmak, inancımıza sahip çıkmak zorundayız.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Dede Eren Yıldırım: Hükümetin Kerbela’ya götüreceği 300 dede yol düşkünüdür

    Dede Eren Yıldırım: Hükümetin Kerbela’ya götüreceği 300 dede yol düşkünüdür

    PİRHA-AKP tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile 300 dedenin Kerbela’ya götürülme programlarına tepki gösteren Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım, “Yine bir katliam söz konusu ama burada Alevilerden çok Alevi inancı katlediliyor, asimile ediliyor, ötekileştiriliyor. Kerbela’ya gidecek 300 dede bizim nazarımızda yol düşkünüdür” dedi.

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın finanse edeceği program kapsamında belirlenecek 300 dede Kerbela’ya götürülecek. Ayrıca, üç bakanlığın bütçesiyle 400 Alevi genci için ise 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor. Bu projeler kapsamında bakanlıklardan Alevi dernekleri aranarak dede ve gençlerin gönderilmesi talep ediliyor.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Eren Yıldırım dede, AKP hükümeti tarafından 400 genç için yapılacağı belirtilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile 300 dede için planlanan Kerbela programına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Konuyla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı tarafından aranarak, Kerbela programına davet edildiğini söyleyen Yıldırım, “Kerbela’ya gidecek 300 dede bizim nazarımızda yol düşkünüdür” dedi.

    “ALEVİ İNANCI KATLEDİLİYOR, ASİMİLE EDİLİYOR”

    AKP’nin iki programı için “Türkiye devletinin özellikle AKP iktidarının Alevilere dönük asimilasyon politikalarıdır” yorumunda bulunan Yıldırım, “Asıl gayesi şu: Dün Alevileri katledenler özellikle AKP ile birlikte farklı bir süreç işletiyorlar. Yine bir katliam söz konusu ama burada Alevilerden çok Alevi inancı katlediliyor, asimile ediliyor, ötekileştiriliyor. Bu da bu oyunlardan bir tanesi. Geçmişte de gördük. Diyanet İşleri Başkanı cemevlerini ziyaret etmesi, cemevi başkanları ile dedelerimize kuran vermesi, özellikle Alevilerin yoğun olarak yaşadığı, ocakların bulunduğu Dersim topraklarında gençlere yönelik müftülük aracılığıyla açılan yerler Aleviliği ve Alevi gençleri asimile etmek üzerine kurulu” ifadelerini kullandı.

    “İÇİŞLERİ BAKANI DANIŞMANININ SEKRETERİ ARAYARAK DAVET ETTİ”

    Yıldırım, programda yer alacak olan dedelere çağrıda bulunarak, şöyle konuştu:

    “Kapatılmasını istediğimiz Diyanet’in Aleviler üzerinde oynadığı oyunlardan birisi 400 Alevi gencinin Hacıbektaş’a, diğeri de 300 dedenin Kerbela’ya götürülmesidir. Beni de aradılar. İçişleri Bakanı danışmanının sekreteri aradı. “Gelmek ister misiniz? Yoğun bir katılım olacağı görülüyor. Duruma göre kura çekilecek” denildi. Bir benzetme de var aslında. İnancımızın içindeki değerlerin Sünniliğe benzetilmesinin dışında, Sünni inanca mensup hocaların hacca götürülürken yapılan kura çekimine benzer bir durum var. Bir nebze de olsa başarıyorlar aslında. Yoluna sadakat ile bağlanan insanları bir kenara koyalım ama başardıkları noktalar da var. Mesela Ramazan bayramında tutmadığımız orucun cemini yapan, kandil mesajı atan, cuma günleri “Hayırlı cumalar” mesajı ya da onun yerine “Hayırlı perşembeler” yazan bir benzeşme var. Bununla da inanç asimile ediliyor. Bunu amaçlıyorlar.

    “KERBELA’YA GİDECEK DEDELER BİZİM NAZARIMIZDA YOL DÜŞKÜNÜDÜR”

    Organize edenler ile mücadelemiz yıllardır sürüyor. Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğunu onlara anlatana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz. Planlanan iki programa ön ayak olan, katılan, yer alacak olan dedelere sözüm var. Umut ediyorum ki hiç kimse gitmez ama etrafındaki baskıya boyun eğenler geçmişte de çıktı. Ağzı “Ali” deyip, gözü Muaviye’ye bakan, dili Yezid olanlar. Çektiği onca çileye rağmen ikrarından dönmeyen cümle canlara aşk olsun. Ama gidecek olanlar da Sivas’taki anmada beyan edildiği gibi “Kerbela’ya gidecek 300 dede bizim nazarımızda yol düşkünüdür.” Oraya katılacaklara “Alevi” demek hiç de içimden gelmiyor. Bizi asimile etmeye çalışan, geçmişten günümüze kadar katledenlerin yoluna yoldaş olmuşlardır onlar artık. Tarafını seçmişlerdir. Muaviye’nin, Yezid’in tarafındadır. Bizler “Dönen dönsün biz dönmeyiz yolumuzdan” diyen Pir Sultan Abdal’ın tarafından olup, Hınzır Paşalara, Muaviye, Yezid zihniyetine karşı mücadele ettiğimiz gibi, içimizden çıkıp Hınzır Paşa olanlara karşıda mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    >Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!
    >ADFE Başkanı Fırat: Devletin 300 dedeyi Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur
    >AKD Genel Başkanı Kurt: İçişleri Bakanlığı’nın inancımıza yön vermesi doğru değil

  • Türkdoğan: AKP iktidarı kamp yerine Hacı Bektaş Veli Dergahı’nı Alevilere teslim etmelidir-VİDEO

    Türkdoğan: AKP iktidarı kamp yerine Hacı Bektaş Veli Dergahı’nı Alevilere teslim etmelidir-VİDEO

    PİRHA-  İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, AKP hükümeti tarafından organize edilen “Hacıbektaş Gençlik Kampı” planına tepki gösterdi. Türkdoğan, “Devlet, kesinlikle din ve inançlardan elini ayağını çekmelidir. Cemaatleri, mezhepleri, inançsızları rahat bırakmalıdır” dedi. Türkdoğan ekledi: AKP iktidarı, verdiği sözleri yerine getirmek istiyorsa o dergahı Alevilere teslim ederek başlayabilir.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde 400 genç için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılacağı duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile İçişleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın masraflarını karşılayacağı 300 dedenin Aralık ayında Kerbela’ya götürülme programına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    “Hacıbektaş Gençlik Kampı”na yönelik bir eleştiri de İnsan Hakları Derneği’nden (İHD) geldi. İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, AKP iktidarının “kötü amaç” taşıdığını ifade ederek “Yapılmak istenenin ne olduğuna dair çok şey söylenebilir. Söz konusu eğer Hacı Bektaş Veli ise orada bir dergah var. AKP iktidarı, gerçekten Alevilerle arasını düzeltmek ve verdiği sözleri yerine getirmek istiyorsa o dergahı Alevilere teslim ederek başlayabilir” dedi.

    “BU TARZ ÇALIŞMALARA ŞÜPHE İLE YAKLAŞMAK GEREKİR”

    Öztürk Türkdoğan, devlet kurumlarının herhangi bir din veya inanç grubu üzerinden organizasyon yapmaması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

    “Alevi toplumu, kendi inancı doğrultusunda kendi örgütlenmesini gerçekleştiriyor ve kendi inanç önderleri vasıtasıyla Aleviliği yaşatıyor. Çok özgün bir durum ve aslında olması gereken de bu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nin din ve inanç özgürlüğü ile yorumlarına baktığımızda da keza aynı durumu görüyoruz. Din ve inanç özgürlüğünü, o dinin veya inancın grubuna bırakmak gerekir. Nasıl yapmak yaşamak istiyorlarsa öyle yapmalıdırlar. Devlet sadece zorluk çıkarmamalı, kolaylık sağlamalıdır. Dolayısıyla AKP iktidarının bakanlıkları, kamu kaynaklarını kullanarak böyle bir organizasyonun içerisine girmesi bir kere bu ilkeye aykırı.

    “AKP SÜNNİ İSLAM ANLAYIŞINDA ISRAR EDİYOR”

    Bir başka konu da şu: Bu kadar masraf yapmalarına gerek yok. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye ile verdiği kararlar var. Din derslerinin zorunlu olmaktan çıkarılması ve cemevlerine ibadethane statüsünün tanınmasıyla ilgili… Bunların gereğini yerine getirebilir. İşte o zaman önemli bir adım atmış olacaktır ama bunu yapmamakta gerçekten direniyor. Bu da aslında hala Sünni İslam anlayışında ısrar ettiğini gösteriyor ki zaten devletin resmi ideolojisi bu. Resmi ideolojisi Sünni Müslümanlık üzerine kurulmuş bir ülkenin yöneticileri, kamu makamları, idarecileri gerçekten Alevilerle ilgili bu tarz çalışmalar yapacaklarsa şüphe ile yaklaşmak gerektiğini söyleyebilirim. Önce resmi ideolojinizi bir değiştirin. Anayasal olarak Türkiye’deki tüm inanç ve dinleri, inançsızlığı tanıyın. İnsanları bir rahat bırakın. Laiklik ilkesi gereği ne ise onu hayata geçirin. Ondan sonra zaten bu tarz organizasyonları o gruplar kendileri yaparlar.”

    “DEVLET, DİN VE İNANÇLARDAN ELİNİ AYAĞINI ÇEKMELİDİR”

    Öztürk Türkdoğan, iktidarın, Alevilere yönelik çabasının arka planında seçimlerin olduğunu da ifade etti. AKP’nin Alevi Çalıştaylarını işaret eden Türkdoğan şöyle devam etti:

    “O çalıştayların birisine ben de katılmış, dönemin bakanına ‘Bizi toplamanıza gerek yok. Birleşmiş Milletler kararları şunlardır, yüksek mahkeme kararları ise bunlar. Bunların gereğini yapın zaten geri kalanına bir şey yapmanıza gerek yok’ demiştim. Her seferinde bu tarz sözler veriliyor, adım atılacağı söyleniyor ama maalesef bunlar seçim dönemlerinde gündeme geliyor ve sonrasında devamı gelmiyor. Bence Alevi toplumu ne yapılmak istendiğini görüyordur. Alevilere özgü bir kamp organizasyonu veya herhangi bir cemaate ait organizasyonun devlet tarafından yapılması doğru değildir. Çok sakıncalıdır ve Türkiye bunun zararlarını çokça çekmiştir. Fethullah Gülen örgütlenmesinin devlet içerisine yerleşmesine hükümet yardım etmiştir. Daha sonra Türkiye talihsiz bir darbe girişimi yaşamıştır. Bütün bu travmalardan sonra hala bu devleti yönetenler, cemaatlere kapı açıyor, tarikatlarla bu kadar içli dışlı oluyorlarsa hiç ders çıkartmamışlar demektir. Dolayısıyla bugün Alevi gençleri toplayıp bir organizasyon yaparsınız, yarın öbürü der ki ‘Bakın Alevilere yaptınız bize neden yapmıyorsunuz?’ Zaten çok fazla dini vakıf var ve bu vakıflarla Milli Eğitim Bakanlığı’nın, devletin değişik kurumlarının protokolleri var. Zaten çok fazla iç içe geçmiş durumdalar. Bunların tamamına karşı çıkmak gerekir. Devlet kesinlikle din ve inançlardan elini ayağını çekmeli; grupları, cemaatleri, mezhepleri, tarikatları, inançsızları rahat bırakmalıdır.”

    “KUTSAL MEKANLARA DOKUNMAMAK GEREKİR”

    İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, son olarak Hacı Bektaş Veli Dergahına asılan “Külliye” tabelası hakkında “Ne derseniz deyin Alevi toplumunun, Hacı Bektaş Veli Dergahına bakışı bellidir. Hangi ismi koyarsanız koyun bu değişmez. Dolayısıyla bir inanç topluluğuna ait kutsal mekanlara dokunmamak gerekir. Orijinal isimleriyle oynamamak gerekir. Daha bunu gerçekleştirememiş bir iktidarın, buna saygı duymamış iktidarın, bu tarz girişimlerinin doğru olmadığını belirtmek gerekiyor” yorumunu yaptı.

    Eren GÜVEN / ANKARA

  • AKD Genel Başkanı Kurt: İçişleri Bakanlığı’nın inancımıza yön vermesi doğru değil

    AKD Genel Başkanı Kurt: İçişleri Bakanlığı’nın inancımıza yön vermesi doğru değil

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt, AKP hükümeti tarafından planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Kerbela’ya götürülme planına tepki gösterdi. Kurum olarak iki programa da katılmayacaklarını kaydeden Kurt, “Kesinlikle doğru olmadığını söyledik. Katılmayacağımızı bildirdik. İçişleri Bakanlığı’nın Alevi inancımıza yön vermesi doğru değil” dedi.

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde 400 genç için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılacağı duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile İçişleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın masraflarını karşılayacağı 300 dedenin Aralık ayında Kerbela’ya götürülme programına tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı İsmet Kurt, PİRHA‘ya yaptığı açıklamada her iki programı da doğru bulmadıklarını ifade ederken, “Bu konuda tavrımız net. Kurum olarak hiçbirisine katılmayacağız” dedi.

    “BAKANLIKALRIN PROGRAMLARINA KURUM OLARAK KATILMAYACAĞIZ”

    Bakanlıklar tarafından organize edilen programlara ilişkin gerekli temasları kurduklarını belirten Kurt, şunları söyledi:

    “Alevi Kültür Dernekleri olarak en baştan katılmayacağımızı ve kesinlikle doğru olmadığını söyledik. Kültür Bakanlığı’nın Alevi kurumları ile farklı yerlerde yaptığı programlar var. Dernekler olarak biz İçişleri Bakanlığı’na bağlıyız. Ama İçişleri Bakanlığı’nın Alevi inancımıza yön vermesi doğru değil. Farklı bir noktaya götürüyor bu işi. Tekke ve zaviyelerin kapatılması, cemevlerine yasal statü verilmemesi, Aleviliğin tanınmaması bizim sıkıntılarımızdır. Üç bakanlık tarafından yapılacak programlara biz kurum olarak katılmıyoruz. Katılmayacağımızı bildirdik. Diğer Alevi kurumlarımız da aynı doğrultuda yürüyor. Alevi dedelerini Kerbela’ya götürmek, İmam Hüseyin’in mezarına niyaz olmak güzel bir olay ama “Biz bu programı yaptık. Siz de buna dahil olun” demek çok doğru değil. Program daha önceden konuşulabilir; kurumların ortak fikirleri alınabilirdi. Bu konuda tavrımız net. Gençlik kampı olsun, Kerbela gezisi olsun hiçbirisine kurum olarak katılmayacağız. Doğru da bulmuyoruz. Gerekli temasları kurduk ve gereğini söyledik.”

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    >Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!
    >ADFE Başkanı Fırat: Devletin 300 dedeyi Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur

  • ADFE Başkanı Fırat: Devletin 300 dedeyi Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur

    ADFE Başkanı Fırat: Devletin 300 dedeyi Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından gerçekleştirileceği duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dede için Kerbela gezisi programlarına tepki gösteren Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, programların iptal edilmesi gerektiğini kaydetti. Fırat, “Devlet bu konular ile ilgileneceğine Alevi toplumunun sorunlarıyla ilgilenmeli, hukuksal anlamda kazandığı haklar ile cemevlerini ibadethane olarak tanımalıdır” dedi. 

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, üç bakanlık tarafından Ağustos ayında 400 genç için düzenleneceği duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile yine iki bakanlık tarafından Aralık ayında 300 cemevi dedesi için gerçekleştirileceği belirtilen Kerbela gezisi hakkında PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Fırat yapılacak iki program için “Kesinlikle bu doğru bir yaklaşım değil” yorumunda bulunurken, “Biz kesinlikle iptal edilmesi gerektiğini dile getirdik. Bu da devletin yıllardan beri yaptığı asimilasyon politikalarından bir tanesi” dedi.

    “KERBELA PROGRAMININ İPTAL EDİLMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİK”

    İlk olarak Kerbela gezisine değinen Fırat, konuya ilişkin Alevi kurum başkanları ile bir araya geldiklerini kaydetti. Fırat, şunları söyledi:

    “Kerbela’ya götürülmek istenen dedelerin inanç mekanları, ibadet ettikleri yerleri var. Bu konuda kurum başkanları ile konuştuk ve taleplerimizi yetkili kişilere ilettik. Birkaç gün içerisinde cevap bekliyoruz. Biz kesinlikle iptal edilmesi gerektiğini, yapılanın doğru olmadığını dile getirdik. Böyle bir programın yapılması yönünde kendilerine talep geldiğini ifade ettiler. Alevi toplumunun cemevlerinin ibadethane sayılması için yıllardır talebi var. Bu da devletin yıllardan beri yaptığı asimilasyon politikalarından bir tanesi. Kaldı ki biz, “Her ne arar ise kendinde ara, Mekke’de, Kudüs’te, hacda değil” diyen bir inancın mensubuyuz. Hiçbir Alevi dedesi de buna kanmayacaktır. Sistematik bir Alevi asimilasyonudur. Özellikle son yıllarda da inanç, gelenek, görenek, ahlaki değerlerimizi yaşatan Alevi dedelerinin Kerbela’ya gönderilmek istenmesi Alevi toplumu ile inanç önderleri arasına nifak koymaya yöneliktir. Devlet, Alevileri kendi inanç önderleri üzerinden asimile etmeyi amaçlamaktadır.

    “ORAYA GİDENLER ALEVİ DEDESİ OLAMAZ”

    Dini ticari faaliyetlere alet eden holdingleşen bir Diyanet kurumu var. Alevi dedelerini de Kerbela’ya götürerek bu pazar alanına çekmeye çalışıyorlar. Alevilerin başka bir sorunu yokmuş gibi devletin 300 dedeyi seçip Kerbela’ya yollaması kotalı asimilasyondur. Kendi inanç merkezlerini kabul etmeyen, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile iç hukuku tüketen bir kesim tarafından Kerbela’ya götürülüyorsa onlar Alevi dedesi olamaz. Bunlar ancak düzmece, sahte, soy ile ehlibeyte bağlandığını iddia eden kişilerdir. Alevi kurumlarının bu duruma tepki göstermesi gerekiyor.”

    “SOYDAN GELMEK YETMEZ, DİK DURMAK LAZIM”

    Fırat, düzenlenecek olan programa katılmayı düşünen dedeleri de eleştirirken, “Soydan gelmek yetmez. Aynı zamanda buna uygun davranmak gerekir. Bazı Alevi dedeleri “Biz soydan geldik. İstediğimizi yaparız” şeklinde yaklaşabiliyor. Türkiye’nin her yerinde Kerbela yaşanıyor. İnsanlar yoksulluk ile terbiye edilmeye çalışılıyor. Adaletsizlik, haksızlık diz boyu. Bunlar ile ilgili tek bir söz söylemeyen şahsiyetlerin bir imam ile yarışırcasına birilerine kendilerini göstermeleri bizim açımızdan gerçekliği yoktur. Soydan gelmek yetmez. Vicdanlı, gelenek, göreneklerine göre dik durmak lazım. Hz. Hüseyin diyor ki, “Aç kal, alçalma. Onursuz şekilde yüz yıl yaşayacağıma onurlu şekilde bir gün yaşarım.” Gri pasaportlu dedeler maalesef yine rol alacaklardır. Devlet bu konular ile ilgileneceğine Alevi toplumunun sorunlarıyla ilgilenmeli; hukuksal anlamda kazandığı haklar ile cemevlerini ibadethane olarak tanımalıdır” ifadelerini kullandı.

    “KAMPA CAMİ HOCALARINI GÖTÜRSÜNLER”

    Son olarak Hacıbektaş Gençlik Kampı hakkında da konuşan Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sadece Alevi gençlerinin oraya götürülmeyeceğini, Sünni çocukların da götürüleceğini duydum yetkili şahıslardan. Buraya Alevi çocuklarını götürmekten çok cami hocalarını, Sünni çocukları götürsünler. Eğer gerçekten toplulukları, halkları birbirine tanıtmaksa amaçları, Alevilerden çok Sünni çocukları götürsünler.”

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    >Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!

  • Ali Balkız: AKP, Alevilere hangi rüşvetleri sunarsa sunsun başarılı olamayacak-VİDEO

    Ali Balkız: AKP, Alevilere hangi rüşvetleri sunarsa sunsun başarılı olamayacak-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından 400 Alevi gencinin ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ ve 300 dedenin ise Kerbela’ya götürülme programlarına tepki gösteren Yazar Ali Balkız, “Kerbela’ya götüreceğiz, gençlerinize kamp düzenleyeceğiz, cemevi yapacağız, dedelerinize maaş vereceğiz gibi rüşvetleri Aleviler artık yemezler. Artık bilinçlendik, haklarımızın ne olduğunu biliyoruz” dedi.

    İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Alevi gençleri Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlediği kampa götüreceğini açıkladı. 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan programa katılımcı sağlamak için cemevleri ile temasa geçilmesi yönünde İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerine yazı gönderildiği kaydedildi. AKP’nin ayrıca Aralık ayında da 300 dedeyi Kerbela’ya götürmek için cemevleriyle iletişime geçtikleri ortaya çıktı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) önceki dönem Genel Başkanlarından yazar Ali Balkız, İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için Ağustos ayında yapılacağı duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında Kerbela’ya götürülme programına ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “AKP HÜKÜMETİ BU TÜR POLİTİKALARA KALKIŞMASIN”

    AKP hükümetinin Alevilere hangi rüşvetleri sunarsa sunsun başarılı olamayacağını belirten Yazar Ali Balkız, “Kerbela’ya götüreceğiz, gençlerinize kamp düzenleyeceğiz, cemevi yapacağız, dedelerinize maaş vereceğiz gibi rüşvetleri Aleviler artık yemezler. Artık bilinçlendik, haklarımızın ne olduğunu biliyoruz. Baskı, şiddet ve katletme politikalarının yerini günümüzde bir yandan hem katliamlar hem de rüşvetlerle Alevileri kazanmaya mı çalışıyorlar, etkisizleştirmeye mi yoksa kendilerine benzetmeye mi çalışıyorlar? AKP hükümeti ya da devlet bu tür politikaları uygulamaya kalkışmasın. Belki 3-5 tane kandırılmış insan bulabilir, Aleviler içinde yeni Hınzır Paşalar çıkabilir ama çürük elmalar aynı sandıkta durmaz çürür ve dışarıya atılırlar. Alevilerin ihtiyacı olan şey ülkede laiklik, demokrasi, insan hakları ve eşit yurttaşlık hakkıdır” dedi.

    Cihan BERK/MALATYA

    İLGİLİ HABERLER:

    > Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    > Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    > Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    > Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    > Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    > Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!
    > Erçe: Asimilasyon politikasını kutsallarımız üzerinden yapmaya çalışıyorlar

  • Erçe: Asimilasyon politikasını kutsallarımız üzerinden yapmaya çalışıyorlar-VİDEO

    Erçe: Asimilasyon politikasını kutsallarımız üzerinden yapmaya çalışıyorlar-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından 400 Alevi gencinin ‘Hacıbektaş Gençlik Kampı’ ve 300 dedenin ise Kerbela’ya götürülme programlarına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, “Devlet, her dönem farklı biçimlerde olsa da asimilasyon politikalarından vazgeçmiyor. Bu programın benzerlerini defalarca gördük ama bu kadar kapsamlı ve organize bir asimilasyon politikasıyla yeni karşılaşıyoruz” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için Ağustos ayında yapılacağı duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında Kerbela’ya götürülme programına ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “BU KADAR ORGANİZE BİR ASİMİLASYON POLİTİKASIYLA İLK KEZ KARŞILAŞIYORUZ”

    Devletin Aleviler üzerinde uyguladığı asimilasyon politikalarına yeni araçlarla devam ettiğini belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Devlet, her dönem farklı biçimlerde olsa da asimilasyon politikalarından vazgeçmiyor. Bunun en yeni örneği ağustos ayında Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’nın bulunduğu yerde Alevi gençlere yönelik yapmayı düşündüğü kamptır. 400 gencimizi programa dahil etmek için kurumlarımızı ve cemevlerimizi arayarak genç isimlerin kendilerine bildirilmesini istiyorlar. Diğer programları ise Alevi dedelerinden oluşan grubu Kerbela’ya götürmek istiyorlar. Yapılanlar açık ve net bir şekilde asimilasyon programıdır. Bu programın benzerlerini defalarca gördük ama bu kadar kapsamlı ve organize bir asimilasyon politikasıyla yeni karşılaşıyoruz. Şimdiye kadar çocuklarımızı zorunlu din dersleriyle asimile etmeye çalıştılar beceremediler, camiye götürmeye çalıştılar beceremediler. Şimdi ise asimilasyon politikasını kutsallarımız üzerinden yapmaya çalışıyorlar” dedi.

    “ASİMİLASYON POLİTİKALARINI ASLA KABUL ETMİYORUZ”

    Yapılan asimilasyon politikalarını asla kabul etmediğini vurgulayan Erçe, “Özellikle Dersim coğrafyasında ciddi bir asimilasyon politikası devam ediyor, yoldan çıkmış Alevi dedelerini ve cemevlerinin yönetimlerini yanlarına alarak asimilasyon politikalarını sürdürüyorlar. Gençlerimize ve dedelerimize yönelik yapılan operasyonların karşısında şunu net bir şekilde söyleyebiliriz, imamların ve Sünni canların hac programlarına İçişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı ve Spor Bakanlığı karışmıyor, ne oldu ki Alevi kurumları dururken Hünkarımızı gençlere tanıtmak istiyorsunuz. Eğer Hünkarımızı çok düşünüyorsanız Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’nı Alevilere teslim edin. Bu tür projelerin maksatlı olduğunu biliyoruz ve buna izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    Cihan BERK/MALATYA

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!
    >Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!

  • Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!

    Doğan’dan hükümetin Alevi gençlik kampı ve Kerbela planına tepki: Böyle bir önceliğimiz yok!

    PİRHA-Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, AKP hükümeti tarafından planlanan 400 Alevi genci için gençlik kampı, 300 dede için de Kerbela gezisi programlarına tepki gösterdi. Doğan, “Yanlış ve gereksiz şeyler ile uğraşıyorlar. Alevi toplumun gençlik kampı veya Kerbela gibi bir önceliği yok. Önceliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının ve cemevlerinin ibadethane olduğu kararının uygulanmasıdır” dedi.   

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa Kerbela’ya götürülmesine yönelik tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan konuya ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. AKP hükümetinin girişimlerini ‘iyi niyet’ olarak okumadıklarını belirten Doğan, “Yanlış ve gereksiz şeyler ile uğraşıyorlar. Alevi toplumunun gençlik kampı veya Kerbela gibi bir önceliği yok. Önceliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının ve cemevlerinin tanınmasıdır” diye konuştu.

    “ALEVİLERE SEÇİM ÖNCESİ UCUZ RÜŞVET”

    Doğan, Türkiye’nin seçim dönemi içerisinde bulunduğunu hatırlatırken, şunları söyledi:

    “Öncelikle sadece programları kimin ve hangi amaçla yaptığı düşünülmez ise gençlerin Hacıbektaş’a gönderilerek, kamp yapılmasına veya dedelerin Kerbela’ya götürülmesine kimse karşı çıkmayabilir. Ama hükümetin son 20 yıldaki ya da Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanı seçildiği 1994 yılından itibaren Alevi politikalarına bakarsak ve seçimlere de yakın bir zaman kaldığını düşünürsek, hükümetin yaptığını iyi niyetle değil, seçim öncesi Alevilere çok ucuz rüşvet şeklinde değerlendirebiliriz.

    “ALEVİ TOPLUMUNUN GENÇLİK KAMPI VE KERBELA GİBİ ÖNCELİKLERİ YOK”

    Yanlış olan bir diğer bir nokta da İçişleri ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın valilikler üzerinden cemevlerine ulaşmasıdır. Alevilerin çatı kurumları var. Bir mesele varsa önce Alevi çatı kurumlarına sorabilirlerdi. Düşüncemiz sorulabilirdi. Herhangi bir görüş almadılar. Alevi toplumun gençlik kampı veya Kerbela gibi bir önceliği yok. Önceliği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının ve cemevlerininin ibadethane olduğu kararının uygulanmasıdır. Yanlış ve gereksiz şeyler ile uğraşıyorlar. 400 gencin kampa, 300 dedenin de Kerbela’ya götürülmesi için harcanacak bütçe, yıllardan beri dile getirdiğimiz İstanbul’da çok amaçlı Alevi-Bektaşi Araştırma Enstitüsü’nün kurulması için harcanabilirdi. Her Alevi anne-babanın kendi çocuklarını Hacıbektaş’a götürme, her dedenin de kendi gücü ya da kurumların desteğiyle Kerbela’ya gitme güçleri vardır.”

    Barış KOP  / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!
    >Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!
    >Bülbül’den, AKP’nin Alevilere yönelik etkinliklerine tepki: Oyunlardan vazgeçin!

  • Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!

    Doğan’dan, AKP’nin kampa ve Kerbela’ya götüreceği gençlere, dedelere çağrı: Tevessül etmeyin!

    PİRHA-DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, AKP hükümeti tarafından 400 Alevi gencinin “Hacıbektaş Gençlik Kampı”na, 300 dedenin ise Kerbela’ya götürülme programlarına sert tepki gösterdi. Doğan, “Alevi inancı devletin her bakanlığının, kurumunun kıskacı altında acı çekmeye devam ediyor. Bu davranışların Alevi toplumsallığına, inancına hiçbir katkısı yoktur. Böyle bir şeye tevessül etmeyin. Özünüze dönün” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için Ağustos ayında yapılacağı duyurulan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin Aralık ayında Kerbela’ya götürülme programına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Alevi inancı üzerindeki asimilasyon çalışmalarına yönelik Alevi pirlerinin yaptığı ortak çağrıyı kıymetli bulduğunu belirten Doğan, kampa katılmak durumunda olan gençler ile Kerbela’ya götürülmek istenen dedelere çağrıda bulundu. Doğan, “Böyle bir şeye tevessül etmeyin. Köklerimiz kendi topraklarımızdadır. Özümüz buradadır. Sizi dönüştürmek isteyenler ile yola çıkmaya hiç ihtiyacınız yoktur. Özünüze dönün” dedi.

    “BUNU KABUL ETMEK ALEVİ İNANCINA EN BÜYÜK İHANETTİR”

    Masrafları bakanlıklar tarafından karşılanacağı duyurulan iki program için “Hiçbiri iyi niyet göstergesi değil” yorumunda bulunan Doğan, şunları söyledi:

    “Tanımadıkları, inanç merkezlerini kabul etmedikleri bir inancın varlığını kabul ederek kendi bünyelerinde kamp yapma istekleri şunu gösteriyor. “Biz iki yüzlüyüz. Sizi kabul etmiyoruz ama varsınız. Sizi dönüştürmek, asimile etmek için kamplara alıyoruz. Sistemin tekçi yapısına benzetelim” demektir bu. Buna hiçbir Alevi kurumunun, toplumsallığının ve gencinin tevessül etmemesi lazım. Bunu kabul etmek bu inanca en büyük ihanettir. Bu kurumlar tanımadıkları bir inancı davet ediyorlarsa burada bir iyi niyet görmemeleri ve bu konuda dirençli olmaları gerekir.”

    “KERBELA ÜZERİNDEN İNANCI KENDİ DEĞERLERİNDEN KOPARMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Doğan, 300 dedenin Kerbela’ya götürülme planının daha önce de hayata geçirildiğini hatırlatırken, programı “Alevi inancını, kendi köklerinde yeşerdiği, büyüdüğü, kendini var ettiği coğrafyalardan uzaklara atıp; kökünden koparıp, yok etmenin yoludur” şeklinde tanımladı. Doğan, şöyle konuştu:

    “Bunu geçmişten günümüze kadar hep yaptılar. Bir dönem, “Horasan Erenleri”, Orta Asya’dan gelen sadece Türklere mensup Ahmet Yesevi’ye bağlayarak Aleviliği onun üzerinden tanımlamaya çalıştılar. Kendi coğrafyasından, kökünden, topraklarından kopardığı zaman daha çabuk ve kolay yok edecektir. Sonrasında yine aynı zihniyet nasıl ki “Horasan Erenleri” diyerek başlayıp, Horasan’da yaşayanların Kürt olduğunu algılayıp, gelip “Anadolu Erenleri” üzerinden aynı asimilasyonu yapıp, bunu da belli merkezlerdeki Alevi örgütlülüğü üzerinden yerel yönetimler ve devlet yapıları üzerinde ilişkilendirerek dönüştürmeye çabaladıysa aynı yöntemi şimdi Kerbela üzerinden bu defa da inancı köklerinden koparıp, çöllere göndererek aynı asimilasyonu yapmaya devam ediyor.

    “ASİMİLASYONA, DEDELER VE KURUM BAŞKANLARI ÜZERİNDEN DEVAM ETME DÜŞÜNCESİNDELER”

    Yani elini inancın içine sokarak orada değiştirip, dönüştürüp, yok etmek. Bu inanca olan düşmanlık hız kesmiyor. Alevi toplumsallığına, inancına saygısızlık bin yılları bulmuştur. Sonradan örgütlü yapılar ile dirsek teması kurarak, çıkar üzerinden devşirdikleri dedeler veya örgütlü yapıların başkanları üzerinden bu asimilasyon ve Alevi toplumsallığını bölüp, parçalayıp, yok etme düşüncelerine devam ediyorlar. Kerbela’ya göndermek de yine inancın kendi değerlerinden koparıp, başka bir inancın kolu, alt versiyonu gibi bir yaklaşımla da inancı eritmek, bunu da dedeler üzerinden yapmak yeni bir durum değil.”

    “BU DAVRANIŞLARIN ALEVİ İNANCINA HİÇBİR KATKISI YOKTUR”

    Alevi inancının devletin her kurumunun kıskacı altında olduğunu söyleyen Doğan, “Geçmişte de Kerbela’ya dede gönderdiler. İran’a gönderdikleri dedelere Şia eğitimi verip şu an cemevlerinde hepsi imamlık yapıyor. Alevi inancı gerçekten devletin her bakanlığının, kurumunun kıskacı altında acı çekmeye devam ediyor. Buna tevessül eden dedelerin, kendine inanç önderi diyenlerin gerçekten Alevi pirleri olmadığını, sadece kendi çıkarlarına, ufak şeylere tevessül eden basit insanlar olduğunu söylemek isterim. Hiçbir Alevi dedesinin, samimi inanç sahibinin böyle bir durum içerisine düşmeyeceğini, düşmemesi gerektiğini önemle belirtmek isterim. Bu davranışların Alevi toplumsallığına, inancına hiçbir katkısı yoktur. Ayrıca kendini koruyamayan, öz benliğiyle yaşamayı beceremeyenlerin, içinde yaşadığı topluma da, demokrasiye de, insanlığa da katkısı yoktur. İnsan kendi özüyle, özgün duruşuyla hayatta olmalı” ifadelerini kullandı.

    “KÖKLERİMİZ BU TOPRAKLARDADIR, ÖZÜNÜZE DÖNÜN”

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Alevi ocak evlatlarının asimilasyon politikalarına karşı yaptıkları ortak açıklamaya da değinerek, şunları kaydetti:

    “Alevi pirleri bir basın açıklaması ile bu duruma dikkat çektiler. Buna tevessül edilmemesi konusunda ciddi bir çağrıydı. O çağrıyı kıymetli buluyorum. Bütün Alevi toplumsallığının, pirlerin çağrısına kulak vermesini, bu minvalde yol almalarını isteriz. Başka türlüsü Aleviliğe büyük zarar ve ihanettir. Hiçbir Alevi kurumu ve toplumsallığının böyle bir şeye rızalık göstereceğini açıkçası düşünemiyorum. Böyle bir şeye onay vermezler. Gerekli tavrı koyacaklarından da eminim. Bizim tavrımız da çağrımız da budur. Kerbela’ya götürülecek dedelere çağrımız şudur: Böyle bir şeye tevessül etmeyin. Köklerimiz kendi topraklarımızdadır. Özümüz buradadır. Hacıbektaş’taki kampa gitmek durumunda olan gençlere çağrımız ise şu: Sizi dönüştürmek isteyenler ile yola çıkmaya hiç ihtiyacınız yoktur. Özünüze dönün. Böyle şeylere tevessül etmeyin.”

    Barış KOP / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!
    >Mat’tan AKP’ye tepki: İnancı kabul etmeyen devlet aklı Ana/Dedeleri Hacca götürüyor
    >Ocak evlatlarından asimilasyonculara uyarı: Dersim’den ellerinizi çekin!

  • Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!

    Cemevini tanımayan AKP, Alevi gençleri kampa, dedeleri Kerbala’ya götürüyor!

    PİRHA-İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, Alevi gençleri Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde düzenlediği kampa götüreceğini açıkladı. 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan programa katılımcı sağlamak için cemevleri ile temasa geçilmesi yönünde İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerine yazı gönderildiği kaydedildi. AKP’nin ayrıca Aralık ayında da 300 dedeyi Kerbela’ya götürmek için cemevleriyle iletişime geçtikleri ortaya çıktı. 

    AKP hükümeti Aleviler üzerinde planladığı projelerini hayata geçirmeye çabalıyor. İçişleri Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı, 19-23 Ağustos 2022 tarihlerinde Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde gençlik kampı düzenleyeceklerini açıkladı. “Bir olalım, iri olalım, diri olalım. Hacıbektaş Gençlik Kampı” ismiyle duyurulan, 400 gencin katılımıyla, 5 gün süreceği planlanan programın ilk günü İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayacak. 7 dakikalık Hacı Bektaş Veli tanıtım filminin ardından ise protokol konuşmalarıyla ilk gün sonlanacak.

    Program ikinci gününde Hırka Dağı ziyareti, İstiklal Marşı, protokol konuşmaları, şiir dinletisi, “semah gösterisi”, ağaç dikim etkinliği ile sona erecek. Üçüncü gün Hacı Bektaş Veli Dergahı ve Kadıncık Ana Türbesi ziyaret edilecek. Dördüncü gün Göreme ziyareti yapılacak. Beşinci gün ise kamp tamamlanarak, dönüşe geçilecek.

    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI İLLERE YAZI GÖNDERDİ: CEMEVLERİ İLE TEMAS EDİN

    Planlanan programa katılımcı sağlamak için İçişleri Bakanlığı tarafından illerdeki turizm ve kültür müdürlüklerine yazı gönderildiği kaydedildi. Gönderilen yazıda şu ifadelere yer verildi:

    “Sayın il Kültür ve Turizm müdürüm, yapacağımız iki program hakkında bilgi vermek istiyorum. Bu konuda yardımınızı rica ediyorum.

    İlk program, İçişleri Bakanlığımız, Kültür Turizm Bakanlığımız ve Gençlik ve Spor Bakanlığımızın beraber gerçekleştireceği program hakkında size bilgi vermek istiyorum.  19–23 Ağustos tarihleri arasında Hacıbektaş’ta, Hırka Dağında 400 gencimizi kamp yapmaya götüreceğiz. 4 gün konaklamalı olacak yine tüm masraflar Bakanlıklarımız tarafından karşılanmaktadır. Hacı Bektaş Türbe ziyareti, Hırka Dağı yürüyüşü, semah gösterileri, Kadıncık Ana türbesi ziyareti, Göreme’de balon seyri ve konser gibi çeşitli etkinlikler gerçekleşecektir. Katılım yaş aralığı 18 – 24 tür.

    Gençlik Kampı için, kaymakamlarımız ilçelerinde bulunan cemevlerimiz ile temas ederek katılım sağlayacak 10 gencimizin (5 kız+5 erkek) kimlik bilgilerini, iletişim bilgilerini ve hangi cemevinden katılım sağlayacaklarını bize bildirmenizi ve birebir görüşme yapmalarını rica ediyoruz. 15 Haziran’da listeleri spor bakanlığımıza teslim edeceğiz Bu konuda desteğinizi rica ediyoruz.”

    AKP’DEN KERBELA PROGRAMI: 300 DEDE GÖTÜRÜLECEK

    Öte yandan, Türkiye genelinde 300 Cemevi dedesinin de, İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kerbela’ya gönderileceği öğrenildi. Aralık 2022’de bakanlıklar tarafından “Kerbela programı” gerçekleştirileceği Ordu Valiliği tarafından kaymakamlıklara gönderilen yazıyla ortaya çıktı. Program içeriğinin daha sonra gönderileceği belirtilen valilik yazısında, şöyle deniliyor:

    “Kaymakamlarımız ilçelerinde bulunan cemevleriyle iletişime geçerek, katılmak isteyen dedelerimizin isimlerini, TC numaralarını ve iletişim bilgilerini 20.07.2022 tarihine kadar müdürlüğümüze (Ordu Valili il Kültür ve Turizm Müdürlüğü) göndermesi gerekmektedir.”

    PİRHA / İSTANBUL