Etiket: Hafik

  • Hubyarlı Narin Kabak: Yollarımız söz verilmesine rağmen yıllardır yapılmıyor! -VİDEO

    Hubyarlı Narin Kabak: Yollarımız söz verilmesine rağmen yıllardır yapılmıyor! -VİDEO

    PİRHA-Hubyarlı Narin Kabak, Hubyar Sultan Tekkesi çevresinde 32 mahallenin bulunduğunu bu mahallerlerden 22’sinin Alevi olduğunu vurgulayarak, “Alevi olan 22 mahallenin yolları tamamen bozuk. Valilik, kaymakamlık ve belediye yetkilileri tarafından her yıl söz verilmesine rağmen yollarımız yapılmadı. Bakanlıklara müracaat etmemize rağmen bu güne kadar henüz bir yanıt  almış değiliz” diyerek, ayrımcılığa dikkat çekti.

    Hubyar Sultan Tekkesi çevresinde bulunan Alevi köylerinin ibadetleri ve yaşadıkları sorunlara ilişkin Hubyar’lı Narin Kabak, PİRHA’ya konuştu.

    “CEMEVİMİZE TRAFİK KAZASINDA YİTİRDİĞİMİZ İKİ GENCİMİZİN İSMİNİ VERDİK”

    Hubyar Sultan köy mezarlığının bulunduğu alanın çevresinde 8 mahallenin olduğunu ve hiçbirinde cemevi olmadığını belirten Narin Kabak, “Köylüler olarak toplandık mezarlığın bulunduğu alana ortaklaşa cemevi yapılmasına karar verdik, ancak yapamayınca ara vermek zorunda kaldık” dedi.

    Trafik kazasında kaybettiği oğlu ve  Niyazi Engin adına cemevi yaptırmaya karar verdiklerini aktaran Kabak, Allah’ın ecelimi bilemiyorum. Benim oğlum Aydın Kabak ve köylümüzün gençlerinden Niyazi Engin, geçirdikleri bir trafik kazası sonucu Hakk’a yürüdüler. Biz de onların adına buraya cemevi yapmaya karar verdik, çokta iyi oldu” diye belirtti.

    “HÜBYAR SULTAN TEKKESİNDE BULUNAN 22 ALEVİ MAHALLESİNDE 5 CEMEVİMİZ VAR”

    Hubyar Sultan Tekkesi’nde 22 mahallenin Alevi olduğunu ve sadece 5’inde cemevi bulunduğunu belirten Kabak, “Bizler ve her bayram buraya gelen taliplerimiz ve misafirlerimizle kurbanımızı kesiyor, erkanlarımızı, cemlerimizi yürütüyoruz. Hiçbir ibadetimiz geride kalmıyor hepsi yerine getiriliyor. Hübyar Sultan Tekke’mizde cemevimiz yok, oda en kısa zamanda yapılacak” şeklinde konuştu.

    KIŞIN KÖYDE KİMSE KALMADIĞI İÇİN ERKANLARIMIZI AĞIRLIKLI OLARAK İSTANBUL’DA YAPIYORUZ”

    Hubyar’lılar olarak İstanbul’da iki ayrı yerde cemevleri olduğunu vurgulayan Kabak, “Bir cemevimiz Yenidoğan’da, diğer cemevimiz ise Sarıgazi’ de. Her iki cemevimizde erkanlarımızı yerine getiriyoruz. Mahallemiz hangi cemevine yakınsa o tarafta yapılan erkanlara katılıyoruz” diye belirtti.

    “TÜM BAŞVURULARIMIZA RAĞMEN YOLLARIMIZ YAPILMIYOR”

    Hubyar Sultan Tekkesi’ne giden gerek Tokat Almus, gerekse Sivas Hafik’ten bağlantılı olan her iki yolun çok bozuk olmasından kaynaklı ulaşım zorluğu çektiklerinin altını çizen Kabak, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “32 mahalleden oluşan Hubyar Sultan Tekkesi’nde Alevi olan 22 mahalleye hizmet verilmiyor. Yollarımız çok bozuk. Bu sadece Alevilere özgü. Çünkü aşağıda Sünni köyleri var ve neredeyse evlerinin içine kadar yollar asfalt.

    Ama bize gelince toprak, stabilize yollar. Bunları defalarca valiliğe, kaymakamlığa, belediyeye gidip izah edip anlattık, yapılması için rica ettik. Yolların yapımı için tamam diyorlar, bugün, yarın deniyor ama bir şey yapılmıyor. Her sene aynı sözler, aynı sözler. İlgili bakanlıklara ve kurumların hepsine dilekçe veriyor rica ediyoruz değişen birşey yok.

    Köyümüz çok kalabalık. Yolların bozuk olmasından dolayı çok zorluk çekiyoruz. Bir senenin içinde arabalarımız dökülüyor. Yolumuz olsun, suyumuz olsun, yani her şeyimiz aynı.”

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

     

     

  • Çaldıran: Sazı her zaman aşkla çaldım aşkla söyledim-VİDEO

    Çaldıran: Sazı her zaman aşkla çaldım aşkla söyledim-VİDEO

    PİRHA- Sivas Hafik’te gençlere bağlama kursu veren Feyzullah Çaldıran, eğitim verebilcekleri mekan olmadığından çay bahçelerinde çalışmak zorunda kaldıklarını ifade etti. Çaldıran, bağlamaya olan aşkını ise, “Biz hep bu sazı muhabbetle çalıp söyledik. Yani bir sahne alayım ya da bir ticari amaçlı olarak hiç kullanmadım. Her zaman aşkla çaldım aşkla söyledim” diye anlattı.

    Sivas Hafik ilçesinde doğup büyüyen ve 25 yıldır davul zurna ve kaval çalan Feyzullah Çaldıran saza olan ilgisini PİRHA’ya anlattı.

    Sivas’ın Hafik ilçesinde doğup büyüdüğünü belirten saz eğitmeni Feyzullah Çaldıran, “Okul çağlarında 5. sınıf sonrasında se  İstanbul’da büyüdüm. Yani 5-6 yıl orada Tekstil atölyelerinde makasçı olarak çalıştım sonrasında memleketin özlemiyle tekrar buraya geldim” dedi.

    ”KENDİ KENDİME BAĞLAMAYI ÖĞRENDİM”

    Memleketine geldikten sonra kardeşi ile bağlamaya heves ettiklerini dile getirenÇaldıran, 99 yılında bir öğretmenden ders aldığını söyledi. Hafik ilçe merkezde 13 yıldır çay bahçesi işlettiğini aktaran Çaldıran, “O dönemlerde Erdal Erzincan ve Tuncay Balcı vardı. Biz bunları dinlediğimiz zaman saza aşık olmuştuk öyle diyeyim. Hani Sivas bilinir. Aşıkların en yoğun olduğu bölgedir. Muhlis Akarsu olsun, Aşık Veysel olsun tabii ki peşinden gelmişiz yani onları dinleyerek bu içimizde bu heves olmuş yoksa bilmeyiz. Sülalede üflemeli enstrümanları çalanlar ve müzik bağı olanlar var. İllaki ama o dönem belki saz yoktu ellerinde. Belki eğitmen ya da görüp de merak eden yoktu. Bizde de fırsat elimizde olunca öğrendik” dedi.

    “SİVAS HAFİK’TE SAZ ÇALANLARI SAYISI OLDUKÇA ARTTI”                                

    Kendilerinden sonra Hafik’te saz çalanların sayısının artığının bilgisini veren Çaldıran,” Bizden önce öyle bir şey yoktu. Yani bizim burada saz çalan bir iki arkadaş vardı sadece. Onlar da yani normal seviyedeydi. Yani bizi çalarken söylerken gördüğü için onda da heves başlıyor. Bize saz öğretin diyorlar bizde öğretiyoruz.  Burada sadece ben ve kardeşim var iken artık şu an belki 100 kişi vardır yani sazı çalıp söyleyen. Kardeşim Sivas’ta şu an müzikle uğraşıyor. Halk oyunları kursu veriyor. Aynı zamanda bir kafesi var, kafe işletiyor. Ayrıyeten televizyon programlarına falan katılıyor. Yani o benden daha profesyonel bir sanatçı diyebilirim” diye konuştu.

    “SAZA OLAN AŞKIM ERDAL ERZİNCAN VE TUNCAY BALCI İLE BAŞLADI”

    Saza olan aşkının Erdal Erzincan ve Tuncay Balcı ile devam ettiğini söyeyen Çaldıran, “Bunu benim kulağıma yatan sesler diyeyim. Hala da onları dinleyip her hareketimizi onlar gibi yapmaya çalıştığımız için bu duruma geldik” dedi.

    Çaldıran, Hafik’te saz kursu verebilecek bir mekanın olmadyışından şikayet ederek şöyle devam etti:

    “Bulunduğumuz bu mekânda çay bahçesinde kurs ve özel eğitimler veriyoruz. Ben hiç nota öğrenmedim. Yani benim sadece kulaktan tabii ki sonradan öğrenmiş olduk notayı. Notasız da öğretiyorum. Yeter ki elleri alışsın. Kendileri sonradan öğrenebilirler notayı. 25 yıldır davul, zurna ve kaval çalıyorum. Müziğin asıl temeli ritim olduğu için yani bunu öğrenmemiz de avantaj oldu. Yani şimdi davulla buradaki gençlere önce ritmi soruyor herhangi bir tane parça çalıyorum buna bir ritim at diyorum.”

    “SAZIN ÖĞRENİLMESİNDE KULAK VE RİTİM ÇOK ÖNEMLİ”

    Eğer o kişinin müzik kulağı varsa onun ritmini atar. Ben gösterdiğim halde ritmini atamıyorsa tabii ki ona başka şeylere yöneltiyorum. Yani tamam müzik kulağı varsa sen otur diyor ve öğretiyorsun. Ritmi olmayan birine müzik öğretmek zor. Her insanda müzik kulağı olacak diye bir şey de yok.

    Tavsiyem şu yani müzikte en önemli olan öncelikle ritimdir. Ben 25 yıl davul da çaldığım için söylüyorum. Bağlamayla güzel anılarım muhabbetlerimiz olduğu için daha çok dostluklar ve çevre edindim. Özellikle gelip oturup beni dinleyen benim çok iyi olduğumdan değil, muhabbetimin belki de iyi olduğundandır. Sazı çalıp söylerken güler yüz önemlidir. Yani ikisi bir arada iyidir.

    “SAZI HER ZAMAN AŞKLA ÇALDIM AŞKLA SÖYLEDİM”

    Yani sazla çok bir geçmişimiz yok ama ilişkimiz aşağı yukarı 20 sene olmuştur. Biz hep bu sazı muhabbetle çalıp söyledik. Yani bir sahne alayım ya da bir ticari amaçlı olarak hiç kullanmadım.  Her zaman aşkla çaldım aşkla söyledim.”

    Cebrail ARSLAN/SİVAS

     

     

  • Sivas Çömlekli köyünün ulaşım ve iletişim sorunu halkı zor durumda bırakıyor-VİDEO

    Sivas Çömlekli köyünün ulaşım ve iletişim sorunu halkı zor durumda bırakıyor-VİDEO

    PİRHA-Sivas’a 55 km, Hafik’e 20 km uzaklıkta olan Çömlekli köyü sakinleri, iletişim ve ulaşım sorunlarının hayatlarını zorlaştırdığını anlattı. Çömlekli köyünün muhtarı Hüseyin Alkan hükümete seslenerek, “Kışın hastalarımız oluyor, en büyük sorunumuz telefon çekmemesi. Millet telefon açmak için tepelere çıkmak zorunda kalıyor. Hükümetin bir an önce bu olaya el atmasını istiyoruz” dedi. 

    Hafik’in Alevi olan Çömlek köyünde 8 km olan toprak yol yapılmadığından köylüler şehre gitmekte zorlanıyor. Köy halkı hastaları olduğu zaman ambulansın köye gelmekte geciktiğini bundan dolayı da hastaların zamanında tedavi edilmediğini belirttiler.

    Köylüler aynı zamanda şebeke istasyonu olmadığı için yüksek yerlere gitmek durumunda kaldıklarını dile getirerek, acil durumlarda hastaneye ulaşamadıklarını, yaz tatillerinde internet olmamasından ötürü gençlerin köye gelmek istemediğini ifade ettiler.

    “VERİLEN SÖZLERİN TUTULMASINI BEKLİYORUZ”

    Köyün iki ana problemini anlatmak ve yardım istemek için basın mensuplarını köye çağıran Çömlekli köyünün muhtarı Hüseyin Alkan, ‘‘Kışın hastalarımız oluyor, en büyük sorunumuz telefon çekmemesi. Millet telefon açmak için tepelere çıkmak zorunda kalıyor. 2024 yılındayız, hükümetin bir an önce bu olaya el atmasını istiyoruz. Söz verdiler, ben geleceğinden eminim ama bir an önce bu işin çabuklaşıp gelmesini diliyorum’’ dedi.

    “ÇOCUKLARIMIZ KÖYÜMÜZE GELMEK İSTEMİYORLAR”

    Köyün sakinleri, kışın köylerinde kalmak isteseler de hayat durma noktasına geldiği için bu isteklerini gerçekleştiremediklerinden yakınarak “Çocuklarımız internet olmadığı için köye gelmek istemiyor ve hastalar acil bir durumda ambulansa ulaşamıyor” şeklinde konuştular.

    “GENÇLER İNTERNET OLMADIĞI İÇİN KÖYE GELMİYORLAR”

    En önemli sorunlarının ulaşım ve iletişim olduğunu söyleyen Sevdal Kaya, “Gençlerimizin en çok istediği şey internet. Çocuklarımız köyde ders çalışmak istedikleri zaman internet olmaması nedeniyle köye gelmek istemiyorlar” diye belirtti.

    “TELEFON EDEMİYORUM ÇOCUKLARIMA”

    Köyün sakinlerinden kalp hastası olan Nazik Alkaya ise şunları kaydetti:

    “Kalbimde 3 tane stent var. Telefon edemiyorum çocuklarıma. Ölebilirim de… Dün kalbim rahatsızlandı, yukarıya çıkamadım. Yükseklere çıkmak lazım telefonla arama yapabilmek için. Yollar bozuk diye kimse gelmek istemiyor.”

    Hüseyin Kelleci-Özgenur ÇİÇEK-Kamber YILDIZ/SİVAS

  • Yalıncak Sultan Tekkesi’nden Elif Ana Hakk’a yürüdü

    Yalıncak Sultan Tekkesi’nden Elif Ana Hakk’a yürüdü

    PİRHA – Sivas’ta bulunan Yalıncak Sultan Tekkesinde 60 yıl boyunca ziyaretçilere ve mihmanlara güler yüzle hizmet eden Elif Yalıncakoğlu, İstanbul’da Hakk’a yürüdü.

    Sivas Hafik Yalıncak Sultan Tekkesi Postnişini Mahmut Yalıncakoğlu Dedenin annesi, Hüseyin Yalıncakoğlu’nun eşi, Yalıncak Sultan Tekkesinde 60 yıl boyunca ziyaretçilere ve mihmanlara hizmet eden Elif Yalıncakoğlu İstanbul’da Hakk’a yürüdü.

    Elif Yalıncakoğlu, bugün Okmeydanı Cemevi’nde yapılacak Hakka yürüme erkanı sonrası, 16 Haziran’da Sivas Hafik Yalıncak Köyü Yalıncak Sultan Tekkesi’nde toprağa sırlanacak.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Hafik’te mermer ocağına karşı ‘Kültür ve Doğa Festivali’

    Hafik’te mermer ocağına karşı ‘Kültür ve Doğa Festivali’

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykoğanı Köyü’ne yapılmak istenen mermer ocağına karşı köylüler ‘Tozanlı Kültür ve Doğa Festivali’ düzenleyecek. 

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Tozanlı Deresi Beykonağı Köyü’ne yapılmak istenen mermer ocağına karşı köylülerin tepkisi giderek büyüyor. Mermer ocağına köy halkının vermiş olduğu tepkilerden sonra Muhtar Barış Çağlayan Sivas Valiliğine yürütmenin durdurulması için dava açtı. Bunun yanı sıra köy halkı ve Tozanlı Deresi köyleri mermer ocağının sadece Beykonağı köyünün değil tüm Tozanlı’nın sorunu olduğunu dile getirerek köylerde toplantılar gerçekleştirdi.

    Özgür Gelecek’in haberine göre Sivas Hafik Beykonağı köyünde 13 Temmuz’da yapılan toplantılarda köylüler mermer ocağını yaptırmayacaklarını dile getirerek, “bir an önce derneklerimizle ve halkımızla bunun karşısında duracağız” dediler.

    Toplantıya katılan halk, bu süreçte özellikle fiili-meşru faaliyetler yapmanın olumlu sonuçlar doğuracağını dile getirerek, mermer ocağı yapılması planlanan alanda her sene olduğu gibi bu senede festivallerin yapılmasının önemini vurguladı.

    Aynı zamanda civar köylerde bulunan muhtarlarda bu festivale katılım göstereceklerini hatta kendi köylerinde yapacakları festivalleri iptal ederek destek olacaklarını da belirttiler.

    Festivalin adını ‘Tozanlı Kültür ve Doğa Festivali’ olarak belirleyen yöre halkı ve dernekler, festivalin içeriğini kültür ve doğa bilincini geliştirecek etkinliklerle gerçekleştirmeyi planladılar.

    13 Ağustos’ta Sivas Hafik Beykonağı Köyü Melek Dede mevkiinde düzenlenecek festivale Beykonağı Köyü, Bayramtepe Köyü, Öykürü Köyü, Adamlı Köyü Asarcık Köyü ile birlikte çok sayıda Tozanlı vadisi köyleri ve dernekleri katılım gösterecek.

    Festival’de konser, panel, fidan ekimi, uçurtma festivali ve bölge halkının kültürünü yansıtan çok sayıda etkinlik gerçekleştirilecek.

    NE OLMUŞTU?

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykonağı köyüne 14 Kasım 2018 de Emmioğlu Mer. Mad. A.Ş tarafından yapılması planlanan 201701200 ruhsat numaralı proje, Sivas Valiliğine sunularak onay istenmiş ve Valilik tarafından ÇED süreci başlatıldı.

    Daha sonra 12 Haziran 2019’da çıkan ÇED’in (Çevresel Etki Değerlendirmesi) ‘gerekli değil’ kararına ilişkin köy halkının ve yakın köylerde yaşayan halkın tepkisi oluştu.

    DOĞAL ALAN TAHRİP EDİLECEK

    Köylü, ÇED ‘gerekli değil’ kararının, alanda yeterli araştırma yapılmadan verildiğini, bölgenin doğal ve inançsal değerlerinin göz önünde bulundurulmadığını belirtiyor.

    Köylünün en büyük kaygısı ise tarımın, su kaynaklarının, hayvancılığın ve arıcılığın olumsuz etkilenmesi. Geçimini köyde yapılan tarım, hayvancılık ve arıcılıktan kazanan köy halkı “Bizim burada bulunma gerekçemiz buranın doğası, suyu ve inanç merkezleridir. Bunların da elimizden alınması ve yahut tahrip edilmesi bizlerin burada bulunma gerekçemizin elimizden alınması anlamına gelir” diyor.

    ALEVİLERİN İNANÇ MERKEZLERİ TEHDİT ALTINDA!

    Alevi inanç değerlerinin ve kutsallarının bulunduğu Melek Dede ve Eşek Meydanı mevkinde açılması planlanan taş ocağı tüm yöre halkını tedirgin ediyor. Anadolu’daki Aleviler için önemli inanç merkezlerinden biri olan Ali Baba Sultan Ocağı evlatlarından Ahı Sultan‘ın kerametiyle çıkartmış olduğu Asa Suyu, Melek Dede Türbesi ve Kırk Ziyaret’in olduğu bu yer her yıl binlerce ziyaretçinin geldiği mekandır.

    Tabiatın doğal güzelliği ve bölge halkının inançsal değerleri zarar görmekte ve tahrip edilmektedir. Osmanlı yazılı kaynaklarında Kırk Ziyaret diye adlandırılan bu yer, geçmiş tarihlerde Kızılbaş Türkmen Kurultayı’nın yapıldığı bölgedir. Tarihi kale ve mağaralar bulunmaktadır.

    Böyle tarihi önem taşıyan bir yerin bugüne kadar tescillenerek koruma altına alınmamış olması ise akıllarda soru işareti yaratıyor.

    Sözlü tarihte de anlatıldığı gibi, Anadolu’dan ve Horasan’dan gelen Pirler ve Dedeler buradaki kalede Kızılbaş Türkmen Kurultayı’nı yaparlar. Hacı Emiroğlu Beyliği’nden bir heyet de bu kurultaya katılır.

    Tozanlı’ya bağlı Hisarcık köyünden Pir Ali’nin oğlu Pir Sultan, Şeyh Mecid Karyesinden (Mecit Köyü), Pir Ahmed’in oğulları Hubyar ile Pir Sultan, Sivas’tan Ali Baba Horasan-i, Çeltek Baba, Peyik Baba, Hopaz Baba, Çöreği Büyük köyünden Pir Vehent, Kurt Baba gibi bir çok Anadolu Ereni bu toplantıya katılmışlardır.

    Merkep (Eşek) Meydanı Ali Baba Bin Ahi Mehmed Beğ Vakfı’ na ait vakıf arazisidir. Muharrem 1048/ Mayıs 1638 tarihli Vakfiyede kayıtlıdır. Bu yere ait ferman, hüccet, arzuhâl ve tarihi belgeler Vakfın arşivlerinde bulunmaktadır. Bölgede Kadastro yapılırken haksız uygulama ile bu taşınmaz vadi, Ali Baba Vakfına ait mevkuf iken yazılmamıştır.

  • Alevilerin ziyaretgahlarına yapılan mermer ocağı Meclis gündeminde

    Alevilerin ziyaretgahlarına yapılan mermer ocağı Meclis gündeminde

    PİRHA- Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Beykonağı Köyü’nde yapılmak istenen mermer ocağı projesi HDP’li Kenanoğlu tarafından meclis gündemine taşındı. Kenanoğlu, yapılacak mermer ocağı projesinin Alevilerin ziyaretgahlarına zarar vereceğini söyledi. 

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Beykonağı Köyü’nde Emmioğlu Mer. Mad. A.Ş. tarafından kurulması planlanan mermer ocağı projesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Murat Kurum’a sordu.

    Valilik tarafından alınan karar üzerine, Beykonağı Köyü sakinleri, bu yönde bir karara yeterli araştırmalar yapılmadan varıldığına işaret ederek Sivas İdare Mahkemesi’nde başlattıkları dava süreciyle, SİT Alanı içerisinde kurulması planlanan mermer ocağının bölge ekosistemine ve bölgede bulunan Alevi ziyaretgahlarına vermesi öngörülen zararlara dikkat çekerek, projenin durdurulması yönündeki taleplerini mahkemeye iletmişlerdi.

    Konuyu meclis gündemine taşıyan Kenanoğlu, soru önergesi kapsamında, tepki çeken projenin  Ahi Sultan Asa Suyu ve Melek Dede Türbesi Aleviler tarafından yıl içerisinde sıklıkla ziyaret edilen, adaklar adanan ziyaretgahlarının hemen yanı başında olduğunu ve  projenin hayata geçirilmesi durumunda ziyaretgahların kullanılamaz hale geleceğini belirtti.

    Projenin bölge halkının sağlığı, tarım, arıcılık, hayvancılık konusunda da çok sayıda olumsuz etkilere sebep olacağına işaret eden Kenanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a şu soruları yöneltti;

    • Bölge halkının itirazlarına rağmen projenin hayata geçirilmesi yönünde atılan adımlar bakanlığınız tarafından nasıl izah edilmektedir?
    • Mermer ocağı projesinin bölge ekosistemine, tarımına ve hayvancılığına vereceği zarar göz önünde bulundurulduğunda, bu zararlara rağmen yeterli çalışma yapılmadan “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” yönünde bir karar alınmış olması bakanlığınızca nasıl açıklanacaktır?
    • Alevilerin kutsal mekanlarının da yer aldığı ve SİT alanı olan bir bölge içerisinde mermer ocağı faaliyeti yürütülecek olmasına bakanlığınız hangi gerekçelerle onay vermektedir? (HABER MERKEZİ)

     

  • ÇED’siz mermer ocağı projesine köylüden tepki

    ÇED’siz mermer ocağı projesine köylüden tepki

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykonağı Köyü’ne yapılması planlanan mermer ocağına karşı köylülerin tepkisi net: ‘Mermer Ocağına Hayır!’

    Sivas’ın Hafik ilçesine bağlı Beykonağı köyüne 14 Kasım 2018 de Emmioğlu Mer. Mad. A.Ş tarafından yapılması planlanan 201701200 ruhsat numaralı proje, Sivas Valiliğine sunularak onay istenmiş ve Valilik tarafından ÇED süreci başlatılmıştır. Daha sonra 12 Haziran 2019’da çıkan ÇED’in(Çevresel Etki Değerlendirmesi) ‘gerekli değil’ kararına ilişkin köy halkının ve yakın köylerde yaşayan halkın tepkisi oluşmuştur.

    DOĞAL ALAN TAHRİP EDİLECEK

    Köylü, ÇED’in ‘gerekli değil’ kararının, alanda yeterli araştırma yapılmadan verildiğini, bölgenin doğal ve inançsal değerlerinin göz önünde bulundurulmadığını belirtiyor. Köylünün en büyük kaygısı ise tarımın, su kaynaklarının, hayvancılığın ve arıcılığın olumsuz etkilenmesi.

    Geçimini köyde yapılan tarım, hayvancılık ve arıcılıktan kazanan köy halkı “Bizim burada bulunma gerekçemiz buranın doğası, suyu ve inanç merkezleridir. Bunların da elimizden alınması ve yahut tahrip edilmesi bizlerin burada bulunma gerekçemizin elimizden alınması anlamına gelir” diyor.

    PLANLANAN MERMER OCAĞI İNANÇ MERKEZLERİNE TEHDİT 

    Proje, aynı zamanda yörede bulunan ve Pir Sultanın Abdal’ın musahibi olan Ali Baba Sultanın evlatlarından Ahı Sultanın ve Melek Dedenin türbesinin 200 metre yakınında bulunuyor. Bu türbe ve inanç mekanları köy halkı ve civar köyler tarafından yıl içerisinde yoğun bir ziyareti karşılamaktadır. Çoğu zaman kurban adakları yapılırken aynı zamanda birlik cemi ve her yıl yapılan kültür festivalleri de burada yapılmaktadır. Köylüler, küresel ısınmadan nasibini alan Orta Anadolu köylerinde son birkaç yıldır var olan içme suyu sorunun Beykonağı köyünde de baş gösterdiğini belirtiyor. Yapılması planlanan mermer ocağının da günlük 25-30 metreküp su kullanacağını ve bu suyun da köylünün sulama, tarım veya içme suyundan aktarılacağını belirtiyorlar.

    Köylüler, köye ve Tozanlı vadisine aynı zamanda temiz havası ve doğasından dolayı birçok kişinin geldiğini ve yapılacak mermer ocağının köyün var olan bütün çehresini değiştireceğinden hem fikir. Mermer ocağının yayacağı toz ve pisliğin köyün yaşam alanlarını ve havasını etkileyeceğini vurgulayan köylüler, ocağın yapılmaması için ellerinden geleni yapacaklarını belirttiler.

    Hafik ilçesinde bulunan tüm orman alanlarının %10’undan fazlasını içerisinde barındıran bu köyü daha fazla tanıtmak, doğal hayatını ve inanç merkezlerini korumak varken köylünün hiçbir yararına olmayan mermer ocağı yapılması yerel halkta tepkiye neden olmaktadır.

    HER BÖLGEDEN PROJEYE TEPKİ VAR

    Mermer ocağı projesine dönük tepkiler sadece yerelde değil, başta İstanbul olmak üzere diğer şehirlerde yaşayan köylülerin de tepkisine yol açmıştır.

    Gerçekleşen bu tepkiler sonrası Beykonağı Köyü Muhtarı Barış Çağlayan, tüzel kişilik olarak yürütmenin durdurulmasına yönelik açtığı dava da şu gerekçeler göze çarpmaktadır; “Sivas Valiliği ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 11.06.2019 ve E. 11075 sayılı Çevre Etki Değerlendirmesi (ÇED) ‘Gerekli Değildir’ kararının; ocak işletilirken kullanılacak patlatıcıların ve bunun sonucunda oluşacak toz bulutlarının civarda yaşayan köy halkının sağlığı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar oluşturacağı, ocağın 500 metre mesafesinde akan ve çevre köylerin hayvanlarının sulanmasında ve tarımsal alanda kullanılan Tozanlı Deresinin patlamalardan kaynaklı olarak yer altına çekileceği, dere suyunun ise toz bulutları ile kirleneceği, işletme alanı içerisinde ayrıca sit alanı niteliğinde ve turizm potansiyeline sahip oldukça büyük bir mağaranın mevcut olduğu yine alan içerisinde Ahi Sultan Asa Suyu ve Melek Dede Türbesi adında çevre köylerce değer verilen inançsal yapıların bulunduğu bu mekanlarda her yıl düzenli olarak kültürel faaliyetler kapsamında panayır düzenlendiği, ocağın faaliyetine geçmesi ile birlikte bu doğal ve kültürel varlıkların da yok olacağı, kültür turizm varlıklarının korunmaya alınması yönünde Kültür Turizm İl Müdürlüğüne yapılan müracaat çerçevesinde bu alanların çevre iller olan Samsun ve Tokat dahil olmak üzere turizm faaliyetlerine açık bir alan olduğuna dair raporlar hazırlandığı işletmenin orman bitki örtüsüne de zarar vereceği ileri sürülerek iptal ve yürütmenin durdurulması istenmektedir.”

    Bu gerekçeler ve kaygılar üzerine Sivas İdare Mahkemesince dava açılan taraftan yani Sivas Valiliğinden 15 gün içerisinde savunmaya dönük dosyaların mahkemeye sunulmasına 25.06.2019 tarihinde oy birliğince karar vermiştir.

    Köylünün bu mahkeme üzerinde yoğunlaştığı ve sonuçlarını olumlu beklemek istediklerini, aksi halde mermer ocağının yapılmasının doğal, kültürel ve insan sağlığı açısından olumsuz olacağını vurguladılar. Köy halkı tüm çevre örgütlerini ve Tozanlıda bulunan köy derneklerini ve federasyonlarını Mermer ocağına karşı sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Bu ocak sadece bizim köyümüze değil Tozanlı Deresinde bulunan tüm köylere zararı olacaktır denildi. Köy halkı birlik içerisinde dayanışma ile hareket edersek doğamızı suyumuzu, insan sağlığı ve inanç mekanlarımızı hiçe sayan bu mermer ocağının yapımına dur diyebileceklerini belirttiler.