Etiket: HAK SAVUNUCULARI

  • ‘Esat Oktay Yıldıran’ tepkisi yükseliyor: Milyonlarca insanın acılarıyla alay mı ediyorsunuz?

    ‘Esat Oktay Yıldıran’ tepkisi yükseliyor: Milyonlarca insanın acılarıyla alay mı ediyorsunuz?

    PİRHA- Buca’da bir okulun adının Esat Oktay Yıldıran İlkokulu olarak değiştirilmesine tepkiler yükseliyor. Birçok siyasetçi ve hak savunucusu da sanal medya hesaplarından duruma tepki gösterdi. 

    İzmir’in Buca ilçesine bağlı Belenbaşı Köyü’nde bulunan ilkokula, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde işkence ve ölümlerin sorumlusu Esat Oktay Yıldıran’ın isminin verilmesi kamuoyunda büyük tepki çekti.

    SİYASETÇİ VE HAK SAVUNUCULARININ TEPKİSİ

    Birçok siyasetçi ve hak savunucusu da sanal medya hesaplarından duruma tepki gösterdi.

    Türk Tabipler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Şebnem Korur Fincancı: Cezasızlığın da ötesine geçip işkencecileri ödüllendiren bir aşamaya taşıdıkları bir dönemde yaşamanın, hafızanın nisyan ile malüllüğünden kurtulamamanın  utancı hepimizindir!

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin: Bir insanlık suçlusu Esat Oktay Yıldıran! Geldiğimiz nokta ‘Kürde şiddetin, işkencenin meşrulaştırılmasıdır’! Bir zamanlar ‘biz farklıyız’ diyenler SİZ TA KENDİSİSİNİZ O DEVLETİN! Tabii ‘devlette devamlılık esastır’!

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu: Bu nasıl bir skandal? İnsanlığa karşı korkunç suçlar işleyen bir işkenceci başının adını okula vermişler! Bu suçtur! Öğrencilerin onun gibi olmasını mı istiyorsunuz?

    CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu: Kürt sorunu nedir diyorsanız; 12 Eylül Askeri Darbesinden sonra Diyarbakır Cezaevinde binlerce kişinin işkence görmesinden sorumlu olan Esat Oktay Yıldıran’ın adının, 40 yıl sonra İzmir’de bir okula verilmesidir. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, bir kez daha halkımıza gerçek yüzünü göstermiş oldu.

    CHP Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı: Hayrola, 60 kişinin işkenceyle öldürülmesinden sorumlu tutulan birini çocuklarımıza kahraman diye mi tanıtıyorsunuz? Darbe karşıtı söylemlerinizin incileri pul pul dökülüyor. Sizin bu yaptığınıza 12 Eylül’le hesaplaşmak değil, kucaklaşmak denir. Madem bu kadar muteberdi, 2010’da niçin ismini anıtlardan sildiniz? Türkiye’yi yücelten laiklik gibi bir değerden rahatsız olan Milli Eğitim Bakanı’nın yeni diye pazarladığı şey 12 Eylül’ün darbecileri ve işkencecileri mi?

    Deva Partisi Milletvekili Mehmet Emin Ekmen: Cumhur ittifakı nedir? İşkenceci Esat Oktay Yıldıran’ın isminin bir okula törenle verilmesi, kimsenin biz ne yapıyoruz acaba diye sor(a)mamasıdır.

    Deva Partisi Milletvekili Mustafa Yeneroğlu: Irkçı bir caninin adını bir okula verme olayı, milyonlarca insanın acılarıyla alay etmektir. İşkencecileri cesaretlendirmek ve geçmişte işlenmiş olan korkunç suçları adeta aklamaya çalışmaktır. Gerçeklere ısrarla gözlerini kapatan, yaşanmış acılara sırt çeviren, hatta yok sayan ve hala “Kürt meselesi nedir?” diye soranlar bu korkunç manzaraya bakabilirler; işte Kürt meselesi tam da budur. Bu işkenceyi kutsama rezaletinin sorumluları derhal görevden alınmalıdır!”

    Saadet Partisi Milletvekili Bülent Kaya: 12 Eylül Darbesi sonrası Diyarbakır Cezaevi’nde İç Güvenlik Komutanı olarak görev yapan işkenceci komutan Esat Oktay’ın isminin İzmir’de bir okula verilmiş olması AKP’nin geldiği hazin sonu ifade eder.

    (HABER MERKEZİ)

  • Cumartesi Annelerine Yine Hukuksuz Gözaltı

    Cumartesi Annelerine Yine Hukuksuz Gözaltı

    PİRHA- Cumartesi Anneleri 949’uncu haftada kayıplarının akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı’nda toplanmak istedi. Polis AYM kararına rağmen yine hukuksuz bir biçimde müdahele etti, çok sayıda gözaltı var.

    Cumartesi Anneleri kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 1995 yılından beri Galataray Meydan’ında bir araya geliyor. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Cumartesi Anneleri’nin oturma eyleminin yasaklanmasına ‘ihlal’ kararı vermesine rağmen Cumartesi Anneleri 949’uncu haftada da gözaltına alındı. Hak savunucuları ve Cumartesi Anneleri gözaltına alınırken görüntü almak isteyen basın mensupları da engellenmek istendi. Ters kelepçe ile gözaltına alınanların isimleri ise şöyle;

    Hanife Yıldız
    İrfan Bilgin
    Besna Tosun
    Ali Ocak
    Ali Tosun
    Eren Keskin
    Gülseren Yoleri
    Leman Yurtsever
    Nazım Dikbaş
    Cihan Kaplan
    Aslı Takanay
    Hünkar Hüdai Yurtsever
    Taylan Bekin

    Dilan ŞİMŞEK- Devrim FINDIK / İSTANBUL

  • Ayşenur Zarakolu ödülleri tutuklu basın emekçileri, Pakrat Estukyan ve Tuğrul Eryılmaz’a verildi

    Ayşenur Zarakolu ödülleri tutuklu basın emekçileri, Pakrat Estukyan ve Tuğrul Eryılmaz’a verildi

    PİRHA- 21. Ayşenur Zarakolu düşünce ve ifade özgürlüğü ödülleri İHD İstanbul Şubesinde düzenlenen tören ile sahiplerine verildi.

    https://www.youtube.com/watch?v=fh180Q3NH6Y

    Ayşe Zarakolu düşünce ifade özgürlüğü ödülleri ölümünün ardından 2003 yılından beri  İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube tarafından veriliyor. Bu yıl 21.si düzenlenen Ayşe Zarakolu ödülleri Agos Gazetesi yazarı Paprat Estukyan, gazeteci Tuğrul Eryılmaz ve tutuklu özgür basın emekçileri adına Esra Solin Dal’a  verildi.

    İlk olarak ödül Tuğrul Eryılmaz’a verildi. Eryılmaz’a ödülünü tiyatro oyuncusu Jülide Kural verdi. Ödülünü alan Tuğrul Eryılmaz, insan hakları mücadelesi yürüttüğünü belirterek aldığı ödülden onur duyduğunu aktardı. Özgür Basın Emekçileri’ne ithafen verilen ödülü Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Esra Solin Dal aldı. Dal’a ödülü Zeynep Kuray verdi. Ödülünü Cumartesi Anneleri’nden alan Gazeteci-Yazar Pakrat Estukyan da, ödülün kendisi için çok anlamlı olduğunu ifade etti.

    Törene katılanlar arasında İHD eş genel başkanı Eren Keskin,  Yeşil Sol Parti İstanbul milletvekili adayı Dersim Dağ çok sayıda basın emekçisi, insan hakları savunucuları ve cumartesi anneleri vardı. Tören ödüllerin verilmesi ve konuşmaların yapılmasının ardından son buldu.

     

    Dilan ŞİMŞEK/ İSTANBUL

  • Hukukçular ve hak savunucularından İran’a çağrı: İdamları durdurun

    Hukukçular ve hak savunucularından İran’a çağrı: İdamları durdurun

    PİRHA- Kapıköy Gümrük Kapısı önünde açıklama yaparak İran rejimine seslenen hukukçular ve insan hakları savunucuları, Mahsa Amini eylemleri nedeniyle verilen idam cezalarının durdurulmasını istedi.

    Hukukçular ve insan hakları savunucuları, Mahsa Amini eylemleri nedeniyle verilen idam cezalarının durdurulması için Van’daki Kapıköy Gümrük Kapısı önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya Van Barosu, Özürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Van Temsilciliği katıldı.

    Basın açıklamasını Van Barosu İnsan Hakları Merkezi Üyesi avukat Jiyan Özkaplan okudu. Açıklamada, idamların durdurulması çağrısı yapıldı.

    “BAZI MİLİS GRUPLARI MUHALİF EYLEMLERİ BASTIRMAK İÇİN KULLANILIYOR”

    İdam cezasına çarptırılan muhalifler hakkında yapılan yargılamalarda görevli savcıların, İran’ın Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Besiç Milis Güçleri mensubu olduğunu belirten Özkaplan, “Bilindiği üzere Besiç Milisleri askeri eğitim alıp sınırsız yetkilerle donatılır ve muhalif eylemleri bastırmak için devletçe kullanılan oluşumlardan oluşur. Sayıları milyonları aşan bu oluşumlar, devletin her kademesinde görev yapan gönüllülerden oluşmakta ve herhangi bir denetime ya da kanuni sınırlamaya bağlı tutulmamaktadır. Bu oluşumların, muhalif eylemleri bastırmak için devletçe zaman zaman kullanıldığı bilinen bir gerçektir” ifadelerini kullandı.

    “AMACIMIZ İDAMLARA KARŞI SES OLABİLMEK”

    BM’nin harekete geçmesi gerektiğini de söyleyen Özkaplan, sözlerine şöyle devam etti:

    “BM’nin göz yumması sırf bu ülkenin sözleşmeye taraf olmamasıyla açıklanacak bir durum değildir. BM’nin bu keyfiliklere ilişkin herhangi bir yaptırım kararı almaması kabul edilemez. Halk ayaklanmasını vahşice bastırmak için idam cezasını kullanan İran yönetimine sesleniyoruz. Bu faşizan tavırlarından vazgeçmesini, idam infazlarının derhal durdurmasını ve verilen idam kararlarının kaldırması çağrısında bulunuyoruz. Bir çağrımız da uluslararası kamuoyunadır. İran devletinin kendiliğinden hukuka dönmeyeceği bilinmelidir. Bu anlamda uluslararası kamuoyundan İran devletine baskı yapılmasını ve İran faşizmine direnen halka desteğin arttırılması çağrısında bulunuyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • 6 ayda bin 98 hak savunucusu gözaltına alındı, 33’ü tutuklandı

    6 ayda bin 98 hak savunucusu gözaltına alındı, 33’ü tutuklandı

    TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin verilerine göre, 1 Mart-31 Ağustos tarihleri arasında bin 98 hak savunucusu gözaltına alındı.

    Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Dokümantasyon Merkezi, 1 Mart-31 Ağustos tarihleri arasında yaşanan ihlalleri paylaştı.

    TİHV’in bilgi notunda, son 6 ayda anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan hak ve özgürlüklerin keyfi bir biçimde kısıtlandığı belirtildi. Buna karşı çıkan insan hakları savunucularının gözaltılar, tutuklamalar, işkence ve soruşturmalarla engellenmek istendiği kaydedildi.

    124 EYLEM VE ETKİNLİĞE MÜDAHALE EDİLDİ

    TİHV verilerine göre, son 6 ayda 19 il ve 3 ilçede toplam 729 günlük, bir ilçede ise süresiz eylem ve etkinlik yasağı getirildi. 23’ü kadın ve LGBTİ+ hakları, 21’i sendikal haklar ve 11’i çevre hakları konulu olmak üzere 124 eylem ve etkinliğe müdahale edildi. 21 etkinlik engellendi. 2 ilçede toplam 80 köyde süresiz sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

    909 BİN 598 TL İDARİ PARA CEZASI

    Aynı dönemde, 119’u kadın ve LGBTİ+ hakları savunucusu, 14’ü ise çevre hakları savunucusu olmak üzere toplam bin 98 hak savunucusu gözaltına alındı. 290 hak savunucusuna, katıldıkları toplantı ve gösteri yürüyüşleri nedeniyle toplam 909 bin 598 TL idari para cezası kesildi.

    33 HAK SAVUNUCUSU TUTUKLANDI

    Bu süre zarfında görülen davalarda, 20’den fazla avukat, 87 kadın ve LGBTİ+ hakları savunucusu ile 7 çevre aktivistinin de aralarında bulunduğu 338 kişinin yargılandı, 55 duruşma görüldü. Aynı dönemde, 107 hak savunucusuna adli kontrol tedbirleri uygulandı, 33 hak savunucusu ise tutuklandı.

    18 AVUKATA SORUŞTURMA

    Yine bu dönemde İzmir Barosu ve Diyarbakır Barosu yönetimlerine LGBTİ+ haklarına dair yaptıkları açıklamalar nedeniyle soruşturma açıldı. 18’i avukat 26 hak savunucusu hakkında soruşturma başlatıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yöre dernekleri: HDP’li Vekil Kolçak ve hak savunucuları serbest bırakılsın

    Yöre dernekleri: HDP’li Vekil Kolçak ve hak savunucuları serbest bırakılsın

    PİRHA – Yöre dernekleri, 6 gündür gözaltında olan Eski HDP Bursa Milletvekili Asiye Kolçak ile insan hakları savunucularının serbest bırakılmalarını istedi.

    Karakoçan Dernekleri Federasyonu (KAR-DEF) öncülüğünde bir araya gelen yöre dernekleri, Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bursa Milletvekili Asiye Kolçak ile insan hakları savunucularının 5 Mayıs’tan beri gözaltında tutulmasını İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında yaptıkları basın toplantısıyla protesto etti.
    “BASKILAR KARŞISINDA YILMAYACAĞIZ”
    Toplantıda konuşan Doğu ve Güneydoğu Dernekleri Platformu Başkanı Abdulhakim Daş, tutuklamaların demokrasi ve Kürt mücadelesini geriletmek amacıyla yapıldığını söyledi. Daş, “Fakat şu çok iyi bilinsin; yıllardır bu şekilde yapılan yoğun baskılara, tutuklamalara, gözaltılara, öldürülmelere rağmen bu mücadeleden geri adım atılmadı. Geride kalanlar da bu mücadeleyi sürdüreceklerdir. Çünkü bu Türkiye’nin geleceğinin ve Kürt halkının geleceğinin mücadelesidir. Bu mücadeleden vazgeçmek demek teslim olmaktır” dedi.
    Yaşanan gözaltı ve baskılar karşısında yılmamak gerektiğinin altını çizen Daş, “Aksine daha da güçlenmemiz ve kenetlenmemiz gerekir. Türkiye’de yaşanan ittifaklar da şunu göstermiştir ki; Türkiye’de demokrasi güçlerinin ve Kürt hareketinin özgürlük ve demokrasi mücadelesini savunanların biraraya gelmekten başka şansları yoktur. Bunun için de elimizden ne geliyorsa yapmalıyız” ifadelerini kullandı. Daş, Koçak ve diğer gözaltına alınan kişilerin yanında olduklarını ifade etti.
    “ASİYE KOLÇAK’IN AİLESİ DEMOKRASİ GÜÇLERİDİR”
    Divriği Kültür Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülsüm Polat da, yaşanan baskılara dikkat çekerek, “Halkların kardeşliğini ön planda tutarak bu seçimin demokratik bir şekilde yapılması için elimizden ne geliyorsa gereken çabayı göstermek zorundayız” dedi.
    Gözaltındaki Asiye Kolçak’ın kızı Ruken Kolçak da, “Asiye Kolçak’ın ailesi tüm demokrasi güçleridir, tüm devrimci halkımızdır. Bu uğurda mücadele eden tüm arkadaşlarımızın yanındayız. Onları onurlu mücadelesinde yalnız bırakmayacağız” dedi.
    “GÖZALTINDAKİLER SERBEST BIRAKILMALI”
    Ortak açıklama yapan KAR-DEF Başkanı Abdulaziz Akyol da, gözaltındakilerin serbest bırakılmasını istedi. OHAL ile birlikte muhalif kesimlere yönelik baskıların arttığını dile getiren Akyol, “Demokrasinin kırıntısından bile bahsedilmediği bu OHAL sürecinde, mevcut iktidarın erken seçim kararı alması ve seçim sürecinde, muhaliflerin halka yaşatılan hukuksuzluğu dile getirme çabası içerisindeyken, muhaliflerin önüne setler çekmesi, engellemesi, yapılan gözaltılar ve tutuklamalarla gözdağı verilmesi buna en büyük örnektir” diye konuştu.
    Akyol, “Gözaltına alınan Asiye Kolçak ve arkadaşlarının tek suçu, insan haklarını savunmak, daha yaşanılır bir gelecek kurmak, yaşamı ve barışı savunmaktır” diyerek, hukuksuzluklara karşı mücadele mesajı verdi.  (HABER MERKEZİ)
  • Büyükada’da tutuklanan hak savunucularına 15 yıl hapis cezası istendi

    Büyükada’da tutuklanan hak savunucularına 15 yıl hapis cezası istendi

    Büyükada’da insan hakları eğitimi toplantısına baskın yapılarak gözaltına alınan hak savunucularının iddianamesi hazırlandı. İddianamede insan hakları savunucuları hakkında “Silahlı terör örgütüne yardım etme” ve “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından 15’er yıla kadar hapis cezası istendi.

    İstanbul Büyükada’da insan hakları eğitimi toplantısı sırasında gözaltına alınan ve 8’i tutuklu yargılanan 11 kişi hakkında iddianame hazırlandı.

    İddianamede insan hakları savunucuları hakkında “Silahlı terör örgütüne yardım etme” ve “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçlarından 15’er yıla kadar hapis cezası istendi.

    Hak savunucularının toplantısını organize eden Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Taner Kılıç’ın ‘ByLock kullandığı iddiasıyla İzmir’de gözaltına alındığı için toplantıya katılamadığı iddia edilirken, toplantıyla ‘Adalet Yürüyüşü’nün kaosa çevrilmek istendiği öne sürüldü.

    Hak savunucularına yönelik operasyon 5 Temmuz’da düzenlendi. 6 hak savunucusu 18 Temmuz’da, Nalan Erkem ve İlknur Üstün ise 23 Temmuz’da tutuklandı.

    “TOPLANTIYI ORGANİZE EDEN AF ÖRGÜTÜ TEMSİLCİSİNDE BYLOCK” İDDİASI

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Can Tuncay tarafından hazırlanan iddianamede, Büyükada’daki toplantıyı Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Taner Kılıç’ın organize ettiği ancak Kılıç’ın Bylock kullandığı iddiasıyla İzmir’de gözaltına alındığı diğer şüphelilerin ise Büyükada’da buluşup toplantıya başladıkları öne sürüldü.

    “ADALET YÜRÜYÜŞÜ’NÜ KAOSA ÇEVİRMEK İSTEDİLER”

    İddianamede hak savunucularının CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a başlattığı ‘Adalet Yürüyüşü’nü kaosa dönüştürmeye çalıştıkları ve yaşanacak karışıklığı da diğer il ve ilçelere yaymak istediklerinin amaçlandığı iddia edildi. İddianamede Af Örgütü Türkiye Temsilcisi Taner Kılıç hakkında “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla, diğer şüpheliler hakkında ise, “Silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

    İDDİANAMEDEKİ İSİMLER

    İddianamede yer alanlar şöyle, Alman vatandaşı Peter Frank Steudtner ile İsveç vatandaşı Ali Ghravi, Yurttaşlık Derneği’nden Nalan Erkem, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Temsilcisi Taner Kılıç, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Yönetim Kurulu üyesi Veli Acu, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Günal Kurşun,  Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan,  Yurttaşlık Derneği’nden Özlem Dalkıran, eski Mazlum Der’li aktivist Şeyhmus Özbekli.

    (HABER MERKEZİ)

  • 6 hak savunucusu tutuklandı

    6 hak savunucusu tutuklandı

    İstanbul Büyükada’da 14 gün önce gözaltına alınan ve tamamı tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 10 hak savunucusundan aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nden İdil Eser’in de olduğu 6 kişi tutuklandı.

    İstanbul Büyükada’da düzenledikleri toplantıya yapılan baskınla “Eller yukarı” diyen sivil giyimli polislerce 5 Temmuz’da gözaltına alınan insan hakları savunucuları, 13 gün boyunca gözaltında tutulmuştu.

    Gözaltına alınan Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Nalan Erkem, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Veli Acu ve Günal Kurşun, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, Helsinki Yurttaşlar Derneği’nden Özlem Dalkıran, HAK İnsiyatifi’nden Şeyhmus Özbekli, İnsan Hakları Eğitmeni Ali Ghavari ve Peter Steudtner’in emniyetteki ifade işlemleri ise ancak Pazar günü tamamlandı.

    Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan hak savunucularının tamamı, dün Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. İstanbul Adliyesi’ne getirilen 10 kişi, öğleden sonra ancak savcılığa çıkarıldı.

    İfadelerinin tamamlanmasının ardından kararını açıklayan savcılık, 10 insan hakları savunucusunu da tutuklanmaları talebi ile İstanbul 10. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti.

    6 HAK SAVUNUCUSU TUTUKLANDI

    Dün gece yarısı tutuklama talebiyle 10 insan hakkı savunucusunun sevk edildiği mahkemedeki ifadeler sabaha kadar devam etti.

    İfadelerin ardından insan hakları savunucuları İdil Eser, Ali Ghavari, Peter Steudtner, Veli Acu, Günal Kurşun ve Özlem Dalkıran tutuklandı.

    Tutuklanma gerekçeleri ise “örgüte yardım etmek” oldu.

    İnsan hakları savunucularından Nalan Erkem, Şeyhmus Özbekli, Nejat Taştan, İlknur Üstün “adli kontrol” şartı ile serbest bırakıldı.

    4 kişi yurt dışı yasağı konularak ve haftada 3 gün imza şartı ile bırakıldı.

    Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Salil Shetty, aralarında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Direktörü İdil Eser’in de bulunduğu 6 hak savunucusunun tutuklanmasına dair açıklamayı yaptı.

    Shetty, şunları ifade etti:

    “Bugün verilen tutuklama kararı ortaya koydu ki hakikat ve adalet kavramları Türkiye’ye tamamen yabancı hale gelmiştir. İnsan haklarını savunmak artık Türkiye’de bir suç kabul ediliyor. Dünya liderleri artık köşeye çekilip her şey olması gerektiği gibiymiş gibi davranmayı bırakmalı.”

    Savcılıkta İdil Eser’e ‘Gülmen ve Özakça’ sorusu

    Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat’ın haberine göre savcılık sorgusunda, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nden İdil Eser’e KHK ile ihraç edilmiş olan ve dört ayı aşkın süredir açlık grevlerini sürdüren akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’ya dair AF Örgütü’nün gerçekleştirdiği imza kampanyası soruldu.

    Eser’e suçlama ile ilgili el konulan telefonundaki 23 Mayıs 2017 tarihli “Yarın acil eylem çıkacak Nuriye ve Semih için” mesajı gösterildi.

    Eser de,  savunmasında ‘Acil eylem ibaresi Uluslararası Af Örgütü’nün imza kampanyası yürütme şeklinden biridir. Söz konusu mesaj da bu amaçla atılmıştır. Kendilerinin kamuoyunca takip edilen durumlarıyla alakalı kampanya başlatılması için yaptığımız çalışmalarla ilgilidir’ dedi.

    Polat’ın aktardığına göre hak savunucularının gözaltına alınmasının ardından iktidara yakın gazetelerde yer alan ‘Yeni bir Gezi hazırlığı’ iddiaları savcılık sorgusunda yöneltilen sorular arasında yer almadı.

    Avukatların savcılık ifadeleri sırasında dosyadaki kısıtlılık kararının kaldırılmasını da istedikleri ve bunun savcı tarafından kabul edilmediği belirtildi.

    NE OLMUŞTU?

    Çeşitli insan hakları kuruluşlarından temsilciler, insan hakları savunuculuğu çalışmalarını daha güvenilir, sağlıklı, güvenli ve etkin hale getirmek için bilgi ve tecrübe alışverişinde bulunmak üzere 2 Temmuz 2017 Pazar günü beş günlük bir çalışma için İstanbul Büyükada’da bir araya gelmişti.

    5 Temmuz Çarşamba günü, sabah saat 10 sularında bir ihbar olduğu iddiasıyla hak savunucularının toplantısına polis tarafından baskın yapılmış ve çalışmaya katılan insan hakları savunucuları Veli Acu, Özlem Dalkıran, Nalan Erkem, İdil Eser, Ali Gharavi, Günal Kurşun, Şeyhmus Özbekli, Peter Steudtner, Nejat Taştan, İlknur Üstün gözaltına alınmıştı.

    Hak savunucuları hala gözaltında tutulurken, soruşturma dosyasının üzerinde gizlilik (kısıtlılık) kararı bulunuyor.

    Bu nedenle insan hakları savunucularının, gözaltına alınmalarına gerekçe olacak hangi kanıtlarla, ne tür bir suç isnadıyla gözaltına alındıkları henüz belli değil.

    Ancak dosyadaki gizlilik kararına rağmen, hükümete yakınlığıyla bilinen medya organları hak savunucularını ‘gizli toplantı yapmak’ ve ‘casusluk’ ile hedef almıştı.