Etiket: hakan erol

  • Madımak’ta katledilen Handan Metin’in babası Sadık Metin Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    Madımak’ta katledilen Handan Metin’in babası Sadık Metin Hakk’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA- Madımak Katliamı’nda kızı Handan Metin’i kaybeden ve yıllardır adalet mücadelesini sürdüren Sadık Metin, Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı. Metin, Sivas Divriği’de toprağa sırlanacak. 

    2 Temmuz 1993 yılında Pir Sultan Abdal’ı anmak için gittikleri Sivas’ta radikal dinci, faşist kalabalık tarafından yakılarak katledilen 33 candan Handan Metin’in babası Sadık Metin Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevi’nden Hakk’a uğurlandı. Metin, toprağa sırlanmak üzere 22.00’de Sivas Divriği’ye götürülecek.

    Sadık Metin’in Hakk’a uğurlama erkanına Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Madımak aileleri, DAD Ankara Şubesi yönetimi, çok sayıda Alevi kurum ve siyasi parti temsilcileri ile birlikte çok sayıda seveni katıldı.

    Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü erkanda ayrıca nefesler ve deyişler seslendirildi.

    “BÜYÜK BİR AZİMLE MÜCADEYE DEVAM ETTİ”

    Sadık Metin’in yeğeni Müslüm Metin, tarifi olmayan bir acı yaşandığının altını çizerek, “Amcam çok beyefendi bir adamdı. Ailemiz adına gelen herkese teşekkür ediyorum. Handan’ına kavuştu, 33 canına kavuştu” diye konuştu.

    Sadık Metin’in kızı Şehriban Metin, “Babam için buradayız” diyerek, “Babam bir gün bana bütün dünya Alevi olacak demişti. Bütün dünya adaletten yana olacak demişti. Biz de onunla mücadelenin içerisinde olmaya çalıştık. Babam mücadeleye büyük bir azim ile devam etti. Bu son salıvermelerden sonra bedeniniz ve ruhunuz artık direnemiyor” ifadelerini kullandı.

    “BİR HAFIZAYI UĞURLUYORUZ”

    Metin’in oğlu Doğan Metin, “Bugün burada büyük bir acıyı paylaşmak için toplandık. O sadece bir baba, bir dost, bir eş değil. Bir şair, bir sanatçıydı. Bugün onu uğurlarken sadece bir insanı değil bir hafızayı, bir sanatı uğurluyoruz” dedi.

    “AİLELERİN HAKLARI GASP EDİLMİŞ DURUMDA”

    Madımak ailelerinden Hüseyin Karababa ise Anayasa Mahkemesi’nin haklarını gasp ettiğini belirterek, “Üst üste dava arkadaşlarımı kaybediyoruz. 11 yıldır Anayasa Mahkemesi’nde duran bir davamız var. Ailelerin hakları gasp edilmiş durumda. Bu insanlar davalarının sonuçlarını görmeleri gerekiyordu. Devlet bize bu son salınmalarla savaş açtı. Anayasa Mahkemesi bizim haklarimizi gasp etti” diye konuştu.

    Erkânın ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi tutuldu -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Mamak Şubesi, Tuzluçayır Cemevi’nde Hızır Cemi yürütüldü, lokmalar pay edildi. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede insanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı olduğuna vurgu yaptı.

    Aleviler, Hızır ayı dolayısıyla dünyanın bir çok yerinde lokmalarını pay etmeye ve Hızır Cemi tutmaya devam ediyor. Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Mamak Şubesi, Hızır ayı vesilesiyle Tuzluçayır Cemevi’nde cem tuttu. Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede’nin yürüttüğü ceme çok sayıda yurttaş katıldı.

    “ÜLKE OLARAK ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ”

    PSAKD Mamak Şube Başkanı Rukiye Kara yaptığı konusmada şunları söyledi:
    “Hızır ayındayız, hepimiz birbirimize Hızır olmak için bir aradayız. Gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz ülke olarak. Birliğimiz, dirliğimiz bozulmasın.”

    “HIZIR’I BİRBİRİMİZDE BULARAK BU DARDAN KURTULABİLİRİZ”

    PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise yaptığı konuşmada, “Üç can, bir cem deriz. Bugün üç canımızı geçtik. Bu günlerde cemevlerimize katılım çok fazla bunu iyi okumamız gerekiyor. Bir cogunuz kırsal alanlardan geldik, Hızır ayı köylerimizde buğdayların azaldığı zamandır, kara kış günlerinde en çok Hızır’a ihtiyaç olan aydır. Bu günlerde de daradayız, zordayız. Suriye’de onlarca Alevi katledilme korkusu ile yaşıyor, dardayız. Hızır’ı galipte aramayalım, birbirimizde arayalım. Hızır’ı birbirimizde bularak bu dardan kurtulabiliriz” dedi.

    “HIZIR’IN BOLLUĞU, BEREKETİ HANEMİZDEN EKSİK OLMASIN”

    Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede Hızır’ın insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumu olduğunu belirterek şunları söyledi:
    “Bizler Aleviler olarak dışarıda olanlara gözünü kapatan bir toplum değiliz. Zalim ve mazlumun savaşında hep zalimin karşısında mazlumun yanında olan bir topluluğuz. İncinsen de incitme anlayışı ile yetiştik. Ama susmayacağız, demokratik haklarımız ile cevabımızı vermek zorundayız. Yezit dediğimiz kavramı da yanlış kullanıyoruz. Yezit zalim olandır. Bugün Yezit misliyle karşımızda. Cemler son zamanlarda dolup taşıyor. İnsanların birliğe, beraberliğe çok ihtiyacı var. Her zaman bir araya gelmemiz gerekiyor. Hızır Alevilerin bir nevi bayramı. Bizim sadece Hızır Cemimiz yok, onlar da unutulmaya yüz tuttu. Hızır kelime anlamı olarak yeşil demektir. Yeniden doğuşu simgeler bizlerdeki devri daim anlayışı da böyledir. Hızır bizim yolumuzda doğanın yenilenmesini, bolluğun bereketin yeniden gelmesini simgeler. Hızır insanın içerisinde olan güzelliğin dışa vurumudur. Hızır aynı zamanda bizim inancımızda Şahı Merdan Ali’dir. Birbirimizin dar gününde birbirimize destek olabiliyorsak o zaman Hızır gelmiştir. Birbirimizin Ali’si, birbirimizin Hızır’ı olmalıyız. Biz birbirimizin Hızır’ı olalım ki gençlerimizi ileri götürelim. Eğitim sistemi yerle bir olmuş durumda. Gençlerimizi yetiştirebilmemiz için bunları çoğaltmamız gerekiyor. Gençliği olmayan bir toplumun geleceği olmuyor. Cemevlerimizi birbirimizi geliştireceğimiz alanlara dönüştürmemiz gerekiyor. Muhabbet geleneğini arttırarak birbirimize destek olmalıyız. Umudumuzu yitirmeyelim. Hızır’ın bolluğu, bereketi hanemizden eksik olmasın.”

    Konuşmaların ardından 12 hizmetin yürütüldüğü cemde deyişler okundu, semahlar dönüldü. Cem’in ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Alevilik, iktidarın vereceği parayla yapılacak bir yol değil’-VİDEO

    ‘Alevilik, iktidarın vereceği parayla yapılacak bir yol değil’-VİDEO

    PİRHA-Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede ile yazar Leyla Akgül, AKP tarafından yapılacağı duyurulan Hacıbektaş Gençlik Kampı ve Kerbela gezisine tepki gösterdi. Hakan Erol Dede, “Sizi tanımayan yapılarla birlikte hareket etmek doğru değil” derken; yazar Leyla Akgül “Alevilik, iktidarın vereceği haram parayla yapılacak bir yol değil” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede ile yazar Leyla Akgül, AKP tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ve Kerbela gezisine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “SİZİ TANIMAYANLARLA BİRLİKTE HAREKET ETMEK DOĞRU DEĞİL”

    Programlara katılacak kişilerin kendilerini düşünmesi gerektiğini belirten Hakan Erol Dede, “Bir kere bu yapının içerisinde bulunup da oralara gidenler demek ki, pirinden mürşidinden bir haberler. Çünkü pirimiz, hünkarımız ne diyor? “Her ne arar isen kendinde ara. Mekke’de Kudüs’te hacda değil”. İnsanın Kabe’si insanın gönlüdür aslında. Ve bu tür etkileşimler içerisinde bulunup da normalde sizi tanımayan yapılarla birlikte hareket etmek de doğru değil tabii ki. Olmaması gereken bir şey. Eğer kişi kendi imkanlarıyla gidiyorsa, eyvallah. Ama farklı bir şekilde gidiyorsa da bunu düşünmek lazım. Gidenlerin kendinin düşünmesi” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK, İKTİDARIN VERECEĞİ HARAM PARAYLA YAPILACAK BİR YOL DEĞİL”

    Yazar Leyla Akgül ise Alevilikteki dayanışma kültürüne değinerek, şunları söyledi:

    “Aslında bu çok komik bir şey. Neden komik? Aleviler yüzyıllardır her şeylerini kendileri yaptılar. Kerbela’ya, dergahlara gidenler oldu. Kendi imkanlarıyla gittiler. Aleviler cemlerini, yollarını kendi imkanlarıyla yürüttüler. Onun için bizim kültürümüzde “Alevinin fakiri olmaz” derler. Çünkü büyük bir dayanışma vardır. Şimdi gözümüze soktukları inanç bizi başka bir şeye çevirmek istiyor ki işte 300 dedeyi oraya götürecek. 400 genci başka bir yere götürecek. Bu çok komik bir şey. Buna itibar eden varsa onlar daha komik. Bizim yolumuz çok güzel bir yol. Bizim yolumuz kadını, çocuğu, doğayı, insanı, ağacı, hayvanı yücelten bir yol. Onun için de iktidarın vereceği haram parayla yapılacak bir yol değil.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • ‘Zulmün olduğu her yer Kerbela’dır, Hüseyin’in duruşunu anlayarak yaşayalım’-VİDEO

    ‘Zulmün olduğu her yer Kerbela’dır, Hüseyin’in duruşunu anlayarak yaşayalım’-VİDEO

    PİRHA-Muharrem ayına dair konuşan Babamansur Ocağı’ndan Hakan Erol dede, “Zulmün olduğu her yer Kerbela’dır. Muharrem ayında kendimizi daha da bilinçlendirmemiz, sadece sözde değil özde de Hüseyin’in, Pir Sultan’ın duruşunu anlayarak, yaşamımızı devam ettirmemiz gerekiyor” dedi.

    Babamansur Ocağı’ndan Hakan Erol dede Muharrem Orucu ve Kerbela yasına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. “Muharrem, Alevi toplumu başta olmak üzere gönlünde insana, doğaya ve mazluma karşı hassasiyet gösteren tüm duyarlı insanlar için çok önem atfeden bir aydır” dedi.

    “İMAM HÜSEYİN’İN MÜCADELESİNE SAYGIYLA ORUÇ TUTULUYOR”

    Erol, şunları kaydetti:

    “Muharremde aslında insanın da kendini bir sorgulaması gerekiyor. Çünkü bundan 1400 yıl öncesinde İmam Hüseyin ve yarenleri, ona inananlar bu yola niçin çıkmışlardı; niçin bedel ödediler? Bugün bizler onları nasıl anlıyoruz? Bir nevi de Muharrem ayında bunu hissederek yaşamamız gerekiyor. Çünkü eskiye baktığımızda Anadolu’da nasıl ki bir ailenin içinde bir can Hakk’a yürüdüğünde tutulan yas, Muharrem ayına girdiğimizde de o denli tutuluyordu. Bugün hem o acıyı anlayarak hem de İmam Hüseyin’in orada verdiği mücadeleye saygıyla oruç tutuluyor. Onun akabinde de yolun devam ettiğine dair şükür cemi yapılıyor.

    “ZULMÜN OLDUĞU HER YER KERBELA’DIR”

    Aşure yapılıp herkes ile paylaşılıyor. Toplumun bir araya gelmesini ve birlikte bir şeyler yapabilmesi adına da cem yapılıyor. Kerbela’da yapılan zulme karşı vicdan sahibi insanlar hassasiyet gösteriyor. Yüz yıllar boyunca da sürdü bu. Sadece Kerbela sahrasında olan bir şey olmadı. Alevi toplumu daha sonrası da Maraş’ta, Sivas’ta, Çorum’da, Malatya’da olduğu gibi farklı cefaları çekti. Bundan 7 sene önce Muharrem ayına denk gelen şekilde Ankara’da Gar Katliamı yaşandı. Zulmün olduğu her yer Kerbela’dır. Onu yaşayan herkes de Muharrem’i yaşıyor. Muharrem ayında kendimizi daha da bilinçlendirmemiz, sadece sözde değil özde de Hüseyin’in, Pir Sultan’ın duruşunu anlayarak, yaşamımızı devam ettirmemiz gerekiyor.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR