PİRHA-DEM Parti MYK’si gündem başlığını tartışmak üzere toplandı. Toplantıda Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasının ardından yapılan eylemler ile Diyarbakır ve Mardin’de çıkan yangınların gündeme alındığı öğrenildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri, Eş Genel Başkanlar Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığında Büklüm’de bulunan genel merkez binasında toplandı.
MYK’nin, Hakkari’ye atanan kayyım ve buna karşı verilen mücadelenin sürdürülmesine dair planlamayı ele alacağı öğrenildi. MYK, Van’dan Hakkari’ye yapılması planlanan “Büyük yürüyüşü” de gündemine alacak.
MYK, bunun yanı sıra kayyım atamasına karşı İstanbul’da Barış, Emek ve Demokrasi güçlerinin yapacağı mitinge ilişkin de bir yol haritası belirleyecek.
Öte yandan MYK, Diyarbakır ve Mardin’de DEDAŞ’ın sebep olduğu yangın nedeniyle ölenlerin aileleriyle dayanışma ve katledilen doğanın yeniden canlanması için yapılacak çalışmaları da gözden geçirecek.
PİRHA-Ankara Kadın Platformu, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) yerel seçimlerde kazandığı Hakkâri Belediyesi’ne atanan kayyımı protesto etti. Yapılan açıklamada, “Kadınlar kazanılmış haklarını savunmaya kararlıdır. Hakkâri’de ve Kürt illerinde eş başkanlık sistemini var eden, kadın mücadelesine doğrudan saldırı olan kayyım düzenini tanımıyoruz” denildi.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) yerel seçimlerde kazandığı Hakkâri Belediyesi’ne atanan kayyıma karşı nöbet eylemleri ve protestolar devam ediyor.
Ankara Kadın Platformu, DEM Parti Hakkâri Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın tutuklanması ve yerine kayyım atanmasını protesto etti.
Eylemde; “Hakkâri için kadınlar nöbette “ yazılı pankart açılırken, “Hakkâri Van olur, kayyumlar yok olur”, “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atıldı. Platform adına açıklamayı Buse Üçer okudu.
“KAYYIM, ÜLKEDE HALK İRADESİNİN TANINMADIĞININ BİR KEZ DAHA İLANIDIR”
Buse Üçer, “AKP –MHP koalisyon Hükümeti’nin, devletin karakterini de oluşturan kadın düşmanı politikaları, devletin kendini yeniden yapılandırma ve tahkim sürecinde öncelik haline geldiği somut bir şekilde açığa çıkmıştır” diyerek şunları söyledi:
“Siyasal iktidar kadınların direnerek ve mücadele ederek elde ettikleri kazanımları yok ederek yerine kadına yönelik şiddetin, taciz ve tecavüzlerin alabildiğine sıradanlaştırıldığı erkek egemen bir yaşam inşa etmeye çalışmaktadır. 03-06-2024 günü erken saatlerde Hakkari Büyükşehir Belediye Başkanı gözaltına alınması yetmemiş ve anında görevden alınarak, yerlerine kayyım atanmıştır. Belediye binası polisler tarafından basılmış, bina abluka altına alınmıştır.
31 Mart 2024 günü yapılan seçim sonucunda göreve gelen, halkın verdiği oylarla seçilmiş eş belediye başkanlarının tamamen hukuksuz ve hiçbir kural tanımaksızın görevden alınmış olması bu ülkede seçimin, demokrasinin, halk iradesinin tanınmadığının bir kez daha ilanıdır. 31 Mart seçimleri öncesinde başlatılmış olan seçilmişleri görevden alıp, belediyeleri kayyumla yönetme uygulamasına halkın oyları ile son verilmişken, seçimden daha 3 ay geçmeden siyasal iktidarın yine aynı yönteme başvurmuş olması faşizan iktidarında ısrardan başka bir şey değildir.”
“KADIN MÜCADELESİNE DOĞRUDAN SALDIRI OLAN KAYYIM DÜZENİNİ TANIMIYORUZ”
Belediyelere kayyım atanmasının yolsuzluk ve çıkar düzeninde ısrar etmek anlamına geldiğini belirten Üçer, “Kayyım demenin ne demek olduğunu biz kadınlar daha önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de kayyumların ilk icraatı kadınların kurdukları yapıları dağıtmak oldu. Diyarbakır’da kadın daire başkanı kayyım tarafından görevden alındı ve gözaltına alındı. Kayyım demek halka ait olanı kendi menfaati için kullanan, sığınma evlerini, kadın derneklerini, kreşleri, klinikleri, kız öğrenci yurtlarını, şiddet merkezlerini, kadın emeği pazarlarını kapatan demektir. Kayyım, kadınların kazanılmış haklarını ellerinden alan, lüks makam odalarından kadınların hayata katılımlarını engelleyen ve yaşam hakkına saldıran AKP-MHP koalisyonunun vücut bulmuş halidir. Ne itaat ederiz ne de rahat ettiririz. Kadınlar kazanılmış haklarını savunmaya kararlıdır. Hakkari’de ve Kürt illerinde eş başkanlık sistemini var eden, kadın mücadelesine doğrudan saldırı olan kayyım düzenini tanımıyoruz” diye belirtti.
“KAYYIM DERBESİ ERKEK EGEMEN AKLIN SAVAŞ HAMLESİDİR”
Kadınları kayyıma karşı kadın dayanışmasını büyütmeye çağıran Üçer, “Savaş, zorbalık, kadın düşmanlığı ile AKP-MHP koalisyonu eş başkanlık sistemi ile kadınların siyasete katılmasını hedef haline getirmiştir. Kazanımlarımızı elimizden almaya çalışmaktadır. Kayyım düzeni aynı zamanda eş bakanlık sistemini de ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. Öte yandan önceki kayyım döneminden biliyoruz ki kadınlara hizmet eden hangi kurum var ise kayyım önce onu hedef almaktadır. Biz kadınlar kazanımlarımızı korumaya erkek egemen devlet politikalarının karşısında dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz. Eş başkanlık sistemini kriminalize etmeye çalışan AKP-MHP koalisyonu bilsin ki kadınların iradesine kayyım atanamaz. Halkın varlığının görmezden gelindiği bu kayyım darbesi erkek egemen aklın savaş hamlesidir. Biz kadınlar, kadın düşmanı, kayyımlara karşı halk iradesini, demokrasiyi, cinsiyet eşitliğini savunuyoruz. Artık yeter! Savaş politikaları ile yaşanan ekonomik krizi, yoksulluğu unutturmak isteyenlerin karşısında direnen kadınlar ve lgbti’ler var. Cinsiyetçi, kadın düşmanı politikaları ile kadınların, lgbt+ların haklarını gasp etmek isteyenlerin karşısında direnen kadınlar var” dedi.
“SADECE KAYYIM DEĞİL, BU SİSTEM GİDECEK”
Açıklamanın ardından konuşan KESK Kadın Sekreteri Döne Gevher ise “Bugün kayyım sadece Kürt halkının iradesine atanmış değil, her yerde. AKP-MHP iktidarının sistemselleşmiş rejimidir. Mardin ve Diyarbakır’da yaşanan yangın bugün yaşamımızın her alanında. Bugün bir arada yaşamaya daha çok ihtiyacımız var. Kayyım politikaları aynı zamanda kadın düşmanlığıydı, kadının sesinin kısılmasıydı, kadın kurumlarının askeriyeye, tarikatlara, cemaatlere verilmesiydi. Sadece kayyım değil, bu sistem, bu iktidar da gidecek” dedi.
Konuşmaların ardından şarkılar söyleyen kadınlar, alkışlar ve zılgıtlar eşliğinde nöbete son verdi.
PİRHA- DEM Parti Ovacık İlçe Örgütü, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasını protesto etti. Yapılan açıklamada, “Belediyeler bizimdir. Belediyelerimizin gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz” denildi.
DEM Parti Ovacık İlçe Örgütü, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasını bir açıklamayla protesto etti. Açıklamaya Ovacık’taki siyasi parti temsilcileri de destek verdi. Açıklamayı DEM Parti Ovacık İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Akkuş okudu.
“BUGÜNE KADAR 144 BELEDİYEMİZE KAYYIM ATANDI”
Hakkari halkının iradesinin gasp edildiğini belirten Hasan Akkuş, “Bugüne kadar 144 belediye başkanımız görevlerinden alınarak yerine kayyım atanmıştır. Oysa ki herhangi bir belediye başkanının tutukluluğu söz konusu olduğunda belediye meclisi içerisinden bir vekil görev alır. Gerektiğinde ileri dönemde seçim yenilenir fakat isim HDP ve DEM olunca görevden alınan arkadaşlarımızın yerine kayyımlar atanıyor, bu kabul edilir bir şey değil” dedi.
Anti demokratik hukuksuz kayyım atamalarına her şekilde karşı duracaklarını ve boyun eğmeyeceklerini ifade eden Akkuş, “Belediyeler bizimdir. Belediyelerimizin gasp edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Keyfi bir şekilde Hakkari halkının iradesi olan belediye eş başkanımızın görevden alınmasını kumpas olarak değerlendiriyoruz. Neden seçim yaptınız, neden oy kullandırdınız, neden mazbatasını verdiniz ve 62 gün sonra elinden alarak kayyım atadınız. 10 yıl öncesinden açılan bu kumpas davasının bugün gri listede aranan, FETÖ’cü olarak söylenen bir savcı tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır ve ayrıca tekrar bugün, Hakkari 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, belediye eş başkanımıza, jet hızıyla 19 yıl 6 ay ceza verilmiştir, Verilmiş olan bu kararı yok hükmünde sayıyor ve kınıyoruz. Ovacık halkının tüm bu çağ dışı uygulamalara karşı duyarlı olmalarını bekliyoruz belediyelerimizin önünde nöbet tutarak daha başka belediyelerimize kayyım atanmasına asla fırsat vermeyeceğiz” diye konuştu.
PİRHA – İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri’nin kayyıma tepki açıklamasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ülkede bir “darbenin” daha gerçekleştirildiğini belirterek, “Birlikte dayanışarak kazanacağız, faşizme karşı mücadele ederek kazanacağız” dedi.
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, Hakkari Belediyesi’ne kayyım atanmasına ilişkin “Kayyıma geçit yok” şiarıyla Beyoğlu’nda bulunan Şişhane Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri Esengül Demir ile Cengiz Çiçek, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın da katıldığı açıklamaya, çok sayıda siyasi parti, sendika, dernek, kurum, kuruluş temsilcileri destek verdi. Alkışlar, zılgıtların eksik olmadığı açıklamada, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Kayyıma geçit vermeyeceğiz”, “Kayyım gidecek, biz kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Halkların iradesi gasp edilemez”, “Kayyım defol belediye bizimdir”, “DEM Parti ya meye şaredari yame ye” sloganları atıldı. “Kayyıma geçit yok irademize sahip çıkıyoruz”, “Belediyeler bizimdir, gaspa izin vermeyeceğiz” pankartlarının açıldığı açıklamada, “Halkın iradesi gasp edilemez”, Her yerde seçim hak, Hakkari’ye yasak” dövizlerinin taşındı.
İlk olarak konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğuları, ülkede bir “darbe” daha yaşandığı belirtti. Hatimoğuları, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “AKP iktidara geldiği zaman biz bu toplumu, Türkiye’yi vesayet rejiminden kurtaracak, darbeci anlayışlardan kurtaracağız diye yola çıktı. Oysa şu an DEM Parti ve önceki dönem belediyelere kayyım atayarak 3’ü kez bir siyasi darbe gerçekleştirmiştir. Seçilmişlerimizin dokunulmazlığını kaldırarak onları cezaevlerine koyarak Kobanî Kumpas Davasını tezgahlayarak sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın aralarında olduğu 13 kısa sürece önce 407 yıl 7 ay hapis cezası vererek bir darbeye daha imza atmıştır. Ve bugün, Hakkari’de belediyemize kayyım atadılar. Belediye eş başkanımız Van’da gözaltına alınıyor. Gerekçesi ise 10 sene önceki bir dava. 10 yıl kış uykusuna yattı bunlar. 10 sene sonra akılları başlarına gelmiş sözde. 10 yıl sonra yani Mehmet Sıddık Hakkari belediye eş başkanı olduktan sonra AKP’nin aklına davayı devreye sokmak geliyor. Kendi uydurmuş oldukları bir sahte iddianameyle belediye eş başkanımız hakkında dava açtılar.
“KAYYIM SOYLU’NUN EKİBİNDENDİR”
Bugün gözaltına alındı. Gözaltına alınmakla yetinilmedi, bu işin hukuki süreci anayasada kaleme alınmıştır. Anayasal güvence altına alınmıştır. Bir insan masumiyet karinesi gereği hakkında karar oluşana dek belediyeye kayyım atanamaz. Ama onların derdi kayyım atamak olduğu için arkadaşımız gözaltına alındığı zaman Hakkari Valisi kayyım olarak atanıyor. Kimdir bu kayyım, bu kayyım Süleyman Soylu’nun ekibindendir. Arkadaşlarımız hakkında davayı açan kimdir? FETÖ’ye mensup olan yargıçlardır. Yargılanan yargıçlardır. Buradan bir kez daha diyoruz ki irademizi gasp etmenize izin vermeyeceğiz. İrademizi gasp edemezsiniz. 31 Mart seçimlerinde bir kez daha görüldü ki, değerli halklarımız bir kez daha gösterdi ki, özellikle kayyım atanmış belediyeleri oylarımızı katlayarak kazandık. Saray, Erdoğan buraya kulak ver. Eğer senin kayyım atamalarına rağmen halk sana biat etmiyor, sen kayyım atadıkça, Saray’dan kayyımların emrini verdikçe AKP deniyor.
“SARAYIN KULAĞINA KÜPE OLSUN”
Bugün AKP’nin son yerel seçimlerde aldığı oylar ortadadır. AKP buzla erimektedir. Daha da eriyecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Ve buradan bizler burada olan bütün devrimci demokratik kurumlarla beraber faşizme karşı omuz omuz diyoruz. Özellikle bugüne kadar HDP’ye, DEM Parti’ye oy vermemiş olan değerli halklarımıza sesleniyorum. Zannetmeyin ki sadece Kürdün iradesini gasp etmek için kayyım atanıyor. Elbette Kürdün iradesini gasp etmek için kayyım atanıyor. Kürdün iradesini gasp etmek ve Kürdün seçme ve seçilme hakkını elinden almak için kayyım atanmıştır. Doğrudur. Bu kayyım atamaları ile Kürde diyor ki sen kendi kendini yönetemezsen. Seçimlere girse de benim atayacağım yani despotik yani faşist rejimlerde olan atanmışlar yönetecek. Senin seçme ve seçimle ehliyetin yoktur diyerek aslında Kürt halkını vatandaşlıktan çıkarmış oluyorlar. Saray’ın kulağına küpe olsun.
“YALAN SÖYLÜYORLAR”
Bu irade gaspının yanı sıra AKP, Türkiye genelinde çok sayıda belediye kaybetti. Ve onlar kayyımı şöyle gördüler aynı zamanda. Kayyım onlar için bir para, bir sermaye alanı. Sözüm ona hizmet amaçlı geliyoruz diyorlar ama asıl belediye kaynaklarını kendi yandaşlarına peşkeş çekmek için. Ayrıca Kürdistan’daki belediyeleri, Hakkari’deki belediyeyi rant alanına çevirmek istiyorlar. Borçsuz aldıkları belediyeleri daha doğrusu borçsuzken kayyım atadıkları belediyeyi, Hakkari belediyesinin şu anki borcu 315 milyon. Bununla hiçbir hizmet yapılmamış değerli Türkiye halkları. Bunu kayyım atadıkları vali, AKP’nin yandaşı 2-3 aileye parayı paylaştırmak üzere kendi yandaşlarına peşkeş çekmek üzere kayyım atıyorlar. O nedenle bütün Türkiye halkları bilsin ki onların isnat ettiği hiçbir gerekçe doğru değildir. Sadece ve sadece bahane üretmek peşindeler. Bunu halk biliyor. Biz seçim meydanlarında dolaşırken söyledik. Burada bir kez daha İstanbul’un göbeğinden söylüyorum; inanın AKP’nin bölgedeki seçmeni, Hakkarili seçmenlerin bir bölümü kayyım atanmasına karşıdır. Daha önce AKP’ye oy verdiği halde kayyım atadığı için DEM Parti’yi destekleyen insan sayısı çok fazla. Seçim sonuçlarına katlanamadılar. AKP öncelikle bunu kendi tabanına açıklamayı başarsın. Açıklayamaz, çünkü yalan söylüyorlar.
“MÜCADELE EDEREK KAZANACAĞIZ”
Burada AKP iktidarının bu seçimlerden aldığı yenilgiden sonra biz normalleşme süreci başlatacağız dediler. Oysa ortada hiç bir normalleşme süreci yok. Normalleşme derken Kürde normalleşme yok DEM Parti’ye normalleşme yok. Çünkü bunlar anormal. Çünkü bunlar faşist rejimde, otoriter rejimde ısrarcı. Bütün halklar olarak bütün demokratik güçler olarak bu kayyım darbesine karşıyız. bu darbenin 12 Eylül askeri cunta rejiminden farkı yoktur. AKP darbecidir. MHP darbecidir. Saray darbecidir, bunu asla kabul etmiyoruz. Bu darbe karşısında demokratik haklarımızı ve mücadelemizi sonuna kadar devam ettireceğiz. Birlikte dayanışarak kazanacağız, faşizme karşı mücadele ederek kazanacağız.”
“UYGULAMADAN VAZGEÇİN”
Ardında söz alan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, AKP’nin kayyım anlayışı halkın iradesinin karşısında duramayacağını söyledi. Kayyım atamanın tüm Türkiye halklarının demokratik haklarının gaspı anlamına geldiğini ifade eden Aslan, “Bu sadece Hakkari meselesi değildir. Bugün saray rejiminin elinde baskı aygıtı dışında hiçbir şey kalmamıştır. Sadece bu baskı aygıtıyla ayakta durmaktadır. Bu otoriter rejim, er ya da geç halkın iradesine çarpacaktır. Başta Kürt halkı olmak üzere bütün Türkiye’ye gözdağı verilmiştir. Bugünlerde sınır ötesi operasyonlarını konuşuyorlar. Rojava halkının seçim iradesine darbe vurmak istiyorlar. Sınır ötesi operasyonlarından vazgeçin, onların demokratik haklarına saygı duyun. Eğer bunu yapmazsanız bütün Türkiye işçi ve emekçileri olarak karşınızda duracağız. Hakkari Belediye Eş Başkanı binlerce kişinin oyuyla seçilmiştir. Yapılması gereken bu uygulamadan vazgeçmektir” diye belirtti.
“HANGİ COĞRAFYADAN ÖRNEK ALIYORSUNUZ”
Hakkari Belediyesi’ne atanan kayyım ve kayyıma söz konusu gerekçenin 12 Eylül 1980 Darbesi sonrası gerçekleşen seçim döneminde dahi örneğinin olmadığına dikkati çeken EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, “Türkiye hiç olmadığı kadar geriye gitmiş durumda. Böyle bir demokrasi ve adalet olamaz. Bunu hangi coğrafyadan alıyorsunuz. Eğer adınızda adalet sıfatı varsa buna cevap vermek zorundasınız. Eğer Asya’da, Afrika’da bunun örneği yoksa Hakkari’de de olamaz. İşte Kürt halkının dile getirdiği sorun budur. İkide bir derdiniz nedir diye anlamazlıktan gelmeyin. Bunu toplum görmüyor zannetmeyin” dedi.
“ORTAK ŞEKİLDE MÜCADELE EDECEĞİZ”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, her zaman kayyımların karşısında olacaklarının altını çizdi. Çelik, “10 yıl önce açılmış bir dava yüzünden kayyım atanmasını reddediyoruz. Kayyım seçmenin sandıkta çıkan iradesini yok saymaktır. Türkiye’de, nerede olursa olsun eğer bir belediye başkanın seçilmesinin önünde bir engel var ise orada belediye meclis üyeleri seçilir. Bunlar sadece yerel seçimlerde yaşanmıyor. Ne yazık ki uzun süredir bunlarla karşı karşıyayız. Hatay’ın seçilmiş milletvekili de halen cezaevinde. Bu kayyımların karşısında her zaman ortak bir şekilde mücadele edeceğiz” şeklinde konuştu.
Daha sonra kurum, parti temsilcileri halkı selamladı ve DEM Parti ile dayanıştıklarını belirtti.
Açıklamaların ardından kitle Şişhane Meydanı’ndan Taksim’de bulunan İstiklal Caddesi’ne yürümek istedi. Bu esnada kitle ablukaya alındı. Kitle ablukada, “Faşizme karşı omuz omuza”, ” Direne direne kazanacağız”, “AKP halka hesap verecek” sloganlarını attı. Polis, çok sayıda kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Gözaltına alınanların nereye götürüldüğü öğrenilemedi. Ayrıca basının görüntü alması ise engellendi.