Etiket: halil yakut

  • Tayadlı Aileler, kuyu tipi hapishanelere karşı Samandağ’da açıklama yaptı-VİDEO

    Tayadlı Aileler, kuyu tipi hapishanelere karşı Samandağ’da açıklama yaptı-VİDEO

    PİRHA-Tayadlı Aileler, kuyu tipi hapishanelerde devam eden ölüm orucu ve açlık grevlerine ilişkin Samandağ’da açıklama yaptı. Okunan basın metninde “Kuyu tipi hapishanelerle dayatılan ‘tecridi ağırlaştır, yok et politikası’ sadece devrimcileri değil, her kesimi tehdit ediyor” denildi. 

    2021 yılından itibaren “S Tipi”, “Y Tipi” ve “Yüksek Güvenlikli” adları altında hayata geçirilen, gerek mimari yapısı gerekse de uygulamaları nedeniyle insan hakları savunucuları tarafından “kuyu tipi” olarak nitelendirilen hapishanelerdeki hak ihlalleri günden güne artıyor.

    Bolu F Tipi Hapishanesi’ne sevk edilen Serkan Onur Yılmaz, Antalya S Tipi Hapishanesi’nde tutulan 8 arkadaşının da “kuyu tipi” olmayan bir hapishaneye sevk olması için başlattığı ölüm orucu eyleminin 293. gününde.

    TAYAD’lı Aileler, kuyu tipi hapishanelere karşı CHP Samandağ ilçe örgütü binasında basın toplantısı yaptı. Toplantıya, 200 günü aşkın süredir süresiz açlık grevinde olan Grup Yorum emekçisi Ali Aracı ve süresiz açlık grevindeki Seval Aracı’nın babası Yunus Aracı, süresiz açlık grevindeki tutuklu Tahsin Sağaltıcı’nın babası ve tutuklu Deniz Şah’ın annesi Zeynep Şah da katıldı.

    Basın açıklamasını Halil Yakut okudu.

    “KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN”

    “Kuyu tipi hapishaneler” politikası ile devletin kendi yasalarını çiğnediğini ifade eden Halil Yakut, “Henüz tutuklu, ilk mahkemesinde tahliye olabilecek tutsaklara ağırlaştırılmış müebbet hapis koşulları dayatılıyor. Kuyu tipi hapishanelerle dayatılan ‘tecridi ağırlaştır, yok et politikası’ sadece devrimcileri değil, tüm muhalefeti, halktan her kesimi tehdit ediyor. İktidardakiler, kendinden olmayan herkese saldırıyor. Bugün bana, yarın sana gerçeğini kimsenin aklından çıkarmaması gerekiyor. Devrimci tutsaklar her saldırı altında, kesintisiz sürekli direniyor. Seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Kuyu tiplerinde direnen kazanıyor, başka bir hapishaneye sevki yapılıyor. Devlet, kırk katır mı, kırk satır mı politikasını hayata geçirirken dahi, direnenlere tek tek bedelini ödettiriyor. ‘Diren, kazan, bedelini öde’ dayatmasıyla sakat bırakmaya çalışıyor ve aynı zamanda başkası için direnme diyor” dedi.

    “EVLATLARIMIZIN TALEPLERİ KABUL EDİLSİN”

    “Kuyu tipi hapishanelerde” devletin, tutukluların değer ve düşüncelerine saldırdıklarını vurgulayan Yakut, “Bizler de tutsak yakınları olarak, evlatlarımızın sesine, sesimizi katıyoruz. Onların açlıklarıyla dile getirdiği gerçeği, burdan bir kez de biz ifade ediyoruz; Kuyu tipi hapishaneler kapatılsın, ağırlaştırılmış tecrit koşulları kaldırılsın, evlatlarımızın talepleri kabul edilsin” diye konuştu.

    PİRHA/HATAY

  • ‘Beton Sizin Vatan Bizim belgeseli halkındır, engellenemez’-VİDEO

    ‘Beton Sizin Vatan Bizim belgeseli halkındır, engellenemez’-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat depremini konu alan ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinin yasaklanmasına ilişkin Hatay’da basın toplantısı düzenlendi. 6 Şubat’ta çok büyük acıların yaşandığını söyleyen CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, “Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinin yasaklanması ne hukukidir, ne ahlakidir” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişi yaşamını yitirdi, 100 binden fazla kişi de yaralandı. 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın eğitimden sağlığa, barınmadan ekonomiye dair sorunlar giderilmedi.

    6 Şubat depremini konu alan ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinin ilk gösterimi 2 Şubat 2025’te Hatay’ın Samandağ ilçesinde yapıldı. 17 Mayıs’ta ise Youtube’da gösterildi. 17 Mayıs’tan itibaren ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinin X sayfası, Ankara 10. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla erişim engeli getirildi.

    Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinin engellenmesinin ilişkin CHP Antakya İlçe Örgütü’nde basın toplantısı yapıldı. Basın toplantısına Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinin yönetmeni Halil Yakut, CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, depremzedeler ve CHP Antakya CHP İlçe Örgütü yöneticileri katıldı.

    “DEPREMDE YAŞAM HAKKIMIZ İHLAL EDİLDİ, ADALET İSTİYORUZ”

    6 Şubat 2023 depremlerinde ve sonrasında yaşam haklarının ihlal edildiğini belirten Halil Yakut, “ Güvenli bir yerde yaşama hakkımız, barınma hakkımız, beslenme, giyinme gibi en temel haklarımız, geleneklerimize göre cenaze yapma hakkımız, mezar hakkımız, tedavi hakkımız, haberleşme ve iletişim hakkımız, eğitim hakkımız ihlal edildi. Biz halkız, adalet istiyoruz. Tüm baskılara, gözaltı, işkence, tutuklama terörüne rağmen, kuyu tipi Hapishanelere rağmen Beton Sizin Vatan Bizim belgeselimizi tamamladık. Belgeselimizin galasını depremin ikinci yılında, 2 Şubat 2025 tarihinde Samandağ’da 100 kişilik bir katılımla gerçekleştirdik. Daha sonra Defne Tavla Mahallesi’nde, Harbiye Mahallesi’nde, Dörtyol’da, Samandağ CHP İlçe Örgütünde belgeselimizin gösterimlerini yaptık. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Konya’da belgeselimizin gösterimleri oldu. Ülkemizle de sınırlı kalmadık. Depremzede halkımızın sesini dünyaya duyurduk. Almanya’da, Yunanistan’da, Belçika’da, Hollanda’da, Avusturya’da, İsviçre’de belgeselimizin gösterimleri yapıldı” dedi.

    “BETON SİZİN VATAN BİZİM BELGESELİ ENGELLENEMEZ”

    Yakut, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinin 17 Mayıs 2025 tarihinde Youtube’da yayınlandığı gün Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Türkiye’de erişime engellendi. Beton Sizin Vatan Bizim belgeseline yönelik saldırı depremzede halka yönelik saldırıdır. Çünkü Beton Sizin Vatan Bizim belgeseli halkın belgeselidir, halka aittir. Belgeselimiz 21 depremzedeyle yaptığımız röportajlardan oluşuyor. Belgeselimize yönelik saldırı depremzede halkın adalet mücadelesine yönelik saldırıdır. Beton Sizin Vatan Bizim belgeseli halkındır. Beton Sizin Vatan Bizim belgeseli üzerindeki baskılara son verilsin. Deprem suçluları, katilleri cezalandırılsın. Belgeseller yaşananları tarihe belgelemek için yapılır. Biz de bunu yaptık. Depremzede halka mikrofonu uzattık. İşte tam da bu yüzden Beton Sizin Vatan Bizim belgeselimiz halkın belgeselidir. Belgeselimizi var eden halkın kendisidir. Belgeselimiz gücünü halkın tarihsel ve siyasal haklılığından alıyor. İşte bu yüzden Beton Sizin Vatan Bizim belgeselimiz engellenemez. Tüm halkımızı, aydınları, sanatçıları Beton Sizin Vatan Bizim belgeselimizi izlemeye ve izletmeye, sahiplenmeye çağırıyoruz.”

    “BELGESELİN YASAKLANMASI HUKUKİ VE AHLAKİ DEĞİLDİR”

    6 Şubat’ta çok büyük acıların yaşandığını söyleyen CHP Hatay Milletvekili Servet Mullaoğlu, “Depremde yaşanan acıların nesilden nesile aktarılması gerekiyor. Yaşanan acılar bazen türkü olacak, bazen resim olacak, bazen de belgesel olacak. Burada iktidarın yapması gereken bunları desteklemektir. Acıların nasıl tarif edileceğine dair belli bir sınır çizemezsiniz. Bir sanat eseri hoşunuza gitmeyebilir ancak onu yasaklamak halkın duygularını da yasaklamaktır. Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinin yasaklanması ne hukukidir, ne ahlakidir” diye konuştu.

    Daha sonra depremzede yurttaşlar, belgeselin yasaklanmasına tepki gösterdi.

    PİRHA/HATAY

    İLGİLİ HABERLER:
    -Halil Yakut: Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinde 6 Şubat’ta yaşananları anlatmak istedik-VİDEO
    -‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeseli sayfasına erişim engeli; Depremzede halkın sesini kesemeyeceksiniz-VİDEO

  • ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeseli sayfasına erişim engeli; Depremzede halkın sesini kesemeyeceksiniz-VİDEO

    ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeseli sayfasına erişim engeli; Depremzede halkın sesini kesemeyeceksiniz-VİDEO

    PİRHA-‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinin X sayfası Ankara 10. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla erişim engeli getirildi. Belgeselin yönetmeni Halil Yakut, “Tüm Türkiye biliyor 6 Şubat depremlerinde ne olduğunu. Ne depremzede halkın sesini kesebileceksiniz ne de depremzede halkın adalet mücadelesini durdurabileceksiniz” diyerek verilen karar tepki gösterdi. 

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişi yaşamını yitirdi, 100 binden fazla kişi de yaralandı. 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın eğitimden sağlığa, barınmadan ekonomiye dair sorunlar giderilmedi.

    6 Şubat depremini konu alan ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinin ilk gösterimi 2 Şubat 2025’te Hatay’ın Samandağ ilçesinde yapıldı. 17 Mayıs’ta ise Youtube’da gösterildi.

    17 Mayıs’tan itibaren ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinin X sayfası, Ankara 10. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla erişim engeli getirildi.

    Belgeselin yönetmeni Halil Yakut, yaşananları anlattı.

    “BELGESELİMİZİ İNSANLARIN İZLEMESİNDEN KORKUYORLAR”

    17 Mayıs tarihinde belgeselin internette yayınlandıktan sonra Ankara 10. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla Beton Sizin Vatan Bizim belgesel X hesabına erişim engeli getirildiğini söyleyen Halil Yakut, “Aynı zamanda X’te belgeseli paylaşan başka hesaplar askıya alındı. Belgeselin fragmanı, belgeselin paylaşıldığı, afişinin paylaşıldığı tweetler Türkiye’de erişime engellendi. Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinde biz halkla röportaj yaptık. Buradaki depremzede halk ne olduğunu anlatıyor, işte bundan korkuyorlar. 6 Şubat 2023 depremlerini anlatan Beton Sizin Vatan Bizim belgeselimizin yayınlanmasından, insanların izlemesinden, tweet bile atılmasından korkuyorlar.

    Bu yüzden de Ankara 10. Sulh Ceza Hakimiyeti kararıyla X hesaplarını askıya almışlar. Tweetlere erişimi engellemişler. Ama tüm dünya biliyor, tüm Türkiye biliyor 6 Şubat depremlerinde ne olduğunu. Ne depremzede halkın sesini kesebileceksiniz ne de depremzede halkın adalet mücadelesini durdurabileceksiniz. Beton sizin vatan bizim belgeselini halkımız sahiplendi, sahiplenmeye devam edecek. Biz de beton sizin vatan bizim belgeselimizi Tüm halkımızı izlemeye, izletmeye ve paylaşmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/HATAY

    İLGİLİ HABERLER:
    -Halil Yakut: Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinde 6 Şubat’ta yaşananları anlatmak istedik-VİDEO

  • Halil Yakut: Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinde 6 Şubat’ta yaşananları anlatmak istedik-VİDEO

    Halil Yakut: Beton Sizin Vatan Bizim belgeselinde 6 Şubat’ta yaşananları anlatmak istedik-VİDEO

    PİRHA-Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde yaşananları anlatmak için ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselini çektiklerini belirten Yönetmen Halil Yakut, “Çekimleri depremin onuncu ayında yaptık ancak depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen aynı sorunlar devam ediyor. O yüzden belgeselimiz de güncelliğini koruyor” dedi.

    Maraş merkezli 6 Şubat depremlerinde resmi açıklamalara göre en az 53 bin kişi yaşamını yitirdi, 100 binden fazla kişi de yaralandı. 6 Şubat depremlerinin üzerinden iki yıl geçmesine karşın eğitimden sağlığa, barınmadan ekonomiye dair sorunlar giderilmedi.

    6 Şubat depremini konu alan ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinin ilk gösterimi 2 Şubat 2025’te Hatay’ın Samandağ ilçesinde yapıldı.

    Belgeselin yönetmeni Halil Yakut ile film çalışmasının detaylarını konuştuk.

    “DEPREM BÖLGESİNDEKİ HALKIN SORUNLARI DEVAM EDİYOR”

    6 Şubat 2023’te büyük bir deprem yaşandığını ve on binlerce insanın katledildiğini ifade eden Halil Yakut, “Hatay, depremlerden en fazla etkilenen il oldu. Annemin, babamın, ablalarımın yaşadığı evler yıkıldı. Yakınlarımızı, akrabalarımızı kaybettik. Günlerce sokaklarda aç kaldık. Hala sorunlar devam ediyor. Depremin devamında da aslında yaşanan açlıkla, yoksullukla, sokaklarda kalmasıyla insanların bugün rezerv alan hak gasplarıyla hala halk katledilmeye, bir çok hak gaspı devam ediyor” diye belirtti.

    “DEPREMLE İLGİLİ GERÇEKLERİ ANLATMA KARARI ALDIK”

    Belgesel çekme kararını nasıl aldıklarını anlatan Halil Yakut, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Depremle ilgili gerçekleri, halkın ne yaptığını, devletin ne yapmadığını anlatan bir belgesel çekme kararı aldık. Depremin altıncı ayında Antakya’ya gelerek belgesel için çekimler yaptık. Depremin gerçeklerini hem ülkemizde hem dünyada göstermek istedik. Fakat biz belgesel hazırlıklarımızı yaparken demokratik kitle örgütlerine ve devrimcilere yönelik polis operasyonları oldu ve bu baskınlarda belgesel hazırlıklarımızı yaptığımız İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki kurum da basıldı ve talan edildi. İşkenceyle gözaltına alındık ve belgesel çekimlerimize, teknik araç ve gereçlerimize polis tarafından el konuldu. Daha sonra serbest bırakıldık ve bu saldırıdan yılmayacağımızı göstermek için belgeseli bir kez daha çekmeye karar verdik. Depremin onuncu ayında tekrar Antakya’ya gittik. Belgesel hazırlıklarımız devam ediyordu ve yine devrimcilere yönelik polis baskınları oldu. Yine belgesel çalışmalarımızı yürüttüğümüz kurum polis tarafından basıldı, işkenceyle gözaltına alındık ve bu sefer tutuklandık. Antakya’da, deprem bölgesinde halk için sağlık çadırının önünde çekilmiş bir fotoğrafım tutuklanmama gerekçe gösterildi. Ailemle beraber depremin ilk haftasında sokakta kaldığım sıralarda çekilmiş bir fotoğraf sadece gerekçe gösterilerek tutuklandım. Ardından Marmara Kapalı Hapishanesi’nden Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne yani kuyu tipi hapishanesine sürgün edildim. Bu kuyu tipi hapishanelerde teslim alınmak istendik. Aslında bizi depremde betondan mezarlara gömenler bu kuyu tipi hapishanelerde de beton mezar hapishanelerde bizi teslim almak istedi. Çünkü burası tek kişilik havalandırması olmayan, güneş girmeyen, suyun akmadığı, insan yüzünün ve insan sesinin yasak olduğu yeni tipte hapishaneler. Bu kuyu tipi hapishanelere karşı 100 gün süresiz açlık grevi yaptım. Hala kuyu tipi hapishanelere karşı açlık grevleri devam ediyor. Buradan tahliye olduktan sonra da belgesel için röportajlarımızla nihayetinde tüm baskılara, gözaltılara, tutuklama terörüne ve kuyu tipi hapishanelere rağmen belgeselimizi tamamladık.”

    “HALKIMIZI DEPREM BELGESELİMİZİ SAHİPLENMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    2 Şubat’ta belgeselin gösterimini Hatay Samandağ’da yaptıklarını söyleyen Yakut, “Daha sonra da Hatay’da yine Antakya, Samandağ ve Dörtyol’da gösterimler yaptık. İstanbul, Ankara ve İzmir’de gösterimler oldu. Aynı zamanda Avrupa’da Almanya, Belçika, İsviçre ve Avusturya’da gösterimler oldu. ‘Beton Sizin Vatan Bizim’ belgeselinde aslında bir şey anlatmıyoruz, her şeyi depremzede halk anlatıyor. Biz çekimleri depremin onuncu ayında yaptık ancak depremin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen aynı sorunlar devam ediyor. O yüzden belgeselimiz de güncelliğini koruyor. Belgeseller gerçekleri, nedenlerini, sonuçlarını tarihe not düşmek, bunları belgelemek için yapılır ve Beton Sizin Vatan Bizim Belgeseli de aslında 6 Şubat depremlerinde en çok yıkımın olduğu Hatay ilinde depremzedelerin depremi anlattığı bir belgesel ve bunu biz ülkemizde, Avrupa’da ve tüm dünyada izletmek istiyoruz. Aynı zamanda Beton Sizin Vatan Bizim belgeselimizi herkesi izlemeye, izletmeye, gösterimlerine katılmaya çağırıyoruz. Belgesel festivallerine, yarışmalarına da katılacağız. Tüm halkımızı deprem belgeselimizi sahiplenmeye çağırıyoruz” diye konuştu.

    Cihan BERK/HATAY

  • ‘Güneş, su, hava, insan yüzü, insan sesi yok; kuyu tipi hapishaneler kapatılsın’-VİDEO

    ‘Güneş, su, hava, insan yüzü, insan sesi yok; kuyu tipi hapishaneler kapatılsın’-VİDEO

    PİRHA-Halil Yakut, kuyu tipi Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde yaşadığı işkenceler, hak ihlalleri ve başka bir hapishaneye sevk olmak talebiyle yaptığı açlık grevinin 100. gününde tahliye oldu. Yeni yapılan kuyu tipi hapishanelerde hiç kimsenin kalamayacağını vurgulayan Yakut, “Yeni yapılan yüksek güvenlikli hapishaneler kuyuyu, tabutu andırıyor. Beş adımlık bir hücrede güneş, su, hava, insan yüzü, insan sesi yok. Yeni tip hapishaneler emperyalizmin devrimci tutsakları teslim almaya yönelik bir politikası” dedi.

    “S Tipi”, “Y Tipi” ve “Yüksek Güvenlikli” adı altında 2021 yılından itibaren hayata geçirilen, gerek mimari yapısı gerekse de uygulamaları nedeniyle insan hakları savunucuları tarafından “kuyu tipi” olarak nitelendirilen hapishanelerdeki hak ihlalleri, devrimci tutuklulara yönelik işkenceler, günden güne artarak sürüyor.

    Şubat ayında tutuklanan ve Silivri Hapishanesi’nde tutulan Halil Yakut, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’ne sürgün edilmişti. Yakut, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde yaşadığı işkenceler, hak ihlalleri ve kuyu tipi olmayan bir hapishaneye sevk olmak talebiyle başladığı açlık grevinin 100. gününde 25 Temmuz’da tahliye oldu.

    Halil Yakut, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde yaşadıklarını PİRHA’ya anlattı.

    “YENİ YAPILAN HAPİSHANELERDE TUTSAKLARA TECRİT UYGULANIYOR”

    Yeni yapılan yüksek güvenlikli hapishanelerin kuyuyu, tabutu andırdığını belirten Halil Yakut, “Bu hapishanelerde beş adımlık tek kişilik hücrelere kapatıyorlar sizi. Hücrelerde bir tane pencere var o pencerede tel örgülerle kapatılmış. Aynı zamanda hücrelerin kendilerine ait havalandırması da yok, günde sadece 1 saat havalandırmaya çıkarılıyorsunuz. Sürekli su kesintileri oluyor bazen 2-3 gün su gelmiyor. Güneşin vurmadığı, suyun akmadığı, havanın girmediği bir tabuta kapatıyorlar aslında sizi. Dilekçelerimiz işleme sokulmuyor, mektuplarımız engelleniyor, suç duyurularımıza cevap verilmiyor, hapishane savcısı hiçbir şekilde bizimle görüşmüyor. Yeni yapılan hapishanelerde tutsaklara tecrit uygulanıyor ve Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishanesi’nde bulunan Grup Yorum emekçileri Rezzan Şengül, Vedat Doğan ve ben bu insanlık dışı uygulamalara karşı süresiz açlık grevine başladık. Ben açlık grevimin 100. gününde tahliye oldum. Rezzan Şengül 140, Vedat Doğan ise 135 gündür açlık grevini sürdürüyor” diye belirtti.

    “BİZE DÜŞMANCA YAKLAŞTILAR, ALMAMIZ GEREKEN B VİTAMİNİNİ ALAMADIK”

    Türk Tabipler Birliği’nin ve diğer tabip örgütlerinin belirttiği gibi açlık grevinde günde 500 miligram alınması gereken B vitaminin hapishanede kendilerine verilmediğini ifade eden Yakut, şunları kaydetti:

    “Bize sürekli düşmanca yaklaştılar, biz almamız gereken B vitaminini almadığımız için açlık grevindeki etkileri daha erken bir şekilde hissettik ve daha fazla sağlık sorunları yaşadık. Ben de sürekli baş dönmeleri, baş ağrıları, denge kaybı oluyordu. Rezzan Şengül sürekli kalp çarpıntıları yaşıyor, Vedat Doğan ise yüz mimiklerini kontrol edemiyor ve sol kulağı duymuyor. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishane idaresi, Adalet Bakanlığı ve savcılıkla bir olmuş arkadaşlarımızı öldürmeye çalışıyor. Arkadaşlarımız kuyu tipi hapishanelerin dışında başka bir hapishaneye sevk olma talebiyle açlık grevindeler. Başka bir hapishaneye sevk olma talebi gayet makul, karşılanabilir bir talep. Ancak şu anda arkadaşlarımız kırk kilolara kadar düştü ve sağlık durumları çok kritik. Şu anda Adalet Bakanlığı arkadaşlarımızın ölmesini izliyor. Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishane idaresi de suç işlemeye devam ediyor. Adalet Bakanlığı, Rezzan Şengül ve Vedat Doğan’ın sağlıklarının gayet iyi olduğu şeklinde yanıt veriyor ve yalan söylüyor. Bu yalanı söyleyerek aslında hem suç işliyorlar hem de görevlerini kötüye kullanıyorlar. Arkadaşlarımızı kasten öldürmeye çalışıyorlar şu anda.”

    “KUYU TİPİ HAPİSHANELERDE GÜNEŞ, SU, HAVA, İNSAN YÜZÜ, İNSAN SESİ YOK”

    Yeni yapılan hapishanelerde hiç kimsenin kalamayacağını vurgulayan Halil Yakut, “Çünkü hiçbir insana uygun değil, bir tabuta atıyorlar. Beş adımlık bir hücrede güneş, su, hava, insan yüzü, insan sesi yok. Yeni tip hapishaneler emperyalizmin devrimci tutsakları teslim almaya yönelik bir politikası. Devlet, aslında halka da gözdağı veriyor. Adalet mücadelesi verirseniz, açlığa ve yoksulluğa karşı mücadele ederseniz sizleri de böyle kuyulara atarım diyor. O yüzden bugün herkes kuyu tipi hapishanelere karşı yapılan ölüm oruçlarına, süresiz açlık grevine ses vermeli. Çünkü bugün kuyu tipi hapishanelere karşı çıkmazsak yarın kendine aydın, demokrat, solcu diyen herkes bu hapishanelere atılacaklar. Halkı teslim almaya yönelik kurulan ve insanlık dışı uygulamaların olduğu kuyu tipi hapishaneler kapatılmalı” diye konuştu.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Antakya’ya yardıma giden gençler isyan etti: Hala devlet buraya gelmedi, yaşananlar katliamdır -VİDEO

    Antakya’ya yardıma giden gençler isyan etti: Hala devlet buraya gelmedi, yaşananlar katliamdır -VİDEO

    PİRHA- Yaşanan depremlerin ardından kendi imkanlarıyla bölgeye yardıma giden gençler, “Genel olarak plansız, programsız bir durum var. Isınma, barınma ve beslenme sorunu yaşanıyor. Birçok ilden insan buraya yardım için geldi ama devlet gelemedi. Bu yaşananlar açık bir katliamdır. Hükümet suçludur” dedi. 

    Yaşanan depremlerin ardından bölgeye duyarlı birçok insan gitti. Devletin gerekli ve yeterli yardımı yapmadığını söyleyen yurttaşlar birbirinin yarasını sarmaya çalışıyor.

    Depremin en çok vurduğu yerlerden biri olan Antakya’ya yardıma giden gençler yaşadıklarını ve tanık olduklarını anlattı. Gençler bölgede özellikle ısınma, barınma ve beslenme sorunu olduğunu söyledi.

    “BİRÇOK İLDEN GÖNÜLLÜ İNSAN KENDİ İMKANLARIYLA BURAYA YARDIMA GELDİ”

    Gençlerden Halil Yakut izlenimlerine dair şunları paylaştı:

    “Bizler depremin ikinci gününden bu yana Antakya’dayız. Biz buraya geldiğimizde burada hiçbir yardım yoktu, ta ki üçüncü günün başına kadar. Hiçbir arama kurtarma ekibi, devletin tek bir yetkilisi yoktu. İnsanlar enkaz altında, göçük altında kalmışlar. Yakınlarını kaybeden insanlar perişan haldelerdi. Yağmur yağmıştı, çok kötü durumdalardı. Çadır yoktu. İnsanlar sokaklarda ısınmak için ateş yakmışlardı. İkinci günün sonundan itibaren buraya gönüllü insanlar geldiler. Türkiye’nin birçok ilinden insan buraya yardım için kendi imkanları ile geldi. Burada düne kadar devletin tek bir yetkilisi yoktu. Buraya gönüllü gelenler gıda yardımı, giyecek yardımı getirdiler. Buradaki insanlara onları dağıttılar.

    “CİDDİ ŞEKİLDE YARDIMLAŞMA, DAYANIŞMA VE ORGANİZASYON SORUNU YAŞANIYOR”

    Hala ciddi bir ısınma sorunu var. Bugün itibarıyla çok az sayıda çadır getirip yaptılar. Ancak bu yeterli değil. Gıda yardımı her yere ulaşmıyor. Sadece şehir merkezlerine bu yardımlar getirilmiş. Arka sokaklara, merkeze uzak yerlere ulaşmakta çok zorluklar yaşanıyor. Plansız programsız bir durum söz konusu. Depremin dördüncü gününde AFAD’dan çok az sayıda kişi geldi. Bunlar çok yetersiz kalıyor. Burada insanlar gönüllü olarak enkazlarda çalışıyorlar ama onlar da bir yere kadar iş yapabiliyorlar.

    “ANTAKYA DÜMDÜZ OLMUŞ, HARİTADAN SİLİNMİŞ DURUMDA”

    Genel olarak insanların durumu burada çok kötü. Isınma, beslenme sorunu var. Geceleri eksilere iniyor burada hava. Ciddi bir yardım, dayanışma ve organizasyon sorunu var. Bakan Murat Kurum açıklama yaptı ve AFAD’ın dışındaki hiçbir yardıma izin vermeyeceklerini söyledi. AFAD’ın dışında hiçbir koordineye izin verilmezse burada hiçbir şey yok demektir. Çünkü Antakya dümdüz olmuş durumda, haritadan silinmiş durumda. Hiçbir evde, binada kalınabilecek bir durum yok.

    “BU YAŞANANLAR AÇIKÇA KATLİAMDIR, HÜKÜMET SUÇLUDUR”

    Biz buraya geldik, ülkenin dört bir yanından insanlar geldi ama devlet buraya gelemedi. Japonya’dan, Yunanistan’dan kurtarma ekipleri geldi ama devlet gelemedi. Devlet 50 bin kişiyle Suriye’ye sınır ötesi operasyonlar yapıyor ama Antakya’ya giremedi devlet. Aslında giremedi değil girmedi. Hükümet suçludur. Suçlu olduklarını bildikleri için interneti kestiler, suçlu oldukları için buraya gelemiyorlar, suçlu oldukları için buradaki gazetecileri gözaltına alıyorlar, burada yaşananların anlatılmasını istemiyorlar. Deprem uzmanları yıllar öncesinden açıklamalar yaptı. Hatay için Maraş için yıllardır uyarılar yaptılar. Bu yıkımları engellemek için projelerde sunmuşlar ama hükümet bunları dikkate almamış. Bu açıkça bir katliamdır. Burada Elektrik Mahallesi’nde göçük altında 3 kişi var ve dördüncü günde hala oraya bir yardım gitmedi. Böyle çok yer var yardım gitmeyen.”

    Melis CİDDİOĞLU/PİRHA