Etiket: halk buluşması

  • Bakırhan: Meclis Komisyonu artık dinleme işini bırakıp Abdullah Öcalan ile görüşmelidir-VİDEO

    Bakırhan: Meclis Komisyonu artık dinleme işini bırakıp Abdullah Öcalan ile görüşmelidir-VİDEO

    PİRHA-Bingöl’de yapılan halk toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Bu süreci sadece biz götüremeyiz bu süreç Türkiye’de yaşayan bütün halkların sürecidir. Meclis Komisyonu artık dinleme işini bırakıp Abdullah Öcalan ile görüşmelidir. Bu yüzden bu süreç sadece Kürtleri değil 86 milyonu rahatlatacak” dedi.

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan’ın katılımıyla Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları kapsamında Bingöl’de halk toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıya DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü ve Dersim Milletvekili Ayten Kordu, yerine kayyım atanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Birsen Orhan, DEM Parti Kültür Komisyonu Eş Sözcüsü Cemile Turhallı ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “BU SÜREÇ SADECE KÜRTLERİ DEĞİL 86 MİLYONU RAHATLATACAK”

    Türkiye’nin demokrasiye kavuşmasının DEM Parti ile olacağını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Tarihi bir süreçten geçiyoruz. Yüzyıldır bu ülkede isyanlarla, katliamlarla, bu ülkenin ekonomisini emmiş bir meseleyi konuşuyoruz. Bin yıllardır bu topraklarda yaşayan ama bugün hak ettiği haklara sahip olmayan Kürtler bugün haklı mücadelesini sürdürüp mücadelesini sürdürüyor. Halkımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Eğer sizin direnişiniz olmasaydı ne masa olurdu ne de Kürt halkı konuşulurdu. Bizler de demokratik haklarımızın mücadelesi için masada konuşacağız. Kürt var ama hukuku yok. Eğer Kürt kimliği varsa Kürt’ün de hukuku da olmalı. Yeterince gözyaşı birikti şimdi artık hasretleri sona erdirip cumhuriyeti demokratikleştirip eşit yurttaş olmak zorundayız. Bu mesele çözülürse hem siyasi hem de ekonomik olarak daha iyi bir ülkeye dönüşeceğiz. Eğer başarabilirsek emin olun güzel günlere ulaşmak mümkündür. Bu mesele çözülmediği için Türkiye’de ciddi bir çürüme var. Bu süreci sadece biz götüremeyiz bu süreç Türkiye’de yaşayan bütün halkların sürecidir. Meclis Komisyonu artık dinleme işini bırakıp Abdullah Öcalan ile görüşmelidir. Bu yüzden bu süreç sadece Kürtleri değil 86 milyonu rahatlatacak” dedi.

    PİRHA/BİNGÖL

  • Tülay Hatimoğulları: Komisyonun Abdullah Öcalan ile görüşmesi gerekiyor-VİDEO

    Tülay Hatimoğulları: Komisyonun Abdullah Öcalan ile görüşmesi gerekiyor-VİDEO

    PİRHA-İzmir’deki “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamındaki programda konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Ağır bedeller ödedik, ödüyoruz ve ödemeye de devam ederiz. Yeter ki bu ülkeye onurlu bir barış gelsin. Yeter ki Kürt sorunu demokratik ve barışçıl yollarla çözülsün” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir İl Örgütü, Tepekule Kongre Merkezi Akdeniz Salonu’nda “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamında halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı. 

    “BARIŞ, ALTIN TEPSİDE SUNULMAYACAK”

    Türkiye’deki her kesimle bir araya gelip barışı konuştuklarını belirten Tülay Hatimoğulları, “Barış bize altın tepsiyle sunulmayacak. Hiç kimse durup dururken gelin barışalım demeyeceğine göre bize, Türkiye ve Ortadoğu’daki, özellikle Suriye’deki gelişmelerin bir dayatması sonucu Kürt sorunun çözümüyle ilgili bir stratejik değişikliğe gidiyorsa bu devlet, bu savaşın ve çatışmanın diğer bir kesimi olan PKK ise Kürt halkıysa bir bunun tarafı, masaya oturmalı, konuşmalı ve Türkiye’deki bütün demokrasi güçleri, demokratikleşmenin önünün açılması için, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesine azami katkıyı hep birlikte nasıl gösterebiliriz, barışı nasıl toplumsallaştırabiliriz diye çok ciddi ve derin bir şekilde müzakere ettik” dedi.

    “KOMİSYON, ABDULLAH ÖCALAN İLE GÖRÜŞMELİ”

    Komisyonun Abdullah Öcalan ile görüşmesi gerektiğini ifade eden Tülay Hatimoğulları, “Abdullah Öcalan, bu sürecin sadece baş müzakerecisi değil aynı zamanda bu sürecin baş aktörüdür. Bu nedenle kendisiyle bu komisyonun acil bir biçimde görüşmenin altını buradan bir kez daha çiziyoruz. Yine bu komisyonun hazırlaması gereken öneri taslakları şunlar olmalı; PKK’lileri kapsayacak bir özel yasa çıkarılmalı. Silahlarını yakan insanların, Türkiye’ye gelip demokratik siyasete katılımlarının önünü açacak bir özel yasa çıkmalı. İkincisi de infaz yasası. Biliyorsunuz, siyasi tutsakların çoğu tırnak içerisinde terör yaftasıyla tutuklandıkları ve ceza aldıkları için onların infazları uzun sürüyor. Dolayısıyla bizler infaz yasasının acil bir biçimde gündeme gelmesi ve cezaevinde haksız ve hukuksuz yere yatan, binlerce siyasi tutsağın özgürlüğünü talep ediyoruz.

    “BARIŞA YÜREKTEN İNANIYORUZ”

    Barışa yürekten inandıklarını vurgulayan Hatimoğulları, “Ağır bedeller ödedik, ödüyoruz ve ödemeye de devam ederiz. Yeter ki bu ülkeye onurlu bir barış gelsin. Yeter ki Kürt sorunu demokratik ve barışçıl yollarla çözülsün. Yeter ki kadınlar bu ülkede katledilmesin, özgürce yaşayabilsin. Bu ülkede ve Suriye’de kazanılmış haklarımızı, kadınlar olarak hiç kimseye yedirmedik, yedirmeyeceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • Tülay Hatimoğulları: Barış dışında hiçbir yolumuz yok-VİDEO

    Tülay Hatimoğulları: Barış dışında hiçbir yolumuz yok-VİDEO

    PİRHA- Adana’daki halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Komisyon zaman kaybetmeden Sayın Abdullah Öcalan’la acilen görüşmelidir” dedi. Hatimoğulları, ayrıca barışın kalıcılaştırılmasının önemine vurgu yaptı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamında Adana’da halk buluşması gerçekleştirdi.

    DEM Parti Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları’nın katıldığı buluşma, Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Saygı duruşundan sonra “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları”nı konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “TARİHİ TANIKLIĞI YAŞAMIŞ OLMAKTAN BÜYÜK BİR ONUR DUYUYORUM”

    “Bugün burada, bu salonda oturan siz değerli halklarımız, bu mücadelede en çok bedel ödeyen kesimler oldunuz”diyen Tülay Hatimoğullları, şunları belirtti:

    “Başta Barış Anneleri olmak üzere çocukları katledilen, acı çeken, hapishanelerde olan sizler; köyleri yakıldığı için Çukurova’ya göç etmek zorunda kalan siz değerli Kürt aileleri. Gerçekten tarih boyunca çok bedeller ödediniz. Barış Anneleri’ne buradan sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Çünkü onlar verdikleri ağır bedellere rağmen ‘barış’ demekten asla vazgeçmediler. Bugün barışı konuşabiliyorsak, bugün İmralı’dan bu çağrı gerçekleştiyse bilmeliyiz ki bunda analarımızın beyaz tülbentleriyle yıllardır sürdürdükleri mücadelenin çok büyük bir önemi vardır.

    1 Ekim’den bu yana Türkiye’de yeni bir süreç var. 27 Şubat’ta Sayın Abdullah Öcalan’ın yaptığı ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı, bu süreç açısından büyük bir öneme sahiptir. İmralı Heyeti’nde ben de vardım. Saatlerce süren görüşmemizde Sayın Öcalan, bu çağrıyı neden yaptığını, bu çağrının tarihi önemini, toplumun tamamıyla paylaşılmasının ve sabitlenmesinin ne kadar önemli olduğunu özellikle vurguladı. Bizler bunu bizzat dinledik, tanığı olduk. Bu önemli tarihi tanıklığı yaşamış olmaktan büyük bir onur duyuyorum. PKK kongresini gerçekleştirdi ve bir karar aldı. Burada bir şeyleri bitirmek değil, tam tersine demokratik mücadelenin yasal ve hukuki zeminde haklarımızın kabul edilmesi için vereceğimiz mücadelenin çok önemli olduğunu söylediler. Bugüne kadar ‘Kürt halkı yoktur, Kürtçe diye bir dil yoktur, sadece Türk vardır’ diyenler, gelinen noktada Türkiye’de verilen demokratik mücadeleyle çok önemli bir seviyeye gelindiğini kabul etmek zorunda kaldılar.”

    “TEMEL DERDİMİZ BARIŞI KALICILAŞTIRMAKTIR”

    Abdullah Öcalan’ın özellikle barışı kalıcılaştırmayı vurguladığını belirten Hatimoğulları,“’Sayın Öcalan, ‘Şimdi sıra, siyasi ve hukuki zeminde Kürt sorununun çözülmesindedir’ dedi. Demokratik olmayan bir Türkiye’de, Kürt de, Arap da, Ermeni de, Laz da, Çerkes de hiçbir halk hakkını alamaz. Hiçbir barış kalıcı olamaz. Geçici barış süreçleri olabilir ama bizim bu süreçteki temel derdimiz, Sayın Öcalan’ın özellikle vurguladığı gibi barışı kalıcılaştırmaktır. Bunun için de Türkiye’nin topyekûn bir demokratikleşme sürecine girmesi şarttır. Yine çok defa kendisinin ifade ettiği gibi bu çağrı, aynı zamanda Türkiye’nin emekçilerine, yoksullarına, işçilerine, emeklilerine yöneliktir. Biliyorsunuz, şu anda toplu sözleşme görüşmeleri var. Hangi kesimden olursa olsun tüm emekçiler tek yürek oldu; eylemlerde, alanlarda birlikte yürüdü ve biz buradan, Adana’nın Çukurova’nın sarı sıcağından, toplu iş sözleşmesi sürecinde alanları ve meydanları dolduran, grevleriyle Türkiye’de en önemli adımları atan kamu emekçilerine selamlarımızı iletiyoruz”dedi.

    “BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISI’NIN EN ÖNEMLİ ÖZNESİ KADINLARDIR”

    “‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın en önemli öznesi kadınlardır” diye vurgulayan Tülay Hatimoğulları şunları kaydetti:

    “Sayın Öcalan görüşmedeki her konuşmasında kadın özgürlüğüne vurgu yaptı. Savaş ve çatışmaların en ağır bedelini kadınlar ödüyor. Adana’dan baktığımızda çok iyi görüyoruz. Ne yazık ki kadın cinayetlerinin en çok yaşandığı kentlerden biri burasıdır. Kadınların en ağır bedelleri ödediği kentlerden biri yine burası. Diyoruz ki; barışın ve demokratikleşmenin öncüsü kadınlar olacak. ‘Jin, jiyan, azadî’ diyerek mücadele etmeye devam edeceğiz. ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı daha önce köylerdeki konuşmalarımızda, halk toplantılarında, demokrasi güçleriyle, emek-meslek örgütleriyle, kadın hareketiyle, insan hakları savunucularıyla, doğa savunucularıyla, her kesimle yaptığımız görüşmelerde çokça ifade ettik. Bütün siyasal ve toplumsal alanlarda, bütün dinamiklere, bütün çevrelere düşen en temel görev; hep birlikte barışı kendi kulvarlarımızdan, kendi cümlelerimizle, kendi özgünlüğümüzle yükseltmektir. Bizlere düşen en önemli görev, bu seslerin birleşerek güçlü bir biçimde toplumsal bir örgütlülüğe evrilmesi, kalıcı çözümler üretecek bir güce dönüşmesidir. İşte bu nedenle bu döneme ‘örgütlenme, dönüştürme ve yepyeni bir inşa süreci’ diyoruz.

    CHP’YE YÖNELİK OPERASYONLARA TEPKİ

    Bugün Türkiye’nin önceki dönemlerde de acısını çokça yaşadığımız baskıcı zihniyetini görüyoruz. Yerel yönetimlere operasyonlar yapılması, seçilmişlere el çektirilmesi, milletvekillerinin gözaltına alınması, tutuklanması, dokunulmazlıklarının kaldırılması. Bizler bunun acısını yüreğimizin derinliklerinde hisseden bir partiyiz. Ama bütün bu baskılara karşı yılmadık, boyun eğmedik, mücadele ettik; dimdik ayakta kalarak bugüne geldik. Şimdi benzer operasyonlar, ana muhalefet partisinin belediyelerine yönelmiş durumda. Burada, Adana’da bulunduğumuz kentte, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Zeydan Karalar dahil olmak üzere iki ilçe belediye başkanı şu anda tutuklu. Türkiye genelinde de çok sayıda belediye başkanı tutuklu. Bizler bu konudaki tutumumuzu her yerde apaçık ifade ettik. Diyarbakır’da demokrasiye sahip çıkıyorsak, İstanbul’da da baskıya karşı çıkmak görevimizdir. Bu operasyonların bir an önce durdurulması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından çok önemlidir. Çünkü bu operasyonlar süreci sabote etmektedir. Türkiye nüfusunun yarısının temsil edildiği muhalefetin bu sürece adapte olmasının önünde engel teşkil etmektedir.

    “BARIŞ HERKES TARAFINDAN KABUL EDİLMELİDİR”

    ‘Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ partiler üstü bir meseledir. Bizim en temel yaklaşımımız şudur; barış toplumsallaşmalı, barış herkes tarafından kabul edilmelidir. Bu süreç A partisi, B partisi ya da C partisi meselesi değildir. Siyasi partileri aşan bir süreçtir. Türkiye’nin yüz yıllık sorununu çözmeye talip olduğumuz bir süreçtir. O yüzden iktidara, devlete, muhalefete ve bütün kesimlere çağrımızdır; Mecliste bir komisyon oluşturulsun. Hangi partinin mensubu olduğuna bakılmaksızın bütün belediyeler incelensin. Eğer gerçekten bir yolsuzluk varsa açığa çıkarılsın. Ama bu bütün belediyeler için yapılmalıdır. Muhalefet belediyelerini hedef almak Türkiye demokrasisine, barış ve demokratik toplum sürecine zarar vermektedir. Bundan derhal vazgeçilmelidir. Örneğin, AİHM kararlarının uygulanması; Sevgili Can Atalay’ın serbest bırakılması, Osman Kavala’nın, Figen Yüksekdağ’ın, sevgili Selahattin Demirtaş’ın özgürlüğüne kavuşması sağlanmalıdır. Bilinmelidir ki bu adımlar sürecin ruhuna, sürecin tarihsel önemine hizmet edecek adımlardır.

    “KOMİSYON ÖCALAN İLE GÖRÜŞMELİ”

    Devletin bu sürece adım atmasının en temel nedenlerinden biri; bölgedeki gelişmeler olduğunu hepimiz görüyoruz. Hele ki Birleşmiş Milletler Gazze için kıtlık ilan etmişken, İsrail Gazze’yi bütünüyle ele geçirmek üzere çok ciddi bir askeri hazırlık içindeyken, Türkiye’nin kendi iç barışını kurması, demokrasisini inşa etmesi ve tahkim etmesi hem içeride hem bölgede kritik öneme sahiptir. Bu komisyon, dünya, bölge ve iç siyaseti birlikte değerlendirerek sorumluluğunun farkında olmalı, somut adımları zamana yaymadan atmalıdır. Hiç kimse bu süreci oyalama zemini haline getirmemelidir. Toplumun bu komisyondan beklentileri büyüktür ve bu beklentilerin karşılanması acildir. Halk toplantılarında yurttaşlarımızın bize yönelttiği sorular hep aynıdır: ‘Barış gerçekten sağlanacak mı? İktidar bu konuda samimi mi? Somut adımlar atılacak mı? Barış kalıcı olacak mı? Kürtler ve bu ülkede yaşayan bütün halklar ile inançlar, kendilerini demokratik bir ülkede eşit yurttaş olarak hissedebilecek mi?’ Bunlar sadece bizim değil, halkın en temel sorularıdır. Bu sorulara güçlü, net yanıtlar vermek siyaset kurumunun ve devletin bütün mekanizmalarının sorumluluğudur. Bir aydır Sayın Abdullah Öcalan’la hiçbir görüşme gerçekleşmedi. Oysa toplumun beklentisi, sistematik görüşmelerin yapılması, Sayın Öcalan’ın özgürce çalışabileceği ve düşüncelerini paylaşabileceği koşulların oluşturulmasıydı. Bu hala gerçekleşmedi. Sayın Öcalan’ın özgür çalışabileceği, özgürce ifade edebileceği koşullar acilen sağlanmalıdır. Aydınların, yazarların, gazetecilerin, sanatçıların, hukukçuların ve siyasetçilerin ortak talebi budur. Oluşturulan komisyon, zaman kaybetmeden Sayın Abdullah Öcalan’la acilen görüşmelidir. Kendisi, görüşmelerin başladığı ilk andan itibaren parlamentoda böyle bir komisyonun kurulmasının önemini vurgulamıştır.

    “CESUR OLALIM”

    Çözüm süreçlerinin başarıya ulaşmasında baş müzakereciyle yürütülen şeffaf ve doğrudan görüşmeler kritik önemdedir. Türkiye’de de bu sürecin muhatabı ve baş müzakerecisi Sayın Öcalan’dır. Öcalan ile görüşülmemesi veya görüşmelerin geciktirilmesi sürecin tıkanması demektir. Bu da, Türkiye halklarının istemeyeceği bir durumdur. O nedenle bu görüşmeler derhal başlatılmalıdır. Sayın Bahçeli, yaptığı bir konuşmada ‘Öcalan gelsin, Meclis’te konuşsun’ demişti. İşte şimdi tam da toplumun beklediği şey budur. Açık, şeffaf, çözüm odaklı bir süreç. Toplumun komisyondan beklentileri büyüktür. Bu beklentilerin başında da demokratik entegrasyon yasaları, özgürlük yasaları, infaz yasasının yeniden düzenlenmesi ve özel bir barış yasasının çıkarılması gelmektedir. Bütün bunlar acilen bu komisyonun gündemine alınmalıdır. İktidarıyla, devletiyle, muhalefetiyle bu süreçte ezber bozalım. Cesur olalım. Hep birlikte büyük barışa ikna olalım. Çünkü barış dışında hiçbir yolumuz yoktur. Bu topraklarda barışı kuracağız. Buna, mücadelemize olan inancımızdan dolayı inanıyoruz. Toplumun iradesine, sabrına ve gücüne olan inancımızdan dolayı inanıyoruz ve bütün kesimlerin bu duygularla hareket etmesini önemsiyoruz.

    “BARIŞ MÜCADELESİNİN SİMGESİ OLAN ANNELER KENDİ ANA DİLLERİNDE KONUŞAMIYOR”

    Kürt sorununun barışçıl çözümü için bir komisyon kuruluyor, ancak barış mücadelesinin simgesi olan anneler kendi ana dillerinde konuşamıyor ve Türkçe konuşmaya zorlanıyorlar. Bu kabul edilemez ve iyi niyet göstergesiyle bağdaşmaz. Komisyon derhal bu yanlıştan dönmelidir. Muhalefetin bu süreçte her pozisyonda yer almasını ve toplumsal barış sürecini güçlendirmesini çok önemsiyoruz. Çünkü barış herkese kazandırır, barış kimseye zarar vermez. Bu süreç sadece Ankara’da ya da İmralı’da yürütülen görüşmelerden ibaret değildir. Biz ne kadar çok toplantı yaparsak, bu düşünceleri işçilere, emekçilere, kadınlara, gençlere, Alevilere, Hristiyanlara, toplumun her kesimine ne kadar çok ulaştırırsak, mücadelemiz o kadar güçlü olur. Unutmayalım; halkla buluştuğumuz oranda bu süreci kalıcılaştırabiliriz. Bu dönem yeni bir dönemdir. Yepyeni bir değişim ve dönüşüm dönemindeyiz. Fikrimizle, emeğimizle, çalışmalarımızla atak yapmamız gereken bir dönemdir. Yaşar Kemal’in dediği gibi, ‘Her bahar bir gül bahçesidir.’ Adana bunun en güzel örneğidir. Bizler halkların kardeşliğini büyüterek, bunu yönetim sistemine dönüştürerek başarabiliriz. Bu bizim zenginliğimizdir. Çeşitliliğimiz bizi zayıflatmaz, bilakis güçlendirir. Bu inançla, bu umutla mücadeleye devam edeceğiz. Mutlaka ve mutlaka barış kazanacak. Mutlaka ve mutlaka demokratik toplumu ve demokratik cumhuriyeti siz değerli halklarımızla birlikte inşa edeceğiz.”

    Tülay Hatimoğulları’nın konuşmasının ardından etkinlik basına kapalı devam etti.

    PİRHA/ADANA

     

  • Maraş’ta halk buluşması: Herkesin çözüm için sorumluluk alması gerekiyor

    Maraş’ta halk buluşması: Herkesin çözüm için sorumluluk alması gerekiyor

    PİRHA-Maraş’ın Pazarcık ilçesinde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin halk buluşması gerçekleştirildi. Kürt sorunun tüm sorunların kaynağı olduğunu belirten DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kürtlere dönük baskı ve zulüm ülkedeki diğer toplumsal kesimlerin de baskıyla karşı karşıya kalmasına neden oldu. Herkesin çözüm için sorumluluk alması gerekiyor” dedi.

     

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Maraş il ve Pazarcık ilçe örgütü, Pazarcık’taki bir düğün salonunda halk buluşması gerçekleştirdi. “Kadın cinayetleri politiktir”, “Jin Jiyan azadî” ve “Barış hemen şimdi” pankartlarının asıldığı buluşmaya, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıççgün Uçar ve çok sayıda kişi katıldı.

    “KALICI BİR BARIŞ SADECE KÜRT HALKI ÜZERİNDEN TARİFLENEMEZ”

    Demokrasinin temelinin Kürdistan’da atılacağını belirten DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla yeni bir dönemi konuşmaya başladık. Kürt halkının varlığı, verdiği mücadele sayesinde hiçbir yerde inkar edilemeyecek düzeydedir. Bu saatten sonra Kürt halkının varlığı değil, özgürlüğü tartışma konusudur. Kürt sorunun toplumsal tüm sorunların kaynağıdır. Demokratik bir gelecek ve kalıcı bir barış sadece Kürt halkı üzerinden tariflenemez. Kürt halkının karşı karşıya bırakıldığı bütün politikalar Türkiye’de yaşayan herkesi bu kadar etkiliyorsa bugün kimse ‘Kürt sorunundan bana ne, bu ülkede Kürt sorunu yoktur’ diyemez” dedi.

    “TOPLUMSAL BÜTÜN KESİMLERİN, GÜVENİNİ KAZANACAK ADIMLARIN ATILMASI GEREKİYOR”

    Meclis’te süreçle ilgili kurulan komisyonun tarihi bir sorumluğu olduğuna vurgu yapan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “En önemli görevlerinden biri de cesaret. Komisyon yasal düzenleme, hukuk ve adalet taleplerine dair toplumsal bütün kesimlerin güvenini kazanacak adımlar atması gerekir. Elbette komisyon tek başına bu sorunları çözemez. Çözümün bir ayağıdır ama en güçlü ayağı bizleriz. Kürtlere dönük baskı ve zulüm ülkedeki diğer toplumsal kesimlerin de baskıyla karşı karşıya kalmasına neden oldu. Ulus devlet, Kürtlere terörist, kadınlara iffetsiz, Alevilerin inançları makbul değil dedi ve hepsini dizayn etmeye çalıştı. Aleviler devletin Alevisi olsun istiyorlar, Aleviler hiçbir devletin Alevisi olmadı” diye belirtti.

    Halk buluşması, sanatçı Ömer Arın’ın sahne alması ve çekilen halayların ardından son buldu.

    (HABER MERKEZİ)

  • DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Kürtler ve Aleviler olarak özgür yaşamak istiyoruz-VİDEO

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Kürtler ve Aleviler olarak özgür yaşamak istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Antakya’da halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Suriye’de rejim değişti ama o rejim Kürtleri kapsamadan demokratik bir rejim olmaz, Alevileri tehdit ederek, katlederek orada demokratik rejim oluşturamazsınız. Bütün kimliklerin ve inançların beraber, eşit ve demokratik ortamda yaşamaları Suriye’yi huzurlu bir zemine kavuşturabilir. Aksi halde 100 yıllık çatışmalar devam edecektir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, DEM Parti Hatay İl binası önünde düzenlenen halk buluşmasa katıldı. Buluşmaya sivil toplum örgütü temsilcileri de dahil oldu.

    HALKLARIN KİMLİK MÜCADELESİ 

    MA‘da yer alan habere göre; buluşmada ilk olarak söz alan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, Ortadoğu’da yaşanan sorunların tekçi anlayışlardan kaynaklandığını belirterek, ikinci Kerbela’nın Suriye’de yaşandığını belirtti. Kete, “Tekçi zihniyetin dışında kalan kimlikler kendi kimlikleri ile yaşama mücadelesi veriyor. Uluslararası güçler tarafından Suriye halkına uluslararası kayyımlar atanıyor. Tekçi zihniyet, hangi kimliğimize vuruyorsa o kimliği büyüterek mücadele etmek zorundayız. Eğer bugün Suriye’de Alevi kimliğimize vuruluyorsa bu kimliği savunmak zorundayız. Bir olalım, iri olalım, diri olalım. Eğer bugün bu süreç Suriye’de katliama, soykırıma uğratılırsa bölgedeki selefi anlayışlar buraya da gelecek. Bu ülkeye gelip nasıl katliam yaptıklarını biz gördük. Bu çerçevede Suriye yıllardır, binlerce yılıdır rıza ülkesi olarak yaşıyor. Tüm halklar ve etnik kimlikler beraber komünal, demokratik bir modelle bugüne kadar yaşadılar. Yaşadığımız bu sorun bir sonuçtur. Kendisinden önce yaşanan iki dünya savaşının sonucudur bu üçüncü dünya savaşı. DAD adına Dersim’den Seyid Rıza’nın Düzgün Baba’nın selamlarını getirdim size. Bu zulme karşı, bu kerbelalara, bu Emevi zihniyetine karşı direnmenin tek yolu bedensel olarak, toplumsal olarak ikrarlaşmaktır” dedi.

    ‘DEMOKRATİK MÜCADELENİN YANINDAYIZ’

    Emek Partisi MYK üyesi Halil İmrek, 10 yıl önce DAİŞ’in saldırılarını hatırlatarak, bu saldırılara karşı Kuzey ve Doğu Suriye’de demokratik, komünal bir sistemin kurulduğunu belirtti. Erdoğan’ın ‘Kobanê düştü düşecek” sözlerine atıfta bulunarak, “Kobanê’nin düşmemesinin öcünü siyasetçileri tutuklayarak, kayyımlar atayarak almaya çalıştı”  dedi. İmrek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriye’de yeni bir durum ortaya çıktı. Esad yıkıldı, yerine gelen Colani yönetiminin halklara umut olmadığını biliyoruz. Kürtlerin varlıklarına saldırıyorlar, aynı zamanda Arap Alevilerinin olduğu bölgeye saldırıyorlar, katliamlar yapılıyor. Bu bakımda biz EMEP olarak başından beri, Suriye’deki yapı ancak Suriye’deki halklar tarafından belirlenmeli. Herhangi bir ayrım yapmadan demokratik bir yönetimin inşa edilmesi lazım. Kürtler ve azınlıklar hesaba alınmadan demokratik yönetim oluşamaz. Suriye’de bütün halklar demokratik bir yönetimi kendilerine inşa edebilirler, bunu Rojava’da gördük. Suriye’deki halklara selam gönderiyoruz, demokratik mücadelelerinin yanında olduğumuzu belirtiyoruz.”

    ‘ÖZERK YÖNETİM BİZE YOL GÖSTERİYOR’

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Deniz Aktaş ise emperyalist güçler ve bölge sömürgecileri eliyle Ortadoğu’da halkların zulme uğradığını vurguladı. Deniz Aktaş, “Oradaki katillerin hamileri AKP-MHP iktidarıdır. Biz bunları çok iyi tanıyoruz. Maraş, Çorum, Sivas’tan, Gazi katliamlarından tanıyoruz. Bugün aynı faşist politikaları devreye sokmaya devam ediyorlar. Aleviler, Hristiyanlar ve kadim halklar, bu saldırganlık karşısında çaresiz değildir. Bugün yanı başımızda tüm halkların birlikte özgür ve eşit yaşadığı Kuzey ve Doğu Suriye Özek Yönetim’i bize yol gösteriyor. Aleviler, Keldaniler, Hristiyanlar bu politikalar karşısında öz savunmalarını örgütlemek zorundadır. Aleviler bir olarak, birlikte olarak, mücadele ederek kurtulabilirler. Bu sesi yükseltmek bir gereklilik değil hayati önemdedir.

    ‘DÜŞEN ESAD’DIR SURİYE HALKI DEĞİLDİR’

    Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) MYK üyesi Oya Nur, Suriye’de yaşanan çatışmaların hegemonik savaşların göstergesi olduğunu ifade etti. Oya Nur, “Bir yanda cihatçılar Alevileri katlederken diğer yandan emperyalistler Suriye’de hegemonya kurmaya devam ediyorlar. Bu savaştan nemalanmaya çalışan AKP bilsin ki, düşen Esad rejimidir, Suriye halkı değildir. Sanmasınlar ki bizim mücadelemiz buradan ibarettir. Bizim mücadelemiz Türkiye halklarının, Suriye halklarının, Ortadoğu halklarının mücadelesidir, bizim mücadelemiz dünya halklarının ortak mücadelesidir. Bütün Suriye halklarının mücadelesini haykırıyor ve sesleniyoruz, savaşları engelleyecek olan halkların devrimci iradesidir” diye belirtti.

    ‘İKTİDARI, YARALARI SARMAYA DAVET EDİYORUZ’

    Sözlerine Gezi direnişinde yaşamlarını yitiren Ali İsmail Korkmaz, Abdullah Cömert, Ahmet Atakan’ı anarak başlayan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Hatay halkının iradesi olan Can Atalay şahında da cezaevindeki bütün tutsakları selamlıyorum. Hatay’ı hep beraber gördük, Hatay ciddi bir deprem felaketi yaşadı ama hala inşa edilmemiş. Büyük ekonomik rakamlar ortaya koyarak Türkiye’nin geliştiğini söyleyenler buradaki yaraları sarmakla meşgul olsalar daha iyi olacak. İnsanlar hala konteynır kentlerde yaşıyorlar. İktidarı, buradaki yaraları sarmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    HALKLARIN FARKLILIKLARI TANINMALI

    “100 yıl önce halkları suni sınırlarla ayıran ulus devletler, halkları, inançları bir arada tutamadı” açıklamasında bulunarak, Ortadoğu’daki halklara ulus devletler tarafından tekçi anlayışın dayatıldığını vurgulayan Bakırhan, tüm bu dayatmalara karşı mücadele edeceklerini belirtti. Bakırhan, “100 yıl önce Suriye’de kurmuş olduğunuz rejim tutmadı, yerine gelen yönetimin de bir önceki yönetim gibi tekçi olmaması gerekiyor. Alevilerin canına, malına kastetmemesi gerekiyor. 100 yıl önce de Kürtler Rojava’da kimliksizdi, bugün de onlara kimliksizliği dayatırsanız buna ‘hayır’ deriz. Suriye’de rejim değişti ama o rejim Kürtleri kapsamadan demokratik bir rejim olmaz, Alevileri tehdit ederek, katlederek orada demokratik rejim oluşturamazsınız. Bütün kimliklerin ve inançların beraber, eşit ve demokratik ortamda yaşamaları Suriye’yi huzurlu bir zemine kavuşturabilir. Kürtler Rojava’da DAİŞ barbarlığına karşı direnerek o topraklarda özgürce yaşıyor. Şimdi eğer yeni bir rejim gelecekse Rojava’nın, Kürtlerin statüsünü tanımak zorundandır. Halkların farklılıklarını tanımak zorundandır. Aksi halde 100 yıllık çatışmalar devam edecektir” şeklinde konuştu.

    GELİŞEN SÜREÇ ŞEFFAF OLACAK

    Savaşlara ve çatışmalara ihtiyaç olmadığını ifade eden Bakırhan, barışın bir ihtiyaç olduğunu, savaş politikalarına ve tekçi zihniyete geçit vermeyerek mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile gerçekleşen görüşmeye değinen Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Heyetimiz Sayın Öcalan’la görüştü. Hemen peşinden heyetimiz siyasi partilerle kurumlarla görüşme yaptılar. Sayın Öcalan’ın söylemiş olduklarını partilerle paylaşmaya başladılar. Türkiye’de barış sağlarsak Suriye’de de sağlayabiliriz. Barışı önemsiyoruz, kent kent dolaşıyoruz. Türkiye’nin ekonomisi Kürdün hakkını almaması için harcandı. Emekçinin yoksul kalmasının sebebi bu savaşa harcanan trilyonlarca dolarlardır. Eğer Türkiye barışı sağlayabilirse savaş giden dolarlar emekliye, emekçiye, öğrenciye, yıllardır inşa edilmeyen bu deprem bölgesine harcanabilir. Güçlü bir mücadele, irade ortaya koyarak bu iktidarı barışa çekebiliriz. Bu barış tartışmalarının yürütüldüğü süreçte sessiz kalırsak devlet, istemiş olduğu politikaları bize dayatacaktır. Bizlere büyük görevler düşüyor, bu süreçte kamuoyunu bilgilendirmeye çalışacağız, şeffaf olacağız. Sizin bildiğiniz, katıldığınız bir süreç işletilecek.”

    ‘KÜRTLER, ALEVİLER OLARAK HAMİ İSTEMİYORUZ’

    Suriye’de Alevilere yönelik saldırılara karşı iktidara seslenen Bakırhan, “Madem yeni Suriye yönetimi ile ilişkiniz var o zaman Alevilerin katledilmesini durdurun, Kürtlerin eşit yurttaş olmasını destekleyin. Aksi halde KürT’ü, Alevi’yi yok sayan bir iktidara ‘samimi değilsiniz’ deriz. Eğer samimi iseniz o yönetimle bir an önce görüşün ve halkların bir arada yaşaması için yönetime çağrıda bulunun. Madem azınlık halkların hamisisiniz, Suriye’deki yönetime bu politikaları bir kenara bırakmasını söyleyin. Kürtler, Aleviler olarak artık hami istemiyoruz, özgür yaşamak istiyoruz. Aleviler, Kürtler kendilerini güvende hissederse biz o zaman size inanırız. Suriye, Antakya gibi çok kimlikli bir ülke. Herhangi bir halkı yok sayarsanız o güzelliği yok edersiniz. 100 yıl önce suni bir şekilde oluşturulan bu anlayışa yok diyorsak bu sorumluluk hepimizin boyunun borcudur. Beraber olursak Rojava da statüye kavuşur, Aleviler de özgür yaşar, İmralı’nın kilidi açılır ve Sayın Öcalan Türkiye halkları ile bir araya gelir. Sayın Öcalan’la yapılan görüşmelerin bir çözüm sürecine evrilmesini istiyorsanız, Kürt gençleri yaşamını yitirmesin, trilyonlarca doların halka harcanmasını istiyorsanız biraz daha güçlü bir şekilde sesimizi haykırmak zorundayız. Bu mücadeleyi buraya getiren onurlu Kürt halkına, Türkiye halkına güveniyorum. Sizler bu süreci barışa evrilterek Kürtlerin, Alevilerin eşit yurttaş olduğu bir ülkeyi yaratacaksınız” diye belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Kaşanlılar halk buluşması düzenledi-VİDEO

    Kaşanlılar halk buluşması düzenledi-VİDEO

    PİRHA-Ozanlar diyarı Kaşanlı’da halk buluşması düzenlendi. Çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte türküler okundu, lokmalar verildi.

    Maraş’ın Afşin İlçesi’ne bağlı Kaşanlı Köyü’nde halk buluşması yapıldı. “Ozanlar Diyarı” olarak da bilinen bölgede, yurttaşlar Kaşanlı Cemevi’nde bir araya geldi.

    Depremde hayatını kaybedenler adına bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan programda sanatçı ve sponsorlara plaket verildi.

    Afşin Kaşanlı Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği, Güney Almanya Kaşanlı Köyleri Kültür, Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği , Mersin Kaşanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından ortaklaşa  düzenlenen etkinlikte şiir ve türküler okunurken, dengbejler de kilamlar seslendirdi.

    Program dahilinde çocuklar için de oyunlar düzenlendi. Çok sayıda çocuk, kendileri için hazırlanan yarışmada keyifli zamanlar geçirdi.

    Halk buluşması programında bölgenin kültürünü anlatan kitaplar da stantlarda satışa sunuldu.

    KAPSAMLI FESTİVAL PLANI!

    Güney Almanya Kaşanlılar Derneği Eş Başkanı Elif Gül, yaptığı konuşmada programın önemine değinerek “Bu tür buluşmaların amacı kimliğimizi, dilimizi ve akraba ilişkilerimizi korumak ve yaşatmak için önemlidir. Bunun dışında diğer kültürlerle saygı sevgi içerisinde olup dostluğu, paylaşmayı  geliştirip büyütmektir” dedi.

    İstanbul Kaşanlı Köyleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Derviş Berk ise etkinliklerin devam ettirileceğini belirterek ilerleyen zamanlarda daha kapsamlı festivaller yapılacağını söyledi.

    Mersin Kaşanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Zeki Taş ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “Dayanışmanın, yardımlaşmanın örneklerinden biri olan bugünkü buluşma, farklı yerleşim yerlerinde yaşayan insanlarımızı bir araya getirmiş bulunuyor. Böylesi bir buluşmada bir araya gelmek, türkülerimizi ve şiirlerimizi dinlemek, beraber vakit geçirmek bu tür organizasyonlara olan ihtiyacı artırmış bulunuyor. Umarım ki, ilerleyen zamanlarda derneklerimizin ortak çalışmaları ile daha kapsamlı ve daha verimli etkinlikler düzenlenebilecektir. Bu bağlamda, daha kapsamlı ve daha katılımlı etkinliklerde tekrar bir araya gelmek ümidiyle hepinizi selamlıyorum.” diye konuştu.

    Halk buluşması, hep birlikte çekilen halaylar eşliğinde sona erdi.

    PİRHA/MARAŞ

  • Peri’de düzenlenen halk buluşmasında ‘Gasp edilen iradeyi geri kazanma’ mesajı -VİDEO

    Peri’de düzenlenen halk buluşmasında ‘Gasp edilen iradeyi geri kazanma’ mesajı -VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Peri (Akpazar) Beldesi’nde 2 Haziran’da yenilenecek olan seçimler öncesinde halk buluşması gerçekleştirildi. 2 Haziran’da DEM Parti’nin belediye sayısının 80’e çıkacağını ifade eden DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Peri bizimdir bizim olacak diyoruz. Kayyumla gasp edilen irademizi halkımızın iradesine sahip çıkması ile geri alacağız” dedi.

    Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Peri (Akpazar) Beldesi’nde 2 Haziran’da yenilenecek olan seçim öncesinde final konvoyu yapılıp, halk buluşması gerçekleştirildi.

    Etkinliğe DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim Belediye Eş Başkanı Birsen Orhan, Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Sönük, Karakoçan Belediye Eş Başkanı Songül Düzgün, Ezilenlerin Sosyalist Partisi Eş Genel Başkan Yardımcısı Beycan Taşkıran, Peri Belediye Eş Başkan adayları Orhan Çelebi ve Naciye Aslan, DEM Parti Bingöl il örgütü ile DEM Parti ve bileşen partilerin il ve ilçe yöneticileri katıldı.

    “2 HAZİRAN’DA BELEDİYE SAYIMIZI 80’NE ÇIKARACAĞIZ”

    2 Haziran’da DEM Parti’nin belediye sayısının 80’e çıkacağını ifade eden DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Peri bizimdir bizim olacak diyoruz. Kayyumla gasp edilen irademizi halkımızın iradesine sahip çıkması ile geri alacağız. Halkımıza reva görülen bir bütün olarak uygulanan kayyım siyasetine, yoksulluğa ilişkin de kadın öncülüğünde en büyük cevabın verileceğini düşünüyoruz” dedi.

    “PERİ BELEDİYESİ’Nİ YENİDEN HALKIN HİZMETİNE AÇACAĞIZ”

    Kadın dayanışmasının önemini belirten Batman Belediye Eş Başkanı Gülistan Sönük de “Daha önceki dönemlerde de bizlerin belediyelerine kayyımlar atandı. Ama 31 Mart sonrasında Van halkının muhteşem direnişiyle birlikte Kürtler, kadınlar o kayyımların fermanlarını yırtıp attı. Buraya gelerek gasp edilen belediyemizi, aslında sizin, bütün inançların olan belediyeyi tekrar halkımızın hizmetine açacağız. Tekrar halkın yönetimine vermek için sizinle dayanışmaya geldik. Şu an için bir günlük bir dayanışma ama seçimlerden sonra biz sorunların çözümü için Peri belediyesi ile dayanışarak rol ve sorumluluk almak istiyoruz” diye ifade etti.

    “PERİ’Yİ YENİDEN İNŞA EDECEĞİZ”

    Peri Belediye Eş Başkan adayı Naciye Aslan “2 Haziran’da gerçekleşecek seçimlerde gasp edilen irademizi geri alacağız. Peri’yi de Hilvan’ı da geri alacağız” derken. Peri Belediye Eş Başkan adayı Orhan Çelebi ise “3 Haziran’dan sonra burada yeni bir dönem başlayacak. Büyükşehir belediyelerimizin de dayanışması ile birlikte Peri’yi yeniden inşa edeceğiz” diye konuştu.

    Yapılan konuşmaların ardından sanatçı Şavaklı Ayşe’nin müzik dinletisinin ardından halaylar çekildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Bakırhan, halk buluşmasında konuştu: Bizi yargılayan JİTEM ittifakından kurtulacağız

    Bakırhan, halk buluşmasında konuştu: Bizi yargılayan JİTEM ittifakından kurtulacağız

    PİRHA- Esenyurt’ta gerçekleştirilen halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bizi yargılayan bu JİTEM ittifakından kurtulacağız” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Kobane Davası’nda çıkan karara ilişkin DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan’ın da katılımıyla Esenyurt Meydanı’nda, “Özgürlük ve adalet buluşması” gerçekleştirdi.

    Çok sayıda siyasi parti temsilcisi ve demokratik kitle örgütlerinin de katıldığı buluşmada, alanda bulunanlar tarafından sık sık, “Bijî berxwedana Kobane”, “Kobanê düşmedi düşmeyecek”, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” sloganları atıldı.

    “FAŞİZMİ YENECEĞİZ

    Buluşmada ilk olarak konuşan DEM Parti İstanbul İl Eşbaşkanı Gonca Yangöz, Kobane Davası’nda verilen cezaların hukuksuz olduğunu ve bu nedenle kararları tanımadıklarını belirterek, “IŞİD çetelelerine karşı mücadele eden Kobane halkı haklıydı ve Kobane halkını savunanlar da haklı. Birlikte mücadele ile faşizmi yeneceğiz” dedi. Ardından söz alan DEM Parti İstanbul il Eşbaşkanı Murat Kalmaz, cezaların AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda verildiğine dikkati çekti. Kalmaz, “Bu karara karşı hep direneceğiz. Kobane’nin ruhuna sahip çıkıyoruz ve Kobanê halkına selamlarımızı gönderiyoruz. Bu karar faşizmin kararıdır. Bugüne kadar nasıl boyun eğmediysek bundan sonrada eğmeyeceğiz” diye belirtti.

    “KÜRT HALKININ MÜCADELESİ ONURUMUZDUR”

    EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk, Kürt halkının baskılara karşı geçmişten bu yana yürüttüğü mücadeleyi sahiplendiklerini belirterek şöyle konuştu: “Sürekli tek olmaktan bahseden AKP teklemeye başladı. 31 Mart’ta, Van’da, 1 Mayıs meydanlarında ve Kürt halkının mücadelesi karşısında AKP tekledi. Özgürlük ve demokrasi getirmek için iktidarı göndermeliyiz. Kürt halkının mücadelesi onurumuzdur bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”

    “HESAP VERMEKTEN KAÇAMAZLAR”

    EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, “Arkadaşlarımızı özgürlüğe kavuşturana kadar mücadelemizi devam ettireceğiz” diyerek cezaevindeki tutsaklara selam gönderdi. Aslan, devamında şunları söyledi: “Tek adamın önünde hiçbir zaman boyun eğmedik, af dilemedik bugün de saray rejiminden dileyecek bir affımız yok. Mücadelemiz ile hakkımızı kazanacağız. Demokrasi isteyenlere ve Kürt sorununda barışçıl çözüm isteyenlere karşı çok büyük katliamlar yaşandı. Bu katliamların nedeni iktidarlarını korumak. Hiçbir diktatör ömür boyu hayatta kalmaz eninde sonunda Kürt ve Türk halkına hesap verecekler, hesap vermekten kaçamazlar.”

    “İNSANLIĞIN DİRENŞİYDİ”

    Sol Parti MYK üyesi Alper Taş ise Gezi ve Kobane’nin önemli iki direniş olduğunu ve halkların birlikte bu direnişi sahiplendiğini belirtti. Taş, “Kobane direnişi kafa kesenlere, kadınları köleleştirenlere karşı insanlığın direnişiydi. Sadece Kobane değil Ankara, İstanbul, Diyarbakır da direndi. Bu direnişi hazmedemediler ve Suruç’ta gençlerimizi katlettiler, Ankara Garı’nda bizleri katlettiler. Bunlarda yetmedi Selahattin Demirtaş’ı, Figen Yüksekdağ’ı cezaevine attılar. IŞİD’e karşı verdiğimiz mücadeleyi cezalandırmaya kalktılar. Birlikte kazanacağız. Barışçıl, demokratik ve militan bir mücadele ile kazanacağız” dedi.

    “KUMPAS DAVASI ÇÖKMÜŞTÜR”

    HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir de “Kobane kumpas davası çökmüştür. Bu dava siyasi intikam davasıydı. Bu dava HDP’nin Kürtlerle, devrimcilerle, halklarla yürüttüğü mücadelenin önüne ket koymak için planlandı. Türkiye’deki devrimciler, emekçiler Kürt halkının yanındadır. Bu davayı açanlar tarihin çöp sepetine gömülecek o davada yargılananlar ise ülkenin aydınlık geleceği olarak var olacaklar. Yumuşamadan, yeni anayasadan bahsediliyor yumuşamadan bahsedebilir miyiz? Açlık grevleri devam ediyorsa yumuşamadan bahsedebilir miyiz? Savaş siyaseti devam ediyorken Kürdistan toprakları bombalanırken yumuşamadan bahsedebilir miyiz? Doğru yoldayız kimse bizi yolumuzdan döndüremez” şeklinde konuştu

    “31 MART’TA BÜYÜK BİR DERS VERİLDİ”

    Son olarak konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürt halkını reddeden zihniyete karşı 31 Mart seçimlerinde büyük bir ders verildiğini belirterek halka teşekkürlerini sundu. Kobane’de IŞİD’e karşı gerçekleşen direnişin; kadınlar, emekçiler ve devrimciler açısından büyük bir devrim olduğunu belirten Bakırhan, “Kobane’de Kürt, Türk, Arap, Alevi, Sünni gençleri IŞİD zulmüne karşı kendi toprağını ve geleceğini savunduğu için yargılıyorlar. Emin olun Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ orada uzun süre kalmayacaktır. Bizler, cezaevlerindeki bütün siyasi tutsakların özgürleştiği bir Türkiye’yi hep birlikte göreceğiz. Yıkılmaz, gitmez, yenilmez diyenlere Türkiye hakları 31 Mart’ta büyük bir ders verdiler. Onlar 31 Mart’tan doğru dersler çıkarmadıklarını Kobanê Kumpas Davasında vermiş oldukları kararlardan bir kez daha anladık. Yeniden bu meydanları, renklerimiz, farklılıklarımız, sınıflar ve kimliklerle doldurarak bizi kumpas davası ile mahkum edenlere büyük bir ders daha vereceğiz” dedi.

    “TARİHİN ONURLU SAYFALARINDA YERİNİ ALACAKLAR”

    Kobane Davası’nda asıl kaybedenin AKP-MHP ittifakı olduğunun altını çizen Bakırhan şöyle devam etti:

    “Kobane direnişindeki o örgü saçlı yoldaşlarımızın mücadelesi dünyaya örnek oldu. Moraliniz bozmayın, Bizler idam sehpalarında dahi başımız eğmeyen bir gelenekten geliyoruz. Onların cezaevleri vız gelir tırıs gider. Bizler o cezaevlerini defalarca gördük. Yargılandık, işkence gördük ama vazgeçmedik. Bizi yargılayan yok sayan haksız ve hukuksuz şekilde cezaevlerine koyan bu iktidardan, bu JİTEM ittifakından kurtulacağız. Bugünkü bu tabloyu Türkiye’nin dört yanında bütün Kürdistan kentlerinde onurluca ortaya koyalım. Gültan gibi Sebahat gibi Selahattin gibi Figen gibi direnenler tarihin onurlu sayfalarında yerini alacak ama bu zulmü okuyanlar tarihin kirli ve kara sayfalarında lanetle anılıp unutulup gidecek. Direnenlere selam olsun, mücadele edenlere selam olsun. Baş eğmeyenlere, itiraz edenlere, birlikte ortak demokratik bir ülke mücadelesi yürütenlere selam olsun.”

    Buluşma sloganlar ile son buldu.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • DBP Eş Genel Başkanı Uçar, Kömür’deydi: Ekonomik krizin nedeni savaş politikası-VİDEO

    DBP Eş Genel Başkanı Uçar, Kömür’deydi: Ekonomik krizin nedeni savaş politikası-VİDEO

    PİRHA-DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar seçim çalışmaları kapsamında Adıyaman’ın Kömür Beldesi’nde halkla buluştu. Uçar, “Kayyum sistemi demek iktidarın Kürdistan’da kazanamaması demek. Bu coğrafyada halkımızın söz sahibi olmadığı, emek sahibi olmadığı bir belediyeyi biz de kabul etmiyoruz” dedi.

    31 Mart Yerel Seçimlerin bitmesine az bir zaman kala Demokratik Bölgeler Partisi (DBP)Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Adıyaman’da halk ziyaretinde bulundu. İlk durağı Kömür Beldesi olan Uçar, konvoy eşliğinde Adıyaman’a geçti.

    Kömür Beldesi’nde halkın ilgisiyle karşılanan Uçar, buradaki vatandaşlarla oturup sorunlarını dinledi. Alanda sık sık ‘Jin Jiyan Azadi’ve ‘Biji Berxwedana Zindanan’ sloganları atıldı.

    DEM Parti sevenleri Kömür seçim bürosu önünde toplanarak halay çekti. Uçar burada bir konuşma yaparak iktidara deprem ve ekonomik kriz üzerinden tepki göstererek, depremden ders çıkarılmadığına değinerek, iktidarın deprem bölgesindeki halkı yalnız bıraktığını ifade etti. Uçar ayrıca ekonomik krizin nedenin iktidarın sürdürdüğü savaş politikalarından kaynaklandığını söyleyerek, demokratik çözümde ısrarlı olduklarını yineledi.

    “TOPRAK UTANDI ONLAR UTANMADI”

    Adıyaman depreminde iktidarın halkı yalnız bıraktığını ifade eden Uçar, konuşmasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylemleri üzerinden sürdürdü. Uçar, “Tayyip Erdoğan deprem sorunun bir beka sorunu olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı ve iktidar deprem zamanı halkı yalnız bıraktı. O yüzden halk hiçbir çağrısına yanıt vermeyecektir. Deprem zamanı toprak utandı ama onlar utanmadı, doğa utandı onlar utanmadı. Gözyaşlarımız sel oldu onlar hiçbir şey hissetmedi. Deprem zamanı ceplerini nasıl dolduracaklarının hesabını yaptılar” dedi.

    AKP’nin Kürtlerin yoğunlukla yaşadığı illerde seçimi kazanamadığını, kazanamadığı için de kayyum atayarak belediyeleri gasp etmeye çalıştığına işaret eden Uçar, “Kürt halkının kendi iradesiyle seçtiği belediyelere kayyum atayarak halkın iradesini, halkın dilini, inancını, kültürünü gasp ederek ayakta durmaya çalışıyorlar. Kayyum sistemi demek iktidarın Kürdistan’da kazanmaması demek. Bu coğrafyada yaşayan halkımızın söz sahibi olmadığı, emek sahibi olmadığı bir belediyeyi biz de kabul etmiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ VE KÜRT DÜŞMANLIĞIYLA DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

    Uçar yaptığı konuşmasında AKP ve CHP’yi eleştirerek şu ifadelerde bulundu:

    “Birileri belediyeyi alınca hangi partileri koymayacağı üzerine propaganda yapıyor. Diğer parti ise kayyum rejiminin bir huzur olduğundan bahsediyor. DEM Partinin yaptığı çalışmaları, bugüne kadar yürüttüğü belediye faaliyetlerini illegalize ederek kendine alan açmaya çalışıyor.
    Kürt halkının, Alevi halkının direngen mücadelesinin hayat bulduğu yerde bu iktidar Kürt düşmanlığıyla, Alevi düşmanlığıyla, kadın düşmanlığıyla dizayn etmeye çalışıyor. Bizi tanımak istiyorlarsa 100 senelik geçmişimize baksınlar. Bize ait olan bütün değerleri korumaya söz verdik.
    Bugünkü krizin nedeni iktidarın kendisidir. Zamlarıyla övünüyorlar ama o yaptıkları zam daha ceplerimize girmeden başka başka ürünlere yapılan zamlarla cebimizden alınıyor.

    “MÜTEAHHİT CENNETİNE ÇEVİRDİLER”

    Tütün yasaklandı, halkımız bir darboğaz içinde. Bununla ilgili bir vaadi var mı? Bu bölgeye geldiğinde depremlerle ilgili vaatlerini anlatıyor. Türkiye’nin her bir tarafı deprem bölgesi, hiçbir yerle ilgili bir şey yapmadı. Müteahhitler cennetine çevirdiler bu ülkeyi, insanların ölümüne sessizce göz yumdular. Hala da aynı durumdalar.”

    Eş Genel Başkanı Uçar, Adıyaman’da İnci Düğün Salonu’nda halkla birlikte iftar programına katıldı. Daha sonra Kahta’ya geçen heyet, burada halkla buluştu.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Bakırhan Bingöl’den seslendi: JİTEM-Ergenekon İttifakı’na gereken cevap verilecek

    Bakırhan Bingöl’den seslendi: JİTEM-Ergenekon İttifakı’na gereken cevap verilecek

    Bingöl’de coşkulu halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bingöl halkı, ‘Bingöl’de ‘Kürt’, Ankara’da ‘JİTEM, Ergenekon İttifakı’ yapanlara gereken cevabı verecektir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Çewlîg merkezde halk buluşmasına katıldı. Binlerce kişinin katıldığı coşkulu buluşmada, renkli görüntüler ortaya çıktı. Gençlerin yoğunluğu dikkat çekerken, kitle uzun bir süre halaya durdu.

    AKP’Lİ BELEDİYEYE YÜKLENDİ

    Halka hitap eden Bakırhan, AKP’li belediyeyi eleştirdi. Bakırhan, “Bunların belediyecilik anlayışı tam kayyım belediyecilik anlayışı gibi ranttır, usulsüzlüktür, belediyeleri borç batağına batırmaktır. Bingöl Belediyesi gibi küçük bir belediye, yüz milyonlarca lira borç almış. Ne oldu bu paraya? Altyapı yok, yatırım yok. Türkiye’de belediye ulaşım hizmeti sunmadığı tek kent neresidir, biliyor musunuz? Bingöl. Türkiye’nin her yerinde belediye toplu taşıma hizmeti veriyor ama Bingöl’de beyefendi, ulaşımı toplu taşımayı bireylere, özel firmalara peşkeş çekmiş” dedi.

    Bingöl’ün deprem fay hattı üzerinde olduğuna dikkati çeken Bakırhan, belediyenin buna karşı önlem almadığını söyledi. Bakırhan, rant odaklı politikalar yerine depreme karşı önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

    TEK BİR KIRMANCKİ TABELA YOK!

    Bakırhan, Kirmankci lehçesinin en çok konuşulduğu kentte bir tek Kirmançkî tabelasının olmadığını ve tek bir sokağın isminin Kirmancki olmadığına işaret etti. Bakırhan, “Bingöl’de yüzlerce değerimiz yaşamını yitirdi. Kürt halkı için mücadele eden Kürt öncüsü bir tek kişinin ismi caddede, sokakta yok. Yeri gelince de beyefendi ‘ben Zazayım’ diyor. Yahu Zaza olan, halkının yanında olur, bu meydanda olur. Burada olmayan ne Zazadır, ne Kürtlerin hizmetindedir” diye konuştu.

    JİTEM-ERGENEKON İTTİFAKI

    ‘JİTEM-Ergenekon’ ittifakı olarak nitelendirdiği AKP-MHP iktidarını eleştiren Bakırhan, şunları söyledi:

    Eminim Bingöl halkı, Bingöl’de Kürt, Ankara’da JİTEM-Ergenekon ittifakı yapanlara gereken cevabı 31 Mart’ta verecektir. İstiyorlar ki Bingöl Kürtsüzleşsin. Ama onlar yanılıyorlar. Bingöl halkı Seyit Rızaların, Şeyh Saitlerin torunlarıdır. Bütün zulümlere, baskılara rağmen kendi toprağını terk etmedi, yine etmeyecek. Hazır mısınız ‘Edî bes e’ demeye? AKP’nin küçük ortağının geçen gün Şeyh Sait’e etmediği hakaret kalmadı. Niye seslerini çıkarmadılar? Cumhurbaşkanı yardımcısı sesini çıkarmadı, belediye bir şey demedi. Ne oldu biliyor musunuz? Bingöl’de AKP ile MHP ittifak yaptı. Sizin dilinizi yok sayanlar diyor ki; ‘Ey Kürt halkı getir oyları bize ver. Kürtlere hakaret eden MHP belediyenin ortağı olsun. Buna hayır demeyecek misiniz?

    Bingöl’ün gençleri intihar etmeyecek. Kürt coğrafyasında çok yüksek sayıda intiharlar yaşanıyor. Neden? Kimse keyfine intihar etmez. Ya yoksuldur, ya işsizdir, ya geçinemiyor ya da yaşadığı sorunların altında kalkamıyor. Peki, intiharın sebebi intihar eden vatandaş mıdır yoksa onu intihara sürükleyen bu sistem midir? Bizi intihara sürükleyen bu sistemdir. İnşallah hep birlikte hayır diyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DEM Parti Mamak İlçe Örgütü’nden halk buluşması: AKP-MHP ve CHP denklemine sıkışmış değiliz-VİDEO

    DEM Parti Mamak İlçe Örgütü’nden halk buluşması: AKP-MHP ve CHP denklemine sıkışmış değiliz-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mamak İlçe Örgütü halk buluşması düzenledi. Mamak Belediye Eş Başkan Adayı Elif Kaya, “Bozuk düzende sağlam çark olmaz diyen Pir Sultanlar, devrimciler, kadınlar, tüm ötekiler olarak bu düzeni değiştirmek bizim ellerimizde” diye konuştu. Program dahilinde Gültan Kışanak’ın gönderdiği mektup da okundu.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) Mamak’taki halk buluşmasına katılım bir hayli yoğun oldu. Buluşmada, müzik dinletisinin yanı sıra deyişler seslendirilip semah dönüldü.

    ” ÖTEKİLER OLARAK BOZUK DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELLERİMİZDE”

    DEM Parti Mamak Belediye Eş Başkan Adayı Elif Kaya, yaptığı konuşmada, “Bozuk düzende sağlam çark olmaz diyen Pir Sultanlar, devrimciler, kadınlar, tüm ötekiler olarak bu bozuk düzeni değiştirmek bizim ellerimizde. Biz gücümüzün farkındayız. Yılmak yok mücadeleye devam” dedi. Elif Kaya, DEM Parti Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Gültan Kışanak’ın, kadınlara yazdığı mektubu da okudu.

    Kışanak’ın mektubunda şu ifadelere yer verildi:

    “Sevgili kadınlar, sizleri, sizlerle birlikte çalışmayı, mücadele etmeyi özlediğimi belirterek başlatmak istiyorum. Duygu ve düşünce olarak hiç kopmasak da sizlerle sohbet etmeyi, tartışmayı, dertleşmeyi ve sokakta mitinglerde, pratik mücadele de yan yana olmayı özledik. Her birini ayrı ayrı hasretle kucaklıyor, selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Buradaki tüm kadın siyasi tutsakların da sizlere kucak dolusu selam ve sevgileri var.

    Figen Başkan burada seçim propaganda ve ajitasyon ekibi kurmuş, harıl harıl çalışıyorlar. Heyecanları ve motivasyonları çok yüksek. Tüm kadınları bir adım öne çıkmaya davet ediyorsak, biz de çok çalışmalıyız diyorlar. Doğrusu Ankara adaylığının bu kadar heyecan yaratacağını tahmin etmemiştim. Demek ki kadınların birikmiş enerjileri varmış. Umarım bu çıkış bizleri, başta tüm kadınları, seçim sürecinde daha da önemlisi seçimden sonra yenilenmiş güçlü ve ortak bir mücadele zemininde buluşturur. Bu kampanya sürecini kadın özgürlük mücadelesinin moral ve motivasyonunu yükseltmek, ortak mücadele deneyimlerimizi açığa çıkartıp canlandırmak için en iyi şekilde değerlendireceğimize inanıyorum.

    “KADIN ÖZGÜRLÜK HAREKETİ TOPYEKÜN SALDIRI ALTINDA”

    Sevgili kadınlar, kadın özgürlük mücadelesinin topyekün saldırı altında olduğu bir süreçteyiz. Bildiğiniz ve yaşadığınız gibi, bir yandan yükselen radikal dincilik, radikal miliyetçilik, bir yandan iki kutbun iktidar kavgasına indirgenmiş, toplumu özne olmaktan çıkartmış, hakiki gündemlerden uzaklaşmış erkek siyaseti. Diğer yandan Kürt sorununda dayatılan çözümsüzlük ve savaş politikaları, yükselen militarizm. Derdimiz çok büyük sizler dışarıda, bizler de siyasi rehineler olarak içeride, mahkeme salonlarında elimizden geldiğince bu gidişata itiraz ettik.

    Bu seçim sürecini de itirazlarımızı yükselttiğimiz, bir araya geldiğimiz, mücadele ettiğimiz ve seçim sonrasına güçlü hazırlık yaptığımız bir süreç olarak değerlendirebiliriz. Evet sizleri özledim ama kendimi hiç yalnız hissetmedim. Mücadelenizle biz siyasi kadın tutsaklara her zaman güç ve moral verdiniz. Dostluğunuz ve kadın dayanışması, hücre duvarlarını ve demir kapıları görünmez kıldı. Şimdi kadın dayanışmasını kadın örgütlenmesini ve kadın özgürlük mücadelesini daha da yükseltme zamanı.”

    “AKP-MHP FAŞİST İTTİFAKI VE SÖZDE MUHALEFETE SIKIŞMIŞ DEĞİLİZ”

    Mamak Belediye Eş Başkan Adayı Mustafa Uğur Akkay ise konuşmasında şu cümlelere yer verdi:

    “Amed’ten Ankara’ya, Ankara’dan tüm ülkeye barış ve özgürlük köprüsü kurmak için aday olan, 7 yıl faşizmin zindanlarında tutsak edilen Gültan Kışanak’ı, Figen Yüksekdağı, Sebahat Tuncel, Selahattin Demirtaş ve tüm devrimci tutsakları selamlıyorum. Faşizme karşı birlikte duruşumuzun her geçen gün daha büyük bir ihtiyaç ve bir zorunluluk haline geldiği, bugünde özelikle bu belediye seçimlerinde DEM Parti saflarında, birleşik mücadelemizin önemini bir kez daha görüyoruz. Kayyumcu, rantçı, işçi düşmanı, kadın düşmanı AKP-MHP faşist ittifakının ülkede büyük bir yıkım ve geleceksizlik inşa ettiği her alanda, bugün Mamak’ta bizler DEM Parti ile birlikte, kentimizi kendimiz yönetmek için bir yola çıktık. AKP-MHP faşist ittifakı ve bunun karşısına iliştirilmiş sözde muhalefet, özde mülteci düşmanı, ırkçı CHP denklemine sıkışmış değiliz.”

    “BU DÜZEN PARTİLERİNE MECBUR MUSUNUZ?”

    DEM Parti Ankara Belediye Eş Başkan Adayı Öztürk Türkdoğan da konuşmasında şunları kaydetti:

    “Burası Mamak; emekçilerin, işçilerin, ötekileştirilen halkımızın yaşadığı bir semt. Kürtlerin, Alevilerin, farklı grupların yaşadığı bir semtteyiz. Sevgili Mamak’lılar, sizlere sosyal demokrat, sosyalist, bir devrimci seçenek sunuyoruz. Bu seçenek etrafında kenetlenmeye var mısınız? Sizler, birbirini taklit eden bu sağ, dönem dönem de faşist politikalar izleyen siyasete mecbur musunuz? Birbirini taklit eden bu düzen partilerine mecbur musunuz? Elbette değilsiniz. Yıllardır düzen partilerinin uyguladığı politikalar, birbirinin devamı niteliğinde. İşte tam da burada, Ankara’da DEM vakti arkadaşlar. Gültan Kışnak’ın mektubunda belirttiği gibi toplumsal barışı tesis edeceğiz ama bunun için sizin, emekçilerin, sosyalistlerin desteğine ihtiyacımız var. Elbette ki hep birlikte bu mücadeleyi başaracağız. ‘Ankara’da DEM vakti’ diyorum. ‘DEM Parti gelir ve düzen değişir’ diyorum”

    “BİZE ÖLÜMÜ REVA GÖREN BİR İKTİDAR VAR”

    Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren ise iktidarın deprem bölgesinde ‘oy vermezseniz hizmet alamazsınız’ tehdidini hatırlatarak şunları söyledi:

    “Sadece seçim odaklı bir parti değiliz. Bileşeni olduğumuz DEM Parti seçimlerden sonra da faşizmi yerle bir etmek için omuz omuza çalışmasını sürdürecektir. Kentimizi kendimiz yönetelim diye çıktık bu yola. Hatay özelinde, 11 ilde son yaşanan ve iktidar tarafından katliama dönüştürülen depremden söz etmek istiyorum. 6 Şubat’ta yine oradaydım. Şu anda hiçbir yara sarılmadı. Bize ölümü, bize zulmü, işkenceyi reva gören bir iktidar var. Faşizme karşı birleşerek hep beraber mücadele etme zamanıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • DAD İzmir Şubesi, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarını halk buluşmasında değerlendirdi-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarını halk buluşmasında değerlendirdi-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi ‘Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken Alevilik ve Aleviler’ başlığıyla Çiğli Harmandalı’nda halk ile buluştu. Buluşmada, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Aleviliği devlet tekeline almak istediğini ve topluma ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat ettiği vurgulanarak, iktidarın siyasi-ideolojik biçimlendirme girişimi olan ÇEDES projesine güçlü bir şekilde karşı konulması için çağrı yapıldı.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Harmandalı’nda bulunan Uğur Mumcu Mahallesi’nde halk ile muhabbet gerçekleştirdi. Buluşmada inkar ve katliamla geçen son yüzyılın karakteri, ÇEDES projesi ve eğitimin dinselleştirilmesi, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında yürürlüğe konulan asimilasyon politikaları tartışılarak bu sürece karşı çözüm önerileri konuşuldu.

    Buluşmaya DAD İzmir Şube Eş Başkanları, şube yöneticileri, Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan ve mahalleden yurttaşlar katıldı. Pir İsmail Alkan buluşmada gülbeng vererek çerağ uyandırdı.

    Şube eş başkanları, şube yöneticileri, Pir İsmail Alkan’ın yanı sıra buluşmada, mahalleli ve öğrenci velileri de söz alarak güncel duruma tartışma yürüttü.

    ALEVİLER İKİNCİ YÜZYILA EŞİT YURTTAŞLIK, BARIŞ VE DEMOKRASİ İLE GİRİYOR

    100. yılını geride bırakan Cumhuriyetin, ‘tek dil, tek din, tek kimlik’  ile yönetildiğini vurgu yapılarak, geride kalan 100 yılda Alevilerin kırım, yok sayma, asimilasyon uygulamalarıyla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Alevi köylere cami yapılmaya, çocuklarına zorunlu din dersi verilmeye devam edildiği ifade edilerek Alevi sözcüğünün yasaklı olduğu 80 yıl boyunca Alevi toplumunun kendi varlığını korumak için yoğun bir çaba harcadığı dile getirildi. Alevilerin ise ikinci yüzyıla eşit yurttaşlık, özgürlük, barış ve demokrasi özlemiyle girdiği kaydedildi.

    ÇEDES, SADECE ALEVİ ÇOCUKLARI DEĞİL TÜM ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ ETKİLİYOR

    Buluşmada AKP iktidarında eğitim politikalarının büyük oranda dini eğitim ve ‘tek din-mezhep’ üzerine oluşturulduğunu, öğrencilerin ve velilerin tercihlerini görmezden gelen eğitim politikaları nedeniyle dini eğitimin ağırlığı hemen her yıl katlanarak arttığı söylendi.

    Kamuoyunda büyük tepki çeken “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) adı altında okullara imam atanması projesinin eğitimin daha da dinselleştirildiği ve bunun bir tek Alevi çocuklarını değil tüm çocukları etkileyeceği kaydedildi. Çocukların ÇEDES ve benzeri projelerle siyasi iktidarın siyasal-ideolojik hedeflerinin parçası haline getirilemeyeceğini dile getiren öğrenci velileri, bu süreçte güçlü bir karşı koyuşla bundan geri adım attırılması gerekliliğine işaret edildi.

    CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİLİĞİ DAĞITMAK İSTİYOR

    Dergahları, ziyaretgahları, kutsal mekanları işgal altında olan Alevi toplumunun son olarak Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı eliyle dağıtılmak istendiğini belirtilerek, kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile yerel ve genel diyanet anlayışıyla iktidarın kendi fetvalarını yaygınlaştırmaya çalıştığı kaydedildi.

    ‘GENEL VE YEREL DİYANETLERİN’ ALEVİLERE FETVALARI!

    Yine buluşmada gerek devletin, gerekse de belediyelerin Aleviler ile kurduğu ilişkiler neticesinde tahakküm ve bağımlılık ilişkisi yaratıldığı ve bu durumun Alevilerin bağrında ciddi tahribatlar oluşturduğun altı çizildi. Eşit ve özgür yurttaşlık talebi kabul görmeyen Alevilerin ve buna bağlı olarak Aleviliğin üzerinde birer genel ve yerel Diyanet mantığıyla işleyerek kendi fetvalarını icra ettirmek isteyen iktidarcı zihniyetlerin Alevilerin örgütlenme ve ibadet alanlarında derin yaralar oluşturduğuna değinildi.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

     

  • Grevdeki FEDAŞ işçileri, halka yaşadıkları sorunları anlattı-VİDEO

    Grevdeki FEDAŞ işçileri, halka yaşadıkları sorunları anlattı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de 9 Ağustos’tan itibaren haklarını alabilmek için grevde olan Fırat Aksa Elektrik Hizmetleri A.Ş. (FEDAŞ) işçileri, Sanat Sokağı’nda halkla buluşarak yaşadıkları sorunları anlattılar. DİSK/Enerji-Sen Genel Sekreteri Emin Atsız, “İşveren bütün taleplerimize gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamış durumda. FEDAŞ işçileri ölmemek için ve insanca yaşayabilecek mücadeleyi sürdürmekte kararlı” dedi. 

    Dersim’de Fırat Aksa Elektrik Hizmetleri A.Ş. (FEDAŞ) işçileri 9 Ağustos’tan itibaren haklarını alabilmek için grevde.

    İşçiler, araçlarla konvoy oluşturup Sanat Sokağı’nda halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’de ki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri ile çok sayıda yurttaş destek verdi.

    Grevdeki FEDAŞ işçilerinin yaşadıkları sorunları anlatmasıyla başlayan halk buluşması Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Emek Partisi (EMEP) Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Temsilcisi Evrim Konak ve DİSK/Enerji-Sen Genel Sekreteri Emin Atsız’ın yaptığı konuşmalarla devam etti.

    KORDU: İŞÇİLERİN YANINDA OLACAĞIZ

    İşçilerin taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini söyleyen Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Her gün insanlara mesaj atıp diyalog var diyerek halkı kandırmayın. Biz Dersim halkı olarak işçiler haklarını alana kadar onların yanında olacağız” diye belirtti.

    “İŞÇİLERİN VERDİĞİ MÜCADELE KARALANMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Şirket tarafından işçilerin verdikleri mücadelenin karalanmaya çalışıldığını belirten EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Şirket vatandaşlar elektriğini ödemediğinde ikinci gün elektriğini kesen bir şirket ama ne hikmetse bugünlerde sürekli halka hizmet ediyormuş gibi bütün suçun işçilerde olduğuna ilişkin mesaj atıyorlar. Halkımızı ve işçileri mağdur eden elektrik şirketidir” dedi.

    “YAN YANA OLURSAK KAZANIM OLACAKTIR”

    FEDAŞ işçilerinin mücadelesini desteklediklerini vurgulayan SMF Temsilcisi Evrim Konak da, “Bir kazanım olacaksa biliyoruz ki yan yana olduğumuz zaman olacak. FEDAŞ işçilerinin bu çıkışı vahşi kapitalizmin yarattığı talana, sömürüye bir haykırıştır.

    “İŞVEREN KULAKLARINI TIKAMIŞ DURUMDA”

    Taleplerinin açık ve net olduğunu ifade eden DİSK/Enerji-Sen Genel Sekreteri Emin Atsız, “İşveren bütün taleplerimize gözlerini kapatmış, kulaklarını tıkamış durumda. FEDAŞ işçileri ölmemek için ve insanca yaşayabilecek mücadeleyi sürdürmekte kararlı. Bu mücadeleyi biz kazanacağız” diye konuştu.

    Halk buluşması ‘Bu daha başlangıç, mücadeleye devam’ sloganlarıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

    İLGİLİ HABERLER:
    -Fırat Elektrik çalışanları Dersim’de iş yavaşlatma eylemi başlattı-VİDEO
    -Dersim’de enerji işçileri eylemini sürdürüyor, talepleri karşılanmadı-VİDEO
    -FEDAŞ işçilerinden Musa Kapan açıklaması: Sermayenin kar hırsı hayattan kopardı-VİDEO
    -Dersim’de hem elektrik işçileri hem de elektriği kesilen köylüler haklarını arıyor-VİDEO
    -Grevdeki FEDAŞ işçileri Pülümür Emniyeti’ne ifadeye çağrıldı

  • Aydın’da Yeşil Sol Parti rüzgarı: AKP, Erdoğan gitsin, başkası gelsin biyo!-VİDEO

    Aydın’da Yeşil Sol Parti rüzgarı: AKP, Erdoğan gitsin, başkası gelsin biyo!-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adayları seçim çalışmalarını Bozdoğan ilçesindeki Tahtacı Alevi köyü Alamut’u ziyaret ve Nazilli halk buluşmaları ile sürdürdü. Coşkulu karşılamaların yapıldığı Alamut Köyü’nde, “Bu düzeni değiştirirse Yeşil Sol Parti değiştirir” mesajı öne çıktı.

    64 milyon 113 bin 941 seçmen, 13’üncü Cumhurbaşkanı ve Meclis’in 28’inci dönem milletvekillerini belirlemek için 14 Mayıs’ta sandık başına gidecek. Geri sayımın başladığı seçimler için çalışmalarına hız veren siyasi partiler, kampanyalarını sürdürmeye devam ediyor.

    Değişimin beklendiği 14 Mayıs seçimleri için Aydın’da da seçmen seçim gününü iple çekiyor. Tarım kenti olan, son yıllarda yoğun göç almasıyla kozmopolitik bir yapıya sahip olan Aydın’da, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) iddialı bir şekilde 14 Mayıs’a hazırlanıyor. Alanlardan yükselen temel talep ‘Artık yeter, zaman değişim zamanı’ talebi oluyor.

    Seçim kampanyası boyunca kentin dört bir yanında halkla bir araya gelen, kapı kapı seçmene giden Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adayları kent halkının temsilcisini Meclis’e göndereceğini belirtiyor.

    TAHTACI ALEVİ KÖYÜ ALAMUT’A ZİYARET

    Aydın’daki temaslarına devam eden Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Ebru Günay ve Sinan Çakmakçı Bozdoğan ilçesindeki Tahtacı Alevi köyü olan Alamut‘u ziyaret etti. Ziyarette, seçim örnek pusulaları gösterilerek nasıl oy kullanacağına dair bilgi verildi.

    15 Mayıs sabahına demokrasi mücadelesiyle başlayacaklarını vurgulayan Ebru Günay, ilk olarak tek adam rejimine kaybettireceklerini ifade etti. Kalıcı bir çözümün gelebilmesi için Meclis’in Yeşil Sol Parti’nin varlığına ihtiyacı olduğunu söyleyen Günay, Türkiye’de çoğunluğun ezilenlerden oluştuğuna işaret ederek hepsinin ortak hikayesinin olduğunu belirtti.

    Günay son olarak ezilen ve dışlanan tüm inanç ve kültür grupları üzerindeki baskıların kaldırılmasını, ayrımcılığa maruz kalan ibadet mekanlarının eşit muamele görmesini, yaşanan tüm kimlik sorunlarının eşit haklar temelinde çözülmesini savunarak, mücadele edeceklerini ifade etti.

    YAŞLI AMCADAN GÜNAY’A: DEĞİŞTİRİRSENİZ SİZ DEĞİŞTİRİRSİNİZ

    Günay’ın köy meydanındaki temaslarında selamlaştığı yurttaşlarla sohbetinde, ‘Biz bu iktidarı göndereceğiz’ cümlesine karşılık olarak 78 yaşındaki bir yurttaşın diyalogu ilgi çekti. Yurttaş, “Ben 60 yıldır CHP’liyim. Bizim oylarımızla bunlar gitmeyecek. Bu iktidar giderse biliyorum ki siz değiştirirsiniz, siz sahip çıkarsınız. Başka yolu yok” diyerek değişim istediklerini kaydetti.

    “ERDOĞAN GİTSİN BAŞKASI GELSİN BİYO”

    86 yaşındaki bir kadınla sohbet eden Günay’ın ‘Bundan daha kötü bir hükümet gördün mü?” sorusu üzerine kadın, “Erdoğan’dan kurtulalım. Başkası gelsin biyo! Bundan daha kötüsünü görmedim. Başa geldi her şey pahalandı. Ehhh gitsin biyo” sözleri ilgi çekti.

    NAZİLLİ’DE ÇOŞKULU HALK BULUŞMASI

    Bu arada, Yeşil Sol Parti’nin Nazilli’deki halk buluşması miting havasına dönüştü.

    Nazilli Cemevi önündeki alanda gerçekleşen ve kadınların yoğun ilgi gösterdiği buluşmada konuşan Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ebru Günay, AKP-MHP iktidarına Aleviler, Kürtler, gençler ve kadınların kaybettireceğinin altını çizdi.

    Günay şunları ifade etti:

    “AKP-MHP faşizmine kaybettireceğimiz, halkaların baharını yaşayacağımız, demokrasi şölenini ilan edeceğimiz bir süreçten geçiyoruz. Bu seçim sürecinde birimizin kırk, kırkımızın bir olduğu bir ruhla, dayanışmayla geliyoruz. İktidarın bütün kirli oyunlarına karşı buradayız ve birlikte değiştirmek için geliyoruz. Ege’nin incesin Aydın demokrasinin beşiği olacak. 90’lı yıllardan sonra buraya göç edip gelenler kimliklerine sahip çıkarak dimdik ayakta kaldılar. Kazandık ve buradayız diyeceğiz. 14 mayısı darbe olarak nitelendirenlere diyoruz ki; biz halkız asıl darbeci sizsiniz. Bizler direnenleriz, mücadele edenleriz, kazananlarız. Faşizm kaybediyor, kaybedecektir. Bu faşizmi yok saydığınız Aleviler, kadınlar ve gençler değiştirecek. İşte AKP; gençlerden kork, kadınlardan kork, Alevilerden kork, Kürtlerden kork, direnenlerden kork! Zafer biz direnenlerin olacaktır ve bizler çoktan kazandık. AKP-MHP faşizmini tarihin çöp sepetine göndereceğiz. Hızır hepimizin yar ve yardımcısı olsun.”

    Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Sinan Çakmakçı da, iktidarı göndereceklerini kaydederek, “Tek adam yönetimini al aşağı edeceğiz. Demokrasi bu ülkeye sandıkla geleceğiz. Gelip bu alandaki coşkuyu görsünler. Bu halk geçmişten gelen mücadele ruhunu yüreğinde taşımıştır. Bu ülkeye demokrasi barış gelecekse bunu Yeşil Sol Parti getirecektir” diye konuştu.

    Ersin ÖZGÜL/AYDIN

  • Bingöl’de halk buluşması: Pazar günü tek adamı devireceğiz-VİDEO

    Bingöl’de halk buluşması: Pazar günü tek adamı devireceğiz-VİDEO

    PİRHA-Yeşil Sol Parti, Bingöl’de halk buluşması gerçekleştirdi. Pazar günü kader seçimi olduğunu ifade eden HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “Bu kader günü hep birlikte geleceğimize sahip çıkacağız. Pazar günü öncelikle tek adamı devireceğiz” dedi.

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Bingöl’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bingöl İl Örgütü binası önünde halk buluşması gerçekleştirdi.

    Buluşmaya konuşmacı olarak HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, Yeşil Sol Parti Bingöl milletvekili adayları Cemille Turhallı Balsak, Ömer Faruk Hülakü ve Faruk Aris katıldı.

    Buluşma öncesi Kervansaray Dinlenme Tesisleri’nde heyeti karşılamak için çok sayıda aracın katılımıyla konvoy yapıldı. Yurttaşlar, konvoyu, zafer işaretleri ve alkışlarla selamladı. Coşkulu konvoy sonrasında HDP il binası önüne gelen kitle burada da davul zurna eşliğinde halaylara devam etti. Kitle tarafından alanda sık sık “Patates soğan güle güle Erdoğan”, “Direne direne kazanacağız” ve “Jin jiyan azadi” sloganları atıldı.

    “DAHA FAFZLA İNSANLARIMIZ CEZAEVİNE GİRMESİN”

    ‘Yeşil Sol Parti’yi ne kadar güçlü Meclis’e gönderirsek, Kürt sorununun çözümüne o kadar katkı sunarız’ diyen HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir, “Daha fazla canlar gitmesin, daha fazla insanlarımız cezaevine girmesin. Bingöl halkı bizi hiç yalnız bırakmadı, bırakmayacaktır” diye ifade etti.

    “YARINLAR BİZİMDİR”

    Kimsenin bu topraklara hükmedemediğini belirten Yeşil Sol Parti Bingöl Milletvekili adayı Cemile Turhallı Balsak, “İskender bile bu topraklara hükmedemedi. Çünkü bu topraklarda Kürdün dikenli kengeri yetişir. Siz de bu toprakların çocuklarısınız. Bingöl’ü Yeşil Sol’a boyamaya hazır mısınız? O zaman ormanlarımız daha çok gürleşecek. İşte o zaman kendi topraklarımızın sahibi olacağız. Özgür yarınlar yakındır, yarınlar bizimdir” dedi.

    “İKİNCİ YÜZYIL KÜRTLERİN YÜZYILI OLACAK”

    Yeşil Sol Parti olarak tarafsız ve bağımsız bir yargı istediklerini dile getiren Yeşil Sol Parti Bingöl Milletvekili adayı Ömer Faruk Hülakü, “1921 anayasayı ile Kürtlerin dili ve kendileri yok sayıldı. İkinci yüzyıl Kürtlerin yüzyılı olacak. Bu seçim sadece bizim için değil, onlar için de önemli. Korkmadık, korkmayacağız yolumuza bu şekilde devam edeceğiz” diye belirtti.

    “AKP’Yİ BİNGÖL’DE SANDIĞA GÖMECEĞİZ”

    Bu seçimde ya demokrasinin ya da faşizmin kazanacağını vurgulayan Yeşil Sol Parti Bingöl Milletvekili adayı Faruk Aris ise, “Bu seçimde demokrasi ve Yeşil Sol kazanacak. Bu seçimi büyük zafere çevireceğiz. AKP’yi Bingöl’de sandığa gömeceğiz. Bu işi aile saltanatına çevirmeye çalışıyorlar ama Bingöl halkı buna izin vermeyecek” dedi.

    “TEK ADAMI DEVİRECEĞİZ”

    Pazar günü kader seçimi olduğunu ifade eden HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “Bu kader günü hep birlikte geleceğimize sahip çıkacağız. Pazar günü öncelikle tek adamı devireceğiz. Bizden faşistlere oy yok. Oyumuzu Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceğiz. Biz değiştireceğiz. İkinci oyumuz partimize. Bizim hep beraber kurduğumuz çatısı altında birleştiğimiz Yeşil Sol Parti’ye hep birlikte oylarımızı vereceğiz. Çok ciddi sorunlarımız var başımızdaki iktidar yolsuzluktan, talandan her türlü kirlilikten besleniyor, biz bunu kabul etmiyoruz. Şimdi bunu değiştirme zamanı. Asla taviz vermeyeceğiz. Bugünler bizim için hepimiz için güzel günlerdir. Hepimizin yolu açık olsun” diye konuştu.

    Halk buluşması, halaylarla son buldu.

    PİRHA/BİNGÖL

  • Yeşil Sol Parti Sivas Adayı Gani Kaplan: Alevi toplumunu seçeneksiz bırakmayacağız

    Yeşil Sol Parti Sivas Adayı Gani Kaplan: Alevi toplumunu seçeneksiz bırakmayacağız

    PİRHA- Yeşil Sol Parti Sivas milletvekili adayları Gani Kaplan, Hüseyin Özcan ve Mustafa Yıldız, Divriği ve Kangal ilçelerindeki köyleri ziyaret ederek çalışmalarına devam ediyor. Divriği ilçesindeki halk buluşmasında konuşan Kaplan, “Alevi toplumların sorunlarını çözmek için buraya geldim. Kaldığımız yerden başlatıp devam ettireceğiz. Alevi toplumunu seçeneksiz bırakmayacağız” dedi. 

    14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve  Milletvekili Genel Seçimi’ne 10 gün kalırken, milletvekili ve cumhurbaşkanı adayları çalışmalarını sürdürüyor.

    Yeşil Sol Parti Sivas Milletvekili Adayı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin önceki dönem genel başkanı Gani Kaplan ve diğer adaylar Hüseyin Özcan seçim çalışmalarını devam ettiriyor.

    KANGAL’DA KÖYLER ZİYARET EDİLDİ

    Yalıncak, Pir Hüseyin köyleri sonrasında Kangal ilçesine bağlı Büyükköy, Kanlıçayır, Kuruköprü, Kalesancak, Belentarla, Zeyve ve İğdeli köylerini dolaşan adaylar ayrıca Divriği ilçesindeki Çamşıhlı köylerini ziyaret etti.

    Köy köy dolaşan adaylar kadın ve gençler başta olmak üzere yoğun ilgiyle karşılandı. Yeşil Sol Parti’nin eşit yurttaşlık isteyenlerin partisi olduğunu belirten Gani Kaplan, Aleviler başta olmak üzere yoksulların, emekçilerin, kadınların, gençlerin Yeşil Sol Parti etrafında birleşmesi çağrısında bulundu.

    DİVRİĞİ’DE HALK BULUŞMASI: ALEVİLERİ SEÇENEKSİZ BIRAKMAYACAĞIZ

    Öte yandan, Divriği ilçesinde milletvekilli adayları Gani Kaplan ve Hüseyin Özcan, belediye binasında halk buluşması yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı etkinlikte konuşan Gani Kaplan, tek adam rejimine karşı Kılıçdaroğlu’nu seçeceklerini ve partilerinin de güçlü bir şekilde parlamentoya girmesi için çaba göstereceklerini vurguladı.

    Alevileri alternatifsiz bırakmadıklarını vurgulayan Kaplan, “Ben Alevileri temsilen aday oldum. Alevi toplumunun sorunlarını çözmek için buraya geldim. Buraya her şeyi bilerek geldim. Kaldığımız yerden başlatıp devam ettireceğiz. Seçilemediğimiz zaman da asla geri çekilmeyeceğiz, Alevi toplumunu seçeneksiz bırakmayacağız” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/SİVAS

     

  • Emek ve Özgürlük İttifakı Dersim’de halkla buluştu-VİDEO

    Emek ve Özgürlük İttifakı Dersim’de halkla buluştu-VİDEO

    PİRHA-Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Dersim’deki halk buluşmasında konuşan HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, kayyım zihniyetiyle başa çıkmanın en iyi yolunun birlikte mücadeleden geçtiğini vurgulayarak, “Bugün Rojava, Başur ve Paris’te katliamlar yaşanıyorsa, Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmemesinden kaynaklanıyor. Bizi görmeyen ve yok sayanlarla asla yan yana olmayız” dedi.

    Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri, Dersim’de Belediye Konferans Salonu’nda halk buluşması gerçekleştirdi. Buluşmaya EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, TÖP Sözcüler Kurulu Üyesi Perihan Koca, TİP PM Üyesi Bilge Seçkin Çetinkaya konuşmacı olarak katıldı. Halk buluşmasına Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçaoğlu, siyasi parti ile sivil toplum örgütleri temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Konuşmalardan önce Özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşunun ardından ittifaka dair hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “DÜZEN MUHALEFETİNE PRİM VERMEYECEĞİZ”

    Bu çıkmazdan nasıl yol gidileceğini bildiklerini belirten EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Saray kararname yayınlıyor, ‘grev yasak’ diyor. Ama Kocaeli’de metal işçileri grev yapıyor. Her şey güzel olacak, hak verilmez alınır. Düzen muhalefetine prim vermeyeceğiz. Tek adamı göndereceğiz. Canan Kaftancıoğlu’na siyasi yasak geldi, yanında olduk. Ekrem İmamoğlu’nun yanında durduk. Tek adam rejiminin anlayacağı dilden sokaklara inelim. İşçi ve emekçilerin gücünü görsünler. Bu ülkenin muhaliflerinin oyları, çantada keklik değil. Biz halk egemenliği diyeceğiz. Kürt sorununun eşit haklar temelinde olacağını söylüyoruz. Yeni yüzyıl bizim olacaktır” dedi.

    “BİZİ YOK SAYANLARLA ASLA YAN YANA OLMAYIZ”

    Yeni yılda aynı sorunlar içinde boğulmak istemediklerini söyleyen HDP Van Milletvekili Sezai Temelli, “Bu yüzyılın bize verdiği karanlığa Emek ve Özgürlük İttifakı ile son vereceğiz. Sermaye düzeniyle, bu yoksulluğu yönetebileceklerini düşünüyorlar. İçinde bulunduğumuz yüzyıl, Dersim’den Zilan’a, oradan da Paris’e uzanan bir katliamlar yüzyılıdır. Bu yüzyılı değiştirmek başka bir yönetimle, demokratik bir cumhuriyetle mümkün olacaktır. Türkiye gerçek anlamda demokratikleşene kadar, bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Kayyımcı zihniyete başa çıkmanın en iyi yolu da birlikte mücadeleden geçecektir. Bugün Rojava, Başur ve Paris’te bu katliamlar yaşanıyorsa, Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmemesinden kaynaklanıyor. Bizi görmeyen ve yok sayanlarla asla yan yana olmayız” dedi.

    “BU YÜZYIL KATLİAMLAR YÜZYILIDIR”

    Paris’te Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkez’ine yönelik yapılan saldırıda katledilenleri anarak sözlerine başlayan SMF Dönem Sözcüsü Dilşat Canbaz ise, “Bu yüzyıl aslında katliamlar yüzyılıdır. Hayata geçirmek istediğimiz şey işçi sınıfı ve kadınlarla yan yana olmaktır. Kadınların katledilmediği, öldürülmediği, tecavüze uğramadığı bir ülke bir için mücadele edeceğiz. Zorlu bir süreçten geçiyoruz ve bu zorlu süreçlerden geçebilecek bir gücümüz var. Bu gücü Sakine Cansızlardan, İbrahim Kaypakkayalardan, Mahir Çayanlardan, Deniz Gezmişlerden ve cezaevindeki siyasi tutuklulardan alıyoruz. Seçimden sonra da mücadelenin bizim için önemli olacağını da bir kez daha söylüyoruz, gücümüzü büyütebiliriz” diye belirtti.

    “SOYGUN DÜZENİNİ SONLANDIRACAĞIZ”

    Sansür Yasası,  gazetecilere yönelik operasyonlar, DBP’ye yönelik saldırılar, ev baskınları, Ferhat Encü’ye atılan tokat ve beraberinde gelişenlerin tesadüf olmadığını belirten TÖP Dönem Sözcüsü Perihan Koca, “Bu saldırılar, halka açılmış bir savaşın göstergesidir. İşçilere ve emekçilere savaş açılmış, Aleviler inançlarını yaşayamıyor, Kürtlere her türlü ölüm reva görülüyor. Açıklanan asgari ücrette, halk inim inim inlerken onlar saltanatlarını sürüyor. Bu saray ittifakı, çetelerin faşistlerin ittifakıdır. Emek ve Özgürlük İttifakı’nı onlara teslim etmeyeceğiz. İttifak, işçiler, kadınlar, Aleviler ve Kürtlerin ittifakıdır. Soygun düzenini sonlandıracağız, onurlu bir barışı, kadınların onurlu bir düzen içerisinde olacağını söylüyoruz bu suç düzeninden ancak bu şekilde kurtulabiliriz” diye ifade etti.

    “KÜRTLERE VE ALEVİLERE BORCUMUZ VAR”

    Açlıkla sınandıkları bir çağda yaşadıklarını dile getiren Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclis üyesi Bilge Seçkin, “Şov şeklinde asgari ücret sundular, kayıt dışı çalışıyor çoğumuz. Türkiye’de 5 çocuktan biri aç tarım desen şirketlerin insafına bırakılmış. Çocuklar tecavüze uğruyor, tacize maruz bırakılıyor. Erzurum’da çocukları tecavüz ediyorlar ve ‘biz bunu yaparız yapmaya da devam ederiz’ diyorlar. Nerede bu ülkedeki kadın katilleri? Kadın katillerini kınayanları, mahkemeye çağırıyorlar. Kürtlere, Alevilere borcumuz var. Bundan sonra, ütopya dedikleri her şey olacak ve tüm siyasi tutsaklar serbest olacak” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Emek ve Özgürlük İttifakı buluşmasına çağrı: Emeğin, barışın sesini yükseltelim-VİDEO

    Emek ve Özgürlük İttifakı buluşmasına çağrı: Emeğin, barışın sesini yükseltelim-VİDEO

    PİRHA-Emek ve Özgürlük İttifakı, Dersim’de 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’te Belediye Konferans Salonu’nda halk buluşması gerçekleştirecek. EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ve HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz, “Emek ve Özgürlük İttifakı’nın mücadelenin sesi olacağına inanıyoruz. Emeğin, özgürlüğün, barışın ve demokrasinin sesini yükseltmek için halkı buluşmaya çağırıyoruz” dedi. 

    Emek ve Özgürlük İttifakı, Dersim’de 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’te Belediye Konferans Salonu’nda halk buluşması gerçekleştirecek.

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri; Ovacık, Pertek, Nazımiye, Hozat, Mazgirt, Pülümür ilçeleri ve merkezdeki mahallerde çalışmalar yürüterek halkı pazar günü Belediye Konferans Salonu’nda saat 13.00’de halk buluşmasına çağırdı.

    Halk buluşmasına EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ve HDP Van Milletvekili Sezai Temelli katılacak.

    EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz ve SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç Emek ve Özgürlük İttifakı’nın halk buluşması için yaptıkları çalışmalara dair PİRHA‘ya konuştular.

    “HALKIMIZI EMEĞİN, ÖZGÜRLÜĞÜN VE BARIŞIN SESİNİ YÜKSELTMEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın işçilerin, köylülerin, kadınların ve gençlerin ittifakı olduğunu ifade eden EMEP Dersim İl Başkanı Ergin Tekin, “Emek ve Özgürlük İttifakı’nın halkla buluşmaları gerçekleşiyor ve Dersim’de de Belediye Konferans Salonu’nda saat 13.00’te halk buluşması gerçekleştireceğiz. Halk buluşması için ilçelerde ve merkez mahallelerde çalışmalarımızı yaptık, güzel bir buluşma olacak diye düşünüyoruz. Tek kutuplu, burjuva ittifaklarının halka bir faydası yok o yüzden halkın sorunlarını dile getirerek halkın sesi olan Emek ve Özgürlük İttifakı’nda buluşmak için mücadelemiz devam edecek. Halkımızı 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’de Belediye Konferans Salonu’na emeğin, özgürlüğün, barışın ve demokrasinin sesini yükseltmeye çağırıyoruz” diye belirtti.

    “MÜCADELE RUHUNU YENİDEN DİRİLTMEK İÇİN PAZAR GÜNÜ TÜM HALKIMIZIN KATILIMINI BEKLİYORUZ”

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın çalışmasını yaparken heyecanlı olduklarını belirten HDP Dersim İl Eş Başkanı Nazlı Çelik Öz de, “İlçelerimizde ve merkezde mahallerde çalışmalarımızı yürütürken Emek ve Özgürlük İttifakı’nın hangi amaçla bir araya geldiğini ve sorunların çözümü için neler yapacağını halkımıza anlattık. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın mücadelenin sesi olacağına inanıyoruz ve seçimden sonra bitecek bir ittifak olarak bakmıyoruz. Yaptığımız çalışmalarda halkımız bize ‘Nihayet böyle bir birliktelik oldu’ dediler. Heyecanımız devam ediyor, mücadele ruhunu tekrar diriltmemiz açısından tüm Dersim halkının pazar günü yanımızda olmalarını istiyoruz” dedi.

    “EMEK VE ÖZGÜRLÜK İTTİFAKI İÇİN HALKTAN OLUMLU TEPKİLER ALDIK”

    Emek ve Özgürlük İttifakı’nın ‘Şimdi emek ve özgürlük zamanıdır’ şiarıyla birçok yerde halk buluşması gerçekleştirdiğini belirten SMF Temsilcisi Mustafa Aytaç ise şunları söyledi:

    “Dersim’de yapılacak halk buluşması için de HDP, SMF ve EMEP birlikte çalışma yaptık. İlçelerde ve merkezdeki mahallelerdeki halkı Pazar günü yapılacak ittifak buluşmasına davet ettik. Halktan olumlu tepkiler aldık, devrimcilerin bir araya gelerek bir ittifak kurmasını sevinç ve umutla karşıladıklarını söylediler. Birlikte mücadele etmek bizler için büyük bir kazanım olacağını düşünüyorum. Bütün halkımızı pazar günü yapılacak Emek ve Özgürlük İttifakı buluşmasına çağırıyoruz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın buluşmasına halk davet edildi-VİDEO

    Dersim’de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın buluşmasına halk davet edildi-VİDEO

    PİRHA-Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, halkı Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’te yapılacak toplantısına davet etti.

    Emek ve Özgürlük İttifakı, Dersim’de 25 Aralık Pazar günü saat 13.00’te Belediye Konferans Salonu’nda halk buluşması gerçekleştirecek.

    Halk buluşmasına EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz ve HDP Van Milletvekili Sezai Temelli katılacak.

    Dersim Emek ve Demokrasi Güçleri, Cumhuriyet Mahallesi’nde halkla bir araya gelerek pazar günü Emek ve Özgürlük İttifakı’nın buluşma gerçekleştireceğini duyurdu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Türkiye İşçi Partisi, Antalya’da halk buluşması gerçekleştirdi-VİDEO

    Türkiye İşçi Partisi, Antalya’da halk buluşması gerçekleştirdi-VİDEO

    PİRHA- Türkiye İşçi Partisi’nin, Antalya’daki halk buluşmasında konuşan partinin Genel Başkanı Erkan Baş, “Türkiye’de son 20 yılda ilk defa önemli bir şeyle karşı karşıyayız. Aktif nüfus içeresinde AKP azınlığa düşmüş durumda. Türkiye’nin kurtuluşu için, bu toprakların özgürleşmesi için Kürtlerle Türklerin yan yana gelmesi gerekir. Biz ne zaman Kürtlerle yan yana geldiysek kazandık. Ne zaman karşı karşıya geldiysek kaydettik” dedi.

    Türkiye İşçi Partisi (TİP), Antalya’da halk buluşması gerçekleştirdi.

    Antalya Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki Tarık Akan salonunda yapılan halk buluşmasına Konyaaltı Belediye Başkanı Semih Esen, İHD Eş Başkanları Hülya Hasbay ile Mehmed Ali Yavuz, PSAKD Antalya Şubesi YK üyeleri, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eş Başkanı Süleyman Demir ve YK üyeleri, AKD Döşemealtı Şube Başkanı Ergün Kurt, Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri, EYT’liler, Onur Air işçilerinin yanı sıra yüzlerce yurttaş katıldı.

    Ülkede yaşanan sosyal ve siyasal olayların anlatıldığı kısa slayt gösterisi ile başlayan halk buluşmasında Antalya İl Başkanı Yunus Başaran, açılış konuşmasını yaptı.

    Başaran konuşmasında, “Antalya’mızın doğal güzellikler için parayı bir kenara bırakan, taş ocaklarına karşı ormanları savunanlar, Antalya Lisesine sahip çıkmak için direnen öğretmenler, simsarlara ve komisyon düzenine isyan eden köylü ve çiftçi kardeşlerim, tarikat ve okul yurtları yönetiminin baskısı altında yaşama tutunmaya çalışan, kalacak yer bulamayan, hem çalışıp hem okumak zorunda  öğrenci kardeşlerim, avukat, sağlık emekçisi, belediye işçisi, emekçi dostlarım, hepiniz bu büyük buluşmamıza hoş geldiniz” dedi.

    “HATA YAPMAZSAK AKP BU SEÇİMLERDE KAYBETMEYE MAHKUM”

    Ardından TİP Genel Başkanı Erkan Baş ve TİP Parti sözcüsü Sara Kadıgil birlikte platforma çıktı. Kadıgil, halktan gelen soruları Baş’a sordu. Baş verdiği cevaplarda, “Yakın geleceğe baktığımızda büyük bir inançla, büyük bir kararlılıkla, büyük bir umutla, büyük bir heyecanla şunu söyleyebilirim; AKP’yi gönderebiliriz. Niye gidebilir, gönderebiliriz diyorum? Çok basit bir hesap yapacağım. Çok analizlere girmeyeceğim. AKP %52 oy aldı geçen seçimde. AKP’ye oy veren herkes yine AKP’ye oyunu verse bile 7 milyon yeni seçmen olacak. Bu seçmenler içerisinde AKP son derece azınlıkta. Dolayısıyla matematiksel olarak baktığımızda Türkiye’de son 20 yılda ilk defa önemli bir şeyle karşı karşıyayız. Aktif nüfus içeresinde AKP azınlığa düşmüş durumda. Memleketin bunlardan kurtulması gerekir diyen milyonlarca insan var. Ben AKP’nin yenilebileceğine inanıyorum. Kritik hatadan kaçınmamız lazım. AKP tekrar durumu toparlayabilir ve kazanabilir. Dolayısıyla AKP’den kurtulmak isteyen farkında olan yurttaşlarımızın hepsinin bugünden başlayarak seçim günü sonuçlar açıklanana kadar aktif bir biçimde mücadele etmesi gerekir. Seçimi bekleyelim nasıl olsa kazanıyoruz dememeliyiz. 20 yılda yaptığımız hataları yapmayacağız, eksik yaptıklarımızı tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.

    “NE ZAMAN KÜRTLERLE BİR ARAYA GELDİYSEK KAZANDIK”

    Ardından Sera Kadıgil, Baş’ın sorularını yanıtladı.

    Ben AKP gidebilir dedim AKP giderse yarın İşçi Partisi iktidar olacak demiyorum AKP hep beraber göndereceğiz. Görünende bugün altılı masa diye ifade edilen önümüzdeki dönem hükümet olacaklar beklentim bu. Madem durum böyle Sara bakan olmak varken niye sosyalist oldun?

    Kadıgil, Saçma sapan bir düzenin içeresine bizi sıkıştırmışlar ki o düzen içerisinde benim başbakan cumhurbaşkanı olsam ne olacak. O kadar saçma sapan bir düzen ve o kadar her şey birbirinin aynısı ki ne bir umut vadeden var, ne bize değişim dönüşümü öneren var. Bunların hiçbiri ortada yok. Ben sendika avukatlığından geliyorum sosyalizim diye bir şey var duyuyoruz yani bir kulak dolgunluğu var ama hep böyle uzakta bir şeymiş gibi sosyalizm deyince benim kafamda canlanan herkesin gri olduğu, insanları zorla çalıştırıldığı öyle olmasa bile çok imkânsız bir şey gibi geliyordu.    Ülkede çok büyük bir eksiklik var bunun farkındayım ülke hep beraber sağ yaslanmış ha düştük hadi düşeceğiz biri tersten ağırlık yapmasa cümbür cemaat yuvarlanacağız. O yüzden sola ihtiyaç var onun için T.İ.P’ ni önemsiyorum dedi.

    Sonrasında Erkan Baş yaptığı konuşmasında, şunları aktardı:

    “Bu iktidardan kurtulmak için sokağa çıkıp canını ortaya koyan insanlar, muhalefete güvenmiyor. Heyecan duymuyor, enerji alamıyor.  Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak istiyor ama kime oy verecek bilemiyor. Üçüncü ittifak da umut var. Bazen niye HDP ile berabersiniz diyorlar. Bu memlekette 6,5 milyon insanın oyunu almış ve anketlerde yükseldiği söylenen HDP’ye hiç kimse çirkin ördek muamelesi yapamaz. İktidar sürekli olarak HDP üzerinden toplumu bölmeye, HDP üzerinden terörize etmeye, kriminalize etmeye çalışıyor. HDP‘ye bu muameleyi yapan bölücüdür. 1960’lardan bu yana Türkiye İşçi Partisi’nden başlayarak bütün sosyalistler biz şuna inanıyoruz; Kim emekçiyi bölmek istiyorsa, kim emekçilerin mücadelesini parçalamak istiyorsa biz ona karşı geliriz. Bizim HDP ile ittifakımız tarihsel bir ittifaktır. Türkiye’nin kurtuluşu için, bu toprakların özgürleşmesi için Kürtlerle Türklerin yan yana gelmesi gerekir. Biz ne zaman Kürtlerle yan yana geldiysek kazandık. Ne zaman karşı karşıya geldiysek kaydettik.”

    Konuşmaların ardından halk buluşması sona erdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA