Etiket: halk röportajı

  • Adıyamanlı yurttaşlar: Artık barış olsun-VİDEO

    Adıyamanlı yurttaşlar: Artık barış olsun-VİDEO

    PİRHA-Adıyamanlı yurttaşlar, ‘Barış Süreci’ hakkında değerlendirmelerde bulunarak, Kürt sorunun bir an önce çözülmesi gerektiğini ifade ederek, “Bir an önce birlik, beraberlik olsun. Artık barış olsun istiyoruz” dediler.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ının ‘Barış ve Demokratik Çözüm’ çağrısıyla başlayan sürecin ardından PKK, 12 Mayıs 2025’te, örgütün kendini feshettiğini ve silah bıraktığını duyurdu.

    Adıyaman’da yaşayan yurttaşlar, Kürt sorununun çözümüne dair gelişmeleri nasıl gördüklerini sorduk.

    Çözüm sürecini samimi görmeyenler olduğu kadar, Kürt sorunun barışçıl yollarla çözülmesinin gerekli olduğunu ifade edenler oldu.

    Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) konuşan yurttaşlar çözüm süreci hakkında şu yorumlarda bulundu.

    “NEYİN SAVAŞINI VERİYORUZ?”

    Taksi şoförlüğü yapan Zeynel Abidin Kılavuz, Türkiye’nin barışa ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, “Burası hepimize ait bir toprak, neyin savaşını veriyoruz? Bu barışın bir an önce sağlanması lazım. Barış sağlandığında Türkiye’nin çok iyi bir yere geleceğine eminim. Biz bu süreci destekleriz” dedi.

    ‘SAVAŞTA HER İKİ TARAFA YAZIK’

    Savaştan her iki halkın etkilendiğini belirten Mehmet Güneş adlı yurttaş ise şu ifadeleri kullandı: “Ölen kim olursa olsun bizim evladımızdır. Savaşta hayatını kaybeden her iki tarafa yazık. Keşke hiç kavga olmazsa, insanlar gönül rahatlığıyla yaşayabilse.”

    Olası bir çözümden hem ülkenin hem de kendilerinin memnun olacağını ifade eden Güneş, “Kim ne söz tutmuşsa sözünün arkasında durmalı” yorumunda bulundu.

    Güneş, sözlerine şöyle devam etti: “Bu sürecin olumlu yönde ilerleyeceğinden emin değilim ama inşallah da başarılı olur. Ben hayvanların bile birbirine eziyet etmesine bile tahammül edemiyorum. Oturup konuşalım, bu ülke herkese yeter.”

    ‘KİME SORSANIZ BARIŞI İSTER’

    Herkesin barışı savunacağını söyleyen Hüseyin Karagöz, “Bugün yolda kimi çevirip sorarsanız herkes barışı ister. Barışın aksi dışında bir cevap vermez. Hepimiz barıştan tarafız. Bütün toplum adına umuyorum ki barış içinde, kardeşlik içinde, demokratik bir ülkede yaşarız” diye konuştu.

    Bir yurttaş, “Savaşın sonlanması bizi de ülkeyi de memnun eder. Barış olmasını isteriz, barış güzel bir şey” diye ifade ederken, süreç hakkında konuşan bir kadın yurttaş ise, “Bir an önce birlik, beraberlik olsun. Artık barış olsun istiyoruz” dedi.

    ‘BU SORUNUN ÇÖZÜLMESİNE UZUN ZAMANDAN BERİDİR İHTİYAÇ VAR’

    Esnaflık yapan Bekir Ünal da, Kürt sorunun çözülmesinin gerekli olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Bu sorunun çözülmesine 30 yıldan beridir ihtiyaç var. Türk, Kürt hepimiz kardeşiz. Bir Kürt olarak elbette ki barışın olmasını isterim; kardeşlik olsun, barış olsun, Türkiye güzel olsun, Avrupa ülkeleriyle yarışabilecek düzeye gelelim.

    Türkiye’de bir çözüm umudumuz var. Bu süreç olması gereken bir şey, geriye dönüş olmaması lazım, geriye dönüş olursa Türkiye için büyük bir kayıp olur. Türkiye’nin her türlü adımı atması gerekiyor. Ortada bir sorun yok; eğer ortada bir Kürt sorunu varsa bu barış sürecinde her iki tarafın da fedakarlık göstermesi lazım.”

    Trakyalı olduğunu söyleyen bir yurttaş ise konu hakkında şu ifadeyi kullandı: “Eğer insanlar ölmeyecekse elbette ki bir barışa ihtiyaç var.”

    ‘YETERKİ SİYASETÇİLER BENCİL OLMASIN’

    Savaşın bütün toplumlara zarar verdiğini dile getiren Ozan Yapıcı, “Türkiye’de, Ortadoğu’da veya Avrupa’da nerede olursa olsun canların ölmemesi lazım. Eğer ki şeffaf bir siyaset varsa barış süreci güzel bir şey. Eğer kişisel çıkarlardan önce toplumsal bir çıkar varsa ve olursa barış süreci gelişir. Toplumun çıkarı göz önünde bulundurulursa elbette ki barış olur, ekonomi de düzelir. Yeter ki insanlar bencil olmasın, siyasetçiler bencil olmasın” ifadesinde bulundu.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

     

     

     

  • Depremin merkezi Pazarcık’ta 3. kış geçti ne esnafın ne de halkın sorunları çözülmedi-VİDEO

    Depremin merkezi Pazarcık’ta 3. kış geçti ne esnafın ne de halkın sorunları çözülmedi-VİDEO

    PİRHA-6 Şubat 2023’te meydana gelen Maraş merkezli depremin üzerinden yaklaşık 24 ay geçti. 11 ili etkileyen depremin yıkıma neden olduğu kentlerdeki yüz binlerce kişi kalıcı konutlara yerleşmenin umuduyla üçüncü kışı da konteynerlerde geçiriyor. Bir yılda biteceği söylenen evlerin hala tamamlanmadığını söyleyen yurttaşlar, “Depremde insanlar sadece 4 ay boyunca konuşuldu 4 ay sonra da unutuldu. Pazarcık’ın tekrar düzelmesi 20 seneyi alacak” diyerek mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini istediler.

    Depremin merkezi olan Pazarcık’ta 2 yılın ardından süren sorunlar devam ediyor. Esnaflar konteyner dükkanlarda işlerini sürdürmeye çalışıyor. 2 yıldır devam eden inşaatlar yüzünden esnaflar hala dükkanlarına geçemedi.

    Pazarcık’ta yaşanan sorunların başında konutların çoğunluğunun teslim edilmemesi ve binlerce insanın hala konteyner kentlerde yaşamaya mecbur bırakılması geliyor. Bazı yurttaşlar TOKİ’lere yerleşmiş olsa da şehir merkezine uzak olması ticari ve sosyal alanda yaşanan eksiklerden kaynaklı problem yaşadıkları önemli sorunlar arasında. İlçe merkezde yerinde dönüşüm çalışmaları sürerken yurttaşlar, çalışmaların biran önce tamamlanmasını istiyor.

    “1 YILDIR BİTİRİLECEĞİ SÖYLENEN İNŞAATLAR HALA TESLİM EDİLMEMİŞ”

    Depremin merkez üssü olan Pazarcık’ta halk, sokaklarda devam eden kazılara, inşası devam edip teslim edilmeyen dükkanlara, konutların teslim edilmemesi hakkında konuştu.

    30 yıldır kebapçılık işiyle uğraşan Bilal Ağnar, konteynerde iki yıldır kebapçılık yapmak zorunda kaldığını ifade ederek kimsenin esnafla ilgilenmediğini söyledi. Ağnar, şunları söyledi:

    “Ne belediye olarak ne hükümet olarak kimsenin ilgilendiği yok. Bir yıldır bitirileceği söylenen inşaatların 4’üncü etabı bile bitmedi. TOKİ’lerin yapmış oldukları konutların birçok eksiği var, insanlar tamirci bulup kendi cebinden ödeyerek yapıyor. Merkez üssü Pazarcık bu şekildeyse diğer şehirleri düşünemiyorum. İnsanların kendi yerinde ev yapılmasına izin verilmiyordu, son birkaç aydır izin verildi.”

    Seçim dönemleri dışında kimselerin kendileriyle ilgilenmediğini ifade eden Ümit Avlık, depremden sonra da bir şeylerin değişmediğini, yönetenlerin kendi bildiğini yaptığını söyledi.

    Avlık, konteynerlerde bir çok sournun yaşandığını aktararak, “Elektrik sıkıntısı var, su sıkıntısı var. Oralarda sokak lambaları yanmıyor. Herhangi bir hırsız girse kimsenin haberi olmaz. Eğer bir yere konteyner kuruyorsan oranın eksiklerini, ihtiyaçlarını da çözümlemek zorundasın ama kimse vatandaşla ilgilenmiyor” diye konuştu.

    “DEPREM 4 AY BOYUNCA KONUŞULDU, SONRA UNUTULDU”

    Sokakta kestane satarak geçimini sağlayan Mikail Bozgeyik, deprem süreciyle ilgili olarak şunları söyledi:

    “Depremde insanlar sadece 4 ay boyunca konuşuldu 4 ay sonra da unutuldu. Pazarcık’ın tekrar düzelmesi 20 seneyi alacak. Daha birçok yerde yıkılmamış binalar var. Depremin korkusu hala üzerimizde yaşıyorken hala yıkılmamış binalar var.”

    Deprem evi hasar alan Nazmiye Bayık, kimsenin kendileriyle ilgilenmediğini ve kendi imkanlarıyla evlerini tadilat ettiğini ifade etti. Konuşmasında yaşadığı sorunlara değinen Bayık, “Bir ay önce eşim ölünce maaşım yarıya düştü. Aldığım maaş geçimimi sağlamıyor. Evde işsiz bir oğlum var. Evim de hala çatlaklıklar var. Bir defa eve geldiler normal dediler bir daha da gelmediler.”

    Yaşlı annesine bakmak durumunda kalan İbrahim Kızakoğlu da, “Evimiz yok, müteahitler işçilerin parasını ödemediği için evlerimiz hala yapılmamış. Yaşlı bir annem var. Çok mağduruz” diyerek mağduriyetinin giderilmesini istedi.

    “EV ÇIKTI NASIL PARA ÖDEYECEĞİMİ DÜŞÜNÜYORUM”

    Gelir kaynağı olmadığı için geçinemediğini belirten Mıstık Beliktaş ise, “Deprem oldu, evim yıkıldı. Emekliliğim yok, param yok. TOKİ çıktı ama nasıl para ödeyeceğim diye düşünüyorum. İlgililer bana yardımcı olsunlar. Benim yatıracak param yok, ne yapayım cadde de mi kalayım. Eğer yapabiliyorlarsa bana bir çözüm bulsunlar” ifadelerine yer verdi.

    Kamber YILDIZ-Cihan BERK/MARAŞ-PAZARCIK

  • Dersimliler kayyımı istemiyor: Belediye Eş Başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız -VİDEO

    Dersimliler kayyımı istemiyor: Belediye Eş Başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız -VİDEO

    PİRHA-Dersim Belediyesi’ne kayyım atanmasına tepki gösteren yurttaşlar, ‘Yarın seçim olsa DEM Parti daha büyük bir oy oranıyla tekrar kazanır” ifadesinde bulundu. Yurttaşlar, “Biz kayyım istemiyoruz. Bizim seçtiğimiz belediye başkanları çok iyidir. Biz belediye başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız, her zaman destek olacağız” dedi.

    Ovacık ve Dersim Belediyesi’ne atanan kayyımlara yönelik konuşan yurttaşlar, kendi iradesiyle seçtikleri belediye başkanlarının görevinden alınmasının irade gaspı olduğunu belirterek yerine gelen kayyımın Dersim’i temsil etmeyeceğini ifade ettiler. Belediye başkanlarının kısa sürede önemli işler yaptıklarını söyleyen yurttaşlar, “10 sene önce açılmış bir davası varsa şimdiye kadar nerelerdeydi. Madem Belediye Başkanlarının suçu var o zaman mazbata vermeselerdi. Mesela Esenyurt Belediye başkanına neden 15 sene sonra soruşturma açıldı?” diye sordu.

    “KAYYIM ATANMASINI TASVİP ETMİYORUZ

    Kayyımın bir çözüm olmadığının ve kayyım atanmasını tasvip etmediklerinin altını çizen yurttaşlar, şunları söyledi:

    “-Yarın bir seçim olsa halk daha fazla oy verir. Bunlar bir yerden başladılar, herhalde devamı gelecek. Seçimden alamadıklarını başka türlü alacaklar.

    -Kayyım atanmasını tasvip etmiyoruz. Yani halkın iradesine el koyuyor. Yine belediye tarafından bir kusuru varsa encümenler tarafından seçilebilirdi.

    -Dersim Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak aynı bir işçi gibi çalışıyordu. İnsanları kutuplaştırarak geleceğini yok ediyorlar. Atanan kayyım bir gasptır. Ben eş belediye başkanlarının halkı tahrik edecek herhangi bir tepkisine tanık olamadım. Ben sabah 5.00’da tezgah açtığımda Cevdet Konak işçilerle birlikte çalışıyordu. Bunu toplumu kutuplaştırdığını, ayrıştırdığını görüyorum.

    -24 sene boyunca ülkeyi mahvettiler. Halkın seçtiği belediye başkanlarını yok sayıp kayyım atıyorlar. Biz kayyım istemiyoruz.

    -Bizim seçtiğimiz belediye başkanları çok iyidir. Biz belediye başkanlarımızı sahipsiz bırakmayacağız, her zaman destek olacağız.

    -Belediye başkanlarımıza yapılan muamele bir irade gaspıdır. Halk kendi hür iradesiyle bir seçime gitti, oyunu kullandı.”

    Cihan BERK-Kamber YILDIZ/DERSİM

  • Yurttaşlar, Aleviliğin hakikat yolcusu Aziz Dede ile ilgili konuştu: Önemli bir değerimiz-VİDEO

    Yurttaşlar, Aleviliğin hakikat yolcusu Aziz Dede ile ilgili konuştu: Önemli bir değerimiz-VİDEO

    PİRHA-Hakk’a yürüyüşünün 58’inci yıldönümünde anması yapılan Aziz Dede (Ape Aziz) hakkında konuşan yurttaşlar, Aziz Dedenin yaşamı ve kişiliğiyle sevilen biri olduğunu, kimsenin kalbini kırmayan, toplum arasında barışı ve dayanışmayı sağlayan bir insan olduğunu belirttiler.

    Adıyaman’ın Yedioluk (Şexmir) köyünün yüksek bir tepesinde türbesi bulunan Aziz Dede, Ağuçan Ocağı’ndan olup, Ağuçanlı Hasan Efendi Dedenin oğludur. Ehlibeyt soyundan geldiği söylenen Aziz Dede, keramet sahibi hem zahiri hem batini yönü gelişmiş, çevresinde sevilen sayılan hümanist bir zattır. Övünmeyi sevmediği gibi bu yüzden doğduğu yer olan Çelikhan Bulam Beldesini terk edip köy köy dolaşıp  Yedioluk Köyünde kalmış ve 1966 yılında burada hakka yürümüştür.

    Bulam’dan Şexmir’e göç eden Aziz Dede, gerideki bütün mal varlığını bırakarak buraya yerleşir. Burada halkına faydalı olacağını bildiği için bir daha geri dönmez. Zamanla burada insanların sorunlarını dinler, çözüm bulurdu.

    Aziz Dede’nin yaşadıklarına tanık olanlar ve onu hikayelerini dinleyenler PİRHA’ya konuştu.

    Ape Aziz’in Alevi toplumunda çok önemli bir değer olduğunu belirten Demokratik Alevi Derneği Adıyaman Şubesi Eş Başkanı Melek Ruşen, “Ape Aziz dünya malını terk edip, buradaki ağacı kendisine mekan kılmıştır. Doğanın ne kadar kutsal olduğunu, özünün doğayla bir olduğunu dile getirmiştir. Alevi olan olmayan bütün kesimi kucaklamıştır” dedi.

    “ONLAR HEP KALBİMİZDEDİR”

    Aziz Dede türbesine yıllardır gelen Zeliha Sümbül, “Ona eyvallahımız var. Onlar hep kalbimizdedir. Bunlar Ağuçan’dır. Zehirli su içtiler tasla, ellerinden bal damladı. Onlara kurban olayım, bugün hiç uyumadık” diye konuştu.

    Depremde yakınlarını kaybeden Sümbül, 30 senedir de Ape Aziz Türbesi’ne geldiğini söyledi.

    “BURAYA GELMEKTEN GURUR DUYUYORUZ”

    Tüm dünya alemine kardeşliğin gelmesini dileyen Ali Avcı ise “Türkiye’de yaşayan insanların huzuru olsun, herkes eline, beline, diline sahip olsun. Biz buraya gelmekten gurur duyuyoruz. Buraya gelen herkese teşekkür ederiz. Herkesin lokmaları kabul olsun” diye belirtti.

    “ESKİ ETKİNLİKLER DAHA KALABALIKTI”

    Yıllardır Ape Aziz Türbesi’ne geldiğini söyleyen mermer ustası Ali Sağtur, ilk geldiğinde buralarda sadece türbenin olduğunu söyledi. Sağtur, “Eskiden etkinlikler daha kalabalıktı. O zamanki insanları şimdi bulamıyoruz. Depremin etkisinden dolayı yüzde 50 düşüş var. Bunun dışında insanlar inançlarından uzak duruyorlar” ifadelerini kullandı.

    Sağtur, Alevilerin daha çok birlik ve dayanışma içerisinde hareket etmesi gerektiğini söyleyerek, “Gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimiz Alevi olmaktan soğuyor. Bunun için de Alevi pirlerinin gençlere inancı öğretmesi lazım. Yoksa gençlerimizi kaybederiz. Eskiye göre inançtan geri kalındı. Buraya geldiğimizde inancımızı hatırlayıp birlik, dayanışma içinde olunduğu kanaati oluşuyor. Ape Aziz de bu kanaatin en büyük önderi ve öncüsüdür” diye konuştu.

    Yıl içinde birçok defa geldiğini belirten Ali Gücük de “İki tane deprem yaşadık. İnsanlar ehlibeyte sarılsın. Onların yolundan gidenler ne darlık ne zorluk çekecek” dedi.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

     

     

  • Depremin vurduğu Bulam Beldesinde belediye ve halk çözümde ortaklaşacak- VİDEO

    Depremin vurduğu Bulam Beldesinde belediye ve halk çözümde ortaklaşacak- VİDEO

    PİRHA- Seçimleri DEM Parti’nin kazandığı Pınarbaşı Beldesi’nde yurttaşlar belde eş başkanlarının halkın sorunlarını dinlediğini, beldeyi iyi yöneteceklerine inandıklarını ifade ederek oy verdiklerini söyledi. Bulamlılar, seçim sonuçlarından memnun olduklarını vurgulayarak, depremde yıkılan evlerinin devlet tarafından halen tamamlanmamasına tepki gösterdiler.

    Adıyaman Çelikhan ilçesine bağlı Pınarbaşı (Bulam) Beldesinde seçimleri kazanan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Beldesi Eş Başkanları Hüseyin Uzun ve Kamile Ocak hakkında konuşan yurttaşlar kendilerine güven verdiklerini ifade ettiler. Büyük bir halk desteğiyle seçilen eş başkanlar ise halkın teveccühünü karşılıksız bırakmayacaklarının altını çizerek beldenin imkanları dahilinde yurttaşlara hizmet edeceklerini ifade ettiler.

    Bulam halkı seçimlerden hoşnut olduklarını dile getirerek, beldenin en önemli sorunun depremde evleri yıkılan ailelerin yerleşebilecekleri konutların yapılması yönündeki çağrılarıydı.

    Yeni seçilen Eş Başkanlardan memnun olduğunu söyleyen Efendi Taşalan, “1 yıldır deprem olmuş millet evinden oldu. Depremin ardından memleketin düzeni bozuldu artık yavaş yavaş toparlanacağını düşünüyoruz. Başkanlarımızdan razıyız, evlerimizi yapma noktasında gerekeni yapacaklardır” sözlerinde bulundu.

    “EN DÜRÜST KİŞİLER ONLARDI”

    “Biz siyasi ayrım yapmayan, insanlar için güzel şeyler düşünen adaya oy verdik. Bizim Alevi kültüründe kullandığımız en güzel cümle ‘iyilik iyidir’. Bu insan ayırmaksızın, kim olursa olsun yeter ki iyilik yapın” diye konuşan Garip Büyüktaş şunları söyledi:

    “Ülkede bir değişim şarttı. Beldemizi daha iyi olur diye onlara oy verdik. Kimi seçtiğimiz önemli değil önemli olan belediye başkanlarının neler yapacağı, ben belediye başkanlarının insanların yüzünü kara çıkarmayacağını düşünüyorum. Kendisi ve ailesi çok dürüst insanlardır. Partiden çok biz iyi birisi olduğu için kendisine oy verdik. Burası için en dürüst kişi oydu ona oy verdik.”

    “BİRÇOK EV YIKIK HALDE”

    Yeni belediye eş başkanlarından büyük şeyler beklediğini ifade eden Hasan Özturan isimli yurttaş ise, “Geçmişi aratmamak için kendisine oy verdik. Daha güzel, daha farklı şeyler yapmak için oyumuzu kullandık. Daha önceki belediye başkanının eksikleri vardı. Belediye eş başkanlarının daha güzel daha iyi şeyler yapacağını düşündüğümüz için oyumuzu kendilerine verdik” dedi.

    Özturan, beldenin ilk önceliğinin depremdeki yaşanan sorunların çözümü olması gerektiğini ifade ederek, “Birçok evimiz yıkılmış durumda eş başkanları da elinden geldiği kadar bizlere yardımcı olacaklarına inanıyoruz. Bütçenin yettiği kadar kullanılacağına inanıyoruz” diye belirtti.

    “ÖNCELİK DEPREM MAĞDURİYETİ”

    Bulam’da yaşayan bir diğer yurttaş Turan Uzun da seçimlerin kendileri için iyi sonuçlandığını söyleyerek, “Belediye başkanlarına destek veren vermeyen herkese teşekkür ediyoruz. Belde Eş Başkanlarına güvencemiz çoktur kendilerine inancımız çoktur, destekliyoruz. Geçmişte bir eksiklik varsa bunları tamamlamak gerekiyor. Deprem bölgesinde büyük bir yıkım yaşadık. Öncelliğin depremde mağduriyet yaşayan ailelerin sorunlarını çözmek. Evsiz olan insanların plan ve projelerini yapıp evlerine geçmesini sağlayıp gereken desteği sağlamak” şeklinde konuştu.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • Yurttaşlar: Asgari ücretle geçinemiyoruz, daha maaşımızı almadan zamlarla eridi-VİDEO

    Yurttaşlar: Asgari ücretle geçinemiyoruz, daha maaşımızı almadan zamlarla eridi-VİDEO

    PİRHA-Asgari ücret 17 bin 2 lira olarak belirlendi. Zamlı maaşlarını daha alamadan eridiğini belirten yurttaşlar, “Ülkede hayat pahalılığı çok yüksek, bize verdikleri maaşla nasıl geçineceğiz” diye sordular. 

    Yaklaşık 7 milyon çalışan başta olmak üzere toplumun genelini ilgilendiren asgari ücret 17 bin 2 lira olarak belirlendi. AKP-MHP iktidarı tarafından büyük bir artış olarak sunulan asgari ücret, TL’de yaşanan değer kaybı ve yüksek enflasyon nedeniyle her geçen gün erimeye devam ediyor.

    Asgari ücret zammı yurttaşları memnun etmezken, Türkiye’de ekonomik kriz ise derinleşerek devam ediyor. Yurttaşlar yoksulluk ve açlıkla karşı karşıya kalırken, işsizlik de her geçen gün artıyor.

    Okmeydanı’nda yurttaşlara, 2024 yılı için belirlenen asgari ücrete ilişkin görüşlerini sorduk.

    “ASGARİ ÜCRET, EN AZ 20 BİN TL OLMALIYDI”

    Alım güçlerinin eskisi gibi olmadığı için asgari ücreti arttırmanın bir anlamı olmadığını belirten Hilmi Tulum, “Çünkü asgari ücrete yapılan zammın ardından her şeye zam yapıldı. İki genç 20 bin TL’ye ev kiraladı, onların aylık kazancı 50 bin TL olsa bile bugün yetersiz. Ben şu anda memleketten kaçmanın yollarını arıyorum. Biz emekçilerin artık bu ülkede yaşama şansı kalmadı” dedi.

    Yapılan zamma tepki gösteren Süleyman Şahin, “Her gün bir şeye zam yapılıyor, daha zamlı maaşlar almadan eridi. Şu anki şartlarda asgari ücretin en az 20 bin TL olması lazım” diye belirtti.

    Hasan Pek ise “Ülkede hayat pahalılığı çok yüksek, bize verdikleri maaşla nasıl geçineceğiz” diye sordu.

    “ASGARİ ÜCRETLE KİMSE GEÇİNEMEZ”

    Asgari ücretle kimsenin geçinemeyeceğini dile getiren Ayşe Gül, “Bir ailede sadece bir kişi çalıştığında geçinmek çok zor. Devletin artık halkı düşünmesi gerekiyor” dedi.

    Asgari ücret ile Türkiye’de geçinebilen insan görmediğini söyleyen Hıdır Alkılıç da, “Bugün maaşlara zam yapılıyor ama daha sonra devlet bütün ürünlere zam yapıyor nasıl geçinebiliriz” ifadelerini kullandı.

    Yapılan zamların kendilerine bir faydasının olmadığını vurgulayan Garip Özşahin ise, “Daha zamlı maaşı vermeden aldılar. Bu memleket öldü, biber alamıyorum, et yiyemiyorum. Hükümet piyasaya hâkim olamıyor, her şeye zam yapılıyor. Cumhurbaşkanı 150 bin TL, bakanlar 100 bin TL maaş alıyor ama emeklilere 7 bin 500 TL’yi çok görüyorlar” diye konuştu.

    Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL