Etiket: halk tv

  • Halk TV davasında gazetecilere beraat

    Halk TV davasında gazetecilere beraat

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gündeme getirdiği bilirkişi S.B. ile yaptıkları görüşmeyi kaydeden ve yayınlayan 5 gazetecinin davasında, tüm gazetecilerin beraatine karar verildi. 

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gündeme getirdiği bilirkişiyle ilgili haberinin yayınlanması nedeniyle Halk TV ekibi hakkında açılan davanın duruşması görüldü. Gazeteci Barış Pehlivan ve Program Koordinatörü Kürşad Oğuz 6 yıldan 14’er yıla kadar, Halk TV Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, Sorumlu Müdür Serhan Asker ve sunucu Seda Selek hakkında ise 4 yıldan 9’ar yıla kadar hapis cezasının istendiği davanın duruşması, İstanbul Adliyesi 54’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmayı, gazetecilerin meslektaşları, basın örgütü temsilcileriyle birlikte ile siyasi parti temsilcileri izledi. Yoğun ilgi nedeniyle salona giremeyenler olurken, avukatlar duruşmanın konferans salonunda yapılmasını istedi. Ancak salonda devam kararı alan mahkeme başkanı, kimlik tespitleri ve savunmalarla yargılamayı başlattı. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle çok sayıda izleyici içeri giremedi.

    Savunmaların ardından mütalaasını mahkemeye sunan iddia makamı, tutuklu gazeteci Toktaş’ın tutukluluğunun devamına karar verilmesini, sanık gazetecilerin tümünün üzerine atılı suçlamalardan hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

    Mahkeme, tüm gazetecilerin üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatine, hükümle birlikte Toktaş’ın tahliyesine karar verdi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    Alevi kurumlarından gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki: Halk TV yalnız değildir

    PİRHA-Alevi kurumları, gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar” denildi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun işaret ettiği bilirkişiyle yaptıkları telefon görüşmesini “izinsiz olarak kayda alarak paylaştıkları” suçlamasıyla gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına tepki göstererek yazılı açıklama yaptı.

    “TÜRKİYE FAŞİZME TESLİM OLMAYACAK”

    Alevi kurumları tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Halk TV gazetecilerinden Serhan Asker, Barış Pehlivan ve Seda Selek gazetecilik faaliyetlerinden dolayı gözaltına alındı. Görülen o ki bu gözaltılar halkı teslim almaya yönelik bir gözdağıdır. Ülkede denetimsizlikten bir otelde insanlar gözler önünde yanarak can verirken, maden kazaları olurken, binalar insanların başına yıkılırken, geziden 12 yıl sonra insanlar tutuklanırken ve en önemlisi halk yoksulluk kıskacında yaşamaya çalışırken halkın sesi olan gazetecilerin gözaltına alınması ülkede ses çıkaran herkesi sindirmeyi hedeflemektedir.

    Ama hiçbir güç halkın gücünün üstünde değildir ve sonunda halk bu zalimliğe gerekli cevabı verecektir. Başta Aleviler olmak üzere derdi halkın refahı olan muhalifler korku duvarını yıkmıştır artık. Halkının derdini kendi derdi bilmeyenin piri olmaz diyen Pir Sultan Abdal direnen halkların ışığı olmuştur. AKP hükümeti gözaltılarla, tutuklamalarla, sindirme hayalleri kurarken unutmasınlar ki halkın tamamını esir alamazlar. Eşitlik, demokrasi ve adalet mücadelemizin önüne geçemeyeceksiniz. Bu vesile ile bir kez daha haykırıyoruz. Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Halk TV yalnız değildir” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Halk TV’ye ‘bilirkişi’ soruşturması: 3 gazeteci gözaltına alındı

  • Halk TV’ye ‘bilirkişi’ soruşturması: 3 gazeteci gözaltına alındı

    Halk TV’ye ‘bilirkişi’ soruşturması: 3 gazeteci gözaltına alındı

    PİRHA-Gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve program sunucusu Seda Selek “bilirkişi” soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun işaret ettiği bilirkişiyle yaptıkları telefon görüşmesini “izinsiz olarak kayda alarak paylaştıkları” suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatılan Gazeteci Barış Pehlivan, yayına çıkmak üzere geldiği Halk TV’de polis tarafından gözaltına alındı.

    Pehlivan’dan sonra “bilirkişi” soruşturmasında Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker’in de Ankara’da gözaltına alındığı belirtildi. Halk TV haber sunucusu Seda Selek de aynı soruşturma kapsamında gözaltına alındı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), Türkiye Basın Yayın ve Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve Seda Selek’in gözaltına alınmasına sanal medya hesaplarından tepki gösterdi.

    PSAKD: GÖZALTILARI ŞİDDETLE KINIYORUZ

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi, “Halkın haber alma özgürlüğünü kısıtlayan gözaltıları şiddetle kınıyoruz. Barış Pehlivan, Seda Selek ve Serhan Asker’in sadece habercilik yaptıkları için gözaltına alınmaları skandal bir karardır. Basını ve gazetecileri susturmak için iktidarın istibdat dönemi uygulamalarına bir son vermesini istiyoruz. Halk TV ve program yapımcısı gazetecilerle dayanışma duygularımızı paylaşıyoruz. Özgürlük elbet dolaşacaktır elini kolunu sallayarak memleketimde.”

    ADFE: BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE VURULAN DARBEYİ REDDEDİYORUZ

    Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE), sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Halkın haber alma hakkını engelleme çabasını ve basın özgürlüğüne vurulan bu darbeyi reddediyoruz. Gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve Seda Selek bir an evvel serbest bırakılmalıdır” denildi.

    DİSK BASIN İŞ: BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM

    Türkiye Basın Yayın ve Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Üyemiz Fırat Fıstık ve Gazeteci Şirin Payzın hakkında gazetecilik faaliyetleri gerekçe gösterilerek soruşturma başlatıldı. Akabinde bugün gazeteciler Serhan Asker, Barış Terkoğlu ve Seda Selek gözaltına alındı. Bu yaşananlar ve meslektaşlarımıza yaşatılanlar bir sivil darbenin işaretleridir.  Toplumun her kesiminin üzerine çökmeye çalışan bu karanlığı dayanışmayla aşabiliriz. Çağrımızdır; birlikte mücadele edelim ve haber alma hakkımıza sahip çıkalım.”

    DEM PARTİ EŞ GENEL BAŞKANLARI: GAZETECİLERİN YERİ GÖZALTI MERKEZLERİ DEĞİL

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Halk TV Sorumlu Müdürü Serhan Asker’in, gazeteci Barış Pehlivan’ın ve Halk TV sunucusu Seda Selek’in gözaltına alınması kabul edilemez! Hakikati açığa çıkarmak gazetecilerin birincil sorumluluğudur. Gazetecilik faaliyetinden suç unsuru yaratmaya çalışmak halkın haber alma hakkına saldırıdır. Serhan Asker, Barış Pehlivan ve Seda Selek derhal serbest bırakılmalıdır” ifadelerini paylaştı.

    DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise, sanal medya hesabında şu mesajı paylaştı: “Gazeteci Barış Pehlivan, Serhan Asker ve Seda Selek’in gözaltına alınması, Türkiye’de hukuki güvencenin ortadan kalktığını göstermektedir. Eleştirmek ve hakikatleri açığa çıkarmak gazetecilerin kamusal sorumluluğudur. Bu sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken gözaltına alınmaları ise hukuksuzluktur. Türkiye’de süreklileşen hukuksuzluklara son verilmelidir. Barış Pehlivan, Serhan Asker ve Seda Selek derhal serbest bırakılmalıdır. Gazetecilerin yeri gözaltı merkezleri veya cezaevleri değil; gazeteler, televizyonlar ve sosyal medya platformlarıdır.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazeteci Dinçer Gökçe serbest bırakıldı

    Gazeteci Dinçer Gökçe serbest bırakıldı

    PİRHA- Halktv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ iddiasıyla bugün gözaltına alınmasının ardından serbest bırakıldı. 

    Gazeteci Tolga Şardan’ın ardından Halktv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe de gözaltına alındı. Polis, Halk TV’ye giderek Gökçe’yi gözaltına aldı.

    İki gün önce yayımlanan “Çete lideri T.D. ve E. D’ye tahliye kararı” haberi ile ilgili olarak Bakırköy Cumhuriyet Savcılığının resen soruşturma başlattığı Dinçer Gökçe, Halk TV binasında çalışırken polis tarafından gözaltına alındı.

    Gökçe daha sonra Bakırköy Cumhuriyet Savcısı Yusuf Demir’e ifade verdi. İfadesinin tamamlanmasından sonra Dinçer Gökçe adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    > T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alındı

    > Tolga Şardan’ın ardından gazeteci Dinçer Gökçe de gözaltına alındı

  • Tolga Şardan’ın ardından gazeteci Dinçer Gökçe de gözaltına alındı

    Tolga Şardan’ın ardından gazeteci Dinçer Gökçe de gözaltına alındı

    Halktv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ iddiasıyla bugün gözaltına alındı.

    Gazeteci Tolga Şardan’ın ardından Halktv.com.tr Yazı İşleri Müdürü Dinçer Gökçe de gözaltına alındı. Polisin Halk TV’ye giderek Gökçe’yi gözaltına aldıkları öğrenildi.

    Dinçer Gökçe hakkında “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklama şöyle:

    “26.10.2023 Perşembe günü saat 19.29 tarihinde https://halktv.com.tr haber sitesinde yayınlanan “çete lideri olmakla suçlanan Turhan Döner ve Emirhan Döner’e tahliye kararı” başlıklı haber içeriğinde; yedi suçtan 44 yıl hapis cezası alan E.D. ile 34 yıl hapis cezası alan T.D’nin Bakırköy 20.Ağır Ceza Mahkemesince tahliyelerine karar verildiğine ilişkin haber yayınlanmıştır. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan incelemede; Haber içeriğinde adı geçen kişilerin Mahkemece tahliye edilmedikleri, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesince verilen ve kesinleşen hapis cezalarını Kırıkkale ile Edirne Kapalı İnfaz Kurumunda infaz etmekte oldukları, çete lideri ve örgüt üyelerinin tahliye edildiğine ilişkin haber içeriğinin gerçeğe aykırı ve yanıltıcı nitelikte olup, kamuoyu nazarında yargıya olan güven ve itibarı sarsmaya yönelik olduğu görülmüştür. Tamamen gerçeğe aykırı haber yapılmak suretiyle kamuoyunun yanıltıldığı tespit edilerek, adı geçen haber sitesinin sorumlu yazı işleri müdürü hakkında “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alanen Yayma” suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu Savcılığınca Resen Soruşturma başlatılmış ve şüpheli 01.11.2023 tarihinde gözaltına alınmıştır.”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    T24 yazarı Tolga Şardan gözaltına alındı

  • Gazeteci-şair Uğur Yanıkel’in ölümü sonrası doktorlar hakkında soruşturma

    Gazeteci-şair Uğur Yanıkel’in ölümü sonrası doktorlar hakkında soruşturma

    PİRHA- Geçen cumartesi Beşiktaş’ta baygın halde bulunarak Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ancak kurtarılamayan Halk TV Youtube Koordinatörü gazeteci Uğur Yanıkel’in ölümüyle ilgili doktorlar hakkında soruşturma başlatıldığı öğrenildi. 

    Halk TV Youtube Koordinatörü gazeteci Uğur Yanıkel, geçen cumartesi Beşiktaş’ta baygın halde bulunarak hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.

    Yanıkel’in amcası Cemal Yanıkel TELE1’e yaptığı açıklamada yeğeninin ölümündeki şüphelere dair polisin soruşturma yürüttüğünü ve avukatlarının konuyla ilgilendiğini aktarırken Beşiktaş Stadı’nın yan tarafında yerde yatan Yanıkel’e müdahale için gelen ambulansın yeğenini Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürene kadar 1 saat vaktin geçtiğini belirtti.

    “Orası 10 dakikalık bir mesafe bile değil. Neden ambulans 1 saatte gitmiş, neden orada müdahale edilmemiş” diyen Amca Yanıkel o saatte yolların da açık olduğunu ve ambulansın yeğenini aldıktan sonra hastaneye 1 saatte ulaşmasının çok uzun olduğunu aktardı. Cemal Yanıkel, “Yürüyerek bile oradan 10 dakikada gidilebilecek bir yer” dedi.

    Kaldırıldığı Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde bilinci yerine gelen Yanıkel’in doktorlara iyi olduğunu söylediğini aktaran Amca Yanıkel, yeğeninin ilk anda gitmek istediğini ancak daha sonra bilincinin kapandığını belirtti.

    Cemal Yanıkel ayrıca, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yeğenine müdahale eden doktorlar hakkında Sağlık Bakanlığı’ndan soruşturma izninin verildiğini ve Yanıkel’e müdahale eden doktorlar hakkında soruşturmanın başlatıldığını söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Halk TV çalışanı Yanıkel’in ölümü ‘şüpheli’ bulunarak soruşturma başlatıldı

    Halk TV çalışanı Yanıkel’in ölümü ‘şüpheli’ bulunarak soruşturma başlatıldı

    PİRHA- İstanbul Emniyeti, Halk TV YouTube Koordinatörü Uğur Yanıkel’in bir sokakta baygın halde bulunduktan sonra vefat etmesini ‘şüpheli’ bularak soruşturma başlattı.

    Halk TV YouTube Koordinatörü Uğur Yanıkel, 23 Aralık Cuma gecesi İstanbul Beyoğlu’ndaki 10 Aralık Şehitler Parkı’nın yanındaki yol kenarında baygın halde bulundu. Yanıkel, kaldırıldığı Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    Yanıkel’in duvardan düştüğü anlara ilişkin MOBESE kamerası kayıtları ortaya çıktı.

    Görüntüleri inceleyen polis, Uğur Yanıkel’in 10 Aralık Şehitler Parkı’ndan koşarak geçtiğini ve parkın bittiği noktaki 3 metrelik duvardan kontrolsüz biçimde atladığını/düştüğünü, daha sonra da hareketsiz kaldığını tespit etti.

    ANKA’da yer alan habere göre Yanıkel’in biri ya da bir şeyden kaçma ihtimali üzerine olay ‘şüpheli’ bulunarak inceleme başlatıldı.

    Halk TV YouTube Koordinatörü Uğur Yanıkel’in cenazesi, yapılan otopsinin ardından Okmeydanı Cemevi’nde düzenlenen cenaze erkanından sonra memleketi Ardahan’a gönderilerek toprağa verildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • AKD Soma Cemevi başkanı ve dedesinden Başaran Aksu’ya tepki: İspata çağırıyoruz-VİDEO

    AKD Soma Cemevi başkanı ve dedesinden Başaran Aksu’ya tepki: İspata çağırıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Bağımsız Maden İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, katıldığı bir televizyon programında, “Cemaat, caminin imamı, cemevinin dedesi, madencinin babası, muhalefet partileri, devletin bürokrasisi oradaki güçlü şirketlerin yanında” iddiasında bulundu. Bu iddiaya AKD  Soma Cemevi Başkanı Aysun Gökçe ve AKD Soma Cemevi dedesi Hayrettin Demir, tepki göstererek, “Başaran Aksu’nun kurumumuza ve dedemize yönelik iddaları asılsızdır” diyerek, Aksu’yu ispata çağırdılar.

    Bağımsız Maden İş örgütlenme uzmanı Başaran Aksu, katıldığı Halk TV yayınında Bartın’da yaşanan ve 41 madencinin yaşamını yitirmesine neden olan faciaya ilişkin konuşmasında cemevi dedesinin sömürü çarkında yerinin olduğunu iddia etti. Aksu, “Soma’yı anlatacağım. Soma faciası olduğunda sendika kendisini patronlarına satmış. İşçilerin karşısındaki toplulukları anlatacağım. Cemaat, caminin imamı, cemevinin dedesi, madencinin babası, muhalefet partileri, devletin bürokrasisi oradaki güçlü şirketlerin yanında” dedi.

    Aksu’nun konuşmasında geçen “Cemevinin dedesi patronların yanında” iddiasına dair AKD Soma Cemevi Başkanı Aysun Gökçe ve AKD Soma Cemevi dedesi Hayrettin Demir, PİRHA‘ya konuştu.

    AKD  Soma Cemevi Başkanı Aysun Gökçe, Aksu’nun sözlerinin doğru olmadığını belirterek, “Halk Tv de canlı yayında yaptığı açıklamalar kesinlikle doğru değildir. Dedemize söylemiş olduğu ithamlar doğru değildir. Cemevi dedemiz ve cemevimiz yönetimi ailelerin yanında olmuştur. Kendisini ispata davet ediyoruz. Bizi karalayamaz. Böyle sendikacılık olmaz. Bahsettiği hangi dedeyse açıklasın. Bizim dedemiz Hayrettin Demir’dir. Biz cemevi olarak sadece Soma faciasında yaşamını yitiren ve yaralananların yanında durmadık, aynı zamanda bir gecede işsiz kalan 2831 işçinin de yanında olduk. Başaran Aksu’nun kurumumuza ve dedemize yönelik ideaları asılsızdır” dedi.

    AKD Soma Cemevi dedesi Hayrettin Demir de, maden kazası olduğunda madende çalıştığının altını çizerek, “Benim çalıştığım madem E.L.İ müessesine  bağlı Dereköy Şube Müdürlüğüne bağlı  kamu kurumuna bağlı bir işletmeydi. Soma’daki facianın yaşandığı yer ise özel sektöre ait olan bir işletmeydi. Orada yaşamını yitirenler emekçiler de bizim arkadaşlarımızdı. Biz hiçbir zaman o işverenin tarafında olmadık, emekçilerin tarafında olduk” diye konuştu.

    Aksu’ya yüzleşme çağrısı yapan Demir, “Dediği gibi bir şey varsa, o zaman yüzleşelim. Faciadan sonra işçi haklarını arayan arkadaşlarımız eylem yaptılar. Biz eylem yapan arkadaşlara destek olduk. Olduk ki onlar da haklarını alsınlar” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN-Diren KESER/PİRHA

     

     

  • Halk TV Yayın Yönetmeni Toktaş: İktidarın saldırganlaşan dili ile karşı karşıyayız-VİDEO

    Halk TV Yayın Yönetmeni Toktaş: İktidarın saldırganlaşan dili ile karşı karşıyayız-VİDEO

    PİRHA- Halk TV’de yayınlanan “Gökmen Karadağ ile Açıkça” programının 5 Ağustos akşamı Muğla İçmeler’de yapılan yayınına giren saldırganlar, “Yanlış şeyler konuştuğunda engelleriz” diyerek yayın ekibine saldırdı. Gazetecilere saldıran 5 kişiden 4’ü savcılıkça, 1’i de tutuklama talebiyle sevk edildiği mahkemece serbest bırakıldı. Halk Tv Genel Yayın Yönetmeni Suat Toktaş, kanallarına yapılana ve de gazetecilere yönelik artan saldırılara ilişkin, “Ülkeyi yönetemeyen İktidarın saldırganlaşan dili ve siyasi gerginlikle karşı karşıyayız” dedi.

    Suat Toktaş genel yayın yönetmenliğini yaptığı Halk TV‘ye yapılan saldırıyı bütün basına ve toptan ifade özgürlüğüne yapılmış saydıklarını açıkladı. İktidarın sıkıştıkça hıcını özgür basından aldığı değerlendirmesini yapan Toktaş, bu saldırının arkasında henüz kimlerin olduğunu bilmediklerini dile getirdi.

    Saldırganların tamamı ifadeleri ardından savcılıktan serbest bırakıldılar. Bu duruma da değinen Toktaş, yaptıkları sosyal medya incelemesinde kişilerin AKP ilçe teşkilatlarında görevli isimler olduklarını öğrendiklerini belirtti.

    Gazetecilere, azınlıklara ve muhaliflere yönelik şiddet yapılan araştırmalarda da görünüyor ki son dönemde ayyuka çıkmış durumda. Saldırıda bir yönlendirmenin olup olmadığına dair bilgi sahibi olunmamış ancak Toktaş, bu tip saldırıların sebebinin “iktidarın dili” olduğunu düşündüğünü kaydetti. Yine de zanlıların kendi içlerinde örgütlü bir saldırı düzenledikleri fikri, geliş sıralamalarından ve önce yayına müdahale etmek istemelerinden çıkarımı ile yapılıyor.

    “YÖNETEMEDİKÇE SALDIRGANLAŞIYORLAR”

    Toktaş, bu saldırıların yeni bir aşama olduğunu da vurguladı, “Can güvenliğini de riske atan ve yayın yaptırtmamaya varan nobranlık ve zorbalık buna işaret ediyor” dedi. Bunun gazetecilere yapılan ilk saldırı olmadığını hatırlatan Toktaş, iktidarın çok sıkıştığını ve yönetemedikçe saldırganlaştığını, bunun da dillerine yansıdığını ifade etti. İktidarın söylemlerinden kendine vazife çıkaran doğal bir saldırganlığın da gelişebildiğini veya örgütlü saldırıları da yarattığını dile getirdi. İktidarın yangını, pandemiyi, işsiziği göstermek istemediğini ancak gazeteci olarak bunu yapmayacaklarının da altını çizdi.

    Toktaş, “Biz gazeteci olarak bunu yapmayacağız. Çünkü bu mesele Halk Tv meselesi değil. Biz göstermesek de çeşitli haber alma kaynakları var. Halk bunları görecek ve bilecek. İktidarın erime sürecine girdiğini anlıyoruz. Yönetemediği için saldırganlaşan dille ve siyasi gerginlikle karşı karşıyayız. Ancak biz kameramızı başka tarafa çevirdiğimizde de ormanlar yine yanmaya devam edecek, pandemide artmamış olmayacak. Biz bunları göstermeye devam edeceğiz.” dedi.

    İKTİDAR CENAHININ UNUTTUĞU ŞEY: GAZETECİLİK

    Bu saldırıdan kendilerine bir kahramanlık çıkartmaya çalışmadıklarını vurgulayan Toktaş, yalnızca gazeteciliklerini yapmaya devam edeceklerini söyledi. Aynı yerden ikinci kez yayın koyulmasını ise şu şekilde açıkladı: “Buradan bir kahramanlık olamaz ama buradan bir geri adım da atmayacağız. Yaptığımız şey gazetecilik.İktidar cenahında unutulan şey yapılıyor. herhalükarda ve durum da yapılacak.” dedi.

    Son olarak Toktaş, Halk Tv‘nin yayınlarının olduğu gibi devam edeceğini ve halka karşı sorumluluklarını yerine getireceklerini yeniledi.

    RTÜK AÇIKLAMA YAPTI

    Twitter hesabından Halk TV’ye yapılan saldırıyı kınayan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, “Saldırıyı kabul etmiyoruz” dedi. Şahin, “Dün Ülke TV muhabirine hem de kadın bir gazeteciye yapılan, belli zihniyetin acı bir şekilde görmezden gelebildiği şiddeti kınadığımız gibi Halk TV’ye yapılan saldırıyı da kabul etmiyoruz. Bazılarının yaptığı gibi bizim için medyanın ötekileştirilmesi asla söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

    Helin YILMAZ/İSTANBUL

  • Yazar Mehmet Kabadayı: Hakikat meydanı kurulmadan semah dönülmez!

    Yazar Mehmet Kabadayı: Hakikat meydanı kurulmadan semah dönülmez!

    PİRHA- Yazar Mehmet Kabadayı Halk TV’deki bir programda semah dönülmesini eleştirdi. ‘Semahımız seyirlik oyun değildir’ diyen Kabadayı yaptığı açıklamada, “Bu toprakların 100 yıllık tarihinde inkâr, katliam, asimilasyon ve manipülasyon acı bir gerçektir. İsmi geçen programda semah dönenleri, göz yumanları, görmezden gelenleri ve de Alevi toplumunun değerlerini kendi siyasal çıkarlarına alet edenleri kınıyorum” dedi.   

    Yazar Mehmet Kabadayı, 30 Mayıs 2021’de Halk TV ‘de ‘Görkemli Hatıralar’ isimli programda yayınlanan görüntüler tepki gösterdi.

    Kabadayı, Malatya Arguvan’da çekilen görüntülerde cem olmadan, meydan kurulmadan semah dönülmesini eleştirdi.

    “ASİMİLASYON VE MANİPÜLASYON ACI BİR GERÇEKTİR”

     ‘Asimilasyoncu ve manipülasyonculara dur diyelim’ diyen Kabadayı şunları kaydetti:

    “Kemalist düzenin Osmanlı’nın bürokrasisinden, Osmanlı subaylarından, din ulemasından, bazı toprak ağalarından oluştuğunu ve kimleri temsil ettiği 100 yıldır uygulanan inkâr ve asimilasyon politikalarla meydandadır. Bu toprakların 100 yıllık tarihinde inkâr, katliam, asimilasyon ve manipülasyon acı bir gerçektir. Bütün bu acı gerçekler bu topraklarda yaşanmış iken, günümüzde içimizden çıkmış kimi devşirmeler eliyle toplum manipüle ediliyor ve toplumsal değerler alt üst edilip içi boşaltılıyor. Açıkça söylemek gerekirse sosyal, siyasal, inançsal ve kültürel değerler asimile edilip, içi boşaltılıp çürütülüyor.”

    “HAKİKAT MEYDANI KURULMADAN SEMAH DÖNÜLMEZ”

    Geçmişte ve yakın tarihte asimilasyona, çürütmeye dair yaşanmış örneklerden bahseden Kabadayı sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Şenlikler adı altında protokol önlerinde Semah dönmek, döndürmek, yine kimi televizyon programlarında Semah dönmek… Muharrem ayında komşu inanca benzemek için yarış içine girip protokoller ve dualar eşliğinde toplu oruç açmalar. Lokma paylaşıyoruz adı altında cadde, sokak başlarında lokma dağıtılması. Oysaki Hakikat Yol’unda Cem olmadan, Hakikat meydanı kurulmadan Semah dönülmez! Hakikat Yol’unda gösterişe yer yoktur!

    “SİNAN CEMGİL VE YOLDAŞLARI BU DÜZENİN SAHİPLERİYLE ÖZDEŞ KILINDI”

    Geçtiğimiz hafta içinde yine bir televizyon kanalında, Halk Tv’de Serhan ASKER’in sunduğu Görkemli Hatıralar programında, fakire göre sosyal, siyasal, inançsal ve kültürel değerler alt üst edildi. Bu programda Sinan CEMGİL ve yoldaşlarını anıyoruz adı altında, Sinan CEMGİL ve yoldaşları, bu düzenin sahipleriyle özdeş kılındı. Sanki Sinan CEMGİL ve yoldaşları başka bir ülkenin güçleri tarafından katledilmiş gibi her şeyin üstü örtülmeye çalışıldı. Sinan CEMGİL ve yoldaşlarının savunduklarını ve de davalarını inkâr ederek onları düzenin savunucu gibi göstermek, bu düzenin sahipleriyle özdeş kılmak ve Kemalist düşünce ile aynı noktaya koymak akıl alacak şey değildir. Böylesi şeyleri ancak ve ancak manipülasyoncular yapar.”

    “CEM OLMADAN SEMAH DÖNÜLMESİ KABUL EDİLECEK BİR ŞEY DEĞİLDİR”

    Alevi toplumunun inançlarının, yol önderlerinin ve dergâhlarının 1924 yılında bu yana yasaklı olduğunu ifade eden Kabadayı şunları dile getirdi:

    “Cumhuriyet döneminde planlı ve programlı olarak Alevi toplumu topyekûn olarak bir asimilasyon kıskacı altına alındı. Alevi köylerine camiler yapıldı. Alevi çocukları zorunlu din dersleriyle asimile edilip dönüştürüldü. Bu dönüştürme günümüzde de yoğunlaşarak devam ediyor. Alevi toplumunun dönüştürülmesinde nasıl bir başarı sağlandığının göstergesi olarak birkaç istisna hariç, Cem Erkânlarına ve Hakk’a Yürüme Erkânlarına bakmamız yeterli olacaktır.

    İçimizden çıkmış kimi devşirmelere diyoruz ki; Pir huzurunda, bir olup Cem olunmadan, Hakikat meydanı kurulmadan öyle rastgele yerlerde Semah dönülmez. Cem’de, Hakikat meydanında aşka gelen canlar, aşk için semah dönerler. Pir Hünkâr Hace Bektaş Veli diyor ki;  ‘Bizim semahımız seyirlik oyun değildir, o bir aşk halidir, salıncak değildir.’ Semahımız Yol’a hizmettir! Cem olmadan, Hakikat meydanı kurulmadan semah dönülmesi kabul edilecek bir şey değildir.”

    “ALEVİLERİ SİSTEME YEDEKLEMEYE ÇALIŞANLARI KINIYORUM”

    Semahı,  protokol önlerinde rastgele yerlerde adeta bir folklora indirgeyip dönenleri eleştiren Yazar Mehmet Kabadayı son olarak şunları aktardı:

    “Yol’umuzda hizmet olan semahımızı,  protokol önlerinde, rastgele yerlerde adeta bir folklor’a indirgeyip dönenleri ve  30 Mayıs 2021 tarihinde Malatya’nın Arguvan ilçesinde ismi geçen programda semah dönenleri, göz yumanları, görmezden gelenleri ve de Alevi toplumunun değerlerini kendi siyasal çıkarlarına alet edenleri kınıyorum. Ve yine Koçgiri, Zilan, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi, Roboski vb. katliamlarını yapanların mevcut sistem değilmiş gibi bu toplumu mevcut sisteme yedeklemeye çalışanları da kınıyorum.

    Bütün bu olumsuzluklara karşı tavır alıp dur demelerini, Yol’a hizmet eden Analarımızdan, Pirlerimizden, iktidara bulaşmamış Alevi kurumlarımızdan, yazarlarımızdan, gerçek manada laikliği savunan demokrat aydınlarımızdan ve tüm duyarlı kamuoyundan bekliyor ve de diliyorum. Sevgiyle. Aşk ile.”

    PİRHA /İSTANBUL

     

     

  • Halk TV’de yayınlanan görüntülere tepki: Semahımız seyirlik oyun değildir!

    Halk TV’de yayınlanan görüntülere tepki: Semahımız seyirlik oyun değildir!

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi, Halk Tv’deki bir programda cem olunmadan semah dönülen görüntüleri eleştirdi. “Semahımız seyirlik oyun değildir” denilen açıklamada “dilimiz güzel olsun, oyunlarımız güzel olsun” sözlerini sarf eden program sunucusu da kınandı.

    Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi, 30 Mayıs 2021’de Halk TV ‘de ‘Görkemli Hatıralar’ isimli programda yayınlanan görüntüler sebebiyle kınama yazısı paylaştı.

    Malatya Arguvan’da çekilen görüntülerde cem olmadan, meydan kurulmadan semah dönülmesi eleştirildi.

    “SEMAHIMIZ SEYİRLİK OYUN DEĞİLDİR”

    Yazılı yapılan açıklamada “Semahımız oyun değil, yola hizmettir” denilerek şu ifadeler kullanıldı:

    “Bismi  Şah Ya Hakk

    Semahlar saf ola,

    Çark-ı pervaz hak ola,

    Döndüğünüz semahlar pir katında kabul ola,

    Döndüğünüz semahlar dünya durdukça dönüle

    Hizmetiniz Hakk ve Halk katında Kabul ola

    Gerçeğe ve gerçeği görenlerin demine Hü”

    ‘Haşaki bizim Semahımız oyuncak değildir. O bir aşk halidir. Salıncak değildir’ diyen Hünkar Hace Bektaşi Veli Pirimizi aşkı niyazla…

    İnancımızda kutsal olan hakk ve hakikatin yaşandığı cemlerimizin, on iki hizmetinin biri de semahımızdır. Cemde tevte gelen canlar aşk için dönerler. Semahımız seyirlik oyun değildir.

    30.05.2021 tarihinde Halk TV ‘de ‘Görkemli Hatıralar’ isimli programda, Malatya Arguvan’da Cem olmadan, meydan kurulmadan semah dönülmesi kabul edilemez. Programı sunan kişi, ‘dilimiz güzel olsun, oyunlarımız güzel olsun’ diyerek semahımızı ulu orta yerde, döşekte oturan pirin rızalığı olmadan kalkıp oynanacak, adeta bir folklore indirgemiştir. Buna alet olan, orada bulunan, bu sözü kuran zihniyeti kınıyoruz.

    Yol’a hizmet eden pirlerimizden, Alevi inanç kurullarımızdan, Alevi kurumlarımızdan, inançlı kesimlerden, tüm kamuoyundan duyarlılık bekliyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • HDP: Halk TV emekçilerinin yanındayız

    HDP: Halk TV emekçilerinin yanındayız

    Halk TV’ye verilen ekran karartma cezasını kınayan HDP, “Ekran karartmayla, para cezalarıyla, tehditle Halk TV’yi ve bu ülkedeki cesur gazetecileri durduramazlar” açıklamasında bulundu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Basın, Yayın ve Propaganda Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Halk TV’ye 5 gün süreyle ekran karartma cezası vermesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Açıklamada, Halk TV’ye verilen cezanın iktidarın “faşizan” uygulamalarından biri olduğu belirtilerek, “Milyonların haber alma hakkı, RTÜK’ü kendi sansür maşası olarak kullanan iktidar tarafından gasp edilmiştir. İktidar, ekran karartarak, internet sitelerine erişimi engelleyerek, sosyal medyayı kısıtlayarak ömrünü uzatacağını düşünmektedir. Ancak Ortaçağa yakışır bu uygulamalar, gazeteciliği suç, gazeteciyi suçlu gören bu zihniyet ömürlerini uzatmaya yetmeyecek” denildi.

    “ARTIK MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR”

    Ülkede demokrasi isteyen herkesin yaşananların farkında olduğunu ifade edilen açıklamada, bu tür uygulamaların muhalefeti susturmaya dönük olduğunun altı çizildi.

    Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Gerçekleri söyleyen her sözün neden kısıldığını, gerçeği aydınlatan her ışığın neden karartıldığını, Halk TV’ye bu cezanın neden verildiğini herkes biliyor. Kaybettikçe saldırıyor, saldırdıkça kaybediyorlar. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Ne yaparlarsa yapsınlar gerçeklerin üzerini örtemezler. Ekran karartmayla, para cezalarıyla, tehditle Halk TV’yi ve bu ülkedeki cesur gazetecileri durduramazlar. Şimdi demokratik siyasetin, gazeteciliğin, barış savunuculuğunun suç olmadığını hep birlikte haykırma zamanı. Haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı birlikte mücadele zamanı. Halk TV’ye verilen hukuksuz cezayı bu inançla kınıyoruz. Gerçekleri korkusuzca anlatmaktan vazgeçmeyen Halk TV emekçilerinin yanındayız. Dayanışma duygularımızla.”

     

  • Mahkeme Halk TV’nin itirazını reddetti: Halk TV ekranı beş gün kararacak

    Mahkeme Halk TV’nin itirazını reddetti: Halk TV ekranı beş gün kararacak

    PİRHA-Halk TV’ye verilen 5 gün yayın durdurma kararına ilişkin yapılan itiraz mahkeme tarafından reddedildi. Halk TV yayını 28 Eylül’de durdurulacak.

    Halk TV’nin yargıya taşıdığı RTÜK tarafından verilen 5 gün yayın durdurma cezasına ilişkin itirazı sonuçlandı. Mahkeme, Halk TV’nin yürütmeyi durdurmaya yönelik yaptığı itirazı kabul etmedi. Halk TV, 27 Eylül Pazar gününü 28 Eylül Pazartesi’ye bağlayan gece saat 00.00’da kararacak.

    Halk TV’nin cezaya ilişkin açıklaması şöyle:

    “O meş’um gün geldi. Halk TV ekranı 5 gün kararıyor.

    Radyo Televizyon Üst Kurulu’nun Halk TV’ye verdiği 5 gün yayın durdurma cezasına karşı mahkemeler nezdindeki girişimlerimiz ne yazık ki şu aşamada sonuçsuz kaldı. Yargılama sürecini kapsayacak şekilde yürütmeyi durdurma talebimiz kabul edilmedi. Karar tarafımıza tebliğ edildi.

    Bundan dolayı Halk TV ekranı 27 Eylül Pazar gününü 28 Eylül Pazartesi gününe bağlayan gece 00.00’da kararmış olacak. 2 Ekim Cuma gününü 3 Ekim Cumartesi gününe bağlayan gece 00.00’da tekrar yayında olacağız.

    Ekran karartma kararı RTÜK’ün kuruluş yasası ve yerleşik uygulamalardan dolayı hukuki süreçler tamamlanmadan uygulanıyor. Buna rağmen Anayasa ve yasalara saygı gereği ekranı karartmak zorunda kalıyoruz. Şu aşamada esastan bir karar çıkmış değil. Yani dosya esastan karara bağlandığında ilgili mahkemenin RTÜK’ü haksız bulma olasılığı da var. Mahkeme, esastan kararında, RTÜK’ü haksız bulur ve 5 günlük karartma cezasını iptal ederse, telafisi imkansız bir sonuç ortaya çıkacak.

    ‘BİR KEZ DAHA CEZA VERİRSE TAMAMEN KAPATILACAK’

    Dahası, bu dava sürerken, RTÜK’ün aynı maddeden bir kez daha ceza vermesi durumunda Halk TV tamamen kapatılmış olacak. Buradaki hukuk garabetini yasa yapıcıların ve hukukçuların dikkatine sunuyoruz.

    Meselenin hukuki olmadığını bilmemize rağmen izleyicilerimizi bilgilendirmeyi bir görev saydığımız için tüm bunları anlattık.

    Gelelim meselenin özüne: RTÜK 5 günlük karartma cezasını Ayşenur Arslan’ın 16 Haziran 2020 tarihli Medya Mahallesi programındaki bazı ifadelerine dayandırdı. Ayşenur Arslan o programda iktidarın dış politika tercihlerini eleştirmiş, bağlamından kopartılmış seçilmiş bazı cümleler suç unsuru olarak değerlendirilmiş, “Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını rencide etmek ve onları hafife almakla” itham edilmiştir. Ceza da, daha önce de kullandığımız ifadeyle Halk TV açısından ancak mizahın konusu olabilecek bir maddeden verilmişti.

    Ceza kesilen o madde şöyle diyor: “Yayınlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı olamaz”… Yani izleyicilerinin yayın çizgisini çok iyi bildiği Halk TV, “ülkenin bölünmez bütünlüğü ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yaptığı” gerekçesiyle cezalandırılıyor.

    Söz bitti. Hukuk da…

    Siyasetçiler ve haber alma hakkı gasp edilen milyonlar belki de bir adım sonra sesi tamamen kesilmiş, ekranı tamamen karartılmış bir Halk TV’ye hazırlanıyor…”

    (HABER MERKEZİ)

  • Halk TV’ye verilen ekran karartma cezası durduruldu

    Halk TV’ye verilen ekran karartma cezası durduruldu

    RTÜK’ün CHP’li üyesi İlhan Taşcı, HALK TV’ye verilen cezanın yürütmesinin Ankara 3. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğunu açıkladı.

    RTÜK’ün CHP’li üyesi İlhan Taşcı, HALK TV’ye verilen cezanın yürütmesinin Ankara 3. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğunu açıkladı.

    Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan İlhan Taşcı, RTÜK’ün HALK TV’ye verdiği 5 günlük ekran karatma cezasına ilişkin açtıkları davada, cezanın doğrudan basın özgürlüğü ve yurttaşların haber alma hakkına müdahale olduğuna karar verildiğini ifade etti.

    İlhan Taşcı’nın açıklaması şöyle:

    “RTÜK’ün Halk TV’ye verdiği 5 günlük ekran karartma cezasına ilişkin açtığımız davada Ankara 3. İdare Mahkemesi, cezanın yürütmesinin durdurulmasına oy birliğiyle karar verdi…”

    Daha önce de Ankara 4. İdare Mahkemesi TELE1 hakkında verilen 5 günlük ekran karartma cezasına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verilmişti.

  • Halk TV ve TELE1 ekranları karartılıyor

    Halk TV ve TELE1 ekranları karartılıyor

    RTÜK Üst Kurulu’nda alınan kararla Halk TV ve TELE1’e 5 gün yayın durdurma cezası verildi.

    Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nda (RTÜK) alınan kararla Halk TV ve TELE 1’e 5 gün yayın durdurma cezası verildi. Program durdurma yerine yayın cezası verilmesi nedeniyle iki televizyon kanalının ekranlarının beş gün kararacağı bildirildi.

    RTÜK Üyesi İlhan Taşçı, karar hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “medya virüsünden kurtulacağız” sözlerini RTÜK’te kendisine “emir telakki eden” anlayış muhalif, özgün ve özgür yayıncılık yapmaya çalışan televizyon kanallarının sesini kesmeye dönük operasyonun bugün ikinci ayağını gerçekleştirdi. Televizyonların kapatmayla sonuçlanabilecek ceza maddelerinden yaptırım kararı verilmesi bu sürecin ilk aşamasıydı.

    Bugünkü Üst Kurul toplantısında, TELE 1 ve Halk TV’ye 5 gün yayın durdurma cezası verildi. Karar oy çokluğuyla alındı. RTÜK’ün belirleyeceği tarihler arasında 5 gün boyunca bu televizyonların ekranları karartılacak. Genel yayın türünde, ulusal düzeyde yayın yapan kanallara mevcut yasa kapsamında RTÜK tarihinde ilk kez ekran karartma cezası uygulanacak.

    “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN BEL KEMİĞİ KIRILMIŞTIR”

    Bu doğrudan doğruya, iktidarı sorgulayan, eleştiren yeri geldiğinde yanlışını haberleştiren, hakikatin izini sürüp, izleyicilerine masa başında oluşturulan algıları değil, ülkede ve dünyada yaşanan gerçekleri aktarmaya çalışan televizyonların sansürlenmesi, susturulması, karartılmasıdır. RTÜK’ün aldığı bu kararla birlikte demokrasinin olmazsa olmazı basın özgürlüğünün “bel kemiği” kırılmıştır.

    Ağır ceza kadar vahim olan diğer bir nokta ise bu televizyon kanallarının aynı maddeden 1 (bir) kez daha ceza almaları halinde bu kez kanalların lisansları iptal edilecek. Yani ekranları tamamen karartılacak, fişleri çekilecek, televizyonlar kapatılacak. Yalnızca bu televizyon kanalları değil, Türkiye’nin basın özgürlüğü sayfası kapanmış/kapatılmış olacak. Basın özgürlüğü mücadele sayfasında bu dönem kara bir leke olarak yerini alacak.”

    RTÜK Üyesi Okan Konuralp da karara tepki gösterdi. Konuralp, “RTÜK, bugünkü toplantısında Halk TV ve TELE 1’e oy çokluğuyla 5 gün ekranlarını karartma cezası verdi. Kararlar basın ve ifade özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahale olduğu kadar siyasi iradenin medyadaki çaresizliğinin de somutlaşmış halidir” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • FOX Tv ve Halk TV’ye RTÜK’ten ceza

    FOX Tv ve Halk TV’ye RTÜK’ten ceza

    PİRHA – Tayyip Erdoğan’ın emri ile harekete geçen RTÜK, Fox TV ve Halk TV’ye ceza yağdırdı. Fox TV’ye 1 milyon TL’ye yakın para cezasının yanında Fox Ana Haber 3 gün yayınlanmayacak. Halk TV’ye yaklaşık 80 bin TL para cezasının yanında Halk Arenası programının 5 kez yayımlanması yasaklandı.

    RTÜK, Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in sözlerini gerekçe göstererek Halk TV’ye, Fatih Portakal’ın sözleri nedeniyle de FOX TV’ye ceza kesti.

    Erdoğan’ın “Haddini bildirirler” diyerek tehdit ettiği Fatih Portakal’ın sözleri nedeniyle FOX TV’ye 3 yayın durdurma ve para cezası kesildi.

    Yine Erdoğan’ın meydanlardan savcılığa verdiği ‘talimat’ sonucu haklarında soruşturma başlatılan ve gözaltına alındıktan sonra adli kontrol talebiyle serbest bırakılan sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in sözlerini gerekçe gösteren RTÜK, Halk TV’ye de 5 yayın durdurma ve para cezası verdi.

    “TEKRARI HALİNDE LİSANS İPTALİ”

    RTÜK İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanı Yaşar Uğurlu’nun imzasıyla hazırlanan raporda, her iki kanal için “Halkı kin ve düşmanlığa sürüklüyor” suçlaması yöneltildi.

    Kanallara, yasanın “Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz” ilkesine dayanılarak ceza kesildi.

    Jet hızıyla kesilen ceza, bir yayın kuruluşuna verilen en ağır ceza olan “Tekrarı halinde lisans iptali” maddesinden verildi. Bu maddeye göre, her iki TV kanalı, bir kez daha aynı cezayı alırsa, lisansları iptal edilecek.

    HABER MERKEZİ

     

  • RTÜK’ün saray korkusu 20 kanalı kurtardı

    RTÜK’ün saray korkusu 20 kanalı kurtardı

    PİRHA- RTÜK, 20 televizyon kanalına; uzmanların ‘ceza verilmeli’ raporu olmasına rağmen ceza vermedi. Kanalların istisnalar dışında tamamı yandaşlardan oluşuyor.

    Halk TV’nin de aralarında bulunduğu 20 televizyon kanalında yapılan yayını, “Ceza verilmeli” raporuna karşın cezasız bıraktı. Muhalif üyeler, yayın ihlali yapan kanallar arasında Saray’a yakın olanların bulunması nedeniyle ceza verilmediğini ifade etti. Bursa’da bir kadının eşinin annesini dövdüğüne ilişkin görüntüleri açıkça yayınlayan 20 televizyon kanalına verilmek istenen ceza, CHP’li ve MHP’li üyelerin oylarına rağmen AKP’li üyelerin karşı oylarıyla reddedildi.

    RTÜK 20 KANALDA İHLAL TESPİT ETTİ

    RTÜK uzmanları, şikayet üzerine yaptığı incelemeyle 20 televizyon kanalının haber bültenlerinde yayınlanan haber ve görüntüler nedeniyle ihlal tespit etti. Bursa’da bir kadının 82 yaşındaki kayınvalidesini sokak ortasında dövdüğüne ilişkin görüntüleri yayınlayan Star, ATV, Kanal D, Show TV, Haber Türk, NTV, TV 8, Haber Global, tvDEN, TGRT Haber, Kanal 7, 24, Beyaz TV, A Haber, Ülke Tv, Akit Tv, AS TV, KOZA TV, Olay TV ve Halk TV’nin cezalandırılması istendi.

    SORUMSUZ HABERCİLİK ÖRNEĞİ

    Şiddet görüntülerinin buzlanmadan defalarca yayınlanmasını “sorumsuz habercilik örneği” olarak nitelendiren uzmanlar, RTÜK Kanunu’nun 8’inci maddesinde yer alan “Yayınlar, insan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez” hükmünün ihlal edildiğini tespit etti.

    CEZAYA AKP ÜST KURUL YÖNETİCİLERİNDEN İTİRAZ

    20 kanala 2 milyon TL ceza verilmesi istenen rapora AKP’li Üst Kurul üyeleri itiraz etti. Muhalif üyeler ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak’ın yönettiği Turkuvaz Medya Grubu’nun televizyon kanallarının da listede bulunmasının bu itirazlarda rol oynadığını savundu. RTÜK Üst Kurulu’nda çıkan tartışmaların ardından yapılan oylamada, 20 televizyon kanalındaki yayın ihlali, AKP’li üyelerin oylarıyla reddedildi. (HABER MERKEZİ)