Etiket: halkalı

  • İstanbul’da bir okulda öğretmenlere ‘şeriat’ anketi

    İstanbul’da bir okulda öğretmenlere ‘şeriat’ anketi

    PİRHA-İstanbul Halkalı’daki bir ilköğretim okulunda, öğretmenlere ‘Karma-tek cinsiyetli eğitim’ konusunda anket yapıldı. Öğretmenlere, ‘Karma eğitim sistemi çocukların ‘Ahlaki değerlerine zarar verir’ ve ‘Karma eğitim flört tarzı arkadaşlık ilişkilerini artırmaktadır’ gibi yargılara katılıp katılmadıkları soruldu.

    Birgün Gazetesi yazarı Erk Acarer bugünkü yazısında İstanbul, Halkalı’daki bir ilköğretim okulunda öğretmenlere, ‘Karma-Tek cinsiyetli Eğitim Öğretmen Görüşmeleri Ölçeği’ adı altında bir anket yaptırıldığını ve 25 soruluk ankette karma eğitimin, çocukların ahlaki gelişimlerine zarar verir’ gibi ifadelerin yer aldığını belirtti.

    Anketteki ölçme ifadelerine tepki gösteren Acarer, bu araştırmalara kimin izin verdiğini ve kimin finanse ettiğini sordu.

    Anketteki ifadeler şöyle:

    *”Tek cinsiyetli eğitim ortamında yetişen bireylerin ileriki yıllarda mutlu evlilikler yapacağını düşünüyorum.”

    *”Karma eğitim, çocukların ahlaki gelişimlerine zarar verir.”

    *”Karma eğitim ortamı, flört tarzı arkadaşlık ilişkilerini artırır.”

    Ankette, öğretmenlerden, ‘Tamamen katılıyorum’, ‘Katılıyorum’, ‘Kararsızım’, ‘Katılmıyorum’, ‘Hiç katılmıyorum’ seçeneklerinden birini işaretlemeleri istendi.

    Araştırmanın İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi’nden Doç. Dr. Mustafa Yüksel Erdoğdu tarafından yapıldığını belirten Acarer, ifadelerin okul düzeyinde de değerlendirilmesi istenip, öğretmenlerin, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite ölçeğinde karma ya da tek cinsiyetli eğitim konusunda fikirleri sorulan anket sorularını şeriat anketi olarak gördüğünü belirtti.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • ‘Çocukları imam hatip okullarına zorlamak büyük haksızlık’-VİDEO

    ‘Çocukları imam hatip okullarına zorlamak büyük haksızlık’-VİDEO

    PİRHA- Okulların açılmasıyla başlayan yeni eğitim öğretim döneminde herkesin eşit, anadilde eğitim alması gerektiğini kaydeden Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk, başta Alevi çocukları olmak üzere hiçbir çocuğun imam hatiplere zorla gönderilemeyeceğini kaydetti.

    HABERİN VİDEOSU

    Yeni eğitim öğretim yılının başlaması ile Alevi kurumları, Alevi çocuklarının imam hatip okullarına zorlanmasına, zorunlu din derslerinin dayatılmasına tepki göstererek laik, bilimsel, eşit, demokratik ve anadilde eğitim talebinde bulunmaya devam ediyorlar.

    İstanbul Esenyurt’ta yer yer alan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Yavuz Selçuk yeni eğitim öğretim yılına ve kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak geçen Hacı Bektaş Anadolu Proje Lisesine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “EĞİTİM EŞİT, ADİL OLMASI LAZIM”

    Alevi çocuklarını imam hatiplere zorlamaları başta Aleviler olmak üzere herkese büyük bir haksızlık olduğunu dile getiren Selçuk, “Eğitimin eşit, adil olması lazım. Öğrencilerin istedikleri okulda okuması lazım. Ama bu tabi yeni bir olay değil yıllardır hazırlıkları yapıldı, alt yapısı oluşturuldu. Özellikle 15-20 senedir sık sık eğitim sisteminde değişiklik yaparak ortamını hazırladılar bunun. Ve öğrencileri imam hatip liselerine doğru zoraki yönlendirme yaptılar. Bu tabi ki bizim kabul etmeyeceğimiz bir durum” diye konuştu.

    “İMAM HATİBİN ALİVİSİ DE SÜNNİSİ DE OLMAZ”

    Kamuoyunda Alevi İmam Hatip lisesi olarak nitelendirilen İstanbul Halkalı’da Alevi Dedesi yetiştirmek için açılan Hacı Bektaşı Veli Anadolu Proje Lisesine de tepki gösteren Selçuk, “Alevi imam hatip diye söylenmesinin bile Alevilere haksızlık olduğunu düşünüyorum. Bir kere eğitimin laik olması lazım. Laik eğitimde de imam hatibin Alevisi de olmaz Sünnisi de olmaz. Yöntem olarak doğru bir şey değil. Okul olarak belki iyi bir eğitim verebilir bu farklı bir durum. Ama orada Alevi dedesi yetiştirmek Alevilerin yaşam tarzına müdahale etmek, devletin resmi politikasına uygun insanlar yetiştirip de Alevilerin yaşam tarzını dizayn etmek veya cemevlerinde görevlendirmek gibi fikirler Alevilerin kabul edebileceği şeyler değil. Biz de Erenler Eğitim Kültür Vakfı olarak böyle bir şeyi kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, bu yapılan şey haksızlık” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘İmam hatipler kadar içinde cemevi olan okullara da karşıyız’-VİDEO

    ‘İmam hatipler kadar içinde cemevi olan okullara da karşıyız’-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Halkalı’da yapılan kamuoyunda da Alevi İmam Hatip Lisesi olarak adlandırılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesine tepkiler büyüyor. İstanbul Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, “Devlet tarafından asimilasyon için baskılar yapıldı, farklı yollar denendi hiçbirisi başarılı olmadı. Ancak daha büyük, daha lüks okullar yaparak Alevi çocuklarını burada eğitip asimilasyonun yolunu açmayı düşünüyorlar” dedi.

    Birçok kişinin Alevi asimilasyon politikası olarak değerlendirdiği Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığının ortak projesi olan ve temeli 2015 yılında atılan Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi yeni eğitim öğretim dönemine hazır.

    Alevi kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilenen lise ile ilgili tartışmalar ve liseye tepkiler de devam ediyor. Konuya ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Diyanete ve İmam hatip okullarına karşı geldiklerini ancak Alevilerin de İmam Hatip benzeri okullar yapmaya başladıklarını belirten Şahin, “Bu sistemin bize dayattığı bir olaydır. Devlet tarafından asimilasyon için baskılar yapıldı, farklı yollar denendi hiçbirisi başarılı olamadı. Ancak daha büyük daha lüks okullar yapıp  Alevi çocuklarını burada eğitip asimilasyonun yolunu açmayı düşünüyorlar” diye konuştu.

    “OKULLAR DİN DERSLERİNE YÖNELMİŞ DURUMDA”

    Bu okulu yöneten yöneticilerinin niyeti iyide olsa dede yetiştirmek için kullanılan bu sistemin yanlış olduğunu ifade eden Şahin, yıllarca İmam Hatip okullarını istemedikleri gibi içinde cemevi olan bir okula da karşı olduklarını  belirterek şöyle devam etti:

    “Bizim okullarda fiziğe, matematiğe ve sosyal derslere ağırlık vermemiz gerekirken şimdi ağırlıklı din derslerine yönelinmiş durumda. Bu okulun içinde de cemevi var. Cemevi olduğu zamanda laik bir yaşama çok ters düşmüş olur. Çünkü hem okuyup hem cemevi yapmış oluyorsun. Diğer taraftan da imam hatipte okuyacak abdestini alacak ve namazın nasıl kılındığını öğretecek. Biz onlara laf söylediğimiz zaman kendimize de biraz iğneyi batırmamız lazım. Bu nedenle ben bu tür okullara karşıyım.”

    “DEDE SOYUNDAN GELMEYEN DEDELİK YAPAMAZ”

    Okulda dedelerin yetişecek olmasına tepki gösteren Şahin, şunları kaydetti:

    “Dede soyundan gelmeyen birisi dedelik yapamaz. Ancak el verirse ‘Babacı’ veya ‘Değnekçi’ olunur. Dede yetiştirilecekse ocakzade çocuklarından dedelik yapmak isteyenleri toplayıp ocaklarda yetiştirmek gerekir. Böyle okullarda harman çorman dede yetiştirilemez. Türkiye’nin birçok bölgesinde yoksul ailelerin çocukları gelip burada kalacak. Ama o çocuk kimdir ve kimin çocuğudur? Çocuk belki çok iyidir ve iyi bir yapıya sahiptir ama başka bir dalda, başka bir alanda daha başarılı olabilir. Çocuğu imkansızlıklar çerçevesinde getirip burada okutup burada imkanları daha güzel diye bu işte yetiştirmek o çocuğa ve aileye ayrı bir kötülük yapmaktır.”

    “CAMİ-CEMEVİ PROJESİNE KARŞI OLDUĞUMUZ GİBİ BU OKULA DA KARŞIYIZ”

    Daha önce de Alevileri asimile etmek için yapılan cami-cemevi projesini hatırlatan Şahin, şunları dile getirdi:

    “Cami-cemevi projesinin toplumun karşı çıkması ile yanlış olduğunu gördük. Ayrıca cami-cemevi projesini darbeci zihniyetle geçmişte birlikte yaptılar. Biz o zaman da karşısındaydık, bugün de karşısındayız. Ve bu projenin yanlış olduğunu söylüyoruz. Bu okullar daha farklı şekilde işletilse daha faydalı olur diye düşünüyorum.”

    Türkiye’de yoksul Alevi ailelerin çok olduğuna dikkat çeken Şahin, “Aleviler gittikçe yoksullaşıyor. Yoksul aileler çocuklarının hayatlarını daha iyi bir şekilde idame ettirmek için çocuklarını imkansızlıktan dolayı yollayabilirler. Ama öyle dedelerimiz ve Aleviliğine bağlı insanlarımız var ki o kadar yoksulluklarına rağmen Alevi inancını bugüne kadar buraya getirdiler ve bu insanların çocuklarını asla buraya göndereceklerini düşünmüyorum. Toplumu ve Aleviliği çok önemsemeyen aileler ancak çocuklarını gönderirse gönderirler.”

    “PROJE OKULA DESTEK VEREN ALEVİ CANLAR BİRAZ DAHA DÜŞÜNMELİ”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin son olarak Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesine destek olan kurum ve dedelere şu çağrıda bulundu:

    “Aleviliği öğretmek ve dede yetiştirmek istiyorsanız farklı projeler üretilebilir. Lüks yaşamak bizim de hakkımız ama bu kadar lüks okullar asimile yoluna gider. Dede yetiştirilecekse türbelerimizin, ocaklarımızın en yoğun olduğu yerde bu kadar lüks olmayan ama bu tür bir mekanda 300-500 değil de 50-100 arası dede yetiştirilebilinir. Ve her yıl farklı yerlere gönderilseler o zaman ona dede deriz biz. Örfü, adet, gelenekleri ve görenekleri ile ocakta yetişen bir dede olursa toplum bundan çok daha verim alabilir. Yolumuzu buraya kadar getiren o dedelere ihtiyacımız var. Bu okulda yetişen öğrenciler hangi dededen ders alacak, hangi dede ne öğretecek bunlara? Ben onu da çok merak ediyorum. Hangi dede hangi hizmeti verecek belli değil bu okulda. Bu nedenle bu okula destek veren Alevi canlarımıza biraz daha düşünmelerini söylüyorum. Çünkü bu okulda halka dedelik yapacak bir öğrencinin yetişeceğini düşünmüyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • PSAKD: AKP’ye göre herkes Sünni herkes Türk

    PSAKD: AKP’ye göre herkes Sünni herkes Türk

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi yazılı açıklama yaparak İstanbul Halkalı’da bulunan Alevi İmam Hatip Lisesi projesine tepki gösterdi. Açıklamada AKP’nin misyonerlik yapmaktan vazgeçmesi çağrısında bulundu.

    İstanbul Halkalı’da bulunan Alevi İmam Hatip Lisesi projesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne yönelik Alevi kurumlarından tepkiler gelmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi de yazılı açıklama yaparak Alevi İmam Hatip Okulu’na tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, AKP iktidarına göre herkesin Sünni ve Türk olduğu belirtilerek,  AKP’nin hayata ve değerlere müdahale etmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

    “Ülke yönetimini büyük oranda tarikatlarla yürütüp, her sokağa kuran kursları açıyor. Kadını 2. sınıf gördüğünü her fırsatta ifade etmekten çekinmiyor” denilen açıklamada, İstanbul Halkalı’da kendini “Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı” olarak tanıtan kurumun, AKP’liler ile birlikte okul açılışını yaptığına dikkat çekti.

    “BAŞKA İNANÇLARIN BİZE DAYATILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Ülkede yaşayan milyonlarca insanın inançlarına saygı gösterilmediğinin altı çizilen açıklamada, şunlar belirtildi; 

    “AKP‘ye göre herkes Sünni herkes Türk.! Okullardaki zorunlu din dersleri, 50m’de bir cami yetmiyor, şimdi de İstanbul’da “Alevi İmam-hatip..” açıyor. Alevileri kökünden/yolundan koparıp, Aleviliğin kendine has inanç ve geleneklerini Sünni/Şii ittifakı ile yok etmeyi amaçlıyor. Tüm halkı din ile kuşatıyor.

    “AKP MİSYONERLİK YAPMAKTAN VAZGEÇMELİ”

    Herşeyden önce Aleviler, inanç merkezine aklı ve vicdanı koymuş bir halktır. Aleviler Şii değildir, Alevidir. Biz Aleviler, inancımızı ve kendimizi ifade ederken, sorunlarımıza çözüm ararken, Sünnilerin elinden herhangi bir hakkının alınmasını asla istemiyorsak, başka inançlarında bize dayatılmasına izin vermemiz söz konusu değildir. Bir halka başka inancı dayatmak suçtur. En hafif ifade ile misyonerliktir. AKP misyonerlik yapmaktan vazgeçmelidir. Tarihimiz boyunca, gericiliğe misyonerliğe ihanetlere eğilmedik bu gün de eğilmeyeceğiz.! Alevi imam hatiplere izin vermeyeceğiz.!” (HABER MERKEZİ)

  • Hüseyin Mat: Ne imam hatip ne de dede hatip okulu istiyoruz

    Hüseyin Mat: Ne imam hatip ne de dede hatip okulu istiyoruz

    PİRHA- Kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da bilinen ve Alevi toplumunun tepkisini çeken “Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi”ne bir tepki de Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Başkanı Hüseyin Mat’tan geldi. Mat, “AKP’nin özellikle kendisine yakın duran Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı gibi bir kurum ile bu liseyi açması bilinçli bir stratejinin parçasıdır” dedi.

    Mevcut iktidar eli ile gericileşen eğitime, artan imam hatip okullarına, FETÖ gibi cemaatlerin okullarda taht kurmasına, zorunlu din derslerine ve kamuoyunda Alevi imam hatip lisesi olarak da bilinen Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne Türkiye ve Dünya’nın birçok yerinde Alevi kurumlarından ve başkanlarından tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Süzer Holding’in sahibi Mustafa Süzer ve Sakine Tükek’in finansörlüğünü yaptığı Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları Alevi İmam Hatip Lisesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi İstanbul Halkalı’da bulunuyor.

    Alevi İmam hatip lisesi olarak bilinen Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’ne ve eğitim alanında yaşanan gericileşmeye ilişkin AABK Başkanı Hüseyin Mat yazılı bir açıklama yaptı.

    “AKP HÜKÜMETİ LAİK BİLİMSEL EĞİTİME KARŞI”

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Biz Aleviler yıllardır eğitim dinselleştirilmesine karşı mücadele verirken, AKP hükümeti laik, bilimsel ve kamucu bir eğitime karşı, sadece Milli Eğitim Bakanlığı üzerinden değil, aynı zamanda siyasal İslamcı cemaatler ve tarikatlara ait vakıf ve derneklerle ‘işbirliği protokolu’ imzalayarak, eğitimde dinselleştirmeyi yaygınlaştırmakta ve yoğunlaştırmaktadır.

    “CEMAAT VE TARİKATLER EĞİTİM ALANINDA AKTİF GÖRÜLMEKTEDİR”

    Son dönemlerde, AKP’nin arka bahçesi olarak bilinen cemaat ve tarikat vakıflarının, FETÖ’den boşalan yerlere yerleştiği ve özellikle de eğitim alanında daha aktif oldukları görülmektedir.

    Laik, eleştirel, demokratik ve bilimsel eğitimden yana olan toplumsal kesimleri, FETÖ’ye karşı mücadele adı altında, yeni FETÖ’leri destekleyen, yerel yönetimler üzerinden maddi kaynak yaratan ve kamu eğitiminde alan açan politikalara karşı haklı eleştiriler getirmektedir. Tam da bu eleştirilerin yoğunlaştı bir dönemde, AKP’nin özellikle kendisine yakın duran Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı gibi bir kurum ile Hacı Bektaşı Veli Anadolu Proje Lisesi, açması bilinçli bir stratejinin parçasıdır.​

    “BU BİR ALEVİ DEĞİL, AKP PROJESİDİR”

    Bu bir Alevi değil, AKP projesidir. Çünkü Dosteli Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sakine Tükek, hem AKP’nin Esenyurt’taki belediye meclis adayı, hem de 2015 Genel Seçimleri AKP’nin İstanbul 3.Bölge Milletvekili aday adayıdır. Kendisinin siyasi ikbali için Aleviliği pazarlayan tüccar zihniyeti ile Aleviliğin Sünnileştirilmesi için İmam Hatipleri örnek alarak Dede Hatiplik Okulu açıyor.​

    AKP, eğitim sendikalarının, laik ve muhalif kesimlerin eleştirilerine karşı ‘Bakın biz sadece Sünni cemaat vakıfları ile değil, Alevi kurumlarıyla da eğitimde işbirliği protokolü imzalıyoruz’ demek için Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzaladığı bir protokollü hayata geçirmiştir. Lise, 2019 eğitim öğretim yılında faaliyete geçecektir. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu açısından bu bir asimilasyon ve istismar protokolüdür. Çünkü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi,​ amacını ‘inançlı nesiller yetiştirmek’ olarak açıklarken, öğrenme içeriklerini ve yöntemini ise ‘hikâyeler, vakalar, tarihsel süreçler, ayetler, hadisler, dualar, resimler, özlü sözler, musiki, ilahiler, şiirler, örf ve adetler’ gibi Sünnilik üzerinden ve zorunlu din derslerinde olduğu gibi ‘Kuran ve Sünnet’ merkezli anlatılacağını açıklıyor.

    “OKULLAR İBADETHANE DEĞİL BİR EĞİTİM YUVASIDIR”

    Sınıflarda derste namaz kıldıran zihniyet, bu kez de bu asimilasyon projesi okulunun salonunu ‘Cem ve İnanç Uygulamasına’ayırmıştır. Biz okullara mescit açılmasını da, cemevi açılmasını da laiklik ve inanç özgürlüğüne aykırı görmekteyiz. Türkiye’de din eğitimi, derslerin içeriği, müfredatların hazırlanması, okullaşma stratejisi dahil, her yönüyle devlet ve mezhep merkezlidir.​ Mezhepçi bir rejime hizmet eden, AKP’nin ardıllarını yetiştirmeye odaklanmış dinci eğitim politikalarına karşı laik ve bilimsel eğitimi savunan AABK, Dosteli Vakfı’nın Aleviliği pazarlamasına, yolun kirletilmesine, asimile edilmesine karşı mücadele edecektir.​

    “PROJE OKULDA ÇIKACAK DEDELER KİMİN YOLUNA HANGİ HİZMETİ VERECEK?”

    ​AABK olarak soruyoruz;

    -Aleviliği tanımayan, ‘Alevilik bir inanç değil, folklorik unsurdur, Alevi Ocaklarını, Pirlerini, Ana/Dedelerini tanımayan, Cemevi ibadethane değil, zikir evidir’ diye hüküm veren devlet, AKP, Diyanet ve MEB, ​ sizce nasıl bir Alevilik eğitimi verecektir?

    -Bu proje okulunda İmamlaşmış Dedeler çıkarmak, Alevilik yoluna hizmet etmeyeceğine göre, kimin yoluna, hangi hizmeti verecektir?

    -Soruyoruz; 2007 Alevi Açılımı ile 2009 Alevi Çalıştaylarının sonucunda çıkan ve hiç bir Alevi kurumunun, Dedesinin, Aşık, Ozan ve Zakirinin​ onaylamadığı, Çalıştayların Sonuç Asimilasyon Belgesi olarak tanımladığımız bu rapor halen AKP hükümetinin resmi kayıtlarında iken, tüm Alevi kurumlarının itirazlarına rağmen bu proje okulu, sizce kimin iradesini temsil etmektedir?

    -Soruyoruz; yıllardır kırmızı çizgimiz olan, eğitimde laiklik, bilimsellik ve eleştirel düşünceye saygı talebimizi yok sayıp, bunun yerine zorunlu din derslerinin yani sünnileştirilmiş Alevilik dersleri, İmam Hatip Liselerinin yanına Dede Hatip Liselerini koymak, bir Alevi aklı değilse, hangi aklın ve stratejinin ürünüdür?

    “TÜRKİYE’DEKİ TÜM OKULLARDA FARKLI İNANÇLARDA YER ALMALI”

    Sonuç olarak diyoruz ki;

    -Asırlardır Alevi-Bektaşi inancını yasaklamış, Alevilerin doğal eğitim mekanları olan dergahlarını işgal eden devlet aklı, eğer bugün din eğitimi yoluyla Aleviliğe el atıyorsa, amacına ve hedefine dair olumlu bir düşünceye sahip olmadığımızı ve kurulan bu tuzağı açıklamak ve buna karşı mücadele etmeyi tarihi bir görev olarak görüyoruz.

    -Devletin din eğitimi ile Aleviliğe bir katkısı değil, kaybettirici ve denetim altına alarak asimile etmek gibi bir rolü olur.​ Türkiye’deki özel ve kamu okullarında verilen din eğitimlerinin hedefinde, farklı inançlar ya da inanmayanlar hakkında üniteler yer alıyor olsa da, içerik itibariyle Sünnilik üzerinden, Kuran ve Sünnet merkezli ele alınmaktadır.

    -Türkiye’de din eğitimi mezhepçi, tekçi, cinsiyetçi, ırkçı, ayrımcı ve asimilasyoncudur.

    -Eğitimin dinselleştirilmesine karşı, laik, bilimsel, demokratik ve kamucu eğitimi savunmaya devam edeceğiz. Aleviliği ve öğretilerini de, yolumuzun Dedeleri, Anaları, Aşıkları, Zakirleri, Rehberleri ve Talipleri ile ‘el ele el hakka’ düsturuyla, hak meydanı olan cemlerimizde, erkanlarımızda akıl, yol, gönül ve muhabbeti birleyerek öğrenmeye devam edeceğiz. Bu yol asırlardır böyle süregeldi. Bundan sonra da böyle devam edecektir. Aleviler kendi eğitim kurumlarını kendileri açmaktadır ve açacaktır. Bu konuda da dinci aracılara ve tefecilere ihtiyacımız yoktur. ​

    -Alevilik, devlet ya da bir makam inancı değildir. Aleviliğin, bir inanç olarak devlet eline ve tekeline düşmesi, Aleviliğin katledilmesi olur. Alevilik ancak hak meydanında, vicdanda, canların rızalığına dayalı erkanlarında, sivil, doğal, otantik ortamlarından beslenir, nefes alır, cem olur, muhabbet eder, gönül ve yol birler.

    -İşte bu nedenle kamu okullarında zorunlu din eğitimlerine, imam hatiplere ve dede hatiplere de karşıyız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Alevi imam hatip lisesinde İslami bir Alevilik öğretilecek’-VİDEO

    ‘Alevi imam hatip lisesinde İslami bir Alevilik öğretilecek’-VİDEO

    PİRHA- Alevi İmam Hatip Lisesi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, bu okulda İslami bir Aleviliğin öğretileceğini ve burada yetişecek dedelerin de cemevlerinde verecekleri eğitimin bu minvalde olduğuna vurgu yaptı. 

    Süzer Holding’in sahibi Mustafa Süzer ve Sakine Tükek’in finansörlüğünü yaptığı Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı ile AKP hükümeti yöneticilerinin birlikte temelini attıkları Alevi imam hatip lisesi olarak da adlandırılan Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi’nin geçtiğimiz ay açılışı yapıldı.

    İstanbul Halkalı’da Atakent Mahallesi 2. Etap Sakarya Caddesi üzerindeki yaklaşık 16 dönüm arazi üzerinde yapılan 600 öğrenci kapasiteli Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Proje Lisesinin temeli, zamanın Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da katıldığı törenle atılmıştı.

    42 derslikli okul bahçesinde cemevi, enstitü binası ve 240 kişilik öğrenci yurdu bulunuyor.

    Avrupa Alevi Düşünce Derneği Genel Başkanı İsmet Abbasoğlu, Alevi kurumlarının ve Alevi toplumunun tüm tepkilerine ve karşı çıkmalarına rağmen açılan okul ile ilgili düşüncelerini PİRHA’ya anlattı.

    YENİ NESİL DİPLOMALI DEDELER

    Dernek olarak inançsal çalışmalardan çok toplumsal çalışmalar yaptıklarını ifade eden Abbasoğlu, asli görevi camilere diplomalı imam yetiştirmek olan imam hatip liseleri gibi bu okulun da asli görevinin diplomalı Alevi dedeleri yetiştirmek olduğunu kaydetti. Abbasoğlu, şu noktalara dikkat çekti:

    “Normal bir müfredata uygun olan bir Anadolu lisesinin ibadethane veya uygulamalı ibadet dersi olur mu? Alevilik de olsa Sünnilik de olsa bu bizim hep karşısında durduğumuz şeydi. Ama Aleviler imam hatiplere verdikleri tepkiyi buna verebilecek mi? ‘İmam hatiplerin bu ülke için yararı var mıdır, yok mudur?’ tartışması yapılırken şimdi Alevilerin de bir okulu olsa ne olur? Bu liseden mezun olan çocuklar 2 yıl boyunca uygulamalı Alevilik eğitimi alıp uygulama yaptığında herhalde normal bir vatandaş olmayacaktır. Belki ilk mezunlarını verdikten sonra cemevleri yasal bir statüye erişecek. Ve devlet ‘Bu okuldan mezun olan ve dede sayacağımız kişiler gidip cemevlerinde bu işin kontrolünü ve yönetimini yapabilirler’ diye bir ibare sunduğu zaman bunu kabul etmeyen cemevlerinin kapatılması söz konusu olabilir mi? Bu süreci yaşayabilir miyiz? Evet yaşayabiliriz. Belki de hiç yaşamayabiliriz bu sadece kendi söylediğimiz bir şey olabilir. Ama bu amaç tehlikeli midir? Bazılarına göre tehlikeli, bazılarına göre tehlikesiz. Ama bence en önemlisi dedeler açısından çok sıkıntılı bir süreç çünkü yeni nesil dedeler ortaya çıkıyor.”

    “YENİ TREND ALEVİ İSLAM İNANCI”

    Yeni trendin ‘Alevi İslam inancı’ olduğunu söyleyen Abbasoğlu, Alevi imam hatip lisesinden mezun olacak çocukların cemevlerinde vereceği eğitimler ve hizmetlerin İslami yönde olacağına vurgu yaptı. Lisenin müfredatında öğretilecek olan Aleviliğin İslam inancından farklı olmayacağını dile getiren Abbasoğlu, müfredatta tasavvufi ve İslami değerlerin ön plana çıkacağını belirtti.

    “ALEVİLİK EĞİTİMİ OCAKLARDA VERİLMELİ”

    Alevilerin kendi okullarının hatta üniversitelerinin olması gerektiğini ifade eden Abbasoğlu, ancak bu okullarda Alevilik eğitimi verilmemesi gerektiğini, Alevilik eğitiminin Alevi ocaklarında olması gerektiğini kaydetti. Her Alevi ocağının kurumsal olarak kendini güçlendirerek bir dergah haline gelmesi gerektiğini aktaran Abbasoğlu, şunları söyledi:

    “Bektaşi dergahlarını önemsiyoruz. Fikirsel anlamda tersine göç Anadolu’da olabilir mi? Tekrardan Alevi ocakları, Alevi dergahları açılabilir mi? O ocaklarda yetişen dedeler sadece ocaktan kendisi yetiştirsin yani biz bunu diyoruz. Pir Sultan Abdal dergaha girdiğinde Haydar’dı, hamdı pişti Pir Sultan Abdal oldu ve bir felsefeye, bir amaca ulaştı ve o amaç uğurunda sadece Aleviler için darağacına gitmedi tüm insanlık için tüm haksızlıklar için gitti. Bunun önemli olduğunu düşünüyoruz. Dedelerin bu işi para pul için yapmamasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ötekinden bir farkının olmadığını o zaman anlamaya çalışıyoruz.”

    “BU LİSE ALEVİLİĞE KATKI SUNMAYACAK”

    Dedeliğin Allah tarafından verilen önemli bir miras olduğunu belirten Abbasoğlu, bunun ekonomik değerinin olmadığını düşünmek gerektiğini kaydederek son olarak şunları ifade etti:

    “İnançsal anlamda sadeliği savunan ve kutsaliyeti insan sayan tek inanç Aleviliktir. Biz bunu kaybetmeyelim. Bizim devasa kocaman kocaman liselerle, devasa güzel binalara ihtiyacımız yok. Güzel insanlara ihtiyacımız var. Bu lisenin biz çok önemli olmadığını düşünüyoruz. Yapan insanların belki kendilerine göre haklılıkları, düşünceleri vardır onlara sa saygı duyuyoruz ama toplumsal anlamda Aleviliğe çok katkı sunmayacağını düşünüyoruz. Bunun yerine keşke bu vakıf Alevi ocaklarının kurulması konusunda ön ayak olup bunu sağlayabilseydi ocak kendi dedesini kendi yetiştirebilirdi. Bir sürü ocaklar var. O ocaklar kendi içerisinde kurumsallaşıp inanç çalışmalarını da onlar yürütsünler. Bizim bir Alevi kurumu olarak ‘inanç çalışması yapmayalım’ dememizin sebebi de bu. 5 kişi, 7 kişi, 10 kişi bir araya gelip ‘bizce inancı böyle sürdürmek doğru’ ya da ‘dede bunu böyle yap’ demenin Aleviliğe ihanet olduğunu düşünüyorum. Aleviliğin kişisel gelişimi için katkı sunmamız gerekiyor. Gücümüz varsa bunu o noktada kullanalım. Bizim kendi felsefemize ve inanç mantığımıza uygun yaşamsal standartlarımızı geliştirirsek bence çok daha nitelikli olur. O zaman aracıya da aracı kurumlara da gerek yok. Dedeler gerekli. Dedeler bu kültürün nesilden  nesile gelişmesini sağlayan yegane etkendir, dedelere sahip çıkmamız lazım. Onun dışındaki tüm etkenlerin de çok doğru olmadığını Avrupa Alevi Düşünce Derneği olarak düşünüyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL