Etiket: halkın hukuk burosu

  • Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı

    Ayten Öztürk’e verilen ceza Yargıtay tarafından onandı

    PİRHA-Ayten Öztürk hakkında bir çocuk istismarcısının linç edilmesini izlediği iddiasıyla verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Ayten Öztürk, 8 Mart 2018 tarihinde Lübnan’da Beyrut Refik Hariri Havalimanı’nda gözaltına alındı ve özel bir uçakla Türkiye’ye getirildi. 6 ay boyunca kayıptı. Bu süre zarfında hiç kimsenin bilmediği bir yerde falaka, cinsel taciz, elektrik, tabut, askı gibi türlü işkencelere maruz kaldı. 28 Ağustos 2018 gecesi Ankara’da, bedenindeki 898 yara ile bir araziye bırakılır bırakılmaz Siyasi Şube polisleri tarafından gözaltına alındı.

    İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ardından, yaklaşık 2,5 yıl ev hapsinde tutuldu, 6 Şubat 2024 günü evi yeniden basılarak tutuklandı.

    “HERKESİ HUKUKSUZ CEZANIN BOZULMASI İÇİN MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

    Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada, “Ayten Öztürk hakkında “bir çocuk istismarcısının linç edilmesini kaldırımdan izlediği” beyanıyla verilen “insan öldürmeye azmettirme” ve “anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs” suçlarından verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandığı duyuruldu. Müvekkilimiz ömür boyu tek kişilik hücrede tutulacak. Tüm halkımızı ve meslektaşlarımızı Ayten Öztürk hakkında verilen bu hukuksuz cezanın bozulması için mücadeleye çağırıyoruz” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Talepleri karşılanan Nurettin Kaya, ölüm orucuna 273. gününde son verdi

    Talepleri karşılanan Nurettin Kaya, ölüm orucuna 273. gününde son verdi

    PİRHA-Bolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 273 gündür ölüm orucunda olan Nurettin Kaya, talepleri karşılandığı için ölüm orucuna son verdi.

    Bolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve 273 gündür ölüm orucunda olan Nurettin Kaya, Erzurum Dumlu 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Alişan Gül ve Cemil Kurt’un sevk edilmesinin ardından ölüm orucuna son verdi.

    “KUYU TİPİ HAPİSHANELER, HUKUKA AYKIRI HAPİSHANELERDİR”

    Nurettin Kaya’nın durumuna ilişkin Halkın Hukuk Bürosu tarafından açıklama yapıldı.

    Açıklamada, “Müvekkilimiz Nurettin Kaya, taleplerinin kabul edilerek, Alişan Gül ve Cemil Kurt’un kuyu tipi hapishanelerden sevk edilmesi üzerine ölüm orucuna son verdiğini ailesine iletmiştir. Kuyu Tipi hapishaneler, ağır müebbet infaz rejimini genelleştiren, hukuka aykırı hapishanelerdir. Bu hapishanelerdeki hücrelerde havalandırma bulunmamakta, sohbet hakkı kullandırılmamakta ve müvekkiller 1/2 saat başka bölümdeki havalandırmaya çıkartılmaktadır. Kuyu tipi hapishanelerden sevk olma talebiyle Cem Dursun, Oktay Kelebek, Rezzan Şengül, Vedat Doğan, Halil Yakut süresiz açlık grevini sürdürmektedir. İnsanlık dışı ve hukuka aykırı kuyu tipi hapishanelerin kapatılması için mücadele etmeye, yasa dışılığın gündeme gelmesini sağlamaya devam edeceğiz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Halkın Hukuk Bürosu’na polis baskını; 4 avukat gözaltına alındı

    Halkın Hukuk Bürosu’na polis baskını; 4 avukat gözaltına alındı

    PİRHA- Halkın Hukuk Bürosu’na yapılan polis baskınında 4 avukat gözaltına alındı.

    Halkın Hukuk Bürosu’na yapılan polis baskınında Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) üyesi avukatlar Betül Vangölü Kozağaçlı, Seda Şaraldı, Didem Baydar Ünsal ve Berrak Çağlar gözaltına alındı.

    “BOYUN EĞMEYECEĞİZ”

    Çağdaş Hukukçular Derneği, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda; “Uydurma gerekçeler ile avukat ofislerine “kapı kırarak” saldırma cüretine karşı boyun eğmeyeceğiz. Bu keyfi saldırılara karşı ayaktayız!” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İstanbul’da ev baskınları: 6 kişi gözaltına alındı

    İstanbul’da ev baskınları: 6 kişi gözaltına alındı

    PİRHA-İstanbul’da sabah saatlerinde birçok eve baskın yapıldı. Polis 6 kişiyi gözaltına aldı.

    İstanbul’da sabah saatlerinde birçok eve baskın düzenlendi. Ev baskınlarında 6 kişi gözaltına alındı.

    Halkın Hukuk Bürosu sosyal medya platformu X üzerinden gelişmeleri aktardı. Baskınlarda Hasan Karapınar, Dersimliler Derneği Başkan Yardımcısı ve Avcılar Pir Sultan Abdal Derneği üyesi Özgür Karakoç, Sadegül Çavuş Çiftçi, Dilan Bilge, Dilber Özdemir ve Pınar Birkoç’un gözaltına alındığı bilgisini paylaştı. Ayrıca birçok eve de baskın düzenlendiği ve evlerde arama yapıldığı aktarıldı.

    Sabah saatlerinde evi basılarak gözaltına alınan Pınar Birkoç’un kafası duvarlara vurularak kanlar içinde işkenceyle gözaltına alındı.

    Dün de İdil Kültür Merkezi’ne baskın yapılmış, 9 kişi gözaltına alınmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Eren Yılmaz’ı öldürmek isteyen iki kişi hapis cezası alırken, azmettiren beraat etti

    Eren Yılmaz’ı öldürmek isteyen iki kişi hapis cezası alırken, azmettiren beraat etti

    PİRHA-Mahallesinde uyuşturucu satışına karşı çıktığı için çete üyeleri tarafından silahlı saldırıya uğrayan Eren Yılmaz davasında mahkeme iki sanığa 18 yıl hapis cezası, azmettiren sanık için ise beraat kararı verdi. 

    İstanbul İkitelli’de 11 Ocak 2021 tarihinde Eren Yılmaz’a silahlı saldırı gerçekleştiren çete üyeleri Bakırköy 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Sanıklardan ikisi için “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 18 yıl hapis cezası verilirken, azmettiren sanık hakkında ise beraat kararı çıktı.

    AZMETTİREN SANIK BERAAT ETTİ

    Halkın Hukuk Bürosu (HHB) duruşma sonrası yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Müvekkilimiz Eren Yılmaz’ı katletmeye çalışan çeteci sanıklardan ikisine kasten öldürmeye teşebbüsten 18 yıl hapis cezası verilerek, tutuk hallerinin devamına karar verildi. Azmettiren sanık hakkında ise beraat kararı verildi. Sanıkların faaliyetlerini çete kapsamında işledikleri açıkken bu nedenle ayrıca cezalandırılmadılar. Çeteler cezalandırılmadan, faaliyetleri ortaya çıkarılmadan uyuşturucu satışının önüne geçilemez.”

    NE OLMUŞTU?

    Eren Yılmaz, uyuşturucu satışına karşı çıktığı için 11 Ocak’ta çete üyesi kar maskeli kişiler tarafından silahlı saldırıya uğramıştı. Vücuduna isabet eden 12 kurşunla ağır yaralanan Yılmaz, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Yılmaz uzun süren tedavi sürecinden geçmişti.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • PSAKD Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün ve Yöneticisi Şimal Deniz tutuklandı

    PSAKD Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün ve Yöneticisi Şimal Deniz tutuklandı

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün ve Yöneticisi Şimal Deniz’in aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı. 

    15 Aralık’ta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube Yöneticisi ve saymanı Şimal Deniz, 16 Aralık’ta da PSAKD Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alınmıştı.

    3-4 gün gözaltına tutulduktan sonra dün gece tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen Beyhan Gün ve Şimal Deniz’in aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı.

    “12 KİŞİ TUTUKLANDI”

    Halkın Hukuk Bürosu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “15-16 Aralık tarihinde gözaltına alınan ve tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen müvekkillerimiz; Ali Hasan Akgül, Beyhan Gün, Beyza Gülmen, Burak Başer, Can Kaba, Dursun Göktaş, Emircan Yazı, Özmen Mertkan Çim, Şimal Deniz, Şura Başer, Rukiye Serçe ve Uğurcan Gün tutuklandı.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı

    PSAKD Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı. 

    Halkın Hukuk Bürosu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün’ün gözaltına alındığını duyurdu. Ev hapsinde bulunan Ayten Öztürk de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sabah saatlerinde evinin polisler tarafından basılarak Gün’ün gözaltına alındığını kaydetti.

    Öztürk paylaşımında “Ev Hapsinde 540. Gün! Bugün evim sabah saat 6.30’da siyasi şube polisleri ve özel harekat tarafından basıldı. Armutlu Zeynep Yıldırım Cemevi Başkanı Beyhan Gün gözaltına alındı. Arama yaklaşık 2 saat sürdü. Baskılar gözaltılar bizi yıldıramaz!” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL 

  • Halkın Hukuk Bürosu: Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararı kaldırıldı

    Halkın Hukuk Bürosu: Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararı kaldırıldı

    PİRHA-Müvekkilleri Gökhan Yıldırım hakkındaki infaz erteleme kararının kaldırıldığını duyuran Halkın Hukuk Bürosu, Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğünü açıkladı.

    Halkın Hukuk Bürosu (HHB) sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile müvekkilleri Gökhan Yıldırım hakkında infaz erteleme kararının kaldırıldığını duyurdu. Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğü kaydedildi. Yıldırım, adil yargılanma talebiyle 255 gün ölüm orucu eylemi yapmış ve sağlık durumu nedeniyle hakkında infaz erteleme kararı verildikten sonra ölüm orucunu bırakmıştı.

    “GÖKHAN YILDIRIM SERBEST BIRAKILSIN”

    HHB tarafından yapılan açıklama şöyle:

    “255 gün ölüm orucu direnişin sonucunda 6 ay süreyle infaz ertelemesi ile tahliye edilen müvekkilimiz Gökhan Yıldırım hakkında Tekirdağ Savcılığı tarafından infaz erteleme kararı kaldırıldı. Gökhan Yıldırım’ın Silivri Cezaevine götürüldüğünün bilgisi verildi.

    Gökhan Yıldırım hakkında 5 Şubat tarihinde ATK muayene randevusu olmasına rağmen tedavisi devam ederken infaz erteleme kararının kaldırılması yasadışıdır. Gökhan Yıldırım infaz erteleme kararında herhangi bir adli kontrol tedbiri altına alınmamıştır. Nöropatik ağrıları devam ederken evinin önünden gözaltına alınmıştır. İnfaz erteleme kararının kaldırılması için herhangi bir şart oluşmamıştır. Bu durum Gökhan Yıldırım’ın sağlığını riske atmaktadır. Gökhan Yıldırım serbest bırakılsın.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • ÇHD Davası duruşmasında tutukluğa devam kararı verildi

    ÇHD Davası duruşmasında tutukluğa devam kararı verildi

    PİRHA-ÇHD VE HHB üyesi 22 avukatın yargılandığı davanın bugün görülen duruşmasından tahliye çıkmadı. Duruşmada konuşan Av. Oğuzhan Kara, “Bu davada Ebru Timtik’in kanı var. Siz şimdi tahliye ederseniz kapıdan başka mahkeme alacak” dedi. Bir sonraki duruşma esas hakkındaki karar duruşması olarak belirlenerek, 7 Kasım’a ertelendi.

    Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu (HHB) üyesi 22 avukatın yargılandığı davanın duruşmasına İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Marmara Ceza ve İnfaz Kurumu Kampüsü’ndeki salonda yapılan duruşmaya tutuklu bulunan ÇHD Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ile ÇHD üyesi Av. Barkın Timtik ve Av. Oya Aslan getirildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekillerinin yanı sıra Almanya, Fransa, Belçika, İtalya ve İsviçre baroları ile uluslararası hukuk örgütlerinden çok sayıda avukat da duruşmayı takip etti.

    “BU DAVADA EBRU TİMTİK’İN KANI VAR”

    Kozağaçlı, Timtik ve Aslan salonda alkışlar ile karşılanırken, mütalaasını açıklayan savcı üç avukatın tutukluluk hallerinin devamını istedi. Türkiye Barolar Birliği (TBB) adına savunma yaptığını belirten Av. Fehmi Demir, “Bu yargılama saf bir şiddete dönüştürüldü. Bir tek mesaj veriliyor. Polis, savcı, heyet yekpare davranmış ve şiddeti yansıtan aynı gerekçelerle karar veriyor. Savunma ve sanıklar da tekleştirildi bu yargılamada. Karşımızda hukuksuz devleti görüyoruz” dedi. Demir’in ardından söz alan Av. Oğuzhan Kara ise “Bu davada Ebru Timtik’in kanı var. Siz şimdi tahliye ederseniz kapıdan başka mahkeme alacak” şeklinde konuştu.

    “HUKUK ADINA YÜREKLİ OLMANIZI TALEP EDİYORUM”

    Duruşmada savunma yapan İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu da mahkeme heyetine yönelik “Hukuk adına yürekli olmanızı talep ediyorum” diyerek, şu ifadeleri kullandı:

    “Burada avukatlar yargılanıyor, aynı isimlerin yargılandığı ilk duruşmada bu salonda bir karar verildi. Suçun niteliğinin değişmesinden, AİHM kararlarından, yargılananların avukat olmasından bahsedilerek tahliye kararı verilmişti. Bir avukatın tutuklu olması için çok özel nedenlerin var olması gerektiği yazılmıştı. O tahliye kararının uygulanmasından hemen sonra, cumartesi günü aynı yargıçlara geri aldırdılar. Yakalama yönünde tutuklama kararı çıkarıldı. Oysa ben bu ilin baro başkanı olarak, 3 nolu ara kararı nedeniyle yargıca mesleğim adına teşekkür etmeyi düşünmüştüm. Pazartesi günü, asliye ticaret mahkemesinin hâkimi oldu. Kuvvetli suç şüphesi var mı? Kaçma şüphesi var mı? Yok. Adam dışardayken geldi zaten. Tahliye talep etmiyorum. Hukuk adına yürekli olmanızı talep ediyorum. Tarihe not düşmenizi talep ediyorum.”

    “İLGİSİZ DAVRANDIĞINIZ İÇİN EBRU’YU KAYBETTİK”

    Av. Selçuk Kozağaçlı ise şunları söyledi:

    “Avukatlar neden bu kadar kızgın. Sanıklar ile hakimler daha samimi. Ben bu yüzden daha samimi olacağım. Ebru’yu kaybettik. İlgisiz davrandığınız için kaybettik. Ebru’yu anıyorum. Yaşamımı Ebru’nun mücadelesini anlatmakla geçireceğim. Sizin davanızı da anlatacağım. Belki bir parça kendinizi düşünmenizin vakti gelmişti. Yüz avukatın öfkesinden kurtulmanızı da düşünmeniz gerekiyor. Neden bu genç insanlar ölüm orucuna giriyorlar. Adil yargılanma talebi için. On senedir tahliye talebi istemedim. Onu yapabilecek yargıç vardır, yapamayacak yargıç vardır. Yapabilen yargıç zaten dosyayı görür ve tahliye eder. Yapamayan yargıç için ise tahliye talep etmek faydasız.”

    Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutukluluğun devamına hükmederken, bir sonraki duruşmayı esas hakkındaki karar duruşması olarak belirleyerek, 7 Kasım’a erteledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ölüm orucundaki Gökhan Yıldırım tahliye edildi-VİDEO

    Ölüm orucundaki Gökhan Yıldırım tahliye edildi-VİDEO

    PİRHA- Adil yargılanma talebiyle 254 gündür ölüm orucu eylemi yapan Gökhan Yıldırım hakkında infaz erteleme kararı verildi. Bu kararın ardından Yıldırım, Tekirdağ Şehir Hastanesi’nden tahliye edildi. 

    Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde adil yargılanma talebiyle 254 gündür ölüm orucunda olan Gökhan Yıldırım hakkında infaz erteleme kararı verildi.

    Halkın Hukuk Bürosu Twitter adresinden yaptığı duyuruda, “Müvekkilimiz Gökhan Yıldırım hakkında infaz erteleme kararı verildi. Gökhan Yıldırım’ın Tekirdağ Şehir Hastanesi’nden tahliye edilmesini bekliyoruz” demişti.

    6 yılı aşkın süredir tutuklu olan Gökhan Yıldırım, Sincan Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan, KHK ile görevinden ihraç edilen öğretmen Sibel Balaç ile birlikte ölüm orucu eyleminde. Yıldırım’ın ölüm orucuna devam edip etmeyeceği henüz netleşmedi.

    Gökhan Yıldırım’ın talepleri şöyleydi:

    – Dijital delillerle gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilsin.

    – Keyfi disiplin cezalarına son verilsin.

    – Hasta mahpuslar serbest bırakılsın.

    – Hapishanedeki kitap, dergi kısıtlamalarına son verilsin.

    – Hapishanedeki sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

    – Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmeli.

    – Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli.

    – Halkımızın hak ve özgürlükler adalet mücadelesi engellenmemeli.

    – Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmeli.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • HHB: Gökhan Yıldırım’ın R Tipi hapishaneye gönderilmesi canına kast edilmesidir

    HHB: Gökhan Yıldırım’ın R Tipi hapishaneye gönderilmesi canına kast edilmesidir

    PİRHA-Halkın Hukuk Bürosu, ölüm orucunun 238’inci günündeki Gökhan Yıldırım’ın R Tipi Hapishaneye gönderilmesine tepki göstererek, “Canına açıkça kast edilmesi anlamına gelmektedir. Gökhan Yıldırım ne R Tipi Hapishanede ne hastanelerin mahkûm koğuşlarında ne de yoğun bakım ünitesinde tutulamaz, derhal tahliye edilmelidir” dedi. 

    Adil yargılanma hakkı talebiyle ölüm orucuna başlayan Gökhan Yıldırım 238’inci gününde. Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gökhan Yıldırım, 10 Ağustos’ta Tekirdağ Şehir Hastanesi’ne sevk edilmiş ve hakkında Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu doktorları tarafından ‘cezaevinde kalamaz, infaz ertelemesi yapılmalı’ kararı verildi.

    Ardından Adli Tıp Kurumu’na (ATK) sevk edilen Yıldırım’a burada ise ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verildi. ATK’nın kararının ardından tekrar toplanan Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu doktorları, bir haftanın ardından Yıldırım’a bu kez ‘cezaevinde kalabilir’ kararı verdi.

    8 gün arayla aynı doktorların iki farkı karar vermesine ilişkin Halkın Hukuk Bürosu yazılı açıklama yaptı.

    “GÖKHAN YILDIRIM, İŞKENCEHANEYE DÖNEN R TİPİ HAPİSHANEYE GÖNDERİLMEK İSTENİYOR”

    Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu’nun Gökhan Yıldırım’ın sorumluluğu başından atmak için 9 Ağustos tarihli raporunun tam tersi bir rapor düzenleme telaşına düştüğü vurgulanan açıklamada, “18 Ağustos tarihinde yeniden toplanan Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu, Gökhan Yıldırım hakkında; “Hastanın iyilik halinin devamı açısından ceza infaz kurumları içerisinde Rehabilitasyon Tipi İnfaz ortamı sağlayabilen ve konuda tıbbi donanımlı personel ve teknik altyapısı olan kurumda infazının devamının uygun olacağı mütalaa edilmekle birlikte infazının R Tipi Ceza İnfaz kurumunda devam edilip, edilemeyeceği hususundaki bilimsel görüşün sunulması açısından tüm tıbbı tetkik, tahlil ve laboratuvar ve muayene bulguları ile beraber Tekirdağ Adli Tıp Şube Müdürlüğünün görüşünü alınması tıbben uygun görülmüştür” şeklinde bir rapor düzenlemiştir. Bu rapor Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu üyelerinin hiçbir etik kural tanımadıklarının, hekim sorumluluğundan kaçtıklarının ve siyasi korkuları nedeniyle kendi raporlarını dahi inkâr ettiklerinin en açık kanıtıdır. Bu raporla Gökhan Yıldırım hasta tutsaklar için adeta bir işkencehaneye dönen R Tipi hapishaneye gönderilmek istenmektedir” ifadeleri yer aldı.

    “GÖKHAN YILDIRIM’A YAPILAN İŞKENCEYE DERHAL SON VERİLMELİDİR”

    R Tipi hapishanelerin hasta tutsakların tedavi edilmediği bir yer olduğuna vurgu yapılan açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “R Tipi hapishaneler ağır hastalık halindeki tutukluların sırf tahliye edilmemeleri için tutuldukları toplama kamplarıdır. Tutuklular refakatçileri olmadan tek başına ya da kendileri gibi ağır hasta tutsaklarla birlikte oldukça kötü koşullarda tutulmaktadır. Gökhan Yıldırım’ın R Tipi Hapishaneye gönderilmesi canına açıkça kast edilmesi anlamına gelmektedir. Gökhan Yıldırım ne R Tipi Hapishanede ne hastanelerin mahkûm koğuşlarında ne de yoğun bakım ünitesinde tutulamaz derhal tahliye edilmelidir. R Tipi Hapishanede tutmak, Gökhan’ın sağlığını korumak isteği değildir, aksine bugün itibariyle ölüm orucunun 238. gününde olan yani ölüm orucunda 8 ayı geride bırakmış olan Gökhan’ın kalan günlerini ondan çalmak demektir. Adli Tıp Kurumu, Tekirdağ Şehir Hastanesi ve Tekirdağ Savcılığı bu işkenceye derhal son vermelidir.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

  • Halkın Hukuk Bürosu: 38 kiloya düşen Gökhan Yıldırım’a yapılan işkenceye derhal son verilmeli

    Halkın Hukuk Bürosu: 38 kiloya düşen Gökhan Yıldırım’a yapılan işkenceye derhal son verilmeli

    PİRHA-Sibel Balaç 241, Gökhan Yıldırım 235 gündür ölüm oruçlarını sürdürüyor. Halkın Hukuk Bürosu, 10 Ağustos’tan beri Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde tutulan Gökhan Yıldırım’ın yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, “Gökhan’ı tek başına, uğultulu, havalandırması, banyosu-tuvaleti olmayan bir yoğun bakım odasında tutmak işkencedir. Adli Tıp Kurumu, Tekirdağ Şehir Hastanesi, Tekirdağ Savcılığı bu işkenceye derhal son vermelidir” denildi.

    Ankara’da, Sincan Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan KHK ile görevinden ihraç edilen öğretmen Sibel Balaç ve 6 yılı aşkın süredir tutuklu olan Gökhan Yıldırım ölüm orucunu sürdürüyor. Sibel Balaç açlık grevinin 241. gününde, Gökhan Yıldırım ise 235. Yıldırım ve Balaç’ın sağlık durumları gün geçtikçe kötüye gidiyor.

    Tekirdağ Şehir Hastanesi Sağlık Kurulu tarafından Gökhan Yıldırım’ın, “İnfazını resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde yerine getirilmesi hayati tehlike arz eder. Ceza İnfaz Kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremez. İnfazın üç ay süre ile ertelenmesi uygundur” raporunu verdi. Ancak verilen karara rağmen Yıldırım tahliye edilmedi ve 15 Ağustos çarşamba gününden beri Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde tecrit altında rehin tutuluyor.

    Halkın Hukuk Bürosu, 10 Ağustos’tan beri Tekirdağ Şehir Hastanesi’nde tutulan Gökhan Yıldırım’ın yaşadığı zorluklara dikkat çekmek için yazılı açıklama yaptı.

    “GÜNLERDİR HASTANEDE TEK BAŞINA TUTULUYOR”

    Gökhan Yıldırım’ın hastaneye sevk edildiğinde ilk olarak mahkûm koğuşuna alındığı belirtilen açıklamada, “Bu koğuş güneş görmeyen, çelik levha ile örtülmüş bir penceresi olan, bir yataktan ve demir bir dolaptan başka eşya bulunmayan bir hücreden ibarettir. Müvekkilimiz mahkûm koğuşunda bir gün tutulmuştur. Bu süre içinde müvekkilin ailesi tek başına işlerini göremeyecek olan Gökhan Yıldırım’ın refakatçisi olmak için başvurmuştur ancak bu talep kabul edilmemiştir. Tekirdağ Şehir Hastanesi refakatçi ve aile görüşü taleplerimizi gerçekleştirmemek için Gökhan Yıldırım’ı 11 Ağustos tarihinde yoğun bakım ünitesine almıştır. Yoğun bakım ünitesinde refakatçi bulundurulamayacağını, aile görüşünün sağlanmayacağını tarafımıza bildirmişlerdir. Gökhan Yıldırım, tek başına kalmasının hayati risk teşkil edeceğini söyleyen aynı hastanenin raporuna rağmen günlerdir tek başına tutulmaktadır.”

    “GÖKHAN YILDIRIM, HASTANEDE İLK GÜNDEN BU YANA DUŞ ALAMAMIŞTIR”

    Hapishanede bile yanında refakatçisi olan Gökhan Yıldırım’ın 10 Ağustos gününden beri tek başına refakatçisiz olarak tutulduğuna vurgu yapılan açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Kan dolaşımının sağlanması için masaj yapılmasına, içeceklerinin hazırlanmasına, kıyafetlerini giyip çıkarmasına yardımcı olacak, ihtiyaçlarını karşılanmasına yardım edecek bir refakatçiye ihtiyacı olan Gökhan Yıldırım, banyosu-tuvaleti dahi olmayan bir odada tutulmaktadır. Şehir hastanesine götürüldüğü ilk günden bu yana duş alamamıştır. Hastaneye götürüldüğü ilk 3 gün hiç tuz alamamıştır. Ölüm orucu sırasında alması gereken şeker-tuz-su gibi maddelerin temin edilmesi zaman almıştır. Bu maddelerin bir gün bile aksatılması ölüm orucunun ilerleyen günlerinde olan Gökhan Yıldırım için hayatını etkileyecek düzeyde olumsuzluklar yaratmaktadır.

    Gökhan Yıldırım 12 Ağustos Cuma günü akşam saatlerinde Adli Tıp Kurumu’na götürülmüştür. Adli Tıp Kurumu aynı gün tarihli raporunda Gökhan’ın 38 kg olduğunu, yürümekte zorlandığını, ellerinde yaralar olduğunu tespit etmiştir. Ancak Gökhan’ın hastane şartlarında takip ve tedavisine devam edilmesi gerektiği, durumunun değişmesi durumunda son durumunu gösterir raporun gönderilmesi ile yeniden değerlendirilebileceği” şeklinde rapor hazırlamıştır. Adli Tıp Kurumu bir kere daha anti-bilimsel niteliğini, hekim heyeti olmaktan çok AKP’nin bir uzantısı olduğunu göstermiştir. Bu aşamada Gökhan’ın infazının ertelenmesine gerek olmadığını söylemiştir. ATK 8 aydır aç olan Gökhan’ın hangi aşamaya gelmesini istemektedir?”

    “HAYATI, YOĞUN BAKIMDA TUTULARAK RİSKE ATILIYOR”

    Gökhan Yıldırım’ın hayatının yoğun bakımda tutularak riske atıldığı ifade edilen açıklamanın devamında, “Gökhan Yıldırım ne hapishanede, ne hastanelerin mahkûm koğuşlarında, ne de yoğun bakım ünitesinde tutulamaz. Derhal tahliye edilmelidir. Hastanede tutmak, Gökhan’ı yaşatmak ve sağlığını korumak isteği değildir. Gökhan’ı tek başına, uğultulu, havalandırması, banyosu-tuvaleti olmayan bir yoğun bakım odasında tutmak işkencedir. Adli Tıp Kurumu, Tekirdağ Şehir Hastanesi, Tekirdağ Savcılığı bu işkenceye derhal son vermelidir” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Aytaç Ünsal’a işkence iddiası

    Aytaç Ünsal’a işkence iddiası

    PİRHA-Edirne’de gözaltına alınan Avukat Aytaç Ünsal’a işkence yapıldığı öne sürüldü.

    İçişleri Bakanlığı, Avukat Aytaç Ünsal’ın, Edirne’den yurt dışına gitmeye çalışırken gözaltına alındığını duyurmuştu. Halkın Hukuk Bürosu tarafından Twitter hesabından yapılan açıklamada ise “Avukat Aytaç Ünsal, dün gözaltına alınırken yapılan işkence sonucu bu hale getirildi” denildi.

    Halkın Hukuk Bürosu Twitter hesabından yapılan açıklamanın devamında, “Bu işkence, 213 gün adil yargılanma hakkı için ölüm orucu yapmış olan bir avukata yapılmıştır. İşkence insanlık suçudur! Aytaç Ünsal onurumuzdur! Aytaç Ünsal derhal serbest bırakılsın!” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • 12 ilde 93 kişi gözaltına alındı: Grup Yorum üyeleri ve avukatlar da var

    12 ilde 93 kişi gözaltına alındı: Grup Yorum üyeleri ve avukatlar da var

    İstanbul merkezli yürütülen soruşturma kapsamında 12 ilde 93 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Grup Yorum üyeleri ve Halkın Hukuk Bürosu avukatları da var.
    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 120 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılık talimatıyla polislerce 12 kentte dünden bu yana yapılan operasyonlar sonucunda şimdiye kadar 93 kişi gözaltına alındı.
    Gözaltına alınanlar arasında Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Seda Şaraldı ile Grup Yorum üyeleri Metin Kaleli ve Yaşar Coşkun da var.
    Halkın Hukuk Bürosu’ndan gözaltılara dair yapılan açıklamada, soruşturma dosyasına ‘gizlilik’ kararı konulması nedeniyle müvekkilleri hakkında kendilerine bilgi verilmediği, yine 24 saatlik “avukat görüş kısıtlaması” getirildiği belirtildi.
    Hakkında yakalama kararı bulunan diğer 27 kişinin ise aranmasına devam edildiği öğrenildi.
    24 SAAT AVUKAT GÖRÜŞ KISITLAMASI
    Halkın Hukuk Bürosu’nun (HHB) sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ‘dosyada gizlilik’ kararı olması gerekçe gösterilerek kendilerine bilgi verilmediği belirtildi.
    Soruşturma kapsamında 24 saat süre ile ‘avukat görüş kısıtlaması’ kararı alındığı ve avukatların müvekkilleriyle görüşemediği bilgisi de paylaşıldı.

    Bu arada HHB tarafından yapılan paylaşımda gözaltına alınanların isimleri şöyle sıralandı:

    Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Seda Şaraldı, Grup Yorum üyeleri Metin Kaleli ve Yaşar Coşkun Karadağ, Sanem Farsak, Eray Küçükkılavuz, Taylan Cemal Sungur, Mehmet Aras, Orhan Acar, Sinan Okur, Sadık Altunöz, Volkan Baran, Yusuf Gül, Eren Erdem, Özgürcan Elbiz, Adalet Karataştan, İlyas Argun, Volkan Çeşme, Doğan Karataştan, Zeynep Gonca Karakoç, Mahir Kılıç, Yalçın Doğru, Barış Yüksel, Merve Demirel, Bengisu Demirel, Olcay Abalay, İdil Kayıkçı, Yağmur Senem Demirel, İpek Arslan, Erhan Arslan, Ümit Özçelik, Sever Işık, Sevilay Işık, Cenk Turan, Emrah Uludağ, Ferdaniye Artiğ, Ayça Artiğ, Barış Gürses, Selvi Polat, Boran Hurustan, Mehmet Ali Uğurlu, Sercan Toptancı, Özgür Karakoç, Türkan Albayrak, Mayıs Kurt, Beste Yılmaz.
    (HABER MERKEZİ)
  • Ebru Timtik’in cenazesi Adli Tıp Kurumu’na götürüldü; ailesinden tepki

    Ebru Timtik’in cenazesi Adli Tıp Kurumu’na götürüldü; ailesinden tepki

    PİRHA- Adil yargılanma talebiyle 238 gündür ölüm orucunda olan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik’in cenazesi, ailesinin izni olmadan Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’na götürüldü.

    Adil yargılanma talebiyle 238 gündür ölüm orucunda olan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik bu akşam saatlerinde hayatını kaybetti.

    Ebru Timtik’in cenazesinin Adli Tıp Kurumu’na kaçırıldığını belirten ailesi, “Siz katlettiniz, şimdi neyin otopsisini yapıyorsunuz” diyerek Timtik’e izinsiz otopsi yapılmasına tepki gösterdiler. Aynı zamanda Halkın Hukuk Bürosu sosyal medya hesabından, “Ebru’muz Başsavcılık talimatı ile Adli Tıp Kurumu’na kaçırıldı” diyerek tepki gösterdi.

    Adil yargılanma talebiyle başlattığı ölüm orucunun 238. gününde hayatını kaybeden tutuklu Avukat Ebru Timtik için Halkın Hukuk Bürosu Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi önünde toplanılması için yaptığı çağrının ardından hastane önüne gelenler Ebru Timtik ailesini ve dostlarını yalnız bırakmadılar.

    Öte yandan Halkın Hukuk Bürosu, duyarlı herkesi Adli Tıp Kurumu’nun önüne çağırdı. HHB, “Ebru Timtik ölümsüzdür” diye yazdı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • HHB: Valiliğe giderek konser başvurusunda bulunacağız-VİDEO

    HHB: Valiliğe giderek konser başvurusunda bulunacağız-VİDEO

    PİRHA – Halkın Hukuk Bürosu, İbrahim Gökçek’in durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Tutuklu Grup Yorum üyelerinin tahliye edilmesi için tekrar dosyalara tahliye taleplerinde bulunduk. Valiliğe giderek konser başvurusunda bulunacağız. Konser başvurularının derhal kabul edilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi. 

    Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek’in ölüm orucu 323. gününe giriyor. Konuya ilişkin açıklama yapan Halkın Hukuk Bürosu avukatı, “Grup Yorum direniş taleplerinden ikisini öne çıkardı. Bunlardan bir tanesi tutuklu Grup Yorum üyelerinin tahliye edilmesi, bir tanesi de konser yasaklarına son verilmesi. Bu konuda avukatları olarak bizler tutuklu Grup Yorum üyelerinin tahliye edilmesi için tekrar dosyalara tahliye taleplerinde bulunduk” dedi.

    Açıklamada, “Yarın da Valiliğe giderek konser başvurusunda bulunacağız. Konser başvurularının derhal kabul edilmesini istiyoruz. Bugün ziyaretimizde gördüğümüz üzere durumu giderek ağırlaşmakta ve hayati riski artmaktadır. Yetkilileri, İçişleri Bakanlığı başta olmak üzere Cumhurbaşkanlığı ve Valiliği göreve davet ediyoruz. Konser başvuruları kabul edilsin, İbrahim yaşasın” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Tutuklu Avukat Ebru Timtik’in ailesi de açlık grevinde-VİDEO

    Tutuklu Avukat Ebru Timtik’in ailesi de açlık grevinde-VİDEO

    PİRHA – Tutuklu bulundukları cezaevlerinde 5 Şubat’ta başladıkları açlık grevi eylemini 5 Nisan’da ölüm orucuna çeviren Halkın Hukuk Bürosu (HHB) Üyeleri Av. Ebru Timtik ve Av. Aytaç Ünsal için Timtik’in ailesi de 5 günlük açlık grevine başladılar.

    Haberin Videosu

    https://youtu.be/Z0u1OA4f0Jk

    5 Nisan Avukatlar Günü’nde adil yargılama taleplerinin karşılık bulması adına açlık grevlerini ölüm orucuna çeviren Av. Ebru Timtik ile Av. Aytaç Ünsal’a destek gelmeye devam ediyor. Av. Ebru Timtik’in teyzeleri de Av. Ebru Timtik’in serbest bırakılması ve adil yargılama talebinin kabul edilmesi için 5 günlük açlık grevine başladılar.

    “İÇİMİZ KAN AĞLASA DA HAKLI MÜCADELELERİNİ DESTEKLİYORUZ”

    Av. Ebru Timtik’in 4 teyzesi ve 4 kuzeni de verilen mücadeleye destek amaçlı 5 günlük açlık grevine başladılar. Açlık grevindeki teyzesi Nuray Deniz “İçimiz kan ağlasa da mücadelelerinin haklılığına olan inancımızla onların yanındayız ve talepleri bir an önce kabul edilsin. Çünkü adalete ve adil yargılanmaya bir gün herkesin ihtiyacı olacak. Talepleri talebimizdir” dedi.

    “PAYLAŞMAK İÇİN BİZ DE AÇLIK GREVİNDEYİZ”

    Av. Ebru Timtik’in teyzesi Yıldız Deniz, “Ölüm orucundaki Ebru Timtik, Aytaç Ünsal, İbrahim Gökçek ve Mustafa Koçak için onların açlığını paylaşmak için, onlara ses olmak için 5 günlük açlık grevindeyim” dedi.

    TUTSAK AVUKATLARA DESTEK HER YERDEN

    Avukatların adil yargılama taleplerine karşılık başlattıkları ölüm orucuna birçok kişiden destek gelmeye devam ediyor. Ailelerinin yanında Sivil toplum kuruluşları, barolar, meslek odaları ve avukat meslektaşları da süreli açlık grevlerine katılarak mücadeleyi destekliyorlar. (HABER MERKEZİ)

  • Açlık grevinde olan Halkın Hukuk Bürosu avukatları ölüm orucuna başladı

    Açlık grevinde olan Halkın Hukuk Bürosu avukatları ölüm orucuna başladı

    PİRHA – Açlık grevi eylemindeki tutuklu Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal eylemlerini ölüm orucuna çevirdi.

    Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada açlık grevinde olan Avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal eylemlerini ölüm orucuna çevirdiği belirtildi.

    Geçtiğimiz yıl açılan bir davada ÇHD ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi 20 avukat için toplamda 159 yıl hapis cezası verilmesi üzerine ÇHD ve HHB üyesi avukatlardan 8’i, “Gizli tanık aldatmacası, itirafçılık/iftiracılık, SEGBİS dayatması, delilsiz, varsayımlara, soyut iddialara dayalı hüküm kurma, ceza yargılama ilkelerinin yok sayılması ile görünüşte bile adil olmayan yargılama oyunları son bulsun” talepleriyle açlık grevine başlamıştı.

    Avukatların istinaf başvurusu da reddedilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ölüm orucundaki Koçak’a hastanede işkence

    Ölüm orucundaki Koçak’a hastanede işkence

    Zorla tıbbi müdahalede bulunulan Mustafa Koçak’la görüşen avukatı Ezgi Çakır, Koçak’ın beş gün boyunca yapılan işkenceyi anlatarak, “Direnmeye devam ediyorum. Tüm işkenceler benim onurumdur” mesajı verdiğini aktardı.

    İzmir Şakran Kapalı Cezaevi’nde kalan Mustafa Koçak, adil yargılanma hakkı talebinin karşılanmaması üzerine ölüm orucuna başlamıştı. Ölüm orucunun 255. gününde zorla müdahale için hastaneye kaldırılan Koçak’ın sağlık durumu hakkında avukatları ve ailesi ise tüm çabalara rağmen bilgi alamıyor.

    Bunun üzerine avukatları dün gündüz saatlerinden itibaren Koçak ile görüştürülene kadar kampüs hastanesi önünde bekledi. Koçak’ın dün akşam saatlerinde Şakran Kapalı Cezaevi’nden, Kırıklar 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne getirildiğini öğrenen avukatı Ezgi Çakır, Koçak ile görüştü.

    Çakır, Koçak’ın beş gün boyunca yaşadıklarını aktardı.

    “SENİ SAKATLAYIP ÖYLE BIRAKACAĞIZ DEDİLER”

    Çakır, Koçak’ın kendisine beş gün boyunca cezaevi kampüs hastanesindeki doktorların işkence ederek müdahale ettiğini, bilincinin açık olduğunu ve müdahaleye direnmesine rağmen serum takıldığını aktardı. Koçak’ın kollarında serumların patlatılmasından kaynaklanan morluklar oluştuğu bilgisini de veren Çakır, Koçak’ın müdahale boyunca kafasına, kollarına ve ayaklarına birden çok kelepçenin takıldığını belirtti. Koçak’ın doktorların kendisine “Seni sakatlayıp öyle bırakacağız” dediğini aktaran Çakır, tüm bunlar yaşanırken cezaevi savcısının ve polislerin de odada olduklarını ifade etti. Çakır, tuvalete dahi gitmesine izin verilmediğini söyleyen Koçak’ın, copla taciz edildiğini de paylaştı.

    KOÇAK: DİRENMEYE DEVAM EDİYORUM”

    Bu adaletsizliğe bir an önce son vermelerini istediklerini belirten Çakır, tüm kamuoyunu Koçak ile dayanışmaya çağırdı. Çakır son olarak Koçak’ın kamuoyuna mesajını da iletti: “Direnmeye devam ediyorum. Tüm işkenceler benim onurumdur.”

  • ‘Berkin Elvan dosyasında tek bir polis değil, bütün sorumlular yargılanmalıdır’

    ‘Berkin Elvan dosyasında tek bir polis değil, bütün sorumlular yargılanmalıdır’

    PİRHA- Berkin Elvan katledileli 2443 gün oldu. 18 Mart’da görülecek duruşma öncesinde Halkın Hukuk Bürosu, sosyal medyadaki sayfasında, “Berkin Elvan dosyasında tek bir polis değil bütün sorumlular yargılanmalıdır” diye yazdı. 

    Gezi direnişi sırasında İstanbul Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle başından vurulan ve 269 günlük yaşam mücadelesinin ardından hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın katledilmesi davasında 16. duruşma 5 Şubat’ta Çağlayan Adliyesi’nde, 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü.

    Sanık polis Fatih Dalgalı, duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlanırken; dinlenmesi gereken 3 tanıktan ikisi, haklarında “FETÖ”den işlem yapılması ve firari olmaları nedeniyle dinlenmemişti.

    Berkin Elvan’ın 17. duruşması ise 18 Mart’ta 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Halkın Hukuk Bürosu, sosyal medyadaki sayfasında, “Berkin vurulalı 2443 gün oldu. Berkin Elvan dosyasında tek bir polis değil bütün sorumlular yargılanmalıdır” diye yazdı. 

    Elvan ailesinin avukatı Can Atalay, “Biz kasıtla öldürme olduğunu düşünüyoruz. Fatih Dalgalı ve amirleri Berkin’i değil ama Okmeydanı’ndan birini öldürmek için ısrarlı ve hırslı bir şekilde hareket etmişler; sonunda da Berkin’i öldürmüşler. Nişan alınması, atış yapıldıktan sonra saldırıya devam edilmesi, yardım etmeye çalışanların gaza boğulması bunu gösteriyor. Fatih Dalgalı, Berkin’i şahsen tanımıyor ancak sanığın dünya görüşü ve o dönem İçişleri Bakanlığı tarafından verilen talimatlar; sanık polisin Okmeydanı’ndan birini öldürmek istemesi için yeterli” demişti.

    PİRHA/İSTANBUL