Etiket: halkın kurtuluş partisi

  • HKP, yargıya taşıdı: Menzil Tarikatı’nın kapatılması gerekir

    HKP, yargıya taşıdı: Menzil Tarikatı’nın kapatılması gerekir

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Menzil tarikatının şeyhi Abdulbaki Erol için taziye mesajı yayınlayan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erol’un cenazesine katılan vali ve belediye başkanı hakkında suç duyurusunda bulundu. HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “Kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur” dedi.

    Menzil tarikatının şeyhi Abdulbaki Erol’un cenazesi için Adıyaman’ın Kahta ilçesinde tören düzenlendi. Törene, Adıyaman Valisi Osman Varol, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç katıldı. AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise tarikat şeyhi Erol için gazetelere tam sayfa taziye ilanı vermişti.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman Valisi Osman Varol ve Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç’ın “Anayasa’yı ihlal”, “görevi kötüye kullanma” ile “677 Sayılı ‘Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun’a aykırı faaliyet gösterme” suçlarını işlediğini belirterek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    “MENZİL’İN KAPATILMASI GEREKİR”

    Anayasanın 2’nci, 10’uncu, 11’inci ve 14’üncü maddelerine vurgu yapılan dilekçede, “Menzil vb. gibi örgütlenmelerin yasal bir karşılıkları yoktur. Dini ve dince kutsal sayılan değerleri istismar ederek, siyasal ve toplumsal yaşama müdahale etmek başlıca amaçlarıdır. Bu nedenle de 677 sayılı yasa uyarınca kapatılmış olmaları gerekir” denildi.

    HKP avukatları dilekçede, Erdoğan, Varol ve Kılınç hakkında soruşturma yürütülerek kamu davası açılmasını talep etti.

    “KİMSENİN SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ YOKTUR”

    Suç duyurusuna ilişkin açıklama yapan HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak, “Menzil tarikatı, anayasanın laiklik ilkesine, 677 sayılı tekke ve zaviyelerin kapatılmasına dair kanuna aykırı faaliyet yürüten bir yılan yuvasıdır” dedi.

    Erol için Erdoğan’ın taziye mesajı yayınladığını, vali ve belediye başkanının cenaze törenine katıldığını anımsatan Çolak, “Bunlar, ‘Anayasa’yı ihlal’ ve ‘görevi kötüye kullanma’ suçunu işlemişlerdir. Kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur, anayasayı ihlal hakkı yoktur. Hangi makamda olurlarsa olsunlar herkesin kanunlara uyma zorunlulukları vardır” ifadelerini kullandı.

    ERDOĞAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

    Çolak, “Bugün itibariyle Recep Tayyip Erdoğan, Osman Varol ve Süleyman Kılınç hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Cumhuriyet Savcılarının bu anayasal kuralları ve yasal hükümleri yürürlüğe sokup etkin soruşturma yürütmelerinin de takipçisi olacağız” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Halkın Kurtuluş Partisi, Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini açıkladı

    Halkın Kurtuluş Partisi, Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini açıkladı

    PİRHA- Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Genel Sekreter Yardımcısı Sait Kıran, 2023 seçimlerinde Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı. 

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    HKP Genel Sekreter Yardımcısı Sait Kıran, CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyurdu. Kıran, milletvekilliği seçimlerinde ise 600 milletvekili adayı ile katılacaklarını belirtti.

    “DEPREM FELAKETİNİN HESABI SORULACAK”

    Maraş merkezli depremlerin yarattığı ağır yıkımı hatırlatan Sait Kıran, şöyle konuştu:

    “On binlerce insanımızın canına, yüzbinlerce insanımızın yaralanmasına, yoksul halkımızın dişinden tırnağından arttırarak, yıllarca alın teri dökerek edindiği bütün birikimlerin yok olmasına mal olan, 11 ilimizi, 15 milyon insanımızı etkileyen, hiçbir zaman unutmayacağımız, unutturmayacağımız ve hesabı da sorulacak olan deprem felaketi günlerinde yeni bir seçime doğru gidiyoruz.”

    “En son 81 il 550 milletvekili adayıyla katıldığımız 2015 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinden sonra bütün hukuk kuralları, seçimler ve siyasi partilerle ilgili bütün mevzuat yok sayılarak, partimize karşı ‘tam kanunsuzluk’ yapılarak seçimlere sokulmadık. Türkiye çapında kurulu bulunan bütün il ve ilçe örgütlerimiz yok sayıldı” diyen Kıran, HKP Genel Başkanı Nurullah Efe’ye AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret iddiasıyla 10 yılı aşan ceza verildiğini belirtti.

    (HABER MERKEZİ)

  • HKP, Enes Kara’nın cemaat yurdunda yaşamına son vermesini yargıya taşıdı

    HKP, Enes Kara’nın cemaat yurdunda yaşamına son vermesini yargıya taşıdı

    Halkın Kurtuluş Partisi, Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara’nın kaldığı Nur Cemaati yurdunda yaşamına son vermesine ilişkin olayı yargıya taşıdı. İçişleri Bakanı, Nur Cemaati Yurdu Sorumluları, Elazığ Valisi ve Vali Yardımcısı hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Elazığ’daki Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi 20 yaşındaki Enes Kara’nın, Nur cemaatine bağlı bir yurtta yaşadığı sıkıntılar, gelecek kaygısı ve ailesinin baskıları nedeniyle yaşamına son vermesi gündeme oturdu.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları olayın araştırılması ve sorumluların yargılanması için harekete geçti.

    4 İSME SUÇ DUYURUSU

    HKP avukatları, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Nur Cemaati yurdunun sorumluları, Elazığ Valisi Dr. Ömer Toraman ve Yurtlardan sorumlu Vali Yardımcısı hakkında “Görevi Kötüye Kullanma”, “İntihara Yönlendirme” ve “Anayasa’nın 2. ve 24. maddesine aykırılık” suçlarını işlediklerini belirterek Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    “BU CEMAAT YURDU ANAYASAL DÜZENE, LAİKLİĞE KARŞI AÇIK FAALİYET İÇİNDEDİR”

    HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen dilekçede, “Bu vahşi cinayetin – cinayet diyoruz çünkü burada cemaat yurdunda uğradığı baskılardan dolayı intihara sürüklenen bir genç vardır- işlendiği yasa dışı cemaat yurdunu denetleme görevi, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Elazığ Valiliğindedir. Yurdun Nur Cemaatine ait olduğu söylenmektedir. Nur Cemaati adlı ortaçağcı gerici yapı yasal hiçbir dayanağı olmadığı halde yurt açmıştır ve bu yasa dışılığa şüpheli olarak belirtilen resmi görevlilerce göz yumulmuştur. Bu cemaat yurdu Anayasal Düzene, Laikliğe ve Cumhuriyete karşı açık faaliyet içinde olmasına karşın, ses çıkarılmamıştır” denildi.

    “BİR BABAYI, OĞLUNU İNTİHARA SÜRÜKLEYEN BİR YAPIYI AKLAYACAK KADAR KÖRLEŞTİREN…”

    Enes Kara’nın babasının açıklamasına atıf yapılan dilekçede, “Oğlunu kaybeden, dünyanın en büyük acısını yaşayan bir babayı oğlunu intihara sürükleyen bir yapıyı aklayacak kadar körleştiren, laikliğin ortadan kaldırılması, özellikle gençlerimizin bu cemaat yurtları-evleri denen zehirli örümcek ağlarına atılmasıdır. En başından beri belirttiğimiz üzere bu katliamın asıl sebebi laiklik ilkesinin hiçe sayılmasıdır” dedi.

    Suç duyurusuna ilişkin HKP avukatı Doğan Zafer Çıngı şu açıklamayı yaptı.

    “Geçtiğimiz gün çok acı bir haberle uyandık. Nur Cemaati isimli Ortaçağcı gerici yapının cemaat yurdunda Enes Kara isimli bir gencimiz cemaat yurdunun baskılarından, zorlamalarından dolayı intihar etti. Daha doğrusu Ortaçağcı gericilerin cinayetine kurban gitti. Enes Kara intihar etmeden, cinayete kurban gitmeden hemen önce yazdığı mektupta ve çektiği videoda özellikle şunları belirtti. Enes Kara diyor ki mektubunun başında “Ümidimi çalanları asla affetmeyeceğim. Ailemin zoruyla, istememe rağmen cemaat yurduna gönderildim”. Enes Kara’ya cemaat yurdunda zorla namaz kıldırıyorlar, gerici yapıların kitaplarını, risalelerini zorla istememesine rağmen okutuyorlar. İşte bu gencimiz daha fazla Ortaçağcı gericilerin baskısına, zulmüne ona işkence etmesine dayanamayarak intihar etmek durumunda kalıyor. Yine daha da doğrusu Ortaçağcı gerici yapılar tarafından intihara yönlendiriliyor. Bir cinayete kurban gidiyor.

    Halkın Kurtuluş Partisi olarak yıllarca, ‘Ne Tarikat Evi, Ne Cemaat Yurdu İnsanca Yaşanılacak Yurtlar İstiyoruz’ dedik. Çünkü biz biliyorduk ki, daha saf, Üniversite okumaya yeni gelmiş gençlerimiz bu tarikat evlerinin, bu cemaat yurtlarının örümcek ağlarına kapılıyor ve orada akıllarını, zihinlerini kullanmaktan geri bıraktırılarak onların kölesi haline getiriliyor. İşte Enes Kara da köle haline getirilmek istenilen, zihince sıfırlatılmak istenilen gençlerimizden bir tanesi. Er veya geç Enes Kara’nın hesabını soracağız. Sorumluları mahkemelerde yargılayacağız. Ancak biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak görevimizi yapmak zorundayız. Bizim şimdiki görevimiz bu cinayeti işleyen sorumluları yargının önüne taşımaktır. Çünkü Halkın Kurtuluş Partisi olarak geçmişte de hem AKP’giller’in hem de onların el uzattığı tüm Ortaçağcı gerici yapıların suçlarını yargıya bir sonuç çıkmasa dahi taşıdık ve kayıt altına aldık. Enes Kara’yı katledenleri, bu cinayeti işleyenleri de yargıya götürüyoruz.

    Suç duyurumuzda şikâyetçi olduğumuz şüpheli sıfatıyla yargılanmasını isteğimiz kişiler şunlardır; ‘Bu kaçak cemaat yurtları hakkında herhangi bir soruşturma yapmayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bu Ortaçağcı gerici cemaat yurdunun ismi bilinmeyen yöneticileri, Elazığ Valisi, Yurtlardan sorumlu Vali Yardımcısı’ Tüm bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuzun sonuna kadar takipçisi olacağız. Hiçbir gencimizi Ortaçağcı gericilerin, tarikat evlerinin, cemaat yurtlarının pençesine bırakmayacağız. Devlet yurtlarını kurdurtacağız. Ve gençlerimizin eşit, rahat, baskıya uğramadan, insanca yaşayabileceği koşulları sağlayacağız. Halkın Kurtuluş Partisi olarak bu bizim gençliğimize borcumuzdur, sözümüzdür. Elbet bunu yapacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Dualı adli yıl açılış törenine ilişkin suç duyurusu

    Dualı adli yıl açılış törenine ilişkin suç duyurusu

    Halkın Kurtuluş Partisi, dualı adli yıl açılış törenine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Erbaş ve Yargıtay Başkanı Akarca hakkında suç duyurusunda bulundu.

    2021-2022 Adli Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın yaptığı duayla açıldı. Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca da üzerinde cübbesiyle duaya katılması tartışma yaratırken Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları harekete geçti.

    HKP avukatları, Recep Tayyip Erdoğan, Ali Erbaş ve Mehmet Akarca hakkında, “Anayasayı İhlal” ve “Görevi Kötüye Kullanma” suçlarını işlediklerini belirterek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

    “TBMM’YE FEZLEKE YAZILMALI”

    HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçede, Erdoğan, Erbaş ve Akarca hakkında soruşturma yürütülerek kamu davası açılmasını, TBMM’ye fezleke yazılmasını ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına soruşturmanın bildirilmesini talep etti.

    Suç duyurusuna ilişkin HKP MYK Üyesi Av. Doğan Erkan açıklama yaptı. Erkan şu ifadelere yer verdi:

    “AKP iktidarı ve onun Genel Başkanı Tayyip Erdoğan aslında yıllardır hedefledikleri Laik Düzeni ortadan kaldırma hedeflerine adım adım gidiyorlar. Bu konuda ne yazık ki artık devlet olanaklarını ve devlet kurumlarını kullanıyorlar. Geldikleri noktadaki bir nitelik farkı, nitelik avantajı artık bu. Çünkü Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı sıfatını kullanıyor bu işleri yaparken. Ve de devlet kurumlarında Cumhurbaşkanı sıfatıyla bu projesini arkasına takıyor.

    En son biz hukukçuları doğrudan ilgilendiren Yargıtay açılışıydı. Adli Yıl açılışına denk getirerek yaptıkları Adli yıl açılış töreni. Bakın Yargıtay Başkanını aldılar, sırtında cübbesi, zaten siyasi parti genel başkanı veya yürütmenin başı, her iki sıfatıyla da Adli Yıl açılışında Yargıtay Genel Başkanının yanında olamaz. Yargı Bağımsızlığı gereği, Anayasa gereği, Bangolar yargı etiği gereği görüntüde bağımsız olmak zorundadır.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’NIN YARGIYLA N GİBİ BİR BAĞI VAR?”

    Şimdi idare aleyhine dava açılacak olsa ya da doğrudan AKP’ye dava açılacak olsa ki kim bakacak bunlara? Bu yargıç ve savcılar bakacak. Dolayısıyla bu görüntüyü zaten yürütmenin başı olarak ta veremez. Peki, şu zatın yargıyla ilişkisi nedir? Diyanet İşleri Başkanı’nın Anayasamızda tanımlanan Bağımsız Yargıyla ne gibi bir bağı varda orada hazır bulunuyor? Tek bağı var. Size söyleyelim. Artık biz sizin hukukunuzu şer’i kurallara göre yöneteceğiz bağıdır bu. Bu şer’ilikte tabii tek mezhepçi, tekçi şer’i kurallardır. Vehhabi-Sunni kurallara göre yöneteceğizdir. Oysa Anayasa 24 ne diyor? Devletin ve Devlet Kurumlarının kısmen dahi olsa dini inançlarla, din kurallarıyla yönetmeye kimse kalkışamaz.

    “ENİNDE SONUNDA HESAP VERECEKLER”

    Biz ne yaptık. Bu bir eylemdi açıkçası üçünün yan yana gelerek biz sizin Laik hukukunuzun ve Laik yargınızın canına okuduk eylemiydi. Bu eylemde Türk Ceza Kanunu’nun 309 maddesindeki yani Anayasa’yı İhlal suçu işlediler. Anayasa’nın açıkça öngördüğü Laik Düzeni ortadan kaldırmaya, Bağımsız, Laik, Cumhuriyet yargısını ortadan kaldırmaya bir teşebbüstü. 309/1 bir teşebbüs eylemidir. Eylemin gerçekleşmesi gerekmez. Bu teşebbüsü sağlayacak güçteler midir? Evet, bu güçtedirler. İktidar olanaklarıyla herkesi korkutarak, herkesin üzerine terör estirerek bir mefruzce kullanmaktadırlar. 309’un koşulları her biçimde oluşmuştur. Buna sessiz kalamazdık. Az önce Halkın Kurtuluş Partisi olarak suç duyurusunda bulunduk. Bu suç duyurusu aynı zamanda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderme talepli bir suç duyurusudur. Eninde sonunda hesap verecekler.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Erdoğan, Soylu ve Pakdemirli hakkında suç duyurusu

    Erdoğan, Soylu ve Pakdemirli hakkında suç duyurusu

    HKP, Türkiye’nin çeşitli illerinde meydana gelen orman yangınlarıyla ilgili Cumhurbaşkanı, Bakanlar, Valiler, Türk Hava Kurumu Yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Muğla Valisi Orhan Tavlı, Türk Hava Kurumu (THK) Kayyum Heyeti Başkanı Cenap Aşçı, THK Kayyum Heyeti Başkan Vekili H. Abdullah Kaya, THK Kayyum Heyeti Üyesi Adnan Zengin, Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz, Jandarma Genel Komutanı Arif Çetin, Antalya ve Muğla Jandarma Komutanları hakkında suç duyurusunda bulundu.

    HKP avukatları yetkililerin, “Kamu Görevini Kötüye Kullanma”, “Kamu Görevinin İhmali” ve “İhaleye Fesat Karıştırma” suçlarını işlediklerini belirterek İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

    “ÇOK YÖNLÜ BİR HUKUKİ SORUŞTURMAYA TABİ TUTULMALI”

    HKP avukatları tarafından Başsavcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde, “Yangının çıktığı/çıkarıldığı bölgelerin, turizme açık ağaç katliamıyla gündeme gelen bir bölge olması çok yönlü bir hukuki soruşturmaya tabi tutulması gerektiğini ortaya koymaktadır. Çünkü Akdeniz kıyısındaki bu alan sürekli orman yangınlarıyla ve bu yanmış alanlara kondurulan büyük turistik tesislerle ün yapmış durumdadır” denildi.

    “ETKİLİ BİR SORUŞTURMA YAPILMALI”

    Dilekçenin devamında, “Tam da orman yangınlarının başladığı 28 Temmuz 2021’de Resmî Gazetede yayınlanan, 7334 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu ile bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” çıkarılması ülkenin geleceğinden sorumlu müvekkil siyasi partinin bu konudaki kaygılarını arttırmaktadır. Artık bu talana dur demenin yolu, etkili bir soruşturmanın yapılarak gerçek suçluların cezalandırılmasından geçmektedir. Aksi takdirde insan ve hayvan canına mal olan, doğayı katleden bu fiiller nihayete ermeyecektir. İşbu suç duyurusu bu nitelikte bir soruşturmaya başlangıç olması için yapılmaktadır” ifadelerine yer verildi.

    Dilekçe Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin 8.1 milyon dolarlık uçak kullanırken bakanlık envanterinde yangın söndürme uçağının olmamasına ve Rusya’dan kiralanan uçakların kullanıldığına dikkat çekildi.

    “THK GÖREVLİSİNİN YANITI VATANA İHANET DÜZEYİNDEDİR”

    Türk Hava Kurumu’ndan uçak kiralamak için Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün tarafından aradığında THK görevlisinin “Burada kimse yok. Herkes saat 15.30’da çıktı. Yarın sabah arayın” sözleri hatırlatılan dilekçede, “THK görevlisinin bu yanıtı ve duyarsızlığı, anılan suçların yoğunluğu yanı sıra, vatana ihanet düzeyinde bir gaflet ve delalet halidir. Düşünebiliyor musunuz, Belediye Başkanı yangın söndürmek için parasını vererek uçak kiralayacak, ülkenin neredeyse tamamı yangın yeri, THK görevlisi ‘herkes çıktı, yarın arayın’ diyebiliyor. Duygularımıza hâkim olmakta zorlanıyor, ancak yutkunarak hukuksal retorik içinde kalıyoruz” denildi.

    “BİZ ONLAR ADINA BİLE UTANMAKTAYIZ”

    Erdoğan’ın, “THK’de uçak falan yok” açıklamasıyla halka yanlış bilgi verildiği belirtilen dilekçede, “Marmaris’e gidip propaganda otobüsü üzerinden halkımızla dalga geçer gibi çay atmaktadır yurttaşlara… Biz onlar adına bile utanmaktayız! Dolayısıyla şüpheli Tayyip Erdoğan; kendinden habersiz hiçbir adım atmayan/atamayan bakanların davranışlarıyla birlikte, bizzat kendisinin halka yalan bilgi vermesi nedeniyle suç işlemiştir” denildi.

    Dilekçede, “Memleketle birlikte bizim de ciğerlerimiz yanmaktadır. Müvekkilimiz Halkın Kurtuluş Partisi, Halk, Yurt, Doğa ve Hayvan sevgisini Parti Programına yazmış bir partidir. Bu büyük, affedilemez suç ve duyarsızlıkla hukuken ve siyaseten mücadele etmek, parti programına dâhildir” ifadelerine yer verildi.

    Dilekçede yer alan isimler hakkında ceza soruşturması başlatılması, Bekir Pakdemirli ve Süleyman Soylu hakkında fezleke düzenlenerek meclise gönderilmesi, Kamu görevi sürdüren diğer şüpheliler için ilgisine göre kamu kuruluşundan izin alınması talep edildi.

    Dilekçede şu maddelerin araştırılması talep edildi:

    -Yukarıda belirtilen haberlerde açıklama yapan şahısların ilgisine göre ŞÜPHELİ ve/veya TANIK olarak beyanlarının alınması,

    -THK yangın söndürme uçaklarının doğruluğunun teyit edilmesi ve suç duyurusu konusunda ihtiyaç duyulan her türlü bilgi ve belgenin sorulması için THK’na müzekkere yazılmasını,

    -Tarım ve Orman Bakanlığı’na müzekkere yazılarak, Yangın Söndürme ihale dosyasının istenmesini,

    -AFAD’a müzekkere yazılarak, Manavgat ve diğer orman yangınlarına müdahale etmek üzere kendilerine görev verilip verilmediğinin, teknik imkânsızlıklar halinde gerekli kurum ve kuruluşlara ekonomik olarak yardımda bulunma, aynî ve nakdî olarak destekte bulunma yetkilerinin kapsamının sorulmasını,

    -Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığına ellerindeki yangın söndürme envanterinin sorulması ve son yangınlardaki eylem ve işlemlerinin sorulmasını,

    -Özellikle Antalya ve Marmaris başta olmak üzere, takdir edilecek diğer iller Valiliklerine de ilgili işlem ve eylemlerinin sorulmasını ve neticeten şüphelilerin ve suça iştirak ettikleri tespit edilecek diğer kamu görevlileri ile personelin eylemlerine uyan maddeler üzerinden ceza soruşturması başlatılmasını talep ederiz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HKP’den, Erdoğan ve Davutoğlu dahil 11 kişi hakkında suç duyurusu

    HKP’den, Erdoğan ve Davutoğlu dahil 11 kişi hakkında suç duyurusu

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), Organize Suç Örgütü lideri Sedat Peker’in 30 Mayıs’ta yayınladığı 8’inci videoda anlattığı, Suriye’ye TIR’larla gönderilen askeri teçhizat ve silahlarla ilgili yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Organize suç örgütü başı Sedat Peker geçen hafta 8. videosunda Suriye’deki Bayırbucak Türkmenlerine, TIR’larla gönderdiği askeri teçhizat ve silahlarla ilgili itiraflarda bulundu. Peker bu işlemin TSK’den “irticai faaliyetler” nedeniyle atılan askerlerin öncülüğüne kurulan SADAT tarafından organize edildiğini söyledi. Giden silahların El Nusra’ya gittiğini söyleyen Peker, “Benim üzerimden gidiyor ama ben yollamadım. SADAT’çılar yolladı” dedi.

    SUÇ DUYURUSU

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala, MİT Başkanı Hakan Fidan, Eski SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Tanrıverdi, SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi, SADAT Yetkilileri, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı Metin Kıratlı, İşadamları Murat Sancak ve Ramazan Öztürk, El Nusra Terör Örgütü İktisat Sorumlusu Ebu Abdurrahman ve organize suç örgütü başı Sedat Peker hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

    Suç duyurusunda, ”Meclis kararı olmadan ülkemizin komşu Suriye Devleti ile fiili savaş haline getirmesi”, “Devlete Karşı Savaşa Tahrik” ve “Komşu Devlete Karşı Hasmane Hareket” gibi ifadeler kullanıldı.

    ‘YÜCE DİVAN’ TALEBİ

    Dilekçede yer alan şüpheli isimler hakkında soruşturma başlatılarak ilgili maddelerden yargılanmaları ve cezalandırılmaları için kamu davası açılması talep edildi. Görev yönünden yargılama gereği görüldüğü takdirde yüce divanın yargılama alanına giren suçlar açısından dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi de talep edildi.

    (HABER MERKEZİ)