Etiket: hamas

  • Hamas, Trump’ın mesajına cevap verdi: Rehineleri bırakmaya hazırız!

    Hamas, Trump’ın mesajına cevap verdi: Rehineleri bırakmaya hazırız!

    PİRHA – ABD Başkanı Donald Trump’ın “Hamas için son bir şans verilecek” ifadelerine Hamas’tan cevap geldi. Yapılan açıklamada, Trump’ın Gazze için önerdiği planının bazı temel unsurlarının kabul edildiği ancak kimi değişiklikler talep edileceği belirtildi.

    Hamas, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze için önerdiği planının bazı temel unsurlarını kabul ettiğini duyurdu. Hamas tarafından yapılan açıklamada, hayatta ya da hayatını kaybetmiş tüm İsrailli rehinelerin serbest bırakılacağı açıklandı.

    Ancak örgüt Gazze’nin geleceği ve Filistin halkının haklarıyla ilgili bazı konularda müzakerelerin sürdüğünü belirtti. Açıklamada, planın en önemli şartlarından biri olan Hamas’ın silahsızlanması ve Gazze yönetiminde artık rol üstlenmemesi konusunda ise detay verilmedi.

    Hamas’ın bu açıklaması Trump’ın Gazze planı konusunda örgüte Pazar gününe kadar süre vermesinin akabinde yapıldı.

    Donald Trump, 3 Ekim’de yaptığı paylaşımda “bu son şans” ifadesini kullanmıştı. Trump, anlaşma olmazsa Hamas’ın “daha önce hiç kimsenin görmediği bir cehennemin” hedefi olacağı uyarısında bulunmuştu.

    7 Ekim saldırısında yer alan ve daha önce bazı İsraillileri rehin tutan Filistin İslami Cihad (PIJ) silahlı grubu, 30 Eylül Salı günü planı reddetmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • İsrail ve Hamas arasında ateşkes sağlandı

    İsrail ve Hamas arasında ateşkes sağlandı

    PİRHA- İsrail ve Hamas, 15 aydır süren Gazze savaşının ardından ateşkeste anlaştı.

    Gazze’de ateşkesin ilan edilmesi için Katar’ın başkenti Doha’da devam eden görüşmeler olumlu sonuçlandı. 7 Ekim 2023’te İsrail’in saldırılarıyla başlayan savaşın sonlanması konusunda Hamas ve İsrail anlaştı.

    Ateşkes anlaşmasıyla ilgili basın açıklaması yapan Katar Başbakanı Mohammed bin Abdulrahman Al Thani; Katar, Mısır ve ABD’nin çabaları sonucunda İsrail ve Hamas arasında ateşkes anlaşmasına varıldığını doğruladı.

    Açıklama öncesi sosyal medya hesabından paylaşım yapan Donald Trump ise rehine anlaşması sağlandığını duyurdu.

    Ateşkes, 19 Ocak Pazar itibarıyla yürürlüğe girecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Orta Doğu’daki savaşlar, Gazze odağında konuşuldu- VİDEO

    Orta Doğu’daki savaşlar, Gazze odağında konuşuldu- VİDEO

    PİRHA- “Nakba’dan Gazze’ye Orta Doğu’da bitmeyen savaş” adlı panelde, İsrail’in Filistinlilere yaptığı soykırım, Filistin üzerinden yapılan küresel savaş politikalarına ve ülkelerin stratejik hamlelerine ilişkin konuşuldu.

    Mersin 68’liler Derneği’nin düzenlemiş olduğu “Nakba’dan Gazze’ye Ortadoğu’da bitmeyen savaş” adlı panel, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapıldı. Kolaylaştırıcının Prof. Dr. Ayşegül Yılgör’ün olduğu panelde Yazar Faik Bulut, DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek ve Yazar Adil Okay konuşmacı olarak yer aldı.

    Panel, Filistin direnişini anlatan sinevizyon gösterimi ile başladı. Ardından Mersin 68’liler Derneği Başkanı Hasan Kapıkıran, İsrail’in Filistinlilere uyguladığı soykırımı kınamak, kamuoyunu bilgilendirmek ve bu savaşta tavırlarını ortaya koymak adına böyle bir panel düzenlediklerini dile getirdi.

    “İSRAİL 75 YILDIR KORKUNÇ BİR KATLİAM YAPIYOR”

    75 yıl önceki felaketin benzerinin yeniden yaşatıldığını söyleyen kolaylaştırıcı Ayşe Gül Yılgör; İsrail’in saldırılarını politik, ekonomik ve sosyolojik boyutuyla anlatmaları için sözü panelistlere bıraktı.

    İlk olarak söz alan Yazar Adil Okay, Hamas sebebiyle Filistin mücadelesini destekleyen birçok kişinin İsrail destekçisi olduğunu ancak savaşın 75 yıldır sürdüğüne dikkat çekti. Nakba ve İsrail’in saldırını tarihsel süreçleriyle anlatan Okay, “İlk büyük kitlesel tehcir ve katliam 1948’de yapıldı. Batı ülkelerinin Orta Doğu’nun göbeğine büyük bir Avrupa devleti kurma amacı vardı. Ve bundan sonra Filistin topraklarında Yahudi sayısını arttırmaya başladılar. Nakba’dan sonra İsrail adım adım toprakları genişletti ve soykırımın ardı arkası kesilmedi. Birleşmiş Milletler (BM) iki yüzlü davranıyor bu konuda ve İsrail’e herhangi bir yaptırım uygulamıyor. 20 bine yakın insan öldürüldü, bunun 4 bini çocuk. Ve İsrail insanlar bölgede yaşayamasın diye alt yapıları bombalıyor, yolları kazıyor. Böyle bir süreçte ‘Ama Hamas…’ diyerek devrim yapılmaz. Filistin’deki laik örgütlere kulak vermek lazım” dedi.

    “SAVAŞIN BEDELİNİ HALKLAR ÖDÜYOR”

    DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Gazze’deki katliamı küresel savaş politikaları çerçevesinde değerlendirdi. Çiftyürek, “Gazze ve İsrail arasındaki taraflaşma daha da kötü bir noktaya geldi. Herkes kendi çıkarını gözeterek yaklaşıyor bu meseleye. Arap devletleri iki yüzlülük yapıyor. İran, bölgede bütün dengelere oynayan emperyalist bir ülke. Erdoğan ise bu savaş üzerinden propaganda yapıp, timsah gözyaşı döküyor. Filistin halkının acıları üzerinden ırkçı politikalar yürütülüyor. Bu uzatmalı, postmodern savaş ne yazık ki devam edecek ve bedelini halklar ödeyecek” diye konuştu.

    Çiftyürek, Filistin’in bölgesel ve küresel güçlerin kirli çıkarlarından arındırılmadan bu meselenin çözülemeyeceğine dikkat çekti.

    FAİK BULUT: BU KRİZ BİTMEYECEK

    Yazar Faik Bulut ise, İsrail’in Gazze üzerindeki saldırılarının nereye varacağına, bölgeye etkisinin ne olacağına dair değerlendirmede bulundu. Var olan krizin uzun bir süre bitmeyeceğini belirten Bulut, şu sözleri kullandı:

    “Dünya kaotik bir süreçten geçiyor. Özellikle bu süreçte yapılan savaşlar asimetrik, birbirine denk düşmeyen tarafların savaşlarıdır. Gazze’deki savaş da asimetrik bir savaştır ve kolay kolay bitmeyecek. Arap ülkelerinin çoğu Hamas’ı yavaş yavaş yola getirmeye çalışıyor. Netanyahu’nun Gazze’yi Filistin yönetimine teslim etme niyetinde değil. İsrail bir müddet İsrail askeri bir yönetim kurup, OHAL uygulayacak. Deyim yerindeyse kayyum atanacak. Bu savaşın yayılma ihtimali çok fazla.”

    Panel, soru ve cevapların ardından sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Ateşkesin bitmesi ardından İsrail bombardımanı yoğunlaştı!

    Ateşkesin bitmesi ardından İsrail bombardımanı yoğunlaştı!

    PİRHA – İsrail Ordusu, Gazze’de geçici ateşkesin sona ermesinden bu yana 400’den fazla hedefi vurduğunu duyurdu. Filistin resmi haber ajansı WAFA, Gazze saldırılarına yeniden başlayan İsrail’in kuzeydeki Cebaliye’yi vurduğunu, 100’den fazla ölü ve çok sayıda yaralı olduğunu duyurdu.

    İsrail Ordusu Sözcüsü, Gazze’nin kuzey ve güneyindeki bazı mahallelerden tahliye talimatı veren bir mesaj paylaştı.

    İsrail Ordusu’nun Arapça Sözcüsü Avichay Adraee, X platformunda, Filistinlilerin hangi mahalleri tahliye edip, hangilerine geçmeleri gerektiğini tarif eden haritalar paylaştı.

    Mesajda Cebeliye ve Şucaiye’deki bazı mahallelerde yaşayanlara Gazze kenti de dahil, farklı bölgelere gitmeleri söylendi. Gazze şehri ateşkesten önce İsrail Ordusu tarafından yoğun bir şekilde bombalanmıştı.

    Güney Gazze haritalarında da Han Yunus yakınlarındaki bazı mahallelerde yer alan Filistinlilerin Mısır sınırındaki Refah’ta bulunan sığınaklara gitmesi istendi. Bu alan ateşkesin bitmesinden sonra İsrail’in bombaladığı yerlerden biriydi.

    İsrail Ordusu, Gazze’de geçici ateşkesin sona ermesinden bu yana 400’den fazla hedefe saldırı düzenlendiğini duyurdu.

    İsrail Ordusu’nun yazılı açıklamasına göre hava, deniz ve kara kuvvetleri Gazze’nin güneyi de dahil birçok bölgeyi hedef aldı.

    Açıklamada “Savaş uçakları Han Yunus bölgesine yönelik kapsamlı saldırıda 50’den fazla hedefi vurdu” denildi.

    İsrail Ordusu, Gazze’nin kuzeyinde İslami Cihat örgütü tarafından komuta merkezi olarak kullanıldığını iddia ettiği bir caminin de vurulduğunu bildirdi.

    İsrail’in Gazze’nin kuzeyinin tahliye edilmesi talebinden sonra yüzbinlerce Gazzeli bölgenin güneyindeki Han Yunus kentine sığınmış ve derme çatma barakalarla, BM’nin sağladığı yerlerde yaşamaya başlamıştı.

    7 günlük geçici ateşkesin ardından İsrail ordusu Gazze’ye yönelik saldırılarını sürdürürken, Gazze’nin güneyinden de İsrail’e roketler atıldığı bilgisi verildi. Yardım kuruluşları, çatışmaların yeniden başlamasının bölgede zaten kötü olan insani durumu daha da kötüleştireceğini söylüyor.

    Filistin resmi haber ajansı WAFA ise, Gazze saldırılarına yeniden başlayan İsrail’in kuzeydeki Cebaliye’yi vurduğunu, 100’den fazla ölü ve çok sayıda yaralı olduğunu duyurdu.

    GAZZE’NİN BOŞALTILMASI İÇİN DENİZ YOLU PLANI!

    Diğer yandan İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümeti, “Gazze’deki Filistin nüfusunun azaltılması ve bunun için deniz yolunun açılması” yönünde bir plan üzerinde çalıştığını yazdı.

    Netanyahu’nun, savaş kabinesine, “Filistinlilerin Avrupa ya da Afrika ülkelerine göç etmesi için deniz yolunu açmayı düşündüğü bir planı sunduğu” bilgisi paylaşıldı.

    ESİR TAKASI ARDINDAN ACN KAYIPLARI ARTIYOR

    İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara 4 gün “insani ara” verilmesine ilişkin uzlaşma, 24 Kasım Cuma günü saat 07.00’de (TSİ 08.00) uygulamaya girmiş ve ardından 3 gün daha uzatılmıştı.

    İsrail ordusu, 1 Aralık’ta “insani ara”nın sona erdiğini belirterek, hemen ardından Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını sürdürmüştü. Bu saldırılarda en az 178 kişinin öldüğü, 589 kişinin ise yaralandığı bilgisi paylaşıldı.

    Kaynak: BBC, NPR

  • İsrail ve Hamas arasında esir takası başladı

    İsrail ve Hamas arasında esir takası başladı

    İsrail ve Hamas arasında esir takası başladı. İlk İsrailli esir grubunun Refah Sınır Kapısı’na doğru götürüldüğü açıklandı.

    İsrail ile Hamas arasında sağlanan esir takası anlaşması kapsamında, Hamas tarafından esir alınan 25 esir serbest bırakıldı.

    Aksa Tufanı operasyonunun ardından başlayan, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının 49. Gününde ateşkes başladı.

    İsrailli yetkililer, ilk İsrailli esir grubunun Uluslararası Kızılhaç Komitesi görevlilerine teslim edildiğini ve esirlerin Refah Sınır Kapısı’na doğru götürüldüğünü duyurdu.

    HAMAS, 25 ESİRİ SERBEST BIRAKTI

    Tayland Başbakanı Srettha Thavisin ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Hamas’ın 7 Ekim’de rehin aldığı 12 Taylandlı işçiyi serbest bıraktığını duyurdu.

    Buna göre, 13’ü İsrailli olmak üzere 25 kişi serbest bırakıldı. Buna karşılık Filistinli bir grup esirin de Batı Şeria’daki Ofer Hapishanesi’nde İsrail tarafından serbest bırakılması bekleniyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Katar duyurdu: Gazze’de ateşkes yarın sabah başlayacak

    Katar duyurdu: Gazze’de ateşkes yarın sabah başlayacak

    PİRHA-Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Hamas arasında uygulanması beklenen ateşkesin yarın yerel saatle 07.00’de başlayacağını duyurdu. Bakanlık, ilk esir grubunun saat 16.00’da serbest bırakılacağını duyurdu. Ateşkes, Türkiye saatiyle yarın saat 08.00’de başlayacak.

    Katar, Gazze’de ateşkesin yarın sabah başlayacağını duyurdu. İsrail ve Hamas arasında esir takası anlaşması sağlanmıştı.

    Katar Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Hamas arasında uygulanması beklenen ateşkesin yarın yerel saatle 07.00’de başlayacağını duyurdu. İsrail ve Hamas arasında varılan anlaşma neticesinde Gazze’de yarın Türkiye saatiyle 08.00’de ateşkes başlayacak.

    Ateşkesi duyuran Katar Dışişleri Bakanlığı, esir takası anlaşması kapsamında ilk esir grubunun saat 16.00’da serbest bırakılacağını duyurdu

    (HABER MERKEZİ)

  • İsrail Hamas arasında rehine anlaşması!

    İsrail Hamas arasında rehine anlaşması!

    PİRHA- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, rehinelerin aşamalar halinde serbest bırakılacağını söyledi.

    İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik düzenlediği saldırılarda 5 bin 500’ü çocuk, 3 bin 500’ü kadın 13 binden fazla kişi katledildi.

    Gazze’de çatışmalar sürerken, İsrail Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, esir takası anlaşmasını ele almak üzere Başbakan Binyamin Netanyahu öncülüğünde toplanan hükümet kabinesinin onayladığı karar duyuruldu. Açıklamada, “Buna göre, kadın ve çocuklardan oluşan en az 50 rehinenin 4 günlük sürede serbest bırakılması ve bu süre zarfında çatışmalara ara verilmesi öngörülüyor.” ifadelerine yer verildi.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, üzerinde konuşulan anlaşmanın, Kızılhaç’ın Hamas’ın elinde bulunan rehinelere ulaşarak gerekli tıbbi desteği sağlamasını da içerdiğini belirtti.

    Netanyahu, Gazze Şeridi’nde geçici ateşkes sağlanması halinde dahi Hamas’la savaşa devam edeceklerini ifade etti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Şahin: Türkiye, İsrail ile ters düşmek istemiyor; her savaş insanlık katliamıdır -VİDEO

    Şahin: Türkiye, İsrail ile ters düşmek istemiyor; her savaş insanlık katliamıdır -VİDEO

    PİRHA – Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını ve Alevi toplumunun, savaşın durması konusundaki çabalarını yorumladı. “Bu katliama artık ‘dur’ demenin zamanı geldi” diyen Şahin 10 Aralık’ta kitlesel bir itirazın da oluşturulacağını belirtti. Şahin, AKP-MHP hükümetinin de maslahatçı olarak politika yürüttüğünü söyledi.

    Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırı sonrası 1400’den fazla kişi hayatını kaybetmiş, en az 242 kişi de rehin alınmıştı. Bunun üzerine İsrail, Gazze şehrini bombalarla adeta yok etti. İsrail’in, abluka altındaki Gazze’ye düzenlediği saldırılarda öldürülen Filistinlilerin sayısı, 11 bine yaklaştı.

    Cenevre Sözleşmesi’nin dahi tanınmadığı saldırıda İsrail, şu ana kadar 120 sağlık tesisi ile 45 ambulansı kullanılamaz hale getirdi. 193 sağlık çalışanı da bombalamalar nedeniyle yaşamını yitirdi.

    Devam eden saldırılar nedeniyle bazı ülkeler, diplomatik düzeyde adım attı. Bolivya, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesen ilk ülke oldu.

    Büyükelçilerini geri çağıran ülkeler arasında Türkiye de yer aldı. Ülke içerisinde İsrail ve ABD’ye ait markalara yönelik sivil eylemler yapılsa da hükümet tarafından, İsrail devleti ile olan ticari faaliyetler konusunda hiçbir açıklama yapılmadı.

    “HER SAVAŞ İNSANLIK KATLİAMIDIR”

    Alevi örgütlerinin ise Gazze’de “soykırım” yapıldığına dair açıklamalarının yanı sıra savaşa dair itirazları sürüyor. Alevi inanç önderleri, AKP-MHP hükümetinin tutumunu eleştirerek Hamas’a verilen desteği de kınıyor.

    Yol hizmet yürütücüsü Enver Cemal Şahin, Hamas ile İsrail arasındaki savaşı ‘insanlık suçu’ olarak değerlendirdi.

    Şahin, “Alevi toplumunun düşünce felsefesinin, savaş yerine barış olduğunu ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Bizim felsefemiz kin ve nefret yerine sevgi ve hoşgörü temeli üzerine oturtulmuştur. Bunun içerisinde birlik, beraberlik, kardeşlik vardır. Ayrıca inancımızda hak, adalet, özgürlük, çağdaşlık vardır. O nedenle de bizler, sokak ortasında insanların öldürülmediği, kimsenin kör bir kurşuna hedef olmadığı, katliamlar nedeniyle anaların ağlamadığı, çocukların istismara uğramadığı bir toplumda yaşamak isteriz. Bizler, insanların birbirleriyle barış içerisinde olduğu bir toplumda yaşamak isteriz. Açların doyduğu, yoksulların güldüğü, haksızlıkların olmadığı, herkesin sıcak bir yuvasının olduğu, evsiz-barksız kimsenin olmadığı bir toplumda yaşamak isteriz. Bizler, insanlar arasında din, dil, etnik köken ayrımcılığının olmadığı, çok kültürlü bir yapı içerisinde herkesin kendisini özgürce ifade ettiği, düşünce ve inanç özgürlüğü önünde engellerin kalktığı, cinsiyet ayrımının yapılmadığı bir toplumda yaşamak isteriz. Kısacası bizler, demokrasinin, laikliğin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün hakim olduğu bir toplumda yaşamak isteriz. İsrail ve Filistin çatışmasına gelince; bunların geçmişte tarihi bir gelişimleri vardı. Bilhassa 1800’lü yılların ikinci yarısından sonra Yahudiler, kitaplarında da vardır, Kenan Diyarı’nı kendilerine yurt edinmesi için yavaş yavaş oralarda toplanmaya başladı. O günden bugüne değin Filistinliler ile birçok çatışmalar oldu ve on binlerce insan öldü. Savaşın iyisi kötüsü olmaz. Her savaş insanlık katliamıdır. Çoluk çocuk, yaşlı demeden insanlar katlediliyor.”

    “ALEVİLER DUYARSIZ KALMADI”

    Enver Cemal Şahin, süren savaşa karşı ciddi bir itirazın oluşturulması gerektiğini vurgulayarak, “Hamas, bildiğiniz gibi 1973’te kurulan İslami direniş hareketidir. Bir katliam yaptılar. Hamas ayrıca şeriatçı bir örgüttür. Olanların bu evreye geleceğini de hesaplıyorlardı. Şimdi Filistinlileri bir çıkmaz içerisine soktular. Bu katliama artık ‘dur’ demenin zamanı geldi. Aleviler ise bu gelişmelere duyarsız kalmadı. Alevi örgütleri birçok basın açıklaması yaptı. Bu konudaki uğraşları da sürüyor. Önümüzdeki dönemde gerek Türkiye’nin içerisinde olduğu sorunlar ve bu savaşı da içine alacak bir miting de düşünülüyor” dedi.

    “TÜRKİYE, İSRAİL İLE TERS DÜŞMEK İSTEMİYOR”

    Enver Cemal Şahin, süren savaşa dair Türkiye’nin tutumunu da yorumladı. Hamas’ın dünya ülkeleri tarafından terör örgütü olarak kabul gördüğünün altını çizen Şahin şunları söyledi:

    “Fakat Türkiye, Hamas’ı terör örgütü olarak kabul etmiyor ve devamlı dünyanın kabul ettiği terör örgütünün yanında duruyor. Birinci yanlış burada. İkinci yanlışlık ise ekonomik çıkar ve bağlar konusunda. Türkiye, İsrail ile ters düşmek istemiyor. ‘Bizler Filistin’i destekliyoruz’ diyorlar ama bu iş sadece lafla olmuyor. Eğer Filistin’i destekleyeceksen gideceksin, orada direkt İsrail ile Filistin arasındaki bu savaşın durması için elinden geldiği kadar uğraş verip hatta bir baskı unsuru olacaksın. Fakat Türkiye’de idare, maslahatçı olarak politikasını sürdürüyor.
    Biz Aleviler, savaşın durması için uğraş veriyoruz ama savaşı durduracak asıl bir güce sahip değiliz. Eğer bir yerde gücün varsa etkili oluyorsun. Bizler de konuşmalarımızla devlet yöneticilerine savaşın durması için düşüncelerimizi belirtiyoruz.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Gazze’de ‘İnsanlık’ krizi büyüyor!

    Gazze’de ‘İnsanlık’ krizi büyüyor!

    PİRHA-İsrail’in Gazze’de kara operasyonları sürüyor. İsrail savaşın ikinci aşamasına geçildiğini belirttirken, Hamas yönetimindeki sivil savunma servisi Gazze’de yüzlerce binanın yıkıldığını açıkladı. İsrail ateşkes çağrılarını redderken BM, binlerce kişinin insani yardım depolarına girdiğini açıklayarak, “Sivil düzen çöküyor” dedi.

    İsrail Gazze’de kara operasyonlarına devam ediyor. İsrail, Gazze Şeridi’nde yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Dün gün boyunca 20 hava saldırısının gerçekleştirildiği belirtildi. Bombardıman en yoğun olarak Gazze Şeridi’nin kuzey, batı ve doğusunda gerçekleşti.

    Hamas tarafından yönetilen bölgedeki sivil savunma servisi, İsrail’in düzenlediği hava saldırılarının Gazze’de yüzlerce binayı yerle bir ettiğini açıkladı.
    AFP’ye konuşan bir sözcü, “Binlerce ev daha hasar gördü” dedi ve yoğun bombardımanların kuzey Gazze’nin “manzarasını değiştirdiğini” sözlerine ekledi.

    “GERÇEKLEŞTİRİLEN KARA OPERASYONU SAVAŞIN İKİNCİ AŞAMASI“
    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’de süren kara operasyonunun savaşın ikinci aşaması olduğunu söyledi. Netanyahu, “Bu uzun ve zor bir savaş olacak. Kazanacağız” dedi.

    İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ise, ülke ordusunun “savaşta faz değişikliğine gidildiğini” ve operasyonun “ikinci bir emre kadar” devam edeceğini söyledi.
    Gallant İsrail televizyon kanalına verdiği demeçte “Bu gece Gazze’de yer yerinden oynadı” dedi.

    İsrail Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi dört dakikalık bir video güncellemesi yayınlayarak İsrail’in savaşın bir sonraki aşamasına geçtiğini söyledi.

    “Kuvvetlerimiz şu anda Gazze Şeridi’nde operasyonlarını sürdürüyor” diyen Halevi, “isabetli ve yoğun ateşle” desteklendiklerini sözlerine ekledi.
    Halevi, İsrail’in “en iyi asker ve komutanlarının” şu anda Gazze’de olduğunu ve son birkaç gün içinde ordu güçlerinin “Hamas terör örgütünün komutanlarını hedef almaya ve ortadan kaldırmaya devam ettiğini” söyledi.

    “GAZZE’DE ÖLENLERİN 3500’DEN FAZLASI ÇOCUK”

    Hamas’ın yönettiği Gazze’de Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye yaptığı saldırılarda 3500’den fazlası çocuk olmak üzere toplam 7703 kişinin öldüğünü açıkladı.

    Dünya Sağlık Örgütü’nden yapılan açıklamada “Gazze’de yoğun bombardıman ve kara saldırılarının yaşandığı ve çatışmaların halen devam ettiği bir gece boyunca sağlık çalışanları, hastalar ve siviller tam bir iletişim ve elektrik kesintisine maruz kaldı” denildi.

    Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) başkanı Mirjana Spoljaric,yaptığı açıklamada ise,”Büyük bombardımanların ortasında sivillerin Gazze’de gidecek güvenli bir yeri olmaması kabul edilemez. Askeri bir kuşatma sebebiyle şu anda yeterli bir insani müdahale mümkün değil” diye belirtti.

    İsrail’in ateşkes çağrılarını reddettiği ve cuma günü tüm iletişimi keserek operasyonlarını yoğunlaştırdığı Gazze’de, binlerce kişinin BM’nin insani yardım depolarına girdiği açıklandı. BM, “Sivil düzen çöküyor” uyarısı yaptı.

    İsrail’in Tel Aviv’de toplanan yüzlerce İsrailli ise, Gazze Şeridi’nde Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları’nın elinde bulunan İsrailli esirlerin geri getirilmesi talebiyle gösteri düzenledi. Eylemlerde, ateşkes çağrısı yapıldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

     

  • İtalya Başbakan Yardımcısı Salvini’den Erdoğan’ın Hamas açıklamasına tepki

    İtalya Başbakan Yardımcısı Salvini’den Erdoğan’ın Hamas açıklamasına tepki

    PİRHA-İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, Tayyip Erdoğan’ın Hamas hakkında kullandığı ifadeler için “Mide bulandırıcı” ifadesini kullandı. 

    AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında Hamas’a ilişkin sarf ettiği “Hamas bir terör örgütü değil, topraklarını ve vatandaşlarını koruma mücadelesi veren bir kurtuluş ve mücahitler grubudur” şeklindeki sözlerine İtalya’dan tepki geldi.

    Erdoğan’ın Hamas’a dair sözleri sorulan İtalya Başbakan Yardımcısı Matteo Salvini, “Mide bulandırıcı” ifadesine kullandı. Salvini, Türkiye’nin İtalya Büyükelçisi’ni Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak protesto önerisinde bulunacağını söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazze’de hastanelerdeki jeneratörler için son 48 saat

    Gazze’de hastanelerdeki jeneratörler için son 48 saat

    PİRHA- Aksa Tufanı adıyla bilinen operasyonun ardından İsrail- Hamas arasındaki çatışmalar 18. gününde devam ediyor. Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşre el-Kudra, hastanelerde kullanılan jeneratörlerin 48 saat içinde duracağını söyledi. 

    7 Ekim’de Hamas tarafından başlatılan Aksa Tufanı operasyonun ardında Filistinli direniş örgütleri ve İsrail arasında devam eden çatışmalar 18. gününe geldi.

    İşgalci İsrail devletinin Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında 5087 kişi yaşamını yitirirken 15 bin 273 kişi yaralandı. İsrail’in bombardımanı sonucu yıkılan binaların enkazında ise en az 1500 kişinin bulunduğu biliniyor. Filistin Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre ölenlerden 2055’i çocuk 1119’u ise kadındı.

    JENERATÖRLER 48 SAAT İÇİNDE DURACAK

     Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşre el-Kudra, hastanelerde 48 saat içinde tüm jeneratörlerin duracağını açıkladı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığının Telegram hesabında, kısa bir açıklama yapan Bakanlık Sözcüsü Eşref el-Kudra, “Gazze’deki hastanelerde, tüm jeneratörlerin durması için önümüzde 48 saatten daha az bir süre kaldı” dedi.

    Bu arada bölgeye acilen yakıt girişi olmazsa durumun daha da ağırlaşacağı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sınır bölgesinde yaşayan İsrailliler tahliye ediliyor, kara harekatı kapıda!

    Sınır bölgesinde yaşayan İsrailliler tahliye ediliyor, kara harekatı kapıda!

    PİRHA – İsrail ve Hamas arasındaki savaşın diğer ülkelere de sıçraması ardından Lübnan sınırına yakın bölgelerde yaşayan İsrailliler, bölgeden tahliye ediliyor. 

    Lübnan’dan İsrail’deki köylere fırlatılan füzeler ardından İsrail ordusu, sınıra yakın bölgelerde yaşayan sivilleri tahliye etmeyi sürdürüyor. Diğer yandan İsrail ordusu, Gazze’ye yönelik saldırıların artacağını belirtiyor.

    İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, 21 Ekim akşamı yaptığı basın toplantısında, “Savaşın bundan sonraki aşamalarında saldırılarımızı yoğunlaştıracağız, güçlerimize yönelik riskleri en aza indireceğiz ve saldırıları artıracağız” demişti.

    Hagari’nin bu açıklaması kamuoyunda, İsrail, kara harekatına yakın zamanda başlayacak şeklinde yorumlandı.

    İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik hava saldırıları sonucu sivil ölümler de artıyor. Filistinli sağlık yetkilileri, İsrail’in saldırılarında 4000’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini belirtiyor.

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava saldırıları nedeniyle son 24 saat içerisinde 30’dan fazla evin bombalarla yıkıldığı bilgisi paylaşıldı. Ayrıca Cenin’deki bir camiyi vuran İsrail güçleri, hedef aldıkları noktanın ise Hamas’ın komuta merkezlerinden biri olduğunu iddia etti.

    Kaynak: AFP

  • ABD Kongresi’nde eylem yapan Yahudilere gözaltı!

    ABD Kongresi’nde eylem yapan Yahudilere gözaltı!

    PİRHA – İsrail-Hamas savaşına karşı çıkan Yahudi protestocular, ABD Kongresi’nde yaptıkları eylem nedeniyle gözaltına alındı.

    İsrail’in sivillere yönelik yürüttüğü savaşı protesto eden Yahudi yurttaşlar, Amerika’da önce kongre binasının yakınlarında gösteri yapmaya başlamıştı. Gazze’deki hastane saldırısı ardından protestolar da arttı.

    “Gazze kuşatmasına son”, “Siyonizm=Faşizim”, “Amerikalı Yahudiler ‘Gazze’de ateşkes, hemen şimdi’ diyor” yazılı pankartlar ile ABD kongresinde uzun saatler oturma eylemi yapan çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    “Barış İçin Yahudi Sesi” isimli grup son olarak “Yüzlerce Amerikalı Yahudi Kongre’de oturma eylemi düzenliyor ve Gazze’de ateşkes çağrısı yapana kadar Kongre’den ayrılmayacağız. Binlerce ABD Yahudisi dışarıda protesto ederken, aralarında iki düzine hahamın da bulunduğu 350’den fazla kişi içeride dua ederek direniş gösteriyor” açıklamasını yapmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • TTB İnsan Hakları Kolu üyesi Karakoç: İnsanlığa karşı suç işleniyor-VİDEO

    TTB İnsan Hakları Kolu üyesi Karakoç: İnsanlığa karşı suç işleniyor-VİDEO

    PİRHA – Türk Tabipleri Birliği (TTB) İnsan Hakları Kolu üyesi Ali Karakoç, İsrail ile Hamas arasındaki savaşın “İnsanlığa karşı işlenmiş suç” niteliğinde olduğunu söyledi. Dr. Karakoç, “Sivil ya da Hamas militanları gözetmeksizin bütün yaşam alanları bombalanıyor. Bu Cenevre sözleşmesine aykırı. Bu bir savaş suçudur” diye belirtti.

    Uluslararası hukukta insan hakları temelli yapılmış önemli sözleşmelerden biri de 1859 yılında oluşturulan Cenevre sözleşmeleri ya da Cenevre konvansiyonları oldu.

    Solferino Savaşı’nda yaşanan vahşete şahitlik eden Jean Henry Dunant’ın çabaları sonucunda oluşturulan sözleşme ile dört maddelik hukuki nitelikli antlaşma sağlandı.

    Birinci Cenevre Sözleşmesi’nde “Harp hâlindeki silahlı kuvvetlerin hasta ve yaralılarının vaziyetlerinin ıslahına ilişkin sözleşme” vurgusu yapılsa da İsrail, Filistin topraklarındaki tüm hastaneleri hedef aldı.

    Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nde ise “Harp Zamanında Sivillerin Korunmasına İlişkin Sözleşme” vurgusu yer alıyor. Ancak hem İsrail hem de Hamas, her geçen gün daha çok sivilin yaşamını yitirmesine sebep oluyor.

    “SALDIRILAR SOYKIRIM BOYUTUNA ULAŞMIŞTIR”

    Türk Tabipleri Birliği, durumun yakıcılığına dikkat çekerek İsrail Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Zion Hagai’ye 14 Ekim 2023’te bir mektup gönderdi. Söz konusu yazıda, “Çatışmanın tüm taraflarını, çatışma bölgelerinde sivil halkın ve sağlık çalışanlarının korunmasını şart koşan uluslararası insan hakları hukukuna uymaya çağırınız” denildi.

    TTB, hastanelere yönelik İsrail saldırısına ilişkin yaptığı açıklamada ise “Hamas saldırısını fırsat bilip işgali tamamına erdirmeyi hedefleyen İsrail’in Filistin’de gerçekleştirdiği saldırılar soykırım boyutuna ulaşmıştır. Temel gereksinimlerin ulaşmasını engelleyerek işlemez hale getirdikleri sağlık kurumlarının açıkça hedef alınarak vurulmasını, çok sayıda sağlık emekçisinin, hastanın ve sivilin katledilmesini lanetliyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “İSRAİL’İN YAPTIKLARI DA TERÖR EYLEMİDİR”

    TTB İnsan Hakları Kolu üyesi Ali Karakoç, 7 Ekim’de Hamas’ın, sivilleri hedef almasıyla başlayan sürece dair PİRHA’ya konuştu.

    Karakoç, ‘savaş’ adı altında terör suçu işlendiğini belirterek, şunları kaydetti:

    “İsrail 75 yıldır Filistin topraklarını işgal ediyor, her türlü hukuksuzluğu, evrensel insan değerlerini 1948’den bugüne kadar sürekli yayılmacı politikalarla sürdürüyor. İsrail, Filistin’de birçok sivilin, sağlık emekçisinin katliamına da neden oldu. Son dönemde Hamas’ın, sivillere ve askeri personele karşı yaptığı katliamı kamuoyunda çıplak fotoğraflarla sergilemesini asla kabul etmek mümkün değil. Bu evrensel insan haklarına aykırıdır. Uluslararası güçler, bugüne kadar olduğu gibi bugün de İsrail’e karşı hiçbir söylem dile getirmiyorlar. En son İsrail Genelkurmayının, dünya kamuoyu önünde yaptığı bir açıklama vardı, Gazzelilere 24 saatlik bir süre verip şehri terk etmelerini, aynı zamanda utanmadan sağlık kuruluşları da dahil olmak üzere bir an önce boşaltılmasını istemişti. Sonuç itibarıyla bu yapılanların hepsi sivillere karşı istisnasız nerede hangi coğrafyada olursa olsun; Filistin’de, Ukrayna’da, Kuzeydoğu Suriye’de yapılan saldırıların hepsi terör eylemidir. Yüzyıllardır mazlum halkların yaptığı şiddet eylemlerine bu sistem ne yazık ki ‘terör’ olarak lanse ediyor ama devletlerin uyguladığı şiddeti, terörü ise ‘savaş’ adı altında yapıyor. Ve bu yapılanlar savaşın kendi iç hukukuna da uymuyor. Şu anda İsrail’in aleni olarak yaptığı şey budur. Gazze şehri abluka altına alınmış ve insani yardımlar da engelleniyor. Sağlık kuruluşlarının bir an önce boşaltılmasını istiyorlar. Sivil ya da Hamas militanları gözetmeksizin her yer, bütün yaşam alanları bombalanıyor. Bu Cenevre Sözleşmesi’ne aykırı. Bu bir savaş suçudur. Yani insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur.”

    “BÜYÜK BİR FELAKET VAR”

    Dünyadaki bütün tıbbi meslek örgütlerinin, savaşları bir tür “halk sağlığı sorunu” olarak görmeleri gerektiğini ifade eden Karakoç, şöyle devam etti:

    “Türk Tabipleri Birliği’nin 2018 yılında yaptığı açıklama sadece o güne ait değildi; 73 yıllık birikiminden, bugün de aynı şekilde savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu söylüyor. TTB, Filistin halkının haklı davasını bugüne kadar savunduğunu ancak savaşın bir halk sağlığı sorunu olduğunu hep söylüyor. Dolayısıyla sivil alanların, bütün sağlık kuruluşlarının, yaşam alanları bombalanıyor; sivilleri, yoksulları, kadınları, çocukları katlediyorlar, dolayısıyla insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunu, büyük bir felaket var.

    İsrail Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı bir açıklama vardı; ‘Filistinli yaralılara, hastalara sağlık hizmeti verilmeyeceği’ söylenmişti. Bu tıbbi etik ilkelere uygun değil. Ayrıca bu bir suçtur. Her kim olursa olsun dini, ırkı, cinsiyeti, sosyal konumu ayırt etmeksizin sağlık emekçilerinin, hekimlerin her koşulda savaş da dahil olmak üzere tarafsızca sağlık hizmeti sunması gerekiyor. Gazze’den özel bir hastanenin açıklaması vardı, İsrailli yetkililer, bu hastanenin bir an önce boşaltılmasını söylemişti ama oradaki sağlık emekçilerinin, hekimlerin tavrı bizim için umut vericiydi. Hastaneyi boşaltmayacaklarını söylemişlerdi. Çeşitli basından duyduğumuza göre fosfor bombalarının kullanıldığı aktarıldı. Bu silahların yasak olduğunu ve Cenevre Sözleşmeleri de dahil olmak üzere birçok sözleşmeye aykırı olduğu ortada.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılarda 11 gazeteci yaşamını yitirdi

    İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırılarda 11 gazeteci yaşamını yitirdi

    PİRHA- Filistin Gazeteciler Sendikası, İsrail’in Gazze’ye dönük yaptığı saldırılarda 11 gazetecinin yaşamını yitirdiğini ve 20’den fazla basın mensubunun yaralandığını duyurdu.

    Hamas’ın İsrail’e karşı başlattığı operasyonun ardından 10 gündür süren savaşta haber takibi yapan 11 gazeteci yaşamını yitirdi.

    Filistin Gazeteciler Sendikası’na bağlı Özgürlükler Komitesi, İsrail’in saldırılarında gazetecilerin uğradığı hak ihlallerine ilişkin bir rapor yayımladı.

    Raporda, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yaptığı saldırılarda 11 gazetecinin hayatını kaybettiği, 20’den fazla basın mensubunun yaralı olduğu ve 2 kişinin de kayıp olduğu bilgisi yer aldı.

    Saldırılarda 50’ye yakın medya kurumunun yıkıldığının kaydedildiği raporda, Filistinli gazetecilerin hedef alındığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu: Hamas; Talibandır, IŞİD’dir, böyle bir anlayışı ne destekleriz ne de selamlarız

    Kenanoğlu: Hamas; Talibandır, IŞİD’dir, böyle bir anlayışı ne destekleriz ne de selamlarız

    PİRHA – İsrail ordusu ile Hamas arasında süren savaşa ilişkin yorumda bulunan 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, “Hamas’ın yöneteceği bir Filistin Devleti Aleviler, solcular, sosyalistler, seküler yaşam içindeki tüm insanlar açısından ‘katli vacip’ bir sonuç oluşturacaktır. Örneği Talibandır, IŞİD’dir, Türkiye Hizbullahı’dır. Biz böyle bir anlayışı ne destekleriz ne de selamlarız” diye konuştu.

    2007 yılından bu yana havadan, karadan ve denizden İsrail’in kuşatması altında olan Gazze’de ağır yıkımlar sürüyor. Filistinliler; kuzey ve doğuda İsrail, güneyde ise Mısır’ın ablukası altında hayatta kalmanın mücadelesini yürütüyor.

    Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e yönelik saldırısının ardından İsrail yetkilileri, Gazze için ‘topyekün abluka’ kararı aldı. Elektriklerin kesildiği bölgede gıda ve akaryakıt tedariki de artık sağlanamıyor. İsrail’den Gazze Şeridi’ne giden su kaynaklarının da kesildiği son gelen bilgiler arasında yer alıyor.

    Vahim bir tablonun oluştuğu savaş bölgesi için 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’ndan da yorum geldi. “İsrail işgalci zulüm devleti, Hamas ise Taliban’dır, IŞİD’dir” diyen Kenanoğlu CAN TV’de katıldığı CAN’dan Bakış adlı programda şunları söyledi:

    “Hamas saldırısının birincil müsebbibi Filistin halkına yönelik onlarca yıldır süren İsrail zulmüdür. İkincisi; İsrail-Filistin anlaşmasına uymayan İsrail ve bu anlaşmalara uyulmamasına sessiz kalan ABD ve Avrupa ülkeleri bu saldırının diğer müsebbibidir. Üçüncüsü; topraklarını parayla satan Filistinliler bu saldırıların müsebbibileri arasında saymalıyız. Sivillere, kadınlara ve müzik festivali katılımcılarına saldırı yapılması HAMAS gerçeğinin çirkin, kara yüzüdür.

    Biz Aleviler, biz solcular, sosyalistler, biz laikler, seküler yaşamı savunanlar asla ve katiyen bu çirkin kara yüzü destekleyemeyiz, meşru göremeyiz. Hamas’ın yöneteceği bir Filistin devleti Aleviler, solcular, sosyalistler, seküler yaşam içindeki tüm insanlar açısından “katli vacip” bir sonuç oluşturacaktır. Örneği Talibandır, IŞİD’dir, Türkiye Hizbullahı’dır. Biz böyle bir anlayışı ne destekleriz ne de selamlarız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Yeşil Sol Parti: Filistin ve Kürt Sorunu çözülmeden Ortadoğu’ya barış gelmez

    Yeşil Sol Parti: Filistin ve Kürt Sorunu çözülmeden Ortadoğu’ya barış gelmez

    PİRHA-Yeşil Sol Parti’nin Ortadoğu’da yaşananlara ilişkin yaptığı açıklama, “Filistin ve Kürt Sorunu çözülmeden Ortadoğu’ya barış gelmez; Ortadoğu’daki bu kanlı yarışı ve katliam düzenini reddediyoruz, barışı savunuyoruz” denildi.

    7 Ekim Cumartesi sabah saatlerinden itibaren İsrail ve Filistin arasında son yıllarda yaşanan en şiddetli savaş yaşanmakta. İsrail, Hamas’ın Gazze Şeridi’nden başlayan saldırılar üzerine “savaş hali” ilan ettiğini duyurdu.

    İsrail Başbakanlık Basın Ofisi’nden yapılan açıklamaya göre; Başbakan Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yoav Gallant, Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, diğer istihbarat ve güvenlik üst düzey yetkilileri, “güvenlik oturumu” düzenledi. Oturumun ardından ülkede “savaş hali” ilan edildiği ve “büyük askeri eyleme” geçilmesinin onaylandığı kaydedildi.

    Hamas’ın roketli saldırıları sonrası İsrail ve Filistin’de başlayan çatışma ve bombardımanda en az 663 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.

    Yeşil Sol Parti Merkez Yürütme Kurulu yaptığı yazılı açıklamada, Hamas’ın İsrail’e karşı başlattığı saldırıları ve sivillere yönelik saldırıları kınadı.

    “ATEŞİ ATEŞLE SÖNDÜRMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR”

    “İki taraf arasında süren savaşta sivillerin katledilmesini, cenazelere ve rehinelere işkence edilmesini, yaşam alanlarının bombalanmasını asla kabul etmiyoruz” diyen Yeşil Sol Parti, İsrail’in Filistin’i işgal etmesini reddettiklerinin altını çizdi. Yeşil Sol Parti şunları ekledi:

    “Bir an önce tarafları bu ölüm ve kıyım yarışından vazgeçmeye çağırıyoruz. Dün sabah saatlerinden beri yaşanan çatışmalarda sivillerin açıkça hedef alınması iki halk arasında düşmanlığı derinleştirmektedir. Muhatabı kim olursa olsun sivillere dönük bütün saldırıları asla kabul etmediğimizi bir kez daha tüm dünya kamuoyuyla paylaşıyoruz. Savaşlarda kadının bedenine yönelmiş erkek şiddetine dönüşen vahşetin hiç bir koşulda haklı bir gerekçesi olamaz.

    Yeşil Sol Parti olarak, İsrail’in Filistin’i işgal etmesini reddediyoruz; Filistin halkının özgürlük mücadelesini savunacağız, savunmaya devam edeceğiz. Bölge devletleri başta olmak üzere bütün güçlere, iki tarafın da barışçıl çözümde ortaklaşması için gereken bütün çabaları göstermeye çağırıyoruz.

    Bizler, Filistin-İsrail arasında on yıllardır yaşanan savaş ve işgallerin neden olduğu şiddet ortamına karşı adil, demokratik çözümün ve barışın tarafıyız. Yaşanan son büyük savaşla birlikte, bir kez daha açığa çıkmıştır ki ateşi ateşle söndürmek mümkün değildir. Her acı, yeni bir acıyı çağırmakta; Ortadoğu halklarının yaşamını hedef almaktadır. Filistin-İsrail ilişkilerinin demokratik ve adil bir çözümle son bulması için başta Ortadoğu halkları olmak üzere tüm dünya halklarını barışın tarafı olmaya çağırıyoruz.”

    “HUZURU TEKRAR TESİS ETMENİN YOLU DEMOKRATİK VE BARIŞÇIL ÇÖZÜMÜ ESAS ALMAKTIR”

    Açıklamasında Ortadoğu’daki temel iki mesele olan Filistin ve Kürt meselesi çözülmeden Ortadoğu’da sorunların çözülemeyeceğini belirten Yeşil Sol Parti, “Yıllardır acı bir biçimde tecrübe ediyoruz. Ulus-devlet esaslı yaklaşımların sorunları derinleştirdiğini, halklar arasındaki düşmanlığı arttırdığını her çatışmada bir kez daha görüyoruz. Ortadoğu’da milliyetçi ve dini bölünmelerin bitimsiz acılara kapı araladığına inanıyoruz. Halkların binlerce yıl bir arada ve barışçıl yaşama deneyimine sahip olduğu bu coğrafyada huzuru tekrar tesis etmenin en doğru yolu demokratik ve barışçıl çözümü esas almaktır.

    Bizler Ortadoğu’da şiddetin, ölümün ve iktidarcı anlayışların değil; halkların ve bir arada barışçıl yaşamın tarafıyız. Üçüncü Yolda yürümek, demokratik ve barışçıl yaşamı bu topraklara hakim kılmak her zamankinden daha güçlü bir şekilde kendisini dayatmaktadır. Ortadoğu’nun yaşadığı yoğun gerginlik, çatışma ve savaşlar demokratik bir dönüşümü zorunlu kılmaktadır.

    Filistin halkının özgürlük mücadelesinin yanında olduğumuzu; acılara son vermenin yolunun demokratik ve adil çözüm olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Bu saldırılarda hayatını kaybeden Filistin ve İsrailli yurttaşların yakınlarına ve halklara baş sağlığı diliyoruz.” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Kar: Uluslararası Barış Gücü önerisi Filistin’in özgürlüğü önünde ciddi bir engeldir

    Kar: Uluslararası Barış Gücü önerisi Filistin’in özgürlüğü önünde ciddi bir engeldir

    PİRHA-Gazeteci Bereket Kar, Türkiye’nin, İsrail’i resmi olarak tanıyan ülkelerin başında geldiğini hatırlatarak, “Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasının ardından AKP, ‘Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir’ şeklinde bütün İslam liderleri ile bildiri çıkardı. O bildirinin ötesinde herhangi bir adım da atılmadı. Bugün Türkiye’nin önerdikleri de Filistin’in özgürlüğünün önünde ciddi bir engeldir” dedi.

    İsrail’in Gazze’ye dönük saldırıları devam ederken, iki taraf arasında 20 Mayıs’ta ateşkes yapılacağı iddiaları öne sürülmüştü. Söylentilerin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 19 Mayıs’ta Gazze’ye yönelik hava saldırıları hakkında açıklama yaptı.
    Netanyahu, “Gazze ile olan düşmanlıkların sona ermesi için bir zaman çizelgesi belirlenmedi” diyerek hava saldırılarını durdurmaktan yana olmadıklarına işaret etti.

    Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) haber ajansında uzun yıllar gazetecilik yapan Bereket Kar ile İsrail’in son Doğu Kudüs saldırısını konuştuk.
    İsrail saldırısının ardında yatan temel gerçeklerin 73 yıl öncesine, yani İsrail devletinin kuruluşuna kadar uzandığını söyleyen Bereket Kar, “O dönemden günümüze kadar Kudüs’ü istedikleri şekilde, Doğu-Batı Kudüs değil de Yahudilerden oluşmuş tek bir Kudüs olarak, İsrail’in başkenti ilan edilmesini ve bütün dünyaya kabul ettirmesi amacını taşıyor” yorumunu yaptı.

    “FİLİSTİN HALKININ KUDÜS’TEN VAZGEÇMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR”

    Bereket Kar, Kudüs’te 350 bin kadar Filistinlinin yaşadığını belirterek, kimi kesimlerin Kudüs için sadece “Müslümanların bir inanç Merkezi” tanımlaması yaptığının da altını çizdi. Bereket Kar, Kudüs’ün sosyal, tarihsel, siyasal özelliklerine de işaret ederek, coğrafik bir bölge olması itibariyle bölge halkının buradan vazgeçmesinin mümkün olmadığını da söyledi. Gazeteci Kar, Filistinlilerin, Netanyahu’nun hamlesine karşı gerekli cevap verdiğini de söyleyerek “Ciddi bir ayaklanma ile Kudüs’ün sahiplenmesi ve Gazze, Batı Şeria ile dayanışma içerisinde gerçekleşen bu direniş son derece önem taşıyor. İsrail’in bu hamlesi boşa çıkartılmış durumdadır” yorumunu yaptı.

    “FİLİSTİN HALKI, TARİHİNİN EN MORALLİ SÜRECİNİ YAŞIYOR”

    Gazeteci Bereket Kar, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun bu saldırı ile siyasi pozisyonunu ne derece güçlendireceğine de yanıt verdi. Netanyahu’nun 2 ay öncesinde gerçekleşmiş seçimlerde hala bir hükümet kuramadığına işaret eden Bereket Kar, şunları aktardı:

    “Netanyahu bugün yolsuzlukla itham edilmiş ve milletvekilliği düşmesi durumunda yargının karşısına çıkarılıp hesap sorulacak bir şahsiyet olarak görülüyor. Gerek kendisinin gerekse de partisinin karşı karşıya kaldığı son derece ciddi bir sorun var. Netanyahu, ne yapıp yapıp içerde, dışarıda bu durumdan kurtulacak ve yeniden iktidara kendini dayatacak bir gelişmeyi bekliyor. Kudüs’e yönelik hamlesiyle aslında İsrail’i bir savaşa sokma ve en azından gerek Filistinlilerin ve dışarıdaki güçlerin saldırısıyla bunu tamamlamaya çalışmaktaydı. Ama Netanyahu bu pozisyonunu güçlendirmek yerine bana göre zayıflattı ve hiç beklemediği bir şok ile karşı karşıya kaldı. Filistin’in dört büyük parçasına yayılan ve bir nevi 3. İntifadının (ayaklanma) ayak sesleri olarak ifade edilebilecek bir direniş, bir halk iradesi ve buna refakat eden özellikle Gazze’den olan silahlı saldırı İsrail’i çok ciddi bir köşeye sıkıştırmış durumda. Filistin halkı tarihinin en moralli sürecini yaşıyor. Gerek içeride, gerekse de dışarıda…”

    “ARAP ÜLKELERİNİN SESSİZLİĞİNİ ANLAMAK MÜMKÜN”

    Gazeteci Bereket Kar, Ortadoğu ülkelerinin, İsrail’e karşı sessiz oluşunun sebeplerini de sıraladı. Trump’ın, “Yüzyıl projesi” çerçevesinde Arap ülkelerini İsrail’le normalleşmeye zorladığına işaret eden Kar “Ama bu hiçbir zaman Arap halklarının, İsrail’le barışması anlamına gelmedi” dedi. Gazeteci Kar, Filistin’in tarihte çok az rastlanır bir dayanışma ile karşı karşıya olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

    “Evet Arap ülke yönetimleri sessiz. Çünkü İsrail’le Filistinlilere rağmen normalleşme ilişkilerine girdiler ve birtakım barış antlaşmaları imzaladılar. Halbuki halklar tamamiyle bunun karşısında olduğunu belirtti. Belki de ilk defa bu kadar, Tunus ve Mısır’ı bir tarafa bırakacak olursak, Arap baharını aşan bir halk dayanışması gerçekleşti. Özellikle de Filistin’i çevreleyen Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan gibi ülkelerde halkın çok ciddi bir dayanışması söz konusu. Buna kendi ülke yönetimlerinin sessiz kalması aslında tesadüfi değildir. Zira iki arada bir derede kaldılar. Bir tarafta imzaladıkları barış antlaşmaları, diğer taraftan kendi halklarının bugün Filistin halkı ile olan dayanışması söz konusu. Dolayısıyla yönetimleri anlamak mümkün. Çünkü ABD ile olan çok ciddi ilişkileri var. Hem içeriden, bir de dışarıdan İsrail ve ABD’nin tepkilerini alacak olurlarsa bu iktidarların, ulus devletlerinin giderek gerilemesi hatta yıkılması anlamına gelebilir. Dolayısıyla bu sessizliklerini koruyacaklarını ve hatta bir an evvel bu süren savaşın durdurulmasını talep etmekteler.”

    “FİLİSTİN DAVASI ARTIK FARKLI BİR KULVARDA SEYREDECEK”

    Bereket Kar, İsrail’in saldırısının ardından AKP’nin tutumunu “Sürpriz olmadı” sözleriyle değerlendirerek, Türkiye’nin, İsrail devletini ilk tanıyan ülkelerin başında geldiğini vurguladı.

    Gazeteci Kar, işgalin durması için AKP’nin önerdiği uluslararası bir barış gücünün Filistin’in özgürlüğüne zarar vereceğini işaret ederek şunları söyledi:

    “1948’den bu yana bütün işgallere, bütün demografik değişikliklere yerleşim birimlerinin işgaline ve her türlü katliamlarda Türkiye, devlet olarak ya da hükümet olarak kimi tepkiler göstermiş olsa bile bunun bir karşılığı hiçbir şekilde pratiğe dönüşmemiştir. Türkiye ile İsrail arasında bütün dönemlerde aslında ekonomik, ticari, hatta askeri ve özellikle de Turizm ilişkileri son derece gelişkin kalmaya devam etti. Bugün açısından da durum farklı değildir. Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdığını ve elçiliğini 2017’de Kudüs’e tanıdığını açıklaması üzerine hatırlanacağı gibi AKP hükümeti bir çağrı yaparak İslam Teşkilatı İşbirliği Konferansı’nı İstanbul’da kabul etti ve o zaman ‘Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir’ şeklinde bütün Arap ve İslam liderleri ile poz vererek bir bildiri çıkardı. O bildirinin ötesinde herhangi bir adım atılmadı.

    “TÜRKİYE TARAFINDAN BARIŞ GÜCÜNÜN GÖNDERİLMESİ FİLİSTİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖNÜNDE ENGELDİR”

    Bugün açısından önermeye çalışılan Türkiye tarafından Uluslararası bir barış gücünün gönderilmesi aslında tamamı ile Filistin kurtuluşunun, özgürlüğünün önünde ciddi bir engeldir. Filistinli güçler, hiçbir şekilde öyle bir gücün orada konumlanmasını istemezler. Zira o konumlanma İsrail’in yaptığı tüm işgallerini kabul etmek ve var olan statüyü resmileştirmek anlamına gelir ki bunu İsrail kabul etse bile Filistin örgütlerinin kabul edeceğini tahmin etmiyorum.
    Aynı zamanda Mavi Marmara gemisinin sonuçları, o baskında hayatını kaybeden 10 kişiye dönük politikalar, o zamanki kükremeler ve tehditlerin nasıl sonuçlandığını herkes bilmekte. O olayda da Türkiye bunların karşılığında verilen 20 Milyon Doları alarak yakınlarını kaybeden ailelerin, İsrail hakkında dava açmaları engellendi, bunun sözü İsrail’e verilerek ilişkiler devam ettirildi.
    Dolayısıyla bugün açısından bütün tehditlere ve yöneltilen suçlamalara rağmen bunun karşılığında ciddi bir hayata dönüşen bir yaptırımın olacağı kanaatinde değilim. Bugünler de geçmişte olduğu gibi geçecek ve İsrail politikalarına devam edecek ama bunun hiçbir zaman, özellikle Filistin halkı açısından eskisinin tekrarı olmayacağının bir kanıtı var. Bu kanıt da bütün demokratik, barışçıl mücadelenin bütün Filistin’i kapsaması ve buna özellikle Gazze’den refakat eden silahlı mücadelenin tekbir Hamas’a indirgenemeyeceği, bütün güçleri kapsadığı ve Filistin halkının rızasını aldığının altını çizmek lazım. Bu son derece önemli bir gelişme. Bundan böyle Filistin davası, geçmişten daha farklı bir kulvarda seyredeceği kanaatindeyim.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

    Foto: gazeteDuvar

     

  • Hamas’tan Batı Kudüs’e roketli saldırı

    Hamas’tan Batı Kudüs’e roketli saldırı

    İsrail güvenlik güçlerinin Mescid-i Aksa’da Filistinlilere yönelik saldırılarının ardından Hamas, Batı Kudüs ve İsrail’in güneyine 6 roket atıldığını duyurdu. İsrail’in de karşılık verdiği saldırılarda en az 20 kişinin öldüğü açıklandı. 

    İsrail güvenlik güçlerinin Kudüs’teki Şeyh Cerrah ve Mescid-i Aksa’da Filistinlilere yönelik saldırılarının ardından Hamas, Batı Kudüs ve İsrail’in güneyine 6 roket atıldığını duyurdu.Israel Times’in haberine göre Hamas’ın İsrail’e fırlattığı roketlere karşı Demir Kubbe hava savunma sistemi devreye girdi.

    Gazze Şeridi’nden Batı Kudüs ve İsrail’in güneyine roket atılmasıyla birlikte İsrail’de sığınaklara inmeye çağıran sirenler çaldı.İsrail parlamentosu (Knesset) tahliye edilirken,  İsrailli milletvekilleri Knesset’ten çıkarılarak sığınaklara götürüldü.

    İsrail polisi, 1967’deki işgalin yıldönümü olan Kudüs Günü kapsamında şehrin Müslüman kesiminden geçmemesi şartıyla izin verilen Yahudi bayrak yürüyüşünü başlamasından kısa süre sonra engelledi.

    İSRAİL’DEN KARŞILIK: EN AZ 20 ÖLÜ

    İsrail uçakları da Gazze Şeridi’nin güneyindeki bölgelere hava saldırısı düzenledi. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu yaptığı açıklamada roket saldırılarına çok güçlü karşılık vereceklerini söyledi. Netanyahu ayrıca, İsrail’e saldıranların “ağır bedel” ödeyeceklerini belirtti.

    Filistin Sağlık Bakanlığı, Hamas’ın roket saldırılarına misilleme olarak İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırıda 9’u çocuk, 20 kişinin öldüğünü duyurdu. İsrail ordusu, roket saldırılarının ardından Gazze sınırına yeni bir yığınak da başlattı.

    Bölgedeki saldırılar karşılıklı sürüyor.

    ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü John Kirby, Hamas tarafından İsrail’e düzenlenen roket saldırılarına ilişkin açıklamada bulunarak saldırıları kınadı. Kirby, “İsrail’in roket saldırılarına karşı kendini savunma hakkı var ve desteğe hazırız” dedi.

    MECLİS’TEN İSRAİL’E ORTAK KINAMA

    Meclis’te grubu bulunan beş parti, ortak bildiriyle İsrail’i kınadı. Meclis Başkanı Mustafa Şentop ile birlikte AKP, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti Grup Başkanvekillerinin imzaladığı bildiride, “Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yaşanan olaylar ve insanlık suçları bakımından İsrail’e karşı net bir tavır alarak, görevini yerine getirmesini talep ediyor ve destekliyoruz” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • İsrail ve Hamas ateşkes kararı aldı

    İsrail ve Hamas ateşkes kararı aldı

    Cuma günü biri İsrail askeri olmak üzere beş kişinin ölmesinin ardından İsrail ve Hamas’ın ateşkes kararı aldığı açıklandı.

    Hamas sözcüsü Fevzi Barhum, Cumartesi günü erken saatlerde yayımladığı duyurusunda, “Uluslararası çabalar ve Birleşmiş Milletler’in araya girmesiyle İsrail işgali ve Filistinli güçler olarak önceki sakin duruma dönmeye karar verdik” dedi.

    İsrail tarafından ateşkesi doğrulayan bir açıklama gelmezken Cumartesi gününün ilk saatlerinde ateşkes kararına uygun davranıldığı gözlemlendi.

    Cuma günü yaşanan olaylarda dört Filistinli ve bir İsrail askeri hayatını kaybetmişti.

    İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nden askerlerini hedef alan bir saldırıya karşılık olarak 8 hedefin vurulduğunu açıklamıştı.

    Aynı açıklamada İsrail tarafını hedef alan 3 roketten ikisinin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirdiği belirtildi.

    Gazze Şeridi’nin sağlık bakanlığı yetkilileri, Han Yunus’ta iki, Refah’ta ise bir Filistinlinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

    Bakanlık, gün içinde sınır bölgesinde yaşanan protestolar sırasında da bir Filistinlinin vurularak öldürüldüğünü açıkladı.

    Hamas’ın askeri kanadı İsrail saldırılarında ölen 4 kişinin savaşçıları olduğunu doğruladı. (BBC TÜKÇE)