Etiket: hamburg

  • Dr. Mustafa Havuç: Almanya’da yükselen ırkçılığa ve faşizme dur demek için sandığa gidin-VİDEO

    Dr. Mustafa Havuç: Almanya’da yükselen ırkçılığa ve faşizme dur demek için sandığa gidin-VİDEO

    PİRHA- 2 Mart 2025’te Hamburg Eyalet Parlamentosu seçimlerinde ‘Barış ve Sosyal Adalet İçin Seçim’ adıyla yeni kurulan Die Wahl çatısı altında seçimlere katılacak olan Dr. Mustafa Havuç, “Bu seçimler göçmen bazında insanları tehlike olarak gören sistem partileriyle, insana insan olarak bakanlar arasında geçecek. Oyunuzu kullanarak ırkçılığa ve faşizme dur deyin” çağrısında bulundu.

    Hamburg’da, savaş finansmanı ve askeri müdahalelerle dolu bir siyasi atmosferde, barış ve sosyal adalet talebiyle ortaya çıkan ‘Barış ve Sosyal Adalet İçin Seçim’ adıyla kurulan bu oluşum, Hamburg halkını savaş, göçmen düşmanlığı ve ekonomik düşüşe karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyor.

    Hamburg’da 2 Mart 2025’te gerçekleşecek Yerel Seçimler öncesi Die Wahl für Frieden und soziale Gerechtigkeit (Barış ve Sosyal Adalet için Seçim) İttifakı adaylarını belirledi. Seçimlere; Hamburg eyalet listesinden 12. sıradan aday olan Dr. Mustafa Havuç, Wahlkreis 15 Bergedorf bölge listesinde ise 1. sıradan aday.

    “YÜKSELEN IRKÇILIK VE FAŞİZME DUR DEMEK İÇİN SANDIĞA GİDİN”

    Dr. Mustafa Havuç, Almanya özelinde göçmen düşmanlığı ve ırkçılığın yükselişine dikkat çekerek, seçmenlere sandığa gitmeleri çağrısında bulundu. Hayati önemde olduğuna değindiği iki seçimin ırkçılık ve faşizme dur demek için son şans olabileceğini söyleyen Havuç, şunları dile getirdi:

    “Önümüzdeki hayati önem taşıyan iki seçim var. Bunlardan ilki 23 Şubat 2025’te Alman Federal Meclisi’ için yapılacak seçimler, diğeri ise 2 Mart 2025’te Hamburg Eyalet Parlamentosu’nun milletvekilleri seçimler var. Bu seçimler göçmen bazında insanları tehlike olarak gören sistem partileriyle, insana insan olarak bakanlar arasında geçecek. Sandığa mutlaka gitmeniz gerekiyor. Yükselen ırkçılığa ve faşizme dur demek için son şans olabilir. Bu nedenden dolayıdır ki sandığa gitmemiz elzemdir. Biliyoruz ki sizler iyiyi ve kötüyü birbirinden ayırt edebilecek güce ve yeteneğe sahipsiniz. Doğru oyu kullanacağınıza inanıyorum. Sandığa gidin ve oyunuzu göçmenleri insanlık düşmanı olarak görenlerle, insana insan olarak bakanlarla mutlaka tercihinizi kullanım diyorum. Ben 2 Mart 2025’te Barış ve Sosyal Adalet İçin Seçim İttifakı’nın Hamburg Parlamentosu milletvekili adayıyım. Bizler, sizlerle birlikte hareket edersek varız. Yasadışı insan yoktur, yasadışı uygulamalar vardır. Oyunuzu kullanarak ırkçılığa ve faşizme dur deyin.”

    PİRHA/ALMANYA

  • Hamburg Hak Evi Dergahı eş başkanlığına Havin Yıldırım ve Doğan Kahraman seçildi

    Hamburg Hak Evi Dergahı eş başkanlığına Havin Yıldırım ve Doğan Kahraman seçildi

    PİRHA- Hamburg Hak Evi Dergahı’nın 14. Olağan Kongresinde eş başkanlığa Havin Yıldırım ve Doğan Kahraman seçildi.

    Almanya’nın Hamburg kentinde 30 yılı aşkın  bir süreden bu yana  Alevi toplumuna hizmet veren  Hak Evi Dergahı, yeni dönem için bir çok karar alarak, 14. Olağan Kongresini gerçekleştirdi.

    Kongre başlamadan önce 4 Mayıs 1937 Dersim Tertelesi  kararının alınarak Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edilmesi ile Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirilenler çerağ uyandırılarak anıldı.

    Üryan Hızır Ocağı Pirlerinden Mustafa Mısır tarafından  verilen gülbengler sonrasında, çerağ uyandırıldı.  Mayıs ayı şehitleri ile birlikte Deniz Gezmiş,  Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idamlarının yıl dönümünde anıldı.

    Daha sonra açılış konuşması ile  kongre gündemine geçilerek, divan seçimi ile kongre başladı. Faaliyet ve mali raporların üyelerin onayına sunulması sonrasında yeni dönem karar tasarıları  kabul edilerek çalışma programı belirlendi. Misafir konukların konuşma ve mesajlarından sonra kurulların seçimleri yapıldı.

    Ali  Köylüce, Bedrana Yıldırım ve Hasan Aslan’ın divana seçildiği kongrede, tek liste ile gidilen seçimde eş başkanlar Havin Yıldırım ve Doğan Kahraman ile 7 kişilik yönetim ve 3 kişilik denetleme komisyonu belirlendi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Aleviler, Almanya’nın 10 eyaletinde daha Kamu Tüzel Kişilik Statüsü için başvuru yapıyor

    Aleviler, Almanya’nın 10 eyaletinde daha Kamu Tüzel Kişilik Statüsü için başvuru yapıyor

    PİRHA-Aleviler, Almanya’nın 10 eyaletinde daha Kamu Tüzel Kişilik Statüsü için resmi müracaatlarına başlıyor.

    Alevilerin Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde resmi statü kazanması ardından girişimleri sürüyor.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Yönetim Kurulu, yeni yılla birlikte çalışmaların istikrarlı bir şekilde süreceğini belirterek “2021 yılı da yeni kazanımlara yelken açacağımız bir yıl olacak” açıklamasını yaptı.

    “RESMİ MÜRACAATLARIMIZI YAPMAYA BAŞLIYORUZ”

    AABF Yönetim Kurulu, yazılı açıklamasında Kamu Tüzel Kişilik kazanımının Dünya Alevi tarihi açısından milat olduğuna vurgu yaparak şu ifadelere yer verdi:

    “NRW Eyaletinde olduğu gibi örgütlü olduğumuz diğer eyaletlere de resmi müracaatlarımızı yapabilmek için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Bugünden itibaren resmi müracaatlarımızı yapmaya başlıyoruz.

    Her eyaletin kendi özerkliğinden kaynaklı birbirinden farklı yasa, kural ve tahammülleri var. Doğal olarak farklı refleksleri olacaktır. Her eyalet farklı şartları ve koşulları öne sürerek değişik taleplerde bulunabilir. Sonuçta her eyalet kendi kararını kendisi veriyor. Bizlerin bu nedenle sabırlı ve dikkatli olması gerekiyor. Ayrıca istikrarlı ve kararlı bir şekilde diplomasi sürecini hep birlikte sürdürmemiz son derece önemlidir.

    AABF Yönetim Kurulu olarak, her türlü olasılığa karşın hazırlıklı olma konusunda resmi müracaatlarımıza paralel olarak çalışmalarımızı yoğunlaştırarak sürdürüyoruz.

    İnancımız tam, diğer eyaletlerde de en kısa süre içerisinde kamu tüzel kişilik statüsünü elde edeceğiz. Şimdiden hepimize kolay gelsin, Bozatlı Hızır hepimizin yardımcısı olsun.”

    AABF Yönetim Kurulu, resmi müracaat yapılacak eyaletlerin isimlerini ise şöyle sıraladı:

    “Baden-Württemberg, Bayern, Berlin, Bremen, Hamburg, Hessen, Niedersachsen, Rheinland-Pfalz, Saarland ve Schleswig-Holstein.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Hamburg’da 14 Alevi derneği toplandı: Birliğe ihtiyacımız var

    Hamburg’da 14 Alevi derneği toplandı: Birliğe ihtiyacımız var

    Almanya’nın Hamburg kentinde Alevi Derneği HAAK-BİR’e seçilen yeni yönetim kurulu insiyatifinde Kuzey Almanya’da faaliyet gösteren 14 Alevi Derneği yöneticileri bir araya geldi.

    Derneğin Rothenburgsort semtindeki  yerinde gerçekleştirilen toplantıda Türkiye  ve Almanya’daki güncel gelişmeler ele alındı.

    Toplantının ev sahipliğini gerçekleştiren HAAK-BİR Yönetim Kurulu adına konuşan Adil Dişli, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri yöneticilerinin tutuklanmalarını kınadı. Dişli, “Alevilerin, demokratların her gün baskı ve tehdit altında olduğu, ülkenin yarı açık hapishaneye dönüştüğü bir dönemde birlik ve beraberliğimize dünden daha çok ihtiyacımız var. Memleket faşizmin kuşatması altındaysa gelin canlar bir olalım” dedi.

    “KATLEDİLEN HER MAZLUM BİZİM CANIMIZDIR”

    Hamburg Alevi Kültür Merkezi Derneği Başkanı Cengiz Orhan ise Türkiye’de şu an adeta Hitler döneminin yaşandığını belirterek, Alevilere yapılan baskılara karşı sessiz kalmayacaklarını kaydetti.

    Orhan, “PSAKD Erzincan Şubemizin yöneticileri serbest bırakılana dek, alanlarda olacağız. Cihatçı çetelerle Afrin’de işbirliği  yapan AKP, Afrin’de mazlum insanları katlediyor. Katledilen her mazlum bizim canımızdır. PSAKD yöneticileri tekrar serbest bırakılmalı, savaşlar durmalıdır. Diktatörlere, muaviyelere karşı Aleviler tarih önünde hiçbir zaman boyun eğmediler, bundan sonra boyun da eğmeyecekler” diye konuştu.

    CHP’YE ÇAĞRI

    Türkiye’de 2019 yılında gerçekleştirilecek seçimler öncesi CHP’ye çağrıda bulunan Orhan “Korkmayın artık. Yeter. Yiğit durun. Faşistlere karşı CHP Alevilere, Kürtlere, muhalefete, sokağa yüzünü dönmeli. Türkiye’de parlamenter seçimin işlemediğini artık CHP anlamalı. 2019 seçimlerinde devletin bütün kurumlarını emri altına alan AKP yine hile ile iktidara gelecek. CHP’nin mevcut parlamenter sisteme inanmayıp, Meclis’ten istifa etmesi gerekiyor. CHP Kürtleri yok saymamalı. Kürtleri yok sayan hiçbir partinin ayakta kalma şansı yoktur. Sokağın desteğini alamayan  bir muhalefet muhalefet olma gücünü yitirmiştir” şeklinde konuştu.

    Hamburg Bergedorf Alevi Kültür Derneği Başkanı Alper Doğan da Afrin’den sonra AKP’nin Türkiye’de iç savaş hazırlığında olduğunu belirterek, Aleviler olarak artık seçimin gücüne inanmadıklarını ifade etti.

    “ALEVİ GÖÇÜNE HAZIRLIKLI OLMALIYIZ”

    Kiel Alevi Derneği Başkan Yardımcısı Çetin Koçak ise yaptığı konuşmada, Türkiye’de AKP’nin tekrar iktidara gelmesi durumunda büyük bir Alevi göçünün yaşanacağına inandığını vurgulayarak, Avrupa’daki Alevi dernekleri olarak Alevi göçüne karşı hazırlıklı olmalıyız, çalışmalarımızı bu yönde yoğunlaştırmalıyız. Ülkemiz içinde halklara zulüm eden Erdoğan ve ekibi komşu ülkelerdeki Aleviler ve Kürtler başta olmak üzere tüm mazlum halklara karşı savaş başlatmıştır. Baskılar, tutuklamalar bizleri yıldıramaz” dedi.

    Toplantıda Hamburg Üniversitesi Alevilik Kürsüsü Öğretim Üyesi Handan Aksünger, Alevi Derneği yöneticilerinden İsmail Kaplan ve Baykal Aslanboğa Alevilik kürsüsünün ana bilim dalı olmasının büyük bir kazanım olduğunu söyledi. (Süheyla Kaplan / Avrupa Postası)

  • Dersimli Boksör İsmail Özen: Hamburg Başkonsolosu Ak beni hedef gösteriyor

    Dersimli Boksör İsmail Özen: Hamburg Başkonsolosu Ak beni hedef gösteriyor

    PİRHA-Orta sıklet kıtalararası Dersimli boks şampiyonu İsmail Özen, Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak hakkında  kendisini hedef gösterdiği gerekçesiyle suç duyurusunda bulunacağını söyledi. 

    Özen yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye’nin Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak, 24 Ekim 2017 tarihinde ‘Hamburger Abendblatt’ gazetesine hakkımda bir yazı yazdı. “Karalayıcı İddialar” başlığıyla yayınlanan yazıda dolaylı olarak hedef gösterildim” dedi.

    Almanya’nın Hamburg şehrinde 23 Temmuz 2016 tarihinde bir grup Türk gencinin bıçaklı saldırısına karşı, yumruklarıyla kendisini koruduğunu ileri süren Özen’in aleyhine açılan dava 19 Ekim tarihinde beraatle sonuçlanmıştı.

    Özen, bu saldırının arkasında MİT’in olduğunu ileri sürdü. Özen, yazılı açıklamada Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak’ın kendisini tehdit ettiğini, kendisinin ya da ailesinin başına gelecek her şeyden Ak’ın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin sorumlu olacağını söyledi.

    “Federal Almanya Cumhuriyeti devletinden, Hamburg Eyalet Hükümeti’nden ve yargıdan beklentim beni hedef gösteren bu kişi hakkında hukuki ve diplomatik sürecin başlatılmasıdır” diyen Özen’in açıklaması şöyle:

    “Türkiye’nin Hamburg Başkonsolosu Mehmet Fatih Ak, 24 Ekim 2017 tarihinde ‘Hamburger Abendblatt’ gazetesine hakkımda bir yazı yazdı. “Karalayıcı İddialar” başlığıyla yayınlanan yazıda dolaylı olarak hedef gösterildim. Gazetede çıkan yazı aynı gün Türkiye Cumhuriyeti Devleti Hamburg Başkonsolosluğu’nun Facebook sayfasında da yayınlandı.
    Yazı Hamburg Mahkemesi’nin 19 Ekim 2017 tarihinde hakkımda verdiği beraat kararıyla ilgili kaleme alınmış. Mahkemede sanık olarak yargılanıyor olmamın nedenini yeniden kamuoyuyla paylaşmak zorunluluğu duyuyorum.

    “BANA PUSU KURANLARIN ARKASINDA KİM YA DA KİMLER VAR?”

    Temmuz 2016 tarihinde, o dönem 16 yaşında olan ablamın oğlu, türkçe konuşan 3-4 kişi tarafından rehin alındı. Kendisinden ‘dayına mesaj at, seni kurtarmaya gelsin’ demesi istendi. Yeğenimin acil yardım talep isteği üzerine olay yerine gittiğimde, iki kişinin bıçaklı saldırısına uğradım. Saldırı karşısında kendimi savundum ve bıçak çekenlerin dışında birinin burnu kırıldı. Davaya konu olan budur. Burnu kırılan kişiye kasten mi vurdum ya da kendimi savunma amaçlı mı? Mahkemede görülen dava bununla ilgiliydi. Mahkeme bu konuda beni haklı buldu ve beraat ettim. Bana pusu kuranların arkasında kim ya da kimler var? Saldırıyı kim ya da kimler, hangi amaçla planladı; bununla ilgili dava ise halen devam ediyor. Bunun sıradan bir saldırı olmadığını, arkasında karanlık güçlerin olduğu konusunda ciddi deliller bulunuyor.

    “SORUNUM ÜLKEYLE DEĞİL, ANTİDEMOKRATİK UYGULAMALAR İLEDİR”

    Açıktır ki mahkeme kararıyla beraat etmem Ak’ın zoruna gitmiş ve bir suçlu psikolojisinin refleksiyle yazı yazıp beni hedef göstermiştir. İster istemez insanın aklına geliyor; bana yapılan saldırının bir ucu Ak’a mı uzanıyor? Bu telaşı neden?
    Ak diyor ki “Ülkem hakkında içeriği olmayan karalayıcı, uydurma iddialarda bulunuyor.” Ak’ın “ülkem” dediği benimde ülkemdir. Sorunum ülkeyle, insanlarla değil, Türkiye’yi yöneten hükümetin anti demokratik uygulamalarıyla ilgilidir.
    Soruyorum; yalan olan nedir? İddia sahibi iddiasını ispatlamakla sorumludur. Ne demişim? Türkiye’de gazeteciler, siyasetçiler, belediye eş başkanları, insan hakları savunucuları hapiste. Türkiye, Kürt halkına karşı insanlık suçu işliyor. İnsanlara işkence yapılıyor, mallarına mülklerine el konuluyor ve muhalifler baskı altına alınıyor. Peki bunlar yalan mı? Bir çok uluslararası raporla bunlar zaten kanıtlanmıştır.
    Ak, “Hamburger Abendblatt” gibi bir gazetenin bir terör organizasyonunun propagandasını yapan kişi hakkında yazı ve haberlere yer vermesi beni üzüyor” demiş.
    Ak, beni “terör” propagandası yapmakla suçluyor. Almanya gibi demokratik bir ülkede yaşamıyor olsam, Türkiye’de yaşamak zorunda kalsaydım şimdi en iyi ihtimalle teröre destekten hapse atılmış olurdum. Tıpkı gazeteci Deniz Yücel gibi.
    Ak, “Gazeteniz her zaman bu tür uygunsuz olaylarda arabulucu oluyor” cümlesiyle Hamburger Abendblatt gazetesini de hedef gösteriyor. “Uygunsuz” dediği gazetenin doğru habercilik yapmasıdır.

    SALDIRININ ARKASINDA MİT OLDUĞU İDDİASI

    Bu zihniyete göre Hamburger Abendblatt gazetesi Türkiye’de yayın yapsa ve mahkemede beraat ettiğimle ilgili haber yapsa, Ak derhal gazeteyi kapattırır; yönetici, yazar ve çalışanlarını hapse attırırdı. Ne yazık ki Türkiye’de bunun yüzlerce örneği var. Ak, ne yazık ki hoşgörü ve barışın kenti Hamburg’da küçük Erdoğan’ı oynuyor.
    Ne güzel ki Almanya’da yaşıyorum ve bu ülkede bağımsız yargı var. Hayatım, geleceğim Ak gibi hukuk ve demokrasiye inanmayan insanların elinde olmadığı için mutluyum.
    Başkonsolos Mehmet Fatih Ak söz konusu yazıyı kendi adına değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni temsilen yazıyor. Bunun bir bürokratın yetki sınırları içinde olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca Türkiye’de devlet adına dolaylı tehdit edilenlerin başına neler geldiğini gazeteci Hrant Dink örneğinden biliyoruz.
    Dolayısıyla bu saatten sonra benim ve yakınlarımın başına herhangi bir şey gelirse sorumlusu Mehmet Fatih Ak ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Ak adına Hamburger Abendblatt gazetesinde yayınlanan yazı, Temmuz 2016 tarihinde bana yapılan saldırının arkasında MİT olabileceği konusundaki şüphelerimi artırmıştır.

    “SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM”

    Başkonsolos Mehmet Fatih Ak, 9 Kasım 2014 tarihinde IŞİD saldırısı altındaki Kobani sınırına gittiğim için beni Hamburg’da birlikte bulunduğumuz bir davette dolaylı bir şekilde tehdit etmişti.
    Yaşadığım Federal Almanya Cumhuriyeti devletinden, Hamburg Eyalet Hükümeti’nden ve yargıdan beklentim beni hedef gösteren bu kişi hakkında hukuki ve diplomatik sürecin başlatılmasıdır. Zira söz konusu kişinin Hamburg’da görev yaptığı süre içinde pek parlak bir sicile sahip olmadığını medyaya yansıyan haberlerden biliyoruz. 7 Haziran 2015 tarihinde Hamburg Konsolosluğu’nda çalışan iki Dersimli hemşehrimin işine Kürtçe konuştukları için son vermesi tesadüf değildir. Son yıllarda Hamburg’da Kürt, Alevi, Gülen Cemaati ve solculara karşı MİT elemanlarının çalışmalarının yoğunlaştığı bilinmekte. Hatta MİT’e çalıştığı iddia edilen bir kişi yargılanıp ceza da aldı.
    26 Ekim 2015 tarihli Avrupa Postası Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Adil Yiğit imzalı yazıda, “Hamburg Başkonsolosluğu’nun bir süredir AKP’nin propaganda merkezi ve MİT’in arka bahçesi gibi faaliyet yürüttüğü” iddiasına yer verilmişti. Beni hedef gösteren söz konusu kişi hakkında avukatım aracılığıyla suç duyurusunda bulunacağımı kamuoyunun bilgisine sunuyorum.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Casusluk yapmakla suçlanan Sayan’ın duruşması Hamburg’da başladı

    Casusluk yapmakla suçlanan Sayan’ın duruşması Hamburg’da başladı

    PİRHA- Almanya’da MİT için casusluk yapmakla suçlanan 32 yaşındaki Mehmet Fatih Sayan’ın duruşması bugün Hamburg’da başladı. Hamburg Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada Federal Savcılık, Sayan’ı”Eylül 2015-Aralık 2016 döneminde münferit kişiler ve Kürt kuruluşları ile ilgili bilgi toplamak ve casusluk faaliyetleri karşılığında 30 bin euro kazanç elde etmekle” suçluyor.

    Duruşmada ilk olarak Aralık 2016’da gözaltına alınan ve bir yıla yakındır cezaevinde olan Fatih Sayan hakkında hazırlanan iddianame okundu. Savcının hazırladığı iddianamede, Sayan’ın 2013 yılından beri MİT’e çalıştığı, Eylül 2015 ile Aralık 2016 arasında ise Avrupa’daki Kürt siyasetçileri takip etmek için faaliyetleri olduğu ve bu süre zarfında e-mail üzerinden MİT yetkilileriyle irtibat kurduğu belirtildi.

    “KÜRT SİYASETÇİYE İLİŞKİN BİLGİLERİ ANKARA’YA VERDİM” 

    Bunun üzerine söz alan Mehmet Fatih Sayan, Almanya’ya nasıl geldiğine dair ifade vererek başladı. Fatih Sayan, özel bir iş için gittiği Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde Terörle Mücadele Şubesi’nden Yakup Tufan Karacalı ve Kemal Sakin isimli kişilerle istihbarat kurduğunu belirtti. Almanya’ya gelişi, evliliği, yaptığı işlerle ilgili ifade veren Fatih Sayan, Ankara’ya Kürt siyasetçi Yüksel Koç’a ilişkin bilgi verdiğini söyledi. Savcının sorularına yanıt vermekten kaçınan Fatih Sayan, daha çok Suriye’deki gelişmelerle ilgili Ankara’ya bilgi verdiğini söylemekle yetindi.

    SAYAN 25 ARALIK 2016 TARİHİNDE GÖZALTINA ALINMIŞTI

    Mehmet Fatih Sayan, 15 Aralık 2016 tarihinde gözaltına alınmış, 21 Haziran 2017 tarihinde de Federal Başsavcılık iddianamesini tamamlayarak hakkında dava açmıştı.

    Alman Anayasayı Koruma Teşkilatı Başkanı Hans-Georg Maaßen, MİT’in Almanya’daki faaliyetlerinde yasaların dışına çıktığını açıklamış, Türk istihbaratının Almanya’da artan faaliyetlerinden endişe duyduklarını söylemişti.

  • G20 Zirvesi ikinci gününde sokaklarda protestolar ile devam ediyor

    G20 Zirvesi ikinci gününde sokaklarda protestolar ile devam ediyor

    PİRHA- Almanya’nın Hamburg şehrinde dün başlayan G20 Zirvesi bugün de liderlerin katılımıyla Hamburg Messe Konferans Merkezinde devam ediyor.

    G20 Zirvesi’nin ikinci ve son gününde, dünya liderleri sonuç bildirgesi üzerinde uzlaşmaya yakın. Reuters haber ajansına konuşan Avrupa Birliği’nden (AB) bir yetkili, bir sonuç bildirgesinin ortaya çıktığını, ancak halen muallakta olan tek konunun iklim değişikliği olduğunu söyledi.

    Zirvenin ana gündem maddesi, iklim değişikliğiyle mücadele. İklim değişikliğinin yanı sıra ekonomik büyüme, göç akını, terörle mücadele ve Kuzey Kore’nin füze denemesi konularının da masada olması bekleniyor.

    MERKEL: G20 ÜLKELERİ İNTERNETTE TERÖRLE MÜCADELEYİ GENİŞLETMEK İSTİYOR

    G20 Zirvesinde ev sahipliği yapan Angela Merkel, Hamburg’da düzenlenen zirvenin ilk gün oturumlarının sona ermesinden sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Terörle mücadele amaçlı bilgi paylaşımı, terörle ilgili içeriklerin internet servis sağlayıcıları tarafından daha hızlı silinmesi gibi konularda daha iyi bir işbirliğine gidilmesi konusunda uzlaşı sağlandığını duyuran Merkel, “G20 ülkeleri internette terörle mücadeleyi genişletmek istiyor” dedi. G20 temsilcilerinin internet servis sağlayıcıları ile görüşmeler başlatacağını açıklayan Merkel, ilgililere terörle ilgili içeriklerin hızla silinmesi beklentisinin aktarılacağını, zamanlamanın terör propagandası bağlamında kritik önem taşıdığını vurguladı.

    Gazetecilere iklim konulu görüşmeler hakkında açıklama yapan  Merkel, liderlerin çoğunluğunun Paris İklim Anlaşması’na bağlılık açıkladığını ancak konuyla ilgili tartışmaların sürdüğünü, bunda ABD’nin Paris anlaşmasından çekilmesinin etkili olduğunu duyurdu.

    LİDERLER 9. SENFONİ DİNLERKEN, HAMBURG SOKAKLARI SAVAŞ ALANINA DÖNDÜ

    Zirve’ye katılan liderler Hamburg Konser Salonu’nda Bethoveen’in 9’uncu Senfonisini dinlerken, Hamburg sokaklarında protesto gösterileri devam ediyordu.

    Akşam saat 20.00 sularında başlayan şiddetli gösteriler ve polis ile protestocular arasındaki kovalamaca 4 saati aşkın sürdü. Polis protestocuları dağıtmak için tazyikli suyun yanısıra göz yaşartıcı bomba kullandı.

    Hamburg güvenlik yetkilileri, 200 polis görevlisinin hafif yaralandığını, 80 göstericinin de göz altına alındığını açıkladı.

  • G20 Zirvesi protestoların gölgesinde başladı

    G20 Zirvesi protestoların gölgesinde başladı

    PİRHA-Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen G20 Zirvesi, protestoların gölgesinde başladı.

    Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen ve iki gün sürecek olan G20 Zirvesi başladı. Liderler aile fotoğrafı çekilmesinin ardından birinci çalışma oturumuna geçti.

    G20 Zirvesi’nin Dönem Başkanı ve Almanya Başbakanı Angela Merkel, zirvenin düzenlendiği Hamburg Fuar Kongre Merkezi’nde konuklarını karşıladı.

    Karşılamanın ardından G20 liderleri, “Terörle Mücadele” temalı toplantıda bir araya geldi.Toplantı “Küresel Büyüme ve Ticaret” başlıklı birinci çalışma oturumu ile devam etti. İkinci çalışma toplantısının başlığı ise “Sürdürülebilir Kalkınma, İklim ve Enerji” olacak. Zirvenin ikinci günü ise “Afrika’yla Ortaklık, Göç ve Sağlık” temalı üçüncü çalışma toplantısıyla başlayacak. Bu toplantının ardından “Dijitalleşme, Kadınların Güçlendirilmesi ve İstihdam” başlıklı dördüncü oturum yapılacak.

    Yaklaşık 65 ülkeden 4 bin 800 gazetecinin akredite olduğu zirvede, kapanış toplantısından sonra G20 Başkanlığı basın toplantısı düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın G20 Zirvesi boyunca çok sayıda liderle ikili görüşme yapması bekleniyor.

    Almanya’nın “Birbirine bağlı bir dünyayı şekillendirmek” sloganıyla gerçekleştirdiği zirvede, kendi gündemi dışında, terörle mücadele, Suriye ve Ukrayna’daki ihtilaf gibi uluslararası konuların da ele alınması planlanıyor.

    HAMBURG’TA BİRÇOK YERDE EYLEMLER YAPILDI

    Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen G20 Zirvesi, protestoların gölgesinde başladı. Hamburg’ta, pazar gününden bu yana G20 karşıtı gösteriler oluyor. Zirve sırasında çevreci örgüt ve sendikalar tarafından da gösteriler yapılıyor. Alman polisi, sokaklara barikat kurup, polis araçlarını ateşe veren protestoculara müdahale edildiğini açıkladı. Şu ana kadar 111 polisin çıkan arbedeler sonucu yaralandığı açıklandı. 44 eylemcinin de gözaltına alındığı belirtildi.

    Polis, Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Altona semtinde devriye araçlarını ateşe veren ve polise molotof kokteyli atan eylemcilere yönelik operasyon başlatıldığını duyurdu.Protestocular, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçeceği yol üzerinde oturma eylemi başlattı. Eylemcilerin polis tarafından dağıtıldığı belirtiliyor.

    CEHHENNEME HOŞGELDİN EYLEMİ

    Hamburg’da dünkü gösterilerde yine müdahale gerçekleşti. “Welcome to Hell” (Cehenneme Hoşgeldin) adlı gösteriye yaklaşık 12 bin protestocu katıldı. Protesto edenlere polis, tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etti.

    ZOMBİLİ PROTESTO

    Öte yandan, Zirvenin başlamasından bir gün önce G20’yi protesto için “zombili gösteri” düzenlendi. Zombi kılığına giren eylemciler Hamburg sokaklarında yürüdü.

    https://www.youtube.com/watch?v=-MlXQQAfuWY

     

    Zirve boyunca 2000’den fazla polis, güvenliği sağlamak için sokakta olacak. Alman polisi zırhlı araçlar, helikopterler ve gözetleme İHA’ları ile zirveye katılan liderlerin güvenliğini sağlayacak.

    Öte yandan dünya ve Almanya’nın farklı kentlerinden Hamburg’a gelen yaklaşık 10 bin kişi ise kentin farklı yerlerinde kurdukları çadır kamplarla G20 Zirvesini protesto etkinlikleri gerçekleştirdi.

    Hamburg polisinin kamplara karşı getirdiği yasaklara rağmen göstericilerin ısrarı sürerken kent sakinleri, kiliseler, tiyatro ve çeşitli sivil toplum örgütleri polisin bu tavrına karşı alternatif yaşam arayışında olanlara kapılarını açarak, büyük bir dayanışmada bulundular.

    G20’Yİ 19 ÜLKE TEMSİL EDİYOR

    G20, 19 ülke ve Avrupa Birliği’nden oluşuyor. Bu ülkeler Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, Fransa, Güney Afrika, Güney Kore, Hindistan, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya ve Suudi Arabistan olarak sıralanıyor.

    İspanya da daimi davetli konuk devlet kategorisinde.

    Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Birleşmiş Miletler (BM) gibi uluslararası örgütlerin temsilcileri de zirveye katılıyor.

    ALDIĞI KARARLARIN YASAL BAĞLAYICILIĞI YOK

    İlk zirvesini 1999 yılında Berlin’de yapan 20’ler Grubu (G20), dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan ülke liderleri ile AB temsilcisini bir araya getiren uluslararası bir oluşum. Bu grupta yer alan ülkeler dünyanın gayrisafi hasılasının beşte dördünü, ticaretinin ise dörtte üçünü temsil ediyor.Ayrıca dünya nüfusunun üçte ikisi de bu ülkelerde yaşıyor. Gayrıresmi bir forum olan G20 uluslararası örgüt statüsünde bulunmuyor. Bu nedenle de aldığı kararların doğrudan yasal bağlayıcılığı ya da yaptırım gücü yok. Bununla birlikte, hem ulusal hem de uluslararası alanda bazı değişimlerin yaşanmasına neden olabilecek düzeyde etkili kararlar da alabiliyor. Grubun sabit bir sekretaryası ya da idari konseyi bulunmuyor. Dönem başkanlığı mekanizması bulunuyor ve dönem başkanı her yıl değişiyor.

    Bir önceki G20 zirvesinin Çin’de yapılmasının ardından dönem başkanlığı da Almanya’ya devredildi.

     

  • Merkel G20 öncesi Erdoğan ile görüştü

    Merkel G20 öncesi Erdoğan ile görüştü

    PİRHA- G20 zirvesi için Almanya’nın Hamburg kentine giden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüştü. Merkel, makam aracından inen Erdoğan’ı kapıda karşıladı. Görüşme basına kapalı gerçekleşti.

    Almanya başbakanı Angela Merkel cuma günü başlayacak G-20 zirvesi için Hamburg’a giden liderlerle ilk görüşmelerini yaptı. ABD devlet başkanı Donald Trump ile biraraya gelen Merkel, Türkiye’nin talebi üzerine ikinci görüşmesini ise Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptı.

    Erdoğan ile gerçekleşen yaklaşık 1 saat süren görüşmeye Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı.

    Alman basınına yansıyan bilgilere göre görüşmede AB ile imzalanan Mülteci Anlaşması, başta Die Welt muhabiri Deniz Yücel olmak üzere Türkiye’de tutuklu olan Alman vatandaşları ile Türkiye’deki insan hakları ihlali konuları gündeme geldi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan iki gün önce Die Zeit gazetesine verdiği demeçte, mevcut Alman yönetimine yönelik yaptığı Nazi benzetmesinden pişmanlık duymadığını vurgulayarak, Hamburg’da vatandaşlara seslenmesinin engellenmesini eleştirmiş ve “Almanya intihar ediyor” açıklamasını yapmıştı.

    Görüşme sonrası herhangi bir açıklama yapılmadı.

    Erdoğan’ın çıkışı ve oteline gidişi sırasında üst düzeyde güvenlik önlemi alındığı görüldü. Havadan ve nehirden de güvenlik önlemleri alındı. Polis helikopterleri ve nehir botları da, yerdeki polislerin çalışmalarına destek verdi. (HABER MERKEZİ)

     

     

  • İngiltere ve Almanya’da Kaşanlılar piknik etkiliğinde buluştu

    İngiltere ve Almanya’da Kaşanlılar piknik etkiliğinde buluştu

    PİRHA-İngiltere’nin Londra, Almanya’nın Hamburg ve Ulm kentlerinde Kaşanlı Köyleri geleneksek piknikleri düzenlendi. Piknik aracılığı ile yüzlerce Kaşanlı biraraya geldi.

    Londra’da yapılan piknik etkinliğine çok sayıda Kaşanlı katıldı.

    Hamburg’taki etkinliğe Pir Mustafa Mısır ve Ali Köylüce’nin yanında çok sayıda kişi katıldı.

    Ulm’daki Kaşanlılar pikniğinde açılışı sanatçı Garip Nurhak yaptı.

    Ardından Kaşanlı Köyleri Bileşenleri Avrupa Komitesi adına Ahmet değer bir konuşma yaptı. Değer, bu tür etkinliklerin dejenerasyonun ve yozlaşmanın panzehiri olduğuna vurgu yaptı.

    Daha sonra bir konuşma yapan Araştırmacı-Yazar Aziz Tunç söz aldı. Tunç birlik olmanın önemine dikkat çektiği konuşmasında şu noktalara değindi:

    ”Maraş Katliamı yaşanırken katliamı Kaşanlılı katledilen yoldaşlarla birlikte ben de o mahallelerde yaşadım. O insanların katliama karşı korunmasında sorumluluğumuzu ve görevimizi yerine getiremediğimiz için tüm halklara karşı ve özellikle katliamda en çok kaybı olan Kaşanlılara karşı da kendimi o anlamda borçlu hissediyorum. O dönem o katliam her halükarda devlet tarafından planlanmıştı ve yapılacaktı. Her halükarda katiller katletmek istemişti”

    Tunç’un ardından Devrimci Aleviler Birliği (DAB) Eş Başkanı Veli Balaban konuştu. Balaban, köy örgütlenmelerinin sadece köy sınırında kalmaması gerektiğine vurgu yaptı.

    Pir İbrahim Kılavuz da etkinlikte şiirler okudu. Sanatçı Hasan Yıldız da eserler seslendirdi.

    Etkinlik davul ve zurna eşliğinde çekilen halaylarla son buldu.

    [su_slider source=”media: 70472,70473,70474,70475,70476″ link=”post” width=”960″ height=”540″]Ülkenin muhaliflerine karşı uygulanan bu düşman hukuku rejimine bir son verilmelidir[/su_slider]

  • G20 zirvesini protesto edenler için konteyner mahkemeler ve hücreler hazırlandı

    G20 zirvesini protesto edenler için konteyner mahkemeler ve hücreler hazırlandı

    HABER MERKEZİ – Hamburg polisi ve yargı mercileri 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak G20 Zirvesi’nde yüzlerce kişinin gözaltına alınacağını tahmin ediyor. Elbe nehrinin güneyindeki konteynerlerde oluşturulacak geçici mahkemelerde, gözaltına alınanların yargılanması mümkün olacak.

    Hamburg’da düzenlenecek G20 zirvesi için yapılan hazırlıklar arasında geçici mahkemelerin kurulması da var. Konteynerden mahkemelerde 24 saat boyunca yargılama yapılabilecek.

    Geçici mahkemelerdeki yargılamalar 24 saat boyunca devam edecek ve sekiz ayrı duruşmayı aynı anda yapmak mümkün olacak. Mahkemelerde suçu sabit görülen kişiler kadar, polisin suç işlemesinden şüphe ettiği kişiler de hakim karşısına çıkacak. 10 güne kadar sürebilecek tedbir amaçlı gözaltıların G20’de gözaltına alınanların sayısını da artırması bekleniyor.

    24 SAAT YARGILAMA YAPMAK MÜMKÜN

    Hakim karşısına çıktıktan sonra suçu sabit görülenler ise haklarında yeni bir yargılama yapılana kadar gözaltında tutulabilecek. Ancak bu kişilere ilişkin duruşmaların geçici mahkemelerde yapılması beklenmiyor. Yetkili mahkemeden yapılan açıklamada, bu önlemlerin G20’nin ilk aşamalarında yargı kararlarını hızlandırmak için alındığı belirtildi.

     

    Konteynerlerin geçici mahkemelere dönüştürülmesinin maliyeti yaklaşık 750 bin euro. Bir mahkeme sözcüsü, “Yargıçların zirveden birkaç gün önce görevlendirilmesini, zirve süresince ve sonrasında görev yapmasını planlıyoruz. Vardiyalı olarak görev yapacaklar, böylelikle 24 saat boyunca yargılama yapmak mümkün olacak” dedi.

    130’dan fazla yargıcın ve bir o kadar da görevlinin 29 Haziran’dan zirvenin bitimine kadar görev yapması bekleniyor.

    Mahkemeler ve gözaltı merkezleri, liderlerin buluşacağı bölgenin oldukça uzağında. Ancak Hamburg’un ana mahkemeleri zirvenin yapıldığı yerden sadece birkaç yüz metre uzaklıkta. Ne var ki zirve nedeniyle mahkemelere erişim imkanı olmayacak. Mahkeme yetkilileri, geçici mahkemelerin zirve süresince daha güvenli ve hızlı karar alınabilmesi için kurulduğunu açıkladı.

    G20 KARŞITI DAYANIŞMA DA ONBİNLER SOKAKLARDA OLACAK

    G20’nin Hamburg’da çeşitli gösterilerle protesto edilmesi bekleniyor. “G20 Not Welcome Here” adlı en büyük gösterinin 8 Temmuz’da yapılması ve gösteriye yaklaşık 150 bin kişinin katılması bekleniyor. Zirvede yaklaşık 15 bin polis görev yapacak. Hamburg polisine, Almanya’nın çeşitli kentlerinden ve Almanya’nın komşularından güvenlik güçleri de destek verecek.

     

    MÜLTECİ BARINAĞI GÖZALTI MERKEZİ OLDU

    Geçici mahkemelerin yanına kurulacak olan gözaltı merkezi de konteynerlerde görev yapacak. Bu konteynerler daha öncesinde mülteci barınağı olarak kullanılmıştı.

    Tesis, 50 tek kişilik ve birden fazla kişinin tutulabileceği 70 hücreden oluşuyor. Polisin verdiği bilgilere göre tesis toplam 400 kişilik kapasiteye sahip.

    Ayrıca tıbbi müdahalelerde bulunabilmek için de iki ayrı konteyner ayrıldı. Dört konteynerde ise gözaltına alınanların avukatları müvekkilleri ile görüşmelerde bulunabilecek, çevirmenler de hazır bulunacak. Ayrıca yönetici kadro için 200’den fazla bilgisayar da hazır bulunduruldu.

    Polisin verdiği bilgilere göre, İşkenceyi Önleme Komitesi geçici konteynerlerin hukuka uygunluğunu denetledi. Zirve süresince de denetimlerin süreceği bildirildi.

  • Hamburg HAK-EVİ 12. kongresini yaptı: Eş Başkanlığa Köylüce ve Özdemir seçildi

    Hamburg HAK-EVİ 12. kongresini yaptı: Eş Başkanlığa Köylüce ve Özdemir seçildi

    PİRHA-Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Hamburg ve Çevresi Alevi Kültür Evi (HAK-EVİ) 12. Kongresini gerçekleştirdi. Eş Başkanlığa Şerife Köylūce ve Fethi Özdemir seçildi.

    HAK-EVİ’nde yapılan kongreye FEDA Eş Başkanı Veli Kaya da katıldı. Kongre Pir Mustafa Mısır’ın verdiği Gulbang ile başladı. Divan seçiminin ardından faaliyet raporları okundu. Kongrede ayrıca FEDA’nın tüzük değişikliği konusunda da tartışmalar yürütüldü.

    Kongre sonunda yapılan seçimlerde eş başkanlığa Şerife Köylüce ve Fethi Özdemir seçildi.Yönetim kuruluna ise Sürmeli Polat, Arife Çantay, Meryem Akbulut, Doğan Kahraman, Ali Kemal Öztürk, Abuzer Yavuz, Mustafa Okur, Mehmet Köylüce, Veysel Kaya ve Aydın Küçük seçildi. Demetleme kurulunda ise Tacim Yeşilyurt, Vakas Selvi, Teyfik Tabak ve Mehmet Özpek yer aldı.

     

    [su_slider source=”media: 69802,69803,69804,69805,69806″ link=”post” width=”960″ height=”540″]Ülkenin muhaliflerine karşı uygulanan bu düşman hukuku rejimine bir son verilmelidir[/su_slider]

  • Hamburg G20 zirvesine hazırlanıyor

    Hamburg G20 zirvesine hazırlanıyor

    PİRHA- Dünyanın en büyük 19 ekonomisi ile Avrupa Birliği’ni buluşturan G20 Zirvesi 7-8 Temmuz tarihleri arasında Almanya’nın Hamburg kentinde yapılacak. G20 Zirvesine sayılı günler kala hazırlıklar da hummalı bir şekilde devam ediyor.

    Zirveye bu yıl Almanya başkanlık ediyor. Zirvenin gündemleri arasında ekonomi, kalkınma politikaları, mülteci sorunu ve terörizme karşı mücadele de yer alıyor. Zirvenin maliyeti en az 130 milyon Euro.

    ZİRVE İÇİN CEZAEVİ İNŞA EDİLDİ

    Zirve boyunca Almanya ve Avusturya, Hollanda gibi komşu ülkelerin polis teşkilatlarının da desteğiyle toplamda yaklaşık 20 bin polisin görev yapması bekleniyor. Güvenlik önlemleri çerçevesinde Hamburg polisi, 11 bin metrekarelik bir alanda cezaevi hazırladı. Eski bir gıda mağazasının dönüştürülmesiyle hazırlanan binada 400 kişinin geçici olarak tutulabilmesi planlanıyor. Almanya’nın söz konusu cezaevi için en az 3 milyon euro bütçe planladığı bildirildi.

    Yine güvenlik önlemleri çerçevesinde Schengen vizesi 11 Temmuz’a kadar askıya alındı. Avrupa’daki Schengen Anlaşması ile devletler arasında kaldırılan sınır kontrolleri bu tarihlerde tekrar devreye sokulacak.

    YABANCI GÜVENLİĞE SİLAH TAŞIMA İZNİ

    Alman basınında yer alan habere göre, Federal İdare Dairesi G20 zirvesine katılacak yabancı delegasyonların güvenlik personeline silah kullanma izni verdi. Funke Medya Grubu’na bağlı gazetelerde yer alan haberde, Daire’nin şimdiye kadar dokuz ülkenin güvenlik personeline zirve sırasında silah taşıma izni verdiği aktarıldı. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) da zirveye katılacak delegasyonu için silah taşıma izni istediği bildirildi. Şimdiye kadar Federal İdare Dairesi’ne yapılan başvurulardan hiçbirinin reddedilmediği ifade ediliyor. Zirvenin yapılacağı tarihe kadar Türkiye ve Rusya’dan da başvuruların gelmesinin beklendiği belirtildi.

    KORUMA KRİZİNE İZİN VERİLMEYECEK

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Hamburg’da düzenlenecek G20 Zirvesi için 7 Temmuz’da Almanya’ya gidecek. Erdoğan’ın G20 zirvesi dışında, Almanya ziyareti kapsamında konuşma yapması planlanan etkinlikler için başvurulan salonlardan olumsuz yanıt gelmişti.

    Öte yandan G20’ye hazırlanan Hamburg polisi Washington’daki gibi bir koruma krizinin yaşanmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Erdoğan’ı karşılamak için toplanan grup ile protesto eden grup arasında başlayan gerilim önce sözlü tartışmaya, ardından da Erdoğan’ın korumalarının müdahalesiyle tekmeli yumruklu kavgaya dönüşmüştü.

    PROTESTOLAR İÇİN 150 BİN KİŞİ BEKLENİYOR

    Otonom sol grupların güçlü olduğu Hamburg’da G20 Zirvesi’nin çeşitli gösterilerle protesto edilmesi de bekleniyor. Zirve 25 ayrı gösteri ile protesto edilecek. Protestoların bir kısmının zirve öncesinde yapılacağı belirtilirken,  G20 zirvesini 150 bin kişinin protesto etmesi bekleniyor.

    Kürt kurumları da, ortak bir açıklama yaparak, 8 Temmuz’da saat 11.00’de Deichtorhallen Meydanı’nda başlayacak olan merkezi yürüyüşe katılacaklarını açıkladılar. HDK-A da yürüyüşe katılım çağrısı yaptı.      (HABER MERKEZİ)