Etiket: hamit

  • Garip Dede Dergahı’nda ceme katılan  Kakai İnanç Kurulu: Bu birlik bizi güçlü kılıyor-VİDEO

    Garip Dede Dergahı’nda ceme katılan Kakai İnanç Kurulu: Bu birlik bizi güçlü kılıyor-VİDEO

    PİRHA- Irak’tan gelen Kakai Alevi inanç heyeti Garip Dede Dergahı’ndaki  Ceme katıldı. Kakai Piri Pir Serhat, “Alevileri biliyordum ama inancımızın bu kadar yakın olması çok şeyi anlatıyor. Canların hizmeti bizi evimizde hissettirdi. Hepimiz Hak yolunun evlatlarıyız. Bu birlik bizi güçlü kılıyor” diye konuştu. 

    Kakai Alevi inanç heyeti İstanbul’da bulunan Alevi dergahlarını ziyaret ettikten sonra Garip Dede Dergahında Cem’e katıldı. Kakai pirleri posta otururken, Kakai zakirler Asi Fayaq ve Kureş, Kakai nefesleri seslendirdi.

    Alevi Dernekler  Federasyonu Başkanı ve İmam Rıza Ocağı Dedelerinden Celal FIRAT, “Aleviler dünyanın her yerinde varlar. İnsanların geleceğine göre inancını yürütmesi önemlidir. Deyişler belki Kürtçe veya Farsça okunacak ve belki anlamayacağız  ama o mana dünyasına gireceğiz. Biz hiçbir inancı renginden dolayı ötekileştirmeyiz. Kakai dostlarımız buraya gelecek, biz oraya gideceğiz ve birbirimizin Hızır’ı olacağız” ifadelerini kullandı.

    Haydari Ocağı Piri Baba Hamit, “Irak Yaresanları olarak bu haliniz bizi çok mutlu etti. Aleviler ve Yaresanlar iki kardeş gibidir. Buraya gelip birbirimizi görmemiz bir kardeşliğe yol açıyor” şeklinde konuştu.

    “BU BİRLİK BİZİ GÜÇLÜ KILIYOR”

    Kakai Piri Pir Serhat “Varlığınız bizi çok mutlu etti. Cemaliniz ile hem hal olduk. Alevileri biliyordum ama inancımızın bu kadar yakın olması çok şeyi anlatıyor. Canların hizmeti bizi evimizde hissettirdi. Hepimiz Hak yolunun evlatlarıyız. Bu birlik bizi güçlü kılıyor. Niyazlarınız hak divanında kabul olsun” dedi.

    12 hizmetin yürütüldüğü cemde lokmalar pay edildi. Kakai inanç heyeti Hacı Bektaş Veli Dergahını ziyaret etmek ve temaslarda bulunmak için bu akşam Nevşehir’e doğru yola çıkacaklar.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 150 senelik tarihi Tahtacı bıçkısını ve malzemelerini duvarında sergiliyor-VİDEO

    150 senelik tarihi Tahtacı bıçkısını ve malzemelerini duvarında sergiliyor-VİDEO

    PİRHA- Antalya Finike’nin Gökbük köyünde yaşayan 66 yaşındaki Gülşen Işık, Tahtacılara ait olan ve büyük dedesinden kalan yaklaşık 150 senelik malzemeleri evinin duvarında sergiliyor. Işık, “Bu malzemelerde dedem yaşıyor, teknolojimiz yaşıyor” diyor. 

    Haberin Videosu

    Tahta kesme, harman savurma, hayvan yükü taşıma ve saman saklama için büyük emekler ve zahmetle yapılan bıçkı, yaba, hamit, kıl çuvalı ve girenisin gibi malzemelerin yapılışını gören ve kendisi de uzun yıllar kullanan Gülşen Işık bu kültürün yaşaması için 150 senelik malzemeleri duvarında sergiliyor.

    “BU MALZEMELERDE DEDEM YAŞIYOR, TEKNOLOJİMİZ YAŞIYOR”

    “Onlar bu malzemeleri atınca ben de kültürümdür dedim ve dedemin hatırasıdır diye buraya astım” diyen Gülşen Işık, bu işin çok zor olduğunu ve yapan kimsenin kalmadığını belirterek şöyle konuştu:

    “Bu bıçkı, dedemin hızarı. Evlerin tabanı, tavanı ve saçakların yapımında kullanıyordu. Üst tarafından erkek, alt tarafından kadınlar tutularak kesilirdi. Büyük dedemden kaldı ve yaklaşık 150 senelik. Onlar atınca ben de kültürümdür ve dedemin hatırasıdır diye buraya astım. Babam ile annem bu bıçkıyı yaparken gördüm ama ben hiç yapmadım. 2 veya 3 santimetre enlerinde, 3 metre boylarında dört köşe ağaçlar çizilip kesilerek taban döşemeleri ve saçaklar yapılıyordu. Bu bizim 300 sene önceki teknolojimiz. Bunu şimdi yapacak hiç kimse yok. Bu malzemelerde dedem yaşıyor, teknolojimiz yaşıyor. Aklımız ile çalıştırdığımız fikrimiz yaşıyor. Bunu hızar ile bıçkı yapılırken tez kuruldu deniyordu. Önce yapılan bağlantının üzerine ağaç konularak altta iki kadın ve üstte bir erkek güç ve mantıkla bu iş yapılıyordu. Tahtanın doğru gitmesi gerekiyor, yan giderse kırılır. Bu da Tahtacılara ait. Yapabilecek bir insan olsa ben bunun düzenini kurabilirim. Tezini kurabilirim.”

     “BU MALZEMELERİ BEN DE ÇOK KULLANDIM”

    Yapılan çoğu malzemeyi kendisi de kullanan ve az da olsa bunları üretenin kaldığını belirten Gülşen Işık şunları belirtiyor:

    “Bıçkı devletten aldığımız damgalı ağaçları tabanından kesmeye yarıyor. Bu ağaçlar metre ile boy boy kesiliyor. Bu malzemenin kestiği hızar biçiyor. Bu malzeme her zaman her yerde oluyor ve bu da yaklaşık 70 senelik. Bu malzemenin adı yaba. Samanların sapını kaldırmak için, harmanı yığmak için kullanıyordu. Ben de kullandım. Halen el ile bunu üretenler var. Dirgen ise çalı, çırpı ve ot toplamak için kullanıyordu” diye konuştu.

    “ARTIK HAYVAN BESLENMEDİĞİ İÇİN KIL ÇUVALI ÜRETİLMİYOR”

    Yüksek yaylara giderken bu malzemelerin büyük işe yaradığını belirten ve kıl çuvalının artık hayvancılık yapılmadığı için üretilmediğini söyleyen Işık şunları dile getirdi:

    “Hayvanlara asılan ve yürütmek için kullanılan malzemeye hamit diyoruz. Yük çekmek için hayvanın boynuna atılıyor. Bunları ben yaptım. İki tane katırım vardı ve onlarda kullandık. Ayrıca kıl çuvalı da yapıyorduk. İçlerine arpa, saman koyarak hayvanlarımıza veriyorduk. Kıl çuvalının büyüğüne ise girenis deniyor. Yaylalara, dağlara giderken içlerine arpa, saman koyuluyordu. Bunlar da babaannemden kaldı. Artık hayvan beslenmediği için kıl yok ve üretilmiyor.”

    Ersin ÖZGÜL / ANTALYA- FİNİKE