Etiket: hapishane komisyonu

  • İHD İzmir: Hasta tutsak Kerim Altınmakas tahliye edilmelidir-VİDEO

    İHD İzmir: Hasta tutsak Kerim Altınmakas tahliye edilmelidir-VİDEO

    PİRHA-Hasta tutsak ESP İzmir İl Başkanı Kerim Altınmakas’a ilişkin açıklama yapan İHD İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu, “Kerem Altınmakas’ın tutukluluğu kaldırılmalıdır” diye belirtti.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu, 14 Ocak günü Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik siyasi soykırım operasyonunda gözaltına alınıp ve tutuklanan ESP İl Başkanı ve insan hakları aktivisti Kerim Altınmakas’ın durumuna dikkat çekti.

    Online yapılan basın açıklamasını okuyan İHD Şube Sekreteri Ahmet Çiçek, 68 yaşında işçi emeklisi olan Altnmakas’ın çeşitli hastalıklarının olduğuna dikkat çekti. Buca Kırıklar 1 Nolu F Tipi Hapishanesi’nde bulunan Altınmakas’ın daha önce kalp krizi geçirdiği, kalp damarlarının tıkalı olduğunu belirten Çiçek, “15 yıldır tansiyon hastasıdır ve ilaç kullanmaktadır. (delix) Kolesterol hastasıdır ve buna yönelik ilaç kullanmaktadır.(Crestor) Astım bronşit hastasıdır, buna yönelik olarak da Seretide isimli ilacı kullanmaktadır. Ayrıca dizlerinde sıvı kaybı olması nedeniyle ayakta durmakta ve yürümekte sorunlar yaşamaktadır. Bu hastalığının tedavisi için yılda 2 kez iğne tedavisi olmak zorundadır. Pandemi sürecinde 68 yaşında olmasına, bunca hastalığı bulunmasına rağmen adli kontrol verilebilecekken tutuklanması, var olan hastalıklarının daha da derinleşmesine neden olacaktır. Çünkü sağlığına herhangi bir şey olduğunda, pandemi nedeniyle, hapishaneden hastaneye götürülmesinde sorunlar yaşanacağı için tedavi olamayacak veya tedavisi aksayacaktır” diye belirtti.

    Çiçek, “Kerim Altınmakas, tanınan, bilinen insan olmasına rağmen, haber verilse gelip ifadesini verebilecek iken ev baskını ile gözaltına alınması düşündürücüdür. Yaşı ve hastalıkları göz önüne alındığında Kerem Altınmakas’ın tutukluluğu kaldırılmalıdır” diye kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Hasta mahpus Özkan Kırıcı serbest bırakılsın’-VİDEO

    ‘Hasta mahpus Özkan Kırıcı serbest bırakılsın’-VİDEO

    PİRHA- 380’inci F Oturması eyleminde hasta mahpus Özkan Kırıcı’nın serbest bırakılması istendi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla 380. F Oturması için İHD İstanbul Şubesi önünde bir araya geldi. “F Tipi hapishaneler kapatılsın”, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “Tedavi haktır, engellenemez” pankartlarının açıldığı eylemde, yine hasta tutukluların fotoğrafları taşındı. Eylemde “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Özkan Kırıcı serbest bırakılsın” sloganları atıldı.

    F Oturmasının 380. haftasında Özkan Kırıcı’nın durumuna dikkat çekildi. İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu adına basın açıklamasını Hatice Onaran gerçekleştirdi.

    Uzun süreli açlık grevlerinin tutukluların bedenlerinde olumsuz etkiler yaratmasının muhtemel olduğunu vurgulayan Onaran, “Açlık grevinin sonlandırılmasından sonra uygulanacak tıbbı müdahale ve düzenli tedavi süreci çok önemlidir. Dolayısıyla baştan savma ve çeşitli bahanelerle ciddiye alınmayan diyet programının uygulanması gerekmektedir. Her hapishanede farklı bir uygulamanın hayata geçirilmesi, ağır durumda olan mahpuslar için kaygı vericidir” dedi.

    “KENDİ İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAKTA ZORLANIYOR”

    Onaran, bu hafta 380.F Oturmasında, %80 engelli ve Silivri 2 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmakta olan Özkan Kırıcı’nın durumunu paylaştı. Onaran, 1993 yılından bu yana hapishanede olan Özkan Kırıcı’nın kendi başına yaşamını sürdürmekte zorlandığını vurguladı. 2008 yılında kendisine bağlanan engelli maaşının 2018 yılında kesildiğini aktaran Onaran, “Bundan sonraki kalan 5 yılda yaşamını idame ettirmesi neredeyse imkansız olduğunu belirtmiştir. Bizler Hapishane Komisyonu ve insan hakları savunucuları olarak %80 engelli ve kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak durumda olan Özkan Kırıcı başta olmak üzere tüm hasta mahpusların serbest bırakılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Hasta tutuklu Akbaş’ın serbest bırakılması istendi-VİDEO

    Hasta tutuklu Akbaş’ın serbest bırakılması istendi-VİDEO

    PİRHA- İHD Hapishane Komisyonu, sağ böbreği hiç çalışmayan, sol böbreği ise yüzde 75 çalışan hasta tutuklu Fikret Akbaş’ın serbest bırakılmasını istedi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların serbest bırakılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda yapılmak istenen F Oturumu’nun 342’ncisi de engellendi. Polisin engeli üzerine açıklama İHD şube binası önünde yapıldı. “Hasta mahpus Fikret Akbaş serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, basın açıklamasını İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu Üyesi Mehmet Acettin yaptı.

    Bu haftaki açıklamada hasta tutuklu Fikret Akbaş’ın serbest bırakılması istendi.

    “DUYMAK İSTEMEYENLERE İNAT”

    Cezaevlerinin ülkenin gerçek yüzünü gösteren yerler olduğunu belirten Acettin, cezaevlerinde insan hak ve özgürlüklerinin olmadığı bir yaşamın dayatıldığını söyledi. İnsani ve vicdani olan her şeyin sistemin baskısı altında olduğuna dikkat çeken Acettin, “Dayanışma ve yardımlaşma bu sisteme ve bu sistemin anlayışına hizmet etmiyorsa, ona bir çıkar sağlamıyorsa ortadan kaldırılması veya engellenmesi için her yol denenmektedir. Sürekli hasta mahpusların sorunlarını gündeme getirmemize rağmen, bizlerin ve hasta mahpusların sesini duydukları halde, duymak istemeyenlere inat her hafta olduğu gibi bu haftada onlara seslenmeye devam edeceğiz” diye belirtti.

    “AKBAŞ’IN SAĞLIĞI GİDEREK KÖTÜLEŞMEKTE”

    Bu haftaki oturumda hasta tutuklu Fikret Akbaş’ın durumunu aktaran Acettin, “Akbaş, Silopi’de 8 yıl önce katıldığı Newroz’dan sonra gözaltına alınıp bırakılır. 2016 yılında davanın sonuçlanmasının ardından 5 yıl 5 ay hapis cezası alır ve tutuklanır. 10 ay Şırnak T Tipi Cezaevi’nde kalır.  2017 yılının Ekim ayında Kayseri Bünyan 2 No’lu T Tipi Cezaevi’ne sevk edilir, hala bu hapishanede kalmaktadır. Akbaş’ın sağ böbreği hiç çalışmamaktadır. Sol böbreği ise yüzde 75 çalışmaktadır. ‘Sağlığı askerlik yapmaya uygun değildir’ raporu bulunmaktadır. Akbaş’ın tedavisi hapishane de yapılmamaktadır. Sürekli doktor kontrolünde olması gerekmesine rağmen hastaneye götürülmemekte, götürülse bile tedavi edilmemektedir.  Kardeşi Serbest Akbaş’ın Fikret’in durumu ile bize gönderdiği bilgide; ‘Ağabeyimin hapishaneye girdikten sonra tedavisinin aksatılması nedeniyle sağlığı giderek kötüleşti. Uzun süre hastaneye götürülmemesi hastalığı açısından çok kötü sonuçlar doğurmaktadır. En son gelinen durumda hastalığının artması bir böbreğinin çalışmaması bir diğer böbreğinin giderek durmaya doğru gitmesi bizi çok tedirgin etmektedir. Ağabeyim bizim ziyaretine gidemeyeceğimiz uzaklıktaki hapishanede bulunmaktadır. Daha kolay ziyaretine gidebileceğimiz, ikametimize yakın bir hapishaneye sevk talebimiz ise reddedilmektedir’ diye aktardı” ifadelerini kullandı.

    Akbaş ve bütün ağır hasta tutukluların bir an önce serbest bırakılması talebinde bulunan Acettin, her türlü baskı, işkence ve tecride karşı insanlığın, insan haklarının kazanması için mücadele edeceklerini söyledi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Yüzde 96 engelli Hasan Budak’ın tutuklu olması insanlık ayıbı’- VİDEO

    ‘Yüzde 96 engelli Hasan Budak’ın tutuklu olması insanlık ayıbı’- VİDEO

    PİRHA- “F Oturumu”nun 318’inci haftasında yüzde 96 engelli 74 yaşındaki Hasan Budak’ın serbest bırakılması istendi. Hak savunucuları Budak’ın tutuklu olmasının insanlık ayıbı olduğunu söyledi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu”nun 318’incisini Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde kronik kalp rahatsızlığı, şeker, tansiyon ve KOAH hastası 74 yaşındaki Hasan Budak’ın durumuna dikkat çekildi. “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “Hasan Budak serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde hasta tutukluların fotoğrafları taşındı. Eylemde “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “İnsan hakları ile insandır”, “OHAL işkencesine son” sloganları atıldı.

    MENEMEN CEZAEVİ’NDE HASTA TUTUKLULAR AÇLIK GREVİNDE

    İzmir Menemen Kapalı Cezaevi’nde kalan, aralarında Engin Aktaş ve Dicle Bozan’ın da bulunduğu 4 hasta tutuklunun açlık grevine başladığının ifade edildiği eylemde, hasta tutukluların tek kişilik hücrelerde kaldığı ve yemeklerinde bulaşık teli çıktığı belirtildi. Eylemde, keyfi ve insanlık dışı uygulamaların sonlandırılması durumunda açlık grevinin sona ereceği kaydedildi.

    “CEZAEVLERİ NET ORTAYA KOYUYOR”

    Haftanın basın açıklamasını insan hakları aktivisti İkbal Eren yaptı. Eren, bir ülkenin insan hakları konusundaki duruşunu en net ortaya seren yerlerden birinin cezaevleri olduğunu ifade ederek, “Türkiye bu konuda deyim yerindeyse yayınlanan uluslararası raporlarda da sicili hep kabarık. OHAL sonrasında mahpuslara yönelik hak ihlalleri ve saldırılar öylesine arttı ki ‘eskiyi aratır’ hale geldiğini söylemek abartı olmaz. Bize gelen başvurularda öyle şeyler anlatılıyor ki, tek kelimeyle mahpuslar şahsında insanlık katlediliyor” diye konuştu.

    74 YAŞINDAKİ HASTA TUTUKLUYA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Eren, hasta tutuklu Budak’ın hikayesini şu sözlerle aktardı: “Bir itirafçının ifadesiyle, 74 yaşındaki Hasan Budak, propaganda yaptığı bahanesiyle 13 Mart 2018’de gittiği tarlasından gözaltına alınarak 15 Mart’ta tutuklandı. Şuan Diyarbakır D Tipi Hapishanesinde tutulan Hasan Budak’ın ciddi sağlık sorunları bulunmaktadır. Kronik kalp rahatsızlığı, şeker, tansiyon ve KOAH hastasıdır ve bunlara ilişkin tam teşekküllü devlet hastanelerinden aldığı sağlık raporları da mevcuttur. Ayrıca çocuk yaşlarda geçirdiği kaza nedeniyle vücudunda ağır yanıklar oluşmuştur. Sol elini ve bacağını kullanamayan Budak’ın sol el başparmağı kesik ve diğer parmaklarını da kullanamıyor. Hatay/ İskenderun Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunca, Eylül 2017 ‘de hazırladığı raporda, Budak’ın tüm vücudunda yüzde 96 oranında fonksiyon kaybı olduğuna dair engelli raporu verilmiştir. Üstelik yine 2017 yılında Hasan Budak’ın başvurduğu Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesi de, akıl ve beden hastalığı nedeniyle işlerini yerine getirmediğini belirterek, Budak’ın kısıtlanarak vesayet altına alınmasına karar verdi.”

    “İNSANLIK AYIBIDIR”

    Budak’ın serbest bırakılmasını isteyen Eren, “Biz insan hakları savunucuları olarak diyoruz ki; Hasan Budak’ın tutuklu olması hukuka zerrece uygun olmamasının ötesinde bir insanlık ayıbıdır. Hastalık hiçbir şekilde ve koşulda pazarlık konusu yapılamaz; bu yüzden Hasan Budak ve bütün hasta mahpusların serbest bırakılsın” dedi. (HABER MERKEZİ)

  • F Oturumu 308. haftasında: Aslan’ın tedavisinin yapılması istendi – VİDEO

    F Oturumu 308. haftasında: Aslan’ın tedavisinin yapılması istendi – VİDEO

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutuklu Mehmet Şerif Aslan’ın Hepatit B ve verem gibi birçok hastalığının olduğunu, bir an önce tedavisinin yapılmasını ve  derhal serbest bırakılmasını istedi. 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri 308. haftada Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartının açıldığı eylemde sık sık “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Hasta mapus Mehmet Şerif Aslan serbest bırakılsın” sloganları atıldı ve hasta tutukluların fotoğrafları taşındı.

    308. haftanın basın açıklamasını İbrahim Demirel okudu. Açıklamada yasada açıkça belirtilen, “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunamaz” maddesinin ve insan haklarından olan ‘sağlıklı yaşam hakkı doğuştan kazanılmış en temel bireysel ve toplumsal bir hak’ ilkesinin, yasa koyucular tarafından keyfi uygulamalarla yerine getirilmediği ifade edildi.

    “HEPATİT B VE VEREM GİBİ BİRÇOK HASTALIĞI BULUNUYOR”

    Açıklamada, komisyon avukatının ziyaret ettiği Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Hapishanesinde bulunan hasta tutuklu Mehmet Şerif Aslan’ın durumu paylaşıldı.

    Mehmet Şerif Aslan’ın 2016 yılında 18 kişiyle birlikte Diyarbakır’dan Tekirdağ 2 No’lu F Tipi Hapishanesi’ne sürgün sevkle getirildiğini söyleyen Demirel, Aslan’ın Hepatit B ve verem, boynunda, dizlerinde ve kollarında kireçlenme, romatizma, egzama ve karaciğer yağlanması gibi rahatsızlıklarının bulunduğunu söyledi.

    Aslan’ın vücudunun tümünde sivilcelerin çıktığını ve acil olarak revire götürülüp kan tahlili yapılıp hastaneye sevk edildiğini söyleyen Demirel, “En son iki ay önce hastahaneye götürülen Mehmet Şerif Aslan’a 15 kez tahlil yapılmasına rağmen, tahlil sonuçları ve sağlık raporları kendisine verilmediği için doktorlar kendisini muayene etmediği, bu nedenle tedavisine de başlanılamadığını bilgisini komisyon avukatının verdi” dedi.

    “ASLAN’IN TEDAVİSİ YAPILSIN”

    Aslanın vücudunun çeşitli yerlerindeki kireçlenmeler nedeniyle yaşadığı stres kaynaklı ailesinden istediği, stres topunun beş aydır kendisine verilmediği ve egzaması için kullanmak istediği defne sabunu ve kullanması gereken eldivenlerin de kendisine verilmediğini söyleyen Demirel, “Yağsız yemek yemesi gerekirken raporu olmadığı için, yağsız yemek verilmediği, rapor alabilmesi için hastahaneye gitmesi gerektiği ve hastahaneye sevki yapılması gerekir” şeklinde konuştu.

    Açıklamada, Mehmet Şerif Aslan’ın tedavisinin yapılabilmesi ve sağlığına kavuşabilmesi için bir an önce hastahaneye sevkinin yapılarak tedavisinin acilen gerçekleştirilmesi istendi. (HABER MERKEZİ)

  • ‘Her yerde, her koşulda ve herkes için yaşam hakkı’-VİDEO

    ‘Her yerde, her koşulda ve herkes için yaşam hakkı’-VİDEO

    PİRHA- 308. F Oturması 2017 yılında tedavisi engellendiği için hayatını yaşamını yitiren hasta tutuklular için düzenlendi. İnsan hakları savunucuları, durumu ağır olan yüzlerce hasta tutuklunun aynı kaderi yaşamaması için derhal serbest bırakılmalarını istedi.

    Haberin videosu 

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için düzenlediği F Oturması’nın 308.’si, 2017 yılında hayatını kaybedenler başta olmak üzere hasta tutuklulara atfedildi.

    Galatasaray Meydanı’nda, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”, “Tedavi haktır engellenemez”, “Hapishanelerde ölüm olmasın yaşam hakkı korunsun!” yazılı pankartlarla hasta tutsakların fotoğrafları taşındı.

    İlk söz alan İHD Hapishane Komisyonu üyesi Hatice Onaran elindeki hasta tutsak Celal Şeker’in fotoğrafını göstererek “Geçen hafta eylem yaparken onun yaşamını yitirdiği bilgisi gelmemişti” dedi. Onaran, tüm mücadelelerine rağmen Şeker’in bile bile hayatını kaybetmesine izin verdiğini kaydetti.

    İNTİHAR İLE ÖLEN TUTUKLUNUN ÖLÜM ŞEKLİ RAPORDA GEÇMİYOR

    İnsan Hakları Derneği Hapishane Komisyonu adına basın açıklamasını Maside Ocak okudu. Hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinin boyutunun artarak devam ettiğini kaydeden Ocak, başta yaşam hakkı ve bunun korunmasına dair sağlığa erişim hakkının tutukların elinden alınmaya çalışıldığını belirtti. Ocak, 2017 yılı hariç son sekiz yıldır 2300 tutsağın “eceliyle” öldüğü bilgisini veren Adalet Bakanlığı’nın, intihar eden veya bir şekilde öldürülen tutukluların ölüm şekilleri konusunda hiçbir rapor veya bilgi vermeye gerek duymadığını ifade etti.

    “Komisyon olarak, geçtiğimiz yıl hapishanelerde yaşamını yitiren mahpusların bilgisine erişmeye çalıştık” diyen Ocak, amaçlarının sayısal veriler üzerinden bilgi vermek yerine bu ölümlerin bilinen nedenlerini görünür kılmak ve sağlık durumu ağır yüzlerce hasta tutsağın aynı kaderi yaşamasının önüne geçmek olduğunu aktardı.

    2017’DE YAŞAMINI YİTİREN TUTUKLULAR

    Ocak, 2017 yılında yaşamını yitiren tutuklulara ilişkin şu bilgiler verildi:

    Yılmaz Duruk: 57 yaşındaki mahpus (Mersin Açık Hapishanesi) Mart 2017’de tutuklanır, bir ay sonra diş şikayeti ile hapishane doktoruna gider. Aylarca hastaneye sevk edilmez ve iltihap vücuduna yayılır. 15 gün yoğun bakımda tutulur ancak tedavide geç kalındığı için tüm iç organları iflas etmiştir.

    Abdurrahman Şen: 62 yaşındaki mahpusun (Alanya L Tipi Hapishanesi) ailesi sağlık sorunları nedeniyle tahliyesi için uğraşır ancak bırakılmaz. 1 Aralıkta vefat eden A.Şen’e Ekim ayında Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Eğit. Araşt. Hast. kalp, diyabet (tip2), her iki ayakta MTF, gözlerde katarakt ve lezyon gibi pek çok rahatsızlığın altına ‘hapishanede kalabilir’ diye rapor verir. Bir ay sonra durumu ağırlaşır, hastaneye kaldırılır Bir hafta yoğun bakımda, kolunda kelepçe ile yatırılır. Ailesi, tüm ısrarına rağmen beş dakika görüş izni verilmediği için son kez yüzünü morgda görebilir.

    Cengiz Ünver: 6 Haziran gecesi rahatsızlanarak Elmalı Devlet Hastanesine kaldırılarak ağrı kesici iğne yapılıp tekrar cezaevine gönderildi. Ertesi gün gece yarısı tekrar rahatsızlanan ve arkadaşlarının iddiasına göre kan kustuğu belirtilen Ünver, idareye haber verilmesiyle; vardiya amiri İ.K. tarafından kontrol edildiği ve sağlık ekiplerinin gelmesini istemeyerek “Ben böyle vakaları çok gördüm, bir şeyi yok” demiştir. Sabaha karşı rahatsızlığı artan ve Elmalı Devlet hastanesine kaldırılan Cengiz Ünver yaklaşık 20 dakika sonra yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Ünver’in bir süredir mide kanaması geçirdiği belirtildi.

    Mehmet Yıldızbakan: 65 yaşında ve İskenderun M Tipi Hapishanesindeydi. Defalarca tahliye talebi ret edilen mahpus, infazının bittiği 27 Mart günü yaşamını yitirdi.

    Murat Saat: 13 Aralıkta kalp krizi geçirdi. Hastaneye ring aracı ile götürülürken tekrar kalp krizi geçirdi. Hastaneye gittiğinde beyin ölümü gerçekleşmişti, 15 gün sonra kalbi de durdu. Murat Saat hastaneye ambulansla götürülseydi hala yaşıyor olabilirdi. Bir çok mahpus Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) rapor beklerken bir çoğu da ATK olumsuz rapor verdiği için yaşamını yitiriyor.

    Ahmet Bayar: 52 yaşında ve akciğer kanseri hastası olan Ahmet Bayar, şuurunu kaybettiği halde tahliye edilmedi. Ailesi Diyarbakır T Tipi Hapishanesi önünde oturma ve açlık grevi eylemine başlayınca Ağustos ayında serbest bırakılan Ahmet Bayar üç ay sonra yaşamını yitirdi.

    “ATK KARARLARINI VERİRKEN SİYASİ DAVRANIYOR”

    Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) kararlarını verirken siyasi davrandığını söyleyen Ocak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hasta mahpus listesinde olan ve durumu, yaşadıkları onlarca hasta mahpustan pek farklı olmayan Celal Şeker’in ‘Bölge hastanelerinin hapishanede kalamaz, yaşamını tek başına idame ettiremez’ raporlarına rağmen ATK ‘kalabileceğini’ belirtti. Anayasa Mahkemesi (AYM) ise sağlığa erişim imkanı olduğu kanaatiyle olumsuz karar verdi. Celal Şeker 12 yıldır diyaliz hastası ve yüzde 96 engelli raporu vardı. Yaklaşık 20 gün verdiği yaşam mücadelesinde yenik düştü ve 3 Şubat günü yaşamını yitirdi. İki eli olmayan dolayısı ile yaşamını tek başına idame ettiremeyen Ergin Aktaş; 24 Ocak’ta Bakırköy hastanesine yatırılan Selami Keleş, 80 yaşındaki Mehmet Emin Özkan, ilik kanseri ve mama ile beslenen Seyran Demir, kalp ameliyatı sonrası tedavisi aksatılan Kasım Karataş ve 40 yakın Wernice korsakof hastası aynı siyasi gerekçelerle tahliye edilmiyorlar.” (HABER MERKEZİ)

  • F Oturumu: Bini aşkın hasta tutuklunun sağlığa erişimi engelleniyor-VİDEO

    F Oturumu: Bini aşkın hasta tutuklunun sağlığa erişimi engelleniyor-VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 300’üncüsünü Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirdi.

    Haberin Videosu

    “300 haftadır hasta mahpusların sesiyiz. Sesi olmaya devam edeceğiz”, “Hasta tutsaklar serbest bırakılsın” pankartlarının açıldığı eylemde, “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” sloganları atıldı. Hasta tutukluların fotoğraflarının taşındığı eyleme çok sayıda kişi destek verdi.

    Eylemde ilk olarak konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Avukat Gülseren Yoleri, tedavi hakkı ile yaşam hakkının direk bağlantılı olduğunu belirterek, cezaevlerinde çok ağır hak ihlallerinin yaşandığını dile getirdi. Yoleri, Adli Tıp Kurumu’nun hasta tutukluların başvurularına yaklaşımını da eleştirdi.
    “HASTA MAHPUS SAYISI BİNİ GEÇTİ”
    Bu haftaki açıklamayı okuyan Tuncay Yiğit, 2000’lerin ortasında İHD’nin 50-60 alarak tespit ettiği hasta tutuklu sayısının bugün bini aşmış olduğunu ve yarısının sağlık sorunlarının ciddi ifade etti.  Yiğit, 2000 yılında sadece 6 tane olan F tipi cezaevinin ise bugün ülkenin tüm kentlerinde açıldığını söyledi.
    OHAL sonrası artan baskı, şiddet ve işkenceye varan uygulamaların hemen hepsinin devlet yöneticileri tarafından bilinip teşvik edildiğinin altını çizen Yiğit, “Çünkü devletin hapishanelere bakış açısı zapturapt altına alma, mevcut hakları ortadan kaldırma, her türlü insanlık dış uygulamayı ‘zor’a başvurarak yapma ve yok etme politikasıdır ve bu politikanın her daim yürürlükte olduğu gerçeği tekrar ve tüm somutluğu ile bir kez daha karşımıza çıkartılmıştır. Cumhurbaşkanının tek tip elbise söylemi çok ciddidir, tek tip elbise ile sadece mahpusların değil toplumun muhalif güçlerinin ve muhalefet unsuru taşıyan herkesin tek tipleştirilmesidir” dedi.
    “HASTA TUTUKLULAR SERBEST BIRAKILSIN”
    300 haftadır taleplerinin değişmemesinin yaşanan hak ihlallerinin göstergesi olduğunu vurgulayan Yiğit, taleplerini sıraladı:
    • Türkiye’deki mevzuatın uluslararası insan hakları hukukuna ve özel olarak da mahpus haklarına uygun hale getirilmesi
    • Tecrit politikalarına son verilerek tüm hapishanelerde insani yaşam standardının oluşturulması
    • Mahpusların sağlığa erişim haklarının sağlanması ve koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi. Hasta olan mahpusların tedavi edilmesi, ağır hastalıkları olanların sağlıklı ortamlarda tedavi edilmesi için derhal serbest bırakılması
    • Revir ve hastane sevklerinin hızlandırılması, hasta mahpusların ring aracı yerine hasta nakil ya da ambulansla hastaneye götürülmesi
    • Adli Tıp Kurumu’nun resmi bilirkişi olarak varlığına son verilmesi
    • 5275 sayılı kanunun 16. ve 25. maddelerinin yeniden gözden geçirilip ağır hasta mahpuslar lehine değiştirilerek biran önce serbest bırakılmaları
    • Sürgünlere son verilerek mahpusların aile ve avukat ziyaretlerinden mahrum bırakılmaması
    • Hapishanelerdeki başta işkence ve kötü muamele iddiaları olmak üzere hak İhlallerinin etkili bir şekilde soruşturularak sorumluların yargı önüne çıkarılması
    • Bugüne kadar hapishanelerde yaşamını yitiren hasta mahpuslarla ilgili olarak etkin bir soruşturma yapılması, ihmal ve sorumluluğu olanlar hakkında cezai yaptırımların uygulanması.” (HABER MERKEZİ)

  • İHD: Hasta mahpus Kemal Özelmalı serbest bırakılsın- VİDEO

    İHD: Hasta mahpus Kemal Özelmalı serbest bırakılsın- VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, cezaevlerinde hasta mahpusların serbest bırakılması için her hafta olduğu gibi bu hafta da F oturumu gerçekleştirdi.

    Haberin Videosu

    Galatasaray Meydanı’nda gerçekleştirilen F oturmasının 296. haftasında hasta tutuklu Kemal Özelmalı’nın serbest bırakılması istendi. Özelmalı ve tüm hasta tutukluların tedavi koşullarının sağlanması ve serbest bırakılması talep edildi. Galatasaray Lisesi önünde “Kemal Özelmalı serbest bırakılsın”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır”,”Tecrit öldürüyor F tipi hapishaneler kapatılsın” pankartı açan tutuklu yakınları ve insan hakları savunucuları “Kemal Özelmalı serbest bırakılsın”, “Tedavi haktır engellenemez”, “Ölüm değil, çözüm istiyoruz”, “İnsan haklarıyla insandır”, “Susma suça ortak olma” sloganları attı.

    “HAPİSHANELER TOPLAMA KAMPLARINA DÖNÜŞTÜ”

    Basın açıklamasını İHD adına Nimet Tanrıkulu okudu. Tanrıkulu, OHAL ile birlikte hapishanelerin toplama kamplarına, çalışma kamplarına ve işkence merkezlerine dönüşmesinin hız kazandığını belirtti. Tanrıkulu, “200 bine yakın mahpusla ülke tarihinin en büyük hapishane nüfusu ile karşı karşıyayız. 50 bine yakın adli mahpus kölelik koşullarında iş yurtlarında acımasızca sömürülüyor. Gün geçmiyor ki hapishanelerden işkence, taciz, tehdit, tecrit, tecavüz, sürgün sevk haberleri gelmesin. Sayımlar sırasında askeri nizamda durmaya direnen mahpuslar darp ediliyor. Mahpuslar kimlik kartı taşımaya zorlanıyor. LGBTİ+ bireyler gardiyanların fiziki şiddetine, cinsel taciz ve tecavüzüne maruz kalıyor” dedi.

    “ÖZELMALI GÜNLÜK İHTİYAÇLARINI BİLE KARŞILAYACAK DURUMDA DEĞİL”

    Tanrıkulu, bu hafta hasta tutuklu Kemal Özelmalı’nın durumundan bahsetti. “80 darbesinde 7 yıl hapishanede kalan Özelmalı, 90’lı yıllarda yeniden tutuklandı” diyen Tanrıkulu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hapishanelerdeki baskı politikalarına karşı 1999 yılında gerçekleştirilen ölüm orucu eylemlerine katılan Özelmalı, yaklaşık 300 gün sürdürdüğü ölüm orucu sırasında zorla müdahale ile Wernicke Korsakoff hastalığına yakalandı. Wernicke Korsakoff hastalığı nedeniyle hapishanede olduğunun bile farkında olmayan Özelmalı, söylediklerini unutmaya ve çevresindekileri tanımamaya başladı. Sol ayağı yaralanmadan kaynaklı sakat olan Özelmalı’nın ayrıca kol, boyun ve bacaklarında kramp oluşuyor, denge problemi yaşıyor. Günlük ihtiyaçlarını ise diğer siyasi mahpusların yardımıyla sağlayabiliyor. Halen Adana Kürkçüler F Tipi Hapishanesi’nde kalan Özelmalı’nın, son dönemlerde vücudunda titreme ve idrar tutamama gibi sorunlar baş göstermiş durumda.”
    Tanrıkulu, Kemal Özelmalı’nın derhal, koşulsuz serbest bırakılmasını ve acilen tedavi edilmesini gerektiğini belirtti. Eylem sloganlarla son buldu.(İstanbul/EVRENSEL)

  • ‘Tekman’ın daha fazla acı çekip zulüm görmesini istemiyoruz’-VİDEO

    ‘Tekman’ın daha fazla acı çekip zulüm görmesini istemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA – İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, iki bacağı kesilmek üzere olan ve mide rahatsızlıkları bulunan ağır hasta tutuklu İzzettin Tekman’ın serbest bırakılmasını istedi.

    HABERİN VİDEOSU

    İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenlediği “F Oturumu”nun 294’üncüsü için Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Doktoru tarafından iki bacağı kesilmesi gerektiği belirtilen ve mide rahatsızlıkları bulunan Bandırma F Tipi Cezaevi’nde tutuklu İzzettin Tekman’ın durumuna dikkat çekildi. Eylemde, “Tedavi haktır engellenemez”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır” pankartları açılıp, hasta tutukluların fotoğrafları da taşındı. Eylemde sık sık, “OHAL işkencesine son”, “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın”, “Kelepçe işkencesine son” ve “İzzettin Tekman serbest bırakılsın” sloganları atıldı.
    “UYGULAMALARDAN VAZGEÇİLSİN”
    İnsan hakları savunucuları adına basın metnini okuyan Tuncay Yiğit, cezaevlerinde yaşanan tek tip elbise dayatmalarının aşamalı ve zamana dayalı uygulanmaya çalışıldığını söyledi. Yiğit, “Sincan F Tipi hapishanesinde adli ve iç hizmetlerde çalışan mahpuslara tek tip elbise giydirilmiştir. Mahkeme ve idareye çıkarken giyilecek gibi kabul ettirmeye dönük bir meşruluk yaratılarak tüm hapishanelerde yaygınlaştırılmak istenmektedir” diye konuştu. İktidarların her kriz döneminde “önce hapishaneden başlamak” düşüncesinin yeni olmadığını belirten Yiğit, ezilen kitlelerin ve toplumsal dinamiklerin en bilinçli ve kararlı kesiminin cezaevlerine doldurulduğunun bilindiği için teslim alma politikalarının sürdüğünü söyledi. Yiğit, yaşanan bu uygulamalara derhal son verilmesini, bunların insan, hak ve özgürlüklerine aykırı olduğunu hatırlattı.
    “ACI ÇEKMESİNİ İSTEMİYORUZ”
    Yiğit, cezaevlerinde yaşanan baskılara dikkat çektikten sonra, Badırma F Tipi Cezaevinde bulunan mide rahatsızlıklarının yanı sıra doktoru tarafından iki bacağı kesilmesi gerektiği tespit edilen ağır hasta İzzettin Tekman’ın durumunu aktardı. Tekman’ın gözaltına alındığında iki bacağına sıkılan 6 kurşun nedeniyle diz kapaklarının işlevsiz hale geldiği ve doktorların “ayağı kesilmesi gerektiğini” belirten Yiğit, tecrit koşulları nedeni ile hastanede ayağının kesilmesinin imkanı olmadığını söyledi. Yiğit, şunları söyledi: “Yapılacak ameliyatın tam teşekküllü bir hastanede ve ailesinin refakatçiliği ile yapılmalıdır. Diz kapaklarındaki sorunun yanı sıra hemoroit ve yüksek tansiyon hastası ve mide hastasıdır. Tekman ağır hastadır ve daha fazla acı çekmesini, zülüm görmesini istemiyoruz. Tekman bir an önce serbest bırakılsın.” (HABER MERKEZİ)
  • İstanbul İHD: Tek tip elbise dayatması cezalandırma yöntemidir – VİDEO

    İstanbul İHD: Tek tip elbise dayatması cezalandırma yöntemidir – VİDEO

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, hapishanelerde uygulanması planlanan tek tip kıyafet uygulamasına yönelik yapılacak olan eylem programını açıkladı. İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri “ Tek tip elbise dayatmasının bir cezalandırma yöntemi olduğunu” söyledi.

    HABERİN VİDEOSU

    Hapishanelerde uygulanması planlanan tek tip kıyafete yönelik İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi saat 12:00’de basın açıklaması yaparak eylem programını açıkladı. Basın açıklamasında “Tek Tip Elbiseye Hayır, Tek Tipleştirmeye Hayır” yazılı pankartı asıldı.

    “TEK TİPLEŞTİRMEYE YÖNELİK BİR UYGULAMADIR”

    İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri burada kısa bir konuşma yaparak tek tip elbise uygulamasına değindi. Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın tek tip elbise uygulaması üzerine daha önce söylediği sözleri hatırlatan Yoleri, Erdoğan’ın bunu intikamcı bir dille söylediğini belirtti. Yoleri, tek tip elbise dayatmasının bir cezalandırma yöntemi olduğunu dile getirerek, “Bu uygulamanın mahpusları tek tipleştirmeye yönelik bir uygulamadır” şeklinde konuştu.

    “AKP VATANDAŞLARINA ESİR MUAMELESİ YAPIYOR”

    Basın açıklamasını İHD İstanbul Şube komisyon Üyesi Sevim Kalman okudu. Cezaevlerinde hak ihlallerinin daha ağırlaştığına dikkat çeken Kalman, “Bu dönemde hapishanelerde uygulanması planlanan tek tip elbise dayatması ile insan onurunun siyasi arenada pazarlık haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Ancak temel insan hakları hiçbir zaman, hiçbir siyasi iktidarın şantaj ve tahakküm sürdürme amacına yönelik pazarlık konusu yapılamaz” dedi. Tek tip elbise dayatmasının çıkış noktasının Guantanamo Esir Kampı olduğunu vurgulayan Kalman, AKP’nin ülkesinin vatandaşlarına esir muamelesi yaptığını söyledi.

     “ONUR KIRICI BİR MUAMELE”

    Tek tip kıyafet dayatmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu hatırlatan Kalman, “Anayasanın 10. Maddesi kanunlar önünde eşitlik ilkesini düzenlemektedir. Tek tip kıyafet uygulaması ile açıkça hapishanelerde kanun önünde eşitlik ilkesi ihlal sonucunu doğuracaktır. Zira tasarlanan uygulamanın amacı doğrudan siyasi mahpuslara karşı onur kırıcı bir muameleye zemin hazırlamaktadır” diye konuştu.

     “TEK TİP YASALARA GÖRE İŞKENCEDİR”

    OHAL KHK’si ile kişilerin maddi ve manevi bütünlüğüne dokunulamayacağını sözlerine ekleyen Kalman, AKP iktidarının tasarladığı bu uygulama ile işkenceye zemin hazırladığını belirtti. Tek tip elbise uygulamasının Türkiye yasalarına göre işkence olduğunu belirten Kalman, Anayasa’da geçen maddelere değindi. Kalman, ayrıca bu uygulamanın uluslararası hukuka göre ve AİHS uyarınca da işkence olduğunu ifade etti. 1980 darbesinden sonra 1984’te tek tip elbise uygulamasının devreye sokulduğuna dikkat çeken Kalman, tutukluların buna karşı ölüm orucu başlattıklarını ve 4 tutuklunun yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Kalman, bu uygulamayı kabul etmeyeceklerini ve buna karşı tepkilerini ortaya koymaya devam edeceklerini söyledi.  Kalman, elbise dayatmasına karşı Aralık ayı sonuna kadar eylem ve etkinlik yapacaklarını belirtti.

    Kalman, bu çerçevede yapacakları eylem programlarını şöyle açıkladı:

    – 8 Kasım Çarşamba günü saat 14.00’de TÜYAP’ta basın açıklaması yapılacak.

    -12 Kasım Pazar TÜYAP’ta bildiri dağıtılacak.

    -15 Kasım Çarşamba Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda 14.00-15.00 arası bildiri dağıtımı yapılacak.

    -20 Kasım Pazartesi Kadıköy İskele Meydanı’nda saat 17.00-18.00 arası bildiri dağıtımı yapılacak.

    – 28 Kasım Salı saat 12.30’da İHD İstanbul Şubesi’nde hak ihlalleri raporu açıklanacak.

    -4 Aralık Pazartesi Bakırköy Hapishanesi önünde saat 12.00’da basın açıklaması yapılacak.

    -16 Aralık Cumartesi saat 15.00’da tek tip elbise konulu panel düzenlenecek.” (HABER MERKEZİ)

  • F Tipi Oturumu 290. haftasında: Hasta tutuklu İsmet Akın tedavi edilsin-VİDEO

    F Tipi Oturumu 290. haftasında: Hasta tutuklu İsmet Akın tedavi edilsin-VİDEO

    PİRHA-İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komiyonu’nun cezaevlerindeki keyfi uygulamalara ve hasta tutukluların durumlarına dikkat çekmek amacıyla düzenlediği F Oturumunun 290. haftası gerçekleştirildi. Durumu gittikçe ağırlaşan hasta tutuklu İsmet Akın’ın tedavi edilmesini talep edildi.

    HABERİN VİDEOSU

    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun her hafta Galatasaray Lisesi önünde hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla düzenlediği “F Oturumu”nun 290’ıncısı gerçekleştirildi.Oturumda basın açıklamasını Kayıp yakınlarından Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç okudu. OHAL ile birlikte var olan hak ihlallerinin daha da pervasız bir düzeye çıkarıldığını söyleyen Karakoç, son süreçte birçok tutuklunun başvurusu ve avukatlarının hapishanelerde yaptığı heyet görüşmelerinde de öne çıkan sorunları şöyle sıraladı:

    • Hukuksuz kararlarla avukat görüşmelerinde kısıtlama yapılması sonucunda  mahpusun   savunma hakkının ihlali.
    • Tedavilerin geciktirilmesi  ve hatta tedavilerin tamamen engellenmesi. İlaçlarının verilmememesi veyahut günü geçmiş ilaçların verilmesi. Böylece sağlık hakkı hiçe sayılıp yaşam haklarının ellerinden alınması.
    • Koğuşlarda hukuksuz  ve taciz edici keyfi aramaların yapılması, onur kırıcı muameleye maruz kalmaları.
    • Faks ve mektupların verilmemesi iletişim haklarından mahrum edilmeleri.
    • İşkence, darp ve kötü muameleye maruz bırakılmaları
    • Mahpusların talep ve dilekçelerinin işleme konulmaması, mahpusların muhatap bulamaması
    • Haksız  ve hukuksuz keyfi disiplin suçları
    • Mahpuslara çıplak arama dayatması.

    “HUKUK VE İNSANLIK DIŞI UYGULAMALARINIZA SON VERİN”

    6 yıldır bir türlü kapanmayan ameliyat yaraları ile yaşam mücadelesi veren hasta tutuklu İsmet Akın’ın ailesi kardeşlerinin hemen tedavi edilmesini talep ettiği belirten Karakoç, “Mahpusların tedavilerinin yapılmaması, hapishanelerdeki kötü koşullar ve insanlık dışı koşullar mahpusları öldürüyor. Biz insan hakları savunucuları olarak devlete sesleniyoruz; Hasta mahpusların tedavi haklarını engellemeyin ve hukukun gereklerini yerine getirin. Hukuk ve insanlık dışı uygulamalarınıza son verin” ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)