Etiket: hapishane raporu

  • Kamera olmayan yerde darp: Cezaevi sevkinde işkence iddiası

    Kamera olmayan yerde darp: Cezaevi sevkinde işkence iddiası

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi ve ÖHD’nin hazırladığı raporda, mahpus Devrim Ayık’ın hastane sevki sırasında darp edildiği, sürüklendiği ve sağlık hizmetine erişiminin sistematik biçimde engellendiği iddialarına yer verildi.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Antalya Şubesi önünde yapılan basın açıklamasında, İHD Antalya Şubesi Yönetim Kurulu üyesi avukat Ferdi Parim tarafından okunan raporda, Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Devrim Ayık’ın maruz kaldığı iddia edilen işkence, kötü muamele ve sağlık hakkı ihlallerine dikkat çekildi. 16 Mart 2026 tarihli rapor, İHD ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) hapishane komisyonları tarafından hazırlandı.

    “SEVK SÜRECİNDE İŞKENCE VE DARP” İDDİASI

    Raporda yer alan bilgilere göre, yüzde 76 engelli olduğu belirtilen ve Crohn hastası olan Devrim Ayık, 12 Mart 2026’da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Ayık’ın beyanına göre, muayene sonrası jandarma personeli tarafından kelepçeli şekilde zorla götürülmek istendiği, itiraz etmesi üzerine darp edilerek hastanenin alt katlarına kadar sürüklendiği ifade edildi.

    Raporda, Ayık’ın kamera bulunmayan bir alanda yere düşürüldüğü, burada tekme ve yumruklarla darp edildiği, özellikle ameliyatlı olduğu karın bölgesine vurulduğu iddialarına yer verildi.

    SAĞLIK HİZMETİNE ERİŞİM ENGELLENDİ İDDİASI

    Raporda, Ayık’ın yaklaşık 8 ay önce ameliyat olması gerektiğinin belirtilmesine rağmen operasyon tarihinin verilmediği, sevk süreçlerinin geciktirildiği ve tedaviye erişimin fiilen engellendiği vurgulandı.

    Ayrıca, darp sonrası götürüldüğü hastanede muayenenin jandarma gözetiminde yapıldığı, kelepçelerinin çıkarılmadığı ve darp raporu düzenlenmediği iddiaları da raporda yer aldı.

    ULUSLARARASI HUKUKA VURGU
    Hazırlanan raporda, yaşananların yalnızca bireysel bir olay olmadığı, cezaevlerinde mahpusların sağlık hizmetlerine erişiminde yapısal sorunlar bulunduğu ifade edildi.

    Birleşmiş Milletler Mandela Kuralları, İstanbul Protokolü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına atıf yapılan raporda, mahpusların sağlık hizmetine zamanında erişiminin sağlanmasının devletin yükümlülüğü olduğu hatırlatıldı.

    TALEPLER
    İHD ve ÖHD, rapor kapsamında şu talepleri sıraladı:

    Olaya karıştığı iddia edilen kolluk görevlileri hakkında etkili ve bağımsız soruşturma başlatılması

    Hastane ve cezaevi kayıtlarının eksiksiz toplanması

    Devrim Ayık’ın sağlık durumunun bağımsız hekimler tarafından değerlendirilmesi

    Sevk süreçlerinde yaşanan gecikmelerin giderilmesi ve mahpusların sağlık hakkının güvence altına alınması

    Raporda, Devrim Ayık’ın maruz kaldığını beyan ettiği uygulamaların işkence ve kötü muamele yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısı yapıldı.

    PİRHA/ANTALYA

     

  • İHD Mersin Şubesi Hapishane Komisyonu: Tutukluların sağlığa erişimi engelleniyor-VİDEO

    İHD Mersin Şubesi Hapishane Komisyonu: Tutukluların sağlığa erişimi engelleniyor-VİDEO

    PİRHA- İHD Mersin Şubesi Hapishane Komisyonu, hazırladığı 4 aylık hapishane raporunu açıklayarak, hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri konusunda gereğinin yapılması için Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulundu.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi Hapishane Komisyonu, Mersin’de bulunan cezaevlerinde hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. Temmuz, Ağustos, Eylül ve Ekim aylarını kapsayan rapor, dernek binasında düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.

    “İNFAZLAR HAKSIZ YERE YAKILIYOR”

    Açıklama öncesi konuşan İHD Mersin Şube Sekreteri Bekir Sıtkı Keçeci, 31 ilde yapılan gözaltıların hukuksuzluğuna dikkat çekti.

    Ardından rapora dair basın açıklamasını okuyan İHD Mersin Hapishane Komisyonu Üyesi Muammer Derince, hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri ve ölümlerin büyüyerek devam ettiğine vurgu yaptı. Tarsus ve Aksaray Hapishanelerinde yapılan ziyaret notlarını aktaran Derince, “Cezaevi idarelerince verilen haksız disiplin cezaları gerekçe gösterilerek, Cezaevi İdare ve Gözlem  Kurulu kararları ile mahpusların cezaları altışar ay ertelenmekte ve böylece şartlı salıverme hakları ihlal edilmektedir. Ereğli Yüksek Güvenlikli Mahpushanesi’nde kalan mahpus M.Z.B., E.Ş. ve  Ö.S’nin infazları bu gerekçeyle iki defa altışar ay ertelenmiştir” dedi.

    İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

    Tutukluların sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerinin ceza tehdidi ile engellendiğini ve bu haklarını kullanmak isteyenlere karşı cezaevi idaresince baskı, şiddet uygulandığını söyleyen Derince, “Özellikle Yüksek Güvenlikli Cezaevlerinde kalan mahpusların birbirlerinden yalıtık ve her türden hak mahrumiyeti ile cezalandırıldıkları, giysi ve yataklarının havalandırmaya ve güneşe çıkarılmaya izin verilmediği için bu mekanların ‘Güneş Görmeyen Cezaevi’ olarak adlandırıldığını ve buna bağlı olarak sağlıklarının bozulduğunu beyan etmişlerdir” diye kaydetti.

    SAĞLIĞA ERİŞİM HAKKI ENGELLENİYOR

    Hasta tutukluların çeşitli hak ihlallerine maruz kaldığını belirten Derince, şunları aktardı:

    “Hasta mahpusların doktora götürülmediğini, ağız içi arama, kelepçeli muayene ve özellikle kadın mahpusların, ahlaka aykırı bir şekilde kolluk kuvvetlerinin yanında muayeneye zorlanmaktalar. Böylece sağlığa erişim hakkı ihlal edilmekte ve mahpuslar hapishanelerde hastalıkları artarak sağlıksız ortamda kalmaya devam etmektedir. Başta Yüksek Güvenlikli Hapishaneler olmak üzere, bölgede bulunan tüm hapishanelerde durum bu şekildedir. Manavgat S Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalan M.K., Kırşehir Yüksek Güvenlikli Hapishane’de kalan S. Y., Tarsus T-2 Kapalı Hapishanesi’nde kalan H.T. ve B.Ö., F.G, Ş.K. ve birçok mahpusun bu şekilde sağlığa erişim haklarının ihlal edildiği, başvuru ve avukat görüşmelerinden de anlaşılmaktadır.

    Bahsettiğimiz uygulamalara bağlı olarak, özellikle hasta mahpusların yaşamlarını çekilmez hale getirdiği, ağır kronik rahatsızlıkları bulunan mahpuslara makul yaşam ve tedavi koşullarının sunulmadığı, sağlığa erişim haklarının ihlal edildiği gözlemlenmiştir. Özetle söylersek; mahpuslara kelepçeli muayene dayatılması, muayene esnasında toplumsal ahlak anlayışıyla, insan hak ve özgürlükleriyle bağdaşmayan tavırlar sergilenmesi, mahpusların tedavi olmalarının önündeki en büyük engeldir ve bu durum ağır bir insan hakkı ihlalidir.

    Mahpusların yemeklerinin ya çok az geldiği ya da yenilemeyecek durumda olduğu, besin ihtiyaçlarının karşılanmadığı, kantin fiyatlarının çok yüksel olduğu ve gardiyanların hijyen kurallarına uymadığı gözlemlenmiştir.”

    Derince, başta Adalet Bakanlığı olmak üzere TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Valilik İnsan Hakları Birimi, Hapishane İzleme Kurulu, Adli Birimler, Siyasi Partiler, İnsan Hakları Örgütlerine çağrıda bulunarak, “Tüm hapishanelerde onurlu ve insani bir yaşamın tesisi için gereğinin yapılmasını talep ediyoruz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/MERSİN