Etiket: hardal köyü

  • Alevi köyündeki tarihi kalıntı camiye çevrilmek isteniyor

    Alevi köyündeki tarihi kalıntı camiye çevrilmek isteniyor

    PİRHA- Kaymakamlığın, müftülüğün, Kültür Bakanlığı’nın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Hardal Köyü’nde bulunan tarihi  kalıntıya ‘cami’ diyerek el koymaya çalıştığı ortaya çıktı. Duruma tepki gösteren PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir Murtaza Demir, “İnancınızı yaşamaz, sahipsiz, kimsesiz bırakırsanız bir gün o köye leş kargaları musallat olur” dedi.

    Alevi yurttaşların yaşadığı yerleşim yerlerine ilişkin asimilasyon politikaları devam ediyor. Devlet, Alevi yerleşim bölgelerine cami yapmanın yanı sıra bu yerleşim yerlerinde yer alan inanç ve ibadet merkezleri olan cemevlerini, tarihi yapıları asimilasyon politikaları kapsamında camiye çevirmeye çalışıyor.

    Alevilere ait yapıları camiye çevirme politikasının son örneği Hardal Köyü’nde yaşandı. Kaymakamlığın, müftülüğün, Kültür Bakanlığı’nın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün, Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Alevi yurttaşların yaşadığı Hardal Köyü’nde bulunan tarihi kalıntıya ‘cami’ diyerek el koymaya çalıştığı ortaya çıktı.

    MAHKEME ‘CAMİ’ DEĞİL KARARI VERMESİNE RAĞMEN İTİRAZ EDİLDİ

    Söz konusu duruma ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kurucu Başkanı Murtaza Demir, Hardal Köyü’nde bulunan metruk yapıya ‘cami’ denilerek Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı bir vakfa devredildiğini, köylünün duruma itiraz ederek konuyu yargıya taşıdığını aktardı.

    Demir, köy halkının avukatlar aracılığıyla yargıya başvurduğunu ve hem yerel hem de Bölge İdare Mahkemeleri’nin söz konusu kalıntının üzerindeki taşınmazın ‘cami olmadığına’ karar verdiğini belirtti. Bu karara rağmen Şarkışla Kaymakamlığı’nın, müftülüğün, Kültür Bakanlığı’nın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bir üst mahkemeye itiraz ettiğini ve ısrarla kalıntının ‘cami’ olarak kabul edilmesini istediklerini söyledi.

    Demir paylaştığı yazıda, Alevi yurttaşlara çağrı yaparak inançlarını sahipsiz ve kimsesiz bırakmamaları gerektiğini ifade etti.

    “DEVLET ALEVİYİ YURTTAŞ, İNANCINI İNANÇ, İBADETHANESİNİ İBADETHANE SAYMIYOR”

    PSAKD Kurucu Başkanı Murtaza Demir’in paylaştığı yazı şöyle:

    “Yine bir Alevi köyü ve yine ‘ille de cami olacak’ diyen devletin ahlak, hukuk ve vicdan dışı Alevi anlayışının ibretlik hikayesi. Okuyun lütfen ama aklınıza mukayyet olun…

    Alevi köyündeki metruk kalıntıya; ‘Bu bir cami kalıntısıdır’ diyerek ‘çökmek’ istiyorlar! Muhtar ve İhtiyar Heyeti, Müftü ve Kaymakamın ricası karşısında ‘ikna’ olduktan sonra, ‘Evet burası cami kalıntısıdır’ diyerek aldığı kararı kaymakamlığa iletiyor. Köy halkı itiraz ediyor ve avukat aracılığıyla yargıya başvuruyor. Yerel ve bölge İdare Mahkemeleri bu kalıntının üzerindeki taşınmazın cami olmadığına karar veriyor ama ‘devlet’ Aleviyi yurttaş, inancını inanç, ibadethanesini ibadethane saymadığı için yargı kararını İstinaf Mahkemesine taşıyarak itiraz ediyor.

    Kim itiraz ediyor; Şarkışla Kaymakamlığı, Müftülük, Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü yani Devlet…

    “KIZMAK, İSYAN ETMEK YETMEZ, CEHALETLE MÜCADELE ETMEK GEREKİR”

    Fazlasını yazmaya gerek yoktur. Ekli belgelerdeki yargı sürecini okuduğunuzda, sizin de ‘Bu nasıl devlet?’ diyerek isyan edeceğinize eminim. Ancak kızmak, isyan etmek yetmez. Fark etmek, önlem almak, bu ilkel, geri, öğretilmiş, ezberletilmiş cehaletle mücadele etmenin, ekmek ve nefes almak kadar elzem olduğunu da görmek gerekir.

    Daha da önemlisi inancınızı yaşamaz, sahipsiz, kimsesiz bırakırsanız bir gün o köye leş kargalarının musallat olacağını, gelip oturacaklarını, kendilerine benzetmek için devletin tüm olanaklarını asimilasyon adına harekete geçireceklerini görmek elzem değil, şarttır. Aşk ile canlar…”

    PİRHA/ANKARA

  • Kenanoğlu: Zorla alınan tapuyla Alevi köyünde cami istiyorlar-VİDEO

    Kenanoğlu: Zorla alınan tapuyla Alevi köyünde cami istiyorlar-VİDEO

    PİRHA-HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Şarkışla’ya bağlı Hardal köyündeki bir konağın camiye dönüştürülmesine tepki gösterdi. Konağın geçmişte cemevi olarak kullanıldığını aktaran Kenanoğlu, camiden cemevine çevrilen bir mekanın olmadığını vurgulayarak, “Fakat Alevilerin bir çok mekânının sonradan camiye çevrildiğine tanık olduk” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Hardal köyündeki bir konağın camiye dönüştürülmesiyle ilgili PİRHA’ya konuştu.

    Kenanoğlu, konağın 2008 yılında Sivas Kültür Varlıkları Tabiat Koruma Kurulu tarafından ‘cemevi’ olarak tescillendiğini belirterek, tüm kurul üyelerinin de bu kararda imzasının yer aldığını söyledi.

    Fakat asıl tartışmalı nokta ‘cemevi’ yönünde alınan karardan 6 ay sonra başladı. Şarkışla Müftülüğü duruma itiraz ederek, konağın ‘cami’ olduğunu iddia etti ve tüm resmi kayıtlara da o şekilde not düşüldü.

    “Tarihimizde camiye çevrilen cemevine belki rastlamıyoruz ama konağa çevrilmiş cemevleri var” diyen Ali Kenanoğlu da “Esas olan konu şu ki; bu köy Alevi köyüdür ve cami istenmiyor” sözleriyle yapılanları eleştirdi. Kenanoğlu, Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Kurulun’a konuyla ilgili yazı yazdığını da aktararak “Kendilerinden tescil evrakını istedim. Gönderdikleri sadece parselasyon haritası ve kurul kararı oldu. İnceleme raporları gelmedi. Köyün tarihi bilindiğinden bu tarafa köyün tamamı Alevi’dir” açıklamasını yaptı.

    “CAMİYE ÇEVRİLEN BİRÇOK MEKANIMIZ VAR”

    Söz konusu konağın hiçbir şekilde cami geçmişi olmadığını dile getiren Ali Kenanoğlu, “bir dönem cami olarak restore edildiği iddia ediliyor. Olabilir de…” diyerek şöyle devam etti:

    “Bir çok mekânımızın daha sonra camiye çevrildiğine tanık olmuşuz. Ya da dergahlarımıza gidip asimilasyon amaçlı camiler yapıldığını da biliyoruz. Bu olanlar buranın cami olarak inşa edildiğini göstermez. Cemevleri böyle kamusal bir alan olarak yapılmadığı için daha çok dergâhlarda dede odası, pir odası, pir evi şeklinde inşa edilip ayrı bir mekânsal yapıya sahip olmadığı için buranın camiye çevrilmesi de çok kolay olmuyor. fizikken camiye çevrilmeleri çok mümkün değil. Ancak, Alevi dergâhlarının oldukları alanlarda belli bir mekâna cami yapma var. Bunlar ta Kanuni Sultan Süleyman döneminden bu tarafa yürütülen bir politikadır. Özellikle Alevi dergâhlarına bunlar yapılıyor, yapılmıştır da.

    Konak uzun zamandır harabe durumunda. İç mimarisini hatırlayan yok. Ama kimileri buranın geçmişte cami olduğunu iddia ediyor. Şarkışla’daki özellikle Büyük Birlik Partililer bu işin üzerinde iddia ediyorlar. Ama köylüler içerisinde buranın geçmişte cemevi olarak kullanıldığını, ataları zamanında cemler yapıldığını söyleyenler var. Ama esas olan; burası Alevi köyü. Köylüler buranın camiye çevrilmesini istemiyor. Zaten burası kayıtlarda da Akbaş Konağı diye geçiyor.”

    “CEMEVİNDEN KONAĞA ÇEVRİLİ YAPILAR MEVCUT”

    Kenanoğlu, tarihte birçok cemevinin sonradan konak statüsüne çevrildiğine de işaret ederek şöyle devam etti:

    “Sivas’ta Ali Baba Dergâhı geçmişte cemevi olarak kullanılmış. Şu anda ise bir konak… Tarihimizde camiye çevrilen cemevi belki rastlamıyoruz ama konağa çevrilmiş cemevleri var. Çünkü mimarisi açısından konağa çevrilmesi uygun. Sivas Ali Baba Dergâhı da şu anda ‘Konak’ olarak tescil edilmiş durumda.”

    KÖYLÜNÜN RIZASI OLMADAN TAPU DEVREDİLİYOR!

    Ali Kenanoğlu, Hardal köyü muhtarıyla da diyalog kurduğunu belirterek, konak tapusunun neden devredildiğine dair şu bilgileri paylaştı:

    “Muhtar, bu konuda valilikten ve ilgili birimlerden çok baskı geldiğini, bu baskı karşısında köylülerden ya da köy derneğinden destek alamadığını, baskılar karşısında dayanamayıp tapuyu devrettiğini aktardı.

    Ancak kimi köylülerle konuştuğumuzda durumdan haberdar olmadıklarını ve alınan kararı kabul etmediklerini söylediler.

    Çünkü köy ihtiyar heyetinin hepsi kararı imzalamıyor. Oy birliği ile alınmış bir karar değil. Muhtarın ihtiyar heyeti ile birlikte karar defterini imzalaması gerekiyor. Muhtar ve 2 azası ile birlikte 3 kişi bu kararı alıyor. Köylüler buna itiraz ederek avukatlarla bir hukuk mücadelesi yürütecekler.”

    “MUHTAR TAPUYU HANGİ KOŞULLARDA VERDİ?”

    Kenanoğlu, yapılmakta olanın bir tür asimilasyon politikası olduğunu söyleyerek, kararın yürürlüğe girmesi durumunda köyün kültürel değişimle birlikte asimilasyona uğrayabileceğini kaydetti.

    Aleviler kendi inancına, kimliğine, kültürüne sahip çıkmak durumundadır” diyen Kenanoğlu, sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Bu konuyu kamuoyuna yaygınlaştırmak, Alevi kurumlarının desteğini almak, köylülerin birliğini, beraberliğini sağlamak, bu konuda onları bilinçlendirmek gerek. Çünkü çok farklı propagandalarla karşı karşıya kalabiliyor köylüler. Maddi vaatlerle insanları kolay ikna edebiliyorlar.
    Biz de bürokrasi ayağında, Meclis’te gündemde tutulması noktasında her türlü desteği vermeye hazırız. Orada köylülerin rızası dışında, bir asimilasyon söz konusu. Şarkışla Büyük Birlik Partisi teşkilatı ilçe meclisinden kimileri, bu konuda soru önergesi vermemizden rahatsız olmuş. Ve savunmalarında ‘muhtar zaten kendisi verdi burayı’ deniliyor. İyi de muhtarın hangi koşullarda verdiğini herkes biliyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Hardallı Dr. Ceylan: Köyümüze cami istemiyoruz, biz Aleviyiz-VİDEO

    Hardallı Dr. Ceylan: Köyümüze cami istemiyoruz, biz Aleviyiz-VİDEO

    PİRHA-Şarkışla’ya bağlı Hardal köyündeki tarihi bir konağın camiye dönüştürülmesi kararı köylülerce tepkiyle karşılandı. Hukuki girişime hazırlandıklarını belirten Dr. Cafer Ceylan, köylülere hizmet alabilmeleri için önce cami talebinde bulunmaları konusunda baskı yapıldığını söyledi. Ceylan, “İlçe Özel İdare Müdürü, muhtarı, köylüleri ve azaları sürekli tehdit ediyor” dedi.

    Devletin ya da iktidarların, ‘köyünüze hizmet istiyorsanız önce cami talebinde bulunun’ baskısına bir örnek de Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Hardal köyünde yaşandı. Köy içerisindeki tarihi bir konağın statüsü devletin resmi kayıtlarında “cemevi” olarak tanımlanmışken bugün camiye dönüştürüldü. Köylülerden gelen itiraz sonucunda yetkililer “Hizmet istiyorsanız cami olmalı” açıklaması yaptı.

    Aslen Hardal köylü olan Dr. Cafer Ceylan da konunun Ankara’dan takipçisi oldu. Köy halkının tümünün Alevi olduğunu ve hiçbir zaman cami taleplerinin olmadığını dile getiren Ceylan, yoğun bir baskı yaşandığını söyledi.

    Cafer Ceylan, söz konusu konağın yıkık olması nedeniyle yıllardır kullanılamadığına işaret ederek, “Çocukluğumuzdaki cemler köyün en büyük evlerinde yapılırdı. Büyüklerimiz, 1870’li yıllarda konağın iki katlı olduğu ve o dönemde cem yapıldığını söylerdi” dedi.

    Ceylan, bahsi geçen konağın geçmişte hiçbir zaman cami olarak kullanılmadığını, konağın geçmişte bölge halkından olan Akkaşoğulları tarafından restore edildiğine dikkat çekerek, “Bugün bu aileyi ‘Sünni’ olarak tarif ediyorlar. İşin literatürdeki adıyla karından konuşuyorlar. Dürüstçe söylemiyorlar. Bunu köy derneği başkanıyla da konuştum. ‘Gelin dernek olarak dava açalım, beraber olalım’ dedim ancak muhtar ve beraberindeki birkaç kişi, yaptıklarıyla insanları birbirine düşürdü” diye konuştu.

    “CAMİ YAPILMASI İÇİN HEP UĞRAŞTILAR”

    Dr. Cafer Ceylan, devletin yıllardır köylerine cami yapmak için uğraş içerisinde olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:

    “Akkaşoğulları sülalesi köken olarak Alevidir. Babamların anlattığı bir olaya göre; Akkaşoğulları’nın evine misafir geliyor. Misafir yatıp kalktıktan sonra yastığın altına bir kâğıt bırakıyor. ‘Akkaşoğlu Akkaş, Veli Bektaş, Kızılbaşoğlu Kızılbaş’ diye. Yani bu köy Alevi köyüdür. Yıllar yılı devlet politikasıdır, cami yapmaya uğraşıyorlar. 1970’li yıllarda muhtara, cami yaptırması için para veriyorlar. Sonrasında o para iade ediliyor. 12 Eylül Darbesi döneminde köyümüzün muhtarı, kaymakamlıktan yol, su, elektrik gibi hizmetler talep edince ‘önce cami isteyeceksiniz’ cevabını almış.”

    “DAVA AÇMAYA HAZIRLANIYORUZ”

    Hardal köyü içerisindeki konağın, kadastro tarafından 2006 yılında ‘cemevi’ olarak tescillendiğine vurgu yapan Ceylan, “Ama bu birilerinin hoşuna gitmedi” diyerek, sözlerine şöyle devam etti:

    “Orhan Tamer diye bir vatandaş, kendisi Büyük Birlik Partili. Burada Hardal köyünde cemevi olsun istemiyorlar. Arkeolojik araştırma yapıldığında burasının ne olduğu ortaya çıkar. Ankara’daki Hardallılar olarak, konağın cami olmaması için dava açma aşamasındayız. Kimilerinin bahsettiği gibi buranın cami olmadığını aklı başında her insan şöyle bir baktığında fark eder. Böylesi bir yıkıntı cami olmuş olsa minare ve kubbe kalıntısı olmaz mı?”

    “HUKUKİ SORUNLAR CEMLERDE ÇÖZÜLÜYORDU”

    Cafer Ceylan, asimilasyon politikalarına karşı kentlerde mücadele yürüttüklerini ifade ederek, “Özellikle 1980 sonrası asimilasyon politikaları, zorunlu din dersleri, insanları geçmişteki inanışlarından bir nebze uzaklaştırdı” değerlendirmesinde bulundu.

    “Eskiden yapılan cemlerde kimin kusuru, hatası varsa ceme alınmıyordu. Cemde yargılanıyordu. İnsanlar kendi hukuki sorunlarını kendi içinde çözüyordu” diye konuşan Ceylan, şunları aktardı:

    “Daha sonra kentleşme olunca insanlar kendi kültürlerinden uzaklaştılar. Köyümüzde Hakkı Baba Tekkesi, Sultan Murat, Güldere, Ağbaba diye bir ziyaretler vardı. Yani burası etrafıyla sorgulandığında dört dörtlük Alevi köyüdür. Âşık Veysel’e de saz çalmayı öğreten Hardallı Halil’dir. Kimse gelip de burada cami ile ilgili bir şey yapıp dönüştüreceğini varsaymasın. Kentte yaşayan biz insanlar kendi kültürüne sahip çıkıyor. Sünilik adına köyde yapılan hiçbir şey yok. İlçe Özel İdare Müdürü, muhtarı, köylüleri ve azaları sürekli tehdit ediyor. ‘Bunu imzalamazsanız bizden hizmet beklemeyin’ diyor. Köye gelene kadar asfalt. Bizim köy yolları ise stabilize yol. Oraya yol da yapmasınlar. İstemiyoruz. Yeter ki insanların inancına saygı göstersinler. Memlekette 85 bin cami vardı, şu an 130 bin olduğu söyleniyor. Cami sayısı artınca bilim ve teknolojide daha mı ileri gideceğiz? Aleviliği biliyoruz. Öyle ya da böyle dinleri de araştırır, sorgularız. Doğrusunu yapmaya çalışır ama dogmalarla insanları uyutmayız. Onun için aklı başında insanlar, karşı çıkacağımız bu olayın arkasında olsunlar.”

    Cebrail Arslan/SİVAS

  • Geçmez’den cemevi statüsündeki konağın camiye çevirilmesine tepki-VİDEO

    Geçmez’den cemevi statüsündeki konağın camiye çevirilmesine tepki-VİDEO

    PİRHA- Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Hardal köyündeki bir konağın camiye dönüştürülmek istenmesine HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez tepki gösterdi. Hardal köyü sakinlerinin Alevi olduğuna vurgu yapan Geçmez, “Cami isteyin ki hizmet getirelim anlayışı halen sürüyor” dedi.

    Alevi köylerine cami yapma politikası devam ediyor. Sivas’ın Şarkışla İlçesine bağlı Hardal köyündeki eski bir konak, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi ve şimdi de cami olarak restore edilip ibadete açılmak isteniyor. Tamamı Alevi olan Hardal köylüleri bu duruma itiraz edip, yargıya taşıdılar. HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da konuyu Meclis gündemine getirdi.

    Sivas Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, Hardal Köyündeki bir konağı 2008 yılında ‘Cemevi’ olarak tanımlarken bugün ‘cami’ statüsüne çevirdi. Karara ise Alevi toplumundan sert tepkiler geldi.

    “BÖLGENİN DİNSEL YAPISI DEĞİŞTİRİLİYOR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Yapının geçmişini incelemek lazım” diyerek Alevi kültürünün yok edilmek istendiğini söyledi. Ermenek bölgesinin önemli bir Alevi yerleşkesi olduğuna dikkat çeken Geçmez, bölge ile ilgili şu verileri paylaştı:

    “Ermenek bölgesi Osmanlı döneminde merkez olarak geçiyor. Ve o merkezin belirli yerlerinden bir tanesi de tartışmalı konaktır. Daha sonra Osmanlı, oraya farklı nüfuslar getiriyor. Cumhuriyetle birlikte bu politikalar devam ediyor. Farklı dinsel yapıdaki insanları buraya getirerek bölgenin dinsel yapısı değiştirmeye çalışılıyor. Her köye bir Sünni aile yerleştirme projesi uygulanıyor. Ardından bu aileler cami istiyor. Tüm bunların altında Alevi köyüne cami yapmak yatıyor.
    O bina şimdiki adıyla bir hükümet konağı. Aslında Alevilerin yaşadığı bir bölge olmasından kaynaklı dinsel olarak da Alevilerin cemevi olarak gördükleri bir yer. 2006-2007 yıllarında Tapu Kadastro, orayı cemevi olarak tescil ediyor. Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Büyük Birlik Partisi’nden bir vatandaş ve yetkililerin itirazı sonucunda orayı cami olarak tescil ediyor.”

    “CAMİ İSTEYİN Kİ HİZMET GETİRELİM”

    Ercan Geçmez, konak mimarisinin de Alevi inancına dönük olduğunu belirerek “Bina içerisine girdiğinizde üçler, beşler, yediler gibi rakamlar, yazılar görüsünüz. Bunlar Alevilerin kendilerinin kullandığı rakamlardır” dedi.

    Geçmez, köy heyetine yapılan baskı sonucunda konağın devredildiğini söyleyerek şunları kaydetti:

    “Burada önemli olan şey; muhtar ve iki azanın ‘biz cami istiyoruz’ talebidir. Çok klasik bir durum söz konusu. ‘Kendinizi inkâr edin’ hikâyesi… Oradaki kaymakam, muhtara ‘biz hizmet vereceğiz ama buranın cami olduğunu kabul edin. Ardından biz de size hizmet getirelim’ diyor. ‘Camimizi tekrar istiyoruz’ diye dilekçe verin, bizde sizin yolunuzu asfalt yapalım diyor. Muhtar ve 2 aza da dilekçe veriyorlar. Macera bu şekilde başlıyor. Oysa ondan önce konağa ne gelen var, ne giden. Yıllar öncesinde de bu Büyük Birlik Partililer gidip asılı olan konak tabelasını da söküyor.”

    “OSMANLININ ZULMÜ BUGÜN DE SÜRÜYOR”

    Konuya dair itirazlarının süreceğini belirten Geçmez, konağın yeniden cemevine çevrilmesiyle ilgili dava sürecinin başlatılacağını da ekledi. Ercan Geçmez “Köyün tamamının Alevi olmasına rağmen, bu zulmün sürmesi çirkin bir şey” diyerek sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Farz edin sonradan birileri gelip oraya baskıyla bir cami yapmış. Bu yüzyılda dahi Osmanlı’nın zulümlerini, nüfus değiştirme politikalarını herkes çok iyi biliyor. Bugün yaşanan, o zulmün hala sürmesidir. Biz, bu konuyla ilgili bir vakıfız. Köylülerle sürekli görüşüyoruz. 200’e yakın vatandaş kaymakamlığa itiraz dilekçesi verdi. Konağın cami değil, cemevine çevrilmesi ile ilgili dava da açılacak.”

    Cebrail Arslan/ANKARA

  • Fırat’tan Alevi köyü Hardal’a cami yapılmasına tepki: Bu politikadan vazgeçin!

    Fırat’tan Alevi köyü Hardal’a cami yapılmasına tepki: Bu politikadan vazgeçin!

    PİRHA-Sivas’ın Şarkışla İlçesine bağlı Alevi köyü Hardal’daki eski bir konak, cami olarak restore edilip ibadete açılmak isteniyor. Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, bu girişime tepki gösterdi. Fırat, “Alevi köylerine zorla camii yapma politikalarından vazgeçilmelidir. Alevilerin ibadet yeri cemevidir. Bir Sünni köyüne cemevi yapılsa nasıl karşılanır?” diye sordu. 

    Alevi köylerine cami yapma politikaları sürüyor. Bu kez cami yapılmak istenen köy Sivas’ın Şarkışla İlçesine bağlı Hardal. Köydeki eski bir konak, Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi ve şimdi de cami olarak restore edilip ibadete açılmak isteniyor.Tamamı Alevi olan Hardal köylüleri bu duruma itiraz edip, yargıya taşıdılar. HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da konuyu Meclis gündemine getirdi. Bir soru önergesi vererek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un cevap vermesini istedi. Kenanoğlu Bakan Ersoy’a, “Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan bu yerleşim bölgesinde yer alan söz konusu binanın tarihi geçmişi arkeologlar/bilim insanları tarafından araştırılmış mıdır? Yüzyıllardır Alevi yerleşim yeri olan, türbe, aşıklar, ozanlar, türbeler, tekkeler diyarı olan ve Hardal köylüleri tarafından Akkaşoğlu Konağı denilen (yalnızca Konak olarak da anılır) ancak ne amaçla kullanıldığı tam olarak bilinmeyen bu binanın cami olduğuna nasıl karar verilmektedir? Yazıtlarında dahi Alevi öğretilerinden izler bulunan, yine yüzyıllardır Alevilerin yerleşim yeri olan bir bölgede bulunan ve geçmişi belki de binlerce yıl öncesine dayanan bu çok eski yapıtın cami olarak restore edilmesinde ısrar edilmesinin gerekçesi nedir?” sorularını yöneltti.

    “BİR SÜNNİ KÖYÜNE CEMEVİ YAPILSA NASIL KARŞILANIR?”

    Alevi köyüne cami yapılmasına bir tepki de, Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat’tan geldi.

    Fırat sosyal medya hesabından şunları yazdı:

    “Sivas’ın Şarkışla ilçesi Hardal köyünde eski bir köy konağı resimde de gözüktüğü gibi harabeye dönmüş vaziyette. Burası bir Alevi köyü. Görünen yer restorasyon yapılmak koşuluyla camii yapılmak isteniyor. Alevi köylerine zorla camii yapma politikalarından vazgeçilmelidir. O köyde yaşayan Alevi vatandaşlarımızın isteği dışında bir çalışma yapılmamalıdır.
    Alevilerin ibadet yeri cemevidir. Her inanç kendi ibadethanesi ile güzeldir. Sorulması gereken soru şudur: Bir Sünni köyüne cemevi yapılsa nasıl karşılanır?”

    PİRHA/ İSTANBUL
  • Alevi köyü Hardal’daki tarihi bina cami yapılmak isteniyor-VİDEO

    Alevi köyü Hardal’daki tarihi bina cami yapılmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA- Alevi köylerine cami yapılmasından vazgeçilmiyor. Bu kez cami yapılmak istenen köy Sivas’ın Şarkışla İlçesine bağlı Hardal. Köydeki eski bir konak, Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi ve şimdi de cami olarak restore edilip ibadete açılmak isteniyor. Tamamı Alevi olan Hardal köylüleri bu duruma itiraz edip, yargıya taşıdılar. HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da konuyu Meclis gündemine getirdi. Bir soru önergesi vererek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un cevap vermesini istedi. 

    Sivas’ın Şarkışla İlçesine bağlı Hardal Köyü, Emlek yöresi diye anılan bölgede yüzyıllardır Alevilerin yaşadığı bir köy.

    Hardal Köyü’ndeki eski bir konak, Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi ve şimdi de cami olarak restore edilip ibadete açılmak isteniyor. Tamamı Alevi olan Hardal köylüleri bu duruma itiraz edip, hukuki boyuta taşıdılar.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından cevaplanması için soru önergesi vererek, konuyu Meclis gündemine taşıdı. Kenanoğlu, yapılmak istenen uygulamanın asimilasyon olduğunu ve asimilasyonun da bir insanlık suçu olduğunu ifade etti.

    Kenanoğlu, soru önergesinde şunları ifade etti:

    “Yine bir asimilasyon politikasıyla, Alevilere yönelik bir hak ihlaliyle karşı karşıyayız. Bu defa Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Emlek yöresinde bulunan Hardal Köyü’nden bahsediyoruz. Emlek yöresi Alevilerin yoğun yaşadığı bir coğrafya. Kendine özgün bir coğrafya.

    Hardal Köyünün tarihini Şarkışla’nın tarihi ile birlikte ele almak gerekmektedir. Şarkışla’da M.Ö 3000’li yıllarda Hitit’lerin yaşadığı, daha sonra M.Ö 550’ler de Pers’ler, sonra Kapadokya Krallığı, Pontus ve Roma etkinliği, 1071 yılında Malazgirt Savaşı ile Anadolu Selçuklularına ve 1408’de de Osmanlı İmparatorluğuna bağlandığı bilinmektedir.

    Hardal Köyü sınırları içerisinde yer alan ve geçmişi tam olarak araştırılmamış tarihi bir binanın, cami olarak restore edilerek turizme kazandırılacağı söylenmektedir.

    Gelinen bu süreçte söz konusu tarihi binanın, Yozgatlı Safiye Hatun tarafından yaptırıldığının vakıf kayıtlarında yer aldığı, bu binanın 1653 yılında Akkaşzade Ahmet Efendi tarafından yeniden yaptırıldığı ve cami olduğu da iddia edilmektedir.

    Diğer taraftan, yine Hardal’da Hititler’den kaldığı sanılan ve kazı izni verilmediğinden tarihi kesin olarak bilinmeyen bir Kale bulunmaktadır. Bu Kalenin altındaki tünellerin (suyolu) Akkaşoğlu Konağı‘nın önüne çıktığı köylüler tarafından anlatılmaktadır.

    Söz konusu tarihi binanın kapı girişindeki kitabede şöyle yazmaktadır.

    Şefaat Matlabu niku rahmet.

    Binanın tecdidi asarı Akkaşzade Ahmed.

    Dedi hem üçler yediler kırklarla tarihi,

    Erişip lütfü rabbani dü cihanda ey ahi.

    Yine anılan binanın avlusunda bulunan bir mezar taşında ise şu mısralar yer almaktadır;

    Hüvallahül baki

    Kimki gele bu misafir hanede mehman ola

    Lacürmü bir gün ona gitmek ani ferman ola

    Hali dünya böyledir buna gelenler bir gün gider

    Padişahta olsa anlaya ki hali bir gün tufan ola

    Çarkı esyaya benzer gözler herkes nöbetin

    Nöbetine razı herkes gerek sultan ola

    Nöbeti gelmiş bekler Akkaş Mehmet Ağa´nın

    Dilerim dergahı haktan ana hak ihsan ola

    Öncelikle yukarıda alıntılanan yazıtlarda geçen; “üçler, yediler, kırklar, ‘misafir hanede mehman ola’, dergâh”, konak gibi ifade ve deyimler, inkar edilmeyecek ve bu önergenin sınırlarını aşacak anlatımlara gerek bulunmayacak kadar Alevi toplumunun duazlarında çokça kullandığı, ilgililer tarafından açık kaynaklarda rahatlıkla rastlanabilecek gerçeklikler olduğunun altını çizmek gerekir.

    Özellikle, yazıtlarda açıkça ‘misafirhanede mehman ol’ deyimi, Alevilerin misafirlerine özel bir önem verdiği ve kapısına geleni mihman olarak karşılaması ile birebir örtüşmektedir.

    Dolayısıyla, bilinen tarih itibariyle Alevilerin yaşadığı Hardal Köyündeki söz konusu binada bulunan yazıtlarda geçen dergâh ve misafirhane yapı olarak bir cami mimarisini çağrıştırmadığı gibi üçler, yediler, kırklar ve mihman olmak gibi tabirler Alevilere ait terimlerdir.

    Tarihi milattan öncelerine dayanan ve binlerce yıldır onlarca medeniyetin yaşadığı bu coğrafyada halen yıkılmadan ayakta kalabilen tarihi binaların aslına uygun onarılması elbette vazgeçilmez ilke olmalıdır.

    Ancak, bu tarihi mirasların bilimsel/arkeolojik araştırmaları yapılmadan, tartışmalara son verilmeden, bilirkişilerce tescili yapılmadan, yönetenlerin hakim tercihleri ile süregelen asimilasyon uygulamalarının bir benzerine alet olmasını kabul etmek mümkün değildir.

    “DEVREDİLME GİRİŞİMİ ACİLEN DURDURULMALIDIR”

    Ayrıca, mülkiyeti Hardal köyüne ait olan 141 ada 1 parselde kayıtlı söz konusu taşınmazın bedelsiz olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmek üzere devredilme girişimi de acilen durdurulmalıdır.

    Bu bağlamda Milletvekili Ali Kenanoğlu, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a şu soruları yöneltti:

    1. Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan bu yerleşim bölgesinde yer alan söz konusu binanın tarihi geçmişi arkeologlar/bilim insanları tarafından araştırılmış mıdır?
    2. Yüzyıllardır Alevi yerleşim yeri olan, türbe, aşıklar, ozanlar, türbeler, tekkeler diyarı olan ve Hardal köylüleri tarafından Akkaşoğlu Konağı denilen (yalnızca Konak olarak da anılır) ancak ne amaçla kullanıldığı tam olarak bilinmeyen bu binanın cami olduğuna nasıl karar verilmektedir?
    3. Yazıtlarında dahi Alevi öğretilerinden izler bulunan, yine yüzyıllardır Alevilerin yerleşim yeri olan bir bölgede bulunan ve geçmişi belki de binlerce yıl öncesine dayanan bu çok eski yapıtın cami olarak restore edilmesinde ısrar edilmesinin gerekçesi nedir?
    4. Mülkiyeti Hardal köyüne ait olan 141 ada 1 parselde kayıtlı söz konusu taşınmazın Hardal Köylülerinin itirazına rağmen, bedelsiz olarak Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesinde neden ısrar edilmektedir?
    5. Alevi kurumlarının, Alevi köylerine cami yapılması girişimlerinin Alevilerin asimilasyonuna yol açtığını belirtikleri halde, bu devir işlemi ve akabinde cami restorasyonunun da bu asimilasyona hizmet edeceğinin bilinmesi ve köylülerin itirazına rağmen eski bir konağın cami olarak restore edilmesinde neden ısrar edilmektedir?

    PİRHA/ ANKARA