Etiket: hasta mahpuslara özgürlük inisiyatifi

  • İHD 583. haftada hasta mahpus Mehmet Nuri Özen için basın açıklaması yaptı

    İHD 583. haftada hasta mahpus Mehmet Nuri Özen için basın açıklaması yaptı

    PİRHA-Sakarya Meydanı’nda, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi tarafından 583. hafta basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamayı, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Yönetim Kurulu üyesi Barış Barışık okudu.

    İnsan Hakları Derneği’nin tespit edebildiği kadarıyla Türkiye hapishanelerinde 161’i kadın, 1.251’i erkek olmak üzere en az 1.412 hasta mahpus bulunmakta. Basın açıklamasında, ” Bu mahpusların 335’i “ağır hasta” kategorisindedir; 230’u tek başına yaşamını sürdürememekte, 105’inin sürekli desteğe ihtiyacı bulunmakta ve 188 mahpusun hastalıkları nedeniyle düzenli gözetim altında tutulması gerekmektedir. Hapishane koşullarında yaşamaları mümkün olmayan hasta mahpusların tedavileri aksamakta; buna rağmen tahliyeleri sağlanmamaktadır” denildi.

    Bu hafta, Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Mehmet Nuri Özen’in çoklu ve kronik sağlık sorunlarına rağmen tedaviye erişiminde yaşanan sorunlar, İHD Ankara Şube Yönetim Kurulu üyesi Barış Barışık tarafından kamuoyunun bilgisine sunuldu. Basın açıklamasını okuyan Barışık şu ifadelere yer verdi,

    “Mehmet Nuri Özen, tarafımıza ilettiği kadarıyla epilepsi, fıtık, kalp rahatsızlığı, omuz ve ayak bileği hasarı, işitme kaybı, mide-bağırsak problemleri gibi çoklu ve kronik hastalıkları bulunduğunu; 2013 yılından bu yana epilepsi teşhisinin raporlarla belgeli olduğunu aktarmıştır.

    Özen’in beyanlarına göre:

    • Epilepsi hastalığı 2013 yılında İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesi tarafından raporlanmış olup, kriz geçmişi bulunmaktadır.

    • Bel ve boyun bölgesinde ikişer adet fıtık tespit edilmiş, 2019 tarihli MR ile ilerlediği belirlenmiş ve günlük yaşamı zorlaştıracak düzeye geldiği ifade edilmiştir.

    • Kalp rahatsızlığı nedeniyle defalarca acile kaldırılmış, geçtiğimiz yıl Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde anjiyografi uygulanmıştır.

    • Sağ omzu ve kolunda 14 yıldır yırtık, ödem ve hareket kısıtlılığı bulunduğu; ameliyat gerektiği halde işlemin uygulanmadığı, yalnızca ilaç ve merhem tedavileri ile geçiştirildiği belirtilmiştir.

    • Sağ ayak bileğinde 12–13 yıldır ödem ve ağrı devam etmekte olup yürümesini ve ayakta kalmasını zorlaştırmaktadır.

    • Mide ve bağırsak sorunları nedeniyle üç kez endoskopi, üç kez kolonoskopi yapılmış; enfeksiyon tedavisine rağmen şikayetler devam etmektedir.

    • İşitme kaybı nedeniyle işitme cihazı kullanmak zorunda kalmıştır.

    Mehmet Nuri Özen 1995 yılından bu yana mahpus olup, ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsüdür ve sık sık sürgün edilmesi nedeniyle on farklı cezaevinde kalmıştır. 50 yaşındaki Özen’in çoklu hastalıkları, kronik ağrı ve hareket kısıtlılığı, epilepsi geçmişi, kalp ve sindirim sistemi rahatsızlıkları birlikte değerlendirildiğinde düzenli ve bütüncül tıbbi bakıma ihtiyaç duyduğu açıktır.

    Bu tablo; kardiyoloji, nöroloji, ortopedi, gastroenteroloji ve fizik tedavi alanlarında eşzamanlı ve sürekli tedavi gerektirmektedir. Ameliyat ihtiyacının “uğraştırıcı” olduğu gerekçesiyle ertelenmesi, ilaçla geçiştirilmesi ve kronik ağrı-hareket kısıtlılığının sürmesi, mahpus sağlığı açısından kabul edilemez bir durumdur.

    Özen’in aktardığı sağlık sorunları, 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi çerçevesinde infazın geri bırakılması ve bağımsız sağlık kurullarından rapor alınması gerekliliğini doğurmaktadır. Kronikleşmiş, çoklu ve ağır nitelikteki hastalıkların cezaevi koşullarında tedavisi mümkün olmadığı gibi, mevcut halin devamı geriye dönüşü olmayan sağlık sonuçlarına yol açma riskini barındırmaktadır.

    İlgili tüm kurumlardan görevlerini yapmalarını ve bu açık yaşam hakkı ihlalini derhal gidermelerini istiyoruz. Olası tüm olumsuzlukların sorumluluğu, bu ihmale göz yuman ve sürmesine izin verenlerdedir.

    Bizler, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 583. haftada da hapishanelerdeki hasta mahpusların durumunu kamuoyuna duyuruyoruz. Bu sorunlar tamamen çözülene dek paylaşmaya ve çözüm talep etmeye devam edeceğiz.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Mehmet Tahir Avcı için acil tahliye-VİDEO

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Mehmet Tahir Avcı için acil tahliye-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 582’nci hafta açıklamasını Ankara Sakarya Meydanı’nda gerçekleştirdi. Bu hafta yapılan açıklamada, Sincan 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan Mehmet Tahir Avcı’nın yaşam hakkının ciddi tehlike altında olduğu vurgulanarak, acil tahliyesi talep edildi. Basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Kezban Kalın okudu.

    Kezban Kalın, İnsan Hakları Derneği’nin tespitlerine göre Türkiye hapishanelerinde en az 1.412 hasta mahpus bulunduğunu, bunların 335’inin ağır hasta olduğunu belirtti. Kalın, “Bu mahpuslardan 230’u tek başına yaşamını sürdürememekte, 105’inin sürekli desteğe ihtiyacı bulunmakta. Hapishane koşullarında yaşamaları mümkün olmayan bu mahpusların tedavileri aksamakta, buna rağmen tahliyeleri sağlanmamaktadır” dedi.

    “AVCI’NIN SEVKİ ‘JANDARMA YOK’ GEREKÇESİYLE İPTAL EDİLDİ”

    Hasta mahpus Mehmet Tahir Avcı’nın epilepsi, kalp ve şeker hastalıkları bulunduğunu aktaran Kalın, Avcı’nın ağır sağlık sorunlarına rağmen cezaevinde tek başına tutulduğunu söyledi.
    Kalın, “Mehmet Tahir Avcı, 09 Mayıs 2025 tarihinde Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden ameliyat tarihi almış olmasına rağmen sevki, ‘jandarma personel ve araç yok’ gerekçesiyle iptal edilmiştir” dedi.

    Kezban Kalın, Avcı’nın geçmişte sağlık hizmetine erişimde ayrımcı ve onur kırıcı muamelelere maruz bırakıldığını, Nusaybin’de yakalanma sürecinde şarapnel yarası nedeniyle karaciğer hasarı yaşadığını, kelepçeli muayeneye zorlandığını ve nefret söylemine maruz kaldığını belirtti.
    Kalın, “İki kez kalp krizi geçirmiş, stent takılmış, iki koroner damarı tıkalı ve ameliyat beklemektedir. Epilepsi, diyabet ve kalp hastalıklarının birlikte seyri, unutkanlıkla birleşince tek başına kalması tıbben uygun değildir. Buna rağmen tek başına tutulmaya devam edilmesi insan onuruyla bağdaşmayan kötü muameledir” dedi.

    “İNFAZ GERİ BIRAKILMALI TEDAVİ KOŞULLARI SAĞLANMALI”

    Hasta mahpusların yaşam hakkının korunması gerektiğini vurgulayan Kalın, 5275 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca Mehmet Tahir Avcı’nın infazının geri bırakılması çağrısında bulundu.
    “Avcı için kardiyoloji, nöroloji ve endokrinolojiyi kapsayan kesintisiz bir tedavi planı oluşturulmalı; kelepçeli ve ayrımcı muayene dâhil tüm onur kırıcı uygulamalara son verilmelidir. Bildirilen aşağılayıcı davranışlar hakkında etkin soruşturma yürütülmelidir” diye konuştu.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, açıklamasında tüm yetkili kurumlara çağrıda bulunarak, “Bu açık yaşam hakkı ihlali derhâl giderilmelidir. Olası tüm olumsuzlukların sorumluluğu bu ihmale göz yuman ve sürmesine izin verenlerdedir” dedi.

    Açıklamanın sonunda inisiyatif üyeleri, “Mehmet Tahir Avcı’ya özgürlük, hasta mahpuslara adalet!” sloganları attı.

    PİRHA/ANKARA 

     

  • 580. haftada çağrı: Özgür Azad İnci serbest bırakılsın!- VİDEO

    580. haftada çağrı: Özgür Azad İnci serbest bırakılsın!- VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 580. hafta açıklamasında 26 yıldır cezaevinde olan, ağır psikiyatrik hastalıklarla mücadele eden Özgür Azad İnci’nin sağlık durumuna dikkat çekerek tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. “Bu koşullarda yaşamını sürdüremez” denilen İnci’ye “hapishanede kalabilir” raporu verilmesine tepki gösterildi.

    Hasta Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi, cezaevlerinde yaşanan hak ihallerine ilişkin eylemlerinin 569. haftasında Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek açıklama yaptı.

    Açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Üyesi Aslı Saraç okudu.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 580. hafta basın açıklamasında 26 yıldır cezaevinde tutulan ve ağır psikiyatrik hastalıklarla mücadele eden Özgür Azad İnci’nin durumunu gündeme taşıdı.  cezaevlerinde tutulan hasta mahpusların sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Saraç, hapishane koşullarının bu kişilerin yaşam hakkını tehdit ettiğini vurgulandı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre Türkiye hapishanelerinde en az bin 412 hasta mahpus bulunuyor. Bunların 161’i kadın, 1251’i erkek. 335’i ise ağır hasta kategorisinde. Bu kişilerin önemli bir kısmı kendi başına yaşamını sürdüremezken, tedaviye erişimlerinin olmaması nedeniyle sağlık durumları giderek kötüleşiyor.

    “AĞIR TECRİT KOŞULLARI ALTINDA”

    1999 yılında tutuklanan Özgür Azad İnci, bu süreçte Diyarbakır, Siirt, Antalya, Osmaniye gibi birçok cezaevinde sürgün edildi. En son Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne gönderilen İnci, şu anda tek kişilik bir hücrede, ağır tecrit koşulları altında yaşam mücadelesi veriyor. 2007 yılında kendisine psikoz ve şizofreni tanısı konuldu. O tarihten bu yana psikiyatrik ilaçlar kullanıyor. Kullanmadığında sanrı ve varsanılar gördüğü, düşünce süreçlerinin bozulduğu ifade ediliyor.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bu duruma rağmen cezaevi yönetiminin İnci’yi yalnız bir hücrede tutmasını “insanlık dışı bir uygulama” olarak tanımlayarak şu ifadeleri kullandı:

    “Tek başına tutulmak, sosyal izolasyonu derinleştirmekte, yalnızlık hissini artırmakta, anksiyete, depresyon ve hatta psikotik belirtilerin şiddetlenmesine yol açmaktadır. 30 Temmuz 2025 tarihinde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edilmesine rağmen “hapishanede kalabilir” raporu verilmesi, İnci’nin durumunun ciddiyetinin göz ardı edildiğini göstermektedir. Bu rapor, İnci’nin cezaevi koşulları altında daha da kötüleşebileceği gerçeğini görmezden gelmektedir.”

    TALEPLER SIRALANDI

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Özgür Azad İnci için şu çağrılarda bulundu:

    “-Acil ve detaylı bir nöropsikiyatrik değerlendirme yapılması,
    -İlaç tedavisi, psikoterapi ve rehabilitasyon içeren bütüncül bir tedavi planı oluşturulması,
    -Tek kişilik hücrede tecrit uygulamasına son verilmesi,
    -Ceza ehliyetiyle ilgili bağımsız bir adli tıp değerlendirmesi yapılması,-İnci’nin durumu göz önünde bulundurularak derhal tahliye edilmesi.”

    “BU TABLOYA SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    Açıklamanın sonunda hasta mahpusların durumunun yalnızca sağlık değil, insan onuru meselesi olduğu vurgulanarak, “Bizler 580. haftamızda da susmadık. Cezaevlerinde tedavi değil, izolasyon var. Bu tabloya sessiz kalmayacağız. Tüm hasta mahpuslar özgürlüğüne kavuşana kadar kamuoyunu bilgilendirmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz” denildi.

    PİRHA/ ANKARA

  • Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta mahpus Abdullah Zorarslan’ın durumuna dikkat çekti-VİDEO

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta mahpus Abdullah Zorarslan’ın durumuna dikkat çekti-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin yaptığı açıklamada, ağır hasta mahpuslardan hasta mahpuslardan Abdullah Zorarslan’ın durumuna dikkat çekildi. Açıklamada, “ Zorarslan’ın öncelikle sevk talebinin karşılanmasını ve bu süreçte gerekli olan tetkiklerin yapılarak, eksiksiz olarak heyet raporunun aldırılmasını ve tahliyesinin sağlanmasını talep ediyoruz” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek üzere düzenledikleri eylemlerini Sakarya Meydanı’nda yaptı. 572. hafta eyleminde hasta mahpuslardan Abdullah Zorarslan’ın durumuna dikkat çekildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi adına açıklamayı İHD üyesi Kaan Gökçe okudu.

    “ÇOKLU ORGAN YETMEZLİĞİ VE BERABERİNDE NÜKSEDEN FARKLI HASTALIKLARI MEVCUTTUR”

    Abdullah Zorarslan’ın yaklaşık 17 ay önce Diyarbakır’dan kendi isteği dışında Ereğli Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesine sevk edildiğini belirten Gökçe, “Çoklu organ yetmezliği ve beraberinde nükseden farklı hastalıkları mevcuttur. Diyarbakır’dayken düzenli ve rutin kontrolleri yapıldığından ciddi problem yaşamamıştır. Ancak şu an bulunduğu YGC Tipi hapishanenin koşulları sağlık durumunu olumsuz etkilemektedir.
    4 ağır ameliyat geçirmiştir. Karın bölgesinde yapılan ameliyatla ince bağırsağının %85’i alınmıştır. Uzun süre kolostomi torbası kullanmıştır. Böbrek hastasıdır ve sağ böbreği alınmış, kalan sol böbreğinin ise %50si çalışmaktadır. Bulunduğu ilin iklim şartlarından dolayı sıkıntı yaşamaktadır. Fiziksel sorunlarına; anemi, böbrek ve diğer sağlık problemleri de eklenince, durumu ve koşullar daha da zorlayıcı hal almaktadır. İkisi akciğerinde, birer tanesi el, kol, ayak ve karnında olmak üzere vücudunda metal parçalar mevcuttur” dedi.

    “HÜCRE TİPİ ODADA KALAMAYACAK DURUMDADIR”

    Zorarslan’ın dilekçe yazmasına rağmen daha önce düzenli tedavi olabildiği Diyarbakır’a sevkinin kabul edilmediğini belirten Kaan Gökçe, şunları kaydetti:

    “Göndermiş olduğu mektupta; ‘Bağırsağının büyük kısmının alınmasından dolayı tükettiği besini vücudun tutmadığını, lavaboya günde 5-6 kez çıkmak zorunda kaldığını, bağırsak sorunu nedeniyle kalp, tansiyon, titreme, çarpıntı, yorgunluk ve bitkinlik olduğunu, kalp sorunu için ilaç kullandığını, günün yarısından çoğunda yatalak kaldığını, ek besin ilacı olarak raporlu mamayı günde 4 adet kullanmak zorunda olduğunu’ aktarmıştır.
    Anemi, hemoroit, akciğer, fıtık ile birlikte fiziksel rahatsızlıkları artmıştır. Sürekli açık ve temiz hava ihtiyacına rağmen, cezaevi şartları ve mimarisi nedeniyle günün 22,5 saati kapalı odada, içeride kalmaktadır. Sadece günün 1,5 saati havalandırmadan yararlanmaktadır. Üstelik odada bulunan dar küçük pencereye ince tel örgülerin takılmasıyla, hava ve gün daha da kısıtlanmıştır. Son dönemde 18 kg’a yakın kayıp yaşamıştır. Diyet yemekleri uygun gelmediği için de beslenememektedir.
    Engelli raporu almak için başvurmuş ancak sorun yaşadığı hastalıklarına dair muayene yapılmamış, hiç sorun yaşamadığı göz, kulak-burun-boğaz ve diğer bölümlere götürülmüştür.

    Ameliyatlar geçirmiş olmasına rağmen genel cerrahi bölümüne götürülmemiş, fiziksel sorunları olmasına rağmen fizik-tedavi doktoru da bakmamıştır. Gerekli muayeneler yapılmadığı için eksik olarak %55 engelli raporu verilmiştir. Aşırı çarpıntı ve titremeden kaynaklı anksiyete ilaçları kullanmak zorunda ve hücre tipi odada kalamayacak durumdadır.”

    “TAHLİYESİNİN SAĞLANMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Ağır hastalıkları bulunan Abdullah Zorarslan’ın hücre tipi odada kalamayacak durumda olduğunu belirten Gökçe, “Öncelikle sevk talebinin karşılanmasını ve bu süreçte gerekli olan tetkiklerin yapılarak, eksiksiz olarak heyet raporunun aldırılmasını ve tahliyesinin sağlanmasını talep ediyoruz”dedi.

    Açıklama alkışlar ve sloganlar ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • Ağır hasta mahpus Fevzi Arslan için tahliye çağrısı-VİDEO

    Ağır hasta mahpus Fevzi Arslan için tahliye çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Suluca Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan 58 yaşındaki ağır hasta mahpus Fevzi Arslan’ın durumunu dikkat çekti. Açıklamada, “Durumunun ağırlığı doktor raporlarında ve yapılan tetkiklerde açıktır ve hapishanede kalamayacak durumdadır” denilerek acil olarak tahliyesinin sağlanması için gerekli girişimlerde bulunulması çağrısında bulundu.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 570. haftasında yaptıkları basın açıklamasında hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunları bir kez daha gündeme getirdi.

    Bu haftaki eylemde, Suluca Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan 58 yaşındaki ağır hasta mahpus Fevzi Arslan’ın durumuna dikkat çekildi. Sakarya Caddesi’nde yapılan açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eş Başkanı Nuray Çevirmen okudu.

    “HAPİSHANELERDE EN AZ 1412 HASTA MAHPUS BULUNUYOR”

    Çevirmen, İnsan Hakları Derneği olarak tespit edebildikleri kadarıyla Türkiye hapishanelerinde 161’i kadın ve 1251’i erkek olmak üzere en az 1412 hasta mahpus bulunduğunu hatırlatarak, “Ağır olarak tarif edebileceğimiz 335 mahpus bulunmaktadır. Bunlardan 230’u tek başına yaşamını devam ettiremiyor ve 105’inin de desteğe ihtiyacı bulunmakta ayrıca 188 mahpusun ise hastalıkları nedeniyle sürekli olarak kontrol edilmesi gerekmektedir. Hasta mahpusların hapishane koşullarında yaşamaları mümkün olmamasına ve tedavilerde yaşanan aksaklıklardan kaynaklı olarak durumlarının giderek ağırlaşmasına rağmen tahliyeleri sağlanmıyor” diye konuştu.

    İŞKENCEDE ÖLDÜ SANILARAK MORGA KONULDU

    2018 yılında tutuklanan Arslan’ın 15 gün boyunca Urfa TEM şubesinde ağır işkencelere maruz kaldığı ve öldü sanılıp morga konulduğu bilgisini veren Çevirmen, “2018 yılında uygulanan elektrikli işkenceden dolayı beyin kanaması meydana gelmiş, pıhtılaşma oluşmuş, zamanında müdahale edilmediğinden iltihap meydana gelmiştir. ATK raporunda işkenceler tespit edilmesine rağmen tedavisi yapılmayan ve çok şiddetli baş ağrıları yaşayan Arslan için çekilen beyin MR sonuçları dikkate alınmamış ve tahliller, muayeneler düzgün yapılmamıştır. Durumunun gittikçe kötüleşmesiyle, ailesi tarafından beyin MR sonuçları özel doktorlara gösterilmiş ve verilen bilgiye göre; beyninde meydana gelen tahribattan ve iltihaptan kaynaklı olarak beyin erimesi yaşamaktadır” dedi.

    “ALZHEİMER VE PARKİNSON OLABİLECEĞİ ŞÜPHESİ OLUŞMUŞTUR”

    Çevirmen, durumu ağır olmasına rağmen tek başına tutulan Arslan’ın Alzheimer ve Parkinson olabileceği şüphesinin oluştuğunu aktararak, “Yoğun baş ağrıları çekiyor, başından bacaklarına kadar uyuşmalar meydana geliyor. Çeşitli zamanlarda baygınlık geçiriyor ve baygınlık geçirdiğinde müdahale imkanı olmuyor. İlaçları kullanması gerekmesine rağmen kullanıp kullanmadığını bilemediği zamanlar oluyor, yapması gerekenleri unutuyor, aç olduğunu bilmiyor, ailesini tanımada güçlük çekiyor. Görüşlerde ailesini tanıyamadığı zamanlar oluyor. Yine doktorların verdiği bilgiye göre tahliye olmadığı ve tedavisi uygun koşullarda yapılmadığı takdirde bu şekilde sadece iki yıl yaşayabilecektir. Ailesi tarafından uzman başka bir doktora raporları gösterilmiş ve doktor tarafından da anlatımlara, çekilen filmlere ve verilen raporlara göre de Dejeneratif Beyin hastalıklarından Alzheimer ve Parkinson olabileceği şüphesi oluştuğunu aktarmıştır” diye belirtti.

    TAHLİYE ÇAĞRISI

    Yaşamı risk altında olan Fevzi Arslan’ın bir an önce tahliye edilmesi çağrısında bulunan Çevirmen, “Fevzi Arslan’ın yaşamı risk altındadır. Bir an önce tahliye edilerek sağlıklı koşullarda tedavisinin yapılması gerekmektedir. Durumunun ağırlığı doktor raporlarında ve yapılan tetkiklerde açıktır ve hapishanede kalamayacak durumdadır. Acil olarak tahliyesinin sağlanması için gerekli girişimlerde bulunulmalıdır. Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 570. Haftada, hasta mahpusların durumlarını dile getirdik. Mahpusların yaşamış olduğu tüm sorunlar, kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Hasta mahpuslardan Sabahat Çetinkaya’nın tahliyesini talep ediyoruz’-VİDEO

    ‘Hasta mahpuslardan Sabahat Çetinkaya’nın tahliyesini talep ediyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi yaptığı açıklamada, Erzincan Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan hasta mahpuslardan Sabahat Çetinkaya’nın durumuna dikkat çekti. Açıklamada, “Mevcut hastalıklarından kaynaklı olarak cezaevi şartları kendisini oldukça zorlamakta ve günlük rutin ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmektedir” denilerek Çetinkaya’nın tahliyesi talep edildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 568’inci haftasında yaptıkları basın açıklamasında hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunları bir kez daha gündeme getirdi.

    Bu haftaki eylemde, Erzincan Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan hasta mahpuslardan Sabahat Çetinkaya’nın durumuna dikkat çekildi. Sakarya Caddesi’nde yapılan açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi MYK üyesi Aslı Saraç okudu.

    “TAHLİYE OLDUKTAN SONRA YARGITAY TARAFINDAN DOSYASI ONANINCA TEKRAR TUTUKLANDI”

    Sabahat Çetinkaya’nın 2014 yılında Mardin/Derin Belediye Eş Başkanı seçildiğini belirten Aslı Saraç, “2016 yılında tutuklanmış, 2 yıl Sincan’da kaldıktan sonra tahliye edilmiştir. Sincan’da iken de hastalıkları bulunan Çetinkaya, bacaklarındaki damarlarındaki sorunlar nedeniyle emboli tehlikesi geçirmiştir. Tahliye olduktan sonra Yargıtay tarafından dosyası onanınca tekrar tutuklanmış ve Mardin’de 20 gün kaldıktan sonra Erzincan Kadın Kapalı Cezaevine sevk edilmiştir” dedi.

    “DIŞARIDA İKEN AMELİYAT KARARI VERİLMİŞTİ ANCAK KOŞULLARDAN KAYNAKLI OLARAK ERTELEMİŞTİR”

    Çetinkaya’nın kalp hastası olduğunu belirten Saraç, şunları kaydetti:

    “Kalp damarlarında tıkanıklık teşhisi konulmuş ve cezaevine girmeden önce anjiyo olmuştur. Dışarıda iken rutin kontrol ve ilaçlarla tedavisi devam etmekteydi. Tansiyon hastasıdır ve bazen tansiyonu 20-21’lere kadar çıkıyor, bu rahatsızlığı için dil altı hapı kullanıyor. İleri derecede bel fıtığı hastası ve dışarıda iken ameliyat kararı verilmişti ancak koşullardan kaynaklı olarak ertelemiştir.

    Venöz yetmezliği var, Sincan’da kaldığı sürede emboli tehlikesi geçirmiş. Midede Helico Bakteriye bağlı olarak ileri derecede reflü ve gastrit var, beslenme sorunu yaşıyor ve hemen hemen hiçbir şey yiyemiyor. Kemik erimesi başlamış durumdadır.
    Bütün bu kronik hastalıklarının yanı sıra boyun fıtığı, omuz kaslarında yırtık, dizlerde kireçlenme ve sıvı kaybı, sindirim sorunu rahatsızlıkları, astım gibi başka hastalıkları da bulunmaktadır.”

    “GÜNLÜK RUTİN İHTİYAÇLARINI KARŞILAMAKTA GÜÇLÜK ÇEKMEKTE”

    Mevcut hastalıklarından kaynaklı olarak cezaevi şartlarının Sabahat Çetinkaya’yı oldukça zorlamakta olduğunun altını çizen Aslı Saraç, “Günlük rutin ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmektedir. Cezaevindeki tedavi süreçleri, yalnızca muayene ve tetkik olarak devam ediyor. Muayene ve tetkiklerden sonra tekrar hastaneye götürülmüyor. Revire ayda bir kez çıkarılıyorlar, hastane sevkleri de birkaç ayı buluyor. Bazı hastalıkları için özel beslenmeye ihtiyaç olmasına rağmen karşılanmıyor. Sabahat Çetinkaya’nın tetkik ve tedavilerinin gerçekleştirilmesini, bununla birlikte ailesinin yanında sağlıklı bir iyileşme sürecinin devam etmesi için de tahliyesinin sağlanmasını talep ediyoruz” diye ekledi.

    PİRHA/ANKARA

  • 57 yaşındaki ağır hasta mahpus Fevzi Arslan için tahliye çağrısı-VİDEO

    57 yaşındaki ağır hasta mahpus Fevzi Arslan için tahliye çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi üyeleri, Adana Suluca Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan 57 yaşındaki ağır hasta mahpus Fevzi Arslan’ın tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi üyeleri hasta mahpusların durumuna dikkat çekmek için eylemlerinin 537’nci haftasında bir kez daha Sakarya Caddesi’nde bir araya gelerek basın açıklaması düzenledi. Eylemde İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube Eş Başkanı Ömer Faruk Yazmacı açıklamayı okudu.

    Yazmacı, 2024 yılı içinde tespit edebildikleri kadarıyla en az 32 tutuklunun hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirdiğini söyledi. Yazmacı, bu haftaki eylemlerinde; Adana Suluca Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan 57 yaşındaki ağır hasta tutsak Fevzi Arslan’ın durumunu aktardı.

    BEYİN ERİMESİ YAŞIYOR

    Yazmacı, ağır hasta tutsak Fevzi Aslan’ın durumuna ilişkin şu bilgileri paylaştı:

    “2018 yılında tutuklanan Arslan, 15 gün Urfa TEM şubesinden ağır işkencelere maruz kalmış, işkencelerden kaynaklı bayılan Fevzi Arslan, öldü sanılıp morga konulmuştur. Tutuklandıktan sonra Urfa 1 Nolu T Tipi Kapalı Hapishanesi’ne konulmuştur. 2018 yılında uygulanan elektrikli işkenceden dolayı beyin kanaması meydana gelmiş, pıhtılaşma oluşmuş, zamanında müdahale edilmediğinden iltihap meydana gelmiştir. ATK raporunda işkenceler tespit edilmesine rağmen tedavisi yapılmayan ve çok şiddetli baş ağrıları yaşayan Arslan için çekilen beyin MR sonuçları dikkate alınmamış ve tahliller, muayeneler düzgün yapılmamıştır. Durumunun gittikçe kötüleşmesiyle, ailesi tarafından beyin MR sonuçları özel doktorlara gösterilmiş ve verilen bilgiye göre; beyninde meydana gelen tahribattan ve iltihaptan kaynaklı olarak beyin erimesi yaşamaktadır.

    DURUMU AĞIR VE TEK BAŞINA TUTULUYOR

    Durumu ağır olmasına rağmen tek başına tutuluyor. Yoğun baş ağrıları çekiyor, başından bacaklarına kadar uyuşmalar meydana geliyor. Çeşitli zamanlarda baygınlık geçiriyor ve baygınlık geçirdiğinde müdahale imkanı da olmuyor. İlaçları kullanması gerekmesine rağmen kullanıp kullanmadığını bilemediği zamanlar oluyor. İlacını almıyor, yapması gerekenleri unutuyor, aç olduğunu bilmiyor, ailesini tanımada güçlük çekiyor. Son görüş esnasında kendi kızını tanıyamamıştır. Yine doktorların verdiği bilgiye göre tahliye olmadığı ve tedavisi uygun koşullarda yapılmadığı takdirde bu şekilde sadece iki yıl yaşayabilecektir.

    TEDAVİSİ YAPILMIYOR

    Urfa’dan yaklaşık 7 ay önce Adana Suluca Yüksek Güvenlikli Hapishanesine sürgün edilen Fevzi Arslan’ın bu ağır hastalığının yanı sıra karın fıtığı da var, tedavisi de yapılmamıştır. Korsenin faydası artık kalmamış ve acilen ameliyat olması gerekmektedir. Ayaklarındaki çatlama nedeniyle bundan kaynaklı günün 24 saati ağrı çekiyor. İşkenceler sonucunda bedeninde ağır ve kalıcı hasarlar meydana gelmiştir. Aralık ayında iki defa hücresinde sinir krizi geçirmiştir. 6 ayda bir MR çekilmesi gerekçesine rağmen çekilmiyor. Hapishanede devam eden ağız içi arama ve onur kırıcı aramalardan kaynaklı olarak tetkik ve tedavileri aksıyor.”

    Arslan’ın yaşamının risk altında olacağını belirten Yazmacı, acil olarak tahliyesinin sağlanmasını talep etti.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘İleri derecede kanser olan Mustafa Karatepe bir an önce tahliye edilmeli’-VİDEO

    ‘İleri derecede kanser olan Mustafa Karatepe bir an önce tahliye edilmeli’-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 537. hafta basın açıklamasında Kırşehir S Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Mustafa Karatepe’nin durumu aktarılarak, “30 yılı dolacak olan ve 6 Ocak 2025’te koşullu salıverilme tarihi gelen Mustafa Karatepe için tahliye edilmeden geçen her gün durumunun ağırlaşmasına neden olmaktadır. Acil bir şekilde tedavisine başlanması ve daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin yapılması için tahliye edilmesini de talep ediyoruz” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek üzere düzenledikleri eylemlerini Sakarya Meydanı’nda yaptı. Bu haftaki eylemde, Kırşehir S Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Mustafa Karatepe’nin durumuna dikkat çekildi.

    Açıklamayı İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu. İnsan Hakları Derneği olarak tespit edebildiğimiz kadarıyla hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus bulunduğunu belirten Çevirmen, “Bu hastaların içerisinde kronik ve çoklu rahatsızlıkları olanlar, akciğer hastaları, kalp hastaları, kanser hastaları, yaşlı ve yaşamını tek başına devam ettiremeyecek durumda olanlar hapishanelerde ısrarla tutulmaya devam edilmektedirler” dedi.

    “11 KASIM 2024 TARİHİNDE KOLON KANSERİ OLDUĞU TEŞHİSİ KONULDU”

    Çevirmen bu hafta, Kırşehir S Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Mustafa Karatepe’nin durumunu paylaştı. Çevirmen şunları söyledi:

    “70 yaşındaki Mustafa Karatepe, daha önce bulunduğu Yozgat 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinde iken, Mart 2024’te başlayan sağlık şikayetleri üzerine hastaneye sevk edilmiş ve hastane doktorları tarafından da Ankara’ya sevki istenmiştir. Fakat bu süre içerisinde kendi isteği dışında Yozgat’tan, 26 Nisan’da Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevine sevk edildi ve bu sevkten dolayı alınmış olan randevuları iptal oldu ve endoskopi randevusu 6 ay sonrasına verildi.  Yapılan başvurular sonucunda endoskopi randevusu 6 Eylül tarihine alındı. Kırşehir Devlet Hastanesinde yapılan endoskopi sonucunda takip eden doktor ‘bir şeyinin olmadığını’ söylemiş ancak tekrar şikayetlerinden dolayı yapılan başvurular sonucunda başka bir doktor tarafından ‘Acil tedavi olması gerektiği ve Ankara’ya sevkini talep edeceğini’ söylenmiştir. Ankara’ya sevk edildikten sonra tetkikler için 05 Kasım 2024 tarihinde Ankara Etlik Şehir Hastanesine getirildi ve Genel Cerrahi bölümüne yatışı yapıldı. Ancak 08 Kasım 2024 tarihinde de taburcu edilerek Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesine götürüldü. 07 Kasım 2024 tarihinde numune alınarak patoloji tetkikleri yapıldı ve 11 Kasım 2024 tarihinde kolon kanseri olduğu teşhisi konuldu. Daha önce de alınan patoloji numunesinde kanama başladığı için derine inilemedi ve aynı durum ikinci patoloji numune alma esnasında da yaşanmıştır.”

    “EŞYALARINI YANINA ALAMADI, MİSAFİR MAHPUS OLMASINDAN DOLAYI NEVRESİM VB. EŞYALAR VERİLMEDİ”

    Mustafa Karatepe’nin hastaneye sevk edilirken eşyalarını yanına alamadığını ve Sincan’a ilk getirildiğinde hasta olmasına rağmen tek başına tutulduğunu belirten Çevirmen, “Misafir mahpus olmasından dolayı nevresim vb. eşyalar verilmedi. Avukat görüşlerinde de ‘Odada tek başında kaldığını, temizlik, yemek gibi temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını bu nedenle kirli bir yerde kalmak zorunda olduğunu, verilen yemeklerin doktor raporunda belirtilen şekilde olmaması sebebiyle aç kaldığını, katı gıda tüketemediğini, odasında ketıl vb. kendisinin yemek yapmasını sağlayacak gereçlerin de bulunmadığını, 2 gündür kurum doktorunun olmaması sebebiyle muayene olmadığını, hastaneye sevk edilmesi gerektiğini ancak jandarmanın araç yok, yeterli sayıda görevli yok gibi gerekçelerle hastaneye götürmediğini, yalnız kalmanın kendisini çok zorladığını, eşyalarının Kırşehir’de kaldığını, gözlüğünün bile getiremediğini bu sebeple hiçbir şey okuyamadığını’ aktarmıştır” dedi.

    “TEDAVİLERİNDE OLDUKÇA GEÇ KALINMIŞ OLMASINDAN DOLAYI SİNCAN’A SEVKİNİ İSTEMİŞTİR”

    Hastane tarafından verilen bilgilendirme notunda da Karatepe’nin kanser teşhisinin yapıldığı ve Pazartesi yani 18 Kasım’da tedavilerine başlanacağı belirtilmesine rağmen 15 Kasım Cuma günü Kırşehir S Tipi Kapalı Hapishanesine geri götürüldüğünü aktaran Nuray Çevirmen, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Kırşehir’de Radyoterapi olmadığından tedavisi yapılamamıştır. Tedavilerinde oldukça geç kalınmış olmasından ve sürekli yollarda olmasının yıpratıcılığından dolayı Sincan’a sevkini istemiştir. 10 Aralık 2024’te ilk kemoterapiyi aldı ve 11 Aralık’ta bulantı ve kusma nedeniyle kampüs hastanesine acile kaldırıldı. Ertesi gün 12 Aralık’ta Etlik Şehir Hastanesi Genel Cerrahi Bölümüne yatışı yapılmıştır. Doktoruyla görüşüldüğünde ‘bağırsakta tıkanıklık olduğu, bunun için ameliyat edilmesi gerektiği, onkolojiyle birlikte karar verilmesi gerektiğini’ belirtilmiş ancak şimdiye kadar hiçbir gelişme olmadan sadece yatışı yapılıp ağrı kesici yapılmaktadır. 4 Aralık 2024 tarihinde Kırşehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından verilen raporda ‘İleri evre rektum kanseri olduğun, Kemoterapi ve Radyoterapi alması gerektiği, Radyoterapi sürecinin 6-8 hafta, hafta içi her gün devam edeceği, eş zamanlı kemoterapi alacağı, Kemoterapi ve radyoterapi sürecinde yaşanabilecek komplikasyonlardan dolayı hastanın tek başına kalmasının uygun olmadığı, tedavisi ve bakımı için özel donanımlı R tipi cezaevinde kalabileceği, Radyoterapinin Kırşehir’de uygulanmadığı’ yazılmıştır. “

    “TAHLİYE EDİLMEDEN GEÇEN HER GÜN DURUMUNUN AĞIRLAŞMASINA NEDEN OLMAKTADIR”

    “Tedavisine zaten zamanında başlanmamış ve ileri derecede kanser olduğu raporlanmış olan Mustafa Karatepe’nin Rehabilitasyon tipi cezaevinde de kalabilmesi mümkün değildir” diyen Çevirmen, “Sağlıklı koşullarda tedavi olabilmesi için acilen tahliyesinin sağlanması ve ailesinin gözetiminde tedavi edilmesi gerekmektedir. 30 yılı dolacak olan ve 6 Ocak 2025’te koşullu salıverilme tarihi gelen Mustafa Karatepe için tahliye edilmeden geçen her gün durumunun ağırlaşmasına neden olmaktadır. Acil bir şekilde tedavisine başlanması ve daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin yapılması için tahliye edilmesini de talep ediyoruz” diye ekledi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Yüzde 60 engelli olan Hayati Deniz Kaytan’ın tedavisi önündeki engeller kaldırılsın-VİDEO

    ‘Yüzde 60 engelli olan Hayati Deniz Kaytan’ın tedavisi önündeki engeller kaldırılsın-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 536’ncı haftasında Sakarya Caddesi’nde açıklama yaptı. Bu haftaki eylemde Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Hayati Deniz Kaytan’ın durumuna dikkat çekildi. 

    İHD Ankara Şube Eş Başkanı Ömer Faruk Yazmacı, Hayati Deniz Kaytan’ın beynindeki tümör nedeniyle ameliyat olduğunu, sağ elinin sakat ve büyük oranda kullanamadığını, sol omuzunda ise kurşun yarasından kaynaklı sorunlar yaşadığını kaydetti.

    Yazmacı, Kaytan’ın hastalıklarına dair, “Kar yanığından sol-sağ ayak parmakları kesiktir. Sağlık raporlarına göre el ve ayaklarından kaynaklı olarak yüzde 60 engelli raporuna sahiptir. 2009 yılında Ankara’da beyin tümörü ameliyatı geçirmiş, ameliyat sonrası kalan tümör artığı 28 seans ile kurutulmuş, 2009’dan bu yana hastalığı ile ilgili kontrol ve tıbbi takibi devam ettirmeye çalışmaktadır. Beyin ameliyatı sonrası epilepsi hastalığı oluşmuş. Son yaşadığı epileptik krizde çok büyük bir güç ile boynunun çevrildiği hissini yaşamış, boynunun 4 omurunda fıtık olmasından kaynaklı olarak boynu incinmiştir. Epileptik kriz nedeniyle karantinada iken Ankara’ya sevki yapılmış ve burada tümör dokusunun iyi huylu olduğu, şu anda bir kanser riski taşımadığı, bu dokunun sinirlerin yoğun olduğu yüz bölgesinde bulunmasından dolayı ameliyatın riskli olduğu, altı ayda bir kontrollerinin yapılacağı, doku büyürse ameliyat edilebileceği söylenmiştir” bilgisini paylaştı.

    “TEDAVİ HEP BİR ENGELLE KARŞILAŞIYOR”

    Yazmacı, Kaytan’ın yaşam hakkının korunmasını ve iyileşinceye kadar infazının ertelenmesi çağrısında bulunarak, “Sağ kulak altı çene arkası tükürük bezi içerisinde tümör bulunmakta ve bu tümörler nedeniyle kontrollerine periyodik olarak devam edilmekte ve tümörün büyümesi halinde ameliyat olması gerekmektedir. Boyun ve bel fıtığı rahatsızlığı da bulunmakta ve kronik farenjit hastasıdır. Yoğun ilaç kullanma nedeniyle mide rahatsızlığı meydana gelmiş, mide koruyucu ilaç kullanmadığında sancı ve ağrıların katlanılmaz boyuta ulaşmıştır. Hapishanede son 10 yılda kendisini en çok zorlayan durum sol ayağı için ortopedik tabanlık yaptırılmamasıdır. Yıllardır sol ayağı nedeniyle adeta işkence çekmekte, Bolu’da bu sorunu çözme olanağı olmadığı için büyük şehirde ayak tabanı için doku nakli ya da kök hücre tedavisi olma talebi vardır. 2024 yılı Ocak ayından bu yana doku nakli tedavisi olmak için sağlık kurulu raporu alarak sevk talebinde bulunup kalıcı tedavi olmak için en son Bolu Tıp Fakültesine sevki yapıldı ancak tedavi noktasında hep bir engelle karşılaşmaktadır” diye belirtti.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • Yüzde 55 engelli hasta mahpus Emrah Abi için tahliye çağrısı-VİDEO

    Yüzde 55 engelli hasta mahpus Emrah Abi için tahliye çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da ağır hasta tutuklu Emrah Abi’nin tahliye edilmesi çağrısı yapıldı. 

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 535’inci haftasında Sakarya Caddesi’nde açıklama yaptı.

    “Tedavi haktır engellenemez” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya çok sayıda kişi katıldı. İHD Ankara Şubesi Eşbaşkanı Ömer Faruk Yazmacı, Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Emrah Abi’nin durumuna dikkati çekti. Çocukluğundan beri kronik kalp hastası olan Abi’nin 20 Mayıs 2002 tarihinde Van Yüksek İhtisas Hastanesi’nde açık kalp ameliyatı geçirdiğini aktaran Yazmacı, “Zorlu ameliyat operasyonunda aort kalp kapakçığı değiştirilmiş, platin kalp kapakçığı takılmıştır. Diğer kalp kapakçığında yani mitral kapakçığında da mitral darlığı, mitral yetersizliği, hafif Triküspit vardır. Ameliyattan sonra ömür boyu kullanması gereken Coumadin ilacına başlamıştır. İlacın dozunun, rutin olarak kan değerlerine bakılarak ayarlanması gerekmektedir” dedi.

    YÜZDE 55 ENGELLİ RAPORU VAR

    Yazmacı, tutsak Abi’nin kontrolleri ve tedavisinin yapılmaması halinde kanında pıhtılaşma meydana geldiğine işaret ederek, “Pıhtılaşma olması durumunda tekrar ciddi bir ameliyat geçirmek zorunda kalacaktır. Bu durumun tam aksine kanında meydana gelecek olan aşırı sulanma nedeniyle her iki ihtimalde de beyin kanaması geçirerek ölüm ve felçli kalma riskiyle karşılaşabilecektir. Bu nedenle Coumadin ilacının doz ayarlaması ve doktor kontrolleri hayati önem arz taşımaktadır. Kalp hastalığından dolayı yüzde 55 engelli raporu var. Cezaevine girdikten sonra da bel fıtığı, boyun fıtığı, eklem ağrıları, kireçlenme, menüsküs, ülser gibi hastalıkları da baş göstermiş ve bu hastalıklardan dolayı da yıllardır ilaç kullanmaktadır. Şu an bulunduğu cezaevinin hem mimari yapısı gereği hem de koşulları, mevcut sağlık durumu üzerinde olumsuz yönde etkilemekte, günde sadece 1,5 saat havalandırmaya çıkarılmakta, günün tüm saatlerini odada kapalı olarak geçirmekte, 15-20 metrekare arası küçük bir odada 3 hasta arkadaşıyla birlikte kalmakta havalandırma imkanı olmadığından elbiselerini dahi oda içerisinde kurutmak zorunda kalmaktadırlar” diye belirtti.

    İNFAZININ ERTELENMESİ ÇAĞRSI

    Abi’nin 13 yıl içinde kendi isteği dışında farklı cezaevlerine sevk edildiği bilgisini paylaşan Yazmacı, şöyle devam etti:

    “Ailesinin ikamet ettiği Van’a veya yakın yerlerdeki cezaevlerine uzun süredir sevk istemesine rağmen sevki yapılmamıştır. Kanser hastası olan annesine yakın olmak için yazdığı dilekçelerine cevap alamayan Abi, 25 Ekim 2024 tarihinde annesinin yaşamını yitirdiğini öğrenmiştir. Emrah Abi’nin ağır olan kalp hastalıkları nedeniyle infazının ertelenmesi için gerekli girişimlerde bulunulmasını, kontrollerinin aksatılmadan yapılmasını ve bu süreç zarfında da babasının da hasta olması nedeniyle ve kendisinin de sağlığı için ailesine yakın bir yere sevkinin sağlanmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘Türkiye hapishanelerinde kadın mahpusların maruz kaldığı pek çok sorun var’-VİDEO

    ‘Türkiye hapishanelerinde kadın mahpusların maruz kaldığı pek çok sorun var’-VİDEO

    PİRHA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 533. hafta basın açıklamasında kadın hasta tutukluların durumunu aktardı. Yapılan açıklamada,”Kadın hasta mahpusların tüm sağlık kontrollerinin ve tedavilerinin aksatılmadan yapılması, hapishanede tedavisi yapılamayan ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenerek acil tahliye edilmesi gerekmektedir” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesinde, kadına yönelik şiddetin insan hakları ihlali boyutunun en yoğun hapishanelerde kadın mahpusların yaşamış oldukları sağlık sorunlarını ve hastalık durumlarına dikkat çekti.

    Sakarya Meydanı’nda yapılan 533. Hafta basın açıklamasında; Sincan Kadın Kapalı Hapishanesinde 16, Kayseri/Bünyan Kadın Kapalı Hapishanesinde 19 olmak üzere tespit edilebildiği kadarıyla İç Anadolu Bölgesinde en az 35 kadın hasta mahpus bulunduğu vurgulandı.

    “Tedavi haktır engellenemez. Hasta Mahpuslar serbest bırakılsın” pankartının açıldığı eylemde basın açıklamasını İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    “HASTA MAHPUSLAR SAĞLIK HAKKINA YETERİNCE ERİŞEMİYOR”

    Türkiye Hapishanelerinde kadın mahpusların maruz kaldığı pek çok sorun bulunduğunu belirten Çevirmen, “Hasta mahpuslar sağlık hakkına yeterince erişemiyor. Üçlü protokolden kaynaklı olarak birçok aksaklık, sağlığı tehdit eder nitelikte uygulamalara neden olmaktadır. Kelepçeli muayene, sağlıksız tek kişilik ring araçlarıyla sevkler, yapılmayan ya da aksatılan hastane sevkleri ve daha birçok etkenin yanı sıra 24 saat acil tıp hizmeti zorunlu olan hapishanelerin bunlardan yoksun olması gibi nedenler, sağlığa erişimin önündeki engellerdir. Hasta ve ağır hasta mahpuslar infazları ertelenmediği için tahliye olamıyor ve ayrıca İdare Gözlem Kurulu Kararlarıyla da koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik hakları da ihlal ediliyor. Hasta mahpusların haklarının korunmasını garanti altına alan yasalara ve uluslararası sözleşmelere de uyulmuyor. Hakları ihlal eden kamu görevlileri hakkında da cezasızlık politikası izlenmekte ve bu da ihlalleri süreklileştirmektedir” dedi.

    “SİNCAN KADIN KAPALI HAPİSHANESİ’NDE 16 KADIN HASTA TUTUKLU BULUNUYOR”

    Nuray Çevirmen, Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi’nde hasta kadın tutukluları sıraladı:

    “Ayşe Gökkan: Duyma yetisinde bozukluk var ve ayrıca kalp rahatsızlıkları bulunuyor.

    Ayşe Topçu: Ciğerinde ve sırtında şarapnel parçaları var. En ufak bir soğuk aldığında, üşüttüğünde nefes alıp verme güçlüğü çekmekte, nefes darlığı sorunu yaşamakta, bazen kramp girmekte, soğuk algınlığında 70-80 yaşındaki gibi öksürmekte, öksürük esnasında ciğerinin kasıldığını hissetmekte, sırtında etkisinin ise sinirlere geldiği için kollarında uyuşma oluşmakta, elinden geldikçe parçaların hareket etmemesi için dikkat etmektedir.

    Bermal Birtek: Kalp Hastası.

    Elif Çetinbaş: Rozasea (gül) hastalığı var. Guatr hastasıdır ve bel fıtığı hastasıdır ve 2020’de ameliyat oldu.

    Fadik Adıyaman: İki kere rahim ameliyatı oldu. Tiroid hastası, midede polipler var.

    Gülşan Adet: Kronik ankilozan spondolit (iltihaplı eklem iltihaplanması) ve ülser rahatsızlıkları bulunmaktadır. 2021 Haziran ayında çekilen MR sonucunda beyninde damar tıkanıklığı tespit edildi. Boyun fıtığı, boyun düzleşmesi ve bel fıtığı mevcut.

    Nedime Yaklav: Böbrek hastası. Ayrıca guatr, alerji ve yüksek tansiyonu hastalıkları var.

    Özge Özbek: Beynindeki tümör nedeniyle ameliyat oldu. 3 ay erteleme aldı ancak tekrar hapishaneye konuldu. Beyin tümörleri hala mevcut ve hapishanede kaldığı süre ilerledi ve epilepsi, Vertigo gibi dengesizlik belirtileri olan hastalıklar da nüksetti. Beyin tümörleri organlara baskı yapmaktadır. Şu an tümörden kaynaklı olarak sol kulağında %72 işitme kaybı vardır, ellerde titreme, kimi zaman idrarını tutamama durumlar meydana gelmiştir. Bu durum ileride görme, hafıza ve hareket kaybına neden olacaktır.

    Pınar Tikit: Beyinde araknoid kist var. Kist şu an 8 cm, bayılma, kriz şeklinde ataklar yaşıyor. Kist 10 cm olduğunda risklere rağmen cerrahi müdahale zorunlu olacak.

    Rihan Kavak Özbek: Kas ve sinir erimesi var. Astım hastası. Zehirli guatr teşhisi konuldu, ameliyat oldu. Bel fıtığı var. Göğüslerinde kitle olduğunsan yılda bir kez momografi çektiriyor. Panik atak rahatsızlığı bulunmaktadır.

    Selver İspir: Kalp hastası.

    Selver Yıldırım: Sağ gözünü kaybetmiş diğer gözü de tedavisi yapılmadığından görme oranı %20’ye düştü ve tek gözünde de ödem olduğu için okuma yazma ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Ayrıca el ve kollarında kısmi işlev kaybı var.

    Sermin Demirbağ: Ülser ve astım hastası.

    Şükran Aydın: Bağırsak rahatsızlıkları var.

    Zerrin Yılmaz: Panikatak hastası. Ayrıca haşimato hastalığı da var.”

    ÇEVİRMEN, KAYSERİ KADIN KAPALI HAPİSHANESİ’NDEKİ HASTA KADIN TUTUKLULARIN DURUMUNU AKTARDI

    Çevirmen, Kayseri Kadın Kapalı Hapishanesi’nde bulunan hasta tutuklu kadınların durumunu şöyle aktardı:

    “Dicle Bozan: Bir bacağı kesik olup diğer bacağında şarapnel parçaları vardır. Bağırsakları parçalandığından kolostomi torbası takılıdır. Ayrıca migren atakları var ve epilepsi hastalığından ötürü sürekli bayılmalar yaşamaktadır.

    Dilek Arsu: Vertigo hastası, bel fıtığı var. Sürekli kanaması var ancak kadın doğuma götürülmüyor, teşhis konulmamış.

    Dilşad Şengül: Yaralanmadan kaynaklı kalp ve akciğerlerde çok büyük zedelenmeler var. Yemek borusu parçalanmış, sağ akciğerinin yarısı çalışmıyor. Yemek borusunda cep oluştuğundan, yemek yerken zorlanıyor yutma güçlüğü çekiyor. Kaburgalarına gelen patlayıcı madde kana karışmış, kalbe doğru ulaşarak vücudun kalp üzerindeki seviyesinden yani baş, boyun ve kollardan kalbe dönen kirli kanı taşıyan ana toplar damarı yırtmış ve bu damar dikilmiştir. Sağ kolunda yaralanmadan kaynaklı hareket kısıt sorunu var ve gittikçe ilerliyor, kaslarda sıkışma var, sağ kolunu kaldıramıyor. Serçe, orta ve yüzük parmağı kesilmiş.

    Elif Deniz: Astım hastası.

    Gülazer Akın: 10 yıldan fazladır böbreklerinde 8-10 mm’lik kireçli kist var. Üç yıldır yutkunma problemleri yaşıyor. Birkaç kez mide filmi çektirdi. Parmakları ve elleri şişiyor, ağrıdan bükemiyor, bir şey tutamıyor. Bel fıtığı rahatsızlığı var.

    Gülgeş Tatlı: Epilepsi hastası, 5-6 ayda bir atak geçiriyor ve bayılıyor. Sol kolunda pıhtılaşma var ve çok ağrı yapıyor. Kolunda mermi ve şarapnel parçaları var, kemik yapısı yok. Yine sırtında, ayağında, karnında mermi ve şarapnel parçaları var. Doktorlar tarafından, “ameliyat olması gerektiği ancak bünyesinin kaldıramayacağı” söylenmiş. Sadece kan tahlilleri yapılıyor.

    Güzel Saraç: Şeker hastası.

    Hacer Halil Yusuf: 26 yıldır hapishanede, bağışıklık sisteminde sorun var. Memesinde sorun var hastalık ilerliyor.

    Hiyem Yolcu: Bacaklarda iltihaplı yaralar mevcut. Kanda lökosit değerleri düşük.

    Jiyan Ay: Bel fıtığı var, bacakları ise zaman zaman tutmuyor.

    Medya Aslan: Nefes darlığı var. İleri derecede astım hastası. Ayrıca bel fıtığı hastalığı mevcut.

    Melek Akgün: 58 yaşında. Kalp hastasıdır, mitral kapak yetmezliği var. Stent takılmış, tekrardan anjiyo olması gerekiyor. Hipertansiyon hastasıdır ve aynı zamanda koroner arter hastasıdır. KOAH hastasıdır, yapılan tetkiklerde akut alevlenmeler teşhis edilmiştir. Osteoporoz yani ileri derecede kemik erimesi rahatsızlığı mevcuttur. Romatoid artrit hastalığı bulunmakta ve bu hastalık için 20 yıldır kortizon kullanıyor. Bel kayması mevcuttur. Kronik böbrek yetmezliği var ve böbrekleri yaklaşık %37 oranında çalışıyor. Kulaklarda işitme kaybı mevcut ve gözlerde katarakt gibi rahatsızlıkları da bulunmaktadır. Tüm bu hastalıklarından kaynaklı olarak 21.12.2023 tarihinde %82 engelli olduğuna dair rapor düzenlenmiştir. Hastalıklarından kaynaklı olarak sürekli olarak hastaneye götürülüp getirilmektedir. Ailesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesine dahi yürüyerek gelemeyen Melek Akgün, gardiyanların koluna girmesi ile getirilmiş ve dengede durması sağlanmıştır.

    Naime Encü: Bir gözünde katarakt var. Bir gözünde tümör çıkmış, ameliyat olacak. Diş tedavileri yapılmıyor. Bel ve boyun fıtığı var. Dizlerde menüsküs var. Kulak zarı delinmesi ve iltihap sorunu nedeniyle işitme sorunun yaşıyor. Ayrıca ciğerlerinden rahatsız.

    Nazlı Soglin: Cezaevinde bulunduğu 12 yıllık süre zarfında midede ülser, beyninde iki damarında tıkanıklık ve lekeler oluşmuştur, Kalp kapakçığında kalınlaşma, eklem hastalığı, yumurtalıklarında kist, nefes darlığı gibi birçok hastalıkları mevcuttur.

    Nergiz Okan: Kolundan ameliyat edilip platin takılmış ancak yeniden ameliyat olması gerekiyor.

    Özgül Yaşa: Diyabet hastası. Yüzünde ve çenesinde yaralar var.

    Songül Aydın: Panik atak rahatsızlığı mevcut. Ayrıca son dönemlerde karaciğerlerinden de rahatsızlıklar yaşamaya başlamış olup tedavileri aksatılmıştır.

    Şilan Çetiner: Beyninde kitle var. Kusma, baş ağrısı, titreme, kulak uğuldaması oluşuyor. Ayrıca boyun kemiğinde çatlak var.

    Zerga Açar: 59 yaşında, iki gözünden ameliyat olmuş, sol elini kullanamıyor.”

    “HAPİSHANELERDE ACİL MÜDAHALEDE BULUNAN SAĞLIK EKİPLERİ BULUNDURULMALI”

    Kadın hasta mahpusların tüm sağlık kontrollerinin ve tedavilerinin aksatılmadan yapılması gerektiğini belirten Çevirmen, “Hapishanede tedavisi yapılamayan ağır hasta mahpusların infazlarının ertelenerek acil tahliye edilmesi gerekmektedir. İnsanlık onuruna aykırı kelepçeli muayene ve tekli ring araçlarıyla sevklere son verilmelidir. Hapishanelerde acil müdahalede bulunan sağlık ekipleri bulundurulmalı, revire çıkarılma ve hastane sevkleri hızlandırılmalıdır” diye ekledi.

    PİRHA/ANKARA

  • 70 yaşındaki kanser hastası mahpus Mustafa Karatepe için acil tahliye çağrısı-VİDEO

    70 yaşındaki kanser hastası mahpus Mustafa Karatepe için acil tahliye çağrısı-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin bu haftaki eyleminde Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta mahpus Mustafa Karatepe’nin durumuna dikkat çekildi. Kanser teşhisi konulan Karatepe’nin acil tahliye edilmesi çağrısı yinelendi. 

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için düzenledikleri eylemlerinin 532’inci haftasında da Ankara’nın Sakarya Caddesi’nde bir araya geldi.

    Eylemde, Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Mustafa Karatepe’nin durumuna dikkat çekildi. Eylemde konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Sevil Turgut, Karatepe’nin 70 yaşında olduğunu belirterek, zorla sevk edilmesi nedeniyle hastane randevularının 6 ay ertelendiğini ve bu nedenle sağlığının daha da kötüye gittiğini kaydetti.

    Turgut, Karatepe’ye Kırşehir Devlet Hastanesi’nde endoskopi yapıldığını ancak bir hastalığının olmadığı yönünde geri dönüş aldığını ancak başka bir doktorun ise “Acil tedavi olması gerekiyor” şeklinde tanı koyduğunu söyledi.

    KOLON KANSERİ TEŞHİSİ

    Karatepe’nin tanıda sonra tedavi için Ankara’ya sevk edildiğini ve yakın zamanda Ankara Etlik Şehir Hastanesi’ne getirildiği aktaran Turgut, “Genel Cerrahi bölümüne yatışı yapıldı. Ancak 8 Kasım tarihinde ise taburcu edilerek tekrar Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı Hapishanesine götürüldü. 7 Kasım tarihinde numune alınarak patoloji tetkikleri yapıldı ve 11 Kasım tarihinde ise kolon kanseri olduğu teşhisi konuldu. Daha önce de alınan patoloji numunesinde kanama başladığı için derine inilemedi ve aynı durum ikinci patoloji numune alma esnasında da yaşanmıştır” dedi.Karatepe’nin hastaneye sevk edilirken eşyalarını yanına alamadığına vurgu yapan Turgut, “Sincan’da da hasta olmasına rağmen tek başına tutuldu. Hapishanede misafir mahpus olmasından dolayı nevresim ve benzeri eşyalar verilmedi. Ayrıca yapılan avukat görüşlerinde ise; ‘Odada tek başında kaldığını, temizlik, yemek gibi temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamadığını bu nedenle kirli bir yerde kalmak zorunda olduğunu’ söyledi. Yine aynı görüşmede, ‘Verilen yemeklerin doktor raporunda belirtilen şekilde olmaması sebebiyle aç kaldığını, katı gıda tüketemediğini, odasında ketil gibi kendisinin yemek yapmasını sağlayacak gereçlerin de bulunmadığını’ söyledi. Avukatı, 2 gündür kurum doktorunun olmaması sebebiyle muayene olmadığını, hastaneye sevk edilmesi gerektiğini ancak jandarmanın araç yok, yeterli sayıda görevli yok gibi gerekçelerle hastaneye götürmediğini,  yalnız kalmanın kendisini çok zorladığını, eşyalarının Kırşehir’de kaldığını, gözlüğünün bile getiremediğini bu sebeple hiçbir şey okuyamadığını’ aktarmıştır” dedi.

    TEDAVİ YERİNE CEZAEVİNE GÖTÜRÜLDÜ

    Kanser teşhisi ardından 18 Kasım’da tedavisine başlanacağının söylenmesine rağmen Karatepe’nin dün  Kırşehir S Tipi Cezaevi’ne geri götürüldüğünü belirten Turgut, “Hastalığı nedeniyle hızlı bir şekilde zayıflayan mahpus bu süreçte 76 kilodan 52 kiloya kadar inmiştir. 30 yılını tamamlamış Karatepe’nin 5 Ocak 2025’te tahliye olması gerekiyor. Acil bir şekilde tedavisine başlanması ve daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin yapılması için de acil olarak tahliye edilmesini de talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • İstanbul ve Ankara’da Abdurrahman Gemicioğlu için çağrı-VİDEO

    İstanbul ve Ankara’da Abdurrahman Gemicioğlu için çağrı-VİDEO

    PİRHA- 658. F Oturması’nda ve Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi,Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmakta iken durumunun ağırlaşması üzerine 100. Yıl Van Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ve hala yoğun bakım ünitesinde bulunan 67 yaşındaki ağır hasta mahpus Abdurrahman Gemicioğlu’nun serbest bırakılması istendi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi,  hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun durumuna dikkat çekmek üzere düzenledikleri eylemlerinin 530. haftasında da Sakarya Meydanı’nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Abdurrahman Gemicioğlu’nun durumuna dikkat çekildi.

    Basın açıklamasını İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen, okudu.

    “GEMİCİOĞLU, TUTUKLANDIĞIN 3 EKİM’DEN BU YANA 26 DEFA HASTANEYE KALDIRILDI”

    67 yaşındaki Abdurrahman  Gemicioğlu’nun siyasi faaliyetler gerekçesi ile yargılandığı davada hakkında verilen 8 yıl 9 aylık hapis cezasının onanması üzerine ağır hasta olmasına rağmen 3 Ekim’de evinden yatalak halde iken alındığını ve tutuklanarak hapishaneye konulduğunu belirten Çevirmen,  “Ağır hastalıkları nedeniyle sürekli olarak hastaneye kaldırılan Gemicioğlu, tutuklandığı 3 Ekim’den bu yana 26 defa hastaneye kaldırılmıştır. En son olarak 25 Ekim’de durumunun ağırlaşması üzerine Van Yüzüncü Yıl Üniversite Hastanesine kaldırılmış olup hala hastanede yoğun bakım ünitesinde bulunmaktadır.
    Gemicioğlu’na 1 yıl önce kolon kanseri teşhisi konuldu ve ameliyat edildi. 4-5 ay kadar bağırsakları dışarıda bir şekilde kaldı. Ayrıca prostat ameliyatı da geçirmiş olan mahpusun tedavileri devam etmekteydi ve kanser için hem radyo terapi hem de kemoterapi almaktaydı. Prostat için de hortum bağlanmış ve bu süreçte de böbrekleri etkilenmiş ve böbrek yetmezliği de başlamıştır. İki ameliyatın bir arada olması ve kemoterapi tedavisi mahpusun süreçlerini ağırlaştırmıştır. Kalp hastası olan mahpusta kalp yetmezliği mevcut ve kalbi %10-20 arasında bir oranda çalışıyor. Nefes alma sorunları yaşıyor ve aşırı titreme mevcut. İşitme sorunu da olan hasta aynı zamanda hipertansiyon ve şeker hastasıdır” dedi.

    “YOĞUN BAKIMDA ELİ KELEPÇELİ OLARAK TUTULDU”

    “Avukatı tarafından 4 Ekim’de ağır hasta olmasından kaynaklı infaz erteleme talebi bulunulmuş olmasına rağmen bugüne kadar herhangi bir ilerleme sağlanamamıştır.” diyen Çevirmen şunları ekledi:

    “Yoğun bakımda eli kelepçeli olarak tutulan mahpusa ailesi için çok kısıtlı görme hakkı verilmekte olup mahpus, psikolojik olarak da destekten yoksun bırakılıyor. Ailesinin vermiş olduğu bilgilere göre de yaklaşık iki ay önce dış bağırsaklarını tekrar içeri almak için ameliyat edildi ve bu ameliyat esnasında karaciğerine kan gitti. İki gün boyunca entübe edildi ve ölümden döndü. Şu anda bile karaciğeri iyi çalışmıyor ve su biriktiriyor. Gözaltına alınmadan bir gün önce kalp krizi geçirdi, hastaneye götürüldü, doktorlar kalbinin yüzde 20 çalıştığını söyledi. Tutuklandıktan sonra hastaneye kaldırıldı ve bu kez de kalbinin %10-15 oranında çalıştığı söylendi.

    Ağır hasta ve yatalak halde olan, hapishanede bir saat bile duramayacak durumda olan Abdurrahman Gemicioğlu’nun tetkik ve tedavilerine sağlıklı bir şekilde, ailesinin desteği ile devam edebilmesi için acil olarak tahliye edilmesi gerekmektedir. Gemicioğlu’nun tahliye edilmemesi ağır bir yaşam hakkı ihlalidir ve suç teşkil etmektedir. Adalet Bakanlığı’nı, Sağlık Bakanlığını ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunu ve ilgili olan tüm kurumları acil olarak inisiyatif almaya çağırıyoruz.”

     

    İSTANBUL

    İnsan Hakları Derneği(İHD)İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu’nun düzenlediği F oturumunun 658. haftasında hapishanelerdeki hasta tutukluların durumu anlatılmaya devam edilerek, Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmakta iken durumunun ağırlaşması üzerine 100. Yıl Van Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan ve halen yoğun bakım ünitesinde bulunan 67 yaşındaki ağır hasta mahpus Abdurrahman Gemicioğlu’nun sağlık durumu paylaşıldı.

    Açıklamayı İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri okudu.

    Yoleri, 67 yaşındaki Abdurrahman Gemicioğlu’nun Rektum kanseri, Kalp yetmezliği, Yüksek Tansiyon, Diyabet, Prostat büyümesi, Böbrek yetmezliği ve Demans hastası olup, ileri derecede unutkanlık, işitme ve konuşma güçlüğü, kaslarında ağrılar ve denge problemleri yaşadığını belirterek Gemicioğlu’nun akciğerine pıhtı atması ve akciğerlerde su toplanması nedeniyle oksijen tüpüne bağlı olarak yaşamını sürdürebildiğini söyledi.

    Cezaevinde gerekli tedavi olmadığı için ciğerleri şu an su topladığını ve halen öyle yaşama tutunmaya çalıştığını belirten Yoleri, “İnfaz erteleme talebine ve Anayasa Mahkemesinden istenen tedbir talebine acilen cevap verilmesi beklenen Gemicioğlu’nun sağlığına kavuşması zor ise de hiç değilse yakınlarıyla vedalaşmasına olanak sağlanabilmesi için derhal serbest bırakılması gerekmektedir” dedi.

    PİRHA/ANKARA-İSTANBUL

  • ‘Nedim Yılmaz’ın hukuki olmayan kararlarla tahliyesi engellenmekte’-VİDEO

    ‘Nedim Yılmaz’ın hukuki olmayan kararlarla tahliyesi engellenmekte’-VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutuklu Nedim Yılmaz’ın yaşadığı sorunları dile getirdi. Yapılan açıklamada, “Nedim Yılmaz, 30 yıldır cezaevinde olmasına ve koşullu salıverilme tarihi gelmesine rağmen ve İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 5 kezdir soyut ve subjektif, hukuki olmayan kararlarla tahliyesi engellenmektedir” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 528. Hafta basın açıklamasında hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunları gündeme getirdi.

    Sakarya Meydanı’nda yapılan açıklamada “Tedavi haktır engellenemez. Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Yapılan açıklamada hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun olduğu bilgisi verildi. Açıklama metnini İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    2024 yılı içerisinde tespit edebildiği kadarıyla en az 37 mahpus yaşamını yitirmiş ve bunların 23’ünün hastalıkları nedeniyle vefat ettiğini belirten Çevirmen, “Oysa hapishanelerde meydana gelen tüm ölümler, önlenebilir ölümlerdir. Hasta mahpusların sağlık haklarının önündeki engeller ağır insan hakkı ihlallerini de beraberinde getirmektedir” dedi.

    “YILMAZ’IN ŞİDDETLİ AĞRILARI NEFES DARLIĞINA NEDEN OLMAKTA”

    Bu hafta, Bolu F Tipi Kapalı Hapishanesinde bulunan Nedim Yılmaz’ın durumunu aktaran Nuray Çevirmen, şunları söyledi:

    “13.02.2024 tarihli endoskopi raporunda “Eroziv gastrit ve özofagus ülser erozyon (bu hastalık gittikçe artmakta) olduğu tespit edilmiştir. 30.04.2024 tarihinde yapılan kolonoskopide de aktif kanamalı kalın bağırsak enfeksiyonu tespit edilmiş ve bu kolonoskopide alınan biyopsi raporunda da “Mikroskobik Bulgular: 2 cm çapta 3 adet biyopsi materyali incelendi, tanımı bir kasetle takibe alındı, takip içeriği; “Histokimya PAS ile minimal goblet hücre kaybı olduğu bu bulguların Ülser Aktif Kolit ile uyumlu noktalar içermekle beraber yeterli değil, tıbbi takibi biyopsi ile önerilir” şeklinde not düşülmüştür. Patolojik tanım olarak da Nonspesifik Aktif Kolit tanısı konulmuştur.

    2012 yılından bu yana 6 ayda bir beyin cerrahide MR takibinin yapılmaktadır. Beyincikte sarkma var ve bu sarkma beyne hava veren damar üzerinde baskı oluşturduğundan, beyin yeterli hava ve oksijen alamamakta ve bu yüzden de beyinde toksik oluşmaktadır. Bu da baş ağrısı, baş dönmesi,boyundan omuzlara, göğüs ve sırta, bel ve ayaklara kadar şiddetli ağrılara neden olmakta ve ayrıca nefes darlığına neden olmaktadır. 2024 MR raporunda Kranial MR çekilmiş ve Ventriküler Asimetri (beyin içerisinde sıvının dolaştığı alanların sağlı-sollu karşılaştırmalı bakıldığında farklı büyüklük ve şekilde gözükmesidir) olarak rapor edilmiştir. Kronik faranjit hastasıdır, bunun yanı sıra bronşit hastasıdır ve bu hastalık iç akıntılı ve kronik durumdadır. Kronik kas ve eklem ağrıları var.”

    “İDARE VE GÖZLEM KURULU TARAFINDAN HUKUKİ OLMAYAN KARARLARLA TAHLİYESİ ENGELLENMEKTE”

    Nedim Yılmaz’ın 30 yıldır cezaevinde olmasına ve koşullu salıverilme tarihi gelmesine rağmen ve İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 5 kezdir soyut ve subjektif, hukuki olmayan kararlarla tahliyesinin engellendiğini belirten Çevirmen şunları kaydetti:

    “Beyindeki hastalık için daha önce beyin cerrahisi doktorları tarafından “ameliyat olmasının gerektiği, bunun da ancak dışarıda ve rahat olanaklı koşullarda olmasının gerektiği” söylenmiş; yine doktorlar tarafından aktif kolit hastalığı için de “bu hastalığın çok geç iyileştiği, dışarıda tam donanımlı bir hastaneye yatırılarak ancak sağlıklı koşullarda tedavisinin mümkün olabileceği” yönünde beyanları bulunmaktadır. Ancak ağır hastalıklarına ve cezaevinde tedavisi mümkün olmamasına rağmen Bolu İzzet Baysal Üniversitesi tarafından 2024 yılı içinde iki kez verilen raporda “Hastanın mevcut hastalığı, cezaevi koşullarında hayatını devam ettirmeye engel değildir” şeklinde karar verilmiştir. Nedim Yılmaz, 30 yıldır cezaevinde olmasına ve koşullu salıverilme tarihi gelmesine rağmen ve İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 5 kezdir soyut ve subjektif, hukuki olmayan kararlarla tahliyesi engellenmektedir.”

    “NEDİM YILMAZ’IN TAHLİYESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Nedim Yılmaz’ın dışarıda sağlıklı koşullarda tedavisinin yapılması için acil olarak tahliyesini talep eden Çevirmen, “İdare ve Gözlem Kurulunun da özgürlüğü engelleyen kararlarından vazgeçmesini talep ediyoruz” diye ekledi.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Mehmet Edip Taşar’ın tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir’ -VİDEO

    ‘Mehmet Edip Taşar’ın tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir’ -VİDEO

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutuklu Mehmet Edip Taşar’ın yaşadığı sorunları dile getirdi. Yapılan açıklamada, “ Ağır ve kronik hastalıklarından kaynaklı olarak 3 defa Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş ancak infaz erteleme talepleri karşılanmamıştır. Tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir“ denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 511. Hafta basın açıklamasında hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunları gündeme getirdi.
    İHD Ankara Şube önünde yapılan açıklamada “Tedavi haktır engellenemez. Hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açıldı.

    Yapılan açıklamada hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun olduğu bilgisi verildi. Açıklama metnini İHD MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    Açıklamada, Şırnak T Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan Yıldırım Han’ın, kanser hastalığı nedeniyle 2 hafta önce tedavi için Ankara’ya gönderildiğinin ve bu hafta yaşamını kaybettiğinin de bilgisi verilerek, “Ağır hastalıklarına rağmen mahpusları hapishanede tutan bu anlayış, mahpusların yaşam hakkını ortadan kaldırıyor ve bütün yaşam hakkı ihlallerine rağmen ne koşullar düzeltiliyor ne mahpuslara tedavi olanakları sağlanıyor ne de ağır hastalar tahliye ediliyor” denildi.

    “68 YAŞINDA OLAN TAŞAR ‘IN AĞIR SAĞLIK SORUNLARI BULUNMAKTA”

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, bu hafta Marmara 5 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Mehmet Edip Taşar’ın yaşadığı sağlık sorunlarını dile getirdi. Nuray Çevirmen açıklamada, “ 03 Haziran 2024 tarihinde kurumuza yazdığı mektupla yaşadığı sağlık sorunlarını aktarmıştır.
    1956 doğumlu ve 68 yaşında olan Mehmet Edip Taşar’ın hapislik koşulları ve yaşından kaynaklı da pek çok ve ağır sağlık sorunları bulunmaktadır. Kalp yetmezliği bulunmakta ve 17 kez anjiyo olmuştur. Nabız %30 civarında atmaktadır. Ayrıca kalp hastalığından kaynaklı olarak 6 stent takılmış olup, kalp ritim bozukluğu da bulunmaktadır. Kronik şeker hastasıdır ve bazı dönemlerde şeker yüksekliği 600’ü bulmaktadır. Bu durum sağlık raporlarında da yer almaktadır” dedi.

    “BİREYSEL İHTİYAÇLARINI GİDEREMİYOR”

    Taşar’ın hastalıklarından dolayı haftanın 3 gününü hastanede geçirdiğini söyleyen Çevirmen şunları ekledi:

    “Bireysel ihtiyaçlarını gideremiyor ve arkadaşlarının yardımıyla yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Bazen günlerce yataktan çıkamadığı durumlar yaşamakta, arkadaşlarının desteği ile ancak ayağa kaldırılıp 10 dakika dolaştırılmaktadır.
    Ani krizler yaşamakta olan hasta şu ana kadar da iki defada kalp krizi geçirmiştir. Sağlık sorunlarından dolayı geceleri neredeyse sabaha kadar uyumakta zorlandığını aktarmıştır. Ağır ve kronik hastalıklarından kaynaklı olarak 3 defa Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiş ancak infaz erteleme talepleri karşılanmamıştır. Siyasi mahpus olmasından kaynaklı olarak tahliye edilmediğine dair durumunu pekiştiren konuşmalara bu sevkler esnasında şahit olmuştur.”

    “TAHLİYE EDİLİP, SAĞLIKLI KOŞULLARDA TEDAVİLERİNİN SAĞLANMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Mehmet Edip Taşar’ın tahliye edilmediği her dakikanın yaşam hakkı ihlali olduğunun altını çizen Çevirmen, “Ağır hasta olan, haftanın 3 günü hastanede kalan, tekerlekli sandalye ile götürülüp getirilen ve yaşamını tek başına devam ettiremeyen Mehmet Edip Taşar’ın hapishanede kalabilmesi olanaksızdır. Bu nedenle acilen tahliye edilip ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin sağlanmasını talep ediyoruz. Tahliye edilmediği her dakika yaşam hakkı ihlalidir” diye belirtti.

    PİRHA/ANKARA

  • Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Salih Gün’ün infazının ertelenmesini talep ediyoruz-VİDEO

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi: Salih Gün’ün infazının ertelenmesini talep ediyoruz-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 510. Hafta eyleminde hasta tutsakların serbest bırakılması için çağrı yaptı. Yapılan açıklamada, Salih Gün’ün ağırlaşan hastalıkları nedeniyle, iyileşinceye kadar infazının ertelenmesini ve bu süreç içinde de ihtiyacı olan ve doktor tarafından da raporla zorunlu ihtiyaç olduğu belirtilen malzemelerinin kendisine eksiksiz olarak verilmesini talep ediyoruz” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun durumuna dikkat çekmek amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde basın açıklaması yaptı. 510. Hafta açıklamasında hasta mahpusların yaşadıkları sorunlar dile getirildi.

    Açıklama metnini, İnsan Hakları Derneği (İHD) MYK üyesi Nuray Çevirmen okudu.

    “62 YAŞINDA OLAN SALİH GÜN, 32 YILDIR HAPİSTE”

    Bu hafta Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde tutulan Salih Gün’ün yaşadığı sağlık sorunlarını dile getiren Nuray Çevirmen, “03 Haziran 2024 tarihinde yazdığı mektupla yaşadığı sağlık sorunlarını aktarmıştır. 62 yaşında olan Salih Gün, 32 yıldır hapishanededir. Kalp rahatsızlığı var ve anjiyo olmuştur. İlaç kullanıyor, zaman zaman sol kolunda uyuşma, sol elinde güçsüzlük ve göğsünün sol tarafında bazen hafif ağrı oluyor. Sol kulağında az olmakla birlikte sağ kulağında %70-80 derece işitme kaybı var, işitme cihazı kullanıyor ancak ihtiyacını karşılamamasına rağmen değiştirilmiyor. Bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı var, bel fıtığından ameliyat oldu, her 2 fıtıktan kaynaklı ağrıları giderek artıyor. Uzun süredir eklem romatizması rahatsızlığı var ve 1,5 yıl önce Romatoloji doktoruna gitmiş, belli bir süre ilaç tedavisi görmüş, fakat ilaçların etkisi geçtikten sonra ağrı, sızı, ateş gibi sorunlar tekrar başlamış. Böbrek ve idrar yolları rahatsızlığı var. 1 yıl önce üroloji doktoruna gitmiş, yapılan tahlil ve çekilen ultrasonda böbreklerinde kuma benzer bir şeyler olduğu söylenmiş. 1 yıl önce diyabet rahatsızlığı başlamış diyetle beslenmektedir” dedi.

    “GÜN’ÜN İHTİYACI OLAN MALZEMELER VERİLMEMİŞTİR”

    Salih Gün’ün reflü, gastrit gibi rahatsızlıklarının yanı sıra gözlerinde görmede sorun yaşadığını belirten Çevirmen, şunları ekledi:

    “Kronik migren ve sinüzit rahatsızlıkları var migren nöbetleri oluyor. Sinüzitten kaynaklı devamlı geniz akıntısı var. 2023 yılı başlarından kendisini Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nin sağlık kuruluna sevk edilmiş, hastalıkları hakkında detaylı inceleme talebi sonrasında Etlik Şehir Hastanesine sevk edilmiş ancak hastanelerde 3 keredir sağlık kuruluna çıkmak zorunda kalmasına rağmen raporlama süreci kesintiye uğratılarak tamamlanmamıştır. Azı dişlerinin birisinin kırılmış, 2-3 kez dolgu yapılmasına rağmen tutmamış ve doktorun, kampüs devlet hastanesi diş hekimliğine sevk etmesine rağmen 1 yıldır gidememiştir.
    Boyun fıtığı ağrıları nedeniyle kampüs devlet hastanesinin fizik doktoru tarafından 10 seanslık fizik tedavi yazılarak, tedavi merkezine sevk edilmiş, 3 ay sonra sıra geldiğinde de 2 kez götürülmüş ve tedavisi yapılmamıştır. Her seferinde sevki iptal edilmiştir. İkinci kez 10 seanslık fizik tedavi yazılmış ancak ona da götürülmemiştir. Bel ve boyun fıtığı ağrılarının giderek şiddetlenmesi üzerine fizik doktoruna çıktığında çekilen MR sonucuna göre doktor tarafından Eğilerek iş yapmanın riskli olduğu, bel ve boyun ağrılarından az olsa hafiflemesi için de düzenli ve sürekli egzersizler yapmasını gerektiği söylenmiştir. Doktora ‘Kendilerine verilen çek-pas sapının 75 cm olduğunu’ söylediğinde doktor tarafından tam boy, uzun çek-pas sapının bir tıbbi ihtiyaç olacağına dair rapor yazmıştır. Ve yine doktor tarafından 2,5 cm kalınlığında bir adet egzersiz matının verilmesine dair rapor yazılmış fakat bu raporlar idare ve gözlem kurulu tarafından kabul edilmeyerek, malzemeler verilmemiş ve bir üst sağlık kuruluna sevk etmiştir.”

    “AĞIRLAŞAN HASTALIKLARI NEDENİYLE İNFAZININ ERETELENMESİNİ TALEP EDİYORUZ”

    Nuray Çevirmen, Salih Gün’ün infazının ertelenmesini talep ederek, “Salih Gün’ün ağırlaşan hastalıkları nedeniyle, kesintiye uğrayan sağlık kurulu rapor süreçlerinin eksiksiz ve hızlı bir şekilde yapılmasını, iyileşinceye kadar infazının ertelenmesini ve bu süreç içinde de ihtiyacı olan ve doktor tarafından da raporla zorunlu ihtiyaç olduğu belirtilen malzemelerinin kendisine eksiksiz olarak verilmesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Cemil İvrendi’nin koşullu salıverilme hakkı engellenmemelidir’- VİDEO

    ‘Cemil İvrendi’nin koşullu salıverilme hakkı engellenmemelidir’- VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 509. Hafta eyleminde hasta tutsakların serbest bırakılması için çağrı yaptı. Yapılan açıklamada, “Cemil İvrendi’nin kendisini zorlayan ve riskli hastalıkları için tetkik ve tedavileri eksiksiz olarak yapılmalı, bunların yanı sıra hapishanede yaşamını devam ettiremeyecek düzeyde hastalıkları için Adli Tıp Kurumuna tekrar sevki yapılmalı, daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin yapılması için tahliyesi sağlanmalıdır“ denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun durumuna dikkat çekmek amacıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde basın açıklaması yaptı. 509. Hafta açıklamasında hasta mahpusların yaşadıkları sorunlar dile getirildi.
    Açıklama metnini, İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu üyesi Avukat Ömer Faruk Yazmacı okudu.

    CEMİL İVENDİ 30 YILDIR HAPİSHANEDE, 17 FARKLI HAPİSHANEDE KALDI”

    Bu hafta açıklama metninde Kırşehir S Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan Cemil İvrendi’nin yaşadığı sağlık sorunları ele alındı. Avukat Ömer Faruk Yazmacı, “60 yaşında olan Cemil İvrendi, 1994’ten bu yana olmak üzere 30 yıldır hapishanededir ve bu süre zarfında 17 farklı hapishanede kalmıştır. Siirt E Tipi Kapalı Hapishanesinde kaldığı 2002 yılında, tesadüfen kalp yetmezliği hastalığı olduğu teşhis edilmiş ve aynı yıl Diyarbakır Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yatırılmış, Aort kalp kapakçığı çürüdüğü için açık kalp ameliyatı olmuş ve yapay kalp kapakçığı takılmıştır. Bundan ötürü COUMADİN isimli kan sulandırıcı ilacı kullanıyor ve ve ayda bir tetkik yapılarak ilacın dozunun belirlenmesi gerekiyor. 30 Mayıs 2003, 30 Mayıs 2010, 26 Mayıs 2014 ve 28 Kasım 2018 tarihlerinde İstanbul ATK’ya götürülmüş ancak olumlu sonuç alınmamıştır. Ayrıca kendisine 2006 yılında hiper tansiyon, yüksek kolesterol, astım hastalıkları tanısı konulmuş, bu hastalıkları için de sürekli ilaç kullanmak zorundadır” dedi.

    “YARALARI SÜREKLİ OLARAK İLTİHAPLANMAKTA”

    Yazmacı, hasta tutuklunun yaralarının sürekli olarak iltihaplanmakta ve batikon pansumanı yaparak yaşama tutunmaya çalışmakta olduğunu belirterek, “2007 yılında sağ kalçasının üst iç kısmında anal fistül denilen rahatsızlık nedeniyle meydana gelen yara patlamış. 2008 tarihine kadar devam eden bu kanamalar nedeniyle Erzurum’da ameliyat olmuş. Eskişehir Hapishanesinde iken yaranın kötüleşmesi sonucu 2015 yılında Eskişehir Osman Gazi Üniversitesinde, Eylül 2017 yılında fenalaşması sonucu Eskişehir Devlet Hastanesi’nde yine ameliyat olmuş bu ameliyattan sonra 11 gün hastanede kalmıştır. Daha sonra Tarsus T Tipi Hapishanesine sevk edilmiş ve burada 18 Mayıs 2018’de yaranın patlamasıyla birlikte tekrar ameliyat edilmiş ancak yarası kapanmamıştır. Bu hastalık nedeni ile toplam 12 kez ameliyat olmuştur. Deprem nedeniyle Türkoğlu L Tipinden, Kırşehir S Tipi Kapalı Hapishanesine sevk edilmiştir. Yarası sürekli olarak iltihaplanmakta ve batikon pansumanı yaparak yaşama tutunmaya çalışmaktadır. 2023 yılı içerisinde 3 defa 2024 yılı içerisinde 1 defa olmak üzere, yarası 4 defa apse yaparak patlamıştır” diye ekledi.

    “İVENDİ’NİN HAPİSHANE KOŞULLARINDAN KAYNAKLI OLARAK HASTALIĞI İLERLEMEKTE”

    Tahliyesine az kalmış olan Cemil İvrendi’nin koşullu salıverilme hakkının engellenmemesi gerektiğini belirten Ömer Faruk Yazmacı, şunları söyledi:”
    “Kalp, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve anal fistül olmak üzere 4 kronik hastalığı yaşamını zorlaştırmaktadır. Hapishanede kaldığı süreç içinde de hem Anal Fistül hem de Coumadin ilacı için dozaj ayarlanmış kontrollerine gitmesi konusunda büyük zorluklar yaşamaktadır. Hapishane koşullarından kaynaklı olarak hastalığı ilerlemektedir. 30 yıldır hapishanede olan Cemil İvrendi’nin 8 Mayıs itibari ile cezası 5 ayın altına düşmüş ve denetimli serbestlik için dilekçe vermiş olmasına rağmen henüz cevap verilmemiş olup başvurunun olumsuz sonuçlanacağını düşünmektedir. Nedenine gelince 2021 yılı başından itibaren hasta mahpuslar da olmak üzere mahpusların denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme hakları İdare ve Gözlem Kurulları tarafından engellenmektedir.
    Cemil İvrendi’nin kendisini zorlayan ve riskli hastalıkları için tetkik ve tedavileri eksiksiz olarak yapılmalı, bunların yanı sıra hapishanede yaşamını devam ettiremeyecek düzeyde hastalıkları için Adli Tıp Kurumuna tekrar sevki yapılmalı, daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin yapılması için tahliyesi sağlanmalıdır. Tahliyesine az kalmış olan Cemil İvrendi’nin koşullu salıverilme hakkı engellenmemelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hasta tutuklu Özge Özbek için tahliye çağrısı: Yaşam hakkı ihlal ediliyor-VİDEO

    Hasta tutuklu Özge Özbek için tahliye çağrısı: Yaşam hakkı ihlal ediliyor-VİDEO

    PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 505. Hafta basın açıklamasında Sincan Kadın Kapalı hapishanesinde tutulan ağır hasta tutuklulardan Özge Özbek’in durumunu aktardı. Yapılan açıklamada “ Özge Özbek’in durumu oldukça kritiktir ve hapishanede kalamayacağı hem çekilen MR ve tomografilerde hem de raporlarında belirgindir” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun durumuna dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı.

    İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi önünde yapılan 505. Hafta basın açıklamasında hasta mahpusların yaşadığı sorunlar dile getirildi.

    Açıklamayı, İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu üyesi Avukat Ömer Faruk Yazmacı okudu.

    “HAPİSHANEDE KALABİLİR RAPORUNDA ASIL GÖRMESİ GEREKEN BEYİN CERRAHININ İMZASI YOK”

    Bu hafta Sincan Kadın Kapalı hapishanesinde tutulan ağır hasta tutuklu Özge Özbek’in durumuna dikkat çekildi. Yapılan açıklamada, Özbek’in ailesi tarafından birçok defa tahliye başvurusu yapıldığı, ancak cevap alınamadığı belirtildi. Avukat Ömer Faruk Yazmacı, Özge Özbek hakkında açılan dava sonucunda 6 yıl 3 ay hapis cezası bulunduğunu aktararak şu açıklamayı yaptı:
    “Beynindeki tümör nedeniyle 27.10.2020’de İstanbul Acıbadem Hastanesinde açık beyin ameliyatı geçirmiş, ameliyatının hemen ardından hastanede tutuklanmış ve Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi’ne götürülmüştür. Durumunun ağır ve yeni ameliyat olması nedeniyle yapılan başvurular sonucunda, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından 3 ay infaz erteleme kararı verilmiş, 3 ay bittikten sonra tekrar tutuklanarak Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’ne götürülmüştür. Sağlık Bakanlığı Darıca Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 24.12.2021 tarihli sağlık kurulunun vermiş olduğu kararda ‘Hapishane şartlarında kalması uygun değildir’ raporu olmasına rağmen, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından bu rapor kabul edilmemiş ve ‘Hapishanede kalabilir’ raporu verilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporda Nöroloji, Üroloji ve Psikiyatri doktorlarının imzası bulunmakta ancak asıl görmesi gereken beyin cerrahının bu kararda imzası yoktur.

    09.06.2022’de tekrar Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesine yapılan başvuruda ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu verilmiştir. Oysa, sürekli şiddetli baş ağrıları çekmekte, denge kaybı yaşamakta ve tümörlerin duyu organlarına baskı yaptığından kaynaklı işitme kaybı problemleri yaşamaktadır. Hastane MR raporlarında beyninde birden fazla tümör bulunduğu için sürekli kontrol altında olması gerektiği, ameliyatını gerçekleştiren doktoru tarafından ailesine söylenmiştir. Daha önce Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 24.12.2021 tarihinde heyet raporunda ‘cezaevinde kalamaz’ kararı verilmiş ve bu raporun 2 yıl geçerlilik süreci bulunmaktadır.”

    TÜMÖRLERDE ÇOĞALMA OLDUĞU TESPİT EDİLDİ!

    Ömer Faruk Yazmacı, Özge Özbek’in, cezaevinde hastalığının hızlı bir şekilde ilerlediğini ve epilepsi, vertigo gibi hastalıkların da nüksettiğini söyledi. Av. Yazmacı, açıklamanın devamında şu açıklamayı yaptı:

    “Beyin tümörleri organlara baskı yapmaktadır ve tümörden kaynaklı olarak sol kulağında %72 işitme kaybı vardır, ellerde titreme, kimi zaman idrarını tutamama durumlar da meydana gelmiştir. Bu durum ileride görme, hafıza ve hareket kaybına neden olacaktır.
    2023 Yılı Ocak ayında tekrar heyet işlemleri başlatıldı ve önceki MR ile karşılaştırıldığında tümörlerde büyüme ve çoğalma olduğu, hayati risk oluşturabileceği söylenerek ve acilen 13 Ocak’ta Ankara’ya sevk edilmiştir. Ancak Gazi Üniversitesinden mahkum koğuşu olmadığından ameliyat olamayacağı, Gamma Knife (Lazerli Ameliyat) için de daha önce ışın tedavisi alan hücrelerin olumlu yanıt vermediğinden tek çözüm olarak 1 yıl sonra kontrol edilebileceği söylenmiştir. Bu süreç içinde Sincan Kadın Hapishanesinde tutulmaya devam edilmektedir.

    “DENGE PROBLEMLERİ YAŞIYOR, DÜŞÜP YARALANIYOR”

    Sık sık denge problemleri yaşıyor ve kafasını çarpıyor, düşüp yaralanıyor. 10 Temmuz 2023’te düşmeden kaynaklı oluşan şişlik için kampüs hastanesine götürülmüş, tomografide çekilen bölümde beyinde kanama görülmüş ve 3 saat sonra tekrar tomografi çekilmiştir. Onda da kanamanın hala olması nedeni ile acil bir şekilde Etlik Şehir Hastanesine götürülmüştür. Travma yoğun bakımında müşahede altında tutulmuştur. Çekilen yeni tomografide ‘Kanın dağılmadığı, tümörlerin hayati risk oluşturduğu yapılacak tek müdahalenin cerrahi operasyon olduğu, bunun da yüksek ihtimalle koma veya ölümle sonuçlanabileceği’ bilgisi verilmiş ve dilekçe yazması istenmiştir. Kendisi de sonucu koma veya ölüm olabilecek bir ameliyatı talep etmediğini ifade ederek taburcu olmuştur. 2 ay sonra çekilen MR sonucunda doktorlar tarafından tümörler için patates kökü, mayın tarlası, karınca yuvası gibi tabirler kullanarak hızlı çoğaldığı ifade edilmektedir. Ayrıca panik atak başladığından hastaneye gitmekte zorlanıyor. Kimi zaman hastane sevkleri tekli ring araçlarıyla yapılmakta, bu durum da ham panik atağını tetiklemekte hem de tümörlerden ve epilepsiden kaynaklı olarak yaşamını riske atmaktadır.”

    “DEVLET SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMİYOR”

    Özge Özbek’in dışarıda tam teşekküllü hastanelerde tedavi edilebilmesi, kontrol altında tutulması için tahliyesinin zorunlu olduğunun altını çizen Yazmacı, şunları söyledi:
    “Hapishanede kaldığı her saat, her gün yaşam hakkı ihlalini meydana getirecektir. Bir gün dahi hapishanede kalamayacağı ortada olan Özge Özbek’in acil olarak tahliyesinin edilmesini talep ediyoruz. Devlet yaşam hakkını korumak zorundadır ve tahliye etmeyerek bu sorumluluğunu yerine getirmiyor.”

    PİRHA/ANKARA

  • Yüzde 76 engelli hasta tutuklu Devrim Ayık’ın infazı ertelenmiyor-VİDEO

    Yüzde 76 engelli hasta tutuklu Devrim Ayık’ın infazı ertelenmiyor-VİDEO

    PİRHA – Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 490. hafta eyleminde Devrim Ayık’ın durumuna dikkat çekti. Yapılan açıklamada, ” Devrim Ayık, ağrılardan neredeyse hiç uyuyamamaktadır. Hastalıklarından kaynaklı olarak infazının ertelenmesini ve sağlıklı koşullarda tedavilerine devam ettirilmesini talep ediyoruz” denildi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifinin eylemleri ise sürüyor. İnsan Hakları Derneği Ankara Şube (İHD) önünde yapılan 490. Hafta basın açıklamasında bir kez daha mahpusların uygun koşullarda tedavi görmesi için çağrı yapıldı.

    Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, tutukluların sağlığa erişim hakları önündeki engellerin günden güne arttığına vurgu yaptı.

    Açıklamada, İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpusun olduğu bilgisi verildi.

    “AYIK, YÜZDE 76 ENGELLİ RAPORLUDUR”

    Açıklama metnini okuyan İnsan Hakları Derneği MYK üyesi Nuray Çevirmen, bu hafta Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta tutuklu Devrim Ayık’ın durumunu aktardı.

    Çevirmen, hasta tutuklunun durumu hakkında şunları söyledi:

    “1991 doğumlu olan Devrim Ayık’a 2012 yılında Crohn hastalığı teşhisi konulmuş ve yapılan ameliyat ile bağırsağından 40 cm alınmıştır. 2014 yılına kadar özel bir iğne ile tedavi görmüş ve 2017 yılına kadar hastalığı hafif seyretmiştir. 2015 yılında tutuklanarak İzmir F Tipi Kapalı Hapishanesine konulmuş ve burada iken uzun süre boyunca hastaneye götürülmemiştir, en son 49 kiloya kadar düşmüştür. 2017 yılında durumunun ağırlaşması üzerine acilen hastaneye sevk edilmiş ve bağırsaklarında 4 delik patladığı tetkik edilerek ameliyata alınmış ve bağırsağı 60 cm alınmıştır. Bu ameliyat sonrası sağlık durumu giderek kötüleşmiş ve 2 ayda 6 ünite kan almak zorunda kalmıştır. 2018 yılında tedavi amaçlı olarak tahliye edilmiştir. 2019 yılı Ağustos ayında kolonoskopi için gittiği Akdeniz Üniversitesinde muayene sonrası, tekrar gözaltına alınmış 4 gün boyunca gözaltında tutulduktan sonra Antalya L Tipi Kapalı Hapishanesine gönderilmiştir. Burada durumu daha da kötüleşmiş olup 3 ay boyunca yatağa bağımlı hale gelmiş ağızdan ve makattan kan gelmeye başlamış ve başkasının yardımı ile hayatını devam ettirebilmiştir. Pandemi nedeniyle 17 Mart 2020’de tekrar tahliye edilmiştir.

    “AĞRILARINDAN DOLAYI UYUYAMIYOR”

    Tedavisini tamamlayamadan 12 Ocak 2021 yılında tutuklanıp Edirne F Tipi Kapalı Hapishanesine konulmuştur. Daha sonra buradan, Eskişehir H Tipi Kapalı Hapishanesine sevk edilmiştir. 2 Nisan 2021’de yapılan kolonoskopi kontrolünde doktor tarafından ‘bağırsaklarında ciddi derecede çürümelerin başladığı, acilen ilaç ve iğne ile tedavisinin yapılması ve diyet uygulanması gerektiği’ ifade edilmiştir. 2021 yılının Mayıs ayında Eskişehir Şehir hastanesine tekrar sevk edildiğinde doktorların tarafından muayene yapmaksızın sadece raporları istenmiş ve ardından heyete çıkarılmış, ‘cezaevinde tek başına dahi kalabilir.’ şeklinde rapor verilmiştir. En son 2021 yılının Eylül aynında bir Gastroloji doktoruna görünebilmiştir. Ağrılardan neredeyse hiç uyuyamamaktadır. En son hastane sevkinde ‘bağırsaktaki yara, lezyon ve lekelerin arttığı, üçüncü bir ameliyatın gerektiği ancak bunun çok riskli olduğu’ söylenmiştir. Hastalığından dolayı sebze-meyve, kapalı gıda, süt ve süt ürünleri yemesi ve hap kullanması yasaktır. Crohn diyetinin uygulanması gerekmesine rağmen cezaevi idaresi bu diyete göre yemek vermiyor. Daha önceki ameliyatlarını İzmir ve Antalya’da olmasından dolayı aynı hastaneler ile tedaviye devam etmek için oradaki cezaevlerine sevkini talep etmesine rağmen bu talebi kabul edilmemiştir.

    “HASTALIKLARINDAN DOLAYI HAPİSHANEDE KALMASI MÜMKÜM DEĞİL”

    Ağır hasta tutuklu Devrim Ayık’ın ağır hastalıklarından dolayı hapishanede kalabilmesi mümkün olmadığını söyleyen insan hakları savunucusu Çevirmen, “Diyet ile beslenmesi ve tetkik-tedavilerine sağlıklı koşullarda devam etmesi gerekmektedir. Hem Chron hastalığı hem de diğer hastalıklarından kaynaklı olarak infazının ertelenmesini ve sağlıklı koşullarda tedavilerine devam ettirilmesini talep ediyoruz. Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 490. Haftada, hapishanelerde bulunan hasta mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde ortadan kalkıncaya kadar kamuoyu ile paylaşmaya ve çözüm talep etmeye devam edeceğiz” diye ekledi.

    PİRHA/ANKARA

  • 75 yaşındaki %97 engelli hasta tutuklu Mehmet Bayram için tahliye çağrısı-VİDEO

    75 yaşındaki %97 engelli hasta tutuklu Mehmet Bayram için tahliye çağrısı-VİDEO

    PİRHA – Hasta Mahpuslar İnisiyatifi, 483. hafta basın açıklamasında Sakarya Cezaevi’nde tutulan Mehmet Bayram’ın durumuna işaret etti. Yapılan açıklamada, 75 yaşındaki Bayram’ın %97 engelli olduğu hatırlatılarak bir an önce tahliye edilmesi çağrısında bulunuldu.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 483. hafta basın açıklaması İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube binası önünde yapıldı. Açıklamayı İHD üyesi Sevil Turgut okudu.

    İnsan Hakları Derneği olarak hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus olduğunu belirten Turgut, “Bu hasta mahpusların durumları her geçen gün ağırlaşmakta ve yaşam hakları ihlal edilmektedir. Ağır hasta olmasına rağmen Nisan 2023 tarihinde ATK tarafından verilen “cezaevinde kalabilir” raporuyla tahliye edilmeyen mahpusların yaşam hakları ihlal ediliyor. 2023 yılı başından bu yana tespit edebildiğimiz kadarıyla hapishanelerde en az 40 mahpus yaşamını kaybetmiştir. Hapishanelerde meydana gelen tüm ölümler “önlenebilir ölümlerdir”. Devlet, yaşam hakkını korumak zorundadır ve ileri yaşta, engellilik durumu olan, ağır hasta olan mahpusları acilen tahliye etmelidir” dedi.

    %97 ENGELLİ RAPORUNA RAĞMEN SERBEST BIRAKILMIYOR!

    Bu hafta Sakarya/Ferizli Kapalı Hapishanesi’nde tutulan 75 yaşındaki Mehmet Bayram’ın durumuna dikkatleri çeken Sevil Turgut, şunları söyledi:

    “2016 yılında görülen davada, sosyal medya paylaşımları nedeniyle 3 yıl 9 ay ceza verilmiş ve 2 sene 2 ay cezaevinde yatmıştır. 2019 Kasım ayında yasa değişikliği nedeniyle tutuksuz yargılanmak üzere çıkmıştır. 2023 Kasım ayında dava ile ilgili Yargıtay tarafından onama kararı verildi ve 9 ay daha infazı kaldığı gerekçesiyle 30.11.2023 tarihinde tutuklanarak Sakarya/Ferizli Kapalı Cezaevi’ne konulmuştur.

    Mehmet Bayram’ın ciddi sağlık sorunları bulunmakta ve %97 engellilik raporu verilmiştir. Böbrek yetmezliği, kalp rahatsızlıkları var ve kanser tedavisi görmüştür. Başka rahatsızlıkları da bulunmaktadır. 2022 ve 2023 yılı içinde 4 kez rahatsızlıkları nedeniyle yoğun bakıma alınmış toplam 60 güne kadar yoğun bakımda yatmıştır. Mevcut durumda haftada 3 gün diyalize girmektedir. 30 Kasım 2023 tarihinde diyalizden çıktığı anda tutuklanmıştır. Tutuklandığı günden bugüne kadar neredeyse her gün, rahatsızlandığı için hastaneye götürülmektedir. 1 haftalık süreç içerisinde diyaliz tedavisi hiç alamamıştır. 05.12.2023’te sabah 09.00’da diyaliz tedavisi için getirildiği hastanede yoğunluktan dolayı akşam saat 20.00’ye kadar aç bekletilmiş, diyaliz yapılmadan cezaevine geri götürülmüştür.

    AİLESİ HALA GÖRÜŞ YAPAMADI

    75 yaşında, haftada 3 kez diyalize giren ve bu kadar ağır rahatsızlıkları Mehmet Bayram, bünyesi dayanamadığı ve rahatsızlandığı için 06.12.2023 tarihinde hastane acil servisine götürülmüştür. Ailesi tarafından, 05.12.2023 tarihinde açık görüş hakkı olmasına rağmen diyalize götürüldüğü için görüşme yapamamışlardır. Görüş yapabilmek için “ne zaman görüşebiliriz?” diye sorduklarında da bir sonraki ay görüşebileceklerinin bilgisi verilmiştir ve kendisi ile hala görüş yapamamışlardır.

    “SAĞLIĞI, HAPİSHANEDE 6 AY KALMAYA UYGUN DEĞİLDİR”

    Avukatları tarafından da ziyaret edilmek istendiğinde de tekrar hastaneye götürüldüğü için görüşme yapılmamış olup, infaz savcısı ve ceza infaz kurumu görüşmeleri sonucunda 6 aylık gözlem süresi başlatıldığı öğrenilmiştir. Ancak Mehmet Bayram’ın sağlığı, hapishanede 6 ay kalmaya uygun değildir. Cezasının çoğunu yatmış olup 9 ay gibi bir cezası kalmıştır.

    %97 engelli, sürekli olarak diyalize giren ve bunun yanı sıra birçok kronik, ağır hastalıkları olan Mehmet Bayram’ın acil olarak tahliye edilmesi gerekmektedir. Hapishanede kaldığı her gün yaşam hakkı ihlalini de beraberinde getirecektir.”

    PİRHA/ANKARA