Etiket: hasta mahpuslara özgürlük

  • ‘Ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday tahliye edilsin’

    ‘Ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday tahliye edilsin’

    PİRHA- İstanbul Metris Rehabilitasyon Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın durumuna dikkat çeken Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, birçok hastalığı bulunan ve durumu her geçen gün kötüye giden Kuday’ın tahliyesini istedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, İstanbul Metris Rehabilitasyon Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın durumuna dikkat çekti.

    Açıklamayı İHD Ankara Şube Eş Başkanı Sevil Turgut okudu.

    Turgut, hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunlar, sağlığa erişim haklarının önündeki engeller, uzun süren hapislik koşulları, temiz suya, gıdaya erişimlerdeki yaşanan sıkıntılar, tek kişilik ring araçlarıyla sevkler ve kelepçeli muayene gibi hasta haklarını yok sayan uygulamalarla birlikte mahpuslar adeta ağır bir yaşam savaşı verdiğine işaret etti.

    “8 YILDIR CEZAEVİNDE OLAN KUDAY’IN 4 YILDIR SAĞLIK SORUNLARI VAR”

    İnsan Hakları Derneği olarak tespit edebildikleri kadarıyla hapishanelerde 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpus bulunduğunu belirten Turgut, “Bu hafta İstanbul Metris Rehabilitasyon Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpus Abdulkadir Kuday’ın durumunu aktarmak istiyoruz. 48 yaşında olan Kuday 8 yıldır cezaevindedir ve 6 yıldır Tekirdağ 2 Nolu hapishanesindedir. Burada olduğu süre içinde yaklaşık 4 yıl önce sağlık sorunları yaşamaya başlamış ancak bu süre boyunca tedavileri yapılamamıştır. Hastane sevkleri bir yana revire dahi çıkarılmamıştır. Aile tarafından tedavisinin yapılması yönünde cezaevi yönetimi ve Bakanlık dahil olmak üzere pek çok kuruma başvurular yapılmıştır.

    “SAĞ AYAĞININ FELÇ KALMASINA RAĞMEN TEDAVİSİ YAPILMADI”

    Yapılan tetkikler sonucunda sekiz ay önce bel fıtığı teşhisi konulmuş ve Haziran 2021’de bel fıtığı teşhisi ile ameliyat edilmiştir. Ancak teşhisin yanlış konulmasından dolayı ameliyattan sonra durumu düzelmemiş ve şikayetleri daha da çok artmıştır. Yaşanan bu süreç içinde sağ ayağının tamamen felç kalmasına ve sancılarının devam etmesine rağmen tedavisi yapılmamıştır. 3 ay sonra tekrar yapılan tetkikler sonucunda ALS teşhisi konulmuştur. Bu hastalık; kaslara hareket emri veren sinir hücrelerinin uyarılar gönderemez duruma gelmesidir ve kesin tedavisi bulunmamaktadır. Ancak hastalığın ilerlemesini yavaşlatacak ilaçlar kullandırılarak, hastanın mümkün olduğunca rahat ettirilmesi, normal hayatını sağlıklı koşullarda devam ettirilmesinin sağlanması gerekmektedir” diye konuştu.

     “TAHLİYESİ YÖNÜNDEKİ BAŞVURULAR BİR AN ÖNCE KABUL EDİLMELİDİR”

    Kuday’ın kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığı ve tedavi olamadığı için 12 Ocak 2022’de Tekirdağ Kapalı Hapishanesinden, Metris Rehabilitasyon Tipi hapishanesine getirildiğini belirten Turgut, sözlerine şöyle devam etti:

    “Burada tek başına tutulmaktadır ve ihtiyaçlarını karşılayamıyor ayrıca bulunduğu yer hijyenik koşullara uygun değildir. Ailesi; yaptıkları görüşte durumunun daha da kötüye gittiğini, iki bastona rağmen ayakta artık kesinlikle duramadığını, hastalığının görme problemi yarattığını, sağ tarafındaki felcin yüzündeki sinirleri de etkilendiğini ve yüzünü hissedemediğini, kas kasılmaları nedeniyle yere düştüğünü aktarmıştır. Son verdikleri bilgiye göre de hasta mahpus tekerlekli sandalye talebinde bulunmuş ancak bu talebi de karşılanmamıştır. Birkaç önce de bastonla yürürken düşmüştür. Tedavisi olmayan ALS hastalığı nedeniyle infazının ertelenmesi talebiyle başvurular yapılmış ancak herhangi bir sonuç alınmamıştır. Abdülkadir Kuday’ın mevcut olan durumuyla hapishanede kalabilmesi ve yaşamını devam ettirebilmesi mümkün değildir. Hapishanelerde mevcut olan fiziki koşullar, tedavi olanaklarının kısıtlılığı ve sağlığa erişimin önündeki engeller durumunu daha da kötüleşmesine neden olacaktır. Bir an önce tahliyesi yönünde başvuruların kabulü ve raporlarının aldırılarak infazının ertelenmesi gerekmektedir.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘59 yaşında olan Cemil İvrendi’nin tedavi hakkı sağlanmalıdır’

    ‘59 yaşında olan Cemil İvrendi’nin tedavi hakkı sağlanmalıdır’

    PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 411. hafta basın açıklamasında, Maraş/Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalan Cemil İvrendi’nin yaşadığı sağlık sorunlarını aktararak bir an önce tahliye edilmesini istedi.

    Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 411. hafta eyleminde bir kez daha hapishanelerdeki ihlallere dikkat çekti.

    Sakarya Caddesi’nde yapılan açıklamada İnsan Hakları Derneği’nin, hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus tespit ettiği bilgisi paylaşıldı. Ağır hasta mahpusların, Adli Tıp Kurumu’nun ‘cezaevlerinde kalamaz’ raporlarına rağmen hapishanelerde tutulmaya devam edildiğine de işaret edildi.

    “KALP YETMEZLİĞİ HASTALIĞI OLDUĞUNU TESADÜFEN ÖĞRENDİ”

    Bu haftaki açıklamayı İHD Hasta Tutuklular İnisiyatifi adına Ümitcan Akbulut yaptı. Akbulut, Maraş/Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Hapishanesi’nde kalan Cemil İvrendi’nin yaşadığı sağlık sorunlarını aktarmak istediklerini ifade ederek, şunlar dile getirdi:

    “59 yaşında olan Cemil İvrendi 1994’ten bu yana cezaevindedir ve bu süre zarfında 17 farklı cezaevinde kalmıştır. Siirt E Tipi Kapalı Cezaevinde kaldığı 2002 yılında, tesadüfen kalp yetmezliği hastalığı olduğu teşhis edilmiş ve aynı yıl Diyarbakır Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine yatırılmıştır. Aort kalp kapakçığı çürüdüğü için açık kalp ameliyatı oldu ve yapay olan kalp kapakçığı takıldı. Bundan ötürü COUMADİN isimli kan sulandırıcı ilacı kullanıyor ve ve ayda bir tetkik yapılarak ilacın dozunun belirlenmesi gerekiyor. Ayrıca kendisine 2006 yılında yüksek tansiyon ve yüksek astım hastalıkları tanısı konulmuş ve bu hastalıkları için de sürekli ilaç kullanmak zorundadır.

    “DEFALARCA AMELİYAT OLDU”

    2007 yılında sağ kalçasının üst iç kısmında anal fistül denilen rahatsızlık nedeniyle meydana gelen yara patladı. 2008 tarihine kadar devam eden bu kanamalar nedeniyle Erzurum’da ameliyat oldu. Eskişehir Cezaevinde iken de yaranın kötüleşmesi sonucu 2015 yılında Eskişehir Osman Gazi Üniversitesinde, Eylül 2017 yılında fenalaşması sonucu Eskişehir Devlet Hastanesi’nde yine ameliyat oldu ve bu ameliyattan sonra 11 gün hastanede kaldı. Daha sonra Tarsus T Tipi Cezaevine sevk edildi ve burada 18 Mayıs 2018’de yaranın patlamasıyla birlikte tekrar ameliyat edildi ancak yarası kapanmadı. 01 Ağustos 2019 tarihinde Tarsus 1 Nolu T Tipi Cezaevi’nden Kahramanmaraş Türkoğlu 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevine sürgün edilmiştir.

    “GEREKLİ TEDAVİLERİ SÜREKLİ ERTELENİYOR”

    Kalp, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve anal fistül olmak üzere 4 kronik hastalığı var. Bunlardan en çok zorlayanı anal fistül rahatsızlığıdır. Bu rahatsızlıktan kaynaklanan yarası hala açıktır ve çok ağrı, sızı yapmaktadır. Sürekli olarak hastane ortamında kan tahlili yapılması gerektiğinden sağlık kurumuna gitmesi gerekmekte ancak pandemi koşullarından kaynaklı olarak karantina odasında kalma nedeniyle hastaneye düzenli gidemediği için tedavileri sürekli olarak erteleniyor ve bu durum sağlığının giderek kötüleşmesine yol açıyor. Cezaevi koşullarından kaynaklı olarak hastalığı ilerliyor. 20 yıldır kalp hastası olması nedeniyle ayda bir kan pıhtılaşma süresini ölçen testi yaptırmak zorundadır.”

    “HAPİSHANEDE YAŞAMINI DEVAM ETTİREMEYECEK DÜZEYDE HASTALIKLARA SAHİP”

    Akbulut, İvrendi’nin 2003, 2010 ve 2014 yıllarında kurula çıktığını ancak olumlu bir sonuç alınamadığı ve Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun da sonuçsuz kaldığını belirtti.

    Cemil İvrendi’nin kendisini zorlayan ve riskli hastalıkları için tetkik ve tedavilerinin eksiksiz olarak yapılması gerektiğini vurgulayan Akbulut, “Bunların yanı sıra hapishanede yaşamını devam ettiremeyecek düzeyde hastalıkları için Adli Tıp Kurumuna tekrar sevki yapılmalı ve daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin yapılması için tahliyesi sağlanmalıdır. Bizler, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 411. Haftada, cezaevlerinde bulunan hasta mahpusların salgından korunmasını, ayrıca tüm ağır hasta mahpuslar için, bir an önce kapsamlı bir çalışma yapılarak, eşitlik ilkesi gözetilerek tahliyelerinin gerçekleştirilmesini de talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

    PİRHA/ANKARA

  • İHD Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nden Aysel Tuğluk çağrısı -VİDEO

    İHD Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nden Aysel Tuğluk çağrısı -VİDEO

    PİRHA–İHD Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 387. hafta basın açıklamasında Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Hapishanesinde tutulan demans hastası HDP eski Milletvekili Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekerek, “Tuğluk’a kalıcı hafıza kaybı anlamına gelen demans teşhisi konulmuştur. Ancak yapılan tetkikler sonucunda konulan bu teşhise rağmen ATK tarafından “cezaevinde kalabilir” şeklinde verilen raporla cezaevinde tutulmaya devam edilmiştir” dedi.

    Cezaevlerinde bulunan hasta mahpusların yaşam savaşını dile getiren İnsan Hakları Derneği (İHD) Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 387. Hafta basın açıklamasında, Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan ve demans hastalığı teşhisi konulan HDP eski Milletvekili Aysel Tuğluk’un durumuna dikkat çekti.

    Bu hafta yapılan açıklamada basın metnini okuyan İHD Ankara Şubesi yönetim kurulu üyesi Sevil Turgut, hasta mahpusların tetkik ve tedavileri aksatılmaması için hapishanede kalamayacak durumda olan mahpusların acil olarak tahliyelerinin yapılması gerektiğini vurguladı.

    “İYİLEŞEBİLME HAKLARI ELLERİNDEN ALINIYOR”

    Ağır hasta mahpusların, tedavi edilmeyerek ve tahliyeleri sağlanmayarak adeta ölüme mahkum edildiklerini ifade ederek sözlerine başlayan Turgut; “En son olarak 2 Şubat’ta ağır hasta mahpus Turgay Deniz yaşamını yitirdi. Daha önce Maltepe 1 Nolu Cezaevinde tutulan Turgay Deniz; %80 engelli, solunum tüpüyle yaşayan, ağır akciğer hastasıydı. Daha sonra serbest bırakılmış ancak bir yıl sonra ağır olan durumuna rağmen tekrar tutuklanarak önce Bandırma T Tipi Cezaevine oradan da Metris Cezaevine konulan Turgay Deniz, durumunun ağırlaşmasının üzerine Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesine kaldırılmış ve burada entübe olmuştur. İyileşebilme hakkı elinden alınan, ancak entübe olmasından sonra tahliye kararı verilen Turgay Deniz ne yazık ki hastanede yaşamını yitirmiştir. Bir aydan fazla süredir yoğun bakımda olan ağır hasta mahpus 82 yaşındaki Yusuf Bekmezci hakkında hala tahliye kararı verilmemiştir. Hastanede yatan kanser hastası ağır Turan Çabuk beyin kanaması geçirmiş, ancak yapılan başvurulara rağmen tahliye edilmiyor” şeklinde konuştu.

    “TUĞLUK’A KALICI HAFIZA KAYBI ANLAMINA GELEN DEMANS TEŞHİSİ KONULMUŞTUR”

    Bu hafta Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Hapishanesi’nde tutulan HDP eski Milletvekili Aysel Tuğluk’un durumunu aktarmak istediklerini kaydeden Turgut sözlerine şu şekilde devam etti:

    “2016 yılından bu yana cezaevinde olan Aysel Tuğluk’un, annesinin cenazesine yapılan saldırıdan sonra yaşadıklarından kaynaklı olarak sağlık sorunları başlamış ve gün geçtikçe ilerlemiştir. Avukatlarla yapılan görüşmelerde çoğu zaman konuşmaları hatırlamakta güçlük çektiği, zaman zaman isimleri hatırlamadığı ifade edilmiştir. Hastalığının başlamasından sonra tetkik için hastaneye götürülmüş ve 2 Mart 2021 tarihinde Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde beş ayrı uzman hekimin muayenesi sonucunda Aysel Tuğluk’a kalıcı hafıza kaybı anlamına gelen demans teşhisi konulmuştur. Ancak yapılan tetkikler sonucunda konulan bu teşhise rağmen Adli Tıp Kurumu tarafından “cezaevinde kalabilir” şeklinde verilen raporla cezaevinde tutulmaya devam edilmiştir.”

    “ISRARLA HAPİSHANEDE TUTULMAYA DEVAM EDİLİYOR”

    Aysel Tuğluk’un hastalığının hem hapishane koşullarından kaynaklı hem de tedavi edilmediği zaman ağırlaşan bir hastalık olması nedeniyle sürekli ilerlemeye devam ettiği vurgulanan açıklamada Turgut; “Avukatlarının, aile bireylerinin ve de beraber kaldığı arkadaşlarının durumunu aktarması ve kamuoyunda oluşan duyarlılık ve kampanyalar sonucunda Aysel Tuğluk’un tekrar İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi için adım atılması sağlamıştır. Avukatlardan “4 gün önce Adli Tıp Kurumuna getirildiği, doktor tarafından ailesi aranarak bilgi verildiği, 3 hafta kadar gözlem altında tutulacağı ve ileri tetkikler yapılacağı ve bu tetkikler sonucunda ayrıntılı bir rapor hazırlanacağı” bilgisi alınmıştır. Siyasi gerekçelerle hapishanede tutulmaya ısrarla devam ettirilen Aysel Tuğluk’un, hapishanede yaşamını devam ettirmesi mümkün değildir. Adli Tıp Kurumunun tarafsız ve bilimsel gerçeklere göre hareket etmesini ve bir an önce tahliye edilerek ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda yaşamasını ve tedavisinin yapılmasını talep ediyoruz” dedi.

    “HASTA MAHPUSLARIN DURUMLARINI DİLE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Turgut son olarak; “Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 387. Haftada, Hasta Mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Seyid Narin bir an önce tahliye edilmelidir’-VİDEO

    ‘Seyid Narin bir an önce tahliye edilmelidir’-VİDEO

    PİRHA-İHD Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 386. haftasında yaptığı basın açıklamasında, Rize/Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta mahpus Seyid Narin’in durumuna dikkat çekerek, “Daha önce yalnızca şeker hastalığı ve kolesterol rahatsızlığı şikayetleri olan hastanın kalp hastalığı cezaevinde iken ortaya çıkmıştır. Bir an önce tahliye edilerek, tedavisi yapılmalıdır” dedi.

    Cezaevlerinde yaşayan hasta mahpusların yaşam savaşını dile getirmek için harekete geçen İHD Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi 386. haftasında, cezaevinde hasta mahpusların sağlıksız koşullarda yaşam mücadeleleri ve yaşadıkları insanlık dışı uygulamalara bir kez daha dikkat çekti.

    Bu hafta yapılan açıklamada basın metnini okuyan İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Sevil Turgut, hasta mahpusların tetkik ve tedavileri aksatılmaması için hapishanede kalamayacak durumda olan mahpusların acil olarak tahliyelerinin yapılması gerektiğini vurguladı.

    “SEYİD NARİN, CEZAEVİNDE KALP KRİZİ GEÇİRMİŞTİR”

    Bu hafta Rize/Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta mahpuslardan Seyid Narin’in durumunu aktarmak istediklerini belirten Turgut, “54 yaşındaki Seyid Narin, Sur eski belediye başkanıdır. 23 Ağustos 2015’te ilk gözaltına alınıp tutuklandığında 9 ay boyunca Kırıkkale F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulmuştur. Daha sonra serbest bırakılmış ve 4-5 ay kadar sonra hükmü kesinleşince tekrar tutuklanarak Rize Cezaevi’ne gönderilmiş ve yaklaşık olarak 5,5 yıldır cezaevinde tutulmaktadır.

    Seyid Narin 4 Ocak 2022’de Rize/Kalkandere L Tipi Cezaevi’nde ciddi bir kalp krizi geçirmiş ve acil olarak hastaneye kaldırılmıştır. Hastaneye kaldırıldığında idare tarafından eşi aranmış ve kalp krizi geçirdiği, Rize Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı bilgisi verilmiş ve acil gelmeleri gerektiği söylenmiştir. Ailesine durumun ciddi olduğu söylenmesi üzerine, acil olarak oğlu ve kardeşi Rize’ye gitmişlerdir.

    Seyid Narin hastaneye kaldırıldığında acilen ameliyata alınmış ve stend takılmış, ameliyatın ardından yoğun bakım ünitesine alınmıştır. 2 gün boyunca yoğun bakımda tutulmuş ve daha sonra servise alınmış, 1 gün de serviste tutulmuştur. Serviste iken oğlu ve kardeşi savcılıktan izin alarak yalnızca 5 dakika kadar kendisini görebilmiştir” diyerek edindikleri bilgileri paylaştı.

    “İNFAZININ ERTELENMESİ İÇİN BAŞVURU YAPILMIŞ ANCAK BİR CEVAP ALINAMAMIŞTIR”

    Narin’in ameliyattan sonra tekrar hastaneden çıkartılıp cezaevine götürüldüğünü kaydeden Turgut, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Cezaevine götürülmeden önce oğlu tekrar görmek için izin almaya çalışmış ancak izin verilmemiştir. Ciddi bir kalp krizi geçirdiğinden ve ameliyatlı da olduğundan dolayı tek başına kalamayacağından arkadaşlarının yanına konulmuştur. Kalp krizinden dolayı oldukça yıpranmış ve sağlığı iyi durumda değildir. Daha önce yalnızca şeker hastalığı ve kolesterol rahatsızlığı şikayetleri olan hastanın kalp hastalığı cezaevinde iken ortaya çıkmıştır.

    Kalp krizi geçirmesinin ardından avukatı tarafından infazının ertelenmesi için başvuru yapılmış ancak herhangi bir cevap gelmemiştir.

    Seyid Narin ailesinden oldukça uzak bir cezaevinde tutulmasından dolayı 2,5 yılda ailesi tarafından sadece bir kez görülebilmiştir. Eşinin ağır hastalıklarından kaynaklı olarak uzun yola çıkma imkanı bulunmamakta ve bu nedenle ailesine yakın cezaevlerine yapılan sevk talepleri de kabul edilmemektedir.”

    “SAĞLIKLI KOŞULLARDA TEDAVİLERİNİN DEVAM EDEBİLMESİ İÇİN İNFAZLARI ERTELENMELİ”

    Ağır hasta olan ve geçirdiği kalp krizi nedeniyle de, yaşamsal açıdan risk altında bulunan mahpusun iyileşebilme sürecinde gerekli tetkik ve tedavi ihtiyaçlarının giderilmesi ve bu süreçte, ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda tedavilerinin devam edebilmesi için infazının ertelenerek tahliye edilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını gerektiğini söyleyen Turgut, son olarak, “Bizler; Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 386. haftada, hasta mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar kalıcı bir şekilde çözülünceye kadar taleplerimizi dile getirmeye ve kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/ANKARA