PİRHA-Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 579. haftasında hasta mahpus ve yüzde 79 engelli olan Hatice Onaran’ın durumuna dikkat çekerek basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada, “Hatice Onaran’ın hapishane ortamında kanserin nüks etme ve hızla yayılma riski artmaktadır. %79 engelli ve kanser tedavisi görmekte olan Hatice Onaran hakkındaki hukuka aykırı kararın düzeltilerek derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz” denildi.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 579. haftasında İHD İstanbul yöneticisi hasta mahpus ve yüzde 79 engelli olan Hatice Onaran’ın durumuna dikkat çekerek Sakarya Caddesi’nde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, “Tedavi haktır engellenemez, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açıldı. Açıklamayı İHD Ankara Şubesi Eş Başkanı Ömer Faruk Yazmacı okudu. Açıklamada sık sık, “Hasta mahpuslara özgürlük” sloganı atıldı.
“KANSERİN NÜKS ETME VE HIZLA YAYILMA RİSKİ ARTMAKTADIR”
Türkiye hapishanelerinde en az 1.412 hasta mahpus bulunduğunu ifade eden Ömer Faruk Yazmacı, “Hatice Onaran, yaklaşık bir yıldır Gebze Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulmaktadır. %79 engelli olan Hatice Onaran, tutuklandığı sırada kolon kanseri nedeniyle tedavi görmekteydi. Tutuklanmasıyla birlikte tüm tedavi süreci ve tedavi hakkı ortadan kalkmıştır. Hapiste bulunduğu süre boyunca yalnızca birkaç kez hastaneye götürülmüş ve bu muayenelerde kelepçeli muayene dayatılmıştır. Etkin bir tedavi alamamış ve halen alamamaktadır. Ayrıca Hatice Onaran’ın özel beslenme ve hijyenik ortamda yaşama zorunluluğu vardır. Bu koşullar hapishane ortamında sağlanamadığından, kanserin nüks etme ve hızla yayılma riski artmaktadır. %79 engelli ve kanser tedavisi görmekte olan Hatice Onaran hakkındaki hukuka aykırı kararın düzeltilerek derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.
PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi yaptığı açıklamada, ağır hasta mahpuslardan Melek Akgün’ün durumuna dikkat çekerek, “Melek Akgün’ün hapishanede tutulması, yaşam hakkı ve sağlık hakkı ihlalini de beraberinde getirmesi kaçınılmazdır. Bir an önce tahliye edilmesini ve ailesinin yanında sağlıklı koşullarda tedavilerine devam edilmesini talep ediyoruz” denildi.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek üzere düzenledikleri eylemlerini Sakarya Meydanı’nda yaptı. Bu haftaki eylemde, Kayseri Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Melek Akgün’ün durumuna dikkat çekildi.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi açıklamayı İHD MYK üyesi Nuray Çevirmenn okudu.
Çevirmen, hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunlar, sağlığa erişim haklarının önündeki engeller, uzun süren hapislik koşulları, temiz suya, gıdaya erişimlerdeki yaşanan sıkıntılar, tek kişilik ring araçlarıyla sevkler ve kelepçeli muayene gibi hasta haklarını yok sayan uygulamalarla birlikte mahpuslar adeta ağır yaşam savaşı verdiğine dikkat çekti.
“SAĞLIK HAKKININ KESİNTİSİZ OLARAK SAĞLANMASI ZORUNLUDUR”
Çevirmen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsan Hakları Derneği olarak tespit edebildiğimiz kadarıyla hapishanelerde 651’i ağır olmak üzere 1517 hasta mahpus bulunmaktadır. Bu hastaların içerisinde kronik ve çoklu rahatsızlıkları olanlar, akciğer hastaları, kalp hastaları, kanser hastaları, yaşlı ve yaşamını tek başına devam ettiremeyecek durumda olanlar hapishanelerde ısrarla tutulmaya devam edilmektedirler.
Hapishanelerden sürekli olarak ölüm haberleri gelmektedir. Oysa gerek iç hukukta gerekse Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yaşam hakkının korunması devletin sorumluluğundadır. Hapishanelerde mahpusların tüm yaşamları ve sağlığa erişimleri de devletin kontrolü altındadır. Bu nedenle gerek yaşam hakkının korunması gerekse sağlık hakkının kesintisiz olarak sağlanması zorunludur.”
“KALP HASTALIKLARI İÇİN BİR AN ÖNCE TEDAVİSİNİN YAPILMASI GEREKİYOR”
Bu hafta, Kayseri Kadın Kapalı Hapishanesinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Melek Akgün’ün durumunu paylaşan Çevirmen, “58 yaşındaki Melek Akgün’ün pek çok hastalığı bulunmaktadır. Kalp hastasıdır, mitral kapak yetmezliği mevcut ve kalbine stent takılmıştır, tekrardan anjiyo olması gerekiyor. Hipertansiyon hastasıdır ve hapishanede yapılan ölçümlerinde sürekli olarak yüksek çıkıyor ve aynı zamanda koroner arter hastasıdır. Kalp hastalıkları için bir an önce tedavisinin yapılması gerekiyor. KOAH hastasıdır ve yapılan tetkiklerde akut alevlenmeler teşhis edilmiştir. Osteoporoz yani ileri derecede kemik erimesi rahatsızlığı mevcuttur ve sendelese dahi kemikleri kırılacak düzeye gelmiştir. Romatoid artrit hastalığı bulunmakta ve bu hastalık için 20 yıldır kortizon kullanıyor. Bel kayması mevcuttur. Eklemi çevreleyen kas ve diğer yumuşak dokuların çeşitli sebeplerden esnekliğini yitirmesinden dolayı hareket kabiliyeti kısıtlıdır ve eklem ağrıları çekmektedir” dedi.
“BÖBREK RAHATSIZLIĞINDAN DOLAYI %50 ENGELLİDİR”
Kronik böbrek yetmezliği hastalığı bulunan Melek Akgün’ün böbrekleri yaklaşık %37 oranında çalıştığını vurgulayan Çevirmen, şunları dile getirdi:
“Tedavileri yapılmadığı ve diyetle beslenemediğinde diyaliz hastası olma riski meydana gelecektir ve böbrek rahatsızlığından dolayı %50 engellidir. Yine kulaklarda işitme kaybı mevcut ve gözlerde katarakt gibi rahatsızlıkları da bulunmaktadır.
Tüm bu hastalıklarından kaynaklı olarak 21.12.2023 tarihinde %82 engelli olduğuna dair rapor düzenlenmiştir. Hastalıklarından kaynaklı olarak sürekli olarak hastaneye götürülüp getirilmektedir. Ailesi ile yapmış olduğu telefon görüşmesine dahi yürüyerek gelemeyen Melek Akgün, gardiyanların koluna girmesi ile getirilmiş ve dengede durması sağlanmıştır.
Ağır hasta olan ve sürekli olarak doktor kontrolü altında olması gereken, hastalıkları nedeni ile ağır engelli olduğu raporlanmış Melek Akgün’ün hapishanede tutulması, yaşam hakkı ve sağlık hakkı ihlalini de beraberinde getirmesi kaçınılmazdır. Halihazırda tutuklu olarak yargılaması devam eden Melek Akgün’ün tutuksuz olarak yargılamasına devam edilmesi mümkündür. Bir an önce tahliye edilmesini ve ailesinin yanında sağlıklı koşullarda tedavilerine devam edilmesini talep ediyoruz.
Bizler, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 531. haftada, hapishanelerde bulunan hasta mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar ortadan kalkıncaya kadar bu sorunları kamuoyu ile paylaşmaya ve çözüm talep etmeye devam edeceğiz.”
PİRHA- Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi yaptığı açıklamada, Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutsak Muharrem Cankılıç’ın durumuna dikkat çekti. Yapılan açıklamada, “Doktorlar tarafından ‘her an kalp krizi riski taşıdığı ve tekrar geçirilecek kalp krizinin geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açacağı’ uyarısı yapılmaktadır” denilerek hapishane koşullarında tedavisinin mümkün olmadığının altı çizildi.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek üzere düzenledikleri eylemlerinin 520’nci haftasında da İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde bir araya geldi. Bu haftaki eylemde, Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutsak Muharrem Cankılıç’ın durumuna dikkat çekildi.
Basın açıklamasını İHD Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Nuray Çevirmen, okudu.
“DOKTORLAR TARAFINDAN HER AN KALP KRİZİ RİSKİ TAŞIDIĞI UYARISI YAPILMAKTA”
Cankılıç’ın ağır ve kronik kalp rahatsızlığının bulunduğunu bu nedenden ötürü 4 defa kalp krizi geçirdiği bilgisini paylaşan Çevirmen, “Doktorlar tarafından acilen bay-pas ameliyatı olması gerektiği söylenmiştir. Koroner Arter hastalığı nedeniyle 2022 yılı sonunda hastaneye kaldırılmış ve anjiyo olmuştur. Damarlara 4 stent takılmış ve 3 balon işlemi uygulanmıştır” dedi.
Ayrıca Cankılıç’ın yüksek tansiyon rahatsızlığının da bulunduğunu kaydeden Çevirmen, “Bu hastalıkları devam ederken apandisti de hapishanede iken patlamış ve geç fark edilmiştir. Fark edildiğinde acil olarak Silivri Devlet hastanesine sevk edilmiş ve burada hijyenik olmayan bir ortamda 5 gün kelepçeli bir şekilde tedavi görmüştür. Hastalıklarından kaynaklı olarak haftanın neredeyse 4 günü hastanenin acil servislerine kaldırılıyor. Kalp hastalığından kaynaklı olarak nefes almada güçlük yaşıyor. Doktorlar tarafından ‘her an kalp krizi riski taşıdığı ve tekrar geçirilecek kalp krizinin geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açacağı’ uyarısı yapılmaktadır” diye aktardı.
“HAPİSHANE KOŞULLARINDA YAŞAMASI VE TEDAVİ OLABİLMESİ MÜMKÜN GÖRÜNMEMEKTE”
Çevirmen, Cankılıç’ın ailesi ve avukatları tarafından eldeki raporlarla Adli Tıp Kurumuna sevki ve tahliyesi için defalarca başvuru yapmış olmalarına rağmen bu taleplerinin kabul edilmediğini belirterek şunları söyledi:
“Ayrıca yapılan tetkiklerde de vücudunun çeşitli bölgelerinde ödem oluştuğu da tespit edilmiştir. Sebebi bilinmeyen bir şekilde yüzü, sırtı bacakların su toplamakta ve kaşıntıdan gece sırt üstü uyumakta zorlanmaktadır. Bağırsak duvarında kalınlaşma ve mesane yan duvarında diverkül tespit edilmiştir. Ailesi ve avukatları tarafından eldeki raporlarla Adli Tıp Kurumuna sevki ve tahliyesi için defalarca başvuru yapmış olmalarına rağmen bu talepleri kabul edilmemiştir. Ancak ağır kalp hastası olan ve sık sık kalp krizi geçiren Muharrem Cankılıç’ın hapishane koşullarında yaşaması ve tedavi olabilmesi mümkün görünmemektedir. Ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda tedavi olabilmesi, yapılması gereken kalp ameliyatın gerçekleşmesi ve diğer tüm hastalıklarına dair de tedavi süreçlerine devam edebilmesi için acil olarak Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek infazının ertelenmesi gerekmektedir”
PİRHA- Batman/Beşiri T Tipinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Mehmet Emin Çam’ın durumuna dikkat çeken Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, 70 yaşında ve hastalık durumu ağır olan ve sürekli olarak tedavinin devam etmesi gereken Mehmet Emin Çam’ın tahliyesini istedi.
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Batman/Beşiri T Tipinde tutulan ağır hasta mahpuslardan Mehmet Emin Çam’ın durumuna dikkat çekti.
Açıklamayı İHD Ankara Şube Eş Başkanı Sevil Turgut okudu. Sevil Turgut, hapishanelerde hasta mahpusların yaşamış olduğu sorunlar, sağlığa erişim haklarının önündeki engeller, uzun süren hapislik koşulları, temiz suya, gıdaya erişimlerdeki yaşanan sıkıntılar, tek kişilik ring araçlarıyla sevkler ve kelepçeli muayene gibi hasta haklarını yok sayan uygulamalarla birlikte mahpuslar adeta ağır bir yaşam savaşı verdiğine işaret etti.
İnsan Hakları Derneği olarak tespit edebildikleri kadarıyla hapishanelerde 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta mahpus bulunduğunu belirten Sevil Turgut, 70 yaşındaki Mehmet Emin Çam’ın sağlık sorunlarını aktardı.
70 yaşında ve hastalık durumu ağır olan ve sürekli olarak tedavinin devam etmesi gereken Mehmet Emin Çam’ın gerek yaşı gerekse hastalıkları nedeniyle cezaevinde yaşamını idame ettiremeyeceği açık olduğunu ifade eden Sevil Turgut, şunları söyledi:
“Bir an önce tüm tedavi süreçlerinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yapılabilmesi içi infazının ertelenmesi ve tahliye edilmesi gerekmektedir. Bizler, Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi olarak 395. Haftada, hapishanelerde bulunan hasta mahpusların durumlarını dile getirdik. Tüm bu sorunlar ortadan kalkıncaya kadar sorunları kamuoyu ile paylaşmaya ve çözüm talep etmeye devam edeceğiz.”