Etiket: hatice us

  • Hatice Us: Milli Eğitim Bakanlığı ayrımcı politikalardan vazgeçmelidir!-VİDEO

    Hatice Us: Milli Eğitim Bakanlığı ayrımcı politikalardan vazgeçmelidir!-VİDEO

    PİRHA- CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Hatice Us, Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘Ramazan Etkinlik’lerine tepki göstererek, eğitim gibi bir ülkenin temelini etkileyen bir hizmetin, laiklikten uzak olmasını kabul etmediklerini belirtti.

    Milli Eğitim Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu genelgeyle, okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan bu programda; 4-6 yaş grubundaki çocukların öğretmenleri eşliğinde camiye götürülmesi, kendilerine iftar sofrası kurması ve sadaka taşı gibi uygulamaların öğretilmesi, ailelerden Ramazan hazırlığı yaparken veya dua ederken fotoğraf istenmesi; ortaokul ve liselerde “İftarda Konuşalım” başlıklı söyleşiler düzenlenmesi ve Ramazan temalı görsellerle çalışmalar sergilemesini, Selifi Andı’nın okutulması, okul zillerine ilahilerin konulması, oruç çetelesi tutulması tepkileri beraberinde getirdi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Hatice Us, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda dini içerikli faliyetlerine ilişkin konuştu.

    “TÜRKİYE MOZAİK BİR ÜLKE”

    Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki laik ilkesine dikkat çeken Hatice Us, “Laiklik din ve devlet işlerinin birbirinden kesin olarak ayrılmasıdır. Eğitim gibi bir ülkenin temelini etkileyen bir hizmetin laiklikten uzak olması tabii ki kabul edilemez. Kaldı ki, Türkiye bir mozaik. Türkiye’de her dilden, her dinden, her ırktan, her inançtan insan var. Biz İslamiyetin kesinlikle bir dayatma inancı olmasına karşıyız” dedi.

    “AYRIMCILIK OLUŞTURUYOR”

    Eğitimde tamamen laikliğin korunması, çocukların idrak yaşına geldiğinde veya reşit olduklarında kendi inanç şeklini seçmesi kabul ediyorsa da aile inancına göre devam etmesi gerektiğini vurgulayan Hatice Us, “Bizim toplumumuzda baskı çoğu zaman eğer bu kişinin özgürlüğüne müdahale gibi görülüyorsa ve kısıtlanmış hissini uyandırıyorsa, bazen reddetme, bazen nefretle sonuçlanabiliyor. Bu da toplumlar arasında ayrımcılık oluşturuyor” şeklinde ifade etti.

    “EĞİTİM HAYATLARI BİTİYOR”

    Hatice Us, yaşı küçük çocukların sürekli dinleyecekleri bir ilahinin “Ben bunu istemiyorum” deyip eğitim öğretim hayatını yarıda bırakmasına yol açabileceğine işaret ederek, anayasal hak olan eğitim hakkının elinden alınmasına neden olacağını belirtti.

    “TARİKATLARIN EĞİTİMDE ETKİN OLMASINI KABUL ETMİYORUZ”

    CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Hatice Us, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Hani bir şeyin dayatılması değil, tamamen demokratik ortamda, tamamen idrak yaşına gelebilecek seviyedeki çocuklara idrak edebileceği, alabileceği bilgiye erişmesinden yanayız.

    Tarikatların, vakıf adı altında birtakım imkanlara sahip olması, eğitim öğretim kurumlarına dönüştürülmesi, 5 yaşındaki çocuğun oraya alınması kabul edilir değil. Biz insana özgü, insan haklarına yaraşır, bir çocuğun pedagojik ve biyolojik olarak büyümesine, büyümesi sırasında da hangi eğitim kendisine denk geliyorsa onun verilmesinden yanayız.”

    “ÇOCUKLARIN EĞİTİM HAKKI ELİNDEN ALINIYOR”

    Velilerin okullara verdikleri dilekçelerin anayasal bir hak olduğunun altıını çizen Hatice Us, “Bakın bundan çok değil, kısa bir süre önce birçok İmam Hatip Lisesi açıldı. Biliyorsunuz ki bu geçişlerde eğitim öğretim sınavlarından sonra birçok çocuk yeterli puanı alamadığı için İmam Hatip Liselerine yerleştirildi.Ve biz şu an birçok çocuk bu okulları bıraktığını görüyoruz. Eğitim öğretim hakkını bir şekilde çocukların elinden alınmış oldu. Bu anlamda anayasanın koruyuculuğu ortadan kalkıyor. Doğru olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Diren KESER/MERSİN

  • Hatice Us: Kadın cinayetlerindeki artışta iktidarın politikaları sorumlu- VİDEO

    Hatice Us: Kadın cinayetlerindeki artışta iktidarın politikaları sorumlu- VİDEO

    PİRHA- CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Hatice Us, kadın cinayetlerinin artmasında iktidarın politikalarının sorumlu olduğunu belirterek, “Kadın cinayetlerine karşı hiçbir adım atılmıyor” dedi. Hatice Us, barış sürecinin, kadınların katılımı olmadan gerçek anlamda sağlanamayacağına dikkat çekerek, “Barış masasında kadınlar olmalı, eksik olan bu” ifadelerini kullandı.

    Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve patriyarkal sistemin derinleşmesiyle birlikte kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri de artış göstermeye devam ediyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıkladığı verilere göre, sadece geçen ay 26 kadın, erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti.

    CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Av. Hatice Us; kadın cinayetlerine, iktidarın kadın politikalarına, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kadın haklarının hedef alan hutbesine ve barış sürecine ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    İKTİDARA ‘KADIN CİNAYETLERİNE KAYITSIZ KALMA’ ELEŞTİRİSİ

    Kadına yönelik şiddetle mücadelede iktidarın duyarsız kalmasının sebeplerine değinen Hatice Us, hükümetin kadın cinayetleriyle ilgili herhangi bir destekleyici söylem üretmediğini ve şiddet mağdurlarını korumak adına somut adımlar atmadığını söyledi. Us, “Biz toplumsal kadın örgütleriyle, hukuk alanında barolarla, hükümetin kadın üzerindeki politikalarıyla ilgili binlerce mecrada sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ama bizim sesimizi duyan, buna kulak veren bir iktidar olmadığı için kadın cinayetleri sadece sayılarla anlatılır hale geldi. Yani sadece raporlara bakıldığında, istatistiklerin artışı gözlemleniyor. Ancak kadın cinayetlerinin gerçek boyutunu, sosyal ve psikolojik etkilerini kimse sorgulamıyor. Kadın cinayetlerine dair hiçbir ciddi söylem, demeç veya destekleyici bir adım atılmadı. Hükümetin bu konudaki politikaları, kadının yaşam hakkına dair bir çözüm üretmiyor, aksine bu meseleye karşı duyarsız kalıyor” diye konuştu.

    Hatice Us, kadın cinayetlerinin yalnızca sayılarla sınırlı kalmaması gerektiğini ve kadınların korunması için devletin daha fazla önlem alması gerektiğini belirtti.

    “DİYANET KADINLARIN HAKLARINI HİÇE SAYIYOR”

    Hatice Us, Diyanet’in kadın hakları ile ilgili tutumunun, toplumsal cinsiyet eşitliği ve laiklik ilkeleriyle çeliştiğine vurgu yaptı. Diyanet’in kadın haklarına dair açıklamalarını eleştiren Us, “Diyanet, bir kadının hukuken düzenlenmiş miras hakkını, nafaka hakkını sanki bir siyasi gündemmiş gibi sunuyor. Bu durum, kadının haklarıyla ilgili doğrudan bir müdahale anlamına gelir. Diyanet, bu konuda bir ‘Tanrı emri’ gibi açıklamalar yaparak, kadının haklarını hiçe saymaktadır. Kadınların miras hakkı, nafaka hakkı gibi temel insan hakları, dinin veya siyasi gündemlerin bir aracı haline getirilmemelidir. Laiklik, her kadının bu haklara saygı duyulmasını güvence altına alır. Diyanet’in böyle bir tutumu, sadece kadınların haklarını ihlal etmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal düzeni de tehlikeye atar” diyerek, bu tür müdahalelerin kadın hakları konusunda büyük bir tehdit oluşturduğunu ve laiklik ilkesinin bu tür durumlardan korunması gerektiğini kaydetti.

    “KADINLAR BARIŞ MASASINDA OLMALI”

    Hatice Us, barış sürecinin, kadınların katılımı olmadan gerçek anlamda sağlanamayacağına dikkat çekerek, şunları söyledi:

    “Barış süreci en çok kadın için önemlidir. Ekonomik sıkıntılar, yoksulluk en çok kadını vuruyor. Erişememek, eğitim alamamak, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamamak… Bütün bu sorunlar kadınları daha da derinden etkiliyor. Ancak buna rağmen, barış masalarında kadınların sesine pek yer verilmiyor. Kadınlar, barışın en çok etkilenen tarafıdır. Çünkü kadınlar savaşın ve şiddetin doğrudan mağdurlarından birini oluşturur. Eğer barış gerçek anlamda sağlanacaksa, o masada kadınların da sesi olmalı. Erkekler oturuyorsa, kadınlar da oturmalı. Kadınlar, barışın mutfağında en büyük rolü oynar. Barış süreci sadece masalarda alınan kararlarla değil, halkın içinde özellikle de kadınların yaşadığı zorluklarla şekillenen bir süreç olmalıdır. Barış, sadece siyasilerin değil, savaşın yıkımını en çok yaşayanların sesiyle yapılmalıdır.”

    Hatice Us, kadınların sosyal ve siyasal hayatta daha fazla yer almasının, hem barışın hem de toplumsal adaletin sağlanmasında temel bir rol oynadığını dile getirdi.

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Kadınlar adliye önünden seslendi: Derya Demir için adalet!-VİDEO

    Kadınlar adliye önünden seslendi: Derya Demir için adalet!-VİDEO

    PİRHA- Geçen yıl sevgilisi tarafından katledilen Derya Demir’in duruşmasının ardından basın açıklaması yapan kadınlar, davanın takipçisi olacaklarını belirterek, Derya Demir için adalet talep ettiler.

    Mersin’de geçen sene ayrılmak istediği sevgilisi Murat Okur tarafından katledilen Derya Demir’in duruşması Mersin Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya Mersin Barosu Kadın Hakları Birimi ile çok sayıda kadın kurumu katıldı.

    Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin davaya müdahil olma talebi kabul edilemezken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın davaya müdahilliği kabul edildi.

    SANIKTAN “VİCDANIM RAHAT” SAVUNMASI

    Hakkında ‘Kadına karşı kasten öldürme, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama, kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlamalarıyla tutuklu yargılanan sanık Murat Okur, savunmasında Derya Demir’i öldürmediğini, tartışma sırasında bıçağın Demir’in boğazına saplandığını ileri sürdü.

    Derya Demir’in babası ise, “Sanık, kızımla parası için birlikteydi. Zaman zaman kızımdan para alırdı. Olaydan sonra kapıyı üzerine kilitleyip kaçmış” diyerek en ağır cezayı almasını talep etti.

    Mahkeme Heyeti, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı 24 Haziran 2025 tarihine erteledi.

    “SİSTEM KADINLARI KORUMUYOR”

    Duruşmadan sonra kadın örgütleri ve STK’ler adliye önünde konuya ilişkin basın açıklaması yaptı.

    Basın açıklaması metnini okuyan Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Avukat Gülce Dida Çavdar, kadına yönelik şiddetle yeteri kadar mücadele edilmediğinin altını çizerek şunları dile getirdi:

    “25 Ağustos’ta Mersin’de Matematik Öğretmeni Derya Emir, öğretmen sevgilisi tarafından “ayrılmak istediği için” bıçaklanarak öldürülmüştür. Bu cinayet bize kadına karşı toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, ayrımcılığın geldiği son noktayı acı bir şekilde göstermektedir.

    Son yıllarda kadınlara yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin artması sistemde birçok yanlışın olduğunu bize göstermektedir. Yetkililerin şiddetle mücadelede başarı gösteremediği bir sonuç olarak karşımızdadır. Sistemin kadını korumadığı, önleyici ve koruyucu tedbirlerin uygulanmadığı bir gerçektir. Ayrıca bunlar sadece devletin resmi kurumlarının mücadelesiyle halledilebilecek bir vakıa olmayıp tüm toplumun mücadelesini gerektirmektedir. Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak bu sabah itibariyle dosyaya katılma talebimizi bildirdik. Mersin Barosu olarak dün olduğu gibi bugün de kadının, insan haklarının sağlanması için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

    Davanın avukatlarından Hatice Us ise, sanığa hiçbir indirimin uygulanmaksızın gerekli cezanın verilmesi için sonuna kadar mücadele edeceklerinin vurguladı.

    PİRHA/ MERSİN

    İLGİLİ HABER:

    Mersin’de kadın cinayeti: Kendisinden ayrılmak isteyen kadını katletti