Etiket: hayvan hakları savunucuları

  • Hayvan hakları savunucuları Adalet Bakanlığına seslendi: Katliam yasası acilen iptal edilmeli!

    Hayvan hakları savunucuları Adalet Bakanlığına seslendi: Katliam yasası acilen iptal edilmeli!

    PİRHA- Adalet Bakanlığı önünde bir araya gelen yaşam savunucuları, Adalet Bakanlığı ve yargı mercilerinin en az hayvan katilleri kadar suçlu olduğunu ifade etti. 

    Hayvan hakları savunucuları, hayvanların katledilmesini içeren yasa tasarısının Meclis’ten geçmesinin ardından artan hayvan katliamlarına dikkat çekmek için Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Ekoloji Meclisi, Hayvan Yaşam Hakları Konfederasyonu, Ankara Barosu, Hayvan Hakları Merkezi, Yaşam İçin Yasa İnisiyatifi ve Hayvan Yaşam Özgürlük İnisiyatifi üyelerinin katıldığı eylemde, “Cezasızlığa son verin hayvan katliamlarını durdurun” yazılı pankart açıldı.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Ankara Barosu Hayvan Hakları Merkezi Üyesi Neşe Özkanoğlu Türkiye’de son aylarda artarak devam eden hayvanlara yönelik şiddet ve katliamları yakından takip ettiklerini söyledi. Özkanoğlu, “Ağustos ayında Niğde Barınağında zehirli iğnelerle katledilerek ölüm çukurlarına atılan, Altındağ’da işkence edilerek katledilen, Gebze’de iğne yapılıp yarı canlı poşetlere koyulan ve boğularak öldürülen hayvanlarla ilgili yasal olarak neler yapıldığını soruyoruz” diye sordu.

    Hayvan katliamlarından yalnızca katledenlerin suçlu olmadığının altını çizen Özkanoğlu, “Bu katliamlar hepinizin eseridir. Suç işleyenler kadar buna sebep olan, seyirci kalan, soruşturulmasına engel olarak örtbas eden ve yeterli cezayı vermeyen kamu kurumları, bakanlık ve yargı mercileri de en az onlar kadar suçludur” ifadelerini kullandı.

    “KATLİAM YASASI ACİLEN İPTAL EDİLMELİDİR”

    Hak, hukuk ve adalet arayışlarını sürdüreceklerini ifade eden Özkanoğlu, şunları kaydetti:

    “Hak savunucusu hukukçular olarak Adalet Bakanlığına sesleniyoruz. İsminde adalet kelimesi geçen bakanlığınızdan, bunun gereğini yerine getirmesini ve hayvanları katledenlerin yargılanmalarının önünün açılmasını talep ediyoruz. Niğde katliamı örtbas edilemez, bizzat barınak çalışanlarından 3 kişinin tanık olduğu olayda bin civarında hayvanın ölüm fermanını verenler yargılanmak zorundadır. Bunun önünü kesenlerin de kime veya neye hizmet ettiğini sorgulayarak gereken ceza verilmelidir. Bir kez daha Anayasa Mahkemesi’ne de katliam yasasını acilen iptal etmesi gerektiğini hatırlatıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Diyarbakır’da binada mahsur kalan hayvanlar kurtarılmadan yıkım başlatıldı

    Diyarbakır’da binada mahsur kalan hayvanlar kurtarılmadan yıkım başlatıldı

    PİRHA- Diyarbakır’da depremde yarısı yıkılan Diyar Galeria İş Merkezi’nin ayakta kalan iki blokunda mahsur kalan hayvanlar kurtarılmadan yıkım başlatıldı. Hayvan hakları savunucuları duruma tepkili.

    Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesi Elazığ Caddesi üzerinde bulunan 4 bloklu Diyar Galeria İş Merkezi’nin ayakta kalan 2 blokunda mahsur kalan hayvanlara rağmen yıkım başlatıldı.

    Hayvanların binadan kurtarılması için dün gece saatlerine kadar oturma eylemini sürdüren Hayvan Hakları Savunucusu Nilay Yılmaz, içerde teyit edilen 7 kedinin olduğunu belirtti.

    “HİÇBİR ŞEKİLDE KURTARMA OPERASYONU YAPILMADI”

    Yetkililerin kendilerini dinlemediğini söyleyen Yılmaz, “Engel olamıyoruz hiçbir şekilde. Bizi dinlemiyorlar, bugün 17’nci gün. İçerde kanlı canlı yaşayan canlılar var, kimsenin umurunda değil. Valilikle görüşebilene aşk olsun. Bizi muhatap bile almıyorlar. Dün buraya AFAD’ı getirdiler sözde kurtaracaklardı. İtfaiyenin vincini bir kere kaldırıp indirdi ‘Kurtarma operasyonunu yaptık’ denildi. Yalan, gösteriş için yaptılar. Hiçbir şekilde kurtarma operasyonu yapılmadı. İki drone uçurup kedileri izlediler, orada yaşıyorlar. Onun haricinde hiçbir şey yapılmadı. Bizden vinç istiyorlar, ayarlıyoruz. Vinç içeri geliyor, geri çıkıyor. Koskoca devletin vinci yok mu?” diye sordu.

    “BU BİNAYI YIKAN KİMSE, YIKIM EMRİNİ VEREN KİMSE, HAYVANLARIN KATİLİ ODUR”

    İçeride mahsur kalan hayvanları kurtarma çabalarının sonuçsuz kalması üzerine yetkililere tepki gösteren Yılmaz, “Gece saat 02.00’ye kadar buradaydık. Sabah bir geldik, makaslıyorlar binayı. Herkes şahit, bir sürü kirişi kestiler bina hala ayakta. Sözde bir dokunmamızla yıkılacaktı. Onları ölüme terk etmediler, öldürüyorlar. Canlı canlı o hayvanları orada öldürüyorlar. Yazıklar olsun. Onca çabamıza, sesimizin duyulmasına rağmen hiçbir şekilde geri dönüş yapmadınız. O hayvanları öldürüyorsunuz, katili sizsiniz. Bu binayı yıkan kimse, yıkım emrini veren kimse, katili odur” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Hayvan hakları savunucuları Ankara’dan seslendi: Hayvan toplamalar durdurulsun -VİDEO

    Hayvan hakları savunucuları Ankara’dan seslendi: Hayvan toplamalar durdurulsun -VİDEO

    PİRHA- Hayvan hakları savunucuları ve 37 sivil toplum örgütü, yasaklı ırkların sahipleri ve belediyeler tarafından sokaklara atılmasının önlenmesi için, 14 Ocak kayıt ve kısırlaştırma tarihinin uzatılması gerektiğini belirterek, hayvanların toplatılmasının yasaklanmasını istedi.

    Hayvan hakları savunucuları ve 37 sivil toplum örgütü (STÖ), tehlikeli ırk olarak adlandırılan sokak hayvanlarının kısırlaştırılıp kayıt altına alınması için verilen süre olan 14 Ocak tarihinin ertelenmesi talebiyle Ulus Meydan’ında eylem yaptı.

     Yapılan basın açıklamasının öncesinde sokak hayvanlarının maruz kaldıkları şiddeti anlatan tiyatro gösterimi yapıldı.

    Hayvan hakları savunucuları ve 37 sivil toplum örgütünün ortak hazırladığı basın metnini Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Haydar Özkan okudu.

    “BARINAKLAR HAYVANLAR İÇİN ÖLÜM KAMPI”

    Özkan, 2004’te çıkarılan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nu gerekçe sunan belediyelerin binlerce hayvanı toplayarak bir kısmını öldürdüğünü, çoğunu da kırsala ve dağlara terk ettiğini ifade etti.

    Özkan, bir taraftan hayvan katliamları sürerken, sahipsiz hayvan sayısının da giderek arttığını belirterek, “Bin 389 belediyeden bin 200’ünde barınak yok. Olanlar ise hayvanların açlık ve hastalık içinde can verdikleri ölüm kampı! Kısırlaştırma yok, tedavi yok. Şu anda bakımevi olmayan belediyeler binlerce hayvan topluyor. 300-400 hayvanlık kapasitesi olan belediyeler ise 10 binlerce köpek topluyor. Nereye gidiyor bu hayvanlar? Bu hayvanlar katliam ve üreme döngüsü içinde, bir taraftan öldürülürken öte yanda hızla çoğalıyorlar” dedi.

    “KOLAYLAŞTIRICI, ÇÖZÜME YÖNELİK ALT YAPININ SAĞLANMALI”

    Hayvan hakları savunucuları taleplerini şöyle sıraladı:

    “-Yasaklı ırkların sahipleri ve belediyelerce sokaklara atılmasının önlenmesi için, 14 Ocak Kayıt ve Kısırlaştırma tarihinin uzatılması, kolaylaştırıcı çözüme yönelik alt yapının sağlanması,

    -Fırsatçı belediyelerin vahşice hayvanları toplamalarının durdurulması,

    -Kanun yapıcı bürokratların ve siyasilerin, gönüllü STK’lar ve veteriner hekimler odaları ile bir araya gelerek, hem hayvanlarımızın ve hayvan sahiplerinin hakkının korunup güvenliğinin sağlanacağı yeni bir düzenleme yapılmasını istiyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Hayvan hakları savunucuları: Katliam ve sürgün yasası veto edilsin-VİDEO

    Hayvan hakları savunucuları: Katliam ve sürgün yasası veto edilsin-VİDEO

    PİRHA- Hayvan hakları savunucuları, Meclis’te kabul edilen Hayvan Hakları Yasası’ndan vazgeçilmesi için Ankara’da eylem düzenledi. Yapılan açıklamalarda “Yeni yasa hayvanlar için sürgün ve katliam getiriyor” denildi.

    Çeşitli illerden Ankara’ya gelen hayvan hakları savunucuları Ulus Meydanı’nda bir araya gelerek 9 Temmuz’da Meclis’te kabul edilen Hayvan Hakları Yasası’nı protesto etti.

    “Hayvan hakları yasası yeniden düzenlensin”, “Katliam ve sürgün yasasına hayır”, “Hayvanları değil insanları cezalandırın” dövizlerinin taşındığı eylemde sık sık “Hayvana şiddete hayır”, “Katliam yasası istemiyoruz” sloganları atıldı.

    “KANLI YASAYI ONAYLAMAYIN”

    Eylemde yapılan basın açıklamasında söz konusu kanundaki değişikliklerin hayvan istismarına karşı hapis cezası veya pet shoplarda hayvan satışıyla, av turizminin yasaklanması gibi hayvan hakları savunucularının taleplerini karşılamadığına dikkat çekildi.

    Basın açıklamasında ilk olarak Psikiyatrist Ezgi Ayyıldız söz alarak şunları dile getirdi:

    “Buradan cumhurbaşkanına sesleniyoruz. Yurdun dört bir yanından geldik. Hayvanlara katliam zulüm ve sürgün getirecek bu kanlı yasayı onaylamayın.  Yeni yasa hayvanlar için ölçülü zulüm ve katliam getiriyor.”

    “FİKİR VE ÖNERİLERİNİZİ ALDIK AMA UYGULAMAK ZORUNDA DEĞİLİZ”

    Sonrasında ODTÜ Hayvan Dostları Başkanı Berkay Yıldız söz alarak; “2012 yılında dünyaya örnek olarak çıkarılan hayvanları koruyan yasanın aksine bu yasa acı ve vahşet getirecek. Bu yasa, mazlum hayvanlar için kan ve ölüm, merhametli insanlar içinse gözyaşı getirecektir. Sorunları çözmek yerine hayvanlar için yeni felaketler getirecek. Cumhurbaşkanı talimatını aldığını söyleyen milletvekilleri, bizleri dinledi ve dedi ki ‘biz talimat üzerine sizi dinledik. Fikir ve önerilerinizi aldık. Ama uygulamak zorunda değiliz’. Ve bu yasayı çıkardılar” dedi.

    “BU AÇIKÇA KATLİAM VE SÜRGÜN YASASI”

    Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HayKonfed) Başkan Yardımcısı Haydar Özkan ise konuşmasında şunları aktardı:

    “Yeni yasa, ev hayvanlarına sürgün, sokak hayvanlarına hem katliam hem de zulüm getirecek. Bu kanunun tanıtımında ‘hayvanlar mal değil can sayılacak’ dediler. Ama yalan. Hayvanlar mal değil ise neden petshoplarda satılıyor. ‘Ev hayvanlarına sınırlama yok’ diyorlar ama yalan. Polis isterse el koyabilecek ev hayvanlarına. Belediyelerin kısırlaştırma ve bakım evi merkezlerini kurmaları için 4 yıl süre verildi. Bu sürede istedikleri kadar hayvanı katledebilecekler. Belediyeler hayvanları toplayıp yaşadıkları yerden çok uzaklara bırakıyorlar. O yüzden diyoruz ki bu sürgün ve katliam yasasıdır. Bunları yapan belediyelere idari yaptırım uygulanması lazım bu yasada yok. Hayvanat bahçeleri sözde yavaş yavaş kapatılacaktı. Fakat yeni yasada resmi ve tüzel kişilikteki kurumlara hayvanat bahçesi açma yetkisi veriliyor. Sahiplenilmesini ve üretilmesini yasalarla kontrol etmek yerine tehlikeli ırk kavramını genişleterek pek çok hayvanı ölüm kampı olan belediyelerin barınaklarına yollama maddesi yer alıyor. ‘Hayvanlara karşı suçlarda hapis cezası getirdik’ diyorlar ama cezalar yatarı olmayacak seviyede kalmış. Sokak hayvanlarına dair işkenceler, deneyler ise devam edecek. Avcılığa dair hiçbir madde yok. Sadece yunus parkları için göstermelik 10 yıl sonra yasaklama getirildi.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Hayvan hakları savunucuları: Artık yeter, yaşam için yasa istiyoruz!-VİDEO

    Hayvan hakları savunucuları: Artık yeter, yaşam için yasa istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA-Hayvan hakları savunucuları, Hayvan Hakları Yasası’na dair çalışmalardan vazgeçilmesi ve hayvanların haklarını korumaktan uzak bir yasal altyapının hazırlanması üzerine Türkiye çapında eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. Ankara’da yapılan eylemde, “Hayvanların tutsak edildiği, sömürüldüğü tesisleri korumak için verdiğiniz çabanın binde birini hayvanların haklarını korumak için verseydiniz, 17 yılda pek çok ölüm ve acı önlenebilirdi” diyerek tepki gösterildi. 

    Beş siyasi partinin uzlaşısı ile Meclis Başkanlığı’na sunulan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Raporu’nun üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen ‘Hayvan Hakları Yasası’nın hala çıkarılmaması hayvan hakları savunucuları tarafından protesto edildi.

    Hayvan hakları savunucuları 27 Mayıs Perşembe günü saat 12:00’de Türkiye’nin birçok ilinde eş zamanlı eylemler yaptı. İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Bursa ve Urfa’da yapılan eylemler de yıllardır çıkarılmayı bekleyen hayvan hakları yasasının neden hala bekletildiği, bu süre içerisinde birçok hayvanın katledildiği, işkenceye maruz kaldığı ve bunları yapanların cezasız kaldığı belirtildi.

    Ankara’da Esat Dörtyol kavşağında bir araya gelen hayvan hakları savunucuları Meclis’teki tüm siyasi partilere hayvanlardan taraf, adil, köklü ve dönüştürücü bir yasa için yıllardır çağrı yaptıklarını vurguladı. Hayvan, insan ve doğa hakları alanında çalışan örgüt ve oluşumların yanı sıra baroların da aralarında bulunduğu 70’e yakın örgüt ve oluşum da yapılan basın açıklamasına imza atarak destek verdi.

    “SON 17 YILDA PEK ÇOK ÖLÜM VE ACI ÖNLENEBİLİRDİ”

    Grup adına açıklama yapan Güliz Gündüz hazır olduğu söylenen yasa taslağının ‘hak temelli bir yaklaşım’ içermediğini ifade ederek şunları dile getirdi:

    “Gelinen noktada, komisyon tavsiye kararlarındaki hayvan hakları açısından olumlu kazanımlardan da geri adım atıldı. Failleri şiddete teşvik eden ve hayvan istismarını olumlayarak üzerini örten maddelerin yeniden gündeme getirilmeye çalışılıyor. Hayvanlar yalnızca seçim zamanında veya infial yaratan ihlallerden sonra gündeme geliyor. Hayvanlar politika malzemesi yapılamaz.  Meclis’te yapılan görüşmelerde ve basına verdikleri demeçlerde hayvanlar yararına ‘devrim niteliğinde’ bir yasa hazırlığında olduklarını aktaran milletvekillerine bir kez daha sesleniyoruz. Hayvanların tarafında olduğunuzu iddia ederek toplumu kandırmaya çalışmaktan vazgeçin. Hayvanların tutsak edildiği, sömürüldüğü tesisleri korumak için verdiğiniz çabanın binde birini hayvanların haklarını korumak için verseydiniz, 17 yılda pek çok ölüm ve acı önlenebilirdi.”

    “HAYVAN HAKLARI YASASI ÇIKMIŞ OLSAYDI…”

    Eylemde son yıllarda toplumsal infial yaratan hak ihlallerinin yalnızca bazılarına değinebilen Gündüz hak temelli bir yasanın çıkmadığı her günün hayvanlar için daha fazla ölüm ve zulüm getirdiğini şu sözlerle vurguladı:

    “Eğer Hayvan Hakları Yasası taleplerimiz doğrultusunda çıksaydı; Ozan Öztürk tarafından yere vurularak öldürülen Dora köpek, Ankara Batıkent’te 3 kişi tarafından verilen zehirli etlerle öldürülen 16 köpek, Cumhuriyet Üniversitesi’ne yaşadığı köyden alınıp getirilerek, Anatomi dersi için şah damarı kesilip kadavra yapılan Kangal köpek, taşla vurularak öldürülen 8 Kaplumbağa, Van Çaldıran’da katledilen 70 köpek, B.Y. ve arkadaşları tarafından İspir dağlık alanda yakalanıp işkenceyle öldürülen yavru kurt, Murat Özdemir tarafından işkence edilerek öldürülen Bahtiyar papağan, Annesini emerken Berat Kaya tarafından köpeklere parçalatılan sıpa ve daha binlerce hayvan şu an yaşıyor olabilirdi. Çünkü onların hayatlarını koruyacak etkin ve caydırıcı yasalar yok.”

    “GİTMİYORUZ, BURADAYIZ!”

    Basın açıklamasında, yasa koyucular sivil toplumun taleplerine kulak tıkadığı müddetçe daha gür bir sesle haykıracaklarını söyleyen Gündüz, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Hayvanların haklarını geri alana kadar gitmiyoruz. Hayvan istismar eden sektörlerin değil, hayvanların çıkarını esas alan yasa teklifinin bir an önce son haline getirilerek hayvan haklarının pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini yeniden ve yeniden hatırlatıyoruz. Buradan bir kez daha haykırıyoruz: Yaşam için yasa istiyoruz!”

    Yapılan açıklamada son olarak, ‘yasaklı/tehlikeli ırk’ tanımının kaldırılması, yunus parkları ve hayvanat bahçelerinin kapatılması, petshop, üretim çiftlikleri ve internette hayvan satışlarının son bulması, hayvana şiddete yönelik hapis cezasının alt sınırının en az 3 yıl olarak belirlenmesi, belediyelerin ceza kapsamına alınması, canlı hayvan ticaretinin ve kürk üretimi ve ithalatının yasaklanması, geleneksel olduğu iddia edilen tüm boğa ve deve güreşlerinin yasaklanması, hayvan deneylerine son verilmesi, ihlaller karşısında vatandaşın şikayet hakkının ve mevcut yasadaki 6. maddenin korunması gibi yasalaşması istenen talepler sıralandı.

    PİRHA/ANKARA